Anksiyete Nedir? Belirtileri Nelerdir? Anksiyete Bozukluğu

Ruhun Hastalanması Fiziksel olarak harika bir görünüşe sahip olabilirsiniz. İnsanlar sizin çalışmanıza, hareketliliğinize gıpta edebilir. Peki, gerçekten dışarıdan göründüğünüz gibi misiniz? Bu soruya cevabınız “ hayır” ise yazımıza göz atabilirsiniz.

Psikolojik Sorunlar ve Anksiyete

Psikolojik rahatsızlıklar, çağımızın yaygın hastalıkları arasında yer almaktadır. Fiziki olarak ağrılarda doktora başvurulurken ruhsal sorunlar geri plana atılabiliyor. Ancak unutulmamalıdır ki ruhsal sorunlar zaman içerisinde fiziki rahatsızlıkları da beraberinde getirmektedir.

Erken teşhis hayat kurtarır, düşüncesi ruhsal sorunlar için de geçerli olmalıdır. Zira telafisive tedavisi zorlaşabiliyor. Bu sorunların en yaygın olanları depresyon ve anksiyete( kaygı) bozukluğu denilebilir. Özellikle de anksiyete, erken fark edilmediği zaman ciddi sorunlara yol açabilir.

Anksiyete Bozukluğu Nedir?

En basit tabiri ile kaygı bozukluğu denilebilir. Kaygı, kelime olarak hafife alınabilecek bir terim olabilir. Ancak psikolojide aşılması zaman alan bir sorundur. Türkiye’de yaklaşık dört kişiden biri anksiyete ile mücadele etmektedir.

Özellikle de çocukluk ve gençlik dönemlerinden kalma sorunlar anksiyete için tetikleyici etkenler arasındadır. Bunun yanında çevrenin etkisi ve kalıtsal olma ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Kalp, tansiyon gibi fiziksel rahatsızlıklar gibi ruhsal sorunlar da kalıtımsal olabilmektedir. Hafif belirtileri ciddiye alınmadığı takdirde ilerlemesi muhtemel bir süreçtir.

Anksiyete (kaygı) Bozukluğu Belirtileri

Her insanda biraz kaygı duygusu vardır. Öğrencilerin sınav kaygısı, ebeveynlerin çocukları için kaygılanması, iş hayatında işini kaybetme kaygısı… bu örnekleri uzatmak mümkün.

Peki anksiyete(kaygı) bozukluğu olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?

  • Sebepsiz yere titremeye başlamalar,
  • Aniden üşüme, terleme durumları,
  • Kalp atışının kulağınıza kadar gelmesi,
  • Vücudunuzun farklı yerlerinde uyuşmalar,
  • “İşte şimdi bir şey olacak. Çok kötüyüm.” Duygusuna kapılmak,
  • İçinde bulunduğu anın en kötüsünü aklına getirmek,
  • İçindeki kötü hislerin hiç geçmeyeceği düşüncesi,
  • Sebepsiz duygu değişimleri,
  • Nefes almakta zorlanma,
  • Mide bulantısı, kabızlık gibi şikayetler,
  • Zayıf, güçsüz ve çaresizlik duygusu. Listede yer alan belirtiler en yaygın olanları arasındadır. Eğer bunların bir kaç tanesi sizde mevcut ise kendinizi izlemeye alabilirsiniz.

Olumsuzluk yaşadığınız zamanlarda kaygı düzeyinizi kontrol edebiliyor musunuz? Olaya yaklaşımınız nasıl? Fiziksel olarak ne tür tepkiler veriyorsunuz? Bu sorulara cevaplarınız yukarıdaki durumlarla bağdaşıyorsa tehlike sinyalleri çalıyor olabilir.

Atak Geldiği Zaman Neler Yapılabilir? Bu sorunun net bir cevabı bulunmamaktır. Çünkü ruhsal durumlar kişiden kişiye değişmektedir. Bizler sıralama yaparken geneli baz alarak içinden kendinize uygun olanı seçmenizi öneririz. Şimdi yazacağımız yöntemleri atak ( kaygı) durumu yaşadığınız an içerisinde denemenizi öneririz.

Ne Olabilir Ki! Evet, kaygı anında “ daha kötü ne olabilir?” düşüncesini aklınıza getirin. Evdesiniz, o an geldi. Kalbiniz çarpıyor, içinize kötü, olumsuz duygular geliyor. Anlık düşünmeye çalışın. Daha Önce de Atlattım Bu düşünme şekli bir çok kişide işe yaramaktadır. Kaygılar, belirtiler geldi.

Gözlerinizi kapatıp içinizden birkaç defa “ Daha önce de oldu. Geçeceğini biliyorum.” Söyleyin. Bu sözlerin işe yaradığı birçok kişi tarafından onaylanmıştır. Eğilip Bükülmeyin Genel olarak kendini koruma, içine kapanma pozisyonları alınır. Kaplumbağa gibi başınızı içeri sokmayın. Aksine düz durmaya çalışın. Belinizi, başınızı dik pozisyona alın. Derin Nefes Alın Burnunuzdan havayı çekip ağzınızla ittirir gibi nefesi dışarıya üfleyin. Bunu bir kaç dakika yapabilirsiniz. Nefesinizi kontrol altına alırsanız ve bunun için çabalarsanız odak noktanız yer değiştirecektir.

Kaygı Bozukluğu Belirtileri

Nesnelere Odaklanın Bulunduğunuz yerde muhakkak nesneler vardır. Araçlar, yol, televizyon, hayvan, çocuk, biblo aklınıza gelebilecek her şey olabilir. Yeter ki ona odaklanın. O şey her ne ise rengini, duruşunu, sayısını içinizden tekrar edin. Bunu yapmak aniden gelen kötü hisleri siz farkında olmadan uzaklaştıracaktır. Hareket Edin Kendinizi bir yere sabitleyip korunma pozisyonuna bürünmeyin.

Beden diliniz içinizdeki düşüncelere göre şekillenecektir. Üstüne gittiğiniz taktirde yavaşça azalarak sönecektir. Yürüyün, el ve ayak bileklerinizi oynatın. Ne tür hareketi yapacağınıza siz karar verin. Denemekte Fayda Var Yukarıda belirtilen alternatif yöntemleri en azından bir defa deneyebilirsiniz. Basit ancak psikoloji yönetimi açısından oldukça etkili olabiliyor.

Bu yöntemlerin yanında elbette psikolojik destek ve terapilerin ihmal edilmemesi gerekiyor. Tıp Alanında Anksiyete Ruhumuzun hastalanması durunda yapılabilecek en iyi şey bir psikolog ya da psikiyatrdan yardım almaktır. İlaç tedavisinden önce terapilere baş vurulmalıdır. Uzmanların bu konuda ciddi çalışmaları bulunmaktadır. Seanslar, terapiler eşliğinde gerek görüldüğü takdirde ilaç takviyesi de uygulanabilir. Doktor ile iş birliği içerinde olmak sizin için en etkili yol olacaktır.

Atak anında neler yapabilirsiniz? Nasıl davranmalısınız? Düşüncenizi geliştirme yöntemleri nasıl uygulanıyor? Tüm bu sorular anksiyete sorunu yaşayanlar için hayati önem taşımaktadır. Cevapları ise uzmandan öğrenip birlikte uygulamanız tedavinizin sürecini olabildiğince kısaltacaktır. Unutmayın Anksiyete ile yaşamak zorunda değilsiniz.

Çözümsüz, geçmeyecek, üzerinize yapışan bir rahatsızlık olarak düşünmeyin. Sadece ayağa kalkmak için azimli olmanız gerekiyor. Gözünüzde büyüttükçe içinizdeki etkisi de artacaktır. Buna izin vermeyin. Bedeninizi ve düşüncelerinizi kimin yönettiğini gösterin. Anksiyeteden uzak, mutlu günler dileriz.