# Trend Hayat > Güzellik, sağlık ve beslenme rehberi ## Fırında Sütlaç URL: https://trendhayat.com/firinda-sutlac/ Tarih: 2026-09-19 Hayır Diyemeyeceğiniz Lezzet Genelde herkesin hayır diyemediği lezzetlerden biri olan fırında sütlaç benimde daha hafif bir tatlı olması ve diğer tatlılara oranla daha sağlıklı olması nedeniyle favorimdir. Eskiden bu kadar tatlı çeşidi yoktu sütlacı haftada bir yada on bir yapardı annelerimiz şimdi ise yerini başka tatlar aldı. Pastacılık, tatlı aslında başlı başına yemek sektörü inanılmaz müthiş değişti. Ama bazı sütlaç gibi tatlar var ki değişmiyor. Helede fırında yapılmışsa birde onu fındık parçacıklarıyla süslenmiş ise mükemmel olur. Fırın Sütlaç Nasıl Yapılır? Fırında Sütlaç İçin Gerekli Malzemeler Nelerdir? Sütlaç Yapmanın Püf Noktaları Nelerdir? Sütlaç Kaç Kalori? gibi soruların cevabı için fırında sütlaç yapımına geçelim. Fırında Sütlaç İçin Gerekli Malzeme Listesi 1 litre süt 1 su bardağı şeker 1 adet vanilya 3 yemek kaşığı buğday nişastası Sütlaç Pirincini Haşlamak İçin ; Yarım bardak pirinç 2 su bardağı su Fırında Sütlaç Tarifi, Fırında Sütlaç Nasıl Yapılır? İlk yapmanız gereken pirinçleri haşlamak. Yarım bardak pirinci güzel yıkayın. Tencereyi ocağa koyun, 2 su bardağı suya, yarım bardak pirinç koyup haşlamaya bırakın. Haşlamış olduğunuz içine bir litre sütü koyun, 1 adet vanilyayı ekleyin ve kaynamaya bırakın. Kaynamaya başlayınca 3 yemek kaşığı buğday nişastası, yarım bardak sütle çırparak açın. Daha sonra kaynayan sütün içine sütle açtığınız buğday nişastasını ekleyin ve 10 dakika daha kaynatın ve ocağınızı kapatın. Isıya dayanıklı toprak kaselere hazırlamış olduğunuz sütlacı bölüştürün. Isıya dayanıklı toprak kaseleri fırın tepsinize koyun. Yerleştirdiğinizi toprak kaselere yarısına gelecek şekilde su koyun ve önceden ısıtılmış 200 derecelik fırının üst rafına koyun. Sütlacın üstü kızarana kadar fırında tutun. Sık sık üst kısmı yanmaması için kontrol edin. Şimdiden yapacakları afiyet olsun. Fırında Sütlaç Yapımının Püf Noktaları Sütlacın tam kıvamında olmasını istiyorsanız fırın tepsisine toprak kaseleri koyduktan sonra toprak kaselerinin yarısına gelecek şekilde soğuk su koyun. Sütlacın sütünün iyi şekilde kızarmasını istiyorsanız, önceden fırını ısıtın. Fırına üstü kızarması için koyduğunuz sütlacı sık sık kontrol edin. Tabi ki sürekli fırının kapağını açarak kontrol etmeyin. Fırınınızın camından kontrol edin. Fırında Sütlaç Kaç Kaloridir? Sütlaç genelde kilosuna dikkat eden ve diyet yapan kişilerin tükettiği bir tatlıdır. Ortalama bir kase sütlaç 286 kaloridir. Ama sütlacınızı daha az kaloriye indirebiliriz. Bunun için şekeri biraz daha azaltabiliriz ve yarım yağlı süt kullanabilirsiniz. ## 5. Murat Kimdir? Sultan V. Murad Han’ın Hayatı Donemi URL: https://trendhayat.com/5-murat-kimdir-v-murad-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-09-19 Sultan 5. Murad Kimdi? V. Murat Han’ın Hayatı Donemi (30.05.1876 – 31.08.1876) Beşinci Murat Biyografi Doğum Tarihi : 21.09.1840 Ölüm Tarihi : 29.08.1904 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : Abdülmecit Annesi : Şevk-Efza Kadın Efendi Eşi : Elru mehibe, Retar-ı Dil, Şayan,Meyl-i Servet, Resan, Cevher-riz, Nev-Dürr, Remiş-Naz, Filiz-ten Çocukları : Mehmet Selahaddin, Fehime, Fatma, Hatice Sultan V. Murat Han’ın Kısa Hayatı Sultan beşinci Murat han 33. Osmanlı Padişahıdır. 1604 yılında İstanbul ‘da Abdülmecit ve Şevk-Efza Kadın Efendi’nin çocukları olarak doğan, 5. Murat Han 30.05.1876 ‘da Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Çok özenle dönemin en iyilerinden eğitim alarak yetiştirilmiş. Kendisini batılılardan aşağı görmez avrupayi bir yaşam tarzını severdi. Galler prensi ile iyi bir dostluk içine girmiş ve onun etkisinde kalarak mason olmuştur. Amcasının katlinden sora saltanata çıkan 5. Murat, Sultan Abdülaziz ‘in indirildiği tarihi önceden biliyordu ve bildiği tarihten bir gün önce bu durumun gerçekleşmesi sonucu askerlerin konuyu bildirmek için geldiklerini anlayamadı ve askerlerin kendisini öldürmek için geldiğini düşündü ve inanılmaz bir korku yaşayarak toparlanamadı 3 aylık hükümdarlığı süresince her yerde bu korkusu devam etti, durum daha da kötüye gidince yönetim kararı ile 3 ay kaldığı sultanlıktan 31.08.1876 tarihinde alınmıştır. 1904 yılına kadar yaşan 5.Murat şeker hastalığından vefat etmiştir. İstanbul Yeni Cami Turhan Sultan türbesi yanındaki Cedid Havatin Türbesine defnedilmiştir.. yeni-cami-turbe-turhan-sultan Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Sağlık Sinüzit URL: https://trendhayat.com/saglik/saglik-sinuzit-1044/ Tarih: 2026-09-18 Sağlık Sinüzit. Sinüzit hastalığı, kafa kemikleri içinde burun çevresinde yerleşmiş içi hava dolu odacıklar olan sinüsün enfeksiyonlar sonucunda iltihaplanmasıdır. Sinüsleri temizleyen ince kanallar tıkandığı takdirde sinüzit meydana gelir. Bu oluşan tıkanıklık kendiliğinden veya tedaviyle açılırsa sinüzit iyileşir açılamazsa hastalık kronikleşmiş olur. Sinüs kanallarının tıkanıklığına allerjik nedenler, bazı burun içi ve sinüslerle ilgili yapısal koşullar, tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, polip ve geniz eti gibi sorunlar neden olabilir. Akut sinüzit yeni meydana gelen sinüzit anlamını taşır. Uygun olarak tedavi edilirse tamamen düzelir. Kronik sinüzit sinüslerde devamlı iltihap olması manasına gelir ve tedavisi de zordur. tedaviye yanıt vermezse cerrahi müdahale gerektirebilir. Akut sinüzit daha şiddetli proplemlerle ile kendini belli eder. Yüz ağrısı, baş ağrısı, göz çevresinde ağrı görülebilir. Burun tıkanıklığı, koyu kıvamlı ve sarı-yeşil renkli burun akıntısı, Öksürük , geniz akıntısı, ateş, koku duyusunda azalma, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler görülür. Kronik sinüzitte ise görülen şikayetler daha az şiddetlidir fakat süre olarak 3 aydan uzun sürer. Kişide burun tıkanıklığı, geniz akıntısı,öksürük, koku almada azalma ya da kötü koku gibi şikayetler görülür. kategori Sağlık Permalink ## 19 Temmuz 201919 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/ciltte-sarkma-nedenleri-ve-maske-tarifi/ Tarih: 2026-09-18 Yaşımız ilerledikçe cildimizde yaşlanma belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Ciltte sarkma bu belirtilerden bir tanesidir. Daha genç görünmek ve yaşlanmayı geciktirmek adına çeşitli çözüm yolları ararız. Yüzümüzdeki sarkmalar aslında cildimize nasıl baktığımızı gösterir. Ciltte ki sarkmalar çevresel ve genetik faktörlerde dayanmaktadır. Ciltte Sarkma Nedenleri İlerleyen yaş (en önemli etken) Genetik etken Güneş Işınları Kilo alım verme Stresli hayat Sigara, alkol ve diğer bağımlılıklar Düzensiz beslenme Düzensiz uyku (özellikle de yeterince uyumamak) Çevresel faktörler Ciltte Sarkmaları Önlemek İçin Nelere Dikkat Edilmelidir Karbonhidratlı beslenmeden uzak durulmalı. Düzenli ve sağlıklı beslenilmelidir.Bol bol sebze ve meyve tüketin. Boyun bölgesinde kırışıklıklar oluşmaması için yüksek yastık kullanmayın. Bol bol su tüketin. Aşırı kahve tüketmeyin. Yüzünüze doğru masaj yaparak ciltteki sarkmaları engellemeye yardımcı olur. Özellikle de yaz aylarında güneş ışınlarına dikkat edilmeli ve güneş koruyucu kremler sürülmelidir. Sık sık kilo alım verme ciltte sarkmalara neden olur. Sigara, alkol ve diğer bağımlılıklar ciltte sarkmalara yol açar. Ciltte Sarkma Karşı Maskeler Ciltte sarkmalara karşı kremler gerek estetik gibi cerrahi yöntemlere başvururuz. Fakat bu yöntemler maddi açıdan bizi zorlarken sağlık açısından da tedirgin olmamıza sebep olabiliyor. Hem cebimizi yormadan hem de doktor aşamasına gelmeden evde ne gibi önlemler alabiliriz bir göz atalım. MAYA MASKESİ Malzemeler: l 1 Tatlı kaşığı yaş maya l 1 Tatlı kaşığından az süt Hazırlanışı: Ciltte sarkmalara karşı maskeyi hazırlamak için ilk olarak bir kâse alıyoruz. Bu kasenin içerisine yaş mayayı ve sütü birlikte ezerek eritiyoruz. Karışım macun kıvamını alması gerekiyor. Hazırladığımız karışımı cildimize aşağıdan yukarı doğru sürüyoruz. Bu maskeyi cildimizde 15-20 dakika arası bekletiyoruz. Maskeyi çıkarırken dikkat etmemiz gereken bir nokta var. Maskeyi çıkarırken ılık suya batırılmış nemli havlu ya da temiz bir bez kullanmalısınız. Nemli havluyu yüzünüze örtün ve maskenin yumuşamasını sağlayın. Daha sonra cildinizi yıkayarak temizleyebilirsiniz. Cildimizde kuruyan maskenin çatlamasını önlemek ve cildimize zara vermemesi için bu işlemi yapıyoruz. Ciltte sarkmalara karşı uyguladığımız bu maskeyi haftada 1 ve 3 arası uygulayabilirsiniz. Hazırladığımız maske cildimizi sıkılaştıracaktır. YOĞURT OTU KÜRÜ Malzemeler: l Göz kararı 2 tutam yoğurt otu l 200 ml. Su Hazırlanışı: Ciltte sarkmalara karşı yoğurt otu kürü oldukça pratik bir tariftir. Suyun içerisini 2 tutam yoğurt otunu ekleyin. Daha sonra 5 dakika kadar ocakta kaynatın. Ilıma işleminde sonra yüzünüzü bu su ile ıslatın. Islatma işlemini birkaç defa tekrarlayın. Yalnızca 2 malzemeyle hazırlamış olduğumuz maske ve kür tariflerini sizlerle paylaştık. Güzel ve sağlıklı bir ömür geçirmeniz dileği ile hoşça kalın. ## Yaz Okulu İstanbul URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/yaz-okulu-istanbul-987 Tarih: 2026-09-18 Yaz Okulları İstanbul. COLISEUM: 3-14 yaş arası çocuklara özel yaz okulu düzenliyor. Her 10 kişilik gruba bir eğitmen ve rehber sağlanıyor. Branş dersleri yüzme, tenis, basketbol ve futbol. Havuz oyunları, sanat dersleri, outdoor etkinlikleri ve sinema gibi diğer aktiviteleri de içeriyor. Tam gün sürecek yaz okulunun ilk dönemi 18 Haziran-20 Temmuz, ikinci dönemi 23 Temmuz-24 Ağustos arasında. Tel: (216) 538 38 38 Sportmen çocuklar: Combo Summer School, Hillside City Club Trio’da 4-14 yaş arası çocuklara tenis, yüzme, basketbol, jimnastik, squash, racquetball, aikido, step-aerobic, hiphop dans gibi sporlarda yaşlarına uygun özel eğitim verecek. Ayrıca resim ve eğitici oyunlar, sinema günleri, uçurtma şenlikleri, PlayStation turnuvaları, ünlülerle söyleşi günleri ve partiler var. Yaz okulu istanbul; Tel: 0216 470 87 24. Spor, dans ve lisan eğitimi: Kültür Koleji Eğitim Vakfı Yaz Spor Okulu, 5-15 yaş arası öğrencilere. Sportif eğitsel oyunlar, drama, bilgisayar, satranç, yüzme, İngilizce, yaratıcı sanat etkinlikleri, kaya tırmanışı, orienteering eğitimlerinin yanı sıra basketbol, voleybol, futbol, masa tenisi, kaya tırmanışı ve modern dans kursları da var. Tel: 0212 559 04 88. Her gün yüzme ve poniyle gezinti.Atölye Çocuk Evi, sabah 09.00’dan 17.30’a kadar çocuğunuzu emanet edebileceğiniz bir yaz okulu. Tarabya’da bahçe içinde bir yuva olan Atölye, yaz okulu boyunca öğrencilerini her gün Darüşşafaka Spor Tesisleri’ne yüzmeye götürecek. Yaz okulunda poniler ile gezinti günleri de var. Tel: 0212 299 93 25. BALELİN: Bale-LİN Bale ve Dans Akademisi bale, dans ve sahne konularını işleyen bir yaz okulu açıyor. Dersler 3 yaş ve üstü çocuklar için kendi yaş gruplarına göre ayrılmış programlarla yapılıyor. Klasik bale, modern dans, yaratıcı dans, sahne makyajı, dekor tasarım ve uygulama gibi derslerden oluşan program, 25 Haziran-13 Temmuz, 16 Temmuz-6 Ağustos ve 6-24 Ağustos arasında 3 dönem uygulanacak.Tel: (212) 262 10 01-11 Müjdat Gezen Sanat Merkezi: Müjdat Gezen Sanat Merkezi, gençleri ve çocukları sanatla erken yaşta tanıştırmayı amaçlıyor. Spor ve sanatın bir arada olduğu yaz okulunda, 7-16 yaş grubuna tam ve yarım gün seçeneği sunuluyor. Yarım gün yaz okulunda; tiyatro, klasik gitar, piyano eğitimi veriliyor. Haftada dört gün pazartesinden perşembeye kadar 10.00-12.30 saatleri arasında ve haziran ayında başlıyor. Tel: (0216) 348 80 72 Enka: 1985 yılından beri yaz ve kış okulları faaliyetlerini aralıksız yürüten Enka, yaz okullarında "Tam gün yüzme" ve "Tam gün karma" adı altında iki grubu olan kurum, beşer haftalık eğitimler veriyor. Haftanın beş günü 09.00-17.00 saatleri arasında eğitim alan yüzme grubu öğrencileri, yüzmenin dışında basketboll eğitimi de alıyor ve bilgisayar, resim, müzik, satranç, modern dans gibi faaliyetlere katılıyorlar. Karma grupta yine aynı saatlerde ve haftanın beş günü eğitim alıyor ama diğer gruptan farklı olarak, basket, tenis, yüzme dallarının tümünde çalışıyor ve kültür-sanat faaliyetlerinde bulunuyorlar. Başarılarını kanıtlamış öğrenciler, kulübün alt yapısına alınıyor. Yaz okulları istanbul; Tel: (0212) 276 50 84 Darüşşafaka Çetin Berkmen Spor Tesisleri Gymnasium Sport Center bünyesinde açılacak olan yaz okulları üç grupta toplanıyor. Tam gün yaz spor kampı 3 yaşından 14 yaşına kadar çeşitli gruplar için. Hafta içi beş gün dopdolu bir program sunan tesiste, yüzme, basket, futbol, tenis, jimnastik spor faaliyetlerinin hepsi uygulanıyor. Bunun dışında da sosyal etkinlik olarak, satranç, masa tenisi, İngilizce eğitimi veriliyor. Tel: (0212) 286 26 76 kategori Aktiviteler Permalink Comment ## Lazer Epilasyon Adana URL: https://trendhayat.com/guzellik/lazer-epilasyon-adana-392 Tarih: 2026-09-17 Lazer ve Epilasyon: Epilasyonda kullanılan laser ışığının dalga boyları 694 – 800 nm. arasında değişmektedir. Dalga boylarına gore laserler Ruby, Alexandrite, Nd YAG, Diode gibi isimler alırlar. Alexandrite laserlerde 755 nm. Dalga boyunda ışık kullanılır. Bu ışığın özelliği kıllara renk veren melanin pigmenti dediğimiz madde tarafından emilmesi ve kıl boyunca ısıya dönüşmesidir. Oluşan bu ısı kıl kökünü saran follikül hücrelerini tahrip eder. Cildimizin en üst tabakası olan epidermiste de cildimize renk veren melanin pigmentleri mevcuttur. Cilde verilen laser ışığının bir kısmı da bu pigmentler tarafından emilir ve ısıya dönüşür. Eğer cilt rengi koyu ise veya güneşten bronzlaşmış ise epidermisten emilen ışık miktarı fazla olacağından, oluşan ısıya bağlı yanıklar ve bunun sonucunda leke ve izler meydana gelebilecektir. Laser Epilasyonda Alınan Sonuç Ömür Boyu Kalıcımıdır ? Bu soruya evet demek gerçekci olamaz. Çünkü laser epilasyonla içinde kıl olan follikülleri tahrip edebilmekteyiz. Cildimizde, içinde henüz kıl oluşmamış follikül hücreleri mevcuttur. Bu hücreler hormonal nedenlerle veya başka hastalıklar için kullanılan ilaçlar nedeni ile veya genetik nedenlerle uyarılır ise yeni kıl oluşumları meydana gelebilir. Böyle ihtimaller var iken ömür boyu kıl çıkmayacak demek hiç doğru olamaz. Ancak bu tüyler kişiyi rahatsız edecek boyutta olmayabilir. - Laser epilasyon düşünüldüğünde ne yapılması gerekir? Öncelikle, dermatolog tarafından hastanın görülüp değerlendirilmesi, tüylenmenin nedeninin araştırılması, gerekli tahlil ve tetkiklerin yapılması gerekir. Tedaviye başlanmadan once tüylerin sarartılmamış olması, cımbız veya iple alınmamış olması şarttır. Lazer Epilasyon Adana için iletişim; MİNE ESTETİK ve GÜZELLİK MERKEZİ www.minelaser.com MERKEZ: CEMALPAŞA MAH. CEVAT YURDAKUL CAD.(SULARYOLU) SİNEM APT. A.BLOK. KAT.2 D.13 SEYHAN/ADANA TEL: 0090 322 459 71 59 FAX:0090 322 459 71 31 E-MAIL:MINELASER@MINELASER.COM kategori Güzellik Tags: adana lazer epilasyon merkezleri, adanada lazer epilasyon Permalink ## İstanbul Kahvaltı URL: https://trendhayat.com/beslenme/istanbul-kahvalti-455 Tarih: 2026-09-17 Kahvaltı Keyfi: Güneşin gülümsemeye başladığı şu günlerde, şöyle boylu boyunca minderlere uzanıp kahvaltı yapmak istiyorsanız, İstanbul'un en güzel 12 kahvaltı mekanı aşağıda. İstanbulda Kahvaltı Mekanları Arka Bahçe/Rumeli Hisarı Gizemli ve mistik bir atmosfer Ağaçlar arasında keyifle yayılabileceğiniz, hamaklarda baharın tadını çıkarabileceğiniz samimi bir mekân Arka Bahçe. Ev yapımı reçel ve marmelâtlar, börekler, ekmekler, zeytin, peynir, jambon çeşitleri, zeytinyağlılar gibi en az 25 çeşit yiyecekten oluşan açık büfe brunch'ı ile Arka Bahçe, sizi muhteşem bir güne davet ediyor. Bu lezzetlerden faydalanmak için pazar günleri 10.00-15.00 saatleri arasında orada bulunmalısınız. Eğer bu güzel sofradan kalkamayıp, daha uzun kalmayı dadüşünürseniz, mistik atmosferi ve çalan etnik müzikler de ilginizi çekecektir. Tel: (0212) 265 38 48 Çınaraltı Çay Bahçesi/Çengelköy Rahat, huzurlu ve keyifli Deniz kenarında yer alan Çengelköy Çınaraltı Çay Bahçesi, sakin bir ortamın ve Boğaz manzarasının keyfini çıkarmak isteyenler için ideal bir seçim olacak. Mekânda uygun fiyatlı tost, yumurta çeşitleri, menemen gibi yiyecekleri tadabildiğiniz gibi, dışarıdan da yiyecek getirebiliyorsunuz. Eğer yiyeceğinizi dışarıdan getirecekseniz, ünlü Çengelköy Börekçisi'nden pide, börek veya poğaça almanızı da tavsiye ediyoruz. Böylece hem huzurlu çay bahçesi ambiyansı içinde kahvaltınızın keyfini çıkaracak hem de tüm haftanın yorgunluğunu üzerinizden atabileceksiniz. Tel: (0216) 422 10 36 Kahvaltı Mekanları Anadolu - Beyaz Fırın/Bağdat Caddesi Hem çeşitli hem keyifli Merkez şubesi Kadıköy çarşısında olan Beyaz Fırın'ın Çiftehavuzlar, Erenköy ve Suadiye'de de şubeleri var. Ve hepsinde de açık havada keyifle yemek yeme imkânına sahipsiniz. Beyaz Fırınların gene) özelliği çok bol çeşit içinden ne isterseniz onu seçebilmeniz ve seçtiğinizi ödemeniz. Üstelik her an fırından yeni ve taze şeyler çıkıyor. Özellikle peynirli, dereotlu, domatesli, sucuklu, tavuklu ve kaşarlı simit; jambonlu kaşarlı pide; patatesli ve çikolatalı sarma, soğuk sandviç çeşitleri, kaşarlı kruvasanlar, tuzlu muffinler favorileri oluşturuyor. Kısacası Beyaz Fırın keyfinize keyif katacak bir yer. Tel: (0216) 302 24 28-360 90 90-464 20 00 Boğazda Kahvaltı Mekanları - Aşşk Cafe/Kuruçeşme Âşkın ve lezzetin tadı "Muhteşem Boğaz manzarası eşliğinde bir kahvaltının tadına doyum olmaz" diyenlerden misiniz? Aşşk Cafe tam size göre. Zengin çeşidi değil, sağlıklı bir mönüyü tercih eden kafede tüm yiyecekler zeytinyağı ile yapılıyor. Özellikle Rus ekmeği içinde kaşar peyniri ve domates ile pişirilen Aşşk Tost'u ve çömlekte yumurtayı mutlaka deneyin. Tel: (0212) 265 47 34 Cafeteria Hüseyin Bey/Anadolu Hisarı Doğa ve lezzet Göksu Deresi kıyısındaki bu derme çatma mekânın avlusuna adım attığınızda başka bir dünya ile karşılaşıyorsunuz. Yemyeşil bir bahçe, ufak bir gölet… İşte size keyifli bir pazar geçirmeniz için harika bir fırsat. Cafeteria Hüseyin Bey. Dere kenarındaki iskeleye kurulmuş masalar güneşin nimetlerinden faydalanmak isteyenlere, iç kısımda sarmaşıkların altındaki masalar ise gölge sevenlere hitap ediyor. Mekan genel olarak salaş ve huzurlu bir atmosfere sahip. Cafeteria Hüseyin Bey'de kahvaltı tabağı ve tostun yanı sıra balık çeşitleri de bulabilirsiniz. Tel: (0216) 462 13 98 Açık Büfe Kahvaltı Mekanları - Happy Moon's Cafe/Fenerbahçe Zengin açık büfe Happy Moon's Cafe, zengin açık büfesi ile hafta sonu kahvaltılarını şölene dönüştürüyor. İki katı ve bahçesiyle pazar günleri 10.00 ile 14.00 saatleri arasında, peynirden börek çeşitlerine, zeytinyağlılardan salatalara, meyve çaylarından taze meyve sularına kadar pek çok çeşide sahip. "Pazar sabahlarının keyfi, kahvaltıyı uzatmadan çıkmaz" diyorsanız, Happy Moon's size istediğiniz kadar uzatabileceğiniz bir brunch sunuyor. Tel: (0216) 550 05 00 İstanbul Brunch Mekanları - Limonlu Bahçe/Beyoğlu Akşam sefaları ve brünch Limonlu Bahçe'de şehir yanı başınızda ama gürültüsü çok uzaklarda. Hamakta uzanmanın, puf puf minderlerde sohbetin ve limonatanın dayanılmaz keyfi sizi adeta çağırıyor. Zamanın ve gündelik hayatın yok olduğu bir atmosfere sahip olan bahçe, pazarları açık büfe brunch'lara ev sahipliği yapıyor. Saat 10.30'dan 15.30'a kadar yaklaşık 25 çeşit lezzete tanık olabileceğiniz brunch için önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Tel: (0212) 252 10 94 Bebek Cafe/Bebek Çiçekler içinde kahvaltı Arkanızda Bebek Parkı, Önünüzde enfes Boğaz manzarası… Rengârenk minderler, begonyalar, hafif müzik ile rahat, sakin ve huzurlu ortamı İle Bebek Cafe, popülaritesini yıllardır hiç kaybetmedi ve bu yüzden de listemizde yerini alıyor. Domatesli, mantarlı peynirli, patatesli, jambonlu omleti, simit, poğaça ve peynir tabağı ile Bebek Cafe, ev sıcaklığını yaşatıyor. Bebek Parkı içinde, iskelenin hemen yanında bulunan mekânda yapacağınız kahvaltının ardından bir boğaz yürüyüşü de size iyi gelecek. Tel: (0212) 257 66 51 Orman/Maslak Yeşil sizi çağırıyor Şehrin merkezinde, ulaşılması kolay, çoluk çocuk hem eğleneceğiniz, hem dinleneceğiniz, hem de afiyetle doyabileceğiniz bir yer arıyorsanız Orman tam aradığınız yer. Mekânda dört dörtlük bir köy kahvaltısı mevcut. Otlu omlet, ev yapımı reçel, bal-kaymak, taze portakal suyu bu mönünün içindekilerden birkaçı. Minderler, banklar ve yemyeşil bir zemin içinde en çok çocuklarınız eğlenecek. Üstelik günün geri kalanını orada geçirmeniz için de bir sebebiniz var: barbeküdeki eşsiz lezzetler… Tel: (0212) 299 11 81 Leyla Cafe/Cihangir Kahvaltı keyfi Geniş bir mönüye sahip olan Leyla'da birkaç çeşit kahvaltı seçeneği var. Bunlardan birini seçiyor ve kahvaltı konseptinizî belirlemiş oluyorsunuz. Bizim favorimiz "İstanbul". Bu seçenek, fırından yeni çıkmış simit, sıcak poğaçalar, zeytinli ekmekler ve harika reçellerden oluşuyor. Kahvaltınızı yaparken dizilerin ünlü yakışıklıları ile yan yana masalarda oturma olasılığınız da oldukça yüksek. Çünkü Leyla leziz mönüsü kadar sanat ve sosyete dünyasından gelen müdavimleriyle de oldukça ünlü. Sabahları kahvaltı yapabilecek nezih ve konforlu bir mekân arıyorsanız, Leyla tam size göre.Tel: (0212) 244 53 50 Büfe Kahvaltı Mekanları - Sarı Köşk/Emirgan Hem göze hem mideye Size zamanı unutturabilecek mekânlardan biri de Emirgan Korusu'nda bulunan Sarı Köşk. Özenle restore edilmiş olan Sarı Köşk, harikabahçesi ve havuzu ile hafta içi A'La Carte mönü, hafta sonu zengin kahvaltı ve açık büfe seçeneği sunuyor. Görsel şölenin ve lezzetin bir arada yaşandığı huzur dolu bu mekânda haftanın tüm yorgunluğunu atacaksınız. Tel: (0212) 229 50 38 Sade Kahve/Rumeli Hisarı Her saat bir başka keyif Boğaz manzarasının keyfine doyum olmayan en güzel köşelerinden olan Rumeli Hisarı'nda, Türk kahvesinin hala usulüne uygun olarak külde pişirildiği, sunuluş biçimi ve çeşidiyle tam bir ev kahvaltısının servis edildiği bir mekân Sade Kahve… İnanmayacaksınız ama çayı pişirirken kömür ateşi kullanıyorlar. Çayının bu kadar lezzetli olmasının tek ve en önemli nedeni bu olsa gerek. Boğaz manzarası eşliğinde rahat bir ortamda keyifli vakit geçirebileceğiniz mekânda, masaların altında ayaklarınız soğuktan üşümesin diye büyük kazanların içine yanan kömürler koyuyorlar, böylece soğuk havalarda bile dışarıda otururken soğuğu fazla hissetmiyorsunuz. Bizce çok orijinal ve değişik bir fikir. Tel: (0212) 358 23 24 Anadolu Yakası Kahvaltı Mekanları - Yazın tadı Moda Terasta çıkar Muhteşem manzarası, leziz yemekleri, davet organizasyonları ve meşhur pazar brunchları ile Moda Teras'ta yazın keyfini doyasıya çıkarabilirsiniz. Bir mekân düşünün, eşsiz deniz manzarası ile sizi büyülesin, zengin mutfağıyla adeta bir lezzet şöleni yaşatsın, fiyatları makul ve ulaşımı kolay olsun. Böyle bir mekânın sadece hayallerinizde yaşadığını düşünüyorsanız, size yanıtımız Moda Teras olacak. Kalamış Koyu'na tepeden bakan Adalar manzaralı Moda Teras, misafirperver, sıcak, samimi ve romantik atmosferiyle rüya gibi bir gün geçirmenizi .sağlıyor. Başlangıçlardan pizzalara, ana yemeklerden tatlılara kadar zengin mönüsüyle de damağınıza hitap ediyor. İstanbul'da manzaralı, ağaçlıklı, ferah yazlık restoranlar giderek kaybolurken, Moda'nın en güzel noktasındaki Moda Teras özellikle önümüzdeki boğucu günlerde rahat soluk alınabilecek bir vaha niteliğinde. İki bölümden oluşan mekânın yenilenen dekorasyon, kadife perdeleri, uzun kanepeleri, büyük desenli duvar kâğıtları, taşlı aplikleri ile Moda'nın 1900'lerdekimeşhur köşklerine gönderme yapıyor. Mekânın bahçesinde ise Moda iskelesine tepeden bakan masalar size denizin üzerindeymişsiniz izlenimi veriyor. 500 kişilik oturma kapasitesine sahip mekânda organizasyonlar da düzenleniyor. İstenildiğinde iki ayrı veya tek büyük birsalona dönüşebilme özelliğiyle arttk aynı anda farklı organizasyonlara cevap verebilen Moda Teras'ta, restoran bölümü, canlı performansların gerçekleşeceği sahnesi ve dj kabini ile bar bölümü; düğünler için özel gelin odası gibi yenilikler de var. Mekân haftanın her günü açık. Hafta içi 10.30-01.00 saatleri arasında, hafta sonları ise 10.30-02.00 saatleri arasında gidilebilir. Özellikle yaz aylarında minderlerin üzerine yayılmak, mehtap eşliğinde içkinizi yudumlamak ve müziğin ritmine kendinizi kaptırmak İstiyorsanız, Moda Teras'ı unutmayın. Adres; Mektep Sokak No: 7-9 Moda/Kadıköy Tel: (0216) 338 70 40-449 18 86 kategori Beslenme Permalink Comment ## Saklıkent Kanyonu Fethiye Gezi Rehberi URL: https://trendhayat.com/saklikent-kanyonu-fethiye-gezi-rehberi/ Tarih: 2026-09-15 Saklıkent Konumu, Saklıkent’e Ne Zaman Gidilir? Saklıkent Kanyonu’na Gelmeden Önce Bilinmesi Gerekenler? bu mükemmel yer hakkında bilgiler için yazımızda bulabilirsiniz. Saklıkent Konumu Antalya ile Muğla arasında bir alanda denilebilecek konuma sahiptir. Antalya, kanyon arası mesafe yaklaşık 192 kilometredir. Diğer yakınında bulunan Muğla’ya ise Fethiye üzerinden gidilmektedir. Fethiye, kanyon arası mesafe ise 47 kilometre kadardır. Özel araçla gitmeyi düşünürseniz ilk olarak, Seydişehir istikametine sapmanız gerekiyor. Sonrasında yaklaşık 20 kilometre kadar devam ederek kanyona ulaşabilirsiniz. Fethiye’den Saklıkent’e dolmuşlarla gidecekseniz, otogardan Saklıkent’ e giden direkt dolmuşlar bulunuyor. Yol yaklaşık bir saat kadar sürüyor. Sonrasında kanyonun önünde iniyorsunuz. Saklıkent’e Ne Zaman Gidilir? Ege bölgesine gitmek için yaz sıcaklarını beklemeye gerek olmadığı söylenir. Ancak Saklıkent için durum biraz farklı diyebiliriz. Gerek akarsuyun soğukluğu, gerek kanyonun özel konumundan kaynaklı serin olması her zaman ziyarete uygun değildir. Bahar ayları, kış ayları bu güzel mekan için uygun değildir. İsteğe bağlı olarak gelinebilir ancak eğlencenizi yarı yarıya düşürecektir. Bahar aylarında yağışın fazla olması nedeniyle biraz tehlikeli olabiliyor. Kanyon olmasından dolayı, yağışlar torağı yumuşatıyor ve ufak da olsa taşlar yerinden oynayabiliyor. O nedenle yağmurlu havalarda Saklıkent, gezmek için uygun olmuyor denilebilir. Saklıkent için en uygun zaman, yaz ayları diyebiliriz. Suyun soğukluğu klimalardan bile daha etkili denilebilir. Ayrıca üzeriniz ıslansa dahi güneş kısa sürede kurutacaktır. Kalabalıktan pek hoşlanmıyorsanız yahut çevrenizle daha rahat zaman geçirmeyi planlıyorsanız hafta sonu yerine hafta içi gelmenizi öneririz. Bayramlarda ve hafta sonları kalabalık neredeyse iki kat artıyor. Saklıkent Kanyonu’na Gelmeden Önce Bilinmesi Gerekenler Saklıkent’e gitmeden önce ufak hatırlatmalarda bulunmakta fayda var. Bu hatırlatmaların sizler için faydalı olabileceğini düşünerek sizlere maddeler halinde hazırladık. İlk olarak Saklıkent’i gezerken yanınıza almanız gereken şeylerin başında rahat ayakkabılar gelmektedir. Ayakkabınızın suya dayanıklı ve kayma riskinize karşı dayanıklı olmasını önemli diyebiliriz. Ancak unutursanız da çok önemli değil, kanyon girişinde satın alabileceğiniz yahut kiralayabileceğiniz yerler mevcut. Çantanızı yanınıza almayı düşünüyorsanız bu konuda da temkinli olmanızı öneririz. Akarsu yer yer yükseldiği için çantanız da ıslanacağından önerimiz yanınıza çanta almamanız. Almayı düşünürseniz de su geçirmemesine dikkat etmenizde fayda var. Kesinlikle unutmamanız gereken şeylerin başında, yedek kıyafetler gelmektedir. Saklıkent’te Neler Var? İlk girişte yüksek kayalıkların heybetini görmeyi düşünmeyiniz. Düz bir alandan içeriye giriş mevcut. Kanyona giriş yapmadan yukarı doğru tırmanmayı göze alırsanız önerimiz çamur banyosu olacaktır. Güzelliğinize önem veriyorsanız bu deneyimi yaşamanızı öneririz. Birçok cilt hastalıklarının yanı sıra cilt güzelliğine de faydası olduğu söylenen çamurdan küçük bir havuz bulunuyor. Kanyona gidene dek yüzünüzde kurumasına izin vermeniz yeterlidir. Suyun debisi azalıp çoğaldığı için dikkatli olmanız gerekmektedir. Taşların kayganlığı, suyun akış hızı, yükselmesi gibi etkenler sizi zorda bırakabilir. Vadinin iç kısımlarını gezmek isteyenler için engebeli ve yorucu bir yürüyüş bulunmaktadır. Ancak iç kısımlara sokulup tepeye tırmanmayı başarabilirseniz harika bir manzara sizi bekliyor olacak. Yüksekten akan şelale ve şirin bir göl sizi içine çekecektir. Şahane fotoğraflar çekmeyi düşünen çok sayıda fotoğraf sever bu zorlu yolu zevkle aşıyor. Yalnız olsanız bile üzülmeyin, burada hiç tanımadığınız insanlar size elini uzatmaya hazır. Müthiş bir dayanışma ve yardımlaşma atmosferi bulunuyor. Yeme İçme Kanyonda su içinde yemek masaları ve bölümlere ayrılmış şark köşelerini andıran oturma yerleri mevcuttur. İster ayaklarınız suyun içinde yiyin ister bağdaş kurup rahatlığın tadını çıkarın. ## Kemik Erimesi Belirtileri — Saglik URL: https://trendhayat.com/saglik/kemik-erimesi-belirtileri-495/ Tarih: 2026-09-15 Osteoporoz adı bazılarına yabancı gelse de bu hastalığın halk dilindeki adı, kemik erimesini hepiniz duymuşsunuzdur. Ancak nedense bu konuda fazla bilgi sahibi değiliz. Çoğumuz, kemiklerin kolay kırıldığını, boyun kısaldığını söyleyebiliriz ama bu hastalığın ölümle bile sonuçlanabileceğini pek bilmeyiz. Kadınlarda erkeklerden dört kat daha fazla görülen kemik erimesi hastalığı (Osteoporoz), 65 yas üzerinde, kadın ve erkeklerde ise eşit oranda görülür. Dünyada 150 milyondan fazla insanın, osteoporozun tehdidi altında olduğunu, dünya nüfusu artıp yaşlandıkça, hastalık ve ölüm oranının da aynı hızda arttığını söylersek, sanırız bu hastalığın ciddiyetini daha iyi anlatmış oluruz. Geleceğe yönelik tahminler de pek iyimser değil. Gelecek 50 yılda, erkek ve kadınlarda kalça kırılma vakalarının iki katına çıkacağı tahmin ediliyor. Kemik Erimesi Nedir? Kısaca tanımlamak gerekirse, hastayı, artan kırık riskine maruz bırakacak düzeyde kemik gücünde azalma ile ortaya çıkan bir iskelet bozukluğu diyebiliriz. Bu hastalık ortaya çıktığında, kemikler hassaslaşır ve kırılma riski artar. Osteoporozun başlangıcında bel ağrısı, sırt ağrısı, boyda kısalma, sırtta kamburlaşma görülebilir ancak en korkulan sonucu kırıklardır. Osteoporik kırıklar olarak tanımlanan bu kırıklar, en sık olarak el bileği, omurga ve kalçada görülür. Zaten Osteoporoz, en çok, süngersi bir yapısı olan ve bütün vücudun yükünü taşıyan omurgaları etkiler. Özellikle de ileri yaşlarda, omurgadaki kırıklara bağlı olarak boy kısalması olabileceği gibi, hafif düşmelere bağlı ya da kendiliğinden, diğer kemiklerde de hayatı tehdit eden kırıklar oluşabilir. Kemik Erimesinin Belirtileri Nelerdir? Osteoporoz sessiz bir hastalıktır. Hastalar genellikle sırt, bel ağrıları gibi şikayetlerle doktora başvururlar. Hatta ilk kırık oluşuncaya kadar herhangi bir bulgu vermeyebilir. Oysa ilk omurga kırığından sonra yeni bir kırık görülme olasılığı 5 kat artar. İşte bu yüzden ilk kırık oluşmadan doktora başvurmak hayati bir önem taşıyor. Osteoporoz tanısında öncelikle hastanın risk faktörleri, diğer hastalıkları, ailede Osteoporozlu bulunup bulunmaması, kullandığı ilaçlar ve bunun gibi Osteoporoz riskini artıran faktörlerin bulunup bulunmadığına bakılır. Hastanın fizik muayenesi de tanı konulmasında büyük bir önem taşır. Kemik ölçümleri, kan ve idrar tahlili de tanının kesinleşmesine kolaylaştırır. Kemik Erimesinin Sebepleri – Risk Faktörleri 1-Kadın olmak 2- Menopozda olmak 3- 45 yaşın altında doğal ya da cerrahi menopoz 4- 50 yaşın üzerinde olmak 5- Ailede Osteoporozlu kişinin olması 6- Kısa boylu – ince yapılı olmak 7- Beyaz tenli – açık renk gözlü olmak 9- Düşük kalsiyumlu beslenme 10- D vitamini eksikliği 11- Yetersiz fiziksel aktivite ve egzersiz 12- Sigara içiyor, fazla miktarda kafeinli kahve veya alkol tüketiyor olmak. Osteoporozdan Korunmak Mümkün Osteoporoz gerçekten çok ciddi bir hastalık ama bilinçli bir yaklaşımla korunmak da mümkün. Yapmanız gereken en önemli şey, doktorların önerilerine uymak! Öncelikle beslenme düzeninizi gözden geçirmenizde önemli. Sigaradan uzak durup egzersiz yapmak da Osteoporoz’dan korunmak için en doğru yoldur. Filed Under: Sağlık ## Keratin Nedir? Faydaları Keratin Bakımı Nasıl Yapılır URL: https://trendhayat.com/keratin-nedir-faydalari-keratin-bakimi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-09-15 Keratin Nedir? Keratin Faydaları Nelerdir? Keratin Bakımı Hakkında öğrenmek istediklerinizi yazımızda bulabilirsiniz. Keratin Nedir? Bireylerin saçında, derisinde, tırnaklarında ve dişinde bulunan proteindir. Saçın ana maddesi olan keratin saç bakımlarında önemli bir yer almaktadır. Keratin Saçın Ana Maddesidir. Keratin her kişinin saçının içinde bulunan ve saç bileşenlerini oluşturan ana maddeye denilmektedir. Keratin Protein Çeşididir. Hem saçın ana bileşen maddesi olarak karşımıza çıkar hem de bir protein çeşidi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sayede saç ve tırnakları besleyip sağlıklı şekilde uzamasına yarayan ana etmeni oluşturmaktadır. Sağlıklı dişler de keratin sayesinde olmaktadır. bu nedenle vücudumuza katkısı oldukça yüksektir. Keratin Faydaları Keratin Saç ve Tırnaklarda Onarım Etkisi Keratin özünde bir bileşendir. Bu bileşenin vücutta eksikliğinde protein olarak dışarıdan alınması gerekmektedir. Saçların incelerek kopmasında ya da kırılmasında tedavi için büyük önem arz etmektedir. Saçlara Canlılık Katmaktadır Saçların onarımına katkıda bulunmaktadır. Onarılan saçlar hacimce dolgun gözükmekte ve canlanmaktadır. Oldukça canlı ve kuvvetli saçlar keratinin faydalarından oluşmaktadır. Bu nedenle keratin proteini içeren saç kremi ve şampuanları kullanmada fayda vardır. Yılda bir kez nu bakımdan yapılması saça istenilen canlılığı katacaktır. Saç Tellerinin Kalın ve Dolgun Görünmesine Yardımcı Olur Saçlar zaman içerisinde yıpranma göstermektedir. Bu nedenle giderek incelir ve kopma noktasında çeşitli yerlerden yapı bozuklukları gösterir. Keratin bakımı yapıldığında saçın nem dengesi korunmuş olur. Saç yapısındaki kopma ve incelme boşluklarına keratin proteini doldurur. Bu da saç tellerinin kalınlaşmasına ve sağlıklı şekilde dolgun görünmesine neden olur. Keratin Bakımı ile Saçlarınızı Düzleştirilmesine Gerek Kalmaz. Bu bakım saç düzleştiricisi olmadan, saçların kendi doğallığında bakımlı şekilde düz kalmasına yardımcı olmaktadır. Keratin Bakımı Hakkında Keratin Bakımı Düzenli Olarak Kullanılmalıdır. Bu bakımı yapmak, saçların yok olan keratinin yerine dışarıdan keratin proteini aşılamaktır. Bu bakımın da dolaylı yollardan şampuan, maske vb. yapılıyorsa ayda bir, güzellik merkezinde saf keratin yükleniyorsa da yılda bir yapılması gerekmektedir. Keratin Bakımı Sonrası Kullanılan Şampuanlara Dikkat Edilmektedir. Keratin bakımı, çeşitli nedenlerle yıpranmış ve kötü durumda olan saçlara uygulanır. Saçın keratininin eksilmesinde ve yıpranmasında kullanılan şampuanların da büyük payı vardır. Şampuanlar tuz ve sülfat içermektedir. Bu nedenle keratin bakımından sonra tuzsuz ve sülfatsız şampuanlar kullanılmasıyla birlikte saçlar eski yıpranmış zamanına dönüş yaşamaz. Keratin Bakımında Toksik Madde Bulunmaz. Saç bakım ürünleri kimyasal madde içermektedir. Bu da saçların zaman içinde aşınmasına ve yıpranmasına neden olmaktadır. kimyasallar saçları kurutur ve kırılarak kopmasına neden olur. Bu bakımı bu şekilde toksik maddeler içermemektedir. Aksine saçı besleyip, yıpranmayı da anında onarıcı etkiye sahiptir. ## Cildi Güzelleştiren Meyveler Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/guzellik/cildi-guzellestiren-meyveler-1702 Tarih: 2026-09-15 Cildi Güzelleştiren Meyveler Nelerdir? Cildi Güzelleştiren Besinler ve Cildi Güzelleştiren Meyveler. Kırışık ve sarkmış bir cilt, giden yılların kaçınılmaz sonucu değil karşı koyabileceğiniz bir hastalıktır, diyor uzmanlar. Oysa çözüm için erken harekete geçerseniz, görünümünüzden mutluluk duyabilir, kendinizi mükemmel hissedebilir ve her gün güzel bir cildin tadını çıkartabilirsiniz. Aslında zaman, düşünüldüğü gibi cildinizin en büyük düşmanı değil. Doğal yaşlanma sürecini hızlandıran sigara içmek, güneşe maruz kalmak, çevresel toksinler, özellikle A, C, E vitaminleri ve folik asit eksikliği, aşırı alkol tüketimi, stres, uykusuzluk, sert sabunlar ve deterjan temelli nemlendiriciler yaşlanmayı çabuklaştırıcı etkenler oluyor. Anti-aging ve cilt yaşlanması üzerine 20 yıldır araştırmalar yapan, Yale Üniversitesine bağlı dermatolog ve anti-aging uzmanı Dr Nicholas Perricone'un cilt güzelliğinde el kitabı olarak kabul edilen "Kırışıklık Kürü" kitabı, Türkiye'de de büyük ilgi gördü. Yaşlanma sürecini geciktiren kitap, satış listelerinin ilk sıralarında yerini aldı. Dr. Perricone kitabında cildin zamana karşı savunmasını arttırmak için, dengesini koruyan maddeler antioksidanlar ve en önemlisi de içten dışa vuracak güzelliği yaratan besinlerin sırlarını veriyor. Cilde İyi Gelen Vitaminler Dr. Perricone, cildin gençleşmesi için yüzeyin onarımından çok daha derinlere giderek cildin her katında ve hücresinde çarpıcı ve kalıcı sonuçlar üreten, tümüyle doğal bir antioksidan program geliştirmiş. Doktor, basit C vitaminlerinin palmiye yağıyla karıştırılmasından oluşan vitamin C esterler, alfa lipoik asit, E vitamininin yüksek etkili formu tokotrienol'ler, alfa hidroksi ve beta hidroksi asitleri içeren bakım ürünlerinin gayet yararlı olduğunu vurguluyor. Yaşlanırken ciltte özellikle; kırışıklık, renk bozulması, beneklenme, damarlarda çatlamalar ve parlaklığın azalması gibi farklılıklar görülmeye başlar , diğer önemli belirtinin cildin sarkması olduğunu, çenenin altı ile burnun üstündeki deri ve gıdık düşmeye başladığında pek çok insanın "yüz gerdirme" çığlıkları atarak en yakın plastik cerraha koştuğunu söylüyor ve ekliyor: "Bir plastik cerrah, cildi sıkılaştırmak için operasyon yaptığında gerçekte kasın altı kadar cildin kendisinde de odaklanmaz. Cildin derinlerinde çalışır, kasları kendi eski yerlerine çeker ve yeni pozisyonlarında iyileşmeleri için diker. Kaslar aniden form değiştirdiği için daha genç bir görünüm sağlanır. Ama cildin genç görünmesi önemlidir. Bu yüzden de kadınlar daha doğal yollar tercih etmelidir." Cilde İyi Gelen Besinler Cildin gençliğini ve sağlığını koruma yolunun besinlerden geçtiğini iddia ediyor Dr. Perricone. Ananas, çilek, avokado, kavun, domates gibi C vitamini yönünden zengin besinlerle ciltte oluşan kırışıklıkları ve ince çizgileri yok edebileceğini ve yaşlanan cilde genç bir pırıltı verip pürüzsüz bir yüzeyi geri getirilebileceğini söylüyor. Yani, "diyet yapayım, güzelleşeyim" lafları tarihe karışıyor. Ama böyle dedik diye herşeyi yiyebileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu yüzden yeme alışkanlıklarınızı da gözden geçirmelisiniz. İşe ilk önce markete giderek sebze Ve meyve reyonundan başlayabilirsiniz. Hemen hemen tüm meyve ve sebzeler cildiniz için harika işler yapar. Daha sonraki durağınız balık ve tavuk reyonu olabilir. Yüksek kaliteli protein yemek cildinizi parlatacak ve her zaman olduğundan çok daha sağlıklı saçlara sahip olmanızı sağlayacaktır. Fakat kırmızı etten vazgeçmelisiniz. Çünkü kırmızı et iltihaplanmayı teşvik edici bir yiyecek. Son olarak da su içme alışkanlığınıza dikkat etmelisiniz. Su, sizi canlı tutmak, cildinizin parlak, berrak ve güzel görünmesi için gerekli metabolik prosesi sürdürebilmek için vücudun ihtiyaç duyduğu bir şeydir. Yağ kimilerine göre zararlıdır ama Dr Perricone, yağ yemenizi öneriyor. Ancak iltihaplanmayı önleyen omega-3 ve iltihaplanmayı hızlandıran omega-6 yağlarını dengeli yemek şartıyla. Omega-3 daha çok balıkta ve omage-6 ise mısır yağlan, soya yağları ve ayçiçeğinde bulunuyor. kategori Güzellik Permalink Comment ## Elma Kabuğu Faydaları ve Elma Kabuğu Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/beslenme/elma-kabugu-faydalari-2147/ Tarih: 2026-09-15 Elma Kabuğu Faydaları ve Elma Kabuğu Ne İşe Yarar? Elmanın güçlü antioksidan etkisi kabuğundan kaynaklanır. Elma kabuğu tek başına elmanın kabuksuz halinden 2 ile 6 kat daha fazla antioksidan etkiye sahiptir. Bu yüzden elmanın kabuğuyla beraber yenilmesi önemlidir. Elma Kabuğu Faydaları Nelerdir? Elmanın kabuğu suda erimeyen lif içerdiği için bağırsak içine su çekerek temizlenmesini sağlar. Elmada suda eriyen pectin adlı lifler de mevcuttur. ABD’deki Cornell Üniversitesi’nde yapılan araştırma elma kabuğundaki triterpenoids adlı maddenin, laboratuvar ortamında kanser hücrelerinin çoğalmasını engellediğini ya da öldürdüğünü göstermiştir. Özellikle kalın barsak kanseri, karaciğer kanseri ve göğüs kanserine karşı koruyucu özelliğe sahip olan elmanın bu etkisinin, kabuğundan izole edilen triterpenoids’den dolayı olabileceği bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Elma tüketen hamile kadınların bebeklerinde astımın daha düşük oranda görüldüğü tespit edilmiştir. Hamilelik döneminde haftada dört ya da daha fazla elma yiyen kadınların çocuklarında beş yaşına geldiklerinde hırıltı % 37, astım belirtileri % 46, astım teşhisi konması % 53 daha az görülmüştür. Elmanın bu özelliği içerisindeki flavonoidlere bağlanmıştır. Elma kabuğunda bulunan floridzin maddesi vücuttaki kan şekerinin dengelenmesini sağlar. Elma tüketimi DNA hasarını ve glikasyonun olumsuz etkilerini büyük oranda azaltır. Son araştırmalar bu maddenin glikoz akımını %52 oranında azalttığını göstermiştir. Filed Under: Beslenme ## Kek Nasıl Kabarır? Püf Noktaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/kek-nasil-kabarir-puf-noktalari-nelerdir/ Tarih: 2026-09-14 Kek Nasıl Kabarır? Püf Noktaları Nelerdir? Kabarması İçin Neler Yapılmalı? kek yapmak istiyorsunuz ama kabarmamasından korkuyorsanız eğer bu yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Gelin kek nasıl kabarır? sorusuna cevap bulalım. Mutfakla tanışma serüvenimiz genelde küçük yaşlarda kekle başlar. Bütün malzemeleri karıştır ve fırına atın. Bu kadar kolay olarak gözükse de gerekli özeni göstermeyip ve püf noktalarını yerine getirmezseniz yaptığınız kekin tadından ve görüntüsünden memnun kalmazsınız. Kimi kişiler evlerinde kek yapmazlar benim yaptığım kek güzel olmuyor, kabarmıyor diye sitem ederler. Birde bu şekilde kek yapmayı deneyin derim. Kekin yapımı kadar keki pişirdiğiniz fırın ve kek kalıbının da önemi büyüktür. Yaptığımız her şey bir incelik özveri ister. Kekin çırpma şekli, çırpma süresi, pişirme ısısı, pişirme süresi gibi unsurlar kekinizi etkiler. Kekin en önemli özelliği hamurun doğru kıvamda olmasıdır. Doğru kıvam anlatma istediğiniz çok çırpmak değildir. Kabaran Kek Yapmanın Püf Noktaları Gerekli malzemeleri sırayla koyun. Kek için kullanacağınız tüm malzemeler oda sıcaklığında olması çok önemli. Tümün malzemeler oda sıcaklığında olması birbirine iyi karışmasını sağlayacaktır. Kekin iyi kabarması için, şeker çok iyi karıştırması gerek bunun için de şekeri çırptığınız yumurtanın ve yağın oda sıcaklığından olması şekerin kaybolmasına yardımcı olacaktır. Kekin kabarması için olmazsa olmazlarında biri kuru malzemeleri yani un kabartma tozu, vanilya, kakao gibi ürünleri mutlaka eleyerek kek harcınıza koyun. Bu sayede harcınız da topaklanma olmayacak ve elerken malzemeler havalanacak daha iyi kabarma sağlanacaktır. Kekinize en son un ekleme işlemi kaldıysa unu eleyerek karışa dökün. Karışıma mikserde yardım alarak değilde, spatula yardımıyla alttan üste doğru, un karışımın içinde kaybolana kadar karıştırmanız yeterli olacaktır. Un koyduktan sonra fazla karıştırma yok bunu aklınızdan çıkarmayın. Kekin hazırlık aşaması kadar pişirme aşaması da önemlidir. Ne kadar iyi kekini hazırladıysanız bir o kadarda pişirme şekline dikkat etmeniz gerek. Kek pişerken dikkat etmeniz gerekenler; Keki fırına verilmeden önce mutlak fırın önceden ısıtılmış olması gereklidir. Fırının ısısını iyi ayarlamak gerek fırın yüksek ısıta olursa, kekimizin dış pişer, içi pişmez hamur olur ve içi pişmediği içinde malzeme aşağı çöker, kek kabarmaz. Mümkün olduğu sürece ilk yarım saat fırının kabağını kesinlikle açmayın. Ani sıcaklık düşmesi sonucunda kekinizin kabarması söner. Yüksek ayarda olmadan 170 derecede gibi ayarda sabırla pişmesini bekleyin. Pişme işlemi bittikten sonra kekinizi direk dışarı çıkarmayın. Ani sıcaklık değişikliği yaşayıp kabarıklığı sökmesin. Fırın kapağını açık bırakın yavaş yavaş kekiniz soğusun. ## Çaydanlık Temizleme Yöntemleri URL: https://trendhayat.com/caydanlik-temizleme-yontemleri/ Tarih: 2026-09-14 Demlik Nasıl Parlatılır? Çaydanlıklar Pırıl Pırıl Olsun Türk halkı olarak çay bizim için vazgeçilmez bir içecek, sabah kahvaltılarımız da, yemeklerin ardına, beş çaylarında, çay koy geliyorum iki lafın belini kırarız diyen arkadaşlarımız ve dostlarımız vardır. Bu denli bize eşlik eden çayı birde çaydanlıktan temizlemesi vardır. Bu kadar sık çay tükettiğimizden çaydanlıkların ortak kaderi olan sararmalar ve kireçlenmeler ortaya çıkar. Gün içinde de çaydanlığı sadece çay için kullanmayın. Yemek pişirme esnasında sıcak su gerektiğinde veya her an ki bir nedenden dolayı sıcak suya ihtiyacı olduğunda çaydanlık kullanırız. Bu nedenle çaydanlığın içi olduğu kadar dışı da kirlenir ve eski parlaklığını kaybeder. Bu kadar kullandığımız çaydanlığı düzenli olarak temizleyerek ve onu parlatarak şımartın. Oluşan kir,pas ve kireçlenmeden Çaydanlık Temizleme Yöntemleri ile kurtulabilirsiniz. Çaydanlık temizleme yöntemiyle çaydanlıklar pırıl pırıl olacaktır. Çaydanlık temizliğinde size doğal yöntemlerle temizlemeyi daha çok önermekteyiz. Kimyasal temizleyiciler temizlenme işleminden sonra ne kadar durulama yapılsa da arındırmak hiç kolay olmuyor. Demlik temizliğinde doğal yöntemler kullanmanız hem sağlığınız hemde maliyet olarak size fayda sağlayacaktır. Çaydanlık Temizliğinde Pratik Bilgiler Limon Tuz Karışımı Çaydanlığınıza kireçlenme oluşan yere kadar su koyun yarım bardak kadar limon tuzu ekleyin ve kaynamaya bırakın, kaynama esnasında çaydanlığın ağzı kapalı olsun. Kaynama işleminden sonra altını kapanın ve 10 dakika bekletin. Demliğinizden karışımı dökün, göreceksiniz ki kireçlenmeden eser kalmayacaktır. Beyaz sirke Çaydanlığa su koyun ve kaynatın, kaynatma işleminden sonra beyaz sirke koyun ve 15-20 dakika bekletin. Sonra karışımı dökün sirke kokusunun gitmesi için tekrar su koyun kaynatın. Bu şekilde kireçlenme ve tortulardan kurtulmuş olacaksınız. Tuz ve Sirke Çaydanlığa bir yemek kaşığından fazla tuz ve bir çay bardağı sirke koyun biraz bekletin. Sonra demliğin içini ovalayın ve biraz daha bekletin. Daha sonra güzelce durulayın bu şekilde çaydanlık tertemiz olacak. Çaydanlık Parlatma Yöntemi Limon Limonu ortadan ikiye bölün daha sonra yarım limonla demliğin dışını ovalayın bu şekilde çaydanlık parlayacaktır. Ama çaydanlığın kirini ve pasını çıkarmaz sadece parlamasına yardımcı olur. Karbonat ve Sirke Karışımı 3 çay kaşığı karbonat ve 4 çay kaşığı sirkeyi koyarak bir karışım elde edin. Bu karışımla çaydanlığın dışını mikrofiber bezle ovalayın. Krem Tartar Çelik ve metal ürün parlamasında krem tartarı çok etkili bunu deneyin. Parlatıcı Marketlerinizde satılan parlatıcı ürünler bu konuda size yardımcı olabilir.Bu parlatıcıları kullanırken eldiven kullanmayı ve iyice durulama özen gösterin. ## Yoğurt Nasıl Mayalanır? URL: https://trendhayat.com/yogurt-nasil-mayalanir/ Tarih: 2026-09-13 Evde Tam Kıvamında Taş Gibi Yoğurt Nasıl Yapılır? Yoğurt Nasıl Mayalanır? ve Taş Gibi Yoğurt Nasıl Olur? soruları sıklıkla sorulur. Her şeyin en iyisi doğal ve evde yapılanıdır. Hazır fabrikasyon yapılan yoğurtla, evde yapılan yoğurt arasında dağlar kadar fark vardır. Probiyotik Değeri Daha Yüksek Olması İçin Evde Yoğurt Yapmanın Faydaları Hazır yapılan yoğurt bir çok katkı maddesi içerir ve farklı evrelerden geçerler. Bu nedenle vitamin ve minerallerinin bazılarını kaybeder. Evde yapılan yoğurt probiyotik değeri daha yüksektir. Probiyotikler bağırsak dostu olup ishal ve kabızlığın önüne geçerler. Yoğurdun faydalarından yararlanmak istiyorsanız ev yoğurdu tercih etmelisiniz. Yoğurdun Faydaları yazımızı inceleyerek daha fazla bilgi alabilirsiniz. Evde Yoğurt Nasıl Yapılır ? Evde Yoğurt Yapmak İçin Malzeme Listesi 1 litre süt (hazır alınan paket sütlerin tam kıvamı tutmadığı için açık veya günlük süt tercih edin) 1 yemek kaşığı yoğurt (yoğurdun koyu kıvamlı tarafını tercih edin.) Evde Yoğurt Tam Kıvamında Nasıl Mayalanır ? İlk önce yapmanız gereken sütü güzelce kaynatın ve sütü kaynama işleminden sonra ılımaya bırakın Sütün 42-45 derece arasında olması yeterli bir sıcaklık derecesi olup evde termometreniz yoksa serçe parmağınızla yakmayacak şekilde 7 saniye tutuyorsanız sütünüzün sıcaklığı tamamdır. Sütünüz ne çok sıcak nede soğuk olmalı buna mutlaka dikkat edin. Bir yemek kaşık yoğurdu alın bir kaseye koyun üzerine 2-3 kaşık ılık sütten ekleyin ve iyice karıştırın. Sütünün içine bu karışımı ekleyin ve karıştırın. Sütü sarın ve hareket ettirmeden 4-5 saat bekletin. 4-5 saat sonra ağzını ağzını açın 10- 15 dk böyle bekletin ilk sıcağı geçsin, sonra buzdolabına alabilirsiniz. Evde Yoğurt Yapmanın Püf Noktaları En iyi yoğurt yapma serüveni ilk başka sütle başlar. Bu nedenle benim tercihim sütçüden açık süt almak yada günlük süt almak, paket sütlerin tam kıvamı tutmadığından genelde tercih etmiyorum. Her şeyin en iyisi aslında en doğal olanıdır ama maalesef bazen doğalına ulaşamıyoruz. Sütünüzü iyice kaynatın kaynatırken lütfen başında olun süt taşarsa çıkarmak o kadarda kolay olmuyor. Kaynatırken sütü kepçe yardımıyla havalandırarak kaynatın. İyi ve kıvamlı bir yoğurt için mayalarken, sütün sıcaklık derecesi çok önemli 42-45 derece sütü mayalanması için ideal bir derece olup termometreniz yoksa eğer serçe parmağınız yakmayacak şekilde 7 saniye tutuyorsanız sütünüzün sıcaklığı tamamdır. Sütünüz ne çok sıcak nede soğuk olmalı buna mutlaka dikkat edin. Daha fazla sıcak olursa eğer yoğurdunuz ekşi tadında olacak veya daha soğuk olması halinde ise kıvamı iyi tutmayacaktır. Kıvamı yerinde sert yoğurt olmasını istiyorsanız mutlaka maya olarak kullanacağınız yoğurdun katı kıvamlı tarafından yapın. Mayala işleminden sonra sıcak tutacak şekilde hareket ettirmeden 4-5 saat bekletin. Evde Yoğurdun Mayalama Çeşitleri Evde imkanlar doğrultusunda çeşitli kaplarda ve çeşitli mayala şekilde yoğurt elde edebiliriz. Kavanozda Yoğurt Mayalama Bizimde yoğurt mayalarken genelde tercih ettiğimiz kavanozda mayalamak, daha hızlı tüketiliyor, en kısa sürede tüketilmediğinde tüm yoğurdun sulanmasını ve ekşimesinin önüne geçiyor. Tereyağ veya Nohut ile Yoğurt Mayalama Eğer elinizde yoğurt mayası kalmamışsa nohut ve tereyağlı ile mayalama işleminin yapabileceğini biliyormuydunuz. Kaynamış ve ılık sütün ortasına organik tereyağını koyarak yada mayalayacağınız kapın altına 15 adet çiğ nohutu koyun sonrada ılık sütü ekleyin bu şekilde de mayalama işlemini yapabilirsiniz. Fırında Yoğurt Mayalama Mayalama işleminde yapıldıktan sonra 50 dereye ısıtılmış fırında 5 dk bekletin ve 5 dk sonra fırını kapatın bu şekilde fırının içinde 4-5 saat bekletin. Aramalar ## Bitkilerin Özellikleri URL: https://trendhayat.com/saglik/bitkilerin-ozellikleri-870 Tarih: 2026-09-13 Bitkilerin özellikleri ve bitkilerin içerdiği etkin maddeler nelerdir? Şifalı bitkilerin, gelişim süreleri boyunca bünyelerinde oluşturarak depoladıkları çeşitli etkin maddeler vardır. Ama bu maddelerden bir bölümünün doğrudan tedavi amaçlı kullanılmadığını belirtmek gerekir. Her şifalı bitkide, etkin maddelerin yanı sıra, bu etkinlikle ilişkisi olmayan başka maddeler de vardır.Dengeleyici veya yönlendirici madde olarak tanımlanan bu maddeler, etkin maddelerin insan organizması tarafından kabul edilişini bazen hızlandırır, bazen de yavaşlatabilirler. Bitkisel kaynaklı drogların bir özelliğidir bu. Şifalı bitkiler, genellikle birden çok etkin madde içerirler ve bu etkin maddelerden biri, bitkinin hangi hastalığa karşı kullanılması gerektiğinin belirlenmesinde başlıca rolü oynar. Dengeleyici veya yönlendirici maddelerin, bir şifalı bitkinin tedavi etme gücünü ne oranda etkilediğinin saptanabilmesi, ancak bitkinin etkin maddesinin izole edilmesi sonucunda belirlenebilir. Bu durumda, bitkinin içerdiği maddelerin etki alanı tümüyle değişecektir. Ancak, bitkinin içerdiği maddelerin tümü, dengeleyici maddeler de dahil olmak üzere bir bütün oluşturduklarında, o bitkiye özgü etki elde edilebilir ve bu da bitkisel kaynaklı drogların bir başka özelliğidir. Bir şifalı bitkinin etkin maddeleri, bitkinin tüm organlarına eşit oranda dağılmaz. Bazen öncelikle çiçekte, yaprakta veya kökte, bazen de tohumda, meyvede veya kabukta depolanmış olabilir. Bitkinin yetiştiği ortama, toplama biçimine ve kullanıma hazırlanışına göre, içerdiği maddelerin etkinliğinde değişimler olur. Kullanımda engel oluşturan bir durumdur bu, ama bitkiyi zamanında toplamakla, kullanıma hazırlarken gereken özeni göstermekle dengelenebilir. Kullanıma özenle hazırlanmış bitkiler, eğer doğru ortamda bekletiliyorlarsa, kurutuldukları halde etkinliklerinin ancak küçük bir bölümünü yitirirler. Alkaloitler: Bu grup genellikle, tedavi edici zehirler olarak da tanımlanabilecek, çok etkili maddelerden oluşmaktadır. Başlıca etkin maddesi alkaloit olan bitkiler, bu nedenden ötürü, bitki çayı biçiminde içten kullanılmamalıdır. Ama yine de ilaç yapımında yaygınlıkla kullanılırlar. Alkaloitlere, zehirleme etkisine sahip olmayan bazı bitkilerde de rastlanabilir. Ama o bitkilerde, kendileri ön plana çıkmadan, yalnızca bitkinin ana etkin maddesini desteklerler. Acı maddeler: Acı madde içeren pek çok şifalı bitki vardır (yakıcı biber acısı ile karıştırılmamalıdır). Ama, acı madde droglarından söz edildiğinde, etkinlikleri yalnızca bu acı maddelerce oluşturulan şifalı bitkileri anımsamak gerekir. Şifalı bitkilerle tedavi biliminde, acı madde drogları, amara olarak adlandırılır ve içerdikleri maddelerin bileşimine göre de üç gruba ayrılırlar: 1-Katışıksız acı maddelere, amara tonica denir. Amara grubuna dahil edilebilecek pek çok şifalı bitki sayılabilir, ama bunların içinde, etkinlik açısından kendini kanıtlamış olanların sayısı sınırlıdır. Acı maddeler, sindirim güçlüğü çeken kişilerde asit salgılarını düzenleyerek, bedenin genel anlamda güçlenmesinde önemli görevler üstlenirler. Bu nedenle, acı madde içeren droglar, hastalık sonrasındaki halsizliklerde, kansızlıkta ve sinirsel yorgunluk hallerinde de başarıyla kullanılabilir. Bu grubun tipik örneği, centiyane köküdür (Gentiana lutea). 2-Acı maddeler yanı sıra önemli ölçüde ıtırlı uçucu yağlar da içeren ve bu nedenle aromatik acı bir tada sahip olan droglara amara aromatica denir. Bu drogların, ıtırlı uçucu yağ içermeyen amara droglarından pek farkı yoktur, ama kullanım alanları, uçucu yağdan ötürü daha geniştir. Tipik örnekleri, Civanperçemi (Achillea millefolium) ve melekotu köküdür (Angelica archangelica). Genel olarak, amara aromatica grubu drogları da, aynen amara grubu acı madde drogları gibi, mide rahatsızlıklarında kullanılabilir. Ama etkileri mide ile sınırlı kalmayarak bağırsaklara kadar uzanır ve safrakesesi ile karaciğeri gayet olumlu etkilerler. Bunun yanı sıra, ıtırlı uçucu yağların antiseptik etkisi de göz önüne alındığında, bu tür drogların bakteri ve parazitlere karşı kullanılabileceğini de unutmamak gerekir. Özellikle, bağırsaklarda gözlemlenen mayalanma (fermantasyon) durumunda bu droglar çok etkilidir. Ayrıca, bazıları da, genellikle rahatlatıcı bulunan, idrar arttırıcı yan etki içerirler. 3-Yakıcı maddeler de içerdikleri için, acı-yakıcı tada sahip olan acı madde drogları, amara acria olarak adlandırılır. Tipik örnekleri, zencefil kökü (Zingibar officinale) ve karabiberdir (Piper nigrum). Bu tür Droglar, özellikle kan basıncının düzenlenmesinde kullanılabilir. Sindirim sistemindeki aksaklıklar, kan basıncı düzensizliklerine de yol açabileceğine göre, aradaki ilişkiyi göz ardı etmemek gerekir. Ama bu amaçla, tüm acı madde grupları da denenmelidir. Uçucu yağlar: Bitkisel kaynaklı uçucu yağlar, yapıları gereği uçucu, ama suda çok az veya hiç çözünmeyen maddelerdir. Keskin ve genellikle hoş kokuludurlar. Bitki dünyasında uçucu yağlara çok sık rastlanır, hatta hemen hemen tüm bitkilerin uçucu yağ içerdikleri söylenebilir. Ama şifalı bitkilerle tedavide kullanılabilmeleri için, uçucu yağ drogları olarak tanımlanacak bitkilerin, bu hoş kokulu yağları en azından %0,1-10 dolaylarında içermeleri gerekir. Uçucu yağlar, bitkinin özel yağ hücrelerinde, yağ geçitlerinde veya yağ beze tüylerinde depolanır. Bu yağlar çok değişik maddelerin bileşiminden oluşurlar. Öyle ki, bazen bir uçucu yağ türünde 100 ayrı madde saptanabilir. Uçucu yağ içeren tüm şifalı bitkilerin, aşağıda sayılan hastalıklarda etkin oldukları söylenebilir: Deri tahrişlerinde iltihap giderici, öksürmeyi kolaylaştırıcı, idrar arttırıcı, kramp çözücü ve mideyi, bağırsakları, safrakesesini, karaciğeri güçlendirici olarak. Ayrıca, bu tür droglar kullanılarak, sindirim sisteminde mayalanma başlatan nedenlerle ve hatta bakterilerle savaşılabilir. Ama burada, savaşmanın, yok etmekle eşanlamı olmadığını unutmamak gerekir. Flavon(Flavonoid): Bu ad, şifalı bitkiler dünyasında büyük yaygınlık gösteren, aynı kimyasal yapıya sahip çeşitli maddeler için kullanılır. Flavon içeren drogların etkinliklerinin saptanması zordur, çünkü etkinlik alanları, içerdikleri flavonun niceliği ve niteliğine göre değişkendir. Çok çeşitli kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip oldukları için, flavonların genelde belirli amaçlar doğrultusunda kullanılabilecekleri söylenemez. Ama yinede, saptanmış olan bazı tedavi edici özellikleri vardır: Esnekliğini yitiren kılcal damarların tedavisinde, bazı kalp ve kan basıncı düzensizliklerinde ve sindirim sisteminde oluşan kramplarda. Sonuç olarak, flavonların, bir şifalı bitkinin genel etkisinin oluşmasında katkısı olduğu söylenebilir. Tanen: Eczacılık açısından bakıldığında tanenler, derinin ve mukozanın albümin maddelerini birleştirerek, dayanıklı ve sağlıklı bir yapıya kavuşmalarını sağlar. Tedavi edici etkinlikleri özellikle bu alanda yoğundur. Yaralı deride ve tahriş olmuş mukozada biriken bakterilerin beslenme ve yaşama alanlarını yok eder. Başlıca etkin maddesi tanen olan şifalı bitkileri yakından tanır ve rahatlıkla kullanırız (örneğin meşe ağacı kabuğu). İçerdiği yan maddeler arasında tanen olan şifalı bitkiler de belirli amaçlar doğrultusunda kullanılır. Ayrıca, şifalı bitkiler arasında, tanen içerikli olduğu için mideyi rahatsız eden türler de vardır (örneğin ceviz ağacı yaprağı). Bu durumlarda kişi, eğer yine de drogdan vazgeçemeyecekse, bitki çayının soğuk suda demlenmesi gerekir. Böylece, soğuk suda tanenin yalnızca küçük bir bölümü çözüneceğinden, kullanılan bitki çayı mideyi rahatsız etmeyecektir. Başlıca etkin madde olarak tanen içeren droglar, anjinde gargara, dişeti iltihabında çalkalama, yara tedavilerinde kompres, ama öncelikle ishale karşı içten çay biçiminde kullanılır. Soğuktan ötürü oluşan şişkinliklerde, yüzeysel iltihaplanmalarda ve basurda banyo katkısı olarak çok büyük yardımlar sağlar. Glikozitler: Bitki dünyasında çok sık rastlanan maddelerdir. Etkinlik alanları ve çeşitleri büyük farklılıklar gösterdiği için, onları belirgin bir grup olarak tanımlayabilmek olanaksızdır. Ama önemli olan etkinlikleridir. Bu nedenle, şifalı bitkiler literatüründe glikozit drogları olarak önemli bir yerleri vardır. Tüm glikozitlerin ortak yanı ise, aglykon adlı maddeyi bünyelerinde ayrıştırabilmeleridir. Glikozitlerin etkinliğini yönlendiren işte bu aglykon adlı maddedir. Örneğin, ıhlamur çiçeğinin terletici etkisi, içeriğindeki glikozitlerden kaynaklanmaktadır ve flavonlar veya acı maddeler de çoğunlukla glikozittir. Bitkiler başta olmak üzere, doğada yaygın olarak bulunur. Bileşimlerindeki şeker ya da genini tipine göre farklı farmakolojik etkinlik gösterirler. En önemli glikozit grubu, kalp üzerinde etkili olandır. Bu bileşikler, örneğin zakkum gibi zehirli bitkilerin yapraklarından ve köklerinden elde edilir. Silisik asit: Atkuyruğu ailesine ait bitkiler veya çimenler topraktan bol miktarda silisik asit alarak bünyelerinde depolarlar. Silisik asit tuzları(silikat), genellikle olmasa da, bazen suda çözünürler. Silisik asitler, insan organizmasının vazgeçilemez tamamlayıcı maddelerindendir. Beslenme biçimleri nedeniyle bedende oluşan silisik asit eksikliğinden kaynaklanan rahatsızlıklarda (katılgandoku*, deri, saçlar, tırnaklar), silisik asit droglarından yararlanmak gerekir. (*Gözeleri biçim bulmamış bir ara madde içinde bulunan, organların asıl dokularının aralarını dolduran doku) tedavi amacıyla kullanılan bu tür bitkilerin en önemlilerinden biri, içten çay, dıştan gargara, ağız çalkalama ve banyo katkısı olarak kullanılan, Atkuyruğudur (Equisetum arvense). Saponinler: Su ile birleştiğinde kalıcı bir köpük oluşturan bitkisel glilozitlerdir. Saponin içerikli droglar, inatçı öksürüklerde balgam söktürücü olarak kullanılabilir. Yüzeysel etkinliği sayesinde saponin, yoğunlaşmış balgam birikintilerine akışkanlık kazandırarak, dışarı atılmasını kolaylaştırır. Böylece, organizmanın yeniden oluşturduğu balgam, hiçbir engelle karşılaşmadan dışarı atılabilir. Bazı saponin drogları idrar arttırıcı etki de içerir ve genellikle kan temizleyici kürlerde (ilkbahar ve sonbahar kürleri) kullanılırlar. Ayrıca, estetik açıdan rahatsız edici deri şikayetlerinde ve romatizmal rahatsızıklarda başarılıdır. Bu başarılarını, ödeme ve iltihaba karşı kullanılabilen etkinliğine borçlu olduğu söylenebilir. Ama saponinlerin tümüyle zararsız oldukları da söylenemez. Önerilen dozaja sadık kalınmadığında, bazen mide ve bağırsak mukozasını tahriş edebilirler. Müsilaj (sümüksel madde): Bitkisel farmakoloji alanında, suyun içinde şişerek salyamsı bir nitelik kazanan(bamyada olduğu gibi), karbonhidrat içerikli maddeler olarak tanımlanır. Müsilaj içeren droglar oldukça yaygındır. Ama tedavi amaçlı kullanılabilecek nitelikteki bitkilerin (hatmi, ebegümeci, keten tohumu) sayısı pek fazla değildir. Başka konularda ise, çeşitli bitkisel etkin maddelerin tedavi edici güçlerini arttırıcı özellikler gösterir. Bu maddelerin başlıca etkinlik alanı, mukozada oluşan tahrişlerin önlenmesidir. Mukozayı, üzerinde ince bir tabaka oluşturarak, tahriş edici etkenlerden korur ve tahriş olmuş bölümleri tedavi eder. Özellikle mukoza iltihaplanmaları, sümüksel maddelerin koruması altında hızla iyileşebilir. Yutaktaki bir tahrişten kaynaklanan öksürüklerde de etkili olurlar. Bağırsaktaki dışkıyı yumuşattığı için, hafif müsilaj etkiye de sahiptirler(keten tohumu). Vitaminler ve mineraller: Bitkisel kaynaklı önemli maddelerin tanıtımında, yaşamsal önem içeren vitamin ve minerallere değinmemek olanaksızdır. Çünkü onlar, organizmanın üretemediği ama sağlıklı yaşam için kesinlikle gerekli bileşiklerdir. Hatta, bu bileşiklerin sürekli eksikliği durumunda organizmanın iflas edebileceği rahatlıkla söylenebilir. Bu nedenle, alınan besinlerin bu bileşikleri içermesine özen gösterilmesi büyük önem taşır. Amaç, hastalıkları tedavi etmeye çalışmaktan önce, sağlıklı yaşamın şartlarını oluşturmak olmalıdır. Bu nedenle, bitkisel besin (sebze, salata, meyve) kullanımının önemi daha iyi anlaşılmalıdır. Bu etkin maddelerin eksikliğinden kaynaklanan hastalıkların tedavisinde de, özenle seçilecek bitkiler mutlaka kullanılmalıdır. Örneğin kuşburnu meyvesi (Rosa canina), vitamin bakımından en zengin içeriğe sahip başlıca bitkilerdendir. kategori Sağlık Permalink Comment ## Cildi Güzelleştiren Meyveler Nelerdir? — Guzellik URL: https://trendhayat.com/guzellik/cildi-guzellestiren-meyveler-1702/ Tarih: 2026-09-13 Cildi Güzelleştiren Meyveler Nelerdir? Cildi Güzelleştiren Besinler ve Cildi Güzelleştiren Meyveler. Kırışık ve sarkmış bir cilt, giden yılların kaçınılmaz sonucu değil karşı koyabileceğiniz bir hastalıktır, diyor uzmanlar. Oysa çözüm için erken harekete geçerseniz, görünümünüzden mutluluk duyabilir, kendinizi mükemmel hissedebilir ve her gün güzel bir cildin tadını çıkartabilirsiniz. Aslında zaman, düşünüldüğü gibi cildinizin en büyük düşmanı değil. Doğal yaşlanma sürecini hızlandıran sigara içmek, güneşe maruz kalmak, çevresel toksinler, özellikle A, C, E vitaminleri ve folik asit eksikliği, aşırı alkol tüketimi, stres, uykusuzluk, sert sabunlar ve deterjan temelli nemlendiriciler yaşlanmayı çabuklaştırıcı etkenler oluyor. Anti-aging ve cilt yaşlanması üzerine 20 yıldır araştırmalar yapan, Yale Üniversitesine bağlı dermatolog ve anti-aging uzmanı Dr Nicholas Perricone‘un cilt güzelliğinde el kitabı olarak kabul edilen “Kırışıklık Kürü” kitabı, Türkiye’de de büyük ilgi gördü. Yaşlanma sürecini geciktiren kitap, satış listelerinin ilk sıralarında yerini aldı. Dr. Perricone kitabında cildin zamana karşı savunmasını arttırmak için, dengesini koruyan maddeler antioksidanlar ve en önemlisi de içten dışa vuracak güzelliği yaratan besinlerin sırlarını veriyor. Cilde İyi Gelen Vitaminler Dr. Perricone, cildin gençleşmesi için yüzeyin onarımından çok daha derinlere giderek cildin her katında ve hücresinde çarpıcı ve kalıcı sonuçlar üreten, tümüyle doğal bir antioksidan program geliştirmiş. Doktor, basit C vitaminlerinin palmiye yağıyla karıştırılmasından oluşan vitamin C esterler, alfa lipoik asit, E vitamininin yüksek etkili formu tokotrienol’ler, alfa hidroksi ve beta hidroksi asitleri içeren bakım ürünlerinin gayet yararlı olduğunu vurguluyor. Yaşlanırken ciltte özellikle; kırışıklık, renk bozulması, beneklenme, damarlarda çatlamalar ve parlaklığın azalması gibi farklılıklar görülmeye başlar , diğer önemli belirtinin cildin sarkması olduğunu, çenenin altı ile burnun üstündeki deri ve gıdık düşmeye başladığında pek çok insanın “yüz gerdirme” çığlıkları atarak en yakın plastik cerraha koştuğunu söylüyor ve ekliyor: “Bir plastik cerrah, cildi sıkılaştırmak için operasyon yaptığında gerçekte kasın altı kadar cildin kendisinde de odaklanmaz. Cildin derinlerinde çalışır, kasları kendi eski yerlerine çeker ve yeni pozisyonlarında iyileşmeleri için diker. Kaslar aniden form değiştirdiği için daha genç bir görünüm sağlanır. Ama cildin genç görünmesi önemlidir. Bu yüzden de kadınlar daha doğal yollar tercih etmelidir.” Cilde İyi Gelen Besinler Cildin gençliğini ve sağlığını koruma yolunun besinlerden geçtiğini iddia ediyor Dr. Perricone. Ananas, çilek, avokado, kavun, domates gibi C vitamini yönünden zengin besinlerle ciltte oluşan kırışıklıkları ve ince çizgileri yok edebileceğini ve yaşlanan cilde genç bir pırıltı verip pürüzsüz bir yüzeyi geri getirilebileceğini söylüyor. Yani, “diyet yapayım, güzelleşeyim” lafları tarihe karışıyor. Ama böyle dedik diye herşeyi yiyebileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu yüzden yeme alışkanlıklarınızı da gözden geçirmelisiniz. İşe ilk önce markete giderek sebze Ve meyve reyonundan başlayabilirsiniz. Hemen hemen tüm meyve ve sebzeler cildiniz için harika işler yapar. Daha sonraki durağınız balık ve tavuk reyonu olabilir. Yüksek kaliteli protein yemek cildinizi parlatacak ve her zaman olduğundan çok daha sağlıklı saçlara sahip olmanızı sağlayacaktır. Fakat kırmızı etten vazgeçmelisiniz. Çünkü kırmızı et iltihaplanmayı teşvik edici bir yiyecek. Son olarak da su içme alışkanlığınıza dikkat etmelisiniz. Su, sizi canlı tutmak, cildinizin parlak, berrak ve güzel görünmesi için gerekli metabolik prosesi sürdürebilmek için vücudun ihtiyaç duyduğu bir şeydir. Yağ kimilerine göre zararlıdır ama Dr Perricone, yağ yemenizi öneriyor. Ancak iltihaplanmayı önleyen omega-3 ve iltihaplanmayı hızlandıran omega-6 yağlarını dengeli yemek şartıyla. Omega-3 daha çok balıkta ve omage-6 ise mısır yağlan, soya yağları ve ayçiçeğinde bulunuyor. Filed Under: Güzellik ## 22 Mayıs 201921 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/colyak-hastaligi-nedir-belirtileri-ve-tedavisi-nelerdir/ Tarih: 2026-09-13 belirtisi, colyak hastaligi, tedavisi Çölyak Hastalığı Nedir? Çölyak Hastalığı Belirtileri Nelerdir? Çölyak Hastalığının Tedavisi Nelerdir? Çölyak Hastalığı Tanısı Nasıl Konulur? çölyak hastalığı hakkında bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Gluten Enteropatisi olarak da adlandırılan Çölyak bir sindirim sistemi hastalığıdır. Bağırsaklarda sindirimin sağlanmasında etkin olan villus bulunmaktadır. Ancak tüysü oluşumlar da denilen yapıların bozulmasıyla birlikte ince bağırsakta hasarlar meydana gelmektedir. İşte bu hasara neden olan faktör ise buğday, arpa, yulaf veya çavdar gibi tahıllarda bulunan gluten isimli proteindir. Literatüre bakıldığında her yaşta ortaya çıkabilen bir hastalık olduğu görülmektedir. Çocukluk döneminde, ergenlikte, orta yaş ve ilerisinde ortaya çıkabilen, genetik faktörlü olan ve ailevi kalıtımın söz konusu olduğu rahatsızlıklardan birisidir. Bazı bireylerde yıllar boyu hiç belirti vermezken, çok hafif seyredebilen öykülere de rastlanmaktadır. Kişinin uzunca bir süre çölyak olduğunu fark etmemesi mümkündür ve belirtileri de oldukça hafif bir şekilde görülmektedir. Çölyak Hastalığı Nedenleri ve Alınacak Tedbirler Nelerdir? Çölyak hastalığının genetik yatkınlıktan dolayı görülebildiğini belirtebiliriz. Ancak bunun yanı sıra çevresel faktörlerin, yani glutanli gıdalar tüketmenin de etkisi vardır. Çevresel faktörlere baktığınızda anne sütünün alınmaması, kullanılan mama türleri, günlük gluten miktarının fazlaca alınması, kullanılan tahıl türleri veya uzunca bir süre antibiyotik kullanımının etkili olduğuna şahit olabilirsiniz. Bu tür durumlarda anne sütüne teşvik edilmesi, toplumun bilinçlendirilmesi ve tedaviye yönelik adımların atılması çölyak için alınacak tedbirler arasında yer almaktadır. Çölyak Hastalığı Belirtileri Nelerdir? Yaş ilerledikçe görülen belirtilerin de daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarda karında ağrı ve şişlik, kronik ishal olması, huzursuzluk hissi, enfeksiyonun artması, gelişmede gerilik, kusmak ve kilo alamamak, boy uzamasında yavaşlık gibi şikayetler görülebilirken, yetişkinlik evrelerinde ise daha fazla belirtilere rastlanmaktadır. Yetişkinlerde kasların zayıflaması ve kemik ağrıları, kansızlığın görülmesi, daha çok tuvalet ihtiyacı hissetmek, karaciğer hastalıkları, ağız içerisinde aft oluşması, gaz problemleri, sinirlilik ve cilt dökülmeleri, yukarıdaki belirtilerin dışında görülmektedir. Yukarıda belirttiğimiz Çölyak belirtilerini incelediğinizde, bu tür durumları başka hastalıklarda da görebileceğinizi düşüneceksiniz. Bu nedenle de teşhisi zorlukla konmakta olan bir hastalıktır. Ancak önemli değişimlere neden olduğu için doğru bir şekilde teşhis konması gerekmektedir. Çölyak Hastalığı Nasıl Tanı Konur? Riskleri Nelerdir? Bu hastalığın tanısı için kan testleri, bazı özel serolojik testler yapılmakta olup, kesin tanı konması amacıyla ince bağırsak biyopsisi uygulanmaktadır. Tip 1 DM, Otoimmüntiroid, Otoimmün, Down, Turner, Willians Sendromları veya IgA eksikliği çölyak ile ilintili olan diğer hastalıklardır. Eğer uzun vadede Çölyak tedavisine yönelik tedbirler alınmazsa büyüme geriliğine, Hipokrommikrositer ve Megoblastik anemiye, Otoimmün hastalıklarının artmasına, kemik erimesine, kısırlık, düşük veya depresyon gibi rahatsızlıkların görülmesine, lenfoma veya bağırsak kanserlerine yol açacaktır. Çölyak Hastalığının Tedavisi var mı? Bu hastalığın teşhisinin konmasının ardından izlenecek tek tedavi yöntemi gluten içerikli yiyeceklerden uzak durmaktır. Buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi gıdaları tüketmeyecek olan hastaların, hazır gıdaları alırken de içeriklerine dikkat etmesi gerekir ve glutensiz gıdaları tercih etmesi son derece önemidir. Çölyak hastalarının tüketebileceği besinler arasında sebzeler, meyveler, bakliyatlar, zeytin, bal, yumurta, şeker, et, balık, tavuk, konserve çeşitleri, mısır unu, pirinç unu, patates ve evde hazırlanan baharatlar yer almaktadır. Buğdayın, arpanın, çavdarın ve yulafın kullanılmasıyla hazırlanan tüm gıdalardan ise uzak durmaları gerekmektedir. Kurabiyeler, kek veya pastalar, çörekler, gofret, soslar, ketçap, bulgur pilavı, tarhana veya gluten içerikli tüm gıdalar bunlara dahildir. Galeta unu ile hazırlanan et ürünleri, mal kullanılan içecek ve sirke, puding, sakız, mayonez, dondurma gibi gıdalar da bunlar arasında yer alacaktır. Glutenle yapıştırılan kuruyemişlerin dışında işlem görmemiş olanlarının tercih edilmesi ise serbesttir. Glutensiz diyet yapacak olanların doğal gıdalara önem vermesi gerekmektedir. Dışarıda yemek yerken seçimleri dikkatli yapması gerekir. Etiketsiz gıdaları tüketmemesi, ilaçların veya kozmetik ürünlerin gluten içeriklerine dikkat etmesi ve glutenli gıdalardan uzak durması gerekmektedir. Uzman hekimlerin Çölyak hakkında görüşlerini almak ve uymanız gereken diyet listeleri hakkında fikir alabilmek için Üniversite hastanelerinin Endoktrinoloji, Gastroentroloji ve Metabolizma anabilim dallarına başvurabilirsiniz. ## Kaş Tatil Yerleri URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/kas-tatil-1311 Tarih: 2026-09-13 Tarihi Likyalılar'la başlayan Kaş'ın içinde bu uygarlığın izlerine rastlamak mümkün. Kasabanın en renkli sokağı Uzunçarşı'nın bitiminde yer alan anıt ise o dönemden kalanların en görkemlisi. Bir krala, komutana ya da zengine ait bir mezar olduğu sanılan bu anıtın dışında, ilçenin içine dağılmış bir çok kaya mezarla, amfıtiyatro da Kaş'ın tarihi dokusunu oluşturuyor. Bu mezarların dışında, ilçenin merkezindeki Rumlar'dan kalan ahşap evler de geçen zamana inat varklıklannı sürdürmeye devam ediyor. Tabii Kaş'ın tarihi dokusu sadece şehir merkeziyle sınırlı değil. İlçeden günübirlik turların düzenlendiği Patara, Xanthos, Myra ve Letoon da sadece Kaş ve çevresinin değil, hemen hemen tüm Türkiye'nin önemli antik kentlerinden. Buralara yapılan gezilerin dışında, büyük bir kanyonun üzerine kurulu olan Saklıkent ile Kekova ve Kaputaş'a düzenlenen tekne turları da Kaş'a gidenlerin başlıca tercihleri arasında yer alıyor. Kaş'a tatile gelenler, aslında bir hayli şanslı. Zira burada sadece dinlenip, eğlenmekle kalmıyor, dilerseniz çeşitli spor dallarıyla da vaktinizi geçirebiliyorsunuz. Akdeniz'in Türkiye sahillerindeki en zengin sualtı dünyasına sahip olan Kaş'ta dalış yapmak ise bu spor dallarının başında geliyor. Çok sayıda tüple dalış noktasına sahip olan ilçedeki dalış okulları, bu sporu ilk kez yapacaklar için de temelden başlayıp ileri seviyelere kadar eğitim veriyor. Kaş'a gelenlerin son iki yıldır yapma şansına sahip olduğu bir başka spor işe yamaç paraşütü. İlçenin sırtını dayadığı Asas Dağı'ndan kalkarak Kaş limanına inen tatilciler, bu süre içinde sadece Kaş'ı değil, çevresindeki oya gibi işlenmiş kıyı şeridini de görme fırsatını yakalıyor. Dalış ve yamaç paraşütünün dışında, kano, trekking, canyoning ve dağ bisikleti de Kaş'ta yapılabilecek diğer sporlar arasında yer alıyor. Kaş'tan bahsedince Meis'i atlamak olmaz. İlçe ile arasında sadece 1-2 deniz mili bulunan Meis bir Yunan adası. (Zaten ilçenin isminin Kaş olması da Meis'le bağlantılı. Meis göze, Kaş'ın kıyıları da onu çevreleyen bir kaşa benze tildiği için ilçe bu ismi almış) Önceleri Meis'te Türkler, Kaş'ta Rumlar yaşarken mübadele yıllarındaki değişimle minik Yunan adası Rumlar'ın olmuş. İşte bu nedenle gündüz Kaş'tan Meis'e baktığınızda beyaz badanalı evlerle birlikte bir cami minaresini de çok net seçebilirsiniz. Meis'in asıl büyüsü ise havanın kararıp, ışıkların yakılmasıyla ortaya çıkıyor ve Kaş'takilere, burunlarının dibindeki bu minik ada seyrine doyum olmayan bir görüntü oluşturuyor. Sıcak yaz aylarında Kaş'ın asıl keyfi akşamları çıkar. Limanın çevresine ve ara sokaklara dağılmış restoran, kafe ve barlar tatilcilere farklı alternatifler sunuyor. Kaş için, Bodrum, Çeşme gibi eğlencenin kalbinin attığı yer demek ne kadar yanlış olursa, Kaş'a gidenler eğlenceyi unutsun demek de o kadar yanlış olur. Özellikle Mavi Bar, Red Point gibi mekanların, sadece Türkiye'den değil dünyanın dört bir yanından müdavimleri vardır. Dileyene sonsuz eğlence vaadeden Kaş geceleri, dileyene de romantik, sakin saatler yaşatır. Havaların soğumasıyla birlikte küçük bir balıkçı kasabasına dönüşen Kaş'ta, yaza son veda ise 29 Ekim gecesi, Cumhuriyet Balosu'yla yapılır. Cumhuriyet'in ilk yıldönümünden beri düzenlenen ve artık bir Kaş klasiği haline gelen balo için Kaş'taki hemen hemen tüm restoranlar meydanın ortasına masalarını koyar. Bu gece için tutulan özel orkestra eşliğinde yemeklerini yiyip, eğlenen Kaşlılar ve çevreden gelen bir çok konuk cumhuriyeti coşkuyla kutlar. Yazın bitmesiyle tatilcilerin de yavaş yavaş ayaklarını çektiği Kaş sonbaharda ise bir başka güzeldir. Bazılarının, herkesin ayağını çektiği aylarda Kaş'a gelmesinin nedeni de budur zaten. Ama mevsim ne olursa olsun Kaş başkadır. Yazı da kışı da başkadır Kaş aşıkları için. İşte bu nedenle yolu ne kadar uzun olursa olsun, bulduğu en küçük fırsatta kendini bu küçük ilçeye atar bazı insanlar. Melisaların kokusunu içine çeker, önünde uçsuz bucaksız uzanan Akdeniz'e bakar ve her defasında çılgınca bir tutkuyla yeniden bağlanır Kaş'a. Farklı bir antikacı: Turqueria Kaş deyince, akla gelen ilk yerlerden biri de Uzunçarşı'dır. Tarihi dokunun mümkün olduğunca korunduğu ve yerli, yabancı turistlerin mutlaka uğradığı Uzunçarşı'da üstü ahşap cumbalı evlerin alt katlarında gümüşçü, halıcı gibi dükkanlar sıralanır. Sokağın başından yukarıya doğru yavaş yavaş çıkarken sol tarafta diğerlerinden oldukça farklı bir dükkan göze çarpar. Restore edilmiş cumbalı evlerden birinin alt katında yer alan "Turqueria" adlı bu dükkanın diğerlerinden farkı ise içinde barındırdığı birbirinden nadide ve özel antikalar. Antikacılığı Kapalıçarşı'da çalışırken öğrenen Orhan Yılmaz ile eşi Martina'nın sahibi olduğu Turqueria'daki objeler heryerde kolay kolay karşılaşılmayacak cinsten 1990 yılındaki Körfez Krizi'nden sonra Kapalıçarşı'da işlerin durması üzerine 1992 yılında Kaş'a taşınan Yılmaz ailesi, ilçeye farklı konseptde bir dükkan kazandırmış. Konseptin farklılığı ise barındırdığı objelerden kaynaklanıyor. Turqueria'daki malların bir çoğu bizzat Orhan ve Martina Yılmaz tarafından özel kolleksiyonlardan, antika pazarlarından ve müzayedelerden toplanıyor. Gemi eskisi, dürbün, uçak pusulası gibi teknik aletler, Osmanlı'dan kalma silahlar, yine Osmanlı dönemine ait cep saatleri, şömine saatleri, 1840-1960 dönemlerine ait yağlıboya tablolar Turqueria'nın demirbaşlarını oluşturuyor. Bunların yanı sıra, dükkanda 1880 Fransız yapımı olup, yine aynı yıl Osmanlı donanmasına hediye edilmiş barometreli, termometreli, Osmanlı kadranlı gemi saati gibi çok nadide parçalara da rastlamak mümkün. Karagöz-Hacivat tasvirleri ise Turqueria'nın ayrılmaz parçaları haline gelmiş. Buradan alışveriş yapmanın en keyifli yanlarından biri ise Orhan Yılmaz'dan, aldığınız her parçanın hikayesini öğrenebilmeniz. İnsanlara bir malı bilgi ile birlikte satmanın çok önemli olduğunu söyleyen Yılmaz, bu durumda müşterilerin malı, tarihi ve kültürüyle satın aldıklarını düşündüklerini söylüyor. kategori Aktiviteler Permalink Comment ## Rize Zilkale Gezi Rehberi → URL: https://trendhayat.com/rize-zilkale-gezi-rehberi/ Tarih: 2026-09-12 Zilkale Nerede? Zilkale Nasıl Gidilir? Zilkale Tarihi? Zilkale Yemek Yeri? Zilkale hikayesi, Zilkale Hakkında bütün bilgileri Rize-Zilkale yazımızda bulabilirsiniz. Görkemli ve Muhteşem Manzaralı Zilkale Doğu Karadenizin güzel ili Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde 15 kilometre güneyinde Fırtına Deresinin batı yamacının üzerinde kurulmuş görülmeye değer manzaralı muhteşem kalelerden biridir. Sarp kayaların üstüne kurulan bu kale deniz seviyesinde 750 metre, Fırtına Deresinde 100 metre yüksekliğinde olup, 13. yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilmektedir. Sarp kayaların üzerine inşa edilen Rize-Zilkale uzak mesafelerden tarihi yansıtıyor. Kale dış surlar, orta surlar ve iç kaleden oluşur. Dış kale kapısı kuzeybatı yönündeki patika yolla sağlanır. Bir teras yardımıyla orta sur seviyesine ulaşılır. Bu alandan da ikinci kapı yardımıyla kalenin içine girilir. Orta alanda üç adet önemli bölüm bulunur. Muhafız odası, şapel ve baş kuledir. Duvarların üzerinde doğu yönü yani vadi ve manzara yönündeki kemerli pencereler diğer yönlerinde ise mazgal delikleri mevcuttur. Kalenin üstü dendanlı bir teras olduğu tespit edilmiştir. Biraz ürkütücü olsa da aşağı bakmak dağların manzarası, aşağıda çağlayan fırtına deresinin sesi seyrine doyumsuz bir manzara sunuyor. Zilkale Tarihi Kalenin rize kalesiyle eş zamanda yani 5-6 yüzyıllarda ahşap bi yapı olarak inşa edildiği tahmin edilmektedir. Taş kale görünümünü ise 13 yüzyıla dayandığı tahmin edilmektedir. Doğu Roma İmparatorluğu zamanında tehlikeler karşı gözleme kalesi olarak kullanılmıştır. Kale-i Bala, Ciha Kalesi, Pazar Kız Kalesi, Rize Kalesi gibi önemli kalelerin haberleşme alanın kilit noktası olmuştur. Osmanlının fethiyle bu kale kullanılmaya devam etmiştir. Osmanlı Devleti açısında ticari ve askeri öneme sahip olan bu kale doğu yolunu gözetleme ve kervan sarayların konaklanması için kullanılmıştır. Zilkale Nerde? Zilkale’ye Nasıl Gidilir? Doğu Karadenizin güzel ili Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde 15 kilometre güneyinde Fırtına Deresinin batı yamacının üzerinde kurulmuş bir kaledir. Buraya gitmek için çamlıhemşin çıkışından yol ikiye ayrılmakta sağdan gidildiğinde zilkale’ ye ulaşılmaktadır. Buraya kadar yollar iyi bir sorun olmuyor. Arnavut kaldırımıyla döşenen yoldan rahatça çıkabilirsiniz. Buradan sonra durağımız Palovit Şelalesi olmuştu zilkaleye çok uzaklıkta değil. Palovit Şelalesinden sonra çıkmak istediğimiz yaylara çıkamadık maalesef yollar kötüymüş orada yaşanan kişiler gitmemizi önerdi. Tabi ki biz çıkarız diye düşündük ama kısa bir mesafeden sonra geri döndük. Zilkale Yemek Yeri Zilkale’nin hemen yanında yemek yiyebileceğiniz yer mevcut. Açsanız kendinize uuygun bir şeyler bulabilirsiniz. Bu arada manzarası güzel bir yer. ## İstillal Marşımız ve Mehmet Akif Ersoy ‘ un hayatı URL: https://trendhayat.com/mehmet-akif-ersoy-kimdirhayati/ Tarih: 2026-09-12 Mehmet Akif Ersoy kimdir? Mehmet Akif Ersoy Hayatı, Mehmet Akif Ersoy Nereli? Mehmet Akif Ersoy Ne Mezunudur? Mehmet Akif Ersoy Kaç Yılında Vefat Etmiştir? İstiklal Marşımızın yazarı olan milli şairimiz hakkında öğrenmek istediğiniz bilgiler yazımızda bulabilirsiniz. İstiklal Marşı başka olmak üzere bir çok önemli eseri olan Mehmet Akif Ersoyun hayatını bizler bizden sonra nesillere mutlaka aktarmalıyız. Mehmet Akif Ersoy Kimdir? Buhara’dan Anadolu’ya göç eden bir ailenin kızı olan Emine Şerif Hanım ve Kosova doğumlu Fatih Cami medrese hocalarında Mehmet Tahir Efendinin oğlu olan şairimiz 20 Aralık 1873 yılında doğdu. Dil derslerine büyük ilgi duyan şairimiz ilkokul yıllarında babasından Arapça öğrenmeye başladı. Rüştiyede eğitiminde boyunca Türkçe, Fransızca, Farsça, Arapça derslerinden başarılı olan şairimiz bu derslerde hep birinci olmuştur. 1885 yılında önemli okullardan Mülkiye İdadisinde başladı. 1888 yılında okulun yüksek kısmında okurken babasını kaybetti. 1889 yılının evlerinin yanması sonucunda okulu bıraktı. Meslek sahibi olmak için o yıl yeni açılan Ziraat ve Baytar Mektebine kayıt oldu. Spora ilgisi olan şairimiz güreş arkadaşından güreş öğrendi. Kuran-ı Kerimi 6 ayda ezberledi ve hafız oldu. 1895 yılında Mektep Mecmuasında KURAN’A HİTAP isimli şiiri yayınlandı. 1898 yılında 25 yaşında iken Mehmet Emin Beyin kızı İsmet hanımla hayatını birleştirdi. O yıllar Maarif Dergisinde Fransızca, Arapça ve Farsça da yaptığı çeviriler yayınlandı. Baytarlık mesleğinden daha çok Mehmet Akif ERSOY şiirleri ve şairliğiyle öne çıkan Mehmet Akif ERSOY 1906 yılında öğretmenlik yaşamına Halkalı Baykar Mektebinde başladı. II. Meşrutiyeti etkisinde kalan şairimiz 27.08.1908 yılında yayınlanan Sırat-ı Müstakim dergisinde başyazarlık yaptı. Milli mücadeleyi destekleyen şairi Ankara’ya giderek. 1 Meclisinde 1920 yılında burdur milletvekili seçildi.Balkan Savaşları,Çanakkale ve Kurtuluş Savaşları arasında çeşitli vazifelerde bulundu. 06 Şubat 1920 yılında Zağnos Paşa Camide hutbe verdi. Bu hutbeler halk tarafından büyük ilgi gördü. Başka yerlerde de hutbe verip, konuşmalar yaptı. 1921 yılında 500 lira ödüllü İstiklal Marşı şiir yarışmasına başta katılmamıştır. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey’in ricası ve arkadaşının ısrarı üzerine Orduya ithaf ettiği İstiklal Marşı 12 Mart 1921 tarihinde 17:45′ de kabul edilmiştir. Milli şairimiz kazandı 500 lirayı hayır kurumuna bağışlamıştır. Milli şairimiz Kurutuluş Savaşından sonra uzun yıllar Mısır yaşamış. 17 Haziran 1936 yılında İstanbul’ a dönmüş. 27 Aralık 1936 yılında hayatını kaybetmiştir. Edirne Kapı Şehitliğinde kabristanı bulunmaktadır. Mehmet Akif ERSOY’ un Eserleri Milli şairimiz eserleri Safahat genel adı altında şiirleri 7 kitabı ve yılları şunlardır; Safahat- 1911 Süleymaniye Kürsüsünden 1912 Hakkın Sesleri-1913 Fatih Kürsüsünden- 1914 Hatıralar-1917 Asım- 1924 Gölgeler 1933 İstiklal Marşı Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal… Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, ‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana va’dettigi günler hakk’ın… Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı: Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na’şım; O zaman yükselerek arsa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal! Mehmet Âkif Ersoy Diğer biyografi yazılarımıza da göz atabilirsiniz. ## Kabakulak Hastalığı Belirtileri Nedir? Kabakulak Tedavisi URL: https://trendhayat.com/kabakulak-hastaligi-belirtileri-nedir-kabakulak-tedavisi/ Tarih: 2026-09-12 Kabakulak Nedir? Neden Olur? Parotitis epidemica Nedir? Kabakulak Belirtileri ve Tedavisi Nedir? Kaba kulak Hastalığına Ne İyi Gelir? KABAKULAK (Parotitis Epidemica) Kabakulak, hastalık etkeni virüslerin çeşitli yollara vücuda girmesi ve tükürük bezlerine yerleşerek bu bölgede enfeksiyonlara neden olması sonucunda ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır. Tükürük bezlerine yerleşen virüsler burada ürer ve dokuda bazı deformasyonlara neden olarak tükürük bezlerinden birisinin ya da her ikisinin de şişmesine neden olur. Vücudumuz için önemli bir özelliğe sahip olan tükürük bezleri kulak ve çene arasında bulunduğu bunlarda oluşan şişlikler ciddi ağrılar oluşturabilmektedir. Kabakulak hastalığı çoğunlukla 5 ile 14 yaş arasındaki çocukları tehdit eden bir sağlık problemidir. Bu nedenle özellikle okul çağına gelmiş çocuklar arasında hastalık etkeni virüslerin yayılmasını önlemek amacıyla gerekli tedbirlerin alınması gerekir. Bu hastalığı hayatınızda sadece bir kere yakalanmanız ve iyileşmeniz size ömür boyu bağışıklık sağlayacağı için bir daha kaba kulak hastalığı geçirme ihtimaliniz ortadan kalkar. Kabakulak Hastalığı Neden Olur? Hastalığın oluşmasındaki başlıca etken paramiksovirüs familyasından zararlı bir mikroorganizma olan kabakulak virüsüdür. Bu virüsler hem bağışıklık sistemleri daha zayıf olduğu için hem de daha kolay yayılma ortamı buldukları için çoğunlukla çocukluk dönemlerinde ortaya çıkar ve çeşitli enfeksiyonlara neden olur. Bunun yanında çocukluk dönemlerinde kabakulak aşısı olmayan ya da daha önce bu hastalığı geçirmemiş yetişkinlerde de görülebilmektedir. Kabakulak Belirtileri Nelerdir? Özellikle çocukluk dönemlerinde yaygın bir şekilde görülen kabakulak hastalığının belirtileri virüsler vücuda yerleştikten yaklaşık 2 ile 3 hafta sonra görülmeye başlar. Tükürük bezlerinde enfeksiyon oluşuma bağlı kulak arkası, yanak ve çene bölgesinde şişlikler görülür. Semptomların bazı kişilerde hafif bazılarında ise ağır bir şekilde ortaya çıktığı kaba kulak hastalığının genel olarak belirtileri ise aşağıdaki şekilde sıralanabilir. Enfeksiyonlara bağlı olarak tükürük bezlerinde ağrı ve şişlik.Yutkunurken zorlanma.Baş ağrısı (Bazen şiddetli baş ağrıları oluşabilir).37.5 ile 39 arasında değişen ateş.Kas ve eklem ağrıları.Halsizlik.Mide bulantısı, iştah kaybı. İştah kaybına bağlı olarak kiloda azalma. Kaba kulak Teşhisi Nasıl Yapılır? Doktorlar muayene sırasında öncelikle kişinin genel durumunu gözlemledikten sonra oluşan şişlikleri eliyle kontrol eder ve eğer bir anormallik fark ederse hastanın bademciklerinin pozisyonuna bakar. Ateşin de ölçülmesinin ardından elde edilen tüm veriler hastalığın varlığına işaret ediyorsa kişiye kabakulak teşhisi konulmaktadır. Bunun yanında hekim muayene sırasında hastalığın varlığından tam olarak emin olamazsa boğaz veya burundan mukus örneği alabilir, kan testleri yapabilir ya da menenjit ve ensefalit gibi durumlardan şüpheleniyorsa da omurilik sıvısı aspirasyonu alarak hastalık etkeni virüslerin varlığını tespit edebilir. Kaba kulak Tedavisi Nasıl Yapılır? Günümüzde kabakulak hastalığının bilinen herhangi bir tedavi yöntemi yoktur. Hastalığın başlangıcıyla birlikte ortaya çıkan enfeksiyonlar kişinin durumuna göre genellikle 1 ya da 2 hafta içerisinde geçmektedir. Virüslerin neden olduğu bir sağlık problemi olduğu için hastalığın iyileşmesi amacıyla antibiyotik kullanılması herhangi bir iyileşme sağlamamaktadır. Hastalıkla mücadelede en etkili yöntem çocukluk dönemlerinde yapılan kabakulak aşısıdır. Bu şekilde hastalığa karşı bağışıklık kazanılarak ilerleyen yaşlarda olma ihtimali ortadan kalkar. Hastalığa Ne İyi Gelir? Kabakulak hastalığının belirtilerinin hafiflemesi ve iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla aşağıdaki bazı uygulamalar yapılabilir. Vücudunuzu yoracak her türlü aktiviteden uzak durun.Kabakulak nedeniyle oluşan yüksek ateşi düşürmek ya da ağrıları hafifletmek amacıyla ibuprofen ve parasetamol gibi ilaçlar kullanılabilir.Tükürük üretimini hızlandıran veya yutkunma güçlüğüne neden olabilecek gıdaların tüketiminden kaçının.Vücudunuzdaki toksin maddelerin atılmasını kolaylaştırmak için gün içerisinde bol bol su içmeyi ihmal etmeyin.Ağrıları azaltmak amacıyla şişmiş bezlerin üzerine soğuk ya da ılık kompres uygulanabilir.Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve iyileşme sürecini hızlandırmak için kemik suyuyla yapılan çorba, kefir, yoğurt ve patates püresi gibi hem çiğnemesi kolay hem de besleyici içeriğe sahip gıdalar tüketilebilir.Portakal, greyfurt, limon, sirke ve domates gibi asitli gıdaların tüketilmesi hassaslaşan tükürük bezlerinde ağrıların artmasına neden olacağı için bu tür besinlerden uzak durulmalıdır.Hastalık etkeni virüslerin yayılmasını önlemek ve amacıyla eller düzenli olarak yıkanmalıdır. Ayrıca kabakulak hastası olan kişilerle yakın temasta bulunulmamalı ve zorunlu olmadıkça onların kişisel eşyalarına da dokunulmamalıdır. Alakalı Yazılarımız Su Çiçeği Nedir Çocuklarda Bulaşıcı Hastalıklar Bulaşıcı Hastalıklar Çocuklukta Kabakulak Boğmaca Nedir ## Kekik Çayının Faydaları Nelerdir? — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/kekik-cayinin-faydalari-1151/ Tarih: 2026-09-11 Kekik Çayının Faydaları Nelerdir? Kekik Çayının Faydaları ve Kekik Çayı Nasıl Yapılır? Ballıbabagiller familyasındandır. Kekik antik zamanlarda dahi tanınan bir bitkiydi. Filozof Theophrate ve Dioscoride, kekiğin kasılmaları yatıştırdığını, bağırsak ve karaciğer iltihaplanmalarını azalttığını ve her türlü spazmı yatıştırdığını söylüyorlardı. Kekik, 20-30 cm boyunda, pembe veya beyaz çiçekli, sürüngen, odunsu ve küçük çalımsı, çok yıllık bir bitkidir. Kokusu ve tadı aromatiktir. Mayıs-eylül ayları arasında çiçek açar. Haziran-temmuz aylarında toplanan bitkide timol ve carvacrol seviyesi en yüksektir. Türkiye’de 40 kadar kekik türü bulunmakta olup bunlar birbirlerinden ayrılmadan tedavide kullanılır. Kurak tepe ve sırtlarda, kümeler halinde yetişir. Thymus vulgaris yabani olarak yetişmez, kültürü vardır. Kekik Çeşitleri •Beyaz kekik (Thymi capitati herba): Batı ve Güney Anadolu’da kurak yerlerde yetişen, 20-50 cm boyunda, tüylü ve kırmızı çiçekli bitkidir. •Thymus longicaulis C. PRESL ile Thymus praecox OPIZ türlerinin çiçekli dalları Türkiye’de “sater, satir, zahter, zatrin, yabani kekik veya yabani sater” isimleri altında kekik yerine kullanılmaktadır. •İstanbul kekiği (Origani heracleotici herba): Trakya ve Ege bölgesinde yetişen, 60 cm’e kadar boyunda, beyaz çiçekli, çok yıllık çalımsı bitki. Bu türden elde edilen uçucu yağ da kekik yağı yerine kullanılır. •İzmir kekiği, peynir kekiği, akkekik (Origani smyrnaei herba): Batı Anadolu’da bol yetişen, 60 cm’e kadar boyunda, beyaz çiçekli, sık tüylü, çok yıllık bitki. Türkiye’de kekik adı altında baharat olarak kullanılmaktadır. Su buharı destilasyonuyla elde edilen uçucu yağ (Origani smyrnaei oleum) da kekik yağı yerine kullanılır. Bir ihraç ürünüdür. •Kara kekik, karabaş kekik, zahter, sater (Thymbrae herba): Thymbra spicata L. türünün kurutulmuş çiçekli dalları. Trakya, Batı ve Güney Anadolu’da bol yetişen, 50 cm’e kadar boyunda, tüylü, pembe çiçekli, çok yıllık çalı görünüşünde bitki. Güneydoğu Anadolu’da (Gaziantep) sater veya zahter adıyla tanınmakta olup infüzyonu çay yerine içilmektedir. Batı Anadolu’da kekik yerine kullanılmaktadır. Kekiğin Faydaları Kekiğin tıbbi olarak, iltihap giderici, ağrı dindirici, balgam söktürücü ve immun sistemi destekleyici etkileri mevcuttur. Akciğer ve bronşlar, mide ve bağırsaklar kekiğin başlıca kullanım alanlarıdır. Sindirim sisteminde görülen ekşimeler ve kramplı ağrılar için faydalıdır. Balgamlı bronşit, bronşiyal astımlarda ve boğmacada oldukça başarılıdır. Solunum yollarını sterilize eder. Grip, nezle, anjin ve öksürük rahatsızlıklarında yardımcıdır. Kekiğin tıbbi etkisi içeriğindeki ‘timol’ ve ‘karvakrol’ adlı maddelerden kaynaklanır. Aktif maddelerden timol, antiseptik ve antioksidan özelliğe sahiptir. İleri teknolojik yöntemlerle yapılan analizlerde, kekiğin yaprak ve çiçeklerinde timol, simol, karkavoldan oluşan yüksek oranda uçucu yağ, ayrıca saponin, fenolik bileşikler, demir ve kalsiyum tuzları olduğu saptanmıştır. Antioksidanlar hücreleri koruyarak kalp hastalıkları ve kanserle savaşan maddelerdir. Amerikalı bilim adamları tarafından yapılan bir araştırma kekiğin en kgüçlü antioksidanlardan biri olduğunu göstermiştir. Purdue Üniversitesi doktorlarından Wei Zheng’in araştırması, 1 gram kekikteki antioksidan miktarının, aynı miktardaki çileğin 4, portakalın 12, elmadakinin ise 42 katı olduğunu göstermiştir. Kekik yağının antimikrobik etkisi olduğuna dair Brasseur 1983’de, Frönlich 1982’de, Jansen ve ekibi 1987’de Thomas 1958’de ve kramp çözücü olduğunu Vanden Brouke 1981’de Lemli 1982’de Reiter Brandt 1985’de detaylı araştırmalar yapmışlar ve belgelemişlerdir. Kekik yağı 1/1000 oranında dahi sıvılaştırılsa virüs, bakteri ve mantarları öldürebilecek özelliktedir. Almanya’da 7783 akut bronşit hastaları 2 gruba ayrılmış; birinci gruba kekik ve duvar sarmaşığı ekstresi ya da kekik ve çuha kökü ekstresi, ikinci gruba ise kimyasal ilaçlar verilmiştir. Bu deneme tedavisi sonunda bitkisel ilaç alanların kimyasal ilaç alanlara göre daha iyi durumda oldukları saptanmıştır. ABD’de New York Long Island Üniversitesi uzmanlarınca yapılan araştırmalara göre, kekikte bulunan anti kanserojen “karvakrol” maddesi, prostat kanserine sebep olan hücreleri imhaya zorluyor. Karvakrol sayesinde protonların hücre dışı sıvısına geçişi artıyor ve zarları parçalanan kanserleşen hücreler ölüyor. 2010 yılında ‘International Journal of Phytotheraphy‘de yayınlanan çalışmada karvakrolün metastaz yapmış meme kanseri hücreleri üzerindeki etkisi ve etki mekanizmaları araştırılmış ve sonuç olarak karvakrolün ‘programlanmış hücre ölümü’nü aktive ederek meme kanseri hücrelerinin ölümüne neden olduğu gösterilmiştir. Almanya’da yapılan ve 2011 Ocak ayında ‘Anticanser Research’ adlı bilimsel dergide yayınlanan hücre deneyi çalışmasında kekik yağının ağız boşluğunun ‘yassı hücreli kanseri’ hücreleri üzerindeki etkisi incelenmiş ve kekik yağındaki aktif maddelerin kanser hücre büyümesini yavaşlatığı tespit edilmiştir. Kekiğin Zararları Varmıdır? Kekikotuna ve ballıbabagillerden diğer bitkilere karşı bilinen allerjide, huş ağacı poleni veya kereviz allerjisinde çapraz allerji görülebileceğinden kullanılmamalıdır. Ağır karaciğer hasarı veya tiroid fonksiyon bozuklukları olan hastalarda thymol ve carvacrolün yüksek dozda ve uzun süreli kullanımı bu hastalıkların seyrinde bozulmaya neden olabileceğinden, bu olgularda kekik preparatlarının kullanımında dikkatli olunmalıdır. Kekik Çayı Nasıl Hazırlanır? 1-2 çay kaşığı kekik, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 7-8 dakika demlenip, süzülür. Günde 2-3 bardak sıcak olarak içilir. Gargara İçin İnfüzyon 2 kahve kaşığı kıyılmış kekikotu üzerine bir fincan su kaynar su dökülür, üstü kapalı olarak 5 dakika kadar bekletilip süzülür. Günde birkaç kez gargara yapılır. Banyo 100gr. kekik, bir tülbentin içine gevşekçe bağlanarak, 2-3litre suya eklenir. Kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra 15 dakika demlenir, tülbentteki posa iyice sıkıldıktan sonra banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikayı aşmamalıdır. Kekik Yağı Bazı Thymus türlerinin çiçekli dallarından su buharı destilasyonu ile elde edilen uçucu yağ. Kekik Suyu Batı ve Güneydoğu Anadolu yaylalarında yetişen bazı Origanum türlerinin çiçekli dallarından su buharı destilasyonu ile elde edilir. Filed Under: Beslenme ## Un Kurabiyesi Tarifi Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/un-kurabiyesi-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-09-10 Un Kurabiyesi Tarifi, Un Kurabiyesi Nasıl Yapılır? Un Kurabiyesinin Püf Noktası, Un Kurabiyesi Kalori. Un Kurabiyesi İçin Gerekli Malzemeler bu kurabiye yapımı hakkında ayrıntılı bilgiyi yazımızda bulabilirsiniz. Kurabiye denilince ilk akla gelen kurabiye çeşidi Un Kurabiyesidir. Herkes tarafında severek tüketilen, kolay kolay bayatlamayan, ağızda dağılmasıyla damakları şenlendiren bu kurabiye çayın ve kahvenin yanına çok yakışır. Misafirliğe gelen eş dost, akraba, komşu gibi sevdiklerinizi ve kendinize bu kurabiyeyi pratik bir şeklinde yapabilirsiniz. Ağızda dağılan bu kurabiyenin tüm püf noktalarıyla size anlatmaya çalışacağız mutlaka bir yerlere not etmeyi unutmayın. Un Kurabiyesi Yapımı Un Kurabiyesi Malzemeler 250 gram tereyağı veya margarin (Oda sıcaklığında) 1 çay bardağı sıvı yağ 4 çorba kaşığı buğday nişantası 1 su bardağı pudra şekeri Aldığı kadar un Üzeri İçin Yarım bu bardağı pudra şekeri Not: Bu kurabiye 10 kişilik olup, 20 dakikada hazırlanır ve 15 dakikada pişer. Un Kurabiyesi Tarifi Nasıl Yapılır? Orta derinlikte bir kap alalım. Kapın içine oda sıcaklığına gelmiş 250 gram terayağı veya margarin koyalım. Üzerine 1 çay bardağı sıvı yağ, 4 yemek kaşığı buğday nişastası ekleyip yoğuralım. Yarım su bardağı pudra şekeri ekleyelim tekrar yoğuralım.(diğer kalan yarım su bardağı pudra şekerini üzerinde kullanacağız.) Daha sonra unu yavaş yavaş kontrollü bir şekilde ekleyelim. Hamuru iyice yoğurma işlemi yapın dağılma çatlama yapmasın. Ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar un ekleyebilirsiniz. Hazırladığınız hamuru iki bezeye ayırın, Her iki hamurunda rulo haline getirin. Rulo haline getirdiğimiz hamurun üzerine, sağına ve soluna çatal yardımıyla şekil verin ve yan yan kesin. Kurabiyeyi pişireceğiniz tepsiyi hazırlayalım. Tepsiye yağlı kağıt serelim. Çatal yardımıyla şekil verdiğimiz ve yan yan kestiğimiz kurabiyeleri tepsiye dizelim. Önceden ısıtılmış fırında ama fırın çok sıcak olmamalı ılık olmalı. 170 derecelik fırında 15 dakika pişirelim. Pişme esnasında kontrol edelim fazla pişirmeyelim. Fırında çıkınca kurabiyeler nemli ve yumuşak olabilir, kurabiye zamanla kendi kıvamını alacaktır. Soğuyan kurabiyelerimizi kalan yarım bardak pudra şekerini ile harmanlayalım. Deneyeceklere şimdiden afiyet olsun. Un Kurabiyesi Püf Noktaları Kurabiye yapacağınız malzemeler oda sıcaklığında olması ve malzemelerin iyice özdeşmesi için önemlidir. Yoğurtma işlemine dikkat edelim iyi bir şekilde hamurumuzu yoğuralım hamurda çatlama ve bölünme yaşamayın. Kurabiyenin pişeceği fırının önceden çok ısıtılmaması gerekir. Fırının ılık olması yeterlidir. Kurabiye çok yüksek ayarda pişirilmemeli ve pişme sürei 15 dakikadan fazla olmamalıdır. Pişen kurabiyeleri ister pudra şekerine bulaya bilirsiniz isterseniz sadece üzerine serpiştirin tercih sizin. Kurabiyelerinize yayılmadan dağılmadan pişirmek istiyorsanız eğer,buzdolabında kurabiye hamurunuzu biraz bekletebilirsiniz. Un Kurabiyesi Kalori Kilo vermek isteyenler, kilosuna dikkat eden ve yediklerinin kalorisini merak ederler için bir adet un kurabiyesi maalesef 128 kaloridir. Yağ ve şeker oranı fazla olan bu kurabiyeyi fazla tüketmeyin. Un Kurabiye Şekilleri Yukarıda tarif ettiğimiz gibi hazırlanan hamuru iki bezeye ayırın, Her iki hamurunda rulo haline getirin. Rulo haline getirdiğimiz hamurun üzerine, sağına ve soluna çatal yardımıyla şekil verin ve yan yan kesin. Hazırladığınız hamurunu dondurma kaşığı ile alarak dondurma şekli verebilirsiniz. Elinizle veya herhangi bir kalıpla da şekil verebilirsiniz. Un Kurabiye Çeşitleri Hazırladığınız hamurun içine kakao ilave ederseniz, kakaolu un kurabiyesi yapabilirsiniz. Hazırladığınız hamurun içine tarçın ilave ederseniz, tarçınlı un kurabiye yapabilirsiniz. Hazırladığınız hamurun içine ezilmiş fındık ilave ederseniz, fındıklı un kurabiye yapabilirsiniz. Hazırladığınız hamurun içine tahin ilave ederseniz, tahinli un kurabiye yapabilirsiniz. Eğer isterseniz hamurunuza bölerek hafif eklemelerle kurabiye çeşitliliğini arttırabilirsiniz ## bagisiklik sistemi nasil guclenir URL: https://trendhayat.com/saglik/bagisiklik-sistemi-nasil-guclenir-2099/ Tarih: 2026-09-10 Bağışıklık Sisteminin Önemi Nedir? Bağışıklık sistemi, vücudumuzu hastalıklara karşı koruyan, patojen ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden fonksiyonların tümüdür. Bağışıklığın güçlendirilmesi, hastalıklara karşı direnç kazanmak ve soğuk algınlığı, grip ve kanser riskini azaltmak için önemlidir. Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir? Bağışıklığa İyi Gelen Yiyecekler A , E, C, B vitaminleri, selenyum, çinko ve demir bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde rol oynayan vitamin ve minerallerdir. A vitamini antitümör aktivite, savaşçı hücreler güçlendirilmesi, antikor tepkisinin artırılması dahil birçok bağışıklık sürecini destekler. C vitamini antiviral ve antibakteriyal etkisinin yanı sıra bağışıklık sistemini güçlendirir. E vitamini serbest radikallerin tutulmasında rol oynar. Folik asit ve B12 vitamin eksikliği savaşçı hücre sayısının ve enfeksiyona sebep olan organizmalarla savaşma yeteneğinin azalmasına yol açar. Selenyumun bağışıklık sisteminin tüm parçaları üzerinde etkisi mevcuttur. Çinko birçok virüs cinsinin çoğalmasını önler ve birçok bağışıklık sistemi reaksiyonunda hayati işlevi vardır. Demir eksikliği lenf bezlerinin yapısının bozulması , savaşçı hücrelerin fonksiyonunun azalması gibi bağışıklık sisteminde önemli bozukluklara yol açar. (Ancak aşırı dozlarda vitamin alımı olumsuz etkilere yol açabilir. A, D, E, K gibi yağda eriyen vitaminler vücutta depolandığı için uzun müddet yüksek doz kullanımı toksik etkiye sebebiyet verebilir.) Pekçok meyve ve sebze sahip oldukları antioksidanlar sebebiyle kansere karşı korunma sağlar. Turunçgil meyvesinin içeriğindeki karoten nedeniyle kanserin önlemesine yardımcı olur. Domatesteki likopen prostat, mesane, meme, sindirim sistemi ve serviks kanseri riskini azaltabilir. Greyfurt, limon, portakal gibi turunçgiller sahip oldukları C vitamini, karotenoidler, flavonoidler, glutatyon gibi enzimlerle bağışıklık sistemine destek olur. Sarımsak allicin adlı çok güçlü bir antioksidan içerir. Sarımsak ve soğandaki allilik sülfitler bağışıklık sistemini güçlendirir ve serbest radikallerin atılımını arttırır. Önemli bir selenyum kaynağı olan sarımsak, sağlıklı bir hayat için gerekli sülfürü de içerir. Sarımsak ve soğan sahip olduğu selenyum ve kükürtlü bileşikler nedeiyle enfeksiyonlar ve kansere karşı koruyucu etki gösterir. Kükürtlü bileşik olan allisin vücutta doğal bir antibiyotik etki sağlar. Brokoli, lahana ve karnabahar gibi besinlerin içerdikleri glukozinolatlar sayesinde kanser riskini azalttıcı özelliktedir. Bu besinler önemli beta karoten kaynağıdır ve serbest radikallerin zararlarına karşı koruyucu etki gösterirler. Meyve ve sebze ve çayda bulunan flavonoidler kanser gelişimini engeller ve enfeksiyonlara karşı korur. Yeşil çayın siyah çaya göre 3-5 kat daha güçlü antioksidan etkisi vardır. Semizotu, ıspanak, pazı, tere, roka gibi yeşil yapraklı sebzeler İçerdikleri A, C, E vitaminleri, folik asit sayesinde güçlü antioksidan etki gösterirler. Badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumlar E, B2, B6 vitaminleri, selenyum, çinko, kalsiyum mineralleri içeririr. İçerdiği sağlıklı yağ asitleri nedeniyle kalbi koruyucu etkisi var. Ekmek mayasından (Saccharomyces Cerevisiae) üretilen Beta-Glukan bağışıklık sistemini güçlendiren doğal bir maddedir. Enfeksiyonlara karşı savunmadan sorumlu olan makrofaj, nötrofil ve monosit gibi beyaz kan hücrelerini aktive eder. Ekinezya bitkisi, bağışıklık sistemini destekler ve doğrudan antiviral aktivite gerçekleştirir. Kuşburnu, antioksidan ve antienflamatuar etkinliktedir. Osteoartrit ve soğuk algınlığı tedavisindeki yararları çalışmalarla gösterilmiştir. Mürver bitkisiyle ilgili ön çalışmalar grip virüsü üzerinde etkili olduğuna dair bulgular sağlamıştır. Zerdeçal ve zencefil vücudun enfeksiyonlarla mücadelesini destekler ve toksinlerin dışarı atılmasını sağlar. Zencefilin enfeksiyon azaltıcı ve kolon kanserini önleyici etkisine dair araştırmalar mevcuttur. Probiyotikler hastalık yapan mikroorganizmaların çoğalmasını önler. Yoğurt ve kefirde yüksek oranda bulunur. ## Sirkenin Faydaları ve Zararları URL: https://trendhayat.com/sirkenin-faydalari-ve-zararlari/ Tarih: 2026-09-09 Sirkenin Faydaları Nelerdir? Sayısız mucizesi olan sirkenin faydaları saymakla bitmemektedir. Sirkenin içerdiği mineraller, vitaminler ve yararlı asitler sayesinde insan sağlığına birçok yarar sağlamaktadır. Sirke kullanım alanları çok zengindir. Yemeklerimizde ve salatalarımızda verdiği tat, sağlığımıza verdiği yararlarla sirkeyi yaşantımızda mutlaka yer vermeliyiz.. Sirke fermantasyon yöntemiyle meydana gelen asidik bir sıvıdır. Fermantasyon sirke oluşumunda çok önemli bir etkendir. Fermantasyon ürünleri probiyotik içerdiğinde sağlığımız için bulunmaz bir nimettir. Bu nedenle fabrikasyon ürünlerde fermantasyon süresi çok az olduğundan, evde yapılan sirkeyle aynı tat, aynı kalite ve aynı derecede fayda sağlamamaktadır. Evde doğal elma sirkesi nasıl yapılır yazımızı da sirke yapımını anlatmıştık. Sirkenin İnsan Sağlığına Faydaları Sirkenin içerdiği mineraller, vitaminler ve yararlı asitler sayesinde insan sağlığına birçok yarar sağlamaktadır. Bakterilerle savaşan sirke, insülin direncinden, cilt hastalıklarına, kilo vermeye, hipertansiyona, kansere gibi bir çok hastalıkların tedavisinde yardımcı olmaktadır. İnsilin Direnci Yapılan araştırmalara göre, elma sirkesinin bedenimizde olan insülin direncini azalttığı saptanmıştır. Yemeklerden önce bir bardak suyun içine 1 veya 2 yemek kaşığı elma sirkesi koyarak bu karışımı tükenmek, tip 2 diyabet hastalarından kan şekerini dengelemesini sağlar. Yatmadan önce tüketilen sirkede kan şekerini düşürmektedir. Sirke fazla tüketildiğinde diyabet hastalarına zarar vermektedir. Bu nedenle 1 veya 2 yemek kaşığından fazlası tüketilmemelidir. Sirke fayda sağlaması için organik ürünlerde yapılması gerekir. Alerji Beyaz sirkenin rutin kullanıldığında anafilaktik gıda alerjisi olan kişilerde ani reaksiyonu azalttığı gözlenmemiştir. Hipertansiyon Asetik asit açısından zengin olan herhangi bir sirke çeşitli rennin ve hipertansiyon ile ilişkili rahatsızlıklarda tedavisinde yardımcı olur. Cildimize Etkisi Cildin esnek olmasını sağlayarak erken yaşlanmayı geciktirir. Cildin elastik olamasını, cildin yumuşak ve pH seviyesinin dengede olmasına yardımcı olur. Kanser Sirkenin içerdiği antioksidan etkisinde kanseri hücrelerin yok olmasında etki sağlamaktadır. Meme, prostat, akciğer, mesane, kolon kanserlerinde önlemek için pirinç sirkesi önerilmektedir. Sirke ve kanser ilişkisinin de yeteri kadar bilgi bulunmamaktadır. Diş Hastalıkları Sirkenin yüksek oranda antimikrobiyal içerdiğinde, ağızda oluşan bakterileri engellemektedir. Diş ve diş eti hastalıklarına iyi gelmektedir. Saç Bakımı Elma sirkesini, saç bakımında düzenli kullanıldığında saçlarınızın uzamasına yardımcı olur. 4 su bardağı suya, 1 çay bardağı sirkeli karıştırın. Saçlarınızı son durulama işleminde bu karışımı kullanın, saç ve saçlı derinin temizlenmesini kepek sorununa iyi gelecek ve saçlarımızda parlaklık sağlayacaktır. Kilo Verme Sirke metabolizmayı hızlandırmakta bu sayede kilo vermeye yardımcı olmaktadır. Bağırsak Sağlığına Etkisi Sirke, kötü bakterileri oluşmasını engellemesi nedeniyle sindirim sistemimize iyi gelmektedir. Sirke iyi bakterileri oluşmasına yardımcı olduğunda bağırsak rahatsızlıklarına yarar sağlamaktadır. Sirkenin Diğer Faydaları Sirke kolesterolün düşmesine yardımcı olur. Gut hastalıklarına fayda sağlar. Menopoz dönemine giren, bayanlara yarar sağlamaktadır. Sedef hastalığına fayda sağlamaktadır. Sinek ısırıklarına iyi gelmektedir. Sirkeyi sebze ve meyve yıkamasında mutlaka kullanın bu sayede mikroplardan arınmış olacaktır. Sirkenin ev temizliğine müthiş etkileri ve yararları vardır. Bu nedenle kimyasal ürünler veya pahalı ürünler yerine ev temizliğinde sirkeye mutlaka yer verin. Sirkenin Zararları Sirkenin fazla tüketilmesi maalesef insan sağlığına zarar vermektedir. Sirke su veya bal ile karıştırılarak tüketilmedir. Fazla tüketildiğinde kemik erimesi hastalıklarına neden olabilir. Gerektiğinden fazla tüketildiğinde şeker hastalıklarına olumsuz etki sağlamaktadır. İltihaplı yaralarda kesinlikle kullanılmamalıdır. ## 2021 ramazan bayramı URL: https://trendhayat.com/2021-ramazan-bayrami-ve-ramazan-ne-zaman Tarih: 2026-09-09 2021 RAMAZAN BAŞLANGIÇ 2021 Ramazan ayı ne zaman başlıyor? 2021 ramazan bayramı, 2021 kurban bayramı, regaip kandili ne zaman? Miraç kandili ne zaman? Berat kandili ne zaman? Kadir gecesi ne zaman? 2021 yılı dini günler ve bayramlar hangi günlere geliyor. 2021 ORUÇ NE ZAMAN BAŞLAYACAK İslam alemi için onbir ayın sultanı olan ramazan ayı hangi günlere denk geliyor, ramazan başlangıç günü ne zaman? 2021 yılı dini günler takvimi ile Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Regaip Kandili, Miraç Kandili, Mevlid Kandili, Berat Kandili ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi ne zaman sorularının cevaplarını yazımızın devamında ve tüm dini gün ve tatillerin listesine trendhayat.com sitemizden ulaşabilirsiniz. 2021 Ramazan Ayı – 01 Ramazan 1442 Ramazan Ayının 1. Günü 13 Nisan 2021 Salı Günü Ramazan Ayının Son Günü 12 Mayıs 2021 Çarşamba Günü ÜÇ AYLAR NE ZAMAN BAŞLAYACAK 2021 Yılı dini takvimine göre bu yıl üç aylar 13 ŞUBAT 2021 ‘da başlayacak. Hicri takvim 01 Recep 1442 günü miladi takvime 13 Şubat 2021 Cumartesi gününe denk geliyor. Recep, Şaban ve Ramazan aylarını kapsayan üç aylar, sırasıyla Regaip kandili, Miraç Kandili, Berat Kandili ve Kadir Gecesiyle tam bir manevi şölen yaşatacak. 2021 Ramazan Bayramı GÜN SÜRESİ Tarih Gün Adı Arefe Günü 1/2 Gün 12 Mayıs 2021 Çarşamba Ramazan Bayramı 1. Gün 1 Gün 13 Mayıs 2021 Perşembe Ramazan Bayramı 2. Gün 1 Gün 14 Mayıs 2021 Cuma Ramazan Bayramı 3. Gün 1 Gün 15 Mayıs 2021 Cumartesi 2021 Kurban Bayramı GÜN SÜRESİ Tarih Gün Adı Arefe Günü 1/2 Gün 19 Temmuz 2021 Pazartesi Kurban Bayramı 1. Gün 1 Gün 20 Temmuz 2021 Salı Kurban Bayramı 2. Gün 1 Gün 21 Temmuz 2021 Çarşamba Kurban Bayramı 3. Gün 1 Gün 22 Temmuz 2021 Perşembe Kurban Bayramı 4. Gün 1 Gün 23 Temmuz 2021 Cuma Regaip Kandili Ne Zaman 2021 2021 Yılı Regaip kandili Bu yıl 18 Şubat 2021 Perşembe gününe denk geliyor. Regaip Kandili Recep ayının ilk cuma gecesidir. Regaip kelime olarak herhangi bir şeyi istemek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. Bu gece bol bol dua edip tövbe istiğfar etmek, af dilemek çok önemlidir. Miraç Kandili Ne Zaman 2021 2021 Yılı Miraç kandili Bu yıl 10 Mart 2021 Çarşamba, gününe denk geliyor. Recep ayının 26 gününü 27 ‘sine bağlayan gece miraç gecesidir. Miraç Kandili; Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) göğe doğru yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesidir. Berat Kandili Ne Zaman 2021 2021 Yılı Miraç kandili Bu yıl 27 Mart 2021 Cumartesi gününe denk geliyor. Berat Kandili Şaban ayının 15. gecesi ihya edilir (14. günü 15. güne bağlayan gece). Berat gecesi o yıl içinde olacak bütün işlerin hükme bağlandığı gecedir. Bu gece ibadet ve dua ile gündüzünü oruçlu geçirmek faziletlidir. Kadir Gecesi Ne Zaman 2021 2021 Yılı Kadir Gecesi, Bu yıl 8 Mayıs 2021 Cumartesi gününe denk geliyor. Kadir gecesi Ramazan ayının 27. gecesi yani 26. günü 27. güne bağlayan gece ihya edilir. Bu gece islam alemi için bin aydan daha hayırlıdır. ## 10 Temmuz 201910 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/ayak-bakimi-evde-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-09-08 Evde Ayak Bakımının Doğal Yolları Ayaklarınızı Şımartın Gün boyunca oradan oraya koşuşturmamızı sağlayan ve bedenimiz ağırlığını taşıyan ayaklarımıza maalesef gerektiği gibi bakım yapmamaktayız. Yanlış ayakkabı tercihleri, fazla ayakta kalmaktan oluşan ağrılar, uzun süre ayakkabının içinde havasız kalan ayaklar çatlamakta, nasır ve mantar oluşumuna davetiye çıkarmaktadır. Ayaklarınızı ufak detaylarla pahalı kozmetik ürünlerine para harcamadan ayaklarınızı şımartabilir ve pürüzsüz hale getirebilirsiniz. Ayak Bakımında Nelere Dikkat Etmemiz Gerekir İlk önce yapmanız gerek ayaklarınız için doğru ayakkabı tercih etmek. Gün içinde sizin temponuza ayak uyduracak, ortopedik rahatsızlıklar oluşturmayacak ve ayak tırnaklarına zarar vermeyecek ayakkabılar tercih edilmeli. Uzun süre ayakkabının içinde kalan ayakların terlemesiyle oluşacak mantarlara karşı gerekli önlemler alınmalı. Her gün aynı ayakkabılar yerine alternatif diğer ayakkabılar kullanılmalı. Ayak tabanında oluşan ölü hücreleri arındırmak için ponza taşı kullanılmalı. Ayaklarda oluşacak şişme ve ağrı için, ayaklarınızdan dize kadar masaj yapın, masaj size iyi gelecek hemde kan dolaşımını dengeleyecek. Ayaklarınızı yıkadıktan sonra özellikler de parmak aralarını mutlaka kurulayın, parmak aralarının nemli kalması mantar hastalığına davetiye çıkarmaktadır. Yatmadan önce ayaklarınızı nemlendirmek, cildinizin onarımı sağlar. Kullandığınız nemlendiriciyi parmak arasına sürmeden ayaklarımızı nemlendirilmeli, böylece mantar oluşunu engellemiş olursunuz. Yatmadan önce kullandığımız nemlendiriciyi bol sürün ve pamuk bir çorap giyerek yatın, sabah ayaklarınız yumuşacık olacak. Evde Doğal Ayak Bakımının Yöntemleri Hiç bir şey yapamasanızda, ayaklarınızı her gün ılık su ve sabunla yıkayın, soğuk suyla durulayın ve ayaklarınızın hiç bir noktası ıslak kalmayacak şekilde kurulayın, isterseniz ardından nemlendirici sürün bu bile size iyi gelecek. Limonlu Karışım Yapacağınız bu karışım ayaklarınızdaki mikropların ölümüne ve ayaklarınızın yorgunluğunun giderilmesine yardımcı olacaktır. Malzemeler 4 litre soğuk su 1 orta boy limonun suyu İsteğe göre aromatik yağları ekleyebilirsiniz Uygulanması Limon suyunu, 4 tl suyu ve isteğe göre aromatik yağlarla iyice karıştırın, ayağını bu karışımında biraz bekletin sonra yıkayın ve kurutun ardından da nemlendirici sürebilirsiniz. Karbonatlı- Tuz Karışım Ayaklarınız yorulduğunda, şiştiğinde ve oluşan kötü kokularda mutlaka bu karışımı deneyin. Bu karışım hem pratik hem ekonomiktir. Malzemeler 3-4 litre soğuk su 1 tatlı kaşığı karbonat 1 tatlı kaşığı tuz Uygulanışı 3-4 lt soğuk su, 1 tatlı kaşığı karbonatı ve 1 tatlı kaşığı tuzu iyice karıştırın. Bu karışımda ayağınızı istediğiniz kadar bekletin. Bu karışım size iyi gelecek. ## Havuçlu Cevizli Kek URL: https://trendhayat.com/havuclu-cevizli-kek/ Tarih: 2026-09-07 havuclu cevizli kek, havuclu cevizli tarcinli kek tarifi Mükemmel Kek Diyorum Ben Ona : Havuçlu Cevizli Kek Bu aralara havalar soğuk hep sıcak bir şeyler içmek gereksimi duyuyoruz. Araştırmalara göre kış aylarında çay ve kahve gibi sıcak içeceklerin tüketilmesi artıyor . Tabi ki çay ve kahve gibi sıcak içecekler bazen sade gitmiyor yanına şöyle havuçlu, cevizli ve tarçınlı kek nasıl gider diye sorsam evet mükemmel gider dediğinizi duyar gibiyim. Çocuklarınızın da seveceği sağlıklı bir atıştırmalık olacaktır. Bu kadar bahsettiğimiz Havuçlu Cevizli Kek tarifimize geçelim. Havuçlu Cevizli Kek Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi 3 adet yumurta 1 su bardağı şeker 1 su bardağı süt Yarım su bardak sıvı yağ 3 adet havuç 1 adet kabartma tozu 1 adet vanilya 1 tatlı kaşığı tarçın (dolu) 1 su bardağı kırılmış ceviz 2,5 su bardağı un Havuçlu Cevizli Kek Yapılışı İlk önce keke orta boy 3 adet havucumuzu rendeleyerek başlayalım. Rendelenen havuçların suyunu iyice sıkalım. Orta boy bir kaba 3 adet yumurtayı kıralım ve çırpalım. Daha sonra 1 su bardağı şekeri ekleyelim 3-4 dakika köpürene kadar çırpalım. Karışıma bir su bardağı sütü ve yarım bardak sıvı yağı da ekleyelim karıştıralım. 1 adet kabartma tozu, 1 adet vanilya ve unu eleyerek karışıma ekleyelim. Unu eklerken azar azar kontrollü ekleyelim. Kekin kıvamını yakalayınca unu eklemeyi bırakın. Karışımı güzel karıştırın. Daha sonra karışıma rendelenmiş havuç. kırılmış ceviz ve tarçını ekleyin. Son kez karıştırın Kekinizi pişireceğiniz kalıbı güzel yağlayın ve karışımı kalıba dökün. 170 önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 40 dakika pişirin. 30 dakika fırının kapağını açmayın ki kekiniz kabarması sönmesin. Kürdan yardımıyla pişip pişmediğini kontrol edin. Şimdiden afiyet olsun. Havuç Cevizli Kekin Püf Noktaları Kekinizin içine koyacağınız havucu mutlaka güzelce sıkın. Kekte kullanacağınız malzemelerin oda ısısında olması özen gösterin. Kekinizin mükemmel kıvamda olması için yumurta ve şekeri kabarana kadar güzelce çırpın. Kabartma tozu, vanilya ve un gibi malzemeleri eleyerek karışıma ekleyin. İlk yarım saat fırının kapağını açmayın. Kekinizin kabarmasını engellemeyin. Piştikten sonra hemen çıkarmayın fırının içinde bekletin Bu sayede kekiniz kabartması sönmez. Ani ısı değişiklikleri kekinizin sönmesine neden olur. Bu nedenle fırının içinde ılımasını sağlayın. Kekinizin kalıptan kırılmadan güzelce çıkmasını istiyorsanız kalıbı güzelce yağlayın. Aramalar: havuçlu cevizli kek, havuçlu cevizli tarçınlı kek, havuçlu tarçınlı kek, havuçlu cevizli kek tarifi ## Hamilelikte Yapabileceğiniz Doğal Maskeler URL: https://trendhayat.com/hamilelikte-yapabileceginiz-dogal-maskeler/ Tarih: 2026-09-07 GEBELİKTE KİMYASAL OLMAYAN DOĞAL BİTKİSEL MASKE NASIL YAPILIR Hamilelikte doğal maskeler; Hamilelikte oluşan değişiklikler cildinizi de etkiler ve cilt bakımına duyduğunuz ihtiyaç artar. Bu dönemde kimyasal ürünler kullanılması önerilmez. Kimyasaldan uzak, kolay ve pratik şekilde evde hazırlayabileceğiniz hamilelikte doğal maskeler ‘le cildinizi şımartabilirsiniz. Hamilelik sürecinde hormonlar adeta vücudumuzu ele geçirir. Duygusal durumumuzdan tutun da cildimize, saçımıza kadar neredeyse her zerremizin yapısı değişebilir. Örneğin kuru ciltli kadınlar hamilelik sonrası artık yağlı ciltli olabilir; düz saçlı kadınlar dalgalı saçlı olabilir. Elbette vücudu içten beslemek, bol su içmek de cilt için çok faydalıdır. Ancak bu dönemde vücudumuzdaki yoğun hormonal değişikliklerin sonucunda hırpalanan cildimiz için hamilelikte doğal maskeler yapabilir ve bu farklılıkları kontrol altına alabiliriz. Bal, Limon, Zeytinyağı Maskesi Haftada iki kez uygulayacağınız bu maske cildinize çok iyi gelecek. Bir çay kaşığı bal, bir çay kaşığı limon suyu, bir çay kaşığı zeytinyağını karıştırın ve cildinize iyice yedirin. 30 dakika yüzünüzde bekletip yıkayın. Bu hamilelikte doğal maskeler cildinizi besleyecek ve ışıl ışıl görüneceksiniz. Yulaf ve Yoğurt Doğal Maskesi Hamilelik döneminde ciltte siyah nokta oluşumu oldukça yaygındır. Hormonal dengesizlikler sonucu sivilce artışı da görülebilir. Bu maske cildinizdeki siyah noktalara ve sivilcelere çok iyi gelecek. Cildiniz hem ölü derilerden arınacak hem de siyah nokta ve sivilce oluşumu engellenecek. Üstelik hazırlaması da çok kolay! Bir yemek kaşığı yağsız yoğurdu ve yulafı bir kâse içinde iyice karıştırın. Karışımın içine isteğe göre birkaç damla ılık bal da ekleyebilirsiniz. Hazırladığınız bu hamilelikte doğal maskeyi yüzünüze uygulayın ve 10 dakika kadar yüzünüzde bekletin. On dakikanın ardından ılık suyla yıkayarak temizleyin. Bal Maskesi Bal kendi başına antioksidan bir etkiye sahiptir. Ve birçok cilt uzmanı tarafından en doğal ve en iyi yüz maskesi olarak kabul edilir. Bal, gözeneklerin açılmasına ve cildin temizlenmesine yardımcı olur. Yüzünüze uygulayacağınız bir miktar balı 15dk bekletin ve ardından ılık suyla temizleyin. En son tekrardan soğuk su uygulayın. Cildiniz derinlemesine temizlenecek ve parlayacak. Yumurta ve Badem Yağlı Yüz Doğal Maskesi Kuru ciltler için çok yararlı olan bu maske için 1 yumurta ve 1 çay kaşığı badem yağına ihtiyacımız var. 1 yumurta ve 1 çay kaşığı badem yağını iyice karıştırdıktan sonra eşit şekilde yüzünüze uygulayın ve yaklaşık 10 – 15 dakika bekleyin. Ardından yüzünüzü soğuk suyla temizleyin. ## 22 Temmuz 201922 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/kemik-suyu-faydalari-kemik-suyu-nelere-iyi-gelir/ Tarih: 2026-09-06 Kemik suyu yüzyıllardır tüketilen içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde insan sağlığına sayısız fayda sunmaktadır. Artık marketlerde bile bulabileceğimiz kemik suları mevcuttur. Tabi ki en sağlıklısı sizin yapmanız. Kemik Suyu Yapımı Yazımız Kemik Suyu Nasıl Yapılır? Kemik Suyu Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler İster bazı marketlerden ister kasaplardan kemik temin edebilirsiniz. Kemik alırken şu özellikleri göz önünde bulundurmamız kemik suyunun faydasının daha etkili olmasını sağlayacaktır. Sağlıklı ve gezen hayvan kemiği tercih edilmelidir. Arka ayak veya ön kol ilikli tercih edilmeli. Hayvan olarak ilk tercihimiz koyun, koyun yoksa inek ve keçi de olabilir. Kemik suyunun A ve K vitamini sahip olması. Kalsiyum yönünden zengin olması insanoğluna sayısız yarar sağlamaktadır. Mucizevi etkiye sahip olan faydalarını şöyle atalım. Kemik Suyunun Faydaları İleri yaşlarda genelde görünen kemik hastalıklarına kemik suyu içmek bu problemin azalmasına ve giderilmesine yardımcı olacaktır. Besinlerin sindirilmesine yardımcı olur. Kemik suyunun içerdiği kalsiyum ve fosfor yönünden zengin olması kemik sağlına inanılmaz fayda sağlar. İçerdiği kolajen ve jelatin sayesinde saç büyümesine katkı sağlar. Saçlarının ve derinin canlanmasına sağlar İlaçların ve bazı besinlerin sindirimde zarar veren toksinlerin çoğalmasını sağlar. Bu nedenle ortaya sağlık problemleri çıkar. Bu sorun giderilmesine yardımcı olur. Beyin sağlığına bir çok faydası olan kemik suyunun antioksidan özelliğiyle uykusuzluğa ve yorgunluğa da iyi gelir. Zindelik sağlar. Uzmanlar özellikle hamilelerin, gelişme çağındaki çocukların ve herhangi bir kemik rahatsızlığı geçiren işler mutlaka kemik suyu tüketmelidirler. Cilde çok önemli etkisi olan kemik suyunun içeriğinde amino asit sayesinde cildin yaşlanması geciktirir, leke oluşumu engeller ve cilt dokusunu da korur. Kabızlık, hazımsızlık ve şişkinlik şikayetlerine iyi gelen kemik suyu mide ve bağırsak sağlığına destek sağlar. Kas yapısını kuvvetlendirdiğinden sporcuların tercih ettiği besindir. Enfeksiyonu karşı savaşır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren kemik suyu solunum yolları başka olmak üzere bir çok hastalığının etkisi azalmaya yardımcı olur. Ameliyat, trafik kazası veya herhangi bir nedenden kaynaklanan kazalarını daha hızlı iyileşmesini sağlar. İçerdiği kolajen sayesinde kemik suyunun selülitin oluşumunu engeller. Oluşan selülit varsa eğer bunlarında daha iyi bir görünüm almasına sağlar. ## Youtube Video İndir – Youtube Film İndir URL: https://trendhayat.com/youtube-video-indir-youtube-film-indir/ Tarih: 2026-09-05 Youtube video indir dünyanın en çok tercih edilen video paylaşım platformu. Son zamanların en iyi sosyal medyası olan YOUTUBE de bir çok kullanıcısı izledikleri videoları, müzikleri veya filmleri bilgisayarlarına yada cep telefonlarına indirmek istiyorlar. Youtube video indir veya youtube film indir olarak arama yapan kullanıcıların karşısına çok farklı alternatifler çıkmakta. Kimi yöntem çok basit kimi yöntem çok karışık. Bizde yazımızda size 4 farklı yöntemle youtube video nasıl indirilir hakkında bilgi vereceğiz 1. Yöntem – y2mate youtube film indirme 2. Yöntem – Video İndirme Siteleri 3. Yöntem – Eklenti Yükleyerek 4. Yöntem – Cep Telefonlarına Youtube Video İndirme En Kolay Youtube Video İndirme Yolları Sürekli youtube üzerinden video indir yi düşünüyorsanız. Size birinci ve en kolay yöntem olan y2mate web sitesi üzerinden youtube video indirme yöntemini aktaracağız. İkinci yöntem olarak youtube video indir sitelerini önerebiliriz. Kopyaladığınız youtube video linklerini bu sitelerdeki gerekli alanlara yapıştırarak youtube videolarını indirebilirsiniz. Üçüncü yöntem olan Chrome tarayıcısının Chrome web mağazısı ‘ndan tarayıcınıza yükleyeceğiniz youtube video indir eklentileri ile yapabilirsiniz. Son olarakta cep Telefonuna youtube ‘den video indir linkini kullanarak safeform üzerinden nasıl video film müzik indirebileceğiniz anlatacağız. Şimdi bunları sizlere resimli olarak madde madde anlatıyoruz. 1- y2mate youtube film indirme y2mate web sitesini kullanarak youtube video indirme İlk önce youtube de indirmek istediğiniz videoyu açıyorsunuz. Daha sonra adres satırına Youtube yazısından sonra PP harflerini ekliyorsunuz (www.youtubePP.com/…) şeklinde Açılan sayfada aşağıdaki resimde de görüldüğü gibi “video”, “mp4”, “Audio” sekmelerinden birini seçerek istediğimiz kalite olan videonun yanındaki download sekmesine tıklamak hepsi bu kadar kolay. youtube video indir youtube video indir 2- Youtube Video İndirme Siteleri Size burada bahsede bileceğimiz bir çok alternatif sitenin olduğunu söylemekle beraber en çok kullanılan bilinen tek bir siteden bahsedeceğiz. hatta sitesine gitmeden Youtube ‘de video izlerken yapacağınız. Çok basit bir hareketle video indirme sitesine ulaşıp youtube video indirebilirsiniz. Bahsettiğimiz site tr.savefrom.net bu site sayasesinde youtube videolarını indirebilirsiniz. İlk önce youtube de indirmek istediğiniz videoyu açıyorsunuz. Daha sonra adres satırına Youtube yazısından önce SS harflerini ekliyorsunuz (www.SSyoutube…) şeklinde Açılan sayfada “SaveFrom.net Helper’ı yüklemeden bir video indirin” yazısına tıklıyoruz hemen altında videoyu indireceğimiz yer açılıyor. Aşağıdaki resimlerde nasıl youtube film indirme yapacağınız ayrıntılı bir şekilde anlatıldı. 3- Eklenti Yükleyerek Youtube Film İndirme Chrome web tarayıcısının sunmuş olduğu chrome web mağazası ‘na giriyoruz. Arama kısmına video downloader yazıyoruz. Çıkan sonuçlardan herhangi birini chrome’a ekle diyerek yüklüyoruz. Daha sonra herhangi videolu sayfaya girdiğimizde. Eklenti sağ üst köşede otomatik olarak videonun indirilmesini gösteren bir işaret verir buraya tıklayarak youtube video indirme işlemini gerçekleştiririz. 4- Cep Telefonundan Youtube Video İndirme İkinci adımda anlattığımız yöntemle aynı sayılan bu yöntemi uygulayarak. Cep telefonuna youtube’den video indirme müzik indirme ve film indirme işlemlerini yapabilirsiniz. Anlatım ve görselleri aşağıda. İlk önce youtube uygulamasından video linkini kopyalıyoruz Herhangi bir internet tarayıcısından (chrome) savefrom.net adresine gidiyoruz 1 ile işaretlediğim yere kopyaladığımız bağlantıyı yapıştırıyoruz. 2 ile işaretlediğim yeden video müzik film indirme işlemini yapabilirsiniz. Size hangi yöntem daha iyi geliyorsa o yöntemle cep telefonuna youtube video indirme ve bilgisayara youtube video indirme işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz. Daha fazlası için trendhayat.com bizi takip edin ## Gurmar Faydaları Nedir ve Gymnema Sylvestre Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/saglik/gurmar-faydalari-2160/ Tarih: 2026-09-05 Gurmar Faydaları Nedir ve Gymnema Sylvestre Ne İşe Yarar? Hindistan’ın tropik ormanlarında ağaçlara tırmanan bir sarmaşık türüdür. Yaprakları çiğnendiğinde, ağızda onbeş dakika kadar süreyle şeker tadının algılanmasını engeller. Hintçe gurmar=şeker öldürücü kelimesi burdan gelmektedir. Bitkinin ensülin üretimini hızlandırdığı düşünülmektedir. Pankreastaki ensülin üretici hücreler olan ‘Langerhan’ adacıklarını çoğalttığına dair bulgular mevcuttur. Gurmar Faydaları Harvard Medical School’da, diyabetli ya da bozuk glukoz toleransı olan 4.565 hastanın katıldığı, gurmarın (Gymnema sylvestre) ve, 9 vitamin/mineral takviyesinin de dahil olduğu 36 bitkinin değerlendirildiği 108 klinik deneydeki bulgular analiz edilmiş ve araştırmacılar, gurmarın çok az bir yan etki ile, geliştirilmiş glukoz kontrolü sağladığını saptamışlardır. Kasım 2010 tarihinde “Phytomedicine” dergisinde yayınlanan bir çalışma, gurmarın diyabetli laboratuar hayvanlarında beta hücrelerini, gurmar almayan kontrol gruba oranla yenilediğini göstermiştir. Filed Under: Sağlık ## Panik Atak Nedir? Belirtisi Türleri ve Tedavisi Nelerdir URL: https://trendhayat.com/panik-atak-belirtisiturleri-ve-tedavisi-nelerdir/ Tarih: 2026-09-05 Panik Atak Belirtisi, Panik Atak Nedir? Panik Atak Türleri Nelerdir?Panik Tedavisi Nelerdir? panik atak ile ilgili öğrenmek istediklerinizi yazımızda bulabilirsiniz. Panik Atak Nedir? Panik atak, vücudun tehlikeye, heyecana veya strese karşı verdiği normal tepkisinin abartılı bir yansımasıdır. Panik atak belirtisi ve semptomları hızlı gelişir ve genelde 10 dakika içerisinde zirveye ulaşır. Nadir olarak bir saatten uzun sürer ve genellikle 20-30 dakika içerisinde son bulur. Panik atak herhangi bir zamanda veya yerde yaşanabilir. Alışveriş yaparken, araba kullanırken, sokakta yürürken ve hatta evde televizyon izlerken bile panik atak yaşayabilirsiniz. Panik atak, sizi ölmek üzere olduğunuz duygusuna kaptırır. Atak anında bu şekilde hissetmenize rağmen ataklar genellikle zararsızdır. Bazı durumlarda, bununla birlikte altta yatan herhangi bir fiziksel sebebi dışlamak için bazı tıbbı yardımlara ihtiyacınız olabilir. Panik Atak Belirtisi Bir kaç dakika gibi kısa bir zaman içerisinde zirve noktasına ulaşan panik atak semptomlarından en az dört tanesini içeren yoğun bir korku veya rahatsızlık başlangıcıdır: Hızlanan nabız ve çarpıntı Terlemek Titremek Nefes darlığı yada boğulma hissi Göğüs ağrısı Mide bulantısı veya karın ağrısı Baş dönmesi ve baygınlık hissi Ateş basması Uyuşma yada karıncalanma hissi Derealizasyon Ölüm korkusu Bazı insanlar, panik atağa benzeyen ama dört semptomdan daha az olan sınırlı panik atak belirtileri olarak adlandırılan durumu yaşarlar. Panik Atak Türleri Nelerdir? Panik ataklar süre ve şiddet yönünden herhangi bir farklılık göstermezler. Sadece saldırıyı tetikleyen şeylere bağlı olarak farklılık gösterebilir. İki farklı panik atak türü vardır: Beklenen Panik Ataklar Bu türden panik ataklar, belli işaretlere yada panik tetikleyici durumlara maruz kalındığında beklenir. Örnek vermek gerekirse klostrofobisi (kapalı alan korkusu) olan bir kişi, asansörde yada diğer sıkışık alanlarda panik atak geçirmeyi bekleyebilir. Uçak korkusu olan bir kişi, uçuş sırasında veya uçağa binerken panik atak yaşayabilir. Beklenmedik Panik Ataklar Bu türden panik ataklar ise belli bir neden yada belirti olmadan aniden ortaya çıkar. Bu ataklarda yoğun korku ve endişe duygularına yada rahatsızlık verici fiziksel hislere sahip olmak gibi bilinçli içsel işaretler eşlik etmez. Beklenmeyen saldırılar, korkutucu bir olay veya duruma maruz kalmanın ortaya çıkardığı özel fobiler gibi dışşal ipuçları ile ortaya çıkmaz. Panik Atak Tedavisi Panik bozukluk için herhangi bir tedavi olmamasına rağmen, semptom giderici, insanları bu durumu kontrol etmelerine yardımcı olan türlü tedavi seçenekleri bulunmaktadır. En yaygın olarak kullanılan seçenekler reçeteli ilaç ve psikoterapidir. Panik bozukluğu olanların bir çoğu, bu seçenekleri kendi kendine yardım teknikleri ile birlikte tercih edecektir. Antidepresan ve bezodiazepin gibi panik bozukluk ilaçları, panik atak ve başka anksiyete ile ilişkili belirtilerin yoğunluğunun azaltılmasında yardımcı olabilir. Psikoterapi, katlanılması zor olan bu duygularla başa çıkabilmenize ve doğru başa çıkma teknikleri geliştirmenize yardım edebilir. Tanı erken konur ve tedaviye zamanında başlanırsa, semptomlar ile başa çıkabilmeyi, panik bozuklukla hayatı daha kolay bir şekilde sürdürmeyi başarabilirler. Benzer Yazılar Anksiyete Nedir? Belirtileri Nelerdir? Anksiyete Bozukluğu ## Cilde İyi Gelen Vitaminler Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/guzellik/cilde-iyi-gelen-vitaminler-2023/ Tarih: 2026-09-05 Cilde İyi Gelen Vitaminler Nelerdir? Vitamin eksiklikleri cildin cansız, kuru veya fazla yağlı olmasına yol açabilir. Vitaminlerin cilt yaşlanmasını yavaşlattığı, kırışık oluşumunu önlediği olduğu çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır. Cilde İyi Gelen Vitaminler A vitamini atrofik olgun ciltlerde sertleşmeyi yumuşatır ve elastikiyetini yitirmiş cilt dokusunu güçlendirir. Cildin doğal kolajen üretimini destekler ve özellikle cildi gençleştirici, cilt kırışıklığı, lekeleri giderici etkiye sahiptir. A vitamini eksikliğinde bağışıklık sistemi zayıflar, deri pullanması ve akne gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Retinoid olarak bilinen sentetik a vitamini bileşikleri cilde doğrudan uygulanarak akne, kırışıklık ya da güneşe fazla maruz kalmaktan oluşabilen sorunların tedavisinde kullanılır. B3 ve B9 vitaminlerinin cildin yenilenmesi ve hücre bölünmesini koruyucu etkisi vardır. B3 vitamini cildin nem tutma yeteneğini korur ve tekrar yağ tabakası oluşturarak kırışık oluşumunu önlemede rol oynar. B9 vitamini de hücre yenilenme kabiliyetini harekete geçirir. C vitami antioksidan etkisiyle yaraların iyileşmesini sağlar, kolajen sentezini artırır ve yapısını güçlendirir ve bağışıklık sistemini harekete geçirir. Ayrıca güneşin neden olduğu hasarları önlemenin yanı sıra leke ve çatlak tedavisi için de kullanılır. Uygun yoğunlukta harici olarak kullanılan C vitamininin, C vitamini tabletlerine göre deriyi ultraviyole hasarına karşı çok daha iyi koruduğu tespit edilmiştir. E vitamini antioksidan özelliğiyle ciltteki hasarı önler. Güneş ve çevre kirliliği gibi nedenlerle oluşan serbest radikallerin yol açtığı sorunları önlemesi ve tedavi etmesi bakımından cilt için önemlidir. Cildin nem tutma yeteneğini artırır ve yumuşaklığını sağlar. Dış faktörlare karşı koruyucu bariyer tabakası oluşturarak güçlendirir. Filed Under: Güzellik ## Kivinin Faydaları URL: https://trendhayat.com/beslenme/kivinin-faydalari-471 Tarih: 2026-09-05 Yüksek miktarda C vitamini içerir. Kivi turunçgillerden 4-6 kat daha fazla oranda C vitaminine sahiptir. 100 gram kivide 400 miligrama kadar varan C vitamini vardır. Kivide proteinler ve çok sayıda mineral tuzlar yeralır. Kivi suyu astım ve öksürükte nefes açıcı etkilere sahiptir. Yapılan araştırmalarda kivinin insan hücrelerinin çekirdeğindeki DNA`yı zarardan koruma yönü tespit edilmiştir. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Kan inceltici etkisi vardır. Kılcal damar yapısını kuvvetlendirir. Kan basıncını dengeleyici etkisi bulunur. Kivi suyundaki bazı maddelerin kansere sebep olan bileşiklerin oluşumunu önleyici etkide olduğu belirtiliyor. İçindeki petkinle vücudu toksinlerden temizler. Bağırsakları çalıştırarak sindirimi rahatlatır. Kivi cilt: Kuru ve yıpranmış ciltleri nemlendirir. Kivi maskesi gözenekleri sıkılaştırıcı etkisiyle cilt sağlığı için de önem taşır. Bir adet kivinin kabukları soyulur, ince olarak dilimlenen halkalar ciltte 20-30 dakika bekletilir ve sonra yıkanır. kategori Beslenme Permalink Comment ## İzmir Yaz Okulları URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/izmir-yaz-okullari-974/ Tarih: 2026-09-05 İzmirdeki Yaz Okulları - Uzay Kampı: Uzaya meraklı gençler için İzmir'de kurulan Uzay Kampı, unutulmaz bir tatil sunuyor. Burada 6 gün boyunca uzay bilimleri, uzay teknolojileri ve fen bilimleri konusunda uygulamalı eğitim veriliyor. 12-16 yaş arasındaki öğrenciler için hazırlanan uluslararası programın eğitim dili İngilizce. Yabancı dili yeterli olmayan öğrenciler ise 9-16 yaş grubu için hazırlanan Türkçe programa katılabiliyorlar. Konaklamalı olan bu 6 günlük programın ücreti, tam pansiyon konaklama ve eğitim malzemeleri dahil 400 dolar. İzmir yaz okulları Tel: (0232) 252 35 00 kategori Aktiviteler Permalink ## Sümela Manastırı Gezisi URL: https://trendhayat.com/sumela-manastiri-gezisi/ Tarih: 2026-09-04 Gizemli Tarihi ile Sümela Manastırı Sümela Manastırı, Trabzon ilinin, maçka ilçesinin Altındere köyünün sınırları içinde bulunan, Altındere vadisinin, Karadağ eteklerinde sarp kayalıklara kurulmuştur. Vadiden 300 metre yükseklikte olan bu yapımı, konumu itibariyle manastırların şehir dışına, orman, mağara ve su kenarlarına kurulma geleneğini taşımaktadır. Meryem Ana adına kurulan bu manastırın sümela ismini siyah anlamına gelen meles sözlüğünde aldığı söylenmektedir. Bu ismin birde manastırın kurulduğu yer olan Karadağ’da alındığı söylenmektedir. Sümela Manastırına gitmek istiyorsanız Sümela Manastırı Gezisi yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Sümela Manastırının Tarihi Sümela manastırı Bizans İmparatoru I. Theodusius zamanında (375-395) Atina’dan gelen Barnabas ve Sophronios isimli iki rahip tarafından kurulduğu düşülmekte, 1923 yılına kadar yapımı devam etmiştir. Yüzyıllarca rahiplerin eğitim gördüğü bir mekan haline gelmiştir. 1924 yılında sonra ören yeri olarak kullanılmaya başlayan sümela manastırı, hala gün yüzüne çıkmayan gizemi mevcuttur. Sümela Manastırına halk arasında buraya Meryem Ana olarak da anılmaktadır. Sümela manastırının başlıca bölümleri: Ana kaya kilisesi,bir kaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhaneler, kütüphaneler ve kutsal ayazma gibi bölümlerde oluşan geniş bir alan üzerine inşa edilmiştir. Uzun ve dar merdivenden sonra manastırın ana girişine gelinmekte, Girişin hemen yanında muhafız odası bulunmaktadır. Tekrar merdivenden inerek iç avluya ulaşılmaktadır. Sol tarafta manastırın esnasını temsil eden kilise yapıları vardır. Sağ tarafta ise kütüphane mevcut olup sağ yamacın ön yüzünde keşiş odaları ve misafir odaları vardır. Avlunun etrafında bulunan binalar, dolaplar, ocak ve hücreler Türk kültüründen etkilendiği gözlenmiştir. Kaya kilisesinin içinde avluya bakan kısımda III. Alexios ait fresklerin varlığı tespit edilmiştir. Sümela manastırının yer yer dökülerek alınmış olan ve oldukça harabe durumda olan freksler de işlenen başlıca konuları Hz. İsa ve Meryem Ana hayatı ile ilgi tavsiri oluşturmaktadır. Manastırın girişe kadar su getirdiği tespit edilmiş. Şuan su kemerleri maalesef yıkılmıştır. Sümela Manastırı Ziyaret Zamanları Sümela Manastırı, Kültür Varlıkları ve Müze Genel Müdürlüğü tarafından yapılan restorasyon çalışması nedeniyle kapalıdır. 18.05. 2019 tarihinde ziyarete açılacaktır. Sümela Manastırına Nasıl Gidilir? Sümela Manastırı Trabzon ilin, Maçka İlçesinde Altındere köyünde yer alıyor. Maçka ilçe merkezde 16 km doğuda yer almaktadır. Eğer karadeniz turu yapacaksanız gezilecek yerlerini arasında mutlaka Sümela Manastırı vardır. Buraya özel aracınızla gelecekseniz yollar asfalt, rahatlıkla çıkabilirsiniz. Ama manastıra çıkarken dik ve virajlı dönemeçler sizi yorabilir. Eğer özel aracınız yok ve turla gezmiyorsanız Maçka ilçesinde manastıra ulaşım sağlayan yolcu minibüsleriyle burayı ziyaret edebilirsiniz. Sümela Manastırana çıkarken arabanızın camından mis gibi temiz havayı tenefüs edin. Akan su sesleri sizi cezbedecek arabadan inip şöyle kısa bir mola vermek isteyeceksiniz. Yukarılara çıktıkça Sümala Manastırın aşağıdan görüntüsünü göreceksiniz. Bu kayalık yere nasıl bunu yapmışlar diyeceksiniz. Belli bir yerden sonra arabanızı park edeceksiniz. Manastıra ulaşmak için birazda patika yoldan yürüyeceksiniz. Patika yürüyüş yolu Dilek dileyip para atılan yer. Sümela Manastırına çıkıp aşağıya bakmak biraz ürkütücü olsa da manzara süper. Hele çağlayan derenin sesini duymak süper ## Pastane Usulü Islak Kek URL: https://trendhayat.com/pastane-usulu-islak-kek/ Tarih: 2026-09-04 Pastane Usulü Mükemmel Islak Kek Canınız kek veya kakaolu bir şeyler mi istiyor. Yada misafirleriniz gelecek göze hitap edecek sunumda bir lezzet mi olsun istiyorsunuz? Çay ve kahve ikramlarına çok yakışan size önerebileceğim tadı sizi cezbedecek pastane usulü ıslak kek olacak. Mutlaka deneyin pişman olmayacaksınız. Malzeme Listesi 5 yumurta 1 su bardağı şeker 1 su bardağı süt 1 su bardağı sıvı yağ 1 su bardağı un 3 yemek kaşığı kakao 1 adet kabarma tozu 1 adet vanilya Sosu İçin Malzeme Listesi 1 su bardağı şeker 1 su bardağı süt Yarım su bardağı sıvı yağ 2 yemek kaşığı kakao Üzeri için; İsteğe bağlı fıstık, ceviz, fındık, hindistan cevizi pastane-usulu-islak-kek Pastane Usülü Isklak Kek Yapılışı 5 yumurta ve 1 su bardağı sütü 4-5 dk güzelce çırpın. Sonra 1 su bardağı süt ve 1 su bardağı sıvı yağı ekleyin. Ardından 1 su bardağı un,1 adet kabartma tozu, 1 adet vanilya ve 3 yemek kaşığı kakaoyu eleyerek karışıma ekleyin. Homojen bir karışım elde edilir. Borcamı pişince yapışmaması için yağlanır. Kaşımı borcama dökün. Önceden ısıtılmış fırınına, 180 derecede ve 40 dakika pişirilir. Pişip pişmediğini çatal veya kürdan yardımıyla kontrol edin. Sosu için tencereye 1 su bardağı süt, 1 su bardağı şeker, yarım su bardağı sıvı yağ ve 2 yemek kaşığı kakaoyu koyun ve iyice çırparak karıştırarak kaynatın. Kaynayan sosu soğumaya bırakın. Pişen kek fırından çıkarılır ve 5 dakika soğumaya bırakılır. 5 dakika soğuyan kek, istediğiniz ölçüde karelere bölünür. Sıcak sos, karelere bölünen kekin üzerine, her tarafı yedirilerek şekilde eşit ölçüde dökülür. Kek sosu çekene ve sıcaklığı gidene kadar bekletilir. Daha sonra buzdolabına koyarak soğumaya bırakılır. Soğuyan kek, buzdolabında çıkartılır. Artık kekimizi istediğiniz gibi fıstık, ceviz, fındık, hindistan cevize veya üzerine hatta dondurma koyarak da servis edebilirsiniz. Afiyet olsun. islak-kek nefis-islak-kek pastane-islak-kek pastane-usulu-islak-kek Aramalar ## Cilt Sağlığı İçin Öneriler URL: https://trendhayat.com/guzellik/cilt-sagligi-1372/ Tarih: 2026-09-04 Cilt Sağlığı, Sağlıklı Bir Cilt İçin Yapılması Gerekenler ve Cilt Bakım Önerileri. 20 li Yaşlarda Cilt Bakımı : Bu yaşlarda cilt pürüzsüz ve gergin yapısıyla en iyi durumdadır. Cilt çok miktarda kolajen ürettiği için esnek ve sıkıdır. Ancak genç ciltlerin de sorunları vardır tabii… 20'li yaşlarda sebum salgıları ve hormonlar henüz düzene girmemiştir. Burun üzerinde siyah noktalar ve genelde alın bölgesinde sivilceler gözlenir. Bu yüzden cildi fazla yağdan arındırmak için günde en az iki defa yıkamak gerekir. Ancak cildi yağdan arındırırken tamamen yağsız da bırakmamak gerekiyor. Çünkü cilt yüzeyindeki nem ve yağ tabakası hızla yok olur. Böyle bir durumda sivilceler azalmak yerine artar. Bu arada kullanılan kremler cilt tipine uygun olmalı ve gözenekleri tıkamamalıdır. Ayrıca ölü hücreler ayda bir kez dökülür. Bu yüzden cilde peeling uygulamakta fayda var. Cilt hasarını en aza indirmek için yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır. Bu dönemde stres, alkol ve sigaradan uzak durulmasının yanı sıra, sıkı diyetlerin yapılmaması da cildin tazeliğini kaybetmemesinde önem taşıyor. 30 lu Yaşlarda Cilt Bakımı Göz çevresi, alın ve ağzın kenarlarında ilk kırışıklıklar 30'lu yaşlarda ortaya çıkmaya başlar. Bu yüzden bu dönemde cildi nemli tutmak büyük önem kazanır. Ayrıca geçmiş yıllarda cildinizi güneş ışınlarından yeterli miktarda koruyamadıysanız, güneşin neden olduğu kırışıklıkların yanı sıra kahverengi lekelerle de bu dönemde karşılaşabilirsiniz. Yaş ilerledikçe, hücreler de yavaş yavaş dökülme yeteneklerini kaybeder. Bu da üst derinin kalınlaşmasına ve pürüzsüzlüğünü kaybetmesine neden olur. Ayrıca cildin devamlı hareket halinde olduğu bölgelerde ilk belirgin izler yani mimik çizgileri oluşmaya başlar. Ayrıca göz çevresinde de yoğun kırışıklık kremleri kullanılmalıdır. Tüm bu etkilerden kurtulmak için cildi hem içeriden hem de dışarıdan beslemek gerekiyor. Uzmanlar A, F ve E vitaminlerinin cilt üzerinde olumlu etkileri olduğunu söylüyor. Tabii ki bol bol su içmeyi de ihmal etmemek gerekiyor. Bu dönemde de cildi temiz tutmak ve nemlendirmek oldukça önemli. Amerika'da yapılan araştırmalar, 35 yaş üzerinde olup, nemlendirici krem kullananların kırışıklık şikâyetlerinin, kullanmayanlara kıyasla, yüzde 50 azaldığını gösteriyor. 40 lı Yaşlarda Cilt Bakımı Cildin kolajen üretimi 40'lı yaşlara gelindiğinde iyice azalır. Cildin üst katmanı kendisini korusa da alt katmanlar geçen yıllara yenik düşmeye başlar. Ayrıca hücre değişimi yavaşladığı için cilt mat ve solgun bir görünüm alır. Ölü hücreler kat kat yığılarak cilde kaba bir görünüm verir. Yağ hücrelerinin daha yavaş çalışması ise derin çizgilere ve gevşemeye neden olur. Sürekli nemlendirici kullanılmazsa deri kurur ve kırışır. Cildin genelde susuz bir yapısı olduğu için su içerikli hafif nemlendiriciler kullanmak gerekir. Cilt kasları da eski gücünde değildir. Uzmanlar, her gün yapılacak beş dakikalık yüz jimnastiğinin yüz kaslarına çok büyük faydası olduğuna dikkat çekiyor. 40'lı yaşlarda alınacak vitamin ve mineral takviyeleri de cildi olumlu yönde etkiler. Bu yaşlarda cildinizin daha çok bozulmasını önlemek için kolajen üretimini artırmaya yardımcı olacak bakım ürünleri kullanmanızda fayda var. Ayrıca giderek daha da kuruyan ve doğal nemini kaybeden cildin, derinlemesine nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Ayrıca cildin durumuna göre nem maskeleri uygulanabilir. 50 li Yaşlarda Cilt Bakımı Bu dönemde değişen hormon seviyesi, ciltte büyük hasarlara yol açabilir. Menopoz sonrasında ciltteki kolojenin yüzde 30 seviyesine inmesiyle cildin sıkılığı ve elastikiyeti zarar görür. Bu yaşlarda cilt fazla nemlenmek ister. Bunun için cilt bakımında daha yoğun nemlendiriciler kullanmak gerekir. Özellikle cildiniz kuruysa zengin içerikli nemlendiriciler kullanabilirsiniz. Uzmanlar, 50'li yaşlarda menopoz dönemine ait hormonal değişiklikler yüzünden daha yoğun içerikli biraz daha yağlı ürünler tercih edilmesini öneriyor. Ancak bu kremler aynı zamanda onarıcı, hücre yenilenmesini destekleyen ve kırışıklık giderici özellikler de taşımalı. Bu yaşlarda vücuttaki değişimlerin etkisiyle ciltte sarkmalar meydana gelir. Bu yüzden sarkmaları toparlayan cilt tabakalarını yenileyen ürünler kullanmak gerekiyor. 50'li yaşlarda benlerin büyüklüğünde ya da şeklindeki herhangi bir değişiklik olup olmadığının da kontrol edilmesi gerekiyor. Bu dönemde de güneş koruyucu kremler kullanmaya devam etmek de cilt için çok önemli. Aynca soğuk hava, rüzgâr ve kireçli sudan cildi korumak gerekiyor. kategori Güzellik Permalink Comment ## 4. Mustafa kimdir? Sultan IV. Mustafa Han’ın Hayati Dönemi URL: https://trendhayat.com/4-mustafa-kimdir-sultan-iv-mustafa-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-09-04 Sultan 4. Mustafa kimdir? IV. Mustafa Han’ın Hayati Dönemi (1807-1808) Dördüncü Mustafa Biyografi Doğum Tarihi : 08.09.1779 Ölüm Tarihi : 17.11.1808 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : 1.Abdülhamit Annesi : Ayşe Seniyeperver Sultan Eşi : Şevri Nur, Dil-pezir, Seyyare, Peyk-i Dil Çocukları : Emine Sultan IV. Mustafa Han’ın Kısaca Hayatı Sultan dördüncü Mustafa han 29. Osmanlı Padişahıdır. 1761 yılında İstanbul’da 1.Abdülhamit ve Ayşe Seniyeperver Sultan’ın çocukları olarak doğan, 4. Mustafa Han 1807 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. 4. Mustafa’nın iyi bir eğitim alması için çok emek sarf edildi, lakin muhteris, açıkgöz ve sinirli bir kişiliğe sahip olan sultan zevki alem yaşamayı tercih etti.. 4.Mustafa’nın tahta çıkmasına vesile olan Kabakçı Mustafa ve adamları devlet işlerini daha çok kontrol ediyorlar ve gün geçtikçe otoritesi zayıflıyor, istekleri hiç bitmiyordu. Bu durumla başa çıkamayacağını anlayan sultan, Alemdar Mustafa Paşa’dan yardım istedi. 15 bin kişilik askerle gelen paşa, müstebitleri ve düzen bozanları ortandan kaldırdı. Alemdar paşanın taraftarları, 3. Selim‘in terkrar sultan olmasını istiyorlardı. 3. Selim‘in tekrar tahta çıkmasından çekinenler Sultan 4.Mustafa’dan ölüm fermanı çıkarttılar. Cebren saraya giren Alemdar Paşa 3. Selim‘in şehit edildiğini gördü ve II.Mahmut’u padişah ilan etti. Bu olay tarihe Alemdar Vakası olarak geçmiştir.. Sultan 4.Mustafa Han, 1808 yılında görevini 2.Mahmut’a bıraktıktan 4 ay kadar sonra tekrar tahta çıkma girişiminde bulunmaması için idam edildi. Cenazesi babası 1.Abdülhamit Türbesine defnedildi.. sultan-1-abdulhamit-turbesi- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Resveratrolün Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/resveratrolun-faydalari-2103/ Tarih: 2026-09-03 Resveratrolün Faydaları Nelerdir? Resveratrol Nedir ve Neye Yarar? Resveratrol üzüm, yabanmersini ve yer fıstığı gibi besinlerde bulunan doğal polifenolik bir bileşiktir. Araştırmalar resveratrolün antioksidan, kalbi koruyucu etki, antiinflamatuar aktivite ve damar gevşetici gibi özellikleri olduğunu göstermiştir. Resveratrolün Faydaları Antioksidan etkili doğal bir polifenol olan resveratrolun lipid peroksidasyonunu ve buna bağlı hücre ölümünü önlediği bilinmektedir. Çeşitli araştırmalar resveratrolün koroner kalp hastalığına karşı koruyucu etkisinin olabileceğini göstermiştir. Bu etkinin özellikle LDL’nin oksidasyonuna karşı koruma yoluyla olabileceği ya da trombosit agregasyonunu azaltmasıyla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Resveratrol, serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Serbest radikaller radyasyon, gıda katkı maddeleri, havadaki kimyasal maddeler, çevre toksinleri, stres, sigara, alkol, ve ağır metaller gibi dış kaynaklı etkenlerle meydana gelerek hücre yapısına önemli zararlar verir ve bu da, kanser gibi hastalıklara neden olurken yaşlanma etkilerini hızlandırır. Güney Fransa’da yağlı beslenme ve sigara kullanımı fazla olmasına rağmen tüketilen şarap nedeniyle koroner kalp hastalığı oranının diğer bölgelere göre daha düşük görülmüş ve bu durum “Fransız Paradoksu” olarak adlandırılmıştır. Bu konuda gerçekleştirilen araştırmalar paradoksun nedeninin kırmızı şarap içinde yüksek oranda bulunan resveratrolü işaret etmiştir. Aslında birçok uzmanın da belirttiği gibi, bunun nedeni şarabın alkolü değil, üzümden gelen resveratroldür. Mor üzüm suyunda flavonoid miktarının litrede 500 mg’dan fazla olduğu tespit edilmiştir. Filed Under: Sağlık ## Beta Glukan Neye İyi Gelir ve Nelerde Bulunur? URL: https://trendhayat.com/saglik/beta-glukan-neye-iyi-gelir-2223/ Tarih: 2026-09-03 Beta Glukan Neye İyi Gelir ve Nelerde Bulunur? Ekmek mayasından (Saccharomyces Cerevisiae) elde edilen ve bağışıklık sistemini güçlendiren doğal bir madde olan Beta-Glukan enfeksiyonlara karşı savunmadan sorumlu makrofaj, nötrofil ve monosit gibi beyaz kan hücrelerini aktive eder, ayrıca vücutta hasarlı dokuların iyileşmesini destekleyici özelliği vardır. Avrupa İlaç Ajansı (EMEA), onayladığı ve 21 derleme-çalışma analizine göre soğuk algınlığında etkili tedaviler arasında beta glukan, mürver çiçeği, ekinezya ve çinko da bulunmaktadır. Beta Glukan Neye İyi Gelir? Beta glukanlar bağışıklık sistemini aktive edebilme özellikleri nedeniyle “biyolojik cevap düzenleyiciler” olarak bilinir ve immünolojik olarak etkileri kanıtlanmıştır. Virüs, bakteri veya mantar vücuda girdiğ zaman bunu ilk karşılayan bağışıklık sistemidir. Doğal immün cevapta non-spesifik yani özgül olmayan en çalışkan eleman makrofaj’dır. Gider yabancı maddeyi tanır, içine alır ve içinde enzimatik fonksiyonlarla yok etmeye çalışır. Aktive edilmiş makrofaj önemli bir güç kaynağıdır; vücudun ilk savunmasıdır. Bir makrofaj tümör hücrelerini nonspesifik olarak tanımlayabilir ve öldürebilir; yabancı maddeleri atabilir. Ayrıca genelde immün sistemimizi stimüle edip harekete geçirebilen birkaç gerekli sitokini de üretebilir; kemik iliğinin immün hücre üretimini de artırabilir. Beta Glukan İçeren Besinler Beta glukanlar yulaf, arpa gibi tahıllar, mantar ve mayaların hücre duvarında bulunur. Mayadan çıkarılan beta glukan ameliyat sonrası sepsisten koruma, radyasyon hasarı ve patojenik enfeksiyonlarda önemli bir yer tutmuştur. Görünürde, arpa ve yulafdan elde edilen beta-glukan ise aynı etkiyi sağlamıyordu. Mantardan çıkarılan beta-glukanların yakın etkileri görülse de, çeşitli araştırmalar, maya-kaynaklı beta glukanların bağışıklık sistem koruyucusu olarak en etkili olduğunu göstermiştir. Mevsim geçiş dönemlerinde görülen salgın hastalıklara karşı hazırlıklı olmak ve bağışıklık sistemini desteklemek için günlük doz olarak 1-3,1-6 Beta-Glukan formunun en az 100 mg kullanımı öneriliyor. Filed Under: Sağlık ## Poğaça Tarifi Nefis Mısır Unlu Ev Poğaçası Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/pogaca-tarifi-nefis-misir-unlu-ev-pogacasi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-09-03 Poğaça Tarifi, Nefis Mısır Unlu Ev Poğaçası Nasıl Yapılır? Gerekli Malzeme Listesi Nelerdir? Yapılışı hakkında bilgi için aşağıdaki yazımızda bulabilirsiniz. Sabah kahvaltılarında veya çay saatlerinde aileniz, misafirleriniz ve sevdikleriniz için evde kolay bir şekilde yapabileceğiniz puf puf poğaçalar hazırlayabilirsiniz. Şimdiden deneyeceklere afiyet olsun Mısır Unlu Ev Poğaçası Tarifi Kişi Sayısı: 8- 10 kişi Hazırlama Süresi: 5 dakika Pişirme Süresi: 20 dakika Poğaça Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi Yumurta (2 adet) Tuz (1 tatlı kaşığı) Margarin (150 gram) Yoğurt (3 yemek kaşığı) Sıvı Yağ (yarım çay bardağı ) Kabartma Tozu (1 paket) Mısır Unu (2 su bardağı) Un (2 su bardağı) İçi için; Lor Üzeri için; Yumurta Sarısı Çörek Otu Mısır Unlu Ev Poğaça Tarifi Yapılışı İlk olarak margarini eritip, soğutuyoruz. Bir kap içerisine, eritilmiş margarini, yumurtayı, tuzu, yağı, yoğurdu ekleyip iyi bir şekilde çırpıyoruz. Sonrasında, mısır unu ve kabartma tozunu da ekleyerek yoğurup hamur haline getiriyoruz. Hamur kulak memesi haline geldikten sonra, mandalina büyüklüğünde parçalar koparım, elimizle açmaya başlıyoruz. Açtığımız hamurun içine iç olarak lor koyup hamurun ağzını kapatıyoruz. Poğaçaların üzerine yumurta sarısı sürüp, çörek otu serpiştiriyoruz. Fırını 180 derece sıcaklığa ayarlayıp ısıtıyoruz. 20 dakika kadar üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Fırından çıkarıp sıcak bir şekilde mısır unlu ev poğaçasını afiyetle servis edebilirsiniz. Trendhayat Mutfak Ekibine sizde tariflerinizi kendiniz yazarak fotoğrafları ile bize mail olarak gönderin paylaşalım… trendhayat.com@gmail.com Aramalar; nefis poğaça tarifleri, nefis yemek tarifleri, nefis mısır unlu ev poğaçası tarifi, kek pasta, börek kek, kahvaltı keki, çorba tarifleri, sütlü tatlı tarifi, sütlü tatlı nasıl yapılır, hafif tatlılar, yemeği tatlısı nasıl yapılır, tavada, kalori, nasıl olur, borcamda, evde yapımı, en güzel yemek tarifleri için trendhayat.com u takip edebilir sizler için hazırladığımız, yemek tarifleri, hamur işleri, kurabiye tarifleri, kek, pasta tarifleri, nefis içecek tarifleri nasıl yapılır, makarna pilav tarifleri, farklı yöresel tatlar, kebap çeşitleri, et yemekleri tarifleri bulabilirsiniz. nefis leziz çorba tarifleri, kavurmalı, kaşarlı çorbalar, soslu çorba nasıl yapılır, hatayi antakya, antalya, karadeniz, ege, doğu, anadolu, trakya yöresi nefis lezzetler, farklı yemek tarifleri, fırın yemekleri, ## Hayıt Otu Tohumu Faydaları Nasıl Kullanılır URL: https://trendhayat.com/hayit-otu-tohumu-faydalari-nasil-kullanilir/ Tarih: 2026-09-03 Her Yaşta Kadın Rahatlıkla Kullanabilir mi? Hayıt Tohumunun Yan Etkisi ve Zararı Nelerdir? Hayıt Tohumunun Kadınların Regl Dönemine Faydası Nelerdir? Beşparmak Otunun Menopoza Faydası Nedir? Beşparmak Otunun Diğer Faydaları Nelerdir? Hayıt Otu Nasıl Kullanılır? Hayıt otu tohumu hakkında birçok araştırmalar yapılmıştır. Birçok hastalığa iyi gelen bu tohum erkeklerde cinsel isteği azalttığı için ”rahip biberi, namus ağacı, adını bu sebeple almıştır. Kadınlar için mucize bir bitkidir. Kadın hastalıkları için bulunmaz bir nimettir hayıt tohumu, bir diğer adı da, beşparmak otu’’ dur. Her Yaşta Kadın Rahatlıkla Kullanabilir Mi? Kadınlık hormonunu harekete geçirmek için hipofiz bezini uyarır ve hastalığı kökünden çözer. Her yaşta kadınlar kullanabilir. Hayıt Otu Tohumunun Yan Etkisi ve Zararı Nelerdir? Bu tohumun yan etkisi yüzde 2 kadar düşük orandadır. Ciltte karıncalanma dışın da bir yan etki görülmemiştir. Tohumunun kullanımı bırakıldığında karıncalanma geçmiştir. Uzmanlar sentetik hormon tedavisi yerine kadınların hayıt tohumu kullanması önerilir. Özellikle emziren anneler bu konudan dolayı ilaç kullanmak zorunda iseler eğer emzirmeyi kesmeleri gerekir. Yalnız ilaç yerine hayıt tohumu kullanır ise emzirmeyi de kesmemiş olur. Bu veriler hayıt üzerinde yapılan araştırmalar ve karşılaştırmalar sonucuna göre söylenmiştir. Hayıt tohumunu kullanman önce doktorunuza danışınız. Özellikle hamilelikte doktorunuza sormadan kullanmayınız. Hayıt Otu Tohumunun, Kadınların Regl Dönemine Faydası Nelerdir? Beşparmak otu regl öncesinden bir veya iki hafta önce kullanılmaya başlanırsa faydasını o zaman daha iyi yaşayarak görürsünüz. Regl dönemindeki; Göğüs hassasiyetini Depresyonu Ağrılara kramplara Strese Regl döneminde kanama sorunu yaşıyorsanız onu düzenler. Beşparmak Otunun Diğer Faydaları Nelerdir? Kadınların cinsel isteğini dengeler. Kadınlarda ve erkeklerde hormon dengesizliğinin sebep olduğu kıl çıkması ve sivilcelerin tedavisine yardımcıdır. Kadınlarda yumurtlamayı düzenler. Kadınların hamile kalma şansını arttırır. Hamile bayanlar doğuma 2 hafta kala hayıt tohumu tüketirse sütlerinde artış olur. Anne sütünü arttırır. Sancıları keser. Hazımsızlığı giderir. ishali keser. Ayaklardaki şişmeyi önler. Arı sokmasına iyi gelir Akrep sokmasına iyi gelir. Rahim kistlerine iyi gelir. Rahim iltihabına faydalıdır. Hayıtın meyvesi vücuttaki kadınlık hormonlarını doğal olarak dengeleyerek sağlıklı çalışmasını sağlar. Beşparmak (Hayıt) Otunun Menopoza Faydası Nedir? Erken menopozun tedavisinde kullanılır. Erken menopozu engeller. Menopoz dönemine gren kadınlarda, ter basmasına, sinir bozukluğuna hazımsızlığa, baş dönmesine faydası vardır. Hayıt Nasıl Kullanılır? Havanda yarım tatlı kaşığı kadar hayıt tohtumu hafifçe dövün, çok büyük olmayacak su bardağında kaynar su ile haşlanır. Üstünü kapatın 10-16 dk demlendikten sonra süzün. Gün içinde 2 veya 3 bardak taze demleyerek yemeklerden sonra yemek aralarında soğutulmadan içilir. ## Meyve Asitleri Nelerdir ve Nerede Bulunur? URL: https://trendhayat.com/guzellik/meyve-asitleri-nelerdir-2085/ Tarih: 2026-09-03 Meyve Asitleri Nelerdir ve Nerede Bulunur? Alfa Hidroksi Asit (AHA) olarak da bilinen meyve asitleri peeling etkisi yapar, gençleştirir ve lekeleri açar. Meyve asitleri hyarulonik asit salgılanmasını artırır. Su tutucu etkiye sahip olan hyaluronik asit cilde nem kazandırır. Meyve Asitleri Nelerdir? Malik asit (elmada), tartarik asit (üzümde), glikolik asit (şeker kamışında), laktik asit (yoğurtta) ve sitrik asit (turunçgillerde) bulunur. Meyve asitleri cilddeki ölü hücre tabakasını yumuşatır ve soyulabilir hale getirir. Bu şekilde alttan yeni taze cilt yapımı hızlandırılmış olur. Meyve asitleri ayrıca kan dolaşımını artırır ve yeni hücre gelişimini uyarır. Filed Under: Güzellik ## Travazol Krem Nedir? Ne İçin Kullanılır? Faydaları URL: https://trendhayat.com/travazol-krem-nedir-ne-icin-kullanilir-faydalari/ Tarih: 2026-09-01 Travazol Krem Nedir? Travazol Kremin Etken Maddesi Nedir? Travazol Krem Fiyatı Nedir? Travazol Krem Ne İşe Yarar? Travazol Krem Nasıl Kullanılır? Travazol Kremin Yan Etkileri Nelerdir? bu kremle ilgili bilgilere yazımızdan ulaşabilirsiniz. Travazol Krem, etken maddesi Diflukortolon Valerat ve İzokonazol Nitral olan cildin üst tabakasının mantar nedeni ile iltihaplanmasını ve mantarın çoğalmasını engelleyen bir kremdir. Mantara karşı etkili çözüm sunan bu krem mantar dışında enfeksiyon, egzama, alerjik ve iltihaplanma gibi sorunların giderilmesinde katkı sağlamakta ve kişinin cildinde oluşan kaşıntı, ağrı, yanma hissini ortadan kaldırmaktadır. Pişiklerde olumlu etki sağlayan bu krem hem bebeklerde bez nedeni ile oluşan pişiklerde hem erişkinlerde yaz aylarında oluşan pişik de fayda sağlayacaktır. Travazol Krem Nedir? Cildin üst tabakasında oluşan mantar ve bakteri sorunlarının çözümünde kullanılan bir krem olup, kızarıklık, kaşıntı, iltihaplanma ve egzama gibi durumlarda tercih edilmektedir. Eczanelerde 15 gramlık tüplerde satılmaktadır. Travazol Kremin Etken Maddesi Etken maddesi Diflukortolon Valerat ve İzokonazol Nitral olan bu kremin diğer yardımcı etken maddeleri ise, polisorbat, alkol, likit parafin, vazelin, stearat, distile su ile oluşan bu etkili kremin içeriğinde bulunan maddelere karşı bir alerjik söz konusu ise kesinlikle kullanmayın Travazol Krem Ne İşe Yarar? Faydaları Nelerdir? Bir çok konuda etki gösteren Travazol Krem ilk akla gelen mantar diğerleri ise, egzama, iltihaplı sivilce, pişik ve kaşıntı gibi sorunlarda kullanılan bu kremin sağladığı faydaları inceleyelim. Mantar Çeşitli nedenlerden dolayı oluşan mantarın iyileşmesini ve çoğalmamasını sağlar. Mantarın oluşturduğu en büyük etkilerden biri olan kaşıntıyı hafifletir. Ayak mantarında sıklıkla kullanılan bir kremdir. Pişik Bu krem etkili gösterdiği alanlardan biride pişik olup, her yaşta oluşan pişiklerde kullanılabilir. Bebeklerde oluşan pişiklerde ve genelde yaz aylarında yetişkinlerde oluşan pişiklerde de kullanılabilir. Pişik olan bölgeye kremi uygulamadan önce temizleyin ve kuru olmasına özen gösterin. Bu bölge kapalı bir bölge ise temiz ve geniş kıyafetler giyinin. O bölgenin hava almasını sağlayın. Vajinal Kaşıntı Vajinal kaşıntı ve mantar sorunlarında uzman doktorların sıklıkla kullandıkları bir krem çeşidi olup kişide büyük oranda iyileşme sağlayacaktır. Özellikle bayanlarda rastlanılan bu sorun günde 2 kez kullanarak fayda sağlanabilir. Egzama Bu kremin egzama üzerinde olumlu etkisi kanıtlanmış olup, uzman doktor tarafında egzama nedeni ile verildiği takdirde kullanılmalıdır. Cilt Lekeleri Bu kremin cildi yenileme özelliğinde dolayı cilt lekelerinde üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Ama bu kremi cilt lekeleri için kullanacaksanız mutlaka uzman doktorun cilt lekeleri için onaylaması gerekiyor aksi taktirde kullanmayın. Bu Krem Nasıl Kullanılmalıdır? Uzman doktor tarafından reçete edilmiş ise eğer, doktorun uygun gördüğü şekilde ve dozda kullanılmalı. Genelde kullanımı uygun görülen günde 2 kez temiz ve kurulanmış bölgeye ince bir tabaka şeklinde hafif parmaklarınızla masaj yaparak sürün. Eğer mümkünse o bölgeyi kapatmayın, Kapatmanız gerekiyorsa temiz ve bol giyinin. İyi ve kısa zamanda sonuç almak istiyorsanız düzenli kullanın. Yan Etkileri Bu kremin içeriğindeki etken maddelere karşı alerjiniz varsa, eğer kullanmayın. Genel olarak bu kremin yan etkisine rastlanılmamakta olup, nadir olarak görülen yan etkiler şunlardır. KurdeşenKarın AğrısıYüzde, dudakta, dil ve boğazda şişme Travazol Krem Fiyatı 15 gramlık tüplerde bulunan bu kremin eczanelerden temin edebilirsiniz. Nisan 2019 tarihininde itibaren fiyatı 20.44 TL’dir. Travazol Krem Hakkında Bilinmesi Gerekenler Genel olarak mantar sorunu ilgili tercih edilen bu kremi doktorunuz size uygun gördüğü sürede ve dozda kullanın. Kısa sürede iyileşme belirtisi gösterdiği için bu kremi kullanmayı bırakmayın. Belki de mantara sebep olan enfeksiyon tam olarak arınmış değilsinizdir. Bu nedenle tekrar tekrar bu sorunla karşılaşmanız mümkün. Yeterli dozda ve düzenli kullanmak önemli. Zona, roza, su çiçeği, uçuk ve cilt ülserinde kullanılmamalıdır. Bu kremin etkisi mantarlı bölgede iltihabın kurumasından sonra, en fazla 15 gün kullanılmalıdır. Bu kremi kullandığınız süre boyunca bir iyileşme belirtisi yok yada kötüleşme varsa eğer doktorunuza danışın. Hamile anne adayları ve emziren anneler uzman doktora danışarak kullanmaları gerekir. Bu kremi kesinlikle göz ve ağız bölgesine değdirmeyin. Bebek pişiklerinde uzun süre kullanılmamalıdır. Bebeklerde yan etkileri daha çabuk etkilenir. Bu sorunun tekrarlanması için temizliğe dikkat edin. Sık sık kıyafetlerinizi değiştirin ve hava almasını sağlayacak bol kıyafetler giyinin. O bölgenin temiz, kuru ve hava almasına önem verin. ## Faydalı Bitkiler URL: https://trendhayat.com/beslenme/faydali-bitkiler-887/ Tarih: 2026-09-01 Faydalı bitkiler in hazırlanışı ve kullanımı nasıl olur? Bitkilerden gerek içten (dahilen) gerekse dıştan (haricen) kullanmak suretiyle yararlanılır. İçten kullanmada; demleme, kaynatma, emiştirme, öz çıkarma, tentür ve toz haline getirme yolarından biri kullanılır. Dıştan kullanmada ise; lapa, losyon, kompres, gargara, el ve ayak banyosu ya da tam banyo şekilleri kullanılır. İçten Kullanım: 1)Demleme-Haşlama: Çiçek,yaprak, kök ve bezerlerinin parçalarını kaynamış su içine atmaktan oluşan bu yol özellikle nazik bitkiler ve çiçekler için geçerlidir.Bekleme zamanı bitkinin cinsine göre değişir. 2)Kaynatma: Bu yöntem (duruma göre soğuk,ılık ya da kaynamış) su içine bitkinin konulması ve bir kaç dakika tümünün kaynatılmasında oluşur. Bu işlem;dal, kabuk, kök, tane ve benzerleri gibi,daha çok, sert olan bitki cinsleri ya da bunların parçaları için uygulanır. 3)Emiştirme: Bitkilerin etkin parçaları,yarım günden 15 güne kadar değişen bir sürede bir sıvı içine bırakılır. Suyla emiştirme, mikropların üremesi için elverişli bir ortam hazırladığı için yarım günü geçmemelidir. Bu yüzden genellikle emiştirme için, şarap, 45 derecelik alkol, bira ve sirke tercih edilir. 4)Özsu çıkarma: Taze bitkilerin sıkılması ve ezilmesiyle elde edilir. Mutfak robotları kullanarak bu işlem gerçekleştirilebilir. Yapraklardan veya bitkinin tümünden özsu çıkarmak için, bitki önce küçük parçalara bölünür, üzerine soğuk su dökülüp birkaç dakika beklendikten sonra robota atılır. Bitki özsuyu, küçük kaşıklarla doğrudan ya da sütle, ayranla, reçelle veya balla alınabilir.B undan başka ,dıştan kompres veya pansuman olarakta kullanılabilir. 5)Tentür: Genelde 50-70 derecelik alkolle hazırlanır. İçten ve dıştan kullanılabilir. İçten kullanımda, bir kesme şekerinin üstüne damlatılarak veya biraz suya damlatılarak alınır. Dıştan kullanımda ise, su ile inceltilerek, kompres ve yıkama amaçlı kullanılır. Tentürler, bitki etkinliklerinin ana ögelerini içerirler.Bu yüzden tentür kullanımında çok dikkatli olmak gerekir. 6)Bitki tozu: Bitkilerin etkin yerleri çok uzun süre kurumaya bırakılır ve sonra da çok ince toz haline dönüştürülür.Tozlar küçük kaşıkla balla alınır.Belirtilen ölçülere titizlikle uymak gerekir. Dıştan Kullanım: 1)Lapalar: Bitki doğrudan doğruya cilde yakı olarak uygulanabileceği gibi, ince dokunmuş bezden bir kese içinde de tedavi edilecek deriye uygulanabilir. Bu iki yoldan biri, bitkinin etkileme gücüne göre seçilir. Bitki sert değilse (örn:lahana) doğrudan doğruya deri üzerine uygulanır. Eğer bitki tahriş edici bir etkiye sahipse bir bez kullanarak deriyi korumak ve tahriş edici etkiyi önlemek gerekir.(örn:hardal yakısı) Lapanın sıcaklığı 45 dereceyi geçmemelidir. Deri üzerinde en fazla 5 dakika kalmalıdır. 2)Losyon: Bu tedavi,demleme ve kaynatma yoluyla ya da özel yöntemle hazırlanan preparatlarla yapılır.Sıvı önce tedavi edilecek yere sürülür; sonra bu alana uzun uzun masaj yapılır.Masaj, çok hızlı ve güçlü yapılırsa friksiyon denilen işlem uygulanmış olur. Losyon ve friksiyon, deri ve saçlı bölgelerin tedavileri için oldukça etkindir. 3)Kompres: Demleme,kaynatma, tentür vb.yollarla hazırlanmış sıvı prepratlara eczalı pamuğun veya dörde katlanmış bir fanilenin batırılıp emdirilmesi ve bunun doğrudan doğruya tedavi edilecek yere uygulanmasıyla yapılır. 5 ila 10 dakika arasında değişen uygulama süresi bitkinin etkinliğine ve hastalığın derecesine göre değişir. 4)Gargara: Gargara için demleme, kaynatma, emiştirme vb. yollarla yapılan prepratlar kullanılır. 5)Banyolar: Etkin bir tedavi yoludur. Çeşitli olaylarda sınırlı ya da tam banyodan biri seçilmelidir. ## Orhan Gazi Kimdir? Orhan Gazi’nin Hayatı URL: https://trendhayat.com/orhan-gazi-kimdir-orhan-gazinin-hayati-1326-1359/ Tarih: 2026-08-31 Orhan Gazi Kimdir ? Orhan Gazinin hayatı dönemi ORHAN GAZİ Doğum Tarihi : 1281 Ölüm Tarihi : 1360 Meslek : Padişah Doğum Yeri : Söğüt Ölüm Yeri : Bursa Babası : Osman Gazi Annesi : Malhun Hatun Eşi : Nilüfer Hatun, Asporça Hatun, Theodora Hatun, Eftandise Hatun Çocukları : 1. Murad, Süleyman Paşa, Şehzade Halil, Fatma Hatun, Şehzade İbrahim, Şehzade Kasım Orhan Gazi’nin Kısa Hayatı Orhan Gazi (Orhan Bey) 2. Osmanlı Padişahıdır. 1281 ‘de Söğüt’te Osman Gazi ve Malhun Hatun’un çocukları olarak doğan, Orhan Gazi 1326 da Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Orhan Gazi yufka huylu, sevecen, saygılı ve genel olarak yapısı itibari ile telaşa kapılmayan kendini halkına sevdirmiş bir liderdi. Tekfur Aydos’un kızı Holafira (Nilüfer Hatun) ile evlenmiş ve bu evlilikten daha sora devletin başına gelen 1. Murad olmuştur. Cesur, cömert, dürüstlüğü ve tedbirli bir devlet adamı bilinirdi. Sultanlığı döneminde Ankara, Bursa, Rumeli Devletin topraklarına alınmıştır. İlk sürekli askeri birliğin, vezirlik kademesinin, Vakıf ve Askeri teşkilatların kurulması, gümüşten para basılması Orhan Gazi zamanında olan önemli hadiselerdir.. Süleyman Paşa avdayken attan düşüp ölmesi neticesinde üzüntüsünden hastalanan Orhan Gazi 1362 yılında hayata veda etti. . Orhan Gazi babası Osman Gazi‘den devraldığı 16000 km² olan devlet topraklarını 95000 km² ye kadar büyüterek oğlu Murad Hüdavendigar‘a devretmiştir. Osman Gazinin türbesi’de Bursa’da bulunmaktadır. Orhan Gazinin oğlu Murad Hüdavendigar‘a şu sözleri vasiyet etmiştir; ” Oğul! Cennet mekan babam Osman Gazi Han bir avuç toprağı beylik yaptı. Biz Allah’ın izniyle beyliği sultanlığa çevirdik. Sen daha da büyüğünü yapacaksın! Osmanlı’ya iki kıta üzerine hükmetmek yetmez. Zira İ’la-yı kelimetullah (Allahü tealanın ismi şerifini yüceltmek, İslamiyet’i yaymak) azmi iki kıtaya sığmayacak yüce bir azimdir. “ Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## İsveç Şurubu URL: https://trendhayat.com/saglik/isvec-surubu-1071 Tarih: 2026-08-30 İsveç şurubu nasıl kullanılır? İçten Kullanım : Günde 1-4 kere, 1-2 çay kaşığı dolusu, bitki çaylarına veya ılık suya karıştırılarak alınabilir. Çocuklarda, dozaj yarıya indirilmelidir. Akut vakalarda, 1-2 yemek kaşığı dolusu, aynı miktarda suyla karıştırılıp alınabilir. İsveç iksiri kullanımı sırasında süt içilmemelidir. Dıştan Kullanım : Hasta veya ağrılı bölgeye sürülür veya kompres yapılır. Alkolün deriyi tahriş etmemesi için, önceden o bölge yağlı bir kremle nemlendirilir, şurupla nemlendirilmiş bir pamuk bölgeye yatırılır, giysilere leke yapmaması için bir plastik parçasıyla örtülür ve sargı beziyle tespit edilir. Kompresin belli bir süresi yoktur. İsveç Şurubu Faydaları - İçten Kullanım Alanları 1)Mide krampları ve kolit ağrıları : 1-2 yemek kaşığı dolusu, sek veya aynı miktarda suyla inceltilerek alınır. 2)Mide ve bağırsak gazı : Mide ve bağırsakta biriken gazların dışlanmasını sağlar. Papatya veya nane çayına eklenerek alınabilir. 3)Safra kesesi ağrıları : Safra kesesi ağrılarını azaltır. Safrakesesi bölgesine ayrıca kompres uygulanmalıdır. 4)İştahsızlık : 1-2 yemek kaşığı dolusu, yarım çay bardağı suya eklenerek, yemekten 30 dakika önce alınır. 5)Romatizma ağrılar ı: Günde 3-4 kere, 1 tatlı kaşığı dolusu, bitki çayına karıştırılarak alınır ve hasta bölgelere kompres yapılır. 6)Kan temizliği : Günde 3-4 kere, 2-3 çay kaşığı dolusu ısırganotu çayına eklenerek içilir. 2-3 haftalık kürler uygulanmalıdır. 7)Uykusuzluk : Uykusuz kişiler, yatmadan önce, örneğin papatya çayına 1-2 çay kaşığı karıştırarak almalıdırlar. 8 )Dişeti ve ağıziçi rahatsızlıkları: Gırtlak, ağıziçi ve dişeti iltihaplarında, dişeti çekilmesi ve kanamasında olumlu sonuçlar verir. Tüm dişeti ve ağıziçi rahatsızlıklarında, bir misli suyla inceltilmiş 1-2 tatlı kaşığı şurup ağıza alınıp, yutmadan,elden geldiğince uzun süre ağızda dolaştırılır ve sonunda yutulur. Dişleri sarartabileceği için, kısa bir süre sonra dişler fırçalanmalıdır. Dıştan Kullanım Alanları 1)Kulak ağrısı, dışkulak yolunda sivilceler, kabuklanmalar ve kulak uğultusuna karşı : Şurupla nemlendirilmiş küçük bir pamuk parçası kulak yoluna sokulur ve uzunca bir süre bekletilir. Ama alkolün kulak yolunu tahriş etmemesi için, önceden zeytinyağı ile nemlendirilen küçük parmağı kulak yoluna sokmak doğru olur. 2)Burun içindeki kabuklanmalar : Şurupla ıslatılan bir pamukla sık sık nemlendirilmelidir. Kabuk kısa sürede düşer ve yara iyileşir. 3)Arı,böcek ve sivrisinek ısırması : O bölgeye hemen kompres yapılacak olursa, şişme, kızarma, kaşınma olmaz, acı diner. 4)El ve ayak bileklerinin burkulmasında veya çarpmalarda oluşan şişlikler : Yapılacak kompreslerle kısa sürede iner ve ağrılar diner. Bu kompresi 2-3 saatte bir yenilemek gerekir. 5)Basit yanık ve haşlanmalarda veya güneş yanıklarında ilkyardım olarak şurup sürülürse, acı diner ve su toplanmaz. 6)Dudak uçukları, iltihaplı sivilceler ve çıbanlar, henüz gelişme aşamasında sık sık şurupla nemlendirilir veya kompres uygulanırsa, gelişmelerini tamamlayamadan yok olurlar. 7)Çatlayan ellere ve dudaklara sürülebilir. 8 )Akıntılı nezlelerde : 1/3 oranında suyla inceltilmiş şurup buruna iyice çekildiğinde, akıntı durur, tıkalı burun açılır. Şurubun kokusunun buruna çekilmesi de rahatlatıcıdır. 9)Her tür eski ve yeni yara, beyaz şarapla temizlenip, şurupla kompres uygulandığında, iltihaplanma sona erer ve yara kısa sürede kapanır. 10)Romatizmalı bölgelere kompres veya friksiyon biçiminde uygulanıp, sabah akşam da ısırganotu çayına karıştırılarak alındığında, ağrılar hafifler. 11)Nasırların üzerine kompres uygulanır.3-4 günlük aralıksız tedavi sonunda nasır kendiliğinden düşer veya çekip alınabilir. İsveç Şurubu İçeriği : Sarısabır 10gr. (Aloe ferox miller), Ravent kökü 9gr. (Rheum palmatum), Mirra 7gr. (Commiphora molmol), Cedvar 5.5gr ( Curcuma zedoria), Centiyane 3.5gr. (Gentiana lutea), Domuzdikeni 2gr. (Carlina acaulis), Melekotu kökü 6.5gr. (Angelica archangelica), Kafur 1gr. (Cinnamomum camphera), Sinameki 1gr. (Cassia angustifolia, ) Eğir kökü 9gr. (Acorus calamus),Besbase 1gr. (Myrıstıcae arıllus), Safran 0.1gr. (Crocus sativus), Tarçın 1gr. (Cinnamomum zeylanicum), Kakule 0.5gr. (Elettaria cardamomum). kategori Sağlık Permalink Comment ## Leave a Comment URL: https://trendhayat.com/beslenme/a-vitamini-olan-besinler-1998/ Tarih: 2026-08-30 A Vitamini Çeşitleri ; Göz, cilt, saç ve tırnak sağlığı için gerekli olan ve antioksidan etkisi bulunan A vitamini, hayvansal besinlerden retinol, bitkisel kaynaklardan ise beta karoten olarak alınır ve bu maddeler vücutta A vitaminine dönüşür. A Vitamini Olan Besinler ; Balıkyağı, karaciğer, tereyağı, krema, süt, peynir, yumurta sarısı A vitamininin en zengin kaynaklarıdır. Sonradan A vitaminine dönüşecek olan beta karoten ve diğer karotenoidler ise yeşil yapraklı ve sarı sebzelerde, tahıllarda bulunur. Havuç, kayısı, patates, kabak, ıspanak, brokoli, şeftali ve kavun gibi besinlerle de A vitamini ihtiyacı karşılanabilir. Filed Under: Beslenme ## Ödem Attırıcı Yiyecek ve İçecekler URL: https://trendhayat.com/odem-attirici-yiyecek-ve-icecekler/ Tarih: 2026-08-29 Ödem Nedir ? Vücudunuzda anormal bir şekilde dokuların ve cilt altının sıvının birikmesidir. Sıklıkla el, ayak ve özellikle de bacak bölgesinde oluşur. Ödem oluşumu sıklıkla yaz aylarında görülmektedir. Bunun nedeni yaz aylarında artan sıcaklık sebebiyle damarlarda genişleme oluşur ve damarlarda sıvı geçişi daha kolaylaşır ve sıvının birikmesine neden olur. Ödemin aslında birçok sebebi olabilir. Su tüketimin azlığı, tuz tüketiminin fazlalığı, kadınların adet dönemleri, menopoz, hareketsiz yaşam biçimi, karbonhidratlı yiyeceklerin aşırı tüketilmesi, hava değişimi ve hamilelik ödemlere neden olmaktadır. Ödem Söktürücü Yiyecek ve içecekler Vücudumuzdaki gereksiz fazla sıvılardan kurtulmak için ödem atıcı yiyecek ve içecekler yardım alarak atabilirsiniz. Su Ödemler oluşumundan kurtulmanın en kolay yolu su tüketmekten geçmektedir. Bu nedenler günlük en az 1,5 litre ve üstü su tüketimi ödem atmaya yardımcı olur. Kayısı Kayısı, vücut sıvısındaki potasyum ve sodyumu dengelemeye çalışır. Potasyum yönüyle zengin olan kayısı günde 3-4 adet tüketilmesi neticesinde ödem atılmasına yarar sağlayacaktır. Yoğurt Probiyatik etkisi olan yoğurt ödem söktürmek için muhteşem bir besin olup tabi ki de evde hazırlanmış katkısız yoğurt yarar sağlamaktadır. Yoğurdun Faydaları yazımızı inceleyebilirsiniz Salatalık Salatalık mutlaka diyet listelerinde yer alır. İçerdiği %96 su miktarıyla ödem atılmasına yardımcı olur. Ananas Bromelain içeren ananas selülit neden olan proteinleri parçalanmasına yardımcı olur ve su atılımını kolaylaştırır. Zengin lif kaynağı sayesinde de sindirim sistemine yardımcı olur ve su atılımını sağlar Maydanoz Maydanoz içerdiği C vitamini ve lif sayesinde ödem atımını sağlar. Fazla tüketilen maydanoz tansiyon düşüklüğüne sebep olabilir bu nedenle dikkatli tüketilmelidir. Maydanoz kürü faydaları yazımızı inceleyebilirsiniz. Yaban Mersini İçerdiği A,B,C vitaminler ve zengin lif kaynağı sayesinde sindirim sisteminin hızlanmasına ve vücuttan ödemin atılmasına katkı sağlar. Süt Kalsiyum oranı yüksek olan süt, vücut sıvısını dengede tutar ve ödem oluşumunu engeller bu nedenle düzenli kalsiyum içerikli yiyecek ve içecekler ödemi engeller. Yeşil Çay Bitki çayları arasında en bilinen ödem söktürücü çaydır. Yeşil çay tansiyonu yükselttiğinden yüksek tansiyon hastalarını tüketmesi sakıncalıdır. Nar Suyu Mevsiminde taze sıkılmış nar suyu önemli bir ödem söktürücüdür. Şeker hastalarının nar suyunun tüketmeleri sakıncalı olabilir. Nar Suyunun Faydaları yazımızı inceleyebilirsiniz. Muz Potasyum içeren muz ödem atımını yardım eder. Muzun Faydaları yazımızı inceleyebilirsiniz Yulaf Beta glukan içeri sayesinde bağırsak hareketlerini hızlandırır, sindirimi kolaylaştırır ve ödem atılımını sağlar. Oluşan ödemlerden kurtulmak için smoothie ‘lerden yardım alabilirsiniz. Malzemeler 2 adet salatalık 1 yemek kaşığı limon suyu 1 adet yeşil elma 15 dal maydanoz Hazırlanışı; Tüm malzemeleri blender’ dan geçirin ve çıkan sıvıyı tüketin. ## Meyve Çeşitleri — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/meyve-cesitleri-657/ Tarih: 2026-08-29 Meyve Yararları Nelerdir? Sağlıklı kalabilmek için uzmanlar tarafından her mevsim ve de her gün mutlaka tüketilmesi gerektiği bildirilen meyvelerin sağlığımıza olan etkileri. ÜZÜM Sadece suyu değil, kabuğu ve çekirdeği de çok yararlıdır. Beyin ve karaciğerin dostudur. Kan yapar ve kanı temizler. Kansere karşı koruyucudur. Saç dökülmesi ve yorgunluğa iyi gelir. Kan basıncını düşürür ve kanı sulandırır. KAYISI Kansızlığa çok iyi gelir. Sinir zayıflığı olanlarda, beyinsel faaliyetlerde bulunanlarda ve uykusuzluk çekenler için faydalıdır. Kalbi ve prostatı korur. NAR Prostat ve cilt kanserine karşı koruyucu özelliklere sahip olduğu belirtiliyor. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kalp kaslarını güçlendirir. İshal olanlara iyi gelir. Bağırsaklardaki asalakları düşürür. KAVUN Kansızlığa, yorgunluğa, böbrek ve safra kesesi taşlarına, hemoroide, romatizma ve gut hastalığına karşı birebirdir. Damar tıkanmalarına engel olur. Bağırsakları yumuşak tutar. Meniyi yoğunlaştırır. Yanıklar için mükemmel bir merhemdir. KESTANE Varis, hemoroid gibi toplar damar rahatsızlıklarına iyi gelir. Sinirleri güçlendirir. Kansızlığı giderir. Mideyi kuvvetlendirir. KİRAZ Damar sertliğini önler. Gut ve romatizmaya iyi gelir. Ağrı kesicidir. Böbreklerdeki küçük taş ve kumları eritir. Vücutta biriken üre asitlerini ve ürat tuzlarını dışarı atar. Kanın temizlenmesine yardım eder. Kiraz sapları idrar söktürücüdür. KİVİ C vitamini bakımından zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kan basıncını dengeler. Göğüs kanserini önler. Sindirimi kolaylaştırıcı özelliği vardır. Kolesterol seviyesini kontrol eder. Soğuk algınlığına iyi gelir. Vücudun toksinlerden temizlenmesine yardım eder. MANDALİNA Kanı temizler ve damar sertliğine iyi gelir. LİMON Vücut direncini artırır. Grip, soğuk alğınlığı, nezle, halsizlik gibi rahatsızlıklara karşı koruyucudur. Bedeni mikroplardan arındırır. Yemek borusu ve mide kanserini önler. Tansiyonu düşürür, kalbi güçlendirir, damar sertliğini önler. Gut hastalığına karşı faydalıdır. Karaciğer rahatsızlığında yararlıdır. KARPUZ Kalbi ve prostatı korur. Toksinlerin atılmasını sağlar. Böbrekleri ve mesaneyi temizler. Kum ve taşları eritir. MUZ Hücre yenileyicidir. Damarları açar. Mide asidine karşı mideyi korur. Kemiklerin güçlenmesini sağlar. ŞEFTALİ Hormonları çalıştırır. Böbrek taşlarını eritir. Kanı temizler ve gut hastalığına karşı faydalıdır. Bağırsakları yumuşak tutar. PORTAKAL Grip ve nezleye karşı direnci artırır. Kanı temizler. Antikansorejendir. Prostat bezinin çalışmasını rahatlatır. Bağırsakları yumuşak tutar. Karaciğer hastalıklarına ve sarılığa karşı doğal bir ilaçtır. Filed Under: Beslenme ## Ender Saraç Diyetleri URL: https://trendhayat.com/beslenme/ender-sarac-diyetleri-598 Tarih: 2026-08-29 Ender Saraç Diyet Listesi - İncecik ama sağlıklı bir vücuda sahip olmak istiyorsanız 15 günlük rejimimiz tam size göre. Ortalama 4-5 kilo verebileceğiniz bu programla yazı kusursuz yaşayın….. Yaz ve güneş tüm gücüyle ortada, işte bu aya özel diyetimiz de yaz İçin ideal. Size önerim, hergün bir küçük maden suyu ve bol kabuklu salatalığı da aralarda almanız. Bu rejim programıyla birlikte, günde 40 dakika orta tempoda yürüyüş veya yarım saat egzersiz, veya 20 dakika yüzme sporu yaparsanız daha faydalı olur. Sizin için hazırladığım 15 günlük rejimi bir ay boyunca da uygulayabilirsiniz. Doğal yaz diyeti sayesinde eğer çok kiloluysanız 6-8 kilo, orta kiloluysanız 5-6 kilo verebilirsiniz. Sadece birkaç kilo fazlası olanlar da bu sağlıklı diyeti uygulayabilirler. En uygun yaz baharatları, toz zerdeçal, dereotu, taze nane, tarçın, gül suyu, limon ve kişniştir. Acı olarak da toz zerdeçalı seçmenizi öneririm. Bitki çaylarını da ılık olarak içebilirsiniz. Özellikle yeşil çay, nane çayı, meyan kökü çayı da yazın çok şifalı ve faydalıdır. Uzayan yaz gecelerinde özellikle akşam geç saatlerde ve ağır yememeye gayret edin. Sıcak günlerde yemekle beraber fazla alkol almayın. Eğer alkolden vazgeçemiyorsanız, içtiğiniz alkolü yan yarıya maden suyuyla seyreltin. l.GÜN KAHVALTI 2 dilim kepekli ekmek Yarım tatlı kaşığı bal 1 bardak odasıcaklığında su (10 damla limonlu) 1 dilim laze peynir (lor, çökelek, mozarella, dil) 5-6 adet zeytin (Üzerinden sıcak su geçirilmiş) ÖĞLE YEMEĞİ Izgara tavuk Salata (Bol dereotlu, salatalıktı ve laze naneli) 4-5 kaşık zeytinyağlı sebze yemeği AKŞAM Sebze yemeği (Ilık zeytinyağlı, kabak, pazı, ıspanak, bezelye, bakla, taze fasulye) Salata 2 dilim ekmek 2.GÜN KAHVALTI 2 dilim kepekli ekmek Yarım tatlı kaşığı bal 1 bardak oda sıcaklığında su (10 damla limonlu) 1 dilim taze peynir (lor, çökelek, mozarella, dil) 5-6 adet zeylin (Üzerinden sıcak su geçirilmiş) ÖĞLE YEMEĞİ Izgara balık Roka salata Çorba (Sebze çorbası) AKŞAM Soya kıymalı biberdolma (3-4 adet) Salata 2 dilim ekmek 3. GÜN KAHVALTI 4 çorba kaşığı şekersiz müsli 1/2bardak light süt 1/2 çorba kaşığı keten tohumu (öğütülmüş) ÖĞLE YEMEĞİ 4-5 kaşık sebze yemeği 4-5 kaşık pirinç pilavı ya da kepekli makarna salata veya cacık(bol nane ve dereotlu) AKŞAM 1 Kase ılık çorba Haşlanmış tavuk veya hindi Salata 4.GÜN KAHVALTI 2 dilim kepekli ekmek Yarım tatlı kaşığı bal 1 bardak oda sıcaklığında su (10 damla limonlu) 1 dilim tase peynir (lor, çökelek, mozarella, dil) 5-6 adet zeytin (üzerinden sıcak su geçirilmiş) ÖĞLE YEMEĞİ 5-6 kaşık barbunya veya soya fasulyesi ve kuru börülce Salata 2 dilim kepek ekmeği AKŞAM Sebze yemeği (ılık zeytinyağlı, kabak,pazı,ıspanak,bezelye,bakla,enginar ya da taze fasulye) Salata 2 dilim ekmek 5.GÜN KAHVALTI 4 çorba kaşığı şekersiz müsli 1/2 bardak light süt 1/2 çorba kaşığı keten tohumu (öğütülmüş) ÖĞLE YEMEĞİ 2 beyaz, 1 yumurta sarısından, yağsız tava- da omlet (içine bol dereotu, maydanoz, laze dolmalık kırmızı biber konulacak) Kepekli makarna AKŞAM Soya kıymalı biber dolma (3-4 adet) Salata 2 dilim ekmek 6.GUN KAHVALTI 2 dilim kepekli ekmek Yarım tatlı kaşığı bal 1 bardak oda sıcaklığında su (10 damla limonlu) 1 dilim taze peynir (lor, çökelek, mozarella, dil) 5-6 adel zeylin (Üzerinden sıcak su geçirilmiş) ÖĞLE YEMEĞİ Izgara tavuk Salata (Bol dereotlu, salatalıklı ve laze naneli) 4-5 kaşık zeytinyağlı sebze AKŞAM 1 kase ılık çorba Haşlanmış tavuk ya da hindi Salata 7.GÜN Sadece cacık ve haşlanmış kabak günü 8.GÜN KAHVALTI 5 çorba kaşığı yulaf ezmezi 1/2 bardak light süt 1/2 çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumu ÖĞLE YEMEĞİ Izgara balık Roka salata Sebze çorbası AKŞAM Sebze yemeği (ılık zeytinyağlı, kabak,pazı bezelye, bakla, enginar ya da taze fasulye Salata 2 dilim ekmek 9.GÜN KAHVALTI 2 dilim kepekli ekmek Yarım tatlı kaşığı bal 1 bardak oda sıcaklığında su 1 dilim taze peynir (lor, çökelek, mozarella, dil) 5-6 adet zeytin (Üzerinden sıcak su geçirilmiş) ÖĞLE YEMEĞİ 5-6 kaşık barbunya veyasoya fasulyesi ve kuru börülce salata 2 dilim kepek ekmeği AKŞAM Soya kıymalı biber dolma (3-4 adet) Salata 2 dilim ekmek 10.GUN KAHVALTI 4 çorba kaşığışekersiz müsli 1/2 bardak light süt 1/2 çorba kaşığı keten tohumu (öğütülmüş) ÖĞLE YEMEĞİ 2 beyaz, 1 yumurta sarısından, yağsız tavada omlet (içine bol dereotu, maydanoz,taze dolmalık kırmızı biber konularcak) Kepekli makarna AKŞAM 1 kase ılık çorba Haşlanmış tavuk ya da hindi Salata ll.GÜN KAHVALTI 2 dilim kepekli ekmek Yarım tatlı kaşığı bal 1 bardak oda sıcaklığında su (10 damla limonlu) 1 dilim taze peynir (lor, çökelek, mozarella, dil) 5-6 adet zeytin [Üzerinden sıcak su geçirilmiş) ÖĞLE YEMEĞİ Izgara tavuk Roka salata Sebze çorbası AKŞAM Soya kıymalı kabak dolma (3-4 adet) Salata 2 dilim ekmek 12.GUN KAHVALTI 4 çorba kaşığı şekersiz müsli 1/2 bardak light süt 1/2 çorba kaşığı keten tohumu (öğütülmüş) ÖĞLE YEMEĞİ Izgara tavuk Salata (Bol dereotlu, salatalıklı ve taze naneli) 4-5 kaşık zeytinyağlı sebze AKŞAM 1 kase ılık çorba Haşlanmış tavuk ya da hindi Salata 13. GÜN KAHVALTI 5 çorba kaşığı yulaf ezmesi 1/2 bardak light süt 1/2 çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumu ÖĞLE YEMEĞİ Izgara balık Roka salata Sebze çorbası AKŞAM Soya kıymalı kabak dolma (3-4 adet) Salata 2 dilim ekmek 14. GÜN KAHVALTI 2 dilim kepekli ekmek 1/2 tatlı kaşığı bal 1 bardak odasıcaklığında su 5-6 adet zeytin ÖĞLE YEMEĞİ 2 beyaz, 1 yumurta sarısından, yağsız tavada omlet (dereotu, maydanoz, tazedolmalık kırmızı biber konulacak) Kepekli makarna AKŞAM Sebze yemeği (Ilık zeytinyağlı, kabak, pazı, ıspanak bezelye, bakla, enginar ya da taze fasulye) Salata 2 dilim ekmek 15. GÜN Sadece cacık ve zeytinyağlı kabak ( kabak çok zeytinyağlı olacak, cacığa da bol dereotu ve nane konulacak) kategori Beslenme Tags: ender saraç diyetisyen, ender saraç diyetler Permalink Comment ## Fosfor Eksikliği Nelere Sebep Olur? URL: https://trendhayat.com/saglik/fosfor-eksikligi-2178/ Tarih: 2026-08-28 Fosfor Eksikliği Nelere Sebep Olur? Fosfor vücudda kalsiyumdan sonra en çok bulunan mineraldir. Vücut ağırlığının %1ini fosfor oluşturur. Bu miktarın % 85i kemik ve dişlerdedir. Kemiklerden sonra en çok alyuvar adlı kırmızı kan hücrelerinde bulunur. Kemik ve diş yapısının temelini oluşturan bu mineral, kalbin düzenli çalışması, böbrek fonksiyonları, kaslar, sinirler ve beyin fonksiyonlarının sağlıklı çalışabilmesi için önemlidir. Fosfor eksikliği uyuşma ve karıncalanma gibi sinirsel sorunlara, beyin fonksiyonlarında ve sinir – kas ilişkisinde aksaklıklara, kemiklerde güçsüzleşmeye, kaslarda zayıflamaya ve kalp problemlerine yol açar. Fosfor eksikliğinin en önemli sebepleri; fosfor bakımından yetersiz beslenme, fosforun bağırsaklardan emilmemesinin yeterince gerçekleştirilememesi, alkol ve bazı ilaçlardır. D vitamini eksikliği, anti-asit ilaçlar, bböbrek ve barsak yoluyla fosfor atılımın artması, hiperparatiroidizm, diabetes mellitus, hipotiroidi, hipokalemi, malabsorbsiyon sendromu, alkolizm, anabolik steroidler, androjenler, epinefrin ve glukagon kullanımı, fosfor seviyesinin azalmasına neden olan faktörler arasındadır. Filed Under: Sağlık ## Ertesi Gün Hapı URL: https://trendhayat.com/saglik/ertesi-gun-hapi-791 Tarih: 2026-08-28 Ertesi gün hapları. Korunmasız cinsel ilişkiden sonra gebeliği önlemek…Prezervatif, spiral, doğum kontrol hapı ya da kısacası herhangi bir korunma yöntemi olmadan cinsel ilişkiye girdikten sonra, istenmeyen gebelik önlenebilir mi? Yoksa artık çok mu geçtir? Ertesi Gün Hapı Kullanımı - Ertesi Gün Hapı Etkileri Her ne kadar rutin bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmasını önerilmese de tıp dünyası bu konuyla ilgili son yıllarda kullanılmakta olan pratik bir yöntem geliştirmiştir. Yurtdışında "morning after pili/ertesi gün hapı" olarak bilinen bu haplar, riskli günlerde girilen ilişkilere bağlı istenmeyen gebelikleri önleyecektir. Gebelik açısından riskli olan yumurtlama günü her ay değişiklik gösterebilmektedir. Yumurtlama genellikle son âdetin ilk gününden itibaren 14'üncü günde gerçekleşir. Döllenme de sıklıkla yumurtlama gününde girilen ilişkilerde gerçekleşse de spermin kadın genital sisteminde altı güne kadar canlılığını sürdürebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle yumurtlama gününden önceki günlerde gerçekleşen ilişkiler yüzünden de gebelik olasılığınız devam etmektedir. Ertesi Gün Hapı Nasıl Kullanılır? Bu preparatlar sayesinde istenmeyen gebeliği önlemek için anahtar süre, "72 saat"tir. Ancak ne kadar kısa bir süre içinde kullanırsanız etkinlik de o denli yüksek olacaktır. 72 saat sonra alınan hapın etkisi olmayacaktır ve ertesigün hapı başlamış bir gebeliği durdurmayacaktır. Temel etki mekanizması basittir. Tek defada alınan yüksek doz hormon, yumurtlamayı önler. Yumurtlama olmazsa gebelik de gerçekleşemez ve gebelik henüz başlamadan önce engellenir. Tıbben gebelik, döllenmiş yumurtanın rahim duvarı içine yerleşmesi olarak kabul edilmektedir. Yani, sadece yumurtanın döllenmesi gebelik oluşması için yeterli değildir, döllenmiş yumurta rahim duvarına yerleşmelidir aynı zamanda. Ertesi gün hapları yumurtlamayı engellediği gibi aynı zamanda döllenmiş yumurtanın rahim iç tabakasına tutunmasını da engeller. Ertesi gün hapları nın şu durumlarda etkisi yoktur • Daha önceki bir cinsel ilişkiden gebeliğiniz varsa bu hap işe yaramayacaktır. Bu yüzden bir şüphe söz konusuysa öncesinde bir gebelik testi yapılmalıdır. • Hap alındıktan sonraki dönemlerde girilen bir cinsel ilişkide gebeliği önleme etkisi göstermez. • Hap alındıktan sonra üç saat içinde kusma olduysa, hap tekrar alınmalıdır. • Bu hap cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklara karşı koruma sağlamaz. • Cinsel ilişkiden sonra 72 saat aşıldıysa, doktora başvurup ertesi gün spirali denilen acil durum spiraline de başvurulabilir. Gebeliği uzun süre engelleyen normal bakır spiraller de cinsel ilişkiden sonraki beş gün içinde yerleştirildiğinde gebeliğe karşı korunma sağlar. Ertesi Gün Hapı Yan Etkileri Son olarak vurgulamak gerekirse; ertesi gün hapları asla düzenli bir korunma yöntemi olarak görülmemeli, sadece acil korunma için kullanılmalıdır. Zaten bu hapların bir ay içinde birden fazla kullanımı önerilmez. Üstelik uzun süreli kullanımlarda kanama düzensizliği başta olmak üzere, yan etkileri doğum kontrol haplarından fazladır. Yan etkiler, doğum kontrol haplarında görülen yan etkilere benzerdir ve çoğu ciddi değildir. En sık gördüğümüz yan etkiler bulantı ve kusmadır. Daha az olarak bildirilen yan etkiler; baş dönmesi, yorgunluk, baş ağnsı, memelerde hassasiyet ve alt kann bölgesinde ağrıdan oluşmaktadır. Bu semptomlar genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Jln. Op. Dr. Cevher ONAY kategori Sağlık Tags: ertesi gün ilacı, ertesi günü hapı Permalink Comment ## D Vitamini Referans Aralığı Nedir? URL: https://trendhayat.com/saglik/d-vitamini-referans-araligi-2053/ Tarih: 2026-08-28 D Vitamini Referans Aralığı Nedir? D vitamini kalsiyum, fosforun sindirim yollarında kullanımı ile özellikle çocuklarda büyüme için gerekli olan önemli bir vitamindir. Bu vitaminin eksikliğinde kemik mineralizasyonu bozulur ve büyüme çağındaki çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde kemiğin yumuşaması ve ileri yaşlarda osteoporoz gibi hastalıklar meydana gelir. Vücut, güneş ışığının deriyle teması sonucunda, gereksinimi olan olan D vitamininin büyük bir bölümünü üretir. Uzmanlar beyaz tenli kişilerin günde en az 15 dakika, kumral tenlilerin 30 dakika, esmer tenlilerinse daha fazla güneşlenmelerini önermektedirler. (D vitamini üretimi için cildin doğrudan güneşi görmesi gerekir. Camın arkasından ya da cilt kıyafetlerle örtülüyken maruz kalınan güneş ile D vitamini eksikliği giderilemez). Bu vitamin ayrıca balığın karaciğer yağı ve yumurta, tereyağı, somon, uskumru ve ringa gibi besinlerde de bulunur. D Vitamini Referans Aralığı Nedir? Vücuttaki D vitamini seviyesi kanda bakılan D vitamini (25OHD) düzeyleri ile belirlenir. •30 ng/ml üzeri (normal) •20-30 ng/ml arası (D vitamini yetersizliği) •20 ng/ml altı (D vitamini eksikliği) Filed Under: Sağlık ## Botoks Fiyatları İstanbul URL: https://trendhayat.com/guzellik/botoks-fiyatlari-1176 Tarih: 2026-08-28 Botoks Nedir ve Botoks Fiyatları. Göz çevresi, alın ve dudak üstündeki kırışıklıkların giderilmesinde ve migren tedavisinde kullanılan botox, şimdilerde de özellikle yurtdışındaki sanatçılartarafından aşırı terleme probleminden kurtulmak için tercih ediliyor. Sahnede şarkı söyleyen ya da gösteri yapan hemen herkesin en büyük sorunlarından biridir aşırı terleme. Öyle ki, çoğu zaman bir kabus haline bile dönüşebilir. Ama artık günümüzde hemen her şeye olduğu gibi aşırı terlemeye de bir çözüm bulundu. Tabii bu işe de en çok sahne sanatçıları sevindi. Özellikle Avrupa ve Amerika'da sıkça başvurulan bu çözüm yine son yılların gözdesi "botox"tan geldi. Terlemeyi; küçük küçük kasların kasılmasıyla vücuttaki terin dışarıya pompalanması hali olarak açıklayan Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahı Op. Dr. Tunç Tiryaki, bu pompalanmanın durdurulmasıyla terlemenin önlenebileceğini söylüyor ve bunun da "botoks"la sağlanabileceğini sözlerine ekliyor. "Koltuk altında kıl kökleri fazla, dolayısıyla terleme de fazla olur. 0 bölgedeki kasları gevşeterek bu aşırı terleme sorununu çok kısa bir süre içinde halledebiliyoruz, yaptığımız şey; koltuk altında iki santimetrelik bölgelere birer tane "botox" enjekte etmek. Bu enjeksiyon-sayesinde kişi aşağı yukarı altı ay kadar aşırı terlemeden kurtulabiliyor." Daha önce de söylediğimiz gibi, özellikle dünyaca ünlü starlar tarafından sıkça başvurulan bu yol, bildiğimiz kadarıyla henüz Türk meslektaşları tarafından keşfedilememiş. Ama botox'a başvuran ilginç bir kitle var Türkiye'de. Onlar da çok fazla el sıkışıp, ellerinin terlemesinden şikayetçi olan işadamları! Koltukaltında olduğu gibi el ve ayaklardaki aşırı terlemeyi önlemek amacıyla da kullanılan botox, bir anlamda kişinin psikolojik ve sosyal problemlerinden de kurtulmasını sağlıyor. "Aşırı terleme normal bir normal değildir ve kişide fiziksel, psikolojik ve sosyal problemlere yol açar. Aşırı terleyen kişi, kendini temiz hissetmediği için toplum içine girmekte, sosyal ilişkiler kurmakta zorlanır" diyor Op. Dr. Sina Mengi. Son bir kaç yıldır özellikle estetik kaygılı kadınların en çok başvurduğu yöntemlerden biri olan botox'un bulunuşu ve tarihi gelişimi de bir hayli ilginç aslında. Bundan yıllar önce, bugünkü kadar olmasa da konserve tüketiminin yaygın olduğu bir dönemde bir çok insan konserveden zehirlenip ölmeye başlamış. Bunun üzerine yapılan araştırmalarda, kapalı ve havasız bir ortam olan konservede üreyen özel bir bakterinin varlığı keşfedilmiş. Ölümlerin de, bu bakterinin insan vücuduna girdiği zaman bütün kaslarla birlikte solunumla ilgili kasları da gevşetmesinden kaynaklandığı anlaşılmış. Bu bakteri üzerinde araştırma yapmaya başlayan bilim adamları, aynı zamanda bakterinin nerelerde kullanılabileceğini de düşünmeye başlamışlar. Hayvanlar üstünde yaptıkları deneyde, bu bakteri sayesinde istenilen bölgedeki kasların gevşetilebildiğini farkettiklerinde de bunu insan üzerinde de test etmeye karar vermişler ve ilk denemeyi doğum yapan kadınlarda yapmışlar. Doğum sonrası travmalarda kollar ve bacaklarda oluşan kasılmaların bu bakteri sayesinde gevşediği ortaya çıkınca da sıra, "başka nerelerde kullanabiliriz?" sorusuna gelmiş. Bu soru ve deneyler araştırmacıları, botox'un göz kapakları çevresinde kullanımına itmiş. Yapılan deneylerle mucizevi bakterinin bu bölgeye enjekte edilmesiyle, göz kapaklarının etrafındaki kasların gevşediğini ve sonrasında da kırışıklıkları giderdiği ortaya çıkmış. Plastik cerrahide yeni bir devir açan bu uygulama, 1992 yılından beri bir çok kadın tarafından en çok tercihedilen estetik operasyonlardan biri. Her ne kadar botox uygulamasında en çok tercih edilen bölge göz çevresi de olsa, son yılların bu en gözde maddesi dudak üstü ve alındaki kırışıklıkların giderilmesinde de kullanılıyor. Fransa'da yaklaşık üç yıl botox üzerine eğitim alan ve New York'da bu konu üzerine çalışan Oymak Plastik Cerrahi doktorlarından Op.Dr. Tunç Tiryaki, botox'un halk tarafından çok bilinmeyen ama özellikle yurtdışında sıklıkla başvurulan bir başka yanının da migren tedavisindeki kullanımı olduğunu söylüyor. "Migrenin sebepleri beyne giden kan akımının normalin dışına çıkmasıdır. Botox uygulaması sonrasında kasların gevşemesiylebu kan dolaşımı düzene girebiliyor. Yüzde seksen oranında başarılı bir yöntem ama etkisi de diğer botox uygulamalarının hemen hepsi gibi beş-altı ay kadar sürüyor." Botox'un etkisinin diğer estetik operasyonlara göre daha kısa sürmesinin nedenini de şöyle anlatıyor Tiryaki; "Herhangi bir kasın uyarılması ortalama beş-altı aydır. Bu süreçten sonra kas yeniden eskisi gibi çalışmaya başladığı için botox'un etkisi de geçer. Eğer kişi çok uyan gösteriyorsa, yani çok mimikli biriyse, en çok mimik kullandığı yer daha çabuk bozulur." Tiryaki, botox yaptırmak isteyenlerin özellikle konunun uzmanına başvurmaları gerektiğini de sözlerine ekliyor; "Eğer botox yapan kişi işinin ehli değilse; ifadesiz bakışlara, kaşlarda ve göz kapaklarında düşmeye neden olabilir. Hatta ilaç dozunda verilmezse, o bölge felç bile olabilir. Bir de sinir sistemi rahatsızlığı olan hastalara botox yapılmaması gerekir." İnsanların kendilerine bakma bilinci ve kültürünün arttığı bir çağda yaşıyoruz. Eskiden özellikle göz önünde olan insanların tercih ettiği estetik müdahalelere artık hemen herkes başvurur hale geldi. Yaklaşık 10 yıldır bu insanlara farklı bir alternatif sunan botox; yan etkisinin olmaması, diğer estetik operasyonlara oranla uygun olan fiyatı ve uygulama kolaylığı ile özellikle tercih edilmeye başlandı. Eğer siz de kırışıklıklarınızdan ya da yaklaşan yaz aylarında terlemeden kurtulmak istiyorsanız, botox sizin için de en uygun seçimlerden biri olacaktır. Ne dersiniz düşünmekte fayda var değil mi? Botox Uygulanan Bölgeler Göz çevresi, Alın, Dudak üstü, Koltuk altı, El, ayak tabanı, Migren tedavisi Botoks Fiyatları Botox'un ücreti, uygulanan bölgeye ve kullanılan iğne miktarına göre değişiyor. Ortalama fiyat ise 200-800 dolar arasında. Botoks Merkezleri Oymak Plastik Cerrahi: 0212 230 97 97 AVES:0212 288 50 00 ONEP: 0212 283 92 70 JFK Hospital: 0212 441 41 42 Alman Hastanesi: 0212 293 21 50 kategori Güzellik Permalink Comment ## 12 Mayıs 201910 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/e-vitamini-nedir-e-vitamini-eksiligi-ve-besinleri/ Tarih: 2026-08-28 Vücudun normal olan fonksiyonlarını sürdürebilmesi için bazı vitaminlere ihtiyaç duyulmaktadır. İhtiyaç duyulan bu vitaminlerin başında gelmektedir. Antioksidan vitaminlerden biri olan E vitamini yağda çözünme özelliği ile bilinmektedir. Birçok etkene karşı vücudu koruyan bu vitamin hakkında merak ettiğiniz her şeye yazının devamında yer verilmiştir. E Vitamini Nedir? Karaciğerde depolanan E vitamininin serbest radikallere ve toksin etkilere karşı son derece güçlü bir yapısı bulunmaktadır. LDL olarak adlandırılan kötü kolesterolün olumsuz etkilerini önleyen E vitamininin 8 bileşenli bir alt grubu mevcuttur. Bu bileşenler ise farklı biyolojik ve kimyasal etkileri ile büyük faydalar sağlamaktadır. E Vitamini Faydaları Tokoferol adı da verilen E vitamini faydaları ile dikkat çekmektedir. Vücutta mutlaka bulunması gereken bu vitaminin emilebilmesi amacı ile yağlara ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca yağ emiliminde herhangi bir sorun bulunmamalıdır. Bu kadar önemli olan E vitamininin faydaları şu şekilde sıralanabilir: Güçlü Antioksidan Etkisi Antioksidan etkisi ile ön planda olan E vitamininin sayesinde kanser türleri önlenebilmektedir. Ayrıca bu etkisi ile vücudu çeşitli serbest radikallere karşı korumaktadır. Alzheimer Hastalığına Etkisi Son dönemlerde çok sık görülmeye başlayan Alzheimer hastalığının belirtilerini büyük oranda azalmaktadır. Ayrıca bu hastalık nedeni ile meydana gelen hasarlar da önlenmektedir. Hücreleri Yenileme Etkisi Hücrelerin hızlı bir şekilde yenilenmesini sağlayan E vitamini ile kırışıklıkların da önüne geçilmektedir. Bununla beraber vücutta oluşan yaraların da kısa sürede tedavi edilmesi mümkün olmaktadır. Saç ve Tırnaklar Üzerindeki Etkisi E vitamininin sayesinde parlak ve güçlü saçlara kavuşulmaktadır. Saç oluşumunda etkili olan E vitamininin tırnaklar ve cilt yapısı üzerinde de olumlu etkileri bulunmaktadır. E Vitamini Eksikliği Belirtileri Bağışıklık sisteminin güçlü olmasına yardımcı olan E vitamini eksikliğinde ciddi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu sorunlar ile baş edebilmek için en kısa sürede tedaviye başlanmalıdır. Bunun için de E vitamininin eksikliğinde ne gibi belirtiler olduğu iyi bilinmeli ve takip edilmelidir. Vücutta eksik olan E vitamini nedeni ile ortaya çıkan belirtiler şunlardır: Kas ağrısıKaslarda zayıflık hissiYürümede zorlukGörsel sorunlarKeyifsizlik durumuUzun süren yorgunluk hissiDeride ve dilde çatlaklarZihinsel yorgunluk hissiKansızlıkCiltte oluşan morluklarAşırı kanamaSaçlar ve tırnakların cansız olması E Vitamini Bulunan Besinler Birçok olumlu etkisi ile sağlık açısından gerekli olan E vitamini için her zaman ilaç kullanmak zorunda değilsiniz. Vücudun ihtiyacı olan temel vitaminlerin başında gelen bu vitamin özellikle bazı besinlerde yoğun olarak bulunmaktadır. Bu besinleri düzenli bir şekilde tüketerek E vitamininin eksikliğinin önüne geçmiş olursunuz. E vitamini yönünden zengin olan besinler şu şekilde sıralanabilir: Bitkisel yağlarIspanakMarulTereBrokoliBal kabağıKerevizLahanaSomon balığıAvokadoMangoKırmızı etTereyağıYumurtaTahıllarPatates ## 9 Ekim 20239 Ekim 2023 URL: https://trendhayat.com/banyo-tuvalet-nasil-temizlenir/ Tarih: 2026-08-28 banyo temizligi, banyo temizligi nasil olur, tuvalet temizligi Banyo Nasıl Temizlenir Banyo Temizliğinin Püf Noktaları Evimizin en temizlik isteyen bölümlerinden olan banyo, sağlığımız ve evimizin hijyeni için önemlidir. Banyo nemli bir ortam olduğu için mikropların hızlı bir şekilde üremesini sağlar. Bunun önüne geçebilmek için düzenli temizlik, ıslak bırakmamak ve havalandırmaktan geçmektedir. Banyo nasıl temizlenir; Banyo Temizliği İçin İlk Önce Hangi İşlemler Yapılmalı İlk önce yapmamız gereken işinize engel olacak herşeyleri ortadan kaldırmak. Şampuan, diş fırçaları, havlular, paspaslar gibi malzemeler ortadan kaldırın.. Banyo temizliğinde kullanacağınız temizlik malzemelerini ayarlayın. Elinize eldiven ayarlamayı unutmayın. Eğer çocuğunuzun varsa temizlik malzemeleri onun ulaşamayacağı yerlere koyun. Temizlik yaparken mutlaka ortamı havalandırın, Temizlik yaparken kullandığınız malzemeleri birbirine asla birbirine karıştırmayın. Banyonun tozunu almadan temizliğe başlamayın. Banyo Nasıl Temizlenir Banyo temizliğine tavandan, pencereden ve duvarlardan başlayın. Küflü bölge varsa dezenfektan sıkın yada çamaşır suyu ile silin. Duşakabin ve duşakabin camının temizliği banyonuzun temizliğini gösteren ayna gibidir. Sabun, şampuan atıkları, duşakabinde oluşan su lekeleri duşakabin silikonlarında sararmalar bu ve benzeri kirler canınızı sıkabilir. Duşakabininizi ve duşakabin camını çeşitli temizlik ürünleriyle temizleye bildiğiniz gibi doğal yöntemlerlede temizliğe bilirsiniz. Elinizin ulaşmadığı küçük yerlere kullanılmayan bir diş fırçası yardımıyla temizleyebilirsiniz. Doğal temizlik yöntemlerinde biri de sirke ve karbonat ikilisidir. Sirke ve karbonat bir kapta karıştırın, bu karşımı temizlikten kullandığınız sünger yada beze sürün bu şekilde duşakabininizi ovalayın, daha sonra 20 dk bekletin, tekrar ovalayın ve durulayın. Duşakabininizde su lekeleri kalmaması için mutlaka kurulayın. Bu arada duşakabincilerin önerdiği su lekelerin uzun bir süre olmaması için arabalarda kullanılan yağmur kaydırıcı sprey kullanmak. Yağmur kaydırıcı spreyi uygulamadan önce duşakabininizi temizleyin ve daha sonra iyice kurulayın, kurulamadan bu işlemi kesinlikle yapmayın, temiz bir beze spreyi sıkın ve cama iyice yedirerek şekilde silin. Bu ürünü büyük marketlerde ve araba malzemeleri satan yerlerden temin edebilirsiniz. Lavabo temizliğinde ise, temizliğinde başlamadan önce sıcak suyu açın, hem yüzeydeki pislikler gitsin, hemde olan kirler yumuşasın. Kullanacağınız temiz maddesini dökün sünger yardımıyla ovalayın, 5-6 dk bekleyin daha sonra durulayın. Musluklarınızı da temizlik işlemi bittikten sonra su lekesi oluşmaması için kuru bezle kurulayın. En son olarak da banyo yer yüzeyi temizleyin ve kurulayın. Klozet Temizliği En sevilmeyen temizlik alanı, ilk önce klozeti temizlikte kullanacağınız ürünü dökün, fırça yardımıyla ovalayın, yarım saat bu şekilde kalsın, kirler daha iyi çıkar ve mikroplar yok olur. Klozet kıvrımlarımı iyi temizlemek için diş fırçası kullanabilirsiniz. Klozetin dış yüzeyi iç yüzeyi kadar önemli bu nedenle temizlik ürünü dökün bir sünger bez yardımıyla ovalayın ve bekleyin. Klozet temizliğinde kullandığınız sünger ve bezleri başka yerlerde kesinlikle kullanmayın bu şekilde mikropların yaymasını engelleyin. Aramalar ## Isırgan Çayı Neye İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/saglik/isirgan-cayi-neye-iyi-gelir-2068/ Tarih: 2026-08-27 Isırgan Otu Çeşitleri •Urtica dioica L. (büyük ısırganotu): boyu bazan 1 m’yi geçen, çok yıllık, dioik otsu bitki. Yapraklar koyu yeşil, saplı, dişli kenarlıdır. •Urtica urens L. (küçük ısırganotu): boyu 60 cm’ye kadar olan, bir yıllık, monoik otsu bitki. Yapraklar açık yeşil, saplı, dişli kenarlıdır. Isırgan Çayı Nasıl Yapılır? 2 kahve kaşığı ince kıyılmış ısırgan otu ve yaprağı üzerine 1 bardak kaynar su dökülür, 10 dak kadar sonra süzülür. Günde birkaç kez birer bardak sıcak olarak içilir. Isırgan Çayı Neye İyi Gelir? Isırgan midenin, bağırsakların, karaciğerin, pankreasın ve safra kesesinin salgılarını uyaran sekterin denilen bir madde içerir. Isırganki demir, alyuvarları sürekli yenileyerek yeni dokulara bol oksijen sağlar. Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhami Gülçin tarafından yapılan araştırmalar, ısırganın ülseri önlediğini, dirençli mikroorganizmaların yayılmalarınını engellediğini ve ağrı kesici etkisinin olduğunu göstermiştir. Ülserli farelere ısırgan otu özütü oral olarak verildiğinde ülserin %68 oranında engellediği tespit edilmiştir. Ayrıca deney hayvanları üzerinde gerçekleştirilen bir diğerçalışmada ısırganın güçlü bir ağrı kesici olarak ağrıyı % 62 oranında engellediği tespit edilmiştir. Doç. Dr. İlhami Gülçin’in çalışmaları Journal Of Etnopharmacology ve Journal Of Enzyme Inhibition and Medicinal Chemistıy’ dergilerinde yayınlanmıştır. Almanya Bitkisel İlaçları Ruhsatlandırma Dairesi Commision E’e göre ısırganın onaylanan kullanım alanları; •Artritler (iltihabi-romatizmal eklem hastalığı) oral, haricen •Artrozlar (dejeneratif-romatizmal eklem hastalığı) oral, haricen •İdrar yolları enfeksiyonları oral •İdrar yolları taşları oral •Prostat büyümesi (benign prostat hiperplazisi) oral ## 11 Haziran 201911 Haziran 2019 URL: https://trendhayat.com/folik-asit-nedir-folik-asit-eksikligi-belirtileri-ve-faydalari/ Tarih: 2026-08-27 Folik Asit Nedir? Neden Gereklidir? Faydası Nelerdir? Eksikliği Belirtileri Nelerdir? bu vitamin hakkında bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Folik Asit Nedir? DNA sentezinde gerçekleşmesinde, hücrelerin yapılanmasında ve çoğalmasında yardımcı olan folat, folasin ve B9 vitamini olarak bilinen bir vitamindir. Bu vitamin yetişkinlerde gıdalardan veya taksiye olarak günlük 400 mikrogram alınması tavsiye edilmektedir. Neden Gereklidir? Önemi Nelerdir? Bu vitaminin yetersizliği sonucunda gelişim gerilimi, kansızlık ve üreme güçlüğü baş göstermekte ve Koroner Kalp Hastalığına riskini arttırmaktadır. Bu vitaminin eksikliği kansızlığa (anemi) neden olduğundan dolayı kişilerde yorgunluk, kalp çarpıntısı, saç ve cilt renginde değişiklik, nefes darlığı sorunları oluşur. Folik Asitin İlişkili Olduğu Hastalıklar Kanser Katarak Kansızlık Kadida Enfeksiyonu Çölyak Hastalığı Huzursuz bacak sendromu Siğiller Seboreik Dermatit Kabızlık İshal Parkinson Servikal Displazi Epilepsi Diş Eti Hastalıkları Hepatit Ülseratif kolit Gut Serebvosküler yetmezliği AIDS İnsan bedeninde oluşan tümün bozukluklara fayda sağlayan bu vitamin temel kullanım alanları ise Nörol Tüp Defekti, Ateroskleroz, Osteoporoz, Servikal Displazi ve Depresyondur. Folik Asit Faydası Nelerdir? İnsan bedeni için büyük öneme sahip olan folik asitin faydaları sizin için sıraladık. Hamilelik Hamilelikte folik asit önemli bir etkendir. Bu vitaminin eksikliği sonucunda bebeklerde Nöral Tüp Defekti görülmektedir. Bu nedenle hamile bayanlarda doktorlar mutlaka folik asit desteği alınmasını gerekli kılmaktadır. 1992 yılında itibaren ABD’ de gebe kalma ihtimali olan kadınların bu vitamin alınması önerilmektedir. Gebelikte ilk 28 gün kadar eksik folik asit alımı Nöral Tüp Defekti riski Düşük doğum ağırlığı Anne adayında megaloblastik anemiye yol açmaktadır. Bu nedenle anne adayları folik asit alımına dikkat etmeli hatta çocuk isteyen ve planlayan kişilerde hamile kalmadan 1 ay önce folik asit alımına başlaması önerilmektedir. Doğurganlık Bu vitamin doğurganlık üzerinde hem erkek hemde bayanlar üzerinde etkisi mevcuttur. Erkeklerde bu vitamin spermatogeneze üzerinde olumlu etkiye sahip olup, bayanlarda ise düşük doğurganlığı önlemek ve doğurganlığı arttırmak için yeterli miktarda kullanmak gerekir. Nörolojik Yapılan çalışmalarda folat yetersizliği depresyon gibi nörolojik durumlar arasında etkileşim bulunmaktadır. Kanser Bazı araştırmalar bu vitamin eksikliği kronik olarak alımının eksik olması meme kanseri, akciğer kanseri, yumurtalık kanseri, prostat kanseri yakalanma riskini yükselmektedir. Kalp Hastalıkları Araştırmalara göre bu vitamin kalp hastalığına yakalanma olasılığını % 4 azaltmaktadır. Bu vitamin homosistein seviyesini düşürürken kardiyovasküler hastalığını olumsuz etkilemediği görülmüştür. Anemi İnsan vücudunda kırmızı ve beyaz kan hücrelerini oluşumunda etkileyen bu vitamin anemiyi engellemeye yardımcı olur. Folik asitin yetersizliği hücrelerin bölmesine azaltır bundan dolayıda kırmızı kan üretimini azalır ve anemi oluşmasına neden olur. İnme Bu vitamin düzenli kullanılması sonucunda %10 inme riskini azaltmaktadır. Homosistein seviyesinin düzeltmesi ile ilişkilendirilmektedir. Günde 5 mg folat takviyesi nabız basıncını azaltmakta buda inmeye neden olan en önemli etken hipertansiyonu düşürmektedir. İnme geçirmiş kişilerden günlük bu vitaminin takviyesi önerilmektedir. Folik Asit Nelerde Bulunur? Bu vitamin bol olarak yeşil yapraklı sebzelerde bulunmaktadır. Özellikle de lahana, brokoli, portakal ve tam tahıllarda zengindir. ## Unutkanlık Giderici Besinler URL: https://trendhayat.com/beslenme/unutkanlik-giderici-besinler-2154/ Tarih: 2026-08-27 Unutkanlık Nasıl Önlenir? Unutkanlığa karşı bazı besinlerin düzenli olarak tüketiminin önemli olduğunu belirten uzmanlar özellikle yaban mersini gibi orman meyveleri ve omega 3′ten bakımından zengin bir beslenme programı uygulanması gerektiğine vurgu yapıyorlar. Unutkanlık Giderici Besinler ; Araştırmalar yaban mersininin daha hızlı öğrenme, daha keskin düşünme, daha iyi gelişmiş hafıza sağladığımı göstermektedir. Ayrıca yaban mersininin antioksidan etkisi serbest radikalleri temizler ve nörodejeneratif oksidatif stresi azaltır. Omega 3 bakımından zengin, trans yağ asitlerinden fakir bir beslenme düzeni beyin sağlığı açısından oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalar, omega 3 yağ yönünden zengin beslenmenin Alzheimer riskini azalttığını göstermiştir. Somon, uskumru, ton balığı soğuk su balıkları Omega-3 kaynaklarıdır. E vitamini beyin sağlığı açısından en önemli antioksidanlardan birini oluşturur. E vitamin özellikle tahıllarda yüksek oranda bulunur. Vitamin B12 sağlıklı beyin fonksiyonları bakımından oldukça önemlidir. B12 eksikliğinde sinir ve beyin hasarı oluşur. Magnezyum minerali mesaj iletimini hızlandıran beyin hücresi reseptörleri için gereklidir. Bu mineral ayrıca kan damarlarını rahatlatır ve beyni beslemek için daha fazla kan gitmesini sağlar. Pazı, karalahana, ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, B vitamini açısından zengindir. Bunlar beyni yaşlanmanın etkilerine karşı korur. Kolin unutkanlığın önlenmesinde rol oynar. Kolin, belleğin depolanmasında işlevi olan asetil kolin adlı sinirsel ileticinin ön maddesidir. Rüşeym, yumurta sarısı, soya, organ etleri kolin içeren besinlerdir. Demir eksikliği belleğin zayıflamasına yol açar. Demir beyinsel fonksiyonlarda görev alan enzimlerin yapısına girer ve beyne oksijen taşıyan kan hücrelerinin ana maddesi hemoglobinin üretimi için de demir minerali gereklidir. Karaciğer, sakatatlar, yumurta sarısı, ıspanak, istiridye gibi besinler demir kaynağıdır. Zerdeçalda bulunan kurkumin adlı madde araştırmalara göre, hafızayı destekler, Alzheimer’ın ilerlemesini yavaşlatır ve yeni beyin hücresi oluşum süreci olan sinir dokusu oluşumunu harekete geçirir. ## Tarçın Faydaları URL: https://trendhayat.com/beslenme/tarcin-faydalari-545/ Tarih: 2026-08-26 Anavatanı Güney ve Güneydoğu Asya olan tarçın, defnegillerden küçük ağaççıkların kabuğundan elde edilir. Tarçının uçucu yağındaki temel bileşen sinnamaldehit kan şekerini düşürücü etkiye sahiptir. Tarçının insülin salınımını artırdığı, insülin ile tarçının beraber uygulanmasının insülinin etkisini artırdığı belirtilmektedir. Sinnamaldehitin bazı zararlı bakteri ve mantarlar üzerinde antibiyotik özelliğe sahip olduğu görülmüştür. İskoçyadaki Glasgow Üniversitesince yapılan bir araştırma tarçındaki phenolics maddesinin kalp krizi ve kanser gibi hastalıklara karşı savaşmaya yardım ettiğini göstermiştir. Güçlü antioksidan özelliğe sahiptir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Sindirim bozukluklarında yararlıdır. Romatizmayı önler. Anti bakteryal özelliği vardır. Deri hastalıklarına karşı direnci artırır. Yorgunluğu giderici ve migreni önleyici özelliği tarçının faydaları arasındadır. Ağız kokusunu giderici etkisi vardır. Kabuk tarçın-toz tarçın potasyum bakımından oldukça zengindir. Kurutulduktan sonra çubuk halde ya da ezilerek toz hale getirildikten sonra kullanılır. Tarçının uçucu yağından pastil, diş macunu, şurup gibi ürünlere aroma vermek içinde faydalanılmaktadır. Filed Under: Beslenme ## 19 Mayıs 201920 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/kekik-cayinin-faydalari-nelerdir-nelere-iyi-gelir-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-08-25 Kekik Çayının Faydaları ve Kekik Çayı Nasıl Yapılır? hakkında aradığınız bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Enfeksiyonlara iyi gelen ve kekik kullanılarak yapılan çaydır. Demleme şeklinde olduğu için kekik suyunun rengini salması ile ortaya çıkar. Bu nedenle kekik çayı ismi ile adlandırılmıştır. İçimi oldukça yumuşaktır. İster sade ister şeker ile günlük 2 fincana kadar tüketilebilir. 2 fincandan fazlası kişilere hem fiziksel hem de ruhsal yorgunluk vereceği için fazla tüketilmemesinde yarar vardır. Kekik Çayının Faydaları Genel olarak her yerde yetişen kolaylıkla bulabileceğiniz bu bitki her derde deva olmaktadır. Kekik belirli işlemlerden geçirdikten sonra baharat, yağ ve çayı olarak kullanabilirsiniz. Bu bitkinin özellikle de kekik çayının faydaları saymakla bitmiyor. Enfeksiyon Enfeksiyonlar vücudumuzun direnci kırılınca ortaya çıkarak bağışıklık sistemimizi çökerten zararlı virüslerdir. Kekik çayının düzenli olarak kullanılması bu virüslere karşı vücudun savaş açmasına neden olur. Bu sayede kekik çayı tüketen kişi kolay kolay hasta olmaz. Boğaz enfeksiyonu, gribal hastalıklar, nezle, burun akıntısı, sinüzit vb. rahatsızlıkların önüne kekik çayı ile geçilmiş olur. Bronşit ve öksürüğe de iyi gelerek boğazın yumuşamasına yardımcı olmaktadır. Hastalıklar ile mücadelede özellikle sonbahar ve kış aylarında düzenli olarak günde bir fincan tüketilmesinde yarar vardır. Antioksidan Özelliği Bulunmaktadır. Kekik çayı sürekli ve düzenli tüketildiği takdirde yaşlanma karşıtı olarak görev yapar. Anti ageng etkisi sayesinde vücudun yenilenmesine yardımcı olur. Ayrıca Antioksidan özelliği de hem iç organların hem de cilt yüzeyinin yenilenmesine yardımcı olmaktadır. Böylece vücut kendini iç organlarda temizlerken, ciltte de ölü hücrelerin atılmasına, gözeneklerin sıkılaşmasına ve kırışıkların yok olmasına zemin hazırlar. Kekik Çayının Faydaları Arasında Psikolojik Etkileri Bulunmaktadır. Kekik çayı kişinin kendini her bakımdan iyi hissetmesini sağlar. Kişinin ruh haline her bakımdan iyi gelmektedir. Antidepresan ilaçlar yerine düzenli kekik çayı tüketilmesi depresyon riskini ortadan kaldırmaktadır. Midenin rahatlaması ve ağrıların azalması kişilerin ruh durumuna da yansıdığı için hem ruhsal hem de fiziksel bakımdan oldukça işe yarar bir bitkidir. Günde 2 fincandan fazla tüketilmemesi önerilir. Aksi takdirde bağımlılık yaratarak kişide uyuşukluk hissi verecektir. Çünkü kekik çayı direkt olarak sinir sistemini etkilemektedir. Bu sayede oldukça kuvvetli ve ruhsal bakımdan kişileri etkileyecek derece olması nedeni ile kekik çayının çok tüketilmemesi gerekmektedir. Kekik çayının diğer faydaları ise şöyledir. Kansere Engeller Balgam Söktürücüdür. Bakterilerle Mücadele Eder. Diş Ağrısının Hafifletir. Sindirim Sorunlarına İyi Gelir. Krampları Azaltır. Kilo Vermenize Destek Olur. Üst Solunum Yollarına Sorunlarına İyi Gelir. Kalp Sağlığına Fayda Sağlar Kekik Çayı Nasıl Yapılır? Kekik çayının günlük taze bir şekilde hazırlanması gerekmektedir. İçilecek miktarda su kaynatılması iyi olacaktır. 2 bardak suyu kaynattıktan sonra kuru halde bulunan kekikten bir yemek kaşığı içerisine döküp 10 – 15 dakika çayın demlenmesini bekleyebilirsiniz. Bunu demleme aparatı ile yapmanız halinde hem çayınız soğumayacak hem de kekik bitkisinin renginin tam anlamı ile suya çıkmasına yardımcı olacaksınız. Burada kekik çayı yapılırken en önemli püf nokta kekiği koymadan suyun ocaktan alınmasını sağlamaktır. Çünkü kekik ve su aynı anda kaynarsa, çay oldukça acı olacaktır. içimi sert ve acı bir çayı da kimse içmek istemez. Demleme aparatları çayın acılığını alır. Bunun yanında eğer aparatınız yoksa çay süzgeci yardımı ile de hazırlayabilirsiniz. ## Hasanpaşa Köfte Tarifi? Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/hasanpasa-kofte-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-08-25 Hasanpaşa Köfte Tarifi, Hasanpaşa Köfte Nasıl Yapılır? Hasanpaşa Köfte Kalorisi Nedir? Hasanpaşa Köftesi İçin Gerekli Malzeme Listesi Nelerdir? bu köfte hakkında aradığınız bilgileri bulabilirsiniz. En sevdiğimiz lezzetlerden biri olan köfteyi, ailenize ve misafirlerinize daha şık bir sunumla sunmak istiyorsanız eğer Hasanpaşa Köftesini menüsüne eklemenizi tavsiye ederiz. Bazı ufak püf noktaları da göz önünde bulundurarak nefis bir ana yemek yapabilirsiniz. Hasanpaşa Köfte Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi Kıyma Harcı İçin; 500 gram az yağlı kıyma 1 adet rendelenmiş soğan 1 su bardağı bayat ekmek kırıntısı veya galete unu 1 adet yumurta Maydanoz Karabiber Kimyon Tuz Patates Püresi İçin; 3 adet orta boy patates Yarım çay bardağı süt 1 yemek kaşığı tereyağı Tuz Sosu İçin 1,5 su bardağı su 1 yemek kaşığı salça 1 çay kaşığı pul biber 1 çay kaşığı kekik Üstü İçin ; Rendelenmiş kaşar Hasanpaşa Köfte Nasıl Yapılır? İlk önce kıyma harcı ile işe başlayalım. 500 gram kıymayı bir kaba alalım. Kıymamızın üzerine 1 adet orta boy soğanı rendeleyelim. 1 su bardağı bayat ekmek kırıntısı, ince ince doğranmış maydanoz, 1 adet yumurta, tuz, istediğiniz oranda damak zevkinize göre kimyon, karabiber, pul biber ekleyin ve iyice yoğurun. Diğer yandan da 3 adet patatesi soyup, küp küp doğrayın, haşlanması için ocağa koyun. Haşlanan patatesleri süzün. Haşlanmış patateslerin üzerine rendelenmiş kaşar peyniri, sütü, tereyağı ve tuz ekleyin. Blender yardımı ile püre haline getirin. İyice yoğurduğumuz köfte harcını çanak şeklini verelim. Çanak şeklini bir kase veya bardak yardımıyla verebilirsiniz. Daha rahat şekil vermek için kaseyi veya bardağı suyla ıslatabilir diğer bir seçenek olarak yağlaya bilirsiniz. Çanak şeklini kişi sayısına ve zevkinize göre küçük boyutlarda veya büyük boyutlarda şekil verebilirsiniz. Hazırladığınız çanak şeklinde köftelerimizi pişmesi için fırın kapına dizelim. Kıymanız yağlı ise, fırın kabınızı yağlamanıza gerek, eğer yağsız ise kabınızı yağlayabilir veya pişirme kağıdı kullanabilirsiniz. Hazırladığınız çanaklı köftenin içine isterseniz bezelyede ekleye bilirsiniz. Çanağın içine bezelyeyi ekleyelim. Patates püresini sıkalım. Önceden ısıttığımız 200 derece ısınmış fırında 30 dakika pişirelim. Sosu içinde ocağa tavayı alalım. 1,5 su bardağı suya 1 yemek kaşığı salça. pul biber ve kekik ekleyip, güzelce karıştırarak kaynatalım. Pişme süresi biten köftemizi alalım. Hazırladığımız sosu ve çanakların üzerine rendelemiş olduğumuz kaşarları ekleyip, üzeri kızarana kadar tekrar fırında pişirelim. Fırından çıkan köftelerimizin üzerini maydanozla süsleyip, servis edebilirsiniz. Afiyet olsun. Hasanpaşa Köftesi Tarifi Püf Noktaları Nelerdir? Kıymanın az yağlı olamasına ve doğurma işleminin iyice özdeşleşerek güzel yoğrulması gerekir. Kıymamız eğer yağlı ise, köfteden yaptığımız çanak küçüleceğini unutmamalıyız. Birde yağlı kıyma pişerken fırın kabınızı yağlamanıza gerek kalmamaktadır. Kolay şekil vermek için küçük kase veya bardaktan yardım alabilirsiniz. Bardağı veya kaseyi şekil verirken yağlarsanız yapışmaz. Hasanpaşa Köfte Kalorisi Nedir? Orta boy boyutlarda bir hasanpaşa köfte ortalama 228 kaloriye denk gelmektedir. Kadınbudu Köfte Tarifi, Nasıl Yapılır ## Ihlamur Nasıl Demlenir Ve Ihlamur Faydaları URL: https://trendhayat.com/beslenme/ihlamur-nasil-demlenir-1148 Tarih: 2026-08-25 Ihlamur Nasıl Demlenir Ve Ihlamur Faydaları Ihlamur Yararları Nelerdir ve Ihlamur Nasıl Demlenir? Ihlamurgiller familyasındandır. Latince ismi Tilia platyhllosdur. Anadoluda çeşitli ıhlamur ağacı türleri vardır. Bunlardan tedavi amaçlı kullanılan ikisi özellikle kuzey anadolu dağlarında yetişir. Bunlar küçük yapraklı ıhlamur ve büyük yapraklı ıhlamur türleridir. Ülkemizde ıhlamur bütün olarak ve açıkta satılmaktadır. Bu uygulama bütünüyle yanlıştır. Ihlamur kurutulduktan sonra ince kıyılıp, hava almayan kaplarda saklanmalıdır. Aksi halde kokusunu ve etkinliğini yitirir. Bileşiminde uçucu yağ, flavon, müsilaj, tanen, farnesol, organik asitler, şeker vardır. Ihlamurun Yararları Organizmanın savunma gücünü artırarak, ateşli soğuk algınlıkların kısa sürede geçmesine yardım eder. Terletici özelliğiyle organizmayı toksinlerden temizlemede başarılıdır. Kanı durultur, ana damarların sertleşmesini önler. Kalbi besleyen damarları genişleterek kalp krizini önler. Tansiyonu düşürür. Uykusuzluk, sinirlilik ve migrende faydalıdır. Böbrekleri ve mesaneyi temizler. Saç dökülmesini önleyici etkisi ıhlamur faydaları arasındadır. Ihlamur Çayı Nasıl Yapılır - Ihlamur Nasıl Kaynatılır? 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür ve sıcak olarak içilir. Her seferinde taze olarak demlenmelidir. Ihlamurun Zararları Varmıdır ? Bilinen bir yan etkisi yoktur ancak her bitkisel çay gibi ıhlamurunda devamlı ve aşırı oranda içilmesi tavsiye edilmez. kategori Beslenme Permalink Comment ## Selülit Doğal Bakım URL: https://trendhayat.com/guzellik/selulit/selulit-dogal-bakim-18 Tarih: 2026-08-24 Selülite doğal çözümler ve selülit için yapılması gerekenler. Düzenli yapılan spor selülitin önlenmesine yardım eder. Günde yarım saat - bir saatlik yapılan yürüyüşler, bisiklete binmek kan dolaşımını düzenleyerek selülitin meydana gelişini önler. Selülit beslenme : Selülitin meydana gelmesini önlemek için sağlıklı beslenmeye dikkat etmek gerekir. Hayvansal yağlar, şeker ve tuz bakımdan fakir meyve ve sebzelerden zengin bir beslenme tercih edilmelidir. Selülittten kurtulmak için tuz tüketimini düşürmek ve tuzlu gıdaları beslenmeden çıkarmak gerekir. Çünkü tuz (sodyum) selülitin oluştuğu doku aralığına sızarak bu aralığa su çekerek bu bölgede şişmeye sebebiyet verir. Selülit yapan : Hamburger, pizza, asitli içecekler, aşırı tuzlu,hayvansal yağ bakımından zengin gıdalar yağ hücrelerinin şişmesine, ödem oluşmasına ve ödem atılamadığında da selülitin oluşmasına sebep olmaktadır. Sigara damar daraltıcı özelliğiyle selülite sebep olmaktadır. Selülite karşı günde bir dakika sıcak su, bir dakika soğuk su ile vücuda yapılan masaj yararlı olabilir. Bu masaj kan dolaşımını hızlandırır. Vücudun dayanabileceği ısılar tercih edilmeli ve su kasılmaya ya da haşlanmaya sebep olmamalıdır. Egzersiz ve bol su yine selülite karşı tavsiye edilmektedir. Kaslar sıklaştıkça ve kan dolaşımı arttıkça selülitler biraz toparlanabilir. Vücudun toksinlerden arınması için günde 1.5-2 litre su içilmelidir. Su selülitli dokulardaki tuzu atarak bu dokuları temizleyici etki gösterir. Yürüyüş, yüzme gibi kan dolaşımını artıran, bacak ve kalçaları kuvvetlendiren sporlar selülilete karşı yararlıdır. Maden suyundaki magnezyum minerali, selülitin meydana gelmesini engelleyici ve mevcut selülitlerin iyileşmesine yardımcıdır. Sık sık kilo alıp vermek deride esnekliğin kaybına sebep olur. Bu da deri yapısının bozulmasına ve selülit oluşumuna yardım eder. Vücuttaki fazla suyun atılması için maydanoz, beyaz ve kırmızı turp, kereviz, çilek tüketilmeli. Sigara dolaşım sorunlarına sebep olduğu için selülitin meydana gelmesine neden olan etkenlerden biridir. A vitamini C vitamini ve çinko da selülitin oluşumunu azaltmakta yardımcıdır. Maydanoz, brokoli, ıspanak dereotu marul gibi sebzeler günlük beslenmede yer almalı. kategori Selülit Permalink Comment ## 16 Temmuz 201916 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/selulit-nedir-nasil-gecer/ Tarih: 2026-08-23 selulit Selülit Nedir? Nasıl Oluşur? Selülit Nasıl Geçer? Selülitin Nedenleri? Selülitin Kurtulma Yolları? Selülit Doğal Yollarla Nasıl Kurtulunur? Selülit Nedir? Deri altında düzensiz ve aşırı yağ birikmesi sonucunda kan ve lenfatik dolaşımının bozulmasıyla ciltte oluşan görüntüye selülit nedir. Selülit Nasıl Oluşur? Selülit vücuttaki kan dolaşımın azalması sonucunda ortaya çıkar. Bayanların korkulu rüyası olan selülit genelde bacak ve kalça kısımlarında oluşur. Kadınların % 80′ de görülen bu sorun genetik, hormonal ve hareketsiz kalma nedeniyle oluşur. Selülitin kilo alımı ile bir ilgisi yoktur. Selülit zayıf kişilerde de görülür. Yaşlanma ile bu problem gittikçe artar. Yaş ilerledikçe cilt gerginli ve elastik özelliğini kaybeder ve cilt incelir, selülitler daha belirginleşir. Erkeklerde görünme olasılığı daha düşüktür. Çünkü erkeklerde östrojen seviyesi kadınlardan daha düşüktür. Östrojen seviyesi yağ birikimi arttığında selülitte artar. Bu nedenle kadınların ortak sorunudur. Selülitlerden engellemek için düzenli beslenme ve düzenli egzersiz mutlaka şart Selülit Nasıl Geçer? Kurtulma Yolları Nelerdir? Selülitten kurtulmak için düzenli yaşam çok önemlidir. Düzenli ve dengeli beslenme, düzenli egzersiz şart. Eğer bu probleminiz varsa kurtulmak için bu yollara başvurabilirsiniz. Bol Bol Su Tüketerek Selülit Yok Olsun Bütün canlılar için hayati öneme sahip olan su cildimize çok faydası vardır. Su vücuttaki ödemi atmamıza yağ yakımına sağlar bu nedenle selülitten kurtulmamıza yardımcı olur. Selülit Nedeni Yağlı Yemek Tüketmeyin Selülitin en büyük sebeplerinden biride yağlı yemek tüketimidir. Yağlı yemek yapmak ve kızarma türü yemekler tüketmek bu sorunu arttırır. Bu nedenle ızgara, haşlama ve sebze türü tüketilmelidir. Tuz Tuz su kaybına neden olduğu için bir çok soruna neden olur. Onlardan biride selülitin oluşmasıdır. Alkol, Sigara ve Kahve Tüketimi Alkol, sigara ve kahve tüketimi bedende su tutmasına neden olduğundan selülite oluşumu arttırır. Masaj Yapın Kan akışını hızlandıran masaj her konuda vücudunuza iyi gelmektedir. illaki başkaları yapmasına gerek yok kendinizde ayaklarınıza masaj yapabilirsiniz. Çeşitli bitkisel yağlarla bunu destekleyebilirsiniz. Sıcak ve Soğuk Su Uygulaması Banyo yaparken sıcak ve soğuk su uygulama vücudun kan akışını hızlandırır. Dar Kıyafetler ve Yüksek Topuklu Ayakkabıları Selülit Nedenidir? Dar Kıyafetler ve yüksek topuklu ayakkabılar bir çok zararı vardır. Kan akışını yavaşlatır ve selülite neden olur. Selülitli Bölgeye Kese Yapın Selülitli bölgeye kese yapın bu bölgede kan akışı hızlanacak ve derinin gözenekleri açılarak nefes alması sağlanacaktır. Düzenli Beslenin ve Düzenli Egzersiz Yapın En önemli nokta düzenli sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersiz hayatınızda çok şeyi değiştirecektir. Kendinize bir iyilik yapın ve hayatınızı düzene koyun. Hareketsiz yaşam en şeyi kötü etkilediği gibi selülitlerin de oluşmasına neden olacaktır. Hareketsizlik bacaklarda selülitlere davetiye çıkarır. Düzenli egzersiz ise bu bölgelerde oluşan yağ kasa dönüşür. Bu nedenle egzersiz önemlidir. Doğal Yöntemlerle Kurtulma Yolları Acı Biber Acı Biber, doğal yağ yakımını sağlayan bir besindir. Vücudu ısıtır, kan akışını ve metabolizmayı hızlandırır. Bu nedenle herhangi bir sağlık problemin çoksa acı biber tüketin. Kuru fırçalama Kan akışını hızlandıran ve lenfatik drenajını artırır ve selülitlerin kurtulmanıza yardımcı olur. Ardıç Yağı Ardıç yağı, sıvı birikimi engelleyerek selülitin gitmesine yardımcı olur. Mandalina Yağı Kan dolaşımını arttırır ve selülitlerden kurtulmanıza yardımcı olur. Selülit İçin Elma Sirkesi Sayısız faydası olan elma sirkesinin içerdiği özellik sayesinde selülitlerinizden kurtulabilirsiniz. ## Saç Dökülmesi Sebepleri URL: https://trendhayat.com/sac-dokulmesi-sebepleri/ Tarih: 2026-08-23 HERKESİN KÂBUSU: SAÇ DÖKÜLMESİ Saç dökülmesi sebepleri oldukça merak edilen bir konudur. İnsanların en büyük aksesuarı saçlarıdır. Güzel, gür, bakımlı ve güçlü saçlar her zaman, her ortamda dikkat çeker. Herkes daha gür ve daha sağlıklı saçların hayalini kurar. Saçın güçlü gözükmesi sizi olduğunuzdan şık, bakımlı ve gösterişli yapar. Bugün güzellik ve kozmetik sektörünün saçları hedef alan birçok ürünü vardır. Hepsinin işleyişi de aynıdır: daha gür ve daha güçlü saçlar. Saç dökülmesi kadın ve erkekte görülen, herkesin kâbusu halini halmiş bir problemdir. Stres kaynaklı olabileceği gibi altında pek çok metabolik rahatsızlık da olabilmektedir. Peki, genetik ve yanlış beslenmenin doğrudan etkili olduğu, ileri vadede birçok sorun oluşturan bu problemin ortaya çıkmasında ne gibi nedenler vardır? Saç Dökülmesi Neden Olur? Saç dökülmesi, saçların zayıflaması ve incelmesi gibi farklı sebeplerden oluşan bir çeşit hastalıktır. Kimi zaman göz ardı edilir ve çok önemsenmez. Özgüven yüksekliğinde sağlıklı saçlar çok önemlidir. Kişilerde saç dökülmeleri çoğaldığı zaman psikolojik sorunlar da başlar. Her yetişkinin, gün içerisinde 50 ila 100 tel arasında saçı dökülür. Bu aralıktaki saç dökülmeleri normaldir ancak herhangi bir nedenle bu sayının üstünde bir dökülme söz konusu olduğunda mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir. Eğer saçlarınızın normalden fazla döküldüğünü düşünüyorsanız gözlem yapmanızda fayda var. Bu artışın olup olmadığını sabahları yastığınızda ya da duştan sonra dökülen saçlarınızı kontrol ederek çok kolay anlayabilirsiniz. Tepe bölgesinde, saç ön çizgisinin 1-2 cm gerisinden başlayan dökülmeler; Tepe bölgesindeki yoğun dökülmeler; Tüm kafa bölgesindeki dökülmeler olmak üzere üç tip saç dökülmesi vardır. Bu tipler erkeklerde daha sık görülür. Ancak doğum, menopoz, stres, yanlış kozmetik kullanımı, saç boyatma, mevsimsel geçişler ve diğer pek çok nedenden ötürü kadınlarda da saç dökülme tipleri görülebilir. Saç Dökülmesini Engellemenin Yolları Saç Dökülmesini Nasıl Engellenir Yıkama ve tarama sırasındaki dökülmeler normal kabul edilir. Ancak normalden fazla bir dökülme varsa, uykunuza dikkat etmeli ve iyi beslenmelisiniz. Sık uygulanan perma veya fön kökte hasar meydana getirebilir. Saçı çok sıkı toplamak da saç derisini yıpratarak saç dökülmesine neden olabilir. Bu gibi durumlara dikkat etmeniz halinde saç dökülmeniz azalacaktır. Saç dökülme problemi yeni başlamışsa ve fazla ise uzmana başvurmakta fayda vardır. Doktor, gerek gördüğü durumlarda sizden kan tahlilleri isteyecektir. Gerekli hallerde saç analizi yapan cihazlar sayesinde saçınız ve saç deriniz de kontrol edilecektir. Bunun ardından size özel olarak bir tedavi yöntemi belirlenir. Saç Dökülmesini Engelleyici Maske Tarifleri Saç dökülmesi problemi evde hazırlayacağımız pratik maskeler yardımıyla gerileyebilmekte çoğu zaman da yok olabilmektedir.. Biberiye Maskesi Hindistancevizi, badem, lavanta, nane ve zeytinyağı gibi yağlardan birini seçin. 2 çorba kaşığı seçtiğiniz yağ ile 2-4 damla biberiye yağını karıştırıp ısıtın. Çok yüksek bir sıcaklıkta olmamasına dikkat edin. Saçlarınızı bölümlere ayırarak saç diplerinize ve saç uçlarınıza masaj yaparak iyice yedirin. Yaklaşık 10 dakika saçınızda bekletin. On dakikanın sonunda sıcak bir havlu ile saçlarınızı sarın ve 30 dakika daha bekletin. Saçlarınızı yıkayın ve en son soğuk su ile durulayın. Yoğurt Maskesi: 1 bardak yoğurdu, 1 çorba kaşığı elma sirkesini ve bir çorba kaşığı balı karıştırın. Bu karışımı saçlarınıza dipten uçlara doğru uygulayın. 15 dakika beklettikten sonra soğuk suyla durulayın. Soğan Suyu Maskesi: Bir adet soğanın suyunu çıkartın ve temiz olan saç derinize bu soğan suyunu hafifçe masaj yaparak uygulayın. Yaklaşık 30 dakika beklettikten sonra saçlarınızı yıkayın. ## Ayva Tatlısı Tarifi, Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/ayva-tatlisi-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-08-23 Ayva Tatlısı Tarifi, Nasıl Yapılır? Fırında Ayva Tatlısı , Kaymaklı Ayva Tatlısı gibi sorularınız için aşağıdaki tarifimizi mutlaka okuyun. Kış Bitmeden Ayva Tatlısı Yapın Kışın en güzel ve faydalı meyvelerinde biri olan ayvanın reçelinin çok severek tüketiriz. Ya ayvanın tatlısını hiç denediniz mi? Denemediyseniz mutlaka deneyin. Genelde unutulmaya yüz tutmuş tatlılarımızdan biridir. Akşam yemeklerinde sonra damaklarınızı şenlendirecek bir lezzet. Güzel sunumu ile sizi kendinize hayvan bırakacak. Sarı renkli ayvanın nasıl farklı güzel bir renge dönüştüğünü göreceksiniz. Bu tatlı için kışın ilk çıkan ayvası çok uygun ve idealdır. Az malzeme ile pratik bir şekilde yapacağınız bu tatlıyı siz ve sevdikleriniz çok sevecek mutlaka bir yere not edin ve deneyin. Ayva Tatlı Tarifi, Nasıl Yapılır? Ayva tatlısının Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi 3 adet ayva Yarım çay bardağı şeker 1 adet çubuk tarçın 10 adet karanfil Yarım su bardağı fazla su Ayva Tatlısı Süslemesi için Kaymak Antep fıstığı Ayvaların kararması için Yarım limon 1 lt su Ayva Tatlısı Tarifinin Yapılışı Bu tatlıyı yapmak için ilk yapmanız gereken derin geniş 1 lt su koyun ve yarım limonu sıkın. Ayvaları güzel yıkayın ve soyun. Ayvaları ortadan ikiye bölün. Çekirdeklerini çıkartın ve çıkardığınız çekirdekleri ayrı bir kaba ayıralım. Tatlıya renk vermek için ayva çekirdeğinden yardım alacağız. Önceden hazırla olduğunuz limonlu suya temizlediğimiz ayvaları koyalım ve bekletelim. Bu işlem ayvaların kararması için önemlidir. Tüm ayvaları bu işlemi yaptıktan sonra, pişireceğiniz tencereye ayvaları orta kısmı üste gelecek şekilde yerleştirelim. Yerleştiğiniz ayvaların üstüne her birinine bir fincan şeker koyun. 1 adet çubuk tarçın, 10 adet karanfil ve ayva çekirdeklerine koyup suyunu da ekleyin. Tencerenin ağzını kapatın ve su kaynayana kadar orta ateş pişirin. Su kaynayınca ise kısık ateşte ayvalar yumuşayana ve rengi dönene kadar pişirin. Yumuşayan ve rengi dönen ayvaları servis edeceğiniz tabağa alın. Tencerede kalan şerbetiniz varsa eğer ayvaların üzerine gezdirin. 3-4 saat tatlınızı dinlendirin. Dinleme işleminde sonra tatlının üzerine kaymak ve antep fıstığı ile süsleyin. Şimdiden deneyeceklere afiyet olsun. ## Kalıcı Makyaj URL: https://trendhayat.com/guzellik/kalici-makyaj-615/ Tarih: 2026-08-22 Daimi Güzelliğin Sırrı Sabah yataktan kalkıp güne makyajlı başlamayı kim istemez? Kalıcı makyaj uygulamaları son derece pratik bir güzellik vaadediyor. Bitkisel kök boyalar ve iğne yardımıyla üst deriye uygulanan kalıcı makyaj (mikropigmen-tasyon) günün her saatinde hayatınızı kolaylaştıran bir teknik. Artık havuzdan çıktığınız andan, uykudan uyandığınız ilk saniyeye kadar her yerde rahat olabilirsiniz. Kendinizden emin ve çekici olmanızı sağlayan bu mucize, özellikle dudak, göz çevresi ve kaşlara uygulanıyor. Teknik, hem estetik açıdan kalıcı bir etki yakalamayı hem de kaza ile oluşan ya da doğuştan getirilen kusurların en aza indirilmesini mümkün kılıyor, işte kalıcı makyajın bilmek isteyeceğiniz tüm detayları. Kalıcı makyaj kimlere uygulanır? Her zaman güzel ve bakımlı görünmek istiyorsanız, her gün makyaj yapmak zorundaysanız ya da alerjiniz yüzünden makyaj malzemesi kullanamıyorsa-nız; kaşlarınız seyrek-se, dökülüyorsa, şekil bozukluğu, dikiş, yara | izi ya da vitiligo lekeniz varsa; dudaklarınız ince ya da dudak çevreniz belirsizse; kaşlarınızın boyunu uzatmak istiyor ya da göz çizginizi yukarı kaldırmak istiyorsanız kalıcı makyajı denemelisiniz. Kalıcı makyaj kalıcı mıdır? Halk arasında "kalıcı" olarak nitelendirilsede bu işlem aslında yarı kalıcıdır. Nedeni ise; hücrelerin doğal fonksiyonu olan yenilenme sürecinde, boya pigmentlerini yok etmeleridir. Ama bu durumun gelişim hızı cilt tipine bağlıdır. Genel olarak dayanma süresi, genç ciltlerde 1.5 sene, 45 yaşın üzerindeki kişilerde ise 3-4 sene olmakla birlikte ortalama 3-5 yıldır. Tabii bu kişinin güneşten, solaryumdan uzak durması, hücre ye-nileyici kremleri uygulama yapılan bölgelerde kullanmaması gibi faktörlere de bağlıdır. Kalıcı makyaj nasıl uygulanır? Yüzde yüz uzmanlık gerektiren bir iştir. Kalıcı makyajı yapacak olan uzmanın cilt yapılarını, pigment ve renk çeşitliliklerini, insan yüzünü iyi bilen ve çizgi çizebilen biri olması önemlidir. Cildin durumu ve kişinin hassasiyetine bağlı olmakla birlikte genelde makyaj, 2-3 saat içinde tamamlanır. Uygulamanın tamamen ağrısız olduğu söylenemez. Cilt iyice temizlendikten sonra yüze en uygun olan bir biçimde çizim yapılır. Uygulama yapılacak bölge, likid bir uyuşturucuyla veya bir krem ile en az 20 dk. uyuşturulur. Cildin tipi göz önünde bulundurularak deriye uygun bir renk hazırlanır ve çalışmaya başlanır. İşlem bittikten sonra üç gün boyunca sudan uzak durulur ve deri ince bir vazelin tabakasıyla kapatılır. Çalışılan bölgede hafif kabuklar oluştuğundan bu kabukların dökülmesi beklenir. Esas renk bir hafta sonra ortaya çıkar. Kalıcı makyajın piri Handan Erciyes, Türkiye'de kalıcı makyajın başlaması ve gelişmesinde büyük payı olan, ünü ülke dışına kadar taşmış bir uzman. Petek Dinçöz, Perran Kutman, Nurhan Damcıoğlu, Aylin Livaneli, Rana Elik, Didem Taslan, Leman Sam, Safiye Soyman gibi bir çok popüler isim güzelliklerini ona borçlular. Erciyes, Mimar Sinan Üniversitesinde aldığı akademik eğitim ile insan yüzü ve renk konusunda; 1971-1975 yılları arasında Almanya Heidelberg'de başladığı Londra ve Paris'te sonlandırdığı kozmetik bilgisi ile de cilt yapısı ve makyaj tekniklerinde uzmanlaşmış. Bugün, Ayna Güzellik Salonu'nun sahibi. "Ameliyatla elde edilemeyen bir güzellik bu sayede yaratılabilir. Bu işlem deri üzerine çizilerek yapıldığı için çok iyi bir göz ve çizim gerektirir. Uzmanın, şakak, elmacık kemikleri ve çene yapısı gibi, makyajı yapılan kişiye ait karakteristik yüz detaylarını bilmesi ve yapılacak çizimin ne gibi bir değişikliğe sebep olacağını iyi kestirmesi gerekir. Her ne kadar şahsın arzusu ön planda tutulacaksa da çizim yapanın yeteneği daha önemlidir" diyor. Kalıcı Makyaj Merkezleri - Kalıcı Makyaj İstanbul ve Ücretleri Antesls Estetik Merkezi Acıbadem Cad, Aydın Apt, No: 109, D:2, Acıbadem/istanbul (0216) 428 67 96 Kaş: 250 dolar. Dudak: 250 dolar. Ayna Güzellik Merkezi Abdûlkadir Noyan Sok, Birlik Apt, 14/1 Erenköy/istanbul (0216)363 29 30 Kaş: 300 dolar. Dudak: 250 dolar. Eyeliner: 300 dolar. Diba Fener-Kalamış Cad, No: 77 Fenerbahçe/istanbul (0216)449 3610 Kaş: 300 dolar. Dudak: 300 dolar. Eyeliner: 300 dolar. Estemed Bağdat Cad, No: 319, Daire:3, Caddebostan/istanbul (0216) 363 74 63 Kaş: 400 dolar. Dudak: 400 dolar. Eyeliner: 400 dolar. Janine Güzellik Merkezi Şakayık Sok, 45/8, Nişantaşı/istanbul (0212)247 3205 Kaş: 350 dolar. Dudak: 350 dolar. Eyeliner: 350 dolar. Leyla İnanır Güzellik Merkezi Rumeli Cad, Birlik Apt, No:42/8 Kat:3 Nişantaşt/istanbul (0212)24842 27 Kaş: 200 dolar. Dudak: 400 dolar. Eyeliner 200 dolar. Sibel Güzellik Merkezi Konuralp Sok, Bilnur Apt, Daire: 2 Fenerbahçe/istanbul (0216)3484673 Kaş: 350 dolar. Dudak: 350 dolar. Eyeliner: 350 dolar. Alin Güzellik Estetik Enstitüsü Bebek Yokuşu Sok. Uğurel Apt, No: 5/2, Etiler/istanbul (0212)287 65 65 Bronzi Teşvikiye Meydanı, Vasfi Güreli Apt, No: 142/4, Teşvikiye/istanbul (0212)26152 23 kategori Güzellik Permalink Comment ## 2 Mart 201918 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/internet-baglanti-sorunlari/ Tarih: 2026-08-21 baglanti problemleri, internet sorunlari İnternet kullanıcıları her zaman hızlı bir internete sahip olmayabilir. Zaman zaman internetin yavaşlaması ve bağlantıda problemler görülebilir. Kimi zaman ethernet kablolarıyla kimi zaman da kablosuz modemlerle bağlantımızı kurarak bugün hepimiz internet kullanıyoruz. Fakat bazen kablolu veya kablosuz ağımızda farklı problemlerle karşılaşabiliyoruz. Peki, bağlantı problemi, internet yavaşlığı gibi sorunlar nasıl çözülür? İnternet Bağlantı Sorunları yazımızda bulabilirsiniz. İnternet Bağlantı Sorunu Evlerimize veya iş yerlerimize internet bağlatırken farklı servis sağlayıcıları ve farklı donanımları tercih edebiliriz. İnternetin faydası saymakla bitmez ancak internet kullanıcılarının yaşadığı sorunlar da can sıkıcı. Hal böyle olunca, herkes bağlantı sorunları giderme yolları arıyor. Teknolojisinin gelişmesiyle hayatımıza giren hız kavramı hemen herkesi daha hızlı olma konusunda araştırmaya itiyor. İnternet Bağlantı Sorunu Nasıl Çözülür Bağlantı hızı bağlanmaya çalıştığınız sitenin durumuna, kablosuz bağlantılarda modeme olan mesafeye ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişmektedir. Eğer böyle bir sorunla karşılaşırsanız aşağıdaki adımları yerine getirerek İnternet Bağlantı Sorunları giderebilirsiniz. Kablosuz Modeminizin veya Dağıtıcınız Doğru Yerde Mi? Kablosuz bağlantıyı dağıtan modem veya router ile internete bağlanan cihaz arasında ne kadar çok duvar, kapı veya engel varsa sinyal kalitesi o kadar düşmektedir. Sinyal kalitesinin düşmesi, bağlantıda gecikmelere, veri kayıplarına ve hız düşüşü yaşanmasına sebep olur. Bu nedenle modeminizi veya routerınızı daha uygun bir noktaya taşımalısınız. Kablosuz Ağınızı Sömüren Yazılım veya Cihazları Tespit Edin İnternet hızınızın düşmesinin ya da bağlantı probleminizin nedeni, internetinizi kullanan başka yazılım ve cihazlardan dolayı olabilir. Bu nedenle bu kontrolleri yapmalı ve aşırı bilgi paylaşımı yapan cihaz ve yazılımları tespit etmelisiniz. Modem ve Servis Sağlayıcınızın Kalitesi Quality of Service yani servis kalitesi özelliği modeminize ve kullandığınız internete göre değişmektedir. Kullandığınız cihaza ve internete göre bu kaliteyi arttırabilir daha hızlı internete sahip olabilirsiniz. Kablosuz Ağ Ayarlarınızı Yapılandırın Kablosuz ağ problemlerinden en yaygın görülenleri IP çakışmalarıdır. Aynı kablosuz ağa size ait bilgisayar veya mobil cihazlardan biriyle bağlanabiliyorken diğeriyle bağlanamayabilirsiniz. Bu durumlarda kablosuz ağ yapılandırmanızı değiştirmeniz gerekiyor. Bunun için uygun yazılımlardan faydalanabilirsiniz. ## 12 Ekim 202312 Ekim 2023 URL: https://trendhayat.com/2026-resmi-tatil-gunleri-ve-bayram-tatilleri/ Tarih: 2026-08-21 Çalışanlar ve öğrencileri ilgilendiren 2026 yılı resmi tatil takvim günleri belirlendi.Bu sene bayram ve resmi tatiller hangi güne geliyor hafta içimi hafta sonumu olacak.Ramazan Bayramı ve kurban bayramı kaç gün tatil olacak.İşte resmi tatil günleri ve 2026 ramazan ve kurban bayramı hangi gün yazımızda 2026 YILI DİNİ BAYRAM ve RESMİ TATİL GÜNLERİ TATİL GÜNÜTARİHGÜN ADIYıl Başı01 Ocak 2026PerşembeRamazan BayramıArifesi 19 Mart 2026PerşembeRamazan Bayramı1. Günü 20 Mart 2026CumaRamazan Bayramı2. Günü 21 Mart 2026CumartesiRamazan Bayramı3. Günü 22 Mart 2026PazarUlusal Egemenlikve Çocuk Bayramı 23 Nisan 2026Perşembeİşçi Bayramı Emekve Dayanışma Günü01 Mayıs 2026CumaAtatürk’ü AnmaGençlik ve SporBayramı19 Mayıs 2026SalıKurban BayramıArifesi 26 Mayıs 2026SalıKurban Bayramı1. Günü 27 Mayıs 2026ÇarşambaKurban Bayramı2. Günü 28 Mayıs 2026PerşembeKurban Bayramı3. Günü 29 Mayıs 2026CumaKurban Bayramı4. Günü 30 Mayıs 2026Cumartesi15 Temmuz Demokrasi Bayramı 15 Temmuz 2026Çarşamba30 AğustosZafer Bayramı 30 Ağustos 2026Pazar29 EkimCumhuriyetBayramı 28 Ekim 2026(Yarım Gün)29 Ekim 2026ÇarşambaPerşembe 2026 RESMİ TATİLLER LİSTESİ 1 Ocak Yılbaşı 19 Mart Ramazan Bayramı Arifesi 20 Mart Ramazan Bayramı 1.gün 21 Mart Ramazan Bayramı 2.gün 22 Mart Ramazan Bayramı 3.gün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 26 Mayıs Kurban Bayramı Arifesi 27 Mayıs Kurban Bayramı 1.gün 28 Mayıs Kurban Bayramı 2.gün 29 Mayıs Kurban Bayramı 3.gün 30 Mayıs Kurban Bayramı 4.gün 15 Temmuz Demokrasi Bayramı 30 Ağustos Zafer Bayramı 28 Ekim Cumhuriyet Bayramı Arifesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 2026 RESMİ TATİLLER TAKVİMİ YENİ YIL TATİLİ 1 Ocak 2026 Perşembe günü 2026 RAMAZAN BAYRAMI TATİLİ 20 Mart 2026 Cuma günü başlıyor 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI TATİLİ 23 Nisan 2026 perşembe günü 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI – EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ TATİLİ 1 Mayıs 2026 cuma günü 2026 KURBAN BAYRAMI TATİLİ 27 Mayıs 2026 çarşamba günü başlıyor 15 TEMMUZ DEMOKRASİ BAYRAMI TATİLİ 15 Temmuz 2026 çarşamba günü 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI TATİLİ 30 Ağustos 2026 pazar günü 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI TATİLİ 29 Ekim 2026 perşembe günü 2026 TAKVİMİ Aramalar: 2026 resmi tatiller, bayram tatilleri, resmi tatiller, tatil günleri, kurban bayramı tatil günleri, ramazan bayramı tatil günleri, 2026. ## Meme Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler URL: https://trendhayat.com/meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/ Tarih: 2026-08-20 Birçok kadının korkulu rüyası olan meme kanseri tedavi edilmediğinde birçok rahatsızlığa yol açabilir. Dünyada görülme sayısı en çok olan kanser türüdür. Yapılan araştırmalara göre her 8 kadından birinin meme kanserine yakalandığı bilinmektedir. Erken tedavi önemli olduğu için belirtileri fark ettiğiniz anda uzman bir doktora başvurmalısınız. Memede süt kanallarında oluşan kanser hücreleri, yaş fark etmeden her kadında ortaya çıkabilir. Bunun yanına her 100 erkeğin birinde görülen bu rahatsızlık önemsenmelidir. Erken teşhis de başarı oranı yüzde 90’lara çıktığı için doktora gitmek önem arz etmektedir. Eğer elinizle dokunduğunuzda memenizde sertlik hissediyorsanız, doktora giderek MR testi yaptırarak kesin bir sonuç alabilirsiniz. Risk Oluşturan Nedenler Doğal yollarla ve yapay yollarla oluşma süreci ikiye ayrılan meme kanseri, oldukça zararlıdır. Doğal yollarla kişinin yaşamına etki eden bu kanser türünü yaşayan kişi, yaşam tarzını değiştirmesiyle iyileştirebilir. Bu etkenler ise sigarayı bırakmak, spor yapmak ve yediklerine ve içtiklerine dikkat etmek olarak sıralandırılabilir. Kişinin etki edemeyeceği kendi iradesi dışında oluşan meme kanseri ise doğal yollarla oluşmaktadır. Bu etkenler yaş, cinsiyet farkı, meme dokusunun yoğun olması ve menopoz olarak sıralandırılabilir. Kesin Teşhis Yöntemleri Nelerdir? Meme kanserini belirlemek için hastanede bazı testler yapılmaktadır. Bu testler kanserin yayılıp yayılmadığı hakkında bilgi vermek için elzemdir. Kullanılan yöntemler ise şunlardır; Ultrasonografi: Ses dalgası yöntemiyle yapılan bir testtir. Gönderilen ses dalgasıyla meme üzerinde bulunan kitle, takip edilebilir. Bu test sırasında belirlenen kitle iyi veya kötü huylu olabilir. Mamografi: Röntgen aracılığıyla hastanın meme yapısı incelenerek kanser hakkında detaylı bilgi alınır. Tarama ve tanılama amacıyla yapılan Mamografi, kitlenin ve meme çevresi hakkında bilgi verir. Galaktografi: Süt kanallarına özel ilaçlar verildikten sonra filme alınan doku, kitle hakkında bilgi vererek ileri yöntemlere geçilmesi sağlanır. Bu yöntem daha çök memesinde akıntı görülen kişilerde uygulanmaktadır. Cerrahi Müdahale: Bu yöntem ise hastayı ameliyata alarak, kitlenin dışarı çıkartılıp mikroskop altında detaylıca incelenmesiyle oluşmaktadır. Meme Kanseri Tedavi Yöntemleri Meme kanseri birçok faktöre dayanarak oluşabildiği için tedavi yöntemleri de farklılık göstermektedir. 1- Cerrahi Müdahale Kanserli dokunun incelenmesi için cerrahi müdahale ile çıkartılmasıyla yapılır. İki adet yöntemle yapılan bu müdahalelerin ilki memeyi koruma altına alarak ilerlemesini önlemektir. İkinci yöntem ise memenin tamamen çıkartılarak kanseri yok etmektir. Fakat basit bir işlem olduğu için hasta aynı gün evine gitmekte serbesttir. 2- Radyoterapi Cerrahi müdahaleden sonra yapılan radyoterapi ( ışın tedavisi ) genellikle arta kalan kanseri hücreleri yok etmek için uygulanmaktadır. 1 aylık süreyle düzenli olarak uygulanan ışınlama yöntemi, tüm memeyi yada koltuk altı işaretlenerek yapılmaktadır. Haftada 5 gün olarak yapılan bu işlemin bazı yan etkileri de olabilmektedir. Genellikle memede şişlik ağrının yanına hastayı yorarak halsiz bırakabilmektedir. Yanık gibi görünen bölge, ilerleyen zamanlarda kendiliğinden kaybolur. 3- Kemoterapi İlaç tedavisi olarak adlandırılan bu yöntem kanser hücresini direkt olarak öldürmek için yapılır. Ağız veya damar yollu alınan ilaçlar düzenli kürler olarak hastaya verilir. 4 aylık ortalama bir süresi olan kemoterapinin her kür yapılma zamanı 3 haftadır. Bu kürlerden sonra başarıya ulaşan hasta için belli bir süre daha ilaç tedavisi yapılarak kanseri için önlem alınır. 4- Hormon Tedavisi Östrojen hormonuna duyarlı olan kanser hücreleri, bu hormonun fazla olduğu kişilerde artmaktadır. Bu tedavi yöntemi ise Östrojen hormonunu baskılayarak kanserli hücrelerin durdurulmasına yönelik yapılmaktadır. ## Çakşır Otu — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/caksir-otu-799/ Tarih: 2026-08-20 Ülkemizde 17 tür Ferula bulunur ve Bunlardan F. commurıis türüne Çakşır otu denilir. Bilimsel olarak kanıtlanmış kesin bir tespit olmasa da uygulamada görülen yararları bu bitkinin afrodizyak niteliklere sahip olabileceğini gösteriyor. Çakşır Otunun Faydaları Sperm sayısını artırır. Dolaşım sistemi bozukluklarında kullanılır. Sinirleri güçlendirir. Çakşır bitkisinin erkeği ve dişisi vardır. Bayanlar çakşırın dişisini, baylar ise erkeğini kullanmalıdır. Çakşır suyu çakşırın köklerinden su buharı distilasyonu ile damıtılarak elde edilir. 1 tatlı kaşığı toz çakşır otu kökü bir fincan suyla demlenerek tüketilir. Kurutulan çakşır kökü toz haline getirilir ve balla karıştırılarak macun yapılarak yenir. Bir defadan fazla yenmemelidir. Çakşır kökü tozu, saf olarak kullanılmalı, başka karışımlarla alınmamalıdır. Önerilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Ferula communis bitkisinin(Çakşır) bölgelere göre farklılık gösteren pek çok kimyasal çesidinin bulunduğunu bunlar içerisinde zehirli olanlar bulunduğu gibi zehirli olmayan çeşitlerininde olduğu belirtilmektedir. Ferula communisin zehirli olmayan çeşitlerinin bitkisel östrojen içerdiği ve etkili maddesinin ferutinin olduğu belirtilmiştir. Yapılan araştırmalar Ferula communis bitkisinin çeşitleri arasında sadece prenylated coumarins’i içerenlerin zehirleyici niteliğe sahip olduğunu göstermektedir. ## Antioksidan İçeren Yiyecekler Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/antioksidan-iceren-yiyecekler-2127/ Tarih: 2026-08-19 Antioksidan İçeren Yiyecekler Nelerdir? Sebze ve meyvelerde bulunan antioksidanlar sağlık yönünden büyük önem taşımaktadır. Vücut oksijen kullanırken meydana gelen atık maddeler serbest radikaller olarak adlandırılır. Vücut sürekli olarak serbest radikallerin erozyonuna uğrayan dokuları yenileyebilmek için antioksidanlara ihtiyaç duyar. Antioksidanların bir bölümü vücut tarafından üretilir, bir bölümününde meyve ve sebzelerle dışarıdan alınması gerektir. Antioksidan İçeren Yiyecekler; A vitamini; ıspanak, havuç ve kavun. Beta-karoten; havuç, kavun, tatlı patates, bal kabağı ve mango. C vitamini; greyfurt, portakal, kivi, kuşburnu ve çilek. E vitamini; buğday tohumu, ayçiçeği çekirdeği, badem. Selenyum; morina ve tuna balığı, ayçekirdeği, yumurta. Polifenol; yeşil çay, yaban mersini, erik, siyah ahududu, çilek, elma, fındık, şamfıstığı. Resveratrol; üzüm, yaban mersini, kızılcık, ve yerfıstığı. Likopen; domates, salça ve domates püresi, karpuz ve kayısı. Glucosinalates; suteresi, brokoli, karnabahar, Brüksel lahanası ve kıvırcık lahana. Antosiyaninler; karadut, kiraz, mürdüm eriği, böğürtlen, yaban mersini. Lutein; brokoli, ıspanak, kara lahana. Kateşin; siyah çay ve yeşil çay. Filed Under: Sağlık ## Cilt Krem URL: https://trendhayat.com/guzellik/cilt-bakimi/cilt-krem-122/ Tarih: 2026-08-19 A vitamini içeren kremler kolajen salgısını artırır, derinin gergin olmasını sağlar. Soyucu özelliğiyle yıpranmış cildin altından taze bir derinin gelmesini sağlayıcı etkidedir. Güneş lekelerinin azalmasına yardım eder. Ciltteki düzensiz pigmentasyonu azaltır. Bu kremlerin ürün içeriklerinin doğru oranda uygun konsantrasyonda, doğru ciltte kullanılması ve doktor tarafından reçetelenmesi gerekir. C vitaminli kremler, güneşten dolayı kaynaklanan yaşlanmalar için önerilmektedir. Sigara içimi C vitamininin vücuttan atılmasına sebep olduğundan verilen kremle vücudun sigarayla yitirdiği vitaminin geri verilmesini sağlar. E vitaminli kremler güçlü antioksidan özelliğiyle, nemlendirici, güneşin zararlı etkilerinden deriyi koruyu etkidedir. Alfa Hidroksi Asitleri. Meyve asitleri hyarulonik asit salgılanmasını artırır. Su tutucu özelliğe sahip olan hyaluronik asit cilde nem kazandırır. Meyve asidi içeren antiaging ürünlerinin cilde faydaları bilinmekle birlikte etkiyi yapacak oranda bulunması önemlidir. Peptit içeren kremler. Sinirden kasa uyarının gitmesini durdurucu etkide bulunuyor. Kas kasılamadığı için kırışıklık olmuyor. Bu kremler aminoasitlerin bir araya gelmesinden oluşuyor. Cilt için kullanılan bu kremlerin dr tavsiyesiyle uygulanması gerekir. Tags: cilt bakımı kremleri, cilt ilaç, cilt ilaçları kategori Cilt Bakımı Permalink ## Serbest Radikaller URL: https://trendhayat.com/saglik/serbest-radikaller-810 Tarih: 2026-08-18 Serbest radikal nedir ? Serbest radikaller, genellikle bir elektronunu kaybetmiş bir oksijen atomu içeren moleküllerdir. Bu durum onları kararsız (reaktif) bir hale getirir. Komşu moleküllerin elektronlarına hırslı bir şekilde göz dikmeye başlarlar. Elektron çalmak suretiyle bedende faaliyet gösteren teröristler haline gelebilirler. DNA'ya hücum edebilirler ve fonksiyon bozukluğu, mutasyon ve kansere yol açarlar. Enzimlere ve proteinlere saldırarak normal hücresel faaliyetleri bozabilirler. Kan damarlarımızı döşeyen hücrelerin zarlarında meydana gelen bu tür bir tahribat, atardamarların sertleşmesine, kalınlaşmasına ve nihayet kalp krizi ve felçlere yol açabilir. Serbest radikallerin kollejendeki proteine saldırması, protein molekülleri arasında çapraz bağlar oluşmasına ve dokularda sertliklere neden olur. Serbest Radikallerin Nedenleri - Serbest Radikal Oluşumu Bedendeki serbest radikal üretimi, sürekli ve kaçınılmaz bir şeydir. Bunun temel nedenleri şunlardır : ENERJİ ÜRETİMİ Her hücredeki enerji üretimi sonunda toksik atık olarak oksi radikal ve ROT üretilir. Oksijen, bedenin yakıtı olarak rol oynayan glikoz moleküllerini yakmak için kullanılır. Bu enerji açığa çıkartma operasyonunda oksi radikaller, yıkıcı yan ürünler olarak bir tarafa atılırlar. Doymak bilmez bir elektron açlığı içinde olan oksijenin, bedendeki üretim süreçlerine sürekli olarak oksi radikal ve ROT üretmeden yayılmasını sağlamanın yolu yoktur. Hücreler karmaşık bir yapıya, işleve ve bir dizi metebolik sürece sahiptir. Bunların her birisi farklı radikaller üretebilir. Bu nedenle, tek bir hücre bile çok çeşitli serbest radikaller üretebilir. BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ Beden en tehikeli serbest radikallerin tahrip edici güçlerini bağışıklık sistemi ve enflamatuvar reaksiyonlarda kullanma yönünde hareket ederler. Bu sistemde yer alan belirli hücreler, bakterileri ve virüsleri içlerine alırlar, daha sonra da kan dolaşımından aldıkları oksijen moleküllerinden elektron ayırmak suretiyle meydana getirdikleri oksi radikal ve ROT seli ile işgalcileri toksik bir bombardımana tabi tutarlar. Toksik oksijen türlerinin saldırgan bir biçimde kullanılması, bedeni enfeksiyon yapan organizmalara karşı korumada etkileyici bir biçimde başarılı olur. Görüldüğü gibi serbest radikaller tamamen de kötü değildirler. Ancak ne yazık ki bu süreç kontrolden çıkabilir ve aşırı miktarda serbest radikal üretilmesine yol açan tahrip edici bir zincirleme reaksiyon yaratabilir .Bu da bedende tahribata neden olur. ÇEVRE KİRLİLİĞİ VE DIŞ KAYNAKLI DİĞER MADDELER Modern yaşamda, bedende serbest radikallerin oluşmasına neden olan dış kaynaklı maddelere sürekli olarak maruz kalırız. Satın aldığımız besinler zirai kimyasal maddeler içermekte olup bunların alımı yan ürün olarak serbest radikallerin üretilmesine yol açmaktadır. Aynı şey doktorlar tarafından yazılan birçok ilaç içinde geçerlidir. İşlenmiş besinler genellikle yüksek düzeyde lipit peroksit içerirler . Lipit peroksitler, kalp-damar sistemini tahrip eden serbest radikallerin oluşumuna yol açarlar. Sigara dumanı serbest radikal yoğunluklarının yükselmesine yol açar. Alkol özellikle güçlü bir serbest radikal kaynağıdır. Ayrıca ,tüm elektromanyetik radyasyon türleri de (buna güneş ışınlarıda dahildir) serbest radikal oluşumuna yol açabilir. Cilde gelen güneş ışınları serbest radikallerin üretilmesine yol açar. Bu da cildi yaşlandırır, kırışma ve kabalaşma gibi sorunların ortaya çıkmasına neden olur. Eğer çok yoğun ve uzun süreli bir şekilde güneşe maruz kalınacak olursa cilt kanseri bile oluşabilir. STRES Modern yaşamın getirdiği koşullar stres düzeyinin yükselmesine yol açıyor. Bedenin strese karşı verdiği yanıtın sonucu olarak çok fazla miktarda serbest radikal üretilir. Bu durum bedenin enerji üretim sistemini aşırı çalışmaya zorlar ve toksik atık olan serbest radikallerin sayısını artırır. Dahası, bedendeki stres reaksiyonunu düzenleyen hormonların bizzat kendileri (kortizol ve katekolaminler) son derece tahrip edici serbest radikallere dönüşürler. SERBEST RADİKALLERE KARŞI SAVUNMA MEKANİZMALARI ENZİMLER : Bedendeki her hücre kendi 'bomba timini' yani anti-oksidan enzimlerini oluşturur. Bunların görevi ROT ve oksi radikalleri etkisiz hale getirmektir. Örneğin en yıkıcı serbest radikallerden birisi süperoksittir. En kapsamlı şekilde incelenmiş olan ve süperoksit dismutaz (SOD) olarak bilinen savunma enzimi süperoksit moleküllerini dizginler ve onları daha az reaktif bir forma dönüştürür. BESİN MADDELERİ : Beden oksi radikallerin elektron açlığını tatmin etmek için bir çok standart vitamin ve diğer besleyici unsurlar kullanır. Bunlar arasında C ve E vitaminleri, beta-karoten, bioflavinoidler gibi unsurlar bulunur. Serbest radikal araştırmacılarının bir çoğu,serbest radikallerin etkili bir biçimde bastırılabilmesi için tüm bu serbest radikal karşıtı besleyici unsurların genel düzeylerinin, beslenme uzmanlarının bugüne kadar düşündüklerinden çok daha yüksek olması gerektiği kanısındadırlar. ÖZ-ONARIM : Beden, oksi radikallerin doğrudan ataklarına karşı kullandığı enzimler ve besin maddelerinin yanı sıra, hücrenin zarar görmüş yapı taşlarını hızlı ve kapsamlı bir şekilde onaran ve/veya değiştiren bir sisteme de sahiptir. Örneğin DNA ve diğer nükleik asitlerde meydana gelen harabiyeti onaran sistem, çok hassas ve verimlidir. Burada, önce zarar görmüş olan yeri bulan, daha sonra bozulmuş parçaları ayırıp yerlerine doğru moleküler dizilimleri yerleştiren ve ardından sarmalı yeniden kapatan farklı spesifik enzimler söz konusudur. Hücrenin her yönü benzer şekilde dikkate alınır. Örneğin, hücredeki protein yapılarının büyük bir kısmı, birkaç günde bir yenilenir. Temizleyici enzimler, kullanılmış ve harap olmuş proteinleri yıkar ve açığa çıkan parçalar hücre tarafından yeniden kullanılır. kategori Sağlık Permalink Comment ## B6 Vitamini Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/b6-vitamini-nedir-1019/ Tarih: 2026-08-18 B6 vitamini nedir ve B6 vitamini hangi besinlerde bulunur? Asit ortama oldukça dayanıklıdır. Nötr ve alkali ortama dayanıksızdır. Işıktan zarar görür. Vücutta fazla depolanmaz. En çok karaciğer, kas ve böbreklerde bulunur. İdrarla atılır. Alkol, sigara ve kan basıncını düşüren ilaçlar bu vitamin için zararlıdır. B1, B2, B12, Mg, K ve linoleik asitle alındığında daha etkili olur. B6 vitamini faydaları: B6 vitamini, protein, hormon ve sinir hücreleri arasında sinyal taşıyan kimyasallar yapımında önemli rol oynar. Sinir sisteminin sağlıklı kalmasını sağlar. Hücre ve dokuları temizler. Beyinde depresyonla savaşan kimyasal bir madde olan Serotonin'in oluşmasına yardımcı olur. Damar sertliğine iyi gelir. Hemoglobin oluşmasını sağlar. Protein ve yağ metabolizmasını etkiler. Alyuvar ve akyuvar oluşumuna yardım eder. Doğal bir idrar söktürücüdür. Tiroit bezi fazla çalışanların ve böbreklerinde taş olanların bu vitamine ihtiyaçları fazladır.. B6 vitamini, adet öncesi gerginliğin tedavisinde de faydalı olabilir. B6 vitamini eksikliği : Deride yaralar, anemi, damar sertliği görülür. Merkezi sinir sisteminde bozukluğa bağlı belirtiler oluşur. Böbreklerde oksalat tipi taş meydana gelir. Karaciğer yağlanır ve zayıflar. Parkinson hastalığı, baş ağrıları, cilt bozukluğuna yol açar. Hafıza zayıflar, baş dönmesi ve yorgunluk oluşur. B6 vitamini Günlük kullanım : Günlük 50 mg'a kadar kullanılabilir B6 vitamini nelerde bulunur ?: Kuru maya, bezelye, domates, fıstık, buğday tohumu, avokado, kuru sebze, ayçiçek tohumu, soya, mercimek, karnabahar, fasulye, muz, tavuk, balık, süt, yumurta, peynir B6 vitamini içeren besinler arasındadır. B6 Fazla kullanım : Günlük 200 mg üzerinde kullanımların bazı sinirsel rahatsızlıklara yol açtığı biliniyor. Günde 2 gr gibi çok yüksek dozlarda kullanım sinir hücrelerinde hasara yol açabilir. kategori Sağlık Permalink ## 17 Temmuz 201917 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/ihlamurun-faydalari/ Tarih: 2026-08-18 Ilıman iklimi seven ıhlamur ağacı yaklaşık boyutları 20-30 metredir. Ihlamur ağacının 30 çeşitti bulunmaktadır. Ülkemizde genel olarak 3 türü yetiştirilmektedir. Kendine has çok güzel bir kokuya sahip olan ıhlamur çiçeklerini geç açmaktadır. Haziran ve temmuz ayında çiçek açan ıhlamur toplanır ve kurutulup çay yapımında kullanılır. Ülkemizde Karadeniz, Marmara,Ege ve Antalya gibi sahil şeritlerinde yetişmektedir. Bulunmaz nimetlerden biri olan ıhlamurun faydaları saymakla bitmezken, genelde kış aylarında vazgeçilmez içeceklerde biri olmaktadır. Mevsim değişiklikleri ve soğuk havalar nedeniyle oluşan soğuk algınlığı, grip ve nezle gibi rahatsızlıklarda ilk başta çözüm için kullanılır. Ihlamur Çayını Faydaları Metabolizmayı güçlendirir ve hızlanmasını sağlar bu sayede vücut direnci artar ve işlevini daha iyi yapmasını sağlar. Kış aylarında sıklıkla rastladığımız soğuk algınlıklarına karşı doğal tedavi yöntemlerinden biridir. Balla beraber kullanıldığında etkisini daha fazla arttırmaktadır. Bu nedenle grip ve nezle gibi rahatsızlıklarda kullanılan çok iyi doğal bir çözümdür. Kronik alerji problemde, nefes darlığında bronşları yumuşatma özellikle ıhlamur çayı önerilmektedir. Ihlamur çayına batırılan pamuk gözde bekletilirse, yorgun düşen gözlere, göz çevresinde oluşan mikrop, bakterilere ve gözaltı morlukları mükemmel bir çözüm oluşturmaktadır. Ihlamur çayına karanfil katılarak tüketilirse, strese çok iyi gelmektedir. Ihlamur çayı, hastalıklara neden olan mikrop ve bakterileri ter yoluyla atılmasını sağlar. Ihlamur çayına acı biber eklenerek tüketilirse, fazla terlemeye, mikrop ve bakterileri daha erken atılmasına neden olur. Bu sayede hastalıklardan daha erken kurtulabilirsiniz. Ihlamur çayı sindirim sistemine iyi gelmekte olup hızlanmasını sağlar ve besinlerin hazmını kolaylaştırır. Bu nedenle kabızlık sorunlarına iyi gelmektedir. Ihlamur Çayını Tüketilmesinde Dikkat Edilmesi Gerekler Ihlamur çayını geç saatlerde tüketmek uykusuzluğa neden olabilir. Ihlamur çayını defalarda kaynatmayın bu size yarar yerine zarar sağlayabilir. Ihlamur çayını çok sıcak tüketmeyin, ağzınıza ve yemek borunuza zarar verebilirsiniz. Ihlamur Çayı Nasıl Demlenir Ihlamur çayı demlerken, ıhlamur çiçeğiyle beraber olan sarı ve yeşil yapraklarla birlikte demlemeyi unutmayın. Yarım avuç kadar ıhlamuru bir bardak kaynamış suyun üstüne ekleyin ve bardağın ağzını kapatın 10 dakika böyle demlenmeye bırakın ve sonra süzün. Bu şekilde tüketebilirsiniz. İsteğe göre daha fazla fayda sağlaması için bal, C vitamini deposu limon veya karanfil katarak zenginleştirebilirsiniz. Ihlamur çayınızı kaynatmak faydasını azaltmaktadır. Bu nedenle hem kokusunu hemde yararını kaybetmemek için ıhlamur çayını kaynatmayın ve arta kalan ıhlamur çayını tekrar tekrar ısıtıp içmeyin.. ## Hamilelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler URL: https://trendhayat.com/hamilelikte-gebelikte-dikkat-edilmesi-gerekenler/ Tarih: 2026-08-18 Gebelikte Nelere Dikkat Etmeliyim Artık hamilesiniz, 9 ay boyunca güzel bir serüven sizi bekliyor içinizde an ve an büyüyen meleğiniz var. Hormonlar değiştiğinden dolayı fiziksel ve ruhsal değişimler sizi bekliyor. Dönemde en önemli olan günlük yaşantınızı engellemeden bilinçli bir şekilde, doktorunuzun önerilerine uygun, kendinizi kısıtlamadan bu süreci sağlıklı bir şekilde, tadını çıkartarak geçirmek. Unutmayın artık o herşeyi hissediyor. Beslenme ve kilo alımı Hamilelikte en önemli noktalarda biride beslenme konusudur. Bu dönemde çok kilo alırım diye gerekli besin değerini almamak yada artık hamileyim istediğimi istediğim kadar yerim gibi bir psikolojiye girmemek gerek. Uzmanlar gebelik boyunca 9-12,5 kg öneriyor. Normalden daha zayıf veya daha şişman anne adaylarında bu kilo alımı değişmektedir. Bu dönemde anne yediklerine içtiklerine dikkat etmelidir. Örneğin çiğ et, çiğ köfte, salam, sucuk, iyi pişmemiş yiyecekler, hamur işleri ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak gerek. Egzersiz Bu dönemde herhangi bir sağlık probleminiz yoksa mutlaka egzersiz yapın. Ani, uzun süreli ve ağırlık içeren egzersizlerinde kaçının. Temiz havada düzenli yürüşüş yapın bu sizin vücutta esneklik, kalça kasların sıkılaşmasını, ağrısız bir dönemi geçirmenizi ve doğumunuzun daha rahat geçmesini sağlar. Seyahat Doktorunuzdan bilgi alarak bu dönemde herhangi bir probleminiz yoksa kısa süreli seyahat yapabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken yolculuk esnasında emniyet kemerini takın, rahat kıyafetler giyinin, rahat etmeniz için yanınızda yastık ve yiyecekler bulundurun. Banyo Bu dönemde ne sıcak ve soğuk suyla duş alın suyunuz ılık olsun ve kayıp düşmemek için mutlaka önlemler alın. Giyim Artık kıyafetleriniz size olmuyor olabilir. Bu dönemde sizin rahatlığınız herşeyin üstünde sizi sıkacak kıyafetlerde ve topuklu ayakkabılardan uzak durun. Karın ve Göğüs bakımı Gebelik boyunca aşırı kilo artışı çatlakların oluşmasına neden olmaktadır. Maalesef ki karın ve memede oluşan bu çatlaklara kesin bir çözüm yok olup çeşitli kremlerle bakım yapabilirsiniz. Bağırsak Sorunları Gebelik boyunca bağırsak hareketlerinizde sorunlar olabilir ve kabızlık yaşayabilirsiniz. Bu nedenle bol bol su için, egzersiz yapın, sebze ve meyve tüketin. Cinsel ilişki Bu dönemde gebenin kanaması ve erken doğum riski yoksa son ay haricinde cinsel ilişki girmesinde herhangi bir sakınca yoktur. ## 14 Nisan 201914 Nisan 2019 URL: https://trendhayat.com/namaz-sureleri-zammi-sureler-okunusu-ve-anlami/ Tarih: 2026-08-17 Fatiha Suresi Bismillahirrahmanirrahim Elhamdulillâhi rabbil’alemin Errahmânir’rahim Mâliki yevmiddin İyyâke na’budu Ve iyyâke neste’în İhdinessirâtal mustakîm Sirâtallezine en’amte aleyhim Ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn AMİN. Fatiha Süresi Anlamı Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıylaHamd; Âlemlerin Rabbi Rahman, Rahim Hesap ve ceza gününün maliki Allah’a sahibidir. Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet, Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet, gazaba uğrayan ve sapkınların yoluna değil. Fil Suresi Bismillahirrahmânirrahîm.1- Elemtera keyfe fe’ale Rabbuke bi-ashâbi’l-fîl.2- Elem yec’al keydehum fî tadlîl.3- Ve ersele ’aleyhim tayran ebâbîl.4- Termîhim bi-hicâratin min siccîl.5- Fece’alehum ke’asfin me’kûl. Fil Süresi Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.1- Rabbin fil sahiplerine ne yaptı, görmedin mi?2- Onların kötü tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?3- Onların üstüne ebabil kuşları saldı.4- O kuşlar, üzerlerine pişkin balçıktan yapılmış taşlar atıyordu.5- Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine döndürdü. Kureyş Suresi Bismillahirrahmânirrahîm. 1- Li îlâfi kurayş. 2- Îlâfihim rihlete’ş-şitâi ve’s-sayf. 3- Felya’budû Rabbe hâze’l-beyt. 4- Ellezî et’amehum min cû’in ve âmenehum min havf. Kureyş Süresi Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- Kureyş’in emniyetini sağladığı, 2- Yaz ve kış yolculuğunda onları ısındırıp yakınlaştırdığı için onlar, 3- Bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler. 4- Ki O (Allah) kendilerini açlıktan (kurtarıp) doyuran ve her çeşit korkudan güvenliğe kavuşturandır. Maun Suresi Bismillahirrahmânirrahîm. 1- Eraeytellezî yukezzibu bi’d-dîn. 2- Fezâlike’l-lezî yedu’ul-yetîm. 3- Ve lâ yehuddu alâ ta’âmi’l-miskîn. 4- Feveylun lil-musallîn. 5- Ellezînehum an salâtihim sâhûn. 6- Ellezînehum yurâûn. 7- Ve yemne’ûne’l-mâ’ûn. Maun Süresi Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- Gördün mü o din gününü yalanlayanı2- İşte odur, yetimi itip kakan.3- Yoksulu doyurmayı özendirmez. 4- O namaz kılanların vay haline! 5- Onlar namazlarından aslından uzaktır. 6- Onlar namazı gösteriş için kılarlar. 7- Ve onlar her yardımı da engellerler. Kevser Suresi Bismillahirrahmânirrahîm. 1- İnna a’taynakelkevser. 2- Fesalli lirabbike venhar. 3- İnne şanieke hüvel’ebter. Kevser Süresi Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik.2- Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.3- Asıl sonu kesilecek olan, senin düşmanındır. Kafirun Suresi Bismillahirrahmânirrahîm.1- Kul yâ eyyühel kâfirûn2- Lâ a’büdü mâ ta’büdûn3- Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd4- Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm5- Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd6- Leküm dînüküm veliye dîn Kafirun Süresi Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- De ki: Ey kâfirler.2- Sizin taptıklarınıza tapmam.3- Siz de benim kulluk ettiğime, kulluk edecek değilsiniz.4- Ben de sizin taptıklarınıza tapmam5- Siz de benim kulluk ettiğime, kulluk edecek değilsiniz.6- Sizin dininiz sizedir, benim dinim ise bana. Nasr Suresi Bismillahirrahmânirrahîm.1- “İzâ câe nasrullâhi ve’l-fethu.2- Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ.3- Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ. Nasr Süresi Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.1- “Allah’ın yardımı ile fetih geldiğinde,2- Ve insanları, Allah’ın dinine bölük bölük girdiklerini gördüğün zaman,3- Artık Rabbini överek hamd tesbih et ve O’ndan af dile. Çünkü O, tevbeleri kabul edendir. Tebbet Suresi Bismillahirrahmânirrahîm.1- Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb.2- Mâ ağnâ ‘anhu mâluhû ve mâ keseb.3- Seyaslâ nâran zâte leheb.4- Vemraetuhû hammâlete’l-hatab.5- Fî cîdihâ hablun min mesed. Tebbet Süresi Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- Ebu Leheb’in elleri kurusun, zaten kurudu yok oldu.2- Malı da, kazandıkları da ona fayda vermedi.3- O alevli ateşe atılacaktır.4- Karısı da, odun taşıyan hamalı olacak,5- Boynunda bükülmüş bir ip (halat) olacak İhlas Suresi Bismillahirrahmânirrahîm.1- Kul hüvellâhü ehad2- Allâhüssamed3- Lem yelid ve lem yûled4- Ve lem yekün lehû küfüven ehad İhlas Süresi Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.1- De ki: O Allah birdir.2- Allah samed (her şey O ’na muhtaç, O hiç bir şeye muhtaç değildir)3- O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.4- Ve hiçbir şey O ’na denk değildir. Felak Suresi Bismillahirrahmânirrahîm.1- Kul e’ûzü birabbil felak2- Min şerri mâ halak3- Ve min şerri ğasikın izâ vekab4- Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad5- Ve min şerri hâsidin izâ hased Felak Süresi Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.1- De ki: Karanlıktan sabahı ortaya çıkaran Rabbime sığınırım,2- Yarattığı şeylerin şerrinden,3- Karanlık çöktüğü zaman gecenin şerrinden,4- Düğümlere üfleyenlerin şerrinden,5- Ve hased eden hasedçinin şerrinden! Nas Suresi Bismillahirrahmânirrahîm.1- Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs.2- Meliki’n-nâs.3- İlâhi’n-nâs.4- Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs.5- Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs.6- Mine’l-cinneti ve’n-nâs. Nas Süresi Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.1- “De ki: İnsanların Rabbine sığınırım.2- İnsanların malikine hükümdarına,3- İnsanların ilahına;4- İnsanlara kötüler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden.5- O ki, insanların göğüslerine vesveseler verir.6- Gerek cin gerek insanlardan. ## Maydanoz ve Dereotu Nasıl Uzun Süre Saklanır URL: https://trendhayat.com/maydanoz-ve-dereotu-nasil-uzun-sure-saklanir/ Tarih: 2026-08-17 Maydanoz ve Dereotu Nasıl Taze ve Uzun Süre Taze Saklanır Maydanoz ve dereotu gibi benzeri yeşilliklerin maalesef kısa sürede sararmakta ve pörsümüş bir hal almaktadır. Daha hiç kullanmadan veya sadece bir kısmını tüketebilmişken, diğer yarısı ziyan olmakta ve paramız boşa gitmektedir. Bunun üstesinden gelmek için Maydanoz ve Dereotu Nasıl Uzun Süre Saklanır yazımıza bir göz atalım. Maydanoz ve limon kürünün faydaları yazımızı da inceleyebilirsiniz. Maydanoz ve Dereotunun Saklamanın Püf Noktaları Maydanoz ve dereotu gibi yeşillik ürünleri aldığınız gibi hemen buzdolabına koymayın. Araştırmalara göre, bu şekilde saklanmanın daha erken bozulmasına yol açarmış. Bunun nedeni ise, yeşilliklerin üzerinde bulunan bakteriler çürümesine ve sararmasına çabuklaştırırmış. Maydanoz ve dereotu gibi ürünleri güzelce yıkayın ve kurutun. Kurumayan ürünler ıslak kalması nedeniyle daha erken çürüme yapar. Bu nedenle yıkadığınız ürünleri mutlaka havlu kağıt, temiz bir bez veya sebze kurutma aletlerinden yardım olarak kurutun. Maydanoz ve dereotu gibi yeşillikleri aşırı nem, aşırı sıcaklık, fazla oksijene maruz bırakmak daha hızlı bozulmasını sağlar. Maydanoz ve Dereotunun Saklama Yöntemleri Maydanoz ve dereotunu güzelce yıkayın ve kurulayın kesinlikle ıslak bırakmayın. Daha sonra sapları aşağı gelecek şekilde cam kavanoza yerleştirip buzdolabına atabilirsiniz. Maydanoz ve dereotunu güzelce yıkayın ve kurulayın kesinlikle ıslak bırakmayın. Daha sonra bir cam bardağın içine az su koyun maydanozların sapları aşağı gelecek şekilde yerleştirin ve üzerine cam bir kavanozla kapatın veya kavanozun yerine az hava alan poşette geçirebilirsiniz. Bu şekilde istediğiniz an istediğiniz kadar alarak tüketebilirsiniz. Maydanoz ve dereotunu güzelce yıkayın ve kurulayın kesinlikle ıslak bırakmayın. Daha sonra elinizle ayıklayıp sapıyla birlikte veya sade yapraklarıyla tek kullanımlık kilitli poşetlere veya buzdolabı poşetlerine koyun ve havasını alarak buzdolabınıza koyabilirsiniz. İsterseniz bu uygulamayı maydanoz veya dereotunuzu bıçak yardımıyla ince ince doğrayarak tek kullanımlık kilitli poşetlere veya buzdolabı poşetlerine koyarak ve havasını alarak da buzdolabınıza koyabilirsiniz. Artık tercih sizin hangisi size uygun ve kolay geliyorsa onu uygulayın. Bu yöntemlerle Maydanoz ve dereotu gibi yeşillikleriniz en az iki hafta sararmadan ve pörsümüş bir hal almadan taze ve yeşil şekilde tüketebilirsiniz. Bu sayede yeşillikleriniz ziyan olmaz ve paranız çöpe gitmez. ## Spa Merkezleri URL: https://trendhayat.com/saglik/spa-merkezleri-755 Tarih: 2026-08-16 Natur-Med : Kaplıca içmeleri bulunan merkezde tıbbı sauna, vitamin terapi, ozon tedavisi, Türk hamamı, tıbbi masajlar, anti-aging uygulamaları, köpüklü masaj, cilt ve vücut bakımları zayıflama, selülit tedavileri gibi uygulamalar yapılıyor. Kuşadası spa - 0256 657 22 80 Spafuga Bali masajı, Thai yağ masajı,geleneksel Thai masajı,aromatik İsveç masajı, taş terapi, refleksoloji, beach masajları ve deniz masajları merkezde verilen hizmetlerden bazıları. Uzakdoğu masajı Ayurveda, sıcak yağlarla lenf damarı üzerine yapılarak, ruhu ve vücudu doğal dengesine kavuşturma niteliğinde. 0252 317 23 60 SUNGATE PORT ROYAL SPA Kemer Beldibi Sungate Port Royal Oteli’ndeki spa da Tayland, Hint, Endonezya ve Avrupa masajlarından oluşan karma bir uygulama yapılıyor. Çakra noktalarına yapılan Çin masajı, ritmik hareketlerle vücuda uygulanan Ying & Yang masajı, insanın burcuna ait elementlere uygun meyve ve bitki maskesinin uygulandığı Astrological Face Care, çiftlere mum ışığında yapılan bal masajı Honey Moon For Two ve kakao masajı Mauna Kea merkezdeki 50 çeşit masaj ve bakım uygulamalarından bazıları. ORUÇOĞLU Ülkemizin ilk özel termal tesisi olan Oruçoğlu Termal Resort ta biri açık dört tane termal havuz bulunuyor. Kaplıca ve fizik tedavi rehabilitasyon merkezi olan tesiste, Kocatepe Üniversitesi ’yle birlikte yürütülen tedaviler için Türkiye’nin her yerinden hasta alınıyor. SPA merkezi, hidroterapi, balneoterapi, peloid terapi, elektroterapi, masaj, zayıflama ve güzellik merkezi ünitelerinden oluşmakta ve 330 oda kapasiteli otelin tüm odalarında termal su bulunmakta. 0 272 251 50 50 SANDA SPA Türk ve Bali kökenli 18 kişilik ekibin bulunduğu merkezde Vücut bakımı, cilt bakımı ve masajlar, doğal ürünlerle yapılan body scrup ve body wrap’ler Thai masajı, refleksoloji masajı gibi uygulamalar bulunuyor. Sauna, hamam, buhar banyosu, kar çeşmesi, hydropool, Spa Lounge, 9 adet tek kişilik, biri VIP olmak üzere 2 adet çift kişilik toplam 11 adet odası olan merkezde masaj, body wrap, body scrup, yüz ve vücut bakımlarının değişik kombinasyonlarından oluşmuş paket alternatifleri bulunuyor. Sanda Spa İstinye iletişim; +902123672060 BAIA Bodrum merkeze 19 km mesafede yer alan Baia Otel 220 oda kapasiteli. Merkezde kapalı havuz, Türk hamamı ve sauna, fitness, masaj ve cilt bakım odaları bulunuyor. Deniz yosunu ve çamur maskeleri, kleopatra banyosu, deniz tuzuyla peeling ve Uzakdoğulu masaj uzmanlarınca uygulanan Thai, aromaterapi, Bali masajları verilen hizmetler arasında. SPA ve Wellness merkezinde özel biçimde hazırlanmış tamamıyla doğal ürünler kullanılmakta. Bodrum spa otel 0 252 387 92 93 kategori Sağlık Permalink ## E vitamini Hangi Besinlerde Bulunur? URL: https://trendhayat.com/beslenme/e-vitamini-hangi-besinlerde-bulunur-1950/ Tarih: 2026-08-16 E vitamini Hangi Besinlerde Bulunur? E vitamini (Tokoferol) yağda çözünen bir antioksidandır ve özellikle hücre zarları ve lipoproteinlerde önemli antioksidan işlev görür. E vitamininin yetersiz alımı, halsizliğe, kansızlığa ve kalp sorunlarına sebep olabilir. Cinsel isteksizlik ve kısırlık da yine bu vitamininin eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkabilir. E vitamini Hangi Besinlerde Bulunur? Zeytinyağı, ayçiçeği, mısırözü, buğday, tohumlu besinler, fındık, ceviz, badem, susam, kabak çekirdeği, tahin, mısır ve yulaf E vitamini içeren besinler arasındadır. Filed Under: Beslenme ## Anne Sütünü Arttıran Besinler URL: https://trendhayat.com/anne-sutunu-arttiran-besinler/ Tarih: 2026-08-16 Yeni doğum yapmışsanız helede bu ilk doğumunuz ise endişe ve tedirginlik içindesinizdir. Bebeğime sütün yetecek mi? Bu bebek neden ağlıyor? Karnımı doymuyor gibi düşüncelere kapılırsınız. Anne sütü yeter mi? Anne sütünü arttıran besinler nelerdir? diye düşünürsünüz. Anne Sütünü Artırmak İçin Neler Yapılmalı Tabi ki bir anne olarak bebeğinize her şeyin en iyisini yapmak istemeniz normal bir davranış, bebeğiniz için en değerli en önemli besin anne sütüdür. Anneden gelen ilk sarı süt bebeğinizin ilk aşısıdır. Saymakla bitmeyecek faydası olan anne sütünden herhangi bir sağlık probleminiz yoksa kesinlikle vazgeçmeyin. Anne Sütünün Faydaları Emzirmenin Önemi yazımızıda okumanımızı tavsiye ederiz. Her daim temiz, mikropsuz, katkısız ve her zaman hazır zahmetsiz, herhangi bir harcama yapmadan bu mucizevi nimeti kullanmamak hiç akıl karı değil. Anne sütünün hazmı kolaydır. Anne sütünün 1 damlasında 1 milyon beyaz küre mevcut olup bebeğinizi enfeksiyonlardan korur. Sarılık, obezite, böbrek ve alerjik hastalıkları önler, bebeğiniz en iyi iletişim aracıdır. Bebeğinizin zeka gelişimine fayda sağlar. Anne sütünüzü her geçen gün arttırmak için elinden gelini yapın. Bunun için aşağıda belirteceğimiz Anne Sütünü Arttıran Besinler mutlaka göz atın. Anne Sütü Arttıran Yiyecek ve İçecekler Su Anne sütü arttırmak için en önemli ve aynı zamanda en kolay olan su tüketmektir. Ortalama günde 2-3 litre su tüketilmelidir. Su tüketimi anne sütünün kalitesini arttır. Anne sütünün %87 su içermektedir. Hurma, Kayısı ve İncir Hurma, kayısı ve incir gibi meyveler kalsiyum, potasyum, lif yönünde ve A, C vitamin yönünden zengindirler. Bu meyvelerin kurusunu veya tazesini her iki şekilde tüketmek anne sütünü arttırmaktadır. Özellikle kayısıyı mutlaka tüketin. Yulaf Kan basıncını düzenleyen, enerjinizi yükselten, kolesterol düşüren yulaf anne sütü arttırır. Yeşillikler Anne sütü üzerinde olumlu etkisi olan ısırgan, ıspanak, lahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerdir. Bu sebzeler içeriğinde fitoöstrojenler sayesinde süt algılamak için ihtiyaç duyduğu hormonları üretmeye yardımcı olur. Bu nedenle anne sütü arttırmak istiyorsanız, yeşilliklere önem verin. Havuç Anne sütüne yeşillikler gibi fitoöstrojen içerikliği sayesinde anne sütü üreten hormonlara olumlu etki sağlar. İster elinizde atıştırmalık olarak tüketin, ister suyunu sıkın, ister çiğ salatasını yapın tercih sizin. Humus Anne sütünün ihtiyaç duyduğu genelde birçok besin değerini barındıran humus anne sütüne arttırmada önemli katkı sağlar. Rezene Anne sütünü artıran bitkiler arasında en iyisi ve en önemlisi rezenedir. Rezene içeriğinde fitoöstrojen etkisiyle anne sütünü arttırmaktadır. Taze rezene yapraklarını yemeklerde, salatalarda çeşitlerinde kullanabilirsiniz. Rezene kurutulmuş tohumlarını, kaynamış olduğunuz suda bekleterek, dem almasını sağlayın. Bu şekilde çay olarak içebilirsiniz. Anne sütü arttırmada mutlaka deneyin. Dereotu ve Susam Dereotu rezene gibi anne sütüne olumlu etki sağlar. Anne sütü az olan anneler mutlaka dereotu tüketsin. ## Bahar Yorgunluğu Nedir? Nasıl Geçer? URL: https://trendhayat.com/bahar-yorgunlugu-nedir-nasil-gecer/ Tarih: 2026-08-15 Bahar Yorgunluğu Nedir? Bahar Yorgunluğu Nasıl Geçer? Bahar Yorgunluğunun Belirtileri Nelerdir? Bahar Yorgunluğunun Sebepleri Nelerdir? Bahar mevsimleri ne çok sıcak ne çok soğuk olmaması nedeni ile hep çok kişinin sevdiği mevsimlerde biridir. Şu günlerde doğanın tekrar hareketlenmesi, kabuğundan çıkması, ağaçların çiçek açması, doğanın tekrar yeşillenmesi insanın içinde kıpırtılara neden olsa da yorgunluk peşini bırakmaz. Elimiz kolumuz kalkmaz duruma geliriz. Sürekli uyuma isteğini oluşur buda bahar yorgunluğunun belirtileridir. Yorgunluğa değinmişken yazımızda kısaca yorgunluk çeşitlerine değinmeden geçemedik; Yorgunluğun Çeşitleri Kronik Yorgunluk Altı aydan fazla süren yorgunluk çeşididir. Bu yorgunluğun nedeni endokrin, nörolojik ve psikolojik nedenler sebep olabilir. Psikolojik Yorgunluk Kişinin kendi ve çevresi ile ilgili yorgunluk olup psikolojik destekle giderilebilir. Bahar Yorgunluğu Bu yorgunluk ise mevsim geçişlerinde baharın gelmesiyle oluşur. Bahar Yorgunluğu Nedir? Bahar yorgunlu genelde büyük şehirlerde ve stresli ortamda etkisini daha fazla göstermektedir. Bahar yorgunluğu bilimsel olarak şöyle açıklanmaktadır. Havaların ısınmasıyla doğru orantılı olarak su buharlaşmakta buda nemi ve elektrik yükünü fazlalaşmaktadır. Havadaki bu değişik insanlar üzerinde olumsuz etkileri bulunur. Pozitif yüklerin artması insanları zinde ve kendini iyi hissetmesine neden olurken, Bahar aylarında ki gibi negatif yüklerin artması kişilerde halsizlik, yorgunluk ve daha fazla uyuma isteğine neden olur. Kış aylarından metabolizma yavaşlaması sonucunda havaların ısınmasıyla hızlanan metabolizmaya ayak uyduramaması sonucunda bu yorgunluk oluşur. Bahar Yorgunluğunun Belirtileri Bahar yorgunluğunu genel herkesi etkiler. Soğuk kış aylarında sonra baharın gelmesiyle havaların ısınması insan üzerinde yorgunluk, halsizlik, sıkılganlık, daha fazla uyku isteği getirir. Bu gibi belirtilerde gerekli önlemler alınmalı çünkü bu belirtilerin kronikleşmesi engellenmelidir. Bahar Yorgunluğu Nasıl Geçer? Bu yorgunluğuna yakalanmamak için bahar gelmeden hazırlıklara başlanması gerekir. Bedenimizi gerekli vitamin ve mineralleri almamız ilk başta yapmamız gerekenlerin arasındadır. Kış aylarında metabolizmamız yavaşlar bu nedenle öğünlerde yediğimiz porsiyonları küçülterek, sık sık az az yiyerek metabolizmayı hızlandıralım. Yağlı ve karbonhidratlı yiyeceklerden uzak durun. Bol bol su içelim. Meyve ve sebze tüketimine daha fazla ağırlık verelim. Uyku düzeninize dikkat edin. Günün stresinden uzaklaşarak uykuya dalın. Bu sizin daha kaliteli uyku uyumanıza neden olacaktır. Düzenli beslenin ve düzenli egzersiz yapın. Bunu da yapamıyorsa mutlaka yürüyüş yapın. Alkol tüketiminden yorgunluğunuzu daha fazla tetikler bu nedenle tüketmeyin. Su için ve bitkisel çaylar yapın. ## Abdülaziz kimdir? Sultan Abdülaziz Han’ın Hayati Dönemi → URL: https://trendhayat.com/abdulaziz-kimdir-sultan-abdulaziz-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-08-15 Sultan Abdülaziz kimdir? Abdülaziz Han’ın Hayati Dönemi (1861-1876) Abdülaziz Biyografi Doğum Tarihi : 08.02.1830 Ölüm Tarihi : 04.06.1876 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : 2.Mahmut Annesi : Pertevniyal Valide Sultan Eşi : Dürri Nev, Hayranı Dil, Eda Dil, Neş-erek, Gevheri Çocukları : Selim Mehmet, Mahmud Celaleddin, Mehmet Şevket, Seyfettin, Yusuf İzzetin, Selahaddin, Abdülmecid, Saliha, Emine, Nazime, Esma, Emine, Münire Sultan Abdülaziz Han’ın Kısaca Hayatı Sultan Abdülaziz han 32. Osmanlı Padişahıdır. 1830 yılında İstanbul’da 2.Mahmut ve Pertevniyal Valide Sultan’ın çocukları olarak doğan, Sultan Abdülaziz Han 1861 ‘de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Çok özenli bir eğitim almış, akıllı, atılımcı, keskin bakışlı, saray içerisinde gayet sade yalın giyinirdi, okçuluk, binicilik, avcılığı ve bilhassa güreş tutmaya bayılırdı, nice iyi pehlivanları dize getirmiştir.. Sultanlığı döneminde, Tanzimat fermanı ile başlayan yenilikçilik akımının devam etmesini sağlamış yine onun zamanında ilk devlet bankası Bank-ı Osmani-ı Şahane açıldı, Donanmaya zırhlı savaş gemisi katıldı, İstanbul Üniversitesi açıldı, Galatasaray Lisesi açıldı, Divan-ı Ahkam-ı Adliye kuruldu, İtfiye Teşkilatı kuruldu, Darüşşafaka açılmıştır. yenilikçi olduğu kadar, dini yaşantısından taviz vermemiştir.. Sultan Abdülaziz Han, 1867 yılında darbe ile tahtan indirilmiş ve 1 hafta kadar sonra göz altında tutulduğu Ortaköy’deki sarayda bilekleri kesilerek şehit edilmiştir. İstanbul Divan Yol’undaki 2.Mahmut Türbesi defnedilmiştir.. 2-mahmut-turbesi- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Tırnak Batması Tedavisi ve Neden Olur? URL: https://trendhayat.com/tirnak-batmasi-nasil-olusur-ve-tedavisi-nelerdir/ Tarih: 2026-08-14 Tırnak Batması Nedir? Tırnak Batması Nasıl Olur? Tırnak Batmasını Önlemek İçin Neler Yapılmalıdır? Evde Neler Yapılabilir? Birçok kişinin yaşadığı bu rahatsızlık, acı veren hayat kalitesini düşürmesine sebep olmaktadır. Bazen ne kadar tedavi edilme de tekrarlayan tırnak batması kişilerin kabusu haline gelmektedir. Genelde erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülen bu rahatsızlık yetişkinlerde ve gençlerde görünür. Tırnak Batması Nedir? Tırnağın keskin tarafının, tırnağın sonuna ve tırnağın yan kısmındaki deriye gömülmesi nedeni ile oluşan bir durumdur. Tırnağın battığı bölgede iltihaplanma neden olup, dışarıya sarı iltihaplı sıvı çıkabilir. İltihaplı tırnak tedavi edilmezse cerrahi müdahale gerektirebilir. İlerlemesi durumunda ayakkabı giyemez, çorabınız ile fazlalık gelebilir. Ayağınızı yanlışlık ile bir yere çarpmasına veya birinin basmasına bile tahammül edemezsiniz. Bu gibi durumlarda ilerlemeden hemen gerekli önlem alınmalıdır. Tırnak Batması Neden Olur? Ayakkabı alırken doğru tercihler yapmalıyız. Özellikle sıkan ve dar ayakkabılar parmaklarınızı sıkışmasına ve tırnak batmasına neden olur. Bayanların tercih ettikleri yüksek topuklu ayakkabılarda ayak parmaklarımızı sıkışmasına ve tırnak batmasına yol açar. Tırnak batmasında özellikle dikkat edilmesi gereken konulardan biri tırnak kesimidir. Tırnak kesimi düz şekilde kesilmeli, ellerimizi yuvarlak şekilde keseriz. ayak tırnaklarımızı kesinlikle böyle kesilmemelidir. Tırnaklarınızda oluşan ciddi yaralanma sonucunda da tırnak batmasına neden olabilir. Ayaklarınızda mantar varsa eğer tırnaklarınızın kalınlaşmasına ve tırnak yapısı bozulur buda tırnak batmasına neden olur. Ailenizde tırnak batması varsa bu sizde de oluşuyorsa genetik bir durum olabilir. Tırnak Batması Nasıl Geçer? Tırnak batması erken önlem alınırsa yapılırsa eğer sorun büyümeden cerrahi veya diğer müdahalelere gerek kalmadan bu problemden kurtulabilirsiniz. Dar ve yüksek topuklu ayakkabıları kesinlikle tercih etmeyin. Ayak tırnaklarınızı yarım ay şekilde kesin. el tırnaklarımızı yuvarlak kestiğimiz gibi kesinlikle kesilmemelidir. Bu şekilde kesim tırnaklarınızın deri batmasına neden olur. Ayaklarınızı sıcakta bir kaç kez bekletin. Eğer iltihaplı bir tırnak batmasına sahipseniz 1-2 kez gün içinde sabunla yıkayın. ve ayaklarınızı kuru tutmaya çalışın. Pamuklu çoraplar giyin. Evde iseniz ayağınızı sıkışmasına neden olacak hiç bir şey giymeyin. hatta çorap bile Bu durumlarda açık ayakkabılar tercih edin. 1-2 hafta süren tırnak batmalar da mutlaka bir uzmandan yardım alın. Tırnak batmasının nedeni ortadan kaldırılmazsa ne kadar tedavi edilse de tekrarlayacaktır. Evde Nasıl Tedavi Edilir? Ayaklarınızı sıcakta bir kaç kez bekletin. Eğer iltihaplı bir tırnak batmasına sahipseniz 1-2 kez gün içinde sabunla yıkayın. ve ayaklarınızı kuru tutmaya çalışın. Sıcak suda ayağını bekletin. Bekletme işleminden sonra tırnaklarınızda bir yumuşama olacaktır. Deriye batan tırnağı köşesinden yukarı kaldırın ve deri ile tırnak arasına pamuk yerleştirin bu sayede tırnak deriye batmayacak. Evde en iyi yapabileceğiniz uygulama budur. Bu işlemi her gün tekrarlayın. Eğer batmanız geçmiyorsa mutlaka uzmandan yardım alın. ## 27 Ocak 202127 Ocak 2021 URL: https://trendhayat.com/gul-hastaligi-nedir-rozasea-tedavisi-ve-belirtileri-nelerdir/ Tarih: 2026-08-14 Yetişkin aknesi olarak da adlandırılan gül hastalığı rozasea yüzün çeşitli bölümlerinde şişlikler ve kızarıklık şeklinde kendisini gösteren bir tür deri hastalığının adıdır. Kızarıklıklar genellikle yüzün orta kısmından itibaren oluşmaya başlayarak çene, yanak, alın ve burun bölgesine kadar ilerleyebilir. Gül Hastalığı Rosasea Nedir? Çoğunlukla yüz bölgesini ilgilendiren bir hastalık olsa da bazı kişilerin sırt, kol, kulak ya da göğsünde de görülebilmektedir. Rozasea zararsız bir hastalık gibi göründüğü için ufak belirtiler genellikle göz ardı edilebilmektedir. Ancak başlarda hissedilir derecede belirtiler olmasa da ilerleyen dönemlerde kılcal damar genişlemeleri ve buna bağlı olarak da cilt yüzeyinde kırmızı kabarcıklar oluşabilir. Hastalığın başlangıç evresinde oluşan kızarıklık ve şişliklerde bir süre sonra iyileşme görülebilir. Bunun yanında eğer kızarıklıklar ve şişliklerde azalma yoksa ve deri renginde de anormallik varsa kesinlikle bir dermatoloji uzmanına görünmek gerekir. Aksi takdirde hastalık daha da ileri seviyelere gelerek doku kayıplarına neden olabilir. Gül Hastalığı Rosasea Belirtileri Nelerdir? Rosasea hastalığında genellikle yüz bölgesinde kırmızı renkli ve nadiren iltihaplı minik kabarcıklar meydana gelir. Cilt yüzeyine bakıldığında kılcal damarlar gözle görülür hale gelmiştir. Bu nedenle yüz bölgesinde sürekli olarak kızarıklıklar vardır. Rosaseanın bir üst seviyesi olan rinofima da yağ bezleri hacimce büyümeye başlayarak burun ve çene bölgesi kızarır. Bu hastalığa yakalanan kişilerin yarısından çoğundan göz tutulması problemine de rastlanmaktadır. Ayrıca konjuktivit yani gözde batma ve yanma hissiyle kendisini belli eden bir çeşit göz problemi de oluşabilir. Bu nedenle rosasea hastalığında tedavi sürecine erken başlanmazsa cilt bölgesinde olduğu kadar gözle ilgili de ciddi sağlık problemleri ortaya çıkabilir. 1. Evre Rosaseanın 1. evresinde hastada orta dereceli eritem ve nadiren telenjiyektazi görülmektedir. Deri dış etkenlere karşı fazlasıyla hassaslaştığı için güneş ışınları, parfüm ya da diğer kozmetik ürünlerinin kullanımından sonra ciltte yanma ve batma hissi meydana gelir. 2. Evre Bu dönemde eritemler sürekli olarak devam eder ve telenjiyektazi sayısı artar. Özellikle kafa derisinde papül ve püstül gibi yapıların da gözlemlendiği 2. evrede folikül kaynaklı lezyonlar da oluşabilmektedir. 3. Evre Hastalığın 3. evresinde eritem artık daha koyu bir hal alır ve sürekli görülmeye başlar. Burunda telenjiyektazi oluşur, deride inflamasyon ve sebase bez hiperplazisi nedeniyle yüzdeki derinin kalınlaşması ve kırışması gibi belirtiler ortaya çıkar. Ödem, nodül, püstül ve papül gibi yapıların da sıklıkla görüldüğü bu dönemde ayrıca erkek hastalarda rinofima gelişimi de olabilmektedir. Gül Hastalığı Rosasea Alınabilecek Önlemler Nelerdir? Gün içerisinde kullandığınız nemlendirici, sabun, güneş kremi ya da diğer kozmetik ürünlerinin alkol ve tahriş edici özelliği bulunan maddeleri içermediğinden emin olmalısınız. Özellikle günün çok sıcak olduğu vakitlerde dışarıda bulunacaksanız güneş kreminizin 15 faktörün üzerinde olmasına dikkat etmelisiniz. Gül Hastalığı Rosasea Tedavi Yöntemleri Nelerdir? İnsanların çoğu rosasea hastalığı hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olmadığı için tanı ve tedavi aşaması gecikebilmektedir. Dermatoloji uzmanları kişinin cilt yapısı ve hastalığın boyutuna göre farklı tedavi yöntemlerine başvurdukları için tedavi sürecinde öncelik hastayı detaylı bir şekilde muayene etmektir. Gül Hastalığı Rosasea Krem Tedavisi Muayene işlemlerinin ardından eğer rosasea tanısı konursa doktorunuz duruma göre jel veya cilt yapısına uygun çeşitli kremler verebilmektedir. Tedavi sürecine başladığınızda ilk 3 hafta içerisinde hafif iyileşmeler olduğunu fark etmeye başlarsınız. Kortizon içerikli kremler cildinizdeki kızarıklığın azalmasına yardımcı olur. Ancak bu tür kremler dermatolog kontrolünde kullanılmalı ve 2 haftadan daha uzun süre kullanılmamalıdır. Gül Hastalığı Rosasea Antibiyotik Tedavisi Krem ve jel dışında uygulanabilecek bir diğer yöntem de antibiyotik alımıdır. Antibiyotik kullanımına başlandığında iyileşme süreci daha hızlı bir şekilde gelişebilmektedir. Antibiyotik tedavisinde tetrasiklinler, eritromisin ya da diğer makrolidler kullanılabilmektedir. Ayrıca hastalık belirtilerinin daha şiddetli görüldüğü vakalarda tretinoin de verilebilmektedir. Gül Hastalığı Rosasea Lazer Tedavisi Bunların yanında artık kalıcı hale gelmiş damar genişlemelerini yok etmek için lazer tedavisi de uygulanabilmektedir. Ayrıca katmanlı hale gelen cilt yüzeyinin düzleşmesi amacıyla elektro cerrahi ya da lazer cerrahisi yöntemi kullanılarak doku fazlalıkları alınabilir. Rosasea hastalığında tedavi sürecinin başarılı bir şekilde geçmesi için hastalıkla ilgili belirtiler görülmeye başlandığında hiç vakit kaybedilmeden muayene olunmalıdır. Bunun yanında tedavi sürecine başlandığında da hasta kesinlikle doktorunun tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmelidir. ## Dresuar Modelleri URL: https://trendhayat.com/dresuar-modelleri/ Tarih: 2026-08-14 Dresuar Nedir? Dresuar evlerin girişinde kullanılan mobilyalar diyebiliriz. Bu mobilyalar yani dresuarlar evden çıkarken veya eve geldiğimizde elimizdeki eşyaları veya anahtarı hemen üstüne bırakabileceğimiz yine aynalı modelleri ile evden çıkarken kendimize son bir kez bakmak için düşünülmüş aksesuar mobilya olarak kullanılan çok şık bir mobilyadır dresuar. Dresuar Dekorasyonu Dresuar Mobilyaları kullandığımız antreler de çok şık bir dekorasyon elemanı olarak adeta evimizin ilk girişte çok farklı bir hava katarak evimizi daha girişinde inanılmaz yapar. Aynalı, çekmeceli olabileceği gibi çok sadede olabilir, büyük alanlarda daha büyük ebatlar kullanılabilirken, hiç yeriniz olmasa bile duvar monte deceğiniz güzel ince bir raf bile size bir dresuar olarak çok şık bir dekorasyon sağlayacaktır. Modern Dresuar Klasik Dresuar Dresuar Aynası Dresuarların üstünde duvara monte veya dresuara bağlı olan dresuar aynaları antrelerin dekorasyonu için çok iyi bir dekor elemanıdır. Dresuar Ayağı Dresuar ayağı parça olarak da satılabiliyor, iki ayak üstüne de bir raf alarak basit ve uygun bir şekilde duvara monte ederek sizde evinizde bu dekoru yapabilirsiniz. Dresuar Fiyatları Genel olarak dresuar fiyatlarından bahsedecek olursak 2019 yılı için 150 tl den başlayan fiyatlarda dresuar bulabileceğiniz gibi bir kaç bin TL fiyatlarda dresuar bulabilirsiniz. sizin için dresuar fiyatları linkinden güncel fiyatlar hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. DRESUAR MODELLERİ VE DEKORASYONU FİKİRLERİ ÖRNEKLERİ klasik şık bir dresuar mavi puf çok yakılmış Modern ince metal ayaklı eskitme ahşap dresuar DRESUAR MODELLERİ VİDEOSU Klsik koyu renk dresuar modeli modern kabartmalı metal ayaklı dresuar beyaz retro dresuar Siyah modern vintage dresuar Çok çok hem modern hem klasik her dekorasyona uyum sağlar Çok şık parlak bronz yüzeyli beyaz ayaklı güzel dresuar klasik chesterfield mobilyalara uyum sağlayacak dresuar modern dresuar klasik avangard dresusar farklı dresuar modeli düz sade modern dresuar klasik evler için güzel bir dresuar örneği çok zarifi modern bir dresuar farklı dresuar örneği duvara monte duresuar kırmızı dresuar beyaz dresuar ahşap metal dresuar aynalı dresuar çok ince dresuar yeri olmayanlar için Aramalar ## Göz Sağlığı İçin Ne Yemeli? URL: https://trendhayat.com/beslenme/goz-sagligi-icin-ne-yemeli-2207/ Tarih: 2026-08-13 Araştırmalar, doğru beslenmenin göz sağlığı için önemli olduğunu ve bazı hastalıkların ilerlemesini yavaşlatabildiğini göstermektedir. Göz Sağlığı İçin Ne Yemeli? Yeterli miktarda A vitamini alımı başta gece körlüğü, olmak üzere makuladejenerasyonu ve katarakt oluşumunu geciktirir. Gözlerin karanlıkta normal olarak görmesine ve alacakaranlığa alışmasına yardım eden A vitamininin yetersizliği gözün üç bölümünü birden etkiler. Retinadaki rod hücreleri A vitamini yetersizliğine karşı hassastır. A vitamini eksikliği gözün bölümlerinde kuruluğa neden olarak görmeyi olumsuz etkiler. Balıkyağı ve karaciğer, süt, yumurta sarısı, havuç, kırmızı, yeşil, turuncu meyve ve sebzeler, domates, buğday, mantar ve baklagiller A vitamini içeren besinler arasındadır. Yağsız süt, yoğurt, peynir, ıspanak, brokoli gibi yeşil yapraklı sebzelerle balık, baklagiller ve tahıllarda bulunan B2 vitamini, göz yorgunluğunu azaltır. B2 vitamin eksikliğinde gözlerde yanma, kaşıntı, ışığa karşı hassasiyet ve kornea hastalıkları gibi göz sorunları oluşabilir. E vitamini kronik göz hastalıklarından korunmada ve makula dejenerasyonunun önlenmesinde etkilidir. Zeytinyağı, ayçiçekyağı, badem, ceviz, tereyağı gibi besinlerde bulunur. Omega-3′ün sarı nokta hastalığına karşı koruyucu olduğu gösterilmiştir. Omega-3 Özellikle soğuk suda yaşayan somon, sardalya, uskumru ve ton balıklarında bulunur. Ayrıca keten tohumu ve cevizde de bulunuyor. Göz sağlığı için alınan besinler özellikle lutein ve zeaksantin yönünden zengin olmalıdır. Lutein ve zeaksantin gözün lens ve retinasında yoğun olarak bulunurlar. Güçlü antioksidan etkileri vardır ve ultraviyole ışığının neden olduğu serbest radikal hasarına karşı koruyucudurlar. Yapılan araştırmalarda lutein ve zeaksantini orta yaştan itibaren yüksek oranda alan kişilerde ileri yaşta sarı nokta hastalığı ve kataraktın daha az geliştiği tespit edilmiştir. Lutein ve zeoksantin için en önemli kaynak yeşil yapraklı sebzeler, özellikle ıspanaktır. Ayrıca sarı ve turuncu sebze-meyvelerde bulunur. Ispanak, brokoli gibi yeşil sebze ve bazı meyvelerin yanı sıra, mısır ve yumurta da lutein içerir. Lutein ve zeaksantin yağda eriyerek barsaktan emilirler, tamamen yağsız beslenen kişilerde diyetle alınsa da emilim yetersizdir; bu nedenle yeterli miktarda yağ alınmalıdır. ## Akıntı Sebepleri Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/akinti-sebepleri-1207 Tarih: 2026-08-12 Akıntı Sebepleri Nelerdir? Akıntı Sebepleri, Kadın Hastalıkları Akıntı. Doğurganlık dönemindeki kadınların yüzde 30-35'inde görülen vajinal akıntılar, özellikle yaz aylarında daha sık karşımıza çıkıyor. Kadınlarda Akıntı Vajinal akıntılar bir enfeksiyondan mı kaynaklanıyor? Doğurganlık dönemi kadınlarımızın % 30-35'inde görülen vajinal akıntılar zamanında ve uygun biçimde tedavi görmezse kronikleşiyor. Tabii tüm vajinal akıntılar bir enfeksiyon anlamına gelmiyor. Hormonal etkilere bağlı olarak artan vajinal salgılar da zaman zaman enfeksiyon olarak yorumlanabiliyor. En sık hangi tip akıntıyla karşılaşılıyor? En sık karşılaşılan vajinal akıntı nedeni Candida Albicans denilen mantar akıntılarıdır. Koyu kıvamlı, beyaz peynir kırıntıları görünümünde olup zaman zaman kaşıntı ve kızarıklığa da neden olabilir. Tanısı ve tedavisi oldukça kolay olmakla beraber sıklıklarla tekrarlanma eğiliminde olduğundan hastayı huzursuz edebilir. Akıntı Neden Olur - Akıntının Nedenleri Nedir? Triehomonas Vaginalis denen bir parazit yine sık görülen yeşil-sarı renkli, kötü kokulu vajinal akıntılar da olabilir. Vajinal akıntının nedeni olan mikroorganizmaların en sık yerleşim yeri dış dudaklara ait bezler (Bortholim), Rahim Ağzı (Serviks) ve Vaginadır. Akıntılar kronikleşebilir mi? Rahmin kendine ait iltihaplarda çoğu kez vajinal akıntı olmaz. Zaten düzenli adet gören ve uygun tedavi verilen olgularda rahmin iltihapları kolay kolay kronikleşip sorun yaratmaz. İltihaplar Akıntının Nedeni Olabilir mi? Kadın üreme kanalları (Tuba) ve yumurtalıklara (Över) ait iltihaplar genellikle vajinal akıntıya yol açmayıp karın ve kalça içinde bulundukları yerlerde abseye kadar varabilen iltihaplara neden olurlar. Akıntı Tedavisi Nasıldır? Buluğ çağı öncesi ve menopoz sonrası vajinal akıntılar daha ziyade östrojen eksikliğine bağlı olarak vücudun biyolojik savunma mekanizmasının bozulması sonucu gelişir. Tedavi yalnızca görülen mikroorganizmalara yönelik olmayıp lokal veya sistemik östrojen verilmesini de gerektirir. Ayrıca küçük kız çocuklarındaki vajinal akıntılara neden aranırken yabancı cisim olasılığı unutulmamalıdır. Vaginal Akıntı İçin Neler yapılmalı? Yaz mevsimi ile birlikte deniz ve havuz sezonu da açılmış oldu. Bu nedenle tatil öncesi mutlaka jinekolojik muayene olup, olası vajinal akıntılar değerlendirilmelidir. Mutlaka dikkat etmeniz gereken 10 kural • Vücut ısısını ve nemini artırarak, özellikle mantar akıntısına yol açan sentetik iç çamaşırı, pantolon ve tayt giymemek. • Çok değişik kişilerce kullanılan tuvalet ve lavaboları kullanmaktan kaçınmak. • Genel kullanıma açık havuzlara girmemek. • Sık sık vajinal duşlar uygulamak. • Uzun süreli antibiyotik kullanmamak. • Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanmamak. • Olası diyabet öyküsünü araştırıp kontrole almak. • Cinsel ilişkide prezervatif kullanmak. • İnatçı vajinal akıntılarda eşinizle birlikte tedavi olmak. • Adet döneminde havuz ve denize girerken vajinal tampon kullanılıyorsa sık sık değiştirmek Prof. Dr. Ümit Ozekici Kadın Hasî. ve Doğum Uzm. JFK Hospiîal istanbul kategori Sağlık Tags: akıntı nedenleri, bayanlarda akıntı, genital akıntı, kadında akıntı Permalink Comment ## Kivi Maskesi Nasıl Hazırlanır? URL: https://trendhayat.com/guzellik/kivi-maskesi-nasil-hazirlanir-2095/ Tarih: 2026-08-12 Kivi Maskesi Nasıl Hazırlanır? Kivi kolajen için önemli olan C vitamini yönünden zengindir. Ayrıca B vitamini ve magnezyum, kalsiyum fosfor gibi cilt için faydalı mineraller de içerir. Kivi Maskesi Nasıl Hazırlanır? Dilimlenmiş Kivi Halkaları; Fazla olgunlaşmamış bir kivinin kabukları bir zar gibi soyulur ve keskin bir bıçakla, mümkün olduğu kadar ince dilimlere ayrılır. Cilt tipine göre bu halkalar 5-15 dakika boyunca yüzde bekletilir. Kivi Suyu ile Kompres ; Kivi önce presle ya da blender ile sıvı hale getirilir. Sonra steril bir sargı bezi kivi suyuna batırılarak, yüze kompres yapılır. Bu uygulama 10 dakika kadar sürdürebilir. Kivi suyu ve Kil ; Kivi suyuna bir miktar kil eklenir, temiz ve küçük bir tahta kaşıkla krem kıvamına getirilir. Bu karışım maske olarak yüze sürülür. ve 10 dakika beklenir. Bu şekilde hazırlanan maske özellikle yağlı ve sivilceli ciltler için önerilmektedir. Filed Under: Güzellik ## Burundaki Siyah Noktalar Nasıl Geçer? URL: https://trendhayat.com/burundaki-siyah-noktalar-nasil-gecer/ Tarih: 2026-08-12 Burundaki Siyah Noktalar Nasıl Geçer? Burundaki Siyah Noktalar dan Kurtulmak İçin Maskeler bu konu hakkında aradığınız bilgiyi yazımızda bulabilirsiniz. İster bayan olsun, ister erkek olsun yüzde ilk göze batan burundaki siyah noktalardan herkes kurtulmak ister. Özellikle de bayanlar burunlarının üzerindeki siyah noktalardan çok rahatsızlık duyarlar. Yağlı cilt tipine insanların ortak sorunlarından biri de geniş gözeneklere sahip olmak, geniş gözenekler maalesef siyah nokta oluşumuna davetiye çıkarmaktadır. Bu nedenle yağlı ciltli kişiler sivilce ve siyah noktalarla başı derttedir. Yağlı ciltlerde siyah noktaların oluşumunun ana nedeni olup, yağlar gözenekleri tıkar ve kirlerin birikmesi siyah noktaların oluşumunu sağlar. Regl döneminde ise, hormonların değişmesi sebebiyle ciltte yağlanma daha fazla artmaktadır. Bu dönemde sivilce oluşumunda artış olur. Yaz aylarında güneş maruz kalmak ve sürekli yoğun makyajlarda hücreleri tıkanmasına, cildimizin nefes almasına engel olur. Bu nedenler siyah nokta oluşumuna sebep olur. Siyah noktalı bir cilt istemiyorsak, cilt temizliğine çok dikkat ederek Siyah Noktalardan Kurtulun. Burundaki Siyah Noktalardan Kurtulun Burundaki siyah noktalardan büyük oranda cildi temizlik kutarak kurtulabilirsiniz. Yardımcı olarak maske ve diğer yöntemleri deneyebilirsiniz. Sabahları Bol Ilık Su İle Yüzünüzü Yıkayın Burun bölgemizde oluşan siyah noktaların büyük oranda nedeni yağlı cilde sahip olmaktır. Her sabah düzenli olarak bol ılık su ile yüzünüzü yıkamanız cildinizin aşırı yağlanmasını engelleyecektir. Burundaki Siyah Noktalar İçin Yüz Fırçası Giderek kullanımı yaygınlaşan ve bir çok kadının beğenerek kullanığı yüz fırçasını denemediyseniz mutlaka deneyin. Özellikle yağlı cilt yapısına sahip olan ve sıklıkla makyaj yapan kişilerin cildin derinlemesine temizlenmesi gerekmektedir. Yüz fırçası küçük gözenekleri bile temizlemeye yardımcı olur. Bu sayede ciltte aşırı yağdan arınmış olur. Haftada 3 kez yüz temizleme fırçasıyla yapmış olduğunuz yüz temizlemesi cildinizin yağlanma oranını azaltacak ve azalan yağ oranı sonucunda siyah nokta ve sivilce oluşumu doğru orantılı olarak azalacaktır. Burundaki Siyah Noktalar İçin Buhar Uygulaması Uygulayın Tencereye su koyun ve kaynatın. Kaynattığınız suya ocaktan alın ve suyun buharına 10 dakika bekleyin. Buhar uygulaması yaparken tencere ve yüzünüzü yaklaşma oranını iyi ayarlayın herhangi bir kazaya yol açmayın. Bol buhar bir banyoda bu görevi görecektir. Soğuk Uygulama Beze sardığınız buz ile cilde yapacağınız 10 dakika uygulama cildinizi temizler ve sıkılaşmasını sağlar. Haftada 2-3 kez düzenli kullanıldığında fayda sağlayacaktır. Makyajdan Önce ve Sonra Mutlaka Cildi Temizleyin Cildimizi olumsuz etkileyen makyaj,cildin nefes almasını engeller. Bu nedenle makyaj öncesi ve özellikle sonrası mutlaka cilt temizlenmelidir. Burundaki Siyah Noktalar İçin Maske Yapabilirsiniz Yumurta Akı Maskesi Malzemeler 1 yumurtanın akı Kağıt havlu Yapılışı: Mutlaka bu uygulamayı deneyin. İlk önce yapmanız gereken yüzünüzü ılık suyla yıkayın, cildinizi yağdan arındırın ki, gözenekler açılsın. Burun bölgesine yumurtanın akını sürün, üzerine kağıt havlu ile kapatın, daha sonra kağıt havlunun da üzerine yumurta akı sürün ve kurumaya bırakın. Kuruyan kağıt havluyu alın, siyah noktaları kağıt havluda göreceksiniz. Bu maskenin size çok iyi gelecek mutlaka deneyin derim. ## Takı Yapımı Kursu URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/taki-yapimi-1334 Tarih: 2026-08-12 Takı Dünyası, Takı Yapımı ve Takı Yapılışı. El emeği ve göz nuruyla işlenen antik bir bilezik, modern bir alyans, gümüş işlemeli broş ya da yakut bir küpe… Kadının teninde anlam bulan bu takılar aslında yakın zamana kadar, sadece erkeklerin tekelinde sanata dönüşüyordu. Neredeyse kadınların "varolmalarıyla" eş zamanlı olan "takı sanatı" eğitiminin son dönemde yaygınlaşması, tasarım ve uygulamasını da hobi haline dönüştürdü. Artık kadınlar zerafetlerini tamamlayan kolye, yüzük, küpe, bilezik gibi takıların yapımını çeşitli kurslarda öğrenerek, kendileri için dizayn edebiliyorlar. Yaz aylarının yaklaştığı şu dönemde uzun süreli akademik bir program ya da daha kısa süreli bir eğitimin verildiği kurslardan birine katılabilirsiniz. Böylece hem kendi takınızı yapmanın zevkini yaşar hem de uzun yıllar sürdürebileceğiniz farklı bir hobi edinebilirsiniz. Maksat yaratıcılık Genelde bir yıldan uzun bir süreyi kapsayan akademik programlarda altın, gümüş, bakır, pirinç gibi madenlerin işlenmesi öğretiliyor. Zümrüt, safir, sitrin, yakut, yarı değerli boncuk gibi taşların montür yapılarak adapte edilmesini de kapsıyor bu programlar. İlk aşamada kuyumculuğun temel el aletlerini tanıma ve elle bütünleşecek kadar iyi kullanımı sağlanıyor. Biraz geometri ve ölçümleme ile birlikte sonraki bütün çalışmalar bu aletlerle yürütülüyor. Derslerde temel bilgi olarak takı ve değerli objelerin kültürü, ergonomisi, tarihi, değişik medeniyetlerdeki yansıması anlatılıyor. İkinci aşamada ise tasarıma dair bilgiler yoğunluk kazanıyor. Katılımcıların yaratıcılığı özgür bırakılarak bu yeteneklerinin model yapımına yansıması sağlanıyor. Ayrıca altın, gümüş ve değerli taşlarla ilgili bilgiler anlatılarak; abanoz, çakıltaşı, midye kabuğu, bakır, cam gibi yardımcı materyallerle nasıl ilaveler yapılacağı da gösteriliyor. Programın içeriğine göre, öğrenciler kendi yetenekleri doğrultusunda yapmayı istedikleri takının modelini çiziyorlar. Daha sonra atölyede kendilerinin mumdan hazırladığı modeller, Kapalıçarşı'ya döküme yollanıyor. Tekrar atölyeye gelince de kendileri tarafından tesviye ve cilası yapılıyor. Atölyelerde ayrıca kaynak da öğretiliyor. Evde Takı Atölyesi Evde hazırlanacak bir atölye için küçük sağlam bir masa ve alet çantası yeterli oluyor. Malzemeler ise kuyumculuk firmalarının ihtiyaçlarını temin eden firmalardan alınabiliyor. Takı tasarımında yaratıcılığın çok önemli olduğunu söyleyen akademisyenler, tekniğin bir yere kadar öğretilebileceğini, sonrasında yapmak istenen takıların bireyin yaratıcılığına bağlı olduğunu belirtiyorlar. Diğer bir kurs alternatifi ise hobi edinmek isteyen herkesin katılabileceği akademik olmayan daha kısa süreli programlardan oluşuyor. Burada öğrencilere, satın alınan boncuk, kristal taş, deniz kabuğu gibi materyallerle takının nasıl dizayn edileceği öğretiliyor. Katılımcılar, hazır malzemenin tasarımına dair temel bilgileri alarak her dersin sonunda bir takı ortaya çıkarabiliyorlar. İstasyon Sanat Merkezi Her iki alternatif tasarımın eğitimi veriliyor. Bakırköy şubesinde altın ve gümüşün işlenmesinin öğretildiği sertifikalı akademik bir program da uygulanıyor. Hafta içi ve hafta sonu ders alternatifi bulunuyor. Etiler, Tel: (0212) 352 13 05 - Bakırköy, Tel: (0212) 570 95 00 - Kadıköy, Tel: (0216) 330 1111 Nelli Sanat Evi Katılımcının en az bir yıl süreyle tasarımın ağırlıkta olduğu teknik eğitimi alması öneriliyor. Salı, perşembe ve cumartesi günleri arasından bir gün saat 12.00 ile saat 18.00 arasında ders yapılıyor. Nişantaşı. Tel: (0212) 227 73 75 Bir Kültür Sanat Evi Katılımcılar, 14 aylık teorik derslerle ve pratik atölye çalışmalarının sonunda altın ve gümüşü işlemeyi öğreniyorlar. Cuma ve pazar hariç her gün kurs var. Ders saatleri 11.00-17.00. Yalnız çarşamba günü akşam saat 19.00-22.00 arasında eğitim var. Katılımcının haftada bir günü seçmesi gerekiyor. Nişantaşı. Tel: (0212) 291 28 71 Küre betişim Merkezi Transparan, opak, kristal, fosforlu boncuk gibi materyallerin tasarımına ilişkin eğitim veriliyor. Dersler cumartesi günleri, 14.00-17.00 saatleri arasında yapılıyor. Kadıköy. Tel: (0216) 41858 66-67 Akademi İstanbul Takı Tasarım Bölümü'nde, 2 yıl süreyle bilgisayar destekli j takı tasarımı öğretiliyor. Ayrıca 4 ay süreli, hobi kursları da bulunuyor. Akademik eğitimin özelliği profesyonel bir takı tasarımcısının yetiştiriliyor olması. Beyoğlu. Tel: (0212)251 7484 Hobiland Hafta içi perşembe günleri 11.00-14.00 ileC 14.00-17.00 ve 18.30- 21.00 saatleri arasında ders yapılıyor. Caddebostan. Tel: 0216-355 33 68 Yıldız Teknik Üniversitesi Mezunlar Derneği Yıldız'daki üniversite binasında hazır malzemelerin monte edilmesi öğretiliyor. Dersler perşembe günleri 10.00 ile 12.00 saatleri arasında uygulamalı olarak yapılıyor. Beşiktaş.Tel.(0212)23600 69 Caferağa Medresesi Tarihi medresede, hem kuyumculuk hem de hazır malzemenin tasarımı eğitimi veriliyor. Hafta içi çarşamba hafta sonu cumartesi veya pazar günlerinden biri seçiliyor. Kuyumculukta ise daha uzun bir dönem gerekiyor. Sultanahmet.Tel.(0212)5133601-02 Koşuyolu Hobi Merkezi Haftada bir gün, üç saat boyunca eğitim var. Talep olduğunda gümüş ve altın tasarımı üzerine eğitim de veriliyor. Kadıköy.Tel.(0216)326 7815 kategori Aktiviteler Tags: el yapımı takılar Permalink ## 1. Abdülhamit kimdir? Sultan I. Abdülhamid Han’ın Hayati URL: https://trendhayat.com/1-abdulhamit-kimdir-sultan-i-abdulhamid-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-08-12 Sultan 1. Abdülhamid kimdir? I. Abdülhamit Han’ın Hayati Dönemi (1774-1789) Birinci Abdülhamit Biyografi Doğum Tarihi : 20.03.1725 Ölüm Tarihi : 07.04.1789 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : 3.Ahmet Annesi : Rabia Şermi Sultan Eşi : Ayşe Sine-perver, Nakş-ı Dil, Hatice Ruh-şah, Hüma Şah, Ayşe, Binnaz, Dilpezir, Mehtebe, Misl-i Na-yab, Mu’teber, Nevres, Fatma Şeb-safa, Mihriban, Nükhet-seza, Ayşe Çocukları : 4.Mustafa, 2.Mahmut, Murad, Nusret, Mehmet, Ahmet, Süleyman, Esma, Emine, Rabia Alimşah, Dürrüşehvar, Hibetullah Fatma, Melikşah I. Abdülhamit Han’ın Kısaca Hayatı Sultan birinci Abdülhamit han 27. Osmanlı Padişahıdır. 1725 yılında İstanbul’da 3.Ahmet ve Rabia Şermi Sultan’ın çocukları olarak doğan, 1.Abdülhamit Han 1774 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Validesi iyi bir eğitim alması için elinden geleni yaptı. Vicdanlı, kibar, naif, saf, temiz yürekli sultan olarak biliniyordu. Halkına karşı her daim sevecen yaklaşmıştır.. Birinci Abdülhamit sultanlığı döneminde bütün işlerle bizzat alakalı oldu, her sıkıntı için çözüm önerilerini vezirleri ile istişare etti. İşin ehli vezirleri görevlendirmeye çalıştı, askeri ve siyasi yenilikler yaptı, askerlerin lüzumsuz ve gereğinden fazla para alanları belirletti ve bu işleri yürüten Sadrazam Halil Hamid Paşa yapılan suçlamalar sonucunda emriyle idam edildi. Döneminde bir çok eserede imza atılmıştır. Bunlardan bazıları 1.Abdülhamit Külliyesi, Beylerbeyi Cami, Yozgat Ulu Cami, Karavezir medresesidir.. Sultanlığı döneminde halkının sevgisini kazanan Sultan 1. Abdülhamit Han, 1789 yılında vefat etti. İstanbul Bahçekapı’daki Türbesine defnedildi.. sultan-1-abdulhamit-turbesi- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Vintage Mutfak Dekorasyonu URL: https://trendhayat.com/vintage-mutfak-dekorasyonu/ Tarih: 2026-08-11 Vintage Mutfak Dolapları ve Dekorasyonu Nasıl Yapılır Vintage son zamanlarda popüler olmuş bir terimdir, içerik anlamı eski zamanlarda kullanılmış saklanmış ve günümüzde başkalarının sunulan dekorasyon trendi. Günümüzde Vintage Mutfak dekorasyonu popülaritesini her geçen gün artırıyor. Bugün Vintage tarzı dekorasyon nedir nasıl yapılır. işte bu soruya bir yanıt bulalım. Önce mutfak dolaplarımızın bu tarza uyacak bir şekilde eski klasik modeli sağlaması gerekiyor ve olmazsa olmaz beyaz mutfak dolapları ve pastel tonlar, eğer modern mutfak dolaplarına sahipseniz en azından mutfağınız müsait bir köşesini duvarını sizde yapabilirsiniz. Şimdi nedir bu vintage tarzı Doğal, sıcak renkli çiçekli dekorasyon ürünleri ile süslenmiş bir tarzdır. Vintage ve Retro Farkı Vintage ve Retro arasındaki fark nedir diye soruyor olabilirsiniz. Vintage geçmiş zamandaki bütün dekorasyonları içerirken, Retro sadece 1960-1970 lerin tarzını modasını ifade eder, yani aslında her retro bir vintage olurken, her vintage retro olamaz. Mutfak raflarınızı veya dolaplarınız görünen yüzeylerine renkli çiçekli örtüler veya mutfak elamanları bardak fincan tabak gibi tabi bunlarda pastel ve çiçekli dokularda olanlarla doldurabilirsiniz. Mutfaktaki masanızın örtüsünü bu tarza stile uygun masa örtüsü ile değiştirin, aynı şekilde sandalyelerin üstlerine çiçek desenli minderler koyabilirsiniz. Daha fazlası için aşağıdaki resimlerimizi inceleyerek fikir sahibi olabilirsiniz. 03-vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor Üsteki resim güzel bir vintage örneği, beyaz mutfak dolapları renkli mutfak havluları, yine renkli mutfak aletlerini görüyoruz, ekmek kızarma makinesi, ekmeklik, cam dolabın içindeki renkli bardaklarlar ile güzel bir örnek olmuş. vintage-mutfak-dekorasyonu vintage-mutfak-dekorasyonu vintage-mutfak-dekorasyonu vintage-mutfak-dekorasyonu vintage-mutfak-dekorasyonu vintage-mutfak-dekorasyonu 01-vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor burada daha yeni bir mutfak dolaplarının yanında eski bir terek ve masa ile vintage havası oluşturulmuş. 02-vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor Bu mutfakta renkler çiçeklerle verilmiş 04-vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor çok renkli bir vintage mutfak örneği dolap kapakları sandalyeler farklı renklerde, tava asılan dekorlar rengarenk vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decorvintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor bu örnekte de beyazın yanında ağırlıklı olarak tek renk yeşil ile vintage dekorasyonu yapılmış vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor sadece mutfağınızın bir köşesini veyahut bir duvarını eski model bir raf terek ile vintage dekorasyonu yapabilirsiniz. vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor işte gördüğünüz gibi anlatmak istediğimiz tamamen budur beyaz terek içinde renkli mutfak eşyaları vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor vintage-mutfak-kitchen-dekorasyon-decor Aramalar ## Afyon Termal Oteller URL: https://trendhayat.com/saglik/afyon-termal-oteller-709 Tarih: 2026-08-11 Oruçoğlu Thermal Resort 306 oda - 750 yatak kapasitesi hizmet veren beş yıldızlı termal oteli Oruçoğlu Thermal Resort Afyonkarahisar şehir merkezine 14 km. uzaklıkta bulunuyor. Tesiste açık ve kapalı termal yüzme havuzları, Türk hamamları, saunalı - jakuzili özel aile banyoları, çamur banyoları, buhar banyoları, bitki ve süt banyoları, fizik tedavi - rehabilitasyon üniteleri yer alıyor. Termal suyun, sodyum bikarbonatlı , florürlü ve karışık nitelikte termomineralli su niteliğine sahip olduğu belirtiliyor. Ortopedik Rahatsızlıklar, romatizmal rahatsızlıklar, nefrolojik hastalıklar, nörolojik rahatsızlıklar, deri Hastalıkları, selebral damar hastalıklarına iyi geldiği belirtilmektedir. Oruçoğlu Termal iletişim Tel: 0272 251 50 50(10pbx)-Faks:0272 251 50 60 İKBAL TERMAL OTEL.Beş yıldızlı, 284 odalı ve 750 yatak kapasiteli İKBAL TERMAL OTEL de 2’si kapalı, biri açık üç termomineral su havuzu, 1 adet açık su havuzu ile 10 adet özel banyo, 4 sauna ve 2 Türk hamamı bulunuyor. Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi’nden devamlı surette tıbbı ekibin de bulunduğu otel Afyon - İzmir karayolunun 9’uncu kilometresinde yeralıyor. Termal suyunun kireçlenme, romatizmal hastalıklar, deri rahatsızlıkları safra kesesi, böbrek ve idrar yolu rahatsızlıkları, mide ve bağırsak proplemleri eklem sertlikleri, nörolojik rahatsızlıklar için faydalı olduğu belirtiliyor. Suyu, klorür, sodyum, magnezyum,kalsiyum, demir- alüminyum iyonlarını içeriyor. Cilt bakımına yönelik yosun maskesi,güzellik ve cilt için çamur banyoları, rahatlamaya yönelik bitki banyoları ve kişiye özel diyet beslenme programı uygulamaları bulunmaktadır. İkbal Termal Otel için iletişim (0-272) 252 56 00 kategori Sağlık Permalink Comment ## Karpuzun Faydaları ve Karpuz Zararları URL: https://trendhayat.com/karpuzun-faydalari-ve-karpuz-zararlari/ Tarih: 2026-08-10 Karpuzun Özellikleri Nelerdir? Karpuzun Faydaları Nelerdir? Karpuzun Zararları Nelerdir? Karpuz hakkında bu gibi bilgiler edinmek istiyorsanız yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Karpuzun Özellikleri Nelerdir? Ferahlık ve lezzet vermesi nedeni ile yaz aylarının vazgeçilmez meyvesidir. Kabakgiller familyasında olan karpuzun insan sağlığına sayısız fayda sağlamaktadır. Bu yazımızda karpuzun faydaları ve zararlarını ayrıntılı anlatmaya çalıştık. Anavatanı Afrika olan karpuz, dünyanın her yerinde yetiştirilebiliyor. Ülkemiz dünyada karpuzu yetiştirmede ikinci sıradadır. Sıcak bölgeleri seven karpuz, Diyarbakır şehri ile özdeşmiştir. Likopen maddesi karpuzun rengini vermekte ve bir çok sağlığa fayda sağlamaktadır. A ve C vitamini içeren karpuz % 90 su içerir. Karpuzun çekirdeğinde bile mucizeler saklıdır. Çekirdekleri de çiğneyerek tüketmekte fayda vardır. Karpuzun Faydaları Likopen içermesi nedeni ile kemik sağlığına fayda sağlar. Likopen içermesi kalp ve damar rahatsızlığından korumaya yardımcı olur. Vücuda enerji verir ve vücutta iltihabı giderir. Hafızayı kuvvetlendirir. C vitamini yönünden zengin olan bu meyve kanser önleyicidir. Potasyum ve kalsiyum içerir. Kan basıncını düzenler. A vitamini cilt üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu meyve A vitamini içermesi sebebiyle cildi nemlendirir. Erken yaşlanmayı engeller. Karpuzun % 90 sudur. Yüksek oranda su içermesi ve karpuzun sitrülin içermesi vücutta yağ birikimini önler ve yağ yakımına aktifleştirir. Bu nedenle bu meyve kilo vermeye yardımcı olur. Hatta karpuz diyeti mevcuttur. Göz sağlığına faydası bulunmaktadır. Böreklerin iyi ve düzenli çalışmasını sağlar. İyi bir idrar sökücüdür. Kas ağrılarına ve uyku sorunlarına iyi gelir. Karpuzun içerdiği lif sayesinde sindirimi sistemini iyi gelir ve kuvvetlendirir. Yemekten önce tüketilirse faydasını daha fazla gösterir. Yemekten sonra tüketilirse de hazmı kolaylaştırır Ödemi azaltıyor Saç ve cilt sağlığına fayda sağlar. Karpuzun Zararları Nelerdir? Her şeyin fazlası zarar olduğu gibi karpuzu fazla tüketmek şekerin yükselmesine neden olur. Karpuzun sitrülin içermesi vücutta yağ birikimini önler ve yağ yakımına aktifleştirir. Bu nedenle karpuz kilo vermeye yardımcı olur. Hatta karpuz diyeti mevcuttur. Ama fazla tüketimi kilo almaya neden olur? Karpuzun çekirdeği çiğnemeden yutulduğunda bağırsak, börek kanallarda tıkanıklık yapar. Nadir olarak görünse de fazla karpuzun çekirdeğini tüketmek sindirimi zorlayacağından apandisit tıkanıklığına neden olur. Karpuz Kalorisi Nedir? Ortalama bir dilim karpuz yani 130 gram 44 kaloriye denk gelmektedir. ## Şöbiyet Tatlısı, Kaymaklı Fıstıklı Şöbiyet Tarifi URL: https://trendhayat.com/sobiyet-tatlisi-kaymakli-fistikli-sobiyet-tarifi/ Tarih: 2026-08-09 Şöbiyet Tatlısı, Kaymaklı Fıstıklı Şöbiyet Tarifi İçin Malzeme listesi, şerbeti nasıl yapılır nefis tatlı baklava tarifini sizler için yapıyoruz. Şöbiyet Kaymaklı & Fıstıklı Tadıyla, kokusuyla sizleri başka diyarlara götürecek tadıyla sizlerin ayaklarınızı yerden kesecek harika bir kaymaklı şöbiyet tatlısı tarifi ile karşınızdayız. Haydi bu muhteşem tat için hemen başlayalım. Kaymaklı Şöbiyet Tatlısı İçin Malzemeler 20 tane baklavalık yufka200 gram margarin yada tereyağı2 su bardağı süt3 yemek kaşığı irmik100 gr kaymakAntep fıstığı tozu Şerbeti için; 2 su bardağı şeker2 su bardağı su3-4 damla limon suyu Şöbiyet Nasıl Yapılır Kaymaklı şöbiyet tatlısının her adımı çok önemli. Öncelikli olarak şerbeti yapmanız gerekmekte. Şerbeti yaptıktan sonra bir kenarda soğumaya bırakabilirsiniz. Bir yandan süt ve irmiği pişirerek tekrar onu da bir kenara soğumaya bırakın. Yufkaları açtıktan sonra tek tek üzerinde yağ gezdirin. Yufka bitene kadar bunu devam ettirin. En üstü kesinlikle yağlamadan beklemeniz lazım. Bunları tamamladıktan sonra yufkaları uzunlamasına kesmeniz gerekiyor. Daha sonra yandan tekrar kesin bu kesme işlemleri tamamen kare olacak şekilde olsun. Şöbiyet tatlısının en önemli noktalarından biri şerbetin içine kadar işlemesi. Kaymağın onu tamamen özümsemesi gerekli. Bu yüzden bu iki nokta çok önemli. Kesmiş olduğunuz kare aslında şöbiyetin daha tatlı ve ağızda dağılır hale gelmesini sağlayacak. Bunları gerçekleştirdikten sonra karelerden bir tanesini alın. İçerisinde daha önceden hazırlamış olduğunuz süt ve irmik karışımından biraz koyun. Kaymak ve en son Antep fıstığı dökerek üçgen bir şekil verebilirsiniz. Burada yine dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var. Özellikle koyduğunuz kaymak, antep fıstığı gibi malzemeler tam tadında konulursa ağzınızda damak tadınıza okşayacak bir tat bırakır. Bütün yufkaları bu şekilde hazırladıktan sonra düzgün bir şekilde tepsiye dizin. Bu arada tepsiye dizim aşamasında üst üste gelmesinde herhangi bir sıkıntı olmaz. Tepsiye dizdikten sonra yapmanız gereken artık fırına atmak. Tereyağını güzelce üzerinde dolaştıktan sonra 200 derecelik fırında pişsin. Tatlı sıcak şerbet bildiğiniz gibi işlemlerin başında kenarda bırakılmıştı. Soğuduktan sonra bunu dökebilir üzerini de Antep fıstığı ile süsleyebilirsiniz. Harika bir tat şimdi sizleri bekliyor. Afiyet olsun. Trendhayat – Mutfak Ayva Tatlısı Tarifi, Nasıl Yapılır? ## Kyolic Sarmısak Nedir? URL: https://trendhayat.com/saglik/kyolic-sarmisak-2203/ Tarih: 2026-08-09 Kyolic Sarmısak Nedir? 1954′te, bir Alman araştırmacı, sarmısak uzmanı olan Manji Wakunaga ile birlikte, organik olarak, çok güçlü bir sarmısak yetiştirme yöntemi geliştirdiler. Yöntem, böcek öldürücüler, kimyasal tohum tedavisi ve organik olmayan gübreler içermiyordu. Wakunaga sonradan, 20 ay süren bekletme işlemini mükemmelleştirdi. Bu sayede sarmısağın kötü kokusu yok ediliyor, olumlu etkileri ise artırılıyordu. Elde ettikleri ürün Kyolic Aged Garlic Extract (Kyolic Dinlendirilmiş Sarımsak Özü) idi. Bu Ürün günümüzde yaygın olarak, likit, tablet veya kapsül şeklinde satılmaktadır. Kyolic, Japonca kyo’dan ve İngilizce sarmısağın bileşiminden meydana gelir. Kyo ‘güçlü’ demek. Garlic de sarmısağın İngilizcesi. Dinlendirme işlemi, sarmısağın kokusunu, sert, tahriş edici ve toksik bileşimlerini ortadan kaldırmak dışında ayrıca da, alliin ve allicin gibi bileşimleri değerli, güvenilir ve sabit bileşimlere (thioallyl gibi) çevrilmesini sağlamaktadır. Kyolic sarmısağın klinik kullanımıyla ilgili yapılan araştırmalar, bugüne kadar, tüm dünyada 50 üniversite, hastane ve enstitüde gerçekleştirilmiştir. Araştırmacılara göre Kyolic Sarmısak Özü, kimyasal karsinojenlerin hücrelerden dışarı atılmasını hızlandırarak, DNA’ yı karsinojenik hasara karşı koruyor ve vücudun zehirlerden arındırılmasını sağlayan enzimlerin aktivitesini artırarak ve de bağışıklık sisteminin canlılığını yükselterek, sözkonusu antikanser etkileri sağlamaktadır. Kyolic’in diğer kanıtlanmış etkileri arasında, kandaki serbest radikallere karşı vücudu korumak, karaciğeri zehirlerden arındırmak, radyasyon nedeniyle oluşan bağışıklık baskılanmasını en aza indirgemek, stres hormonlarının salgılanmasını azaltmak, kan pıhtılaşmasını önleyerek kalbi korumak, Candida albicans adlı mantarın gelişmesini önlemek ve bağırsaktaki yararlı bakterilerin oranını artırmak sayılabilir. Filed Under: Sağlık ## Diyet Egzersiz URL: https://trendhayat.com/saglik/diyet-egzersiz-410 Tarih: 2026-08-09 Modern yaşam bugün insanın hareket yeteneğini kısıtlıyor, fizik gücünü düşürüyor ve sağlık üzerinde de olumsuz etkiler meydana getiriyor. Bu etkilerden kurtulmanın tek yolu ise şüphesiz egzersiz. Ama kesinlikle pasif egzersiz değil. Pasif jimnastik zayıflatır mı? Bugün milyonlarca insan kilo kaybetmeye çalışmaktadır. Arzu edilmeyen kiloların kaybı İçin birçok yöntem uygulanmaktadır. Fakat çok kimse kilo kaybı ile ilgili yanlış bilgileri uygulamaya çalışır. İşte bu yanlış yöntemlerden biri de pasif jimnastik adı altında yapılan aldatmacalardır ve ne yazık ki oldukça yaygınlaşmış durumdadır. Çoğu güzellik salonunda denetimsiz olarak zayıflama programları adı altında bu makineler ile insanlar zayıflatılmaya çalışılmaktadırlar. Pasif egzersizler, kalori harcaması ve fizyolojik parametreleri geliştirme açısından hiçbir zaman dinamik egzersizlerin yerini alamazlar. Yaş ile birlikte kilo problemlerimiz çoğaldığında; kan dolaşımımız yavaşlıyor, kalbin verimliliği azalıyor ve kanın dolaşımını sağlayan damarlarda kireçlenme başlıyor. Tüm bu olumsuz etkenler düzenli ve bilinçli bir şekilde aktif egzersiz yapmakla önlenebilir. Şimdi bu pasif jimnastik aletlerini kısaca tanımaya çalışalım. • Zayıflama makineleri adı altında yapılan lokal egzersizler, aslında fizik tedavi amacı ile hazırlanmış olan aletlerdir. Kasları, travma sonucu oldukça zayıflamış olan kişilerde, rehabilitasyon amacı ile yararlanılır. Daha sonraları ise kademeli bir şekilde aktif hareketlere geçiş yapılır. Şişmanların, fazla olan yağları, her ne kadar kasların çalışmasında frenleyici bir etki yapsa bile yine de bu makinelerle çalışılmamalıdır. Kişi şayet bacağını kaldırıp indirebiliyorsa ya da karınkaslarını çalıştırabiliyorsa aynı hareketi dinamik yaptığında çok daha fazla kalori yakabilecektir. • Diğer yanlış bir uygulama ise elektrik akımı verilerek yapılan kas kasılmalarıdır. Bunlar da yine fizik tedavi ajanlarıdır. Zayıflama amacı İle kullanılmazlar. Bu makineler ilk çıktığı yıl üniversitede konu ile ilgili yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalarda, hiçbir veride anlamlı azalmalar görülmemiştir. Bu nedenle, bu yöntemin kullanılması da boşa kürek çekmekten başka bir şey değildir. • Pasif jimnastik adı altında uygulanan derin ısıtıcı aletlerinin kullanımı ile vücuttaki yağ oranı azalmaz, sadece yağsız vücut oranında su kaybı sağlanır. Şişmanlarda, vücutlarındaki yağ oranı arttıkça su oranı düşer. Buna ilaveten aletlerin kullanımı ile birlikte azalan su oranıyla kalp normalden daha fazla çalışmaya başlar, soluk almada güçlük olur, yorulma süresi kısalır. Kilo kaybında su yerine yağ oranı azalmalı. Ne kadar çok sıvı alırsak o derece yağların yanmasını sağlarız. Kilo kaybından kaynaklanan deri sarkmaları da dinamik egzersizlerle beraber bol su içilerek önlenir. Yeterince su, daha fazla kas yapmamızı sağlar. • Vibrasyon aletleri: Kaslarda titreşim yapan zayıflama aletleri ile sarf edilen kalori azlığı bu aletlerin cazibesini azaltır. Zira vibrasvonaleti ile 45 dakikada harcanan kalori değeri 12 basamaklı merdiven çıkma ile eşdeğerdir. 453 gr. yağ kaybı için 95 saat çalışılması gerekir. • Masaj ile zayıflama: Masajın amacına ve yerine göre değişen yöntemleri vardır. Bunları, spor masajı, lenf drenaj masajı ve genel masaj olmak üzere sınıflandırabiliriz. Fakat zayıflama masajı diye bir yöntem yoktur. Masaj yapılan değil de masaj yapan zayıflar. • Zayıflama ürünleri adı altındaki kozmetik kremlerin de tüm deri tabakalarını aşıp yağ hücrelerine girerek oksidasyonu sağlayıcı özellikleri yoktur. Bu ürünler, yağmurlu havada şemsiye ile gezmeye benzer. Nasıl yağmur suları bizi ıslatmıyorsa bunların da yağ hücrelerine tek başlarına ulaşma şansları yoktur. • Zayıflama kemerleri, şortları, formülleri ve bilezikleri gibi daha çoğaltabileceğimiz birçok yanlış yöntemin bilimsellikle hiç ilişkisi yoktur. Şişmanlığın giderilmesinde diyetle birlikte uygulanan bilinçli egzersizlerin yararlarını kabullenmek zorundayız. İki metodun beraber uygulamasında kilo ve vücut yağ kaybı oranlarında azalmalar görülmektedir. Dinamik yapılan egzersizler psikolojik yararlar sağlar. Kilo vermenin sırrı, davranışınızı düzenlemenizdir. Davranışlarınızıkilo vermek ve tekrar almamak üzere değiştiriniz. Davranış düzenleme teknikleri, programınıza destek olarak, hedefinize yaklaşmanızı ve uzun sürede vermiş olduğunuz kiloları tekrardan almamanızı sağlar. Tabii ki sadece pasif jimnastik aletlerini tercih etmemişseniz… Dr. Haluk Saçaklı kategori Sağlık Permalink ## Rize Ayder Yaylası URL: https://trendhayat.com/rize-ayder-yaylasi/ Tarih: 2026-08-09 Ayder Yaylası Doğu Karedeniz bölgesinin ili olan Rize’nin çamlıhemşin ilçesinde yer alan ayder yaylası en popüler turistlik alanlardan biridir. Rize ilçesinden 69 km uzaklığından, Çamlıhemşin ilçesinden ise, 19 kilometre güneydoğusunda, deniz seviyesinden 1350 metre yüksekliğinde yer alan kayin ve ladin ormanlarıyla kaplı olan bu yayla muhteşem manzarasıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağıdır. Bu güzel yaylayı gezmek isterseniz Rize Ayder Yaylası yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Ayder Yaylasının Tarihi Ayder Yaylasını yerleşim geçmişi 13 yüzyıla kadar dayanmakta olup, 19 yüzyıldan itibaren ise bazı ailelerin yerleşmesi sonucunda kalıcı yerleşim yer haline gelmiştir. Eskiden burada ot biçme şenlikleri yapılırmış, insanlar türkü söyleyerek eğlenerek otlarını biçermişler. Bu ot biçme zamanına Hodoç zamanı denilirmiş. Ayder kaplıcası tarih ise, 1700’lü senlere dayanmaktadır. Ayder yaylası 1944 yılında Milli Park unvanın almış, 1987′ de ise turizm bölgesi olarak ilan edilmiştir. Ayderin bir çok nedenlerden dolayı turist geçme potansiyeli yüksektir. Kaçkar Dağına tırmanan dağcıların uğrak noktası olmuştur. Ahşap evler, yüksek dağların arasından uzayıp giden yollar, Dağların arasından sürekli akan, up uzun dere seyrine doyum olmuyor. Bu doğal güzelliklerinin yanında kaplıcası ile de sağlık turizmine katkı sağlıyor. Yani hem spor, hem kaplıca, hemde gözlerinizin görsel şenliği için gitmeniz gereken yerlerden biridir. Osmanlı döneminden bu yana şifalı suları ile dikkat çeken ayder kaplıcaları, ziyaret etmek isteyen kişiler için iyi bir şekilde inşa edilmiştir. Her mevsim ziyaret edebileceğiniz yerlerden biridir. Bu kaplıcalar iç hastalıklarına, romatizma, cilt hastalıklarına ve kadın hastalıklarına fayda sağladığı söylenmektedir. Ayder Yaylasına Nasıl Gidiyor? Bir turla karadenizi gezecekseniz, ayder yaylası mutlaka uğrak noktalarından biri olacaktır. Eğer kendi aracınızla gideceksiniz Rize merkezde 69 km, Çamlıhemşin ilçesinden ise, 19 kilometre uzaklığında olup, yolları gayet iyi. Uçakla seyahat edecekseniz Trabzon havalimanından Havaş yada diğer servislerle Pazar ilçesine gelip oradan Çamlıhemşin-Ayder minibüslerini kullanarak ulaşabilirsiniz. Ayder Yaylası Gezisi ve Ayder Yaylasında Neler Yapılabilir. Şu manzaraya karşı saatlerce bakabilir insan. Dağların arasından sürekli akan up uzun dere seyrine doyum olmuyor. Yürüyüş yapabilirsiniz. Kahvaltı ve yemek için restaurant bulunmaktadır. Kış sporları içinde uygun, Konaklamak için oteller ve pansiyonlar mevcut. Ama biraz oteller pahalı, ahşap dışında yapı yapılması yasak olsa da yapılmakta maalesef, her geçen gün yavaş yavaş doğal güzelliğini kaybediyor. Yetkililer ayder yaylası için kentsel dönüşüm planları yapmaktadır. En kısa sürede gerekli önlemleri alırlar. Birde gün geçtikçe gelen insan sayısı artmakta ve insanlar istedikleri gibi o bölgenin tadını çıkaramamaktadır. %70 arap turist mevcut tabi ki turistin gelmesi çok güzel bir şey ama kendi ülkemizdeki yerlerin bizde daha iyi tadını çıkarması ve daha iyi hizmet almaları sinir bozucu. Girdiğimiz bir restaurant da biz ilk önce gelmemize rağmen ilk önce arap turistlerin siparişlerini aldılar. anlatılmaz yaşanır derler ya her konuda onları daha öncelikle hizmet edilmekte tabi ki burada bize öncelikli hizmet etsinler istemiyoruz sadece eşit davransınlar. Birde hangi turist veya hangi vatandaşımız olursa olsun bu gibi yerlerde belirli temiz kurallarına uyulması sağlanmalı. Kimse para veriyorlar diye her yeri pisletmelerine izin verilmemeli. ## 13 Temmuz 201913 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/cokertme-kebabi-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-08-09 İşte Müthiş Lezzet: Çökertme Kebabı Akşama şöyle değişik ne yapsam diye düşünüyorsanız size önerebileceğim tabağın en alt kısmına çıtır çıtır kızarmış mis gibi patatesler, patatesin üstüne yoğurt, jülyen jülyen dilimlenmiş et parçaları ne final olarak da şöyle güzel tereyağlı bir sos işlem tamamdır. İşte karşınızda çökertme kebabı diğer bir adıyla da bodrum kebabı damaklarınızı şenlendirecek bu lezzeti bakmayın adının kebab olmasına evinizde rahatlıkla yapabilirsiniz. Buyrun çökertme kebabının yapılışına geçelim. Not: Tarifimiz 4 kişidir. Çökertme Kebabı İçin Gerekli Malzeme Listesi Eti marina etmek için; 300 gram dana kontrfile 1 adet rendelenmiş kuru soğan yarım çay bardağı zeytinyağı yarım çay bardağı süt 1 su bardağı soda 1 çay kaşığı kimyon 1 çay kaşığı karabiber Eti Pişirirken; Tereyağ yağ yarım çay kaşığı tuz yarım çay kaşığı karabiber Sosu İçin; 1,5 yemek kaşığı tereyağ 1 tatlı kaşığı pul biber Patatesi İçin; 2 adet büyük patates 2 su bardağı ayçiçek yağı (kızartmak için) Çökertme Kebabı Nasıl Yapılır İlk önce eti marina etmekle başlayayım. 300 gram eti jülyen jülyen dilim dilim kesin, 1 adet kuru soğanı rendeleyin, yarım çay bardağı zeytinyağı, yarım çay bardağı süt, 1 su bardağı soda,1 çay kaşığı kimyon, 1 çay kaşığı karabiber koyun güzelce karıştıralım. Streç filmle üzerine kapatın ne kadar marinalı bekletirseniz o kadar iyi olur. En en az 1 saat ekletin. Patatesleri soyun, kibrit büyüklüğünde dilimleyin ve güzel yıkayın. Yıkadığınız patatesleri süzdürün ve kağıt havlu kurulayın. Tencereye yağ koyun ve kızdırın. Kızmış yağa patatesleri koyun kızartın. Kızartmış olduğunuz patatesleri kağıt havlu serilmiş bir tabağa alın. Çökertme kebabı için yoğurdunuzu güzel çırpın. Marina olan eti süzgeç yardımıyla güzelce süzdürün. Daha sonra eti pişirmek için döküm ve yapışmaz tava kullanmanızda fayda var. Tavaya çok az bir tereyağ koyun ve yüksek ateşte etinizi pişirin. Pişen etin üzerine tuz ve karabiber eklerin. Şimdi birde sosumuzu hazırladık mı tamamdır. Tavada tereyağı eritin içine de pul biber atın. Sosumuz hazır. Şimdi final için yaptıklarımızı birleştirelim. Servis tabağımıza kızarttığımız patates alalım. Patatesin üzerine çırptığımız yoğurt koyalım, Yoğurdun üstüne pişirdiğimiz eti koyalım. Üzerine de sosumuzu gezdirelim. İşlem tamamdır. Afiyet olsun.. ## Mantar Çeşitleri URL: https://trendhayat.com/beslenme/mantar-cesitleri-773 Tarih: 2026-08-09 Mantar denildiğinde ilk olarak aklımıza şapkalı mantarlar gelse de birçok deri hastalığına neden olan mikroskobik canlıların büyük çoğunluğu da mantardır. Mantarlar eskiden bitki olarak kabul edilirken günümüzün modern sistematikçileri mantarları bitkilerden ayırmaktadırlar. Mantar türleri yenilebilir olanlar ve zehirliler olmak üzere iki kategoride değerlendirilir. Çok sayıda mantar çeşidi bulunmakla beraber güvenli bir şekilde yenilebilecek mantar çeşitlerinin sayısı oldukça azdır. Agaricus bisporus kültür mantarları içinde ülkemizde ve dünyada çok yetiştirilen türdür. Yine kültür mantarlarından Pleurotus türleri, ülkemizde Agaricus türlerinden sonra en çok tanınan ve yetiştirilen mantardır. Ülkemizde yenilen mantarlar dan doğal olarak yetişen birçok tür bulunmaktadır. Bunlardan ilk sırayı Lactarius delicious (çam mantarı) alır. İkinci sırada Morchella türleri (kuzu göbeği mantar)bulunur. En değerli mantarlarımızdan biri olan bu mantar Amerika ve Avrupa ülkelerine ihraç edilmektedir. Doğadan toplanarak tüketilen diğer mantar türlerine örnek olarak Suillus luteus (ayı mantarı), Tricholoma caligatum (katran mantarı) ve Cantharellus sp (tavuk ayağı) gösterilebilir. Bazı mantar türleri ile ilgili yapılan araştırmalar bu mantarların insan sağlığı açısından önem taşıyan tıbbi niteliklere sahip olduğunu göstermiştir. Bunlar arasında Shiitake Mantarı önemli tıbbî niteliklere sahiptir. Japonya'da yapılan bir araştırmada bu mantardan elde edilen, lentinan ve KS-2 adlı maddelerin anti-kanser etkisi tespit edilmiştir. Ayrı bir araştırmada shiitake fermantasyonundan elde edilen arabinoxylane'nin HIV virüsünü yavaşlatıcı etkisi tespit edilmiştir. Bu mantarın 'misel'inin ürettiği, suda eriyebilir bir maddenin anti-viral etkide olduğu görülmüştür. Shiitakenin beyin kanamaları, damar sertliği gibi hastalıkları önlemede etkili olduğu belirtiliyor. Hericium erinaceus mantarıyla ilgili yapılana araştırmalarda ülser, iltihap ve tümörler üzerinde tedavi edici niteliklerinin bulunduğu görülmüştür. Zehirli Mantar Mantarlar bilinçli şekilde tüketilmediği takdirde ölüme dek varan zehirlenmelere yol açabilir. Doğal alanlarda bulunan mantarların kesinlikle yenilmemesi bunun yerine kültür mantarının tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. Özellikle doğada kendiliğinden yetişen mantarlarda zehirlenme olasılığı her zaman vardır. Kültürde üretilen mantarlarda da zehirlenme olasılığı bulunmakla beraber toksin etki söz konusu olmaz. Hayati önemi olan zehirlenme olması da nadirdir. Bazı yenebilen ve zehirli mantar türleri birbirine çok benzer ve bunu ancak bir mantarbilimci ayırt edip anlayabilir. Bazı zehirli mantarlar doğrudan sinir sistemi üzerine etki eder. Zehirlenme durumu 3 dakika ile 3 saat arasında görülebilir. Zamanında müdahele edilemezse kişi kalp yada solunum durmasıyla ölür. Bazı mantarlar karaciğer üzerine toksit etkilidir ve zehirlenme 6-15 saat içerisinde görülür. Yüzde 70 oranında ölüme neden olur. Zehirli mantarların bir kısmı da hemoliz yapar. Zehirlenme 24 saat sonra görülür ve yüzde 20 öldürücüdür. Bazı mantarlar yalnızca alkolle birlikte alındığında zehirleyici etki yapar. Mantar cinsine göre değişen belirtiler bulantı, kusma, sulu veya kanlı ishal, karın ağrısı, terleme, adale krampları, gözyaşı ve tükürük ifrazatında çoğalma, görmede bulanıklık, baş dönmesi, dikkatte dağılma, sendeleme, ruhsal değişiklik, hareketlerde zorluk, uyuklama hali, uyanıkken hayal görme, tansiyon düşüklüğü, şiddetli ağrı, bayılma, nöbet, koma. İlk belirti görüldüğü andan itibaren hiç zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına gidilmelidir. Mantar satın alırken beyaz ve temiz görünüşlü olanları değil topraklı mantarları tercih etmek gerekir. Beyaz mantarların kimyevî beyazlatıcı maddelerle yıkanma olasılığı vardır. Mantar alırken sert ve sağlam yapılı olan şapkasının kapalı, solungaçlarınınsa oldukça az görünüyor olanları tercih edilmelidir. Solungaçların fazla görünmesi tarihinin geçmiş olduğuna işaret eder. Açık şekilde satılanlardan almak yerine üzerinde markası ve üreten firma adı yazılı olanı almak daha güvenli olur. Uygun şartlarda saklanmamış mantarlar bozulabilir ve küflenme oluşabilir. Sağlıklı üretilmeyen, ambalajlanmayan mantarlar yenilmemeli, açıktan toplanan mantarlar tüketilmemelidir. Mantarın temizlenmesi için soyulması gerekir. Soğuk suyun altında hızlı bir şekilde yıkandıktan sonra kurumaya bırakılır. Mantar uzun süre yıkama suyunda bekletilmemelidir. Suyu içine çeker ve yenmesi sağlıklı olmaz. Mantarları taze yemek gerekir. Buzlukta saklanması önerilmemektedir. Buzdolabının hava sirkülasyonu olan bir bölmesinde saklanmalı ancak havasız kalacağı bir poşette saklanmamalıdır. Genel olarak taze mantarların 2-3 gün içinde yenmesi önerilmektedir. kategori Beslenme Permalink Comment ## Selülit URL: https://trendhayat.com/guzellik/selulit/ Tarih: 2026-08-08 Selülit TedaviMezoterapi yöntemi : Mezoterapi tedavisi hem bölgesel zayıflamada hemde selülit tedavisinde yıllardır kullanılan ve kendini ispatlayarak klasik ve referans tedavi olmuş bir uygulamadır. Selülit için en çok kullanılan uygulamalardan biri olan mezoterapide tedavi edilecek bölgelere, çok ince uçlu özel iğneler yardımıyla ilaçlar lokal olarak enjekte edilmektedir Selülite Çözümselülit gidermek için öneriler. Mart 3, 2009 Selülit MasajSelülit masajları – Selülit masajı nasıl yapılır ? Masaj selülit tedavisi için önemli olmakla birlikte bunun uzmanlar tarafından yapılması gerekir. Selülit Bitkisel ÇözümSelülite bitkisel çözüm önerileri. Mart 2, 2009 Selülit Doğal Bakım Selülite doğal çözüm önerileri. Selülittten kurtulmak için tuz tüketimini düşürmek ve tuzlu gıdaları beslenmeden çıkarmak gerekir. Mart 1, 2009 Selülit Nasıl OluşurSelülit nasıl meydana gelir ve selülit kimlerde görülür ? ## Ev Temizliğinde Zaman Kazandıran Pratik Bilgiler URL: https://trendhayat.com/ev-temizliginde-zaman-kazandiran-pratik-bilgiler/ Tarih: 2026-08-08 Vaktiniz Size Kalsın İnatçı kirler, çıkmayan lekeler, oluşan tozlar bitmek bilmeyen temizlik sizin çok zamanınızı mı alıyor. Hayatınızı kolaylaştıran pratik bilgilerle aşağıda, zamanınız size ve sevdiklerinize kalsın. Pratik Temizlik Sırları Halıdaki çay ve kahve Lekesi İlk önce yapmanız gereken hemen müdahale etmek, kuru bez veya havlu ile sıvıyı almak, sirkeli veya karbonatı karışımı lekenin üstüne biraz bekleterek, ılık suyla silmek Diğer seçenek ise lekenin üzerine limon sıkarak biraz bekleterek, ılık suyla silmek. Kolay Ütü Yapmak Ütü masası kılıfının altına alüminyum folyoya yerleştirin, bu sayede kırışık kıyafetleriniz daha çabuk ütüleyeceksiniz. Yemek Kokusu Mutfağınızda yemek pişirirken oluşan kötü kokulara karşı, yemek pişirirken çubuk tarçın ve defne yaprağı kaynatırsanız, oluşabilecek kötü kokunun önüne geçmiş olacaksınız. Yağ Şişesindeki Yağın Arındırılması Yağ şişesindeki yağı arındıramıyorsanız? birde bunu deneyin. Yağ şişesini kullandığınız temiz maddesiyle ilk önce yıkayın, sonra sodalı suyla 5 dk çalkalayın ve kahve telvesini ekleyerek çalkalamaya devam edin göreceksiniz ki yağdan eser kalmayacak. Tahta Zeminlerin Temizliği Suyun içine sirke ekleyerek temizlenen tahta zeminlerin ışıl ışıl olduğunu göreceksiniz. Eviniz Güzel Kokması İçin Evinizi sileceğiniz suya bir kaç damla parfüm damlatın ve öyle silin böylece eviniz mis gibi kokacak. Güzel Kokulu Kıyafetler İçin Giysi dolabınıza pamuğa batırılmış kolonya veya parfümü asın dolabınızın içi ve kıyafetleriniz mis gibi kokacak. Cam Kırığı Yaşaman ev kazalarından biri olan cam kırığı, pamuğu ıslatın ve ıslak pamukla kırık alanı güzelce temizleyin. Hiç endişeniz olmasın en küçük parçaları bile ıslak pamuk toplayacaktır. Çaydanlık Temizliği Çaydanlığınızda oluşan kireçlerden turtulmak için çaydanlığınıza su ve sirke koyun kaynatın veya çaydanlığınıza su ve yarım bardak limon suyu koyun kaynatın kireçten eser kalmayacak. Tahta Zemin ve Tahta Mobilyalarda Oluşan Çizikler Yarım bardak sirke ve yarım bardak zeytinyağı karışımı ile silen yüzeylerde çizikten eser kalmayacak. Gümüş Çatal, Kaşık ve Bıçak Takım Temizliği Temizlik için kullanacağınız kaba alüminyum folyo ile kapatın sonra kabın içine kaynar suyu ve tuz ekleyin, gümüş çatal bıçak takımını koyun ve yarım saat bekletin. Sonuç muhteşem ışıl ışıl olacak takımınız. ## Bit Nedir? Bit Nasıl Temizlenir? Saç Biti Nasıl Bulaşır? URL: https://trendhayat.com/bit-nedir-bit-nasil-temizlenir-sac-biti-nasil-bulasir/ Tarih: 2026-08-08 Bit Nedir? Nasıl Temizlenir? Nasıl Bulaşır? bu konu hakkından istediğiniz bilgileri yazımızda bulabilirsiniz Bit Nedir? Herkesin yaşamı boyunca kendisinde ya da çevresinde gördüğü bit şikayeti genel bir problemdir. Çoğalmak ve yaşamak için insan kanına gereksinimi olan bu parazitler yaklaşık bir susam büyüklüğündedir. Bitler insan vücudu haricinde yaklaşık kırk sekiz saat boyunca yaşayabilmekte olup uçma ya da zıplama gibi özelliklere sahip değildir. Yaşamlarını sürdürebilmeleri için genellikle kulak arkaları, kafa derisi, ense çukuru gibi yumuşak yerleri tercih ederler. Bitler bulaşıcıdır ve bunun için yakın temas olması yeterlidir. Özellikle ortak kullanıma açık olan eşyalardan kolayca bulaşabilir. Saç Bitin olup olmadığını anlamanın en kolay yolu kaşıntıdır. Kan emme esnasında vücudun verdiği geri dönüş olan kaşıntı şiddetli şekilde meydana gelir. Saç Biti Nasıl Temizlenir? Bit yaygın görülen bir durum olduğundan dolayı bitin temizliği hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Bu amaçla bazı ilaçlar kullanılmalı ve bunlar mutlaka doktor önerisiyle alınmalıdır. Özellikle çocuklarda ve uzun saçlı olanlarda daha çok görüldüğü için bu kişiler daha fazla hassas olmalıdır. Temizlik amacıyla kullanılacak olan ürün kimyasal içerikli olup losyon ya da şampuan şeklinde satılır. Fakat bu amaçla tercih edilen ürünlerin hiçbiri bitin sirkelerini tamamen yok edici değildir. Bu olasılığı daha da yükseltmek adına sık dişli taraklardan yardım alınabilir. Kullanılan tarak yumurtaların saçtan uzaklaştırılmasını sağlayacaktır. Yeni bitlerin oluşmaması adına bu işlem büyük önem taşır. Bunların yanı sıra bit temizliği için ortak kullanılan eşyalar temiz olmalı, bit olan kişilerle yakın temastan kaçınılmalı ve kişisel eşyalar düzenli aralıklarla temizlenmelidir. Saç Biti Nasıl Bulaşır? Bulaşıcı bir parazit olan bit insanların birbirine yaslanması, sarılması, dip dibe olması gibi durumlarla geçer. Saç Bitin bulaşması için yakın temas şarttır. Bu nedenle okulda ya da çocuklar oyun oynarken bitler kolayca yayılırlar. Toplu yaşam alanlarında daha çok yaşanan bu sorun salgın oluşumuna bile yol açabilir. Fark edildiğinde ilgili kişi mutlaka toplumdan uzak tutulmalı ve bit temizliği etkin bir şekilde yapılmalıdır. Daha fazla bulaşmasını önlemek adına tarak, eşarp, toka, atkı gibi kişisel eşyaların kullanıma dikkat edilmelidir. Bununla birlikte bitin bulaşma ihtimaline karşı özellikle okula giden çocukların saç dipleri sıklıkla kontrol edilmelidir. Yıpranmış Saçlar için Saç Bakımı Nasıl Olmalıdır? ## Stresle Başa Çıkma Teknikleri URL: https://trendhayat.com/stresle-basa-cikma-teknikleri/ Tarih: 2026-08-07 Strese Dur Deme Vakti Gelmedi Mi? Stres Yönetimi Nasıl Olur Maalesef güne stresle başlıyoruz. Eyvah işe geç kaldım, otobüs kaçtı, çok trafik var, işler bitecek mi, faturanın son günü, ayın sonu nasıl gelecek, bütten geçecekmiyim gibi bir sürü nedenle stres yaşam boyu sizin peşinizi bırakmaz. Ruhsal ve bedensel verdiği zararlara dur deme vakti gelmedi mi? Stresle başa çıkma yolları nelerdir. stres-azaltmanin-yollari Stresten Kurtulma Yolları Güne gülümseyerek merhaba deyin. Planlı ve düzenli çalışın. Gün içinde yapacağınız işleri sıraya koyun, bu sayede işleriniz zamanında biter ve işler yetişecek mi stresiniz olmaz. Spor yapın, temiz havada yapacağımız yürüyüş hem ruhunuza hem de bedeninize iyi gelecek. İlginizi çeken alanlarda kendinize yeni hobiler edinin. Olumlu düşünen size katkısı olan insanlarla iletişim sağlayın. Negatif insanlardan uzak durun. Korku ve endişelerinizle yüzleşin, endişe ve korkunuzun nedenlerini çözmeden stresten kurtulamazsınız. Doğru beslenin, gereksiz ve yanlış beslenme daha çok yemek yeme kilo artışına sebep olmaktadır. Bu da sizin moralinin bozulmasına strese girmenize sebep olacaktır. Düzenli uyuyun, günlük 7-8 saatten az uyumak stresi artırmaktadır. Hep evet demeyin Hayır demeyi de öğrenin Alkol ve sigaradan uzak durun. Kendinize mutlaka zaman ayırın. Yeniliklere açık olun, imkanınız doğrultusunda seyahatlere çıkın, yeni yerler gezin, yeni kitaplar okuyun, yeni arkadaşlıklar edinin yani yeni şeyler keşfedin. Gerektiğinde uzmandan yardım almaktan çekinmeyin. stres-kurtulma-yontemleri ## Kadınlarda Saç Dökülmesi URL: https://trendhayat.com/guzellik/kadinlarda-sac-dokulmesi-861/ Tarih: 2026-08-07 Gür, pırıl pırıl parlayan sağlıklı ve kaliteli saçlara sahip olmayı kim istemez ki? Eğer doğuştan şanslı değilseniz, böylesi bakımlı saçlara sahip olmak için saçlarınıza büyük özen göstermeniz gerekiyor. Öncelikle beslenmenize dikkat etmeli ve saçınızda iki tel beyazınız var diye çeşitli kimyasal işlemlere başvurmamalısınız. İnsanların çoğu hayatı boyunca en az bir kez saçlarının her zamankinden daha fazla döküldüğünden, eskisinden daha cansız ve incelmiş olmasından yakınmış ve çeşitli yöntemlerle saçlarını hayata döndürmeye çalışmıştır. Saç Dökülmesi Nedenleri Bu noktada herkesin ortak derdi olan dökülmeyi durduracak yöntemlere başvurmadan önce, belki de dökülmenin sebebini araştırmak gerekiyor. Prof. Dr. Kerim Alpınar, “Sonbahar mevsiminde saç dökülmesi hızlanır. Mevsimsel değişiklikler, insanın biyolojik saatini etkiler. Gündüz süresi azaldığında insanlarda depresyona girme eğilimi artar. Dolayısıyla dış şartlardaki bu değişiklikler insan organizmasını etkiler ve dökülme hız kazanır” diyor. Saç dökülme sebepleri arasında hem genler, hem de erkeklik hormonu etkili. Erkeklik hormonu yüksek olanlarda kellik riski daha fazla. Saçın diğer düşmanları ise; sağlıksız diyetler, vitamin eksikliği, UV ışınları, hormonal dengesizlikler, hava kirliliği, depresyon, stres, aşın fön, bazı ilaçlar, hamilelik, sigara ve alkol tüketimi… Saç dökülmesi, çok çeşitli şekillerde ortaya çıkıyor. Ancak en sık “erkek tipi saç dökülmesi” görülüyor. Kadınların saç dökülmesi konusunda erkeklere oranla daha şanslı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alpınar, konuyla ilgili herkese çok çarpıcı gelecek istatistikler veriyor: “Erkeklerin 20′li yaşlardan itibaren yüzde 25′inde saç dökülmesi başlar. 30′lu yaşlarda yüzde 30′unun, 4O’lı yaşlarda yüzde 40′nın, 50′li yaşlarda ise yüzde 50′sinin saçları dökülür. Kadınlarda ise dökülme 50′li yaşlarda baslar. Toplamda ise kadınların yüzde 30′unun saçı dökülür. Özellikle menopoz sonrası dökülme oranı giderek artar. Saç dökülmesi erkeklerde önce alın kenarında seyrelme olarak kendini gösterir. Ardından tepede dökülmeler başlar ve son olarak da kafanın büyük bir kısmı kelleşir. Kadınların ise sadece tepelerinde seyrelme olur ve asla tamamen saçları dökülmez..” Saç Dökülmesine Çözümler – Saç Dökülmesinin Önlenmesi Sonuç olarak günde 100-120 tane saç telinin dökulmesi uzmanlar tarafından normal karşılanıyor. Ancak bu oranı aşıyorsanız sizin için tehlike çanları çalıyor demektir. Bu yüzden derdinize derman bulmak istiyorsanız, yapacaklarınız çok da zor degil aslında; saç dökülmesine önlem için stresli ortamlardan uzak durmalı, saç renginizi sık sık değiştirmemeli, dengeli ve saglıklı beslenmelisiniz. Bu arada kullandığınız ilaçların da “saç dökülmesi” yapıp yapmadığını doktorunuza danışmalısınız. Tüm bu önlemlerinize rağmen hala saçlarınız çok fazla dökülüyorsa doktorunuzla görüşüp hormonlarınızı kontrol ettirmenizde fayda var. Saç Bakım Ürünleri Zararlı mı ? Yanlış şampuan ve bakım ürünleri kullanmak da saç dökülmesini artırabiliyor. Doğal ürünler kullanılmasını öneren Prof. Dr. Kerim Alpınar şu açıklamayı yapıyor: “insan organizması doğanın bir parçası. Bu yüzden doğada tanıdığı maddelerle tedavi edilmeli. Laboratuarda üretilen maddelerin uzun vadede ne gibi etkileri olacağı bilinemez.” Güzelleşmek için kullandığımız saç boyaları da masum degil. Özellikle saçınızın rengini açarken çok dikkatli olmalısınız. çünkü bu işlem için kullanılan bazı maddeler saçın dökülmesine neden oluyor. Bu yüzden kullanılan boyaların bitkisel içerikli olup olmadığını kuaforünüze sormanız gerekiyor. Saç, “Her gün yıkanmalı mı yıkanmamalı mı?” sorusu hep kafaları meşgul eder durur. Kimileri saçı her gün yıkamanın saçı yıpratıp yağlandırdığını savunsa da kimileri saçın sağlığı için her gün yıkanması gerektiğine dikkat çeker. Uzmanlar kuru ve normal saça sahip olanların genelde iki günde bir yıkanması gerektiğini yağlı saçı olanların her gün yıkamasında ise sorun olmadığını düşünüyorlar. Bu arada saçı çok sıcak suyla durulamamak gerekiyor. Çünkü çok sıcak su saçın ömrünü kısaltıyor. Bu yuzden ılık suyla durulamak en iyisi. Saç hakkında her şey ; Sağlıklı bir insanda 100-150 bin saç teli bulunur. Bir saç teli günde 0.3-0.5 mm kadar uzar. Saç tellerini uç uca eklersek bir yılda ortalama 16 km uzar. Saç telinin büyüme evresi üç yıldır. Bir günde ortalama 50-100 saç teli dökülür. Bir saç kökünden ömür boyunca 20 defa saç teli oluşur. Saç yoğunluğu santimetrekare başına 200 teldir. Bir günde saç tellerimiz toplamda 20-30 m. uzar. 20 yaşın üzerindeki her kadın, yaşamının bir döneminde saç dökülmesine karşı tıbbi bir yardıma ihtiyaç duyar. Her gün ağırlığının yüzde 3′ü kadar yabancı madde yapıştığı için saç hava alamaz. Saç dibine dışarıdan uygulanan ürünleri, gece yatmadan önce kullanmak faydalıdır. Çünkü kıl köklerindeki hücre bölünmesi en etkili şekilde gece olur. Saçı sık yıkamanın saça bir zararı yoktur. Yağ bezlerinin çalışma hızı saçı yıkamakla değişmez. Bu metabolizmayla ilgilidir. Şampuanı sık sık değiştirmenin saça bir faydası yoktur. Şampuan saçın ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. Filed Under: Güzellik ## Zencefilin Yararları Nelerdir? — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/zencefilin-yararlari-1319/ Tarih: 2026-08-07 Zencefilin Yararları Nelerdir? Zencefilin Yararları ve Zencefilin Zararları. Aromatik yağ bakımından zengin, tropikal bir kök bitkisi olan zencefil soğuk algınlığı, grip, nezle gibi hastalıkların belirtilerini, baş ağrılarını ve regl dönemi ağrılarını azaltmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Taze zencefil B6 vitamini, C vitamini, demir, kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, manganez ve lif yönünden yüksek besin değerlerine sahiptir. Zencefil kökleri, mide kaynaklı sindirim sorunlarının giderilmesinde kullanılmaktadır. Seyahat sırasında, gebelikte ve kemoterapisi sebebiyle meydana gelen mide bulantısı ve kusmanın önlenmesi ve edavisinde kullanımıyla bilinir. Zingiber officinale bitkisinin köklerinden elde edilen zencefilin hazırlanış biçimine göre siyah ve beyaz olmak üzere iki preparatı bulunmaktadır. Siyah zencefil, bitki köklerinin kaynar suda haşlanarak güneşte kurutulması yoluyla elde edilirken; daha kaliteli olan beyaz zencefil ise, bitki köklerinin doğrudan güneşte kurutulmasıyla elde edilir. Zencefilin Kullanımı ve Zencefil Yararları Zencefille ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar bu bitkinin iltihap ve ağrı giderici, iritabl bağırsak sendromu sorunlarını hafifletici, mide ülserinin tedavisinde, mikrobiyal enfeksiyonlarda ve kalp-damar rahatsızlıklarında olumlu etkilere sahip olduğunu göstermektedir. Tedavide kabuğu soyulmuş, parmak uzunluğunda kesilmiş, taze veya kurutulmuş rizomları, bunlardan hazırlanan etkili dozda preparatlar kullanılır. Bulantı ve Kusma Zencefilin taşıt tutmasına olan etkisinin incelendiği bir araştırmada yolculuktan iki saat önce alınan zencefilin etkili olduğu saptanmıştır. Diğer bir çalışmada zencefilin hareket hastalığında bulantıyı önleyici etkisi diğer bulantı ilaçlarıyla karşılaştırılmıştır. Bir gruba zencefil, bir gruba da diğer bulantı ilaçları verilmiştir. Daha sonra kişilere döner sandalye üzerinde hızlı bir şekilde dönme ve sallama hareketi uygulanmıştır. Zencefil kullanan gruptakiler, ortalama 5,5 dakikalık bir tahammül gösterirken, diğer ilâçların verildiği grupta ise bu süre 3,5 dakika olmuştur. Zencefilin ameliyat sonrası ortaya çıkan bulantı ve kusmalar üzerindeki etkisi, 60 ve 120 kişilik hasta grupları üzerinde araştırılmış ve her iki çalışmada da ameliyat sonrası görülen bulantı ve kusmaların zencefil kullanımıyla önlenebildiği tespit edilmiştir. Araştırmalar zencefilin, olası etki mekanizmasının, sindirim sistemi ve merkezi sinir sistemi üzerinden oluşabileceğini göstermektedir. Gebelik dönemindeki bulantı ve kusmanın azaltılmasında da etkilidir. Dört eşit kısma bölünmüş olarak günlük toplam 1 gram alınabilmekle beraber bunun doktor gözetiminde kullanılması daha doğru olur. Çünkü bu bitkinin rahim hareketlerini artırıcı özelliği olduğu için yanlış doz kullanımı düşüğe neden olabilir. Helicobacteri Pylori Zencefilin insanlarda hastalığa neden olan çeşitli bakteriler ve mayalar üzerinde etkileri de incelenmiştir. Etkili olduğu mikroorganizmalar arasında, başlıca ülser etkenlerinden biri olan Helicobacteri pylori bulunmaktadır. Özellikle uçucu bileşenleri olan gingerollerin çeşitli helikobakter tipleri üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Osteoartrit Klinik bir çalışmada iki farklı zencefil türünün belirli oranlarda karıştırılmasıyla üretilen ilaç, 261 osteoartrit hastasına 6 hafta boyunca verilmiş ve süre sonunda yapılan değerlendirmede plasebo grubuna göre hastaların şikayetlerde belirgin bir azalma tespit edilmiştir. 2007′de yapılan deneysel bir çalışmada zencefilin iltihaba neden olan COX-2 ve PGE-2 gibi bazı etkenler üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Zencefil kireçlenme ağrısı olan kişilere de yararlı olmaktadır. Bir çalışmada kireçlenmesi olan hastaların 4 ila 36 hafta boyunca günlük 30 mg.’dan 500 mg.’a kadar zencefil alımı kalça ve dizlerde hareketten dolayı ortaya çıkan ağrının azalmasına neden olmuştur. Araştırmacılar zencefilin, kas ve eklemlerde olan şişme ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olan önemli bir madde olduğunu belirtmişlerdir. Anti Kanser ABD’deki Michigan Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan araştırmalar, zencefilin kanser tedavisinde rol oynayabileceğini göstermiştir. Deneylerde, toz haldeki zencefil suda eritilerek kanserli hücreye uygulanmış ve zencefilin kanserli hücreyi öldürdüğü ve kanserli hücrelerin kemoterapiye karşı direnç kazanmasını önlediği saptanmıştır. Minnesota Üniversitesi uzmanlarınca yapılan diğer bir araştırmaya göre zencefil, kolorektal kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatmaktadır. Bir hayvan deneyinde zencefildeki 6-gingerol bileşeninin farelerde tümör hücrelerine doğrudan verilmesiyle tümör hücresinin kan ile beslenmesini engellediği ve tümörün ölmesini sağladığı tespit edilmiştir. Araştırmalar zencefilin kemoterapinin yan etkilerini azalttığını da göstermiştir. Amerikan Birliği Klinik Onkoloji’nin 2009’daki yıllık toplantısında sunulan raporda, meme kanseri olan hastalara standart şekilde verilen kusmayı engelleyen ilaca 0.5 gr. ve 1.0 gr. zencefil eklenmiştir. Hastalara kemoterapi tedavisinden 3 gün önce ve 3 gün sonra günde iki kez zencefil ekstresi verilmiş; mide bulantısı plasebo grubuna göre yaklaşık %40 azalma göstermiştir. Zencefil Çayı Nasıl Yapılır? 1 kahve kaşığı toz zencefil rizomunun üstüne bir fincan kaynar su döküldükten sonra, 5-10 dakika üstü kapalı olacak şekilde demlenir, süzülür ve yemeklerden önce birer fincan içilir. Zencefilin Zararları Nelerdir? Zencefil güvenli olarak kabul edilen bir bitki olmakla birlikte yüksek oranda kullanılması önerilmemektedir. Yüksek oranda alınması halinde mide ekşimesi, günlük 6 gramın üstündeyse midede tahriş meydana gelebilir. Yüksek oranda alımı kan sulandırıcı ya da pıhtılaşma önleyici ilaçlarla etkileşme olasılığına neden olabilir. Küçük safra taşlarının olması durumunda, zencefil rizomunun karaciğerden safra yapımını uyaran ve safra kesesinin boşalmasını sağlayan etkisi sebebiyle taş ilerleyip safra yollarını tıkayarak safra koliğine yol açabileceğinden kullanılmamalıdır. İki yaşından küçüklere verilmemelidir. Filed Under: Beslenme ## Protein İçeren Besinler URL: https://trendhayat.com/beslenme/protein-iceren-besinler-676/ Tarih: 2026-08-07 Protein Bakımından Zengin Besinler : Proteinler hayvansal ya da bitkisel kökenli olup, organizmanın hücre yapısı örgüsünü oluşturan organik maddelerdir. Temel elementleri oluşturan sayısız amino-asitler den meydana gelmişlerdir. Bu amino-asitlerden bir kısmı organizma tarafından üretilirken, geri kalan kısmı da beslenmeyle alınmaktadır. Protein Kaynakları; Proteinlerin iki kökeni vardır. -Hayvansal proteinler : Et, sakatat, şarküteri ürünleri, balık, midye, istiridye, yumurta, süt, süt ürünler ve peynirde bulunur. -Bitkisel proteinler : Soya fasulyesi, su yosunu, badem, fındık, tahıl ürünleri ve sebzelerde bulunur. Protein şunlar için gereklidir: a) Hücresel yapıların oluşumunda b) İçlerinde tiroksin ve adrenalin gibi nöromedyatörlerin de bulunduğu bazı hormonların üretilmesinde c) Organizmaya gereksinme duyduğunda hizmet edecek bir enerji kaynağı olarak d) Kas sisteminin bakım ve gereksinimlerinde e) Safra asitleri ile solunum piğmentlerinin oluşumunda. Günlük Protein İhtiyacı Dengeli bir beslenme için, her yetişkin kadın günde en az 60 gr, erkekte 70 gr.olmak üzere ağırlıklarına bağlı olarak, kilo başına 1gr. protein almalıdır. Kas geliştirmek isteyen sporcular, bol miktarda sıvı almak koşuluyla günde kilo başına 1,5 grama kadar protein alabilir. Proteinin eksik olduğu bir beslenme organizma üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Kas erimesi, yara kapanmasının uzaması, felç gibi. Ancak fazla miktarda protein alınması sonucu, vücutta biriken protein atıkları ürik asit ve üreye dönüşerek gut hastalığına yol açabilirler. Proteinler beslenme süreci içerisinde genellikle yağlarla, çoğunlukla doymuş yağlarla birleşik durumdadır. Bu nedenle ihtiyatlı tüketilmesi gerekir. Protein Yönünden Zengin Besinler – Yüksek Proteinli Besinler Süt Soya Sütü Yumurta Yoğurt Peynir Fıstık ezmesi Et, balık ve kümes hayvanları Fasulye, Tofu, Mercimek ve diğer Baklagiller Ekmek ve makarna da dahil olmak üzere tahıl, Fındık ve Tohumlar Filed Under: Beslenme ## 15 Temmuz 201915 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/aydinlatma-onerileri-dekorasyonda-aydinlatma/ Tarih: 2026-08-07 Ev içerisinde aydınlatma ünitelerinin doğru kullanılması dekorasyon için son derece önemlidir. Ev içerisinde konumlandırılacak doğru bir aydınlatma ünitesi yapmış olduğunuz dekorasyonun mükemmel bir şekilde gözükmesine yardımcı olmaktadır. Aydınlatma Elektrik tarihsel olarak hayatımızı tamamen değiştirmiştir. Elektrik en çok aydınlatma üniteleri üzerinde kullanılmaktadır. Bu ünitelerinin katkısıyla her obje birеr sanat eѕerine dönüşmektedir. Aydınlatma üniteleri doğru ışık elde edilmesi ve dekoraѕyonun tamamlayıcı öğesi olması nedeniyle son derece önemlidir. Bu ünitelerini seçerken bulunduğunuz mekanın kullanım kullanım amacına doğru hizmet etmesi gerekir. Bununla beraber mekan içerisinde dekoraѕyona uyum göstermesi de önemlidir. Gün ışığı almaуan bölgelerde yeni teknolojilerden de yararlanabilirsiniz. Artık gün ışığı özelliği bulunan ampuller yer alıyor. Yumuşak Aydınlatma Seçimi Mekanların daha aydınlık olmasına dikkat ederken özellikle yatak odası gibi mekanlarda daha yumuşak aydınlatma ünitelerini terсіh edebilirsiniz. Yaşam alanlarınız üzerinde bol ışıklı avizelerle beraber loş abajurlardan da yararlanabilirsiniz. Mutfakta içerisinde yemek hazırladığınız kısımda daha fazla ışıktan yararlanabilir ve romantik aydınlatmalardan en iyi şekilde yararlanabilirsiniz. Bu ünitelerinin temelinde, ışık konusunda sizleri rahatsız etmemesi gerekmektedir. Salon içerisinde bulunuyorken lamba gözünüzü yoruyorsa yanlış tercih yaptığınızı göstermektedir. Aydınlatma Dekorasyonu Doğru bir aydınlatma üniteleri ile mekan içerisinde şık bіr atmosfer yaratabilirsiniz. Bu aydınlatma üniteleri sizlere odak noktası oluşturmada yardımcı olmaktadır. Günümüzde her kеsеуе uygun pek çok ürün bulunmaktadır. Seçim yaparken, eşyalarınızla da uyumlu olması gerekir. Yanlış bіr tercih nedeniyle mobilyalarınız ve duvarlarınızı doğru şekilde yansıtabilirsiniz. Ev içerisinde sıcak bir atmosfer oluşturmak için aydınlatmaların rolü son derece büyüktür. Bununla beraber mekanda yer alan tasarımızda güçlü bir katkı sunabilmektedir. Sıradan bir bölgeyi, büyüleyici bir alana dönüştürebilirsiniz. Farklı Aydınlatmalardan Yararlanın Aydınlatma üniteleri konusunda farklı bölgelere farklı ebatlarda aydınlatma unsurlarını koyabilirsiniz. Tavan lambası bu ünitelerden bir tanesidir. Farklı ışık kaynaklarından yararlanarak sizde dаhа kullanışlı mekanlar yaratırken alanınızı çok daha şık duruma dönüştürebilirsiniz. Mutfakta isе bu ünitelerini mutfağın orta bölgesine değil, yemek hazırlama kısmında kullanabilirsiniz. Mutfak içerisinde ocakta yer alan yemeği kontörlünü yaparken bu ışıklara ihtiyaç duyulduğunu unutmamanız gerekir. Banyo içerisinde aydınlatmanın doğru yapılması gerekir. Daha çok gün ışığının az olarak yer aldığı banyolarda, ayna üzerіne aplikler koyarak gölge problemini kaldırabilirsiniz. Bu üniteleri üzerinde kullanacağınız ampullerin tasarruflu olması son derece önemlidir. Doğru bir aydınlatmanın mekanın çok daha ferah bir şekilde görünmesine yardımcı olmaktadır. Doğru ışık üniteleri sayesinde istediğiniz her alanda odak noktalarını kolayca oluşturabilirsiniz. Aydınlatma Avize Fiyat Tıkla ## Kadınların En Çok Tercih Ettiği 2018 Model Arabalar → URL: https://trendhayat.com/kadinlarin-bayanlarin-tercih-ettigi-2018-model-otomobiller/ Tarih: 2026-08-06 Artık dünyada ve ülkemizde bayan araba kullanıcı sayısı her geçen gün hızlı bir şekilde artmakta. Genel olarak bayan arabası veya kadın arabası diye bir araba modeli olmasa da kadınların genel tercihleri belirli model otomobiller üzerine yoğunlaşınca ortaya bir bayan arabası tipi çıkmaktadır. Buradan yola çıkarak park etmesi daha kolay olduğu için küçük ebatlı otomobiller, kullanım kolaylığı sağladığı için otomatik vitesli arabalar bayanlar için ilk sırada yer alıyor. Durum böyle olunca otomobil üreticileri kadın sürücüleri düşünerek modellerini bu tercihleri göz önünde tutarak tasarlayıp üretmektedir. Artık sadece binek tabir ettiğimiz otomobillerde değil, SUV diye tabir ettiğimiz arazi ve şehir yolları için düşünülmüş araçlarda da bayan sürücüler dikkate alınıyor. İşte bizde sizin için 2018 model bayan arabası modellerini sıraladık. 2018 model bayan SUV modeller için tıklayın. 1- Wolksvagen Polo 2018 model wolksvagen polo modeli dış görünüşü 2018 model wolksvagen polo modeli iç görünüşü 2- Audi A1 2018 model audi A1 modeli dış görünüşü 2018 model Audi A1 modeli iç görünüşü 3- Citroen C1 2018 model citroen C1 modeli dış görünüşü 2018 model Citroen C1 modeli iç görünüşü 4- Fiat 500 2018 model fiat 500 modeli dış görünüşü 2018 model fiat 500 modeli iç görünüşü 5- Ford Fiesta 2018 model Ford Fiesta modeli dış görünüşü 2018 model Ford Fiesta modeli iç görünüşü 6- Honda Jazz 2018 model Honda Jazz modeli dış görünüşü 2018 model Honda Jazz modeli iç görünüşü 7- Hyundai i20 2018 model Hyundai i20 modeli dış görünüşü 2018 model Hyundai i20 modeli iç görünüşü 8- Kia Picanto 2018 model Kia Picanto modeli dış görünüşü 2018 model modeli Kia Picanto iç görünüşü 9- Mercedes A 2018 model Mercedes A serisi modeli dış görünüşü 2018 model Mercedes A Serisi modeli iç görünüşü 10- Mini Cooper 2018 model Mini Cooper modeli dış görünüşü 2018 model Mini Cooper modeli iç görünüşü 11- Nissan Micra 2018 model Nissan Micra modeli dış görünüşü 2018 model Nissan Micra modeli iç görünüşü 12- Opel Corsa 2018 model Opel Corsa modeli dış görünüşü 2018 model Opel Corsa modeli iç görünüşü 13- Peugeot 208 2018 model Peugeot 208 modeli dış görünüşü 2018 model Peugeot 208 modeli iç görünüşü 14- Seat İbiza 2018 model Seat İbiza modeli dış görünüşü 2018 model Seat İbiza modeli iç görünüşü 15- Skoda Fabia 2018 model Skoda Fabia modeli dış görünüşü 2018 model Skoda Fabia modeli iç görünüşü 16- Toyota Yaris 2018 model Toyota Yaris modeli dış görünüşü 2018 model Toyota Yaris modeli iç görünüşü Aramalar ## Cilt Sıkılaştırma Yöntemleri URL: https://trendhayat.com/cilt-sikilastirma-yontemleri/ Tarih: 2026-08-06 Cilt Sıkılaştırma Yöntemleri Nelerdir? Nasıl Sıkı Bir Cilde Sahip Olunur? Cilt Sıkılaşma Maskesi ve Cilt Sıkılaştırma Egzersizleri bu gibi sorularınız varsa eğer cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Her kadın cildi sıkı, parlak ve güzel bir görünüme sahip olmak ister. Cilt sıkılığını bazı nedenlerden dolayı kaybedilmiş olunabilir. Sıkılığını kaybeden cilt sarkmaya ve gevşek bir hal almaya başlar. Bu sarkmanın nedenleri ile ani kilo kayıpları, sağlıksız ve yanlış beslenme alışkanlıkları, hamilelik, yaş ilerlemesi, kalitesiz ve kimyasal cilt ürünleri kullanmak, güneş ışınlarına maruz kalmak, hava kirliliği neticesinde ciltte sarkmalar oluşabilir. Bu durumlara maruz kalan cilt kurur, cilt kırışır, çizgiler oluşur ve cilt sarkmalar oluşur. Sarkan cildi sıkılaştırmak için doğal yöntemler uygulayabilirsiniz. Bu sayede canlı parlak ve sıkı bir cilde sahip olabilirsiniz. Cilt Sıkılaştırma Yöntemleri Nelerdir? Krem Cildinizi sıkılaştırıcı özelliğine sahip olan kremler kullanabilirsiniz. Satın aldığınız bir çok üründe kimyasal içerikler maalesef mevcut bunun yerine kendiniz doğal ürünlerle cildinizi sıkılaştırabilirsiniz. Yağlar Cildin sıkı ve iyi görünmesi için doğanın bize sunduğu nimetlerde yararlanabiliriz. Doğal kimyasal olmayan yağlardan yardım alabiliriz. Bunlar şunlardır; Cildi Sıkılaştırma Yöntemlerinde Biride Fındık Yağı Fındık yağı cildin sıkılaşmasını ve cilde oluşan çatlakların giderilmesi için kullanılan bir yağdır. Düzenli kullanıldığın da etkisini gözlemleyeceksiniz. Portakal Yağı Portakal yağı içerdiği özellikler sayesinde cildi gerginleştirir ve sıkılaştırır. Cilt sıkılaştırmak için önemli etkiye sahip olan portakal yağını hassas cilt tipine sahipseniz eğer uzman doktora danışarak kullanın. Cildi Sıkılaştırma Yollarından Biride Yasemin Yağı Yasemin yağı da cildi yeniler ve cildi sıkılaştırır. Nemli bir pamuğa 5-6 damla yasemin yağı damlatılır. Sıkılaşmasını istediğiniz bölgeye yasemin yağı pamuk yardımıyla uygulanır ve 2 günde 1 kez uygulanması yeterlidir. Cilt Sıkılaştırma Yöntemlerinden Biride Yosun Yağı Cildi sıkılaştırma konusunda etkili olan yosun yağı, cilde ki ölü hücrelerin arınmasına ve cildi daha parlak görünmesini sağlar. Haftada bir kez cildinize uygulamanız yeterli olacaktır. Yosun yağından 3 damla damlatın. Daha sonra hafif bir şekilde cildinize uygulayın. 2 saat yüzünüzde durmasını sağlayın. Daha sonra ılık suyla yıkayın. A ve C Vitamini Cildin sıkılışı için kolajen desteği çok önemlidir. Bu nedenle kolajen yönünde zengin olan A ve C vitaminler tüketilmelidir. Cilt Sıkılaştırma Yöntemlerinde Biride Masaj Cildinizi mutlaka masaj yapın cildinizi kan akışını hızlandırın bu sayede cilt deforma olmamasını sağlamış olursunuz. Egzersiz İnsan vücuduna ve ruhuna yapılan egzersizin bir çok faydası bulunmaktadır. Egzersiz cildin yağ birikmesini önleyerek cildin sarkmasını engeller ve cildin sert kalmasını sağlar. Cilt Sıkılaştırma Yöntemlerinde Biride Su İnsan için olmazsa olmazlardandır su, sağlıklı bir yaşam için düzenli su içme alışkanlığına sahip olunmalıdır. Su cildin sarkmasını engeller ## Kusmaya Ne İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/saglik/kusmaya-ne-iyi-gelir-1395 Tarih: 2026-08-05 Kusmaya Ne İyi Gelir? Mide Bulantısına Ne İyi Gelir? Kusmaya Ne İyi Gelir? Kusma ve Mide Bulantısı İçin Şifalı Bitki Tedavisi. Yüzyılları bulan geleneksel kullanımında Zencefil kökünün (Zingiber officinale) en önemli kullanımı bulantı ve kusmaya karşıydı. Exeter Üniversitesi araştırmacıları zencefilin klinik olarak bu etkinliği gösterip göstermediğini belirlemek üzere daha önce yapılan çalışmaları gözden geçirmişlerdir. Çiftkörlü, plasebo kontrollü çalışmaların gözden geçirildiği araştırmada zencefilin dört ayrı alanda kullanımı incelenmiştir: taşıt tutması, sabah bulantısı, ameliyat sonrası bulantılar ve kemoterapinin yol açtığı bulantılar. Araştırmada varılan sonuç ise günde 1 g alınan zencefil tozunun bulantılara karşı plaseboya oranla önemli ölçüde daha iyi sonuç verdiği şeklindedir. Tek istisna ameliyat sonrası bulantılar üzerine yapılan bir çalışmadır. Bu çalışmada zencefil plasebodan farklı bir sonuç vermemiştir. Araştırmacılar zencefilin güvenli olduğunu ve hiç bir çalışmada yan etkiye rastlanmadığını da belirtmektedirler. kategori Sağlık Permalink Comment ## Allık Nasıl Sürülür? URL: https://trendhayat.com/guzellik/allik-nasil-surulur-1365/ Tarih: 2026-08-05 Allık Nasıl Sürülür? Allık Nasıl Sürülür ve Makyaj Sırları. Kış günlerinde kadınların çoğu yüzlerinin soluk ve cansız görünmesinden şikâyet eder. Yüzümüze sağlıklı bir ışıltı kazandırmak için allık gibisi yok! Ancak allık seçerken ve uygularken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. YÜZ ŞEKLİNİZE UYGUN ALLIK SÜRME TEKNİKLERİYLE büyük burnunuzu küçük, geniş yüzünüzü dar, belirgin olmayan elmacık kemiklerinizi daha çıkık gösterebilirsiniz. Cilt renginize en çok yakışan allık rengini bulmak için tüm ürünleri tek tek denemeniz gerekmiyor. Bunun için yanaklarınızın kızardığında ya da güneşte hafifçe yandığında nasıl bir renk aldığına dikkat edin ve bu tonlarda bir allık kullanmayı deneyin. Bu arada aklınızda olsun göz ve dudaklar arasındaki renk dengesini koruduğu için seçtiğiniz rengin ruj renginizle uyumlu olmasına da özen göstermelisiniz. * Pudra allıklar her cilt tipine uyum sağlar. Bu tip allıkları yüzünüzün istediğiniz noktalarına uygulayabilirsiniz. Yoğun görünmemesi, ayrı bir bölüm gibi durmaması için rengi azar azar ve fırçadaki fazlalıkları üfleyerek uygulayın. * Burnunuzun büyüklüğünden şikâyet ediyorsanız, bej tonlarında bir allığı şakaklarınıza ve yanağınıza uygulayın. Böylece burnunuz olduğundan daha ince görünecektir. * Kuru bir cilt tipine sahipseniz krem yapılı allıklardan edinmenizde fayda var. Krem allıkların renkleri pudra allıklara nazaran daha yoğundur. Bu yüzden az miktarda uygulamaya özen göstermelisiniz. Yoğun bir içeriğe sahip olduğu için çok kalıcı olan bu allıkları, gece makyajında da tercih edebilirsiniz. * Likit ya da jel yapılı olan allıklar yağlı ciltlerin kullanımına uygundur. Oldukça kalıcı olan bu ürünleri, yüzünüze fondöten ve pudranızı sürdükten sonra parmak uçlarınızla hafifçe sürmelisiniz. * Makyaj konusunda çok yetenekli olmadığınızı düşünüyorsanız kalem şeklindeki allıkları kullanmayı deneyin. Böylece kontrol elinizde olur. Ancak yine ürünü azar azar uygulamalı ve parmak uçlarınızla nazikçe dağıtmalısınız. * Yuvarlak bir yüz şekline sahipseniz, hatlarınızın daha ince ve uzun görünmesi için allığı yanaklarınızın tam üstüne uygulamalısınız. Fırçayla sanki "C" harfi çiziyor gibi yapın. Bu arada allığı saç diplerinize doğru uzatmayı da ihmal etmeyin. Ayrıca çenenize de çok hafif birşekilde allık sürebilirsiniz. * Yüzünüz uzun ise allığı sadece yanaklarınızın üzerine uygulamanızda fayda var. Ancak yüzünüzdeki makyaj keskin olmamalı. Bu yüzden allığı yumuşak hareketlerle dağıtmayı denemelisiniz. * En ideal yüz şekli ovaldir. Butip yüzlerde alın çeneden daha geniştir. Ayrıca elmacık kemikleri daha baskın ve çene ovaldir. Bu tip yüze sahipseniz allığı, kemiklerinize ve şakaklarınıza uygulamalısınız. Böylece, elmacık kemikleriniz çok belirgin hale gelecektir. * Alnınız geniş, elmacık kemikleriniz çıkık ve çeneniz darsa bu üçgen bir yüzünüz olduğunu işaret eder. Öncelikle allığınızı fırça yardımıyla V şeklinde elmacık kemiklerinizden şakaklarınıza doğru uygulayın. Eğer kaş altından yüzünüzün ortasına doğru da hafifçe allık uygularsanız, geniş olan alnınız yüzünüzün diğer kısımlanyla dengelenmiş olur. * Dikdörtgen yüzlerde alın,elmacık kemikleri ve çene çizgisi kadar geniştir. Allığı gözlerinizin dış köşelerine ve elmacık kemiklerine iyice uygulayın. Fakat allığınızın, burnunuzun ucundan daha aşağıda olmamasına özen gösterin. * Kare yüzlerde alın kare şeklindedir. Ayrıca elmacık kemikleri ve çene geniştir. Aynanın karşısına geçip gözlerinizin merkeziyle elmacık kemiklerinizin neresine paralel durduğunu belirleyin. Ardından allığınızı bu çizgiden şakaklara doğru dairesel hareketlerle hafifçe uygulayın. * İri bir yüzünüz varsa yüz çevrenize bronz pudra uygularsanız çehrenizin daha küçük görünmesini sağlayabilirsiniz. * Yüzünüze bir ışıltı katmak istiyorsanız, önce yanaklarınıza krem allık ardından da toz allık sürün. Bu sayede allığınızın kalıcılığını da artırmış olursunuz. Eğer allığınızın iyi dağılmadığını düşünüyorsanız, büyük bir fırçayla dağıtmayı deneyin. * Allığınızı fazla kaçırdığınızı düşünüyorsanız ten renginizden daha açık bir pudra kullanarak yoğunluğunu azaltabilirsiniz kategori Güzellik Tags: makyaj malzemesi Permalink ## Osman Gazi Kimdir? Osman Gazi’nin Hayatı URL: https://trendhayat.com/osman-gazi-kimdir-hayati-donemi-osmanli-devletinin/ Tarih: 2026-08-03 Osman Gazi Kimdir ? Osman Gazinin hayatı dönemi Osmanlı Devletinin kuruluşu OSMAN GAZİ Doğum Tarihi : 1258 Ölüm Tarihi : 1326 Meslek : Padişah Doğum Yeri : Söğüt Ölüm Yeri : Bursa Babası : Ertuğrul Gazi Annesi : Halime Sultan Eşi : Mal Hatun, Rabia Bala Hatun Çocukları : Orhan Gazi, Alaeddin Paşa, Fatma Hatun, Melik Arslan bey, Hamid Bey, Çoban Bey, Savcı Bey, Pazarlı Bey Osman Gazi’nin Kısa Hayatı Osman Gazi (Osman Bey) ve 1. Osman isimleri ile bilinen 600 yıl dünyanın 3 kıtasında hüküm süren OSMANLI DEVLETİ’nin kurucu olan hükümdarıdır.. 1258 ‘de Söğüt’te Ertuğrul Gazi ve Halime Hatun’un çocukları olarak doğan, Osman Gazi 1281 de 23 yaşında Kayı Boyunun yönetimine geçti. Daha 23 yaşındayken Kayı Beyi olan Osman Gazi, Kayı Boyunun ileri gelen şahsiyetlerinden biri olan Ömer Bey’in kızı Malhun Hatun’la evlenmiş ve bu evlilikten daha sora devletin başına gelen Orhan Gazi olmuştur. Cesur, cömert, dürüstlüğü ve tedbirli bir devlet adamı bilinirdi.. Osman gazi 1320 yılından sonra yaşlılığa bağlı hastalılardan dolayı yerine oğlunu vekil tayin etti. Osman Gazi babası Ertuğrul Gazi‘den devraldığı 4800 km² olan devlet topraklarını 16000 km² ye kadar büyüterek oğlu Orhan Gaziye devretmiştir. 1326 yılında Nikris hastalığından Bursa’da vefat eden Osman Gazinin türbesi’de Bursa’da bulunmaktadır. Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Tüylenen Giysiler İçin Neler Yapılması Gerekir URL: https://trendhayat.com/tuylenen-giysiler-icin-neler-yapilmasi-gerekir/ Tarih: 2026-08-02 – Giysilerinizi Zarar Vermeden Yıkamak için tıklayın Kıyafetlerde Tüylenme Neden Olur Sık sık karşı karşıya kaldığımız bu durum kıyafetlerimizin yıpranması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Kıyafetlerin sürtünme etkisiyle yeni alınan kıyafet daha yıkanmadan veya ilk yıkamadan sonra tüylenme olabilir. Sürtünme sonucunda tüylenen yerler genelde dirsek, çanta taşırken temas ettiği bölge ve pantolon ağı gibi kısımlar genelde daha çok sürtünme ve temas etkisiyle tüylenme olmaktadır. Tüylenen giysiler için neler yapılır bunları bilmek bu sorunun çözülmesine yardımcı olur. giysilerde-tuylenme-nasil-giderilir Kıyafetlerde Tüylenme Nasıl Gider Kıyafetlerinizin kumaş özelliğine göre hareket edin. Tüylenmeye meyil ürünlerinizi çamaşır makinesine atmamayı tercih edin. Kuru temizlemeye verilmelidir. Eğer kıyafetinizi çamaşır makinesinde yıkayacaksanız, makinenizi çok doldurmayın çok doluluk oranı fazla kıyafet olması nedeniyle sürtünme daha fazla olacaktır. Bir diğer etken ise çamaşır makinesine az deterjan koymayın, az deterjan kayganlığı azaltacağından daha fazla sürtünme oluşur. Tüylenen kıyafetlerle tüylenmeyen kıyafetleri bir arada yıkama işlemi yapmayın. Kışlık giydiğimiz mont ve kabanlar, giysilerde tüylenme yapacağından içinde kaygan astarlı olanlardan tercih edilmeli ve astarlı kısmı dışa gelecek şekilde çamaşır makinesinde yıkanmalıdır. Giysilerimizde tüylerden kurtulmak için jilet yöntemini kullanabiliriz. Jilet yönetimi kullanırken dikkat olmamızda yarar var elimize ve kıyafetimize zarar verebiliriz. Tüy oluşan kıyafeti düz bir zemine serin ve jileti eğik şekilde tutarak yavaş yavaş sürerek tüyleri alın. Diğer bir alternatif ise koli bandı yöntemi koli bandı tüylenmeye ve tiftiklenme başlamadan yapılmalı ve tüylenme ve tiftiklenme olan kıyafetler koli bandı ile işlem yapmak zor. Yünlü ürünlerde bu yöntem daha tercih edilir. Jilet ve koli bandı yöntemi haricinde tüylerden kurtulmak için tüyleri temizleme aletleri mevcut olup silindir şeklinde üstünde yapışkan kağıt olan alet yardımıyla tüylü kıyafetlerinizden kurtulabilirsiniz. ## Uykusuzluk Nasıl Giderilir? URL: https://trendhayat.com/saglik/uykusuzluk-nasil-giderilir-1214 Tarih: 2026-08-02 Uykusuzluk Nasıl Giderilir? İyi Bir Uyku İçin 5 Öneri 1) Yatmadan önce alınacak ılık bir duş, kanı derinin yüzeylerine yaklaştırır. Vücut bu sayede rahatlayıp, uykuya ihtiyaç duyar. Eğer odanızın sıcaklığı da uygunsa vücut ısınız düşer, bu da derin bir uykuya geçmenizi sağlar. 2) Düzenli bir yatış saatiniz olmalı. İngiliz araştırmacılara göre uyku saatlerinde yapılacak herhangi bir değişim, ruh halini kötü yönde etkileyebiliyor. 3) Washington Üniversitesi'ndeki araştırmacılara göre, haftada üç kez 40'ar dakikalık egzersiz yapan insanlar, diğerlerine oranla daha uzun ve derin uyku dönemleri yaşıyorlar. 4) Kendinizi dinlenmiş bir şekilde hayal edin.Kaygılarınızı ve çözümlerini bir kenara yazın. Bu şekilde yaşadıklarınızı beyninizden atmış olacaksınız ve rahat bir uyku uyuyabileceksiniz. 5) Yatmadan önce naneli çay için. Akşam yemeklerinde tavuk ve balık gibi proteinleri yemeyi tercih edin ki ilerleyen saatlerdeki açlık sancılarınızı önleyebilesiniz. Kafein içeren şeyler uyarıcıdırlar ve uykuya geçişi engeller. kategori Sağlık Permalink Comment ## Kısır Tarifi URL: https://trendhayat.com/kisir-tarifi/ Tarih: 2026-08-02 Adını duyunca canınız çeker olsa da yesek dediğiniz beş çayların, altın günlerinin baş tacı olmazsa olmazlarından kısır tarifi, mükemmel bir lezzet son zamanlarda yerine farklı salata çeşitleri yapılsa da kısırın yerini hiç bir şey tutamaz. İnce bulgurun sağlık için yararını da unutmamalıyız. Canınız çektiğinde her an yapabileceğini bir lezzet olan kısır tarifi akşam yemeklerinin yanında, anı misafirlerde, atıştırmalık, yada çayınızla size mükemmel eşlik edecek bir tattır. Güzel bir kısır için bu kısır tarifi deneyin. Kısır Tarifi İçin Malzeme Listesi 2 su bardağı ince bulgur 1,5 su bardağı sıcak su 2 yemek kaşığı salça 1 çay bardağı zeytinyağı 6-7 dal yeşil soğan Yarım demet maydanoz Yarım demet taze nane 1 tatlı kaşığı tuz 1 tatlı kaşığı pul biber 2 adet limonun suyu Yarım çay bardağı nar ekşisi Tam Kıvamında Kısır Tarifin Yapılışı Güzel ve tam kıvamında nasıl kısır yapılır derseniz bu tarifi bir yere not edin. Geniş bir kap alın içine 2 su bardağı ince bulgura koyun üzerine 1,5 su bardağı sıcak suyu ekleyin sonra üzerini kapatın ve bu şekilde bulgurlar şişene kadar bekletin. Bulgurlar şiştikten sonra 2 yemek kaşığı domates salçası, 1 çay bardağı zeytinyağı içine ekleyin ve karışımı iyice karıştırın ve rengi değişene kadar karıştırmaya devam edin. 6-7 dal yeşil soğan, yarım demet maydanoz, yarım demet taze nane küçük küçük doğrayın ve kısırın içine ekleyin. 1 tatlı kaşığı pul biber, 1 tatlı kaşığı tuz, yarım çay bardağı nar ekşisi, 2 adet limonu sıkın suyunu karışıma ekleyin ve güzel karıştırın, bütün malzemeler birbirine iyice karışsın. Deneyeceklere şimdide afiyet şifa olsun. Mutlaka deneyin. Kısır Tarifi İçin Püf Noktalar Şişmesi için beklemeye bırakılan bulgur, şiştikten sonra güzelce karıştırın, karıştırmanız bulgurun tane tane olmasını sağlayacak. Kısıra katacağınız yeşillikleri güzelce yıkayın, mutlaka kurulayın ve bekletmeden karışımın içine ekleyin. İsteğe göre domateste ekleyebilirsiniz. Servis İçin Öneriler Servis için kısırın üzerine süslemek için maydanoz yaprakları veya da nane yapraklarıyla şekil yaparak süsleyebilirsiniz. ## Bitkisel Çaylar Nasıl Kullanılır? URL: https://trendhayat.com/beslenme/bitkisel-caylar-1281 Tarih: 2026-08-02 Bitkisel Çaylar Nasıl Kullanılır? Doğal Çaylar ve Bitkisel Çaylar. Bitkisel çayın hazırlanmasında kullanılan drog miktarı önemlidir ama istenen miktardan biraz az veya bazen de biraz çok olması, sanılanın aksine çok önemli bir problem değildir. Şöyle ki, bitkisel çaylarda genellikle zehirli olmayan ve şiddetli etkiye sahip olmayan droglar kullanılmaktadır. Dolayısıyla miktarın biraz fazla olması herhangi bir zehirlenmeye sebep olmayacaktır. Yine de miktarın uygun bir şekilde ayarlanmasına çalışılır. Droğun veya karışımın özelliğine göre 150-200 mi su (1 bardak) için, 1 veya 2 tatlı kaşığı çay konması uygundur. Kaide olarak, hastalara sabah aç karına ve akşam yatmadan bir süre önce birer bardak içilmesi tavsiye edilir. Eğer 3. bardak içilecekse, ikindi vakti ve yine aç karına olmalıdır. Kısacası, başka bir şekil tavsiye edilmedikçe, çaylar, etkisinin görülebilmesi için aç karına, sıcak ve yudum yudum içilmelidir. İnfuzyon şeklinde hazırlanan çaylar taze hazırlanmalıdır. Uçucu yağ taşıyan droglarla (nane, melisa, biberiye) hazırlanan çayların sadece infüzyonu yapılmalıdır. Dekoksiyon ve maserasyonla hazırlanan çaylar, bir günde içilecek miktarlarda hazırlanıp, gün boyu gerektiğinde içilmesinde bir sakınca yoktur. Bunların serin bir yerde saklanması gerektiğini hatırlatalım. Eğer çay tedavi veya koruma amacı ile içiliyorsa, ancak muntazam bir şekilde muayyen bir süre kullanıldığı takdirde istenen etkinin meydana gelebileceği unutulmamalıdır. Bitkisel çay içilerek yapılan tedavilerde, tedavinin gerektirdiği süre tamamlanınca çay içilmesi de bırakılmalıdır. Aksi takdirde, mutedil etkileri yapan maddelerin bile birikmesinden istenmeyen etkiler doğabilir. Yani tedavi kürlerinin arasında bir süre bırakılmalıdır. Kür halinde tekrarlanan mutedil etkilerin birikmesi, bitkisel çayların gerektiğinde etkili ilaçlar olmasını sağlayacak önemli bir husustur. Mesela papatyanın tedavi kürleri halinde sürekli kullanımı , papatyada bulunan etkili maddelerin enflamasyon ve spazmları azaltması sonucu midedeki şişkinlik ve ağrı azalmakta hatta geçmektedir. Şeker ilavesi genellikle çayların tadını hoş hale getirir. Acı maddeler bulunan droglarla hazırlanan çaylara şeker ilave edildiği zaman bu acılığın giderilemediği, şeker ilavesine devam edildiği takdirde çayın lezzet bakımından içilemez bir hale gelebileceği unutulmamalıdır. Bu gibi durumlarda az miktarda şeker ilave edilerek çayın içilmesi tavsiye edilir. Çaylara tadlandırıcı olarak süzme bal ilavesi tavsiye edeceğimiz daha iyi bir yöntemdir. Öksürüğe karşı kullanılan çaylara bal ilavesi, balın da etkiye katılması ile çayın daha etkili olmasını sağlıyacaktır. Suni tatlandırıcıların bitkisel çaylara ilave edilmesini tavsiye etmiyoruz. Çünkü çaydaki etkili maddelerle reaksiyona girmesi kaçınılmazdır . Uçucu yağ taşıyan droglarla hazırlanan çayları, herhangi bir tatlandırıcı katmadan içmek gerekir. Zaten uçucu yağ taşıyan drog çayın tadını ve kokusunu düzeltmiştir. kategori Beslenme Permalink ## Lokma Tarifi URL: https://trendhayat.com/tarifler/lokma-tarifi-844/ Tarih: 2026-08-01 Lokma Tarifleri – Çubuk Lokma 500 gr. un 5 gr. nişasta 10 gr. maya 2 gr. tuz 2 gr. şeker Çikolatalı krema için: 1 lt. süt 50 ml krema 50 gr. şeker 250 gr. bitter çikolata 20 gr. nişasta Lokma Yapımı: Lokmayı hazırlamak için, önce mayayı ılık su ile eritin. Un, şeker, nişasta, tuz ve şekeri ekleyerek karıştırın. Oda sıcaklığında mayalandırın. Derin bir kabın içerisinde sıvıyağı iyice ısıtın. Mayalanan hamuru krema sıkma torbasıyla ince uzun çubuklar şeklinde yağa döküp kızartın. Çikolatalı kremayı hazırlamak için, şeker ve nişastayı bir kâsenin içerisinde karıştırın. Süt ve kremayı ısıttıktan sonra yarısını nişasta-şeker karışımına dökerek karıştırmayı sürdürün. Karışımı tencereye aldıktan sonra 1-2 dakika kadar ateşin üstünde tutun. Çikolatayı içi iyice kurulanmış bir kabın içerisine alın ve pişirilen karışımı üzerine boşaltın. Kremanın sıcaklığıyla çikolata eriyecektir. Çok hafif karıştırın ve oda sıcaklığında muhafaza edin. Kızaran çubuk lokmaları arzuya göre şuruba atabilir ya da olduğu gibi bırakıp çikolata sosuna batırarak yemek için sade servis edebilirsiniz. Filed Under: Tarifler ## Kapadokya Gezi Rehberi URL: https://trendhayat.com/kapadokya-gezi-rehberi/ Tarih: 2026-08-01 kapadokya, kapadokya balon Hafta sonu kaçamak yapmak isteyenlerin bir numaralı bölgesi olan Kapadokya balonları, yapıtları ve yer altı şehirleri ile sizleri de şaşırtacak. Bu yazımızda Kapadokya gezi rehberi hakkında detaylı yazı bulabilirsiniz. Kapadokya Bölgesi doğuda Malatya, batıda Aksaray, güneyde Toros Dağları ve kuzeyde Doğu Karadeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir alana sahiptir. Peri Bacaları Vadi yamaçlarından inmeye başlayan sel suları ile rüzgar birleşerek bugünkü Peribacası görüntüsünün ortaya çıkmasına neden olmuştur. Peri bacalarının oluşumunda, rüzgar etkisinden çok yağmur sularının etkisi daha büyüktür. Yağmur sularının bu kadar etki göstermesinin en önemli nedeni ise bölgede bitki örtüsünün azlığıdır. Kapadokya gezilecek yerler denildiği zaman ilk akla Peribacaları gelir. Bu kayaçlar kolayca şekil almasından dolayı binler yıl boyunca bölge halkının barınma ve depolama ihtiyaçlarını karşılamıştır. Uçhisar Bir çok gezginin es geçtiği Uçhisar Kapadokya Bölgesi’nin en tarihi yeri bölgelerinden bir tanesidir. Uçhisar Kalesi’nin eteklerinde kurulan yerleşim bölgesi, İpek Yolunun da önemli duraklarından bir tanesiydi. Bu bölgenin çarşısında el yapımı ürünleri ve ünlü Kapadokya şaraplarını bulabilirsiniz. Ayrıca trekking rotası olan Güvercinlik Vadisi’de bu bölgede yer alıyor. Göreme Milli Parkı Göreme Milli Parkı, 1986 yılında koruma altına alınmıştır. Bölgede yer alan peribacaları ve Göreme Açık Hava Müzesi Kapadokya’nın tarihini gözler önüne seriyor. Peribacalarını ve ilk Hristiyanlık zamanında kalan dini yapıları ziyaret ederek unutulmaz bir deneyim yaşayabilirsiniz. Güllüdere Vadisi Güllüdere Vadisi, beş tarihi kiliseyi barındıran rotası ile gezginlerin en çok ziyaret ettiği bölgelerin başında yer alıyor. Bu bölgede geziye başlarken ilk olarak Çavuşin Köyünü ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz. Yol boyunca karşınıza çıkarak keşiş hücrelerini gördükten sonra sırasıyla Ayvalı, Haçlı ve Üç Haçlı kiliselerini ziyaret edebilirsiniz. Ürgüp Özellikle balayına çıkan çiftlerin gözde tatil mekanlarından bir tanesi olan Ürgüp, Bizans döneminde Osiana, Selçuklular döneminde Başhisar, Osmanlı zamanında Burgut Kalesi ismiyle anılmıştır. Ürgüp doğal güzellikleri, Roma zamanında kalan kaya mezarları ve Selçuklu döneminde inşa edilen Altıkapılı ile Tememnni Tepesi Türbeleri ile ziyaretçilerini bekliyor. Ürgüp gezinizi, dilerseniz sabah gün doğarken balon turları ile taçlandırabilirsiniz. Paşabağ Rahipler Vadisi Özelikle fotoğraf çektirmek isteyenlerin en çok ziyaret ettiği bölge olan Paşabağ Rahipler Vadisi, mantar formundaki peribacalarının en iyi örneklerini sunuyor. Keşişlerin eski dönemlerde inzivaya çekildikleri bu bölgede şapelleri ve odaları yakından inceleyebilirsiniz. Derinkuyu Yeraltı Şehri İlk Hıristiyanlık zamanında Roma İmparatorluğu’ndan kaçanların sığındıkları Derinkuyu Yeraltı Şehri, tam sekiz kattan oluşuyor. O dönemlerde kolayca fark edilmeyen yer altı şehri sığınmacıların tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri şekilde tasarlanmış. Odaların birbirlerine dar koridorlar üzerinden bağlandığı bu şehir içerisinde kilisenin yanında erzak deposu, şarap imalathanesi ve su kuyusu da bulunuyordu. Kaymaklı Yeraltı Şehri Kaymaklı Yeraltı Şehri, Derinkuyu’da olduğu gibi sekiz kattan oluşuyor. Ancak günümüzde yer altı şehrinin sadece 4 katı gezilebiliyor. M.Ö. 3.000 tarihinde Hititler tarafından yapılmış olan bu şehir, Roma ve Bizans zamanlarında daha da genişleyerek 25.000 kişinin yaşayabileceği bir bölge haline gelmiştir. Yer altı şehrini gezerken koridorlarla birbirlerine bağlanan mezarlıkları, kiliseleri, depoları ve kuyuları görebilirsiniz. Kapadokya Mağaraları Nevşehir–Ürküp–Avanos üçgeninde bulunan Kapadokya Mağaraları binlerce yıl barınma ve depolama amaçlı kullanılmıştır. Yumuşak kaya yapısı nedeniyle oyularak oluşturulan bu yapıların bir kısmı zaman içerisinde sığınmacılar tarafından genişletilerek yer altı yerleşkelerine dönüştürülmüştür. Aşk Vadisi Bağlıdere ya da Aşk Vadisi olarak bilinen bu bölge Göreme sınırlarında bulunuyor. Farklı boyutta yüzlerce peribacasının yer aldığı Aşk vadisi gün batımında oluşan manzarası ile ziyaretçilerini büyümeye devam ediyor. Örencik, Göreme ve Avanos yoluna kadar uzanan vadi tam 4.900 metre uzunluğunda bulunuyor. Mazı Yeraltı Şehri Erken Roma zamanında yapılan Mazı Yeraltı Şehri Kapadokya bölgesinde ziyaretçilerin merak ettiği bölgelerden bir tanesidir. Ürgüp’ün güney kısmında bulunan yerleşke hem Roma hem de Bizans döneminden kalma mezarlıkları ile ziyaretçilerini büyülüyor. Ahırlara ayrılmış bölümlerinden ilerleyerek iç kısımlarına ulaştığınız zaman kabartmalarla süslenmiş kilisesine ulaşabilirsiniz. Kapadokya gezilecek yerler yazımızdan yola çıkarak sizde unutulmaz bir tatil geçirebilirsiniz. Kapadokyada kalabileceğiniz bazı otellere buradan bakabilirsiniz. ## D Vitamini İçeren Besinler URL: https://trendhayat.com/beslenme/d-vitamini-iceren-besinler-2041/ Tarih: 2026-08-01 Kalsiyumun bağırsaklardan emilimini ve kan dolaşımına geçişini sağlayan D vitamini kalsiyumun kemikle birleşmesini sağlama görevine sahip olduğu için kemikte yapılanma ve kemik kaybından korunmada önemli bir işleve sahiptir. Bu vitaminin eksikliğinde kemik mineralizasyonu bozulur ve büyüme çağındaki çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde kemiğin yumuşaması ve ileriki yıllarda osteoporoza neden olur. Araştırmalar ayrıca D vitamininin kas hücrelerinin olgunlaşmasını ve işlevinin artmasını sağladığını da göstermiştir. D Vitamini Nasıl Oluşur? Vücudumuz, güneş ışığının deriyle teması sonucunda, gereksinimi olan D vitamininin büyük bir kısmını üretir. D vitamini, kolestrol kaynaklı bir maddenin UV ışınlarına maruz kalmasıyla oluşur. Bu kolestrol güneş ışınlarına maruz kalıp D vitamini öncüsüne dönüştükten sonra önce karaciğerde sonra da böbrekte olmak üzere 2 yerde değişime uğrar ve sonunda aktif D vitaminine dönüşür. D Vitamini İçeren Besinler D vitamini ihtiyacının % 90’ı deriden UV ışını ile sağlanır. Kalan % 10′luk miktar ise balığın karaciğer yağı, yumurta sarısı, ton balığı, somon, sardalya, uskumru, ringa gibi balıklar, tereyağı, peynir, süt ve süt ürünleri ve D vitaminiyle zenginleştirilmiş kahvaltılık gevrekleri gibi besinlerle sağlanır. ## Regl Ağrısına Ne İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/saglik/regl-agrisina-ne-iyi-gelir-2004/ Tarih: 2026-07-31 Regl Ağrısına Ne İyi Gelir? Mensturasyon (regl) döneminin ağrılı geçmesi ‘dismenore’ olarak adlandırılır. Ağrılı regl görmede ağrı şiddetiyle ilgili birçok faktör mevcut. Beslenme alışkanlıkları, aşırı yorgunluk, aşırı stres gibi altta yatan diğer rahatsızlıklar da etkili olur. Regl Ağrısına Ne İyi Gelir? Bazı araştırmalar, mensturasyon döneminde E vitamini almanın özellikle genç kadınlarda sıkça görülen sancıları hafiflettiğini göstermiştir. Regl öncesi ve ilk günlerinde günde 200 mg E vitamini kullanan kadınlarda sancıların azaldığı saptanmıştır. Özellikle çok ağrı çekenlerde ağrıların azalma olasılığının çok daha fazla olduğu belirtilmiştir. Regl ağrısını hafifleten yiyeceklerden biri de keten tohumudur. Menopoza yaklaşan kadınlardan günde iki kaşık keten tohumu kullananlarda ateş basmasının %57 oranında azaldığı tespit edilmiştir. Maryland Medical Center Üniversitesi’nden bilimadamları, kalsiyum yönünden zengin soya sütü, brokoli, ton balığı ve diğer balık çeşitlerinin ağrının azaltılmasına yardımcı olabileceğini belirtmişlerdir. Filed Under: Sağlık ## Çinko İçeren Besinler URL: https://trendhayat.com/saglik/cinko-iceren-besinler-1060 Tarih: 2026-07-31 Çinko nedir ve çinko içeren besinler nelerdir? Vücutta demir kadar çinko vardır . Bunun önemli kısmı karaciğer ve pankreasta bulunur. Erkeklerde prostat bezi ve spermde de büyük miktarda çinko bulunur. Çinko Faydaları - Çinkonun İnsan Vücudundaki İşlevleri Çinko minerali bağışıklık sistemini güçlendirir. Yaraların iyileşmesini sağlar. Cinsellik için spesifik ve ana mineraldir. Çinko miktarında azalma libido oranını düşürür. Erkeklerde çinko yokluğu testislerde bozulmaya ve prostata yol açar. Kan hücreleri yapımında kullanılır. Vücudun kalsiyumu özümlemesini sağlar. Büyümenin ve cinsel gelişimin normal olmasını sağlar. Protein sentezini ve kallojen oluşumunu sağlar. İnsülünü etkileyerek şekerlerin özümlenmesini sağlar. Doku esnekliğini artırır. Bakteri ve virüslerin beslenme düzenini bozar. Cinsel bezleri uyararak erotik hisleri artırır. Saç dökülmesini önler. Çinko desteğinin, aknesi olan bazı kişilerde tetraksilin kadar etkili olduğu görülmüştür, ama gerçekten iyi bir düzelme kaydedilmesinden önce destek alımı 12 hafta kadar sürecektir. Çinko desteği artrit ağrısı ve şişliğinde faydalı olabilir. Çinko Eksikliği: Vücut enfeksiyonlara karşı savunmasız kalır. Birçok salgılar alt üst olur. Prostat bezi şişip kanser oluşabilir. Pankreas yeterince insülün yapamaz, şeker hastalığı oluşur. Tat ve koku duyusu azalır. Genel yorgunluk ve güçsüzlük olur. Dayanıksız tırnaklar, görüş bozukluğu görülür. Özellikle vejetaryanlerin tek başına ya da bir multi-formülanın bir bölümü olarak çinko desteği almaları gereklidir. Çinko Günlük kullanım : Erkeklerde 15 mg, kadınlarda 12 mg'dır. Günde 50 mg'dan fazla almak sakıncalıdır. Çinko Nelerde Bulunur? Bal kabağı çekirdeği, çilek, ceviz, fındık, muz, soğan, badem, fasulye, deniz ürünleri, balık, yumurta, süt ve türevleri. kategori Sağlık Tags: çinko hapı, çinko içeren gıdalar, çinkonun faydaları Permalink ## Kötü Kokulardan Nasıl Kurtulunur URL: https://trendhayat.com/kotu-kokulardan-nasil-kurtulunur/ Tarih: 2026-07-31 İstenmeyen Kötü Kokulardan Kurtulmanın Pratik Yolları İstenmeyen kötü kokuların evinizi, iş yerinizi ele geçirmesini izin vermeyin. Evinizi ve iş yerlerinizi düzenli alarak temizlemiş olsak ta maalesef bu kötü kokuları engelleyemeyiz ama gerekli önlem ve yöntemlerde kötü kokulardan kurtulabiliriz. Mutfakta oluşan kötü yemek kokusu, balık kokusu, sigara kokusu ve banyo ve tuvalet oluşan kökü kokular gibi sayamayacağımız bir sürü kötü kokular vardır. Bunlar için kolay yöntemlerle kokulardan kurtulun. Kötü Kokular Nasıl Gider Karnabahar pişirirken yayılan kötü kokusu engellemek için haşlama suyuna bir miktar süt ekleyin. Bu sayede kötü kokuyu engelleyebiliriz. Yemek yaparken ellerimize bulaşan soğan kokusunun sinmemesi için, haşlanmış patatesle ovalayın. Lahana pişirirken oluşan kokuyu engellemek için ise, lahanayı pişireceğiniz tencereye ekmek içi koymanız yeterli olacaktır. Yanmış süt kokusu, aşırı kötü kokar bunun için hemen tencerenizin üzerine ıslak bez koyun ve tekrar tekrar alıp bezi durulayın. Balık kokusu sinen tava, tabak, çatal ve kaşıkların temizliği için ilk önce kahve telvesi ile ovalayın ve durulayın, bu işlem sinen balık kokusunu alır. Bu işlemden sonra tekrar yıkayın. Buzdolabınızda oluşan kötü kokular için bir kaseye süt koyun, süt, kötü kokunun emilmesini sağlar. Balık kızartılırken yayılan kötü kokuyu engellemek için kızartma yağına limon sıkın. Çöp kovasından yayılan kötü kokuyu engellemek için çöpün üstüne karbonat veya karbonat tozu ekleyin. Kokunun yok olmasını sağlar. Kızartma kokusunun yayılmasını istemiyorsanız ayrı bir cezvede sirke kaynatın. Ekmek tahtasında oluşan kokular için, limonu ikiye bölün ve ekmek tahtasını iyice ovalayın. Ellerinizin soğan kokmaması için, soğana dokunmadan parmaklarınızı sirkeye batırın. Çöp poşetini sık sık değiştirin ki, kötü kokular daha çok birikmesini engelleyin. Mutfağınızda oluşabilecek kötü kokular için 2-3 tane karanfil kaynatın ortam müthiş kokucak. Boya kokusunun gidermek için bayat ekmeği odanın ortasına bırakın, daha sonraki günde süt koyun bu işlem boya kokusunu emecek. Tuvalet kokusunu gidermek için yarım bardak limon suyunu yada karbonatı dökün bol bol su ile durulayın. Bu uygulamayı sirke ile de yapmayı da tercih edebilirsiniz. Bu şekilde kötü kokulardan kurtarın. Aramalar Kötü kokular nasıl çıkar ## 13 Nisan 201913 Nisan 2019 URL: https://trendhayat.com/tebbet-suresi-okunusu-ve-tebbet-suresi-anlami-dinle/ Tarih: 2026-07-30 Kur’an-ı Kerim’in 111. suresi olan tebbet suresi, 5 ayetten oluşmaktadır. Peygamber efendimize düşmanca davranan, amcası olan ebu Leheb ve karısının kötü sonundan bahsedilmektedir. Bütün Namaz Sureleri İçin tıklayın… TEBBET SURESİ Bismillahirrahmânirrahîm.1- Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb.2- Mâ ağnâ ‘anhu mâluhû ve mâ keseb.3- Seyaslâ nâran zâte leheb.4- Vemraetuhû hammâlete’l-hatab.5- Fî cîdihâ hablun min mesed. TEBBET SÜRESİ TÜRKÇE OKUNUŞU Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- Ebu Leheb’in elleri kurusun, zaten kurudu yok oldu.2- Malı da, kazandıkları da ona fayda vermedi.3- O alevli ateşe atılacaktır.4- Karısı da, odun taşıyan hamalı olacak,5- Boynunda bükülmüş bir ip (halat) olacak TEBBET SÜRESİ DİNLE Nasr suresini dinlemek için alttaki videoya tıklayın TEBBET SURESİ ARAPÇA بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِتَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ ﴿١﴾ مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ ﴿٢﴾ سَيَصْلٰى نَاراً ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿٣﴾وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿٤﴾ ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ ﴿٥ TEBBET SÜRESİ TEFSİRİ Ebû Leheb, Abdülmuttalib’in oğlu ve Hz. Peygamber’in baba bir amcasıdır. Asıl adı Abdülüzzâ olup parlak yüzlü olduğundan veya öfkelendiğinde yanakları kızardığı için babası tarafından kendisine “alev gibi, çok parlak” anlamına gelmek üzere Ebû Leheb lakabı verilmiştir. Daha önce Hz. Muhammed’i çok sevdiği, hatta iki oğlunu onun kızlarıyla evlendirdiği halde peygamber olduktan sonra onun azılı düşmanı oldu. Hz. Peygamber, insanların Allah katında eşit olduğunu, onların dinî ve ahlâkî erdemlerine göre değerlendirileceklerini söylüyordu. Ebû Leheb ise kibirli, gururlu ve zengin biri olup fakir ve zayıf insanların kendisine eşit tutulmasını kabullenemiyordu. Rivayete göre Resûlullah panayırda dolaşarak insanları İslâm’a davet ederken Ebû Leheb de arkasından gider ve çevresindekilere onun yalancı olduğunu söylerdi (Kurtubî, XX, 236). Hz. Peygamber’e karşı daima onun düşmanlarıyla birlikte hareket etmiş, hem kendisi hem de karısı ona eziyet etmişlerdir. Hicretin 2. yılında çiçek hastalığına yakalandığı için Bedir Savaşı’na katılamamış, fakat yerine adam göndermiş, ayrıca müşriklere malî destekte bulunmuştur. Kureyş’in Bedir’deki yenilgisini ve ağır kayıplarını haber aldıktan yedi gün sonra kahrından öldüğü söylenmektedir. Çiçek hastalığı kendilerine de bulaşır endişesiyle ailesinden hiç kimsenin ona yaklaşmadığı, öldüğünde ücretle tuttukları Sudanlılar’a defnettirdikleri rivayet edilir. Ebû Leheb’in kızı müslüman olarak Medine’ye hicret etmiş, oğulları Utbe ile Muttalib de Mekke’nin fethinden sonra İslâm’a girmişlerdir (fazla bilgi için bk. Mehmet Ali Kapar, “Ebû Leheb”, DİA, X, 178-179). “Ebû Leheb’in elleri kurusun!” meâlindeki 1. âyet mecazi bir ifade olup onun helâk olması yönünde bir bedduadır. Devamındaki “tebbe” fiili, bedduanın gerçekleşeceğini ifade eder; nitekim öyle de olmuştur. Müfessirler 2. âyette Ebû Leheb’in kazandığı bildirilen şeyden maksadın onun çocukları, malı, mevki ve itibarı olduğunu söylemişlerdir. Buna göre âyet, bunların hiçbirinin kendisini kötü sondan kurtaramadığını ifade eder. “Ona ne malı fayda verdi ne de kazandığı” diye çevirdiğimiz 2. âyete, “Malı ona ne fayda sağladı, o ne kazandı?” diye soru şeklinde de mâna verilmiştir (Şevkânî, V, 606-607). Ebû Leheb, Hz. Peygamber’in amcası olduğu için onu desteklemesi ve düşmanlarına karşı koruması gerekirken tam tersine karısıyla birlikte ona eziyet ve sıkıntı verdiklerinden dolayı 3. âyette ateşi son derece şiddetli olan cehenneme gireceği haber verilmiştir. Ebû Leheb’in karısı, Harb’ın kızı ve Ebû Süfyân’ın kız kardeşi Ümmü Cemîl Avrâ’dır. “Dedikodu yapıp söz taşıyan…” diye çevirdiğimiz 4. âyeti, Hz. Peygamber’e eziyet etmek maksadıyla diken, çalı çırpı toplayıp geceleyin peygamberin yoluna serdiği için “odun taşıyan” diye çevirenler de vardır. Biz meâlde, insanların arasını bozmak amacıyla laf götürüp getirdiği ve Hz. Peygamber’i maddî sıkıntısı sebebiyle aşağıladığı için mecazi anlamda böyle (hammâlete’l-hatab) nitelendirildiği şeklindeki yorumu tercih ettik. Taberî, her iki yorumu destekleyici rivayetler aktardıktan sonra kendisi birinci mânayı tercih etmiştir (bk. XXX, 338-339). Ayrıca hata ve günahlarını yüklenip taşıdığından dolayı mecazi anlamda “yanacağı cehennem için odun taşıyan” olarak nitelendirildiği kanaatinde olanlar da vardır (bk. Şevkânî, V, 607-608). Aynı kadın, Lât ve Uzzâ isimli putlara yemin ederek mücevherden yapılmış kıymetli gerdanlığını Hz. Peygamber’e düşmanlık uğrunda harcayacağını büyük bir gururla söylediğinden dolayı da 5. âyet, “Dünyadaki gerdanlık yerine âhirette boynuna ateşten bir ip takılacaktır” şeklinde yorumlanmıştır (bk. Kurtubî, XX, 242). Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 710-712 ## Sarımsağın Kalbe Faydaları ve Araştırmalar URL: https://trendhayat.com/saglik/sarimsagin-kalbe-faydalari-2186/ Tarih: 2026-07-30 Sarımsağın Kalbe Faydaları ve Araştırmalar Sarımsakla ilgili Klinik çalışmalar periferik arter hastalıklarının önlenmesi ve tedavisi,trigliserit/ lipid seviyelerini düşürücü, ateroskleroz riskini azaltıcı, hipertansiyon tedavisi gibi kalp-damar sistemi üzerindeki koruyucu ve tedavi edici etkinliği üzerinde yoğunlaşmıştır. Tamamlayıcı tıp açısından kalb sağlığını koruyucu listesinin ilk başlarına Almanlar, sarımsak tabletlerini koymaktadır. Sarımsağın Kalbe Faydaları; Sarımsaktaki maddeler, kan pıhtılarının damar çeperine yapışmasında ve kanın pıhtılaşmasında rol alan fibrin oluşumunu engellemektedir. Araştırmalar sarımsağın kandaki trigliserid miktarının düşürülmesine yardımcı olduğunu göstermektedir. Bir çalışmada standart allicin içeren sarımsak tabletleri 16 hafta süre boyunca kullanılşmış ve çalışma sonunda deneklerin trigliserid seviyelerinde % 11 ila 24 arasında azalma olduğu görülmüştür. 2005 yılında gerçekleştirilen bir çalışmada sarımsağın endotelyal fonksiyonları üzerindeki etkisi araştırılmış ve güçlü damar gevşetici ve kolesterolün aterojenik özelliklerini azaltıcı etkisi tespit edilmiştir. Sarmısaktali sülfür bileşimleri, kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan elementleri daha kaygan ve daha az yapışkan hale getirir. Kalp krizine ve felce sebep olan pıhtıların oluşumunu engeller. Atardamar duvarlarında biriken yağ atıklarının oluşumunu azaltır. Kanının pıhtılaşma oranı yüksek olan 140 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada pıhtılaşma oranı düşmüş ve kanın akış hızı düzelerek sağlıklı hale gelmiştir. Yeni Delhi Tıp Enstitüsü tarafından geröekleştirilen ve sonuçları BMC Pharmacology dergisinde bildirilen çalışmaya göre sarımsak, kalp ameliyatından veya krizinden sonra, kalpte ortaya çıkabilecek yeni hasarlara karşı koruma sağlamaktadır. Kalp krizinden ya da ameliyatından sonra kalp kasına kan akışının yeniden sağlanması gerektiğini belirten araştırmacılar, kandaki serbest radikaller nedeniyle bu kan akışının aynı zamanda kalbe zarar verebileceğini de ifade ediyorlar. Çalışmayı yürüten bilim adamlarına göre sarımsakta bulunan antioksidanlar, kandaki serbest radikallerin kalp hücrelerine saldırarak zarar vermesini önlemektedir. Emory Üniversitesi Tıp Fakültesince yapılan ve sonuçları Daily Mail’de yayınlanan çalışmaya göre sarımsağın kök dişinde bulunan bir madde kalp krizini ve kalp krizinin neden olduğu hasarı önlemeye yardımcı olmaktadır. Deney sırasında farelerin koroner arterleri 45 dakika boyunca tıkandı ve bir kalp krizi oluşturuldu. Bu kriz yaratılmadan hemen önce ise sarımsağın içindeki madde enjekte edildi. Kalp krizinden hemen önce vücuda enjekte edilen sarımsaktaki maddenin kalp krizini önlediği tespit edildi. Filed Under: Sağlık ## Sade Kek Tarifi, Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/sade-kek-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-07-30 Sade Kek Tarifi, Sade Kek Nasıl Yapılır? Sade Kek İçin Gerekli Malzeme Listesi Nelerdir? Sade Kek Püf Noktaları Nelerdir? bu kekle ilgili aradığınız bütün bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Beş çayların yanında, canınız tatlı çektiğinde, ansızın gelen misafirlerinize evdeki malzemelerle kolay ve pratik şekilde hazırlayabileceğiniz bir kek çeşididir. Tam ölçülü bu kekin tarifini mutlaka deneyin ve bir yerlere not edin. Şimdi bu klasik nefis keki yapma sırası sizde. Sade Kek Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi 3 adet yumurta 1 su bardağı şeker 1 su bardağı süt yarım su bardak sıvı yağ 1 su bardağı süt 2 adet kabartma tozu 1 adet vanilya 2 – 2,5 su bardağı un Kakaolu Kek Yapılışı Orta bir kap alın, kapın içine 3 adet yumurtayı kıralım ve çırpalım. Daha sonra 1 su bardağı şekeri ekleyelim. isterseniz şeker oranın yarım su bardağı daha ekleyebilirsiniz.. 4-5 dakika köpürene kadar çırpalım. Karışıma bir su bardağı süt ve yarım bardak sıvı yağı da ekleyelim karışımı hafif karıştıralım. 2 adet kabartma tozu, 1 adet vanilya ve unu eleyerek karışıma ekleyelim. elenen unu azar azar kontrollü ekleyelim. Kekin kıvamını yakalayınca unu ekleyelim. Kekinizi pişireceğiniz kek kalıbını margarinle yağlayın ve karışımı kek kalıba dökün. 170 önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 40 dakika pişirin. 25-30 dakika fırının kapağını açmayın ki kekiniz kabarması sönmesin. Kürdan yardımıyla pişip pişmediğini kontrol edin. Pişen kekenizi dinlendirin. Dinlendirme işleminden sonra dilimleyerek servis edebilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun. Sade Kekin Püf Noktaları Kekte kullanacağınız tümün malzemelerin oda ısısında olması özen gösterin. Kekinizin mükemmel kıvamda olması için yumurta ve şekeri kabarana kadar güzelce çırpın. Kabartma tozu, vanilya, ve un gibi malzemeleri eleyerek karışıma ekleyin. İlk yarım saat fırının kapağını açmayın. Kekinizin kabarmasını engellemeyin. Piştikten sonra hemen çıkarmayın fırının içinde bekletin Bu sayede kekiniz kabartması sönmez. Ani ısı değişiklikleri kekinizin sönmesine neden olur. Bu nedenle fırının içinde ılımasını sağlayın. Kekinizin kalıptan kırılmadan güzelce çıkmasını istiyorsanız kalıbı güzelce yağlayın. Güzel bir kek yapmak için Kek Nasıl kabarır ve Kekin Püf Noktaları yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. ## Banyo Dolabı Modelleri Modern Farklı Banyo Dolapları URL: https://trendhayat.com/banyo-dolabi-modelleri-modern-farkli-banyo-dolaplari/ Tarih: 2026-07-30 Evimizin dairemizin yaşam alanlarımızda sıklıkla kullandığımız banyolar bazen çok önem verilmese de aslında dekorasyonun farklı tasarımların fikirlerin çok daha fazla uygulanabilecek alanlar olduğunu görebiliriz. Çünkü tamamen kimsede olmayan bir tasarım yapma imkanımız vardır, istersek kendimiz mobilyasını, dolabını tasarlarız, istenirse de hazır çok çeşit modellerden uygulanabilir. Tabi ki banyomuzu tamamen değiştirmek yıkıp baştan aşağı yenilemek gerekir bu dediklerimiz için, ama sadece banyo dolabı ‘nı bile değiştirerek farklı bir görünüm dekorasyon tasarım elde etmek pek tabi mümkün. Bizde size bu yazımızda dünyadan ve Türkiye ‘den topladığımız çok güzel banyo dolabı model örnekleri ile sizlere fikirler edindirmek istiyoruz. Bu yazımızda Modern Banyo Dolabı modellerini baz aldık diğer yazılarımızda klasik, şık, lüks, mini, küçük banyo dolapları gibi konuları da ele alarak sizlerle paylaşacağız. Modern Banyo Dolabı Modelleri Modern banyo dolabı modellerine bir göz atalım Bu banyo dolabı modelinde açık ahşap ve beyaz lake renkler kullanılmış, lavabo tezgahıda beyaz renk seçilmiş, üst dolap kapaklarında ayna kullanılarak mekan ferahlatılmış, dolapta çekmece bölümleri ve açık raf şeklinde tasarlanmış Koyu ahşap tonları kullanılarak ağır ve zengin bir hava katılan bu banyo dolabı modelinde mermer granit çift gözlü lavabo tercih edilmiş yine ayna ve ışıklarla şık bir dekorasyon oluşturulmuş. Yine sadece ve zarif bir banyo dolabı modeli ahşap ve beyaz tonları görüyoruz. Farklı modern bir görüntüye sahip bir banyo dolabı modeli antrasit renkteki banyoya açık ahşap tonlar kullanılmış Gerçekten çok zarif bir tasarıma sahip banyo dolabı gri ve beyaz renkler kullanılmış. Beyaz şık bir banyo dolabı modeli Tamamen kendine özgü bir tasarıma sahip bu model çok dikkat çekici duruyor. Bu tamamen modern bir konsept tasarım olarak karşımıza çıkıyor, parlak lake gri renk pembe renklerde vitrifiye elemanları… çok iyi Beyaz dolaplar, beyaz mermer ahşap ve altın varak renkli metal renkli aksesuarlar, Genele olarak koyu renklere sahip bir banyo ve dolabı Güzel bir banyo dolabı örneği Bu modeli modern klasik örneği olarak sunmak istedik sizlere ## Saray Sarması URL: https://trendhayat.com/saray-sarmasi Tarih: 2026-07-29 Kolay Saray Sarması Tarifi Hazırlıksız misafirlere yakalandığınızda, canınız tatlı bir şey istediğinde 10 dakikada hazırlayabileceğiniz pratik bir tatlıdır. Adı gibi saraylara yakışan şık sunumu ile göz dolduran bu lezzetli Saray Sarması tatlısı denemeyenler için mutlaka tavsiye edilir. Saray Sarması İçin Gerekli Malzeme Listesi Muhallebisi için; 1 litre Süt 1 su bardağı şeker 1,5 su bardağı un 3 yemek kaşığı kakao 1 yemek kaşığı tereyağ 1 adet vanilya Tabanı İçin 2 su bardağı hindistan cevizi Üstü İçin; 1 poşet krem şanti ( krem poşetin içinden iki paket çıkıyor sadece birini yapmanız yeterli) 1 çay bardağı soğuk süt Süslemek İçin Fıstık, ceviz Saray Sarması Tarifinin Yapımı Tencere 1 litre Süt, 1 su bardağı şeker, 1,5 su bardağı un ve 3 yemek kaşığı kakao eleyerek tencereye ekleyin. Pürüzsüz bir kıvama genele kadar orta ateşte karıştırarak pişirin. Ocağı kapatın pişen muhallebi içine 1 yemek kaşığı tereyağ ve 1 adet vanilya ekleyerek iyice karıştırın. Tatlıyı yapacağınız tepsinin altına hindistan cevizi serin. Serdiğiniz hindistan cevizini eşit sermeye özen gösterin. Yaptığınız muhallebiyi hindistan cevizi serdiğiniz tepsiye dökün ve spatula yardımıyla her tarafa eşit bir şekilde yayın. Buzdolabında en az bir saat bekletin. Daha sonra krem şantisini hazırlayalım. Buzdolabından çıkardığımız tatlının üstüne hazırladığımız krem şanti eşit bir eşit yayın. Tekrar buzdolabında bekletelim. Buzdolabında dinlenen tatlıyı, ilk önce boyuta ortadan ikiye keselim sonra dilediğiniz boyutta enine keselim. Dikkatli bir şekilde rulo yapalım ve servis tabağına alalım . Üstüne süslemek için fıstık kullanabilirsiniz. Afiyetler olsun.. Saray Sarma Tarifinin Püf Noktaları Saray sarması için en önemlisi muhallebinin kıvamının iyi ve pürüzsüz olmasıdır. Pürüzsüz olması için unu, kakao ve vanilyayı eleyerek koyun. Muhallebiyi yaparken sürekli karıştırın. Muhallebiyi dökerken dikkatli olmanızda fayda var.Kalın yada ince düşmesi sonucunda rulo yaparken kırılabilir. Bu nedenle tepsinin her tarafına eşit bir şekilde spatula yardımıyla yayalım… Muhallebiyi döktükten sonra buzdolabında bekletmeniz kolay rulo yapmanızı sağlayacaktır. İsteğe göre rulo yaparken ceviz veya fındık parçaları koyabilirsiniz. Saray sarma tatlısına ekstra bir lezzet verecektir… ## Bitkilerin Özellikleri — Saglik URL: https://trendhayat.com/saglik/bitkilerin-ozellikleri-870/ Tarih: 2026-07-29 Bitkilerin özellikleri ve bitkilerin içerdiği etkin maddeler nelerdir? Şifalı bitkilerin, gelişim süreleri boyunca bünyelerinde oluşturarak depoladıkları çeşitli etkin maddeler vardır. Ama bu maddelerden bir bölümünün doğrudan tedavi amaçlı kullanılmadığını belirtmek gerekir. Her şifalı bitkide, etkin maddelerin yanı sıra, bu etkinlikle ilişkisi olmayan başka maddeler de vardır.Dengeleyici veya yönlendirici madde olarak tanımlanan bu maddeler, etkin maddelerin insan organizması tarafından kabul edilişini bazen hızlandırır, bazen de yavaşlatabilirler. Bitkisel kaynaklı drogların bir özelliğidir bu. Şifalı bitkiler, genellikle birden çok etkin madde içerirler ve bu etkin maddelerden biri, bitkinin hangi hastalığa karşı kullanılması gerektiğinin belirlenmesinde başlıca rolü oynar. Dengeleyici veya yönlendirici maddelerin, bir şifalı bitkinin tedavi etme gücünü ne oranda etkilediğinin saptanabilmesi, ancak bitkinin etkin maddesinin izole edilmesi sonucunda belirlenebilir. Bu durumda, bitkinin içerdiği maddelerin etki alanı tümüyle değişecektir. Ancak, bitkinin içerdiği maddelerin tümü, dengeleyici maddeler de dahil olmak üzere bir bütün oluşturduklarında, o bitkiye özgü etki elde edilebilir ve bu da bitkisel kaynaklı drogların bir başka özelliğidir. Bir şifalı bitkinin etkin maddeleri, bitkinin tüm organlarına eşit oranda dağılmaz. Bazen öncelikle çiçekte, yaprakta veya kökte, bazen de tohumda, meyvede veya kabukta depolanmış olabilir. Bitkinin yetiştiği ortama, toplama biçimine ve kullanıma hazırlanışına göre, içerdiği maddelerin etkinliğinde değişimler olur. Kullanımda engel oluşturan bir durumdur bu, ama bitkiyi zamanında toplamakla, kullanıma hazırlarken gereken özeni göstermekle dengelenebilir. Kullanıma özenle hazırlanmış bitkiler, eğer doğru ortamda bekletiliyorlarsa, kurutuldukları halde etkinliklerinin ancak küçük bir bölümünü yitirirler. Alkaloitler: Bu grup genellikle, tedavi edici zehirler olarak da tanımlanabilecek, çok etkili maddelerden oluşmaktadır. Başlıca etkin maddesi alkaloit olan bitkiler, bu nedenden ötürü, bitki çayı biçiminde içten kullanılmamalıdır. Ama yine de ilaç yapımında yaygınlıkla kullanılırlar. Alkaloitlere, zehirleme etkisine sahip olmayan bazı bitkilerde de rastlanabilir. Ama o bitkilerde, kendileri ön plana çıkmadan, yalnızca bitkinin ana etkin maddesini desteklerler. Acı maddeler: Acı madde içeren pek çok şifalı bitki vardır (yakıcı biber acısı ile karıştırılmamalıdır). Ama, acı madde droglarından söz edildiğinde, etkinlikleri yalnızca bu acı maddelerce oluşturulan şifalı bitkileri anımsamak gerekir. Şifalı bitkilerle tedavi biliminde, acı madde drogları, amara olarak adlandırılır ve içerdikleri maddelerin bileşimine göre de üç gruba ayrılırlar: 1-Katışıksız acı maddelere, amara tonica denir. Amara grubuna dahil edilebilecek pek çok şifalı bitki sayılabilir, ama bunların içinde, etkinlik açısından kendini kanıtlamış olanların sayısı sınırlıdır. Acı maddeler, sindirim güçlüğü çeken kişilerde asit salgılarını düzenleyerek, bedenin genel anlamda güçlenmesinde önemli görevler üstlenirler. Bu nedenle, acı madde içeren droglar, hastalık sonrasındaki halsizliklerde, kansızlıkta ve sinirsel yorgunluk hallerinde de başarıyla kullanılabilir. Bu grubun tipik örneği, centiyane köküdür (Gentiana lutea). 2-Acı maddeler yanı sıra önemli ölçüde ıtırlı uçucu yağlar da içeren ve bu nedenle aromatik acı bir tada sahip olan droglara amara aromatica denir. Bu drogların, ıtırlı uçucu yağ içermeyen amara droglarından pek farkı yoktur, ama kullanım alanları, uçucu yağdan ötürü daha geniştir. Tipik örnekleri, Civanperçemi (Achillea millefolium) ve melekotu köküdür (Angelica archangelica). Genel olarak, amara aromatica grubu drogları da, aynen amara grubu acı madde drogları gibi, mide rahatsızlıklarında kullanılabilir. Ama etkileri mide ile sınırlı kalmayarak bağırsaklara kadar uzanır ve safrakesesi ile karaciğeri gayet olumlu etkilerler. Bunun yanı sıra, ıtırlı uçucu yağların antiseptik etkisi de göz önüne alındığında, bu tür drogların bakteri ve parazitlere karşı kullanılabileceğini de unutmamak gerekir. Özellikle, bağırsaklarda gözlemlenen mayalanma (fermantasyon) durumunda bu droglar çok etkilidir. Ayrıca, bazıları da, genellikle rahatlatıcı bulunan, idrar arttırıcı yan etki içerirler. 3-Yakıcı maddeler de içerdikleri için, acı-yakıcı tada sahip olan acı madde drogları, amara acria olarak adlandırılır. Tipik örnekleri, zencefil kökü (Zingibar officinale) ve karabiberdir (Piper nigrum). Bu tür Droglar, özellikle kan basıncının düzenlenmesinde kullanılabilir. Sindirim sistemindeki aksaklıklar, kan basıncı düzensizliklerine de yol açabileceğine göre, aradaki ilişkiyi göz ardı etmemek gerekir. Ama bu amaçla, tüm acı madde grupları da denenmelidir. Uçucu yağlar: Bitkisel kaynaklı uçucu yağlar, yapıları gereği uçucu, ama suda çok az veya hiç çözünmeyen maddelerdir. Keskin ve genellikle hoş kokuludurlar. Bitki dünyasında uçucu yağlara çok sık rastlanır, hatta hemen hemen tüm bitkilerin uçucu yağ içerdikleri söylenebilir. Ama şifalı bitkilerle tedavide kullanılabilmeleri için, uçucu yağ drogları olarak tanımlanacak bitkilerin, bu hoş kokulu yağları en azından %0,1-10 dolaylarında içermeleri gerekir. Uçucu yağlar, bitkinin özel yağ hücrelerinde, yağ geçitlerinde veya yağ beze tüylerinde depolanır. Bu yağlar çok değişik maddelerin bileşiminden oluşurlar. Öyle ki, bazen bir uçucu yağ türünde 100 ayrı madde saptanabilir. Uçucu yağ içeren tüm şifalı bitkilerin, aşağıda sayılan hastalıklarda etkin oldukları söylenebilir: Deri tahrişlerinde iltihap giderici, öksürmeyi kolaylaştırıcı, idrar arttırıcı, kramp çözücü ve mideyi, bağırsakları, safrakesesini, karaciğeri güçlendirici olarak. Ayrıca, bu tür droglar kullanılarak, sindirim sisteminde mayalanma başlatan nedenlerle ve hatta bakterilerle savaşılabilir. Ama burada, savaşmanın, yok etmekle eşanlamı olmadığını unutmamak gerekir. Flavon(Flavonoid): Bu ad, şifalı bitkiler dünyasında büyük yaygınlık gösteren, aynı kimyasal yapıya sahip çeşitli maddeler için kullanılır. Flavon içeren drogların etkinliklerinin saptanması zordur, çünkü etkinlik alanları, içerdikleri flavonun niceliği ve niteliğine göre değişkendir. Çok çeşitli kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip oldukları için, flavonların genelde belirli amaçlar doğrultusunda kullanılabilecekleri söylenemez. Ama yinede, saptanmış olan bazı tedavi edici özellikleri vardır: Esnekliğini yitiren kılcal damarların tedavisinde, bazı kalp ve kan basıncı düzensizliklerinde ve sindirim sisteminde oluşan kramplarda. Sonuç olarak, flavonların, bir şifalı bitkinin genel etkisinin oluşmasında katkısı olduğu söylenebilir. Tanen: Eczacılık açısından bakıldığında tanenler, derinin ve mukozanın albümin maddelerini birleştirerek, dayanıklı ve sağlıklı bir yapıya kavuşmalarını sağlar. Tedavi edici etkinlikleri özellikle bu alanda yoğundur. Yaralı deride ve tahriş olmuş mukozada biriken bakterilerin beslenme ve yaşama alanlarını yok eder. Başlıca etkin maddesi tanen olan şifalı bitkileri yakından tanır ve rahatlıkla kullanırız (örneğin meşe ağacı kabuğu). İçerdiği yan maddeler arasında tanen olan şifalı bitkiler de belirli amaçlar doğrultusunda kullanılır. Ayrıca, şifalı bitkiler arasında, tanen içerikli olduğu için mideyi rahatsız eden türler de vardır (örneğin ceviz ağacı yaprağı). Bu durumlarda kişi, eğer yine de drogdan vazgeçemeyecekse, bitki çayının soğuk suda demlenmesi gerekir. Böylece, soğuk suda tanenin yalnızca küçük bir bölümü çözüneceğinden, kullanılan bitki çayı mideyi rahatsız etmeyecektir. Başlıca etkin madde olarak tanen içeren droglar, anjinde gargara, dişeti iltihabında çalkalama, yara tedavilerinde kompres, ama öncelikle ishale karşı içten çay biçiminde kullanılır. Soğuktan ötürü oluşan şişkinliklerde, yüzeysel iltihaplanmalarda ve basurda banyo katkısı olarak çok büyük yardımlar sağlar. Glikozitler: Bitki dünyasında çok sık rastlanan maddelerdir. Etkinlik alanları ve çeşitleri büyük farklılıklar gösterdiği için, onları belirgin bir grup olarak tanımlayabilmek olanaksızdır. Ama önemli olan etkinlikleridir. Bu nedenle, şifalı bitkiler literatüründe glikozit drogları olarak önemli bir yerleri vardır. Tüm glikozitlerin ortak yanı ise, aglykon adlı maddeyi bünyelerinde ayrıştırabilmeleridir. Glikozitlerin etkinliğini yönlendiren işte bu aglykon adlı maddedir. Örneğin, ıhlamur çiçeğinin terletici etkisi, içeriğindeki glikozitlerden kaynaklanmaktadır ve flavonlar veya acı maddeler de çoğunlukla glikozittir. Bitkiler başta olmak üzere, doğada yaygın olarak bulunur. Bileşimlerindeki şeker ya da genini tipine göre farklı farmakolojik etkinlik gösterirler. En önemli glikozit grubu, kalp üzerinde etkili olandır. Bu bileşikler, örneğin zakkum gibi zehirli bitkilerin yapraklarından ve köklerinden elde edilir. Silisik asit: Atkuyruğu ailesine ait bitkiler veya çimenler topraktan bol miktarda silisik asit alarak bünyelerinde depolarlar. Silisik asit tuzları(silikat), genellikle olmasa da, bazen suda çözünürler. Silisik asitler, insan organizmasının vazgeçilemez tamamlayıcı maddelerindendir. Beslenme biçimleri nedeniyle bedende oluşan silisik asit eksikliğinden kaynaklanan rahatsızlıklarda (katılgandoku*, deri, saçlar, tırnaklar), silisik asit droglarından yararlanmak gerekir. (*Gözeleri biçim bulmamış bir ara madde içinde bulunan, organların asıl dokularının aralarını dolduran doku) tedavi amacıyla kullanılan bu tür bitkilerin en önemlilerinden biri, içten çay, dıştan gargara, ağız çalkalama ve banyo katkısı olarak kullanılan, Atkuyruğudur (Equisetum arvense). Saponinler: Su ile birleştiğinde kalıcı bir köpük oluşturan bitkisel glilozitlerdir. Saponin içerikli droglar, inatçı öksürüklerde balgam söktürücü olarak kullanılabilir. Yüzeysel etkinliği sayesinde saponin, yoğunlaşmış balgam birikintilerine akışkanlık kazandırarak, dışarı atılmasını kolaylaştırır. Böylece, organizmanın yeniden oluşturduğu balgam, hiçbir engelle karşılaşmadan dışarı atılabilir. Bazı saponin drogları idrar arttırıcı etki de içerir ve genellikle kan temizleyici kürlerde (ilkbahar ve sonbahar kürleri) kullanılırlar. Ayrıca, estetik açıdan rahatsız edici deri şikayetlerinde ve romatizmal rahatsızıklarda başarılıdır. Bu başarılarını, ödeme ve iltihaba karşı kullanılabilen etkinliğine borçlu olduğu söylenebilir. Ama saponinlerin tümüyle zararsız oldukları da söylenemez. Önerilen dozaja sadık kalınmadığında, bazen mide ve bağırsak mukozasını tahriş edebilirler. Müsilaj (sümüksel madde): Bitkisel farmakoloji alanında, suyun içinde şişerek salyamsı bir nitelik kazanan(bamyada olduğu gibi), karbonhidrat içerikli maddeler olarak tanımlanır. Müsilaj içeren droglar oldukça yaygındır. Ama tedavi amaçlı kullanılabilecek nitelikteki bitkilerin (hatmi, ebegümeci, keten tohumu) sayısı pek fazla değildir. Başka konularda ise, çeşitli bitkisel etkin maddelerin tedavi edici güçlerini arttırıcı özellikler gösterir. Bu maddelerin başlıca etkinlik alanı, mukozada oluşan tahrişlerin önlenmesidir. Mukozayı, üzerinde ince bir tabaka oluşturarak, tahriş edici etkenlerden korur ve tahriş olmuş bölümleri tedavi eder. Özellikle mukoza iltihaplanmaları, sümüksel maddelerin koruması altında hızla iyileşebilir. Yutaktaki bir tahrişten kaynaklanan öksürüklerde de etkili olurlar. Bağırsaktaki dışkıyı yumuşattığı için, hafif müsilaj etkiye de sahiptirler(keten tohumu). Vitaminler ve mineraller: Bitkisel kaynaklı önemli maddelerin tanıtımında, yaşamsal önem içeren vitamin ve minerallere değinmemek olanaksızdır. Çünkü onlar, organizmanın üretemediği ama sağlıklı yaşam için kesinlikle gerekli bileşiklerdir. Hatta, bu bileşiklerin sürekli eksikliği durumunda organizmanın iflas edebileceği rahatlıkla söylenebilir. Bu nedenle, alınan besinlerin bu bileşikleri içermesine özen gösterilmesi büyük önem taşır. Amaç, hastalıkları tedavi etmeye çalışmaktan önce, sağlıklı yaşamın şartlarını oluşturmak olmalıdır. Bu nedenle, bitkisel besin (sebze, salata, meyve) kullanımının önemi daha iyi anlaşılmalıdır. Bu etkin maddelerin eksikliğinden kaynaklanan hastalıkların tedavisinde de, özenle seçilecek bitkiler mutlaka kullanılmalıdır. Örneğin kuşburnu meyvesi (Rosa canina), vitamin bakımından en zengin içeriğe sahip başlıca bitkilerdendir. ## normal doğumun faydaları URL: https://trendhayat.com/normal-dogumun-faydalari Tarih: 2026-07-29 Normal Doğum Anne ve bebeğin birlikte gerçekleştirdiği mucizevi fizyolojik olaydır. Plesantanın yukarı çıkıp, bebeğin doğum kanalına girmesi, kasılmaların artması ve rahim ağzının 8-10 cm açılması sonucunda oluşan olaydır. Normal doğumda annenin bilinçli olması, ıkınma teknikleri bilinmesi ve doktorunuzun istediği ıkınma aralıklarıyla sağlıklı bir şekilde bebeğinizi dünyaya getirebilirsiniz. Maalesef gün geçtikçe normal doğum sayısı azalmaktadır. Anne ve bebek sağlığı için sayısız faydası olan bu yöntem annenin korkusu, çevrenin etkisi sonucunda tercih edilmemeye başladı. Takibi de tıbbı sıkıntılar varsa diğer yöntemler tercih edilmeli. Ama herhangi bir sıkıntı yokken, başka yöntemler tercih etmek, normal doğumun sayısız faydalarından sizi mahrum bırakacaktır. Gelin anne ve bebek için, normal doğumun faydalarını inceleyelim. Normal Doğumun Anne Üzerinde Faydaları Herhangi bir ameliyat işlemi olmadığından, anesteziye maruz kalınmayacak ve oluşabilecek yan etkilerden uzak kalacaktır. Örneğin anestezi sonucunda kendinize gelme sürecinde bebeğinizle istediğiniz gibi ilgilenemeyeceksiniz. Normal doğumda yapan annelerin uzun kanama süresi ve enfeksiyon gibi sorunlar daha az görünür. Anne normal doğum yapması sonucunda daha az hastanede kalacak ve anne ve bebek daha rahat ortam olan evlerine daha çabuk geçecektir. Normal doğum yapan anne daha kolay kendini toplayacak, bebeğiyle ilk teması çok önemli olan anne bu daha kolay ve uzun süreli temasta bulunacak, emzirme ve bebek bakımına daha erken adapte olacaktır. Normal doğumda yapan annenin süt hormonu daha hızlı çalışır. Normal doğum yapmış anne kendini daha erken toplayacağından, daha erken zamanda egzersizlere başlayacak ve vücudunu daha en kısa zamanda eski haline dönecektir. Ağrıyla başa çıkma ve doğumu canlı canlı hissetmek, kadının ne kadar güçlü olduğunu normal doğumda bir kez daha hissedeceksiniz. Normal Doğum yapan anne, sezeryan yöntemi ile doğum yapmış anneye göre, daha az ağrısı olacaktır. Normal Doğum Bebeğinize Faydası Normal doğum gerçekleşirken, bebeğinizin doğum kanalından geçerken temas ettiği bakteriler, bebeğinizin bağışlık sistemini güçlendirecektir. Herhangi bir probleminiz yoksa, bunu bebeğinizden kesinlikle mahrum bırakmayın. Normal doğumda, doğum kanalında maruz kaldığı baskı neticesinde nefes alış verişi hazır haline gelir. Bebeğiniz doğum esnasında endorfin salgılar yani “mutluluk hormonu” bu hormon bebeğinizin dış dünya ile temasını daha erken uyum sağlamasını sağlar. Normal doğumla olan bebekler yoğun bakıma ve kuvöze girme olasılığı daha azdır. Normal doğumla olan bebeklerin kilo, uyku ve beyin gelişimi daha iyi olduğu gözlenmektedir. ## kuru-patlican-dolma-tarifi URL: https://trendhayat.com/kuru-patlican-dolmasi-tarifi Tarih: 2026-07-29 Damaklarınızı Şenlenadirecek Kuru Patlıcan Dolması İşte sırada damağınızda mükemmel bir lezzet bırakacak kuru patlıcan dolmasına, büyük çoğunluğumuz lezzetini tatmış ama yapmamış olabilir. Şimdi sırada bu lezzeti yapma zamanı geldi. Ekşili Kıymalı Kuru Patlıcan Dolması Sakin gözünüze büyük zahmetli bir işmiş gibi gelmesin. Aslında nefis lezzetine göre uğraşması az bile:) Doğu yöresine ait olan bu lezzet, yöreye ve isteğe göre yapılması değişmektedir. Zeytinyağlı kuru patlıcan dolması, ekşili kıymalı kuru patlıcan dolması ve karışık kuru dolma gibi çeşitleri var artık damak zevkinize göre hangisini tercih ederseniz onu yapabilirsiniz. Artık lezzet şöleni olacak olan kuru-patlican-dolma-tarifine geçelim. Ekşili Kıymalı Kuru Patlıcan Dolması Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi 20 adet kuru patlıcan dolması 150 gram orta yağlı kıyma 1 su bardağı pirinç 2 adet küçük boy kuru soğan 1,5 yemek kaşığı nar ekşisi Yarım yemek kaşığı domates salçası Yarım yemek kaşığı biber salçası 7-8 dal maydanoz Tuz Karabiber Sumak Not :Damak lezzetinize göre baharatı istediğiniz ölçüde ayarlayın. Dolma Sosu İçin; 3,5 su bardağı sıcak su 3,5 su bardağı zeytinyağ 1 yemek kaşığı sumak 1,5 yemek kaşığı nar ekşisi Yarım yemek kaşığı acı biber salçası Tuz Ekşili Kıymalı Kuru Patlıcan Dolması Yapılışı İlk önce ipe dizilmiş kuru patlıcan dolmalarınızı ipten çıkartıp tencereye alın. Tencere patlıcanların üstü geçecek şekilde soğuk su koyun ve kaynamaya bırakın. Orta ateşte kaynayan suda 10 dakika haşlansın sık sık patlıcanlar yumuşamış mı diye kontrol edin. Kuru dolmanız ne çok sert nede çok yumuşak olacak buna dikkat edin ve haşlanmış kuru patlıcan dolmanızı soğuk suya alarak şoklayın. İç harcı için soğanları küçük küçük doğrayın. Maydanozla ince ince kıyın. Pirincinizi sıcak suda bekletin. Bir tencereye sıvı yağ koyun. Küçük küçük doğramış olduğunuz soğanları kavurun. Daha sonra kıyma ve pirinci ekleyin kavurmaya devam edin. Salça,nar ekşisi, tuz ve baharatları iyice karıştırın. Hazırlamış olduğunuz iç harcı kuru patlıcan dolmalarına doldurmaya başlayalım. Kuru patlıcan dolmasını yarım olarak doldurun. Patlıcanın ağız kısmını sıkıca kapatın. Birinin ağzı diğeri arka kısmına gelecek şekilde tencereye dizin. Sos tenceresine zeytinyağı, salça, nar ekşisini, baharatları, sıcak suyu ekleyin ve kaynatın. Son olarak doldurduğunuz kuru patlıcan dolmaların üzerine sosu dökün ve dolmaların üzerine açılmasın diye tabak koyun. Dolmaların üzerine mutlaka soslu suyla geçsin. 40-45 dakika kısık ateşte pişirin. Pişip pişmediğini kontrol edin. Afiyet olsun. ## Safra Kesesi Taşı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/safra-kesesi-tasi-nedir-belirtileri-ve-tedavisi-nelerdir/ Tarih: 2026-07-28 Safra kesesi Taşı Nedir? Belirtileri Nelerdir? Neden Oluşur? Tedavisi Nelerdir? Safra Kesesi Ameliyatı bu konular hakkında aradığınız bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Karaciğerin altında bulunan ve karaciğerden gelen safranın depolandığı ve konsantre edildiği yere safra kesesi adı verilmektedir. Bu işlemin devamında ise, gerekli durumda, safra onikiparmak bağırsağına iletilir. Safra Kesesi Taşı Nedir? Safra kesesi taşı, çok fazla kişide görülen ancak çoğu kişinin sahip olduğunu farkına varmadığı bir durumdur. Genellikle hastaların bir kısmı belirtiler sonucu hastaneye gelse de büyük bir kısmı rutin bir kontrol veya başka bir şikayet esnasında safra kesesi taşına sahip olduklarına farkına varırlar. Tanı, ultrasongrafi yardımı ile konur. Genel olarak taşlar safra kesesinde mevcut olsalar da bazen taşlar safra kanalında da mevcut olabilirler. Safra Kesesi Taşı Belirtileri Nelerdir? Safra kesesi taşının belirtileri genellikle hastada kendini göstermez. Ancak belirtiler kendini gösterirse; karnın sağ üst tarafında ağrı başlar ve bu ağrı sırt bölgelerine kadar uzanabilir. Aynı zamanda; hazımsızlık, şişkinlik ve bulantı da belirti olarak kendini gösterebilir. Vücudunuzdaki herhangi bir belirtide muhakkak bir doktora danışmanız gerekir. Küçük zannettiğiniz belirtiler büyük sonuçlara neden olabilmektedir. Safra Kesesi Taşı Neden Oluşur? Safra kesesinde taş oluşumunun birden fazla nedeni ve tetikleyici sebebi mevcuttur. Ancak genel olarak söylemek gerekirse; safranın kimyasal yapısındaki farklılaşmalar taşın oluşmasına neden olmaktadır. Risk Faktörleri Nelerdir? Her yaş grubunda ve iki cinsiyette de görülmesi muhtemel bir rahatsızlıktır. Çok küçük yaşta ki hastalarda görülme ihtimali çok yüksek olmamakla birlikte yine de risk mevcuttur. Cinsiyet olarak ise bu rahatsızlığın kadınlarda görülme oranı erkeklere göre daha yüksektir. Ayrıca obezite önemli risk faktörleri arasındadır. Aynı zamanda gebelikte, safra kesesi taş oluşumu için risk faktörleri arasında yer almaktadır. Tedavisi Nelerdir? Ameliyatı Gelişen teknoloji sayesinde her alanda olduğu gibi safra kesesi taşı ameliyatı alanında da gelişmeler olmuştur. Artık eskiye oranla ameliyatlar daha rahat gerçekleştirilebilir hale gelmiştir. Burada bilinmesi gereken bir nokta şudur ki; safra kesesindeki taş için yapılan işlem ile safra kanalındaki taş için yapılan işlem birbirinden farklıdır ve karıştırılmamalıdır. Safra kesesi taşı uygulanan işlem; safra kesesinin alınmasıdır. Safra kesesi alınarak bir daha taş oluşmasının engellenmesi amaçlanmıştır. Safra kesesi ameliyatı genel olarak laparoskopik yani halk arasında kapalı diye bilinen yöntemle yapılır. Bu sayede; ameliyat sonrası hastanın ağrısı daha az olacaktır. Ancak yine de hastanın durumuna göre tercih edilen yöntem değişiklik gösterebilir. Genel olarak safra kesesi ameliyatlarının başarısı oldukça yüksektir. Ayrıca; ameliyattan sonra doktorunuzun önerdiği gıdalar ile beslenmeniz oldukça önemlidir. Ek olarak belirtmek gerekir ki her hasta da ameliyat uygulanmayabilir. Ameliyat uygulanıp uygulanmaması hastanın durumuna göre doktorun verdiği bir karardır. ## 23 Nisan 201922 Nisan 2019 URL: https://trendhayat.com/montessori-yatak-odalari-cocuklar-icin-montessori-yataklari/ Tarih: 2026-07-28 Montessori yatak nedir? odaları, malzemeleri, ölçüleri, Montessori yatak fiyat, uyku seti, nevresim takımı örtüsü ve süsleme gibi bir çok yapılan aramalara bu yazımızda cevapları bulabilirsiniz. Montessori Nedir? Son zamanlarda dünyada ve Türkiye ‘de de sıklıkla uygulanmaya başlayan ve daha fazla duymaya başladığımız Montessori nedir? Montessori çocukların bireysel yeteneklerini kendi ilgi ve becerilerine yatkın olabilecek tarzda, her bireyin değişik eğitim öğretim zamanı olduğu fikrini baz alan, özgün bir eğitim dalıdır. Bu eğitim şeklini uygulayan geliştiren İtalyan doktor pedagog Maria Montessori ‘dir ve bu eğitim sisteminin ismini de kendisinden almıştır. Montessori Yatak Bu eğitim sisteminin öğretinin yada yaklaşımının kendine has bazı materyalleri, kendine özgü oyuncakları, çalışma alanları ve yaşam alanı tarzları vardır, yatak odası ve montessori yatak da bu yaklaşımın bir parçası olarak doğmuştur. Montessori Yatak Nedir? Çok sık görülen bu italyan Montessori Yaklaşımında Öğretisinde çocukların yaşadığı odalar da yer yatağı kullanılmasını önerilmektedir. Bu yatakların en önemli özellikleri çocukların bu yatakları kendileri girip çıkabildikleri birer ev formunda olması onların istedikleri zaman girip çıkmalarını kolaylaştıran modellerden oluşur bir beşik gibi ebeveyn tarafından yatırılabilen ve ebeveyn tarafından tarafından yatağından kaldırılan çocuk yerine tamamen giriş çıkış kontrolü kendinde olan bir ev havasında olan bu montessori yataklar özgüveni daha yüksek bireyler yetiştirilmesi için uygun görülmektedir. Bu montessori yataklar bebeklerinizin karyolasından düşme korkusu yaşamadan onları uykuya bırakabilirsiniz. Bizde sizler için Türkiye de dünyadan farklı modellerde Montessori Yatak tiplerini bir araya getirerek sizlere sunuyoruz. Beğendiğiniz modelleri istediğiniz mobilya ustalarına yaptırabileceğiniz gibi piyasada hazır satılan modellerden de temin edebilirsiniz. Montessori Yatak Odası Modelleri Montessori Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti Çocuk Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti Çocuk Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti Çocuk Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti Çocuk Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti Yatak odası modelleri fiyatları malzemeleri süsleri ölçüleri yapımı nevresim takımı uyku seti ## Ahşap Ev Dekorasyonları URL: https://trendhayat.com/ahsap-ev-dekorasyonlari/ Tarih: 2026-07-28 ahsap ev dekorasyonu, bungalov dekorasyonu, somineli evler Ahşap Ev İç Dekorasyonu Kendinize bir ahşap ev yaptınız veya yapmayı planlıyorsunuz, peki ama içi nasıl olmalı, sıradan klasik bir ev mi? çok farklı kimsede olmayan bir şey mi? yada çok modern bambaşka bir şey karar veremiyor musunuz. Evinizin büyük mü küçük mü yapacağınıza karar verdiniz mi? Tek katlı küçük bir ahşap ev dekorasyonları mı, yada büyük ihtişamlı ahşap ev dekorasyonları, içinde bir şömineye ne dersiniz olmalı mı sizce. Üçgen bir ahşap ev düşünüyorsunuz üst katta yatak bölümü altta yaşam alanı peki içini nasıl dekorasyon yapmalısınız. İçerde fonksiyonel bir merdiven balkon şeklinde asma bir ikinci kat yatak odası sanki balkondaymış gibi iç hacmi öldürmeden nasıl fikir. Ahşap Ev Dekorasyon Fikirleri Ahşap ve bungalov ev iç dekorasyon örneklerine bir göz atalım. üçgen bungalov dekorasyonu Yukarıdaki Ahşap ev dekorasyonunda büyük açılı yekpare olan cam evin en önemli unsuru yatağınızdan gece yıldızları, gündüz doğa manzarasını izlemek düşünmesi bile mükemmel, döküm şömine sobası da ortama hem ısıtıyor hemde dekorasyonu tamamlıyor. ahşap ev dekorasyonuları Üsteki resimde de bir önceki resim gibi amaç yatarken manzaraya hakim olmak izlemek. Bu ahşap ev dekorasyonunda çatı kısmen camla kapatılmış. yatak baş ucu kitaplık olarak değerlendirilmiş dekorasyon fikirleri Yatağınızdan deniz ve doğa manzarasına hakim bir dekorasyon örneği bungalov dekorasyon fikirleri Yer yatağı yemek yemek için 4 kişilik masa ve iki ahşap sandalye dinlenmek için. ahşap şömineli ev dekorasyonları Şömine keyfi için tasarlanmış bir ahşap ev dekorasyonu, pencere kenarına yapılan bölüme de uzanarak pencereden doğayı izlemeniz mümkün beyaz ahşap ev dekorasyonları Yataktan kar manzarasını islemek için dekore edilmiş bir beyaz ahşap bir ev 2 katlı bungalov Küçük bir bungalov iki katlı tasarlanmış üst kat yatmak için alt kat oturmak için ahşap gömme yatak bölümü üçgen ahşap iki katlı ev dekorasyonu büyük ahşap ev dekorasyonu şömineli ahşap ev dekorasyonu fikirleri iki katlı ahşap bungalov çok büyük şömineli ahşap otel ev ahşap ev ranza dekorasyonu beyaz iki katlı ahşap ev farklı ahşap ev dekorasyonu ## 24 Temmuz 201924 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/3-selim-kimdir-sultan-iii-selim-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-07-28 Sultan 3. Selim kimdir? III. Selim Han’ın Hayati Dönemi (1789-1807) Üçüncü Selim Biyografi Doğum Tarihi : 24.12.1761 Ölüm Tarihi : 28.07.1808 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : 3.Mustafa Annesi : Mihrişah Sultan Eşi : Nef-i Zar, Hüsn-i Mah, Zib-i Fer, Afitab, Ra-fet, Nur-i Şems, Gonca Nigar, Dem-hoş, Tab-ı Safa, Ayn-ı Safa, Makbule, Meryem, Mihriban, Fatma Fer-i Cihan, Çocukları : yoktur. III. Selim Han’ın Kısaca Hayatı Sultan üçüncü Selim han 28. Osmanlı Padişahıdır. 1761 yılında İstanbul’da 3.Mustafa ve Mihrişah Sultan’ın çocukları olarak doğan, 3.Selim Han 1789 da Osmanlı Devleti yönetimine geçti. 3. Selim hanın büyük bir cengaver olacağına inanılıyordu, ve üzerine çok iltimas düşüldü eğitimine yetişmesine çok özen gösterildi, o çocukken sultan olan amcası 1.Abdülhamit ona esir hayatı yaşatmamış göz önünde bulundurarak iyi bir şekilde yetişmesini sağladı, sultanlığa geçtiğinde halkın ondan çok beklentisi olmuş, hükümdarın devleti eski günlerdeki ihtişamı sağlayacağını düşünüyorlardı.. 3. Selim han sultanlığı döneminde bir çok yenilik yapmıştır, Yeniçeri askerlerin dışında başka yeni askerleri orduya kattı, “Nizam-ı Cedid” adı verilen bu askeri birlik düzenli eğitim görecekti. Bu birliğin eğitimi için Avrupa’dan yabancı subaylar getirtti. Yine sultanlığı döneminde Osmanlı’da ilk yabancı dil Fransızca olarak belirlendi. Döneminde Bir çok eser yapılmış olup bunlardan Üsküdar Selimiye cami,Tophane Kışlası önemli eserlerdir.. Sultan 3.Selim Han, 1807 yılında görevini 4.Mustafa’ya bıraktıktan 1 yıl kadar sonra Alemdar Vakası sırasında Padişahın Askerleri tarafından 1808 yılında idam edildi. Cenazesi İstanbul Laleli Camisi Türbesine defnedildi.. laleli-cami-turbesi- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Barut Ağacı Kabuğunun (Rhamnus Frangula) Faydaları URL: https://trendhayat.com/barut-agaci-kabugunun-rhamnus-frangula-faydalari/ Tarih: 2026-07-27 Barut ağacı faydaları, barut ağacı kabuğu zayıflatırmı? barut ağacı kabuğu ne işe yarar, nasıl kullanılır, barut ağacı kabuğu nedir, hepsini bu yazıda bulabilirsiniz. Barut Ağacı Kabuğu Barut ağacı kabuğu doz aşımı yapılmadığı takdirde ve kullanım talimatlarına uygun bir şekilde tüketildiğinde neredeyse her hastalığa şifa olabilecek mucizevi bir üründür. Tedavi amacıyla kullanılacak olan kabuklar barut ağacı 3 yaşına geldiğinde dallarından toplanıp kurutulur ve yaklaşık 1 yıl süreyle beklemeye bırakılır. Bekleme süresi sona erdiğinde barut ağacı kabukları kullanım için hazır hale gelir. Kabukların bir yıl boyunca bekletilmesinin amacı kabukların içerisinde bulunan faydalı içeriğinin açığa çıkarılmasıdır. Bir yıllık süre içerisinde kabuklarda bulanan antron glikozit adlı bileşen anrahinon glikozidi glikofranguline dönüşerek asıl şifa kaynağı olan haline dönüşür. Barut ağacı kabuğu geçmişten günümüze kadar özellikle mide ağrısı, akciğer rahatsızlıkları, mide şişkinliği, reflü, ishal, romatizma ve kabızlık gibi hastalıkların iyileşmesine yardımcı olması amacıyla tüketilmektedir. Ancak tükettiğiniz her besin maddesinde olduğu gibi barut ağacı kabuğunu da kullanırken fayda yerine zarar görmemek adına aşırı miktarda tüketimden kaçınmalı ve kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Barut Ağacı Kabuğunun Faydaları? Safra salgısını uyarıcı bir özelliğe sahip olan barut ağacı kabuğu safra sıvısının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.Bağırsak parazitlerinin vücuttan kolay bir şekilde atılmasında önemli bir etkiye sahiptir.Karaciğer rahatsızlıklarını önler ve karaciğerde hasar gören dokuların onarılma sürecini hızlandırır.Yapılan araştırmalarda barut ağacı kabuğunun hemoroit hastalığının iyileşmesine olumlu yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır.Siroz ve sarılık hastalığının iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla tedavi sırasında yardımcı madde olarak tüketilebilir.Vücudun herhangi bir bölgesinde bulunan enfeksiyonların giderilmesine yardımcı olur ve yaraların iyileşme sürecini hızlandırır.Barut ağacı kabuğunun eklem ve kas ağrılarını büyük ölçüde dindirici özelliği bulunmaktadır.Kan şekerini ve kan dolaşımını düzenleyici özelliği bulunmaktadır.Karaciğer ve dalağın işlevlerini daha düzgün bir şekilde gerçekleştirmesine katkı sağlar.Vücuttaki alerjik reaksiyonlar ve kaşıntıların geçmesinde önemli bir etkiye sahiptir.İshal ve kabızlık problemi olanların tüketmesi gereken gıdaların başında yer alır.Barut ağacı kabuğu akciğer enfeksiyonlarının önlenmesinde en etkili ürünlerden birisidir.Mide bulantısı, şişkinlik ve gaz problemleri olanların kullanması önerilen bir üründür. ## Kekik Nedir? Çayı Yağı ve Kekiğin Faydaları URL: https://trendhayat.com/kekik-nedir-cayi-yagi-ve-kekigin-faydalari/ Tarih: 2026-07-26 Kekik Nedir? Kekik, ballıbabagiller familyasından olup, çorak topraklarda yetişen, güneşi seven yapısıyla öne çıkmaktadır. Uzun senelik bir bitki olmasıyla beraber boyları 15-40 cm içinde değişmektedir. Çoğu zaman koyu yeşil renge sahip olan, kısa saplı ya da sapsız konumdadır. Bitkinin tespit edilen bileşiminde: Simol, timol, karvakrol, borneol madenleri vardır. Az oranda bulunan uçucu yağlardan ise flavonit, acı esanslar, tanen ve tripenoit bulunmaktadır. Kekiğe kendine has kokusunu veren timol ve karvakrol maddesidir. Kekik Çayının Faydaları En çok bilineni Kekik çayıdır. Başlıca kış aylarında soğuk algınlığı, nezle benzeri biçimde hastalıklardan korunmak için bol miktarda kullanılmaktadır. Bunun haricinde soframızda baharat olarak da yer bulan kekik, ihtiva ettiği onlarca şifaya ek olarak, yemeklere verdiği esans ile oldukça kullanışlıdır. Kekik Suyu ve Kekik Çayı: Kekiğin suda kaynatılmasıyla elde edilen kekik suyu, bu şekilde çay olarak da kullanılmaktadır. Kekiğin Faydaları Bu tarz besinlerin başlıca faydaları: – Çay olarak kullanılır ise öksürüğü azaltır ve solunum yollarına yararlıdır. – Soğuk algınlığı, nezle benzer biçimde kış hastalıklarında kullanımı yaygındır. Anti oksidan ve anti septik özelliği ile mikrop ve bakterilerle savaşmada büyük bir etkendir. – Gaz ve şişkinliği önler, Ağız kokusunu ortadan kaldırır. – Zayıflamak isteyenler için faydalıdır, Regl sancılarını azaltır. – Sindirim sitemini düzene sokar, bağırsak sağlığı açısından oldukça önemlidir. Kekik yağı: Az miktarda üretimi olsa da kekik yağının da ülkemizde kullanımı yaygındır. Mide ve kalp sağlığından tutunda sindirim ve bağırsak hastalıklarına kadar pek çok şifası bulunan kekik yağınım kullanım alanlarına birlikte bakalım. Bu alanlar: – Kekik yağı kendisi benzer biçimde antioksidandır. – Anti alerjik ve anti septik özellik gösterir. – İçerdiği zengin minerallerden dolayı günde bir kaşık tüketilmesi uzmanlarca önerilmiştir. – Soğuk algınlıklarını önler, bağışıklık sistemini sağlamlaştırır. – Bel ağrısı benzer biçimde şiddetli ağrılarda masaj yaparak kullanılması önerilmektedir. – İdrar söktürücü tesiri vardır, sakinleştirici olarak da kullanılmaktadır. – Yaşlanmayı geciktirir, cinsel isteği arttırır. – Uykusuzluk sorununu azaltır, Vücuda enerji verir. – Saç tellerini canlandırır, gözlerin kuvvetlenmesini sağlar. – Tüm solunum yolu hastalıklarında faydası bulunan kekik, bronşit belirtilerini hafifletir, boğazca ağrısına iyi gelir ve sinüslerin açılmasına destek sağlar. Saymakla bitiremeyeceğimiz kekik yağı faydalarının başlıca etkenlerini beraber gördük. Her nimette olduğu şeklinde fazlasının zarar olduğunu unutmayalım. Herhangi bir ilaç kullanıyorsanız kekiği kullanmak için doktorunuzdan onay almayı unutmayınız. ## Tv Ünitesi Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? URL: https://trendhayat.com/tv-unitesi-secerken-nelere-dikkat-edilmeli/ Tarih: 2026-07-25 İcat oldu olalı neredeyse hiçbirimiz TV’siz yapamıyor ve televizyonsuz gün geçiremiyoruz. Yıllardan beri TV konusunda değişen şey nedir diye soracak olursanız, cevabımız elbette büyüyerek dev boyutlara erişen led/plazma stilindeki ekranlar, 4K televizyonlar ve Etrafında doludizgin yer alan teknolojik ekipmanları olmakta. Sonuç olarak günden güne evlerimizde küçük bir krallık edasında yer alan TV’ler artık dev ünitelere ihtiyaç duyuluyor. Yani annelerimizin ve büyük annelerimizin o üzeri dantelli kutu formundaki TV’lerden eser kalmadı. TV ünitesi seçim yaparken nelere dikkat etmeliyiz. Dekorasyona Göre Tv Ünitesi Seçimi Dijital / uydu TV kutuları, home theater sistemler, oyun konsolları, DVD oynatıcılar, HD ses sistemlerini nasıl nereye sığdıracağım diye hayıflanmamanın yoluysa kuşkusuz kusursuz tasarımlarda seçilecek TV ünitelerinden geçiyor. Peki, evinize uyumlu standartlardaki TV Ünitesi Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli sorusunun cevabı nedir? Öncelikle televizyonunuzun ve salonunuzun genişliğini hesaba katın. Salonunuzda hantallığıyla yer kaplamayacak ama aynı zamanda da yukarıda saydığımız TV yardımcı ekipmanlarını rahatça yerleştirebileceğiniz bir ünite işinizin rahatlıkla görecektir. İlaveten modüler sistemli eklenip çıkarabilen parçalara sahip olan TV üniteleri, değiştirerek kullanabileceğiniz birçok imkan sunacaktır size. TV Ekipmanları İçin Yer Gerek Düzenli biriyseniz ve entelektüel yanınız gelişmişse DVD arşivi, müzik arşivi olan biri olabilirsiniz ve bu ürünler için kesinlikle depolama alanına ihtiyaç duyuyor olmalısınız. Hatta evinin dekorasyonunu her şeyden çok önemseyen biriyseniz, biblolara ve aksesuarlar rafları sizin için önemli olabilir. Camlı raflı ünitelerine sahip olan standlar ise şıklık arayan kişiliklere hitap edebilir. Evinizde TV ünitesi için gerekli bölüm yoksa kompakt TV ünitelerine yönelmenizi öneririz. Monte edilerek sökülebilen bu ürünler size yerden kazanç alanında çözüm sunar. Ama hiç yerim yok diyorsanız televizyonunuzu duvara asın ve hemen altına incecik bir dresuar yerleştirin. Bu şık görünüm pratik ve konforlu bir fikir olarak sizi her zaman memnun edecektir kesinlikle. Yine küçük evlilere yerden kazanç için beyaz, krem rengi şeffaf ya da cam TV ünitelerinden kullanmalarını öneririz. Böylelikle Tv Ünitesi Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli konusunu işlemiş olduk. ## Menopoz Tedavisi Bitkisel URL: https://trendhayat.com/saglik/menopoz-tedavisi-1398/ Tarih: 2026-07-24 Menopoz Sıkıntıları ve Menopoz Tedavisi. Üretken yıllarını geride bırakan kadınların yaklaşık üçte ikisinde menopozla ilgili semptomlar görülmektedir. Sarı kantaron otu (Hypericum perforatum - St. John's Wort) menopoz şikayetlerinin tedavisine imkan sağlayan bir bitki olduğu bilimsel araştırmalarla gösterilmiştir . Sarı kantaronun menopoz semptomlarından biri olan depresyon için iyi olduğu bilinmektedir. Bu bitkinin menopoza özgü diğer problemlerde etkisini araştırmak için Alman araştırmacılar bir deney düzenlemiştir. Bu deneyin sonuçları sarı kantaronun sadece psikolojik ve fiziksel semptomları iyileştirmekle kalmadığını, ayrıca menopozlu kadınlar için seksüel olarak da düzelmede yardımcı olduğunu göstermiştir. 12 haftalık sarı kantaron ekstresi ile tedaviden sonra semptomların kaybolduğu veya belirgin olarak azaldığı istatistiki olarak katılımcılarca (% 76) ifade edilmiştir. Katılımcı doktorlarda ise % 79 oranında iyileşme görülmüştür. Menopoz Bitkisel Tedavi Sarı kantaron taşıyan tabletleri 12 hafta alan 106 kadın deneye alınmıştır. Her tablet 135-225 mg sarı kantaron ekstresi (standart olarak 300 mcg Hiperisin) taşımaktadır. Hiçbir kadında hormon tedavisi uygulanmamıştır. Başlangıçta ve sonra 5, 8 ve 12 haftalık tedaviden sonra katılımcılar değerlendirilmiştir. Her değerlendirmede katılımcılar psikolojik, fiziksel ve vazo-motor menopoz şikayetlerinin sıklığı ve şiddet derecesini menopoz cetveline göre bildirmişlerdir. [Psikolojik semptomlar sinirlilik, konsantrasyon zayıflığı, tansiyon, anksiyete ve depresyonu içine almaktadır. Fiziksel semptomlara ise baş ağrısı, kalp çarpıntısı ve uyku bozukluğu dahil olmaktadır. Sıcak basması, fazla terleme ve baş dönmesi ise vazo-motor semptomlar kabul edilmektedir]. Ayrıca kadınlar bu çalışma için düzenlenen kısa bir cinsel sağlık anket formunu cevaplandırmışlardır. Doktor herhastayı Klinik Küresel Etki Cetveli'ne (Clinical Global Impression Scale) göre tedavi ve yan etkiler bakımından değerlendirmiştir. Çalışmanın başında baş dönmesi ve kalp çarpıntısı dışında her türlü semptom % 80-90 "orta" ve "belirgin" şiddette çıkmıştır. Çalışmanın sonunda ise sadece kadınların % 20-30 u halen psikolojik ve fiziksel semptomlara "orta" ve "belirgin" işaretlemişlerdir Araştırmacıların raporuna göre; büyük çoğunluk semptomlardan kurtulmuş veya çok "hafif" geçirmiştir. Menopoz oran cetvelinde semptomların yoğunluğu da tedaviden sonra 63.4 den (belirgin) 23.5 a (hafif) düşmüştür. Vazo-motor semptomlarda belirgin bir değişiklik olmamıştır. Deney sırasında sadece 4 hasta yan etkiler kaydetmiştir. Cinsel değerlendirme anketine verilen cevaplar, hastaların kendilerini fiziksel olarak daha cazibeli hissettiklerini ve karşı cinse daha fazla değer verdiklerini göstermiştir. İlk röportajlarında kendilerini artık fiziksel olarak çekici bulmayan 82 kadından 77 si çalışmanın sonunda bakış açılarını değiştirmişlerdir. Hepsinden fazlası hastaların yaklaşık % 80 i sarı kantaron tedavisinden sonra cinselliklerinin büyük ölçüde arttığı fikrinde birleşmişlerdir. Araştırmacılar şunu belirtmektedirler : Bu çalışma ile özellikle bu tür hastalarda sentetik antidepresanlara karşı belirgin bir avantaj sağlanmıştır . kategori Sağlık Permalink Comment ## Mantar Nedir — Saglik URL: https://trendhayat.com/saglik/mantar-nedir-402/ Tarih: 2026-07-24 Yaz ayının en büyük handikaplarından olan mantar ve ıslaklığa bağlı rahatsızlıkların tatil keyfinizi kaçırmasını istemiyorsanız Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayfer Aydın Bankaoğlu’nun uyarılarına kulak verin. Mantar hastalık – Havuz ve deniz mevsiminin açılmasıyla birlikte ne gibi rahatsızlarla karşılaşacağız? Yüzme havuzları ve deniz, ortak kullanım alanları olduğu için kirlenme riski oldukça yüksek yerlerden. Bu sebeple bakteriyel, viral ve mantar enfeksiyonları bu dönemde sıklıkla gündemde olan rahatsızlıkların başında yer alıyor. Ayak parmağı mantarları da parmak aralarında sıyrıklara neden olarak bakteri ve virüs girişini kolaylaştırıyor. Ayrıca deniz ve havuz suyu cildin kurumasına neden oluyor. Özellikle alerjik yapılı kişilerde irritasyon oluşturabiliyor. Hepatit ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar da ortak kullanım alanı olan havuzlarda bulaşıyor. Mantar belirtileri – Yaz aylarında pek çok kişinin mustarip olduğu mantar kendini nasıl gösteriyor, hastalar daha çok nelerden şikâyet ediyorlar? En çok bulaşan mantar, ayak parmağı arası mantarı ve halk arasında “Samyeli” olarak bilinen “Pytriazis Versicolor”dur. Samyeli vücutta sütlü kahverengi, ince kabuklu, yuvarlak, küçük lekeler yapıyor. Genellikle sırtta, omuzda ve göğüs arası bölgesinde beyaz lekeler şeklinde görülüyor. Genital bölge ve ayak parmağı arasındaki mantarlar da sıyrıklara ve yarıklara yol açıyor. Bunlar bakteriyel ve viral enfeksiyonlar için bir giriş kapısı da oluşturduklarından tatiller bazen hastanede sonuçlanabiliyor. Vücudun hangi bölümünde oluşan mantar daha uzun süreli ve derin bir tedaviyi gerektiriyor? Özellikle tırnak mantarının, diğer mantar türlerine göre tedavisinin uzun ve sancılı olduğunu söyleyebiliriz. Genital bölgede oluşan mantarın ıslaklıkla, havuz ya da denizle bir ilintisi var mıdır? Evet, genital mantarların en önemli nedeni ıslaklıktır, Ortak kullanılan alanlarda bu hastalıklar çok daha kolay bulaşır. Ayrıca genital bölge mantarı kilolu olanlarda daha sık görülür. Kıvrım bölgelerinde mantar ve bakterilerin oluşması daha kolaydır. Özellikle yaz mevsiminde terle nemlenen bu alanlarda mantar sıklıkla yerleşiyor. Yazın özellikle mantardan korunmak için neler önerirsiniz? Mümkün olduğunca bu aylarda havuz yerine denizin tercih edilmesi gerektiğini belirtelim. Eğer muhakkak havuza girilecekse temizliğine güvendiğiniz yerleri seçmeli ve çıktıktan sonra su ve sabunla yıkanılmalısınız. Şezlongta ise mutlaka havlu kullanılmalı. Daha sonra bu havluyu kullandığımızda yine aynı tarafını kullanmaya, yani şezlongla temas eden bölüme oturmamaya dikkat edilmeli. Çıplakayakla havuz kenarında ya da iskelelerde yürümemek, başka kişilerin terliklerini giymemek, havuz kenarındaki taşlara oturmamak yine doğru bir yaklaşım olur. İkinci bir mayo, bikini taşımak ve havuzdan çıktıktan sonra diğerini giymek gerekir. Pamuklu çorap ve pamuklu iç çamaşırları tercih etmek de alınacak önlemlerden biri. Mantarın dışındaki diğer muhtemel dernıatolojik rahatsızlıklardan korunmak için neler yapmalıyız? Sık yıkanmak cildin yağ bariyerini ortadan kaldırdığı İçin özellikle alerjik bünyeli insanlar klorlu sudan çıktıktan sonra ciltlerini kupkuru hissederler. Bu kişilerin iyice yıkanıp durulandıktan sonra nemlendirici kullanmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz. Kullanılan güneş kremlerinin de nemlendirici etkisi vardır. Ancak yağlı cilde sahip, akne ve sivilce problemi olan kişiler yağsız güneş kremi kullanmalılar. Deri kuruluğunun tetiklediği hastalıkları klorlu havuz suyu arttırır. Cildi yağlı olan insanlara da su bazlı nemlendiriciler öneriyoruz. Tırnak mantarının yaz faylarında arttığı bilinen bir gerçek, bu rahatsızlıkla ilgili neler söyleyebilirsiniz? Mantar ıslaklığı, nemi ve havasızlığı sever. Tırnak mantarı, ıslaklık ve nemle doğru orantılı olarak yaz aylarında artıyor. Çünkü insanlar havuzdan çıktıktan sonra kurulanmayı ihmal ediyorlar. Özellikle ayak parmaklarının arası nemli kalıyor. Aynı şeyi banyo yaparken ayak temizliğimize özen göstermeyerek ve banyo yaptıktan sonra ayakları kurularken de yapıyoruz. Ayaklar hep ihmal edilir. Bu yüzden mantar üremesi daha kolay oluyor. Tırnak mantarını önlemek için temizliğe ve havasız kalan bölgelerin kuru olmasına özen göstermek gerekiyor. Mantar bulaşıcı mıdır? Mantar bulaşıcıdır. Dolayısıyla ortak kullanım alanlarında uzmanların uyarılarına dikkat etmek gereklidir. Mantar tedavi – Tedavi aşamasında neler yapılıyor? Tedavi için mantar enfeksiyonunun boyutuna göre hapların yanı sıra şampuanlar, özellikle ayak parmakları için krem ve sprey formatında ürünler kullanıyoruz. Filed Under: Sağlık ## Sinüzit Ameliyatı URL: https://trendhayat.com/saglik/sinuzit-ameliyati-1056/ Tarih: 2026-07-22 Sinüzit tedavisi ve sinüzit ameliyatı. Sinüzitin tedavisinde ilaçla tedavi etkili olmadığı takdirde cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Endoskopik sinüs cerrahisi uygulanır. Cerrahi genel ve lokal anestezi altında yapılabilmektedir. Endoskoplar aracılığıyla sinüslerin burun içine açıldıkları deliklere ulaşıp delikler genişletilmekte ve sinüslerin havalanması sağlanmaktadır. Cerrahi sonrasında burun içine kısa süreli küçük tamponlar yerleştirilmekte ve ameliyat sonrası hasta birkaç kez pansumana çağrılabilmektedir. Sinüzit hastaların çoğunluğunu yalnızca sinüs kanallarının daralmış veya tıkalı olduğu basit tekrarlayan sinüzitler oluşturur ve bu kişilerde cerrahinin başarı oranı % 90ın üzerindedir. Allerjik zemin üzerinde oluşan polipli sinüzitlerde ise tekrarlama eğilimi yüksektir. Balon sinüsoplasti nedir? Balon sinüsoplasti tekniğiyle daralmış sinüs delikleri açılır ve sinüs ağzına bir balon yerleştirilir. Daha sonra balon serum ile şişirildikten sonra şişen balon tıkalı sinüsün ağzını genişletir. 30 dakika ya da bir saat sürüyor. Kişi 2 gün sonra işine dönebiliyor. Balon sinüsoplasti tekniğiyle burun içinde hiçbir dokuya zarar vermeden, kanamaya yol açmadan ve tampon gerekmeden hızlı bir şekilde iyileşme sağlandığı belirtiliyor. Balon sinoplasti burun boşluklarının içinin balonla genişletilmesiyle gerçekleştirilen bir tekniktir. Balon tedavisinin her yerde kullanılmadığı belirtiliyor. Daha çok ana sinüslerin kanalını genişletmekte ve alın bölgesindeki sinüs kanallarını genişletmekte kullanılmakta. kategori Sağlık Permalink ## Premenstrüel Sendrom Belirtileri Nedir? URL: https://trendhayat.com/saglik/premenstruel-sendrom-belirtileri-2002/ Tarih: 2026-07-22 Premenstrüel Sendrom Belirtileri Nedir? Premenstrüel sendrom (adet öncesi gerginlik) kadınlarda adetten 5 ile 11.gün önce başlayan belirtiler topluluğudur. Halsizlik, uyku bozuklukları, huzursuzluk, ağrı gibi çeşitli belirtileri vardır. Premenstrüel Sendromun daha hafif biçimi “adet öncesi gerginlik”, daha ağır biçimleri ise “premenstrüel disforik bozukluk” olarak adlandırılır. Premenstrüel Sendrom Belirtileri Premenstrüel sendrom adet görmek ile ilgili şikayetlerdir. Şikayetler adetten 1 veya 2 hafta önce, yumurtlamadan hemen sonra başlar ve adet döneminde de birkaç günü etkiledikten sonra geçer. Menopozun başlaması ve adet görmenin sona ermesiyle premenstrüel sendrom geçer. Göğüslerde şişkinlik ve hassasiyet, halsizlik, akne, uyku sorunları, mide şikayetleri, bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler, kas-eklem ağrıları, ruh hali değişiklikleri, ağlama krizleri, konsantrasyon güçlüğü ve depresyon sıkça görülen şikayetlerdir. ACOG (Amerikan Jinekoloji ve Obstetrik Komitesi) verilerine göre kadınların %85’inin aylık adet döngülerinde en az bir şikayetten etkilenmektedir. Filed Under: Sağlık ## Puf Modelleri̇ Yer Mi̇nderleri̇ Fi̇ki̇rleri̇ Dekorasyonu URL: https://trendhayat.com/puf-modelleri-yer-minderleri-fikirleri-dekorasyonu/ Tarih: 2026-07-22 Uzun bir günün ardından ayağınızı atmak mı istiyorsunuz? Çocuklar için odadan odaya sürükleyebilecekleri bir oturma çözümüne mi ihtiyacınız var? Listemizdeki puf modelleleri yer minderleri ile her türlü dekorasyona fikrine uydurabileceksiniz. Beklediğini puf dekor çözümüne hoş geldiniz! Dekoratif Puf Modelleri Yer Minderleri Fikirleri 01- Pamuktan yapılmış ve akıcı püsküller ile bitmiş, bu Boho sitili Puf modeli hem tarz hem de rahatlık düşünülerek tasarlanmış. 02- Bu patchwork puf minderi ile misafirlerinizi şaşırtacağınızdan emin olabilirsiniz. Yenilenmesi gereken bir pufun varsa, bu puf beklediğin çözüm olabilir. 03- Pentagonal puf, çok yönlü tasarımı ve ince kumaş döşemesiyle hem dikkat çekici hem de zarif. 04- Farklı kişiliğe sahip dokusal bir Bohem pufu. Fildişi ile karışık renkli ipliklerin birleşimi onu oturma odaları, yatak odaları veya plaj evleri için eğlenceli ve çekici bir parça yapar. 05- Bu büyük boy, mandala desenli yer pufu yada yer minderi de diyebilirsiniz, meditasyon için olmazsa olmazlardan. 06- Kedi şekilli puf modeli, dekoratif zarif bir tasarıma sahip. Bu eğlenceli kedi kafası, herhangi bir çocuğun odasında harika görünecek, ancak basit tasarımı, yetişkinler için de harika bir seçenektir. 07- Bu altıgen puf modelleri sahip olduğu geometrik kenar, modern bir ev dekorasyonu için odaları mükemmel hale getirir. 08- Gri örme dış yüzey, bu kare pufu modern ve rahat gösteriyor. El işi detaylarıyla yapılmış çok dekoratif bir puf yer minderi. 09- Klasik bean bag puf minderi, zarif bir örgülü kılıfla modern bir görünüm kazanıyor. Sonunda, çocukluk hayalinizi oturma odanızda bir puf minderi bulundurma hayalinizi gerçekleştirebilirsiniz ve stilden ödün vermeden. 10- Karmaşık bir desenli deri puf modeli daha klasik tarzda. 11- Spot ışığına benzeyen Puf Modeli! Bu lüks seçenek alışılmadık şekli, kadife döşemeleri ve altın rengi tabanıyla dikkat çekici. PUF MİNDER DEKORASYONU 12- Düğüm şeklinde Puf minderi. Bu eşsiz dekoratif puf modeli için çok daha fazla para ödediğinizi düşündürtecek! Bir oturma odasına, oyun odasına veya çocuk oyun alanında kullanılabilecek eğlenceli bir yer minderi pufu. 13- Eski pufları andıran yapısı ile çok daha yumuşaklık hazzı veren yapısı sayesinde verdiği rahatlık ile üzerinden kalkmak istemeyeceğiniz dekoratif bir yer pufu minderi. 14- Lüks görünümlü bir Puf Modeli. Bu düğmeli kadife Osmanlı Saraylarında kullanılan günümüzde chesterfield koltuk modellerini yansıtan özellikle yatak odaları için mükemmel bir seçim olacaktır. 15- Farklı şekilleri, yükseklikleri ve renklerde olan parçalardan meydana gelen bir puf modeli kombinasyon yapmak için tercih edilebilir. 16- Bu desenli zemin minderinin cesur tasarımı, onu herhangi bir odada göze çarpan bir tasarım seçimi yapacaktır… —- Sizde burada yapılan dekorasyonlar dan ilham alarak kendi evinize uygulayabilirsiniz. Daha fazla dekorasyon önerisi için TrendHAYAT/Dekorasyon linkine tıklayınız. ## Kehribar Nedir? Kehribar Taşı Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/kehribar-nedir-kehribar-tasi-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-07-22 Kehribar Nedir? Kehribar Nerelerde Bulunur? Kehribar Taşı Faydaları Nelerdir? Kehribar Kolyesinin Bebekler Üzerinde Faydası Nelerdir? Kehribar taşı hakkında detaylı bilgiyi yazımızda bulabilirsiniz. Kehribar Nedir? Kehribar diğer ismiyle Amber, çamgiller ailesinden, cam çeşidi olan Pinus succinifera ağaçlarının fosilleşmiş reçinesidir. Bu ağaçların kendini koruma mekanizması olarak ürettiği reçinenin fosilleşmiş hali de diyebiliriz. Fosiller bugün petrol ve kömür olarak kendilerini gösterse de bunun dışında kendilerini başka yollarla da gösterebilir. Bunun en iyi örnek ise kehribardır. Bayburt ve çevresi bölgelerde uzun yıllar kehribar kömür ve çıra niyetine yakacak olarak kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Kehribar bir yere gömüldüğünde küçük cisimleri kendine çekme özelliği sahip olan bir taştır. Yapılan araştırmalarda kehribarın içeriğinde fosilleşmiş canlılara da rastlanılmıştır. Kehribarın içeriğinde oksijen, karbon, süksinik asit, hidrojen bulunmaktadır. Kehribar ısıtıldığında manyetik ve elektriksel içeriği ortaya çıkmaktadır. Kehribar yakıldığında ortaya cam kokusu verir bu sayede gerçek olup olmadığını anlayabilirsiniz. Kehribar taşı içerisinde böcek ve bitki fosilleri taşıması nedeniyle diğer taşlardan farklıdır. Çam türünün reçinesi olan kehribar bugün süs eşyası ve takı olarak da kullanılmaktadır. Açık sarıdaN ve kırmızı arasında renkleri mevcut olup yarı saydamdır. Kehribarın en çok bulunan yerler ise Baltık Denizi, Burma, Lübnan, Sicilya, Meksika, Romanya, Kanada, Atlantik, Dominik Cumhuriyetidir. Özellikle Baltık Denizinde çıkarılan Baltık Kehribarı en gözde ve ünlü taşlar arasındadır. Kehribar Taşı Faydaları İbni Sina gibi ünlü tıp bilimcilerin de şifa olarak kehribarı kullanmışlardır. Kehribar diğer adıyla amber içerdiği asit doğal bir antibiyotik özelliğine sahiptir. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve sindirim sistemine iyi gelir 2. Yüzyıldan itibaren şifalı taş olarak benimsenmiş ve kullanılmıştır. Anadolu da yaygın olarak kullanılan amber, mürekkep imalatında da kullanılmıştır. Yakıldığında çam kokusu veren kehribar, parfüm üretiminde de kullanılmıştır. İlk zamanlar saflaştırılmış kehribar yağı boğmaca hastalığında kullanılmıştır. İnsan sağlığına bir çok olumlu etkisi olan kehribarın taşından yapılan kolye boğaz enfeksiyonuna ve tiroit bezi sorunlarına engellemektedir. Solunum yolları sorunlarından astım ve bronşit gibi problemlere iyi gelmektedir. Ağrılar üzerinde de etkili olan kehribar taşı, romatizma ağrında olumlu etki sağladığı gözlenmiştir. Ağrıyan bölgeye bu taşı sürmek ve tutmak ağrının azalmasını sağlar. Kehribar taşı, psikolojik açıdan da bir çok faydası bulunmaktadır. Bu taş melankolik önler. Ortamda bulunan negatif enerjiyi dağıtır ve pozitif enerjiye çevirir. Yapılan araştırmalara göre sol bileğe takıldığında depresyonu engellediği gözlenmiştir. Orta çağlarda sarılığı iyileşmesi için kehribar taneleri taşınırdı. Kehribar Taşının Bebekler Üzerinde Faydaları Nelerdir? Kehribar doğal ağrısı kesici özelliği yanında bebeğinizin bağışıklık sistemini güçlendirir. Sıkıntılı diş çıkarma döneminde bebeklerde ateş ve huzurluk eşlik eder. Bu dönemlerde kullanılan kehribar taşı bebeğiniz bu sorunlarını engeller ve bebeğinizin sakinleşmesini sağlar. Yine bu diş döneminde oluşan salyanın oluşmasını engeller. Bebeğinizin enfeksiyon bulaşmasını engellemeye yardımcı olur. Bebeğiniz için kehribar kolyesi kullanacaksanız eğer, bebeğinizin kolyesi koparma ve boğulma riskine karşı dördüncü aydan sonra kullanın ve mutlaka dikkatli olun. ## ← D Vitamini Eksikliği D Vitamini Nelerde Olur? URL: https://trendhayat.com/d-vitamini-eksikligi-d-vitamini-nelerde-olur/ Tarih: 2026-07-22 Bu vitamini ile ilgili aradığınız tüm sorularınızı cevabı D Vitamini Eksikliği D Vitamini Nelerde Olur? yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. D Vitamini Nedir? D Vitamini Ne İşe Yarar? D vitamini nedir, ne işe yarar, bu vitaminin eksikliğinde vücutta neler olur gibi sorular herkesin kafasını kurcalar. Vücutta bu vitaminin özellikle kalsiyum emilimi için gereklidir. Kalsiyum da kemiklerin yapı taşıdır. Sinir, kas ve bağışıklık sistemlerinde de bu vitamin önemli bir rol üstlenmektedir. D Vitamini Eksikliğinde Neler Olur? Bu vitaminin eksikliği vücut ağrısı, yorgunluk gibi belirtilerle kendini göster mekle birlikte, ilerleyen yetersizliklerde kanser ver kardiyovasküler hastalıklara kadar neden olmaktadır. Fakat merak etmeyin, bu vitamini eksikliği bu kadar ileri seviye bir rahatsızlık ortaya çıkmadan önce mutlaka doktora gitmenizi gerektirecek farklı belirtiler gösterecektir. Bu vitamini eksikliğinin yaygın belirtileri şu şekildedir: Vücutta ağrı Yorgunluk Kemiklerde ağrı ve sızılar Kuvvetten düşme Saçlarda dökülme Mutsuzluk Gözaltı morlukları Üşüme hali Bu vitamini eksikliği genellikle yeterli miktarda Güneş ışığına maruz kalmamaktan dolayı ortaya çıkar. Çünkü bu vitamini, vücuda aktif olan formunda alınmaz. Pasif bir formda alınan bu vitaminin, Güneş ışığı sayesinde aktif hale gelir. Bu nedenle bu vitaminin eksikliği yaşamamak için düzenli Güneş ışığı almak çok önemlidir. D Vitamini Hangi Gıdalarda Bulunur? Bu vitamini hayvansal gıdalarda yüksek oranda bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak somon, ton balığı gibi yağlı balıklar verilebilir. Dışarıdan alınan balık yağlarında da bu vitaminin bulunmaktadır. Yine bir diğer hayvansal gıda grubu olan yumurta, süt ve süt ürünlerinde de bu vitamin bulunur. Portakal suyu gibi doğal olarak hazırlanan meyve sularında da ve tavuk ciğeri, balık yağı, tahıl ürünlerinde de bulunmaktadır. Aynı zamanda yonca, ısırgan otu, maydanoz gibi sebzeler de bulunur. D Vitamini Eksikliği Nasıl Tedavi Edilir? Yapılan son araştırmalara göre pek çok insanda, özellikle kuzey ülkelerinde yaşayan insanlarda bu vitaminin eksikliği sıklıkla görülmektedir. Bu durum son zamanlarda küresel bir salgın halini almıştır. Bu salgının bir sonucu olarak dışarıdan bu vitaminin alımı son yıllarda yüksek miktarda artmıştır. Endişelenmeyin. bu vitaminin eksikliği belirtilerini vücudunuzda fark ettiğiniz anda en yakın sağlık ocağına giderek kan testi yaptırabilirsiniz. Tahlilleriniz sonucunda bu vitaminin eksikliği ortaya çıktığı takdirde doktorunuz size uygun bir tedavi planı oluşturacaktır. Bu vitamini eksikliği doğal yollardan tedavi edilemiyorsa doktorunuz dışarıdan bu vitamini almanızı tavsiye edebilir. ## Yoğurdun Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/yogurdun-faydalari-1265 Tarih: 2026-07-21 Yoğurdun Faydaları Nelerdir? Yoğurt Faydaları - Yoğurdun Faydaları. Yoğurt nedir, diye sorulduğunda, hemen herkes "Sütün mayalanması ile elde edilen bir besin maddesidir, inek, koyun ve keçi sütünden yapılır" yanıtını verecektir. Yoğurdun yararı sorulduğunda ise pek çok insan, bu adeta sihirli besinin yararlarını tam olarak sayabilir. Yoğurdun Yararları: Öncelikle yoğurt çok iyi bir protein kaynağıdır. Yoğurt, süte kıyasla, daha çok kalsiyum içermekle birlikte, sütün tersine, D vitaminiyle güçlendirilmemiştir. Sindirimi kolaylaştırmasının yanı sıra, protein, yağ ve karbonhidrat da içerir. Yoğurdun içerdiği probiyotik ve prebiyotik maddelerin kabızlık, ishal, kalp hastalıkları, şeker, kemik erimesi, oburluk ve kalın bağırsak kanseri gibi çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği öne sürülmekle birlikte, bu tür iddiaların şimdilik geçici olduklarını kabul etmek gerekir. Ama yapılan araştırmalar düzenli olarak tüketildiğinde, yoğurdun kimi kadınlarda dölyolu iltihaplanmalarını engellediğini ortaya çıkarmıştır. Yoğurt Bakterileri Yoğurt yapımında en sık kullanılanlar 'Lactobacillus bulgaricus' ve 'Streptococcus thermophilus' adıyla bilinen bakterilerdir. Unutulmaması gerekir ki, başka bakteri türleri de bazı ürünlerde ek yararlar sağlayabilir. Kimi yoğurt üreticileri sözü edilen iki temel bakteriye ek olarak, 'Lactobacillus acidophilus', 'casei', 'reuteri' ve 'Bifidobacterium bifi-dum' türlerini de ürünlerine katıyorlar. Sözü edilen organizmaların tümü, yeterli miktarda ve canlı tüketildiklerinde bağırsak yollarında olumlu etkiler yarattıklarından, 'probiyotik' adıyla biliniyorlar. Yoğurt, ayrıca inulin adıyla bilinen, alt sindirim sistemindeki sağlığı geliştirici bakterilerin üremelerini ve canlı kalmalarını sağlayan prebiyotik bir madde de içeriyor. Antibiyotik kullananların, ilacın etkisiyle zarar görebilecek yararlı bakterilerin korunması amacıyla, genellikle yoğurt yemeleri önerilir. Yoğurdun içerdiği yararlıbakterilerin etkisini gösterebilmeleri için, ürünün canlı, etkin kültürler içermesi gerekmektedir. Yoğurt üretici tarafından pastörize edilmiş ya da evde ısıtılmışsa, bakteriler ölü olduklarından tüketiciye herhangi bir yarar sağlamıyor. Yapılan araştırmalarda 'yoğurdun bağışıklık sistemini devinime geçirici etkilerinin' doğruladığı ortaya çıkmıştır ve bu nedenle özellikle yaşlılara yoğurt tavsiye edilir. Hayvanlar ve insanlar üzerinde yaphan küçük çaplı, kısa erimli araştırmalardan elde edilen bulgular yoğurtla ilgili kimi özellikleri gözler önüne seriyor. Etkin yoğurt kültürleri, özellikle çocuklarda rota virüslerin yol açtığı ve laktoz alerjisinden kaynaklanan ishalleri yatıştırabileceği gibi, antibiyotiğin yarattığı olumsuz etkileri de giderebiliyor. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalardan elde edilen ilk bulgular, düzenli yoğurt yemenin kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu bir etki yarattığını ortaya koyuyor. Yoğurdun sağlığa en yararlı olanı yağ düzeyi düşük olan şeker katılmamış türü. Saf sütten elde edilen yoğurtlarda yağ ve kalori oranı da, doğal olarak daha yüksek oluyor. Bu yoğurtlar beynin gelişimi için yağ ve kolesterole gereksinimi olan bebeklere öneriliyor. Ancak, iki yaşından sonra az yağlı yoğurtların daha sağlıklı olduğu belirtiliyor. kategori Beslenme Permalink ## 15 Mart 201916 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/kantaron-nedir-sari-kantaron-yaginin-faydalari/ Tarih: 2026-07-20 Kantaron Nedir? Diğer İsimleri Nelerdir? Kantaron Faydaları Nelerdir? Cilde Etkisi Nelerdir? Saça Kullanılır Mı? bu gibi aradığınız bilgiler yazımızda bulabilirsiniz. Mucize bir bitki insanlara şifa dağıtmaktadır. Doğada kendi başına yetişen bu bitki bulunmaz bir nimettir. Sarı kantaron bitkisinden elde edilen bu yağının faydaları saymakla bitmemektedir. Kantaron Nedir? Çentiyangillerden olan 30-80 cm yüksekliğinde bulunan, yarıya kadar tek gövde dik, dört köşeli,alt yaprakları yere yapışan, gövde yaprakları ise uzun yumurta şeklinde, Çiçekleri dalların ucunda, 5 parçalı, parlak sarı renkli ve kenarları parlak sarı tüylü, yaprakları güneşe tutulduğunda parlak noktacıklar halinde yağ guddeleri gözlenir. Binbirdelikotu adıda buradan gelir. Diğer İsimleri Nelerdir? Sarı Kantaron, Kanotu, Binbirdelikotu, Kılıçotu, Centaury, Hypericum Perforatum isimleri kullanılmaktadır. Sarı Kantaron Yağının Faydaları Nelerdir? Cilt hastalıklarında önemli derecede olumlu etki gösterir. Hücrelerin yenilenmesinde önemli katkı sağlar. Eklem Ağrılarına ve Romatizma Hastalıklarına yarar sağlar. Vücuttaki kanamayı durdurmaya yardımcı olur. Gut hastalığında sık sık kullanılır. Midede oluşan ağrılarına ve mide sorunlarının giderilmesinde fayda sağlar. Uyku problemlerinde etkili çözüm sunar. Algılama ve kavrama yeteneğini katkı sağlar. Vücutta mikrop oluşumunu engeller. Kan şekerinin düşürmeyi sağlar. Güneş yanık tedavisinde kullanılmaktadır. Kılcal damakların kötü görünümlerini azaltmayı sağlar. Bağırsak faaliyetlerini düzene koyar ve kabızlığın engeller. Açık yaraların iyileşmesinde katlı sağlar. Sırt ve bacak ağrılarında masaj yağı olarak kullanabilirsiniz. Alkol, sigara ve diğer bağımlılıkların tedavisine yardımcı olur. Depresyon sorunu yaşayan insanları sakinleştirir. Bağırsak sorunlarına iyi gelir. Bebeklerde pişik oluşumuna iyi gelir. İdrar kaçırma tedavisine yardımcı olur. Antiseptik özelliğiyle mikrop ve iltihap oluşumunu engeller. Saç diplerine masaj yaparak kullanıldığı zaman saç dökülmesine ve saçta oluşan kepeklenmeyi engeller. Sarı Kantaron Yağının Nasıl Kullanılır? Yanık ve yaralarda 1-2 damla damlatılır ve masaj yaparak yedirilir. Bu yağını bakım için kullanacaksanız eğer,güneşe çıkmayacağınız vakitlerde yapın. Gece yatmadan önce yapmanızda faydalar. 1 çay kaşığı kadar içebilir veya sıcak suyun içine 1-2 damla damlatıp çay olarak tüketebilirsiniz. Kantaron Yağının Zararları Yan Etkileri Gereğinden fazla tüketildiğinde kaşıntı yapabilir. Bu yağla cilt bakımı yaptıysanız eğer,güneşe çıkmamanız gereklidir. Hamilelerin kullanması uygun görülmemektedir. Fazla kullanıldığında kan şekerini çok düşmesine neden olur. Kantaron Yağının Cilde Etkisi Ciltte oluşan sivilce ve sivilce izlerine iyi gelmektedir. Bir pamuk yardımıyla sivilceli alana bu yağı sürün bu şekilde sivilceleriniz de kurtulabilirsiniz. Kantaron Yağının Saça Etkisi Sağlıksız ve onarım isteyen yıpranmış saçlara olumlu etki sağlamaktadır. Her geçen gün saç alanında kullanımı giderek artmaktadır. Saçta oluşan kepeklenmeye ve saç dökülmesi engeller. ## Hazırlaması Çok Kolay Tatlı Tarifleri URL: https://trendhayat.com/hazirlamasi-cok-kolay-tatli-tarifleri Tarih: 2026-07-20 Hazırlaması Pratik 2 Farklı Bisküvili Pasta Tarifi Canınız tatlı çektiğinde yada kimi zaman hazırlıksız misafir geldiğinde eliniz ayağınız birbirine dolaşmadan dakikalar içinde şık sunumlarla hem gözünüzü hemde damak tadını hitap eden lezzetli pratik tatlılar yapabilirsiniz. Hazırlaması Çok Kolay Tatlı Tariflerine geçelim. 1- Mozaikli Pasta Tarifi Mozaikli Pasta Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi 125 gram margarin 1 paket soğuk krema 3 yemek kaşığı şeker 2 yemek kaşığı kakao 1,5 paket petibör bisküvi Süslemek İçin; Hindistan cevizi Mozaikli Pasta Tarifinin Yapılışı 1,5 Petibör bisküviyi elinizde gelişi güzel ufalayarak kırın. Derince bir kaba 3 yemek kaşığı şekeri, 2 yemek kaşığı kakao ve soğuk kremayı güzelce çırpın, Daha sonra 125 margarini tavada eritin. Hazırladığınız karışıma erittiğiniz yağı koyup tekrar iyice karıştırın daha sonra karışıma kırdığınız petibör bisküvilerini eklerin ve karıştırın Mutfak tezgahının üstüne yağlı kağıt serin ve karışımı da yağlı kağıda dökün. Pastamızı ister rulo, ister piramit şeklini şekliniz verin. Mozaikli pastanın rahat dilimlenmesi için buzdolabında 2-3 saat bekletin. Servis tabağına dilimlenen mozaikli pastayı alalım üzerinin süslemesi için hindistan cevizi ile süsleyelim. 2- Bisküvili Rulo Pasta Bisküvili Rulo Pasta Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi Muhallebisi İçin: 2,5 su bardağı süt 1 çay bardağı şeker 1 çay bardağı irmik 1 adet vanilya Bisküvi Harcı İçin 1,5 paket petibör bisküvi (rondodan çekilmiş) 1 su bardağı süt 4 yemek kaşığı eritilmiş tereyağ 3 yemek kaşığı kakao Bisküvili Pastanın Hazırlanışı; İlk önce muhallebisini yaparak başlayalım işe, bir tencereye 2,5 su bardağı sütü dökelim tencereye, 1 çay bardağı irmik ve 1 çay bardağı şeker ekleyelim. muhabellemi kıvama gelene kadar sürekli karıştırarak pişirelim. Muhallebi piştikten sonra üzerine vanilya ekleyelim iyice karıştıralım ve muhallebimizi soğumaya bırakalım. Petibör bisküviyi rondodan çektirelim ve geniş bir kaba alalım. Üzerine süt, kakao ve eritilmiş tereyağ dökün ve yoğurarak hamur halini almasını sağlayın. Mutfak tezgahının üstüne streç filimi serin, hamur haline getirdiğiniz bisküvili karışımı dikdörtgen şeklinde yayın ve üzerini de streç filimle örtün ve merdane yardımıyla pürüzsüz hale getirin. Daha sonrada streç filimi üstünden alın ve hazırlamış olduğumuz muhallebiyi de üstüne aynı boyutta sererek düzeltin. Tekrar üstünü streç filmle kapatarak merdane yardımıyla pürüzsüz bir hal olmasını sağlayın. Hazırlamış olduğunuz dikdörtgen hamuru rulo yapın. Dış yüzeyini de streç film kaplayın ve en az 4(dört) saat buzdolabında bekletin. Afiyet Olsun. ## Toksin Neden Oluşur? URL: https://trendhayat.com/beslenme/toksin-neden-olusur-2117/ Tarih: 2026-07-20 Toksin Nedir ve Nasıl Oluşur? Vücudun hücre, doku ve organlarına zarar veren zehirli kimyasallar olarak bilinen toksinler, vücuda dışarıdan girebildiği gibi vücudun kendisi tarafından da üretilebilir. Toksin Neden Oluşur? Vücud günlük fonksiyonlarını gerçekleştirirken toksin üretir. Vücuda gerekli olan enerji üretilirken vücutta istenmeyen serbest radikaller olarak bilinen maddeler oluşur. Bunlar vücuttan atılmazsa; kalp hastalıkları, kanser, erken yaşlanma gibi sağlık risklerini artırmanın yanısıra bitkinlik, yorgunluk , baş ağrısı gibi günlük olarak sürekli şikayet edilen sorunlarında sebebi olabilir. Özellikle stres ve enfeksiyonlarla mücadele sonrası vücuttaki toksin oranında artış gözlenir. Gıdalar, üretim safhasından başlayarak, sofraya gelene kadar birçok işlemden geçer ve belirli oranlarda toksin kazanırlar. Günümüzde toksinlerin en önemli kaynağı çevre kirlenmesidir. çevre kirliliği sebebiyle içme sularında cıva, kurşun, gibi ağır metaller, kafein, alkol, yağlar, sağlıksız katkılar içeren beslenme alışkanlığı rastgele kullanılan ilaçlar bağışıklık sisteminin zayıflamasına, hormonal dengesizliklere, kalp-damar sorunlarına eklem hastalıkları, diyabete kanser gibi birçok hastalığa yol açabilir. Toksinlerin olumsuz etkileri vücudda genellikle, yorgunluk, kendini iyi hissetmeme, uykusuzluk, veya aşırı uyku , kas ve eklemlerde gerginlik, sinirlilik gibi ruhsal ya da fiziksel sağlık proplemleri olarak kendisini gösterir. ## Biotin Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/biotin-nedir-1023 Tarih: 2026-07-17 Biotin Nedir? Biotin (B8 vitamini) Birçok hücresel reaksiyona katılır. Vücudumuzun tüm dokularında en çok da kalp ve beyin dokularında bulunur. Tüm hücrelerin membran yapısındadır. Karaciğerde yağların işlenmesine yardımcı olan lipotropik ajanlardan biridir. Asit, alkali ve sıcaklığa dayanıklıdır. Pişirmede pek kayba uğramaz. Vücutta depolanma yeteneği sınırlıdır. Bir miktarı karaciğer ve böbrekte birikir. İdrar ve dışkı ile atılır. B1, B2, folik asit, B5, C vitamini ve sülfürle daha etkili olur. Diğer pek çok B vitamini gibi, B8 vitamini de karbonhidratlar, enerji ve yağların ana metabolizması ile ilgilidir. Günlük biotin ihtiyacı: Günlük ihtiyaç 0.15-0.30 mg. Biotin eksikliği : Yağ sentezinde azalma, glikoz kullanımında yetersizlik, amino asitlerin protein molekülüne katılmasında bozukluk, deri, sindirim ve sinir sisteminde bozukluk, yorgunluk, iştahsızlık, alyuvar sayısında azalma, bulantı, saç dökülmesi, uykusuzluk, bebek ve çocuklarda büyümenin yavaşlaması. Spesifik biotin eksikliğine, büyük miktarda çiğ yumurta tüketenler dışında erişkinlerde pek rastlanmaz. B vitaminlerinin genellikle birlikte alındığı bilinmekle birlikte biotinin tek başına alınmasının bir sakıncası yoktur. Biotin nelerde bulunur? Domates, karnabahar, yeşil otlar, mantar, lahana, yumurta sarısı, bira mayası, ceviz biotin içeren besinler arasındadır. kategori Sağlık Permalink Comment ## B1 Vitamini Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/b1-vitamini-nedir-1004/ Tarih: 2026-07-16 B vitaminleri - B1 vitamini nedir? İlk kez 1926'da beriberiyi önleyen faktör olarak pirinç kabuklarından izole edilmiştir. B1 vitamini (tiamin) eksikliğinin ana sebebi alkolizmdir. Sinir sağlığında önemli olduğu için 'antinevretik etmen', beriberi hastalığına karşı koruduğu içinde 'antiberiberi etmeni' diye adlandırılmıştır. Suda eriyen B1 vitamini, asit ortama dayanıklı, alkali ortama ise dayanıksızdır. Suda eridiğinden pişirme sularına geçer. Bu su atılırsa vitaminde atılmış olur. B1 vitamini, B kompleks, B2, B9 , C, E vitaminleri ile Mn ve sülfürle alındığında daha etkili olur. B1 vitamini bitkisel ve hayvansal dokularda bulunur. Esas olarak bitkisel kaynaklıdır. Bitkilerin tohum, yaprak, kök, gövde ve meyvelerinde yaygın olarak bulunur. B1 vitamini faydaları : Karbonhidrat metabolizmasında etkilidir. Sinir sistemini güçlendirir.Sinir dokularının onarımı ve çalışması için gereklidir. İştahı önemli oranda etkiler. Besinin sindirilmesine yardımcı olur ve bedeni enfeksiyona karşı korur. Vücutta kan dolaşımının düzenli olmasına yardımcı olur. Beyin fonksiyonlarının en iyi şekilde oluşmasını sağlar. Alzheimer hastalığından korur. Alınan karbonhidratlı besinlerden yararlanabilmek için bu vitamine ihtiyaç vardır. B1 vitamini eksikliği: Yorgunluk, hafif ağrılar ,sinir ağrıları, hafıza zayıflığı, başağrısı ve dönmesi, iştahsızlık, kilo kaybı, sinir ve sindirim sistemi bozukluğu, romatizma, zona, siyatik ağrısı, aşırı zayıflama, ruhsal bozukluklar, kalp-damar sorunları,ödemler ve eklemlerde şişme ve ağrı meydana gelir.Düşük alımları, beriberi olarak bilinen hastalığa neden olur. Bu hastalık B1 vitamini ile hızla tedavi edilmezse ölümcüldür. Bir kan testi, B1 vitamini eksikliği durumunu ortaya çıkarabilir ve klinik deneyler, bazen yıllarca fayda görmeden psikoterapi alan ve ruh halleri değişken olan insanlarda pozitif testlerin sık olduğunu bulmuştur. Alkoliklerde de sık sık B1 vitamini eksikliğine rastlanmaktadır. B1 vitamininin büyük dozları alkoliklerde çok faydalı olabilir. B1 vitamini hangi yiyeceklerde bulunur ? Buğday, kuru üzüm, kuru fasulye, fındık, fıstık, ekmek, süt, yumurta sarısı, balık yumurtası, kuşkonmaz, lahana ,havuç, kereviz, hindistancevizi, greyfurt, limon, maydonoz, nar, turp, bira mayası, soya fasulyesi, yulaf, mısır, muz ve pirinç b1 vitamini içeren besinler arasındadır. B1 vitamini Günlük kullanım : Bu vitamine olan ihtiyaç enerji tüketimine ve diyetteki karbonhidrat miktarına göre değişir. Günde 3000 kalori harcayan biri için günde 1.5 mg yeterlidir. Günlük alım her durumda 1mg'ın altına düşmemelidir. B1 Fazla kullanım : Gereksinimin çok üzerinde almak zararlıdır. kategori Sağlık Permalink ## Rezene Bitkisi Yararları URL: https://trendhayat.com/beslenme/rezene-bitkisi-1168/ Tarih: 2026-07-16 Rezenenin Faydaları nelerdir? Balgam söktürücü ve öksürüğü yumuşatıcıdır. Bronşları boşaltır. Mide ve bağırsakta gaz söktürücü etkiye sahiptir. Hazım sağlar,sindirim sistemi kramplarını çözer. Sindirim sorunlarından kaynaklanan baş ağrılarını dindirir. İştah açıcı ve süt artırıcıdır. İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. Yorgun, iltihablı veya iyi göremeyen gözler, rezene çayı ile günde 2-3 kere yıkanabilir, hatta bitki buğusuna da tutulabilir. Karaciğer ve safra kesesi rahatsızlıklarına karşı kullanılabilir. Ayrıca adet görme zorluklarında yardımcıdır. Rezene Çayının Zararları Varmıdır? Çok ender olarak deri alerjileri görülebilir. Başkaca bir yan etkisi yoktur. Çay rezene bitki çayı 1-2 tatlı kaşığı hafifçe ezilmiş tohum, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür. kategori Beslenme Permalink ## Afrodizyak Yiyecekler Hangileridir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/afrodizyak-yiyecekler-1378 Tarih: 2026-07-16 Afrodizyak Yiyecekler Hangileridir? Afrodizyak Yiyecekler ve Afrodizyak Besinler Nelerdir? Tarihin en eski dönemlerinde bile insanoğlu cinsel sağlığını koruma altına alabilmek için çeşitli bitkiler ve merhemler bulmaya çalışmış, doğadan yararlanmanın yollarını aramıştır. Afrodizyak Ne Demek? Efsaneye göre, Yunan aşk tanrıçası Afrodit, birlikte olduğu erkeklere, onların cinsel güçlerini artırmak için kendi karışımı olan bitkisel içecekler veriyor, merhemler sürüyordu. Bu nedenle uyarıcı etkisi bulunan iksirler afrodizyak adıyla anılıyor. Tarihin ilk dönemlerinde insanoğlu bu tip maddeleri nasıl temin ediyordu bilemiyoruz ama günümüzde bu aşk iksirlerini bulmak ve hazırlamak sanıldığı kadar zor değil. Hayır, yaptığımız giriş sizleri yanıltmasın. Kimselerin bilmediği egzotik yerlere gitmenizi ve daha önce görmediğiniz, tanımadığınız çeşitli bitkilerin peşine düşmenizi istemeyeceğiz. Ya da mitolojik bir geziye çıkarmayacağız sizleri. Oldukça ciddi bir maruzatımız var: Cinsel sağlığınızı koruma altına almanıza destek olacağız. YÜZÜMÜZÜ DOĞAYA DÖNÜYORUZ Nasıl mı? Elbette, yine en doğal ve en ağırlıklı metotlarla, yani yine yüzümüzü doğaya dönerek; yeşile, bitkiler alemine, afrodizyakların bitkisel olanlarını tavsiye ediyoruz… Mitoloji kitapları Afrodit'in kendi karışımı olan merhemleri nasıl elde ettiği konusunda bilgi vermiyor bizlere, ama günümüzde aktarların hepsinde ve hemen hemen tüm eczanelerde bu bitkileri bulabilir, kendi afrodizyağınızı hazırlayabilirsiniz. Besinlerden salatalık, kuşkonmaz, soğan, domates, karpuz, hindistan cevizi, fındık, turp, kereviz, kestane, yumurta, havyar, havuç, kırmızı biber ve taze soğanın afrodizyak etkisi gösterdiği söyleniyor. BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ? Ancak karanfil, fesleğen, zencefil, hatta antep fıstığının da doğal afrodizyaklar olduğunu biliyor muydunuz? Ve tabii adları pek tanıdık gelmeyecek onlarcası daha… Aktarların hepsinde ve bir çok eczanede her türlü bitkiyi, istediğiniz formda suyu, kökü veya tableti bulmanız mümkün. Burada adı geçen her bitki Tarım veya Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsatlı olarak satılıyor. Aslında bitkisel afrodizyaklara geçmeden önce en sağlıklı ve doğal afrodizyak formülünü belirtmekte yarar var: Sağlıklı yaşamak. Yani kısaca söylemek gerekirse en etkili afrodizyak etkisi yapacak üç unsur sağlıklı uyku, güneş ışığı ile bol temiz hava ve oksijen almak olarak belirtilebilir. Bunlar yeterli ölçüde alınmadığı takdirde, hiç bir afrodizyak veya hap yarar sağlamayacaktır. Özellikle erkeklerin sağlıklı bir cinsel yaşam için bu üçlüyü maksimum düzeyde almaları gerekiyor. İş yoğunluğu nedeniyle veya fırsat bulamadıkları için sağlıklı ortamlarda spor yapamamaktan yakınanların ise gün içinde 15-20 dakikalarını pencere kenarında geçirmeleri bile yeterli olacaktır. KIRMIZI RENK VE ERKEKLER Afrodizyaklar söz konusu olduğunda akıllara öncelikle erkekler geliyor? Çünkü cinsel ilişkide aktif olmak zorunda kalan cins, erkek. Başka bir deyişle sağlıklı ve başarılı bir cinsel yaşam için öncelikle erkeğin istemesi, ereksiyon olması gerekiyor. Bir erkek hiç istemeden ve aktif duruma geçemeden cinsel ilişki sürdüremez. Kadın ise bedeni istemese de pasif kalarak ilişkiyi yürütebilir. Kırmızı renk, doğal bir afrodizyak olarak biliniyor. Erkeklerin cinsel güç aldığı gezegen olarak kabul edilen Mars da kırmızı renkte. Belki de bu nedenle kırmızı yiyecekler ve bitkiler (kızıl Ginseng, kırmızı biber gibi) erkeklerde afrodizyak etki gösteriyor! VİTAMİNLERE DİKKAT Bitkisel afrodizyaklar kadar vitaminlerin de cinsel yaşama katkısı inkar edilemez. Erkeklerde öncelikle E vitaminin canlandırıcı etkisini açıklamak gerekiyor. Haplar kanalıyla alınabileceği gibi, antepfıstığı, badem, ceviz ve fındık, E vitamini yönünden zengin gıdalar. Özellikle fındık, E vitamininin yanı sıra bazı değerli mineraller içeren ve en önemlisi doymamış yağ asitlerine sahip bir besin. Özellikle modern yaşamın ve yüksek teknoloji kültürünün getirişi olan yorgunluk sendromunu atlatmada B vitaminlerinin önemli rolü var. B vitaminleri vücudun yorgunluğunu atarak bedenin canlı ve zinde kalmasını sağlıyor. Fazla miktarda kırmızı et yiyenlerde de kolesterol yüksekliği ve fazla kilo sorununa bağlı olarak performans düşüklüğü sorunu ortaya çıkabiliyor. DEPRESYONDAN KAÇININ Tabii cinsel yaşamdaki sorunların altında, hormonal bozukluklar, beslenme bozuklukları ya da ağır bir depresyon gibi birbirinden değişik nedenlerin yatabileceği de unutulmamalı. Ciddi bir depresyon veya bir tür beslenme bozukluğu neticesinde yaşanan cinsel sorunların çaresini bitkisel karışımlarda bulmak mümkün değil. Bu durumda cinsel konularda uzman bir psikiyatrist (seksolog) veya bir beslenme uzmanının yardımı ve yönlendirmesi gerekebiliyor. AĞIR EGZERSİZ ZARARLI Sağlıklı bir cinsel yaşam için bitkisel afrodizyaklar kadar hafif ve fazla yorucu olmayan bir egzersiz programı yürütmek de çok önemli. Ağır ve yorucu egzersiz türlerinden mümkün olduğunca uzak durmalısınız. Çünkü aşırı azalan yağ dokusu cinsel performansın düşmesine yol açabilir. Yoga, meditasyon gibi gevşeme tekniklerinden de yararlanabilirsiniz. Ağır spor yapmak konusunda ısrarlıysanız beraberinde düzenli ve sağlıklı bir beslenme yürütmelisiniz. Tabii vitamin takviyesini de ihmal etmemelisiniz. Nefes alma egzersizleri de sağlıklı bir cinsel yaşam sürdürmek adına önemli. ERKEKLERE ÖZEL FORMÜL 1 Kg. iyi kalite bal içine 250 gr. toz zencefil, 100 gr. toz zerdeçal, 50-60 gr kabuklan ayıklanmış ve dövülmüş kakule, 1-2 gr hakiki safran, 50-60 gr dövülmüş kişniş, 1-2 tatlı kaşığı arısütü, tatlı kaşığı polen, 100 gr. kabuksuz, dövülmüş antep fıstığı ve 100 gr. çamfıstığı katın. Tümünü homojen bir şekilde tahta bir kaşıkla karıştırın. Işık görmeyecek biçimde, serin ve loş bir ortamda saklayabilirsiniz. Günde 2 kez (sabah ve akşam) 1 çorba kaşığı kadar yenebilir. Herhangi bir rahatsızlık söz konusu değilse uygulanabilir. Erkekler İçin Afrodizyak Ginseng: Yorgunluğun atılmasını, cinsel organın kanlanmasını ve erkeğin zindelik kazanması sağlıyor. (1-2 haftalık kürler halinde) Yohimbin: Cinsel gücü arttırıyor. (Birkaç günlük kullanım) Tongot Ali: Libidoyu arttırıyor, yan etkisi oldukça düşük (1-2hafta) Zencefil: Cinsel soğukluğu giderici, vücudu ısıtıcı canlandırıcı (7-10gün) kategori Beslenme Permalink Comment ## Antalya Spa URL: https://trendhayat.com/saglik/antalya-spa-742/ Tarih: 2026-07-15 KERVANSARAY : 577 odaya sahip ve Antalya Lara’da bulunan Kervansaray Otelin SPA’sında 550 metrekarelik fitness, sauna, jakuzi, Türk Hamamı, buhar odası ve jakuzili kapalı havuz yer alıyor. Merkezde, renk, ışık, su,zayıflama, gençleşme, yosun, çamur ve şarap terapilerinin yanında 22 ayar altın masajı, thai, çikolata masajı,bali, shiatsu, sıcak-soğuk taş masajı ve refleksoloji masajları bulunuyor. Peeling ve cilt bakımı uygulamalarından da yararlanmak mümkün. Latin, Uzakdoğu ve Akdeniz mutfaklarının servis edildiği üç a la carte restoranına da sahip otelde iki gece kulübü ve 10 bar yer alıyor. Otel havaalanına 10 kilometre, şehir merkezine ise 12 km mesafede. 0 242 352 20 00 KEMPINSKI HOTEL THE DOME SPA Kempinski Hotel The Dome’un içinde yer alan The Dome Spa da ayurveda, Thai, Bali, shiatsu, taş terapisi, lomi lomi nui gibi masaj uygulamaları bulunuyor. Isıtılmış deniz suyu ve yosun gibi denizden elde edilen ürünler kullanılarak yapılan bir tedavi olan thalassoterapi bölümü de var. Selülit tedavisi, anti-aging uygulamaları ve detoks programlarının olduğu merkezde Türk hamamı, sauna, Selçuklu hamamı, Rus ve Fin saunası gibi geleneksel alternatiflerden de yararlanmak mümkün. Spa Otel Antalya 0242-710 13 00 Sheraton Voyager Resort & SPA Açık ve kapalı yüzme havuzları,sauna, Türk hamamı,jakuzi, masaj,fitnes center, sağlık ve güzellik kulübü ve SPA merkezi yer alıyor. Serenity SPA merkezinde nane ve okaliptüs özleri içeren kokulu buhar banyosu, aromalar içeren duşlar, cildi güzelleştirmek için çamur banyoları uygulamaları bulunuyor. Ayrıca Cleopatra Bath'de süt ve doğal bitki özlü esanslarla banyo yapabiliyorsunuz. 0242 238 55 55 RIXOS 248 odası olan otel Antalya Beldibi’nde bulunuyor. 1500 metrekarelik alanda yeralan SPA ve Thalasso merkezi deniz ve bahçe manzaralı bakım odaları,Türk hamamı, sauna, güzellik salonu ve deniz suyuyla dolu iki havuzdan oluşuyor. Kromoterapi, su altı jimnastiği, afüzyon duş, yosun banyosu, preso terapi, aromaterapi ve Afrika, Bali, Tayland, antiselülit, sualtı ve sultan masajlarından yararlanmak mümkün. İki tenis kortu, plaj voleybolu ve su sporları merkezi olan merkezde su kaydıraklı iki açık, bir de ısıtmalı kapalı havuz yer alıyor. Açık büfe servis yapılan ana restoranının yanında dünya mutfaklarından lezzetlerin sunulduğu beş a la carte restoranı ve dört barı bulunuyor. 0 242 824 97 00 SANDA DAY SPA HILLSIDE SU Antalya Konyaaltı Hillside Su Otelinde yeralan Sanda Day Spa da ısıtılmış kapalı havuzu, buhar odası,Türk hamamı,güzellik merkezi ve 6 masaj odası bulunmakta. Mumlar ve çiçek yapraklarıyla donatılmış masaj odalarında, omuz,boyun ve sırta veya bacaklara yapılan Bali masajı, parmak uçlarıyla yapılan Oriental Dry masajı gibi değişik masaj uygulamaları bulunuyor. Ayrıca Spa’da, La Prairie marka ürünlerle yüz bakımı yapılmasnın yanısra L’Occitane marka bakım ürünlerinin de bir satış noktası bulunuyor. Tel: 0242-249 07 00 . kategori Sağlık Permalink ## 10 Mayıs 20199 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/kurdesen-urtiker-nedir-kurdesen-belirtileri-ve-neden-olur/ Tarih: 2026-07-15 Kurdeşen Nedir? Ürtiker nedir, Belirtileri, neden olur, çeşitleri, Akut, kronik, genetik, dermatolojik ürtiker Kurdeşen (Ürtiker) Nedir? Kurdeşen, tıp dilindeki ismiyle ürtiker; toplumda dört kişiden birisinde görülen, genelde alerjik bir reaksiyondan kaynaklanan bir deri hastalığı olma özelliği taşıyor. Genellikle hastada alerjiye neden olan bir alerjenin tetiklediği bu deri meseleye ciltteki kırmızı, kaşıntılı ve kabarık döküntüler eşlik ediyor. Vücudun alerjene gösterdiği bir reaksiyon ardından deride ilerleyen bu rahatsızlığa deri altında biriken inflamasyon ve sıvı birikmesi yol açıyor. Deride birdenbire görünen bu rahatsızlık; bedenin belirli yerlerinde meydana çıkmanın yanı sıra kimi vakit de bütün bedeni kaplayabiliyor. Genellikle birkaç milimetre ile birkaç cm arasında değişiklik gösteren bu döküntüler, bir araya gelerek, daha büyük döküntüleri oluşturabiliyor. Kurdeşen Belirtileri (Ürtiker) Deride kaşıntı,Göz ve dudak bölgesinde şişme,Vücudun belirli yerlerinde ya da tamamında görülen kırmızı ya da ten rengine sahip kabarcıklar(dudaklar, göz ve genital bölge de dahil),Deride döküntü,Bazen semptomlar, kısa bir zamanda kendi kendine kaybolabileceği gibi aylarca hem de senelerce sürebiliyor.Hatta zamanla bir boyuta ulaşarak, hasta hayat boyu süren kurdeşen bulguları ile karşılaşmak mecburiyetinde kalabiliyor. Ürtiker Neden Olur? Genellikle güneş ışınlarının, stresin, birtakım ilaçların derli toplu tüketiminin yol açtığı kurdeşene kimi vakit de soğuk hava ve kimyasal madde sahibi olan birtakım gıdalar de yol açabiliyor. Kurdeşenin (ürtiker) oluşum adımını alttaki şekilde sıralayabiliriz: Bazı alerjenlerin bağışıklık sistemini uyarması ardından bedenimiz yönünden histamin ve PAF adı verdiği birtakım haberci ajanların tetiklenmesi,Vücut hücreleri yönünden salınan bu haberci ajanların kan damarlarını geçirgen bir duruma getirmesi,Kan plazmasının geçirgen kan damarlarından sızarak, deriye yayılması ve çevresel bir şekilde deride birikmesiSoğuk, sıcak ve basınç gibi birtakım fiziksel ve çevresel etmenler,Vücutta alerjiyi tetikleyen ve kimyasal madde sahibi olan gıda tüketimi,Stres,Bazı ilaçların derli toplu kullanımı,Uzun vakit güneş ışınlarına ya da soğuk havaya maruz kalma, Kurdeşen (Ürtiker) Çeşitleri Akut, kronik, genetik, dermatolojik olmak üzere dört çeşit kurdeşen vardır. Akut kurdeşen Maksimum 6 hafta vakitsince devam eden, genelde birkaç hafta içinde kendi kendine geride bıraktığımız akut kurdeşen; genelde birtakım alerjik gıdaların tüketimi, birtakım ilaçların yan etkileri ya da deride iltihap gelişimi ardından gelişiyor. Bazen de arı, eşek arısı vb. böcek sokmaları, kişideki birtakım iç hastalıklar da akut kurdeşeni tetikleyebiliyor. Kronik kurdeşene balık, yumurta, süt, çikolata, soya gibi alerjiye neden olabilen gıdalar olduğunu ifade edebiliriz. Kronik kurdeşen Akut kurdeşene nazaran daha uzun bir vakit dilimi, hem de aylarca devam edebilen kurdeşenin nedenleri genelde akut kurdeşen ile benzerlik gösteriyor. Güneş, birtakım hormonal rahatsızlıklar, sıcak hava; yani zaman zaman yine devam eden bu rahatsızlığın önemli nedenleri olarak kabul ediliyor. Genetik ürtiker Bazen de kurdeşen, tamamıyla kalıtsal etmenlerden kaynaklı olabiliyor. Genellikle aile bireylerinde kurdeşen yani ürtiker geçmişi tespit edilen bireylerin bu rahatsızlıkla karşılaşma riski de artıyor. Hastalığın bu çeşidinde derideki kızarıklık ve kabartılara şişlik ve ağrılar da eşlik ediyor. Dermatolojik ürtiker Cilde yapılan sert hareketler tarafında ilerleyen dermatolojik kurdeşende deri kaşıntılarına deriyi uzun bir vakit kaşımak, deride çizik oluşumu gibi birtakım etmenler neden oluyor. ## Kalsiyum Olan Yiyecekler URL: https://trendhayat.com/beslenme/kalsiyum-olan-yiyecekler-2168/ Tarih: 2026-07-15 Kalsiyumun en önemli faydası kemiklere olan etkisidir. Ancak vücud için birçok yararı vardır. Yeterli oranda kalsiyum alımı eklemlerin iltihaplanması ve kireçlenmesini önler, kasların kasılmasına yardımcı olur. Bu mineral ayrıca beynin sinirlerle iletişim kurmasına, tansiyonu düzene sokmaya ve kolon kanseri riskini azaltmaya da yardımcı eder. Kalsiyum Olan Yiyecekler; Süt, yoğurt, peynir kalsiyum bakımından en zengin besinlerdir. Ayrıca kuru kayısı, fındık, ceviz, badem, alabalık, midye, karides, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuru baklagiller de kalsiyum bakımından zengindir. Bir kase yoğurtta 300-400 mg civarında kalsiyum bulunur. Bir bardak süt 300 mg civarında kalsiyum içerir. 30 gr beyaz peynir ortalama 100 mg kalsiyum içerir. Sert peynirler daha fazla kalsiyuma sahiptir. 1 dilim tofu 63 mg, 1 orta boy haşlanmış enginar 150 mg, 2 yemek kaşığı susam 176 mg, 1 yemek kaşığı pekmez 172 mg, 1 avuç kuru üzüm 30 mg, 1 avuç badem ya da fındık 50 mg kalsiyum içerir. Filed Under: Beslenme ## Sineklerden Kurtulmanın Dogal Yolları URL: https://trendhayat.com/sineklerden-kurtulmanin-dogal-yollari/ Tarih: 2026-07-14 Sineklerden Kurtulun İnsanlara genelde rahatsızlık veren sinekler, özellikle kondukları yerden aldıkları mikrop ve bakteri başka kondukları yerlere taşırlar bu da insan sağlığına zarar verir. Hele de sivrisinekler kanla beslen canlılardır. Sizi ısırdığında sıtma, sarı humma ve dang gibi hastalıkların size bulaşmasına neden olabilir. Birde gece uykunuzun en güzel yerinde vız vız sesiyle sizi rahatsız etmesi, hele ki birde ısırmış kaşıntıyla uykunuzdan uyanmışsanız, tatlı tatlı kaşınıyor engel olamıyorsanız kendinize, tekrar uyumanız mümkün değildir. Terlik elinizde intikamınızı almanız gerekir. Kanınız yerde kalmamalı tabi ki bu işin şakası ama bir şeklinde kurtulmanız gerek gözünüzü dört aşmış sivrisinek ararız ama ara ki oda da bulasın. Tekrar uyumaya niyetlense vızıldamaya başlar bulamadın ki bulamadın ki der gibi başınızda vızıldamaya bunların başınıza gelmemesini istiyorsanız. Önceden çözüm yolları aramanız gerekir. En kolay çözüm yolu marketlerde satılan sinek ilaçları bu çözüm yolu kimyasal içerikli olduğu için insan sağlığına zararı mevcuttur. Hele ki küçük bebeğiniz varsa iyi bir çözüm yolu değildir. Bunun Doğal Yollarla Sineklerde Kurtulun Yollarını inceleyelim. Sineklerden Nasıl Kurtuluruz? Sinekleri Nasıl Uzaklaştırırız? Lavanta Güzel kokusuyla insanları cezbetmekte ama cezbetmeyen sinekler, pireler gibi canlıların uzaklaşmasını sağlar. Sirke Mucizevi olan sirkenin faydaları saymakla bitmez onlardan biride antiseptik özeliğiyle mikropları öldürür sinekler bu nedenle uzak durmaya çalışır. Bir kapta sirkeyi ısıtın etkisini bu şeklinde artmış olacaksınız içine sıvı sabun damlatın sineklerin olduğu yere koyun. Bir süre sonra sineklerin kabın içine düştüğünü göreceksiniz. Limon ve Karanfil İkisine bir arada ne güzel çözümdür. Limonu ortadan ikiye kesin ve olabildiğinde karanfili içine saplayın. Aynı işlemi diğer yarısına da yapın. Odanızın köşelerine veya pencere kenarlarına koyun. Bu sayede sinekleri kovmuş olursunuz. Nane Sinekleri kovan diğer yöntemlerden biride nane yağı ile hazırlanmış kokudur. Bunun için bir kavanoz, sünger, su ve nane yağı yeterlidir. Kavanozun içine süngeri koyun ve ıslatın 20 damla kadar nane yağı damlatın üzerine de yarım bardak su ekleyin ve karışımı iyice karıştırın. Karıştırma işleminden sonra ağzını güzelce kapatın ve 1 gün bekletin. Daha sonra karışımın ağzını açın kokusu gidene kadar kullanın. Bu şekilde sinekleri uzaklaştırmış olursunuz. Sarımsak Sarımsağın kokusunun ürettiği sülfürlü bileşiminden dolayı sinekler sarımsağın bulunduğu ortamda uzak durur. Çiğ sarımsağı ezin ve sineklerin olduğu alanlara yerleştirin Bu sayede sinekleri kaçırmış olacaksınız. Temizlik En önemli nokta ise kendimizin ve bulunduğumuz ortamın temiz olaması, Çöplerimiz ağzı sıkı sıkı kapalı olsun, ortalıkta yemek ve meyve atıkları olmasın, kirli ve atık olan bölgeye çok seven sinekler o gibi yerleri mesken tutarlar ve çok çabuk ürerler.Bu nedenle en önemli olan temizliğe dikkat etmemiz. ## Para Biriktirme Yöntemleri Yolları → URL: https://trendhayat.com/para-biriktirme-yontemleri-yollari/ Tarih: 2026-07-14 İhtiyaçların karşılanabilmesi için parasal açıdan güzel bir gelire sahip olmayı herkes ister. İhtiyaçların dışında kurulan hayaller ve istekler maddi sıkıntılardan dolayı sürekli olarak ileri tarihlere bırakmakta. Bu noktada yapılması gereken pratik yöntemler ile uzun süreli olsa da doğru sonuca ulaşmak mümkün olacaktır. Para biriktirme yolları bilinenin aksine oldukça kolaydır. Bu noktada güven en önemli etki olurken süreklilik başarıya götürecektir. Para biriktirme yollarını kullanarak günlük hayatınızın akışında herhangi bir etki oluşmadan sağlamak mümkündür. Borç Yapılmadan Gelir Düzeyine Göre Planlama Yapmak Borcu olan kişilerin para biriktirmesi oldukça zor bir durumdur. Borcu olmayan insan bulmakta son dönemlerde pek rastlanan bir durum değil. Borç yapmadan işlerinizi halletmeye özen göstermek sizi çok rahata erdirecektir. Para biriktirme istiyorsanız mümkün mertebe borçlanmadan yaşam sürmeye çalışın. Gelir ve gider dengesini çok iyi hesaplamak gerekmektedir. Bu noktada ne kadar para olduğunu bilerek ona göre adımlar atmak daha net çözümler sunacaktır. Planlama için öncelikli olarak elinize aldığınız kalem kağıt ile notlar almaya başlayın. Kağıdın sol tarafına kazançlarınızı sağ tarafını da harcamalarınızı yazın. Bu tabloyu yazdıktan sonra ihtiyaçlarınızı belirleyin. Zorunlu olan ihtiyaçları belirleyerek harcamalarınızı öncelikli olarak onlara verin. Para biriktirme için öncelikli olanları yerine getirmeye hazırsınız. Gelirinizi Artıracak Yeni Arayışlar İçerisinde Olun Belli bir gelire sahip olmanız ve giderlerin bu orana yakın bir şekilde ilerlemesi durumunda para biriktirme oldukça zordur. Ek gelir yolları ile gelirin artması söz konusu olacaktır. Böyle bir geliri de biriktirme amaçlı kullanmanız kısa zamanda yüksek meblağlara ulaşmanıza yardımcı olacaktır. Bu noktada çok farklı konularda ve alanlarda yeni gelirler elde etme yöntemleri bulunmaktadır. Araştırmalar yaparak bu yolları bulmanız ve size en uygun işi yaparak ek gelir elde etmeniz mümkün olacaktır. Kendinize Hedef Belirleyin Hedef belirlemek her konuda olumlu sonuç alabilme adına son derece etkili bir yöntemdir. Para biriktirmek için yaptığınız planları uygulamak için belirlediğiniz hedefe ulaşmak için çaba sarf edeceksiniz. Bu çaba zaman içerisinde size artı yönde etki edecektir. Geleceğin çok daha güzel ve ferah geçmesi sayesinde para biriktirme konusunda hedefler sizin rehberiniz olacaktır. Bu sayede çok daha rahat bir yaşam sürmeniz söz konusu olacaktır. Hedeflerin süresini de çok iyi belirlemeniz sizin için çok daha iyi olacaktır. Bozuk Paralarınızı Kumbaraya Atın Farkına bile varılmadan para biriktirme yolları arasında bozuk paraların kumbaraya atılması olarak görülmektedir. Birçok kişi bozuk paralar ile ne kadar birikir gibi bir düşünceye kapılsalar da 1 – 2 ay denenerek sonucu görmek mümkündür. Hiç beklenmedik tutarların bu yöntem ile biriktiğini görmek sizi de şaşırtacaktır. Kumbarada biriken bu paralar ile döviz ya da altın almanız çok daha iyi olacaktır. Bu şekilde uzun süreli birikim sağlanmış olacaktır. Kendinize verdiğiniz sözü tuttuğunuz sürece kazanan her zaman siz olacaksınız. ilgili diğer yazılarımız; ## Shiitake Mantarı Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/shiitake-mantari-faydalari-1826/ Tarih: 2026-07-13 Shiitake Mantarı Faydaları Nelerdir? Shiitake Mantarı Nedir? Çok eski zamanlarda gıdaların ilaç fonksiyonuna sahip oldukları bilinirdi. Yaklaşık 3000 yıl evvel Asya’da yaşayan insanlar Shiitake mantarının tıbbî özelliklerinin farkındaydılar. Eski Çin’de ‘nebatat alimleri’ Shiitake’yi soğuk algınlığı, grip, baş ağrıları, kızamık, sindirimsel rahatsızlıklar, karaciğer problemleri gibi hastalıkların tedavisinde, ayrıca kan dolaşımını hızlandırmak ve canlılığı arttırmak maksadıyla kullanmışlardır. Eski zaman hekimleri de Shiitake’yi chi, veya hayat enerjisini arttırıcı bir unsur olarak tanımlamışlardır. Bir zamanlar Japonya’da sadece imparator ve ailesi tarafından kullanılan bu mantar, son zamanlarda ciddi araştırmalara konu teşkil etmekte ve tıp otoritelerinin büyük ilgisini çekmektedir. Günümüzde Shiitake mantarına atfedilen tıbbi özellikler öylesine kabul görmektedir ki, bu bitki dünyada en fazla üretilmeye çalışılan mantarlar arasına girmiştir. Yüksek besin değerinin yanısıra son derece lezzetli olan Shiitake mantarının kalorisi çok düşük olup, önemli oranlarda potasyum, fosfor, demir, selenyum, protein, ergesterol (ultraviyole ışınlarına maruz kaldığında D vitaminine dönüşen bir nebat sterosu), tiamin, riboflavin ve niasini, ayrıca bütün ‘esensiyel amino-asitleri’, (vücutta sentezi yapılamayan ve mutlaka dışarıdan alınması gereken) enzimleri, lif ve nükleik asit türevlerini ihtiva eder. Shiitake Mantarı Faydaları Halihazırda yapılan araştırmalar, Shiitake’nin bağışıklık sistemini güçlendirici fonksiyonu, ayrıca damar sertliği, kanser, bakteriyel ve virütik rahatsızlıkların tedavisi konularında yoğunlaşmıştır. Shiitake Miselyumu (lentinus edodes miselyumu) ve Shiitake’nin ihtiva ettiği diğer bazı maddeler, (HIV) ve (AİDS) gibi virütik hastalıkların tedavisi için umut vaat ettiklerinden, yoğun ilmî araştırmalara konu teşkil etmektedir. Shiitake mantarındaki miselyuma (LEM) atfedilen bu özellik, söz konusu maddenin, hücrelerin viral enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanmasını sağlayan interferon adlı doğal bir kimyasal maddenin husule gelmesini teşvik etmesine bağlı olabilir. Shiitake mantarı aynı zamanda önemli bir polisakarit olan lentinan‘i ihtiva etmektedir. Bu önemli maddenin tansiyon düşürücü, bağışıklık sistemini güçlendirici, kanserojen tümörleri azaltıcı etkilerinin olması çok muhtemeldir. Lentinan, doğal öldürücü hücreler (natural killer cells) ve T lymphocytes’in teşekkülünü teşvik etmesi bakımından halihazırda bir anti-kanserojen ajan olarak denemelerde kullanılmaktadır. Lentinan Japonya’da, Amerika Birleşik Devletleri’nde FDA’ya (Food and Drug Administration) eşdeğer olan Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından antikanserojen bir ilaç olarak tescil edilmiştir, ilim adamları lentinan’ın bağışıklık sistemi için çok önemli olan bazı beyaz kan hücrelerini harekete geçirerek kanserojen tümörleri inhibe ettiğine inanmaktadırlar. Yan Etkileri Var mı? Kan sulandırıcı ilaçlar alınıyorsa, beraberinde uzun süreli ve bol miktarda Shiitake mantarı yenmesi, bu mantarın kan pıhtılaşmasını azaltıcı etkisinden dolayı uygun değildir. Filed Under: Sağlık ## Erken Doğum Nedir? Erken Doğum Belirtileri URL: https://trendhayat.com/erken-dogum-nedir-erken-dogum-belirtileri/ Tarih: 2026-07-13 Erken Doğum Nedir? Belirtileri Nelerdir? Erken Doğum Nedenleri Olur? bu konu hakkında aradığınız bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. 40 hafta gibi uzun bir süreçten geçen anne adayları bu süreci sağlıklı bir şekilde bitirmek isterler. Ama maalesef bazen süreyi tamamlanmadan doğum gerçekleşebilir. Anne adayları her türlü süreçten bilgileri olması gerektiği gibi erken doğum ihtimalini de göz önünde bulundurarak bu konu hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Erken Doğum Nedir? Anne veya bebekle ilgili sağlık sorunları yada komplikasyon oluşması nedeniyle 36 haftadan önce doğumun gerçekleşmesine erken doğum nedir. Zamanından önce erken doğan bebeklere de prematüre bebek nedir. Hamilelerin % 8’de erken doğum görünür. Tıp ilerledikçe erken doğumu belirlemek ve erken doğumun sonucu doğan bebekleri yaşama oranı gün geçtikçe artmaktadır. 27 haftalık bebeğin yaşaması mucize iken günümüzde bu oran 23 haftalık ve 600 gram düşmüştür. Erken doğumtanısı konan kişilerde uzmanlar gebelik sürecini ellerinde geldiği kadar uzun tutmaya çalışırlar. Bir hafta hatta bir günün bile önemi vardır. Yapılan araştırmalara göre geciktirilen bir gün bile bebeğin %2 yaşama şansını arttırmaktadır. Erken doğumun nedenlerinin bazıları bilinmese de bazı nedenler bu riskte çok önemli etki sağlamaktadır. Erken Doğum Neden Olur? Enfeksiyon (Özellikle idrar enfeksiyonu dikkat edilmeli ve süreçte idrar tahlilini ihmal etmemelidir.) Amniyon sıvısının fazla olması Plasenta ilgili problemler Çoğul gebelik (bu gibi çoğul gebeliklerde rahim gerilir ve ağrıları tetikler bu ağrılarda bebeğin rahimden çıkmasına neden olur. Hamilelik döneminde geçirilen cerrahi müdahale Karın bölgesine alınan darbe Travmatik olaylar Servikal yetmezlik Bazı yapısal bozukluklar Sigara kullanımı Anne adayının 18 yaşından küçük olması Anne adayının 35’ten büyük olması Daha önce erken doğum ve düşük yaşayanlar. İleri derecede diyabet ve yüksek tansiyon Anne adayının kansızlık(anemi) olması Ekonominin düşük olması Hamile kalma yollarında kullanılan yöntemler erken doğumu tetikler Ateşli hastalıklar geçirmek Aşırı zayıflık Diğer doğumla arasında kısa süre geçmesi Stres bir hamilelik süreci geçirenler Erken Doğum Belirtileri Anne adayları kendi ve bebeğinin sağlığı için doğumla ilgili bütün süreçlerden bilgi olmalıdır. Onlardan biri olan erken doğumun belirtileridir. Bu Belirtiler şöyledir; Rahimde sertleşme ve kasılmaların başlaması ilk belirtileridir. Pelviste dolgunluk hissi oluşur. Adet sancısına benzer ağrılar Pozisyon değiştirmenize rağmen geçmeyen bel ağrısı Vajinal akınının artması Hafif veya yoğun kan gelmesi İshal ile birlikte bağırsak krampları Bir çok kişide erken doğumun belirtilerin bir kaç hafta önceden belirti gösterebilir. Bunlara örnek olarak uzun süren ağrılar, aşağı doğru baskı hissi ve huzursuzluk gibi belirtiler gösterebilir bu gibi durumlarda mutlaka doktora başvurulmalı erken tedavi bebeğiniz ve sizin için çok önemlidir. Erken Doğumu Önlemek İçin Neler Yapılmalı Hamilelik sürecinde düzenli muayene tahliller yaptırılması gerekir. Özellikle anne adayları anemi, idrar yolu enfeksiyonu olup olmadığına dair mutlaka aksatılmadan tahliller yapılmalıdır. ## Ramazan Bayramı Mesajları, En Güzel 2020 Bayram Kısa Mesajı URL: https://trendhayat.com/ramazan-bayrami-mesajlari-en-guzel-2020-bayram-kisa-mesaji/ Tarih: 2026-07-12 2020 yılı Ramazan bayramı için en güzel bayram mesajları hiç bir yerde bulamayacağınız bu ramazan bayramı mesajları ile sevdiklerinizi akrabalarınızı, arkadaşlarınızı, yakınlarınıza, dostlarınıza, çocuklarınıza, babalarınıza, annelerinize, torunlarınıza, amcalarınıza, tüm eş dost akraba herkese gönderebileceğiniz telefon mesajlarını sizler için hazırladık; Bayramınız Kutlu Olsun! Ramazan Bayramı Mesajları ● 30 gün boyunca ağırlamaya çalıştığımız 11 ayın sultanı Ramazanı memnun edebilmiş olarak uğurladığımızı umduğumuz bu bayram günümüz mübarek olsun. ● Bir ay boyunca ektik, bugün hasat günü. Ekinlerimiz gür, hasatımız bereketli, Ramazan bayramımız kutlu olsun. ● Ömrümüz Ramazan sofraları kadar bereketli ve samimi geçsin. Nice Ramazanlara hep birlikte kavuşmak dileğiyle bayramınızı kutlarım. ● Hiçbir açlık yoktur ki içinde tokluk; hiçbir susuzluk yoktur ki içinde serinlik barındırsın.. Allah rızası için niyet ettik, fakirlerin haliyle hallendik. Kalplerimize açlıkta tokluğu, susuzlukta serinliği inşirah gibi duyuran; yokluk çekenlerin halini bildirip gönüllerimizi yumuşatan Rabbimize şükürler olsun. Ramazan bayramımız hayırlı, huzurlu ve mübarek olsun. ● Gecesi ayrı gündüzü ayrı güzel; manevi havası on bir aya bedel Ramazan ayına sağlık ve huzurla yeniden kavuşabilmek duasıyla bayramınızı kutlarım. ● Sahurda ezan okunmadan önce su içme telaşı; iftarda orucu hurma ile açmanın tadı, davulcunun hoş sedası, sıra geldi bayrama; bol olsun sefası! Hayırlı bayramlar dilerim! ● Kapı kapı gezip şeker isteyen çocukların masum kalplerinin güzelliğinde, hurma tadında şeker gibi bir bayram dilerim. Daha nice Ramazanlar yaşamak dileğiyle!.. ● Güle güle yâ şehr-i Ramazan! Giderken manevi atmosferini, iftar sofralarının samimiyetini, istisnasız her haneyi kuşatan Kur’ân ikliminin feyzini bırakmayı unutma. Ramazanın tüm güzelliklerini birlikte yaşamayı sevdiğim siz dostlarımın bayramını kutlar, nicelerine erişmenizi Allah’tan niyaz ederim. ● Bin aydan daha hayırlı Kadir gecesini içinde bulunduran Ramazan ayını geride bıraktığımız bugün, nazarımda nice insandan daha sevgili siz dostlarımın bayramını en kalbî hislerimle kutlar; nice Ramazanlara sağlık sıhhatle kavuşmanızı dilerim. ● Rahmet ayı Ramazanı uğurladığımız bu bayram gününde, Rahman ve Rahim olan Rabbimizin tuttuğunuz oruçları; ettiğiniz ibadetleri kabul etmesini ve cümlemizi eşsiz merhametine nail etmesini diler; bayramınızı kutlarım. Bayramınızın güzel geçmesi dileği ile trendhayat ekibi Not: ** Sözler ve görseller mesajlaşma tebrik için kullanılabilir.** Başka Sitede Kullanılması Yasaktır. ## Zencefilin Yararları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/zencefilin-yararlari-1319 Tarih: 2026-07-12 Zencefilin Yararları Nelerdir? Zencefilin Yararları ve Zencefilin Zararları. Aromatik yağ bakımından zengin, tropikal bir kök bitkisi olan zencefil soğuk algınlığı, grip, nezle gibi hastalıkların belirtilerini, baş ağrılarını ve regl dönemi ağrılarını azaltmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Taze zencefil B6 vitamini, C vitamini, demir, kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, manganez ve lif yönünden yüksek besin değerlerine sahiptir. Zencefil kökleri, mide kaynaklı sindirim sorunlarının giderilmesinde kullanılmaktadır. Seyahat sırasında, gebelikte ve kemoterapisi sebebiyle meydana gelen mide bulantısı ve kusmanın önlenmesi ve edavisinde kullanımıyla bilinir. Zingiber officinale bitkisinin köklerinden elde edilen zencefilin hazırlanış biçimine göre siyah ve beyaz olmak üzere iki preparatı bulunmaktadır. Siyah zencefil, bitki köklerinin kaynar suda haşlanarak güneşte kurutulması yoluyla elde edilirken; daha kaliteli olan beyaz zencefil ise, bitki köklerinin doğrudan güneşte kurutulmasıyla elde edilir. Zencefilin Kullanımı ve Zencefil Yararları Zencefille ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar bu bitkinin kolesterolü azaltıcı, iltihap ve ağrı giderici, iritabl bağırsak sendromu sorunlarını hafifletici, mide ülserinin tedavisinde, mikrobiyal enfeksiyonlarda ve kalp-damar rahatsızlıklarında olumlu etkilere sahip olduğunu göstermektedir. İki farklı zencefil türünün belirli oranlarda karıştırılmasıyla üretilen bir ilacın osteoartrit ağrılarının giderilmesinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Zencefil insanlarda hastalığa yol açan farklı bakterilere karşı olumlu etkilere sahiptir. Özellikle uçucu bileşenleri helikobakter tipleri üzerinde etkilidir. Yapılan araştırmalarda günde 1-2 gram zencefil kullanımının kusmayı önleyen diğer ilaçlar kadar yararlı olduğu tespit edilmiştir. Gebelik dönemindeki bulantı ve kusmanın azaltılmasında etkilidir. Dört eşit kısma bölünmüş olarak günlük toplam 1 gram alınabilmekle beraber bunun doktor gözetiminde kullanılması daha doğru olur. Çünkü bu bitkinin rahim hareketlerini artırıcı özelliği olduğu için yanlış doz kullanımı düşüğe neden olabilir. Ameliyat sonrasında oluşan bulantılar üzerinde de olumlu etkilere sahiptir. Yapılan bir çalışmada zencefildeki 6-gingerol bileşeninin farelerde tümör hücrelerine doğrudan verilmesiyle tümör hücresinin kan ile beslenmesini engellediği ve tümörün ölmesini sağladığı tespit edilmiştir. Zencefil Çayı Nasıl Yapılır? 1 kahve kaşığı toz zencefil rizomunun üstüne bir fincan kaynar su döküldükten sonra, 5-10 dakika üstü kapalı olacak şekilde demlenir, süzülür ve yemeklerden önce birer fincan içilir. Zencefilin Zararları Nelerdir? Zencefil güvenli olarak kabul edilen bir bitki olmakla birlikte yüksek oranda kullanılması önerilmemektedir. Yüksek oranda alınması halinde mide ekşimesi, günlük 6 gramın üstündeyse midede tahriş meydana gelebilir. Yüksek oranda alımı kan sulandırıcı ya da pıhtılaşma önleyici ilaçlarla etkileşme olasılığına neden olabilir. Fazla kullanımının ciltte döküntüler, kalp ritim bozuklukları, sinir sistemi üzerinde depresif etki gibi sorunlara yol açabileceği de belirtiliyor. İki yaşından küçüklere verilmemelidir. kategori Beslenme Tags: toz zencefilin faydaları, zencefil çayı faydaları, zencefil tozu Permalink Comment ## 14 Haziran 201914 Haziran 2019 URL: https://trendhayat.com/muhallebili-kadayif-tatlisi-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-07-11 muhallebili kadayıf, tarifi, tatli Muhallebili Kadayıf Tatlısı Tarifi, Muhallebili Kadayıf Nasıl Yapılır? Muhallebili Kadayıf Tatlısı Tarifinin Püf Noktaları Nelerdir? Muhallebili Kadayıf Tatlısının Kalorisi Ne Kadardır? bu tatlı hakkında aradığınız tümün bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Sütlü hafif tatlıları sevenleri için favori tatlılardan biri de Muhallebili Kadayıf tatlısıdır. Damakları şenlendiren bu tatlıyı denemediyseniz mutlaka deneyin. Diğer tatlılara göre daha hafif olan tatlı kalorisine dikkat edenler için alternatif bir lezzet olabilir. Yapımı kolay ve pratik olan bu tatlı kadayıf ve muhallebinin buluşması ile ortaya mükemmel bir lezzet çıkmaktadır. Hafif olması nedeniyle akşam yemeklerinden sonra, çayınızın ve kahvenizin yakında size güzel bir şekilde eşlik edecek olan bu lezzetli tatlının tarifine geçelim. Kadayıflı Muhallebi Tatlısı Tarifi için Gerekli Malzemeler Kadayıf İçin Gerekli Malzemeler 300 gram tel kadayıf 3 yemek kaşığı tereyağ 5 yemek kaşığı toz şeker 1 su bardağı dökülmüş ceviz veya fındık Muhallebisi İçin Gerekli Malzemeler 1 litre süt 1 su bardağı toz şeker 3 yemek kaşığı mısır nişastası 4 yemek kaşığı un 1 adet yumurta sarısı 1 adet sıvı krema 1 paket vanilya Muhallebili Muhallebili Kadayıf Tatlısı Yapılışı İlk olarak bu tatlının kadayıfları kavurarak işleme başlayalım. 300 gram tel kadayıfları ince ince, küçük küçük kırılması için tatlıya başlamadan önce 2 saat dondurucuda bekleterek daha kolay kırılmasını sağlayabilirsiniz. Yufkacılarda veya büyük marketlerde kavrulmuş ince kırılmış paketlenmiş kadayıflar satın alabilirsiniz. Bu şekilde de temin edebilirsiniz. Geniş yapışmaz tencere ve tavada 3 yemek kaşığı tereyağını eritin. Eriyen yağın üzerinde 5 yemek kaşığı şeker ekleyin. Daha sonra 300 gram kadayıfı ekleyin ve pempeleşene kadar kavurun. Son olarak cevizi ekleyip, biraz daha kavurun.(kavurma işleminden sonra kadayıfları kavurduğunuz tencere ve tavada bırakmayın. Bırakırsanız eğer kavurmaya devam eder bu nedenle genişçe başka bir kaba alarak kadayıfları soğumaya bırakın.) Tatlının muhallebisine geçelim. Muhallebisi için bir tencereye 1 litre süt 1 su bardağı toz şeker, 3 yemek kaşığı mısır nişastası, 4 yemek kaşığı un 1 adet yumurta sarısı ekleyip kırparak kaynayana kadar pişirin. Kaynama işleminden sonra 3 dakika daha pişirin daha sonra 10 dakika soğumaya bırakın. Daha sonra muhallebiye 1 adet sıvı krema ve 1 paket vanilya ekleyip, pürüzsüz bir kıvam elde etmek için blender 4 dakika çırpın. Hazırladığımız kadayıfları ve muhallebiyi birleştirme zamanı, ortalama 30 cm çapında olan bir borcama, ilk önce kavurduğumuz kadayıfları yarısını borcama eşit bir şekilde yayalım. Daha sonra yaydığımız kadayıfların üzerinde hazırladığımız muhallebiyi eşit bir şekilde yayalım. Kalan diğer kadayıfı da muhallebinin üzerini eşit bir şekilde kapatalım. Tatlımız hazır artık soğumaya bırakalım. En az 4-5 saat buzdolabında bekletilmeli. Şimdide afiyet olsun. Muhallebili Kadayıf Tatlısı Tarifinin Püf Noktaları Nelerdir? Kadayıfları ince ince, küçük küçük kırılması için 2 saat önce dondurucuda bekleterek daha kolay kırılmasını sağlayabilirsiniz. Yufkacılarda veya büyük marketlerde kavrulmuş ince kırılmış paketlenmiş kadayıflar satın alabilirsiniz. Bu şekilde de temin edebilirsiniz. Hazırlamış olduğunuz muhallebide yumurta kokusu olmasını istemiyorsanız, muhallebiye eklemeye bilirsiniz. Muhallebili Kadayıf Tatlısının Kalorisi Ne Kadardır? Bir porsiyon muhallebi kadayıf tatlısı ortalama 480 kaloriye denk gelmektedir. Şöbiyet Tatlısı, Kaymaklı Fıstıklı Şöbiyet Tarifi ## Elmalı Turta Tarifi, Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/elmali-turta-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-07-10 Elmalı Turta Tarifi, Nasıl Yapılır? Elmalı Turta İçin Gerekli Malzeme Listesi, Elmalı Turta Hamuru, Kaç Kalori, Kaç Derece Pişer? Buzdolabında Saklanır Mı? Elmalı Turtanın Püf Noktaları? elmalı turna hakkında aradığınız bütün bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Severek tüketilen bu turta misafirleriniz geldiğinde veya çay saatlerinizde size harika eşlik edecek sunumu ile de göz dolduracak bir tariftir. Elmalı turtanın pişerken eve dağılan o mis gibi koku sizi sizde alacak, elma, ceviz, tarçın üçlüsü iç harcın olmazsa olmazlarındandır. Bu mükemmel lezzeti hala denemediyseniz mutlaka deneyin. Hadi o zaman mutfak bizi bekliyor. Elmalı Turta Malzemeleri Elmalı Turta Hamuru 2 adet yumurta 8 yemek kaşığı şeker 250 gram margarin Yarım çay bardağı süt 1 paket kabartma tozu 1 paket vanilya un İç Harcı İçin; 4 adet kırmızı elma 5 yemek kaşığı şeker 2 çay kaşığı tarçın Çekilmiş ceviz Üzeri İçin; Yumurta sarısı Pudra şekeri Elmalı Turta Yapımı Elmalı Turtanın Hamuru Nasıl Yapılır? İlk olarak elmalı turtanın hamuru yapmakla başlayalım. Derinde bir kapa 2 adet yumurta, 8 yemek kaşığı şeker ekleyip güzelce çırpalım. Daha sonra oda sıcaklığına gelmiş 250 gram margarin, yarım çay bardağı süt, 1 paket kabartma tozu, 1 paket vanilya karıştıralım. Bu karışıma yavaş yavaş unu ekleyelim. Hamurumuz kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğuralım. Hamuru 1 saat dinlendirelim. Elmalı Turtanın İç Harcının Yapılışı 4 adet kırmızı elma soyun ve rendeleyin. Bir tavaya ve tencereye rendelediğiniz elmaları koyup üzerine 5 yemek kaşığı şeker ve çekilmiş cevizi ekleyin. Elmaları suyunu çekene kadar pişirin. Suyu çekilince ocaktan alın. harcın içine 2 çay kaşığı tarçın ekleyin ve karıştırın. Turtayı pişireceğimiz kabı hafif sıvı yağ ile her tarafını yağlayın. Elmalı Turtanın Yapılışı Dinlenmiş hamuru alalım. hamurun üst kısmına şeritler yapmak için bir kısmını ayıralım. Diğer kalan hamuru pişireceğiniz kaba yayalım. Hamurun üzerine elma harcını eşit bir şekilde yayalım. Elma harcının üzerine ayırdığımız hamurla şerit şeklini verin. Üstüne şerit şeklini verdikten sonra yumurta sarısı sürün. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirelim. Turta piştikten sonra pudra şekeri serpin. Turtamız servise hazır deneyeceklere afiyet olsun. Elmalı Turtanın Püf Noktaları? Turtayı yaparken bütün malzemelerin oda sıcaklığında olması gerekir. Turta için kullanacağımız un, kabartma tozu ve vanilyayı eleyerek karışıma ekleyin. Pişme işleminde fırını kendi fırınıza göre ayarlayın. Elmalı Turta Kaç Kalori? Ortalama bir dilim turta 442 kaloriye denk gelmektedir. Elmalı Turta Kaç Derece Pişer? Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirilir. Ama tabi ki kişinin fırınından fırınına değişiklik gösterdiği için kontrolü pişirin. Elmalı Turta Ne Kadar Zamanda Pişer? Ortalama 180 derecelik fırında 35- 40 dakika da pişer. Elmalı Kurabiye Buzdolabında Saklanır Mı? Elmalı kurabiye olarak yapılıp buzdolabınıza atabilirsiniz. Bir misafiriniz geldiğinde çıkartıp, fırında ısıtıp tüketebilirsiniz. ## Sivilce Lekelerine Çözüm Nelerdir? Doğal Yöntemler URL: https://trendhayat.com/sivilce-lekelerine-cozum-nelerdir-dogal-yontemler/ Tarih: 2026-07-09 Sivilce Lekelerine Çözüm Nelerdir? Sivilce Lekelerine Çözüm Olarak Doğal Yöntemler Neler Yapılabilir ? bu yazımızda sivilce lekelerine çözüm yolları sunmaya çalıştık. Sivilcelerle, genellik herkes kısa süreli veya uzun süreli olarak bu sorunla karşılaşmış ve başa çıkmak için Sivilce ve sivilce lekelerine çözüm ararız. Bu sorun erkenlik döneminde daha fazla ve çoğalmış olarak karşımıza çıksa da yetişkinlik döneminde de hala bu sorunla uğraşıyor olabiliriz. Sivilce sorundan kurtulmak için en önemli etken sivilcenin altta yatan nedenini bulmaktır. Bu nedenler kısaca sıralarsak, hormonsal, ölü hücreler nedeniyle gözeneklerin tıkanması, Kötü beslenme alışkanlıkları, yağ üretimini sağla olması, ilaç kullanımı, stres gibi nedenlerden dolayı sivilce oluşur. Kişi başkalarına şu yöntem iyi gelmiş, bu krem sivilcesini geçirmiş. Kulaktan dolma bilgiler denemeyin. O kişi için iyi olan yöntem sizin için iyi gelmeyebilir hatta sivilcelerinizi arttırabilir ve sivilce lekeleri ve izleri oluşturabilir. Bu nedenle kullandığımız her şeye dikkat etmeliyiz. Bu süreçte kullanacağınız her ürün cilt tipine uygun olmalıdır. Tedavide buna göre şekillenmektedir. Örneğin yağlı cilt tiplerine göre sivilce tedavisi farklı kuru cilt tipine göre tedavisi farklılık içermektedir. Yağlı cilt tipinde oluşan sivilceler de yağlan arındıracak uygulamalar yapılırken kuru cilt tiplerinde daha farklı bir tedavi süreci izlenmektedir. Bu konuda uzman bir cildiye doktorundan yardım alınmalı altta yatan nedene göre tedavi uygulanmalıdır. Tedavi süresi uzun olsa da akıcı sonuç elde etmek önemlidir. Sivilce Lekelerine Çözüm Olarak Doğal Yöntemler Sivilce Lekelerine Çözüm olarak uzman doktorun verdiği ilaçlar veya krem olabilir. Bunun yanında doğal yöntemlerle de bu sorunlarda kurtulmanız mümkündür. Sivilce Lekelerine Çözüm Yoğurt Sivilcelerin cilde verdiği tahribatı ortadan kaldırmasını sağlayarak, ciltte oluşan sivilce izleri lekeleri gibi sorunların gitmesine yardımcı olur. Hem doğal, yan etkisi olmayan, hemde ucuz olan yoğurt içerdiği özellikler sayesinde de doğal yöntem arasında tercih edilen besindir. Tabi ki yoğurttan faydalanmak istiyorsak market yoğurdu değil de ev yapımı yoğurt kullanmamız gerekir. Sorunlu bölgeye yoğurdu sürün on beş dakika bekletin. Yoğurdun faydasını arttırmak istiyorsa eğer, yoğurdun içine limon suyu ekleyin ve bir tatlı kaşığı ezilmiş yulaf ezmesine de ekleyebilirsiniz. Lekelerin azalması ve sivilce üzerinde fayda sağlayana kadar bu yöntemi kullanabilirsiniz. Limon C vitamini yönünden çok zengin olan limon sivilce üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Limon içerdiği özellikler sayesinde sivilceleri kurutur. Limonu uygulama kolay ve basittir. Taze limonu sıkın. Bir pamuk yardımıyla gece yatmadan önce sivilceli bölgeye sürün sabah kalktığınızda yüzünüzü yıkamanız yeterli işte bu kadar kolay ama limonun içeriğindeki asit hassas ciltlerde tahrişe neden olabilir. Bu neden dikkatli kullanılmalıdır. Sivilce Lekelerine Çözüm Elma Sirkesi Kolajen üretimine katkı sağlayan elma sirkesi içerdiği asit özelliği cildin rengini açma ve sivilce lekelerinden kurtulmaya yardım olur. Elma sirkesinin de uygulanması kolay ve basittir. Eşit miktarda su ve elma sirkesi koyun bir kaba daha sonra bir pamuk yardımla sorunlu alana sürün. Bu karışımı yüzünüzde 5-8 dakika arasında bekletin sonra yüzünüzü yıkayın. Hindistan Cevizi Yağı Hindistan Cevizi Yağı içerdiği yağ asitleri ve E vitamini yönünde zengin olması özelliğiyle sivilce izlerinin gitmesine ve cildi onarmasını sağlar. Hindistan Cevizi Yağı bir kapta ısıtın, ısıtmış olduğumuz yağı sorunlu sivilceli bölgeye sürün. o bölgeye on dakika masaj yapın. Daha sonra bu yağı cildinizde 1 saat bekletin. Bekletme işleminden sonra ılık suyla yüzünüzü yıkayın. Patates Sivilce lekelerine çözüm olarak patates deneyebilirsiniz. Patates içeriğinde nişasta barındırmak buda lekelere iyi gelmektedir. Uygulanması kolay olan patatesi iki şekilde yapabilirsiniz. Birinci uygulama patatesi rendeleyin, rendelediğimiz patatesi tülbettin içene koyalım ve sıkalım. Çıkan suyu sorunlu bölgeye sürün ve 20 dakika bekletin. Bekletme işleminden sonra yüzünüzü yıkayın. İkinci uygulama ise, patatesi büyükçe bir dilim olarak kesin Kestiğiniz dilim patatesi 1 dakika boyunca cildimize sürelim. Daha sonra 20 dakika bekletelim. Bu uygulamayı günde 2-3 defa yapabilirsiniz. Aloe Vera Aloe Vera cildimizin sağlığı için bulunmaz nimetlerin arasındadır. Aloe vera bakteri ve iltihabı gidermesi özelliği ile cildi onarmayı sağlar. Aloe vera yaprağını ortadan ikiye bölün çıkan jeli sorunlu bölgeye sürün. Sürme işleminden sonra yarım saat cildinizde bekletin ve daha sonra yıkayın. Kabartma Tozu Ciltteki fazla yağdan ve ölü hücreden kurtulmaya yardımcı olan kabartma tozu cilde uygulanışı şöyledir. Bir çay kaşığı kabartma tozunun içine biraz limon sıkın. Bu karışımı macun kıvamına getirin. Daha sonra cildinizi yıkayın cildinizi kurulamadan macun kıvamına gelmiş karışımı sürün. Cildinizde karışım kuruyana kadar bekletin. kuruyunca hemen cildinizi yıkayın. Bu karışımın cildinizde fazla kalması tahrişe neden olabilir. Sivilce Nasıl Geçer? Sivilce Neden Olur? ## Koltuk Altı Kararması Nedenleri ve Doğal Yöntemler URL: https://trendhayat.com/koltuk-alti-kararmasi-nedenleri-ve-dogal-yontemler/ Tarih: 2026-07-09 Koltuk Altı Kararmasının Nedenleri Nelerdir? Koltuk Altı Kararması Nasıl Geçer? Koltuk Altı Kararmasının İçin Doğal Yöntemler Nelerdir? bu konu hakkında detaylı bilgiyi yazımızda bulabilirsiniz. Koltuk altı kararması özellikle kadınların problemlerinde biridir. Yazlarının gelmesi sonucunda oluşan problem daha da büyümektedir. Giyilen kısa kol ve askılı kıyafetler koltuk altı kararma sorununu gün yüzüne çıkarmaktadır. Bu nedenle bayanlar koltuk altı kararmasından kurtulmak isterler. Bu kararmadan kurtulmak için piyasada kremler ve ilaçlar bulunsa da evde doğal yollara bu sorunu ortadan kaldırabilirsiniz. Bu sorun genelde esmer tenli kişilerde daha belirgin bir hal alır. Bu sorunun nedenleri ise epilasyon kremleri, ağda uygulaması, deodorant, genetik gibi etkiler koltuk kararmasının sebepleri arasındadır. Koltuk Altı Kararması Nedenleri Nelerdir? Koltuk Altı Tüylerinde Kurtulma Yöntemleri Tüylerden kurtulmak için jilet kullanımı cildin tahriş olmasını ve kıl dipler kararmasını neden olur. Isıtılarak tüylü bölgeye yapışan ağda cilt renginin değişmesine yol açabilir. Tüylerde kurtulmak için kullanılan tüy dökücü ürünlerin içeriğinde cilt rengini değiştirme ihtimali bulunabilir. Epilasyon sonrası kullanılan kremlerde koltuk altı kararmasına neden olabilir. Deodorantlar Genelde kullanım oranı yaz aylarında daha fazla olan deodorantlar terleme sonucunda oluşan kötü kokunun önüne geçmek için kullanılır. Kullanılan deodorant koltuk altında kararmaya neden olabilir. Özellikle genetik yatkınlığı olan kişilerde deodorant kullanımı büyük oranda etkilemektedir. Koltuk Altı Kararması Nedenleri Arasında Hormon Değişikliği Kişilerde oluşan hormon değişikliği koltuk altında kararmalara neden olur. Özellikle bayanların hamilelik döneminde bu sorunla sıklıkla karşılaşılır. Diğer Etkenler Genetik yatkınlık Aşırı derecede terleme Aşırı Kilo Doğum kontrol hapları Şeker hastalığı Sigara kullanımı Koltuk Altı Kararmasına Doğal Yöntemler Patates Koltuk altı kararmasının gidermek için kolay ve rahatlıkla yapabileceğiniz yollarda biri patatestir. Patatesi ince ince dilimleyerek veya patatesi suyunu kararan koltuk altı bölgesine sürün 10 dakika bekletin ve o bölgeyi yıkayın. Koltuk Altı Kararması Nasıl Geçer :Karbonat Koltuk altı kararmasına etkili yöntemlerden biride karbonat uygulamasıdır. Karbonatı az bir su ekleyerek oluşturduğunuz kıvamı koltuk altına sürün ve 10 dakika bekletin ve daha sonra yıkayın. Karbonatlı karışıma gül suyu ekleyerek macun kıvamına getirerek sürerseniz daha etkili olmasını sağlayabilirsiniz. Limon Limonun içerdiği özellikler sayesinde beyazlatıcı etkiye sahiptir. Limon veya limon suyunu koltuk altına sürün ve yarım saat bekletin. Daha sonra o bölgeyi yıkayın. Limon ayrıca anti septik ve anti bakteriyel özelliğine sahiptir. Koltuk Altı Kararması Nasıl Geçer: Hindistan Cevizi Yağı Hindistan cevizi yağı içeri sayesinde koltuk altı kararması için mükemmel çözümlerden biridir. Hindistan cevizi yağı E vitamini içeriği sayesinde de cildi besler. Elma Sirkesi Birçok alanda fayda sağlayan elma sirkesi içeriği sayesinde ölü hücreyi arındırır ve kötü kokuyu engeller. Koltuk altını beyazlatma etkisi sahip olan elma sirkesi alternatif yöntemlerden biridir. Aloe Vera Aloe Vera ölü hücrelerin arınmasını, anti bakteriyel özelliğine sahip olması ve koltuk altı kararmasını geçirir. ## Kaş Bakımı Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/guzellik/kas-bakimi-1246/ Tarih: 2026-07-09 Kaş Bakımı Nasıl Yapılır? Kaş Bakımı ve Kaş Kaldırma. Ünlü bir Fransız makyör, “ifadeyi ortaya çıkaran kaşlardır, ne yazık ki çoğu kadın bu gerçeğin farkında değil” demiş. Gerçekten de gözlerimize, dudaklarımıza gösterdiğimiz özeni kaşlarımıza pek göstermiyoruz. Oysa kaşlarımız, yüzümüzü önemli ölçüde değiştiriyor. Özellikle düşük ve silik kaşların insanı olduğundandaha yaşlı ve yorgun gösterdiği kuşku götürmez bir gerçek. Bir cımbızla kaşımıza şekil vermemiz mümkün ancak günümüzde kaşları şekillendirmek ya da onları yukarı doğru kaldırıp yüzün aydınlanmasını sağlamak için basit yöntemler de var. İşte kaşlarınızı değiştirmeye yönelik işlemler ve özellikleri… Kaş Askısı Kaşlarının düşüklüğünden şikayeti olanların başvurabilecekleri yöntemlerin başında “kaş askısı” geliyor. Saçlı derinin içinden açılan minik deliklerden, kaşın alın kemiğine asılmasına dayanan bu işlem iki şekilde yapılıyor: 1- Önce saçlı derinin içinde açılan minikdeliklerden girilip kaşa kadar iniliyor. Sonraki işlemde ise kaş, bir ya da birkaç noktasından yukarı doğru çekilip asılıyor. 2- İkinci yöntem biraz daha yüzeysel. Yine aynı minik delikten giriliyor ancak kaldırma işlemi, kaşa kadar inmeden daha yukarıdan yapılıyor. Alınan sonuç ilk yöntemdeki kadar belirgin olmasa da daha doğal duruyor. Çünkü birinci yöntemde, askı yapılan bölgelerde, kaşın şeklinde deformasyon oluşabiliyor. Her iki uygulamada da önemli olan asma işleminin mutlaka kemiğe (alnın iki üst köşesindeki saç diplerine) yapılması. Aksi takdirde kaşlar bir süre sonra düşebiliyor. Kemiğe asıldığında ise hafif bir esneme olsa bile hiçbir zaman eski haline dönmüyor. Kaş asma işlemleri bir buçuk saat kadar sürüyor ve steril ortamda, lokal anestezi altında yapılıyor. Fiyatı: 1000-1300 dolar. Endoskopik Alın Germe Doğrudan kaş kaldırmaya yönelik bir işlem olmasa da kaslardaki düşüklüğü ortadan kaldıran en etkili yöntemlerden biri, “endoskopik alın germe” operasyonu. Mutlaka ameliyat ortamında, tercihen de genel anestezi altında yapılması gereken bu işlemde alın kenarına üç tane delik açılıyor (biri ortadan, diğerleri yanlardan). Bu deliklerden girilerek, mevcut anatomik yapıyı bozmadan, bütün alın dokusu yukarı doğru çekilip asılıyor. Böylece şakak bölgeleri, yukarı doğru çekilmiş oluyor ve o bölgedeki gevşemeler ortadan kalkıyor. Endoskopik alın germe ameliyatı, kaşları yukarı kaldırmakla kalmıyor, aynı zamanda alındaki kırışıklıkları da önemli ölçüde azaltıyor. Ameliyat yaklaşık iki saat sürüyor. İyileşme süresi ise bir hafta-on gün… Üçüncü günden itibaren saçlar yıkanabiliyor. İlk günler biraz ödem olsa da, beş-yedi gün içinde iyileşiyor. Fiyatı: 1500-2000 dolar. Kalıcı Makyaj (Kontur) Kaş şeklini kısmen ya da tamamen değiştirmek isteyenlerin başvurduğu yöntemlerden biri de “kalıcı makyaj”. Bir çeşit dövme işlemi olan ve “kontur” adı verilen kalıcı makyaj, gerek kullanılan boyalar, gerek iğne girişleri açısından klasik dövmelerden farklı bir uygulama. Yöntemde kök boya kullanılıyor ve kesinlikle alerji yapmıyor (çok alerjik bünyelerde talep üzerine önceden test yapılabiliyor). Kalıcı makyajınömrü ortalama üç yıl. Gerekirse arada ufak rötuşlar yapılarak bu süre daha da uzatılabiliyor. Makyaj yapmaya üşenen ya da işlerinin yoğunluğu nedeniyle zaman bulamayan kadınlar için ideal bir yöntem. Talebe göre dudak ve göz kenarına da yapılabiliyor. Kaş kontur işlemine başlamadan önce çizilecek kaş hatları iyice belirleniyor.Yüze en çok yakışan kaş şekli seçildikten sonra kişinin saçına ve ten rengine en uygun boya tespit edilip işleme başlanıyor. Konturun daha sonra silinmesi de ancak lazerle gerçekleşiyor. Tabii ki en doğrusu isabetli seçimler yapıp sonradan silmek zorunda kalmamak. Kontur makyaj, ucunda iğne olan özel bir makinayla yapılıyor. Önceden sürülen, antiseptik özelliği olan ve deriyi bir müddet uyuşturan ilaca rağmen işlem tamamen acısız değil. Kontur yaptırdıktan hemen sonra bile sokağa çıkmanızı engelleyecek bir görüntü oluşmuyor. Ancak ilk günlerde çok koyu duran kaşlarınızın rengi bir hafta sonra doğallaşıyor. Uygulamadan birkaç gün sonra saç kepeği gibi minik dökülmeler olduğunu da hatırlatalım. Güzellik merkezlerinin çoğu bir ay içinde yapılan rötuşlardan ücret almıyorlar. Yaptırdığınız konturun son hali on gün içinde ortaya çıktığından, gözünüzü rahatsız eden bir durum (asimetri, renk farkı, boşlukvs.) olduğunda rötuş yaptırabiliyorsunuz. Fiyatı: 200-250 dolar. Kaş Ekimi Sadece zorunlu hallerde uygulanan bu yöntem, pek doğal sonuç vermediği için estetik amaçlı kullanılmıyor. Ense bölgesindeki ince kılların kaş bölgesine nakledilmesi işlemi genellikle kaza ya da hastalık sonucu, kaşlarının belirli bir bölgesi seyrekleşmiş veya dökülmüş olan kişilere uygulanıyor. Saç telleri, kaş kıllarına göre daha kalın olduğu için pek doğal durmuyor. Üstelik nakledilen saçlar sürekli uzadığı için düzenli olarak kısaltılmaları gerekiyor. Filed Under: Güzellik ## 1 Mayıs 201929 Nisan 2019 URL: https://trendhayat.com/boza-nasil-yapilir-bozanin-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-07-09 Boza Kış Aylarının Güzel İçeceği Geçmişten günümüze adından sıkça bahsettiren bozanın herkes tarafından farklı bir yeri vardır. Eski bir Türk içeceği olan bozalar lezzetli olduğu kadar faydalı bir lezzet. Boza nedir? Denilecek olunur ise, Osmanlı zamanından biri gerek Türkiye gerek Kosava, Romanya gibi pek çok ülkenin gözdesi haline gelen bu içeceğin hammaddesi mısır ve darı ile hazırlanıyor. İçeriği mayalandıktan sonra ise enfes tadını alıyor fakat unutmayın ki bozanın bekletilmesi sonucunda ekşime gibi durumlar gerçekleşiyor. Bozanın tarihine bakacak olursak yaklaşık 9000 yıl önce dahi bozanın yapıldığı biliniyor. Mezopotamya, Kafkas gibi pek çok yerin sevilen içeceklerinden olmuştur. Hatta Evliya Çelebi’nin eserinde anlatmış olduğu boza, seyahatnamede yazanlara göre iki çeşitten oluşmaktadır. Bunlardan birisi tatlı boza diğeri ise alkol içeren ekşi bozalardır. Zaten eski çağlarda ekşi boza içmek alkol içmek ile aynı şey anlamına gelmekteydi. Üstelik tatlı bozalar oldukça besleyici olup eski çağlarda hamilere vitamin gibi tüketilmesi için veriliyormuş. Boza Tarifi Nasıl Yapılır Boza yapmak için gerekli malzemeler şu şekildedir. Malzeme Listesi 2 su bardağı bulgur Yarım bardak pirinç 6 bardak su Mayası için: 1 tatlı kaşığı yaş maya 1 kaşık toz şeker 1 su bardağı süt(ılık) Kıvamı için ise 1 su bardağı toz şeker ve 5 bardak su kullanılır. Yapılışı: Bulgur ve pirinci iyi bir şekilde yıkayın ve tencereye koyunuz. Su ile birlikte pirinci orta ateşte pişiriniz. Yumuşadıktan sonra ise püre haline gelmiş pirinç ve bulguru süzünüz. Posa kısmını attıktan sonra pirinç ve bulgurları soğutmak için bir kenara bırakın. Bozanın ekşimsi tadını sağlamak için süt, yaş maya ve şeker ile karıştırıp ardından lapa ve mayayı başka boş bir tencereye aktarın. Tencere kapağını kapattıktan sonra ise n az 1 gün karanlık bir yerde bekletmeniz gerek. Arada kapak açıp havalandırmayı unutmayınız. En son ise su ve şekeri karıştırarak kıvam oluşturun. Bozanın Faydaları Bozanın birçok faydası var. Özellikle yeni doğum yapan kişilere kullanılması önerilir çünkü annelere süt yapması için verilen ideal bir yiyecektir. B vitamini içerir. Bağışıklılığı güçlendirir. Ayrıca sindirim sistemine faydalıdır. ## İstanbuldaki Masaj Salonları URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/istanbuldaki-masaj-salonlari-1298 Tarih: 2026-07-09 İstanbuldaki Masaj Salonları. Mayadrom Sports Center: Mayadrom Alışveriş Merkezi'nde yer alan Mayadrom Sports Center, fiziksel ve psikolojik zindeliğinizi sağlamak ve yaşam kalitenizi fiziksel aktivite yoluyla arttırmak, daha sağlıklı ve daha iyi yaşamanızı sağlayacak mükemmel bir bütünlük içinde tasarlanmış bir merkez. Merkezde başta klasik masaj olmak üzere reiki, selülit, doğum sonrası toparlama, spor, estetik yüz, akupre-sür, antistres, reflexsioloji masaj uygulamaları da yapılıyor. Sports Center'a özel olarak yapılan Doğum Sonrası Toparlama masajı, kilo alıp vermeye bağlı olarak, gevşeme ve sarkmaları toparlayıp, vücuda sağlıklı bir görünüm kazandırıyor. Kullanılan bitkisel içerikli özel yağ ile çatlakların azalması ve daha pürüzsüz görünmesi sağlanıyor. İstanbulda Masaj Salonları; Tel: (0212) 352 32 00 Marmara Gym : The Marmara Gym'in modern ortamında, birçok masaj tekniği uygulanıyor. İsveç, sabun, sabun&kese masajı bunlardan sadece bir kaçı. Ayrıca yeni uygulanmaya başlanan, Çinli masör ve masözlerin yaptığı shiatsu ve refleksioloji masajları için bir saat öncesinden randevu almak gerekiyor. Masaj Salonları İstanbul Avrupa Yakası; Tel: (0212) 25146 96 Svvissotel The Bosphorus Spa&Wellness Center : Svvissotel Spa&Wellness Center'da Tu ina, resfleksioloji, aromaterapi, reiki, shiatsu, thai, İsveç ve spor masajı gibi sekiz çeşit masaj hizmeti veriliyor. Yaz aylarında açık havada, Sultan Park'taki çadırda masaj yaptırmak Svvissötel'e özel bir ayrıcalık olacak. Tel: (0212) 326 11 00 Mövenpick Hotel İstanbul Vvellness Center : İstanbul'un ilk butik iş oteli Mövenpick Hotel İstanbul bünyesindeki VVelIness Center, değişik masaj servisleri sunuyor. Bali masajı, Tuina masajı, Aromaterapi, el ve ayak masajı ile stresinizi bir kenara bırakıp, kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedebilirsiniz. Masaj İstanbul Avrupa Yakası; Tel: (0212) 319 29 29 Ota Zayıflama Merkezi: Ota Zayıflama Merkezi'nde aromatik yağlarla el masajı uygulamaları var. Zayıflama, selülit ve relax-bio enerji gibi lokal masajların dışında ihtiyaca ve tercihe gere bilimsel ve sistematik el masajı da yapılabiliyor. Tel: (0212) 35163 16 İstanbul Princess Hotel Spor ve Sağlık Merkezi İstanbul Princess Hotel'in Spor ve Sağlık Merkezi'nde uzman masörler tarafından rahatlama masajı, aromaterapi masajı ve köpüklü masaj yapılıyor. Merkezdeki uzman masörler masajın rahatlatıcı etkisinin yanı sıra tedavi edici özelliğinin de altını çiziyorlar. Tel: (0212) 285 09 00 The Ritz-Carlton, İstanbul Laveda Spa The Ritz-Carlton İstanbul'un sağlık ve güzellik merkezi Laveda Spa, Osmanlı Sultanlan'nın ve hanedanının lükslerini yaşatmayı vaad ediyor. Sultanın altı el masajı, The Ritz-Carlton masajı, geleneksel Türk masajı, ScenTao terapisi gibi masajlar Doğu ve Batı kültürlerinin harika bir sentezi olarak sunuluyor merkezde. Tel: (0212) 334 44 44 Pasifik Sağlık Merkezi: Uzakdoğu masajları üzerine hizmet veren Pasifik Sağlık Merkezi'nde dört farklı masaj odası bulunuyor. Tuna masajı, shiatsu masajı, refleksioloji masajı, aromaterapi masajı, İsveç masajı, reiki, Thai masajı, ayurvedic ve Pasifik detox masajlarından birini seçebilirsiniz. İstanbuldaki Masaj Salonları Tel: (0212) 278 90 91 Sündüs Doğal Ürünler ve Terapi Merkezi Shiatsu, refleksioloji, klasik ve aroma-terapik masaj hizmetleri veriliyor.Tel: (0216) 368 0158 Rishi Arınma Merkezi: Thai, shiatsu, manuel terapi, rahatlatıcı, selülit, yosun ve deniz tuzu masajlarının yapıldığı Rishi Arınma Merkezi ayrıca bir güzellik-bakım merkezi. Telefon: (0212) 347 52 67 Motus Püre Çare Institute: Sağlıklı ve güzel bir görünüş için birçok bakım hizmetini gerçekleştiren Motus Püre Çare İnstitute, bu uygulamaları masaj terapileri ile tamamlıyor. Vücut enerjisinin akışını düzenleyen İsveç, mandra ve balanise masaj çeşitleri merkezde uygulanan masajlar arasında.Tel: (0212) 29152 82 kategori Aktiviteler Permalink Comment ## Topuk Dikeni Nedir? Belirtileri ve Topuk Dikeni Tedavisi URL: https://trendhayat.com/topuk-dikeni-nedir-belirtileri-ve-topuk-dikeni-tedavisi/ Tarih: 2026-07-08 Günlük hayatta insanın hareketini kısıtlayan ve kişiye acı veren topuk dikeni ayak tabanında çıkan ve kişinin günlük yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır. Ağrılı bir süreçtir. Tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Topuk Dikeni Nedir? Topuk Dikeni Belirtileri Nelerdir? Topuk Dikeni Tedavisi gibi soruların cevaplarını yazımızda açıklamaya çalışacağız. Topuk Dikeni Nedir? Topuk dikeni uzun süre ayakta duran, aşırı kilosu olan ve çıplak ayakla taş ya da sert zeminlerde gezen kişilerde oluşan bir rahatsızlıktır. Topuk dikeni, topuk kemiğine bağlantılı olarak ayak tabanında oluşan küçük kalsiyum birikintileridir. Bu kalsiyum birikintilerine iltihaplanmada denilebilir. Topuk dikeni, ayakta kaldığınız zaman dilimlerinde ayağınızda çok şiddetli bir şekilde ağrı hissedersiniz. Eğer siz ayakta kaldığınız sürece ayağınızda oluşan ağrı daha çok şiddetleniyorsa burada iltihaplanma söz konusudur. Tıp dilinde bu iltihaplanmaya planter fassitis denir. Ayakta oluşan bu iltihaplanma neticesinde bu kısımda kemikleşmeye topuk dikeni adı verilmektedir. Bundan dolayı bu durum sizin ayakta durmanızı çok zorlamakta ve acı çektirmektedir. Kısaca ayağınızı fazla ayakta kullanmanızdan kaynaklanan bir rahatsızlıktır Topuk dikeni rahatsızlığının çıkmasına neden olan etkenlerden birisi de kadınlarda sık görülen kilo fazlalığıdır. Vücudunuzun olması gereken ideal kilosundan fazla olan kilolar sizin ayağınızı zorlayacak olup, sonucunda ayağınızda topuk dikeni çıkmasına neden olacaktır. Öte yandan bayanların çok severek giydiği topuklu ayakkabılarda topuk dikeni çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Topuk Dikeni Hastalığı Belirtileri Topuk dikeni hastalığı, fazla ayakta durmaya, fazla yürümeye, koşmaya gelemez ve tekrarlama olasılığı yüksektir . Ayakta oluşan bu ağrı topuğunuzun tam ortasında başlar ve sizi gün boyu etkiler. Günlük yaşam kalitenizi düşürür. Ayrıca ayağınıza uygun olmayan ayakkabıları da tercih etmemek gerekiyor. Bu sorunu çıkaran nedenleri iyi gözlemlemek gerekiyor. Şiddetli ağrılar neticesinde mutlaka hemen bir doktora muayene olmanız gerekmektedir. Topuk Dikeni Tedavisi Topuk dikeni tedavisi fazla uğraş gerektirmeyen ve bir kısım tedavilerle iyileştirilmektedir. Topuk dikeni tedavisinde ilk olarak hasta olan kişi istirahat etmesi gerekiyor. Ayakları mümkün olduğunca dinlendirmek ve ayakta fazla kalmamak gerekiyor. Ayrıca bir başka tedavi yöntemi ise günde birkaç defa ayaklara buz tedavisi uygulamaktır. Ayaklara ağrı kesici kremler eşliğinde uygulanan bu buz tedavisi ile iltihaplanmanın ilerlemesi durdurulmuş oluyor. Böylece iltihaplanma zamanla azalmış oluyor. , Evde çıplak ayakla yürümemek gerekiyor, yumuşak deri bir terlik kullanmalı ve dışarıda yürürken yumuşak tabanlı bir spor ayakkabı tercih ediniz. Eğer mümkünse silikon tabanlı ayakkabılarda tercih edebilirsiniz. Öte yandan ayaklarınıza hafif egzersizler yapınız. Hekiminizin bu konuda size mutlaka yardımcı olacaktır. Ayaklarınıza hangi egzersiz yöntemlerini yapmanız gerektiğini hekiminiz size anlatacaktır. Yapacağınız bu uygulamalar ayağınızın hızlıca iyileşmesine yardımcı olacaktır. Unutmamak gerekiyor ki, topuk dikeni tedavisi hastalığının yüzde 90’ı tıbbi ve cerrahi müdahaleye gerek kalmadan başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Topuk Çatlağı Nasıl Geçer? ## B3 Vitamini Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/b3-vitamini-nedir-1007/ Tarih: 2026-07-08 B3 vitamini nedir ve B3 vitamini nelerde bulunur ? Isıya, aside, alkaliye ve oksidasyona dayanıklıdır. Bu nedenle pişirmede kayba uğramaz. Ancak suda eridiği için haşlama ve pişirme suları atılırsa kullanılmamış olur. B3 vitamini vücutta depolanmaz. En çok karaciğer, böbrek ve kaslarda bulunur. B1, B2 ve C vitamini ile birlikte alınırsa daha etkili olur. B3 vitamini faydaları : B3'ün iki formunun farklı görevleri vardır. Asit formu kan dolaşımını, sinir sisteminin devamlılığı ve kolesterol ile yağların azaltılmasıyla ilgilidir. Amid formuysa karbonhidratlar, yağlar ve protein yıkımı ile enerji üretimine yardım eder. B3 vitamini eksikliği : Pelagra B3 vitamini eksikliği ile oluşan hastalıktır. Pellagra B3 ile tedavi edilmezse ölüme neden olur. Deri ve mukozada yara oluşur. Ruhsal depresyona neden olur. Dolaşım yetersizliğinden dolayı renkte solukluk görülür. Cilt ve elde gerilme ve çatlama sorununa yol açar. Yorgunluk, sinir ve sindirim sisteminde bozukluklar, mide yanması ve ishale neden olur. Alkoliklerde sıklıkla B3 eksikliği görülür ve tercihen diğer B kompleks elemanlarıyla birlikte bu vitamin desteğinin verilmesi gerekir. Nikotinik asit olarak B3 kandaki yağ düzeylerini düşürmede etkilidir. Ancak, bu amaç için 'mega doz' kullanılması gerekir ve bu yüzden sadece tıbbi gözetim altında bu uygulama yapılabilir. Aksi taktirde zarar verir. Osteoartrit ve diğer ağrılı eklem durumlarında da B3 tedavisine cevap verebilirler. B3 Fazla kullanım : Ciltte döküntü, ateş basması ve karaciğer bozukluğuna yol açabilir. Gut, şeker, mide ülseri ve karaciğer hastalığı olanlar nikotinik asit desteği almamalıdırlar. B3 Günlük kullanım : Günde 3000 kalori harcayan birisi 20 mg. almalıdır. B3 vitamini hangi besinlerde bulunur ? Balık, süt, tavuk eti, peynir, lahana, pirinç, patates, havuç, hurma, buğday kepeği, bira mayası, patates, domates, havuç, fındık, ceviz, erik, mercimek. kategori Sağlık Permalink ## Mideye Ne İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/saglik/mideye-ne-iyi-gelir-1159 Tarih: 2026-07-07 Mideye Ne İyi Gelir? Mideye Ne İyi Gelir ve Mide İçin Şifalı Bitkiler. Mide Ağrısı İçin Ne Yapılmalı : Bir tatlı kaşığı biberiye yaprağı çeyrek litre kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür. Mide Ağrısı İçin: 1-2 tatlı kaşığı papatya kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir , süzülür. Mide Ağrısına Bitkisel Çözüm: 1-2 tatlı kaşığı nane bir bardak kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür. Mide Ekşimesi için: Havanda hafifçe ezilmiş 1-2 çay kaşığı anason bir bardak kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür ve günde 2-3 bardak içilir. Mide Ekşimesi İçin: 1-2 tatlı kaşığı nane bir bardak kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür. Mide Ekşimesi İçin: 1-2 tatlı kaşığı papatya kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür. Mide Bulantısı İçin: İki tatlı kaşığı kuru nane çeyrek litre kaynar su ile haşlanır, 10 dakika demlenir,süzülür. Mide krampı İçin: Bir tatlı kaşığı biberiye yaprağı çeyrek litre kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür. Mide asiti için: 1-2 çay kaşığı ince kıyılmış eğir kökü bir bardak kaynar suyla haşlanır, 15 dakika demlenir, süzülür ve tatlandırılmadan ılık olarak küçük yudumlarla içilir. Mide Yanmasına Bitkisel Çözüm: Bir tatlı kaşığı kantaronotu bir bardak soğuk su içine konulur, 8 saat bekletilir, süzülür, hafifçe ısıtılarak ılık olarak içilir. kategori Sağlık Permalink Comment ## 27 Nisan 201926 Nisan 2019 URL: https://trendhayat.com/rahim-agzi-kanseri-serviks-nedir-belirtileri-ve-tedavisi/ Tarih: 2026-07-07 Rahim ağzı serviks kanseri nedir neden olur? belirtileri nelerdir, tedavi yöntemleri nasıl olur serviks hakkında detaylı bilgiler. Rahim Ağzı Serviks Kanseri Nedir? Serviks ya da diğer adı ile rahim ağzı kanseri kadınlar arasında en fazla görülen ikinci kanser çeşidi olarak bilinir. Yani her yüz kadından ikisinde bu kanserin görülme olasılığı vardır. Bu nedenle hastalığın belirtileri, tedavisi, neden meydana geldiği iyi bilinmeli, hastalığa karşı önlem alınmalıdır. Rahim ağız kanserinin en önemli nedeni HPV virüsüdür. Human Papilloma Virüsü genellikle çok belirti vermez ve cinsel yolla bulaşır. Bu virüs vücuda girdiğinde bazı kadınların vücut sisteminde kendiliğinden ortadan kaldırılırken bazılarında ise rahim ağzı kanserine dönüşür. Dolayısıyla savunma sisteminin ne kadar güçlü olduğu bu açıdan önem taşır. Meydana gelen hastalık erken dönemde teşhis edildiğinde tedavide başarı oranı daha da fazla olmaktadır. Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Belirtileri Nelerdir? Çoğunlukla erken dönemde kendini belli etmeyen rahim ağzı kanseri belirtileri için düzenli olarak smear testi ya da kolposkop yaptırılır. Bu uygulamalarla ortaya çeşitli şüpheler çıkmakta ve bunlar yapılan biyopsi ile netlik kazanmaktadır. İleri evrede ortaya çıkan hastalığın belirtileri içerisinde kanlı akıntı, adet kanamasının düzensiz olması, bacak ağrıları, defekasyon zorlukları ve idrar problemleri gibi durumlar yer alır. Bunlara ek olarak yorgunluk, halsizlik, sırt ağrısı, iştahın azalması, ayaklarda şişme, kemik ağrısı ve kırıklar, vajinadan dışkı ya da idrar kaçması görülebilir. Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Neden Olur? En sık görülen rahim ağzı kanseri nedenleri sebepleri arasında HPV virüsü haricinde sigara içmek, erken yaşta cinsel ilişki, fazla sayıda doğum yapmak gibi haller sayılır. Çok eşli olmak, C ya da A vitamini eksikliği, bağışıklık sisteminin zayıf olması da serviks kanseri risk faktörleri içerisinde ifade edilir. Serviks Kanseri Tedavisi Serviks kanseri kendi içerisinde çeşitli evrelere ayrılır. Bu evreler tedavi sürecini doğrudan etkiler. Tedavi sürecinde cerrahi müdahale, hormon tedavisi, radyoterapi ve kemoterapi olmak üzere dört yöntem uygulanır. Cerrahi yöntemde kanserli bölge alınarak hasta iyileştirilir. Bu uygulama daha çok virüs dokunun derin kısma inmediği durumlarda yapılır. Doku derinlerine kadar inildiğinde ise tedavi radikal hisrerektomi ya da kemo radyoterapi ile sürdürülür. ALAKALI YAZILARRahim Filmi Nedir Nasıl Çekilir Rahim Filmi (HSG) Nedir? Nasıl Çekilir? ## Alfa Lipoik Asit Nedir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/saglik/alfa-lipoik-asit-nedir-1904/ Tarih: 2026-07-06 Alfa Lipoik Asit Nedir ve Ne İşe Yarar? Alfa Lipoik Asit Nedir? Alfa lipoik asit, insan vücudu tarafından üretilen bir antioksidandır. 1951′de, bir hücrenin enerji üreten bölümünün (mitokondriler) temel öğesi olduğunu bulan araştırmacılar tarafından keşfedilmiştir. Alfa lipoik asit CoQ-10, glutatyon, C ve E vitaminlerinin yeniden aktif hale gelmesini sağlar ve dokulardaki karotenoidleri korur Alfa Lipoik Asit Faydaları Alfa lipoik asit, şeker hastalığının bazı belirtilerini azaltmada rol oynar. Glukozu enerjiye dönüştürmeye yardımcı olur. Antioksidan etkisiyle serbest radikallerin yol açtığı hasara karşı koruma sağlar ve diğer antioksidanların etkinliğini artırır. Alfa lipoik asidin önemli özelliklerinden biri metabolizmayı etkileme yeteneğidir. Alfa lipoik asit, doğal olarak mitokondriada bulunduğundan hücrenin yaşamsal fonksiyonlarını etkiler. Daha yüksek enerji düzeyi hücrenin daha fazla besin almasına, atıkları uzaklaştırmasına ve hasar gören unsurların yerine yenilerini yerleştirmesine izin verir. Antioksidan Alfa lipoik asit olduka güçlü bir antioksidandır. Suda ve yağda çözünür olması nedeniyle, hücrenin hemen her yerinde görev yapabilen tek antioksidandır. C ve E vitamini ile Co-enzym Q10 ve glutatyon gibi diğer antioksidanlar arasında güçlü bir antioksidan ağ oluşumunu da destekler. Alfa lipoik asidi özel haline getiren en önemli sebep hem suda hem de yağda çözünür olmasıdır. C ve E vitaminlerinden farklı olarak, serbest radikallerle hücrenin herhangi bir bölümünde mücadele edebilir. Diğer antioksidanlardan daha uzun süre güçlü kalır ve onların daha etkin performans göstermesine yardım eder. Alfa lipoic asit’in serbest radikalle mücadele yeteneği, kısmen, NFk-B (Nükleer Faktör Kappa B) olarak da bilinen belirli bir transkripsiyon faktörünün aksiyonunu önleyebilmesinden kaynaklanır. Alfa lipoik asit, NFkB’nin aktivasyonunu engelleyerek hücreleri, hücreye zarar veren cytokinler denilen moleküllerden korur. Enerji Besinlerle alınan şekerin enerjiye dönüştürüldüğü yer hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerdir. Mitokondrilerde enerji üretim süreçleri ne kadar hızlı olursa o denli çok şeker ve yağ yakılmakta ve enerji üretiminde maksimum düzeye ulaşılmaktadır. Alfa lipoik asit bu hücresel enerji üretim süreçlerini hızlandıran ana etkendir. Alfa lipoik asit eksikliğinde vücud ihtiyacı olan enerjiyi toplayamaz ve yaşlanmaya neden olan hücresel süreçler hızlanır. Diyabetik Nöropati Alfa lipoik asit, diyabet hastalarında görülen sinir sistemi sorunlarını geciktirir ya da hafifletir. Bu hastalarda ortaya çıkan sinir hasarının sebep olduğu ağrıları ve uyuşukluk hissini azaltabilir. Alfa-lipoik asit Almanya periferik nöropati tedavisinde yıllardır kullanılmaktadır. 20 diyabet hastası üzerinde yapılan bir çalışmada, alfa lipoik asit’in nöropati semptomlarını belirgin şekilde azalttığı gösterilmiştir. Diyabetin komplikasyonlarından korunmada alfa lipoik asitin etkin olduğu diğer mekanizmalar ise, protein glikolizasyonundan koruma ve aldoz redüktaz enziminin baskılanması olarak belirtilebilir. Aldoz redüktaz enziminin baskılanması, akabinde glukoz ve galaktozun sorbitole çevrimini de baskılamaktadır. Alfa lipoik asitin, kas hücrelerindeki glukoz kullanımını insüline benzer bir şekilde arttırdığı gösterilmiştir. Tip 2 diyabet hastalarına 1000 mg intravenöz ALA verilmesi, insülinle stimüle edilmiş glukoz kullanımında % 50 düzelme sağlamıştır. Bir diğerçalışmada, tip 2 diyabet hastalarına 10 gün boyunca günlük 500 mg alfa lipoik asit intravenöz olarak verilmiş ve açlık kan şekeri veya insülin seviyelerinde bir değişim olmaksızın glukoz kullanımında yaklaşık % 30 artış tespit edilmiştir. Metal Detoxification Alfa lipoik asitin bazı metalleri şelat etme özelliği mevcuttur. Bakır, manganez ve çinko ile stabil kompleksler oluşturmaktadır. İn-vitro ve hayvan deneylerinde kadmiyuma bağlı hepatotoksisiteyi azalttığı gösterilmiştir. 1970′li yıllarda amanita mantarından zehirlenen 75 hastanın tedavisinde alfa lipoik asit infüzyonu kullanılmış ve tedavi sonunda hastaların % 89`u alfa lipoik asit infüzyonundan sonra iyileşmiştir. Alfa Lipoik Asit Ne Kadar Kullanılmalı? Alfa lipoik asit takviyesi tablet ve enjeksiyon şeklinde kullanılabilir. Genel antioksidan desteği olarak günlük doz 50 mg’dır. 100 mg dozda karaciğer detoksifikasyonu geliştirebilir. 600 ila 1.200 mg günlük dozlar bazı nörolojik hastalıklar ve metabolik bozukluklarda etkili olmuştur. “Journal of Alternative and Complementary Medicine” 2008 mart sayısında bildirilen çalışmaya göre, 6 ay boyunca günde 3 kez 300 mg alfa-lipoik asit kullanan 33 HIV enfeksiyonlu hastalarda, glutatyon düzeyleri plasebo grubuna oranla belirgin derecede artmıştır. The Netherlands Journal of Medicine’ de 2010 Nisan sayısında yer alan diğer bir çalışmaya göre ağızdan veya damardan alınan günlük 600 mg doz alfa-lipoik asit diyabetik nöropatili hastaların ağrısında önemli azalmalara neden olmuştır. Filed Under: Sağlık ## 1 Mart 201918 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/hamilelikte-kirmizi-pancar-faydasi/ Tarih: 2026-07-06 Hamilelik düşünen veya hamile olan anneler adayları Hamilelikte Kırmızı Pancar Faydası yazımızı göz atmanızı tavsiye ederiz. Hepimizin çevresinde hamile olan veya olmayan bir çok kişide Kansızlık, Kalsiyum Eksikliği, Demir Eksikliği, Magnezyum Folik Asit, Yüksek Tansiyon, İştahsızlık şikayetleri duymuşsunuzdur. İşte bu rahatsızlıkları ilaçsız olarak tedaviye yardımcı olacak doğal yan etkisiz olan kırmızı pancar bu konuda bir mucizedir. Sağlık açısında bir çok faydası olan kırımızı pancar ıspanakgiller olan toprak altında yetişen bir sebzedir. Kırmızı renkli bu sebze kanser hücrelerine karşı güçlü bir silahtır. Kanser ve damar hastalıklarına önemli derece olumlu etkisi vardır. KIRMIZI PANCARIN HAMİLELERDE Kİ DOPİNG ETKİLERİ Kırmızı pancarın anne karnındaki bebeğine sağladığı faydalar saymakla bitmez. Hamilelik döneminde olan bayanlar daha çok demir eksikliği, iştah kaybı, kansızlık, yorgunluk, bitkinlik ve kalsiyum eksikliği yaşarlar bu durumun ana sebebi bebeğini anne adayının kendi yediği besinlerle beslemesidir. Bu gibi sorun yaşan anneler için demir, folik asit ve magnezyum yönünden zengin olan kırmızı pancar bulunmaz bir nimettir. Anne adayları Hamilelikte Kırmızı Pancar Faydası dan yararlanmak için kırmızı pancar turşusu, kırmızı pancar salatası, kırmızı pancar çorbası ve kırmızı pancar kavurması gibi çeşitlerinden yararlanarak tüketebilir. Anne adaylarımızın sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek istiyorsa sağlıklı ve düzenli beslenmelidir. Kırmızı pancardan da destek alınmalı ve şunu da unutmayalım bu besin şeker oranı yüksek olduğundan fazla tüketimi zarar verebilir. Her şeyin fazlası zarar olduğu gibi. Anne adayı kırmızı pancarı düzenli tüketerek demir eksikliğini ortadan kaldırmış olur. Çünkü kırmızı pancar bu oranı karşılayabilecek güçtedir. Ama doktorunuz size demir tavsiyesi için ilaç vermişse eğer mutlaka kullanın. Hamilelerde Kırmızı Pancarın Faydaları Kırmızı pancar kan yapıcı özelliğiyle hamile anne adayının kan eksikliğinin ortadan kalkması yardımcı olur. Hamile anne adayının ve dolaylı olarak da anne karnındaki bebeğinin de bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Kan damarları duvarlarını kuvvetlendirir. Anne adayının vücudundaki radyosyonu temizler. Sindirime sistemine fayda sağlayarak, hamilelik yaşanan kabızlık sorunun önüne geçmeye yardımcı olur. Kalbin çalışmasını düzenler ve kalbe oksijen sağlar. Vücuda dinamiklik ve enerji verir. Hamile bayanların iştahını açar. Hamilelikte oluşan yüksek tansiyonun düşmesine yardımcı olur. Vücuttaki mikropları öldürür. Guatr hastalarına önemli oranda olumlu kattı sağlamaktadır. Bu pancarın içerdiği Folik Asit ve B vitamini sayesinde anne karnındaki bebeği omurga oluşumunu kattı sağlar. Düzenli tüketildiğinde araştırmalara göre nöral tüp defektlerini önlediği saptanmıştır. Kırmızı Pancarın Zararları Ciltte kızarıklık ve döküntüye sebep olabilir. Börek taşı olan kişiler kontrollü bir şekilde tüketmeleri uygundur. Çünkü araştırmalara göre böbrek taşına neden olan oksalat yönünden zengindir. Kan basıncı seviyesini aniden düşürmesine sebep olabilir. Yüksek oranda şeker içerdiğinde kan şekerinizde dalgalanmalar yapabilir. Dikkatli tüketmekte fayda var. ## Akciğer Kanseri Belirtisi ve Kanserin Tedavi Yöntemleri URL: https://trendhayat.com/akciger-kanseri-belirtisi-ve-kanserin-tedavi-yontemleri/ Tarih: 2026-07-06 Kanser, kelime anlamı ile hücrelerin düzensiz olarak bölünmesi ve çoğalmasını ifade eder. Vücutta çeşitli bölgelerde bu hücrelerin konrolsüz bir şekilde çoğalması da hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Günümüzde pek çok kanser hastalığıyla mücadele edilmektedir. Bunlardan bir tanesi de Akciğer kanseri ‘dir. Akciğer Nedir? Akciğerler, göğüste kalbin iki tarafında bulunur. Dışarıdaki oksijeni vücuda almak ve vücuttaki karbondioksiti de dışarı atmakla görevlidirler. Temel fonksiyonu solunum yapmaktır. Ayrıca akciğerler, bazı özelliklere ve görevlere sahiptirler. Akciğerin Görevleri Nelerdir? Vücut ısısını dengelerAkciğerler birbirinden farklı iki boyuttadır. Sol akciğer sağ akciğerden daha küçüktür. Bunun sebebi sol tarafta kalp ile birlikte yer almasıdır.Sağ akciğer 3 oda sol akciğer 2 odadan meydana gelir.Akciğeri koruyan göğüs kafesidir. Buna ek olarak akciğer koruyan bir de zar vardır. Bu zarın adı plevradır.Akciğerler süngerimsi bir yapıdadır bu nedenle esnektirler.Akciğerlerin rengi değişkenlik gösterebilir bu da yaşa bağlıdır. Bir bebeğin akciğerleri pembeyken yaşlı bir bireyin siyah bile olabilmektedir. Dış etkenler burada önemlidir. Akciğerler, görüldüğü üzere yaşam için önemli bir organdır. Akciğerde meydana gelen bazı değişiklikler kanser hastalığının belirtilerini göstermektedir. Akciğer kanseri akciğerin dokusunda bulunan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı bir şekilde çoğalıp akciğerde bir kitle oluşturmasıyla başlar. Bu kitle bulunduğu yerde büyür ve sonrasında çevresindeki dokulara hatta organlara bile yayılıp hasar verebilmektedir. Yirminci yüz yıl başında ABD’de akciğer kanseri yüz binde 5‘den azdır. 1998 yılında Belçika ve İskoçya’da bu rakam yüz binde yetmiş beşlere kadar ulaşmıştır. 1999 yılına bakıldığında gelişen ülkelerde yüz binde 14, gelişmiş ülkelerde yüz binde 71 olmuştur. Gelişmiş ülkelerde kadınların akciğer kanserine yakalanma oranı 4-5 kat daha fazla olarak bulunmuştur. Erkeklerde akciğer kanseri riski 1/13, kadınlarda 1/18 dir. Gelişmiş ülkelerde ciddi bir epidemi sonucunda 1985 senesinde 1 milyon kişi , 2006’da Dünya’da 1.3 milyon kişi akciğer kanserinden kaybedilmiştir. Akciğer Kanseri Belirtisi Öksürük Genelde en sık saptanan belirtidir. İyiye gitmeyen, ciddi rahatsızlık veren ve sonu gelmeyen bir öksürüktür. Maalesef hastalar bunu sigaraya bağlayabilmekte, doğal karşılamakta ve doktora gitmekte gecikebilinmekte. Öksürürken kan gelmesi durumu: Akciğer kanseri belirtisi Bireyi çok fazla endişelendiren ve doktora gidilmesine neden olan bir şikayettir. Nefes alma problemleri: Akciğer kanseri belirtisi Nefes darlığı ve bazen hırıltılı nefes alıp verme, geçmeyen göğüs ve kol ağrısı da akciğer kanserinin belirtileri arasında sayılmaktadır. Ses kısıklığı: Akciğer kanseri belirtisi Ses kısıklığı, bir başka akciğer kanseri belirtisi ‘dir. Enfeksiyon: Akciğer kanseri belirtisi Tekrarlayan ya da iyileşmesi geciken akciğer infeksiyonları, bir tür akciğer kanseri teşhis sebebi sayılmaktadır. Diğer Akciğer kanseri belirtisi şunlardır Boyun ve yüzde şişlik, iştahsızlık , kilo kaybı ve yorgunluk, akciğer kanseri belirtileri arasında bilinen belirtiler arasındadır. Hastalık ileri aşamalara gelene kadar önemli bir şikayete sebep olmayabilir. Bu durum, akciğer kanserini tehlikeli yapan en önemli unsurdur. Bu nedenle bu durumlar hissedildiğinde hemen doktora gidilmelidir. Akciğer Kanseri ‘ne Neden Olan Risk Faktörleri 1. Sigara Kullanımı 2. Pasif Olarak Sigara Kullanımı 3. Fibröz mineraller Mesleksel açıdan madenlerde, tersanelerde, yalıtım malzemesi yapımında asbeste maruz kalınır. Ülkemizde bazı kırsallarda “ak toprak” şeklinde isimlendirilen ve evlerin duvarlarını sıvamada kullanılan malzemenin içinde bulunan asbest maddesi ve Kapadokya bölgesinde bulunan asbest benzeri erionit maddesi zaman içinde nefes yolu ile akciğere ve zarına yerleşip kanser oluşturabilir. 4. Radon Toprakta doğal bir şekilde bulunan, kokusuz bir gazdır. Özellikle uranyum madenlerinde olmakla birlikte bazen ev gibi ortamlarda da bulunabilir. Radon gazına maruz kalınmasının akciğer kanserine yol açtığı ortaya çıkmıştır. 5. Ailesel Yatkınlık Akciğer kanseri aslında kalıtsal bir hastalık değildir fakat hastanın yakınlarında bu risk artmaktadır. akciğer kanseri olan bireylerin çocukları ve yakın akrabaları diğer risk faktörlerinden (özellikle sigaradan) mümkün olduğunca uzak durmalıdır. Tedavi Yöntemleri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler Temel tedavi seçenekleri; cerrahi müdahale, kemoterapi ve radyoterapidir. AMELİYAT Akciğer kanseri söz konusu olduğunda, sadece tümörlü dokuya müdahale etmek genellikle yeterli olmamaktadır. Eğer hastanın genel durumu uygunsa yapılacak en küçük ameliyat sadece kanserli dokunun bulunduğu akciğer bölümünün tamamını çıkarmaktır. Eğer ki hastalık iki lobu birden etkilemişse iki lob aynı anda çıkarılmaktadır. Hastalık tüm akciğeri etkisi altına almışsa veya tümör ana damarlara yakınsa, akciğerin tamamını çıkarmak gerekebilir . Aynı zamanda göğüs boşluğu içinde saptanan tüm lenf bezleri de çıkarılır. Akciğer ameliyatları sonrasında iyileşme süreci çok önemlidir ve doktor önerileri kesinlikle dikkate alınmalıdır: Egzersiz: Ameliyat sonrası hastanın ayağa kalkması, yürümesi istenir. Bunun sebebi göğüs boşluğundaki sıvının daha rahat boşalabilmesi, soluk alıp vermenin daha kolay yapılması, kan dolaşımının daha düzgün hale gelmesi ve böylece pıhtı oluşumunun engellenmesi istenmektedir. Solunum egzersizleri: Komplikasyon oranını en aza indirmek, nefes alışverişini rahatlatmak ve iyileşmeye hız kazandırmak açısından büyük önem taşımaktadır Beslenme: Hastalar doktor tarafından izin verildiği takdirde, ameliyattan sonraki birinci gün itibariyle sulu gıdaların alımına, ikinci günden itibaren de normal gıdalara başlayabilirler. KEMOTERAPİ Kanser hücrelerinin çoğalmasını durduran ilaçların verilmesidir. Kemoterapi genellikle kombinasyonlar halinde ve damardan uygulanır. Bazen ağız yoluyla da verilebilir. Kemoterapi seansları zaman zaman birkaç gün sürebilir. Her seansı bir dinlenme zamanı izler. Seansların sayısı kanser tipine ve ilaca alınan cevaba göre değişmektedir. Kemoterapi tedavisi süresince bazı noktalara dikkat edilmelidir Tedaviden önce ve sonra 1-2 saat bir şey yenilmemelidir.Uygulama sonrasında ilk gün sıvı ve yumuşak gıdalar tercih edilmeli, az ve sık olacak şekilde yemeğe çalışılmalıdır.Yağlı, çok tatlı ve kızartılmış gıdalardan kaçınılmalıdır.Bulantı sırasında asitsiz meyve suları faydalı olabilir.Sigara, parfüm ve yemek kokusundan uzak durulmalıdır. Yiyeceklerin hazırlanmasında çok titiz davranılmalıdır.Açıkta satılan gıdalar kesinlikle tercih edilmemelidir.Bulaşıcı hastalığı olan kişiler ile temas kurulmamalıdır.Daha az misafir kabul edilmelidir.En önemlisi dinlenmektir. RADYOTERAPİ Radyoterapi, kanser hücrelerini öldürmek veya çoğalmalarını önlemek için yüksek enerjili X ışınları veya benzer ışınların tedavi yöntemi olarak kullanılmasıdır. Radyoterapi hastanın ve hastalığın seyrine göre değişen dozlarda ve sıklıkta uygulanır. Bu uygulama farklılıkları tedavinin amacı ile ilişkilidir. Radyoterapi süresince ve işlemler sonrasında doktor tavsiyelerine yine mutlaka uyulmalıdır. KANSER ile alakalı diğer yazılar ## bebeğe URL: https://trendhayat.com/tup-bebek-devlet-destegi-nasil-alinir-sartlari/ Tarih: 2026-07-05 Tüp bebek devlet desteği 2019 nasıl alınır gerekli şartlar nelerdir, çocuk sahibi olmak isteyen anneler bu imkandan nasıl faydalanır. Tüp Bebek İçin Devlet Desteği Tüp bebek tedavisinde 2019 yılında Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasının 5510 sayılı kanunu yeniden düzenlenmiştir. Bu sayede devlet tüp bebek deneyen kişilere destek sunmaktadır. Bu uygulamada üç deneme hakkı devlet tarafından tanınmıştır. Devlet tarafından karşılanacak olan tüp bebek tedavisi raporunun üniversite hastanelerinden ya da devlet hastanelerinden alınmış olması gerekmektedir. Bu hastanelerden alınacak bebek sahibi olabilir raporu ile devletin anlaşmalı olduğu tüp bebek merkezlerine gidilerek, devlet desteği alınmaktadır. Tüp bebek tedavi raporunun çıkarılması hastanenin yoğunluğuna göre bir hafta ile bir ay arası bir zaman diliminde sonuçlanmaktadır. Tüp bebek için devlet desteği, belirli tüp bebek yoluyla hamile kalınmasına yönelik sigorta karşılama çalışmalarıdır. Bu çalışmanın yapılabilmesi için ebeveynlerin özellikle de anne adayının gerekli şartları sağlaması oldukça önemlidir. Annenin tüp bebek yapabilecek yaş sınırı aralığında olması önem taşımaktadır. Bununla birlikte en fazla üç kez tüp bebek yaptırma durumu devlet desteği tarafından karşılanmaktadır. Sosyal güvenlik kurumu tarafından işlem sayılarının hesaplanması yapılır ve bu işlemlerin koşulları sağlaması durumunda tamamı ya da yüzdelik bir bölümü devlet tarafından karşılanmaktadır. Gerekli Şartları Nelerdir? Düzenlenen devlet desteği kapsamında birtakım şartların oluşması gerekmektedir. Bunlar; Anne adayının 23 yaşını bitirmiş ve 24 yaşından gün alması gerekmektedir.Anne adayının 41 yaşından gün almamış olması gerekmektedir.Tüp bebek tedavisi için başvuran çiftlerin bu desteği alabilmesi için üç yıl evli kalması zorunludur.Sperm sayısı beş milyondan az olan erkeklerde ve yumurta rezervinin oldukça düşük olduğu kadınlarda devlet desteği alınabilmesi için 3 yıl evli kalma şartı aranmamaktadır.3 yıl evli kalan ebeveynlerin devlet desteği alabilmeleri için bu üç yılda en az iki kez aşılama yaptırmış olmaları gerekmektedir.Uygulamanın yapılacağı kurum ile devlet tarafından sözleşme olması gerekmektedir.Annenin en az 5 yıl çalışmış olması ve sigortasının 5 yıl süresince yatmış olması gerekmektedir.Eğer beş yıl gibi bir süre SGK da ödenmiş primleri bulunmuyorsa, kişinin sağlık sigortasının yatmış olduğu prim günleri en az 990 gün olmak zorundadır. ## Sahurda Ne Yenilmeli? Tok Tutan Besinler Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/sahurda-ne-yenilmeli-tok-tutan-besinler-nelerdir/ Tarih: 2026-07-04 Sahurda Ne Yenilmeli? Sahurda Uzak Durulması Gereken Yiyecekler Nelerdir? Sahurda Tok Tutan Gıdalar Nelerdir? Gün Boyu Tok Tutan Yiyecekler Nelerdir? bu gibi sorularınız cevabı yazımızda bulabilirsiniz. 11 ayın sultanı Ramazan ayında yediklerimize daha çok dikkat etmeliyiz. Bu mübarek ayda sorumluluklarımızı yerine getirirken uzun süren açlığımıza bedenimiz ve ruhumuzu sağlıklı bir şekilde hazırlamalıyız ve alıştırmalıyız. Bu sorumluluğu yerine getirirken asıl amacımız dışına çıkılmamalı daha fazla yiyecek ve içecek tüketmemeliyiz. Sahurda Ne Yenilmeli? sıkça sorulan sorulardan biridir. Uzun süren açlığımızı bazı besinlerle sağlıklı bir şekilde kontrol altında tutabiliriz. Bazı besinlerde ters orantılı olarak bu süreçte bize daha fazla zarar verir. Gelin birlikte bu besinleri inceleyelim. Ramazanda Tok Tutan Besinler Sahurda Ne Yenilmeli? Sorunun İlk Muhatabı Yumurta Ramazan ayında ilk aklımıza gelen tok tutan besin şüphesiz yumurtadır. Yumurta ramazan ayında sahurlarda vazgeçilmez bir besin kaynağıdır. Sizi tok tutar ve zengin protein kaynağıdır. Omlet, haşlama ve melemen olarak tüketebilirsiniz. Ama kesinlikle sucuk, pastırmalı, baharatlı ve yağlı yaparak tüketmemek gerek bu şekilde tüketmek daha fazla su ihtiyacınıza neden olur. Süt Sütte mükemmel protein kaynağıdır. Sıvı ihtiyacını karşılaması nedeni ile oldukça değerlidir. Birde sütünüze tarçın eklediniz. tamamdır. Yoğurt Vücudun su ihtiyacını karşılayan ve bir çok minerali içinde bulunduran yoğurt ramazanda mutlaka tüketilmesi gereken besinlerden biridir. Yoğurdun içinde nohutlu, buğdaylı ve diğer sağlık besinler koyarak sağlıklı bir çorba yapabilir. Sahurda Ne Yenilmeli? Yeşillikleri Tabi ki de Her soframızda eksik etmemiz gereken yeşillikler ramazan sofralarımızda sahurda da iftarda da mutlaka bize eşlik etmelidir. Susuzluk hissinin önüne geçen ve içerdiği vitaminlerle size fayda sağlar. Peynir Ramazanda sahurlarda yer verilmesi gereken besinlerden biride peynirdir. Sahurda Ne Yenilmeli? Posalı Bir Çorba Özellikle zengin içerikli kuru baklagillerden oluşan, yoğurtlu, sebzeli çorbaları mutlaka yer verin bu sayede ağır ve yağlı gıdalar yerine sağlıklı çorba tüketmek daha faydalıdır. Yulaf Ezmesi Sahurda rahatsız edici yemekler yerine hafif sağlıklı, kolay hazırlanan yulaf ezmesi mutlaka tercihlerinizin arasına koyun. potasyum, magnezyum, folik asit ve lif yönünden zengin olan yulaf ezmesine sahurlarda sofranıza yer verin. Elma veya Meyveli Yoğurt Sahurda Canınız Tatlı Çekiyorsa kendinizi şerbetli, çikolatalı tatlılara veya kahvaltı yaparken reçelle, bala kesinlikle vermeyin. Şekerli besinler sizi daha fazla susatacak ve sizi daha yorgun düşürecektir. Bunun yerine elma tüketebilirsiniz elma sizi daha tok tutar. Başka bir tercih ise meyveli yoğurt tüketebilirsiniz. Yoğurdun içine kayısı ve şeftali koyarak tatlı ihtiyacınızı giderebilirsiniz. ## A Vitamini Fazlalığı Nelere Yol Açar? URL: https://trendhayat.com/saglik/a-vitamini-fazlaligi-2000/ Tarih: 2026-07-03 A Vitamini Fazlalığı Nelere Yol Açar? A vitamini (retinol); bağışıklık sistemi ve kemik gelişimi gibi birçok fonksiyonda görev alır. Et, karaciğer, balık, süt, yumurta, peynir, yoğurt ve tereyağı gibi hayvansal besinlerde A vitamini yüksek oranda bulunur. Havuç, kayısı, domates, şeftali, pancar ve ıspanak gibi bitkisel besinlerde ise A vitamininin öncü maddesi olan betakaroten bulunur. A Vitamini Fazlalığı Nelere Yol Açar? A vitaminin fazla miktarda alımı, yorgunluk, başağrısı, mide bulantısı, kusma, kaşıntı, düzensiz adet görme, ishal, eklem ve kemik ağrıları, cilt kuruluğu ve saç dökülmesine yol açabilir. Ayrıca hamile kadınlarda, riskli doğum oranının artmasına sebebiyet verebilir. Bu nedenle hamile kadınların, A vitamini kullanmadan önce hekime danışmaları gerekir. Filed Under: Sağlık ## Ramazan ve Oruç URL: https://trendhayat.com/beslenme/ramazan-ve-oruc-833/ Tarih: 2026-07-03 Ramazan ayı ve oruçla ilgili kavramlar. Kutsal ay Ramazan, beslenme düzenimizi 1 1 aydan farklı bir boyuta taşıdığı için belki de sağlığımıza maksimum dikkat etmemiz gereken bir zaman dilimidir. Ama buna rağmen iftarın o özel tadını bozmadan sağlıklı bir ay geçirmek mümkündür. Oruç tutarken dikkat edilmesi gerekenler; İftar yemeğinde neler olmalı? İftar yemekleri diğer yemeklerden çok daha farklı hazırlanmaktadır. Tüm aile dostlarının bir araya gelmeleri, uzun süre aç kalmanın doğurduğu psikoloji ile yemeklerin çeşitliliği ve miktarı her zamankinden daha zengin olur. Tatlılar, börekler, kızartmalar, iç pilavlar, turşular, şarküteri ürünleri, pideler vs… Hepsi iftar sofralarımızda baş tacı olarak yerlerini alırlar. Ama uzun süre açlıktan çıkmış mideye bir anda yüklenilirse, mide-barsak sistemi ve kalp yorulur, tansiyon birden yükselir. Nabız artar, kalbin oksijen ihtiyacını artırarak sıkıntıya girmesine yol açar. Ani kalp krizleri, beyin kanaması felç geçirmeye de yol açabilir. Hızlı ve fazla miktarda yemek yenilirse, kan şekeri önce yükselir, sonra düşer. Üşüme belirtileri ile kendini hissettirir. İşte bu sebepten dolayı iftar ve sahur yemeklerinde sindirimi kolay, hafif ama vücut metabolizması için yararlı olan besinler tercih edilmelidir. Oruç nasıl açılmalı? Uzun süre susuz kalındığından ilk iş susuzluğun giderilmesidir. Bol sulu gıdalar tüketilmelidir. İftar öncesi bir bardak su, hurma ya da zeytinle başlayıp ardından ılık bir çorba ve bir dilim ekmek yedikten sonra 15-20 dakika ara verilmelidir. Bu sürede beyinden mideye giden açlık uyarıları kontrol altına alınır. Besinler ağızda iyice çiğnenmelidir. Ana mönü; ağır yağlı yemeklerden uzak hazırlanmalıdır. Etli ya da az yağlı hafif sebze yemekleri, yoğurtla yenilebilir. Izgara ya da fırında buğulama etler iftar yemeği için ideal besinlerdir. Yemek sırasında yenecek komposto bağırsak hareketlerini artırır. Kan şekerini hızla yükselten yiyecekler yerine, posa miktarı fazla olan besinler tercih edilmelidir. Şarküteri, aşırı yağ ve şeker içeren besinler, şerbetli tatlılar, çok tuzlu ve baharatlı yemekler yenmemeli. İftar sonrası, 2-3 saat sonra 1 porsiyon mevsim meyvesi ya da 1 porsiyon sütlü tatlı veya 1 bardak şekersiz bitki çayı (kuşburnu, adaçayı, ıhlamur) 1-2 porsiyon tahıl tüketilebilir. Sahur nasıl olmalı - Sahur Yemekleri Kesinlikle sahura kalkılmalıdır. Akşam yiyip yattığınızda hem sağlığınızı bozarsınız hem de kan şekeri aşın düştüğünden aşırı kilo alırsınız. Kahvaltı sahur yemekleri için en uygunudur. Yalnız tuzlu ve şarküteri ürünlerinden mümkün olduğunca uzak kalınmalıdır. Yağ ve tuz sindirimi zorlaştırır susamayı çoğaltır. sahur zamanı özellikle proteinden zengin yumurta, peynir gibi besinler alınmalı. Bu tür besinler midenin boşalma süresini uzatarak, acıkmayı geciktirir. Bir porsiyon meyve ile başlanmalı; peynir, ekmek ya da tok tutması açısından patatese zaman zaman yer verilmelidir. Sahurda söğüş olarak hazırlanan domates, salatalık, bir su bardağı yağsız süt ya da yoğurt da tüketilmelidir. Kahvaltının dışında gününe göre çorba, yanında 1 kâse yoğurtla birlikte börek de yenilebilir. 1 ya da 2 porsiyon mandalina hem vitamin, hem de su ihtiyacınızı karşılar. Kışın limonlu çay da önerilir. Sahurda tatlı yenilirse susamayı erkene alır. Su tüketimi nasıl olmalı? Su ve diğer içecekler özellikle iftardan sonra önerilir. Sahurda çok su alımı, boşaltımı hızlandırdığı gibi, sahur sonrası şişkinlik ve uykunun kaçmasına neden olur. Kilo başına en az 30 mi. suyun tüketilmesi gerekir. Özetleyecek olursak azar azar, sık sık yemek hem sindirim sistemini rahatlatır, hem de ensülin konsantrasyonunu düşürür. Bu da sizin sağlığınızı bozmadan kutsal ay'ı tüm güzellikleriyle yaşamanızı sağlar. Günlük Gıda Planlaması • Süt Grubu…………….2 porsiyon • Et Grubu……………….6 porsiyon • Sebze Grubu………..4 porsiyon • Meyve Grubu………..4 porsiyon • Ekmek/Tahıl Grubu 7 porsiyon • Yağ Grubu……………4 porsiyon • Şeker Grubu…………1 porsiyon • 1 Karbonhidrat………52.30 % • 2 Protein………………..17.43 % • 3 Yağ…………………….30.26% • Toplam kalori…………1606 İftar (açılış] • 2 bardak oda sıcaklığında su içiniz • 5 adet hurma • 4 adet yağ ilave edilmemiş siyah zeytin • 1 porsiyon (1 kâse) yağsız karışık sebze çorbası Ana mönü (iftardan 15 dakika sonra] • 4 adet köfte büyüklüğünde (120 gr.) yağsız etten hazırlanmış ızgara köfte, tavuk ya da balık • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış (4 yemek kaşığı) sebze yemeği (1 kg. sebzeye 4 tatlı kaşığı zeytinyağı konulacak) • 1 su bardağı (200 gr.) diyet yoğurt • 1 ince dilim esmer ekmek • Domates, mantar, soslu haşlama 1 su bardağı kepekli makarna ya da pilav veya 8 yemek kaşığı kuru baklagil • Tatlandırıcı ile hazırlanmış, 1 porsiyon mevsim meyvesi ilave edilmiş komposto • 1 tatlı kaşığı süzme bal, doğal reçel ya da pekmez İftar sonrası (2-3 saat sonra) • 2 adet grisini ya da 1 porsiyon tahıl değişimi • Şekersiz bitki çayı (ıhlamur, ada çayı, kuşburnu v.s.) • 1 porsiyon mevsim meyvesi Ana mönü (sahur vaktinde] • 1 kibrit kutusu büyüklüğünde 30 gr. diyet peynir grubu • 1 adet yumurta • Sınırsız söğüş domates, salatalık, yeşil sivri biber, marul, maydanoz v.s. • 2 ince dilim esmer ekmek • 1 porsiyon (küçük boy) haşlanmış patates • 2 adet ceviz • 4 adet kuru kayısı • 1 su bardağı 200 gr. diyet süt • 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz. Not: Ramazanda açlık süresi uzadığı için, özellikle iftarda fazla yenilmektedir. O nedenle önce su ve meyveyi tüketmelisiniz. Daha sonra (15 dakika sonra) ana öğün yemeği yavaş ve sindirerek yenmelidir. Sahur yemekleri vücut için dinamik etki yapacağından çok dikkatli olunmalıdır. Azar azar, sık sık yemek hem sindirim sistemini rahatlatır, hem de konsantrasyonunu düşürür. (İftar yemeklerinde düşük yağlı, yüksek posalı sulu yiyeceklere önem verilmelidir. Aralarda bitki çayları içmek iyidir. Sahurda peynir, ekmek, domates veya haşlanmış patates sizi gün boyunca tok tutacaktır. Dr. Haluk Saçaklı Bilim Doktoru Obezite Danışmanı kategori Beslenme Permalink ## Sarımsağın Faydaları ve Zararları? Sarımsak Nedir? URL: https://trendhayat.com/sarimsagin-faydalari-ve-zararlari-sarimsak-nedir/ Tarih: 2026-07-02 Sarımsak Nasıl Bir Bitkidir? Sarımsak Faydaları Nelerdir? Sarımsak Hangi Hastalıklara İyi Gelir? Sarımsağın Zararları Nelerdir? sarımsakla ilgili bilmek istediklerinizi bu yazıda bulabilirsiniz. Sarımsak, ülkemizde genelde her yerde rahatlıkla yetiştirilebilen mucizevi değere sahip olan bu besin “batı tıbbının babası” olarak kabul edilen çok uzun yüzyıllardan beri hastalıklarda ilaç gibi kullanılan ve birçok hastalığa şifa olan, güçlü kokusu ve yemeklerimiz verdiği mükemmel lezzet ve özellikle de güçlü bir antibiyotik olması nedeniyle mutlaka tüketilmesi gereken besinlerden biridir. Sarımsağın Özellikleri Allium (soğan) ailesinden olan, 25 ile 100 cm boyutlarındadır. Yapraklarında, sapında ve toprağında kokulu yağ bırakan bir bitki olup, içerdiği vitaminler, demir, kalsiyum, bakır, magnezyum sayesinde insan sağlığında bulunmaz bir nimettir. Sarımsak Faydaları En önemli faydalarından biri, güçlü antibiyotik olması, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesi ve enfeksiyonlara karşı direnç sağlamasıdır. Yapılan araştırmalara göre sarımsağın içeriğinde bulunan dialil sülfat’in bağırsak enfeksiyonlarına neden olan Campylobacter ile mücadelesinde kullanılan en iyi ve popüler antibiyotikten 100 kat daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Kansere hastalığına yakalanma riskini azaltır. Sindirimi attıran bu besin çiğ tüketilerek sindirim sorunun ortadan kalkmasına neden olur. Mide kanalının iltihaplanmasına da iyi gelir. İçerdiği selenyum, C vitamini, kersetin sayesinde göz iltihabı ve enfeksiyonuna karşı etkilidir. Enfekte yaralarda 2 diş sarımsak sürmek anında rahatlatma sağlar. Kan dolaşımını hızlandırarak, felç geçirmeyi, kalp krizini engeller bu sayede kalp damar tıkanıklığını engeller. Kan şekerini ve kandaki kolesterol düşürür. Ağır metal zehirlenmesini önleyen sarımsak içerdiği kükürt sayesinde kandaki kurşun seviyesini azaltır ve kandaki demir ve çinko emilimini yardımcı olur. Alzheimer gibi sağlık sorunlarına iyi gelir. Yüksek tansiyonu düşürür. İdrar sökücü özelliğine sahiptir. Karaciğer, akciğer, safra kesesi ve kalp gibi bedenimizdeki organları kuvvetlendirir. Yapılan araştırmalara göre,düzenli sarımsak tüketiminde soğuk algınlığına yakalanma riskini azaltıyor. Kabızlığı giderir ve diş ağrısına iyi gelir. Saç dökülmesi tedavisinde kullanılarak dökülmeyi engellemeye yardımcı olur ve dökülmeyi azaltır. Mantar ve kulak enfeksiyonu tedavisinde etkilidir. İştah açar. ( iştahsız çocukların yemeklerinde mutlaka yer verin) Cinsel gücü arttır. İdrar, gaz ve balgam sökücü özelliğine sahiptir. Sarımsak Hangi Hastalıklara İyi Gelir Kalp Hastalıklarına Damar Tıkanıklarına Ayak Mantarına Taşikardi Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol Kanseri engeller Bronşit Kas Tutulması gibi birçok hastalıklara olumlu etki sağlar. Sarımsak Zararları Her şeyin fazla tüketilmesi zararlı olduğu gibi sarımsağında fazla tüketimi zararlıdır. Fazla tüketim baş ağrısı, mide ağrısı ve ciltte kaşıntıya neden olabilir. Kan sulandırma özelliğine sahip olduğunda kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsanız mutlaka doktorunuza başvurarak tüketin. Tam kesinleşmemesine rağmen bazı uzmanlar sarımsağın doğum kontrol haplarının etkisinin düşürdüğünü savunmaktadır. Astım hastalarında yan etki gösterebileceğinden tüketimi zararlı olabilir. ## Şalgam Neye İyi Gelir ve Neye Yarar? URL: https://trendhayat.com/beslenme/salgam-neye-iyi-gelir-2225/ Tarih: 2026-07-02 Şalgam Neye İyi Gelir ve Neye Yarar? Kökleri sebze olarak yenilebilen turpgillerden bir bitki olan şalgamın vücut direncini artırarak hastalıklara karşı koruyucu ve iyileştirici etkilere sahip olduğu belirtiliyor. Şalgam Suyu Nasıl Elde Edilir? Şalgam suyu, şalgam bitkisi, mor havuç, bulgur, su ve tuzun içerdiği maddelerin bir araya gelip, fermante edilmesiyle meydana gelir. Mor havuç ve şalgam yıkanıp ayıklanır ve parçalandıktan sonra bulgurla yapılan maya ve tuz konularak, suda birleştirilir. Oda ısısında 30-35 gün süresince bekletilip fermantasyona bırakılır. Şalgam suyu hazır hale geldikten sonra normal iklim şartlarında oda ısısında 6 ay, güneş ışığı görmeyen ortamda ise 1 yıl içinde tüketilmesi öneriliyor. Acılı ve acısız çeşitleri mevcuttur. Şalgam Neye İyi Gelir? Şalgam suyunun üretilmesinde kullanılan mor havuç, şalgam turpu, az tuz, bulgur mayası ve acı süs biberiyle vücuttaki toksinleri atar ve sindirimi kolaylaştırıcı etki sağlar. Şalgamın mayalanması sırasında şalgam suyunun oluşması için içerisine konulan doğal bulgur mayası şalgamın içerisindeki şekerin tamamını parçalar ve böylece şalgam suyunun içerisinde bulunan şekeri sıfırlar. Japonya’da gerçekleştirilen ve “Letters in Applied Microbiology” adlı dergide yayınlanan bir araştırma; şalgam turşusundan yapılan probiyotik içeceğin gribi önlemeye yardımcı olduğunu göstermiştir. Turşudaki lactobacillus türü bakterilerin farelerin bağışıklık sistemini harekete geçirerek grip virüsüyle mücadele ettiği belirtilmiştir. Şalgam suyu, özellikle sars gribi sırasında Çinli araştırmacılar tarafından tüketilmesi önerilmiş ve ülkemizden Çin’e şalgam suyu ihraç edilmiştir. Filed Under: Beslenme ## 6 Ekim 2018 URL: https://trendhayat.com/bayezid-yildirim-beyazid-kimdir-i-bayezidin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-07-02 I. Bayezid Kimdir? Yıldırım Bayezid ‘ın hayatı dönemi (1389-1402) I. BAYEZİD (YILDIRIM BAYEZİD) Doğum Tarihi : 1360 Ölüm Tarihi : 1403 Meslek : Padişah Doğum Yeri : Edirne Ölüm Yeri : Konya Babası : I.Murad Annesi : Gülçiçek Hatun Eşi : Devlet Şah Hatun, Olivera Despina Hatun, Hafra Hatun, Çocukları : Mehmed Çelebi, Musa Çelebi, Süleyman Çelebi, Mustafa Çelebi, İsa Çelebi, Ertuğrul Çelebi, Kasım Çelebi, Fatma Hundi Hatun I.Bayezid ‘in Kısa Hayatı I. Bayezid (Yıldırım Bayezid) 4. Osmanlı Padişahıdır.. 1360 ‘da Edirne’de Murad Hüdavendigar ve Gülçicek Hatun’un çocukları olarak doğan, 1. Bayezid 1389 da Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Yıldırım Bayezid atılgan ve cesurluğundan dolayı kendisine “Yıldırım” lakabı verilmiştir. Sultanlığı döneminde Niğbolu Savaşı, Anadolu Türk Birliğinin sağlanması, İstanbul Kuşatmaları, Ankara Savaşı önemli hadiselerdir. Bir çok cami, kulliye vede medreseler yaptıran Bayezid aynı zamanda Bursa Ulu Cami ve Anadolu hisarını yaptırdı. Ankara’da Timurla savaşırken esir düşen Bayezid bu esir hayatına dayanamadı ve hastalanarak 1403 yılında hayata veda etti. Konyada vefat eden Yıldırım bayezid’ın türbesi’de Bursa’da bulunmaktadır. Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Ağız Kokusu Nedenleri Ağız Kokusu Giderici Yöntemler URL: https://trendhayat.com/agiz-kokusu-nedenleri-agiz-kokusu-giderici-yontemler/ Tarih: 2026-07-02 Ağız Kokusu Ağız kokusu genel olarak ağız hijyeninin olmaması ile birlikte seyredebileceği gibi altta yatan başka hastalıkların da habercisi olabilmektedir. Ağız kokusu ağız bakımının az olması ya da olmaması sebebi ile ağızda oluşan enfeksiyonlar sonucu ortaya çıkabilmektedir. Ağız Kokusu Çeşitleri Ağız kokusunun bilinen 4 çeşidi bulunmaktadır. Bunlar; Patalojik Ağız Kokusu Patolojik kokuların en büyük nedenleri ağız dışı kaynaklıdır. Üst solunum yollar, burun ve geniz sorunlarından kaynaklanmaktadır. Fizyolojik Ağız Kokusu Bu kokulara genel olarak sabah uyandığımızda oluşan ağız kokuları örnek gösterilmektedir. Kalıcı olmayan bu koku çeşidine yediğimiz yemekler, dişlerimizin arasına kaçan gıda artıkları neden olmaktadır. Kalıcı olmamakla birlikte ağız hijyeni sağlandığı an geçecektir. Sanal Ağız Kokusu Bu koku genel olarak psikolojik sorun yaşayan kişilerde görülmektedir. Kişi genel olarak ağzının koktuğunu düşünsede ortada bir ağız kokusu bulunmamaktadır. Kendi nefesinin kendisine koktuğunu iddaa ederler. Fiziki muayene ile bu durum ortadan kaldırılabilir. Halitofobi Hastalar ağız kokusu ile uzmana gittiklerinde tedavi edilirler ancak bu tedaviden sonra da ağızlarının koktuğundan şikayet ederler bu duruma halitofobi denmektedir. Kişide ağız kokusuna dair bir bulgu bulunmamaktadır. Psikolojik destek tedavisi ile sorun düzeltilebilir. Ağız Kokusu Nedenleri Tükettiğimiz gıdaların diş araları ve dilimizin üzerine yapışması sonucu oluşabilmektedir. Diş arasında kalan artık gıda bakterileri kötü ağız kokusuna sebep olabilmektedir. Bunların yanında diş eti hastalıkları ve diş çürükleri de ağız kokusuna sebep olabilmektedir. Ağızdan kaynaklanmayan bazı hastalıklarda da ağız kokusu oluşabilmektedir. Bunlardan biri olan Karaciğer yetmezliği ve diğer karaciğer hastalıkları ağız kokusuna neden olabilmektedir. Ağız protezi kullanıyorsanız eğer ve bunların temizliğini yeterince yapmıyorsanız buda ağız kokusunun önemli nedenlerinden biridir. Tükürük bezi hastalıkları ağız kokusunun önemli sebeplerinden biridir. Burunda nefes problemi yaratan etmenler varsa kişi sürekli ağızdan nefes almak zorunda kalır. Sürekli ağızdan nefes almak ağız kokusuna neden olabilmektedir. Sinüsler, akciğer hastalıkları, böbrek yetmezliği, sigara ve alkol kullanımı önemli nedenler arasında yer almaktadır. Ağız Kokusu Giderici Yöntemler Diş veya diş etlerinizden kaynaklanan sorunlarınız varsa günde 3 kere dişlerinizi fırçalamanız gerekmektedir. Eğer 3 kere diş fırçalamak size zor geliyorsa mutlaka ama mutlaka en az 2 kere fırçalayarak ağız hijyeninize önem vermeniz ağız kokusu giderici en önemli yöntemlerden biridir. Diş aralarına kaçan artık gıdalar için diş ipi kullanabilirsiniz. Diş ipi kullanırken diş etlerinize zarar vermemeye dikkat ediniz. Dişlerinizin sağlığı açısından fırçanızı 3 ayda bir yenileyin. Bol miktarda sıvı tüketin. En az 6 ayda bir dişlerinizi kontrol ettirin. Şekerli gıdalar tüketmemeye özen gösterin. Eğer bunların hepsini ağız kokusu giderici yöntemleri yaptığınız taktirde ağız kokunuz geçmiyorsa en yakın bir uzmana başvurarak ağız kokunuzun altında yatan asıl nedeni öğrenin. Ağız kokusu deyip geçmeyin. Çünkü ağız kokusu da önemli bir rahatsızlık belirtisi olabilir. Sağlığınızı lütfen ihmal etmeyiz. Ağız ve Diş Bakımını İçin Neler Yapılmalı ## Tv Ünite Modelleri 2019 URL: https://trendhayat.com/tv-unite-modelleri-2019/ Tarih: 2026-07-01 Tv Ünitesi Dekorasyonu Tv ünitelerine salonlarımızı da oturma odalarımızda hep baş köşeyi ayırırız, bu yüzden tv ünite dekorasyonları ve tv ünite modelleri çok önemli bir yer alıyor, mobilyalarla uyum içinde aynı konsepti yansıtması istenir, evin koltukları değişirse tv ünitesine de yol görünebilir. Tv ünite dekorasyonu aslında çok önemlidir, sadece dekore etmek değil tv karşısında çok vakit geçirildiği için oturma gruplarına uygun bir yerde ve açıda ergonomik bir şekilde dizyan edilmeli, daha sonra da çeşitli aksesuar ürünleri ile zenginleştirilebilir. Duvar dekorasyonu ile yapılan tv ünitesi modelleri de yer tespiti iyi yapıldıktan sonra duvarın şekline ve isteklerinize göre duvarda yapılacak kaplama ve raflar ve ışıklarla bir dekorasyon yapılabilir. Sizler için toparladığımız tv ünitesi dekorasyon fikirlerini inceleyerek izde evinize uygun bir şekilde dekorasyon yapabilirsiniz. 2019 Model Modern Tv Ünite Modelleri Ahşap ve gri tonlarda oda mobilyaları ile bir bütün olan duvarda asılı dolapları olan bir tv ünitesi Antresi gri duvar için beyaz ve bambu ahşaptan tv ünitesi beyaz ve açık ahşap tonlarda üstte ayrı bir dolap bölümü olan tv ünitesi yeşil duvar da beyaz tv ünitesi Ahsap ve beyaz üstü dolaplı tv ünitesi modeli Farklı tv ünitesi modeli , mavi beyaz ve ahşap renkler kullanılmış siyahın zerafeti siyah dolap beyaz ve ahşap karışımı tv ünitesi beyaz alt dolap ahşap üst dolap tv ünitesi modeli alttan uzun bir dolap üste raf ve kapaklı dolaplarla dekorasyonu yapılmış tv ünitesi Mavi duvar üzerinde sadece beyaz renkten yapılmış tv ünitesi başka bir tv ünitesi bambu ahşap ve beyaz kapaklardan tv ünitesi kitaplıklı tv ünitesi modeli kitaplık raf ve kapaklı dolaplar allta sadece bir kayıt olan tv ünitesi küçük tv ünitesi modeli üst dolarlardan geometrik şekillele yapılan bir tv ünitesi modeli mavi duvar kağıdı önünde krem tonda tv ünitesi modeli çok farklı bir tv ünitesi modeli dikine yapıla kitaplık ve yatayda yapılan cam kapaklı dolaplar duvara gömülmüş Sade Hoş tasarım bir tv ünitesi kahve tonlarda bir tv ünitesi farklı ebatlardaki kapaklar ve farklı renkler çok şık bir tv ünitesi siyah beyaz tv ünitesi beyaz tv ünite modeli gri tv ünitesi çok sade tv ünitesi farklı bir tasarım tv ünitesi Aramalar ## Böğürtlenli Pasta Tarifi URL: https://trendhayat.com/tarifler/bogurtlenli-pasta-1183/ Tarih: 2026-07-01 Meyveli Tatlılar – Böğürtlenli Pasta – FIRINDA BÖĞÜRTLEN TATLISI (6 kişilik). Önce 300 gr. margarini ve esmer şekeri krema kıvamına gelene dek karıştırın. İçine 2 yumurta ve 1 çay kaşığı vanilyayı ekleyerek iyice çırpın. Çırptığınız karışıma 125 gr un ve damlayacak kıvama gelecek kadar süt ilave edin (kek hamuru kıvamı gibi, ne çok koyu ne de çok sulu). Karışımı yerleştireceğiniz kapları sıvı yağ ile yağladıktan sonra diplerine 5-6 adet böğürtlen yerleştirin. Hazırladığınız karışımı kaplara dökün. Üzerlerini aliminyum folyo ile örterek, içi 3/2 suyla doldurulmuş bir tepsiye yerleştirerek (diplerinin yanmaması için) 180 derece ısıdaki fırında 30 dakika pişirin. Biraz soğuduktan sonra tatlınızı ters çevirerek tabaklara yerleştirip, servis yapabilirsiniz. Dilerseniz, hazır krema ile biraz böğürtleni çırparak tatlınız için bir sos da hazırlayabilirsiniz. Filed Under: Tarifler ## 2018 YILI DİNİ BAYRAM ve RESMİ TATİL GÜNLERİ URL: https://trendhayat.com/2018-yili-dini-bayram-ve-resmi-tatil-gunleri/ Tarih: 2026-07-01 Çalışanlar ve öğrencileri ilgilendiren 2018 yılı resmi tatil takvim günleri belirlendi Bu sene bayram ve resmi tatiller hangi güne geliyor hafta içimi hafta sonumu olacak Ramazan Bayramı ve kurban bayramı kaç gün tatil olacak. İşte bayram ve resmi tatil günleri 2018 Ramazan Bayramı TATİL GÜNÜ SÜRESİ TARİH GÜN ADI Yılbaşı 1 Gün 01 Ocak 2018 Pazartesi Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 1 Gün 23 Nisan 2018 Pazartesi İşçi Bayramı – Emek ve Dayanışma Günü 1 Gün 01 Mayıs 2018 Salı Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı 1 Gün 19 Mayıs 2018 Cumartesi Ramazan Bayramı Arifesi 1/2 Gün 14 Haziran 2018 Perşembe Ramazan Bayramı 1. Günü 1. Gün 15 Haziran 2018 Cuma Ramazan Bayramı 2. Günü 2. Gün 16 Haziran 2018 Cumartesi Ramazan Bayramı 3. Günü 3. Gün 17 Haziran 2018 Pazar 15 Temmuz Demokrasi Bayramı 1 Gün 15 Temmuz 2018 Pazar Kurban Bayramı Arifesi 1/2 Gün 20 Ağustos 2018 Pazartesi Kurban Bayramı 1. Günü 1. Gün 21 Ağustos 2018 Salı Kurban Bayramı 2. Günü 2. Gün 22 Ağustos 2018 Çarşamba Kurban Bayramı 3. Günü 3. Gün 23 Ağustos 2018 Perşembe Kurban Bayramı 4. Günü 4. Gün 24 Ağustos 2018 Cuma 30 Ağustos Zafer Bayramı 1 Gün 30 Ağustos 2018 Perşembe 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 1,5 Gün 28 Ekim 2018 (Yarım Gün) 29 Ekim 2018 Pazar Pazartesi 2018 RESMİ TATİLLER 1 Ocak Yılbaşı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 14 Haziran Ramazan Bayramı Arifesi 15 Haziran Ramazan Bayramı 1.gün 16 Haziran Ramazan Bayramı 2.gün 17 Haziran Ramazan Bayramı 3.gün 15 Temmuz Demokrasi Bayramı 20 Ağustos Kurban Bayramı Arifesi 21 Ağustos Kurban Bayramı 1.gün 22 Ağustos Kurban Bayramı 2.gün 23 Ağustos Kurban Bayramı 3.gün 24 Ağustos Kurban Bayramı 4.gün 30 Ağustos Zafer Bayramı 28 Ekim Cumhuriyet Bayramı Arifesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 2018 YILI DINI BAYRAMLAR RESMI TATILLER TAKVIMI YENİ YIL TATİLİ 1 Ocak 2018 Pazartesi günü 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI TATİLİ 23 Nisan 2018 Pazartesi 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI – EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ TATİLİ 1 Mayıs 2018 Cumartesi RAMAZAN BAYRAMI TATİLİ 15 Haziran 2018 cuma günü başlıyor 15 TEMMUZ DEMOKRASİ BAYRAMI TATİLİ 15 Temmuz 2018 pazar günü KURBAN BAYRAMI TATİLİ 21 Ağustos 2018 salı günü başlıyor 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI TATİLİ 30 Ağustos 2018 Perşembe 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI TATİLİ 29 Ekim 2018 Pazartesi Aramalar 2018 resmi tatiller, bayram tatilleri, resmi tatiller, tatil günleri, kurban bayramı tatil günleri, ramazan bayramı tatil günleri, ## Tarifler URL: https://trendhayat.com/tarifler Tarih: 2026-06-30 Yemek ve pasta tarifleri. April 14, 2010 Aşure Tarifi ve YapılışıAşure Tarifi ve Aşure Yapımı. Buğdayı, nohut ve fasulyeleri birkaç su yıkayıp suyunu süzelim. Aşurelik buğdayı kaynar su ile akşamdan ıslatalım. (…) April 13, 2010 Şeftalili Tart TarifiTart Tarifleri. ÇİKOLATALI VE ŞEFTALİLİ TART (5 kişilik) Yapılışı: Tereyağ, şeker ve yumurtayı karıştırın. (…) April 12, 2010 Puding YapımıPuding Yapımı - Puding Tarifleri - KREMALI PUDİNG (8 kişilik) 250 gr. hazır kremanın 100 gr. kadarını ayırın. Kalan 150gr. kremayı ise içine 150 gr. (…) April 11, 2010 Böğürtlenli Pasta TarifiMeyveli Tatlılar - Böğürtlenli Pasta - FIRINDA BÖĞÜRTLEN TATLISI (6 kişilik). Önce 300 gr. margarini ve esmer şekeri krema kıvamına gelene dek karıştırın. (…) Çilekli Kup TarifiÇilekli Pasta Tarifi, Çilekli Kup.Yumurta sarılarını, şeker, beyaz şarap, fındık ve bir çay kaşığı limon suyunu bir kapta karıştırarak, yarısına gelecek şekilde su dolu başka bir kabın içine koyun ve ateşte pişirmeye başlayın. (…) September 1, 2009 Kefir YapımıKefir nasıl yapılır? Yapımındaki püf noktası kullanılan kefir mayası. Ana maddesi süt, en sık olarak da inek sütünden yapılır. Kefir mayası taneler halinde olur, karnabahara benzer. (…) August 10, 2009 Karamelli PastaKaramelli Tatlı - Karamelli Toplar 15 adet milföy yaprağı Hamuru için: 250 ml süt 10 gr. tereyağı 125 gr. un 4 yumurta 5 gr. şeker 2 gr. (…) Şambaba TatlısıPasta Tarif - MEYVELİ ŞAMBABA TATLISI Malzemeler: • 500 gr. un • 25 gr. maya • 50 gr. sıvı yağ • 25 gr. şeker • 50 ml ılık su • 10 yumurta • 500 ml su • 500 gr. (…) Künefe YapımıKünefe Tarifleri - Kolay Künefe. Malzemeler :1 kg. kadayıf. 250 gr. dil peyniri. 150 gr. tereyağı. 500 ml. su. 500 gr. şeker. Toz fıstık. (…) August 9, 2009 Lokma TarifiLokma Tarifleri - Çubuk Lokma 500 gr. un 5 gr. nişasta 10 gr. maya 2 gr. tuz 2 gr. şeker Çikolatalı krema için: 1 lt. süt 50 ml krema 50 gr. şeker 250 gr. bitter çikolata 20 gr. (…) Muhallebi TarifleriMuhallebi Yapımı - BARDAKTA MUHALLEBİ Malzemeler: 1 lt. süt 200 gr. şeker 60 gr. nişasta 4-5 adet yumurta sarısı 200 gr. (…) June 16, 2009 Pasta Kek TarifiSAINT VALENTINE'S KEK Kek için malzemeler: 175 gr. margarin 175 gr. toz şeker 3 adet yumurta 175 gr. un 1-2 bardak su Kırmızı gıda boyası Krema için malzemeler: 500 gr. krema 200 gr. (…) May 27, 2009 Kup TarifleriDondurmalı Tarifler - CHOCOLATELOVER (1 kişilik) 3 top çikolatalı dondurma Çikolatalı sos Çikolata parçaları Çikolatalı dondurmaları kup bardağına yerleştirin. (…) April 8, 2009 Dondurma PastaPasta Yapılışı-DONDURMALI BROWNIE (6 kişilik) Malzemeler: 3 adet yumurta Bir buçuk su bardağı toz şeker Bir buçuk su bardağı süt 1 su bardağı süt 1 su bardağı ceviz 3 su bardağı un 100 gram margarin 1 paket kabartma tozu 90 gram bitter çikolata 1 çorba kaşığı kakao Üzerine: 6 top dondurma Yapılışı: Yumurta ve tozşekeri bir kapta iyice çırpın. (…) Pasta Kurabiye TarifleriPasta Tarifesi - FRANSIZ KURABİYESİ (4 kişilik) Malzemeler: 2 su bardağı un 3 çorba kaşığı margarin 1 su bardağından iki parmak eksik pudra şekeri 3 adet yumurta Yarım paket kabartma tozu 1 paket vanilya, 1 tutam tuz Kızartmak için: Sıvıyağ Yapılışı: Bir kabın içine unu eleyin.Unun ortasını açın ve yumurtaları kırın. (…) ## K Vitamini Nelerde Bulunur ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/saglik/k-vitamini-nelerde-bulunur-1126 Tarih: 2026-06-30 K Vitamini Nelerde Bulunur ve Ne İşe Yarar? K Vitamini Nedir ve K Vitamini Nelerde Bulunur? Bu vitaminin yeşil bitkilerden elde edilenine K1 vitamini, balıktan elde edilenine K2 vitamini denir. Bu iki şekli de bağırsakta bakteriler tarafından sentezlenir. İlaçlarla bağırsak bakterileri yok edilirse, bağırsakta K vitamini sentezlenemez. K vitamini ısıya, ışığa, oksidasyona dayanıklı, ultra-viyole ışınlarına ve alkaliye dayanıksızdır. En çok karaciğerde depolanır. Ciltte de bulunur. Dışkı ve idrarla atılır. K Vitamini Ne İşe Yarar? Kanın pıhtılaşmasını sağlar. Protrombin sentezine yardımcı olur. Kemik yapısını güçlendirip onarır. Yaraların iyileşmesine yardımcı olur. K Vitamini Eksikliği Kanın pıhtılaşma zamanının uzaması K vitamini eksikliğinde görülür. K Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur ? Bu vitamin kalın bağırsak bakterileri tarafından üretilir. Brokoli, lahana, karnabahar, soya fasulyesi yağı, fındık, ceviz, karaciğer, ıspanak, yeşil yapraklı sebzeler, yoğurt, balık, turp, marul, domates K vitamini içeren besinler arasındadır. kategori Sağlık Permalink Comment ## Modern Stüdyo Daire Dekorasyonu ve Kat Planı URL: https://trendhayat.com/modern-studyo-daire-dekorasyonu-ve-kat-plani/ Tarih: 2026-06-29 Tarzından Ödün vermeyen 50 m2 Altında 1+1 Modern Küçük Daire Tasarımı. Küçük mekanlarda yaşamak bir çok yönden kısıtlayıcı olabiliyor. Kimi mecburiyetten, kimide küçük alanları sevdiği için tercih edilen stüdyo daireler de küçük alanlarda yaşamanız tarzınızdan ödün vermeniz anlamına gelmiyor. 50 m2 altındaki bu stüdyo daire planı normal standart boyutlarında yemek masası mutfağı yaşam alanı banyo ve balkonu ile adeta şıklıkta tasarımda dekorasyonda bir çok büyük daire sahibini kıskandıracak güzellikte. 50 m2 Altında Stüdyo Daire Kat Planı Daire planımız çok iyi düşünülmüş bütün odalar imkanlar düşünülerek planlanmış. Modern Küçük Stüdyo Daire Yaşam Alanı Salonu Oturma Odası Yaşam alanımızın bir duvar bordo rengine boyanmış ve tablo ile süslenmiş, mobilya seçimi köşe koltuk olarak tercih edilmiş, koltuğun tam karşındaki duvara monte edilmiş led tv ve klima ile konfordan vazgeçilmemiş. Tavanda da asma tavan ve kısmi ahşap dekorasyon yapılmış. Tavandaki ahşap dekorasyonu bu resimde daha iyi görüyoruz. Pencerelerin olduğu duvar beyaz taş desen ile dekore edilmiş. Ortaya konmuş 4 kişilik normal standartlarda yuvarlak yemek masası da oldukça şık duruyor. Masanın üstündeki aydınlatma elemanı yaşam alanına farklı bir hava katmış. 1+1 Stüdyo Daire Mutfak 50 m2 lik bir stüdyo daireye göre gerçekten büyük bir mutfağa sahip, mutfağımız tamamen beyaz kulpsuz kapaklar tercih edilmişken gövdesinde açık ahşap ton kullanılmış muhteşem bir uyum sağlamış. Yaşam alanını yatak odası ve antreden ayırması metal tekerlekli kitaplık ve sütü çiçeklik olarak düşünülmüş şık bir seperatör görevi görmüş. tavanda kullanılan spotlarda ayrı bir tarz yansıtmış. 1+1 Stüdyo Daire Yatak Odası Yatak odasına baktığımızda bir giriş kapısı bırakılmamış, lakin yatağımız ebatları gerçekten çok iyi, yatak başı üzerine yapılan raf ile tablolar düzenlenmiş, komidin üstüne sarkıtılan aydınlatma elmanı gerçekten çok şık duruyor. Yatak odasına bu açıdan baktığımızda bordo renkli duvarımız ve duvara monde led televizyon görülüyor, yatak odamızda oturmak için bir adet berjer ve minik koltuk şeklinde bir pufta unutulmamış. Koridordan yatak odasına devam eden elbise dolapları da uyumu hiç bozmamış. 1+1 Stüdyo Daire Banyo 1+1 stüdyo daire için banyo ebatlarımızın gayet iyi olduğunu söylemeden yapamayacağım. Çamaşır makinesi lavabonun altına alınmış ayna ve yan duvarda dolap çok iyi düşünülmüş. Küvetin yan duvar ahşap desenli seramikle kaplanarak lavaboyla uyum sağlamış, yine ahşaptan yapılan raf ihtiyaçları fazlası ile karşılayacaktır. Tabiki küçük daire diye balkonumuz olmayacak değil hemde çok şık basit bir şekilde dekorasyonu yapılmış. 1+1 küçük stüdyo bir daireniz var ise sizde burada yapılan dekorasyonlar dan ilham alarak kendi dairenize uygulayabilirsiniz. Daha fazla dekorasyon önerisi için TrendHAYAT/Dekorasyon linkine tıklayınız. ## Biberiye Çayı Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/biberiye-cayi-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-06-29 Biberiye Çayının Özellikleri Nelerdir? Biberiye Çayının Faydaları Nelerdir? Biberiye Çayı Nasıl Yapılır? Biberiye Çayının Zararları Nelerdir? bu çay hakkında aradığınız bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Biberiye çayının, biberiye bitkisinden yapılmakta olup içerisinde bulunan mineraller ve vitaminler ile birlikte vücudumuza oldukça faydalı etkileri bulunmaktadır. B-1, B-6 ve B-12 grubu vitaminleri olmak üzere C, D, E, K vitaminleri bakımından zengindir. Kalsiyum, demir ve fosfor bakımından da zengin olan biberiye çayının faydalarına gelin hep birlikte bakalım. Biberiye Çayı Faydaları Nelerdir? İşte biberiye çayının inanılmaz faydaları. Cildi Güzelleştirir Antienflamatuar ve antioksidan özelliklerini içerisinde bulunduran biberiye çayının, cildin görünümünü güzelleştirmesinin yanı sıra kan dolaşımını da arttırıcı özelliği bulunmaktadır. Biberiye çayının, yapılan araştırmalara göre egzama ve diğer deri hastalıklarına iyi geldiği ve cildi yenilediği saptanmıştır. Biberiye Çayı Nörolojik Açıdan Son Derece Faydalı Biberiye çayının insan vücuduna en önemli faydalarından biriside hafızayı kuvvetlendirmesi ve ortaya çıkacak olan nörolojik problemlerin önlenmesidir. Yaşlılıkta ortaya çıkan bunama ve Alzheimer gibi hastalıkların önlenmesine yardımcı olmaktadır. Sindirim Sistemine Yardımcı Hazımsızlık, kabızlık, kramp ve şişkinlik gibi durumlardan muzdarip olan insanlar için son derece önemli bir takviyedir. Biberiye çayının bağırsak iltihaplarının da önüne geçtiği bilinmektedir. Biberiye Çayı Kanseri Önler Hücresel metabolizmanın, hücresel mutasyon ve kanser hücrelerine neden olabilen ve serbest radikallerin çoğalmasını önleyen biberiye çayı bu çoğalmayı önleyici antioksidanların deposudur. Daha çok meme kanserine faydası olan biberiye çayının diğer kanser türlerinde hücre oluşumlarını engellediği görülmüştür. Kronik Ağrılara İyi Gelir Ağrı giderici özellikleri hem araştırmalarla öğrenilmiş hem de toplum tarafından iyi bilinmektedir. Aspirine benzer salsilat içerdiğinden son derece faydalıdır. Biberiye Çayı İltihaplanmayı Önler En güçlü temel bileşenlerinden biri, karnosik asittir. Araştırmalar sonucunda bu asidin vücutta oluşabilecek iltihapların önüne geçtiği saptanmıştır. Karaciğer Fonksiyonlarına İyi Gelir Karaciğer sağlığı açısından son derece faydalı olan biberiyenin ayrıca idrar söktürücü özelliği olduğun da kanıtlanmıştır. Vücudun temizlenmesi açısından çok önemli bir takviyedir. Stresi Azaltır Anksiyete hastalarını için, anksiyete ve stres baskılayıcı özelliği bulunan biberiye çayı, stres hormon seviyelerini azaltmakta ve depresyon belirtilerini ortadan kaldırmaktadır. Biberiye Çayı Nasıl Yapılır? Biberiye çayının demlenmesi son derece basit ve kısa sürmektedir. 1 su bardağı kaynatılmış içme suyuna, 1 tatlı kaşığı biberiye ekledikten sonra ağzı kapalı şekilde 10 dakika beklemeye alın. Biberiye çayınızın tadı acı geliyorsa bir kaşık bal atarak tatlandırabilirsiniz. Biberiye Çayının Zararları Aslına bakılırsa ölçülü ve kontrollü tüketilirse zararı olmayan bir bitkidir. Biberiye bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açabilmektedir. Yüksek tansiyon sorunu olanların biberiye tüketmemesi gerekmektedir. Mide ülseri ve kolik gibi rahatsızlıkları tetikleyeceği için bu hastalıklar sizde varsa tüketmemelisiniz. Özellikle gebelik dönemlerinde anne adayları kesinlikle tüketmemelidir. Üterus kontraksiyonuna yol açtığından düşük olayları meydana gelebilmektedir. ## 8 Haziran 20198 Haziran 2019 URL: https://trendhayat.com/sandalye-modelleri-cesitleri-fiyatlari-sandalye-kilifi-minderi/ Tarih: 2026-06-28 Sandalye modelleri çeşitleri, fiyatları, sandalye kılıfı minderi , örtüleri, takımları, eames, ahşap, bar, metal, tel, plastik, kabuk, sallanır çeşitleri. Hergün kullandığımız Sandalye belkide hayatımızda farkında olmadan olmazsa olmazlarımızdan bir tanesidir. Günümüzün çoğu vaktini oturarak geçirdiğimizi düşünürsek sandalyelerin üzerinde de epey zaman geçiriyoruz. Sandalye Evlerimizde özellikle yemek masası, yemek odaları başta olmak üzere, balkonlar, teraslar, bahçeler sıklıkla kullanırız onları, bazen de bir yere uzanmak yetişmek için merdiven niyetine kullanırız, kalabalık misafirlerimiz geldiğinde evin koltukları yetmediğinde hemen devreye kurtarıcı olarak girerler, düğün, dernek, toplantı zamanlarında da çok iş görür bu faydalı mobilyalar. Hem ergonomik rahat bir tasarım, hemde görsel şık bir tasarım olsun isteriz ki evimizde güzel bir dekorasyon öğesi olarak dursun. çok geniş bir model tarz malzeme çeşitliği olan sandalyeler herkes için evlerin olmazsa olmazıdır. Sandalye Çeşitleri Türleri Ahşap sandalyelerMetal sandalyelerPlatik sandalyelerDöşemeli sandalyelerEames (kabuk) sandalyeDöküm sandalyelerTel sandalyelerBar sandalyeler Son Zamanların Trend Sandalyeleri Modelleri Tel Sandalye Metal malzeme olan nikel yada krom tabanlı çelik tellerin bir tasarıma göre üretilen bu mobilyalar, son yılların trend dekorasyon ürünleri arasında yer almaktadır. sıklıkla bir yemek masası takımında tel sandalyeleri görmeniz muhtemeldir. Diğer sandalyelerin türlerine göre üretimi daha basit olması sebebi ile fiyat olarak daha uygun olmaktadırlar. Aynı zamanda tasarımsal olarak çok daha farklı modellerinin yapılabiliyor olması daha popüler hale getiriyor bu mobilyaları Tel Sandalye Fiyatları Eames Kabuk Sandalye Son yıllarda parlayan moda haline gelen eames sandalye polipropilen malzemeden üretilen üst kısmına kabuk ismi verildiğinden kabuk sandalye olarak da geçmektedir. Ayak kısımları ahşap çelik karışımı farklı bir tarzda yapılan bu sandalyeler son dönemin trendleri arasında yerini almaktadır. Fiyat olarak diğer sandalyelerle eş değer fiyat aralıklarına sahiptir. Eames Sandalye Fiyatları Şeffaf Sandalye Son zamanlarda dikkat çeken bir başka üründe Şeffaf Sandalyeler trend olma yolunda ilerliyorlar, plastik malzeme olan polikarbon dan üretilen saydam veya renkli olarak da üretilen bu model fiyatları da diğer sandalyelerin fiyatlarına yakın fiyatlara satılmaktadır. Bar Sandalyesi Bar sandalyeleri evlerimizde amerikan mutfak ada mutfak gibi bölümlerde kullanılan uzun zamandır hayatımızda olan çok şık bir mobilyadır, bulunduğu ortamı çok zengin bir hava katan çok modern ürünlerdir. Sandelye Modelleri Örnekleri Fikirleri ## Namaz Duaları Okunuşu ve Namaz Duaları Anlamı → URL: https://trendhayat.com/namaz-dualari-okunusu-ve-namaz-dualari-anlami/ Tarih: 2026-06-28 1-Subhaneke Duası2-Ettehiyyatü Duası3-Allahümme Salli Duası4-Allahümme Barik Duası 5-Rabbena Duası6-Kunut Duaları SÜBHANEKE Sübhânekellâhümme ve bi hamdikve tebârakesmükve teâlâ ceddük(vecelle senâük)*ve lâ ilâhe ğayrük. SÜBHANEKE DUASI ANLAMI Allah’ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın.Seni daima böyle tenzih eder ve överim.Senin adın mübarektir.(Varlığın her şeyden üstündür.)Senden başka ilah yoktur. ETTEHİYYATÜ Et-tahıyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayyibât. Esselâmü aleyke eyyühen-Nebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtüh, Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illAllâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasûlühü. ETTEHİYYATÜ DUASI ANLAMI Her türlü hürmet, salavât (dua) ve bütün iyilikler güzelliklerAllâh-ü Te’âlâ’ya mahsustur. Ey Peygamber! Allah’ın selâm,rahmet ve bereketi senin üzerine olsun. Selâm, bizim veAllah’ın sâlih kullarının üzerine olsun.Ben şahâdet ederim ki, Allâh-ü Te’âlâ ‘dam başka ilah yoktur ve şahâdet ederim ki, Muhammed (S.A.V.) O’nun kulu ve Rasûlüdür. ALLAHÜMME SALLİ Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd. ALLAHÜMME SALLİ DUASI ANLAMI Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin. ALLAHÜMME BARİK Allâhümme bârik ‘alâ Muhammedin ve ‘alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte ‘alâ İbrahîme ve ‘alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd. ALLAHÜMME BARİK DUASI ANLAMI Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin. RABBENA ATİNA Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’lâhirati haseneten. Ve kınâ ‘azâbe’n-nâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn. RABBENA ATİNA TÜRKÇE ANLAMI Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru. Ey Rabb’im, merhamet edenlerin merhamet edicisi, bize rahmetinle muamele eyle. RABBENAĞFİRLİ Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mu’minine yevme yekûmu’l hisâb. RABBENAĞFİRLİ TÜRKÇE ANLAMI Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde bağışla. Kunut Duası 1 Allâhumme innâ nesteînuke Allâhümme innâ nesteînüke ve nestağfirüke ve nestehdîke. Ve nü’minü bike ve netûbü ileyke. Ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleykel-hayra küllehû neşkürüke ve lâ nekfürük ve nahleu ve netrükü men yefcürük. Kunut Duası 1 Anlamı Manası Allahım! Sen’den yardım isteriz, günahlarımızıbağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeniisteriz. Sana inanırız, Sana tövbe ederiz. Sana güveniriz.Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek, Sen’i hayır ile överiz.Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onlarıbaşkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve Sana karşı geleni bırakırız. Kunut Duası 2 Allâhumme iyyâke na’budu Allâhümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescüdü ve ileyke nes’â ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhıg. Kunut Duası 2 Anlamı Manası Allah’ım ! Biz yalnız Sana kulluk ederiz.Namazı yalnız Sen’in için kılarız, ancak Sana secde ederiz.Yalnız Sana koşar ve Sana yaklaştıracak şeyleri kazanmayaçalışırız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz.Azabından korkarız, şüphesiz Sen’in azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır. ## Muz Kabuğunun Şaşırtıcı Faydaları URL: https://trendhayat.com/muz-kabugunun-sasirtici-faydalari/ Tarih: 2026-06-28 Muz Kabuğunun Bilinmeyen Faydaları Muz Kabuğunu Çöpe Atmadan Bir Kez Daha Düşün Derim 7′ den 70′ e genelde herkesi sevdiği muzun bir çok faydaları var olup muz kabuğunun da bir o kadar faydası vardır. Maalesef muzu tükettikten sonra kabuğunu çöpe atılmakta, artık muzun kabuğunun faydalarını okuduktan sonra fikriniz değişecek. Muz kabuğunun kullanılan alanları okuyunca şaşıracaksınız. Muz Kabuğunu İnanılmaz Faydaları Muz Kabuğunu Cilde Faydaları A, E ve C vitaminleri, demir, potasyum, magnezyum içermesi nedeniyle cildinize çok iyi gelecektir. Muz kabuğuyla yapılan cilt bakımın bir çoğu zahmetsiz ve yorucu olmayıp, dikkat edilmesi gereken sadece bazı noktalar vardır. Muz kabuğunu taze olması gerekmekte, yani uzun süre muz kabukları biriktirip bakım yapamazsınız. Muzun Sivilcelere Etkisi Sivilcelerle başı dertte olmayan kimse yoktur. Antioksidan etkisi olan muz kabuğunun sivilcelere neden olan mikroplara karşı koyar ve anti-inflamatuar etkisiyle de iltihaplanmayı önler. İltihaplanan bölgeninden kurumasını sağlar. Uygulanması; ilk önce yüzünüzü yıkayın daha sonra kurulayın, sivilceli olan bölgeye muzun iç kısmını sürerek 5- 10 dk ovalayın ve en az bir saate yakın cildinizde bekletin. İsterseniz bu uygulamayı gece yatmadan önce yapın, sabah ılık suyla yıkayın. Düzenli kullanıldığında kızarıklıkların gittiğini ve sivilcelerinizi söndüğünü göreceksiniz. Muzun Cilt Lekelerine Karşı Faydaları Muzun içerdiği antioksidan siyah noktaların azalmasına yardımcı olur. Muzun içerdiği, A B C ve E vitaminleri ciltte oluşan cilt lekelerine de iyi gelmektedir. Uygulanması; ilk önce yüzünüzü yıkayın daha sonra kurulayın, cilt lekesi olan bölgeye muzun iç kısmını sürerek 5- 10 dk ovalayın ve en az bir saate yakın cildinizde bekletin. İsterseniz bu uygulamayı gece yatmadan önce yapın, sabah ılık suyla yıkayın. Düzenli kullanıldığında cilt lekelerini azaldığını göreceksiniz Muzun Ciltteki Kırışıklığına Etkisi Muzun içerdiği antioksidan sayesinde ciltteki kırışıklıklar ve ince çizgileri azalmaktadır. Et benlerinde de etkilidir. Yapılışı ilk önce yüzünüzü yıkayın daha sonra kurulayın, çizgi ve kırışık olan bölgeye muzun iç kısmını sürerek 5- 10 dk ovalayın ve en az bir saate yakın cildinizde bekletin. İsterseniz bu uygulamayı gece yatmadan önce yapın, sabah ılık suyla yıkayın. Düzenli kullanıldığında kırışıklığın azaldığını göreceksiniz. Muzun Dişleri Beyazlatmasında Etkisi İçerdiği içerik sayesinde dişleri beyazlatma etkisi vardır. Muz kabuğunun iç kısmıyla dişlerinizi ovalayın, daha sonra ağzınızı yıkayın göreceksiniz ki, dişleriniz beyazlatacak. Sedef Hastalığı ve Siğinlere Faydası Sedef Hastalığı olan bölüme muz kabuğunu sürün ve bekletin, kaşıntının ve acının azaldığını hissedeceksiniz. Siğinlerde ise siğilli bölgeye gece yatmadan önce muz kabuğunu bantlayın ve bu şekilde uyuyun, sabah kalktınız da siğiller hala varsa, düzenli olarak bu uygulamayı yapın. Muz Kabuğunun Parlatmaya Etkisi Muz kabuğu potasyum içerdiğinden, canlılık ve parlaklık verir. Bu canlık ve parlaklığı ayakkabılarınızda da denemelisiniz. Muzun Kabuğunun Ağrı Kesici Etkisi Muzun ağrı kesici özelliğiyle, ağrıyan bölgeye uygulayın ve 30 dk beklettin, göreceksiniz ağrıyı kesmede etkili olacak. ## Koenzim Q10 Faydaları ve CoQ10 İçeren Besinler URL: https://trendhayat.com/saglik/koenzim-q10-faydalari-1989/ Tarih: 2026-06-27 Koenzim Q10 Faydaları ve CoQ10 İçeren Besinler Koenzim Q10 Nedir ve Neye Yarar? Ubiquinone olarak da bilinen Koenzim Q10, quinone adı verilen parlak renkli maddeler familyasından. Bu madde özellikle kalp, sinir sistemi ve beyinde bulunan hücrelerde görev alır. Hücreler için önemli bir madde olan CoQ10 hücrede, enerji üretiminden antioksidan korumaya kadar bir çok alanda kullanılır. Hücrenin enerji üretim merkezleri olarak çalışan mitokondrilerde enerji üretimine katkı sağlar. Bunu moleküllere elektron taşıyarak gerçekleştirir. Sonuç olarak hücresel enerjinin önemli bir kısmını üreten mitokondriler de ATP üretimine katkı sağlar ve üretilen ATP’den enerji elde edilmesine yardımcı olur. Vücut coQ10 üretir ancak bu, yaşlandıkça azalır. Koenzim Q10 Hangi Gıdalarda Var? Sardalye, uskumru, kuruyemişler, susam tohumu, yağlı tohumlar, ıspanak, kırmızı et koenzim Q10 içeren besinler arasındadır. Koenzim Q10 Ne İşe Yarar? Koenzim Q10 Faydaları •Vücutta doğal olarak bulunan bir enzim olan CoQ10; hücre içinde oksijenin kullanımını artırarak hücredeki enerjinin yükselmesini ve tüketilmesini sağlar. Güçlü bir antioksidan etkisi olaran Koenzim Q10 hücreleri paslandıran ve yaşlandıran oksitleyici serbest radikallerin zararlarını azaltır. Beta karoten, E vitamini ve selenyum ile kombine edildiğinde, coQ10; karaciğer, böbrek ve kalp dokularındaki serbest radikal hasarını önemli ölçüde azaltabilir. •Koenzim Q10 kardiyovasküler sağlığı koruyucu, enerji verici ve kanseri önleyici bir bileşimdir. Biliz Nokow tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada Koenzim Q10 iğnesiyle farelerin ömrü %50 oranında uzatılmıştır. Ucla Sağlık Merkezi’nde yine farelerin maksimum ömrü yüksek Koenzim Q10 dozları sayesinde uzatılmıştır. Her iki çalışmada da Koenzim Q10 verilen farelerin ileriki yaşlarında iyi ve sağlıklı göründükleri bildirilmiştir. •CoQ10′la ilgili Roma’da yapılan bir araştırmada; bu enzimin tedaviye dirençli kanserlerde, hastaların bağışıklığını artırdığı saptamıştır.Japon araştırmacılar CoQ10′un kolon kanserinde tümör sayısını azalttığını ve tümörlerin diğer dokulara sıçramasını engellediğini tespit etmiştir. Yapılan çalışmalarda, CoQ10′un Tamoksifen adlı ilaçla beraber verildiği tedavilerde; meme kanseri tümörlerini küçülttüğü de saptandı. Hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan bir diğer çalışmada ise; önemli bir bağışıklık artırıcı olarak nitelendirilen CoQ10′un kalpte toksiteyi azalttığı görülmüştür. •Koenzim Q10, 1974’ten beri Japonya’da ve daha bazı ülkelerde kalp-damar rahatsızlıklarında, özellikle de konjestif kalp yetmezliklerinde kullanımı resmen kabul edilmiştir. Orta ve ileri kalp yetmezliği hastası olan 420 katılımcının yeraldığı bir klinik çalışmada hastaların yarısına günde üç kez 100 mg CoQ10 verilirken diğer yarısına ise plasebo verilmiştir.2 yıllık çalışma süresinin bitiminde Koenzim Q10 verilen gruptaki hastalardan 18’i kalp krizinden ölürken, plasebo grupunda ise bu sayı 36 olmuştur. Bu dönemde Koenzim Q10 verilen hastaların 29’unun hastaneye rahatsızlık sebebiyle başvurmasına karşın plasebo grubunda bu sayı 55 olarak tespit edişmiştir. Filed Under: Sağlık ## Yaz Okulları Ankara URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/yaz-okullari-ankara-971/ Tarih: 2026-06-27 Çocuklar İçin Yaz Okulları Ankara. HAPPY KİDS JALE TEZER YAZ OKULU: Ankara’daki Jale Tezer Koleji her yıl hazirandan eylüle kadar 5 -14 yaş öğrencilerine yaz okulu düzenliyor. Tüm derslerin okul kampusu içinde gerçekleştirildiği yaz okulunda yüzme, basketbol, voleybol ve tenisin yanı sıra İngilizce, satranç, masa tenisi, drama, resim, seramik, müzik dersleri veriliyor. Kitap okuma, sinema, geziler, pikniklerle çocukların hoşça bir yaz geçirmeleri sağlanıyor. Dönemler 2, 3 ve 4 haftalık olarak planlanmış. Yaz okulu Ankara Tel: (312) 446 44 46. kategori Aktiviteler Tags: ankara da yaz okulu, çocuklar için yaz okulu ankara Permalink ## Sarımsağın Antibiyotik Etkisi URL: https://trendhayat.com/saglik/sarimsagin-antibiyotik-etkisi-2191/ Tarih: 2026-06-26 Çeşitli araştırmalar, sarımsaktaki bileşiklerin çeşitli mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal özelliğe sahip olduğunu göstermiştir. Uçucu yağlardan olan alliin ve onun enzimatik reaksiyonu sonucunda meydana gelen allicin mikroorganizmaları öldürücü etkiye sahiptir. Diğer bir uçucu yağ olan ajoen de, mantar öldürücü veya çoğalmalarını engelleyici etkinliktedir. Sarımsağın Antibiyotik Etkisi; Doğal bir antibiyotik olarak sarımsak, bulaşıcı mikropların sıcak dokularda yaşamlarını sağlayan enzimlerin hareketlerini bloke eder. Sarımsaktaki allicin adlı madde çok küçük bir konsantrasyonda bile güçlü bir mikrop öldürücüdür. Etki mekanizmasının ise mikropta enzim fonksiyonunu bozmak suretiyle gerçekleştiği sanılmaktadır. Sarımsağın bileşimindeki maddeler stafilokokus aureus ve Brucella abortus adlı mikropları öldürür. Cavalito ve Bailey bunun 1/125.000′lik kadar düşük konsantrasyonda sarımsaktan elde edilen allicinle başarıldığını göstermişlerdir. Diğer çalışmalarda sarımsağın stafilokok, streptokok, klebsiella, proteus, escherichia coli, salmonella gibi mikropları, candida albicans gibi mantarları öldürdüğü saptanmıştır. Ayrıca penisilin, streptomycin, eritromisin, chloramfenikol ve tetrasiklin gibi ilaçların öldüremediği mikropları sarımsağın öldürdüğü tespit edilmiştir. Mantar tedavisinde nystatin, griseofulvin ve Amphotericin B gibi ilaçlar kullanılır. Ancak her zaman istenilen sonuç alınamamasının dışında önemli yan etkileri de olabiliyor. Araştırmalar sarımsağın basta candida albicans olmak üzere mantarları öldürme bakımından nystatin adlı ilaçtan daha etkili olduğunu göstermiştir. ## Mezoterapi Merkezleri URL: https://trendhayat.com/guzellik/mezoterapi/mezoterapi-merkezleri-87 Tarih: 2026-06-25 MODİMED SAĞLIK VE GÜZELLİK MERKEZİ Yüz güzelliği ve cilt sağlığı genellikle pürüzsüz, parlak ve diri bir cilt ile açıklanmaktadır. İnsanların tamamen doğal olan ve hücreleri yenilemek için ihtiyaçları olan vitamin, mineral, protein, amino asit, enzimler, ko-enzimler ve anti oksidanlar cilt içerisine enjekte edilmektedir. Mezoterapi Cildin biyolojik fonksiyonlarını destekler Yaşlanma sürecini geciktirir Cilt fonksiyonlarını uyararak daha sağlıklı ve daha estetik bir cilt formunu gerçekleştirmektedir. Mezoterapi İstanbul Mezoterapi merkezleri için adres ve iletişim ; MODİMED SAĞLIK VE GÜZELLİK MERKEZİ Çilekli Caddesi, Beyaz Karanfil Sokak, No:36 3.Levent/İstanbul http:www.modimed.net Tel: 0212 324 70 70 - 0212 324 97 40/41 Fax: 0212 324 97 42 info@modimed.net Tags: cilt doktor, cilt doktorları, cilt doktoru, cilt uzmanı kategori Mezoterapi Permalink ## Domates Faydaları URL: https://trendhayat.com/beslenme/domates-faydalari-481 Tarih: 2026-06-25 Sağlık için en yararlı antioksidanlardan biri olan likopen en çok domateste yeralır. Yapılan araştırmalara göre likopen alımı kardiovasküler sağlığı olumlu yönde etkilemektedir. Yüksek kolesterol seviyesini azaltmaya yardımcıdır. Trends In Food Science&Technology dergisinde yayınlanan bir araştırma sonucuna göre, domatesteki antioksidanlar kalp hastalıklarını önleyici etki göstermektedir. Yapılan araştırmalara göre yoğunlaştırılmış likopenin yeraldığı domates özütlerinden yapılan ilaçların kullanımının tansiyonun düşürülmesine yardımcı olduğu belirtiliyor. İngilterede yapılan bir araştırmada aslan ağzı bitkisi ile domates genlerinin karıştırılmasıyla üretilen mor domatesin kanserin ilerleyişini engelleyebileceğine dair bulgular gözlenmiştir. Likopen, kemik erimesi oluşumunu geciktirici etkisiyle orta yaş ve ilerisi kadınlar için ciddi önem taşır. Likopen domatesin yanında domates salçası, ketçap, domates püresi ve domates sosunda da bulunur. Uzmanların belirtiğine göre likopen, domates piştikçe artmakta ve zeytinyağı ile yenildiği zaman vücut tarafından daha rahat özümsenmektedir. kategori Beslenme Permalink ## Tırnak Mantarı Nedir? Nasıl Geçer? Tedavisi URL: https://trendhayat.com/tirnak-mantari-nedir-nasil-gecer-tedavisi/ Tarih: 2026-06-24 Tırnak Mantarı Nedir? Neden Olur? Belirtisi Nelerdir? Nasıl Önlenir? Tedavisi Nelerdir? Evde Doğal Tedavi Yöntemleri Nelerdir? bu konu hakkına aradığınız bütün bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Tırnak Mantarı Nedir? Tırnak mantarı; el ve ayak bölgesinde gelişen ve bulaşıcı olduğu için aniden yayılma gösteren bir çeşit enfeksiyondur. El ve ayak tırnaklarının üzerinde mantar oluşumuna bağlı olarak deride döküntü ve tırnakta çürüme şeklinde kendini göstermektedir. Tedavi edilmezse hem bulaşıcı etkisinden hem de yayılma etkisinden kaynaklı olarak uzun süre varlığını sürdürebilmektedir. Bunun için acil olarak fark edilince tedavi altına alınması gerekmektedir. Tırnak mantarının mutlaka bir hekim gözetiminde tedavi edilmesi gerekmektedir. Hem ilaç tedavisi hem de doğal tedavi yöntemleri ancak hekim izni ile yapılmalıdır. Tıbbi ilaçların ciddi yan etkilerinin görülmesi nedeni ile çoğu insan doğal tedaviye yönelmektedir. Tırnak Mantarı Neden Olur? Belirtileri Nelerdir? Tırnak mantarları, nemli bölgelerde yaşayan mantar hastalığın vücuda yerleşmesi ile oluşmaktadır. ayakların ve ellerin nemli ortamda uzun süre kalması, sağlıklı koşullarda olmayan yerlerde duş alınması ya da mantar olan kişinin terliklerinin giyilmesi gibi nedenleri bulunmaktadır. Tırnağın şeklinin bozulması, kolaylıkla farklı yerlerden kırılması, tırnağın renginin koyu kahverengi olması gibi belirtileri bulunmaktadır. Tırnak Mantarı Nasıl Geçer? İlaç ve Tedavisi Tırnak mantarı çoğunlukla ilaç tedavisi ile geçmektedir. Piyasada hekimlerin yazdığı bir sürü mantar ilaçları bulunmaktadır. Bu yöntem ile önlenebildiği ve tedavi altına alınabildiği gibi bir de halk arasında yaygın olan doğal tedavi ve önleme yöntemleri bulunmaktadır. İlaç tedavisi ve bitkisel ilaç tedavisi yöntemi ile tırnak mantarlarının önüne kolaylıkla geçilmektedir. Evde Doğal Yöntemler Elma Sirkesi Yöntemi Elma sirkesi ait içerdiği için, tırnak mantarlarını önleyici etkisi büyüktür. Sirke ve suyu aynı oranda bir kapta karıştırın ve tırnak mantarı olan elinizi ya da ayağınızı her gün bu suyun içinde 20 dakika bekletin. Bir hafta sonra mantarın kendiliğinden kuruduğunu göreceksiniz. Her seferinde suyun yenilenmesi gerekmektedir. Sarımsak Yöntemi Bilindiği üzere sarımsak doğal antibiyotik yöntemidir. Sarımsak ve zeytinyağını bir kapta ezerek mantarlı bölgeye sürüp sardığınız zaman 15 – 20 dakika bekletmeniz halinde ve bu işlemi bir hafta boyunca her gün tekrarlamanız halinde mantarın yok olduğunu göreceksiniz. Yoğurt Yöntemi Yoğurt da tıpkı sirke gibi asit içermektedir. Asitler mantarın yok edilmesi için önemli bir etken maddedir. mantarlı el ya da ayak bölgesini yoğurdun içinde her gün yarım saat bekletmeniz durumunda mantarın aniden yok olduğunu göreceksiniz. ## Hatmi Faydaları ve Hatmi Nasıl Kullanılır? URL: https://trendhayat.com/saglik/hatmi-faydalari-2156/ Tarih: 2026-06-24 Hatmi Faydaları ve Hatmi Nasıl Kullanılır? 2 m’ye kadar boyunda, bütünü yumuşak tüylü, çok yıllık otsu bitki. Temmuz-eylül ayları arasında açan 5 taç yapraklı çiçekler pembemsi beyaz ve küçük, hafif kokulu ve tatsızdır. Meyva olgunlaşınca dökülür, yassı, düğme şeklinde, çok tohumlu (15-20 kadar), sarı-gri, dilim gibi birbirinden kolayca ayrılabilirler. 2 yıllık bitkilerin (3. yıla kalan bitkilerin kökleri ağaçlaşır) kökleri sonbaharda topraktan çıkarılır, su ile yıkanarak temizlenir, dış kabuğu soyulur, tam olarak veya parçalara bölündükten sonra güneşte kurutulur. Sarımsı beyaz veya grimsi çubuklar veya silindir biçimindeparçalar halindedir. Tam olanların boyu 20-25, çapı ise 0.5-2 cm’dir. Kolaylıkla kırılır. Kırılma yüzü liflidir. Kokusu hafif, lezzeti tatlımsıdır. Ticarette kabuğu soyulmamış (Althaeae naturalis radix) ve kabuğu soyulmuş (Althaeae mundata radix) olmak üzere iki tip hatmi kökü bulunmaktadır. Kabuğu soyulmuş köklerin fiyatı diğerlerinin iki mislidir.Türkiye’de (Marmara bölgesi/İstanbul, Uludağ, İzmir, Aydın, Erzincan vs.) yetişir. Sulak ve kumluk yerler, dere kenarları ve tarla kenarlarında bulunur. Yabani bitki Türkiye’de az olduğundan, bol drog elde etmek için ekim yapılmalıdır. Hatmi kökünden hazırlanan hatmi şurubu Türk Kodeksinde kayıtlıdır. Hatmi Faydaları Mayıs-haziran aylarında toplanıp kurutulmuş, kıyılmış sapsız yaprakları (E Komisyonu) ve sonbaharda (ekim-kasım aylarında) toplanıp soyulmuş ya da soyulmamış, kurutulmuş, tam veya kıyılmış kökleri ve bunlardan hazırlanan etkili dozda preparatlar kullanılır. •Ağız ve boğaz mukozası hastalıkları gargara (E Komisyonu*, ESCOP**) •Kuru öksürük oral (E Komisyonu*, ESCOP**) •Hafif gastrit oral (kök) (E Komisyonu*) Hatmi Çayı Nasıl Yapılır? Çay (soğuk maserat): 1 yemek kaşığı hatmi yaprağı ya da daha iyisi 1 kahve kaşığı hatmi kökü üzerine bir fincan soğuk su dökülür, sık sık karıştırılarak 1-2 saat bekletilip süzülür ve mikrobiyolojik nedenlerle kısa olarak kaynayıncaya kadar ısıtılır. Günde birkaç kez birer fincan içilir. Yüksek nişasta ve pektin içeriğinden dolayı sıcakta çok koyu bir müsin preparatı oluşacağından, hatmi kökü sıcak infüzyon (=haşlama) veya dekoksiyon (=kaynatma) şeklinde kullanılmamalıdır, müsinli maddeler ısıtılmadan da suda iyi erirler. Türkiye’de tıbbi hatmi yabani olarak bulunmasına karşılık ticarette bu drog bulunmamaktadır. Özellikle gülhatmi çiçeği ve Althaea cannabina L., Alcea pallida WALDST. et KIT., A. setosa (BOISS.) ALEF., Hibiscus syriacus L. çiçekleri hatmi çiçeği adı altında satılmaktadır, ancak bunlar tedavide etkisizdir. Filed Under: Sağlık ## Folik Asit Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/folik-asit-nedir-1027 Tarih: 2026-06-22 Folik Asit Nedir? B9 (folik asit), aslen mayada bulunmuştur ve 'anti-anemi' bir faktör olarak tanınmıştır. Folik asit vitamini ısı, hava, su ve alkalilere karşı dayanıksızdır ve vitaminin yeterli miktarının korunmasını garantilemek için dikkatli pişirme metotları kullanılmalıdır. Suda eriyen, özellikle amino ve nükleik asit sentezinde rolü olan bir vitamindir. Vücutta depolanır. Bu deponun yaklaşık yarısı karaciğerdedir. C ve B12 vitamini diyette az ise B9 vitamini işe yaramaz. Yaşlılık, aşırı alkol, doğum kontrol hapları, uzun süre aspirin kullanmak, kolestrol düşürücü ilaçlar bu vitamini azaltır. Bu da kanser riskini artırır. B12 vitamini, biotin, B5 ve C vitamini ile etkisi artar. Folik Asit Faydaları : Protein metabolizması ve hücre üretimi ile ilgili görevleri vardır. Hücrelerin sağlıklı bölünmesi ve üremesini sağlar. Kansızlığa karşı koruyucudur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kalp rahatsızlıklarından korur. Gebelikte bebeği sinir sistemi oluşum hatalarından korur. Folik Asit Eksikliği : Hafıza bozukluğu ve depresif durumlar oluşur. Anemi, deride yaralar görülür. Gebelerde çocuk gelişimi durur. Sindirim kanalı epitel hücrelerinde bozukluklar meydana gelir. Hamile kadınlar, yaşlılar ve alkolikler B9 vitamini eksikliği riski olan kişilerdir. Günlük Folik Asit Kullanımı : 200-400 mcg Hamilelikte Folik Asit Kullanımı: WHO (Dünya Sağlık Organizasyonu) kadınlara, özellikle hamileliğin ilk 3 ayında mutlaka her gün 400 mcg folik asit kullanmalarını tavsiye etmektedir. Folik Asit Fazlalığı: Vücuttan çinko atılımını artırır. Folik Asit Nelerde Bulunur ? Kuru maya, soya, kuru fasulye, karalahana, karnabahar, yoğurt, ceviz, patates, portakal, mercimek, yumurta, ıspanak, tereotu, yeşil sebze, kuru sebze, peynir, süt, buğday tohumu folik asit içeren besinler arasındadır. kategori Sağlık Tags: folik asit içeren yiyecekler, gebelikte folik asit Permalink Comment ## Mezoterapi Ankara URL: https://trendhayat.com/guzellik/mezoterapi/mezoterapi-ankara-114 Tarih: 2026-06-22 İlk defa 1952 yılında Dr. Michel Pistor tarafından uygulanan mezoterapi kelime olarak orta deri tedavisi anlamına gelmektedir. Mezoterapi uygulamasında mezoterapi içeriği mikroenjeksiyonlarla tedavi edilecek bölge içerisine verilir. Her seans yaklaşık 15 dakika sürecek şekilde, özel mezoterapi iğnesi ve özel ilaç karışımları ile uygulanarak yapılır. Seans sayısı endikasyona göre değişir ve seans aralıkları da yine endikasyona göre haftalık, on beş günlük ve aylık periyodlarla yapılır. Avrupa, Afrika ve Güney Amerika'da birçok ülkede mezoterapi başarı ile uygulanmaktadır. Yüz gençleştirme, ciltteki çatlaklar, yara izleri, sellülit, saç dökülmesi mezoterapinin uygulama alanlarıdır. Mezoterapi Ankara için adres FB ESTETİK FERRUH BİNGÜL ESTETİK ve PLASTİK CERRAHİ UZMANI Uğur Mumcu Cad. 65/6 Gaziosmanpaşa/ANKARA (Köroğlu Migros Karşısı) Tel: 0 312 446 47 50 - 446 47 51 www.estetik-ankara.com info@estetik-ankara.com kategori Mezoterapi Tags: mezoterapi ilaçları, mezoterapi merkezi Permalink ## Cevizin Faydaları ve Zararları Nelerdir URL: https://trendhayat.com/cevizin-faydalari-ve-zararlari-nelerdir/ Tarih: 2026-06-22 Cevizin Bilmediğiniz İnanılmaz Faydaları En güzel kuru yemiş çeşitlerinden biri olan cevizin bilmediğiniz başka faydalarını da öğrenince evinizden, iş yerinizde eksik etmeyeceksiniz. Besin değeri yüksek olan ceviz, A, E, B1, B2, C vitaminleri ve fosfor, demir, magnezyum, çinko içermektedir. Doymamış yağ içeriği olan ceviz yağın % 58 linoleic asit ve %12 linolenic asit olup bu yağ asitleri insan hayatın için önemli yere sahiptir. Cevizin beyin gelişiminde katkısı olduğunu bilmeyen yoktur. Ceviz içinin beyne ve ceviz kabuğunun da kafasına benzetilmesi bence hiçte tesadüf değildir. Cevizin türk mutfağından yeri büyük olup, cevizli baklava, cevizli ekmek, cevizli pestil, cevizli köme, cevizli sucuk, tatlıların üstüne süslemelerde ve salatalarda yer alan ceviz, geniş bir yelpazeye sahiptir. Ceviz Tüketimi ile İlgili Öneriler 3 yada 4 adet günde ceviz tüketilmesi önerilmekte olup fazla tüketildiğinde ise kilo alımını neden olmaktadır. Cevizin Faydaları Nelerdir Ceviz içeri sayesinde kötü kolesterolu düşürmekte olup iyi kolestrolu artırmaktadır. Omega- 3 yağ asitleri yönünden zengin olan ceviz kalp ve damar hastalıklarına iyi gelmektedir. İçerdiği özellikler sayesinde beyinsel gelişimine etkisi olan ceviz, çocuklarda zeka gelişimine, erişkinlerde de alzheimer hastalığına da iyi gelmektedir. İçerdiği triptofan nedeniyle uyku sorununa da iyi gelmektedir. İçerdiği magnezyum nedeniyle kemik hastalığa olumlu etkisi vardır. Yapılan araştırmalar sonucunda cevizin, prostat kanseri, meme kanser ve bağırsak kanserine yakalanma riskini azalttığı gözlenmiştir. Gut Hastalığına iyi gelmektedir. Yüksek kaloriye sahip olsa da gerektiği kadar tüketildiğinde kilo kontrolüne yardımcı olmakta olup fazla tüketildiğinde kilo artışına neden olmaktadır. Kilo kontrolü sağlayan ceviz tip 2 diyabetine iyi gelmektedir. Erkeklerde sperm üretkenliğini arttırmaktadır. İçerdiği omega-3 yağ asitleri sebebiyle yüksek kan basıncını azaltıcı etkiye sahiptir. Yapılan araştırmaya göre cevizin yüksek antioksidan içeriği sayesinde E vitamininin 2 ile 15 kat fazla güçlü olduğu tespit edilmiştir. Ceviz Kabuğunun Faydaları ve Ceviz Kabuğu Suyunun Hazırlanışı Ceviz Kabuğunun Faydaları Zengin içeriği olan cevizin bir o kadar da kabuğu faydalıdır. Ceviz kabuğu cilt için önemli bir yere sahip olan B vitamini yönünden zengindir. B vitamini stresi azaltmakta, yüksek strese sahip olan kişilerde kırışıklığa sebep olmaktadır. Doğal antioksidan olan ceviz kabuğu yaşlanma sürecinde oluşan kırışıklığı ertelemektedir. Ceviz kabuğu, zengin nemlendirme etkisi sayesinde saçlar için bulunmaz bir nimettir. % 100 kepeği önleyici etkisi vardır. Ceviz kabuğu doğal bir saç renklendiricisidir. Ceviz kabuğunun yaralı liflere sahip olması nedeniyle sindirim sistemini düzenli çalışmasını sağlar. Ceviz Kabuğu Suyunun Zayıflama Üzerinde Etkisi Doğal bir antioksidan olan ceviz kabuğu zayıflama üzerinde olumlu etkisi vardır. Ceviz kabuğunun sindirime iyi gelmesi zayıflama sürecini hızlandırmakta ve vücuttaki toksinlerin hızlı bir şekilde atılmasını sağlamaktadır. Ceviz kabuğuyla bir hafta da 4 kilo verildiği söylenmektedir. Zayıflamak İçin Ceviz Kabuğu Suyu Nasıl Hazırlanır Malzemeler 2 su bardağı su yarım fincan ceviz kabuğu Hazırlanışı Yarım fincan ceviz kabuğunu, 2 su bardağı suyu cezveye alın ve kaynatın soğuduktan sonra içebilirsiniz Bu uygulamayı yemekten yarım saat önce yapın. Cevizin Zararları Fazla tüketildiğinde kilo alımına neden olmaktadır. … ## B Vitamini Nelerde Var URL: https://trendhayat.com/beslenme/b-vitamini-nelerde-var-1039 Tarih: 2026-06-22 B vitamini nelerde var, B vitamini hangi besinlerde bulunur? B1 vitamini içeren besinler: Buğday, pirinç, kuru fasulye, fındık, fıstık, kuru üzüm, ekmek, yumurta sarısı, süt, balık yumurtası, havuç, kuşkonmaz, lahana kereviz, hindistancevizi, limon, greyfurt, maydonoz, nar, turp, bira mayası, yulaf, soya fasulyesi, mısır, gibi yiyeceklerde B1 vitamini bulunur. B2 vitamini içeren besinler ? Kuru maya, yeşil sebze, kavun, süt, yumurta, soya fasulyesi ve unu, buğdaylı besinler, balık, tavuk eti, yoğurt, fındık, yerfıstığı, havuç, elma, lahana, ıspanak, greyfurt, arpa, yulaf, mısır, hurma, domates, erik, B2 vitamini içerir. B3 vitamini içeren yiyecekler ? Balık, tavuk eti, süt, peynir, lahana, pirinç, patates, hurma, havuç, buğday kepeği, bira mayası, domates,f ındık, ceviz, erik, mercimek. B5 vitamini içeren gıdalar: Kuru maya, fıstık, karnabahar, kuru fasulye, bezelye, marul, lahana, üzüm, muz, çilek, yumurta, peynir, tavuk eti, mantar. B6 vitamini içeren besinler ?: Kuru maya, bezelye, domates, buğday tohumu, fıstık, , avokado, kuru sebze, ayçiçek tohumu, mercimek, soya, fasulye, karnabahar, muz, tavuk, balık, yumurta, süt, peynir. B8 vitamini içeren yiyecekler: Domates, karnabahar, yeşil otlar, mantar, lahana, bira mayası, yumurta sarısı ve ceviz biotin içeren besinlerdir. B9 vitamini içeren gıdalar ? Kuru maya, kuru fasulye, soya, karnabahar, karalahana, , yoğurt, ceviz, mercimek, patates, portakal,, ıspanak, tereotu, yeşil sebze, kuru sebze, peynir, süt, yumurta, buğday tohumu folik asit(B9) içeren besinlerdir. B12 vitamini içeren besinler ? Deniz ürünleri, yumurta sarısı, yağsız süt ve ürünleri, et, tavuk, balıkda B12 vitamini bulunur. kategori Beslenme Permalink Comment ## Turpgillerin Faydaları Nedir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/turpgillerin-faydalari-2144/ Tarih: 2026-06-21 Turpgillerin Faydaları Nedir? Araştırmacılar turpgiller familyası sebzelerin, içerdikleri kanser hücrelerinin üremesini engelleyen kimyasal izotiyosiyanat adllı bitki kimyasalları sayesinde kanser önleyici etkisinin olduğunu belirtilmektedirler. Brokoli, karnabahar, lahana, Brüksel lahanası, beyaz ya da kırmızı turp, şalgam ve karalahana turpgiller familyasına ait sebzeler arasındadır. Turpgillerin Faydaları Turpgiller familyasına ait sebzelerin başta prostat, akciğer, bağırsak ve göğüs kanseri olmak üzere birçok kanser türüne karşı hem koruma hem de iyileştirme özelliğinin olduğunu belirtiliyor. Brokoli, lahana, karnabahar, Brüksel lahanası, beyaz ya da kırmızı turp gibi sebzelerin kanserli hücreler üzerinde kanser ilaçlarıyla aynı etkiyi gösterdiği savunuluyor. Bu besinlerin kanser önleyici özelliği, içerdikleri kanser hücrelerinin üremesini engelleyen kimyasal izotiyosiyanat maddesi adı verilen bitki kimyasallarından kaynaklanmaktadır. İzotiyosiyanatlar bakmından en zengin diğer turpgiller lahana, kıvırcık, marul, brokoli ve özellikle karalahanadır. Bu maddenin bozulmaması için bu sebzelerin mümkün olduğunca çiğ ve taze yenilmesi öneriliyorr. Örneğin brokoli filizlerinin, olgun brokoliye göre 30 kat daha fazla izotiyosiyanat içerdiği saptanmıştır. İzotiyosiyanat adlı madde sebzeler doğrandığında, çiğnendiğinde ve sindirildiğinde ortaya çıkar. İzotiyosiyanat en çok kapari bitkisinde bulunur. Kapari bitkisinde % 40 metil izotiyosiyanat, % 21 izopropil izotiyosiyanat ve % 6 butil izotiyosiyanat bulunmaktadır. Filed Under: Beslenme ## Yaz Okulları İstanbul URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/yaz-okullari-istanbul-963 Tarih: 2026-06-21 Anadolu Yakası Yaz Okulu: Türkiye genelinde birçok özel okulun yaz okulu programı mevcut. Üsküdar Amerikan Yaz Okulu ; 29 Haziran-24 Temmuz tarihleri arasındaki yaz okulunda haftalık 20 saatlik İngilizce programının yanı sıra çeşitli sportif faaliyetler de yer alıyor. Yaz okuluna katılacak öğrenciler, başta yüzme olmak üzere basketbol, tenis, voleybol gibi sportif etkinlikler de yer alacak, müze gezileri yapılacak. Okula ulaşım dışındaki her türlü gider, etkinlik ücretinin içinde yer alıyor. Dört haftalık etkinliğin ücreti 3.000 TL+ KDV. (0216) 310 68 23, www.uaa.k12.tr Ataşehir Yaz Okulu: Anabilim Eğitim Kurumları, Ataşehir'deki kampusunda yaz okulu açtı. Öğrencilerin yaz tatillerinde dinlenirken eğlenmeleri, spor ve sanat dallarındaki becerilerini geliştirmeleri amacıyla düzenlenen Anabilim- Ataşehir Yıldızları Yaz Okulu, üçer haftalık ve üç dönemden oluşacak. Dersler, yüzme, resim, müzik, drama, bilgisayar, İngilizce gibi çeşitli dallarda verilecek. Okulda, eski milli basketbolcu Burak Sezgin liderliğinde "Ataşehir Yıldızları"nın alanlarında uzman eğitim kadrosu ders verecek. Yaz okulu 3-4, 5-6 ve 7-16 yaş gruplarına yönelik olacak. Collesium Yaşam Merkezi: Acarkent'te doğa içinde kurulu Collesium Yaşam Merkezi'nde yüzme, tenis, basketbol gibi popüler dersler; kampçılık/izcilik, dans, tiyatro aktiviteleriyle dengelenmiş. Diğer merkezlerden farklı olarak, çocuklar, burada güne bir Uzakdoğu sporu olan Tai Chi öğretisi ile başlıyor ve konsantrasyon yeteneklerini ve bilinçaltı reflekslerini geliştiriyorlar. 16 Haziran-18 Temmuz ve 21 Temmuz-22 Ağustos tarihleri arasında, hafta içi iki dönem olarak düzenlenecek program, akademi mezunu öğretmenler kontrolünde gerçekleştiriliyor. Tel: (0216) 485 00 36 İstanbul Avrupa Yakası Yaz Okulları: Birkaç hafta değil de tüm yaz boyunca değişik aktiviteler içinde yer almak isteyenler için de alternatifler var. Santralistanbul; Yaz tatili boyunca farklı temalarda birer haftalık atölye çalışmaları sunacak olan Santralistanbul'da, 31 atölye yer alıyor. Sanat, bilim ve İngilizce temalarında seçim yapacak çocuklar, ister bir hafta, ister daha uzun süreli olarak bu atölyelere katılabilecek. Çocuklar; elektriğin büyülü dünyasını keşfedecek, Radyosantral'ı hayata geçirecek dans edecek veya hayalperest birer öykücü olacak. Sadece dil öğrenmeyecek, aynı zamanda tarihte yolcuğa çıkacak, piknik yapacak, vitray kelebekler oluşturacak, fotosafariye çıkacak. Beş günlük atölyelerin ücreti 350-520 TL arasında. (0212) 444 0 428, www.santralatolye.com Camp Clup: Dünya Gençlik Kamp hizmetleri-Camp Clup, 15 yıldır, onbinlerce ilköğretim ve lise öğrencisine, dil eğitimi ağırlıklı tatil kampları düzenliyor. Uludağ'da, dağ; Foça'da deniz; Macera Kampı'nda ise, hem dağ, hem de deniz ağırlıklı bir program var. Uludağ Dağ Kampı; 5 Temmuz-25 Temmuz tarihleri arasında Grand Yazıcı Otel'de düzenleniyor. İlköğretim üç ve lise hazırlık öğrencileri katılabiliyor. İngilizce, müzik, resim, tiyatro-animasyon, futbol, basketbol, voleybol, tekvando, eskrim, okçuluk, gibi spor aktivitelerin yanı sıra, izcilik, zirve yürüyüşü, iple tırmanma gibi outdoor faaliyetler de mevcut. Foça Deniz Kampı; İzmir Eski Foça'da özel koyu bulunan Hotel Leon'da düzenleniyor. Kampın ağırlığını deniz, havuz ve su sporları oluşturuyor. Bröveli eğitmenlerle tüple dalış, İngilizce, spor, müzik, tiyatro-anmasyon aktiviteleri, tekne gezileri, piknik ve yürüyüşler programın ana hatlarını oluşturuyor. Foça kampı, 20 Haziran-4 Temmuz ve 7-21 Temmuz tarihlerinde, iki devre halinde. Kamp Macera; 15-16-17 yaş gruplarına yönelik on günlük bu kampın beş günü denizde, 5 günü dağda geçen bir programa sahip. Konaklama yine Uludağ Grand Yazcı ve Foça Hotel Leon'da yapılıyor ve diğer heri iki kampta yapılan aktiviteler bu kampta bir arada gerçekleştiriliyor. Tel: (0212) 267 33 57 inlingua Istanbul ENGLISH / DEUTSCH TEEN (11 Temmuz-5 Ağustos 2011) (GENÇLER İÇİN İNGİLİZCE / ALMANCA YAZ OKULU) 13-17 yaş grubu gençlere yönelik olarak hazırlanan “inlingua English/Deutsch Teen” programı ile gençlerimiz lise döneminde ve üniversite öncesinde İngilizce/Almanca dil gelişimlerini ilerletmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır.”inlingua English/Deutsch Teen “ programı Avrupa Konseyi seviye sistemine bağlı olarak öğrenciyi hazırlayarak, program sonunda öğrencinin dil düzeyini B1 seviyesine ulaştırmayı amaçlamaktadır. Eğitim programı okuma becerisini geliştirmeye yönelik ilgi çekici konular, yeni kelime ve deneyimler içeren okuma parçalarını takiben zorluk derecesi ünite ve pasajlara bağlı olarak değişen alıştırma ve aktiviteler içermektedir. Öğrencinin dile hakimiyetini güçlendirmek amacıyla konuşma ve dinleme becerilerinin gelişimine yönelik çalışmalar da ilave edilmiştir inlingua Istanbul Boğaziçi Eğitim Danışmanlık Turizm Basım ve Yayıncılık Hizmetleri Ltd. Şti. Altunizade Kısıklı Cad. No: 7/A Bağlarbaşı www.inlingua-ist.com İstanbul Tel: 0 216 474 15 74 info@inlingua-ist.com kategori Aktiviteler Tags: istanbulda yaz okulları, yaz okulları anadolu yakası Permalink Comment ## Spa Hoteller URL: https://trendhayat.com/saglik/spa-hoteller-747/ Tarih: 2026-06-20 BOTTANICA THERMAL SPA SHERATON : Çeşme’deki Sheraton Oteli’nde bulunan Botanica Thermal Spa 3500 metrekarelik alana kurulu. Masaj, vücut ve cilt bakımı gibi hizmetler verildiği Spa’da buhar banyosu, sauna, macera duşu, kar çeşmesi, kapalı iki termal havuz, ısıtılmış denizsulu bir havuz, 300 metrekarelik Türk hamamı ve dev akvaryumlu dinlenme salonu yeralıyor. 26 bireysel bakım ünitesi, 3 Tayland süiti ve çiftler için bir özel süit var. Tel: 0232-723 12 40 AMRITA SPA & WELLNESS SWISSOTEL 3 bin metrekarelik bir alanda bulunan Amrita Spa & Welness merkezi Swissotel Ankara 'nın içinde yeralıyor. Amrita Signature masajı, cilt bakımı, aromaterapi, deniz kristalli cila, sıcak taş masajı, süt köpüğü, çikolatalı vücut bakımı, Sweet Hearts masajı gibi uygulamalar yapılıyor. Masaj süreleri yarım saatle 1 saat arasında. Ayrıca kadın ve erkekler için güzellik ürünleri, spa ürünlerinin de satıldığı bir butik bulunuyor. 0312-409 30 00 The Marmara Bodrum Aromaterapi tedaviyle uykusuzluktan baş ağrısına, stresten selülite kadar her türlü sorunun giderilmesine yönelik uygulamaların yapıldığı The Marmara Bodrum'da özel yağlar sinerjik bir şekilde karıştırılmak suretiyle vücuda sürülüyor. Bu şekilde toksinlerden arınmak ve kendinizi enerjik hissetmeniz sağlanıyor. La Stone Masaj Terapisi de sıcak ve soğuk taşların yardımıyla kan dolaşımını hızlandırıyor ve kısa bir süre içinde gevşemenizi sağlıyor.+902523138130 GÜRAL HARLEK SPA Klasik, sağlık, yüz, thai, bali, baş, çikolata, bal, köpük, sırt ve boyun masajları, stres giderici masaj, cilt bakım sıcak taş terapisi, reiki seansları gibi uygulamaların yapıldığı GÜRAL HARLEK SPA da, 1 Türk hamamı, 1 Osmanlı tarzı Türk hamamı, 1 kapalı havuz, 2 buhar odası, 2 sauna, vitamin bar, masaj odaları, reiki odası, cilt bakım odası, fitness, dinlenme alanları bulunuyor. Güral Spa 0274 245 24 50 COLOSSAE-Pamukkale Spa Pamukkale’deki Colossae Otel, travertenlerin ve antik termal şehir Hierapolis’in yanıbaşında bulunuyor. Stresten arınmaya yönelik uygulamaların yapıldığı Collife SPA merkezinde güzellik, zayıflama ve balneoterapi programları da yer alıyor. Hidroterapi, elektroterapi ve çeşitli masajlardan oluşan tedaviler fizyoterapistler denetiminde uygulanıyor ve terapi programları hekim kontrolünden geçtikten sonra belirleniyor. Termal havuzlar,çiçek banyosu,çamur banyosu fizik tedavi ünitesi merkezdeki diğer olanaklar. Spa hotel colossae 0 258 271 41 56 kategori Sağlık Permalink ## Kunut Duaları Okunuşu ve Kunut Duası Anlamı Dinle → URL: https://trendhayat.com/kunut-dualari-okunusu-ve-kunut-duasi-anlami-dinle/ Tarih: 2026-06-20 Kunut duları vitir namazının üçüncü rekatında rükuya gitmeden hemen önce, fatiha ve zammı süre okunduktan sonra eller havaya kaldırılıp alınan tekbirden hemen sonra okunan duadır, Kunut dualarını bilmeyenler vitir namazında kunut duası yerine rabbena duaları ‘nı okuyabilirler. Kunut Duası 1 Allâhumme innâ nesteînuke Allâhümme innâ nesteînüke ve nestağfirüke ve nestehdîke. Ve nü’minü bike ve netûbü ileyke. Ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleykel-hayra küllehû neşkürüke ve lâ nekfürük ve nahleu ve netrükü men yefcürük. Kunut Duası 1 Anlamı Manası Allahım! Sen’den yardım isteriz, günahlarımızıbağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeniisteriz. Sana inanırız, Sana tövbe ederiz. Sana güveniriz.Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek, Sen’i hayır ile överiz.Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onlarıbaşkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve Sana karşı geleni bırakırız. Kunut Duası 2 Allâhumme iyyâke na’budu Allâhümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescüdü ve ileyke nes’â ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhıg. Kunut Duası 2 Anlamı Manası Allah’ım ! Biz yalnız Sana kulluk ederiz.Namazı yalnız Sen’in için kılarız, ancak Sana secde ederiz.Yalnız Sana koşar ve Sana yaklaştıracak şeyleri kazanmayaçalışırız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz.Azabından korkarız, şüphesiz Sen’in azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır. Kunut Duaları Dinle kunut Duları dinlemek için alttaki videoya tıklayın Kunut Duaları 1 Arapça اَللَّهُمَّ إِنَّا نَسْتَعِينُكَ وَ نَسْتَغْفِرُكَ وَ نَسْتَهْدِيكَ * وَ نُؤْمِنُ بِكَ وَ نَتُوبُ اِلَيْكَ * وَ نَتَوَكَّلُ عَلَيْكَ * وَ نُثْنِى عَلَيْكَ اْلخَيْرَ كُلَّهُ نَشْكُرُكَ وَ لاَ نَكْفُرُكَ * وَ نَخْلَعُ وَ نَتْرُكُ مَنْ يَفْجُرُكَ * Kunut Duaları 2 Arapça اَللّٰهُمَّ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَلَكَ نُصَلّ۪ى وَنَسْجُدُ * وَاِلَيْكَ نَسْعٰى وَنَحْفِدُ * نَرْجُو رَحْمَتَكَ وَنَخْشٰى عَذَابَكَ * اِنَّ عَذَابَكَ بِ الْكُفَّارِ مُلْحِقٌ * ## Karamelli Pasta URL: https://trendhayat.com/tarifler/karamelli-pasta-853/ Tarih: 2026-06-19 Karamelli Tatlı – Karamelli Toplar 15 adet milföy yaprağı Hamuru için: 250 ml süt 10 gr. tereyağı 125 gr. un 4 yumurta 5 gr. şeker 2 gr. tuz Krema için: 375 ml süt 125 ml sıvı krema 200 gr. şeker 40 gr. nişasta 4 yumurta sarısı 1 çubuk vanilya Karamel için: 250 gr. şeker 100 ml su 50 gr. glikoz Bir tencerenin içinde süt, şeker, tuz ve tereyağını eritip kaynatın. Tencereye unu ilave edip karıştırarak pişirin ve kaba alın. Bu sırada yumurtaları ekleyin. Milföyleri su bardağı ile kesip tepsiye dizin. Şu hamurunu krema sıkma torbasına doldurun ve 25-30 adet olacak şekilde yağlı kağıdın üzerine sıkın. Milföyleri de tepsiye alın ve yumurta sarısı sürün. 10 dakika 160 derecede pişirin. Krema için, süt ve kremayı vanilya ile kaynatın. Şeker, nişasta ve yumurta sarısını derin bir kabın içerisinde karıştırın. Kaynayan sütün yarısını üzerine boşaltın ve karıştırmaya devam edin. Tüm karışımı tenceredeki süte ekleyip 1-2 dakika pişirin. Kremayı bir tepsiye döküp soğutun. Şu toplarını milföy hamurunun üstünden alıp krema sıkma torbasının ince ucuyla doldurun. Karamel için de, şeker ve suyu kaynatın. Ocaktan alıp glikozu ekleyin. Son olarak, küçük topları karamele batırıp ters çevirerek yağlı kâğıt üzerine yapıştırın. Pişirilmiş milföy hamurunu da karamele batırın ve üç adet topu milföy hamurunun üzerine yapıştırın. Krem şantiyi sıkın. En üste de karamele batırılmış yeni bir şu hamuru daha koyun ve servis edin. Filed Under: Tarifler ## En Çok Antioksidan İçeren Besinler Hangileridir? URL: https://trendhayat.com/saglik/en-cok-antioksidan-iceren-besinler-2137/ Tarih: 2026-06-19 En Çok Antioksidan İçeren Besinler Hangileridir? Serbest radikallerle hasara uğrayan hücreleri koruyan maddeler olan antioksidanlar yeterli düzeyde alınmadığında kanser ve kalp hastalıklarının görülme riskini yükseltmekte, yüksek tansiyon ve damar tıkanıklıklığı görülme oranlarını da arttırmaktadır. Serbest radikaller vücudun normal metabolik işlevleri sırasında oluşan ve hücrelere saldırarak yapılarını bozan kararsız moleküller. Antioksidanlar, diğer moleküllerden aldığı elektronlarla DNA’ya hasar veren serbest radikallerin taşıdığı elektriği etkisiz hale getirir. En Çok Antioksidan İçeren Besinler Hangileridir? Antioksidanların birçoğu, meyve ve sebzelerde doğal olarak bulunur. Oslo Üniversitesi, Minnesota Üniversitesi ve VirginIa Tech araştırmacıları çok sayıda besini analiz etmiş ve antioksidan miktarlarını açıklamıştır. Antioksidan oranı yüksek besinlerden bazıları şunlardır; Ahududu (1 bardakta 2,870), Yaban mersini (1 bardakta 3,125), C Vitaminli meyve suyu (300 gramda 1,821), Ananas suyu (300 gramda 1,859), Böğürtlen (1 bardakta 5,746), Çilek (1 bardakta 3,584), Guava nektarı (1 bardakta 1,858), Portakal suyu (00 gramda 1,510), Kivi (1 meyvede 0,987), Ceviz (30 gramda 3,721), Karanfil tozu (1 çay kaşığında 2,637), Kuru erik (yarım bardakta 1,715), Elma suyu (300 gramda 1,462), Vişne (Yarım bardakta 2,205), Mango nektarı (1 bardakta 1,281), Yaban elması suyu (300 gramda 1,790), Domates çorbası (1 bardakta 0,826). Filed Under: Sağlık ## B12 Vitamini Nelerde Bulunur URL: https://trendhayat.com/saglik/b12-vitamini-nelerde-bulunur-1030 Tarih: 2026-06-19 B12 vitamini nedir, B12 vitamini eksikliği ve B12 vitamini nelerde bulunur? Yapısı çok karmaşıktır. Ağızdan verilen serbest B12 vitamininin ince bağırsaktan doğrudan kana emildiği, ancak oranın 1/3 gibi düşük olduğu bilinmektedir. Bu yüzden ağızdan alınması pek sağlam bir yol değildir. Kalp, böbrek ve başka dokularda bulunur. Depo miktarı yetişkinlerde 10mg. kadardır. Safra ve idrarla dışarı atılır. B5, B6 vitamini, folik asit, C vitamini, Potasyum ve Sülfürle daha etkilidir. Pişirme suyunda kaybolur. Güçlü asit, alkali ve ışığa karşı duyarlıdır. Öldürücü anemiyi önleme yeteneğinden dolayı ölümü önleyici faktör olarak tanınır. B12 vitamini emilimi, mide sıvısında iç kaynaklı faktör olarak bilinen bir maddenin emilimine bağlıdır. B12 vitamini faydaları : DNA sentezi ve kırmızı kan hücrelerinin üretimi için çok gereklidir. Sinirlerde ve kas yapısında meydana gelen proplemleri ve anemi hastalığını önler. Kansızlığa karşı koruyucudur. Alyuvar yapar. Sindirimi düzenler. B12 eksikliği belirtileri : Sinir sistemi bozuklukları ve ağrılar, bunalım, baş ağrısı, pernisiyöz anemi, sindirim sisteminde çeşittli bozukluklar, kol ve bacaklarda duyu azalması ve ağrılar, alerji, karın ağrıları, yorgunluk, uyku problemi ve hafıza bozukluğu. İç kaynaklı faktör eksikliği olanlar, katı vejetaryanler ve alkolikler B12 vitamini açısından desteğe ihtiyaç duyarlar. B12 nelerde bulunur - B12 vitamini hangi besinlerde bulunur ? Deniz ürünleri, yumurta sarısı, yağsız süt ve ürünleri, et, tavuk, balık, muz, havuç, lahana b12 içeren yiyecekler arasındadır. Günlük kullanım: 2 mcg. (mikrogram) B12 vitamini fazlalığı: B12 vitamininin fazla kullanımında ortaya çıkan bir problem bilinmiyor. kategori Sağlık Tags: b12 fazlalığı, b12 vitamini hangi yiyeceklerde bulunur, b12 vitamini nelerde var Permalink Comment ## Elma Sirkesi Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/elma-sirkesi-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-06-19 Elma Sirkesi Kötü Nefes Kokusunu ve Diş İltihabını Giderir mi? Elma Sirkesinin Sindirim Sistemine Faydaları Nelerdir? Elma Sirkesinin Sinüzit İçin Faydaları Nelerdir? Elma Sirkesi Hıçkırığı Giderir mi? Elma Sirkesinin Sinüzit İçin Faydaları nelerdir? Elma Sirkesinin Zararları Nelerdir? Elma sirkesinin İçinde bulunan Vitamin ve Mineraller Nelerdir? Elma Sirkesinin içinde Önemli Maddeler Bulunmasından Dolayı İnsan Sağlığına Faydası Nedir? Elma sirkesi yıllar boyunca bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır. Bugün marketlerin raflarını süsleyen elma sirkesinin sağlık açısından doğal yapıma göre faydası çok çok azdır. Sağlık için faydalı olan elma sirkesi doğal yöntemlerle evde yapılanlardır. Çünkü elma sirkesini önemli bir şifa kaynağı kılan şey, içerdiği elma asitidir. Elma sirkesinin İçinde bulunan Vitamin ve Mineraller Nelerdir? İçerisinde bol miktarda C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Sodyum , A,B1,B2,B6,E vitamini, bakır ,demir, fosfor, florin, manganez, magnezyum, sülfür, klorin, pektin, aldehit, hidrat, amino asit bulunur. Elma Sirkesinin İçinde Önemli Maddeler Bulunmasından Dolayı İnsan Sağlığına Faydası Nedir? Bu sirke birçok hastalığa ilaç gibidir, hastalığa yakalanma riskini de azaltır. Metabolizmayı kuvvetlendirir. Elma Sirkesi Bacak Kramplarını Hafifletmeye yardımcı olur. Kan Şekerini Dengeler Kanser Hücreleriyle Savaşır. Ter ve Vücut Kokularını yok eder. Soğuk algınlığı,Öksürük ve boğaz ağrılarına iyi gelir Elma sirkesinin kanı inceltme, Ateşi düşürme, Sinir sistemine de iyi gelmektedir. Günümüz sağlık alanında da antibiyotik olarak tavsiye edilmektedir. Birçok organımızın sağlıklı bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Cilt sağlığımız için de önemli bir besin kaynağı görevi görür. İçerisinde bulunan kalsiyum iskelet ve kemik ve yapısını güçlendirmeye yarımcı olur. Elma Sirkesi Kötü Nefes Kokusunu ve Diş İltihabını Giderir Mi? Ağzınızı su ile karıştırılmış elma sirkesiyle 10-15 saniye kadar çalkalayın. Bu işlemi 5-6 defa tekrarlayın. Bu sayede dişteki sarı lekelerin çıkmasına yardımcı olarak, kötü nefes kokusunu ve diş eti iltihaplarının giderilmesine de yardımcı olmuş olur. Elma Sirkesinin Sindirim Sistemine Faydaları nelerdir? Elma sirkesi içerisinde sadece suda çözülen PETKİN olarak da isimlendirilen lifler içerisinde bulundurmaktadır. Bu neden ile bağırsaklarda oluşabilecek spazmları hafifletir. İshal tedavisinde de kullanılır. Meyve suyuna karıştırılarak içildiğinde ishale iyi gelmektedir. Bu sirke hazımsızlığa da yardımcı olur. Hazmı kolaylaştırmak için bir kaşık bal ile sirke karıştırılarak içilir. Elma sirkesi ile bal karışımı gastrit ağrılarına da iyi gelir. Bu sirkenin içinde bulunan PETKİN büyük ölçüde bağırsakların hareketliliğini arttırır. Böylelikle tembel bağırsağı harekete geçirerek kabızlığı da engellemiş olur. Elma Sirkesinin Sinüzit İçin Faydaları nelerdir? Elma sirkesinin ÜST solunum yolları hastalıklarına yararı vardır. Sinüslerin temizlenmesine büyük ölçüde yardımcı olur. Sinüslerin temizlenmesine yardım ederek vücuttan atılmasını sağlar. Elma Sirkesi Hıçkırığı Giderir Mi? Hıçkırık mide asidinin sebep oluğu protein sindirimi sorunudur. Özellikle çok meyve yeniği anda ortaya çıkar. Elma sirkesi su ile beraber karıştırılarak içildiğinde bu sorunu engeller ve midedeki asit dengesini düzenleyerek diyafram kramplarını azaltır. Elma Sirkesinin Zararları Nelerdir? Her şeyin fazlası zarar olduğu gibi Elma sirkesini de çok aşırı kullanıldığında zararı vardır. Bazı ilaç kullanan hastalarda sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenden dolayı ilaç kullanan hastaların doktorlarına mutlaka sorarak kullanmalarında yarar vardır. Bazı durumlarda olabilecek zarar ve yan etkileri şöyledir: Çok miktarda içinde sitrik asit bulunduğu için mideye ve yemek borusuna zarar verebilir. Dişlere ve diş etine faydası varır ama çok kullanıma yada su ile seyreltilmeden kullanım da yarar yerine zararı olur dikkatli kullanılmalıdır. Sindirim yolları rahatsızlıkları yaşayanlar mutlaka doktoruna sormadan kullanmasın. Yüksek ölçüde asit bulundurduğu için ciddi ishal ve mide ekşimesine neden olabilir. Mutlaka kullanman önce su ile bal ile seyreltin. Sirkenin kullanım dozu insanın bünyesine göre değişir dikkatli kullanılmalıdır. ## Tiroid Nedir? Tiroid Belirtileri Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/tiroid-nedir-tiroid-belirtileri-nelerdir/ Tarih: 2026-06-18 Tiroid Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tiroit Bezi, Tiroit Nodülü ve TSH (Tiroid Stimülan Hormon) hakkında öğrenmek istediklerinizi yazımızda bulabilirsiniz. Vücudun enerji kullandığı zaman kişinin metabolizmasını kontrol eden hormonların serbest bırakılmasını sağlayan kelebek şeklinde görünen bir organdır. Bazı temel görevleri bulunan tiroid bezinin eksik ya da fazla olması ciddi sorunları beraberinde getirmektedir. Bu nedenle düzenli olarak doktora gitmek ve ölçümü yaptırmak gerekmektedir. Tiroid Nedir? Yaklaşık olarak 2 cm uzunluğa sahip olan, boğazınızın ön kısmında kıkırdak belirginliğinin altında bulunmaktadır. Karmaşık bez ağı da denilen endokrin sistemin temel parçası tiroiddir. Bu sistem sayesinde vücudunuzun birçok faaliyeti kontrol altına alınmaktadır. Bir iç salgı bezi olan tiroidin temel işlevi T3 ve T4 hormonlarının üretilerek kana salgılanmasını sağlamaktır. Soluk borusunun iki yanına yerleşen tiroit bezinin kısımlarına sağ ve sol olarak isimleri verilmektedir. Hayati vücut fonksiyonlarından olan kalp hızı, nefes, kas gücü, vücut ağırlığı, kolesterol seviyesi gibi birçok fonksiyon tarafından düzenlenmektedir. Tiroid Belirtileri Bu hormonu normalden fazla üretildiği zaman hipertiroidizm meydana gelmektedir. Bu durumda tiroid bezi çok fazla aktiftir. Kadınların yüzde 1’i hipertiroidizmden etkilenmektedir. Erkeklerde ise kadınlara göre daha az görülmektedir. Hipertiroidi durumunda görülmesi muhtemel belirtiler şunlardır: GerginlikHuzursuzlukİştah artışıDüzensiz kalp atışlarıKonsantrasyon bozukluğuSaç dökülmesiKaşıntı Tiroidin yeterli olmadığı durumlarda ise hipotiroidizm görülmektedir. Bu durumda ise normalden daha az çalıştığı için hormonlar yeterince üretilememektedir. Ancak bu tür vakalar genellikle hafif olmaktadır. Hipotiroidi görülmesi durumunda ortaya çıkan temel belirtiler şunlardır: HalsizlikTitremeŞişkinlikSes kısıklığıCiltte kuruma Vücudun tüm kontrolünü bozan bu hastalık bazen sinsi bir şekilde ilerlerken bazen ciddi belirtiler ile kendini göstermektedir. Vücudun tüm mekanizmasına zarar veren bu durumdan kurtulmanın en etkili yolu erken tanı ve teşhistir. Bunun için de belirtilerin takip edilmesi ve bir an önce doktora başvurulması gerekmektedir. Tiroid Bezi Adem elması olarak da bilinen tiroid kıkırdağının belirgin bölümünün alt kısmında tiroid bezi bulunmaktadır. Bir iç salgı bezi olan bu bezinin etkisi ile yaşamsal fonksiyonlar bir düzen içerisinde çalışmaktadır. Bu bezinin normalden fazla ya da az çalışması durumunda bazı rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Bunun önüne geçebilmek ve hastalığın etkilerini en aza indirebilmek için erken dönemde tedavi uygulanmalıdır. Nodülü Tiroid bezinde ya da üzerinde oluşan büyümelere tiroid nodülü denilmektedir. İyot açısından yeterli olan ülkelerde erkeklerin yüzde 1’inde, kadınların ise yüzde 5’inde nodüller görülmektedir. Ancak bu kişilerin yaklaşık yarısı bu durumu hissetmemektedirler. Bu nodülerinin temel nedenleri tam olarak bilinmemekle beraber iyot eksikliğinin bu duruma neden olduğu düşünülmektedir. TSH ( Tiroid Stimülan Hormon ) Tirodi bezlerinin çalışmasına yardımcı olan TSH hormonu, bu bezleri uyararak hormonların yapımını sağlamaktadır. Beyinde yer alan hipofiz hormonu TSH hormonunu salgılamaktadır. Bu bezi aşırı hormon salgıladığı zaman kanda T3 – T4 hormonları artarak TSH hormonunu azaltır. Hormon az salgılandığı zaman ise tam tersi durum yaşanır. TSH (Tiroid Stimülan Hormon) Yüksekliği Nedenleri Tedavisi ## C Vitaminin Cilde Faydaları ve Etkileri URL: https://trendhayat.com/guzellik/c-vitaminin-cilde-faydalari-2020/ Tarih: 2026-06-18 C Vitaminin Cilde Faydaları ve Etkileri C Vitamini Cilde İyi Gelir mi? C vitamininin düzenli alımı cilde genç bir pırıltı sağlar, kırışıklıkları ve ince çizgileri onarır. C ve E vitaminleri beraber kullanıldığında her ikisinin de antioksidan etkileri artar. C Vitaminin Cilde Faydaları C vitamini kozmetik kremler içinde uygun konsantrasyonda (%10-20) ve çözünürlükte kullanılabilir. C vitamini içeren kremler, besin desteği tabletlere oranla, cildi güneşin olumsuz etkilerine karşı 20-40 kat daha fazla koruma sağlar. C vitami cildin oksijeni daha etkin kullanmasını sağlar. Kolajen ve elastin üretimine yardımcı hücreler olan fibroblastları teşvik ederek cilt yaşlanmasını önler. Güneşin cilt üzerindeki yaşlandırıcı etkisini engeller. Cilt üzerindeki lekeleri hafifletir. Sivilce ve sivilce izlerini azaltır. Sivilce tedavisinde vitamin C, sistemik (besin olarak) veya topikal (cilt üstü uygulama) olarak iki farklı biçimde de kullanılabilmektedir. Filed Under: Güzellik ## Zerdeçal Nasıl Kullanılır ve Yararları URL: https://trendhayat.com/beslenme/zerdecal-nasil-kullanilir-1323 Tarih: 2026-06-18 Zerdeçal Nasıl Kullanılır ve Yararları Zerdeçal Nedir, Zerdeçal Faydaları ve Zerdeçal Nasıl Kullanılır? Ana vatanı Güney Asya olan zerdeçal zencefilgillerden sarı çiçekli, büyük yapraklı, otsu bir bitkidir. Hint safranı da denilmektedir. Zerdeçalın toprak altındaki ana rizomları yumurta ya da armut, yan rizomları ise parmak biçimindedir. Zerdeçalın Faydaları ve Kullanımı Son yıllarda yürütülen araştırmalarda zerdeçal özütlerinin ve içindeki başlıca etkili bileşenleri olan fenolik yapıdaki curcuminlerin antioksidan, iltihap giderici, bakteri, mantar, virüs enfeksiyonlarına karşı, artrit, diyabet, alerjiler, alzheimer gibi hastalıklara karşı yararlı olabileceğine dair deneysel bulgular elde edilmiştir. Zerdeçal Karaciğer: Yapılan araştırmalar zerdeçalın, karaciğeri korumada ve sirozun önlemsinde etkili olduğunu göstermektedir. Fareler üzerinde yapılan bir deneyde zerdeçal yiyen farelerin karaciğerindeki hasar ve safra kanalı tıkanmasında azalma olduğu tespiti yapılmıştır. Zerdeçalın hayvan deneylerinde beyinde alzheimere yol açan yapışkan maddeyi azaltığı görülmüştür. Beyindeki alzheimer`a yol açan patolojik süreci yavaşlattığı belirtilmektedir. Deneysel araştırmalarda zerdeçalın kötü kolesterolü ve total kolesterol oranını azalttığı tespit edilmiştir. Kanserin damarlanmasını durduran en önemli bitkinin zerdeçal olduğu belirtilmektedir. Pankreas hücre kültürlerinde, zerdeçalın tümör büyümesine karşı etkili olduğu görülmüştür. Cork Kanser Araştırma Merkezince yapılan araştırmada, zerdaçalın etken maddesi curcuminin laboratuvar ortamında yemek borusu kanseri hücrelerini öldürdüğü tespit edilmiştir. Zerdeçalın etkili bileşeni olan curcuminin cilt, kolon ve göğüs kanserlerine karşı etkili olabileceği belirtilmektedir. Etkisinin tümör hücrelerinin kan ile beslenmesini önleyerek veya kanser hücresi üzerinde doğrudan etkili olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Zerdeçal Nasıl Tüketilir? Zerdeçal aktarlarda rizom ve toz biçiminde bulunur. Aktif maddesi curcumindir. 3 gram zerdeçalda 30-90 mg curcumin bulunur. Yemeklere katılarak ya da balla karıştırılarak alınır. Zerdeçal kapsül olarak da eczanelerde satılmaktadır. kategori Beslenme Permalink Comment ## 31 Mayıs 201931 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/basur-nasil-gecer-basura-iyi-gelen-yiyecekler/ Tarih: 2026-06-18 Basur Nedir? Nedenleri Nelerdir? Basur Belirtileri Nelerdir? Basura İyi Gelen Yiyecekler ve Besinler Nelerdir? bu gibi sorularınızın cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Basur Nedir? Nedenleri Nelerdir? Özellikle 50 yaş ve üzeri kişilerde görülen hemoroid veya halk arasında bilinen ismi kullanım ile basur. Kişinin ciddi ağrılar çekmesine ve günlük hayatının sekteye uğramasına sebep olan bir hastalıktır. Basur esas olarak düzensiz beslenmenin sonucunda ortaya çıkan bir sorundur. Tabi değişik başka nedenleri de mevcuttur. Diğer nedenler ise, şişmanlık, uzun süreli kabızlık ve uzun süre oturmaktır. Uzun süreli oturmaktan kasıt birkaç saatlik oturmalar değildir. İşi gereği sürekli oturan insanlar kast ediliyor. Bunlarda devlet memurları ile bilgisayar ile uğraşan kişiler oluyor genelde. Bu hastalığın ortaya çıktığı zaman bazı belirtiler ile kendisini hissettir. Basur Belirtileri Basur belirtileri arasında en başta gelen ve temel belirti kanama olmasıdır. Bu kanama maket bölgesinde olur ve dışkı yapma esnasında olsun veya olmasın olan bir kanamadır. Bu tip bir kanaması olan kişilerin basurdan şüphelenip derhal bir doktora başvurması gerekir. Diğer belirtiler ise şu şekilde sıralanabilir; Kanama dışında basurun bir diğer belirtisi ise iltihaplanmaya bağlı olarak ağrı oluşmasıdır. Bu iltihaplanma toplardamarlarda meydana gelir çünkü basur ile birlikte toplar damarlarda genişleme olur ve bu genişlemeye bağlı iltihaplanma oluşur. Bu tip bir durumda hasta ciddi ağrılar çekebilir. Tuvalete çıkıldığı zaman ağrıların yoğun bir şekilde artması da bir diğer belirtidir. Bu şekilde belirtileri bulunan kişiler mutlaka uzman bir doktora başvurmalıdır. Basura İyi Gelen Yiyecekler ve Besinler Basura iyi gelen yiyecekler esas olarak lifli yiyeceklerden oluşur. Lifli yiyecekler de sindirim sistemine düzen verir ve bağırsakları olumlu yönde kontrol eder. Bu lifli gıdaların başında pirinç ve mısır gelir. Özellikle pirinç pilavı lif bakımından oldukça zengindir. Pirincin bekletildiği su da gayet yararlı bir diğer besindir. Bunun dışında şu yiyeceklerde lif bakımından zengin olup basura yararlıdır; Her türlü kuru meyve ve sebze ile kuruyemiş. Lahana, karnabahar, patates ve havuç gibi sebzeler. Şalgam gibi yer altı sebzelerinden üretilen içecekler. Esmer ekmek, Şeker pekmezi ve keten tohumu da lif bakımından zengindir ve basura birebirdir. Bu yiyecekler dışında yapılabilecek bazı şeyler sayesinde hem kişi kendisini basura karşı korur hem de basur sorunu olan kişiler rahatlayabilir. Yapılabilecek şeyleri şöyle sıralayabiliriz; Sigara içen kişilerin sigarayı acilen bırakması gerekir. Sigara dışında stresten uzak durmakta iyi olacaktır. Yapılabilecek bir diğer şey ise belli saat aralıkları ile oturulan yerlerden kalkılıp birkaç dakikalığına da olsa gezilmesidir. Sabahları papatya çayı içmek basur için tedavi edici bir diğer unsurdur. Ama papatya çayının aç karna içilmesi gereklidir. Pırasanın en büyük özelliği kabızlık şikayetlerini bitirmesidir. Basurun ana nedenlerinden birisi de uzun süreli kabızlıklar olduğu için pırasanın basuru önleyici özelliği vardır. Basur sorunu olan ve bu ağrılardan rahatsızlık duyan kişilerin tüketebileceği bir diğer besin ise keçiboynuzudur. Ancak keçiboynuzundan tam bir verim alabilmek için sürekli kullanımının yapılması gerekmektedir. Uzun süreli ve düzenli keçiboynuzu tüketmek hem basur ağrılarını dindirir hem de basura iyi gelir. Yine basura yakalanmak istemeyen kişiler ve basuru olan kişiler için gayet basit bir önlem ve çözüm vardır. Her gün bilinçsiz olarak tükettiğimiz “su”. Su tüketmek her şeye iyi geldiği gibi basura da iyi gelir ve basurdan korunmayı sağlar. Su dışında sindirime yarımcı olan bitkisel çaylar ile içeceklerde kullanılabilir. Hemoroid (Basur) Nedir? Basur Nasıl Geçer? ## Tasarım Nedir? Tasarımın İlkeleri Dalları Aşaması URL: https://trendhayat.com/tasarim-nedir-ilkeleri-dallari-asamasi/ Tarih: 2026-06-17 Ne Nedir? Kısaca Tasarım Nedir? Tasarımın Tanımı Örnekleri Alanları dalları aşaması, grafik, endüstri, çevre tasarımı, ilkeleri, tasarımın yapılması hakkında detaylı bilgiler Tasarım; bir nesnenin, ürünün üretilmeden, yapılmadan veya bir problemin çözümü için önce temel olarak akılda düşünülmesi fikridir. Beyinde düşünülen bu fikrin kağıt üzerine dökülmesi veya prototip olarak geliştirilmesi uygulamaya geçmeden tam işlevsel olarak uygulanabilir, kullanılabilir ve ihtiyaçları karşılayan bir ürün nesne olması için bu etapta yapılan geliştirme işinin temelidir. Tasarım Nedir? Kelime anlamı “tasar” kelimesinden türeme sonucu ortaya çıkan planlama ile eş anlam içeren kelime latince kökenlidir. Tasarımın kelimesini bir anlamla anlatmak zordur, bir çok alanda değişik tanımlamaları mevcuttur, Tasarım bir öğrenme unsurudur, gerekli olan donelerin belirlenmesi hazırlanmasıdır, herhangi bir fikri beyinde akılda oluşturmadır.. Tasarımın temelinde kreatif düşünce yatar, kreatiflik değişik ve farklı bir bakıştan olayı inceleyerek fikirler bulmaktır. Tasarımın kendisinde kişisel özgürlük vardır, algılama ve karşı tarafa iletme yetisiyele bilgi ve birikimin birleştirilmesiyle oluşur.. Bütün işlerin tabanında bunun algısı vardır, sektörel bazda baktığımızda karşımıza çıkan; Tasarım Dalları Endüstri tasarımı Daha çok bir nesnenin üretimi alanında teknolojik aletleri, makineler, ev eşyaları vb. endüstri sektörünün bu malzemeleri üretebilmesi ve geliştirilebilmesi için kullanılan alan.. Çevre Tasarımı Mimari alanda, her türlü inşaat, bina, yol, köprü, peyzaj gibi çok büyük bir alanı kapsayan alandır.. Grafik Tasarım Bu tasarım dalı ise bilgisayar ortamında kitap, dergi, logo, afiş, ambalaj, tanıtım filmleri, web sitesi gibi alanlarda talebe göre geliştirilmesidir. tasarim-ilkeleri Tasarım İlkeleri Tasarımın bazı kendi ilkeleri prensipleri vardır, bu ilkeleri genel olarak sekiz on maddeden oluşur, bunlardan bazıları şunlardır. – Bütünlük – Denge – Görsel Hiyerarşi – Vurgu – Oran Orantı – Örgü – Ritim – Kontrast Tasarımın yapılma aşamalarını şu şekilde sıralayabiliriz. – Sorunun Belirlenmesi – Gerekli doneleri, bilgileri edinme – Fikir Üretimi – Uygulama Tasarımın Yapılması Tasarımı yapılacak herhangi bir şey için belirlenen problemler gözden geçirildikten, talepler ve ürünün işleyişini saylayacak gerekli doneler elde edildikten sonra fikir geliştirilir, tasarımın en önemli noktası bu fikir geliştirme sürecidir, en fazla zaman buraya ayrılması gerekir ki beyinde belirli bir şekli alsın, gelişsin. Geliştirilen fikir yukarıda da belirttiğimiz tasarımın ilkeleri doğrultusunda taslağa, çizime, görsele veya bir prototipe dönüştürülür incelenir. Bu aşamaları geçtikten sonra tasarımı yapılacak olan nesnesin üretim aşamasına geçilir. Tasarım Nedir Aramaları nedir, kısaca ilkeleri, örnekleri, tasarımın temel ilkeleri, anlamı,alanları nelerdir, nasıl yapılır, endüstri , çevre , mimari, grafik, 3d proje alakalı yazılar halo etkisi Halo Etkisi Nedir? Halo Etkisi Örnekleri ## A Vitaminin Cilde Faydaları ve Etkisi URL: https://trendhayat.com/saglik/a-vitaminin-cilde-faydalari-2025/ Tarih: 2026-06-17 A Vitaminin Cilde Faydaları ve Etkisi A vitamini cilt sağlığı için önemlidir. A vitamini antioksidan özelliğiyle hücreleri hastalıklara karşı korur, yaşlanma sürecini yavaşlatır. Bu vitaminin eksikliği bağışıklık sisteminin zayıflamasına, deri pullanması ve akne gibi sorunlara yol açabilir. A vitamini cilde direkt uygulanarak kırışık ya da güneşe fazla maruz kalmaktan doğabilecek cilt sorunlarına yönelik kullanılır. A Vitaminin Cilde Faydaları A vitamini vücudun dışını örten deri ile vücut içindeki mukoza tabakasının etken hücrelerinin sağlamlığının, devamlılığının ve dayanıklılığının sağlanmasında önemli bir role sahiptir. A vitamini, ciltteki kolajen salgısını artırır, derinin gerginliğini sağlar. Soyucu özelliğiyle yıpranmış cildin altından taze bir derinin gelmesini sağlar. Cildeki düzensiz pigmentasyonu azaltır ve güneş lekelerinin hafiflemesine yardımcı olur. Komedon oluşumuna karşı etki yapar, yağ fonksiyonlarını dengeler. A vitamini eksikliği, cilt kuruluğuna sebep olabilir; ciltte akneler ve kırışıklıklar hızla artar. Retinoid adlı sentetik A vitamini bileşikleri cilde doğrudan uygulanarak akne, kırışıklık ya da güneşe fazla maruz kalmaktan oluşabilen sorunların tedavisinde kullanılır. Filed Under: Sağlık ## Gribe ne iyi gelir? Grip nasıl geçer? Belirtileri ilaçları URL: https://trendhayat.com/gribe-ne-iyi-gelir-grip-nasil-gecer-belirtileri-ilaclari/ Tarih: 2026-06-17 Gribe ne iyi gelir? grip nasıl geçer? hastalığın belirtileri, kullanılan ilaçlar, grip aşısı, grip için evde doğal tedavi yöntemleri nelerdir. Grip Nedir? Grip genel olarak belirtileri sebebi ile soğuk algınlığı ile çok fazla karıştırılan İnfluenza A ve B virüsünün sebep olduğu çok fazla bulaşıcı etkisi bulunan solunum yolları hastalığı olan gribe ne iyi gelir bu yazımızın devamında bulabilirsiniz. İlkbahar ve kış aylarının ilk zamanları mevsimsel değişiklikler sebebi ile en fazla görüldüğü zamanlar olarak bilinmektedir. Üst solunum yolları ile alt solunum yollarına yerleşebilir öksürük ve hapşırık gibi durumların yanı sıra tokalaşmak, sarılmak gibi eylemlerde hemen başka bir kişiye bulaşabilmektedir. Öldürücü özelliği olmasa da hastalığın bulaştığı kişinin altta yatan sebepleri bilinmediğinden dünyada her yıl 250 binden fazla ölüme sebep olabilmektedir. Gribe ne iyi gelir? Gribin atlatılmasında ilaçlar dışındaki en önemli etken sağlıklı beslenmedir. Haşlama tavuk ve tavuk suyu, sebze çorbaları grip sonrası iyileşme süresinde tüketilebileceği gibi grip öncesi hastalığa yakalanmadan da tüketilebilir ve böylece hastalığın önüne geçilebilir. Gribin en büyük düşmanı olan C vitamini deposu portakal tüketilebilir ve limonlu çay ile tedavi desteklenebilir. Bunların dışında zencefil, kuşburnu, papatya çayları son derece önemli gıdalar olup gribe ne iyi gelir sorusunun cevabı olarak verebiliriz. Grip Belirtileri Nelerdir? Vücut sıcaklığının artması ile birlikte soğuk terleme, baş ağrısı, eklemlerde ve bacaklarda kısa aralıklar ile süren ağrılar, vücutta ağırlık hissetme ve bir eylemi gerçekleştirirken halsiz ve yorgun hissetme genel olarak bilinen belirtilerindendir. Bunların dışında mide bulantısı, kusma, bağırsak problemleri gibi sorunlar yetişkinlerde görülmekle birlikte çocuklarda daha fazla görülmektedir. Her gribe yakalanan insanda aynı belirti gösterecek diye bir kural yoktur. Kimi insanda yüksek ateşli grip görülürken kimilerinde ateşsiz gripler de meydana gelebilmektedir. Grip Nasıl Geçer? Gribe ne iyi gelir Grip tedavi edilebilir ve uygun tedavi yöntemleri izlendiğinde 1 ile 2 hafta arasında geçebilmektedir. Grip olduğunuzda sağlıklı gıdalar ile birlikte en önemli aktivite istirahat etmektir. Günlük sıvı tüketimini 2 ile 3 litre olarak belirlemeniz hastalığın vücuttan atılımını hızlandıracaktır. Taze meyve ve sebzelere yönelip sigara alışkanlığınız varsa eğer bir müddet bunu kesmeniz gerekmektedir. Sürekli hapşırık gibi bir probleminiz varsa bir bardak ılık suya bir çay kaşığı tuz ekleyerek burun temizliği yapabilir bu şekilde hastalığınıza karşı başka bir alternatif yöntem üretebilirsiniz. En çok aldığımız sorulardan birisi Antibiyotik kullanımı. Antibiyotik kullanımını mutlaka doktor tavsiyesi üzerine yapmalısınız. Bu yolları kullanarak grip nasıl geçer sorunuza çare bulabilirsiniz. Grip İlaçları Grip ilaçları başta da belirttiğimiz gibi influenza A ve B virüslerine karşı son derece etkili antiviral ilaçlar olarak kabul edilir. Oseltamivir ve kapsül form olarak adlandırılır ve ticaretleri dünya üzerinde bu şekilde yapılmaktadır. Ülkemizde yaygın olarak bilinen ilaç Oseltamivir ‘dir. Oseltamivir şurupların içerisinde bulunan bir etken maddedir. İnfluenza virüsünü kapmışsanız doktorunuzun tavsiyesi ile ilaç kullanmalısınız. Kendiniz kulaktan dolma ve İnternet araştırmaları üzerinden ilaç kullanmamalısınız. Grip Aşıları Dolaşımda bilinen virüslerin etkisini gidermede grip aşısı %50 ila %80 arasın koruma sağlayabilmektedir. Bu hastalığa neden olan virüsler her sene değişebilir bu sebepten her sene grip aşısı içeri yenilenir ve o zaman dilimi için etkisini göstermektedir. Grip için evde doğal tedavi Bu hastalığı ilaç kullanmadan grip için evde doğal tedavi yöntemleri ve sağlıklı gıdalar ile yok edebilirsiniz. Evde uygulayabileceğiniz ve gribi yok edeceğiniz bazı sağlıklı besinlerden bahsedelim. Gribe ne iyi gelir : Kivi ve Portakal İçerisinde barındırdıkları C vitamini bakımından en zengin meyveler olarak bilinen kivi ve portakal sayesinde grip sizi teğet geçecek. İster dilimleyerek isterse suyunu sıkarak tüketebileceğiniz bu meyveler gribin en büyük düşmanları olarak bilinmektedir. Gribe ne iyi gelir : Elma-Zencefil-Limon Bağışıklı sisteminizi güçlendirmek adına tüketebileceğiniz besinlerdir. Limon suyu ve elma suyunu karıştırarak içerisine biraz zencefil attığınız zaman bağışıklık sisteminiz adeta yeni donatılmış bir zırh görevi görecek ve hastalıklar vücudunuza girmeden etkisiz hale gelecektir. Gribe ne iyi gelir : Muz Ezilmiş yada dilimlenmiş şekilde tüketebileceğiniz muz grip belirtileri arasında gösterilen mide bulantısı ve kusma gibi durumları ortadan kaldıracaktır. Mideye ayrıca faydaları bulunan muzun bağırsakları güçlendirerek ishal belirtisini ortadan kaldıracaktır. Gördüğünüz üzere doğal yollar ile de yok edebileceğiniz grip hastalığa yakalanmadan önce tedbir olarak da tüketilebilir. Sağlıklı ve mutlu günler dileriz. Grip mi Olduk? Yoksa Soğuk Algınlığı mı? ## 3 Mart 20203 Mart 2020 URL: https://trendhayat.com/daha-iyi-bir-uyku-icin-yapilmasi-gerekenler/ Tarih: 2026-06-17 Kaliteli Bir Uyku İçin Nelere Dikkat Edilmeli Uyku Nedir? Uykunun Etkileri Uyku, dış uyarılara karşı etkinin tamamen yok olması yada uyarılara karşı tepkinin kuvvetinin azalması sağlayan doğal bir yöntemdir. Uyku, kimine göre her şeyden sıyrılarak kaçış yolu kimine göre ise, boşa harcanan vakit kaybıdır. Uyku aslında gün içinde geçireceğimiz günün kalitesini belirler. Uyku ruhsal ve zihinsel zindelik sağlar. Yetersiz uyku veya aşırı uyku bedenimize ve zihnime olumsuz etkileri olup, bir çok hastalığa davetiye çıkarmakta ve ömrümüzü kısaltmaktadır. Bu nedenle insan sağlığı için uyku çok önemlidir. Daha İyi İçin Uyku İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz Nasıl daha iyi uyurum diyorsanız, daha iyi bir uyku için yapılması gerekenlere gözden geçirelim.. Ne kadar Uyumalıyım İnsan sağlığı için uzmanlar 8 saat uykunun yeterli olacağını belirtiyor. Fazla uyku ve az uyku insan bedenine ve ruhsal açıdan zararları vermekte olup, hastalıklara yakalanma riskini arttırıyor. Uyku saati tabi ki yaş aralığına göre değişim göstermektedir. Yeni doğmuş bebeklerde uyku saati 18 saat olup, ergenlik çağında olan çocuklarda 10 saattir. Erişkinliğini tamamlamış yetişkinlerde 8 saat önerilmektedir.. Uyuyacağımız Odanın Sıcaklığı Kaç Derece Olmalı Uyku esnasında oda sıcaklığı yetişkinlerde 16-19 derece olmalıdır. Bebeklerde ise oda sıcaklığı 19-22 derece olmalıdır. Aslında herkesin yanlış bildiği sıcak bir odada uykunun daha iyi olacağı düşüncesi. Sıcak bir ortamda uyku metabolizmayı işleyişini bozmaktadır. Soğuk bir ortamda uykunun gün içerisinde yaktığı kalori, sıcak bir ortamda geçirilen uykunun yaktığı kalori daha fazladır. Oda sıcaklığın soğuk olması diyabet ve metabolizma hastalığı olanlar için önemlidir. Soğuk ortam cildin yaşlanma sürecini uzatıyor. Uykunuzu Düzene Koyun Sağlıklı bir uyku için mutlaka bunu bir rutine çevirmeliyiz. Her gün aynı saatlerde uyumaya geçmeliyiz. Düzensiz uyku daha az ve daha fazla uyumamızı neden olup gün içinde kalitesiz zaman geçirmemize sebep olur.. Yediklerimize Dikkat Etmeliyiz. Mutlaka dikkat etmeniz gereken ilk şey geç saatlerde yeme ve içmeyi bırakmak. Alkol, kafein ve nikotin uyku kalitesini azaltmaktadır. Geç saatlerde sıvı tüketmeyin çünkü uykunuzdan uyanıp tuvalete gitme ihtiyacınız olabilir. Şekerli, karbonatlı ve yağlı yiyecekler sindirimi zorlaştırdığı için uykuya geçme sürenizi uzatır.. Uyku Esnasında Işığın Etkisi Uyku ortamını olabildiğince karanlık olmasını dikkat edin. Uykuya dalmanızı daha erken sağlayacak ve uyku kalitesini arttıracaktır.. Kaliteli Bir Uyku için Yatağın Önemi İyi bir uyku için mutlaka yatacağınız yatağı doğru tercih etmelisiniz. Yatak omurga sağlığınız için önemlidir. Yatak boyunuzdan 20 cm daha uzun olmalıdır. ## Üzüm Çekirdeği Yağı Neye İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/saglik/uzum-cekirdegi-yagi-neye-iyi-gelir-2033/ Tarih: 2026-06-16 Üzüm Çekirdeği Yağı Neye İyi Gelir? Üzüm çekirdeği, yüksek oranda yenilebilir yağ içerir. Yağ içeriği Ortalama % 10 -15 arasındadır. Üzüm çekirdeği yağı, başta linoleik ve oleik asit gibi doymamış yağ asitleri yönünden zengindir. Bileşimindeki doymuş yağ asitleri %15-20 civarındadır. Üzüm Çekirdeği Yağı Neye İyi Gelir? Dahilen ve haricen kullanılır. Dahilen, üzüm çekirdeği yağında %60-65 oranında bulunan Omega-6 da Omega-3 yağ asidi gibi damar iç çeperlerini koruyucudur ve kalp ritmini de düzenlemesine yardımcı olur. Haricen, üzüm çekirdeği yağı, akışkan bir yağ olması ve esansiyel yağ asitlerin yönünden çok zengin olması sebebiyle önemli bir masaj yağıdır ve aromaterapi’de kullanılır. Üzüm çekirdeği yağı deriye kolay bir şekilde nüfuz eder ve nemlendirir. Yağların doğrudan olarak nemlendirme etkileri yoktur, fakat cilt üzerinde ince bir film tabakası oluşturup deri yüzeyinden buharlaşmayla sıvı kaybını yavaşlattıkları için dolaylı olarak nemlendirirler. Filed Under: Sağlık ## Güzel Sözler 2019 Anlamlı ve Etkili Sözler URL: https://trendhayat.com/guzel-sozler-2019-anlamli-ve-etkili-sozler/ Tarih: 2026-06-16 ● Derdime derman olman için önce verdiğin derdi al. Sonra derman olmak için gönlümü alırsın. ● Söndüremeyeceğin ateşi ne diye yakarsın? ● Senin gücün yetmese de yeten bulunmaz mı sandın? ● Kokun ne kadar tanıdık KADIN. Bir anne kokusunu bilirdim dünyada seninle iki oldu. ● Söndüremeyeceğin ateşi ne diye yakarsın? ● Senin gücün yetmese de yeten bulunmaz mı sandın? ● Seni kuşlar kadar sevdim. Ama uçmayı hiç düşünmedim. ● En kolayıydı gitmek. Bana zorluğunu anlatma. ● Geride bıraktığını görsen konuşamazdın asla. ● Aşk da Ayrılık da Oluyor Ne beylik laflar etmiştin ardımdan. Şimdi karşımda ne bey var ne de ettiği yeminler. Etkili Sözler ● Yoldan geçerken yanlışlıkla girmedin ya hayatıma. Şimdi karşıma geçmiş ‘kusura bakma’ diyorsun. ● Bir gece montunla örttün ya uyuyan köpeğin üzerini. O an sevdim seni ADAM. ● Varsa benden çok seven seni, git. Nasılsa dönmen için çok zamana ihtiyacın olmayacak. ●Adını anmadım gittiğinden beri. ● Bir saat yirmi beş dakika kırk altı, kırk yedi….. saniyeler hesaplanmıyor. ● Gözlerinden anladım gideceksin.Babam da giderken böyle bakmıştı. ● Soğuk ve mutlu. Ayrılıklar Değmesin bir daha yoluma yolun. Eline elim ve adına adım. ● O çift yok artık. Geçmiş gitmiş olsun. ● Vapura binmeyeli epey zaman oldu. ● Senden sonra geçemedim aynı yerlerden. Anlamlı Sözler ● Yüküm ağır batıyorum. ● İki kişilik severken tek kişilik yaşamak zor. ● Dur kaptan! Terk-i diyar ettim bu gece. ● Bulanın cezasını veririm lakin ihtimale kanmaz kalbim. ● Olan oldu. Dayanmak da değil çare, yalvarmak da. ● Haydi şimdi bak dalgana. ● Karanlık korkutmaz hayallerimi. Güneşimin biri batsa öbürü doğar. Bu hep böyle tekrarlar. ● Bir gün gelmeyi isteseydin bana kapılar yağmur, dağlar bulut olurdu. ● Sen giderken ben çok sustum. Öyle çok sustum ki bir daha susmaya gücüm kalmadı. ● Ben de deme, sonunu getir. Bende sevdim, bende sevemedim, ben de aşık oldum… ## Potasyum Nedir ve Özelikleri Nelerdir? — Saglik URL: https://trendhayat.com/saglik/potasyum-nedir-1116/ Tarih: 2026-06-15 Potasyum Nedir ve Özelikleri Nelerdir? Potasyum Hangi Besinlerde Bulunur? Potasyum Eksikliği Neden Olur? Potasyum Nedir? Vücudun sıvı düzeyi ile asit-baz dengesini ve milyarlarca hücrenin kontrolünde rolü olan bir elektrolit mineraldir. Potasyum minerali, sodyumla beraber hücre içi ve dışında sıvı ve mineral dengesinin sağlanmasına, kan basıncının düzenlenmesine yardım eder ve besinlerin hücre içine geçişini sağlar. Potasyum kalbin ritminin düzenlenmesinde önemli rol üstlenen bir elektrolit. Kalbin ve vücuttaki diğer kasların sağlıklı yapısının korumasında görev alır. Sodyum-potasyum dengesi bozulursa hücrenin soluk alması zorlaşır. Sağlıklı bir karaciğerde tuz oranının iki misli potasyum olmalıdır. Fazla şeker, diüretikler, laksatifler, fazla tuz, alkol potasyumla birlikte vücuttan atılır. Böbrek bozuklukları da fazla oranda potasyum kayıplarına yol açabilir. Eksiklik durumlarında güç kaybı, iştahsızlık, mide bulantısı ve halsizlik görülür. Potasyumun Faydaları Nelerdir? Potasyum, elektrolit ve hücre fonksiyonlarında önemli görevleri olan bir mineraldir. Kasların, kalbin, sinir hücrelerinin, böbreğin ve böbreküstü bezlerinin fonksiyonlarında önemli görevler üstlenir. Vücudun büyümesi ve onarımı için temel elementlerden birisidir. Kasların kasılması ve sinirlerin uyarılmasında temel rol oynar. Hücreler ve vücut sıvıları arasındaki doğal su dengesini sağlamakla görevli vücudun gelişimi ve bakımı için potasyum gerekli bir enzimdir. Metabolizmanın her hücresinde potasyum bulunur. Kalbin normal atış ritmini korur. Vücudun su dengesini sodyumla birlikte sağlar. Kan basıncı, sinir ve kas fonksiyonlarını düzenlemesinin yanısıra asitlik derecelerini de düzenler. Vücuttaki potasyum-sodyum dengesi oldukça önemlidir. Amerika’da yapılan bir başka araştırma yetişkinlerde sodyum oranının potasyumdan en az 2 kat daha fazla olduğunu göstermiştir. Uzmanlar fazla sodyumun yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları, felç ve kansere yol açtığını belirtiyor. Amerika Kanser Tedavi Merkezi Gıda Birimi potasyum, sodyum oranındaki değişikliklerin kanser olasılığını arttırdığını ifade etmiştir. Fazla tuz tüketimi hücre zarlarının dinamiğini değiştirir ve oksijen ile besinlerin, hücre zarından geçişini zorlaştırır. Bu da kanserin büyümesi için ideal bir ortam yaratır. Amerika’da 12 bin 267 katılımcı üzerinde 14 yıldan daha fazla süre boyunca yapılan ve Internal Medicine’da yayımlanan araştırmaya göre, yüksek oranda sodyum alımı ölüm riskini artırırken, yüksek oranda potasyum alımı ise ölüm riskini azaltmaktadır. Potasyum Eksikliği Bazı antibiyotikler (özellikle penisilin) uzun süre kullanımı potasyumu azaltabilir ve destek alımını gerekli kılar. Atletler de ter yoluyla önemli miktarda potasyum kaybedebilir. Yorgunluk, kabızlık, bacak krampları ve kalp ritim bozuklukları, aritmi, tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi, bulantı, kusma, zihni bulanıklık, solunum ve dolaşım bozuklukları görülür. Dilde ve deride kuruma olur. Potasyum eksikliği nedeniyle oluşabilecek en önemli sorunlar hipertansiyon ve kalp yetmezliğidir. Bazı kalp ilaçları da idrar yolu ile potasyum kaybına neden olur. Bu kaybı önlemek için hekimler hastaya, ek olarak potasyum verir. Uzmanlar bir insanın yüksek tansiyon, felç, şişmanlık, diyabet gibi hastalıklardan korunmak için günde 4 bin miligram potasyum alıması gerektiğini belirtiyorlar. Potasyum Fazlalığı Potasyum yüksekliğinde kalpte toksik etki meydana gelir ve solunum bozukluğu görülür. Günlük Potasyum İhtiyacı 1.8-5.5 gr. Yüksek tansiyon, felç, şişmanlık ve şeker hastalığı gibi risklerden kurtulmak için günde 4000mg. potasyum almak gerekir. Potasyum İçeren Besinler Muz, portakal, maydanoz, kuru baklagiller, badem, turunçgiller, karpuz, hurma, kayısı, ıspanak, patates, fındık, havuç, kavun, yeşil fasulye, soya fasulyesi, balık potasyum içeren gıdalar arasındadır. Bir adet muzda 450 mg potasyum bulunur. Bir bardak portakal suyu ise 500 mg potasyum içerir. Filed Under: Sağlık ## Cilt Güzelliği İçin Neler Yapılmalı? URL: https://trendhayat.com/guzellik/cilt-guzelligi-1284/ Tarih: 2026-06-15 Cilt Güzelliği İçin Neler Yapılmalı? Cilt Güzelliği ve Pürüzsüz Cilt İçin Anti-Aging. Estetik cerrahi, yeni ameliyat türleri ve neştersiz yöntemler, kadınların daha güzel, daha genç görünmesi için ilk akla gelen uygulamalar. Ancak son zamanlarda en çok dikkat çeken ve en fazla rağbet gören kavram, estetik cerrahiyi genel sağlık önlemleriyle birlikte ele alarak ameliyat tarihini ertelemeyi amaçlayan 'Anti-Aging" programı. Bu sisteme göre, kişi çok daha zinde bir vücuda ve güçlü bir deriye sahip olacağı için plastik cerrahi de çok daha başarılı sonuçlar veriyor. Uzmanların araştırmalarına göre, kadınların cilt kırışıklıkları ile sarkmalarının dört temel nedeni; iç yaşlanma, yer çekimine bağlı vücut sarkmaları, güneşin verdiği zararlar ve mimiklerin kullanılması olarak belirlenmiş. İşte tüm bu etkenlerin çoğu Anti-Aging programı sayesinde yavaşlatılabiliyor. Burada amaç, yaşlanmayı durdurmak gibi imkansız bir işe girişmek değil, yaşlanmayı mümkün olduğu kadar yavaşlatmak ve vücudun bir bütün olarak orantılı ve sağlıklı yaşlanmasını sağlamak. Anti-Aging temel olarak, vücudun periyodik kontrollerinin yapılarak, elde edilen verilere göre iyi beslenmesi, vitamin ve mineral eksiklerinin tamamlanması ve düzenli egzersiz yapılması esasına dayanıyor. Diğer taraftan ruh sağlığına özen göstermek ve mutlu yaşamak da programın doğal bir uzantısı. Bu programa başlarken ve programı uygularken belirli aralıklarla yapılması gereken tıbbi kontroller ise şunlar; • Genel fizik muayene • Laboratuar tetkikleri (Homosistein dahil) • Pap smear testi (Kadınlarda) • PSA (Erkeklerde) • Kemik dansitesi ölçümü • Kalp damar sistemi takibi Bu kontrollerden sonra vücutta saptanan eksik vitamin ve mineraller, kişiye özel bir diyet uygulanarak ek besin ekstreleri ve vitamin tabletleriyle yerine konuluyor. Ama bu saptamaların mutlaka bir diyet uzmanı tarafından yapılması gerektiğini unutmamak gerek. Herkesin uyması gereken genel beslenme kurallarını da şöyle sıralayabiliriz: • Her gün en az 2-3 porsiyon meyve yenmelidir. • Her gün en az 2-3 çeşit sebze yenmelidir. • Doymuş yağ kesinlikle kullanılmamalıdır. • İleri derecede kalori içeren karbonhidrat tüketiminden kaçınılmalıdır. • Haftada en az 2-3 kere balık yenmelidir. • Ekmek yemekte ısrarlı kişiler kepekli,çavdarlı ekmekleri tercih etmelidirler. • Alkol alımı kısıtlanmalıdır. Günde birbardak kırmızı şarap limitini geçmek sakıncalıdır. Sağlıklı diyet kurallarına uyan kişilerin bile hergün alması gereken vitamin ve mineraller Multivitamin tabletleri • 1000 miligram C Vitamini (stresli durumlarda 2000 miligram, soğukalgınlığında 3000 miligrama kadar önerilir) • 400 ünite E vitamini • Balık yağı kapsülü (kesinlikle şişmanlatmıyor) • 500 miligram magnezyum, 500 miligram çinko ve kalsiyum alınmalıdır (45 yaş ve üstü için geçerli). Bu vitamin ve mineraller dışında isteğe bağlı olarak alınabilecek ürünler de öneriliyor: Örneğin, kalbi korumak için sarımsak tabletleri, ek antioksidan olarak KoenzimQ10, zihinsel yeteneğin artması için Ginkgo Biloba, yine kalp hastalığı riskine karşı soya proteini, genel enerji düzeyini artırmak için ise Ginseng. • Ayrıca, doktorunuza danışarak kullanabileceğiniz DHEA, Melatonin (haftada iki kez gece yatarken alınabiliyor), ek aminoasitler, büyüme hormonu gibi ilaçlar da var. • Menapoz dönemindeki kadınların vücut hormon dengelerini koruyabilmeleri için östrjoen ve progesteron desteği almaları öneriliyor. Kırk yaşını aşkın kadınlar bu konuda jinekologlarına danışabilirler. Genel risk faktörlerinin azaltılması • Alkol alımını azaltın. Fazla içki içen kişilerin sağlık dengelerinin bozulduğu, kilo aldıkları, çabuk yaşlandıkları biliniyor. Ancak günde bir bardak kırmızı şarabın zarardan çok faydası olduğu, HDL'i (iyi huylu kolesterol) yükselttiği iddia ediliyor. • Sigaradan uzak durun. Sigaranın yaşlanma üzerindeki etkisi tartışılmaz. Ancak sigarayı tamamen bırakmak stresinizi iyice artıracaksa ve eğer ölçüyü kaçırmayacaksanız, günde birkaç sigaranın zararı asgari düzeyde sayılabilir. • Şehir havasından uzak durun. Sık sık doğayla içice olabileceğiniz temiz havalı yerlerde bulunmaya özen gösterin. • Belirli bir yaştan sonra yüksek irtifak kayak merkezlerine gitmeyin (yüksek yerlerdebasınç düştüğü ve oksijen azaldığı için kalp ve damar sistemine fazla yük biner). • Stresinizi gevşeme teknikleri, masajlar ve su banyoları ile yenmeye çalışın. Sporun Önemi Egzersiz yapmanın belli başlı iki amacı var; birincisi kasların bozulmasını önlemek, ikincisi ise bozulan sistemleri düzeltmek. Bozulmayı önlemek, kasları düzenli olarak çalıştırarak fiziksel gücü artırmak ve harcanan kalori miktarını dengede tutmak anlamına geliyor. Bozulanı düzeltmek ise daha zor ve uzun, probleme yönelik özel bir süreç. Uygulanacak programın kişinin yaş, durum ve şikayetlerine uygun olarak ayarlanması, devreye dahiliye uzmanı, fizik tedavi uzmanı ve endokrin hastalıkları uzmanının girmesi de gerekebilir. Örneğin, genç ve sağlıklı bir insana uygulanan program, yaşlı ve osteoporozlu birine faydadan çok zarar verebilir. Bu yüzden egzersizlerin düzenlenmesi doktor kontrolü altında, spor hocaları tarafından düzenlenmelidir. kategori Güzellik Permalink ## Hafızaya Ne İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/hafizaya-ne-iyi-gelir-2152/ Tarih: 2026-06-15 Çeşitli araştırma sonuçları bazı besinlerin beyin fonksiyonlarını desteklediğini ve yaşa bağlı hafıza kaybını engelleyebileceğini göstermektedir. Hafızaya Ne İyi Gelir? Yabanmersini, yüksek oranda içerdiği polifenol nedeniyle beyin hücrelerine saldıran serbest radikallerle mücadele eder. Günde yaklaşık 30 gram yaban mersini tüketimi yeterli olacaktır. Ayrıca böğürtlen, ahududu, kırmızı erik, kiraz, ve çilek gibi meyveler de önemli antioksidan kaynaklarıdır. Kolin adlı madde unutkanlığın önlenmesinde rol oynar. Kolin, belleğin depolanmasında rolü olan asetil kolin adlı sinirsel ileticinin ön maddesidir. Yumurta sarısı, rüşeym , soya, organ etleri kolin içeren besinlerdir. Bir kâse rüşeym 202 mg kolin içerir. Beynin neredeyse % 60′ı yağdan oluşur ve bunun %20′ye yakını omega-3 yağ asitleridir. Omega-3 yağlarından özelikle DHA beyin için oldukça önemlidir. Sinir hücreleri arasındaki bağlantıyı sağlar. Omega-3 yağlarının eksilmesi durmumunda hem demans hem de Alzheimer ile ilgili bellek sorunlarına daha fazla rastlanmaktadır. somon, uskumru, ton balığı soğuk su balıkları Omega-3 kaynakları arasındadır. Vitamin B12 belleğin temel iletişim moleküllerinden olan asetilkolinin üretiminde önemli bir aracı maddedir. Bu azaldığında asetilkolin üretimi de azalır. Sonuç olarak bellek güçsüz ve zayıf düşer. B12 eksikliği yeterince et, balık, süt ve süt ürünü tüketmeyenlerde özellikle vejetaryen beslenenlerde sıkça görülür. Hayvansal kaynaklı besinler önemli birer B12 vitamini kaynağıdır; kırmız et, tavuk, balık, deniz mahsulleri, yumurta, peynir, süt ve yoğurt günlük beslenmede uygun oranda yer almalıdır. Besinlerle yeteri kadar demir alamayan kişilerde bellek zayıflar. Demir beyinsel fonksiyonlarda görev alan birçok enzimin yapısına girer. Ayrıca beyne oksijen taşıyan kan hücrelerinin ana maddesi hemoglobinin üretimi için de demir gereklidir. Demir kaynağı olan karaciğer, sakatatlar, yumurta sarısı, istiridye, ıspanak gibi besinler mutlaka tüketilmelidir. Araştırmalar çayın “nöroprotektif”, yani sinirler üzerindeki koruyucu etkisi olduğunu göstermektedir. Çayın ileri yaşlarda algılama ve demans proplemlerinin önlenmesindeki etkisini inceleyen bir araştırma, 55 yaş üzerinde ve herhangi bir demans sorunu bulunmayan 716 gönüllü üzerinde gerçekleştirildi. Katılımcılar çay içme sıklığı ve tükettikleri çay tipine (yeşil ya da siyah çay) göre gruplandırıldı. Araştırma sonuçları; günlük 1-2 bardak yeşil çay tüketmenin, yaşlılıkta algılama ve düşünme fonksiyonlarındaki azalmayı istatistiksel olarak belirgin derecede önleyebileceğini göstermiştir. Araştırmacılar yeşil çayın etkisinin içerisindeki polifenolik bileşenlerin, özellikle epigallokateşin gallattan kaynaklanabileceğini belirtmişlerdir. Körinin içinde zerdeçal, kimyon, zencefil, kişniş, kakule, karanfil, hintcevizi, demirhindi ve acı kırmızı biber bulunur. Körinin içinde bulunan zerdeçal ve sarı renkli hardal kurkumin adlı maddeyi içerir. Araştırmalara göre, bu madde hafızayı destekler, Alzheimer’ın ilerlemesini yavaşlatır ve yeni beyin hücresi oluşum süreci olan sinir dokusu oluşumunu harekete geçirir. ## Domates Faydaları — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/domates-faydalari-481/ Tarih: 2026-06-14 Sağlık için en yararlı antioksidanlardan biri olan likopen en çok domateste yeralır. Yapılan araştırmalara göre likopen alımı kardiovasküler sağlığı olumlu yönde etkilemektedir. Yüksek kolesterol seviyesini azaltmaya yardımcıdır. Trends In Food Science&Technology dergisinde yayınlanan bir araştırma sonucuna göre, domatesteki antioksidanlar kalp hastalıklarını önleyici etki göstermektedir. Yapılan araştırmalara göre yoğunlaştırılmış likopenin yeraldığı domates özütlerinden yapılan ilaçların kullanımının tansiyonun düşürülmesine yardımcı olduğu belirtiliyor. İngilterede yapılan bir araştırmada aslan ağzı bitkisi ile domates genlerinin karıştırılmasıyla üretilen mor domatesin kanserin ilerleyişini engelleyebileceğine dair bulgular gözlenmiştir. Likopen, kemik erimesi oluşumunu geciktirici etkisiyle orta yaş ve ilerisi kadınlar için ciddi önem taşır. Likopen domatesin yanında domates salçası, ketçap, domates püresi ve domates sosunda da bulunur. Uzmanların belirtiğine göre likopen, domates piştikçe artmakta ve zeytinyağı ile yenildiği zaman vücut tarafından daha rahat özümsenmektedir. Filed Under: Beslenme ## 18 Mart Çanakkale Zaferi URL: https://trendhayat.com/18-mart-canakkale-zaferi/ Tarih: 2026-06-14 Çanakkale savaşının seyri nasıl gelişmiştir? Osmanlı İmparatorluğu fiilen savaşa ne zaman katılmıştır? 18 Mart Çanakkale zaferi kazanılmasaydı tarih nasıl değişirdi? Savaş sonrası tarihten silinen imparatorluklar hangileridir? Çanakkale savaşı kimler arasına olmuştur? Yedi düvele karşı savaşarak kazandığımız Çanakkale zaferi, 1.Dünya savaşı zamanında 1915-1916 seneleri arasında Çanakkale ve Gelibolu Yarımadası’nda İtilaf Devletleri ve Osmanlı İmparatorluğu arasında başlamıştır Osmanlı İmparatorluğu fiilen savaşa ne zaman katılmıştır? Çanakkale’den yola çıkarak İstanbul’u ele geçirmek isteyen İtilaf Devletleri, boğazların kontrolünü de elinde tutmak istiyordu. Aynı zamanlarda bir Ağustos 1914’ün ertesi günü Almanya ile ittifak antlaşması imzalayan Osmanlı, fiilen savaşa katılmış kabul edilmiştir. Çanakkale savaşının seyri nasıl gelişmiştir? Savaşı başlatan ilk ateşi açan triumph zırhlısı Çanakkale’ye 12 km mesafeden ateş açarak savaşı 11:15‘te başlatmış oldu. Savunma için bir plan yapıldı planımıza göre, gemiler topçularımızın ateş menziline girinceye kadar pusuya yatarak bekleyecek ve baskın tarzında ateş açılacaktı. Böyle de oldu. Düşman kuvvetleri yaklaştıkça, topçu askerlerimizin giderek yoğunlaşan isabetli hedefleriyle karşılaşıyordu. Saat 12 ye gelince 3 tabyamız ağır hasar almıştı, fakat ayakta kalan diğer topçularımızın hedefini tam isabet vurması ile AGAMEMNON zırhlısının çelik yeleğini parçalamıştır. INFLEXIBLE zırhlısının komuta köprüsü havaya uçurulmuş ve bu arada düşman kuvvetleri Çanakkale’ye yedi kilometre yaklaşmayı başarmıştı. Bu arada Fransız GAULOIS zırhlısı yaralanarak saf dışı olmuştu. BOUVET zırhlısı çelik gömleğini tamir etmek üzere geriye çekilirken, bir gece önce Yüzbaşı Hakkı’nın NUSRET mayın gemisiyle TEHLİKELERE aldırış etmeden boğaza döşediği mayınlara çarparak 639 mürettebatı ile beraber karanlık limanın sularına gömülerek kayboldu. BOUVET’in zırhlısının imdadına koşmaya çalışan SUFFREN ve GAULOIS da aynı şekilde mayınlara takılarak denizin derin sularına gömüldü. Amiral ROBECK, geride kalan askerlerini kurtarabilmek için saat 17.30’da çekilme emrini verdi. Fransız ve İngiliz çıkarma kuvvetleri her ne kadar ARIBURNU VE SEDDÜLBAHİR sahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da Osmanlı İmparatorluğu kuvvetlerinin inatçı savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda Gelibolu işgalinde başarılı olamadılar. 18 Mart Çanakkale zaferi kazanılmasaydı tarih nasıl değişirdi? 18 Mart zaferini kazanamasaydık, düşman donanması, daha 1915’in Mart ayında İstanbul’u ele geçirerek Osmanlı İmparatorluğu’nu çökertebilecekti. Çanakkale Boğazı’nı denizden aşarak İstanbul’a girmeyi başaran İtilaf Devletleri, yirmi beş Nisan 1915’ten itibaren başlayarak sekiz ve dokuz Ocak 1916’ya kadar süren Çanakkale kara savaşlarında düşmanlar durdurulmasaydı, 1. Dünya Savaşında Çarlık Rusya kısa yoldan müttefiklerinin İmdadına kavuşacağı için yıkılmayacak, ve bunun akabinde Ekim 1917 Bolşevik İhtilali de olmayacaktı. Bu sebepten Almanya’nın yenilmesi hızlanacak ve 1. Dünya Savaşı belki de bin dokuz yüz on beş de bitecekti. Savaş sonrası tarihten silinen imparatorluklar hangileridir? Bu savaşta ağır kayıplar veren Osmanlı, işgal girişimlerini önleyemeyince topraklarının büyük bir bölümü zapt edilmeye başlanmıştır. FAKAT Gelibolu cephesin deki Çanakkale savaşı, aziz Türk milletinin ve ordusunun vermiş olduğu milli bir mücadele ile büyük bir zaferle kazanılmıştır. Çanakkale Zaferinin DÖRT yıl sürmesi sonucun da, 3 imparatorluğun (ÇARLIK , AVUSTURYA ,MACARİSTAN ve OSMANLI İMPARATORLUKLARININ) tarih sahnesinden silinmesine SEBEP olmuştur. Yedi düvele karşı güçlü imanıyla ve inancıyla düşmanları topraklarına bastırmayan canla başla savaşıp bizim bu zamana gelmemizin temelini atan ve Çanakkale Zaferi’ni bizlere yaşatan tüm mübarek şehitlerimizin ruhu şad olsun. Allah aynı inanç ve şuuru bizim zürriyetimize de nasip etsin. Alakalı Yazılar; İstillal Marşımız ve Mehmet Akif Ersoy ‘ un hayatı ## Koltuk Temizliği Hakkında Püf Noktalar URL: https://trendhayat.com/koltuk-temizligi-hakkinda-puf-noktalar/ Tarih: 2026-06-13 Koltuk Nasıl Temizlenir, Nasıl Silinir, Lekeler Nasıl Çıkar Günlük yaşantı alanımızda yer alan koltuklarımız birçok nedenden dolayı kirlenmekte hele de evinizde çocuklarınız ve evcil hayvanınız varsa koltuklarınız daha kısa sürede bakım ve temizlik istemektedir. Koltuk temizliğini kendiniz yapacaksanız dikkat etmeniz gereken noktalar var. Yanlış yöntem ve malzemelerle yapılan temizlik hüsranla sonuçlanabilir. Koltuk Temizliği Nelere Dikkat Edilmeli İlk önce yapmanız gereken, koltuğunuzdaki tozlu kiri elektrik süpürgesinin yüksek ayarında çektirmek, ulaşamadığınız noktalara ise elektrik süpürgesinin ince uçlu aparatından yardım alarak süpürmek. Eğer evcil hayvanınız varsa, elektrik süpürgesinin alamadığı tüyleri, toz toplayıcı diye adlandırılan aparatla kolay bir şeyinde halledebilirsiniz. Tozu, kir ve tüyü temizlenmeyen koltuğun silinmesi bir anlam ifade etmez, çünkü toz, kir ve tüyler silinme esnasında koltuğunuza yapışacak ve istenilen temizliğe ulaşılmayacaktır. Koltuğunuzun temizliğine başlamadan önce dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta ise koltuğunuzun kullanma talimatını okuyarak koltuk temizliği hakkında bilgi edinmek. Uluslararası kullanılan standart kumaş temizleme kodları inceleyin; W : Sıvı deterjan kullanın. S : Su kullanmadan, yumuşak içerikli çıkartıcı kullanın. WS : Yumuşak veya sıvı deterjan kullanın. X : Fırça veya elektrik süpürgesiyle temizleyin. Koltuk Temizliği Neyle Yapılmalı Arap Sabunu Koltuk temizliğinde etkili sonuçlar bırakan arap sabunu önce sıcak suda eritilir ve bez yardımıyla iyice silinir. Sabun kalıntılarının kalmaması için ılık sade suyla durulanır ve kurumaya bırakılır. Sirke Sirkenin bakterileri öldürme etkisi sebebiyle çocuklu annelerin gönül rahatlığıyla kullandığı alternatiflerden biridir. Sıcak suya sirkeyi ekleyin ve kullanacağınız temizlik bezi de içine atın, bezi sirkeli suda biraz bekletin daha sonra silmeye başlayın göreceksiniz koltuklarınız ışıl ışıl parlayacak. Kokusu için endişelenmeyin 2 saat havalandırmadan sonra kokudan eser kalmayacak. ## Altın Maskesi Nedir? Altın Maskesi Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/altin-maskesi-nedir-altin-maskesi-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-06-12 Altın Maskesi Nedir? Altın Maskesi Evde Yapılır Mı? Altın Maskesi Nasıl Yapılır? Altın Maskenin Faydaları Nelerdir? bu gibi soruların cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Son dönemlerde popüler olan ünlülerin de tercih ettiği maskelerden biri de altın maskesidir. Bu maskeyi kullanıp fayda sağlayan bir çok kişi bulunmaktadır. Adından da anlaşıldığı pahalı bir uygulama olan bu maske genelde güzellik merkezlerinde yapılsa da evde de daha ucuza hazırlayıp uygulayabilirsiniz. Altın Maske Nedir? Cilt bakımı için uzun yıllardır kullanılan son dönemlerde ülkemizde popüler ve pahalı olan bu maske nasıl bir maske diye soracak olursanız. Yapımı basit ve kolay olan bu maske sadece maliyeti biraz yüksek tutarda olup gerekli malzemeler şunlardır; 1 yemek kaşığı sarı altın tozu (aktarlardan temin edebilirsiniz veya hazır paket ürünleri de kullanabilirsiniz.) Su Altın Maskesi Nasıl Yapılır? Bir kaseye 1 yemek kaşığı sarı altın tozu koyun, üzerinde su ekleyin, suyu dikkatlice ekleyin. maske macun kıvamında olmalıdır. Macun kıvamına gelen karışımı cildimize sürelim ve kuruyana kadar cildimizde bekletelim. Kuruduğuna emin olduğumuz altın maskeyi cildimizde özenli bir şekilde çıkartalım ve cildimizi ılık suyla yıkayalım. Ayda bir kez uygulayabilirsiniz. Altın Maskesinin Faydaları Nelerdir? En önemli özelliklerinden cildi sıkılaştırma etkisi mevcuttur. Cilde parlaklı verir ve daha güzel görünmenizi sağlar. Cilt sorunlarından sivilcelere olumlu etki sağlamaktadır. Cilt lekelerinde iki- üç kullanım sonucunda büyük oranda azalma ve yok olmasını sağlar. Bu maskenin kullanılmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Hamile ve emziren bayanlarda kullanabilir. Cilt lekelerine neden olan ölü hücreleri arındırır. Maskenin içinde bulunan altın tozları cildin nem oranını dengede tutar. Cilde oluşan kırışıklık ve ince çizgileri giderir. Cildin rengini açarak daha güzel görünmesini sağlar. Cildin ölü hücrelerinde arındırır. Altın Maske Hakkında Bilinmesi Gerekenler Bu maskeyi uygulama karar verdiyseniz eğer dikkat etmeniz gereken hususlar şunlardır; Maskeyi uygulamadan önce cildinizi mutlaka temizleyin. Uygulayacağınız bu maskeyi eğer satın almışsanız eğer mutlaka kullanma talimatına göre uygulayın. Hazır aldığınız maskeyi açtı iseniz zaman kaybetmeden uygulayın. Uygulayacağınız maske macun kıvamında almalı, yüzünüze iyice yapışmalıdır. Maske yüzünüzde gergin olmalıdır. Maske yüzünüzde kuruduğuna emin olun. Maske yüzünüzde en kadar kalmalı sorusuna herhangi bir süre yok, en az 30 dakika kalmalı ve kuruduğuna emin olduğuktan sonra itina ile çıkarılmalıdır. Uyguladığınız karışımı tekrar uygulamayın. Hazırladığınız maske tek seferde kullanılmalıdır. Aloe Vera Maskesi ve Jeli Nasıl Yapılır Aloe Vera Kremleri ## Aspir Tohumu Yağının Faydaları URL: https://trendhayat.com/saglik/aspir-tohumu-yaginin-faydalari-2031/ Tarih: 2026-06-11 80-100 cm kadar boylanabilen, sarı, krem, beyaz, kırmızı veya turuncu çiçekler açan, otsu bir bitki olan aspir tohumunda amino asitler, mineraller ve bazı vitaminler bulunur. Conjugated Linoleic Acid aspir tohumu yağından elde edilen bir yağ asitidir. Aspir Tohumu Yağının Faydaları ; Aspir tohumu yağının yağ dokularını azaltıcı özelliği, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde saptanmıştır. Vücuttaki yağ oranını azaltarak, daha küçük yağ moleküllerine dönüştürdüğü, metabolizmayı hızlandırarak, yağ ve kas dengesini düzenleyerek zayıflamaya yardımcı olduğu belirtiliyor. Omega 6, Omega 9 gibi esansiyel doymamış yağ asitleri yanı sıra diğer doymamış yağ asitlerini yüksek oranda içeren aspir yağının hipolipidemik özelliği olduğu çalışmalarla gösterilmiştir. İçeriğindeki Conjugated Linoleic Acid (CLA) sayesinde vücuttaki büyük yağ moleküllerini parçalayarak daha küçük yağ moleküllerine dönüştürdüğü ve bu şekilde yağ oranını azaltmaya destek olabildiği için, diyet ve egzersiz programlarında tercih edilebiliyor. Filed Under: Sağlık ## Safranbolu Konakları URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/safranbolu-konaklari-632 Tarih: 2026-06-11 Safranbolu Rehberi. Yaşayan tarihin bir müze kente dönüştüğü yer Safranbolu. Osmanlı mimarisinin en seçkin örneklerini görebileceğiniz evleri, eski sanatları, zengin mutfağı ile… Adını, yörede yetiştirilen Safran bitkisinden alan müze kent görünümündeki Safranbolu, ahşap Osmanlı Mimarisi'nin en zengin örneklerinin korunduğu evleriyle gerçekten görülmeye değer. Tavan ve duvar süslemeleri, iç mekan havuzları, merdivenler, pencere ve kapılarıyla bu evleri gördüğünüzde ve bu evlerde konuk olduğunuzda kendinizi başka bir dünyada yasıyor gibi hissedeceksiniz. 1976'da hem kentsel hem de doğal sit alanı ilan edildi. 1994 yılında da UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alındı. Safranbolu'da demirciler, yemeniciler, bakırcılar, semerciler gibi meslek gruplarının bulunduğu çarşılar hala yaşıyor. Çarşı ve Bağlar, tarihi Safranbolu'nun görmeye değer bölgeleri. Geziye çarşıdan başlayın ve önce Çarşı'nın kurulu olduğu vadiyi tepeden gören Hıdırlık Tepeşi'ne çıkın. Aşağıda Cinci Hanı ve Hamamı, karşıda Kale, Saat Kulesi, tabakhane, eski evler, konaklar, hanlar hamamlar bir bütün olarak görülebiliyor. 1797 tarihinde inşaa edilen saat kulesi, Osmanlı Saat Kuleleri içinde bulunan ve halen ağırlıkla çalışan saat kulelerinin en eskisi. Manifaturacılar Sokağı, Arastaarkası, Hükümet Sokakları, Demirciler Çarşısı ve Yemenciler Arastası'nı -halk arasında sadece Arasta deniyor- mutlaka gezin. Arasta'da çay bahçelerinden birine oturup, Safranbolu'nun mahalli tadlarından, peynirli, ıspanaklı, kıymalı gözlemeler, bazlamalar, cevizli yaprak helvası, lokumları tadabilirsiniz. Safranbolu'daki evlerin bir özelliği ne kadar arkada olursa olsun mutlaka güneş alması. Su kemeri, saat kulesi, çeşmeleri, konaklarıve evleriyle korunmakta olan 1008 esere sahip Safranbolu'nun hemen civarı dagezilmeli. 11 km. uzaklıktaki Yörük Köyü tümüyle bir müze köy. Köyün en eski evi 450 yaşındaki Onbaşıgil evi, en genç evi ise 90 yaşında. Evlerin iç süslemeleri dışları kadar güzel. Safranbolu Konakları Asmazlar Konağı: Çelik Gülersoy imzalı, yörede Havuzlu Konak diye bilinen yapı giriş katındaki havuzu, eşsiz dekoru ile konuklarına bambaşka bir atmosfer sunuyor. Tel: (0370) 725 28 83 . Arasna: Cafe, bar, pansiyon, Safranbolu çarşısı içinde, geleneksel Türk Evi'ne özgü mimarisiyle 24 yatak kapasiteli. Tel: (0370) 712 41 70 Tahsin Bey Konağı: 7 odalı konak tamamen Türk evi dekorlu. Tel: (0370)712 60 62 Hatice Hanım Konağı: Üç kattan oluşan bu özgün konakta 11 oda var. Aynı isim altında yer alan ikinci konakta 6 oda var. Üçüncü konakta ise 10 oda var. Otelin her odasının bir ismi var. (0370) 712 75 45-712 87 45-46. Paşa Konağı: Toplam 25 odalı üç konaktan oluşuyor. Paşa, Gökçeoğlu ve Çeşme. (0370) 712 81 53 Safranbolu Zalifre Otel: Yeni bir bina olmasına rağmen Safranbolu'nun eski tip özelliklerini koruyan yeni bir otel. (0370) 725 47 20 NEREDE YENİR? Havuzlu Et Lokantası: Kuyu kebabı, ızgaralar, Safranbolu bükmesi, zerde gibi Osmanlı mutfağının çeşitlemelerini tadabilirsiniz, içkili. Tel: (0370) 725 21 68 Kadıoğlu Şehzade Lokantası: İçkili ve içkisiz iki restoranı var. Et çeşitleri, kuyu kebabı, pideler, gözleme yiyebilirsiniz. Tel: (0370) 712 56 57 Çevrik Köprü: Kuyu kebabı, kiremitte alabalık, pide çeşitleri. Safranbolu bükmesi ve gözleme.(0370) 725 25 86 kategori Aktiviteler Tags: safranbolu turu, safranbolu oteller, safranbolu pansiyon, safranbolu turları Permalink ## Fosfor Faydaları Nedir? URL: https://trendhayat.com/saglik/fosfor-faydalari-2174/ Tarih: 2026-06-10 Fosfor Faydaları Nedir? Fosfor, kalsiyumdan sonra insan vücudunda en fazla bulunan mineraldir. Vücuttaki fosforun % 85’i kalsiyumla birlikte kemiklerdedir. Fosfor, hücrelerdeki denge için çok önemlidir. Hücre zarlarının, özellikle de sinir hücrelerinin koruyucu kılıfının oluşumunu kolaylaştırır. Kemik ve dişlerin oluşumunda önemlidir. Vücudun enerji deposu olan nükleik asitlerin yapısında bulunur. Yağlı maddelerin vücut içinde taşınmasını, şekerli maddelerin de vücut tarafından emilimini kolaylaştırır. Kas kasılmasına, böbreklerin işlevlerine, kalp atımının düzeninin sürdürülmesine ve sinir iletilerine yardım eder. Günlük fosfor ihtiyacı ortalama 800 mg’dır. Besinlerdeki fosfor, vücut tarafından %50–70 gibi yüksek bir oranda kolaylıkla emilir. Besinlerde bol olmasına karşın antiasitler, alüminyum, demir ve magnezyum emilimi azaltır. Filed Under: Sağlık ## Işıltılı Bir Cilt İçin Yapılması Gerekenler URL: https://trendhayat.com/isiltili-bir-cilt-icin-yapilmasi-gerekenler/ Tarih: 2026-06-10 IŞILTILI BİR CİLDE SAHİP OLUN Işıltılı bir cilt herkesin hayalidir. Çoğu zaman herkes daha ışıltılı bir cilde nasıl sahip olacağını düşünür ve bu konuyu araştırır. Işıltılı bir cilde sahip olmak için geç değil, evde yapacağınız maskeler ve dikkat edeceğiniz birkaç noktayla ışıl ışıl bir cilde sahip olabilirsiniz. Hadi o zaman sağlıklı Işıltılı Bir Cilt İçin Yapılması Gerekenler öğrenelim. Işıltılı Bir Cilt İçin Püf Noktalar Eğer siz de “ışıltılı bir cildim olsun” diyorsanız birkaç temel noktaya dikkat ederek bu isteğinizi gerçekleştirebilirsiniz. Aşağıdaki maddelere dikkat ettiğinizde geçici değil kalıcı olarak ışıltılı bir cilde sahip olacaksınız. Işıltılı Bir Cilt İçin Beslenme Cildi içeriden beslemek her zaman daha sağlıklıdır. Dengeli ve sağlıklı beslenme hücrelerinizi yenileyerek size canlılık katar. Unutmayın, yedikleriniz ilacınız; ilacınız yediklerinizdir. Bol Su İçin Su, vücudumuz için adeta bir şifa deposudur. Bol su içmek, vücudu toksinlerden arındırır. Bol su içerek cildinizi ışıl ışıl yapabilirsiniz. Bu sayede vücudunuzu içeriden besler ve ihtiyacınız olan neme sahip olursunuz. Spor Yapın Spor yapmak vücudumuz için çok faydalı bunu hepimiz biliyoruz. Ancak spor yapmak cilt güzelliğimiz için de biçilmiş kaftan. Düzenli spor yaptığınızda cildinizin nasıl parladığına inanamayacaksınız. Yeşil Yapraklı Sebzeler Tüketin Yeşil yapraklı sebzeler tüketmek, cildinizin ışıldaması için çok faydalı bir yoldur. Yeşil sebzelerden hazırlayacağınız içeceklerle cildiniz kalıcı olarak parlayacak. Düzenli Uyku Uyku düzeniniz cilt sağlığınız için çok önemlidir. Yeterli uyumak cildinizi çok daha sağlıklı gösterir. Güzel ve Parlak Bir Cilt İçin Maske Yapın Işıltılı Bir Cilt İçin Maskeler Cilt bakımınıza gereken özeni gösterdiğinizde cildiniz her zaman daha parlak ve daha sağlıklı gözükür. Cilt temizliğinizi düzenli olarak yerine getirin ve güneşten korunun. Beslenme ve sağlığınıza dikkat etiğiniz sürece cildiniz hak ettiği parlaklığa kısa sürede ulaşacaktır. Evde hazırlayacağınız maskelerle de ışıl ışıl bir görüntüye kavuşabilirsiniz. Cilde Işıltı Katan Maske 1 çay kaşığı Sızma zeytinyağı, Yarım çay kaşığı Bal ve 1 çay kaşığı Karbonatı karıştırın. Cildinize masaj yaparak yedirin ve on dakika sonra durulayın. Haftada bir uygulayacağınız bu maskeyle cildiniz parlayacak. Süt Serumu Ilık süte batırdığınız bir pamuğu yüzünüze sürün. Durulamadan boyunca yüzünüzde bırakın. Sabah temizleyin. Süt, içerdiği laktik asit sayesinde yüzünüze parlaklık verecek. Domates Serumu Bir yemek kaşığı limon suyunu bir yemek kaşığı domates suyuyla karıştırın ve bir parça pamukla yüzünüze uygulayın. On dakika sonra yüzünüzü temizleyin.. ## Evinizde Ayna Dekorasyonu Dekoratif Ayna Modelleri URL: https://trendhayat.com/ayna-dekorasyonu-dekoratif-ayna-modelleri/ Tarih: 2026-06-10 Dekorasyonda Ayna Kullanımı ve Modelleri Evinizin odanızın sınırlarını kaldıran aynalar, evet aynalar ev dekorasyonunda belkide ilk mihenk taşıdır, yüz yıllardır aynalar ev dekorasyonlarında kullanılan belkide ilk dekoratif ürünlerden bir tanesidir. Kimi zaman küçük bir ayna kimi zaman duvardan duvar büyük bir ayna, küçük yada büyük her zaman her evde hatta her yerde ayna karşımıza çıkar.. Neden bu kadar çok severiz aynaları, kimileri aynaya bakmadan duramaz, bir yere girdiklerinde ilk dikkat ettikleri şey aynadır, çünkü kendini görmek ister insan, kendini her zaman bir toplama çeki düzen vermek için bakar aynaya.. Asansörlerden, banyo tuvalete kadar her yerde vardır ayna, son zamanlarda ayna daha da değer kazandı. Dekorasyonun olmazsa olmaz bir parçası oldu, evimizin daha kapıdan ilk girişte antremiz de bizi karşılar ya bir dresuar aynası olarak yada vestiyer aynası olarak.. Sonra evin koridorlarında görebilir bir köşesin ayna ile kaplandığını yada bir dekorasyon mobilyasının içinde kapağında, duvardan duvar baklava dilimli desenli aynaların günümüzde salonların ve yatak odaların trendleri arasına girdiğini de görüyoruz.. Peki ya mutfak, mutfakta da aynamı olur hiç demeyin, artık mutfak tezgah fayanslarının ayna modelleri ile dekore edildiğini sıklıkla görüyoruz yine mutfak dolaplarının karşı duvarında duvardan duvar boy aynalar görmek mümkün, banyoya tuvalete hiç değinmiyorum zaten. Evlerin dışında ofislerimizde, iş yerlerimizde, otellerin lobilerinin dekorasyonunda ve şuan daha aklımıza gelmeyen bir çok yerde ayna dekorasyon ürünü olarak kullanılmakta.. Ayna dekorasyonu dekoratif ayna modelleri ile işte size fikirler verecek uygulanmış tasarımlar. Sizde bunlardan esinlenerek kendi evinize uygulayabilirsiniz. AYNA MODELLERİ 01-yatak-ayna-dekorasyonu-yatak-basi (4) 02-ayna-dekorasyonu-yatak-odasi (14) 04-ayna-dekorasyonu (23) ayna-mobilya-dresuar 05-ayna-dekorasyonu (16) 06-ayna-dekorasyonu-mutfak (15) 07-ayna-dekorasyonu-salon (11) antre-ayna-dekorasyonu (2) ayna-dekorasyonu (3) ayna-dekorasyonu (7) ayna-dekorasyonu (21) ayna-dekorasyonu (25) ayna-dekorasyonu (26) ayna-dekorasyonu (29) ayna-dekorasyonu (31) ayna-dekorasyonu (32) ayna-dekorasyonu (33) ayna-dekorasyonu (34) ayna-dekorasyonu (35) ayna-dekorasyonu (36) ayna-dekorasyonu (37) ayna-dekorasyonu (38) ayna-dekorasyonu (39) ayna-dekorasyonu (40) ayna-dekorasyonu (41) ayna-dekorasyonu (42) ayna-dekorasyonu (43) ayna-dekorasyonu-antre (27) ayna-dekorasyonu-duvar (24) ayna-dekorasyonu-konsol (5) ayna-dekorasyonu-konsol (28) ayna-dekorasyonu-koridor (8) ayna-dekorasyonu-mutfak (9) vayna-dekorasyonu-mutfak (10) ayna-dekorasyonu-yatak (13) ayna-dekorasyonuyatak-basi (20) baklava-ayna-dekorasyonu (1) baklava-dilim-ayna-dekorasyonu yemek-ayna-dekorasyonu (6) Aramalar ## Silverdin Krem Nedir? Ne İşe Yarar Yan Etkileri URL: https://trendhayat.com/silverdin-krem-nedir-ne-ise-yarar-yan-etkileri/ Tarih: 2026-06-09 Silverdin Krem Nedir? Silverdin Ne İşe Yarar? Silverdin Krem Nasıl Kullanılır? Silverdin Kremin Yan Etkileri Nelerdir? Silverdin Kremin Fiyatı Nedir? Silverdin Kremin Prospektüsü Yanık ve yara kremleri arasında en çok kullanılan ve en etkili olan kremdir. Bu kremi kullanma amacı yara ve yanıklarda oluşmaya çalışan enfeksiyon ve bakterilerin engelleyen bir kremdir. Genelde yanık kremi olarak bilinse de yaraların iltihap olmasını da engeller Silverdin Krem Nedir? Etken maddesi Gümüş sülfadiazin olan bu krem cilt üzerinde enfeksiyonların büyümelerini ve çoğalmalarını engelleyen bir kremdir. Çocuklarınızı ufak tefek yaralanmalarında yaranın üzerine rahatlıkla sürebilirsiniz. Silverdin Krem Ne İşe Yarar? Yara ve yanıklarda üzerinde oluşan veya oluşmaya çalışan iltihabı yok eder ve engeller. Günlük yaşadığımız her kaçta kimsenin ufak kazalarda yaranın üstüne rahatlıkla kullanabileceğimiz bir kremdir. Açık yara ve yanıkların oluşturduğu acı hissini kısa zamanda azaltması ve enfeksiyonu engellemesi nedeniyle çok tercih edilen bir kremdir. Deri dokusunu bozmayacak bir kremdir. Reçete ve reçetesiz eczanelerde elde edilen bir kremdir. Sıklıkla yanıklarda kullanılan bu krem cilt lezyonların kötüleşmesinde engellemek içinde kullanılmaktadır. Silverdin Krem Nasıl Kullanılır? Doktorunuz nasıl reçete etmişse o şekilde kullanın. Etken maddeye karşı alerjiniz varsa kesinlikle kullanmayın. Silverdin kremi kullanmadan önce mutlaka kremi süreceğiniz bölgeyi temizleyin. İnce tabaka halinde sürün. Silverdin kremi günlük 1 doz kullanması yeterli olacaktır. Silverdin Krem Yan Etkileri Nelerdir? Silverdin kremin etken maddesine karşı alerjiniz dışında herhangi bir yan etkisi gözlenmemiştir. Ama hafifte olsa bu bölgede yan etkiler görünebilir. Görünebilecek yan etkiler döküntü, kaşıntı, tahriş, isilik, deride değişiklik ve yanma hissidir. Silverdin Krem Fiyatı Ne Kadardır? 22.03.2019 tarihli fiyat 8.32 tl’dir. Silverdin Krem Hakkında Bilinmesi Gerekenler Hamile kişilerin kullanmaları tavsiye edilmez. Emziren annelerinde anne sütüne geçtiğinden dolayı kullanmaları uygun değildir. Silverdin krem sivillerin geçmesine yardımcı olmaktadır. Silverdin krem bebeklerde doktora danışarak kullanılmalıdır. Bu kremi pişiklerde için kullanılmaz. Silverdin krem güneş yanıklarında kullanıldığı gibi güneş lekelerinde kullanılır. Silverdin Kremin Prospektüsü (KÜB) KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI SİLVERDİN krem %1 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM 1 g krem içeriği; Etkin madde: Gümüş sülfadiazin 10.0 mg Yardımcı maddeler: Setil alkol 40.0 mg Metil paraben 3.0 mg Propilen glikol 70.0 mg Yardımcı maddeler için 6.1 ‘e bakınız. 3. FARMASÖTİK FORM Krem Beyaz, kokusuz, yumuşak kıvamlı krem 4. KLİNİK ÖZELLİKLER 4.1 Terapötik endikasyonlar Gümüş sülfadiazine duyarlı gram-pozitif ve gram-negatif mikroorganizmalarla enfekte olan yanıkların profilaksi ve tedavisinde, Bacak ülserleri ve bası yaralarında enfeksiyonun kısa süreli tedavisinde yardımcı olarak, Deri nakli yapılan yerlerde ve geniş ölçülü yıpranmaların enfeksiyon profilaksisinde yardımcı olarak, Parmağın etli kısmı, tırnak kaybı ve/veya distal falanksın parsiyel kaybının olduğu parmak ucu yaralanmalarında koruyucu olarak endikedir. 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli Topikal uygulama içindir. Oküler uygulanmamalıdır. Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi: Yanıklarda: Yara ve yanık olan bölge uygun hijyenik kurallara göre temizlendikten sonra 3-5 mm kalınlığında bir tabaka halinde SİLVERDİN uygulanmalıdır. Steril eldiven ve/veya steril spatülle uygulanması önerilir. Gerekli olduğunda hasta hareketi nedeniyle kremin uzaklaştırıldığı bölgelere tekrar uygulama yapılmalıdır. Yanıklarda SİLVERDİN günde en az bir kez uygulanmalıdır. Eksüda volümünün fazla olduğu durumlarda daha sık uygulanabilir. El yanıklarında: SİLVERDİN yanık olan bölgeye uygulandıktan sonra tüm el şeffaf plastik bir torba veya eldiven içerisine konup bilek kısmından kapatılabilir. Hasta el ve parmaklarını hareket ettirme konusunda teşvik edilmelidir. Torbada aşırı miktarda eksüda toplandığında pansuman değiştirilmelidir. Bacak ülserleri/Bası yaraları: Ülser boşluğu en az 3-5 mm kalınlığında bir tabaka halinde SİLVERDİN ile doldurulmalıdır. SİLVERDİN’in normal deriyle uzun süreli teması maserasyona neden olabileceğinden, ülser olmayan alanlara kremin bulaşmamasına dikkat etmek gerekmektedir. SİLVERDİN’den sonra absorban ped veya gazlı bez pansumanı uygulanmalıdır. Ek olarak ülser yarasının gerektirdiği durumlarda baskı pansumanı uygulanabilir. Normal şartlar altında pansumanın her gün değiştirilmesi gerekir ancak eksüdanın daha az olduğu yaralarda daha seyrek pansuman değişimini (48 saatte bir) uygun olabilir. SİLVERDİN uygulanmadan önce uygulama yeri temizlenmeli ve yabancı cisimler uzaklaştırılmalıdır. Eksüdanın çok fazla olduğu bacak ve bası ülserlerinde SİLVERDİN kullanımı önerilmemektedir. Parmak ucu yaralanmaları: Yaranın kanaması durdurulduktan sonra 3-5 mm kalınlığında bir tabaka halinde SİLVERDİN uygulanmalıdır. Olağan pansuman kullanılabilir. Alternatif olarak plastik veya steril olmayan cerrahi eldivenin parmak kısmı kullanılarak su geçirmez bantla sabitlenebilir. Pansuman 2-3 günde bir değiştirilmelidir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Böbrek/Karaciğer yetmezliği: Bu popülasyona özel bir kullanım şekli yoktur. Şiddetli böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Pediyatrik popülasyon: Bu popülasyona özel bir kullanım şekli yoktur. Prematürelerde ve iki aylıktan küçük bebeklerde kullanılmamalıdır. Geriyatrik popülasyon: Bu popülasyona özel bir kullanım şekli yoktur. 4.3 Kontrendikasyonlar Gümüş sülfadiazine ve ilacın bileşimindeki diğer maddelere karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda, Sülfonamidlerin kernikterus ihtimalini artırdığı bilindiğinden, hamileliğin son döneminde, Prematürelerde ve iki aylıktan küçük bebeklerde kullanımı kontrendikedir. Metenamin ve sülfonamidlerin beraber kullanımı kristal üre oluşumu sebebiyle kontrendikedir. 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri Uzun süreli anti-infektif kullanımı, uygulanan anti-infektife dirençli organizmalara bağlı süperenfeksiyon gelişimine neden olabilir. Yara kabuğu içinde veya altında mantar üremesi görülebilir. Ancak klinik veriler mantar süperenfeksiyon olasılığının çok düşük olduğunu göstermektedir. Solunum yetmezliği, şiddetli böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda SİLVERDİN dikkatli kullanılmalıdır. Karaciğer veya böbrek yetmezliği sonucu ilaç eliminasyonunun azaldığı durumlarda, birikim gerçekleşebilir; hedeflenen terapötik yarar göz önünde bulundurularak SİLVERDİN tedavisinin devam ettirilip ettirilmeyeceğine karar verilmelidir. Gümüş sülfadiazinin emilimi uygulanan yüzeyin genişliğine ve doku hasarına göre değişir. Çok az sayıda raporlanmış olmasına rağmen sülfonamidlerle ilişkili advers reaksiyonlar gelişebilir. Sülfonamidlerle ilişkilendirilen reaksiyonların bazıları şunlardır: agranülositoz, aplastik anemi, trombositopeni, lökopeni ve hemolitik anemi dahil kan düzensizlikleri; Stevens-Johnson sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve eksfolyatif dermatit gibi hayatı tehdit edici kütanoz reaksiyonlar dahil dermatolojik ve alerjik reaksiyonlar; gastrointestinal reaksiyonlar; hepatit ve hepatoselüler nekroz; merkezi sinir sistemi reaksiyonları ve toksik nefroz. Gümüş sülfadiazin ve diğer sülfonamidler arasında çapraz duyarlılık potansiyeli vardır. Tedaviden dolayı alerjik reaksiyonlar görülmesi halinde alerjik reaksiyonun potansiyel tehlikeleri göz önünde bulundurularak tedavinin devam ettirilip ettirilmeyeceğine karar verilmelidir. Gümüş sülfadiazin, glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği bulunan hastalarda hemolize neden olabileceğinden zararlı olabilir. Bu hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. SİLVERDİN ile birlikte topikal proteolitik enzimlerin beraber kullanımının düşünüldüğü durumlarda içeriğindeki gümüşün bu gibi enzimleri inaktive edebileceği göz gönünde bulundurulmalıdır. SİLVERDİN kullanımı yara kabuğu atılımını geciktirebilir ve yanık yaralarının görünümünü değiştirebilir. Vücudun geniş yüzeyini kaplayan yanık yaralarının tedavisinde serum sülfa konsantrasyonları erişkin terapötik seviyelerine (%8 – 12 mg) ulaşabilir. Bu nedenle bu gibi hastalarda serum sülfa konsantrasyonlarının takibi önerilir. Böbrek fonksiyonu yakından takip edilmeli ve idrarda sülfa kristali varlığı kontrol edilmelidir. Propilen glikol emiliminin serum osmolalitesini ve laboratuvar test sonuçlarını etkilediği rapor edilmiştir. 1 gram SİLVERDİN’in içerisinde 40 mg setil alkol bulunur. Setil alkol, lokal deri reaksiyonlarına (kontak dermatit gibi) neden olabilir. 1 gram SİLVERDİN’in içerisinde 3 mg metil paraben bulunur. Metil paraben alerjik reaksiyonlara (muhtemelen gecikmiş) sebebiyet verebilir. 1 gram SİLVERDİN’in içerisinde 70 mg propilen glikol bulunur. Propilen glikol, ciltte tahrişe (irritasyona) neden olabilir. 4.5. Diğer tıbbi ürünlerle etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri SİLVERDİN içindeki gümüş enzimatik ölü doku atıcı ajanları inaktive edebileceğinden, birlikte kullanımı uygun olmayabilir. Geniş yüzeylere uygulandığında, serum sülfadiazin terapötik düzeylere ulaşabilir ve özellikle oral hipoglisemik ilaçlar ve fenitoin ile etkileşebilir. Birlikte kullanıldıklarında etkilerini potansyelize edebileceğinden hipoglisemik ilacın ve fenitoinin kan düzeylerinin izlenmesi önerilir. Amonyak ve sonrasında formaldehide dönüşen üriner sistem antibakteriyel ajanı metenamin, sülfonamidler ile asidik ürede çözünmeyen çökelti oluşumuna sebep olabilir. Metenamin ve sülfonamidlerin beraber kullanımı kristal üre oluşumu riskini arttırması sebebiyle kontrendikedir. Papain ve gümüş sülfadiazin gibi gümüş tuzu içeren formülasyonların beraber kullanılması papainin enzimatik debridman etkisini inaktive edebilir. Papain aracılı kimyasal debridmanın etkinliğinin azalmasıyla sonuçlanır. 4.6. Gebelik ve laktasyon Genel tavsiye Gebelik Kategorisi: B Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon) Doğum kontrolü üzerine etkileri ile ilgili veri bulunmamaktadır. Gebelik dönemi Tüm sülfonamidler kernikterus riskini arttırdığından, SİLVERDİN hamileliğin son döneminde kullanılmamalıdır. SİLVERDİN’deki konsantrasyonun üç ila on katı düzeyde gümüş sülfadiazinin tavşanlara uygulandığı bir üreme çalışmasında gümüş sülfadiazine bağlı fetüs üzerinde zararlı etkiye dair belirtiye rastlanmamıştır. Ancak, hamileler üzerinde bu tip çalışmalar olmadığından ve hayvanlar üzerinde yapılan üreme çalışmaları insan üzerinde aynı sonuçları vermediğinden, hamilelerde ancak çok gerekli olduğunda kullanılmalıdır. Gebeliğin sonlarına doğru kullanılması sakıncalıdır. Gebe kadınlara verilirken tedbirli olunmalıdır. Laktasyon dönemi SİLVERDİN’in anne sütü ile atılıp atılmadığı bilinmemektedir. Sistemik sülfadiazinin serumda bulunan konsantrasyonlarının %15-35’i süte geçebilmektedir. Sülfonamidlerin süte geçtiği bilindiğinden ve tüm sülfonamidler kernikterus riskini arttırdığından emziren annelerde kullanımında dikkatli olunmalıdır. Üreme yeteneği / Fertilite Üreme yeteneği üzerinde etkisi ile ilgili veri bulunmamaktadır. 4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler Araç ve makine kullanımı üzerine olumsuz bir etki bildirilmemiştir. 4.8. İstenmeyen etkiler Topikal olarak kullanılan gümüş sülfadiazin absorbsiyonu tedavi edilecek yüzeyin büyüklüğüne ve meydana gelmiş doku hasarının şiddetine bağlıdır. Geniş alanlara uygulandığında bazı sistemik yan etkiler görülebilir. Her bir sistem organ sınıfı içinde advers etkiler, aşağıdaki tanımlamalara uygun olarak sınıflandırılmıştır: Çok yaygın (> 1/10) Yaygın (>1/100 ila <1/10) Yaygın olmayan (>1/1,000 ila1/10,000 ila <1/1,000) Çok seyrek (<1/10,000) Bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor). Kan ve lenf sistemi bozuklukları Bilinmiyor: Agranülositoz, aplastik anemi, glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği anemisi, hemolitik anemi, gümüş zehirlenmesi (arjiroz), trombositopeni, lökopeni (simetidin ile beraber kullanımı lökopeni insidansıyla ilişkilendirilmiştir.) Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Hipersensitivite reaksiyonları Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Serum hiperosmolarite, su ve elektrolit dengesizliği Sinir sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Ateş nöbetleri Gastrointestinal hastalıkları Bilinmiyor: Oral mukozada gümüş birikimi, psödomembranöz enterokolit, toksik megakolon Hepato-bilier hastalıkları Bilinmiyor: Hepatik nekroz, hepatit Deri ve deri altı doku bozuklukları Yaygın: Prurit, egzama ve kontakt dermatit dahil uygulama bölgesinde döküntü Seyrek: Yanma hissi, deride renk değişikliği, eritema multiforme, deri nekrozu Bilinmiyor: Yaraların düzgün iyileşmemesi, arjiri, hiperpigmentasyon, eritroderm, eksfoliatif dermatit, mantar enfeksiyonu, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz Böbrek ve idrar yolu bozuklukları Seyrek: İnterstisyel nefrit Çok seyrek: Böbrek yetmezliği Bilinmiyor: Kristalüre, nefrotoksisite Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir. (www.titck.gov.tr; e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99) 4.9. Doz aşımı ve tedavisi Topikal uygulaması ile doz aşımı beklenmez. 5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER 5.1. Farmakodinamik özellikler Farmakoterapötik Grup: Topikal kullanılan sülfonamidler ATC kodu: D06BA01 Gümüş sülfadiazin geniş antimikrobiyel aktiviteye sahiptir. Gram-negatif ve gram-pozitif birçok bakteriye bakterisidal olmasının yanı sıra mantarlara karşı da etkilidir. İn vitro testlerden elde edilen sonuçlar aşağıda verilmektedir. Gümüş sülfadiazinin diğer antimikrobiyel ajanlara dirençli bakterileri inhibe ettiği ve bileşenin sülfadiazine göre üstünlüğü ile ilgili yeterli veri bulunmaktadır. Radyoaktif mikronize gümüş sülfadiazin, elektron mikroskobu ve biyokimyasal tekniklerin kullanıldığı çalışmalar gümüş sülfadiazinin etki mekanizmasının gümüş nitrat ve sodyum sülfadiazinden farklı olduğunu göstermiştir. Gümüş sülfadiazin bakterisidal etkisini gerçekleştirmek için yalnızca hücre zarı ve hücre duvarında etki göstermektedir. Gümüş sülfadiazin kremiyle yapılan in vitro testlerin sonuçları Gümüş sülfadiazin konsantrasyonuDuyarlı suşlar/Test edilen toplam suş Sınıf/Tür 50 µg/mL 100 µg/mL Pseudomonas aeruginosa Xanthomonas (Pseudomonas) maltophilia Enterobacter türleri Enterobacter cloacae Klebsiella türleri Escherichia coli Serratia türleri Proteus mirabilis Morganella morganii Providencia rettgeri Providencia türleri Proteus vulgaris Citrobacter türleri Acinobacter calcoaceticus Staphylococcus aureus Staphylococcus epidermidis β-Hemolitik Streptococcus Enterococcus türleri Corynebacterium-diphtheriae Clostridium perfringens Candida albicans 130/130 7/7 48/50 24/24 53/54 63/63 27/28 53/53 10/10 2/2 1/1 2/2 10/10 10/11 100/101 51/51 4/4 52/53 2/2 0/2 43/50 130/130 7/7 50/50 24/24 54/54 63/63 28/28 53/53 10/10 2/2 1/1 2/2 10/10 11/11 100/101 51/51 4/4 53/53 2/2 0/2 50/50 Gümüş sülfadiazin karbonik anhidraz inhibitörü değildir ve bu tür ajanların kontrendike olduğu durumlarda kullanımı uygun olabilir. 5.2. Farmakokinetik özellikler Genel özellikler Emilim: Geniş yüzeylere ve/veya uzun süreli uygulanmasında gümüşün sistemik absorbsiyonu sonucu klinik arjiri oluştuğuna dair bulgular mevcuttur. Sülfadiazin yaraya kolaylıkla difüze olur ve dolaşıma girer. Geçiş miktarı büyük ölçüde yaranın durumuna ve uygulanan doza bağlıdır. Gümüş sistemik olarak emilmese de, sülfadiazin özellikle geniş bir alana uygulandıysa ve/veya uzun süre kullanıldıysa kana geçebilir. Radyoaktif gümüş sülfadiazin ile yapılan çalışmalar, gümüşün topikal uygulamalarda emilmediğini göstermiştir. Dağılım: Emilimi gerçekleşen herhangi bir gümüş miktarı özellikle karaciğerde olmak üzere vücutta uzun süreler kalabilir. Serum sülfonamid seviyesi yanmış alanın genişliğiyle ve uygulanan kremin miktarı ile doğru orantılıdır. Vücudun geniş alanlarında uzun süreli yara tedavisinde, pediyatrik serum sülfonamid seviyesi erişkin serum sülfonamid seviyesine ulaşabilir (8-12 miligram/desilitre). Gümüş sülfadiazin alan ağır yanık oluşmuş hastaların serumunda, topikal uygulamayı takip eden 24 saat içinde 9.1 mg/dl’ye varan sülfadiazin konsantrasyonları bildirilmiştir. Biyotransformasyon: Sülfadiazin karaciğerde asetillenir ve okside olur. Sülfadiazin kanda %40 varan oranda asetil türevi olarak bulunur. Eliminasyon: Sülfadiazin böbreklerden %60 oranında değişmeden idrarla atılır. İlacın yarılanma ömrü 10 saat olup anürik hastalarda 22 saate kadar uzayabilir. Doğrusallık/ Doğrusal Olmayan Durum: Geçerli değildir. 5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri SİLVERDİN’deki konsantrasyonun üç ila on katı düzeyde gümüş sülfadiazinin uygulandığı, sıçanlarda 24 aylık ve farelerde 18 aylık uzun dönem dermal toksisite çalışmalarında karsinojenite belirtisi bulunmamıştır. 6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER 6.1 Yardımcı maddelerin listesi Polisorbat 80 Polisorbat 60 Gliserin monostereat Setil alkol Likit parafin Metil paraben Propilen glikol Deiyonize su 6.2. Geçimsizlikler SİLVERDİN’in herhangi bir ilaç ya da madde ile bilinen herhangi bir geçimsizliği bulunmamaktadır. 6.3. Raf ömrü 36 ay 6.4. Saklamaya yönelik özel uyarılar 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Işıktan koruyunuz. 6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği 40 g krem: Beyaz, LDPE tüp – beyaz polipropilen kapak Her bir karton kutu 40 g’ lık 1 tüp içermektedir. 400 g krem: Gri, HDPE kavanoz – siyah polipropilen kapak ve beyaz – yarı opak renkli polietilen tıpa Her bir karton kutu 400 g’ lık 1 kavanoz içermektedir. 6.6 Beşeri Tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir. 7. RUHSAT SAHİBİ DEVA HOLDİNG A.Ş. Halkalı Merkez Mah. Basın Ekspres Cad. No:1 34303 Küçükçekmece/İSTANBUL Tel: 0212 692 92 92 Fax: 0212 697 00 24 E-mail: deva@devaholding.com.tr 8. RUHSAT NUMARASI: 126/19 9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ: İlk ruhsat tarihi: 30.06.1977 Ruhsat yenileme tarihi: 14.01.2013 10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ: 15.09.2014 ## Kalsiyum Eksikliği URL: https://trendhayat.com/saglik/kalsiyum-eksikligi-1079 Tarih: 2026-06-09 Kalsiyum Eksikliği ve Kalsiyum Nedir? İnsan vücudunda en bol bulunan mineraldir. Vücuttaki minerallerin %39'unu oluşturur. %99'u kemik ve dişlerde, %1'i ise vücut sıvılarında bulunur. Yaklaşık 12 gramdır. Kalsiyum bedenin ayakta durmasını sağlayan kemiklerin ve yeme işlevinde esas olan dişlerin temel yapısını oluşturur. Kalsiyum emilimini D vitamini gerçekleştirir. Kalsiyumun ince bağırsaktan emilimini D vitamini artırır. Büyüme çağında kemiklerin sağlıklı gelişimi için sürekli kalsiyum takviyesi gerekmektedir. Büyümenin durduğu 30-35 yaş sonrası kemiklerden kalsiyum çekilmesi başlar. Menopozla hızlanır. Bu nedenle her yaş için kalsiyum takviyesi gereklidir. A, C, D vitaminleri ve Magnezyum, Fosfor ile kullanıldığında daha etkili olur. Kalsiyumla birlikte demir bileşimleri, alkol, kafein, çinko ve fiberli yiyecekler kullanılmaz. Kalsiyum Faydaları - Kalsiyumun Özellikleri Kalp atışlarını, kan basıncını, kanın pıhtılaşma özelliğini, sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Kemik metabolizması ve kaslar için çok gereklidir. Kemik erimesini engeller. Dişeti hastalıklarını önler. Yağ yakan enzimleri harekete geçirerek kilo kontrolüne yardımcı olur. Kötü kolestrol seviyesini düşürür. Sinir sisteminin düzenli çalışması için gereklidir. Vücuttaki su dengesini ayarlar. Bağışıklık sistemini düzenler. Kalsiyum Eksikliği Kemikler gevrekleşir ve zayıflar. Kemik kolay kırılır. Dişler erken çürür. Sinir sisteminde dengesizlikler ve bozukluklar olur. Kanın pıhtılaşma süresi uzar. B12 vitamininin emilmesi zorlaşır. Vejeteryanler, ailesinde osteoporoz bulgusu olan genç bayanlar, menopoz sonrası kadınlar, hamile ve emziren kadınlar ve kalsiyumu azaltan alüminyum içerikli antasit kullanan kişilerin bu vitamin desteğine özellikle ihtiyaçları vardır. Kalsiyum Fazlalığı Magnezyumu azaltır. Demir ve çinko emilimini olumsuz etkiler. Çok aşırı dozların ilaç şeklinde alınması bulantı, kusma, depresyon, kabızlık, böbrek taşı ve kalp atımı düzeninin bozulmasına yol açar. Günlük Kalsiyum Kullanımı : Günlük doz 800-1200 mg olmalıdır. Kalsiyum İçeren Gıdalar ? En iyi kaynak süt ve süt ürünleridir. Susam, pekmez, badem, fındık, yumurta, balık lahana, karnabahar, havuç, ıspanak, mercimek, kuru meyveler, yeşil yapraklı sebzeler. kategori Sağlık Permalink Comment ## 28 Mayıs 201928 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/bebegin-cinsiyeti-ne-zaman-belli-olur/ Tarih: 2026-06-09 Bebeğin Cinsiyeti Ne Zaman Belli Olur? bu konu ile ilgili merak ettiğiniz soruların cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Ebeveynlerin en çok merak ettiği soru, bebeğin cinsiyeti ne zaman belli olur sorusudur. Bebeğin cinsiyeti 12. Hafta civarında vajinal ultrason ile belirli pozisyonlarda bebeğin cinsiyetini söylemek mümkündür. Cinsiyet belirlenirken erkek bebekte, erkeklik organı görüldüğü zaman anında cinsiyet belirlenebiliyor. Cinsiyeti erkek olarak belirlendikten sonra sonrasında değişme ihtimali görünmüyor. Oysa kız bebeklerde yanılma payı daha fazla ortaya çıkabiliyor. Çünkü bazı bebeklerde erkek cinsel organı biraz daha geç oluşabiliyor. Böyle olunca bacak arası boş olan bebeklere kız cinsiyet teşhisi konulduktan sonra erkeklik cinsel organının da çıkmasıyla birlikte cinsiyette değişiklik ve yanılma payı olabiliyor. Bunun dışında erkek ve kız bebek cinsiyet belirlemesi yapılırken, bebek belirli pozisyonda olmadığı için cinsiyeti bu haftalarda öğrenmek mümkün olamayabiliyor. Net ve kesin cinsiyet bilgisi için 16. Haftayı beklemek daha doğru bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor. 16. haftada normal ultrason ile karın bölgesinden yapılan görüntülemede bebeğin cinsiyeti kesin ve net bir şekilde belli olabilmektedir. Bu hafta civarında bebeğin cinsiyeti anlaşılmıyor ise, pozisyona bağlı bir durumdan kaynaklı bebek cinsiyet bölgesini kapatıyor olabilir. Bu hareketlilik durumu 20. haftaya kadar devam edebilir. 20. haftaya kadar bebeğin cinsiyetini öğrenemeyen çok ebeveyn bulunmaktadır. Bebeğin Cinsiyeti Ne Zaman Belli Olur?Amniosentez Tetkikleri İle Cinsiyet Öğrenme Bebek cinsiyeti ultrasın ile yüzde 99.9 olarak belirlenmektedir. Buna rağmen kesinlik arayan ebeveynlerin de aminosentez tetkikleri yaptırması gerekmektedir. Anneden amniosentez sıvısının alınarak cinsiyetin belirlenmesi işlemidir. Bebeğin cinsiyetini 16. Haftaya kadar bekleyemeyen ve 12. Haftada öğrenmek isteyen ebeveynlerin tercihidir. Bu uygulamanın bebeğe herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Kan Hücresi ile Cinsiyet Öğrenme Bu durum da 16. hafta ultrason görüntülerini beklemeden 12. Haftada annenin kan vermesi sonucunda, annenin kanındaki bebek hücreleri bulunarak cinsiyetin öğrenilmesi mümkündür. Vajinal Ultrason Yöntemi 12. Haftada ultrasonun ucunda yer alan kamera ile vajinadan içeri girilerek bebeğin cinsiyeti öğrenmeye çalışılır. Bebeğin düşük tehlikesi bulunuyorsa bu uygulama yapılamaz. Amniosentez tetkiki, kan hücresi ve vajinal ultrason yapılabilir ve yasal cinsiyet belirleme işlemleridir. Fakat uygulaması etik olarak doğru değildir. Bebeğin cinsiyetini erken öğrenmek adına yapılan bu uygulamalar bebeğe küçük de olsa zarar verebilir. Bu nedenle 16. Haftaya kadar bekleyip normal karın ultrasonu ile cinsiyet öğrenmek daha etik olacaktır. Tüp Bebek Devlet Desteği Nasıl Alınır Şartları ## Çay ve Kahve Lekeleri Nasıl Çıkar URL: https://trendhayat.com/cay-kahve-lekeleri-nasil-cikar/ Tarih: 2026-06-07 Çay ve Kahve Lekelerini Gözünüzde Büyütmeyin Ülkemiz kültürümüzde yer alan, her misafirlikte genelde ikram edilen, kısa molalarda, sohbetlere bize eşlik eden çay ve kahve yeri bir başkadır. Günlük yaşantımızda yer alan çay ve kahve kazaları kaçınılmaz sondur. İnatçı ve zor olan bu “çay kahve lekeleri nasıl çıkar” pratik bilgilerle gözünüzde büyütmeyeceksiniz. Halıdan Çay Lekesi Nasıl Çıkar Halınıza döken çay lekesinin kolayca çıkartmanın bazı püf noktalar İlk yapmanız gereken lekeye hemen müdahade etmek olmalı, erken yapılan müdahale çayın halınıza yayılmamasına ve lekenin derinleşmemesini sağlar. Kuru bez veya kağıt havluyla yardımıyla sıvıyı alın. Yarım su bardak sirke ve yarım su bardak suyu karıştırın Sirkeli suyla halınızı ovalamadan, lekeli alanın üzerine bastırıp çekerek temizleyin. Bu işlemi sirkeniz yoksa yerine karbonatla yapabilirsiniz. Koltuktan Kahve Lekesi Nasıl Çıkar Koltuktan kahve lekesinin çıkarmanın bir kaç yolu var. Bunlar iyi markalı kolonya veya krem içerikli şampuanla bez yardımıyla lekeli alanı temizlemek, Kıyafetlerden Kahve ve Çay Lekesi Nasıl Çıkar Kahve ve çay dökülen kıyafetinizi ters çevirin, soğuk suya yıkayın, kıyafetinize zarar vermeyen deterjan uygulayın 20 dk bekletin ve daha sonra ılık suda bekleterek durulayın. ## Sırt Ağrısına Ne İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/saglik/sirt-agrisina-ne-iyi-gelir-1457 Tarih: 2026-06-06 Sırt Ağrısına Ne İyi Gelir? Sırt Ağrısına Ne İyi Gelir? Geleneksel kullanımına dair uzun tarihsel bilgi olmasına rağmen, Söğüt kabuğunun ağrı kesici olarak kullanımı ve tavsiye edilen kullanım dozları hakkında araştırmaya dayalı bilgi çok azdır. Doz konusunu açıklığa kavuşturmak için, bir Alman araştırmacı grubu, iki farklı dozda söğüt kabuğu ekstresinin sırt ağrısı için etkinlik ve güvenilirlik derecesini karşılaştırmak üzere 4 haftalık klinik denemeler düzenlemişlerdir. Sonuçlar her iki yüksek ve düşük dozdaki söğüt kabuğu ekstresinin belirgin olarak plasebodan (boş ilaç = içine etkili madde konmadan ve hastaya haber verilmeden deneyde kullanılan ilaç ) daha fazla ağrı kesici etkilili olduğunu fakat yüksek dozda olanın düşük dozdan ve plasebodan daha etkili olduğunu göstermiştir. Sırt Ağrısına İyi Gelen Bitkiler - Söğüt Kabuğu Plasebo-kontrollü çalışma 210 kronik alt sırt ağrısı çeken ve ağrıları daha da kötüleşen hasta üzerinde yapılmıştır. Katılımcılara rastgele düşük dozda (120 mg/gün) veya yüksek dozda (240 mg/gün) söğüt kabuğu ekstresi veya plasebo almaları söylendi. Hastaların ihtiyaçları olduğunda deney tedavisini arttırmalarına (400 mg günlük doza kadar tramadol(ağrı kesici bir ilaç ), bir reçetelik ağrı kesici alınabilecek şekilde) izin verildi. Hastaların %91 i denemeyi tamamlamış. Başlıca netice; " tramadol kullanmadan son tedavi haftasının en az beş günü ağrı çekmeyen hastaların oranı " olarak tanımlanan ağrı kesilmesiydi. Sekonder ölçümler çalışmada ve iyileşen semptomlar sırasında tramadol kullanma ihtiyacı duyan hastaların oranlarıydı. Sonuçlara göre, yüksek dozda söğüt kabuğu alan gruptaki katılımcılar % 39, düşük doz alan grup % 21, plasebo alan grup ise sadece % 6 oranında son tedavi haftasında ağrısı yoktu. Yüksek dozda söğüt kabuğu ekstresi alanlarda ağrı kesici etki ilk haftada görülmüş, çalışma boyunca en fazla tramadol ihtiyacı plasebo grubunda duyulmuştur. Bir hastada yan etki olarak şişkin gözler ve kaşıntı şeklinde alerjik reaksiyon görülmüştür. Çalışmada kullanılan söğüt kabuğu preparatı 0.153 mg Şalisin taşıyan bir kuru ekstredir. Araştırmacılara göre bu deneyin sonuçları önceki kayıtları destekler nitelikte olup "standart olarak 240 mg Şalisin taşıyan " söğüt kabuğu ekstresi etkili bir ağrı kesicidir. kategori Sağlık Permalink ## Sarımsağın Yararları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/sarimsagin-yararlari-1173 Tarih: 2026-06-06 Sarımsağın Yararları Nelerdir? Zambakgiller familyasındandır. Eski Mısır'da piramitlerin yapımında çalışan kölelere her gün sarımsak yediriliyordu. Yunanlılar ona "pis kokulu gül" demekle birlikte bol bol tüketiyorlardı. Olimpiyat oyunlarında eski atletler yarışa başlamadan önce bir diş sarımsak çiğneme alışkanlığındaydılar. Sarımsağın Faydası Organizmayı besleyen ve temel işlevleri düzenleyen oldukça etkili bir bitkidir. Antibiyotik özelliği vardır .Genel bir mikrop öldürücüdür. Kan dolaşım sisteminin en güvenilir yardımcısıdır. Yüksek tansiyonu düşürür, kan damarlarını yumuşatır, damar sertliğine karşı koyar, kolestrol düzeyini ayarlar, alyuvarları korur. Şeker hastalığına karşı etkilidir. Glikoz miktarını dengeler. Kansere karşı koruyucu özelliği vardır. Bağırsakların florasını düzenler.Tehlikeli bakterilerin sindirim sisteminde çoğalmasını önler. Güçlü bir solucan ve kurt düşürücüdür. Kaynatma 1 litre su içine 1 baş sarmısak konarak kaynatılır. Günde 3 bardak içilir. Hipertansiyon, gut, artrit hastalıklarına karşı, akciğer ve bağırsak antiseptiği olarak faydalıdır. Merhem 3 kaşık sıvı yağ içine 2 diş sarmısak ezilerek konur. Dıştan merhem olarak kullanılır. Bağırsak kurtları, sindirim rahatsızlıkları için karın üzerine; baş dönmeleri için belkemiğine; hipertansiyon için ayak tabanına uygulanır. Sirke 3 diş sarmısak rendelenir ve yarım litre sirkeye ilave edilir.Yaraları, ülserleri dezenfekte etmek üzere dıştan kullanılır. El ve ayak banyosu 1 litre suya 3 baş sarmısak konulur ve günde 2 kez ılık banyo yapılır. kategori Beslenme Permalink ## D Vitamini Nelerde Bulunur URL: https://trendhayat.com/saglik/d-vitamini-nelerde-bulunur-993/ Tarih: 2026-06-05 D vitamini nedir ve D vitamini nelerde bulunur ? Yağda eriyen bu vitamin kemik oluşması ve büyümesi için gereklidir. D vitamini etkinliği gösteren en az on bileşik varsa da en önemlileri D2 ve D3'dür. Vücuda ağız ve deri yoluyla alınır. D vitamini suda erimez. Asit, alkali, yüksek ısı ve oksidasyona dayanıklıdır. Normal pişirmede kayba uğramaz. D vitamini karaciğer, akciğer ve böbrek gibi organlarda ve önemli miktarda yağ dokusunda depolanır. Vücuttan kolayca atılamadığı için gereğinden fazla alınması zararlıdır. D vitamini çocukların erişkinlerden daha fazla miktarda ihtiyaç duyguğu tek vitamindir. D vitamini, mcg ve i.u ile ölçülür. 1i.u = 40 mcg Digitoksin ve diğer bazı kardiyak glikozid ilaçlar D vitamini ile birlikte alındığında hafif bir anormal kalp ritmi riski vardır. D Vitamini Ne İşe Yarar ? Sağlıklı diş ve dişetleri için gereklidir. Yaraları ve yanıkları tedavi eder. Böbrek üstü bezlerinin faaliyetlerini artırır. Kemiklerin oluşması ve büyümesinde rol oynar. Çocukları raşitizme karşı korur. İskeletin ve dişlerin mineralleşmesi, fosfokalsik metabolizma ile ilgili görevleri yerine getirir. Kemik güçlenmesi için vücudun kalsiyum ve fosforu emmesine yardım eder. İnsan vücudu yaşlandıkça birçok nedenden dolayı bedende D vitamini azalır. Aldığımız günlük gıdalarda D vitamini pek yoktur. Düzenli süt veya süt ürünleri tüketenlerin yeterince D vitamini aldığı söylenebilir. Ayrıca vücut güneş ışınlarına maruz kaldığında kendiside D vitamini üretir. D vitamini vücutta, kalsiyumu kontrol eden önemli bir hormona dönüştürülür ve bütün görevleri bu hormonun etkileriyle ilgilidir. D vitamininin esas etkisi, bağırsaktan kalsiyum ve fosfor emilimini artırmak ve bu minerallaerin kemikler tarafından alınmasını kolaylaştırmak. D Vitamini Eksikliği Çocuklarda raşitizm, kemiklerde mineral eksikliğine yol açar. Kemik yumuşar ve dayanıklılığını yitirir. Kolay bükülebilir ve kırılır. Büyüklerde osteomalasia görülebilir. Diş çürükleri oluşur. Günlük D Vitamini İhtiyacı Yaşlılıkta kemiklerin zayıflamasına bağlı olarak günde 400-800 ünite kadar D vitamini takviyesi faydalıdır . Genel olarak 1 ila 50 yaş arası 200 ünite, 51 ila 70 yaş arası 400 ünite, 71 yaş ve üstü 600 ünite günlük ihtiyaç sözkonusudur. D Vitamini Nelerde Var - D Vitamini İçeren Besinler Belerdir? ? En zengin kaynak balıkların karaciğer yağlarıdır. Balık yağı, süt,yumurta sarısı, mantar, tereyağı, peynir. Güneşli havalarda yürüyüş yapmak vücud tarafından gerekli D vitaminini sentez eder. D Vitamini Fazlalığı Uzayan kemiklerin uçlarında Ca ve P birikmesine neden olur. Güneş ışınlarından değil de, haplarla ve yiyeceklerle alınan aşırı derecede D vitamini böbreklere zarar verir, böbrek taşlarının oluşumuna neden olur. Kalbe ve ciğerlerede zarar verir, hatta ölüme bile neden olabilir. En yüksek limit günde 2000 ünitedir. kategori Sağlık Permalink ## Sebze Çeşitleri URL: https://trendhayat.com/beslenme/sebze-cesitleri-829 Tarih: 2026-06-05 Sebzelerin özellikleri nelerdir? ISPANAK Faydaları : Karotenoit maddesi nedeniyle kanser riskini düşürür. Görme gücünü artırır. Kan yapıcıdır. Fiziksel ve ruhsal yorgunluğu giderir. KABAK Faydaları : Kabak çekirdeği prostat kanserine karşı etkilidir. Bakteri ve virüslerin beslenme düzenini bozar. Romatizma ve kalbe yararlıdır. İdrar yolları rahatsızlıklarına iyi gelir. Hemoroide faydalıdır. KARNABAHAR Faydaları: Kalp rahatsızlıklarına iyi gelir. Sinirleri ve beyni çalıştırır. İçindeki sülforafan ile kansere karşı savaşır. KEREVİZ Faydaları : Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.Kanseri önler. Yüksek kolestrolü düşürür. Grip ve nezleye iyi gelir. Kanı temizler, kan basıncını düzenler. Yüksek tansiyonu önler. Böbrekleri çalıştırarak üre ve üre tuzlarını dışarı atar. İç salgı bezlerini,bilhassa böbrek üstü bezlerini çalıştırır (Yaprak kereviz). Romatizma ve gut hastalığına çok iyi gelir. Midenin daha iyi çalışmasını sağlar. İştah açar. Cinsel isteği artırır (Baş kereviz) KUŞKONMAZ Faydaları : Böbrekleri ve karaciğeri çalıştırır. Kanı temizler. Sinirleri kuvvetlendirir. Dalak tıkanıklığını giderir. Şeker hastalarına yararlıdır. PANCAR Faydaları : Kansızlığı giderir. Sinirleri yeniler. Karaciğeri ve böbrekleri çalıştırır. Fazla oksalat içerdiğinde çok yenmemelidir. PATATES Faydaları: Kanseri önleyen maddeler içerir. Kanı temizler. Antivirütiktir. Sindirimi kolaylaştırır. Ülser ve gastrite çok faydalıdır. Yüksek tansiyonu önler. Sağlıklı kilo vermeye yardım eder. Kalp krizini ve damar tıkanıklığını önler. Romatizma, böbrek rahatsızlıkları ve diş çürüğüne iyi gelir. Sinir sistemini düzenler. Safra kesesi ve karaciğer iltihaplarında yararlıdır. Patetes kabuğu ile birlikte yenmelidir. Çünkü vitamin ve mineraller kabukta toplanmıştır. PATLICAN Faydaları : Sinirleri yatıştırır, kalp çarpıntısını giderir. Böbrekleri çalıştırarak vücuttaki fazla suyun dışarı atılmasını sağlar. Pankreası çalıştırır ve safra salgısını artırır. Kansızlığa iyi gelir.Uçları yeşil, olgunlaşmamış patlıcanları yememek gerekir. Sokanin denilen bir madde ve zehir içerir. Bulantı ve kusma yapar PIRASA Faydaları: Pekliği giderir ve hemoroidi rahatlatır. Sindirimi kolaydır. Bağırsağı yumuşak tutar. Kanı temizler ve toksinleri dışarı atar. SALATALIK Faydaları : İçindeki insülinde dolayı şekeri düşürür. Ter bezlerini çalıştırır ve kanı temizler. Böbrekleri çaıltırarak bol idrar söktürür.Vücuttaki üre asidini ve ürat tuzlarını eritip dışarı atar. Gut hasytalığına karşı etkilidir. Bağırsak iltihaplarına iyi gelir. Uykuyu düzene sokar. Güneş yanıklarında suyu kullanılırsa, yanık iz bırakmadan iyileşir. SARIMSAK Faydaları : Antiseptik ve antibiyotik özelliği vardır. Tansiyonu düşürür. Kanı sulandırır, kötü kolestrol düzeyini düşürür. Dolaşım sistemini harekete geçirir. Kalp ritmini düzenler, damar sertliğini önler. Soğuk algınlığına karşı savaşır. Mükemmel bir ateş düşürücüdür. Kanseri önler. Bağırsakların bakteri florasını düzenler. Bağırsak kurtlarını döker. Mide kramplarına ve ishale iyi gelir. Hücrelerin yaşlanmasını geciktirir. Tüm salgı bezlerini çalıştırarak vücudu zehirden temizler. Karaciğer rahatsızlığına iyi gelir. Şeker hastalığına karşı en iyi ilaçtır. YERELMASI Faydaları : Şeker seviyesini düşürür. Pankreas ve böbrekler için çok yararlıdır. Kansere karşı savaşır. Kalp rahatsızlıklarını önler. Kolestrolü düşürür. Bağırsakları dezenfekte eder. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder. Bronşları yumuşatır ve öksürüğü keser. Dişetlerini kuvvetlendirir. Eklemlerde ürat birikmesini önler. Kanı temizler. kategori Beslenme Permalink Comment ## Zerdeçalın Faydaları Zerdeçal Nedir? Nerelerde Kullanılır? URL: https://trendhayat.com/zerdecalin-faydalari-zerdecal-nedir-nerelerde-kullanilir/ Tarih: 2026-06-04 Zerdeçalın faydaları nelerdir? Zerdeçal hangi baharatın ana maddesidir? Zerdeçal nasıl saklanmalıdır? Zerdeçalın raf ömrü kaç yıldır? Zerdeçalın bozulduğunu ve raf ömrünün bittiğini nasıl anlarız? Zerdeçalın göze faydaları, Zerdeçalın zararları nelerdir? Tüm Kanser Türüne Etkili Zerdeçal Zerdeçal’a hint safranı da denilmektedir. Zerdeçal hint baharat karışımı körinin ana maddesidir. Neredeyse tüm kanser türüne karşı hem iyileştirici hem de koruyucu etkiye sahip faydalı bir şifali bitki baharattır. İnsan sağlığı için değerli bu bitki için birçok araştırmalar yapılmıştır, halada yapılmaya devam edilmektedir. Zerdeçal hangi baharatın ana maddesidir? Zerdeçal hint baharat karışımı olan körinin ana maddesidir. Zerdeçal nasıl saklanmalıdır? Bu değerli bitkimizi, cam veya seramik kaplarda hava almayacak şekilde kapatarak saklamalıyız.Ocak gibi sıcak olan alanlardan uzak tutmalıyız. Zerdeçalın raf ömrü kaç yıldır? Zerdeçalın raf ömrü en fazla iki yıldır. Zerdeçalın bozulduğunu ve raf ömrünün bittiğini nasıl anlarız? Zerdeçalı kokladığınız zaman bir koku almıyorsanız bozulduğu anlamına gelir. Zerdeçalın faydaları nelerdir? Hemen hemen tüm kanser türlerinde etkilidir. Bir yandan kansere karşı koruma etkisi yapar, bir yandan da kanserli hastayı iyileştirmeye yardımcı olur. Yapılan araştırmalara göre kemoterapinin de etkisini artırdı söylenmektedir. Felç geçiren hastanın beyin hücrelerini yenilemede yaralıdır. Safra kesesi iltihabında ve safra yolu hastalıklarında yararlıdır. Hazmı kolaylaştırır. Sindirim bozukluklarını giderir. Mide de gaz söktürür. Beynin savunma mekanizmasını güçlendirir. Sarılığa karşı etkilidir. Astım bronşit sünizit gibi solunum yolu hastalıklarına karşı etkilidir. Deri hastalıklarına iyi gelmektedir. Kolestrolu azaltıcı etkisi vardır. Zerdeçalın göze faydaları Katarak oluşumunu önlemektedir. Zerdeçalın Zararları nelerdir? İlaç kullananlar ve kronik rahatsızlıkları olanlar doktora danışarak tüketmeli. Hamilelikte ve emziren anneler doktoruna danışarak kullanmalı. Kan sulandırıcılarla birlikte alınmamalı. Karaciğer iltihabı olanlarda ve mide ülseri olanlarda kullanılmaz. Bitkilerin kullanımınında ölçülü olması önemlidir . Ne demişler çoğu zarar azı karar. Aşırı tüketmekten kaçınılmalı. Zerdeçal Nasıl Tüketilir? Soğuk kış günlerinde çayını yaparak tükete bilirsiniz. Et yemeklerinize katarak tükete bilirsiniz. Zerdeçal güçlü bir baharat olduğu için tadını kontrol ederek kullanmanızda faya vardır. Yemeklerde tadı size göre değilse ılık suya süte veya yoğurta bir çay kaşığı zerdeçalı katıp kullana bilirsiniz. Solunum yolu hastalıklarında zerdeçalı bala katarak tüketmek daha etkilidir. ## Kesme Çorbası Tarifi Nefis Terbiyeli Kesme Çorbası Yapılışı URL: https://trendhayat.com/kesme-corbasi-tarifi-nefis-terbiyeli-kesme-corbasi-yapilisi/ Tarih: 2026-06-04 eristeli yogurt corbasi, kesme corbasi tarifi, nefis yemek tarifleri Kesme Çorbası Tarifi Nefis Terbiyeli Kesme Çorbası nasıl yapılır, erişteli yoğurt çorbası, malzeme listesinde neler vardır, terbiyesi nasıl yapılır, püf noktaları. TERBİYELİ KESME ÇORBASI İster yaz mevsimi olsun ister kış mevsimi sofraların vazgeçilmezidir çorbalar. Her yöreye her damak tadına göre çeşitlilik gösterir. Sizde hem farklı hem lezzetli bir çorba tarifi arayışında iseniz terbiyeli kesme çorbası tamda size göre bir çorba olacaktır. Dilerseniz hemen sizi bu lezzetle baş başa bırakalım. Malzeme Listesi 1 Çay bardağı kesme makarna1 Litre su2 Yemek kaşığı tereyağı1 adet orta boy kuru soğan1 Tatlı kaşığı nane1 çay kaşığı pul biber ve tuz Terbiyesi için: 3 kepçe yoğurt1 adet yumurta1 yemek kaşığı un KESME ÇORBASI HAZIRLANIŞI Öncelikle bir yemek kaşığı tereyağı ile kesme makarnayı tencerede kavuruyoruz. Bu işlemi kesme makarna hafif sararana kadar yapın. Kavurma işlemi bittikten sonra 1 litre suyu tencereye boşaltıp kaynamaya bırakıyoruz. Terbiyeli kesme çorbasını neredeyse yaptık sayılır. Diğer taraftan çorbamızın terbiyesini hazırlamak için büyükçe bir kap alıyoruz. Kabın içerisine yoğurdu, unu ve 1 adet yumurtayı da ekledikten sonra biraz su ekleyerek çırpıyoruz. Çırptığımız yoğurt karışımına tenceredeki çorbanın suyundan bir kepçe alıp ekliyoruz. Bu işlemi birkaç kepçe daha ekleyerek yapıyoruz. Bu şekilde yapmamızın sebebi yoğurdu çorbaya eklediğimizde yoğurdun kesilmesini önlemek. Daha sonra dediğimiz gibi yoğurt karışımımız biraz ılıdıktan sonra yoğurdu tamamen tencerede kaynayan çorbamıza ekliyoruz. Bu arada çorbamız kaynayana kadar karıştırmayı unutmuyoruz çünkü çorbamız kesilebilir. Terbiyeli kesme çorbası ocakta kaynamaya devam ederken bizde son olarak sosunu hazırlamaya geçelim. Ayrı bir tavaya 1 yemek kaşığı tereyağını alıyoruz. Yağ ile birlikte küp küp doğradığımız soğanları pembeleşinceye kadar kızartıyoruz. Son olarak üzerine nane ve pul biberi ilave edip hazırladığımız sosu tencerenin üzerine gezdiriyoruz ve çorbanın piştiğinden emin olunca ocağın altını kapatıyoruz. Terbiyeli kesme çorbası servise hazırdır. Afiyet olsun… Trendhayat Mutfak ekibine sizde tariflerinizi kendiniz yazarak fotoğrafları ile bize mail olarak gönderin paylaşalım… trendhayat.com@gmail.com Aramalar; nefis hamur çorbası nasıl yapılır, kesme makarna, kesme aşı, hamur çorbası tarifi, hamuru nasıl yapılır, terbiyesi nasıl yapılır, erişteli yoğurt çorbası ## Kekik Çayının Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/kekik-cayinin-faydalari-1151 Tarih: 2026-06-04 Kekik Çayının Faydaları Nelerdir? Kekik Çayının Faydaları. Ballıbabagiller familyasındandır. Kekik antik zamanlarda dahi tanınan bir bitkiydi. Filozof Theophrate ve Dioscoride, kekiğin kasılmaları yatıştırdığını, bağırsak ve karaciğer iltihaplanmalarını azalttığını ve her türlü spazmı yatıştırdığını söylüyorlardı. Kekiğin Faydaları Kramp çözücü, dezenfekte edici, balgam söktürücü etkisiyle tanınır. Akciğer ve bronşlar, mide ve bağırsaklar kekiğin başlıca kullanım alanlarıdır. Sindirimi kolaylaştırır. Hazım zorluğunda, bağırsaktaki kokuşma ve gazda, bağırsaklardaki faydalı mikropların güçlendirilmesinde faydalıdır. Kekik iştah açar ve sindirim sistemini uyarır. Sindirim sisteminde görülen ekşimeler ve kramplı ağrılar için faydalıdır. Balgamlı bronşit, bronşiyal astımlarda ve boğmacada oldukça başarılıdır. Solunum yollarını sterilize eder. Grip, nezle, anjin ve öksürük rahatsızlıklarında yardımcıdır. İdrar söktürücü etkiye sahiptir. Romatizma ve gut hastalıklarına karşı kullanılabilir. Sinir sistemi zafiyetinde, bedeni ve ruhi bunalımlarda yararlıdır. Regl söktürür, adet kanamaları dengelenebilir, adet dönemindeki kramplı agrılar geçiştirilebilir. Bağırsak parazitlerini döker. Diş etleri tahrişlerine iyi gelir. Kan dolaşımını düzenler, kansızlığı giderir. Antiseptik özelliktedir. Hastalıklara karşı direnme gücünü artırır. Kekiğin Zararları Varmıdır? Önerilen dozlar aşılmadığında bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Hamileler ve guatrı olanlar kullanmamalıdır Kekik Çayı Nasıl Hazırlanır ? 1-2 çay kaşığı kekik, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 7-8 dakika demlenip, süzülür. Günde 2-3 bardak sıcak olarak içilir. Banyo 100gr. kekik, bir tülbentin içine gevşekçe bağlanarak, 2-3litre suya eklenir. Kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra 15 dakika demlenir, tülbentteki posa iyice sıkıldıktan sonra banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikayı aşmamalıdır. kategori Beslenme Permalink Comment ## Kaya Tuzu Nedir? Faydaları Nelerdir? → URL: https://trendhayat.com/kaya-tuzu-nedir-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-06-03 Kaya Tuzu Nedir? Kaya Tuzunun Faydaları Nelerdir? Kullandığımız Rafine Tuz ve Kaya Tuzunun Arasındaki Farklar Nelerdir? Kaya Tuzunu Yemeklerde Nasıl Kullanılır? Kaya Tuzunun Cilde Etkisi Nelerdir? Tuz Lambalarının Faydaları Nelerdir? Çankırı Tuz Mağarası gibi bu konular hakkında detaylı bilgiyi yazımızda bulabilirsiniz. Türkiye kaya tuzu bakımından zengin olup, büyük bir rezerve sahiptir. İnsan vücudunda bulunan 92 element ve mineralin 84 içinde barındıran kaya tuzuna sadece tuz demek yanlış olur. Bu tuz başlı başına bir mineraldir. Kaya tuzunun içeriğinde kalsiyum, potasyum, magnezyum, selenyum, iyot, bakır ve çinko bulunmaktadır. Kaya Tuzu Nedir? Tuzun işlenmemiş doğal halidir. Bu tuz kullandığımız sofra tuzlarından mineral ve sağlık yönünden daha sağlıklıdır. Kaya tuzunun kullanımı biraz daha zor olması ve kolay karışmadığı için tercih edilmemektedir. Kaya Tuzunun Faydaları Nelerdir? Kaya tuzunun gün geçtikçe farklı ve bilinmeyen faydaları ortaya çıkmaktadır. Bunlar faydaları şunlardır. Kaya tuzunun emilimi kolaylaştırır. İnsan bedeninin pH değerini dengelenmesini sağlar. Sindirim sistemine iyi gelir ve insan bedeninde bulunan toksinlerin dışarı atılmasını sağlar ve iştahı açar. Solunum yolları rahatsızlıklarına iyi gelen kaya tuzu özellikle astım ve alerjiye iyi gelmektedir. 2. Dünya Savaşında kaya tuzu içeren mağaralara sığınan askerlerin daha rahat nefes aldıklarını beyan etmişlerdir. Sinüs iltihabını azaltır. Kas ağrılarına ve kramplara iyi gelir. Bağışıklık sistemine ve strese karşı iyi gelir. Gut hastalığına fayda sağlar. Kan şekerini dengeler ve damar sağlığını korur. İnsan vücudundaki kan dolaşımı arttırır ve kan basıncın dengede olmasını sağlar. Kaya tuzunun cilde bir çok faydası vardır. Bunlarda bir kaçı ise kaya tuzu ile peeling yapılırsa cildi kendini toplamasını ve sıkılaşmasını sağlar. Cilde oluşan ölü hücreden kurtulmanızı sağlar. Tuz lamba ve mumlarda yakarak oksijen akışını arttırabilirsiniz. Oksijen akışının artması strese ve ruh halinize iyi gelir. Mevsimler değişikliklerde de fayda sağlar. Uyku problemini fayda sağlar ve yaşlanma sonucu oluşan problemleri aza indirgemeye çalışır. Böcek ısırıklarına fayda sağlar. Böbrek taşlarına karşı etkilidir. Rafine Tuz ve Kaya Tuzu Arasındaki Fark Nelerdir? Bu tuz sağlık açısında rafine tuza göre daha sağlıklıdır. Rafine tuz ödem içerirken, kaya tuzunun anti- ödem içeriğine sahiptir. Rafine tuz kan basıncını hızlı bir şekilde yükseltirken, kaya tuzunda ise hızlı bir şekilde yükselme sağlamaz. Kaya tuzunun strese karşı olumlu etkiye sahip iken rafine tuzun böyle bir özelliği yoktur. Kaya tuzunun içeriğinde 84 element barındırırken, rafine tuzda ise 4-5 element bulunmaktadır. Kaya tuzunun radyasyon emici özelliğine sahiptir. Kaya Tuzu Yemeklerde Nasıl Kullanılır? Kaya tuzunu alırken temizliğine dikkat edilmeli ve bu tuzu cam veya porselen öğütücüler kullanarak yemeklerinizde kullanabilirsiniz. Tuz Lambalarının Faydaları Nelerdir? Kaya tuzundan yapılan lambaları hem sağlığınıza, hep de gözünüze hitap eden özelliklerine sahiptir. Bir çok faydası olan tuz lambalarının negatif iyonlar yayar bu iyonlar havayı temizler ve hava kalitesini arttırır. Stresi önler ve radyasyonu engeller. Çankırı Tuz Mağarası Türkiye tuz kaynakları yönünde zengin olup, Çankırı, Kastamonu ve Iğdır şehirlerimiz tuz mağaraları bulunmaktadır. Çankırı Tuz Mağarası Çankırı’nın doğusunda ortalama 20 km uzaklığında yer alan bu mağaralar astım, ruhsal, tansiyon sorunları olan hastalarımız ziyaret etmektedir. Bu mağaradan yaklaşık 5000 yarar sağlandığı varsayılmakta olup,ülkemizin kaya tuzu rezervleri arasında en büyüğüne sahiptir. Negatif İyon Nedir? Negatif İyonların Sağlığımıza Etkisi ## Hamilelik Belirtileri, Hamilelik Testi Nasıl Yapılır URL: https://trendhayat.com/hamilelik-belirtileri-hamilelik-testi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-06-02 Hamilelik Belirtileri Nelerdir?, Hamilelik Belirtisi Akıntı, Hamilelik Belirtisi İlk Haftalar, Hamilelik Belirtisi Kasık Ağrısı, Hamilelik Belirtisi Ne Zaman Başlar? Hamilelik Testleri, Hamilelik Hesaplaması hamilelik şüphesi içinde olanlar, yeni hamile olduğunu öğrenen anne adayları için hamilelik belirtisi hakkında aradığınız bilgilerini bizin için ayrıntılı derledik. Hamilelik belirtileri, ilk zamanlardan itibaren kişinin bedeninden hafiften değişiklik oluşmaya başlar. Bazı anne adayları bunu fark edebilse de bazı anne adayları fark edemez. Çünkü hamilelik belirtileri kişiden kişi değişiklik gösterirken, anne adayı diğer geçirdiği hamilelik varsa onun arasından bile hamilelik belirtisi farklılık gösterebilir. Hamilelik belirtisi, gebe bayanın bedeninde değişiklikler oluşturur. Bu değişiklikler birde değil yavaş yavaş meydana çıkar. Her geçen gün ve hafta bu belirtiler giderek artmaktadır. Birçok kadın adetinin gecikmesi ile HAMİLEMİYİM? Kaç Haftalık veya Kaç Aylık hamileyim? gibi soruların cevabımı bulmak ister. Anne adayı vücudundaki değişiklerin hamilelik belirtisi olup olmadığını incelemek ister. Bu neden hamilelik belirtisini araştırmaya koyulur. Hamilelik Belirtileri Gebe bayanın vücudunda ortaya çıkan değişiklikler hormon salgısı beslenme ve rahim büyümesi gibi faktörlerde gebeliğe bağlı olarak hafta hafta değişiklik gösterir.Hamilelikte ilk belirtiler hormonlarda başlar. Progesteron ile östrojen hormonlarında artış meydana gelir. Bazı gebe kişiler erken gebelik belirtilerini ilk haftadan görülebileceği gibi bazı gebeler bu belirtileri hiç bir şeyinde görülmez. Hamilelik belirtilerini sırayla inceleyelim. Adet Gecikmesi Hamile kadınların ilk düşündükleri belirti adetin gecikmesidir. Hamileliğin ilk belirtileri arasında olsa da kesin bir belirti değildir. Bayanda oluşabilecek bir hastalığın sebebi olabilir. Birde adet gecikmesi hava değişikliği, üzüntü, stres ve ilaç kullanıma, aşırı spor, kilo değişikliği, yeme bozukluğu gibi nedenlere bağlı olarak değişir Hamilelik Belirtileri Göğüs Ağrısı ve Memede Hassasiyet Göğüs ağrısı ve memelerde hassasiyet hamilelik belirtiler arasında yer alır. Bunun sebebi değişen östrojen, prolaktin, progesteron hormonlarıdır. Adet dönemin yaklaşmasıyla da bu belirtiler baş gösterebilir bu nedenle oluşan belirtiler kesin belirti arasında yer almaz. Bu belirtilerin arasında göğüs uçları çevresinde koyulaşma olabilir. Bu koyulaşma belirtisi döllenmeden sonra olabileceği gibi ileri ki dönemlerde de görülebilir. Hamilelik Belirtisi Akıntı ve Kanama Gebelik belirtilerinden biride akıntıdır. Sık sık belirgin şekilde akıntı gelebilir. Bu akıntılara beyaz ve süte benzer kıvamda olabilir. Gebelikte kanama yanin hafif lekelenmeler hamileliğin belirtisi arasında olup adet kanaması gibi değildir. Hafif lekelenmeler şekilde hamileliğin başlangıcının belirtileridir. Bu Hafif kanama (halk arasında rahime yerleşme kanaması olarak geçer bu kanama lekelenmeler den ibarettir. Açık ve orta koyulukta olup kırmızı değildir.) Hamilelik Belirtisi Kasık Ağrısı Hamileliğin 4-5 haftasında kasık ağrıları oluşabilir. Embriyonun rahim duvarına yerleşmesi nedeniyle kasıklarda ağrı oluşur. Kasık ağrısı ve kanama bir arada görünüyorsa mutlaka uzman doktordan yardım alın. Mide ve Sindirim Sorunları Hamilelik belirtileri arasında mide ve sindirim sorunları yer alır bunun nedeni ise progesteron hormonu salgılanmasıdır. Bu hormon yiyecekleri yemek borusunda yavaş ilerlemesine neden olduğundan mide ve sindirim sorunları oluşturur. Buna kişide şişkinliğe ve hazımsızlığa neden olur. Kabızlık Gebelikte sindirim yavaşlaması nedeniyle kabızlık oluşur. Mide Bulantısı ve Kusma Döllenme sonrası mide bulantısı ve kusman hemen oluşa bildiği gibi hamileliğin 7 haftasından sonrada oluşabilir. Genel olarak hamile anne adaylarınız mide bulantısı 6- 8 hafta içerisinde başlar ve 16 haftaya geçebilir. Ama hamile bayanların %15 mide bulantısı doğuma kadar sürer. Hamile anne adayları yarısı bulantı ve kusma yaşar. 10 hamile kadından 3 sadece kusmadan bulantı yaşar. Hamilelikte Mide Bulantısının Nedenleri ve Kurtulma Yolları hakkında yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Cilt Sorunları Hamile kişilerde östrojen hormonu salgılanması nedeniyle cildin bazı kısımlarında kahverengi lekeler oluşabilir. Bu lekeler özellikle göğüs ucu çevresinde, kasık, göbek karın bölgesinde görülür. Hamilelikte cilt renginde pigment değişimine gebelik maskesi nedir. Hamilelik Belirtileri Koku Hassasiyeti Gebelik belirtilerinden biride kişi en sevdiği kokulara karşı bile hassasiyet oluşur. Bu kokular parfüm kokusu, sigara kokusu, yemek kokusu gibi kokular kişiye ağır gelir midesi bulanır hatta bu nedenden dolayı kusabilir. Sık İdrara Çıkma Hamilelik belirtilerinden biride sık sık idrara çıkmaktır. Sık idrara çıkmak 4 aydan sonra azalır. Hamileliğin sonuna doğru bebeğin başı mesaneye baskı yapması sonucunda tekrar sık idrara çıkma ihtiyacı oluşur. Sık idrar çıkmaya ağrı ve yanma eşlik ediyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Hamilelik Belirtileri Uyku İsteği ve Yorgunluk Artan progesteron hormonu nedeniyle anne adaylarında ilk üç ay uyku, yorgunluk ve bitkinlik olur. İlk aydan sonra bu belirtiler giderek azalacaktır. Vücut ısısın artması Vücut ısısında görünen artışlar hamilelik belirtisi olabilir. Ruh halinde değişiklik hormonlar değiştiğinden dolayı bazen kendinizi tanıyamazsınız sinirli, alıngan ve ağlama isteği oluşur. Hamilelik Belirtisi İlk Haftalar Bazı gebe kişiler erken gebelik belirtilerini ilk haftadan görülebileceği gibi bazı gebeler bu belirtileri hiç bir şeyinde görülmez. Hamilelik Belirtileri Ne Zaman Başlar? Döllenmeden sonra ilk hafta içinde vücutta bir çok değişlikler meydana gelmeye başlar. Kimi hamiler bunu hissederken, genelde bir çocuk ilk haftadan hissetmez. Hamilelik Nasıl Anlaşılır? Hamilelik nasıl anlaşılır? sorunun cevabı yukarıda anlattığımız belirtiler varsa eğer, kesin sonuç için mutlaka test yapmanız gerek. Birincisi Evde hamilelik testi( idrar testi), ikincisi ise gebelik kan testi ile hamile olup olmadığı öğrenilir. Not: Eczaneden alınıp yapılan idrar testi doğru sonuç vermeyebilir. Kesin ve net bilgi için doktora başvurun ve kanda gebelik testi yaptırın. Hamilelik Testleri Ne Zaman Yapılmalıdır. Hamilelikle ilgili şüpheleriniz varsa eğer, Evde idrar testi yapabilirsiniz. bu testin doğruluğu için 1-2 hafta sonra bu testi tekrarlamanızda yarar vardır. Hamilelik testi için en hızlısı ve en sağlıklı ve güvenli olanı kanda hamilelik testi yapılmasıdır. Hamilelik Hesaplaması Gebelik Haftası Hesaplama için ilk bilinmesi gereken hamile kişinin son adet tarihinin ilk günüdür. Gebelik süresinin başlangıcı son adetin ilk günü olarak kabul edilmektedir. Döllenecek yumurtanın oluşumu bugün başlar bu nedenle yumurtanın ilk oluşmaya başladığı zaman baz alınır. Yumurtanın oluşumu, büyümesi ve gerekli olgunlaşmaya geldiğinde çatlak ve spermle birleşmesi sonucunda da yumurta döllenerek mucize ortaya çıkar. Döllenen yumurta rahime giderek uzun bir serüveni başlatır. Gebelik Haftası Hesaplama son adet tarihinden 40 hafta sayılır. Her gün içinizde büyüyen bu mucizeye şükretmeyi unutmayın. Her şeyin en iyisini isteyen anne adayları gebeliği boyunca içinde büyüyen mucizenin hafta hafta bebeğinin gelişimini, Hafta hafta neler dikkat etmesi gerektiğini, nasıl beslenmesi gerektiğini, hafta hafta kendinde nasıl değişlik olacağını, haftaya göre bebeğinin kilosunu, haftaya göre yapılaması gereken testleri takip eder. Bu nedenle anne adayları için Gebelik Haftası Hesaplaması önemlidir. Kaç Aylık Hamileyim? 4-5 haftayı doldurmuş hamileler 1 aylık 8-9 haftayı doldurmuş hamileler 2 aylık 12-13 haftayı doldurmuş hamileler 3 aylık 17-18 haftayı doldurmuş hamileler 4 aylık 21-22 haftayı doldurmuş hamileler 5 aylık 25-26 haftayı doldurmuş hamileler 6 aylık 30 haftayı doldurmuş hamileler 7 aylık 34-35 haftayı doldurmuş hamileler 8 aylık 38-40 haftayı doldurmuş hamileler 9 aylık 40 hafta hamileler 9 ay 10 günlük süreyi doldururlar. Hamile bayan son adetinin ilk günü bilmiyorsa eğer, gebelik haftası Hesaplama en iyi uzman doktor tarafından yapılan ultrason ölçümüdür. Yedi gün bir haftaya tekabül eder. Gebelik Haftası Hesaplama ## Vazelin Faydaları URL: https://trendhayat.com/vazelin-faydalari/ Tarih: 2026-06-01 Çoğu kremin etken maddesi olan, ham petrolde imal edilen, açık renkte ve macun kıvamında bir yağdır. 38 ile 50 derecede çözünebilen cilt sağlığımız için de vazelin büyük öneme sahiptir. Genelde evlerimizde bulunan ellerimiz veya kuru bölgemizi nemlendirmek için kullanırız ama bir çoğumuz sayısız bilmediğimiz faydalarını bilmeyiz. Vazelin Nedir? Vazelin Nasıl Ortaya Çıkmıştır? Amerikan Kimyager Robert Chesebrough, vazelini keşfetmeden iflas etmek üzereydi.1859 yılında Pennsylvania’ da petrol kuyularını araştırmaya gidiyor. İşçilerin ayağına yapışan maddeyi fark ediyor. Bu yapışkanın işçilerin yaralarına iyi geldiğini gözlemlemiş ve bu maddede numune alarak araştırmaya başlamış. Numunenin petrolden arındığı zaman yaralara iyi geldiğini görmüş tabi ki bu araştırma süresi 11 yıl kadar sürmüş. 1870 yılında Vazelin Petrol Jeli olarak piyasaya sunulmuş. İlk zamanlar tanıtım amacıyla ücretsiz dağıtılsa da daha sonra Vaseline markası oluşmuştur. Vazelinin Faydaları Genelde bir çoğumuz sadece kuruyan ve çatlayan bölgelerimize uygularız. Sayısız faydalarını maalesef bilmiyoruz. Ekonomik çözümler sunması nedeniyle kozmetik alanında çok tercih edilir. Aslında renksiz ve kokusuz olmasına rağmen kokusunu daha güzel kokması ve etkisi daha arttırmak için ve E vitaminiyle desteklemek çeşitler yapılmıştır. Çatlaklara Etkisi Genel herkes bildiğimiz nemlendirici özelliği kuruyan ciltlere iyi gelir ve cildi besler. Bilgisayar başında çalışan kişilerde dirseklerinde oluşan çatlaklar ve kararmalara fayda sağlar. Topuklarda oluşan çatlaklardan kurtulmak için kullanabilirsiniz. En çok kış aylarında ellerimiz çatlak oluşur. Bu konuda da yardımınıza koşar. Güneşin olumsuz etkilerinden de bizi korur. Dudak çatlaklarına iyi gelir ve parlak görünmesini sağlar. Kuru ciltler için soğuk havanın olumsuz etkisini azaltır. Tırnaklar Üzerinde Etkisi Tırnak çevresi ve tırnak altı derisine sürüldüğünde daha güçlü ve parlak görünür. Tırnaklarınıza manikür ve pedikür sırasında kullanılır, tırnak etlerinizi yumuşatır ve daha kolay bakım yapmış olursunuz. Saçlar Üzerindeki Etkisi Bileşenlerinin sayesinde saçta oluşan bit ve sirkelerin yok olmasına sebep oluyor. Bu işlemi yapmak istiyorsanız saçlara ve saçlı deriye gerektiği kadar vazelin sürün ve 1 saat bekletin. Bekleme işleminden sonra bit tarağıyla kökten ucu tarayın. Bu işlem bit ve sirkeden kurtulana kadar devam edin. Saç uçlarınız kırılgan ise saç uçlarına sürebilirsiniz Kolay taranmayan kıvırcık saçlarda da sürüldüğünde taranmadan kolaylık sağlar. Hafif bir şekilde saçlarınıza vazelin sürmeniz elektriklenmenin önüne geçmiş olursunuz. Birde saçınıza sakız yapışmışsa vazelin sürün 15-20 bekletin. Saçınızdan daha kolay çıkaracaksınız. Pişiği Önlemede Üzerinde Etkisi Terleyen vücudun bir birine sürtünmesi sonucunda pişik oluşur. Vazelin sürüldüğü takdirde sürtünmeden dolayı pişiğin önüne geçmiş olacaksınız. Vazelinin Parfümü Etkisi Parfümünüzün daha kalıcı olmasını istiyorsanız. boyun ve bileklerinize azcık vazelin sürün. Bu şekilde parfümünüz daha kalıcı olacaktır. Makyaj Üzerinde Etkisi Sürdüğünüz rujun daha parlak ve kalıcı olmasını istiyorsanız. Ruju sürmeden önce vazelin sürün dudağınıza bu şekilde daha parlak ve kalıcı olacaktır. Göz makyajının uzun süre kalıcı olması istiyorsanız. Farınızı sürmeden önce sürün aradaki farkı göreceksiniz. Makyaj yaparken kıyafetlerinize bulaşırsa eğer lekeleri çıkarmaya yardımcı olur. ## Lahmacun Tarifi Evde Nefis Lahmacun Nasıl Yapılır URL: https://trendhayat.com/lahmacun-tarifi-evde-nefis-lahmacun-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-06-01 Lahmacun Tarifi, Evde Lahmacun Nasıl Yapılır? Evde Lahmacun İçin Gerekli Malzeme Listesi Nelerdir? evde sizde lahmacun yapmak istiyorsanız yazımızda aradığınız bilgileri bulabilirsiniz. Genelde dışarıdan yemeği tercih ettiğimiz tatlardan biridir lahmacun yoksa evlerimizde de bu lezzeti yapabilirsiniz. Daha sağlıklı olarak tüketeceğiniz lahmacunu birde evde deneyin derim. Evde Lahmacun Tarifi Lahmacun İçin Malzemeler; 500 gram orta yağlı dana kıyma(dana kuzu karışık kullanabilirsiniz) 4-5 adet kuru soğan 2-3 adet yeşil sivri biber 2 adet domates yarım bağ maydanoz 1 yemek kaşığı dolusu domates salçası yarım yemek kaşığı biber salçası yarım su bardağı sıvı yağ 1 yemek kaşığı isot 1 tatlı kaşığı pul biber yarım çay kaşığı karabiber 1 tatlı kaşığı silme tuz yarım çay bardağı su isteğe bağlı sarımsak Evde Yapılan Hamuru İçin Gerekli Malzemeler; 2 su bardağı ılık su yarım su bardağı ılık süt 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ 1 paket instant maya veya yarım paket yaş maya 1 tatlı kaşığı tuz 1 tatlı kaşığı şeker aldığı kadar un Lahmacun Tarifi Yapılışı Soğanı küçük küçük doğrayın. Tepsiye alıp üzerine çok az tuz serpip ovalayın. Domatesi, biberi, maydanozu incecik doğrayalım. İsterseniz robotta da karıştırabilirsiniz. Bütün malzemeleri elimizle karıştıralım. Salçasını, yağını kontrol edin gerekirse üzerine ekleyebilirsiniz. Yarım çay bardağı suyu da üzerine ekleyerek karıştıralım. Üzerini kapatıp biraz dolapta dinlendirip fırına götürebilirsiniz. Evde hamuru hazırlayacaksanız, bütün hamur malzemeleriyle kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğurun ve üzerini kapatarak bir saat mayalanmaya bırakın. Mayalanan hamurdan mandalina büyüklüğünde bezeler alıp merdaneyle açın ve yağlı kağıt serili tepsiye yan yana yerleştirin. Üzerine harçtan yayıp önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında çok kurutmadan pişirin. Deneyen herkese şimdiden afiyet olsun. Trendhayat Mutfak Ekibine sizde tariflerinizi kendiniz yazarak fotoğrafları ile bize mail olarak gönderin paylaşalım… trendhayat.com@gmail.com Aramalar; nefis poğaça tarifleri, nefis yemek tarifleri, nefis evde lahmacun tarifi, kek pasta, börek kek, kahvaltı keki, çorba tarifleri, sütlü tatlı tarifi, sütlü tatlı nasıl yapılır, hafif tatlılar, yemeği tatlısı nasıl yapılır, tavada, kalori, nasıl olur, borcamda, evde yapımı, en güzel yemek tarifleri için trendhayat.com u takip edebilir sizler için hazırladığımız, yemek tarifleri, hamur işleri, kurabiye tarifleri, kek, pasta tarifleri, nefis içecek tarifleri nasıl yapılır, makarna pilav tarifleri, farklı yöresel tatlar, kebap çeşitleri, et yemekleri tarifleri bulabilirsiniz. nefis leziz çorba tarifleri, kavurmalı, kaşarlı çorbalar, soslu çorba nasıl yapılır, hatayi antakya, antalya, karadeniz, ege, doğu, anadolu, trakya yöresi nefis lezzetler, farklı yemek tarifleri, fırın yemekleri, ## 18 Mayıs 201917 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/eti-cin-pastasi-tarifi-eticin-pasta-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-06-01 EtiCin Pasta Keki İçin Malzemeler 2 yumurta 1 çay bardağı şeker 1 çay bardağı süt 1 çay bardağı sıvıyağ 1 paket kabartma tozu 1 paket vanilya 1 portakal kabuğu rendesi 2,5 çay bardağı un Keki Islatmak İçin Öalzemeler Yarım çay bardağı portakal suyu veya süt Sosu İçin Malzemeler 2 su bardağı taze sıkılmış portakal suyu 1 su bardağı su 4 yemek kaşığı şeker 2 yemek kaşığı dolusu nişasta Eti Cin Pastası Üzeri İçin kakaolu pasta süsü Eti Cin Pastası Yapılışı Tart kek kalıbını öncelikle katı yağ ile yağlayıp unlayalım ve buzdolabında bekletelim. Yumurta ve şekeri miskerle beyazlaşıp krema kıvamına gelene dek çırpalım. Sütü ve yağı ekleyip karıştıralım. Unu, kabartma tozunu ve vanilyayı eleyerek ekleyip az karıştıralım. İsteğe bağlı portakal kabuğu rendesini ise ekleyip karıştıralım. Buzdolabında beklettiğimiz kalıba dökerek önceden ısıttığımız 170 derecelik fırında pişirelim. Pişen keki ılıması için serin bir yerde bekletelim. Sos malzemelerini tencereye alalım. Bütün malzemeyi karıştırıp koyulaşana kadar karıştırarak pişirelim. Ara ara karıştırarak soğumaya bırakalım. Keki kalıptan çıkaralım. Portakal suyunu kaşıkla her yerine gezdirelim ve portakal sosunu da çukur kısma yayalım. Üzerine bolca kakaolu pasta süsü serpelim. 2-3 saat dinlendirdikten sonra servis için hazır. Deneyen herkese şimdiden afiyet olsun. Trendhayat Mutfak Ekibine sizde tariflerinizi kendiniz yazarak fotoğrafları ile bize mail olarak gönderin paylaşalım… trendhayat.com@gmail.com Aramalar; nefis poğaça tarifleri, nefis yemek tarifleri, nefis eti cin pastası tarifi, kek pasta, börek kek, kahvaltı keki, çorba tarifleri, sütlü tatlı tarifi, sütlü tatlı nasıl yapılır, hafif tatlılar, yemeği tatlısı nasıl yapılır, tavada, kalori, nasıl olur, borcamda, evde yapımı, en güzel yemek tarifleri için trendhayat.com u takip edebilir sizler için hazırladığımız, yemek tarifleri, hamur işleri, kurabiye tarifleri, kek, pasta tarifleri, nefis içecek tarifleri nasıl yapılır, makarna pilav tarifleri, farklı yöresel tatlar, kebap çeşitleri, et yemekleri tarifleri bulabilirsiniz. nefis leziz çorba tarifleri, kavurmalı, kaşarlı çorbalar, soslu çorba nasıl yapılır, hatayi antakya, antalya, karadeniz, ege, doğu, anadolu, trakya yöresi nefis lezzetler, farklı yemek tarifleri, fırın yemekleri, ## Tansiyonu Ne Düşürür? Tansiyon Yükselmesi Belirtileri URL: https://trendhayat.com/tansiyonu-ne-dusurur-tansiyon-yukselmesi-belirtileri/ Tarih: 2026-05-31 Tansiyonu Ne Düşürür?, Tansiyon Nedir? Çeşitleri Nelerdir? Tansiyon Aleti, Tansiyon Yükselmesi Belirtileri Nelerdir? Tansiyon Düşüklüğü Belirtileri, Tansiyon Düşüklüğüne Ne İyi Gelir? tansiyon ile ilgili sorunlarınız cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Birçok kişinin sorunu haline gelen tansiyon gün geçtikçe artış göstermektedir. Ülkemizde ise erişkin bireylerde her 3 kişiden 1′ de yüksek tansiyon problemi mevcut. % 45 ise yüksek tansiyon sorununu olduğunun farkında bile değildir. Birde tansiyon sorunun olduğunu farkında olan kişilerde düzenli takip altında değildir. Tansiyon Nedir? Atardamarların içinde kan basıncına kısaca tansiyon denir. Kalp adeta pompa gibi çalışır. Akciğerlerden gelen temiz kanı kalp atardamarlara aracılığı ile vücudun tümüne pompalar iken kirli kanıda toplardamar aracılığıyla akciğere ulaştırır. Kalp her atımında kalp kanı pompalar sonra ise tekrar dolması için istirahat geçer. Kalp kanı atardamara pompalarken oluşturduğu basınca sistolik yani genel adı büyük tansiyon. istirahat halinde oluşan basınca ise diyastolik kan basıncı genel bilinen adıyla küçük tansiyon oluşur. Normal olarak kabul edilen değerler şöyledir. Normal yada ideal tansiyon bazen kişiden kişiye değişlik gösterir. Ama ortalama değerler büyük tansiyon 120-130, küçük tansiyon ise 70-90 arası normal kabul edilir. Tansiyon Çeşitleri Nelerdir? Tansiyonu Ne Düşürür Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) Nedir? Tansiyon değerleri büyük tansiyon 140, küçük tansiyon ise 90 üzerinde değer olmasına Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) denir. Her yaşta görülebilen bir rahatsızlıktır. Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) Nedenleri Aşırı kilo Fazla derecede tuz tüketimi Stres Başta kalp ve damar hastalıkları, böbrek hastalıkları, Diyabet Tiroid hastalığı Genetik Etki Düzensiz beslenme ve hareketsiz yaşam Tansiyon Yükselmesi Belirtileri Baş ağrısı Kulaklarda Çınlama Burun kanaması Sık İdrara Çıkma Bacaklar da şişme Halsizlik gibi en belirgin belirtileridir. Yüksek Tansiyonun Nasıl Tedavi Edilir? Yüksek tansiyon belirtilerini taşıyorsanız eğer, uzman bir doktordan mutlaka yardım alınmalı. Tansiyon yüksekliğine neden olan etken tespit edilmeli ve doktorun size uygun gördüğü gerekli tahlil ve tetkikler yapılmalı. Zaten bu gibi düşüklükte sadece öneriler ve hayat düzeninde değişiklikle bu sorundan kurtulabilirsiniz veya size uygun görülen ilaçları kullanmalısınız. Eğer ilaç kullanıyorsanız ve bir etkisini göremiyorsanız, doktorunuza başvurmalısınız. Doktorunuz ilaç değişikliği yapabilir veya ilaç dozunu yükseltebilir veya düşürebilir. Gerekiyorsa ilaç eklemesi yapabilir. Tansiyonu Ne Düşürür ? Tansiyon hastası bir çok kişinin araştırdığı konu Tansiyonu Ne Düşürür? İlk önce yapmanız gereken düzenli takip ettirmelisiniz. Düzenli beslenmeli, sağlıksız ve fast food ürünlerinde uzak durulmalıdır. Düzenli sizin yaşınıza uygun egzersizler yapılmalıdır. Çok yükselmesi sonucunda başınızı soğuk suyla ıslatın. Tabi ki aşırıya kaçmayın. Bunun dışında bazı yiyecekler kan akışının normale dönmesini sağlar. Tansiyonu Ne Düşürür ? Düşüren Besinler Tansiyonu Ne Düşürür : LİMON Limon tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Tansiyonu Ne Düşürür : MUZ Muz tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Tansiyonu Ne Düşürür : ENGİNAR Enginar tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Tansiyonu Ne Düşürür : MARUL Marul tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Tansiyonu Ne Düşürür : CEVİZ Ceviz tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Tansiyonu Ne Düşürür : ZEYTİN YAĞI Zeytinyağı tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Tansiyonu Ne Düşürür : SARIMSAK Sarımsak tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Tansiyonu Ne Düşürür : NAR SUYU Nar suyu tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Tansiyonu Ne Düşürür : ZERDEÇAL Zerdeçal tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Tansiyonu Ne Düşürür : KEKİK Kekik tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. PANCAR SUYU Pancar suyu tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Tuz Tüketimini Azaltmak Tuzu azaltmak tansiyonu düşürmek için etkin bir çözümdür. Bitkisel Çözümler Kuşburnu ve vişne yaprağı çayı tansiyonun düşmesini sağlayan alternatiflerden biridir. Kurutulmuş nanaden yapılan çayda düzenli tüketildiğinde tansiyonun dengede olmasına katkı sağlar Canan Karatay Önerileri Tansiyonu düşürmek için Canan Karatay’ın Önerisi limon sarımsak kürüdür. Düşük Tansiyon (Hipotansiyon) Nedir? Düşük tansiyon kişide çok belirgin olmadıkça sorun oluşturmaz. Düşük tansiyon kalp ve damar hastalığına riskini azaltması nedeniyle olumlu etki sağladığı kabul edilirken düşük tansiyon baş dönmesi, halsizlik ve baygınlık gibi de olumsuz etkileri mevcuttur. Tansiyon Düşüklüğü Belirtileri Ani hareketler sonucunda baş dönmesi ve sersemlik Bayılma (senkop) Odaklanma sorunu Mide bulantısı Bulanık görme Hızlı nefes alma Soğuk terleme Yorgunluk, depresyon Susuzluk Düşük Tansiyonun Nedenleri Gebelik Düzensiz beslenme Kan kaybı özellikle de ani iç-dış kanama kişinin tansiyonunu çok ciddi derecede etkiler. Enfeksiyonlar sağlığımızı tehdit eden etkenlerden olup, düşük tansiyona ve bunun gibi sürü olumsuz etkiye sahiptir. Yeteri kadar besin ve vitamin alınmaması özellikle de B12 ve folik asit bunların başında gelir. Tiroid ve diyabet gibi rahatsızlıklar Düşük Tansiyonun Nasıl Tedavi Edilir? Düşük tansiyon belirtilerini taşıyorsanız eğer, uzman bir doktordan mutlaka yardım alınmalı. Tansiyon düşüklüğüne neden olan etken tespit edilmeli ve doktorun size uygun gördüğü gerekli tahlil ve tetkikler yapılmalı. Zaten bu gibi düşüklükte sadece öneriler ve hayat düzeninde değişiklikle bu sorundan kurtulabilirsiniz veya size uygun görülen ilaçları kullanmalısınız. Tansiyon Düşüklüğüne Ne İyi Gelir? Tuz Tuz tansiyonun yükselmesine neden olurken, sağlık sorunu yaşayan kişilerde ve yaşlı bireylerde olumsuz etki sağlayabilir. Bu nedenle uzmandan yardım alınmalıdır. Su Susuzluk tansiyonun düşmesine neden olan etkenlerden biridir. Bu nedenle düzenli ve yeteri miktarda su tüketmek tansiyon problemine iyi gelmektedir. Rahat ve Sağlıklı Giyinmek Günümüzde moda altında sağlıksız ve rahat olmayan giysilerle maalesef günümüzü sağlıksız ve rahat olmayan kıyafetlerle geçirmekteyiz. Örneğin dar giysiler kan dolaşımını yavaşlatmaktadır. Varislere Sıkan giysilerde tansiyon düşüklüğüne neden olur Tuzlu Su İçerdiği sodyum sayesinde tansiyonu dengeler ve gerekli Diğer etkenler Kahve,Üzüm, Fesleğen, Pancar suyu Meyan kökü Badem Süt Havuç suyu ve biberiye tansiyon düşüklüğüne iyi gelir. Tansiyon Aleti Tansiyon probleminiz varsa eğer, mutlaka elinizin altında bir tansiyon ölçer alet bulundurun. Bu aleti alırken lütfen uzman kişilerin bilgisine dayanarak tansiyon aletini alın. Piyasada birçok alet bulunurken doğru tercih yapmalıyız. Yanlış tansiyon aleti tercihi hem sağlığınızı hemde verdiğiniz paranın çöpe gitmesine yol açacaktır. Her satıcıdan bu aleti almayın. Güvenilir ve sağlık bakanlığı onaylı ürünler tercih edin. ## Sürekli Uyku Hali ve Yorgunluğun Nedeni URL: https://trendhayat.com/surekli-uyku-hali-ve-yorgunlugun-nedeni/ Tarih: 2026-05-31 Sürekli Uyku Hali ve Yorgunluğun Nedeni Nelerdir? Aşırı Uyku İsteği Neden Olur? Sürekli Yorgunluğunun Hissetmenin Nedeni Nedir? bu gibi problemleri yaşıyorsanız mutlaka aşağıdaki yazımızı okuyun. İnsan vücudunun ihtiyacı olan 8 saat uyku uyuyor hatta daha fazlasını da uyuyor ama hala uykunuzu alamamış Sürekli Uyku Hali ve Yorgunluk haliniz varsa, yolunda gitmeyen bir şeyler olabilir. Bazı dönemsel bu şekilde hissetmeniz normal bahar yorgunluğu gibi ama bu durum sürekli oluyorsa genetik veya ruhsal sorunların belirtileri olabilir. Sürekli Uyku Hali,Yorgunluğun Nedenleri ve Önerileri Vitamin ve Diğer Minerallerin Eksikliği Bedenimizde oluşan vitamin ve diğer minerallerin eksikliği, vücudunuzun yorgun ve halsiz düşmemize neden olur. D vitamini, B12 vitamin ve Demir eksikliği sonucunda kaslar ağrı oluşur. Buda bizim sürekli yorgun olmamıza yorgun olmamız nedeniyle sürekli uyumak isteği getirir. Uzman doktora başvurarak kan testi yapılarak kolay bir şekilde tespit edebilirsiniz. Sonuca göre gerekli önemleri ve takviye alınmalıdır. Depresyon Sürekli Uyku Hali Neden Olabilir ? Depresyon bir çok hastalığın nedeni olmakla beraber hem beden sağlığımızı hemde ruh sağlığımı etkilemektedir. Depresyonda olan bir kişi normal bir kişiye oranla 4 kat daha yorgun olur. Bu nedenle insanlar sürekli yorgun ve kendini uykuya verme eğilimindedir. Bu sorunun ortadan kaldırmak için yaşam düzeni gözden geçirilmeli. Yoğun iş temposunu sağlığınız önüne geçmesin. Düzenli beslenmeyi ve egzersiz yapmayı ihmal edilmemelidir. Haftada 3-4 gün yarım saatlik bir bir yürüyüş size iyi gelecektir. Gerektiğinde doktor desteği almaktan kesinlikle kaçınmayın. Sürekli Uyku Hali Nedenleri Arasında Uyku Apnesi Birçok insanda görünen uyku apnesi gece uyku esnasında horlama ve solunumun durması halidir. Bu problemi yaşayan kişiler kaliteli bir uyku alamadıklarından bugün içinde uykulu olurlar odaklanma sorunu yaşarlar ve kendilerini yorgun hissederler. Uyku apnesi yüksek tansiyon, kalpte ritim bozukluğu, felç ve ani gece ölümlerine yol açabilir. Bunun için dikkat edilmesi gereken rahatsızlıklarından biridir. Mutlaka uzman doktordan yardım alın. Madde Bağımlılığı Neden Olur? Sürekli Uyku Hali bir diğer nedeni ise,Alkol, uyuşturucu ve diğer madde bağımlılığı gbi kötü alışkanlıklar kişileri halsiz, yorgun ve güçsüz bırakır. Bu nedenle bu kişiler daha çok uyurlar. Maalesef insanın kendi bedenine verdiği zarar kimse vermiyor. Bazı kullandığınız ilaçlar uyku yapabilir,bu gibi durumlar yaşıyorsanız özellikle de araba kullanıyorsanız veya bakmanız gereken çocuğunuz ve çalıştığınız bir iş varsa mutlaka doktorunuza danışın. Bu şekilde ilacınızın farklı bir muadili ile değiştirebilir. Böbrek üstü Bezlerinde Yaşanan Problem Adrenalin ve kortizol salgısı sağlayan böbrek üstü bezlerimiz stres nedeniyle çok çalışır. Çok çalışan böbrek üstü bezleri yorulur ve enerji düşüklüğü oluşur. Narkolepsi Kadın ve erkeklerde aynı sıklıkta görünen genelde 20 yaşlarda ortaya çıkan, gündüz uykularında artış olan dayanılmaz uyku ataklarıdır. Kleine-Levin Sendromu Bazı insanların vücudunda bulunan somnogen adlı bir madde çok uyku verir. Özellikle genç erkeklerde görülen bu sendrom ne kadar çok uyusa, uyandığında sinirlilik hali gibi belirtileri vardır. İdiyopatik Tıp alanında nedeni bulunmayan çok uyuma çeşididir. ## Sudocrem Nedir? Ne İşe Yarar? Sudocrem Faydası URL: https://trendhayat.com/sudocrem-nedir-ne-ise-yarar-sudocrem-faydasi/ Tarih: 2026-05-31 Sudocrem Nedir? Sudocrem Faydaları Nelerdir? Ne İşe Yarar? Sudocrem İçeriğinde Neler Bulunur? Sudocrem Nasıl Kullanılır? Sudocrem Fiyatı Nedir? bu krem hakkında bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. İrlanda ülkesinde Forest Tosara LTD. tarafından üretilen uzun yıllar sadece pişik için kullanılan, bebeklerde idrar ile cilt temasını keserek pişiği önleyen bu krem aslında bir çok cilt sorunlarına da deva olmaktadır. Birçok ünlü kişininde memnun kalıp tavsiye ettiği bu kremin cilde sayısız faydaları mevcuttur. Sivilce, güneş yanığı, cilt lekelerine, cilt tahrişlerine, küçük çaplı yaralarda olumlu etkisi mevcuttur. İçeriğinde Neler Bulunur? 1931 yılında üretilen bu krem içeri bu zamana kadar değişmemiştir. Çinko Oksit,Benzl Phenil Menthanol B, Benzil Benzoat, Saf Su içeriği içermektedir. Bu kremin şuana kadar zararı ve yan etkisi meydana gelmemiştir. Güvenli bir ürün olan bu kremin 30 gram, 60 gram, 125 gram, 250 gram ve 400 gram olarak çeşitleri mevcuttur. Üretildiği zaman pişik kremi olarak kullanılan bu krem cilde de bir çok faydası vardır. Sudocrem Faydaları Nelerdir? Ne İşe Yarar? Pişik oluşumunda etkili çözüm sunar. Oluşan sivilce ve akne kurutarak yok olmasını sağlar. Küçük yaraların tedavisinde fayda sağlar. Meydana sivilce izlerini giderilmesinde yardımcı olur. Tahrip ve tahriş olmuş cildin kendini toparlamasına ne yenilemesini sağlar. Lekeleri ve güneş yanıklarının giderilmesinde etki sağlar. Egzama Cilt kuruluğu Nasıl Kullanılır? Cildimize uygulanan bu krem nasıl kullanır? sorunu gelince her şeyin fazlası zarar olduğu gibi cildimize fazla uygulanan krem fayda yerine zarar sağlar. Örneğin fazla uygulanması takdirinde gözeneklerin tıkanmasına sivilcelerin daha fazla çıkmasını neden olur. Bu kremi kullanırken sadece sorun bölgeye kullanılmalı ve gece uygulanmalıdır. Gece kremin emilimi daha iyi olacak olan bu krem gündüz kullanılmamalıdır. Gündüz kullanımı sonucunda cildiniz bembeyaz olacak kötü bir görüntü oluşacaktır. Gündüz kullanımından daha az fayda sağlayacaktır. Kullanmadan önce sorunlu bölgeyi temizleyin ve hafif bastırmadan ovalayın. Sudocrem Cilde Faydaları Nelerdir? Cildin yağ dengesini sağlar. Cildi korucucu bir katman oluşturur. Cildin rengini açar ve beyazlaşmasını sağlar. Cilde uygulanan ağda sonra oluşan kızarıklıklara iyi gelir. Yaz mevsiminde oluşan güneş yanıklarına, kızarıklık ve kaşıntı gibi sorunlara iyi gelmektedir. İltihaplı sivilceleri kurutarak sivilceden kurtulabilirsiniz. Zedelenen, tahriş olmuş cildinin kendini toplamasına ve yenilenmesine yardımcı olur. Egzama ve sedef gibi cilt hastalıklarına fayda sağlar. Pişik tedavisinde etkilidir. Bu krem cilde bir çok fayda sağlamasının yanında kortizon içermemesi nedeniyle tercih edilen kremler arasındadır. Sudocrem Fiyatı Sudocrem 60 gram bebek bakım kremi ortalama 15,80 olup, bu kremin çeşitleri, gramı ve satın aldığınız yere göre değişiklik göstermektedir. Madecassol Krem Nedir Kullanma Talimatı Prospektüsü ## B5 Vitamini Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/b5-vitamini-nedir-1016/ Tarih: 2026-05-31 B5 vitamini nedir ve B5 vitamini nelerde bulunur? B5 vitamini (Pantotenik asit) Pantotenik ismi, 'her yerde' anlamına gelen Panthos kelimesinden almaktadır. İlk kez 1939'da pirinç kabuklarından ayrıştırılmış ve önce tavuklarda görülen bir dermatit formunu engellemede gerekli bir faktör olarak tanınmıştır. Bu vitamin, normalde kalsiyum pantoten formunda sunulmaktadır. Belirli bir amaç için tek başına alınabilir. Bitki ve bakteriler tarafından sentezlenir. Su ve alkolde erir. Nötr ortama dayanıklı, asit ve alkali ortama dayanıksızdır. Kısa süreli pişirmede kayıp oluşmaz. Işık ve oksidasyondan zarar görmez. Vücutta fazla depolanmaz. Karaciğer ve böbrekte bir parça tutulur, geri kalanı idrarla atılır. B1, B2, B12 ve biotinle daha etkili olur. B5 faydaları : Yiyeceklerden enerji açığa çıkarılması işleminde önemli rol oynar. Yağlı ve şekerli yiyeceklerin sindirimini sağlar. Cildi ve karaciğeri korur. Böbrek üstü bezi hormonlarının sentezlenmesinde etkilidir. Saçlara ve cilde canlılık verir. B5 vitamini hangi besinlerde bulunur? Kuru maya, fıstık, karnabahar, bezelye, kuru fasulye, marul, lahana, muz, üzüm, çilek, peynir, yumurta, tavuk eti, mantar. B5 vitamini eksikliği : Büyüme yetersizliği, deride bozukluk, ekzama, anemi, bağışıklık sisteminde zayıflama, mide ve bağırsakta iltihaplanmaya eğilim, bulantı, kusma, yorgunluk, uyuşukluk, ruhi depresyon, baş ağrısı, uykusuzluk, karaciğerde hastalık belirtileri, böbrek üstü bezinde kanama ve yetersizlik, siyah kıllarda beyazlaşma. kategori Sağlık Permalink ## Milföylü Profiterol URL: https://trendhayat.com/milfoylu-profiterol/ Tarih: 2026-05-31 Yalancı Profiterol Genelde herkese hitap edean bu güzel tatlı olan Milföylü Profiterol daha kolay bir şekilde yapabilirsiniz. Bakmayın yalancı profiterol dediğimize aslını aratmayacak bir lezzette olacak . Hamur yapma derdi olmadan kolaylıkla herkesin yapabileceği bir tatlıdır Milföylü Profiterol. Bu kolay tatlı sayesinde ufakta olsa zamanınız size ve sevdiklerinize kalacak. Bu kolay güzel olan Milföylü Kolay Profiterol tatlısı tarifine geçelim. Milföylü Kolay Profiterol (Yalancı Profiterol) Tarifi için Gerekli Malzeme Listesi 5 adet milföy Kreması İçin; 2 su bardağı süt 1 çay bardağı şeker 1 adet yumurta 1 adet vanilya 2 dolu yemek kaşık un 2 dolu yemek kaşık nişasta 1 tatlı kaşığı tereyağ Üzeri İçin; Benmari usulü eritilmiş çikolata yada isteğe bağlı hazır çikolatalı sos Kolay Profiterol (Yalancı Profiterol) Yapılışı: İlk olarak tatlıya milföyleri kareler halinde keserek başlayalım. Kareler halinde kestiğimiz milföyü yağlı kağıt koyduğumuz tepsiye yerleştirelim. Öncede ısıtılmış 180 derecelik fırında kızarıncaya kadar pişirelim. Diğer yandan fırında milföyler pişerken kremasını hazırlayalım. Bir tencerenin içine 2 su bardağı süt, 1 çay bardağı şeker koyun karıştırın. Daha sonra 2 dolu yemek kaşığı un, 2 dolu yemek kaşığı nişasta ve 1 adet yumurtayı koyu kıvama genele kadar karıştıralım. Pişen kremaya son olarak tereyağ ve vanilyayı ekleyin ve güzelce karıştırın. Kremayı ılımaya bırakın. Pişen milföylerin ortasını açın, bir tatlı kaşığı yardımıyla kremayı koyun ve üstünü kapatın. Bu şekilde bütün milföylerin içini kremayla doldurun. Son olarak da milföylerin üzerine benmari usulü çikolata eritin yada hazır çikolata sosunu tarife göre yapın. Milföy üzerine dökün ve final yapın. İsterseniz çikolata sosunun üzerine fıstıkla da süsleye bilirsiniz. Damaklarınızı şenlendirecek tarifi deneyeceklere şimdiden afiyet olsun. Milföylü Kolay Profiterol (Yalancı Profiterol) Püf Noktaları Profiterollerinizin çıtır olmasını istiyorsanız. Pişen milföyler fırından çıktıktan sonra yumuşama oluyorsa tekrar fırına koyabilirsiniz. Fırından 5-10 dakika daha pişirebilirsiniz. Kesinlikle çikolata sosu üzerinde olmasın. Profirelollerinizin yumuşak olmasını istiyorsanız eğer, krema ve sosu koyduktan sonra buzdolabından 1-2 saat bekletin. ## Kayseri Yağlaması – Kaşar Peynirli Kayseri Yağlaması Tarifi URL: https://trendhayat.com/kayseri-yaglamasi-kasar-peynirli-kayseri-yaglamasi-tarifi/ Tarih: 2026-05-31 Kayseri Yağlaması Her yörenin kendine özgü damak tadı ve her tarifin ayrı bir lezzeti vardır. Kayseri yağlaması da adından da anlaşılacağı gibi Kayseri yöresinin meşhur lezzetlerinden biridir. Birçok sunum şeklinin yanında birde kaşar peyniriyle olan bu nefis lezzetin tarifini beğenilerinize sunuyoruz. Malzeme Listesi 5 Adet lavaş200 gr Kaşar peyniri125 gr kıyma2 Adet orta boy kuru soğan3 Adet yeşil biber3 Adet kırmızı biber1 Avuç maydanoz3 Yemek kaşığı sıvı yağ2 Yemek kaşığı domates sosu (sos yerine domates de rendeleyebilirsiniz)1 Çay kaşığı tuz1 Çay kaşığı kekik1 Çay kaşığı pul biber Yarım çay bardağı su Kayseri Yağlaması Tarifi Kayseri yağlaması tarifine ilk olarak lavaşımızın üzeri için bir iç harcı dediğimiz karışımı hazırlayarak başlıyoruz. 3 yemek kaşığı sıvı yağı genişçe bir tavaya alıyoruz. Daha sonra kıymamızı ilave edip hafif kavrulmaya bırakıyoruz. Kuru soğanları, yeşil ve kırmızı biberlerimizi yemeklik doğruyoruz. Kıymamızın üzerine ilk olarak yemeklik doğradığımız soğanı ilave edip kıymayı birazda soğanla kavuruyoruz. Daha sonra biberlerin hepsini ilave ediyoruz. Kayseri yağlaması için hazırladığımız harcımızın içersine maydanozları ince ince kıyıp ekliyoruz. Domates sosu, tuz ve baharatları da ekledikten sonra yarım çay bardağı suyu iç harcına ekliyoruz. 1 dakika daha iç harcımızı pişirdikten sonra karıştırıp ocağın altını kapatıyoruz. Kayseri yağlamasının tarifi son aşaması için yuvarlak bir tepsi alıyoruz. Tepsinin içine 1 adet lavaşı seriyoruz. Üzerine hazırladığımız iç harcından bir miktar alıp lavaşın üzerine yayıyoruz. Harcın üzerine göz kararı biraz rendelenmiş kaşar peyniri serpiştiriyoruz. Daha sonra bir lavaş daha alıp diğer lavaşın üzerine kapatıyoruz ve o lavaşın üzerine de aynı şekilde biraz iç harcı biraz kaşar serpiştiriyoruz. Bu şekilde elimizdeki bütün lavaş ve malzemeleri kat kat dizerek 5 kat yapmış oluyoruz. En son lavaşın üzerine iç harcımızı yaydıktan sonra Kayseri yağlamasını fırına veriyoruz. 200 derecelik fırında 15 dakika kadar pişmeye bırakıyoruz. Fırından çıkmaya yakın üzerine bol kaşar peyniri serpiştiriyoruz ve kaşarlar eriyince fırından çıkarıyoruz. Pasta dilimi gibi dilimlere kesip servis ediyoruz. Afiyet olsun Trendhayat – Mutfak ## Vajinal Estetik Nedir? — Guzellik URL: https://trendhayat.com/guzellik/vajinal-estetik-1343/ Tarih: 2026-05-31 Vajinal Estetik Nedir? Vajinal Estetik, Estetik Ameliyatlar. Yakın döneme kadar vajina,” “vulva” gibi tıbbi isimleriyle bile telaffuz edilemeyen kadının cinsel organı, kadınların kendilerini “keşfetme” ve “mutlu olma” noktasında en önemli kriter haline geldi. Pek çok kadın, ilerleyen yaşla ve yapılan doğum sayısıyla orantılı olarak vajina bölgesinde oluşan genişlemeden dolayı duydukları rahatsızlık yüzünden doktora başvurmaktan hatta estetik operasyon yaptırmaktan da çekinmiyor. Kadınların mutsuz olmalarına sebep olan, hatta evlilik hayatlarını etkileyen “vajinadeformasyonları” artık bir estetik operasyonla giderilebiliyor. Yaklaşık bir saat süren ameliyatın sonrasında kadın cinsel organı deyim yerindeyse” gençleştiriyor ve güzelleştiriliyor!” Son yirmi yıldır ABD, İngiltere ve gün sayısı artarak yapılan vajina estetiği ameliyatları Türkiye’de de aynı tekniklerle yapılıyor. Bakırköy Acıbadem Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniği‘nden Prof. Dr. Atilla Arıncı, son beş yılda ülkemizde bu tür ameliyatların sayısının arttığını söyleyerek şu açıklamaları yapıyor. “40 yaşın üstünde ve normal doğum yapan kadınlarda vajen kaslarında zamanla ciddi bir genişleme oluyor. Biz buna genital ve pelviyen dokulardaki deformasyon diyoruz. Bu gibi problemler başta cinsel ilişkide haz alamama olmak üzere, idrar tutamama ve ileride daha büyük sorunlara yol açabilecek organ düşmelerine neden olabiliyor. Bazen de sağlık sorunlarının dışında, genetik yapıya ilişkin olarak dış genital bölgede iç ve dış dudaklar olarak tabir edilen labium bölgelerinin büyük olmasının verdiği rahatsızlık da sebep olabiliyor kadınların bu tip ameliyatları yaptırmalarına.” İç ve dış genital organ plastiği olarak iki tipte uygulanan ameliyatlarda hastanın şikayeti dikkate alınarak uygun olan operasyon gerçekleştiriliyor. “Vajina estetiği olarak anılan vajinal rekonstrüksiyon, basit anlamda vajinanın toplanması olarak nitelendirilebilir. Cerrahi olarak, vajinanın iç kısmından girilip alttaki kas ve yumuşak dokular gerilerek hepsi daha sonra eriyen ipliklerle dikiliyor” diyor Dr.Arıncı. “Peki bunun sonrasında eğer hamile kalınırsa ne olur” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor deneyimli cerrah. “Sadece operasyonun sonrasında iki üç hafta kadar cinsel ilişkiye girmemelerini tavsiye ediyoruz hastalarımıza. Aradan bir süre geçtikten sonra hamile kalmanın hiçbir sakıncası bulunmuyor. Ayrıca bu operasyonu vajinal deformitenin yeniden oluşması durumunda tekrarlama imkanı da var.” Diğer taraftan 20′li yaşlardan itibaren kadınların estetik ve seksüel sebeplerden dolayı da cinsel organlarının görüntüsünden memnun olmadığı için kendilerine başvurduğunu söyleyen Arıncı, anlatmaya şöyle devam ediyor: “Dış genital organ operasyonunda ise estetik kaygılarla görünüme yönelik müdahaleler yapılıyor. Görünen bir organ olmamasına rağmen, kadınlar sadece kendilerini daha iyi hissetmek için de bu operasyonları vaptırabilivor. Kişi rahatsızlık duvduğu bu durumdan kurtulunca kendisine olan güveni artıyor. Bu operasyonlarda küçük dudaklar küçültülüyor, sarkan büyük dudaklar toplanıyor, fazla çıkık olan pubis bölgesi küçültülüyor ve genital bölgedeki fazla yağlar liposuction öntemi ile alınıyor.” Günümüzde cinselliğin doğal bir olgu haline gelmesi nedeniyle genital organ estetiğine talebin arttığından bahseden Prof. Dr. Arıncı böyle bir sorunun kadının aklında olması durumunda, çevresinden ya da basından aldıkları duyumlarla harekete geçtiklerinden bahsediyor. Kadınların bu operasyonları geçirmek istemelerinin psikolojik boyutunu ise şöyle anlatıyor: Yıllar süren evliliklerde kadınlar eşlerinin kendilerine daha az ilgi göstermesi ve başka arayışlara yönelmesi sonucunda strese giriyorlar. Çoğu eşleriyle somut bir sorunları olmasa da geliyor. Ama bazısı da iç genital bölgenin genişlemesinden dolayı cinsel hayatlarında yeterince başarılı olamadığı için eşlerinin kendilerine yeterli ilgiyi göstermediği şikayetiyle başvuruyor. Bazen de karşı taraf bunları düşünmese bile kadın bunları kendi aklında kurgulayabiliyor” diyor. Operasyon sonrasında hastanın yaşadıklarını ise şöyle anlatıyor Dr. Arıncı: “Kısa süren ve iyi sonuç alınan bir operasyon genelde bir saate yakın sürüyor. İç genital organ operasyonu lokal veya genel anestezi ile yapılabiliyor, dış genital organ operasyonunda ise lokal anestezi tercih ediliyor. Hastanın operasyondan sonra hastanede yatması gerekmiyor, hatta ertesi gün işine gidebiliyor.” Deneyimli cerrahlarca uygulandığında elde edilen başarı oranının yüksek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Atilla Arıncı,bu tip operasyonların çok pahalı olmadığının da altını çiziyor. Ancak bu ameliyatların ülkemizde özel sağlık sigortası kapsamında olmadığını da ekliyor. Filed Under: Güzellik ## D Vitamini Eksikliği Nelere Neden Olur? URL: https://trendhayat.com/saglik/d-vitamini-eksikligi-neden-olur-2046/ Tarih: 2026-05-30 D Vitamini Eksikliği Neden Olur? D vitamini bağırsakta kalsiyum emilimini, böbrekte kalsiyum ve fosforun geri emilimini arttıran bir vitamindir. Kemik büyümesi, kemik yapısının korunması, kardiyovasküler sistem ve bağışıklık sistemi üzerinde önemli etkileri vardır. D vitamini eksikliği çocuklarda Raşitizm ve erişkinlerde Osteomalazi hastalığına sebep olur. Son yıllarda diyabet, kanser, kalp hastalığı, hipertansiyon, enfeksiyon multıpleskleroz, romatizmal hastalıklar ve depresyon gibi bir çok hastalığın önlenmesinde D vitamin alımının önemiyle ilgili olarak birçok araştırma ve çalışma yapılmıştır. D Vitamini Eksikliği Neden Kaynaklanır? 1-Yetersiz güneşlenme ve besinlerle yetersiz D vitamini alımı 2-D vitamininin barsakdan yetersiz emilimi. Çölyak hastalığı ve Crohn hastalığı gibi durumlar barsaklarda D vitamini emilimini engeller. 3-Bazı ilaçlar D vitamini eksikliğine yol açabilir. Kolesterol düşürücü olarak kullanılan kolestiramin, D vitamininin barsaklardan emilimini olumsuz olarak etkiler. Kortikosteroidler kalsiyum emilimini ve D vitamini metabolizmasını bozarak osteoporoza neden olabilir. 4- Karaciğer ve böbrek hastalıkları da D vitamini eksikliğine sebep olabilir. Kronik karaciğer ya da kronik böbrek hastalığı olanlarda D vitamini etkin hale dönüşememekte ve eksiklik ortaya çıkabilmektedir. Filed Under: Sağlık ## B2 Vitamini Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/b2-vitamini-nedir-1012/ Tarih: 2026-05-30 B2 vitamini nedir ve B2 vitamini hangi besinlerde bulunur? Aşırı alkol tüketimi ve antibiyotikler bu vitaminin azalmasına neden olur. Suda erime özelliği alkali ortamda artar. Ultra-viyole ışınlarına karşı duyarlıdır. Protein yetersizliğinde vücutta tutulması zorlaşır. Protein karaciğerde tutulmasını sağlar. B2 vitamini (riboflavin); B kompleks, B6, Niacin ve C vitamini ile daha etkilidir. B2 vitamini faydaları : Yiyeceği enerjiye dönüştürür. Kanda alyuvar sayısının artmasını sağlar. Tümör oluşumunu önleyici etkisi vardır. Deri sağlığında ve özellikle sindirim mukozasının normal yapı ve görev yapmasında yer alır. Büyümede rol oynar. Kırmızı kan hücrelerinin formasyonunun gelişmesini sağlar. Oksijenin cilt dokusu tarafından emilmesini kolaylaştırır. Vücut hücrelerine enerji sağlanmasında yardımcı olur. Göz sağlığını korur. İnsülin ve tiroksin hormonlarının çalışmasında en büyük etkendir. Deri, tırnak ve saçların sağlıklı kalmasını sağlar. B2 vitamini eksikliği: Deride, göz ve ağız kenarlarında aşırı derecede hassaslaşma, kabuklanma ve çatlamalar meydana gelir. Dudak, burun ve göz kenarlarında yaralar, dilde yara ve iltihaplanma görülür. Egzama, tırnak ve saç kırılması ve ışığa uyum zorluğu meydana gelir. B2 vitamini günlük kullanım : Günde 3000 kalori harcayan birisi 1.5-2 mg. almalıdır. Çoğu genel amaç için, B vitaminlerinin genellikle birlikte alındığı bilinmektedir. Yine de B2 vitaminini özel bir amaca yönelik olarak tek başına almanın zararlı bir yan etkisi olmayacaktır. B2 vitamini nelerde bulunur ? Kuru maya, yeşil sebze, kavun, yumurta, süt, soya fasulyesi ve unu, buğdaylı besinler, tavuk eti, balık, yoğurt, fındık, yerfıstığı, elma, lahana, havuç, ıspanak, greyfurt, yulaf, arpa, domates, hurma, şeftali, erik, pirinç, mısır B2 vitamini içeren besinler arasındadır. kategori Sağlık Permalink ## A Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur URL: https://trendhayat.com/saglik/a-vitamini-hangi-besinlerde-bulunur-949 Tarih: 2026-05-30 A Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur A vitaminin faydaları ve A vitamini hangi besinlerde bulunur? Görme üzerindeki rolüyle tanınan bu vitamin, ilk keşfedilen vitamindir. A vitamini yağda çözünen vitaminlerden biridir ve karaciğerde depolanabilir. Eski Mısır'da, görme bozukluğunun tedavisi çiğ karaciğer yemekti. A vitamini primer bir alkol grubu içeren kompleks bir bileşiktir. Bir de Retinen denilen aldehit şekli vardır. Hayvansal dokulardaki A vitamini vücuda alındığında etkinlik gösterecek yapıdadır. Hayvansal besinlerdeki A vitamini Retinol, Retinel ve Retinoik Asit gibi değişik şekillerde bulunur. Bitkisel besinlerde ise Carotenler şeklindedir. Vücuda alınan carotenlerin çoğu A vitaminine dönüşmez. Çevrilme yüzdesi en çok olan Beta Carotendir. Safra yetersizliği, mineral yağlar, sindirim sistemi hastalıkları A vitamini etkinliği olan maddelerin vücuttaki emilimini zorlaştırır. E ve C vitaminleri ise emilimi kolaylaştırır. A vitamini mutlaka E vitamini ile alınmalıdır. Ancak fazla miktarda demir ile birlikte alınmamalıdır. A vitamini ultra-viyole ışınlarına dayanıksız olduğu için bu vitamin renkli şişelerde saklanmalıdır. Retinol ve Caroten suda erimediğinden dolayı yıkama ve pişirme sularına geçmez, yani A vitamini kaybı oluşmaz. Damar ve kan sulandırıcı ilaçlar A vitaminini yok eder. Çinko mineralinin eksikliği, A vitamininin fonksiyonlarını etkileyebilir. A vitamini, A vitamini türevi akne ilaçlarıyla birlikte alınmamalıdır. A Vitamini Ne İşe Yarar? Göz, deri, mukoza sağlığında, hastalıklara karşı direnç kazanmada ve büyümede rol oynar. Burun, boğaz, akciğerler ve idrar yolları enfeksiyonlarına karşı korunmaya yardım ederek cilt ve mukozasının sağlıklı kalmasını sağlar. Gece görmede rol oynayan bir göz pigmentinin oluşması için gereklidir. Damar sertliği ve katarakt gibi hastalıkları engelleyici etki göstermesi A vitamininin faydaları arasındadır. Kolestrol ve böbrek üstü bezi hormonlarının sentezinde görev alır. Vücutta doku yenilenmesini ve hücre onarımını sağlayıcı etki gösterir. Kemik ve saç sağlığı için büyük önem taşır. Küçük çocuklarda diş sertleşmesini sağlar. İlk kez 1920'de A vitamini ve kanser arasında bir bağlantı kuruldu. Günümüzde ise araştırmacılar ilgilerini beta-caroten üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Japonya'da yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, yüksek miktarda beta-caroten içeren sebselerin tüketiminin kolon, mide, prostat ve rahim kanseri riskini azalttığını göstermiştir. A vitamini, sedef ve akne gibi bazı cilt sorunlarının tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Vejetaryenler, şeker hastaları, yağ emilim bozuklukluğu sendromu olanlar ile vücudun aşırı miktarda A vitamini kaybetmesine yol açan ateşli hastalıklar ya da böbrek rahatsızlığı olanlar A vitamini eksikliği riski altındadırlar. A vitamini Eksikliği Göz, deri ve mukozoda bozukluklar, hastalıklara karşı vücudun direncinin azalması, kemik ve dişlerin sertleşmesinde yetersizlik gibi sorunlara yol açar. Hafif derecede A vitamini eksikliği solunum yolu enfenksiyonları ve cilt proplemlerine olan hassasiyetin artmasına neden olur. Deride kalınlaşma, kabuklanma, renk koyulaşması görülür. Mukozada ülser, mide ve bağırsak rahatsızlıkları ortaya çıkabilir. Gece körlüğü, göz altında oluşan lekeler (Bitot lekeleri) ve göz kuruluğu gibi sorunlar meydana gelir. Günlük Kullanım Kadınların günde 4 bin, erkeklerin 5 bin ünite A vitaminine ihtiyaçları vardır. A Vitamini Nelerde Bulunur ? Hayvansal kaynaklardaki A vitamininin %70-90'ı Retinol, geri kalanı Caroten şeklindedir. Bitkilerde sadece caroten bulunur. Bitkisel besinler: Havuç, kayısı, kuşkonmaz, lahana, marul, domates, yeşil biber, kırmızı biber, kavun, mısır, ıspanak, fasulye, koyu ve yeşil yapraklı sebzeler. Hayvansal besinler: Balık, tereyeğı, yumurta sarısı, süt, deniz ürünleri, yağlı peynir, karaciğer A vitamini olan besinler arasındadır. A Vitamini Fazlalığı A vitamini karaciğerde depolandığı için fazla alındığında zehirlenmeye yol açabilen vitaminlerden birisidir.Yine de, toksik etkilerin görülebilmesi için düzenli günlük alımların kadınlarda 25.000 iu, erkeklerde 30.000 iu'yu aşması gerektiğinden, hala yüksek bir güven aralığına sahiptir. Hamile kadınlar doktorun önerdiği doza uymalıdır. A vitamini fazlalığı bebek için risklidir. Gereğinden fazla kullanım bir yarar sağlamadığı gibi tehlikeleri de vardır. 50 bin ünitenin üzerinde alındığında cildin pul pul olması, karaciğer büyümesi, bulantı, kusma, başağrısı, iştahsızlık, görme bozukluğu ve eklem ağrıları gibi şikayetlere neden olur. A vitamini zehirlenmesi genellikle tam olarak iyileşebilir. kategori Sağlık Permalink Comment ## Sağlık URL: https://trendhayat.com/saglik/ Tarih: 2026-05-30 Beta Glukan Neye İyi Gelir ve Nelerde Bulunur?Ekmek mayasından (Saccharomyces Cerevisiae) elde edilen ve bağışıklık sistemini güçlendiren doğal bir madde olan Beta-Glukan enfeksiyonlara karşı savunmadan sorumlu makrofaj, nötrofil ve monosit gibi beyaz kan hücrelerini aktive eder, ayrıca vücutta hasarlı dokuların iyileşmesini destekleyici özelliği vardır. Avrupa İlaç Ajansı (EMEA), onayladığı ve 21 derleme-çalışma analizine göre soğuk algınlığında etkili tedaviler arasında beta glukan, mürver […] Rooibos Çayı Neye İyi Gelir ve Neye Yarar?Kırmızı çay olarak da bilinen Rooibos (Aspalathus linearis) sadece Güney Afrika’nın batısında bulunan Cedarberg Dağlarında yetişir. Roobios çayının diğer çaylardan en önemli farkı kafein içermemesi nedeniyle herkes tarafından rahatlıkla içilebilir olmasıdır. Hem sıcak hem soğuk içilebilen rooibos çayı, günümüzde Güney Afrika’nın milli içeceği konumundadır. Rooibos Çayı Neye İyi Gelir? Rooibos çayı antioksidan ve flavonoidler yönünden […] Temmuz 16, 2014 Böbrek Taşı Kendiliğinden Düşer mi?Kalsiyum oksalat ya da ürik asit gibi maddelerin idrardaki yoğunluğunun normalden daha yüksek miktarlara ulaşması sonucu böbrek taşları oluşmaya başlar. Bu mineral ve tuzların yoğunlaşıp kristalleşmesi ve birbirine yapışmasıyla böbrek taşları meydana gelir. Taşlar idrar kanallarından aşağıya doğru hareket etmek suretiyle vücuttan atılabilir. Ancak idrar kanalı boyunca herhangi bir yerde takılarak idrar akışını engelleyen taşlar […] Temmuz 9, 2014 Böbrek Taşına Neden Olan FaktörlerDünya genelinde bir kişinin ömrü boyunca böbrek taşı oluşturma olasılığı % 12’dir. Ülkemizde bu oranın daha fazla olduğu ve özellikle Güneydoğu Anadolu’da %30’lara çıktığı görülüyor. Böbrek ve idrar yolları taşlarının %35 ini kalsiyum oksalat taşları, %30-35 karışık kalsiyum oksalat ve fosfat, %15-20 magnezyum amonyum fosfat, %5-10 ürik asit taşları oluşturur. Böbrek taşlarının, idrarın taş oluşturan […] Temmuz 7, 2014 Kyolic Sarmısak Nedir?1954′te, bir Alman araştırmacı, sarmısak uzmanı olan Manji Wakunaga ile birlikte, organik olarak, çok güçlü bir sarmısak yetiştirme yöntemi geliştirdiler. Yöntem, böcek öldürücüler, kimyasal tohum tedavisi ve organik olmayan gübreler içermiyordu. Wakunaga sonradan, 20 ay süren bekletme işlemini mükemmelleştirdi. Bu sayede sarmısağın kötü kokusu yok ediliyor, olumlu etkileri ise artırılıyordu. Elde ettikleri ürün Kyolic Aged […] Temmuz 6, 2014 Sarımsak Kanseri Önler mi?Araştırmalar sarmısak bileşenlerinin onkojenez’in başlama ve ilerleme evrelerini önlediğini ve ayrıca, bağışıklık sisteminin tümörlere olan yanıtını güçlendirdiğini göstermektedir. Araştırmacıların tespitlerine göre sarmısak özü, doğal öldürücü hücre aktivitesini güçlendirmekte, yardımcı/bastırıcı T hücreleri arasındaki terapötik oranı düzeltmekte, makrofajları daha çok aktiviteye karşı stimüle etmekte ve lenfositlerin tümörlere karşı daha da sitotoksik olmalarını sağlamaktadır. Kanserle ilgili araştırmalarda ilk […] Temmuz 4, 2014 Sarımsak Tansiyonu Düşürür mü?Zambak familyasına dahil olan, allium cinsinden soğanlı bir bitki olan sarımsağın (allium sativum) yapısında kükürt bileşikleri, protein, lif ve serbest amino asitler bulunur. Ayrıca yüksek oranda saponin, potasyum, fosfor, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminleri yer alır. Sarımsak Tansiyonu Düşürür […] Sarımsağın Antibiyotik EtkisiÇeşitli araştırmalar, sarımsaktaki bileşiklerin çeşitli mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal özelliğe sahip olduğunu göstermiştir. Uçucu yağlardan olan alliin ve onun enzimatik reaksiyonu sonucunda meydana gelen allicin mikroorganizmaları öldürücü etkiye sahiptir. Diğer bir uçucu yağ olan ajoen de, mantar öldürücü veya çoğalmalarını engelleyici etkinliktedir. Sarımsağın Antibiyotik Etkisi; Doğal bir antibiyotik olarak sarımsak, bulaşıcı mikropların sıcak dokularda yaşamlarını sağlayan […] Temmuz 3, 2014 Sarımsağın Kalbe Faydaları ve AraştırmalarSarımsakla ilgili Klinik çalışmalar periferik arter hastalıklarının önlenmesi ve tedavisi,trigliserit/ lipid seviyelerini düşürücü, ateroskleroz riskini azaltıcı, hipertansiyon tedavisi gibi kalp-damar sistemi üzerindeki koruyucu ve tedavi edici etkinliği üzerinde yoğunlaşmıştır. Tamamlayıcı tıp açısından kalb sağlığını koruyucu listesinin ilk başlarına Almanlar, sarımsak tabletlerini koymaktadır. Sarımsağın Kalbe Faydaları; Sarımsaktaki maddeler, kan pıhtılarının damar çeperine yapışmasında ve kanın pıhtılaşmasında […] Sarımsak Bitkisi Hangi Hastalıklara İyi Gelir?Çeşitli çalışmalar sarımsağın tansiyon düşürücü, kan sulandırıcı, pıhtıyı önleyici, kalp krizini önleyici, kan şekerini düşürücü,, bağışıklık sistemini destekleyici, kanserlerden koruyucu, mikroorganizmaları öldürücü etkilerinin olduğunu göstermektedir. 1980′lerin sonlarında, sarmısağın yararları üzerine çok sayıda araştırma yayınlanması nedeniyle, bilim adamları,’First World Congress on the Health Significance of Garlic and Garlic Constituents’ (Sarmısak ve Sarmısak Bileşenlerinin Sağlığa İlişkin Önemi) […] Fosfor Fazlalığı Nelere Yol Açar?İnsan vücudunda kalsiyumdan sonra en çok bulunan mineral olan fosfor kemik ve diş dokusunun temel maddesidir. Hücrelerin büyümesini sağlar ve proteinlerin sentezlenmesine etki eder. Hücrelerin gelişme, bakım ve onarım işlemleri için protein sentezine adapte olur. Enerji üretilmesi için yağ ve karbonhidratların yakılmasına yardım eder. Enerjinin depolanması ve kullanılmasında gerekli olan ATP nin yapı taşıdır. Kas […] Fosfor Eksikliği Nelere Sebep Olur?Fosfor vücudda kalsiyumdan sonra en çok bulunan mineraldir. Vücut ağırlığının %1ini fosfor oluşturur. Bu miktarın % 85i kemik ve dişlerdedir. Kemiklerden sonra en çok alyuvar adlı kırmızı kan hücrelerinde bulunur. Kemik ve diş yapısının temelini oluşturan bu mineral, kalbin düzenli çalışması, böbrek fonksiyonları, kaslar, sinirler ve beyin fonksiyonlarının sağlıklı çalışabilmesi için önemlidir. Fosfor eksikliği uyuşma […] Temmuz 2, 2014 Fosfor Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar?Fosfor kemik ve dişlerin oluşumunda önemlidir. Beyin için de önemli olmasıyla bilinir. Hücrelerin neredeyse tüm kimyasal reaksiyonlarında rol oynar. Doku tamirinde, büyüme için gerekli olan proteinin sentezinde, karbonhidrat ve yağların vücudumuz tarafından kullanılmasında rolü vardır. Bu mineral enerjinin depolanması ve kullanılmasında gerekli olan ATP nin yapı taşıdır. Kas kasılmasına, böbreklerin işlevlerine, kalp atımının düzeninin sürdürülmesine […] Fosfor Faydaları Nedir?Fosfor, kalsiyumdan sonra insan vücudunda en fazla bulunan mineraldir. Vücuttaki fosforun % 85’i kalsiyumla birlikte kemiklerdedir. Fosfor, hücrelerdeki denge için çok önemlidir. Hücre zarlarının, özellikle de sinir hücrelerinin koruyucu kılıfının oluşumunu kolaylaştırır. Kemik ve dişlerin oluşumunda önemlidir. Vücudun enerji deposu olan nükleik asitlerin yapısında bulunur. Yağlı maddelerin vücut içinde taşınmasını, şekerli maddelerin de vücut tarafından […] Normal Kan Kalsiyum Seviyesi Nedir?İnsan vücudunda en bol bulunan mineral olan kalsiyum vücuttaki minerallerin %39′unu oluşturur. %99′u kemik ve dişlerde, %1′i ise vücut sıvılarında yeralır. Normal Kan Kalsiyum Seviyesi; Kandaki kalsiyum, “Uluslararası Biyolojik Mineral Standart Değeri”ne göre 1 desilitrede 9- 11 mg düzeyinde sabit tutulmalıdır. Eğer oran bu seviyenin altına düşerse, kas kasılmaları, kramplar ve titremelere yol açar. Böyle […] Temmuz 1, 2014 Günlük Kalsiyum İhtiyacı Ne Kadardır?Kalsiyum yalnızca kemik sağlığı için değil, diğer vücut fonksiyonları için de önemli bir mineraldir. Vücut kanda belli bir miktarda kalsiyum bulundurmak zorundadır. Yeterli miktarda kalsiyum alınmaması durumunda vücud, depoları yani kemikteki kalsiyumu kullanacaktır. Günlük kalsiyum ihtiyacı yaşa göre değişir. •1–3 yaş 500 mg / günlük. •4–8 yaş 800 mg / günlük. •9–18 yaş 1,300 mg […] Haziran 30, 2014 Kalsiyum Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar?Kemikleri ve dişleri oluşturan, onları güçlü ve sağlıklı tutan önemli bir mineral olan kalsiyum süt, yoğurt, peynir ve badem, fındık, fıstık, balık pekmez, keçiboynuzu gibi besinlerde bulunur. Kalsiyum sadece sağlam kemikler için önemli olan bir mineral değildir. Kalbin çalışması, sinir iletilerinin yürütülebilmesi, kasların düzgün çalışabilmesi için de kalsiyuma gereksinim duyulur. Kalsiyum Neye İyi Gelir? Vücuttaki […] Kalsiyum Faydaları Nedir?Kalsiyum Vücutta Nerede Bulunur? Kalsiyum minerali vücudda kemiklerde ve dişlerde, fosfor ile beraber kalsiyumfosfat şeklinde bulunur (% 99,9). Bu bileşim, yetişkinlik dönemine kadar kemiklerde ve dişlerde gevşek yapı olarak bulunur. Bu nedenle kemikler daha esnektir ve kırılma durumunda çok daha kolay kaynar. Zaman içerisinde kalsiyumfosfat kristalleri kemiğin kristalleşmemiş bölümüne de yerleşir ve kemikler daha sertleşir. […] Kalsiyum Eksikliği Nelere Sebep Olur?İnsan vücudunda en çok bulunan mineral olan kalsiyumun %99′u kemik ve dişlerde, %1′i ise vücut sıvılarında yeralır. Kalsiyum bedenin ayakta durmasını sağlayan kemiklerin ve yeme işlevinde esas olan dişlerin temel yapısını oluşturur. Kalsiyum Eksikliği Nelere Sebep Olur? Kalsiyum eksikliğinde, kemik ve dişlerin zayıflaması sonucu raşitizm, kemik erimesi ve diş çürümesi gibi sorunlar meydana gelir. Saç […] Haziran 29, 2014 Gurmar Faydaları Nedir ve Gymnema Sylvestre Ne İşe Yarar?Hindistan’ın tropik ormanlarında ağaçlara tırmanan bir sarmaşık türüdür. Yaprakları çiğnendiğinde, ağızda onbeş dakika kadar süreyle şeker tadının algılanmasını engeller. Hintçe gurmar=şeker öldürücü kelimesi burdan gelmektedir. Bitkinin ensülin üretimini hızlandırdığı düşünülmektedir. Pankreastaki ensülin üretici hücreler olan ‘Langerhan’ adacıklarını çoğalttığına dair bulgular mevcuttur. Gurmar Faydaları Harvard Medical School’da, diyabetli ya da bozuk glukoz toleransı olan 4.565 hastanın […] ## 21 Temmuz 201921 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/1-ibrahim-kimdir-sultan-i-ibrahim-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-05-30 Sultan 1. İbrahim kimdir? I. İbrahim Han’ın Hayati Dönemi (1640-1648) Birinci İbrahim Biyografi Doğum Tarihi : 05.11.1615 Ölüm Tarihi : 18.08.1648 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : I.Ahmet Annesi : Mahpeyker Kösem Sultan Eşi : Turhan Sultan, Hatice Sultan, Hüma Şah Sultan, Saliha Dil-aşub Sultan, Ayşe Sultan, Mah-Enver Sultan, Şivekar Sultan Çocukları : 4.Mehmet, 2.Süleyman, 2.Ahmet, Orhan, Bayezid, Cihangir, Selim, Murad I. İbrahim Han’ın Kısa Hayatı Sultan birinci Ahmet han 18. Osmanlı Padişahıdır. 1615 yılında İstanbul’da I.Ahmet ve Mahpeyker Kösem Sultan’ın çocukları olarak doğan, 1.İbrahim Han 1640 da Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Sultan güçlü, uzun boylu, kalıplı bir vücud yapısına sahipti, Sultan İbrahim çok eli açık iyilikseverdi. Sultanlığı döneminde Girit’teki Hanya Limanı ve Resmo Kalesi ele geçirilmeleri önemli hadiselerdir. Sultanın mücevherat ve kürk düşkünlüğü bunun yanında kadınların yönetimde çok etkilli olmaları sonucu bir çok devlet yetkilisinin devlet mallarını yağmalaması sonucu devlet askerlerin maaşlarını ödemekte zorlanır hale geldi, ek vergilerde eklenince halk ayaklandı ve tahtan indirilen Sultan ibrahim ‘in yerine henüz 7 yaşındaki oğlu tahta oturtuldu. Sultan 1.İbrahim Han sultanlıktan alındıktan 11 gün sonra hapsettikleri zindanda boğarak katlettiler. İstanbul Ayasofya Cami içindeki mezarlığa defnedilmiştir. Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Saw Palmetto Faydaları Nedir? URL: https://trendhayat.com/saglik/saw-palmetto-faydalari-1926/ Tarih: 2026-05-29 Saw Palmetto Faydaları Nedir? Saw Palmetto Nedir? Saw palmetto (Serenoa repens) Kuzey Amerika’ nın güney bölgelerinde yetişen bir kısa palmiye türüdür. Kurutulmuş olgun meyvaları ve bunlardan hazırlanan etkili dozda preparatlar kullanılır. Ülkemizde yetişmez. Kuzey Amerika’nın güney bölgelerinde, Atlantik ve Karayib kıyılarındaki kumluklarda yetişir. Saw Palmetto Faydaları • Benign Prostat Hiperplazisi ağrılı ve sık sık idrara çıkma, idrar kesesinin tam boşaltılamaması gibi şikayetlerle kendisi belli eden bir rahatsızlıktır. Palmetto erkeklerdeki testesteron hormonunun dihidro-testesteron’ a dönüşmesini önlemeye yardımcı olur. Dihidro-testesteron hormonunun prostat hücrelerini çoğalttığı ve prostat bezinin büyümesine neden olduğu sanılmaktadır. Saw palmetto idrar akışını arttırıcı etkisiyle idrar kesesini rahatlatmaya ve idrar yapma zorluğuna engel olmaya yardımcıdır. Saw palmetto’nun düzenli kullanımı, mesanenin tamamen boşaltılmasına, büyümüş prostatın küçülmesine ve mesane iltihabınının azaltılmasına yardımcı olabilir. • 2939 erkeği kapsayan 18 klinik çalışmanın sonucunda saw palmetto’nun alt üriner sistem semptomlarını ve idrar akıntılarını belirgin bir şekilde önlendiği tespit edilmiştir. Aynı değerlendirmeye göre saw palmetto kullanan erkeklerde, gece idrarına çıkma daha az olmuştur. Saw palmetto, sentetik 5-alfa-redüktaz inhibitörlerinin aksine PSA değerlerini etkilemediğinden, tedavi sırasında PSA ölçümleri yapılabilir. • Çeşitli klinik deneyler saw palmetto’nun bakterileri öldürme yeteneğini artırdığı ve idrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılabileceğini göstermektedir. • Deneysel bulgular saw palmetto’nun prostat kanseri hücreleri üzerinde baskılayıcı etkinliğinin olduğunu göstermektedir. Araştırmacılar bu bitkinin prostat kanseri gelişimine katkıda bulunan genleri değiştirerek, doğrudan prostat dokusunda hormon dönüşümünü engelleyebileceğini ve prostat kanseriyle mücadele edebileceğini belirtiyorlar. Saw palmetto betasitosterol içeriği sayesinde içerdiği karotenoidler, hücre büyümesini engelleyerek, apoptozise sebep olur ve kanser hücrelerinin gelişimini engeller. • Saw Palmetto (Cüce palmiye) meyvasının yanısıra 7 bitkisel drog içerdiği açıklanarak ABD’de piyasaya çıkarılmış olan PC-SPES® adlı kombine ticari preparat, aslında diethylstilbestrol (östrojen), indomethacin ve warfarin gibi sentetik kimyasal maddeler içerdiği anlaşılarak, 2002 yılında Gıda ve İlaç İdaresi (Food and Drug Administration) tarafından Amerikan piyasasından çekilmiştir. Filed Under: Sağlık ## Bal Faydaları URL: https://trendhayat.com/beslenme/bal-faydalari-548 Tarih: 2026-05-29 Balın içeriği: %82 karbonhidrat, %17 su,% 1 oranında proteinler, aminoasitler, vitaminler ve mineraller yer alır. Balda yeralan karbonhidratların büyük çoğunluğu sindirimi gerektirmeyen glikoz ve früktoz denilen monosakkaritlerdir. Zayıf ve iştahsız kişiler için enerji kaynağıdır. Karbonhidrat içeren diğer besin kaynaklarına nazaran bal, sporcuların kaslarını harekete geçirici ve yüksek enerji verici özelliklere sahiptir. Dizanteri ve tifo mikroplarını etkisiz hale getirir. Tifo mikrobunu 48 saatte, dizanteri mikrobunu ise 10 saatte yok edici etkidedir. Bakteriyal enfeksiyonları azalttıcı ve bakteri gelişimini engelleyici özelliktedir. Antibakteriyel özelliği ve yara tedavisinde kullanımıyla ilgili yapılan araştırmalarda olumlu sonuçlar tespit edilmiştir. Baldaki hidrojen peroksidin bakteri oluşumunu engelleyici ve mevcut bakterileri öldürücü etkiye sahiptir Vücut direncini yüksek tutar. Nezle, grip gibi salgın hastalıklar için yararlıdır. Kansızlığı önleyici özelliktedir. Mide ülseri için faydalıdır. Sıcak suyla birlikte içilmesi kabızlığa iyi gelir. Diş ve dişetlerini mikroplara karşı korur. Elde edilen bitki kaynağına göre değişik bal türleri vardır. Ülkemizde en çok bilinen bal türleri karakovan balı, anzer balı, çiçek balı gibi çeşitlerdir. Balın metal kaşıkla değil tahta kaşıkla yenmesi gerektiği belirtilmektedir. Birçok yararının bulunmasına karşın uzmanlar süt çocuklarına bal yedirilmemesi gerektiğini belirtiyorlar. Kestane Balı Faydaları Kestane balı koyu kahve renktedir. Bal arısı kestaneden nektar, polen ve salgı toplar. Astım, bronşit için yararlıdır. Yüksek tansiyonu düşürücü etkiye sahip olmasına rağmen fazla yenilmemesi gerekir. kategori Beslenme Permalink ## Ahududu Neye İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/ahududu-neye-iyi-gelir-2092/ Tarih: 2026-05-29 Gülgiller ailesinden olan ahududu frambuaz olarak da bilinir. Ahududu, içerdiğindeki antosiyanin adlı madde sayesinde kan şekerini azaltıcı, bağışıklık sistemini güçlendirici etkiye sahiptir. Ahududu Neye İyi Gelir? Ahudududa yüksek miktarda bulunan antosiyanin insülin salınımını artırarak, kan şekerinin düşmesine yardım eder. Güçlü antioksidan etkisiyle ahududu kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemeye yardımcı olur. Hollanda’da gerçekleştirilen bir çalışmaya göre bu meyve kividen 3 kat, domatesten 10 kat ve çilekten %50 oranında daha fazla antioksidan içerdiğine sahiptir. Kırmızı ve siyah çeşitleri olan ahududu, sağlık yönünden faydalı olan Fenol, Flavon ve Flavonoid adlı maddeleri de içerir. Bu maddelerin antioksidan ve antikanserojen etkileri vardır. DNA moleküllerine zarar veren ve kansere neden olan serbest oksijen radikallerini nötralize eder. Ayrıca kardiovasküler hastalıklara karşı koruyucu etki sağlar. Ahudududa bulunan ellagik asit, antikanserojen bir maddedir. Toplam ellagic asit oranı yönünden en yüksek miktar siyah ahudududa bulunur. Yapılan araştırmalar bu maddenin göğüs ve rahim tümörünün büyümesini engellediğini göstermiştir. Tüm meyve ve sebzeler içerisinde en çok kırmızı ve siyah ahudududa bulunan ellagic asit, vücutta kansere neden olan kimyasalları inaktif hale getirerek, antikanserojen özellik gösterir. ## Adana Gezi Rehberi URL: https://trendhayat.com/adana-gezi-rehberi/ Tarih: 2026-05-29 Türkiye’nin Akdeniz bölgesinde yer alan Adana, insanlara birçok tarihi ve kültürel alan sunarak insanlara keyifli anlar yaşatmayı hedefliyor. Her yıl yapılan onlarca kazının yanı sıra doğal güzelliklerini de içinde barındıran bu kent için Adana gezi rehberi hazırladık. Adana’da Gezilecek Yerler Büyük Saat 32 metre yüksekliğinde bulunan Adana Büyük Saat, herkesin görmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Toplam 32 metre yüksekliğinde bulunan saat, oldukça dikkat çekici bir yerdir. Her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilen bu yer Seyhan ilçesinde bulunmaktadır. Zaman içinde hasar gören bu saat, cumhuriyet ilan edildikten sonra onarım geçirmiştir. İki adet merdiveni bulunan Büyük Saat, altlı ve üstlü bir şekilde yapılmıştır. Bu sayede hem aşağı hem yukarıya doğru gidebiliyorsunuz. Bir Osmanlı paşası olan Ziya Paşa’nın öncülüğünde yapılan bu saat, Adana ilini tüm dünyaya tanıtmak için gayet başarılı bir adım sayılmaktadır. Yurt dışından getirilen malzemelerle daha da dayanıklı hale getirilen bu saat, birçok depreme dayanıklı hale getirilmiştir. Adana gezi rehberinizde bulunması gereken bu yeri kaçırmayınız. Adana Bebekli Kilise Katolik kilisesi olarak yapılan Adana Bebekli Kilise, görülmesi gereken yerlerdendir. Üzerinde bulunan Meryem ana heykeliyle ziyaretçilerine oldukça hoş anlar yaşatan bu kilise dini inanç bakımından da oldukça önemlidir. Hatta inanç turizmi açısından da ülkemize önemli katkılar yapmıştır. Adı ise Meryem Ana Heykeli’nin sanki bir bebeği gökten indiriyormuşçasına pozisyon almasından gelmiştir. Adanalılarında oldukça saygı gösterdiği bu kilise gezilecek yerler arasında sizleri bekliyor. Kültürel ve tarihi bir gezi yapmak isteyenlerin uğrak noktası olarak ziyaretçilerini çekmektedir. Haftada üç gün olarak açık bulunan kilisede Türkçe ayinlerde yapılmaktadır. Sinema Müzesi Her yıl binlerce insanın uğrak noktası olan Adana Sinema Müzesi, kentte bulunan eski evlerin onarımıyla oluşturulmuştur. Film festivaliyle birlikte açılışını yapan müzede birçok Yeşilçam sanatçısının balmumu heykelini görebilirsiniz. Oldukça güzel benzetilen bu heykeller ile fotoğraflar çekerek güzel bir anı oluşturabilirsiniz. Müzede birçok sanatçıya ait bilgiler ve eşyalar bularak dönemin sinema çekimi için yaşadığı zorlukları görebilirsiniz. Müzeye bir adette kütüphane yapılmıştır. Böylece kültürel açıdan insanlara gayet güzel hizmet vermektedir. Taş Köprü 2000 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Taş Köprü, insan eliyle yapılmış en büyük köprülerden biridir. Birçok döneme şahitlik yapmış olan bu köprü, insanlara zaman içinde fayda sağlayarak ticaretin gelişmesini sağlamıştır. Geçirdiği onarımlar ve bakımlar nedeniyle geçmişte trafiğe kapatılan bu köprü, 310 metrelik uzunluğuyla ziyaretçilerini şaşırtmaktadır. Üzerinde bulunan kabartmalar ve mermer taşıyla yapılan Taş Köprü, Adana gezi rehberinizde bulunması gereken yerlerdendir. Ayrıca 3 metre genişliğinde olan köprünün ortasında zaman içinde bir dinlenme yeri olmasına rağmen sonrasında yıkılmıştır. M.S 120 yıllarında yapıldığı düşünülen köprünün ayrıca bir de kitabesi vardır. Bu kitabede Adana arkeoloji müzesinde sergilenmektedir. Ulu Cami Adana gezi rehberinize almanız gereken yerlerden biri olan Ulu Cami, insanlara sağladığı ibadet imkanı ve tarihi dokusuyla oldukça önemli mekanlarımızdandır. 1541 yılında ibadete açılan cami Osmanlı dönemi mimari dokusuyla tarih severleri duygulandıran bir yapıya sahiptir. Adana her mevsim sıcak olması nedeniyle Osmanlı döneminde avlusu ibadet sayısını arttırmak için genişletilmiştir. Çini çalışmaları ve dış duvarlardaki renkli mermerlerde Osmanlı sanat anlayışının ne kadar hoş olduğunu bize kanıtlıyor. Hatta dedikodulara göre Adana’da bulunan diğer camilerinden Ulu Cami’den ilham alındığı söylenir. Etnografya Müzesi 1924 yılında müzeye çevrilen bu bina önceden kilise olarak kullanılıyordu. Adana yöresi tarafından sıkça ziyaret edilen bu müze Adana gezi rehberinizde bulunması gereken yerlerden biridir. Yapılan kazıların oldukça fazla olması ve kazılardan zengin eserlerin çıkarılmasıyla, bunları taşıyamayacak hale gelen müze onarılarak genişletilmiştir. Mezar taşları, el dokumaları, kilimler gibi günlük hayatta çoğu zaman kullanılan tarihi eserleri sergileyen müze görülmesi gereken yerlerdendir. Müzede şark odasında bulunan bir adet geleneklere göre giyinmiş Türkmen kızı da müzeyi daha çekici hale getirmektedir. Sabancı Merkez Camisi Adana gezi rehberinize katmanız gereken yerlerden olan Sabancı Merkez Cami, 1998 yılında yapılarak ibadete açılmıştır. Şehrin sembolü olan bu cami neredeyse Türkiye’deki tüm camilerden daha büyüktür. Mimarisi ve işlemeleriyle turistlerin de dikkati çeken bu cami, ülkemize ekonomik olarak da katkı sağlamaktadır. Toplamda 28 bin kişiye ibadet imkanı sunan caminin ders odası, imam odası ve sohbet odaları da bulunmasından dolayı farklı bir tasarıma sahip olmuştur. ## Kumpir Nasıl Yapılır? → URL: https://trendhayat.com/kumpir-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-05-28 Evde Kumpir Tarifi Birçoğunuz evde kumpir olur mu? Aynı tadı verir mi ? diye söylediğinizi duyar gibiyim. “Evet oluyor” Dışarıda yediklerinizi aratmıyor. Evde yaptığınız her şey her zaman daha sağlıklı ve hijyenik oluyor. Ağızları sulandıran bu lezzetti bir kez yapınca artık evde yapmak isteyeceksiniz. Hadi bakalım Kumpir Nasıl Yapılır? görelim. Not: Aşağıda vereceğimiz bu tarif 4 kişiliktir. Hazırlama süresi 30 dakika ve patateslerin fırında pişme süresi ise ortalama 1,5 saattir. Evde Kumpir İçin Gerekli Malzeme Listesi 4 adet büyük boy patates 2,5 yemek kaşığı tereyağ (oda sıcaklığında olsun) 2 su bardağı rendelenmiş kaşar 1 su bardağı haşlanmış mısır 7-8 adet kornişon salatalık turşu 4 yemek kaşığı amerikan salatası Yarım su bardağı çekirdeği çıkartılmış siyah zeytin Yarım su bardağı çekirdeği çıkartılmış yeşil zeytin Ketçap Mayonez Tuz Evde Kumpir Yapımı 4 adet büyük boy patates güzel yıkayın, yıkadığınız patatesleri iyice kurulayın. Kurulama işleminden sonra patatesleri bıçak yardımıyla 2-3 tane büyük olmayan delikler açın. Patatesleri fırın kağıdına açılmayacak şekilde sıkıca sarın. Bazıları alüminyum folyo ile sarabiliyor, ben sarılması taraftarı değilim. Elinizde kağıt yoksa sarmaya bilirsiniz. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 90 dakika pişin. Patatesler fırında pişerken, siyah ve yeşil zeytinleri çekirdeklerinden ayıralım ve parçalara bölelim. Kornişon salatalık turşusunu da doğrayalım. Mısırı haşlayalım yada hazır konservelik mısırı da kullanabilirsiniz. Fırından çıkan sıcak patateslere dikkat edin eliniz yanmasın. Fırından çıkan patatesler orta kısmını bıçak yardımıyla kesin, tereyağ ve rendelenmiş kaşar peyniri patatesin iyice yedirin. patatesin tereyağı ve rendelenmiş peynirle buluşması sonucunda burnunuza mis kokular gelecek yemek için acele edeceksiniz. Üzerine tuz atın ve patatesini servis tabağına alın. Servis tabağına aldığınız patatesi içine amerikan salatayı, doğramış olduğunuz kornişon salatalık turşusunu, siyah zeytin, yeşil zeytini haşlanmış mısırı ve ketçap ve mayonezi ekleyerek final yapın. Evde Nefis Kumpir Yapmak İçin Püf Noktalar İlk önce seçmiş olduğunuz patatesleri aynı büyüklükte ve kalınlıkta olmasına dikkat edin. Pişen patatesleri fırından çıkardığınız zaman acele edin patatesler sıcakken tereyağı ve rendelenmiş kaşar peynir iyice yedirin. Patatesler pişerken tüm malzemeleri hazırlayın ki kumpirinizi soğumadan tadını çıkarta çıkarta yiyin. Servis İçin Öneriler Aslında kumpir koyacağınıza malzemelerin sayısı yoktur. Yeşillikler, pancar turşusu sosis, salam gibi ürünleri ekleyebilir yada çıkartabilirsiniz tercih sizi. Afiyet olsun. ## Kevser Suresi Okunuşu ve Kevser Suresi Anlamı Dinle URL: https://trendhayat.com/kevser-suresi-okunusu-ve-kevser-suresi-anlami-dinle/ Tarih: 2026-05-28 dini, kevser, sure Kevser Suresi, Kevser süresi türkçe, Kevser süresi dinle, Kevser süre tefsiri, Kevser süresi oku, Kevser süresi meali, inna atayna Süresi, Kevser süresi arapça yazılışı. Kur’an-ı Kerim’in 108. suresi ve çok hayırlı anlamında olan ilk ayetinin sonunda geçen “kevser” kelimesinden gelir, en kısa surelerden biridir, müşriklerin yaptıklarına karşı ahirette verilecek güzel armağanların vaat edildiği suredir. KEVSER SURESİ OKUNUŞU İnna a’taynakelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şanieke hüvel’ebter. KEVSER SÜRESİ TÜRKÇE ANLAMI Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik.Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.Asıl sonu kesilecek olan, senin düşmanındır. KEVSER SÜRESİ DİNLE Kevser suresini dinlemek için alttaki videoya tıklayın KEVSER SÜRESİ ARAPÇA بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْـكَوْثَرَۜ ﴿١﴾ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ ﴿٢﴾ اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ ﴿٣ KEVSER SÜRESİ TEFSİRİ Kevser kelimesi “çokluk” mânasına gelen “kesret” kökünden türemiş olup çok değerli ve çok önemli şeyleri ifade eder. Tefsirlerde kevser, “çok hayır, Kur’ân-ı Kerîm, Kur’an’la ilgili ilimler ve mümine dinî hayatında tanınan kolaylıklar, peygamberlik, makam-ı mahmûd (bk. İsrâ 17/79), cennetteki bir nehir veya havuz, Hz. Peygamber’in nesli, ashabının ve ümmetinin çokluğu, duasının kabul olması, şanının yüceliği, başkasını kendine tercih etme, kalbin nuru, şefaat, mûcizeler, kelime-i tevhid, din konusundaki bilgi, beş vakit namaz, İslâm dini” gibi çeşitli anlamlarda yorumlanmıştır (bk. Taberî, XXX, 208-209; Şevkânî, V, 593). Ancak biz, bunlar içinde Şevkânî’nin de uygun bulduğu, “çok hayır” anlamına uygun düşen “bitip tükenmez iyilik” şeklindeki kapsamlı anlamı tercih ettik. Râzî, buradaki kevser kelimesiyle Duhâ sûresinden buraya kadar doğrudan veya dolaylı ifadelerle Cenâb-ı Hakk’ın, resulüne lutfettiği, her biri dünyalara değer nimetlerin, şan ve şeref sebeplerinin kastedildiğini belirterek, dolaylı bir ifadeyle ona, “Sen de bu lutufkâr rabbine ibadet etmek ve kullarını kendileri için en iyi olan yola çağırmakla meşgul ol” buyurulduğunu söyler. Aynı müfessire göre kevser kelimesi, Allah’ın, Resûl-i Ekrem’i düşmanlarına karşı koruyup kendisine zaferler nasip edeceği, dünya ve âhirette bol nimetler bağışlayacağı yönünde müjdeler de içermektedir (daha fazla bilgi ve başka yorumlar için bk. Râzî, XXXII, 119-128).Erkek çocuğu yaşamadığı için kendisine “sonu yok, nesli kesik” diyen müşriklerin sözlerinden dolayı üzülmüş olan Hz. Peygamber’e kevser, yani bitip tükenmez nimetler verildiği müjdelenerek üzüntüsü giderilmiş, müşriklerin bu konudaki dedikoduları reddedilmiş ve Hz. Peygamber’in şanının yüceliği gösterilmiştir.2. âyette, kendisine pek çok hayır lutfedilmiş olan Hz. Peygamber’in bu nimetlerin şükrünü eda etmek üzere sadece Allah’a yönelerek namaz kılması ve O’nun rızâsı için değerli mallarından kurban kesmesi emredilmiş; bu suretle putlar için kurban kesen müşriklerin çok tanrılı inancını silip tevhid inancını yerleştirmesi ve kesilen kurbanlar sayesinde sosyal yardımın sağlanması amaçlanmıştır.Bilindiği gibi namaz, azdan çoğa göre arttırılarak Mekke döneminde, yaygın kanaate göre hicretten üç yıl kadar önce gerçekleşen mi‘rac olayı sırasında farz kılınmış; kurban ibadeti ise Hz. Peygamber tarafından hicretten iki yıl sonra uygulanmaya başlanmıştır. Bu âyette geçen namazın beş vakit namaz mı, bayram namazı mı olduğu konusunda farklı tesbit ve değerlendirmeler vardır. Âyetteki kurbanın da vâcip veya sünnet kurban mı yoksa nâfile de dahil mutlak kurban mı olduğu tartışmalıdır. Bize göre âyette vurgulanan husus, belli bir namaz ve kurban olmayıp bütün namaz, kurban ibadetlerinin, yalnızca Allah’a, bütün nimetlerin sahibine özgü kılınması, yalnızca rabbe ibadet edilmesidir.“Kurban kes” diye çevirdiğimiz cümleye, “Namaz kılarken göğsün kıbleye dönük olsun, tekbirlerde ellerini göğüs hizasına kadar kaldır” mânaları da verilmiştir (Şevkânî, V, 594).Araplar erkek çocuğu olmayan kimseyi “sonu yok, soyu kesik” gibi sıfatlarla niteler ve bu tür lakaplarla anarlardı. Tefsirlerde anlatıldığına göre Hz. Peygamber’in erkek çocukları ölünce müşrikler onu da ebter lakabıyla anmaya başlamışlar ve “Bırakın onu; o, sonu gelmeyecek, soyu kesik bir adamdır!” diyerek hakaret etmek istemişlerdir (bk. Taberî, XXX, 212). İşte 3. âyet, onların bu davranışlarını kınamakta, her ne kadar erkek çocukları bulunsa da asıl soyu kesileceklerin kendileri olduğunu haber vermektedir. Çünkü onlar kıyamete kadar lânetle anılırken Hz. Peygamber rahmetle anılmakta, ismi dünyanın her tarafında günde beş vakit ezanda Allah’ın adıyla birlikte okunmaktadır. Mekke putperestleri, olayların sadece dış yüzüne baktıkları için Hz. Peygamber’i arkasız ve güçsüz, kendilerini kalabalık ve güçlü görür ve buna dayanarak Resûl-i Ekrem’in davasının sonuçsuz kalacağından emin olduklarını söylerlerdi. Ama –Râzî’nin ifadesiyle– “Allah durumu onların aleyhine çevirdi; asıl güçlü olanın, Allah’ın destekledikleri ve güçsüz olanların da Allah’ın zillete uğrattıkları olduğunu bildirdi. Böylece kesret ve kevser (geniş topluluk ve bol nimet) Hz. Muhammed’in olurken ona düşman olanların payına da ebterlik, alçalış ve zillet düştü” (XXXII, 134). Bu ifadeler, dolaylı olarak Hz. Peygamber’in yolunu izleyen, inanç ve kararlılığını devam ettiren müminler için de bir müjdedir.Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa:700-702 ## Gebelik Hesaplama URL: https://trendhayat.com/gebelik-haftasi-hesaplama/ Tarih: 2026-05-28 Gebelik Haftası Hesaplama Nasıl Yapılır? Gebelik (Hamile) Nedir? Gebelik Haftası Nedir? Kaç Haftalık Hamileyim? Gebelik Kaç Haftadır? Kaç Aylık Hamileyim? Hangi Haftalar Hangi Aylara Denk Geliyor? bu gibi ne daha fazlası sorunuz için yazımızı okuyabilirsiniz. Gebelik Hesaplama Excel DosyasıGün Gün Notlar Alabililirsiniz Gebelik Hafta Hesaplama Bir kadının hayatı boyunca yaşantısını etkileyecek en önemli etkenlerden biride çocuğudur. Kadın yaradılışı itibariyle fiziksel ve duygusal olarak anne olma özelliğine sahiptir. Ama maalesef hamile kalamamak çağımızın sorunları haline gelmiştir. Yapılan araştırmalara göre yaşam şartları, ortam, alışkanlıklarımız ve beslenme bunları etkiliyor. Bir taraftan da hamile kalan anne adaylarımız var. Acaba hamilemiyim? adet dönemin geçti. Hamileysem kaç haftalık olmuştur. Yada yeni gebe olduğunu öğrenenler kaç haftalık olmuşum diye Gebelik Haftası Hesaplama işlemlerine yönelirler. Çıkan sonuca yani haftaya göre araştırma yaparlar. Her şeyin en iyisini isteyen anne adayları gebeliği boyunca içinde büyüyen mucizenin hafta hafta bebeğinin gelişimini, Hafta hafta neler dikkat etmesi gerektiğini, nasıl beslenmesi gerektiğini, hafta hafta kendinde nasıl değişlik olacağını, haftaya göre bebeğinin kilosunu, haftaya göre yapılaması gereken testleri takip eder. Bu nedenle anne adayları için Gebelik Haftası Hesaplaması önemlidir. Gebelik Haftası Hesaplama için ilk bilinmesi gereken hamile kişinin son adet tarihinin ilk günüdür. Gebelik süresinin başlangıcı son adetin ilk günü olarak kabul edilmektedir. Döllenecek yumurtanın oluşumu bugün başlar bu nedenle yumurtanın ilk oluşmaya başladığı zaman baz alınır. Yumurtanın oluşumu, büyümesi ve gerekli olgunlaşmaya geldiğinde çatlak ve spermle birleşmesi sonucunda da yumurta döllenerek mucize ortaya çıkar. Döllenen yumurta rahime giderek uzun bir serüveni başlatır. Gebelik Haftası Hesaplama son adet tarihinden 40 hafta sayılır. Her gün içinizde büyüyen bu mucizeye şükretmeyi unutmayın. Gebelik Haftası Hesaplama Merak Edilen Bilgiler Gebelik (Hamile) Nedir? Yumurtanın oluşumu, büyümesi ve gerekli olgunlaşmaya geldiğinde çatlar ve spermle birleşmesi sonucunda da yumurta döllenir ve mucize ortaya çıkar. Döllenen yumurta rahime giderek uzun bir serüven başlar. Yani kısaca döllenen yumurta ile doğum arasında geçen zamana gebelik (Hamile) denir. Gebelik Haftası Nedir? Gebe kişiler hafta hafta bebeğin gelişimi ve kendisi ile ilgili değişiklikleri ve yapılaması gereken testleri takip eder bu neden gebeler için önem taşır. Gebelik Hafta Hesaplama Nasıl Yapılır? Gebe olan kişi son adetinin ilk günü baz alınarak gebelik haftası hesaplama yapılır. Gebelik Kaç Haftadır? Hamile Hesaplama Hamilelik ortalama 9 ay 10 gün sürer. Bu da 40 haftaya tekabül eder. Kaç Aylık Hamileyim? 4-5 haftayı doldurmuş hamileler 1 aylık 8-9 haftayı doldurmuş hamileler 2 aylık 12-13 haftayı doldurmuş hamileler 3 aylık 17-18 haftayı doldurmuş hamileler 4 aylık 21-22 haftayı doldurmuş hamileler 5 aylık 25-26 haftayı doldurmuş hamileler 6 aylık 30 haftayı doldurmuş hamileler 7 aylık 34-35 haftayı doldurmuş hamileler 8 aylık 38-40 haftayı doldurmuş hamileler 9 aylık 40 hafta hamileler 9 ay 10 günlük süreyi doldururlar. Hamile bayan son adetinin ilk günü bilmiyorsa eğer, gebelik haftası Hesaplama en iyi uzman doktor tarafından yapılan ultrason ölçümleridir. Yedi gün bir haftaya tekabül eder. ## Negatif İyon Nedir? Negatif İyonların Sağlığımıza Etkisi URL: https://trendhayat.com/negatif-iyon-nedir-negatif-iyonlarin-sagligimiza-etkisi/ Tarih: 2026-05-27 Negatif İyonların İnsan Sağlığı Üzerinde Bıraktığı Olumlu Etkiler Nelerdir? Negatif İyonların Pozitif Etkileri, Doğadaki Negatif İyon Yoğunlukları Nerelerde Bulunur? Negatif İyonun Faydaları Nelerdir? Negatif iyonların sağlığımıza bir çok etkisi vardır. Türkiye’nin güzel şehri Çankırı ve İç Anadolun’un Nevşehir illerinde de bolca bulabileceğimiz “Kaya Tuzu” havaya negatif iyon sağlamaktadır ve bir çok yararı da beraberinde getirmektedir. Negatif İyon Nedir? Negatif İyon, havada bulunan oksijen molekülünün elektron almış halidir.Oksijen moleküllerinin elektronlarını kaybetmesi sonucunda zararlı yani pozitif iyonlar da artma olacaktır. Negatif iyonlar yağışın olduğu yerlerde fazla olmaktadır. Negatif İyonların Pozitif Etkileri Bir çok deney ve çalışmanın sonucu şeklinde ortaya çıkartılan bu etkileri inceleyelim.1. Akciğer ve solunum yollarını temizler iştah acar ve uyku düzene koyar 2.Sinir hücrelerinin canlılığını artırır. 3.Kan dolaşım sistemindeki pıhtıların oluşmamasını sağlar. 4.Elektrolit seviyesini yükseltir. 5.Kan şekeri seviyesini düşürür ve stresin etkilerini azaltır. 6. Kandaki kalsiyum ve fosforun sürekliliğini sağlamaktadır. 7.Beyin dalgalarını pozitif yönde etkiler (hafızayı güçlendirir ve tazeler) 8.Güç ve dayanıklılık gibi unsurlara olumlu yönde katkıda bulunur (soğuk ortamda dayanıklılık, cildin ısıya karşı olan hassasiyetinin azaltılması gibi) 9.Böbrek üstü salgı bezleri ve hipofiz ile bağlantısında pozitif etki sağlar, 10.Vücudumuzdaki lipitlerin oksijenlenmesinde rol oynaması ve bunun sonucu olarak da hücre zarının durumunu da olumlu olarak etkiler. 11. Kalp atışları ve nefes alışını ritmini düzene sokar, 12.Kandaki akyuvar hareketini stimule eder, 13.Hemoglobin ve kolesterol seviyesini dengeler, 14. Yorgunluğun azalması ve tamamen giderilmesini sağlar, 15.Kandaki enzimlerin devamlılığını temin eder, 16.Kandaki mikro sirkülâsyonu düzeltir, 17.Eklemdeki sertlikleri yumuşatır, 18.Alveol zarının sağlığını korur, 19.Akciğer kapasitesini arttırır, 20.Enfeksiyonlara karşı vücut direncini güçlendirir, 21.Mide salgısını düzenler, 22. Östrojen hormonunu arttırır. Doğadaki Negatif İyon Yoğunlukları Doğada Bulunduğu saptanan Yer Negatif İyon Yoğunluğunun ( iyon-cm3 )Şelalenin döküldüğü yerlerde 50.000Dağlar da 8.000Deniz kenarlarında 4.000Gür Ormanlarda 3.000Şehir dışın da 1.200Şehir merkezinde 200Binalarda 20Binek araçlarda 14Yukarıda belirttiğimiz verilere göre negatif iyon yoğunluğunun çok olduğu bölgelerde daha güzel ve sağlık değeri yüksek bir havanın olduğu anlaşılmıştır. Negatif İyonun Faydaları Ev içi gibi yerlerde yoğun bir şekilde bulunan pozitif iyonlar çok serotonin salgılanmasına yol sebep olur. Serotonin hormonu bedenin zihinsel, duygusal ve fiziksel stres ile baş edebilmesini sağlayan bir nöro iletkendir. Çok üretildiğinde öncelikle hiperaktivite yaratır ki bu da anksiyeteye sebep olur ve bazen depresyona bile sebep olabilir. Negatif iyon tedavisinin çok serotonin salgılanmasını önlediği ve bazı olaylarda depresyonu hafiflettiği gözlenmiştir. Negatif iyonlar bizim iyi bir uyku uyumamıza sebep olmuş olur. Bin dokuz yüz altmış dokuz senesinde Fransız bir araştırmacı serotoninin çok üretilmesinin uyku düzensizliğine ve kâbuslar görmeye sebep olduğunu göstermiş. Uyku sorunu yaşayan insanda negatif iyon oluşturan bir hava temizleme cihazını kullandırmanın daha rahat uykuya geçtiğini sağladığını görmüştür. BOL BOL DAĞLARDA ORMANLARDA, DENİZ KENARINDA GEZİN ,EVİNİZDE KAYA TAŞI HAM MADDESİ OLAN ( KAYA TUZU)BULUNDURUN.KENDİNİZDEKİ DEĞİŞİKLİĞİ FARKEDECEKSİNİZ. ## Kabak Çekirdeğinin Faydaları URL: https://trendhayat.com/kabak-cekirdeginin-faydalari/ Tarih: 2026-05-27 Kendine has bir lezzete sahip olan kabak çekirdeği her mevsimde ve her yaş grubundan bireylerin çokça tükettiği bir kuruyemiştir. Magnezyum, demir, bakır ve çinko bakımından oldukça zengin olan kabak çekirdeğinin vücudumuza ne gibi faydaları var gelin birlikte inceleyelim. Kabak Çekirdeğinin Faydaları Kalp Sağlığı Kalbimizin sağlığı için gerekli olan mineraller ve magnezyum kabak çekirdeği içerisinde bol miktarda bulunmaktadır. Her gün bir avuç kabak çekirdeği tükettiğiniz zaman kalp için gerekli olan magnezyum ve mineralleri almış olacaksınız. Her şeyin fazlasının zarar olduğunu unutmamak gerektiğini de siz değerli okurlarımıza hatırlatmış olalım. Kemik Sağlığı Kabak Çekirdeğinin Faydaları Nelerdir? Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi kabak çekirdeği magnezyum açısından oldukça zengindir. Yüksek magnezyum alımının daha büyük kemik sorunlarına yol açabileceğini de hatırlatmakta fayda var. Ancak günde tüketilen 30 gram kabak çekirdeği kemik erimesi oluşumunu engeller. Dişlerin daha sağlam olmasına yardımcı olmaktadır. Özellikle kadınlarda menopoz döneminden sonra ortaya çıkan osteoporoz riskini ortadan kaldırdığı bilinmektedir. Diyabet Hastalığına Kabak Çekirdeğinin Faydaları Tip 2 diyabet hastalarının günlük bir avuç tüketmesi gereken önemli bir besin deposudur. ROS diyabeti olarak adlandırdığımız, reaktif oksijen türleri diyabet oluşumunda önemli bir yere sahiptir. Kabak çekirdeği içerisinde bulunan yüksek oranda antioksidan ile bu diyabet oluşumu riskini en düşük seviyeye indirir. Yapılan çalışmalar ve deneyler sonucunda 100 gramlık bir kabak çekirdeğinin tip 2 diyabet gelişimini yüzde 18 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Vücutta bulunan düşük magnezyum seviyesi insülin ve düşük insülin senkresyonunu bozabilmektedir. Kabak Çekirdeğinin Faydalarından Biride Bağışıklık Sistemine Etkisi Kabak çekirdeği içerdiği çinko sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirerek kişilerin hastalıklara daha dayanıklı olmasını sağlamaktadır. Vücudun hastalıklara karşı direnmesine destek olmaktadır. Omega 3 Deposu Omega 3 zihinsel olarak vücudumuza çok büyük katkı sağlamaktadır. Kabak çekirdeği omega 3 bakımından zengin olduğu için dikkat ve konsantrasyon konusunda insanlara yardımcı olmaktadır. Özellikle çocukların zihinsel olarak gelişmesi konusunda son derece önemlidir. Kanser Riskini Azaltmakta Kadınların kabak çekirdeği tüketmesi meme kanserine yakalanmaması açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Ayrıca mide, akciğer, kolon ve prostat kanseri oluşum riskini azaltmaktadır. Kabak çekirdeği içerisinde bulunan liganların prostat kanserine sebep olan kötü huylu hücrelerin çoğalmasını engellediği saptanmıştır. Böylesine yararlı bir besinin vücuda zararları da olabilmektedir. Peki sağlık açısından çok önemli bu besinin ne gibi zararları bulunmaktadır. Kabak Çekirdeğinin Zararları Alerjik Reaksiyonlara sebep olabilmektedir. İçerisinde bulunan fazla tuz oranı böbreklere zarar verebilmektedir. Tam kanıtlanamamış bir durum olsa da kısırlığa neden olabilmektedir. Fazla tüketimi sonrası ishale yol açabilmektedir. Sivilce oluşumuna neden olduğu bilinmektedir. ## Trend Hayat URL: https://trendhayat.com/ Tarih: 2026-05-27 Spor Salonları İstanbul.Spor Salonu Fiyatları. MOTUS WELLNESS CLUB: Motus Mfellness Club, Uzakdoğu sporlarının, meditasyon yöntemlerin in, en gelişmiş yüz ve vücut bakımlarının uygulandığı 4 ayrı kattan oluşan bir butik spor merkezi. Kulüp, dünyanın farklı ülkelerinde, elit spor ve sağlık merkezlerinde kullanılan sistem olan "Technogyma Wellness System"i kullanıyor. Tecnogym, body control pilates, pilates matworks, power yoga, shooting, 5000 yıllık Çin egzersiz sistemi tai chİ kulübün spor programını oluşturuyor. Pilates uygulamalarını yabancı eğitmenler veriyor. Hafta içi 07.00'den 23.00'e, hafta sonu ise 09.00'dan 21.00e kadar açık. Üyelikler 750 dolar ile 1.400 dolar arasında değişiyor. Tel: 212 291 52 82 Cildi Güzelleştiren Meyveler Nelerdir? Cildi Güzelleştiren Besinler ve Cildi Güzelleştiren Meyveler. Kırışık ve sarkmış bir cilt, giden yılların kaçınılmaz sonucu değil karşı koyabileceğiniz bir hastalıktır, diyor uzmanlar. Oysa çözüm için erken harekete geçerseniz, görünümünüzden mutluluk duyabilir, kendinizi mükemmel hissedebilir ve her gün güzel bir cildin tadını çıkartabilirsiniz. Aslında zaman, düşünüldüğü gibi cildinizin en büyük düşmanı değil. Doğal yaşlanma sürecini hızlandıran sigara içmek, güneşe maruz kalmak, çevresel toksinler, özellikle A, C, E vitaminleri ve folik asit eksikliği, aşırı alkol tüketimi, stres, uykusuzluk, sert sabunlar ve deterjan temelli nemlendiriciler yaşlanmayı çabuklaştırıcı etkenler oluyor. Gıdık Giderici Estetik Operasyon Gıdık Eritme Yöntemleri ve Gıdık Giderici Operasyon. Tıpta son yıllardaki en önemli gelişmelerden biri endoskopik cerrahi. COSMED Estetik ve plastik cerrahi merkezi doktorlarından Doç. Dr. Nayım Çerkeş, teknolojideki ilerlemeler ile birlikte küçük optik kameraların geliştirilmesinin endoskopik cerrahi dediğimiz cerrahi tekniğini doğurduğunu anlatıyor. Tekniğin en büyük özelliği hastaya 15-20 cm'yi bulabilen büyük kesiler yapmak yerine 2-3 cm'lik kesilerden girilerek ameliyatlar gerçekleştirilmesi. Vitaminler Hangi Besinlerde Bulunur? Vitamin İçeren Besinler, Vitaminler Hangi Besinlerde Bulunur? A vitamini: Sığır karaciğeri, yumurta sarısı, havuç, brokoli, kayısı, kavun, ıspanak, lahana, balık yağı. B1 vitamini: Ispanak, bezelye, kuruyemiş, karaciğer, soya. B2 vitamini: Yumurta sarısı, peynir, süt, kepekli tahıllar, badem, soya fasulyesi, ıspanak, mantar, badem ve kümes hayvanları. Sırt Ağrısına Ne İyi Gelir? Sırt Ağrısına Ne İyi Gelir? Geleneksel kullanımına dair uzun tarihsel bilgi olmasına rağmen, Söğüt kabuğunun ağrı kesici olarak kullanımı ve tavsiye edilen kullanım dozları hakkında araştırmaya dayalı bilgi çok azdır. Doz konusunu açıklığa kavuşturmak için, bir Alman araştırmacı grubu, iki farklı dozda söğüt kabuğu ekstresinin sırt ağrısı için etkinlik ve güvenilirlik derecesini karşılaştırmak üzere 4 haftalık klinik denemeler düzenlemişlerdir. Sonuçlar her iki yüksek ve düşük dozdaki söğüt kabuğu ekstresinin belirgin olarak plasebodan (boş ilaç = içine etkili madde konmadan ve hastaya haber verilmeden deneyde kullanılan ilaç ) daha fazla ağrı kesici etkilili olduğunu fakat yüksek dozda olanın düşük dozdan ve plasebodan daha etkili olduğunu göstermiştir. Güneş Yanığı Belirtileri Nelerdir? Güneş Yanığı Nedir? Güneş Yanığı Belirtileri ve Güneş Yanığı Etkileri. Güneş yanığı, güneş ışığına aşırı bir şekilde maruz kalma neticesinde deride kızarıklık ve şişlikle oluşan rahatsızlıktır. Aşırı güneş ışığına maruz kalma sonucu oluşan güneş yanığı solaryum ışığına maruz kalma nedeniyle de meydana gelebilir. Beyaz tenli kimselerde gün ortasında 15 dakikalık bir güneşe maruz kalmak, güneş yanığına yol açabilirken esmer tenliler güneş ışığını saatlerce tolere edebilirler. Bitkisel Prostat Tedavisi Nedir? Bitkisel Prostat Tedavisi, Prostata İyi Gelen Bitkiler, Prostat Tedavisinde Kullanılan Bitkiler. Journal of the American Medical Association'un (JAMA) Saw Palmetto (Serenoa repens) üzerine yapılan araştırmaları taradığı bir makale yayınlamıştır. Saw Palmetto benign prostat hiperplazisinin (BPH) yol açtığı istenmeyen üriner semptomları gidermek için kullanılan bir bitkidir. BPH'nin idrara çıkma güçlüğü, özellikle geceleri sık idrara çıkma isteği gibi semptomları 40 - 59 yaş arası Amerikan erkeklerinin %50'sini etkilemektedir. BPH'ın tedavisi için yıllık 2 milyar $ harcanmaktadır. Adet Öncesi Gerginlik Sendromu ve Tedavisi Adet Öncesi Gerginlik İçin Doğal Çözüm. Vitex agnus-castus (hayıt) karmaşık semptomları ile üretken kadınların %40'ını etkisi altına alan "premenstrual syndrome" (PMS) adet öncesi sendromunun tedavisinde kullanılmıştır. Alman araştırıcıların deney sonuçlarına göre , çalışmaya katılanların % 93'ünde, hayıt ekstresi tedavisinden sonra, 3 aylık adet dönemi boyunca adet öncesi semptomların azaldığı veya ortadan kaybolduğu belirtilmektedir. Adet Öncesi Belirtiler Nelerdir? Araştırmacılara göre, PMS yaklaşık 150 farklı semptomla ilgilidir ve çoğu dört klasik "semptom belirti- kompleksi"ne; depresyon(bunalım), anksiyete(sıkılma ), şiddetli arzu ve hiperhidrasyonz (vücudun su toplaması ) (DACH)'a dahil olmaktadır. Menopoz Tedavisi Bitkisel Menopoz Sıkıntıları ve Menopoz Tedavisi. Üretken yıllarını geride bırakan kadınların yaklaşık üçte ikisinde menopozla ilgili semptomlar görülmektedir. Sarı kantaron otu (Hypericum perforatum - St. John's Wort) menopoz şikayetlerinin tedavisine imkan sağlayan bir bitki olduğu bilimsel araştırmalarla gösterilmiştir . Sarı kantaronun menopoz semptomlarından biri olan depresyon için iyi olduğu bilinmektedir. Bu bitkinin menopoza özgü diğer problemlerde etkisini araştırmak için Alman araştırmacılar bir deney düzenlemiştir. Kusmaya Ne İyi Gelir? Mide Bulantısına Ne İyi Gelir? Kusmaya Ne İyi Gelir? Kusma ve Mide Bulantısı İçin Şifalı Bitki Tedavisi. Yüzyılları bulan geleneksel kullanımında Zencefil kökünün (Zingiber officinale) en önemli kullanımı bulantı ve kusmaya karşıydı. Exeter Üniversitesi araştırmacıları zencefilin klinik olarak bu etkinliği gösterip göstermediğini belirlemek üzere daha önce yapılan çalışmaları gözden geçirmişlerdir. sonraki » ## İlk Cemre Ne Zaman Düşer Neye Düşer URL: https://trendhayat.com/ilk-cemre-ne-zaman-duser-neye-duser/ Tarih: 2026-05-26 YENİ YILDA İLK CEMRE NE ZAMAN DÜŞTÜ? KASIM GÜNLERİ VE HIZIR GÜNLERİ NE DEMEKTİR? BAHAR AYLARI GELİRKEN SIKÇA DUYDUĞUMUZ CEMRE NE ZAMAN DÜŞER? Cemre’nin tarihimize geçişi; Cemre’nin anlamı ‘kor’ demektir. Cemre dilimize araplardan geçmiştir. Arapca kökenli bir kelimedir. Cemre ne zaman düşer; Araplar yazsın serinlemek için yüksek yerlere çıkarmış kışın ise alçak düzlüklere inerlermiş. Kışın çadırlarını düzlüklere daire şeklinde kurar etrafına da üç tane ateş yakarlarmış. Bu üç ateşin biri insanlar için diğer ikisi ise hayvanların ısınması için imiş. Şubat ayının sonlarına yaklaşıldığında bu üç ateşi teker teker söndürmeye başlamışlar. Çünkü havada bir ısınma başlamış. İşte bu ilk ateşin söndürülmesine cemrenin havaya diğer ateşin söndürülmesine suya son ateşin söndürülmesine de toprağa düştüğü söylenmiştir. Cemre ne zaman düşer? Her yılın şubat ayının son on gününe yaklaştığımızda havada bir kıpırdama canlanma, uyanış hissederiz işte bu bize cemre düşme zamanını geldiğinin habercisidir. Hepimiz büyüklerimizden cemrenin düşme vaktinin geldiğini duymuşuzdur .Cemre’nin ilk önce havaya sonra suya en sonda toprağa düştüğünü anlatır ninelerimiz dedelerimiz. Nihayetinde hepimizin bir kulak aşinalığı vardır cemre denen doğa olayına. Cemre ne kadar aralıklarla düşer? Cemre birer hafta arayla düşmeye başlar. Cemre 19-20 Şubat aralığında önce havaya düşer. Havada bir ısınma başlar. Cemre 26-27 Şubat aralığında suya düşer . Cemre 5 – 6 Şubat aralığında ise son olarak toprağa düşer Cemre’nin düşmesi en çok kimleri sevindirir? Hayvancılıkla uğraşan insanların dört göz ile beklediği bir zamandır.Çünkü hayavancılıkla uğraştıkları için hayvanlarını dışarda otlatmaya başlayacakları otların filizlenmeye başladığının bir göstergesidir cenmere düşmesi . Bir diğer şıkımız ise tarımla ile ilgilenen insaların tarım yapmaya başlama zamanın geldiğini gösterir cenme. Kasım Günleri ve Hızır Günleri Ne demektir? Araştırarak edindiğim bilgiye göre eskiden Anadoluda bir yılı ikiye bölmüşler” Kasım günleri ve Hızır günler”i diye. Kasım günleri ne zaman? Miladi takvime göre Kasım günleri sekiz kasıma başlıyor 179 gün sonra 5 mayısta bitiyor.Kasım günleri dört yıla bir şubat ayı 29 çektiği zaman 180 gün oluyor . Hızır günleri ne zaman? Hızır günleri 6 mayısta başlıyor 7 kasım ‘a kadar 186 gün sürüyor. Cemrenin düşmesi Kasım günlerinden Hızır günlerine, yada başka söylemle kıştan bahara geçişin bir habercisi diyebiliriz. ## Turpgiller Nedir ve Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/turpgiller-nedir-2141/ Tarih: 2026-05-26 Turpgiller Nedir ve Nelerdir? Turpgiller Nedir? Turpgiller Brassica cinsi bitkilerin bir parçasıdır. Turpgiller familyası brokoli, turp, şalgam, roka, su teresi, çin lahanası, brüksel lahanası, lahana, karnıbahar gibi sebzeleri içerir. Turpgiller familyasına ait senzeler diğer birçok sebze gibi kanseri önlemede sinerjistik olarak çalıştığı düşünülen çeşitli besinlerin ve fitokimyasalların önemli kaynağıdır. Karotenoid, C, E, folat, K vitamini ve mineraller gibi besin bileşenleri yönünden zengin olup iyi bir posa kaynağıdır. Ayrıca glukozinolatlar olarak bilinen kükürt içeren kimyasalları içerir. Sindirim sırasında glukozinolatlar, indoller, nitriller, tiyosiyanatlar ve izotiyosiyanatlar gibi biyolojik olarak aktif bileşikler oluşturmak için parçalanır. Indol 3-karbinol ve sulforafan antikanserojen özellikleri yönünden üzerinde en çok araştırılanlardır. Filed Under: Beslenme ## Pasta Kurabiye Tarifleri URL: https://trendhayat.com/tarifler/pasta-kurabiye-tarifleri-382/ Tarih: 2026-05-25 Pasta Tarifesi – FRANSIZ KURABİYESİ (4 kişilik) Malzemeler: 2 su bardağı un 3 çorba kaşığı margarin 1 su bardağından iki parmak eksik pudra şekeri 3 adet yumurta Yarım paket kabartma tozu 1 paket vanilya, 1 tutam tuz Kızartmak için: Sıvıyağ Yapılışı: Bir kabın içine unu eleyin.Unun ortasını açın ve yumurtaları kırın. Üzerine oda sıcaklığında margarini, pudra şekerini, vanilyayı, kabartma tozunu ve tuzu ilave edin.Bütün bu malzemelerle birlikte unu iyice yoğurun. 10 dakika kadar dinlendirdikten sonra, hamurdan parçalar kopartıp küçük simit şekli verin. Kurabiyeleri, kızdırılmış sıvı yağda kızartın. Soğuduktan sonra tabağa alın. Üzerine pudra şekeri serpin. Servis yapın. Filed Under: Tarifler ## 20 Mayıs 201920 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/bebeklerde-dis-cikarma-belirtileri-nelerdir/ Tarih: 2026-05-25 Bebekler Ne Zaman Diş Çıkarır? Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri Nelerdir? Bebeğin İlk Dişi Ne Zaman Görünür? Diş Çıkarma Döneminde Bebeğin Ateşi İçin Neler Yapılmalı? Diş Çıkarma Döneminde Beslenme Nasıl Olmalıdır? Bebeğin Rahat Diş Çıkarması İçin Ne Yapmalıyız? bu gibi sorularınız cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Bebekler Ne Zaman Diş Çıkarır? Bebekler, evlerimizin neşesi haline gelen yeni bireylerdir. Onları gözümüzden sakınır, rahat bir yaşam ve büyüme süreci geçirmeleri için ebeveynler olarak elimizden gelenin fazlasını yapmak isteriz. Bebeklerin dönemsel süreçlerinde, en önemli konu diş çıkarmalarıdır. Bebeklerin diş çıkarma süreleri, değişkenlik gösterebilir. Peki bebekler ne zaman diş çıkarmaya başlar? Bebeklerin Dişleri Ne Zaman Çıkmaya Başlar? Bebek dişleri çoğu zaman 3-4 aylıkken çıkmaya başlar. Bazı zamanlarda bu süreç 6-7 aylık zamanı da bulabilir. Tabii ki bu süreçte bebekte meydana gelen huzursuzlukla beraber, ebeveynleri zorlu bir süreç beklemektedir. Diş çıkarma dönemindeki huzursuzluğun yanı sıra, dişler tamamen yerine gelene kadar bu huzursuzluk devam edecektir. Bebeklerin huzursuzluğunun 27 ve 29 aylık süreç boyunca devam edeceğini de söyleyebiliriz. Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri Bebekler diş çıkarma dönemlerinde büyük bir huzursuzluk içerisine girerler. Ağız çevrelerinde döküntüler meydana gelir, ellerini daha fazla ısırma ihtiyacı hissederler. Ayrıca ağızdan dışarıya akan ve günden güne artan tükürük de diş çıkarma belirtileri arasında yer alabilir. Bebeğiniz bu dönemlerde uykusuzluk ve iştahsızlık da yaşayabilir. Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri Nelerdir? Bebeğin İlk Dişi Ne Zaman Görünür? Bebeğiniz diş çıkarmaya başladıktan 2-3 ay sonra dişini belli edecektir. Yani dişi, sürecin başlangıcından 2-3 ay sonra görebilirsiniz. Diş Çıkarma Döneminde Beslenme Nasıl Olmalıdır? Bebeklerin diş etleri, diş çıkarma döneminde fazlasıyla hassas olur. Böylece bebeğiniz birçok yiyeceği reddedebilir ve kilo alımı durabilir. Bebeği bu dönemde rahatsız etmeden besleyebilmeniz için anne sütü ve mamalar önemli rol oynamaktadır. Ayrıca soğuk meyve püreleri vermek de, bebeğin vitaminleri kolay yoldan almasına yardımcı olacaktır. Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri Nelerdir? Diş Çıkarma Döneminde Bebeğin Ateşi Diş çıkarma dönemlerinde bebeklerin ateşinin 37 dereceye kadar çıktığı normal görülmüştür. Eğer bu derece fazlasıyla artıyorsa veya beklentilerin üstündeyse bir uzman doktora başvurmanızda fayda var. Bunun dışında normal diş çıkarma dönemi yaşayan bebek için, herhangi bir doktora görünmeye gerek kalmayacaktır. Bebeklerde Diş Çıkartma Sırası İlk olarak alt çenede iki diş çıkmaya başlar. Daha sonra üst damaktan öndeki iki kesici diş çıkmaya başlar ama bazen de üst damakta ilk kesici diş çıkmaya bilir. Daha sonra üst yan dişler çıkmaya başlar bunu köpek dişleri takip eder. Yaklaşık olarak 12 ve 15. aylar arasında birinci azı dişleri çıkmaya başlar 25-30.aylar arasında ise 2. azı dişleri çıkar. Bebeğin Rahat Diş Çıkarması İçin Ne Yapmalıyız? Bebeğinizin diş çıkarma dönemini rahat geçirmesi adına yumuşak yiyecekler her zaman ön planda olmuştur. Meyve püreleri, yumuşatılmış havuçlar ve çeşitli yumuşak yiyecekler bebeğiniz tarafından olumlu karşılanacaktır. Ayrıca eczaneden alacağınız diş lastiklerini de kemirmeyi seven bebekler, bu sayede hem kaşıntısını önleyecek hem de kemirme duygusunu bastıracaktır. Aynı zamanda bebeğinizi diş çıkarma süresince aşırı sıcak ve aşırı soğuk maddelerden uzak tutmalısınız. Bebeğinize vereceğiniz yiyecek ve içecekler ılık bir sıcaklık potansiyeline sahip olmalıdır. Bebeklerde Diş Çıkarma Dönemi ## Antioksidan İçeren Besinlerin Vücuda Faydaları URL: https://trendhayat.com/saglik/antioksidan-iceren-besinlerin-2133/ Tarih: 2026-05-24 Antioksidan İçeren Besinlerin Vücuda Faydaları Böğürtlen gibi tüm üzümsü yiyecekler lif, mineral, vitamin ve antioksidan içerirler. Böğürtlen, ahududu ve yabanmersinin içeriğinde yüksek oranda bulunan antioksidanlar, kanser ve kalp rahatsızlıklarını önlemeye yardımcı olur. Yabanmersini, ileri yaşa bağlı olarak oluşan kognitif fonksiyon bozukluğunu geciktirebilir. Ahududu, böğürtlen ve çileğin içerdiği ellagic asit kanserojenlerle mücadele etme etkisine sahiptir. Havuç ve diğer sarı-turuncu sebzeler beta-karoten adlı antioksidan içerirler. Sarı-turuncu sebzeler, beta-karoten içeriklerikleri sayesinde akciğer, meme, mesane, yemek borusu ve mide kanserlerine karşı koruyucu etkidedirler. Brokoli, karnıbahar, lahana, Brüksel lahanası gibi turpgiller, kanser ve kalp hastalıklarını engelleyici özelliktedir. Turpgillerde bulunan, indol-3-karbinolün meme kanseri ve diğer östrojen etkili yumurtalık ve rahim kanserlerini engellyici özelliklerinin olduğu belirtiliyor. Kırmızı üzümdeki resveratrol ve kersetin adlı antioksidanlar kalp sağlığı için önemlidir, kandaki pıhtılaşmayı azaltır, kan damarlarının açık ve esnek olmasınına yardımcı olur. Resveratrolün ayrıca vücudu kansere karşı koruma etkisi vardır. En çok domateste bulunan ve diğer kırmızı sebzelere de rengini veren likopen, güçlü bir antioksidandır. Yapılan araştırmalara göre, daha fazla domates tüketen erkeklerin prostat kanserine yakalanma olasılığı daha az olmaktadır. Çalışmalar ayrıca likopenin akciğer, kolon ve meme kanserini önlemeye yardımcı olduğunu da göstermiştir. Ispanakta bulunan lütein adlı antioksidan katarakt ve sarı nokta hastalığı gelişim riskini azaltır. Lütein, retinayı güneşin zararlı etkilerinden korur ve göze zarar veren serbest radikallerle mücadele eder. Araştırmalar, sarmısağın kalp sağlığını koruduğunu, yüksek tansiyonu düşürdüğünü ve serbest radikallere karşı mücadele ettiğini göstermektedir. Düzenli olarak sarımsak tüketimi, kanseri önlemede önemlidir. ## Konjac Süngeri Nedir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/guzellik/konjac-sungeri-nedir-2090/ Tarih: 2026-05-24 Konjac Süngeri Nedir ve Ne İşe Yarar? Konjac (Amorphophallus Konjac) bitki kökünden üretilen liflerden yapılır. Nemlendirici ve alkali yönünden oldukça zengin, yenilebilen bir bitki, ayrıca protein ve mineraller bakımından zengindir. Bitki yontulur ve çok yüksek ısıda kalıplarda pişirilir ve cilt tiplerine göre çeşitli Fransız killerle harmanlanır. Ne İşe Yarar? Ciltteki ölü hücrelerin atılmasına yardım eder ve cildi canlandırır. Naturel alkali oranı ciltteki asit ve yağ oranının dengelenmesini sağlar. Kir,siyah nokta, fazla yağ, bakteri ve gözenekleri derinlemesine temizler. Lifli yapısı nedeniyle, hassas bir biçimde cilde masaj yapar ve kan dolaşımını hızlandırır. Peeling özelliğiyle, ölü hücreleri temizler ve yeni hücrelerin oluşumuna yardımcı olur. Filed Under: Güzellik ## Kapari Faydaları Nedir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/beslenme/kapari-faydalari-2108/ Tarih: 2026-05-24 Kapari Faydaları Nedir ve Ne İşe Yarar? Kapari Nedir ve Neye Yarar? Anavatanı Türkiye ve Akdeniz Bölgesi olan kaparinin (Capparaceae) dal uçları, tomurcukları, meyveleri gıda sektöründe; yaprakları sertleşmiş dalları, kökleri de ilaç, boya ve kozmetik sanayiinde kullanılır. Çiçek tomurcuklarında yüksek oranda vitamin ve protein bulunur. Yapılan bir çalışmada 100 g çiçek tomurcuğunda kuru madde olarak; 67 mg fosfor, 9 mg demir, 24 mg protein, 12 mg selüloz ve 2 mg lipid saptanmıştır. Kapari Faydaları Nelerdir? Kanser önleyici etkisi olan izotiyosiyanat maddesi en fazla kapari bitkisinde bulunur. Kapari bitkisinde % 40 metil izotiyosiyanat, %21 izopropil izotiyosiyanat ve % 6 butil izotiyosiyanat olduğu tespit edilmiştir. Süleyman Demirel Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, kapari bitkisinin lösemi, lenfoma ve kronik bağırsak iltihaplarında kullanılan bir ilacın karaciğere toksik etkisi ile kemik iliğini baskılayıcı lolumsuz etkilerini önlediğini göstermiştir. Yaklaşık olarak 1 yıl süren çalışmada 38 fareye kemoterapi ilacının yanı sıra kapari çayı verilmiş ve çayın kan, kemik iliği ve dokularda antioksidan enzim düzeyini belirgin şekilde yükselttiği saptanmıştır. Pamukkale Üniversitesi’nce yapılan bir araştırma, konsantre kapari çayının multipl skleroz (MS) hastası fareleri %80 oranında iyileştirdiğini göstermiştir. PAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Genel Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alaattin Şen yaptığı açıklamada sonucun ”çok sevindirici ve ümit verici” olduğunu belirterek ‘ikinci aşamada bu konsantre çayın iyileştirici ajanını bulmak ve insanlarda kullanıma hazır hale getirmek istiyoruz” demiştir. Filed Under: Beslenme ## Şambaba Tatlısı URL: https://trendhayat.com/tarifler/sambaba-tatlisi-850/ Tarih: 2026-05-23 Pasta Tarif – MEYVELİ ŞAMBABA TATLISI Malzemeler: • 500 gr. un • 25 gr. maya • 50 gr. sıvı yağ • 25 gr. şeker • 50 ml ılık su • 10 yumurta • 500 ml su • 500 gr. şeker Unu tezgâh üzerinde havuz yapıp ortasını açın. Yumurta dışında tüm malzemeleri, un, sıvı yağ, maya ve ılık suyu, ortasına koyup karıştırın ve yoğurun. Hamura yumurtaların yarısını ilave edip karıştırın. Unu yavaş yavaş bu hamura katın ve yumurtaların kalan diğer yansını da ilave edip yoğurun. Oda sıcaklığında mayalanmaya bırakın. Kalıplara doldurup 155-160 derece fırında 15-18 dakika pişirin. 500 ml. suyu ve şekeri kaynatarak bir şurup hazırlayın ve pişirdiğiniz hamurlan bu şuruba atarak birkaç dakika bekletin. Tatlıları şuruptan çıkardıktan sonra ortasına krem şantiyi ekleyerek meyvelerle süsleyin ve servis edin. Filed Under: Tarifler ## Spa Otelleri URL: https://trendhayat.com/saglik/spa-otelleri-732/ Tarih: 2026-05-23 Sheraton Çeşme Resort & SPA : Otele gelen kişiye özel bir bakım ve sağlık programı hazırlanıyor. Anti-stres kürlerinin dışında selülit, zayıflama, anti-romatizmal kür uygulamaları yapılıyor. Dinlenme, bakım ve tedavi olarak 3 değişik uygulama var. Hepsi de kendi dalında uzman hekim, fizyoterapist, estetisyen, hidoterapist, masör ve masözlerden oluşan ekip tarafından uygulanıyor. Tesiste açık kapalı yüzme havuzu,Türk hamamı, termal havuz, sauna, jakuzi, sağlık ve spor kulübü var. Çeşme Spa iletişim; 0232 723 12 40 KEMPİNSKİ HOTEL BARBAROS BAY SPA Türkiye ve Tayland kökenli 35 kişilik ekibin olduğu otelde 2 hamam, buhar odası, duşlar, sauna, wellness bölümleri, watzu havuzu, spa süit, 14 terapi odası, jakuzi, kapalı havuz, meyve suyu barı, fitness ve yoga sahası bulunuyor. Kişiye özel bir spa ve altı ana başlıkta toplanan tedavi planı bulunuyor. İsteyenler Six Senses’in terapi yöntemlerini tanıtmak için hazırlanan 6 Senses Journeys programına da katılabiliyor. Kempinski Hotel, Bodrum için iletişim; ( 0252 311 02 80 ) Bilkent Otel Ankara Bilkent Otel bünyesinde "Ashram SPA" adıyla hizmet veren merkezde farklı masaj teknikleriyle terapi uygulamaları yapılıyor. Merkezde uyarıcı ve yatıştırıcı yağlarla yapılan aromatik masajın yanı sıra klasik masaj da uygulanıyor. Gözenekleri açmak için buharlı saunada rahatlatıcı köpük masajı, selülit ve çatlaklar içinse ayrı uygulamalar yapılıyor. Bilkent Otel'de masaj yağları ve doğal sabunlara kadar birçok ürünün satışının yapıldığı bir de SPA butik bulunuyor. Spa hizmetlerinden sabah 10.00'dan akşam 23.00'e kadar faydalanılabiliyor. Bilkent Otel için iletişim; Tel: +903122664686 Altın Yunus Resort Otel & SPA Çeşme Altın Yunus Resort Hotel'in içinde bulunan SPA Sağlık Merkezi, uzmanlar eşliğinde bir haftadan başlayan haftalık programlar sunuyor. Merkezde sağlıklı beslenme ve zayıflama, yaşlılığı geciktirme, anti-stres ve anti-selülit programları sunuluyor. Üçü açık, ikisi kapalı, biri termal, beş havuzu olan merkezde ayrıca Thalasso havuzu bulunuyor. Altın Yunus Resort Otel & SPA için iletişim; Tel: +902327231250 Crowne Plaza & SPA İzmir Crowne Plaza bünyesindeki Agamemnon SPA Sağlık Merkezi'nde konukların spor, kişisel bakım ve dinlenme ihtiyaçları karşılanırken profesyonel sağlık danışmanları ve uzman ekip kadrosuyla, yenilenme, dinlenme ve form tutma uygulamaları yapılıyor. Merkezde; sıcak taş masajı, vücut ve cilt bakımları, termal havuz jakuzi, aromaterapi, banyo-terapi gibi hizmetler veriliyor. Crowne Plaza & SPA için iletişim; 0232 292 13 00 kategori Sağlık Permalink ## Melisa Otu URL: https://trendhayat.com/saglik/melisa-otu-779 Tarih: 2026-05-23 Melissa otu sinirsel kaynaklı çarpıntılarda, hafif depresyon, sıkıntı ve stresler durumlarında rahatlatıcı etkiye sahiptir. Latince adı Melissa officinalis olan melisa bitkisinin diğer bilinen adı Oğulotudur. Anavatanı Doğu Akdeniz ve Batı Asya’dır. Flavonoitler, triterpenler, tanen, fenolik asitler etken bileşikleridir. Bitkinin kullanılan kısmı yapraklarıdır. Melisa bitkisinin karakteristik kokusu içerdiği uçucu yağdan kaynaklanır. Uçucu yağ oranı çiçeklenmeye kadar artar daha sonra azalır. Ülkemizde yetiştirilen melisa bitkisindeki uçucu yağ oranı çok düşüktür. Spazmolitik, sedatif, antifungal, antibakteriyal, antiviral, midevi, karminatif etkiye sahiptir. Merkezi sinir sistemini yatıştırır. Sinir sistemini gevşetir ve uykuya dalmayı kolaylaştırır. Sindirim sistemiyle ilgili sorunlarda, mide spazmında, sinir sistemi ve kalp proplemlerinde tansiyonu düzenleyici olarak ağrı kesici ve rahatlatıcı olarak kullanılmaktadır. Fonksiyonel kalp şikâyetlerine uyku bozukluğu veya nevrasteninin de eşlik ettiği durumlarda yararlıdır. Terletici etkisi nedeniyle grip gibi rahatsızlıklarda ateş düşürmede kullanılabilir. Uçukta haricen kullanılır. Krem halindeki konsantre ekstraktı herpes virüsünün çoğalmasını önler. Melisa çayı : 1 ila 3 çay kaşığı melisa yaprağı 150 ml kaynar suyla haşlandıktan sonra 10 dakika demlenir ve süzülerek içilir. Balla tatlandırlabilir. Günde 3 bardak içilebilir. Ülkemizde melisa bitkisi adı altında başka bitkiler de satıldığı için kullandığınız bitkinin gerçek olup olmadığından emin olmanız gerekir. Melisa otuna benzeyen kokusu nedeniyle yalancı melisa orjinal melisa diye satılmaktadır. kategori Sağlık Permalink Comment ## İdrar Yolları İltihaplanması URL: https://trendhayat.com/saglik/idrar-yollari-iltihaplanmasi-940 Tarih: 2026-05-23 Bitkisel Tedavi : İdrar yollarına ilişkin çeşitli sorunlarda yararı olan bir bitki de Uva ursi'dir. Kullanılması gereken doz günde 3-4 kez bir veya iki ekstre kapsülü şeklindedir. Ancak bu kullanım yalnızca kısa bir dönem içindir. Bir haftadan fazla kullanılmamalıdır. Uzun süreli kullanımlar tahrişe yol açabilir. Cranberry adlı bitki sistit ve üriner sistem enfeksiyonlarına karşı doğal bir savunma aracıdır. İdrar yollarındaki yangı ve ağrıyı giderir. İdrar yolları iltihabında faydalı olan bitkiler ısırganotu, atkuyruğu ve altınbaşak otudur. Alternatif Tedavi : Natüropati, homeopati ve geleneksel Çin tıbbı bu konuda yardımcı olabilir. kategori Sağlık Permalink ## Kaypancak Tarifi, Kaypancak Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/kaypancak-tarifi-kaypancak-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-05-23 Kaypancak Tarifi, Kaypancak Nasıl Yapılır? Kaypancak İçin Gerekli Malzemeler Nelerdir? Kaypancak Hangi Yöreye Aittir? kaypancak ile ilgili bütün bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Kaypancak, Karadeniz Bölgesinin Samsunun ilinin Bafra ilçesine ait yöresel bir lezzettir. Diğer yörelerde de yapılan bu lezzet maalesef unutulmaya yüz tutmuştur. Evde hazırlanan yumurta ve süt ile yoğurularak elde edilen kaypancak tarifine geçelim. Kaypancak Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi Hamuru İçin; 600 gram un 2 yumurta 1 su bardağı süt 1 tatlı kaşığı tuz Sosu İçin; 300 gram kıyma 2 adet kuru soğan 3 yemek kaşığı tereyağ 1 tatlı kaşığı karabiber 1 tatlı kaşığı pul biber Tuz Servis İçin; Sarımsaklı Yoğurt Kaypancak Yapılışı; Derince bir kabın içine yaklaşık 600 gram unu koyun içine 2 adet yumurta kırın, 1 su bardağı sütü ve 1 tatlı kaşığı tuzu ekleyip iyice yoğuralım. Yoğurtma işleminden sonra kabın ağzını streç film ile kapatalım, Hamurumuzu 30 dakika dinlendirelim. Dinlenme işleminden sonra hamurumuzu ister ikiye bölün. Ayrı ayrı açın. İster tek seferde açabiliyorsanız tek seferde açın. Tercih sizin. Biz hamurumuzu tek seferde açtık. Açma işleminden tekrar hamurumuzu açık vasiyette dinlenmeye bırakalım. Dinlenme işleminden sonra açtığımız hamuru ilk önce dikine keselim. Daha sonra ise dikile kestiğiniz hamuru üçgen şeklini verelim. Tencereye su koyalım ne kaynatalım. Kaynayacak suyun içine 1 yemek kaşığı kadar sıvı yağ koyalım ki kestiğimiz hamurlar yapışmaması için Sonra kaynayan suyun içine üçgen şeklini verdiğimiz hamuru atalım. Üçgen şeklindeki hamurlar pişene kadar ara ara karıştıralım. Pişme işlemi devam ederken kaypancağımızın sosumuzu ayarlayalım. Bir tava alalım, 3 yemek kaşığı tereyağını eritelim, 2 adet kuru soğanın doğrayalım ve kavuralım. Daha sonra kavrulan soğanların üzerine 300 gram kıyma 1 tatlı kaşığı karabiber, 1 tatlı kaşığı pul biber ve tuz ekleyip kavuralım. Kaypancağımız piştikten sonra süzelim ve ılımaya bırakalım. Bir servis tabağına kaypancağı alalım ve üzerine sarımsaklı yoğurdu koyalım. En üstüne ise kıymalı sosu koyalım. Unutulmaya yüz tutmuş bu tarifi deneyelim. Şimdiden deneyeceklere afiyetle olsun, sağlıkla tüketin. Kaypancağın Püf Noktaları Kaypancağı yaparken hamuruzu mutlaka dinlendirin. Kaypancakların yapışmaması için haşlama esnasında suya sıvı yağ ekleyin. KIYMALI KAYPANCAK TEREYAĞLI KAYPANCAK ## Çakşır Kökü — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/caksir-koku-801/ Tarih: 2026-05-23 Çakşır Kökü Nedir? Çakşır Suyunun Faydaları Nelerdir? Çakşır otu, yaklaşık 2 metrelik bir uzunluğa sahip olan, sarı renkli çiçekleri bulunan bir ağaç türüdür. Latince adı Ferula communis olan çakşırın bileşiminde tanen, reçine, nişasta, alkaloit, saponin ve uçucu yağ yer almaktadır. 2 metreye kadar büyüyebilen, sarı renkli çiçekler açan otsu bir bitkidir. Çakşır otu Mayıs ve Eylül dönemlerinde toplanır. Ülkemizde Doğu, Orta, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetişir. Çoğunluğu Akdeniz bölgesinde yetişen 60 türü mevcuttur. Ferula communis bitkisinin bölgelere göre farklılık gösteren birçok çeşidi vardır ve bunlar içerisinde zehirli olanlar bulunduğu gibi zehirli olmayan çeşitleri de bulunmaktadır. Çakşır Kökü Faydaları • Afrodizyak etkileri olduğuna inanılan çakşırın cinsel gücü artırdığı belirtiliyor. Aynı zamanda sperm sayısını artırmak içinde kullanılmaktadır. Bitkide yer alan reçine, nişasta, alkaloit, uçucu esansiyel yağlar, cinsel gücü artırıcı etkiye sahiptir. • Sinirleri güçlendirir. • Dolaşım sistemi bozuklukları için yararlı olabilir. • Çakşır bitkisinin dişisi ve erkeği vardır. Bayanlar dişisini, baylar ise çakşırın erkeğini kullanması gerektiği belirtiliyor. • Dişi (çiçek durumu meydana getirmemiş, rozet yapraklı) ve erkek (çiçek durumu meydana getirmiş) olmak üzere iki çeşit olarak biliniyor. Çakşır Otu Nasıl Kullanılır? 1 bardak kaynar suya 1 tatlı kaşığı çakşır kökü konulur ve demlendikten sonra içilir. Çakşır kökü kurutulduktan sonra toz haline getirilir ve balla karıştırılarak da yenebilir. Günde 1 defadan fazla yenmemelidir. Çakşır kökünün tozu, saf ve temiz olmalı ayrı bir karışım içinde bulunmamalıdır ve de tavsiye edilen miktardan daha fazlası alınmamalıdır. Çakşır Suyu: Çakşırın köklerinden su buharı distilasyonu ile damıtılarak elde edilen çakşır suyu hazır olarak şişelenmiş biçimde satılmaktadır. ## Kabızlığa Anında Çözüm Yolları Nelerdir? → URL: https://trendhayat.com/kabizliga-aninda-cozum-yollari-nelerdir/ Tarih: 2026-05-22 İnsanın yaşam kalitesini düşüren bir çok kişinin ortak sorunu haline gelen kabızlık başta yanlış besleme ve yaşam tarzımı sonucunda meydana gelmektedir. Kabızlık insanı fiziksel, psikolojik, iş yaşamını ve özel hayatını olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle kişilerin bu sorundan kurtulmak için Kabızlığa Anında Çözüm Ne Olur ? diye aramaya başlarlar. Kabızlık, bağırsak bozukluğundan meydana gelen bir hastalıktır. Kabızlık dışkının dışarı çıkma esnasında zorlanma ve ağrı ile kendini gösterir. Haftada 3 veya daha az dışkılama durumudur. Kabızlığa Anında Çözüm Yolları ararken şunu unutmamalıyız ki kabızlığın sebeplerini ortadan kaldırmazsanız eğer tekrar tekrar yenileyecektir. Kabızlığı nedenlerini şöyle sıralayabiliriz. Dışkılama yaptığımız kısmındaki kaslarda meydana gelen rahatsızlıklarHormonal yaşanan dengesizlikYeteri kadar su tüketmemekBazı ilaçların yan etkisiHareketsiz bir yaşam sürmek ve spor yapmamakÖğün atlamaKatı gıdalarda yüksek oranda bulunan yağ ve karbonhidratlar.Hazır gıdalar tüketmekTuvaleti ihtiyacını sürekli erteleme kabızlık neden olur.Çok fazla inek sütü tüketmek ve inek sütünden yapılan ürünleri tüketmek. Uzun süre ve sık sık yaşanan kabızlık, üzerinde durulması gerekilen çok ciddi hastalıkları da beraberinde getirebilir bu nedenle uzman doktordan yardım almalı ve sağlık beslenmeli ve hareketsiz yaşamdan uzak durulmalıdır. Kabızlığa Anında Çözüm Sunan Besinler Su ile kabızlığa çözüm Vücut sağlığımız için sayısız faydası olan suyun yararını saymakla bitmemektedir. Vücudun yeteri kadar su tüketilmemesi kabızlığın en önemli nedenlerinden biridir. Bunun için ortalama günde 1,5 – 2 litre su mutlaka tüketilmelidir. Kabızlık sorunu yaşayanlar suyu düzenli olarak tüketilmeli ve alışkanlık haline getirilmelidir. Kabızlık sorununuza limonlu suda iyi gelecektir. Limon suyu sindirim sorunun yaşayan kişilerde hazımsızlık ve kabızlık problemlerini yok eder. Bu nedenle limon suyunda mutlaka deneyin. Kabızlığa Anında Çözüm Arıyorsanız Cevap Kayısı Kabızlık sorunu için ilk denemeniz gerek besinlerin arasında yer alır. Yüksek oranda lif içermesi sebebi ile kabızlık sorununa çok iyi gelmektedir. Kuru kayısı veya diğer şekilleri ile de tüketebileceğiniz kayısının her hali kabızlık problemine iyi gelecektir. Kabızlık hızlı ve etkili sonucunu görmek istiyorsanız eğer aç karnına tüketin. Aç karnına kayısı sindirim sistemini daha hızlı çalışacak ve daha rahat tuvalet ihtiyacına çıkacaksınız. Özellikle de sabah aç karnına kayısı mutlaka tüketin. Sabah aç karnına 4-5 kayısı sindirim sisteminizi hızlandıracaktır. Bu arada fazla tüketmek ishale neden olabilir bu nedenle dikkatli tüketilmelidir. Kabızlığa Anında Çözümlerde Biride Zeytinyağı En etkili yöntemlerin başında zeytinyağı gelir. Kesin ve etkili çözüm için sunan zeytinyağı mutlaka deneyin. Direk içemeye bilirsiniz ama bir kaşık yardımı ile tüketin. O da olmuyorsa yemeklerinizde zeytinyağı kullanın. Sabah Aç Karnına Zeytinyağı İçmenin Faydaları yazımıza da göz atmanızı tavsiye ederiz. Erik Kabızlık çözüm yollarından biride Kabızlık çözüm yollarından biride erik meyvesidir. Yüksek lif içeri olması nedeniyle bu soruna fayda sağlayan eriğin hem yeşili hemde kırmızısı ve kurusu olumlu etki sunmaktadır. İçerdiği özellikler sayesinde sindirime yardımcı olan erik bağırsak kurtlarından kurtulmaya da yardımcı olur. Kabızlığa Anında Çözüm İçin İncir Tüketin Bağırsak sistemimize iyi gelen besinlerin arasında incir de bulunmaktadır. Bu sorun için tazesi daha fazla önerilse de her mevsim bulabileceğiniz kuru incirde bağırsak sisteminizin çalışmasına sağlayacak ve rahat dışkılama yapmanıza yardımcı olacaktır. Bu sorunu yaşıyorsanız kahvaltılarınız da ara öğünlerinizde incire yer verin. Armut İçeriğinde yüksek lif sayesinde kabızlık sorununa çözüm sunmakta olup, armudun özellikle kabuğu ile tüketilmesi önerilmektedir. Günde bir adet tüketeceğiniz armut bağırsak sisteminizin daha hızlı çalışmasını sağlayacaktır. Kabızlığa Anında Çözüm İçin Pırasa Yüksek lif içeren besinlerden biri de pırasa olup, kabızlık sorunu çeken kişilerin genellikle faydasını gördüğü bir sebzedir. Özellikle zeytinyağı ile pişirmesi tavsiye edilir. Yulaf Yulaf kilo vermek isteyen insanların gelende tükettiği yulafı aslında herkes tüketmeli. Kabızlığı önlediği ve sindirime iyi gelmesi nedeniyle diyetlerde sıklıkla kullanılan yulaf içine armut ve muz gibi meyvelerde ekleyerek bu sorunun geçmesine yardımcı olur. Kahve Kahvenin içinde bulunan kafein sindirim sisteminin işlevinin yerine getirmesine yardımcı olur. Yoğurt Probiyotik içeren doğal olarak evlerde yaptığımız yoğurt sindirim sistem hızlı çalışmasını sağlayacaktır. Sabah ve aksam tüketilen yoğurt suyu da kabızlık sorununun önüne geçmesine çok iyi bir yardımcı olacaktır. Kabızlığa Anında Çözüm Bir Diğeri de Nane Çayı Nane çayının içeriği sayesinde irritabl bağırsak sendromunu azalttığı ve mentol içeriği sayesinde sindirim sisteminin kasların gevşemesine sağlayarak dışkılanmanın daha kolay olmasını sağlar İbrahim Saraçoğlu’nun Kabızlık İçin Tavsiye Ettiği Nacenciye Kür Nacenciye Kürü İçin Gerekli Malzemeler 6-7 adet nacenciye yaprağı 1 su bardağı su Nacenciye Kürü Yapılışı Kaynamış bir bardak suyun içine 6-7 portakal yaprağı koyup, 10 dakika kadar daha kaynatın. Sabah kahvaltılarından 1 saat önce ılık olarak tüketin. 4 gün boyunca bu şekilde tüketin. Kabızlığa Anında Çözüm Kabızlık Giderici Şurup Kabızlığa etkili çözüm yollarından biride evde doğal yollarla hazırlayabileceğiniz şuruptur. Kolay ve pratik bir şekilde yapabileceğiniz şurubu mutlaka deneyin. Gerekli Malzeme Listesi 10 adet kuru erik 1 adet limonun suyu Yarım bardak su Şurubun Hazırlanışı 10 adet kuru erik ve 1 adet limonun suyu mikser yardımı ile 3 dakika karıştırın daha sonra suyu da ekleyip pürüzsüz bir kıvam haline gelene kadar karıştırın. Yemeklerde yarım saat önce, sabah kahvaltılarında 3 kaşık, akşam yemeklerinde ise 2 kaşık olarak tüketin. Bu karışımı cam kavanozda muhafaza edin. Bol bol sıvı tüketin Gazlı içecek ve yağlı yiyeceklerden uzak durun Yüksek oranda sodyum içeren besinlerden sakının. ## Allahümme Barik Duası Allahümme Barik Okunuşu Anlamı URL: https://trendhayat.com/allahumme-barik-duasi-allahumme-barik-okunusu-anlami/ Tarih: 2026-05-22 Peygamber efendimiz Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem ‘e savalatı şerif getirmek anlamına gelmektedir. ALLAHÜMME BARİK Allâhümme bârik ‘alâ Muhammedin ve ‘alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte ‘alâ İbrahîme ve ‘alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd. ALLAHÜMME BARİK DUASI ANLAMI Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin. ALLAHÜMME BARİK DİNLE Allahümme Barik Duasını dinlemek için alttaki videoya tıklayın ALLAHÜMME BARİK ARAPÇA أَللّٰهُمَّ بَارِكْ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلٰى اِبْرَاهِيمَ وَعَلٰى اٰلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ ALLAHÜMME BARİK DUASI HAKKINDA Allahümme Barik duası peygamber efendimiz ve ümmetine yapılan salatı şerifedir. Namazların son oturuşunda bazı namazlarında ilk oturuşlarında Ettehiyyatü ve Allahümme Salli duasından hemen sonra okunur. Üzerime çok salavat edenler, bana en çok yakın olanlar Üzerime salavat getirenin üzerine Allah (c.c)’ ta salavat getirir.Benim üzerime getirdiğiniz salavatınız bana ulaşır.Allah’u Teâlâ buyurdu: “Bir defa salavat getirene ben ve meleklerim on defa salavat getiririz.”Cuma günü getirilen 100 salavatın Allah (c.c.) 30’u dünyaya, 70’i ahirete olmak üzre 100 duasını kabul eder.Duayla gök arasında engel vardır. bana salavat getirilince engel kalkar, dua yerine ulaşır.Bi­ri­niz duâ ede­ce­ği za­man ön­ce Al­lâh Te­âlâ’ya hamd ü se­nâ et­sin, son­ra ba­na sa­lât ü se­lâm ge­tir­sin. Da­ha son­ra da di­le­di­ği şe­kil­de duâ et­sin.” (Tir­mi­zî, De­avât, 64)“Kim ba­na bir de­fa sa­lât ü se­lâm ge­ti­rir­se, bu se­bep­le Al­lâh Te­âlâ da ona on mis­li mer­ha­met eder.” (Müs­lim, Sa­lât, 70)“Kim ba­na bir de­fa sa­lât ge­ti­rir­se, Al­lâh o kim­se­ye on de­fâ sa­lât eder, on ha­tâ­sı si­li­nir ve on de­re­ce yük­sel­ti­lir.” Namaz Duaları ## 14 Şubat 202114 Şubat 2021 URL: https://trendhayat.com/mercimek-koftesi-tarifi-mercimek-koftesi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-05-21 Mercimek Köftesi Tarifi, Mercimek Köfte Nasıl Yapılır? Mercimek Köftesi Gerekli Malzeme Listesi, Mercimek Köftesinin Kalorisi, Mercimek Köftesinin Püf Noktaları nefis mercimek köftesi hakkında istediğiniz bilgiler yazımızda bulabilirsiniz. Mercimek Köftesi bayanların altın günlerinde, özel etkinliklerde, vazgeçemediğimiz lezzetlerden biridir. Aslında farklı farklı bir çok çeşit olsa da mercimek köftesi hala sıklıkla tercih edilen lezzetlerin arasında tabi ki sadece özel günlerde değil canınız her istediğinde kolay ve pratik bir şekilde yapabileceğiz bu nefis lezzet, günün her saatinde size eşlik edebilir. Beş çayların çayında veya yemek öncesi atıştırmalık olarak da servis edebilirsiniz. Herkes tarafından beğenilerek tüketilen mercimek köftesinin tarifine geçelim. Mercimek Köftesinin Tarifi Mercimek Köftesi Malzemeleri 1 su bardağı kırmızı mercimek 1,5 su bardağı ince bulgur 1 adet orta boy kuru soğan 1 demet teze yeşil soğan 1 demet maydanoz 2 yemek kaşığı salça( damak tadınıza göre bir yemek kaşığı domates, bir yemek kaşığı biber salçası kullanabilirsiniz.) Tuz, kimyon, pul biber, karabiber 3 su bardağı su Mercimek Köftesi Nasıl Yapılır? Köftemizi mercimekleri haşlayarak başlayalım. 1 su bardağı kırmızı mercimek güzelce yıkayalım. Bir tencereye alalım içine yıkanmış olduğunuz kırmızı mercimeği ve üzerine 3 su bardağı su ekleyip, kırımızı mercimekler yumuşayıncaya kadar pişirelim. Pişen ve suyu çeken mercimeğin üzerine 1,5 su bardağı ince bulgur ekleyin ve ocağın altını kapatalım ve tencerenin kapağını da kapatalım, 30 dakika dinlenmeye bırakalım. Tavaya sıvı yağ koyalım içine 1 adet orta boy kuru soğan ince ince doğrayalım. Pembeleşene kadar soğanları kavuralım. Pembeleşen soğanın üzerine, 2 yemek kaşığı salça (damak tadınıza göre bir yemek kaşığı domates, bir yemek kaşığı biber salçası kullanabilirsiniz.) koyup tekrar kavun. 30 dakika dinlenen mercimek ve bulgur üzerine ılıyan yağlı, soğanlı, salçalı sosu dökelim ve güzelce doğuralım. Daha sonra bu karışımın üzerine Tuz, kimyon, pul biber, karabiber ekleyelim tekrar yoğuralım. Bir demet teze yeşil soğan ve 1 demet maydanoz ince ince kıyalım. Karışıma ekleyip, son olarak güzelce yoğuralım. Yoğurma işleminden sonra köftemizi biraz dinlenmeye bırakalım. Dinleme işleminden sonra köftelerimizi istediğimiz aynı boyutlarda koparalım ve şekil verelim. Şekil verdiğimiz köfteleri marul serilmiş yaprakların üzerine koyalım. Şimdiden herkese afiyet olsun. Mercimek Köftesi Kalori Aldığı kaloriye dikkat edenler için 1 adet mercimek köfte ortalama 39 kaloriye denk gelmektedir. Mercimek Köftesinin Püf Noktaları Mercimek köftesinin en önemli özelliği çok iyi yoğurulması içindeki malzemelerin iyi bir şekilde özdeşmesidir. Mercimek köftesinin hepsini tüketilmemiş ise stres filimle iyice sararak muhafaza edebilirsiniz. Mercimek köftenin üzeri açık bırakılırsa, kuruyacak ve lezzeti gidecektir. Aslında her yiyecek için bu kural geçerlidir. Mercimek Çorbası Tarifi Nasıl Yapılır? ## Lazer Epilasyon Bursa URL: https://trendhayat.com/guzellik/lazer-epilasyon-bursa-417/ Tarih: 2026-05-21 Lazerli Epilasyon: Lazer epilasyon belli dalga boyundaki ışığı kullanan özel cihazlarla kıl foliküllerini etkileyerek kıl görünümündeki kökleri, normal vücut tüyü ( ayva tüyü) formuna kalıcı olarak getirme işlemidir. KAÇ SEANS SÜRER? Ortalama 3-6 seansta kalıcı epilasyon sağlanmaktadır. Seans sayısını kişisel farklılıklar, altta yatan başka bir hastalık olup olmaması, tedaviye uyum süreci etkiler. TEDAVİ MALİYETİ NE KADARDIR? Uygulama yapılacak alanın büyüklüğüne göre seans ücretleri muayeneden sonra belirlenmektedir. Toplam tedavi maliyeti de işlemin kaç seansta biteceğine bağlı olarak değişmektedir. Lazer Epilasyon Bursa için iletişim; Esteviva Estetik ve Güzellik Merkezi www.esteviva.com.tr Altıparmak Caddesi Altıparmak Sk. Nilüfer Ap. No:1 Kat:1 Daire:2 (Kaymakamlık karşısı) Osmangazi – BURSA Tel : 0(224) 223 15 63 – 222 32 42 Email : esteviva@esteviva.com.tr Filed Under: Güzellik ## Sarımsağın İçinde Ne Var? URL: https://trendhayat.com/beslenme/sarimsagin-icinde-ne-var-2197/ Tarih: 2026-05-21 Sarımsağın İçinde Ne Var? Sarımsak yumrusunda, şekerlerden sakkaroz ve glikoz; vitaminlerinden A, B, C, ve E; eterik uçucu yağlardan alliin, allicin, ve ajoen yer alır. Sarımsağın kendine has kokusu kükürtlü uçucu yağ asitlerinden kaynaklanır. Bazı kükürt bileşikleri, sarımsağın hazırlanması sırasında uygulanan ezme, kesme, doğrama gibi işlemler sonucunda sentez edilir. Sarımsağın bileşimindeki alliin, allicin, thiosulfinatlar, gama-glutamylcysteine peptitleri gibi kükürt bileşikleri, insan metabolizması için önemlidir. Sarımsağın İçinde Ne Var? Sarmısak, yüksek miktarda A ve C vitamini ile kükürt, çinko, selenyum, sülfür, fosfor, potasyum, fosfor ve çeşitli amino asitler içerir. Sarımsağın içeriği 1951′den sonra sistematik olarak analiz edilmiş ve iodine, ethereal oil, sinistrin, Allicin gibi maddelerin yanında çeşitli vitaminlerin olduğu saptanmıştır. Allicin renksiz, suda eriyen bir maddedir. Ana madde olarak diallyl disulfide ve diallyl trisulfide’dir Filed Under: Beslenme ## Miyom Nedir? Neden Oluşur? Belirtiler Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/miyom-nedir-neden-olusur-belirtiler-nelerdir/ Tarih: 2026-05-20 Miyom Nedir? Neden Oluşur? Belirtiler Nelerdir? Miyom Çeşitleri Nedendir? Miyom Nasıl Tedavi Edilir? Kısırlığa Sebep Olur Mu? miyom ile ilgili öğrenmek istediğiniz bütün bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Kadınların korkulu rüyalarından biride bu problemidir. Her hastalıkta olduğu gibi erken tanı önemlidir. Bu nedenle herhangi bir rahatsızlığınız olmasa bile yılda bir kez Kadın Doğum muayenesinden geçilmesi gerek, ağır adet kanaması geçirmek, karın ağrısı, sık sık idrara çıkma, kabızlık, kansızlık, sırt ve bacak ağrısı gibi problemleriniz varsa eğer uzman bir Kadın Doğum hekimine mutlaka muayene olun. Miyom Nedir? Rahim içi ve rahim çevresinde gelişen iyi huylu tümördür. Kişide birden fazla miyomlar mevcut olabilir hatta bunun farkında bile olunmaya bilinir. Bunun nedeni ise miyomların küçük ve belirti göstermemesinden kaynaklanır. Miyom Kimlerde ve Yüzde Kaç Oranında Görünür? Miyomlar her dört kadında bir görünür. Genelde 30-40 yaşların miyomlar menopoz sonrası küçülürler. 40 yaşın üstünde kadınların %75 miyom mevcut olup bunun farkında bile değildir. Miyom Belirtileri Nedenlerdir. Bir çok bayan miyomun farkında bile olmayabilir. Miyomlar büyüklüğüne ve yerleşim yerine göre farklılık gösterir. Miyomun en sık görülen belirtisi karın, kasık ağrısı, karında dolgunluk ve basınç hissetmektir. Diğer Belirtiler ise ; Ağır adet kanamaları Pelvik baskı ve ağrı İdrarını tam boşaltamama Sık sık idrara çıkma isteği Cinsel beraberlikte acı hissi Kabızlık Kansızlık Sırt ve bacaklarda ağrı Kısırlık Gebeliklerde düşük oluşumu gibi belirtilerdir. Miyom Çeşitleri Nelerdir? Submuköz Miyomlar Rahmin iç tabakasında oluşan, rahim boşluğuna doğru büyüyen, az rastlanan bu durum adet kanamalarının çok olmasına ve uzamasına neden olur. Subseröz Miyomlar Rahmin dış tabakasından kaynaklanan, dışa doğru büyüyen bu miyomlar karında ağrı ve dolgunluğa, sık sık idrara çıkma isteğine ve kabızlık neden olur. İntramural Miyomlar Bu miyomlar en sık rastlanılan miyom çeşididir. Rahmin orta kısmına yerleşen bu miyomlar. Adet kanaması artmasına kansızlığa neden olur. Karında ağrı ve karında dolgunluk hissi, sık sık idrara çıkma diğer belirtilerindendir. Miyomun Nedenleri Miyomların neden oluştuğu tam anlamıyla bilinmemektedir. Ama genetik, hormon ve diğer büyüme etkenleri mevcuttur. En önemli etken ise kadınlık hormonu yani östrojen hormonudur. Miyomun Tedavisi Genelde belirtileri olmayan, kişiyi rahatsız etmeyen, küçük boyutlarda ve menopoza yaklaşmış bayanlarda herhangi bir tedavi uygulanmaz. Bunun dışında adet kanaması ağır geçen kişilerde, adetler arasında oluşan kanamalarda, miyomların büyüme artışında, kasık ağrılarında ve kısırlıklarda tedavi için miyomun durumuna göre ilaç veya cerrahi müdahale edilir. Miyom Kısırlığa Neden Olur Mu? Rahim içinde olunan miyomlar kısırlığa sebep olabilirler. Kısırlık nedenlerinin % 2-3 miyomlar oluşturmaktadır. ## Civanperçemi Nedir? Civanperçemi Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/civanpercemi-nedir-civanpercemi-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-05-20 civanpercemi, faydalari, ozellikleri Civanperçemi Nedir? Özellikleri Nelerdir? Faydaları Nelerdir? Civanperçeminin Diğer İsimleri Nelerdir? bu bitki hakkında aradıklarınızı yazımızda bulabiliriz. Civanperçeminin Diğer İsimleri Nelerdir? Barsamotu, Marsamaotu, Binbiryaprak otu, Kandil çiçeği, Akbaşlı olarak isimlendirilmektedir Civanperçemi Nedir? Türüne ve boyuna göre maksimum 15 cm. boyunda olabilen ve yüze yakın çeşidi bulunan bitkidir. Bu çeşitler birbirinden farklı olan renkleri ile belirlenmektedir. oldukça faydalı ve her yaştan insanın tüketmesi gereken ender bitkilerden bir türdür. Özellikleri Nelerdir? Kabızlık giderici etkisi, iç hastalıklarında ve hem içeriden hem de dışarıdan oluşan iltihaplarda kurutucu özelliği bulunmaktadır. her bir civanperçemi aynı özelliği yansıtmaktadır. Bu nedenle renklerinin ve tadının farklı olmasının hiçbir sıkıntısı yoktur. Özelliklerine ve dokusuna bağlı olarak civanperçemi bitkileri farklı isimler ile anılmaktadır. Genellikle yapısı ve özellikleri nedeni ile kadınların sık tükettiği ve tüketmesi gereken bir bitkidir. Yemek olarak baharat, çay, merhem olarak kullanılmaktadır. Banyo suyunda ılık şekilde demlendiği zaman cilde de iyi geldiği bilinmektedir. Civanperçemi Faydaları Nelerdir? Sindirim Sistemini Düzenler. Bu özelliği ile hazımsızlık çekenlerin bir numaralı etkili içeceği olarak kullanılmalıdır. Bağırsak hareketlerini düzenler ve mideyi rahatlatır. Boşaltım Sistemini Düzenler Kabızlık giderici etkisi vardır. Bu nedenle uzun süre tuvalete çıkmayan kişilerde çay olarak tüketilmesi etki göstermektedir. Kansızlığa İyi Gelir. Civanperçemi içerisinde potasyum bulundurmaktadır. Bu nedenle de kansızlığa iyi gelmekte ve kan değerlerini yükseltmede etkili olmaktadır. Yalnız kan ilacı kullananların hekime danışarak içmesinde fayda vardır. Adet Düzenleyici Etkisi Vardır. Kadınların adet dönemlerinde meydana gelen aşırı kanama ya da çok az kan gelmesi gibi durumları ortadan kaldırır. Adet sancılarını yok eder. Antiseptik Özelliği Bulunmaktadır. Yumurtalık iltihabı, rahim ağzı iltihabı, mide iltihaplanması ve bağırsakta meydana gelecek olan enfeksiyonlara karşı önlem amacı ile civanperçeminin yemek olarak ya da çay olarak tüketilmesi sağlığa oldukça faydalıdır. Ayrıca genital olarak enfeksiyon kapılmasını da önlemektedir. Civanperçemi C Vitamini Etkisi Bulunmaktadır. Çayının kadın erkek herkesin tüketmesi onları kış aylarında oluşabilecek grip, nezle ve türevleri hastalıklardan etkili şekilde korumaktadır. Solunum Yolu Rahatsızlıklarını Önler. Astım, bronşit gibi solunum yolundan enfeksiyon ile kapılabilecek hastalıkların oluşmasını önler. Bu tarz hastalıkları bulunan kişilerin de tedavisinde kullanılmaktadır. Civanperçemi Antidepresan Etkisi Vardır. Stres ile başa çıkma yöntemlerinden olan civanperçemi çay olarak tüketildiği zaman, strese bağlı oluşabilecek birtakım rahatsızlıkları yok etmektedir. Uykusuzluk, yorgunluk, halsizlik ve strese bağlı oluşabilen kişiliklerde kaygı durumlarında etkili bir yöntemdir. Kurutucu Etkisi Bulunmaktadır. Bu otun ezilmesi ile merhem yapılmaktadır. Ezilen bu merhem çıbanların ya da sivilcelerin üzerine konulup yarım saat bekletildiği zaman kurutarak döktüğü görülmektedir. Civanperçemi Kemikleri Güçlendirir. Bu nedenle çocukların da hekime danışarak haftada bir tatlı kaşığı oranında demlenmiş civanperçemi çayının içmesi iyi gelmektedir. Ayrıca kemik erimeleri görülen orta yaş ve yaşlı kesimin de civanperçemi çayı tüketmesi oldukça etkili bir kemik güçlendirici formül olacaktır. ## Böbrek Taşına Neden Olan Besinler URL: https://trendhayat.com/beslenme/bobrek-tasina-neden-olan-besinler-2214/ Tarih: 2026-05-20 Böbrek Taşına Neden Olan Besinler; Fazla tuz tüketimi, asitli ve gazlı içecekler, fazla kırmızı et tüketimi, sakatat, ıspanak, pancar, soya, karnabahar, çilek, kuru incir, karabiber, fındık, kuru yemişler, aşırı çay ve kahve tüketimi, çikolata, kakao ve kakaolu içecekler, mantar, kurubakliyat. Bu besinlerin fazla tüketimi önerilmiyor. Az miktarlarda tüketilmelerinde bir sorun yoktur ya da taş hastalığının olması bunların kesinlikle tüketilmeyeceği anlamına gelmiyor. Taş hastalığına yol açan en önemli etkenlerden birisi de az su tüketimidir. Taş hastası olsun olmasın herkesin günde en az 10-12 bardak su içmesi öneriliyor. Özellikle hayvansal proteinler, kalsiyum ve oksalatın böbreklerden daha fazla ifrazına neden olur. Böbrek taşı olanların taşın şiddetine göre protein tületimine dikkat etmeleri gerekir. Örneğin bir öğün hayvansal protein tüketen kişinin diğer öğünde lifli gıdalara yönelmesi veya sabah fazla peynir tüketen kişinin öğlen et yememesi gerekir. Tuz, en sık görülen böbrek taşı bileşiminin elemanları olan kalsiyum ve oksalatın böbrekten daha fazla atılmasına neden olur. Her insanın metabolizması, böbrek dinamiği, böbreğin içindeki idrar akımı farklılık gösterdiği için tuz alımıyla ilgili bir miktar belirtilmese de hastaların tuz kullanımını mümkün olduğunca azaltması öneriliyor. ## İstanbul Yaz Okulları URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/istanbul-yaz-okullari-989/ Tarih: 2026-05-20 Yaz Okulları İstanbul. SMARTKİDS: SmartKids Discovery Summer Camp, 18 Haziran-17 Ağustos tarihleri arasında. 4-6 yaş arası çocuklar Yaratıcı Kaşifler grubunda, 7-14 yaş arasındaki çocuklar ise Geleceğin Tasarımcıları grubunda yer alıyor. Çocuklar, Yaratıcı Kaşifler Discovery Camp’da birer tasarımcı, bilim adamı, Lego mühendisi ve sanatçı oluyor. Geleceğin Tasarımcıları ise Lego’dan yapıları, motorlu sistemleri, tek başına hareket edebilen robotları yaratırken, fen deneyleri yapıp yaratıcılıklarını geliştiriyor. Tel: (212) 280 19 70 EKOL DRAMA SANAT EVİ: Ekol Drama Sanat Evi, 18 Haziran-31 Ağustos arasında düzenlediği 3 ayrı dönem ile çocuklara yönelik özel programlar sunuyor. Tiyatro ve yaratıcı drama ağırlıklı projelerin sanatsal aktivitelerle desteklendiği programda, yüzme ve İstanbul’u tanıma gezileri var. 5-6, 7-9 ve 10-12 yaş arasındaki çocuklara göre düzenlenen programlarda, 13-15 ve 15-17 yaş gruplarına yönelik haftada iki gün video art çalışmalarıyla zenginleştirilen Yaratıcı Tiyatro atölyesi de bulunuyor. Haftada bir gün çocuklara özel sinema gösterimleri düzenleniyor. Tel: (212) 234 09 93 LATERNA MAGİCA: 7 yaş ve üzerindeki çocuk ve gençler için. Atölyeler, atölye içi ve geziler olmak üzere iki gurupta gerçekleşiyor. Katılımcılar atölyelere haftalık, iki haftalık veya aylık periyotlarla katılabiliyorlar. Tel: (216) 550 69 15 DUPONT BİLİM MERKEZİ: DuPont’un sponsorluğunda Türkiye Bilim Merkezleri Vakfı, çocukların bilime olan ilgisini arttırmak ve yaratıcılıklarını ön plana çıkarmak amacıyla Bilim Merkezi Yaz Okulu’nu düzenliyor. 18 Haziran - 31 Ağustos arasında, 3 farklı dönemde yapılacak kurslar 7-13 yaş arası için. Tel: (212) 266 00 46. CLUB SPORİUM: Ebeveyn ve çocuklara aynı tesiste birlikte spor yapma ve eğitim alma imkanı sağlıyor. 5-8 yaşları arasındaki çocuklar yarım günlük programda yüzme, tenis ve basketbol eğitimi alırken, 7-14 yaş arasındakiler tam gün programda yüzme, tenis, basketbol, futbol, voleybol, ritmik jimnastik, satranç ve genel jimnastik öğreniyor. Bu gruba aynı zamanda deprem eğitimi ve ilk yardım seminerleri de veriliyor. 4-6 yaş için hazırlanmış yüzme, kids gym, modern dans, eğitsel oyunlar, müzik ve resim içerikli bir okul öncesi eğitim grubu da Mini Spor Akademisi’nde hizmet veriyor. Tel: (212) 282 7373 Temel sanat eğitimi: Pi Artworks Çağdaş Sanat Merkezi, 6-9 ve 1014 yaş grupları için hazırlanan iki farklı programda resim, temel sanat eğitimi, mum, seramik, heykel gibi konularda faaliyetler düzenliyor. İlk yaş grubu için kurslar 20 Haziran’da başlıyor. Tel: 0212 236 68 53. TED: Tarabya üstünde bulunan Tenis Eskrim ve Dağcılık Kulübü'nün sloganı şöyle: "TED'li olmak bir İstanbul geleneğidir." Gerçekten de TED İstanbul'un en eski spor kulüplerinden biri. Bu yaz Ted'de 6-15 yaş arası çocuklara 12 kişilik gruplar halinde yüzme, tenis, basketbol, gösteri jimnastiği ve satranç alanlarında kendilerini geliştirme ve eğlenme imkanı tanıyor. Üstelik bu alanların tümünü ya da sadece birini seçme imkanı da var. Yaz okulunda sizin ve çocuğunuzun istekleri yanında, antrenörlerin çocuğunuzun hangi spor dalında daha başarılı olabileceğine dair yorumlarına da son derece önem veriliyor ve çocuğun katılacağı dallar buna göre belirleniyor. TED'de tam gün, sabah ve öğleden sonra olmak üzere üç ayrı program uygulanıyor. İstanbul Atlıspor Kulübü: İstanbul Atlıspor Kulübü'nün "Pony Clup" adında çocuklara yönelik bir birimi var. Yarım asırlık bir geçmişe sahip olan kulübün deneyimli hocalarının binicilik dersi verdiği yaz okulunda, en temel amaççocuklara hayvan sevgisini aşılamak. Programda, binicilik sporunda deneyim, at bakımı ve yarışmalar, kondisyon sağlama, fiziksel dayanıklılık, hızlı ve pratik karar alma, sorumluluk duygusu gibi temel kazanımlar hedeflenmiş. 3-13 yaş arasındaki her çocuğa açık olan yaz okulunda, hafta içi beş gün, 3'er saat eğitim veriliyor. At binmeyi öğrenmek eminiz her çocuğa unutulmaz bir yaz tatili ve seçkin bir hobi kazandıracak. [0212] 276 20 56 inlingua® Junior Yaz Okulu 2011 JUNIOR YAZ OKULU 1. Dönem 20 Haziran – 15 Temmuz 2011 2. Dönem 1 Ağustos – 26 Ağustos 2011 inlingua® Junior Yaz Okulu, öğrencilerine haftada 16 ders saati İngilizce eğitiminin yanı sıra uzman eğitmenler eşliğinde çeşitli spor faaliyetleri, sanat etkinlikleri, kültür ve doğa gezi olanakları sunmaktadır. İngilizce eğitimi: inlingua Junior English programı Spor Aktiviteleri: Yüzme, Binicilik Diğer Etkinlikler: Resim, karaoke, eğlenceli oyun ve yarışmalar Tarih, kültür ve doğa gezileri ile sağlıklı yaşam bilinci kazandırma aktiviteleri Kontenjanın sınırlı olduğu ve sadece 8-12 yaş grubundaki çocukların katılacağı inlingua® Junior Yaz Okulunda gruplar maksimum 10 kişiliktir. Bireysel katılım olabileceği gibi grup halinde katılım da mümkündür. inlingua Istanbul Boğaziçi Eğitim Danışmanlık Turizm Basım ve Yayıncılık Hizmetleri Ltd. Şti. Altunizade Kısıklı Cad. No: 7/A Bağlarbaşı İstanbul Tel: 0 216 474 15 74 info@inlingua-ist.com kategori Aktiviteler Permalink Comment ## Aktiviteler URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/ Tarih: 2026-05-20 Spor Salonu Fiyatları İstanbulSpor Salonları İstanbul.Spor Salonu Fiyatları. MOTUS WELLNESS CLUB: Motus Mfellness Club, Uzakdoğu sporlarının, meditasyon yöntemlerin in, en gelişmiş yüz ve vücut bakımlarının uygulandığı 4 ayrı kattan oluşan bir butik spor merkezi. Kulüp, dünyanın farklı ülkelerinde, elit spor ve sağlık merkezlerinde kullanılan sistem olan “Technogyma Wellness System”i kullanıyor. Takı Yapımı KursuTakı Dünyası, Takı Yapımı ve Takı Yapılışı. El emeği ve göz nuruyla işlenen antik bir bilezik, modern bir alyans, gümüş işlemeli broş ya da yakut bir küpe… Kadının teninde anlam bulan bu takılar aslında yakın zamana kadar, sadece erkeklerin tekelinde sanata dönüşüyordu. Neredeyse kadınların “varolmalarıyla” eş zamanlı olan “takı sanatı” eğitiminin son dönemde yaygınlaşması, tasarım […] Mayıs 6, 2010 Kaş Tatil YerleriKaş Turu, Kaş Tatil. Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarında hemen hemen nereye gitseniz karşınıza irili ufaklı tatil yöreleri çıkar. Bunlardan biri olan ve Akdeniz’in lacivert sularını kucaklayan Kaş ise diğer tatil yörelerinden oldukça farklıdır. Tüm Akdeniz’in en temiz denizine, pırıl pırıl bir güneşe, dantel gibi işlenmiş bir kıyı şeridine ve görkemli bir tarihi dokuya sahip […] Mayıs 5, 2010 Kaş Oteller Club ÇapaKaş Oteller. Tatil için Güney’e gitmeye karar verdiniz ve kendinize istikamet olarak Kaş’ı seçtiniz. Bu tatilde asıl amacınız eğlenmekten çok dinlenmek, doğayla başbaşa olup, denizle güneşin tadını çıkarmaksa, konaklamak için seçebileceğiniz en doğru yerlerden biri Club Çapa. Kaş’taki Çukurbag yarımadasının en güzel koylarından birinde yer alan Club Çapa, 22 odalık bir butik otel. Şehir yaşamının […] İstanbuldaki Masaj Salonlarıİstanbuldaki Masaj Salonları. Mayadrom Sports Center: Mayadrom Alışveriş Merkezi’nde yer alan Mayadrom Sports Center, fiziksel ve psikolojik zindeliğinizi sağlamak ve yaşam kalitenizi fiziksel aktivite yoluyla arttırmak, daha sağlıklı ve daha iyi yaşamanızı sağlayacak mükemmel bir bütünlük içinde tasarlanmış bir merkez. Merkezde başta klasik masaj olmak üzere reiki, selülit, doğum sonrası toparlama, spor, estetik yüz, akupre-sür, […] Nisan 13, 2010 İstanbuldaki Anaokulları Listesiİstanbuldaki Anaokulları, İstanbul Anaokulu. Çocukların yaşama attıkları ciddi adımların ilki emzikten ayrılmak, ikincisi biberondan ayrılmaksa, üçüncüsü de anaokuluna başlamaktır herhalde! Ülkemizde anaokullarının önemi, ilkokulların öneminden daha geç farkedildi ama farkedilince de arayı kapatabilmek için büyük bir atak yapıldı. Şu anda Milli Eğitim Bakanlığı’na kayıtlı olan özel Türk anaokullarının sayısı 296. Bunun yanısıra, 13 tane Ermeni, […] Ekim 14, 2009 İstanbul Yaz OkullarıYaz Okulları İstanbul. SMARTKİDS: SmartKids Discovery Summer Camp, 18 Haziran-17 Ağustos tarihleri arasında. 4-6 yaş arası çocuklar Yaratıcı Kaşifler grubunda, 7-14 yaş arasındaki çocuklar ise Geleceğin Tasarımcıları grubunda yer alıyor. Çocuklar, Yaratıcı Kaşifler Discovery Camp’da birer tasarımcı, bilim adamı, Lego mühendisi ve sanatçı oluyor. Geleceğin Tasarımcıları ise Lego’dan yapıları, motorlu sistemleri, tek başına hareket edebilen […] Ekim 13, 2009 Yaz Okulu İstanbulYaz Okulları İstanbul. COLISEUM: 3-14 yaş arası çocuklara özel yaz okulu düzenliyor. Her 10 kişilik gruba bir eğitmen ve rehber sağlanıyor. Branş dersleri yüzme, tenis, basketbol ve futbol. Havuz oyunları, sanat dersleri, outdoor etkinlikleri ve sinema gibi diğer aktiviteleri de içeriyor. Tam gün sürecek yaz okulunun ilk dönemi 18 Haziran-20 Temmuz, ikinci dönemi 23 Temmuz-24 […] Ekim 8, 2009 Yaz Okulu İzmirİzmir yaz okulu. Işıkkent Eğitim Kampüsü; Işıkkent Eğitim Kampüsü, yaz tatili için cazip aktiviteler sunuyor. Çocukların eğlenirken öğreneceği geniş kapsamlı bir program sunuluyor.Üçer haftalık programların ilki 21 Haziran-9 Temmuz, ikincisi 12 Temmuz- 30 Temmuz arasında gerçekleşecek. 4-6 ve 7-12 yaş gruplarına düzenlenen okul için; Tel: (0232) 462 71 00 Ekim 7, 2009 Ankara Yaz OkullarıAnkarada Yaz Okulu. Spormed Yaz Okulu: Spormed’in yaz okulu hafta içi her gün 09.00-17.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Çocuklar yaz okulunda, yüzme, basketbol, tenis, beach volley gibi çeşitli sporların yanı sıra çeşitli el sanatları kurslarına da katılıyorlar. Yaz okulunun ilk dönemi 16 Haziran’da başlayıp 9 Temmuz’da bitecek. Takip eden dönemler 12 Temmuz- 30 Temmuz, 2 […] Yaz Okulu AnkaraÖzel Yüce Koleji Yaz Okulları Ankara’nın köklü eğitim kurumlarından Özel Yüce Koleji’ndeki 4-14 yaş arası çocukların katıldığı yaz okulunun başlangıç tarihi 21 Haziran. Birer aylık periyotlarla toplam üç dönem süren yaz okulunda çocuklar basketbol, voleybol, okula ait havuzda yüzme dersleri, film gösterimleri, doğa ve kültür gezileri gibi etkinliklere katılabilecekler. Tel: (0312) 490 02 02 Ankara Yaz OkuluAnkarada Yaz Okulları. TEDAŞ-TEAŞ Spor Kulüpleri Yaz Okulu; Yaz okulu haftanın beş günü devam ediyor. Yüzme, tenis, basketbol, futbol, voleybol, eğitsel oyunlar, satranç, masa tenisi, badminton gibi etkinliklerin yanı sıra resim ve dans çalışmaları da yapılıyor. Her salı çocuklar çeşitli yerlere geziye götürülüyor. Ekim 6, 2009 İzmir Yaz Okullarıİzmirdeki Yaz Okulları – Uzay Kampı: Uzaya meraklı gençler için İzmir’de kurulan Uzay Kampı, unutulmaz bir tatil sunuyor. Burada 6 gün boyunca uzay bilimleri, uzay teknolojileri ve fen bilimleri konusunda uygulamalı eğitim veriliyor. 12-16 yaş arasındaki öğrenciler için hazırlanan uluslararası programın eğitim dili İngilizce. Yabancı dili yeterli olmayan öğrenciler ise 9-16 yaş grubu için hazırlanan […] Ekim 5, 2009 Yaz Okulları AnkaraÇocuklar İçin Yaz Okulları Ankara. HAPPY KİDS JALE TEZER YAZ OKULU: Ankara’daki Jale Tezer Koleji her yıl hazirandan eylüle kadar 5 -14 yaş öğrencilerine yaz okulu düzenliyor. Tüm derslerin okul kampusu içinde gerçekleştirildiği yaz okulunda yüzme, basketbol, voleybol ve tenisin yanı sıra İngilizce, satranç, masa tenisi, drama, resim, seramik, müzik dersleri veriliyor. Kitap okuma, sinema, […] Yaz Okulları İzmirİzmir Yaz Okulları. TİNY TOTS: 1-3 yaş arası çocuklar için annelerle oyun grupları, 3-4 yaş arası çocuklara yetenek grubu, saatlik oyun, günlük atölyeler, 6 yaş üzeri çocuklara senfoni sanatçısı Murat Akkın ve eşi Şeniz Akkın eşliğinde müzikli drama programları hazırladı. Yaz atölyeleri ise 6 yaş üzeri çocuklar için yüzme, seramik, el becerisi, drama atölyesi gibi […] Ekim 4, 2009 Yaz Okulları İstanbulAnadolu Yakası Yaz Okulu: Türkiye genelinde birçok özel okulun yaz okulu programı mevcut. Üsküdar Amerikan Yaz Okulu ; 29 Haziran-24 Temmuz tarihleri arasındaki yaz okulunda haftalık 20 saatlik İngilizce programının yanı sıra çeşitli sportif faaliyetler de yer alıyor. Yaz okuluna katılacak öğrenciler, başta yüzme olmak üzere basketbol, tenis, voleybol gibi sportif etkinlikler de yer alacak, […] Haziran 21, 2009 Trilye OtelBalık lokantaları, bir Akdeniz sahil kasabasını andıran daracık sokakları, altın sarısı zeytinyağında yüzen zeytinleriyle… Bursa’nın Mudanya’ya bağlı şirin ilçesi Tirilye yılın her mevsiminde konuklarına güzel bir tatil vadediyor. Trilye birinci dereceden sit alanı ve antik bir yerleşim merkezi. Safranbolu KonaklarıSafranbolu Rehberi. Yaşayan tarihin bir müze kente dönüştüğü yer Safranbolu. Osmanlı mimarisinin en seçkin örneklerini görebileceğiniz evleri, eski sanatları, zengin mutfağı ile… Adını, yörede yetiştirilen Safran bitkisinden alan müze kent görünümündeki Safranbolu, ahşap Osmanlı Mimarisi’nin en zengin örneklerinin korunduğu evleriyle gerçekten görülmeye değer. Haziran 20, 2009 Bozcaada PansiyonBozcaada Tatil Rehberi Ünlü yazar Eduardo Galeano “üzüm şaraptan yapılmıştır” diye yazar. Ege’nin bu güzel adası da şaraptan yapılmış bir yer. Poyrazlı tepeleri, muhteşem mezeleri ve şaraplarıyla… Temiz denizi, çeşidi bol balık lokantaları, daracık sokakları, katmerli eski Rum evleri, köklü tarihi, birbirinden güzel plajları, üzüm bağlan, çamlıkları, deniz ürünleri, temiz havası ve tabii ki şarabı […] Haziran 1, 2009 İstanbul Kahvaltı MekanlarıCafe Clé Brassrie – Bebek’te kahvaltı hiç bu kadar keyifli olmadı… Bebek’te muhteşem manzaralı terasıyla hizmet veren Cafe Cle bu keyifli ortamı kaliteli müzikle renklendiriyor. Cle’de hafta içi yapılan lounge müziğe ek olarak artık her Pazar 09.00 – 14.00 saatleri arası brunch ve kahvaltı keyfine keman ve gitar eşlik ediyor. ## 4 Haziran 20194 Haziran 2019 URL: https://trendhayat.com/anestol-pomad-nedir-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-05-19 anestol krem, anestol pomad, krem Anestol Pomad Nedir? Anestol Pomad Faydaları Nelerdir? Anestol Pomad Nasıl Kullanılır? Anestol Pomad Yan Etkileri, Anestol Pomad Fiyatı, Anestol Pomad Muadili, Anestol Pomadın Prospektüsü Anestol pomad krem ile ilgili aradığınız bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Anestol Pomad Nedir? Lokal Anestezi gurubuna giren bu krem etken maddesi Lidokain Hidroklorür’ dür. 30 gramlık alüminyum tüplerde ve beyaz renkte homojen kıvamda eczanelerde reçete ile satılan bir kremdir. Hücre zarındaki sinirsel uyarılarını ve iletişimi engelleyen sürülen alanda lokal uyuşma sağlayan ağrı ve kaşıntıyı önleyen bir kremdir. Cilde sürüldüğünde kaşıntıyı ve ağrıyı geçirir. Tedavi edici özelliği yoktur. Sadece acıyı kaşıntıyı alır kişiye geçici rahatlık sağlar. Anestol Pomad Faydaları Nelerdir? Anestol Pomad, ağrı ve kaşıntılı alana sürdüğünde bölgesel olarak uyuşturan bu krem her geçen gün kullanım alanları genişlemektedir. Herhangi bir nedenle oluşan kaşıntılar, Meme ucu çatlaklarında veya dudak çatlaklarında, Yüzeysel yanıklarda, Ağda ve lazer epilasyonda geçici olarak acı ve kaşıntı hissini ortadan kaldırır. Tedavi etmek etkisi yoktur sadece sürülen bölgede lokal anestezi sağlar. Anestol Pomadın kullanın alanlarını saymak size daha fazla fayda sağlayabilir. Anestol Pomad Nerelerde Kullanılır? Güneş yanığı oluşumu sonucunda acıyı azaltır. Meme ucu çatlaklarına iyi gelir Ağda öncesi sürülerek acı hissini azaltmak için kullanılır Lazer epilasyonda sonrası acı hissini azaltmak için kullanılır. Basur ve anal fissür gibi rahatsızlıkları olan kişilere fayda sağlar. Bayanlarda cinsel ilişkilerde acıyı azaltmak, erkeklerde ise geciktirici etkisi vardır. Anestol Pomad Nasıl Kullanılır? Size doktorunuz bu kremi nasıl reçete ettiyse ona göre kullanmanız gereklidir. Yanlış kullanım sonucunda yanlış sonuçlar doğurabilirsiniz. Krem süreceğiniz bölge ilk önce temiz olmalıdır. İnce bir katman olarak süzün çok hafifçe ovun ve kremi sorunlu bölgeye yedirin. Anal fissür ve basurda makatın dışına ve ağız kısmına sürebilirsiniz. Anestol Pomad Yan Etkileri Nelerdir? Her ilacın ve kremin yan etkisi olma özelliği vardır. Bu gibi durumlar kremin etken maddesine karşı alerjisi olan kişilerde ve doz aşımını aşan kişilerde görülür. Bu belirtiler şunlardır; Cilt yüzeyinde döküntü, kaşıntı, kızarıklık Sinirlilik Baş dönmesi Görme bozukluğu Nöbet ve titreme Uzun süre kullanımlarda aşırı hassasiyet bu tür sorunlar oluşmuşsa kullanmayı bırakın. Uzman doktor tarafından yardım alın. Anestol Pomad Fiyatı Bu kremin fiyatı 1 Mart 2019 yılında 14,15 tl Anestol Pomadın Prospektüsü 1. dikkat edilmesi gerekenler ANESTOL’ü aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ Eğer ANESTOL ve amid tipi anesteziklere karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz bu ürünü kullanmayınız. ANESTOL’ü aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ Eğer; Bakterilerin kana karıtşığı şiddetli enfeksiyon (sepsis) geçiriyorsanız veya ilacın uygulandığı bölgedeki mukoza ciddi olarak hasar görmüş ise. Bu durumda ani emilim riski olabileceğinden, ANESTOL uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Bilinen bir ilaç alerjiniz varsa. ANESTOL kullanırken dikkatli olunuz. Para- aminobenzoik asit türevlerine (prokain, tetrakain, benzokain gibi) alerjisi olan hastalarda lidokaine karşı duyarlılık görülmemiştir. ANESTOL’ü etkili ve güvenli kullanabilmeniz uygun dozla ilgilidir. Mümkün olduğu kadar küçük dozlar kullanmanız önerilir. Özellikle yaşlı hastalarda, çocuklarda ve açık yara uygulamalarında bu hususa dikkat ediniz. Özellikle geniş deri yüzeylerine ve bilhassa da oklüzyon (kapalı pansuman) altında uygulandığında kalp ritm bozuklukları, nefes alma zorluğu, koma ve hatta ölüme yol açabilmektedir. Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız ANESTOL’ün yiyecek ve içecek ile kullanılması ANESTOL deri ve mukozaya bölgesel olarak uygulandığından etkisinin yiyecek ve içeceklerden etkilenmesi beklenmez. Hamilelik İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Doktorunuz tarafından gerekli görülmediği sürece gebelik döneminde ANESTOL kullanmayınız. Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Emzirme İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. ANESTOL anne sütüne geçebilir. Emzirme döneminde, doktorunuz önermedikçe ANESTOL kullanmayınız. Araç ve makine kullanımı Araç ve makine kullanımı üzerine herhangi bir etkisi bildirilmemiştir. ANESTOL’ÜN içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler Bu tıbbi ürün her dozunda 0.009 g metil paraben ve 0.021 g propil paraben (hidroksibenzoat) içermektedir. Alerjik reaksiyonlara (muhtemelen gecikmiş) sebebiyet verebilir. Bu tıbbi ürün her dozunda 11.970 g propilen glikol içermektedir. Ciltte tahrişe neden olabilir. Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı Cilt ve mukozaya bölgesel uygulanan bir ilaç olan ANESTOL’ün, diğer ilaçlar ile etkileşim göstermesi beklenmez. Eğer reçeteli yada reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınızsa lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bigi veriniz. 2. ANESTOL nasıl kullanılır? Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar: Gerektiğinde günde birkaç defa uygulanabilir. Bir seferde uyguladığınız ANESTOL dozu 5 gramı aşmamalıdır. Bu miktar 250 mg lidokaine karşılık gelir. Günlük 17-20 g ANESTOL (850-1000 mg lidokaine eşdeğer) dozunu aşmayınız. Çok geniş yüzeye, çok sık uygulama ile aşırı duyarlılık ortaya çıkabileceğinden bu şekilde kullanmanız önerilmez. Uygulama yolu ve metodu Doktor tarafından başka bir şekilde önerilmediği takdirde; uygun bir miktar ANESTOL’ü uygulama yapılacak bölgeye iyice yedirerek sürünüz. Değişik yaş grupları Çocuklarda kullanımı İlacı kullanacak kişinin çocuk olması durumunda, doktorunuz daha düşük bir doz önerebilir. Yaşlılarda kullanımı Yaşlılarda kullanımına ilişkin özel bir bilgi yoktur ancak etki göreceğiniz mümkün olan en düşük dozda kullanmayı tercih ediniz. Özel kullanım durumları Böbrek/karaciğer yetmezliği Şiddetli karaciğer yetmezliğiniz var ise bu durumu doktorunuza bildiriniz. Böbrek yetmezliği durumunda ilacınızın dozunda bir değişiklik yapılması gerekmemektedir, ancak bu durumu da doktorunuza bildiriniz. Eğer ANESTOL’ün etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz. Kullanmanız gerekenden daha fazla ANESTOL kullandıysanız ANESTOL’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz. ANESTOL’ü kullanmayı unutursanız Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız. ANESTOL ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler ANESTOL tedavisini sonlandırmanız durumunda bir yan etki yaşamanız beklenmez ancak tedavinizi sonlandırmadan önce doktorunuza danışınız. 3. Olası yan etkiler nelerdir? Tüm ilaçlar gibi ANESTOL’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. ANESTOL’ün yan etkileri diğer amid tipi lokal anesteziklerin yan etkilerine benzerdir. Bu yan etkiler genellikle doza bağımlıdır ve yüksek dozda uygulama veya ilacın gerekenden hızlı emilmesi durumunda kana geçen miktarının artmasına bağlı olarak görülebilir. Bunun yanında aşırı duyarlılık, idiosenkrazi (nedeni bilinmeyen duyarlılık reaksiyonları) ve tolerans azalmasına bağlı yan etkiler de oluşabilir. Ciddi yan etkiler genellikle tüm vücudu etkiler (sistemik). Bu yan etkiler arasında sinirlilik, baş dönmesi, görme bozuklukları, titreme, nöbet (konvülsiyon) sayılabilir. Advers etkiler sıklıklarına göre şu şekilde tanımlanmaktadır: Çok yaygın : 10 hastanın en az 1 inde görülebilir. Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir. Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir. Seyrek : 1.000 hastanın birinden az görülebilir. Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir. Bilinmiyor : Eldeki veriler ile tahmin edilemiyor. Yaygın olmayan: Uzun dönem bölgesel kullanım sonrası aşırı duyarlılık oluşabilir. Yaygın: Ciltte tahriş, kızarıklık, kaşıntı veya döküntü Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz. 4. ANESTOL’ün saklanması ANESTOL’ü çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 30°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra ANESTOL’ü kullanmayınız. Ruhsat sahibi: Sandoz İlaç San. ve Tic. A.Ş. Küçükbakkalköy Mh. Şehit Şakir Elkovan Cad. N:2 34750 Kadıköy / İstanbul Üretim yeri: Sandoz İlaç San. ve Tic. A.Ş. Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi Atatürk Bulvarı Cadde No: 1 41400 Gebze / KOCAELİ ## 2. Mustafa kimdir? Sultan II. Mustafa Han’ın Hayati Dönemi URL: https://trendhayat.com/2-mustafa-kimdir-sultan-ii-mustafa-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-05-19 Sultan 2. Mustafa kimdir? II. Mustafa Han’ın Hayati Dönemi (1695-1703) İkinci Mustafa Biyografi Doğum Tarihi : 05.06.1664 Ölüm Tarihi : 29.12.1703 Meslek : Padişah Doğum Yeri : Edirne Ölüm Yeri : İstanbul Babası : 4.Mehmet Annesi : Rabia Gülnuş Sultan Eşi : Şehsuvar Sultan, Saliha Sultan Çocukları : 1.Mahmut, 3.Osman, 3.Ahmet, Küçük Ahmet, Hüseyin, Selim, Mehmed, Murad, Osman, Ümmü gülsüm, Ayşe, Emetullah, Emine, Rukiye, Safiye, Zahide, Fatma, Zahide, Zeynep II. Mustafa Han’ın Kısa Hayatı Sultan ikinci Mustafa han 22. Osmanlı Padişahıdır. 1664 yılında İstanbul’da 4.Mehmet ve Rabia Gülnuş Sultan’ın çocukları olarak doğan, 2.Mustafa Han 1695 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Çok iyi bir ilim eğitimi aldı. Göreve gelirken bir yazı yayınladı, yazıda “Milletimin hizmeti eksik oldukça kendime rahatı ve sefayı haram eylemişimdir.” diyordu. Sultanlığı dönemini Osmanlı İmparatorluğunun ilk toprak kaybettiği Karlofça Antlaşması yapılmıştır. Devletin kötü gidişi durdurulamamış, sultan göreve geldiğinde yazdıklarını unutmuş gibi avlara çıkıp aylarca av peşinde koşuyor kendi sefasının peşinden gidiyordu. Bu durum asker içinde sıkıntılara neden oldu ve askerler Edirne’ye giderek Sultanı Tahttan indirdiler. Onun yerine göreve kardeşi 3.Ahmet Tahta çıktı. Sultan 2.Mustafa Han, Tahtan indikten sonra çok yaşamadı 1703 yılında Edirne’de vefat etmiştir. İstanbul’da Babası 4.Mehmet yanına defnedilmiştir. yeni-cami-turbe-turhan-sultan- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Zerdeçal Nasıl Kullanılır ve Yararları — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/zerdecal-nasil-kullanilir-1323/ Tarih: 2026-05-18 Zerdeçal Nasıl Kullanılır ve Yararları Zerdeçal Nedir, Zerdeçal Faydaları ve Zerdeçal Nasıl Kullanılır? Ana vatanı Güney Asya olan zerdeçal zencefilgillerden sarı çiçekli, büyük yapraklı, otsu bir bitkidir. Hint safranı da denilmektedir. Zerdeçalın toprak altındaki ana rizomları yumurta ya da armut, yan rizomları ise parmak biçimindedir. Ana rizomdan elde edilen droga yuvarlak zerdeçal, yan rizomlardan elde edilene ise uzun zerdeçal adı verilir. Drog özellikle yan rizomlardan ibarettir. Zerdeçalın Faydaları ve Kullanımı Son yıllarda yürütülen araştırmalarda zerdeçal özütlerinin ve içindeki başlıca etkili bileşenleri olan fenolik yapıdaki curcuminlerin antioksidan, iltihap giderici, bakteri, mantar, virüs enfeksiyonlarına karşı, artrit, diyabet, alerjiler, alzheimer gibi hastalıklara karşı yararlı olabileceğine dair deneysel bulgular elde edilmiştir. Zerdeçalın güçlü bir antioksidan olduğu, içeriğindeki “curcuminoid” adlı maddeyle özellikle yağların oksidasyonunu engelleyebildiği gösterilmiştir. Bağışıklık Sistemi Zerdeçalın bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. Zerdeçal tüketiminden sonra bağırsak mukozasını inceleyen araştırmacılar; CD4+T-Helper ve B tipi bağışıklık hücrelerinin sayısının daha fazla olduğunu tespit etmişlerdir. Bu, vücudun bağışıklık sisteminin geliştiğini gösteren bir bulgudur. Anti Kanser Kanserin damarlanmasını durduran en önemli bitkinin zerdeçal olduğu belirtilmektedir. Pankreas hücre kültürlerinde, zerdeçalın tümör büyümesine karşı etkili olduğu görülmüştür. Zerdeçalın etkili bileşeni olan curcuminin cilt, kolon ve göğüs kanserlerine karşı etkili olabileceği belirtilmektedir. Etkisinin tümör hücrelerinin kan ile beslenmesini önleyerek veya kanser hücresi üzerinde doğrudan etkili olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Hintliler’de kanserin daha az görülmesi zerdeçal tüketimine bağlanıyor. Hintliler’de batılılar’a göre; akciğer kanseri 1/8, kolon kanseri 1/9, meme kanseri 1/5 ve böbrek kanseri 1/10 oranında daha az görülmektedir. Zerdeçal; östrojeni taklit eden maddeleri bloke edebilme özelliğine sahiptir. Östrojen taklitçisi bu maddeler; özellikle meme kanserinin büyümesinde önemli rol oynar. İnsanlar üzerinde yapılan bir çalışma; zerdeçalın, östrojeni taklit eden kimyasalların yol açtığı kanserli hücreleri, %75 oranında bloke ettiğini ve büyümeyi tersine çevirdiğini göstermiştir. Zerdeçal ayrıca; parakuatın, nitrozaminler ve karbon tetraklorür gibi diğer kimyasalları bloke etmede de etkilidir. Bir hayvan deneyinde dietilnitrozamin verilen farelerde, karaciğer kanseri oluşturulmuş; fareler zerdeçal ile tedavi edildiğinde ise; kanserli hücrelerde %38 azalma saptanmıştır. Başka bir araştırmada ise; zerdeçalın, kanserli tümörlerde yeni kan damarlarının oluşmasını önlediği ve özellikle karaciğer kanserinde, hastalığın metastaz yapmasını %70 oranında engellediği saptanmıştır. Karaciğer kanserinde tümörün %81 oranında küçülmesini de sağlamıştır. Zerdeçal özellikle sindirimi sistemi kanserlerinden korunmada etkili olmakta ve kanserojenlerin etkisini azaltmaktadır. Curcumin, GST adlı kanserojen maddelerin vücuttan atılmasında görev alan ve DNA zararına karşı dokuları koruduğu düşünülen enzimi faaliyete geçirmektedir. Bu sayede de ilaçlar, yiyecek bileşenleri ya da gıda katkı maddeleri ile vücuda alınan toksik ve kanserojenik bileşiklere karşı dokuları korumaktadır. İrlanda’daki Cork Kanser Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir araştırma zerdeçaldaki curcumin adlı maddenin laboratuvar ortamında yemek borusu kanseri hücrelerini öldürdüğünü göstermiştir. Çalışmayı yürüten Dr. Sharon McKenna; curcumin adlı maddenin 24 saat içinde kanser hücrelerini öldürmeye başladığını belirterek bu keşfin yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini söylemiştir. Polipler Bir çalışmada; 6 ay boyunca günde üç defa 480 mg kurkumin verilmesiyle hastalarda polip sayısında %60 ve polip boyutunda ise %51 azalma sağlanabilirken bu amaçla kullanılan ilaçlardan biri olan celecoxib (COX-2 inhibitörü) ise sadece %31 azalma sağlayabilmiştir. Karaciğer Araştırmalar zerdeçalın karaciğeri koruyucu ve sirozu önleyici etkisinin olabileceğini göstermektedir. İngiliz Tıp Birliğinin “Gut” adlı gazetesinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, karaciğer hastalığına yakalanmaları için farelerin genlerini değiştirdi. Farelerin bir kısmına 4-8 hafta süreyle zerdeçal verilirken, diğer grup normal beslenmesine devam etti. Çalışmanın bitiminden sonra yapılan testlerde zerdeçal yiyen farelerin karaciğerindeki hasar ve safra kanalı tıkanmasının önemli ölçüde azalma tespit edildi. Beyin Sağlığı Zerdeçalın hayvan deneylerinde beyinde alzheimere yol açan yapışkan maddeyi azaltığı görülmüştür. Beyindeki alzheimer`a yol açan patolojik süreci yavaşlattığı belirtilmektedir. Los Angeles’taki Cedars-Sinai Tıp Merkezi bilim adamlarınca yapılan bir çalışmada, zerdeçalda bulunan kurkumin adlı pigmentin inme geçiren hastaların beyin hücrelerinin yenilenmesinde etkili olabileceğini göstermiştir. Zerdeçal Nasıl Tüketilir? Zerdeçal aktarlarda rizom ve toz biçiminde bulunur. Aktif maddesi curcumindir. 3 gram zerdeçalda 30-90 mg curcumin bulunur. 1 tatlı kaşığı zerdeçal yaklaşık30-90 mg kurkumin içerir. 200 mg/gün’lük dozlarda ( 2-4 silme tatlı kaşığı toz) zerdeçalın antienflamatuvar, antikanserojen ve antiaterojenik olduğu gösterilmiştir. Ağız yoluyla alınan zerdeçalın içindeki kurkuminlerin mide-bağırsak sisteminde emiliminin az olması ve vücuttan hızla atılması sebebiyle farklı uygulamalarda sözkonusu olabilir. Zerdeçalın yağ içerisinde karıştırılıp bekletilmesiyle hazırlanan zerdeçal yağı bir çözüm yolu olabilir. Besin takviyesi olarak alınıyorsa kapsüllerin içerisine emilimi artıran karabiberin etkili maddesi olan piperin ilave edilebilir ya da ince parçacıklar haline (nanopartikül) dönüştürülerek emiliminin artması sağlanabilir. Zerdeçalın; zeytinyağı, karabiber, acı kırmızı biber ile birlikte alınması vücuttaki emilimini %100′e yaklaştırır. Zerdeçalın Yan Etkisi Var mı? Küçük safra taşlarının mevcudiyeti halinde, zerdeçal rizomunun koleretik etkisi nedeniyle taş ilerleyip safra yollarını tıkayarak safra koliğine yol açabileceğinden kullanılmamalıdır. Filed Under: Beslenme ## İstanbuldaki Anaokulları Listesi URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/istanbuldaki-anaokullari-1234 Tarih: 2026-05-18 İstanbuldaki Anaokulları, İstanbul Anaokulu. Çocukların yaşama attıkları ciddi adımların ilki emzikten ayrılmak, ikincisi biberondan ayrılmaksa, üçüncüsü de anaokuluna başlamaktır herhalde! Ülkemizde anaokullarının önemi, ilkokulların öneminden daha geç farkedildi ama farkedilince de arayı kapatabilmek için büyük bir atak yapıldı. Şu anda Milli Eğitim Bakanlığı'na kayıtlı olan özel Türk anaokullarının sayısı 296. Bunun yanısıra, 13 tane Ermeni, 1 tane Musevi, 3 Rum ve 1 tane de uluslararası özel anaokulu var. Okul öncesi eğitimin çocuğun gelişimindeki önemi anlaşıldıkça, bu konuya yaklaşımın çok daha profesyonel hale geleceği ve en baştan itibaren iyi eğitim almış çocukların yaşamda da çok daha başarılı ve uyumlu olacakları tartışılmaz bir gerçek. Bu okulların hepsini sayfalarımıza taşımak tabii ki imkansız. Belli başlı olanlara gelince… BILFEN PRE-SCHOOL ACIBADEM BILFEN Pre-school, Acıbadem'deki İş Bankası Blokları arasında, yuva olarak tasarlanmış büyük bir villada yeralan bir anaokulu. BILFEN Pre-School'un müdürü olan Sibel Dayıoğlu, ayrıca 7 ayrı Bilfen anaokulunun da koordinatörü ve mesleği olan psikologluğun yanısıra 9 yıldır bu işle uğraşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren okul, 3-6 yaş arası çocuklara hizmet veriyor. Kayıtlarını sene başında yapan okul, prensip gereği tam gün öğrenci kabul ediyor. Çocuğun adaptasyonu, okulla ve diğer arkadaşlarıyla bütünleşmesi açısından bunun daha uygun olduğunu savunan okul yönetimi, "aktif öğrenme"yi de sistem olarak benimsemiş. İki katlı anaokulunun alt katında 73 metrekarelik 4 tane sınıf var. Çok ferah ve aydınlık olan sınıflar, Almanya'dan ithal edilmiş olan ve hiç köşesi olmayan sandalyeler, masalar ve oyun takımlarıyla döşenmiş. Maksimum 25 kişiden oluşan sınıf mevcudunun başında biri üniversite mezunu, biri de meslek lisesi mezunu olmak üzere 2 öğretmen bulunuyor. Her gün yarım gün boyunca anadili İngilizce olan öğretmenler tarafından İngilizce eğitimi alan çocuklar günlerinin kalanını üst kattaki branş odalarında değerlendiriyorlar. Bale, resim, seramik (seramik fırını bile var), bilgisayar, beden eğitimi, satranç, halk oyunları, drama gibi aktivitelerin yeraldığı okulda bir de hem yaz aylarında hem de kış aylarında kullanabilecekleri bir yüzme havuzu var. Sınıflarda dikkatinizi çekebilecek bir başka şey de dev ekran televizyonlar. Bu televizyonlarda, her gün, 16.30-17.00 arasında İngilizce eğitimini desteklemek için Discovery Channel seyrediliyor. Bahçesinde küçük bir hayvanat bahçesi ve sera barındıran BILFEN'de çocuk herşeyi gerçekten de yaşayarak öğreniyor. Anaokulu İstanbul: Tel: 00 216 326 00 36 BRITISH INTERNATIONAL SCHOOL British International School İstanbul (BI-SI), 1987 yılında kurulmuş bir İngiliz okulu. Çift pasaportlu çocuklar veya tümüyle yabancı olanlar için Alkent'teki BISI, "International Pre-school" olarak hizmet veriyor. Türkler içinse, Levent'teki ve Etiler'deki okullar, "Turkish Pre-school" olarak hizmet veriyor. Okulun prensibi, çok farklı kültürlerden gelen farklı yetenekteki öğrencilerin, çağdaş bir ortamda kendilerine olan güvenlerini kazanmaları ve yeteneklerini tanınan fırsatlar doğrultusunda geliştirebilmeleri. Resim, müzik, drama, seramik, jimnastik, oyun, bilgisayar gibi eğitimlerin yeraldığı BISI, 2,5 ile 6 yaş arasındaki çocukları kabul ediyor. Sabah 8.30'dan akşam 15-30'a kadar açık olan okula tam gün olduğu kadar yarım gün de devam edilebiliyor. Turkish Pre-school'larda da İngilizce eğitim, ana¬dili İngilizce olan öğretmenler tarafından veriliyor. Ancak program, çocukları bir süre gözlemledikten sonra, dile yatkınlıkları ve istekleri doğrultusunda hazırlanıyor. Sınıflar maksimum 10 kişilik. Bu sınıflarda bir tane sınıf öğretmeni, bir tane de yardımcı öğretmen bulunuyor. Çocuğun gelişiminin sağlıklı takibi açısından velilerle iletişime önem veriliyor. Dönem başlarında (Eylül) genel bir tanışma toplantısı,Ekim'de de velilerle birebir toplantılar düzenleniyor ve herkesin bu toplantılara katılımı bekleniyor. İstanbul Anaokulları - Etiler Tel: 0 212 257 51 36 Levent Tel: 0 212 270 78 01 AlkentTel: 0 212 287 4128 CHILDREN'S CENTER Emirgan'da 700 metrekarelik iki villaya yayılmış olan Children's Center'ın kurucusu, yaklaşık 13 yıldır bu işle profesyonel olarak uğraşmakta olan Güler Ann Gerger. Yarı Amerikalı olan Güler Hanım, ilk olarak 1988 yılında Amerika'nın Florida eyaletinde 200 kişilik bir anaokuluyla başlamış işe. Davranışçılık prensibi doğrultusunda, etkin öğrenmeyi temel alan gelişimsel eğitim programının uygulandığı okul, 1996 yılından beri Emirgan'daki villada faaliyet gösteriyor. Kendisi de psikolog olan Güler Hanım, mekandan etkili şekilde yararlanabilmek için "rotasyon" sistemini kullanmayı tercih etmiş.10-12 kişiden oluşan sınıflardaki öğrenciler gün boyunca farklı aktiviteleri yapmak için sınıflar arasında dolaşıyorlar. Bale sınıfı ayrı, oyun sınıfı, resim, müzik sınıfı ayrı. Sınıfların başında, biri esas, biri de yardımcı olmak üzere iki öğretmen bulunuyor. Türk ve yabancı öğrencilerin aynı çatı altında toplandığı anaokulunda, 5 adet Türkçe, 5 adet de İngilizce sınıfı bulunuyor. Veliler tercihleri doğrultusunda çocuklarını bu sınıflardan birine yerleştirebiliyorlar. İngilizce sınıflarının öğretmenleri de anadili İngilizce olan kişiler. 2-6 yaş arası öğrencilere hizmet veren okula tam gün veya yarım gün devam edilebiliyor. Kayıtlar dönem başında yapılabileceği gibi, aylık da yapılabiliyor. Eurhythmics Müzik Eğitimi, Clark Jimnastik Programı, aikido, su-kum oyunu, dramatik oyun, sanat-el becerileri, bilgisayar, müzik gibi aktivitelerin yeraldığı okul, sabah 9.00'dan akşam 17.00'a kadar hizmet veriyor. Yaparak, deneyerek öğrenme yönteminin uygulandığı anaokulunun amacı, çocuğun yeteneklerini geliştirmesine fırsat tanımak ve onları ilkokula en iyi şekilde hazırlamak. Anaokulları İstanbul - Tel: 0 212 229 59 62/63 MEF PRE-SCHOOL MEF'in açılımı "Modern Education Science". Daha önce dershane olarak hizmet vermeye başlamış olan merkez, şimdi Ortaköy'le Ulus arasındaki Ambarlıdere Mevkii'nde hizmet veren büyük bir okul, iki yıl önce "uluslararsı" okulunu da açarak çok daha geniş bir kitleye hitabeder duruma gelmiş. Uluslararası okul, İngiliz sistemine göre düzenlenmiş. Bu sistem 4 yaşındaki çocukları "pre-kindergarten", 5 yaşındakileri "kindergarten", 6 yaşından sonraki yaşlan da "gradel", "grade 2",.-olarak gruplandırıyor. Prensip olarak, uluslararası anaokulu, ebeveynlerin en az birinin yabancı olmasını şart koşuyor. Maksimum 15 kişiden oluşan sınıflar da İngilizce eğitimin yanısıra Türkçe dersleri de veriliyor ki çocuk dışarıdak gündelik yaşantıya ayak uydurabilsin. MEF International Pre-school'da esas ilke çocuğun sosyal yeteneklerinin gelişmesi, kendini ifade edebilen bir kişi haline gelmesi. Okulda, resim, seramik, müzik, bale gibi aktivitelerin yanısıra yüzme, bale, jimnastik gibi spor faaliyetleri de yapılabiliyor. MEF gibi büyük bir kompleksin içinde yeralması sebebiyle olimpik yüzme havuzu ve büyük bir jimnastik salonu da bulunan okulun en büyük avantajı, 4 yaşında başlanılan yerde 15-16 yaşın sonuna kadar kalabilmek. Tel: 0 212 287 38 71 İngilizce eğitim veren diğer anaokulları: Bosphorus International: 0 212 277 84 44 International Small Hands: 0 212 262 51 25 Özel Doğuş Anaokulu: 0 216 327 11 04 İstanbul International Community School:….0 212 857 82 64 kategori Aktiviteler Permalink Comment ## 30 Nisan 2019 URL: https://trendhayat.com/sinuzit-belirtileri-nedir-sinuzit-nasil-gecer-bosaltilir-tedavisi/ Tarih: 2026-05-17 Sinüzit Nedir? Çağımızın en çok görülen kulak burun boğaz hastalıklarından biride sinüzittir. Öyle ki her 10 kişiden ikisinde bu problem görülmektedir. Sinüzitin diğer adı da rinosinüzit olarak bilinmektedir. Vücudumuzun enfeksiyonlara verdiği tepki olarak ta adlandırılabilir. Bazı kişilerde enfeksiyon vücut dokularında ve boşluklarında belirti göstermektedir. Sinüzit, sinüsün yani burun boşluklarının şişmesi ve bu alanlarının dolmasıyla ortaya çıkan rahatsızlıktır. Özellikle yanaklar, gözler ve burun arkasındaki boşluklar sinüzitin baskılaması sonucu rahatsız edici olmaktadır. Çünkü oluştuğunda ihtiyacımız olan havaya ve vücudun doğal salgı oluşumuna izin vermemektedir. Bu yüzden sinüzit belirtileri başladığında bir KKB doktoruna başvurulmalıdır. Sinüzit Belirtileri Nelerdir? Özellikle göz çevresi ve yanak kısımlarında baskı hissiBurun akıntısı yoğun bir kıvamda olur renk bakımından sarımtırak ve yeşilimsi bir sıvı gelirKulak ve burun tıkanmasıHalsizlik ve adapte zorluğuKoku alma ve tat duyularında bozuklukÇocuklar için; öksürme, iştah kapanması, mide bulantısıyla kusma Sinüzitin en belirgin özellikleri arasında baş ağrısı ilk sırayı almaktadır. Öyle ki zaman zaman migren ağrısı ile karıştırılmaktadır. Elbette ki sinüzit belirtileri sadece bununla sınırlı değildir. Özellikle göz çevresi ve yanak kısımlarında baskı hissi oluşur. Hastalar yüzün şişkinliğini ve sinüzit boşluklarının dolduğunu çok bariz hissedebilmektedir. Burun akıntısı yoğun bir kıvamda olup renk bakımından sarımtırak ve yeşilimsi bir sıvıdır. Normal bir insanda burun akıntısı saydam şekilde olmalıdır. Sinüzitin kulak burun boğaz hastalıklarıyla alakalı olduğu burun ve kulak organlarını olumsuz etkilemektedir. Hastaların yaygın olarak şikâyetçi olduğu konular kulak ve burun tıkanmasıdır. Bu durumlar nefes alıp vermeyi etkilediği gibi işitme zorluğuna da sebep olmaktadır. Öksürükte sinüzitin belirtileri arasında görülmektedir. Nadir olmakla birlikte hastalarda diş ağrısı da gözlemlenmektedir. Elbette ki vücutta oluşan enfeksiyon hastalarda enfeksiyona yol açmaktadır. Hastalar genellikle yorgun hali görülür. Elbette ki belirtiler her hastada farklı şekilde kendini göstermektedir. Kesin tanı için mutlaka uzman bir doktora başvurmak gerekir. Sinüzit Nasıl Geçer Tedavisi Doktorunuzun tedaviye başlaması için ilk olarak tetkik yapması gerekir. Teşhis konulabilmesi için bilgisayarlı tomografi, salya kültürü ve sinüs endoskopisi yapılması gerekir. Sinüziti alerji ile karıştırılmamalıdır. Bu yüzden alerji testide tetkiklerde mutlaka olmalıdır. Akut ve kronik olarak meydana gelmektedir. Akut sinüzitlerde 3 hafta içerisinde rahatsızlıklar giderilmektedir. Ancak kronikleşmiş sinüzitlerde tedavi şarttır. Öncelikle alerji seviyesi kontrol altına alınmalıdır. Burun tıkanıklığı giderilmelidir. Gerekli görüldüğü durumlarda antibiyotik ilaç tedavisine başlanmalıdır.Bu problemi sinüzit nasıl geçer diye düşünen hastalara önerebileceğimiz birkaç püf noktası bulunmaktadır. Doğal Tedavi Yöntemleri Sinüzit doğal tedavi yöntemi olarak buhar banyosu çok iyi gelmektedir. Buharın nemli havası tıkanıklıkları yumuşatarak rahatlamaya sebep olmaktadır. Bunun yanı sıra burnunuza tuzlu su çekmek en bilinen yöntemler arasında yer almaktadır. Sinüsleri tıkayan iltihapların mutlaka vücuttan uzaklaştırmak gerekir. Ancak doğal tedavi yöntemi olarak doktor tavsiyesi dışında bitki alınmamalıdır. Aksi takdirde ödem oluşturacağı için istenmeyen vakalarla karşılaşılması mümkündür. Tuzlu Su Gargarasının Faydaları Nelerdir Sinüzit Nasıl Boşaltılır Bir avuç papatyayı kaynayan suyun içine atınız, kısık ateşte yavaş yavaş kaynadıktan sonra 5 dk boyunca başınıza bir havluda koyarak kokluyorsunuz, süre bittikten sonra, ocağı kapatın ve kaynayan papatya suyununda ağzını kapatıp 10 dk. kadar bekleyip sonra tekrar aynı işlemi yapıyoruz bu işlemi toplamda 3 kez yapıyoruz ve her gün bu işlemi tekrarlıyoruz, Bitkisel bir yöntem olan bu yöntem 3 gün içinde e sinüzitleri boşaltmaya başlayabilir 2 hafta da sürebililir sabrederek her gün kesintisiz uygularsak sinüzit nasıl boşaltılır sorusuna bitkisel yolla cevap vermiş oluruz. Sinüzitin Ameliyatı Kronik sinüzit tiplerinde cerrahi müdahale kaçınılmazdır. Sinüzit ameliyatlarında iki çeşit cerrahi müdahale bulunmaktadır. Endoskopik sinüs cerrahi ve balon snoplasti yöntemi çok yaygın olarak hastalara uygulanmaktadır. Bu ameliyat sayesinde hastanın tıkalı olan sinüzit kanalları boşaltılır. Balon snoplasti işlemi yirmi dakika sürmektedir. Hasta müdahale sonrasında ağrı duymamaktadır. Ancak bu cerrahi müdahalenin yapılabilmesi için 18 yaşını doldurmak gerekmektedir. Her ne kadar kapalı bir cerrahi müdahale olsa da ameliyat sonrasında dikkatli olmak gerekir. Çünkü bu tip ameliyatlarda komplikasyon riski yüksektir. Hangi tür cerrahi müdahale yapılacağına doktor karar verilmelidir. Herhangi bir sorun olmadığı takdirde hastalar gün içerisinde taburcu edilmektedir. Sinüzit ameliyatları genellikle başarılı şekilde sonuçlanmaktadır. Hastalar ameliyat sonrası çok hızlı bir şekilde normal yaşantılarına devam edebilmektedir. Tuzlu Su Gargarasının Faydaları ## Zatürre (Pnömoni) Nedir? Zatürre Belirtileri ve Nedenleri? URL: https://trendhayat.com/zaturre-pnomoni-nedir-zaturre-belirtileri-ve-nedenleri-nelerdir/ Tarih: 2026-05-16 Zatürre (Pnömoni) Nedir? Zatürre Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir? Zatürre Pnömoni Aşısı, Çeşitleri, Evreleri, Tedavisi ve Zatürreye İyi Gelen Bitkisel Uygulamalar ZATÜRRE (PNÖMONİ) Tıp dilinde pnömoni olarak adlandırılan zatürre virüs, bakteri ya da çeşitli parazitlerin vücuda yerleşmesi sonucunda oluşan ölümcül bir enfeksiyon hastalığıdır. Enfeksiyon akciğerde oluşur ve alveol olarak adlandırılan akciğer hava keseciklerine iltihap birikmesine neden olur. Yine bu hava keseciklerine kan damarlarından gelen serumun akışı da gerçekleşerek bu alanda yığılmaya neden olur. Bu iki olayın gerçekleşmesi sonucunda kişide nefes darlığı ve büyük ağrılara neden olan zatürre pnömoni hastalığı oluşur. Ülkemizde ve dünya genelinde en sık rastlanan ve genellikle de hastaların ölümüne neden olan sağlık problemlerinin başında gelmektedir. Zatürre Pnömoni özellikle küçük yaştaki çocuklarda, sigara içen kişilerde, 60 yaş üzerindeki yaşlılarda, bağışıklık sistemi bozukluğu olan kişilerde ve şeker, kalp, akciğer ya da böbrek hastalığı gibi kronik rahatsızlığı bulunanlarda görülür. Etkili antibiyotik tedavileri ve aşılar zatürre hastalığının ölümle sonuçlanma ihtimalini büyük ölçüde azaltmaktadır. Bu nedenle hastalıktan hem korunmak hem de daha ileri seviyelere ulaşmasını önlemek adına erken teşhis yapılması ve tedavi sürecine geç kalınmaması oldukça önemli bir konudur. Zatürre (Pnömoni) Belirtileri Nelerdir? Ölümcül hastalıklardan birisi olan zatürre de erken tanı konulması hastalığın ileri boyutlara ulaşmasını önlemeye yardımcı olur. Bu nedenle aşağıdaki zatürre pnömoni belirtilerinden birkaçı sizde veya yakınlarınızda buluyorsa hiç vakit kaybetmeden bir doktora muayene olmanız gerekir. Genel olarak belirtiler şu şekilde sıralanabilir; Yüksek ateş ve titreme nöbetleri.Mide bulantısı, kusma ve iştah kaybı.Kahverengi, kırmızı, sarı ya da yeşil renkli balgam oluşumu.Sürekli tekrarlayan hırıltılı öksürükBoğaz ve göğüs bölgesinde yoğunlaşan ağrı ve acı hissi.Halsizlik, kas ve eklem ağrıları.Soluk alıp verirken sırtta batma ve ağrı hissi.Baş dönmesi, göz kararması ve şiddetli baş ağrısı.Konsantrasyon bozuklukları, bilinç kaybı ve algılama güçlüğü.Meme ve kürek kemiğinin uç kısımlarında oluşan ağrılar.Dudakta uçuk oluşması ve dudağın mavileşmesi.Hızlı bir şekilde soluk alıp verme.Sürekli susama ve dilin beyazlaşması.Yüzün çeşitli bölümlerinde şişliklerin oluşması.Hastalığın ilerleyen evrelerinde koma. Zatürre (Pnömoni) Nedenleri Nelerdir? Zatürre hastalığında görülen iltihaplar bakteri, virüs ya da diğer zararlı mikroorganizmaların vücuda yerleşmesi sonucunda oluşmaktadır. Zatürreye pnömoniye neden olan mikroorganizmaların otuzdan fazla türü bulunmaktadır. Bunlardan bazıları vücuda girdiğinde kısa süre içerisinde belirtiler gözlemlenebilirken bazılarında bu süre daha da uzayabilmektedir. Hastalığın oluşmasında etkili olan faktörler canlı hastalık etkenleri, fiziksel etkenler ve kimyasal etkenler olmak üzere üç gruba ayrılır. Canlı Etmenler; MantarParazitBakteriVirüsler Fiziksel Etmenler; TozRadyasyonYabancı Cisimler Kimyasal Etmenler; KlorLipidlerAzotoksit buharıÜremi esnasında oluşan bazı toksin maddeler Zatürre (Pnömoni) Aşısı Nedir ve Kimlere Yapılır? Hastalığın önlenmesindeki en etkili uygulamalardan birisi de zatürre aşısıdır. Bu aşı pnömokok olarak adlandırılan bakterilerin akciğerde neden olduğu enfeksiyonlar sonucunda oluşan zatürreye karşı büyük ölçüde korunma sağlar. Uzmanlar zatürre pnömoni aşısının her 5 yılda bir yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bu aşı özellikle 2 yaş altı bebekler, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, sigara veya alkol tüketen kişiler, 60 yaş üzeri yaşlılar, organ nakli yapılan kişilere ve astım, şeker hastalığı ya da diğer kronik hastalığı olanlara yapılmalıdır. Zatürre (Pnömoni) Tedavisi Nasıl Yapılır? Öncelikle yapılan muayene ve tahliller sonucunda zatürre tanısı konulan hastanın tedavisinin evde mi yoksa hastanede mi yapılacağına karar verilmektedir. Doktorlar buna karar verirken fizik muayene sonucunda elde edilen veriler, hastalığın derecesi, röntgendeki yaygınlık derecesi ve altta yatan başka bir hastalığın varlığı gibi konuları dikkate almaktadır. Hastalığın iyileşmesi amacıyla yapılan tedavi yöntemleri ise antibiyotik tedavisi, solunum desteği ve yataklı tedavi olarak üç başlık altında toplanabilir. Antibiyotik Tedavisi Antibiyotikler bakterilerin neden olduğu hastalıkların tedavisinde en etkili ilaçlardan birisi olduğu için zatürrenin tedavisinde öncelikli olarak kullanılabilmektedir. Hastalık erken teşhis edilerek tedavi sürecine başlandığında antibiyotikler hızlı bir şekilde iyileşme sağlamaktadır. Genellikle hastalarda bir hafta içerisinde iyileşme gözlemlenebilse de bu süre bazı ciddi vakalarda üç haftaya kadar da çıkabilmektedir. Ayrıca üç hafta içerisinde iyileşmeyen hastalara ve antibiyotiğe karşı alerjisi olanlara farklı tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir. Solunum Desteği Zatürrenin ileri boyutlara ulaştığı ve hastanın soluk alıp vermesinin güçleştiği durumlarda solunum desteği uygulanmaktadır. Bu tedavi yönteminde amaç kişiye çeşitli solunum cihazlarıyla çeşitli yoğunluklarda hava verilerek kolay bir şekilde nefes almasını sağlamaktır. Bu şekilde akciğerler işlevlerini daha düzgün bir şekilde yaparak hastalık etkeni mikroorganizmalara karşı daha dirençli olur. Yataklı Tedavi Yapılan bütün işlemlere rağmen hastada herhangi bir gelişme gözlemlenemezse bu durumda doktorlar yataklı tedavi sürecini başlatmaktadır. Yataklı tedaviye başlandığında hasta 7/24 gözetim altında tutulduğu için bütün değerleri anlık olarak kontrol edilir ve zatürrenin ilerleyişi hakkında anlık veri toplanabilir. Ayrıca hastanın sağlık durumunda herhangi bir kötüleşme olduğunda da anında müdahale edebilmek mümkündür. Yatakta tedavi süresinin ne kadar olacağı hastanın vücudunun yapılan işlemlere nasıl tepki vereceğine göre değişmektedir. Bu süreç bazı hastalarda bir hafta gibi kısa bir sürede tamamlanırken bazı hastalarda birkaç ay bile sürebilmektedir. Zatürreye (Pnömoni) İyi Gelen Bitkisel Tedavi Yöntemleri Zatürre hastalığında hızlı ve etkili bir şekilde iyileşme sağlayabilmek için öncelikle doktora gidilerek gerekli tedavi yöntemlerinin uygulanması gerekir. Bunun yanında iyileşme sürecini hızlandırmak ve tedaviye olumlu yönde katkı sağlamak amacıyla bazı bitkisel yöntemlerden de faydalanılabilir. Karabaş otu, hatmi çiçeği, kırlangıç otu kökü, incir, çuha çiçeği, yaban kekiği, kahkaha çiçeği ve tarçın gibi bazı bitkiler zatürre pnömoni hastalığının iyileşmesi amacıyla yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bu bitkiler her ne kadar şifalı özelliğe sahip olsalar da bazı bünyelerde alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Bu yüzden ileride herhangi bir sorun yaşamamak adına bu bitkileri tüketmeden önce doktorunuza danışmanız daha uygun olacaktır. Bunun dışında aşağıda bahsettiğimiz bazı gıdaları tüketerek de zatürrenin etkilerinin azalmasını sağlayabilirsiniz. Bezelye, karnabahar, ıspanak, pancar, enginar ve patlıcan gibi sebzeleri zatürre hastalarının bol bol tüketmesi önerilir.Her gün düzenli olarak bir bardak kızılcık suyu içmek hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem de antioksidan etkisi yaparak vücuttaki zararlı mikroorganizmalardan arınma sağlar.2 adet havuç, 4 diş sarımsak, 2 adet kereviz sapı, bir tutam maydanoz ve 2 adet turp tencerede haşlanır ve elde edilen sebze suyu düzenli olarak içilir. Potasyum yönünden zengin olan bu sebze suyu zatürre nedeniyle hasar gören akciğer dokusunun iyileşmesine katkı sağlayacaktır.Akciğerde oluşan doku hasarlarını önlemek ve hücre yenilenmesini hızlandırmak amacıyla tüketilebilecek besinlerden birisi de havuçtur. Bu nedenle zatürre hastalarının akşam yemekten sonra bir bardak havuç suyu içmesi önerilmektedir. ## Kalsiyum Eksikliği Nelere Sebep Olur? URL: https://trendhayat.com/saglik/kalsiyum-eksikligi-nelere-sebep-olur-2162/ Tarih: 2026-05-16 Kalsiyum Eksikliği Nelere Sebep Olur? İnsan vücudunda en çok bulunan mineral olan kalsiyumun %99′u kemik ve dişlerde, %1′i ise vücut sıvılarında yeralır. Kalsiyum bedenin ayakta durmasını sağlayan kemiklerin ve yeme işlevinde esas olan dişlerin temel yapısını oluşturur. Kalsiyum Eksikliği Nelere Sebep Olur? Kalsiyum eksikliğinde, kemik ve dişlerin zayıflaması sonucu raşitizm, kemik erimesi ve diş çürümesi gibi sorunlar meydana gelir. Saç ve tırnaklarda kırılmalar, kas krampları,, eklem ağrıları, egzama, yüksek tansiyon, kalp çarpıntısı, sinirlilik, uykusuzluk ve depresyon da kalsiyum eksiklğinde ortaya çıkabilecek sorunlar arasındadır. Ayrıca, hamilelik döneminde yeteri kadar kalsiyum alınmazsa bebek, ihtiyacını annenin vücudundan ve kemiklerinden sağlar. Bu da ilerleyen yıllarda anne sağlığını olumsuz yönde etkiler. Filed Under: Sağlık ## Omega 3 Nelerde Bulunur URL: https://trendhayat.com/beslenme/omega-3-nelerde-bulunur-577 Tarih: 2026-05-16 Kalp ve damar sağlığına olan olumlu etkileriyle bilinen omega 3 yağ asidi sağlığımız açısından gerekli bir besindir. Omega 3 vücutta üretilemediğinden dolayı dışardan alınması gerekir. Omega 3 Faydaları Nelerdir? Kalp ve damar hastalıklarına yakalanma olasılığını azaltır. Total kolesterolü ve trigliserid oranını azaltır. Kanın akışkanlığına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendiricidir. Çocukların zihinsel gelişimi ve öğrenme kapasitesini olumlu yönde etkiler. Anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişimi için gereklidir. Bebeğin beyin, sinir sistemi ve görme yetenekleri sağlıklı yönde gelişir. Gebelikte Omega-3 açısından zengin diyetlerin erken doğumları önleyici, doğumda bebek ağırlığının artmasını sağlayıcı etkilerini gösteren çalışmalar vardır. Emzirme döneminde Omega-3 yağ asitleri açısından anne sütünün zengin oluşu bebeğin zeka gelişimi bakımından yararlı etkiler sağlar. Hamilelikte 0mega 3 kullanımı merkezi sinir sistemi ve bedensel gelişimi için yararlıdır. Ancak Omega-3 yağ asitlerinin yüksek miktarlarda kullanılmasının ceninde ve bebeklerde gelişme bozukluklarına yol açabileceği, beyin ve sinirlerde bazı anormalliklere sebebiyet vereceğine dair bazı uyarılar da olduğu için hamilelik döneminde ne kadar omega 3 kullanılacağına doktorun karar vermesi lazımdır. İnsülinin işlevini artırıcı ve özellikle tip 2 diyabeti geciktirici etkiye sahip olduğu yapılan araştırmalarda gözlenmiştir. Bir göz hastalığı olan yaşa bağlı makula dejeneresansı hastalığının gelişimini önlemeye yardımcı olduğu belirtiliyor. Hipertansiyonun önlenmesinde etkinliği bulunur. Depresyona yakalanma riskini azaltır. Ruhsal bozuklukların tedavisi için yararlıdır. Yapılan bir araştırmaya göre Omega-3 yağındaki DHA beyin sıvısındaki serotonin seviyesine katkıda bulunuyor. Alzheimer hastalığına yakalanma riskini düşürür. Beyin sinir hücreleri kısmen azalan ya da zarar görenlerin omega 3le beyin fonksiyonlarının yeniden canlandırılabileceğine dair bazı tespitler yapılmıştır. Yapılan araştırmalarda kanlarında Omega-3 yağ asitleri yetersiz bulunan çocukların, öğrenim, davranış ve sağlık sorunları bulunduğu gözlemlenmiştir. Cilt altı bağ dokusunun temel taşları olan kollajen ve elastini koruyucu etkisi omega 3 ün yararları arasındadır. Omega 3 Kaynakları Balık yağı, ketentohumu, semizotu, ceviz, fındık, badem, yeşil yapraklı sebzeler omega 3 içeren besinler dir. Tatlısu balıklarından Alabalıkgiller familyasına ait balıklarda, deniz balıklarından ise Uskumrugiller familyasında bol miktarda yer alır. Sardunya, ringa balığı ,uskumru ve somon omega 3 bulunan balıklara örnek olarak gösterilebilir. Omega 3 zararları var mıdır? Omega 3 ün kan sulandırıcı etkisi olduğundan dolayı kan sulandırıcı ilaç kullananların dikkatli olması gerekir. kategori Beslenme Permalink Comment ## 30 Mayıs 201930 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/bebeklerde-gaz-nasil-cikarilir-yontemler-nelerdir/ Tarih: 2026-05-16 bebeklerde gaz nasil cikarilir, gaz cikarma yontemleri Bebeklerde Gaz Nasıl Çıkarılır? Hangi Yöntemler Uygulanmalıdır? Bebeklerde Gaz Olduğunu Nasıl Anlarız? bebeklerde gaz sorunu için aradığınız bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Bebeği emzirmeden önce, burnu tıkalı ise, bebeğin burnu açılır. Bebeğin burnu tıkalıyken emzirilmeye kalkılırsa, bebek kendini geriye atar ve hava yutarak gaz oluşumuna sebebiyet verir. Burun açıldıktan sonra bebek en az yirmi dakika tek memede kalacak şekilde emzirilir. Ardından gaz çıkarma işlemi gerçekleşir. Bebek anneyi emdikten ilk yirmi dakikaya kadar gaz yukarıda kalır. Bu nedenle gazın yukarıdan çıkarılması gerekmektedir. Yukarıdan gaz çıkarma yöntemi için, bebek omuza gaz çıkarma pozisyonunda yaslanır. Koltuğun altından başlanarak elin iki parmağı ile bebeğin sırtı yukarı doğru sıvazlanır. Sonrasında parmak uçları ile küçük küçük sırta vurulur. Üçüncü harekette ise el çukur şekilde olarak aşağıdan yukarı sıvazlanır. Bu sayede bebek gazı ağız yolu ile çıkarmış olur. Eğer anneyi emdikten yirmi dakikadan sonra gaz çıkarılacaksa bu hareketler tekrar edilir. Yalnız üçüncü hareket olan eli aşağıdan yukarı sıvazlamak yerine tam tersi olarak, yukarıdan aşağı sıvazlama yapılır. bu şekilde bebekteki gaz aşağıdan çıkacaktır. Bu gaz çıkarma işlemini bebek anneyi her emdikten sonra yapılması gerekmektedir. Bebeğin rahat uyumasına ve gaz sancısı çekmemesine neden olur. Bebeklerde Gaz Nasıl Çıkarılır? Bebeklerde Gaz Olduğunu Nasıl Anlarız? Bir bebekte gaz olduğu çok kolay anlaşılmaktadır. Bebek gazı varsa bu sancının da etkisi ile ağlamaya başlar. Ağlarken ayaklarını her zaman karnına çeker. Bu onun karnının ağrıdığını göstermektedir. gaz sancısı karında ağrı yapar. Eğer bebeğinizde şiddetli ağlama ya da mızıldanma tarzında huzursuzluklar varsa ilk aşama gaz olabilir. Gaz sancısı olduğunu anlamanın bir başka yolu ise el ile muayenedir. Apandistin üst kısmı parmak ucu yardımı ile bastırılır. Normal şartlarda bebeğin karnının yumuşak olması beklenir. Fakat orada bir şişlik ve sertlik var ise, siz oraya dokunduğunuzda bebeğiniz daha şiddetli bağırıyor ise bu gaz sancısıdır. Bebeklerde Gaz Nasıl Çıkarılır? Gaz Çıkarma Yöntemleri El İle Gaz Çıkarma Yöntemi Bebek her emzirmeden sonra el ile sırtı sıvazlanarak gazının çıkmasına yardımcı olunmaktadır. Kiraz Çekirdeği Yöntemi Kiraz çekirdeği bebekteki gaz sancısını alır ve gaz oluşumunu engeller. Eğer bebekte gaz varsa bunun da rahat şekilde çıkmasına yardımcı olur. Piyasada birçok markanın kiraz çekirdeği bulunan yatakları ve kemerleri bulunmaktadır. Bu şekilde bir ürün kullanım bebekte gaz çıkarma yöntemi olarak kullanılabilir. Kimyon ile Gaz Çıkarma Yöntemi Kimyon çok etkili bir gaz söktürücüdür. Eğer bebek annesini emiyorsa annenin günlük olarak bir su bardağına bir tatlı kaşığı kimyon karıştırıp içmesi, bebeğe de etki edecektir. Bunun dışında anne tüm yemeklerinden kimyon baharatını eksik etmezse her zaman bebeği de kolaylıkla gaz çıkaracak ve gaz sancısı çekmeyecektir. Kolik Bebek Nedir? Nedenleri Kolik Bebek Belirtileri ## Kamkat Faydaları ve Kamkat Meyvesi Neye İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/kamkat-faydalari-2139/ Tarih: 2026-05-15 Kamkat Faydaları ve Kamkat Meyvesi Neye İyi Gelir? Kamkat Nedir ve Ne İşe Yarar? Kabuğuyla beraber yenilebilen tek narenciye çeşidi olan kamkat (Kumkuat) küçük mücevher olarak da adlandırılır. Şekli limona, rengi ise portakala benzer. Kamkat bitkisinin meyveleri genellikle ilkbahar başlarında tüketebilecek olgunluğa ulaşır. Meyve dalından koparılmazsa bir yıl boyunca lezzetini kaybetmeden kalabilir. Kamkat diğer narenciye ürünlerinden, kabuklu yenmesi, boyutu ve aromatik tadı ile ayrılır. Kamkat Nerelerde Yetişir? Anavatanı Çin olan kamkat Japonya, Porto Rico, Amerika, Brezilya, Guatemala, Kolombiya ve Güney Hindistan da yetişir. Kamkat Faydaları Limon, portakal ve mandalina familyasından olan bir meyve olan kamkatın kokusu bergamotu andırır. Yüksek C vitamini içeriğiyle kamkat önemli bir antioksidandır. Bağışıklık sistemini destekleyerek hastalıklara karşı koruyucu etkide bulunur. Kalsiyum içeriğiyle kemik ve diş sağlığı için önemlidir. A vitamininin yanı sıra B1, B2 ve B3 vitaminlerini de içerir. Bu vitaminler sinir sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur. Kamkat Nasıl Yenir? Kamkat genellikle taze meyve olarak kabuğuyla beraber yenilir. Meyvenin kabuğuyla yenmesinin yanı sıra, reçel ve marmeladı da yapılır. Ayrıca meyve suyu ve sos olarak da tüketilebilir. Filed Under: Beslenme ## Güzellik URL: https://trendhayat.com/guzellik/ Tarih: 2026-05-13 Kivi Maskesi Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar?Kivi Maskesinin Cilde Faydaları; Cilt dostu kivi meyvesi sahip olduğu vitaminler sayesinde cilt üzerindeki ölü deriyi temizler ve cildi canlandırır. C vitamini yönünden en zengin meyvelerden biri kividir. 100 gramında ortalama 100-400 miligram C vitamini bulunur. C Vitamini ise kolajen için en önemli besinlerinden biridir. Kivi Maskesi Neye İyi Gelir? Kivi maskesi normal ciltleri daha […] Kivi Maskesi Nasıl Hazırlanır?Kivi kolajen için önemli olan C vitamini yönünden zengindir. Ayrıca B vitamini ve magnezyum, kalsiyum fosfor gibi cilt için faydalı mineraller de içerir. Kivi Maskesi Nasıl Hazırlanır? Dilimlenmiş Kivi Halkaları; Fazla olgunlaşmamış bir kivinin kabukları bir zar gibi soyulur ve keskin bir bıçakla, mümkün olduğu kadar ince dilimlere ayrılır. Cilt tipine göre bu halkalar 5-15 […] Konjac Süngeri Nedir ve Ne İşe Yarar?Konjac (Amorphophallus Konjac) bitki kökünden üretilen liflerden yapılır. Nemlendirici ve alkali yönünden oldukça zengin, yenilebilen bir bitki, ayrıca protein ve mineraller bakımından zengindir. Bitki yontulur ve çok yüksek ısıda kalıplarda pişirilir ve cilt tiplerine göre çeşitli Fransız killerle harmanlanır. Ne İşe Yarar? Ciltteki ölü hücrelerin atılmasına yardım eder ve cildi canlandırır. Naturel alkali oranı ciltteki […] Haziran 5, 2014 Meyve Asitleri Nedir ve Ne İşe Yarar?Meyve Asitleri Nedir? Şeker kamışı, limon, ekşimiş süt, üzüm ve elmadan elde edilen meyve asitleri Alfa Hidroksi Asitleri (AHA) olarak da bilinir. Meyve Asitleri Ne İşe Yarar? Laktik asit (yoğurtta), malik asit (elmada), sitrik asit (turunçgillerde), glikolik asit (şeker kamışında) ve tartarik asit (üzümde) bulunur. Bunlar arasında en küçük moleküllü olanı glikolik asitti. Cildin glikolik […] Meyve Asitleri Nelerdir ve Nerede Bulunur?Alfa Hidroksi Asit (AHA) olarak da bilinen meyve asitleri peeling etkisi yapar, gençleştirir ve lekeleri açar. Meyve asitleri hyarulonik asit salgılanmasını artırır. Su tutucu etkiye sahip olan hyaluronik asit cilde nem kazandırır. Meyve Asitleri Nelerdir? Malik asit (elmada), tartarik asit (üzümde), glikolik asit (şeker kamışında), laktik asit (yoğurtta) ve sitrik asit (turunçgillerde) bulunur. Meyve asitleri […] Alfa Hidroksi Asit Nedir ve Ne İşe Yarar?Alfa Hidroksi Asit Nedir ve Nelerde Bulunur? Meyve asitleri olarak da bilinen Alfa Hidroksi Asit (AHA’lar) içeren kremlerin cilde etkileri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu ürünler peeling etkisi yapar, cildi nemlendirir, gençleştirir ve lekeleri açar. En fazla kullanılanlar glikolik asit ve laktik asittir. %2 oranında nemlendirici özelliği olan glikolik asittir, % 8 ila %12 oranında kollajen […] Mayıs 29, 2014 Cilde İyi Gelen Vitaminler Nelerdir?Vitamin eksiklikleri cildin cansız, kuru veya fazla yağlı olmasına yol açabilir. Vitaminlerin cilt yaşlanmasını yavaşlattığı, kırışık oluşumunu önlediği olduğu çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır. Cilde İyi Gelen Vitaminler A vitamini atrofik olgun ciltlerde sertleşmeyi yumuşatır ve elastikiyetini yitirmiş cilt dokusunu güçlendirir. Cildin doğal kolajen üretimini destekler ve özellikle cildi gençleştirici, cilt kırışıklığı, lekeleri giderici etkiye sahiptir. A […] C Vitaminin Cilde Faydaları ve EtkileriC Vitamini Cilde İyi Gelir mi? C vitamininin düzenli alımı cilde genç bir pırıltı sağlar, kırışıklıkları ve ince çizgileri onarır. C ve E vitaminleri beraber kullanıldığında her ikisinin de antioksidan etkileri artar. C Vitaminin Cilde Faydaları C vitamini kozmetik kremler içinde uygun konsantrasyonda (%10-20) ve çözünürlükte kullanılabilir. C vitamini içeren kremler, besin desteği tabletlere oranla, […] Mayıs 26, 2011 Cildi Güzelleştiren Meyveler Nelerdir?Cildi Güzelleştiren Besinler ve Cildi Güzelleştiren Meyveler. Kırışık ve sarkmış bir cilt, giden yılların kaçınılmaz sonucu değil karşı koyabileceğiniz bir hastalıktır, diyor uzmanlar. Oysa çözüm için erken harekete geçerseniz, görünümünüzden mutluluk duyabilir, kendinizi mükemmel hissedebilir ve her gün güzel bir cildin tadını çıkartabilirsiniz. Gıdık Giderici Estetik OperasyonGıdık Eritme Yöntemleri ve Gıdık Giderici Operasyon. Tıpta son yıllardaki en önemli gelişmelerden biri endoskopik cerrahi. COSMED Estetik ve plastik cerrahi merkebi doktorlarından Doç. Dr. Nayım Çerkeş, teknolojideki ilerlemeler ile birlikte küçük optik kameraların geliştirilmesinin endoskopik cerrahi dediğimiz cerrahı tekniğini doğurduğunu anlatıyor. Haziran 3, 2010 Cilt Sağlığı İçin ÖnerilerCilt Sağlığı, Sağlıklı Bir Cilt İçin Yapılması Gerekenler ve Cilt Bakım Önerileri. 20 li Yaşlarda Cilt Bakımı : Bu yaşlarda cilt pürüzsüz ve gergin yapısıyla en iyi durumdadır. Cilt çok miktarda kolajen ürettiği için esnek ve sıkıdır. Ancak genç ciltlerin de sorunları vardır tabii… 20′li yaşlarda sebum salgıları ve hormonlar henüz düzene girmemiştir. Burun üzerinde […] Haziran 1, 2010 Allık Nasıl Sürülür?Allık Nasıl Sürülür ve Makyaj Sırları. Kış günlerinde kadınların çoğu yüzlerinin soluk ve cansız görünmesinden şikâyet eder. Yüzümüze sağlıklı bir ışıltı kazandırmak için allık gibisi yok! Ancak allık seçerken ve uygularken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. YÜZ ŞEKLİNİZE UYGUN ALLIK SÜRME TEKNİKLERİYLE büyük burnunuzu küçük, geniş yüzünüzü dar, belirgin olmayan elmacık kemiklerinizi daha çıkık gösterebilirsiniz. […] Mayıs 24, 2010 Vajinal Estetik Nedir?Vajinal Estetik, Estetik Ameliyatlar. Yakın döneme kadar vajina,” “vulva” gibi tıbbi isimleriyle bile telaffuz edilemeyen kadının cinsel organı, kadınların kendilerini “keşfetme” ve “mutlu olma” noktasında en önemli kriter haline geldi. Pek çok kadın, ilerleyen yaşla ve yapılan doğum sayısıyla orantılı olarak vajina bölgesinde oluşan genişlemeden dolayı duydukları rahatsızlık yüzünden doktora başvurmaktan hatta estetik operasyon yaptırmaktan […] Nisan 27, 2010 Cilt Güzelliği İçin Neler Yapılmalı?Cilt Güzelliği ve Pürüzsüz Cilt İçin Anti-Aging. Estetik cerrahi, yeni ameliyat türleri ve neştersiz yöntemler, kadınların daha güzel, daha genç görünmesi için ilk akla gelen uygulamalar. Ancak son zamanlarda en çok dikkat çeken ve en fazla rağbet gören kavram, estetik cerrahiyi genel sağlık önlemleriyle birlikte ele alarak ameliyat tarihini ertelemeyi amaçlayan ‘Anti-Aging” programı. Bu sisteme […] Nisan 17, 2010 Protez Tırnak Nasıl Yapılır?Protez Tırnak ve Tırnak Süsleme. Tırnakların bugünkü adıyla manikür yapılıp, ojeyle renklendirilmesi aslında çok eskilerden gelen bir gelenek. Hatta tarihte hem kadınların, hem erkeklerin tırnaklarına süsleme yaptığı bile biliniyor. Bunu ilk uygulayanlar ise Çinliler. Eski Mısır’da da eller ve tırnaklar kına ile boyanıp, renklendirilirken kraliçeler tırnaklarını hep kırmızıya boyarlarmış. Günümüzde ise tırnakları istenilen renk ojeyle […] Nisan 16, 2010 Kaş Bakımı Nasıl Yapılır?Kaş Bakımı ve Kaş Kaldırma. Ünlü bir Fransız makyör, “ifadeyi ortaya çıkaran kaşlardır, ne yazık ki çoğu kadın bu gerçeğin farkında değil” demiş. Gerçekten de gözlerimize, dudaklarımıza gösterdiğimiz özeni kaşlarımıza pek göstermiyoruz. Oysa kaşlarımız, yüzümüzü önemli ölçüde değiştiriyor. Özellikle düşük ve silik kaşların insanı olduğundandaha yaşlı ve yorgun gösterdiği kuşku götürmez bir gerçek. Bir cımbızla […] Nisan 11, 2010 Botoks Fiyatları İstanbulBotoks Nedir ve Botoks Fiyatları. Göz çevresi, alın ve dudak üstündeki kırışıklıkların giderilmesinde ve migren tedavisinde kullanılan botox, şimdilerde de özellikle yurtdışındaki sanatçılartarafından aşırı terleme probleminden kurtulmak için tercih ediliyor. Sahnede şarkı söyleyen ya da gösteri yapan hemen herkesin en büyük sorunlarından biridir aşırı terleme. Öyle ki, çoğu zaman bir kabus haline bile dönüşebilir. Ama […] Ağustos 11, 2009 Kadınlarda Saç DökülmesiGür, pırıl pırıl parlayan sağlıklı ve kaliteli saçlara sahip olmayı kim istemez ki? Eğer doğuştan şanslı değilseniz, böylesi bakımlı saçlara sahip olmak için saçlarınıza büyük özen göstermeniz gerekiyor. Öncelikle beslenmenize dikkat etmeli ve saçınızda iki tel beyazınız var diye çeşitli kimyasal işlemlere başvurmamalısınız. İnsanların çoğu hayatı boyunca en az bir kez saçlarının her zamankinden daha […] Haziran 12, 2009 Kalıcı MakyajDaimi Güzelliğin Sırrı Sabah yataktan kalkıp güne makyajlı başlamayı kim istemez? Kalıcı makyaj uygulamaları son derece pratik bir güzellik vaadediyor. Bitkisel kök boyalar ve iğne yardımıyla üst deriye uygulanan kalıcı makyaj (mikropigmen-tasyon) günün her saatinde hayatınızı kolaylaştıran bir teknik. Artık havuzdan çıktığınız andan, uykudan uyandığınız ilk saniyeye kadar her yerde rahat olabilirsiniz. Mayıs 29, 2009 Güzellik FormülleriEvde Güzellik Önerileri – Mükemmel Bukleler Çoğu zaman, deniz sonrası saçlar berbat gözükür. Oysa saçlarınızın gün boyunca düzgün, gece de seksi görünmesini sağlayacak bir yol var; onları örmek. Bu sayede denizde geçirdiğiniz günün sonunda saçlarınızı açtığınızda, dalga dalga olduklarını göreceksiniz. Dalgaların daha sık olmasını isterseniz, saçlarınızı küçük küçük parçalara ayırarak örmeyi deneyin. ## Siyah Pirincin Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/siyah-pirincin-faydalari-2115/ Tarih: 2026-05-11 Siyah Pirincin Faydaları Nelerdir? Besin değeri yüksek, magnezyum ve demir yönünden zengin, lif ve mineral deposu olan siyah pirincin güçlü bir antioksidan besin olduğu ve yaşlanmanın etkilerini azalttığı belirtiliyor. Siyah Pirinç Neden Yasak? Son 20 seneye kadar dünyada sadece Çin’de üretilen siyah pirinç; eski dönemlerde besin değerinin güçlü olması ve az yetiştirilmesi sebebiyle Çin’de hükümdarlar ve üst düzey insanlardan başkasının yemesi yasaklanmış ve o günden sonra da yasak pirinç olarak anılmıştır. Çin’in hiçbir şekilde ihracatına izin vermediği siyah pirinç, 1990’dan beri İtalya’da Sapise Kooperatifi tarafından senelik 1000 ton olarak üretilmektedir. Siyah Pirincin Faydaları Rengini antosiyaninler, sianidin, 3-0-beta glukositten, aromasını da asetil pirolinden alan siyah pirincin antioksidan oranı yüksektir. Antioksidanlar vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir. Beyaz pirince göre daha çok magnezyum içermesi sebebiyle özellikle kemik, sinir dokusu, kasların çalışması ve kalp sağlığı için önemli bir kaynaktır. Magnezyum ayrıca kan şekeri ve kan basıncını da düzenler. İngiliz Daily Mail gazetesinde yayınlanan habere göre, siyah pirinçten alınan lif örneklerini analiz eden araştırmacılar, ürüne rengini veren ve antioksidan etkisi kazandıran antosiyaninler yönünden oldukça zengin olduğunu tespit ettiler. Louisiana Devlet Üniversitesi’nce gerçekleştirilen araştırmanın ekibindeki Doktor Zhimin Xu, sadece 1 kaşık siyah pirinç kepeğinde dahi bir kaşık yaban mersinindekinden daha az şeker, fakat daha fazla antosiyanin olduğunu belirtti. Doktor Zhimin Xu ayrıca siyah pirincin lifler ve E vitamini bakımından da zengin olduğunu söylemiştir. Araştırmacılar, siyah pirincin içerdiği antioksidanlar sayesinde damarların korunmasına yardımcı olabileceğini ve kansere neden olan DNA bozulmasını önleyebileceğini de vurgulamıştır. Filed Under: Beslenme ## Egzama Nedir? URL: https://trendhayat.com/saglik/egzama-nedir-1289 Tarih: 2026-05-10 Egzama Nedir? Egzama Nedir ve Egzama Belirtileri nelerdir? Çocukluk döneminde ortaya çıkıp ergenlik ve sonrasında devam eden atopik egzama, çeşitli tedavi yöntemlerine rağmen sık tekrarlayan bir hastalık. Tedavide kullanılan birçok ilaç kortizon içeriyor ve deriye zarar veriyor. Bu noktada hastaların imdadına, yeni geliştirilen ve kortizon içermeyen preparatlar yetişiyor. Bağışıklık sisteminin dengesiz çalışması birçok hastalığa sebep oluyor. Ciltte kaşıntı, kızarıklık, kuruluk ve pullanmalara sebep olan Atopik Egzama da bu hastalıklar arasında yer alıyor. Atopik Egzama tedavisi uzun ve zahmetli bir yoldan geçiyor. Üstelik tedavide bugüne kadar kullanılan ilaçların kortizon içeriyor olması da hastaları olumsuz etkilemektedir. Atopik Egzama Nasıl Bir Hastalık? Atopik egzama, bebeklik ve çocukluk döneminde oluşan, ancak yetişkinlerde de görülebilen, yinelemelerle karakterize, kronik, kaşıntılı bir deri hastalığıdır. Hastaların yüzde 90'ından fazlasında, ergenlik dönemi sonrasında da devam eder. Sıklıkla kişisel ve ailesel atopik egzama, alerjik nezle ya da astım hastalığı öyküsü ile birlikte bulunur. Egzama Belirtileri Nelerdir? Atopik egzamanın klinik görünümü ve belirtilerin dağılımı hastanın yaşına ve hastalığın şiddetine göre değişiklik gösterir. Akut belirtiler kızarıklık ve kaşıntı şeklindedir. Akut atopik egzama sıklıkla bebeklerde görülür ve yüzü, saçlı deriyi ve kol ve bacakların dış yüzeylerini etkiler. Büyük çocuklar ve yetişkinlerde, deride kalınlaşma ve deri çizgilerinde belirginleşme ile karakterize olur. Belirtiler boyun, göz kapakları, dirsek önü ve diz arka¬sı gibi bölgelerde yoğunlaşır. Hastalığın her döneminde deri kuruluğu mevcuttur. Atopik egzamalı hastalarda virüs, bakteri ve mantar hastalıkları daha sık gelişir. Kaşıntı olmaksızın atopik egzama tanısı konamaz. Kaşıntı gün boyu aralıklı seyrederken, genellikle akşamları ve geceleri daha şiddetlenir. Bu durum hastaların uyku düzenlerinin bozulmasına neden olabilir. Egzama Bulaşıcımıdır? Egzama bulaşıcı bir hastalık değildir. Egzama Nedenleri Atopik egzamanın ortaya çıkma sebepleri nelerdir? Atopik egzamanın oluşmasında genetik, immünolojik ve çevresel etkenler rol oynamaktadır. Hastaların yüzde 80'inde ev tozu alerjenleri, polenler, küf mantarları gibi hava yolu ile alınan alerjenlere ve gıdasal alerjenlere karşı antikorlar bulunur. Bakterilerin de atopik egzamanın gelişimine katkıda bulundukları düşünülmektedir. Egzama İlaçları - Egzamanın Tedavisi Atopik egzamanın tedavisinde farklı güçte değişik yerel kortikosteroid preparatları yaklaşık yarım yüzyıldan beri kullanılmaktadır. Bu grup ilaçların deride incelme, deri enfeksiyonları, deri çatlamaları, kılcal damar genişlemeleri, deri içi kanamaları gibi yan etkileri vardır ve geniş yüzeylere sürüldüklerinde deriden emilip kana geçerek sistemik yan etkiler oluşturabilirler. O nedenle kortikosteroid kremlerinin geniş deri yüzeylerinde, göz çevresinde ve boyun, yüz, koltuk altı ve kasıklar gibi hassas bölgelerde doktor kontrolünde kullanılması gerekir. Deride enfeksiyon varsa yerel kortikosteroidler uygulanmamalı, kullanım için hekimin direktiflerine dikkatle uyulmalı ve önerilenden daha uzun süre kullanılmamalıdırlar. Atopik egzama tedavisinde tıbbın her alanında olduğu gibi yenilikler ve yeni tedavi olanakları ortaya çıkmaktadır. Örneğin steroid (kortizon) içermeyen bu nedenle de daha önce bahsettiğimiz yan etkileri bulunmayan yeni ilaçlar geliştirilmiştir. Bu preparatların deriden emilimi çok az olduğundan özellikle bebeklerde ve erişkinlerde hassas bölgeler ve geniş alanlarda bile güvenli bir şekilde kullanılmaktadır. Hastalığın ilerlemesini önlemek için nelere dikkat etmeli? İlerlemeyi engellemek için deriyi nemli tutmakta fayda var. Bu nedenle duştan hemen sonra, krem ya da merhem şeklindeki nemlendiriciler uygulanmalıdır. Banyoda ılık su tercih edilmeli, sabun kullanımı sınırlanmalı ya da daha iyisi sabun içermeyen temizleyiciler kullanılmalıdır. Kurulama hafifçe bastırılarak yapılmalı, havlu ile kuvvetli ovarak kurulama işleminden kaçınılmalıdır. Hastalığın alevlenmesine yol açan, sabun ve deterjanlar, kimyasal çözücüler, beyazlatıcılar, boyalar, yün ve sentetik kumaşlar, alkol içeren deri bakım ürünleri, kozmetikler ve parfümler gibi irritanlarla temastan kaçınılmalıdır. Soğuk havalarda deriyi koruyacak şekilde giyinilmeli, yazın ince ve pamuklu giysiler tercih edilmelidir. Yataklarda, halk arasında ev tozu böcekleri olarak bilinen akarları geçirmeyen kılıflar kullanılmalı, koltuk kanepe gibi özel kılıfla kaplanmayan yerlerde uyumaktan kaçınılmalı, çarşaflar her hafta 65 derecede yıkanmalıdır. 6-12 ayda bir halı, koltuk ve kanepeler için akarları öldüren temizlik ürünleri kullanılmalıdır. Evde hayvan, çiçek, bitki bulundurulmamalı, kuştüyü yastık, yorgan ve yünlü giysiler kullanılmamalıdır. kategori Sağlık Permalink ## Çörek Otu Yağı Neye İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/saglik/corek-otu-yagi-neye-iyi-gelir-2038/ Tarih: 2026-05-10 Çörekotu Ne İşe Yarar? ‘Habbat Al Barakah’ ya da ‘Kutsanmış Tohum’ olarak bilinen çörek otu (Nigella Sativa), çok sayıda önemli besin maddesi içerir. Yaklaşık %21 protein, %38 karbonhidratlar ve %35 bitkisel yağlardan oluşur. Sahip olduğu aktif maddeler, nigellon, thymoquinon ve yenilebilir yağlardır. Diğerleri ise, linoleik asit, oleik asit, palmitik asit, potasyum, kalsiyum, sodyum, çinko, demir, selenyum, bakır, fosfor, magnezyum, A vitamini, vitamin B, vitamin B2 ve niasindir. E vitamini aktivitesi ve antioksidan etki gösteren tokoferollerin bulunduğu ve bunların toplam miktarının 340 mg/kg gibi önemli düzeyde olduğu saptanmıştır. Çörek Otu Yağı Neye İyi Gelir? Çörek otunun etkileriyle ilgili olarak çok sayıda araştırma yapılmıştır. İçerisindeki yağda çözünen bileşenlerden timokinon, karvakrol, trans-anetol ve 4-terpinolün güçlü antioksidan özeliğine bağlı olarak serbest oksijen radikallerinin vücutta neden olacağı hasarlara karşı etkili olduğu saptanmıştır. İnflamatuar süreçlerin mediatörü olan prostaglandinleri ve lökotrienleri baskılayarak iltihap önleyici etkinlik göstermektedir. Çörek otunun immunomodülatör etkinliği, T hücrelerini ve doğal katil hücrelerini artırarak immun cevaba katkıda bulunma şeklindedir. Deneysel ve klinik çalışmalar nöroprotektif, karaciğerin işlevlerini destekleyici; akciğer, böbrek, kalp gibi organları zararlı etkenlerden koruduğunu göstermiştir. Laboratuvar hayvanları üzerinde gerçekleştirilen deneylerde çörek otundaki timokinonun şeker hastalığında, kan glikoz seviyesinin düşürülmesine ve insülin miktarının artırılmasına;astımda bronşlarda iltihaplanmanın gerilemesine, artritte ise, hastalığın şiddetinin ve iltihaplanmanın azaltılmasına neden oldupu saptanmıştır. Çörek otu hafızayı güçlendirebilir. Sağlıklı katılımcılar üzerinde yürütülen bir klinik çalışmada bir gruba çörek otu tohumu taşıyan kapsüller, diğer gruba ise plasebo verilmiştir. Kapsüller 9 hafta boyunca günde iki kez yemeklerden sonra alınmıştır. Çalışmaya katılanlar deney başlangıcında ve deney sonundaki hafıza, dikkat ve algılama kabiliyetleri bilimsel değerlendirme yöntemleriyle ölçülerek kaydedilmiş ve çalışma süresinin sonunda yapılan değerlendirmede çörek otu tohumunun hafıza ve dikkati belirgin bir şekilde geliştirdiği tespit edilmiştir. Çörekotundaki timokinon maddesi, laboratuvarda doğrudan kanser hücreleri üzerinde denenmiş; akciğer, meme, kalın bağırsak, prostat ve pankreas kanseri, ve lösemide hücrelerin kontrolsüz çoğalmasını engellediği tespit edilmiştir. Timokinonun, tümör baskılayıcı faktör olan P53′ü ve ona bağlı sinyal mekanizmasını aktive ettiği de gösterilmiştir. Kanserli hastaların kanları, çörek otuna maruz bırakıldığında tümöre özgü antikorların üretiminde artış olduğu kadar makrofaj hücrelerinin sayısı ve aktivasyonunda da artış saptanmıştır. ABD’deki Cancer ImmunoBiology araştırma merkezi uzmanları tarafından, çörek otunun bileşiğinde kemik iliği ve bağışıklık hücrelerini artırıcı bir maddenin varlığını tespit edilmiştir. Araştırmacılara göre virüslere karşı hücreleri korumakta, tümör hücrelerini parçalayıp, yoketmekte ve antikor üretim merkezi olan B lenfositlerinin miktarını artırmakradır. ABD Kanser Araştırma Laboratuvarı’nda (Güney Carolina Hilton Head Island, Kanser Araştırma Laboratuarı) yapılan bir araştırmaya göre çörek otu, kemik iliği büyüme oranını % 250 gibi bir rakama çıkarmakta ve tümörün büyümesini %50 oranında azaltmaktadır. ## Kâfirûn Sûresi Okunuşu ve Kafirun Suresi Anlamı Dinle URL: https://trendhayat.com/kafirun-suresi-okunusu-ve-kafirun-suresi-anlami-dinle/ Tarih: 2026-05-10 Kâfirûn Suresi, Kafirun süresi türkçe, Kafirun süresi dinle, kafirun süre tefsiri, kafirun süresi oku, kafirun süresi meali, kafirun süresi arapça yazılışı. Kur’an-ı Kerim’in 109. suresi olan Kâfirûn suresi, 6 ayetten oluşmaktadır. İnkarcılar ve kafirlerden taptıklarına tapmamayı ve inkarcılardan uzak durulmasından bahseder. Kâfirûn Sûresi Okunuşu Bismillahirrahmânirrahîm.1- Kul yâ eyyühel kâfirûn2- Lâ a’büdü mâ ta’büdûn3- Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd4- Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm5- Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd6- Leküm dînüküm veliye dîn Kâfirûn Sûresi Türkçe Anlamı 1- De ki: Ey kâfirler.2- Sizin taptıklarınıza tapmam.3- Siz de benim kulluk ettiğime, kulluk edecek değilsiniz.4- Ben de sizin taptıklarınıza tapmam5- Siz de benim kulluk ettiğime, kulluk edecek değilsiniz.6- Sizin dininiz sizedir, benim dinim ise bana. Kafirun Suresi Dinle Kafirun suresini dinlemek için alttaki videoya tıklayın Kafirun Suresi Arapça بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْـكَافِرُونَۙ ﴿١﴾ لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ ﴿٢﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ ﴿٣﴾ وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ ﴿٤﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ ﴿٥﴾ لَـكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ ﴿٦ Kafirun Süresi Tefsiri Tevhid ilkesinin sembolü olarak Mekke döneminin ilk yıllarında inen bu sûrede Mekkeli müşriklerin şahsında bütün putperestlere ilân edilmek üzere iman ile şirkin ayrı şeyler olduğu, bu iki inanç sistemi arasında bir benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla ikisinin birlikte bulunmasının, iki inanç arasında bir uzlaşmaya gidilmesinin mümkün olmadığı kesin olarak ifade edilmiştir. Bazı müfessirlere göre 2-3. âyetlerde, gelecekte Hz. Peygamber’in müşriklerin taptığına tapmayacağı, onların da Hz. Peygamber’in taptığına tapmayacakları ifade edilmiş; 4-5. âyetlerde ise halihazırda da onların tutumlarının farklı olmadığı bildirilmiştir. Ancak Şevkânî bu yorumu reddetmekte, 4-5. âyetlerin 2-3. âyetlerdeki gerçeği pekiştirdiğini söylemekte; bu tekrarlara dil kurallarından ve Arap şiirinden örnekler getirmekte, Hz. Peygamber’in hadislerinde de benzer tekrarların bulunduğunu ifade etmektedir (bk. V, 599-600). Bizim tercihimiz de bu yöndedir. Zira 2-3. âyetlerde Hz. Peygamber’in şahsında müminlerin sadece bir Allah’a kulluk etmeleri emredilmiş, Allah’a ortak koşanlarla gerek inanç gerekse ibadet bakımından hiçbir şekilde benzerliklerinin bulunmadığı vurgulanmıştır. 4-5. âyetlerde ise Hz. Peygamber’i kendi dinlerine döndürmek isteyen putperestlerin ümidini kırmak maksadıyla söz tekrar edilmiştir. “Sizin dininiz size, benim dinim banadır” şeklinde tercüme ettiğimiz 6. âyet, daha geniş kapsamlı ve daha vurgulu bir şekilde önceki âyetleri tekit eder ve bu iki din arasında uzlaşmanın olamayacağını gösterir. Zira bu iki dini uzlaştırmak, hak ile bâtılı uzlaştırmak anlamına gelir. Son âyetten din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün esas olduğu, kimsenin herhangi bir dine girmeye zorlanamayacağı anlamının da çıkarılabileceğini düşünen bir kısım müfessirler bu âyetin müşriklere karşı savaşılmasını emreden âyetle (bk. Tevbe 9/36) neshedildiğini yani hükmünün kaldırıldığını ileri sürmüşlerdir. Ancak bizim de katıldığımız görüşe göre âyetin hükmü kaldırılmamıştır; çünkü burada bir emir veya yasak değil, bir vâkıanın tesbiti ve ifade edilmesi (haber) söz konusudur; haber ise Allah’tan olduğu için gerçektir, hükmü değişmez (bk. Şevkânî, V, 600). Bu âyet, bir vâkıa tesbiti olduğu ve müslümanların zayıf durumda bulundukları bir dönemde indiği için ondan din ve vicdan özgürlüğü anlamının çıkarılamayacağı da düşünülebilir. Kuşkusuz İslâm’da din, vicdan ve ibadet özgürlüğü vardır; ancak bu özgürlükler Medine döneminde inen âyetlerde ifade edilmiş, müslümanların hâkim oldukları zaman ve mekânlarda uygulanmış, hayata geçirilmiştir. Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa:704-705 ## Ülser Belirtileri URL: https://trendhayat.com/saglik/ulser-belirtileri-1106/ Tarih: 2026-05-09 Ülser nedir ve ülser belirtileri nelerdir? Mide veya özellikle onikiparmak bağırsağının iç yüzeyinde oluşan yaralar olan ülser neden olduğu ağrılarla yaşam kalitesini olumsuz biçimde etkileyen bir hastalıktır. Mide bölgesinde ağrı, yanma ve ekşime gibi yakınmalarla ortaya çıkar. Ülserin en büyük sebebi helikobakter pilori mikrobudur. Ülserlerin yüzde 90'ından fazlasında helikobakter pilori mikrobunun rolü vardır. Midenin en iç tabakasının bütünlüğünü sağlayan koruyucu faktörlerin dengesinin bozulması bir diğer sebeptir. Helikobakter pilori mikrobu yiyeceklerle, ağızdan temas yoluyla insandan insana geçer ve ülsere sebebiyet verir. Helikobakter pilori mikrobunun çeşitli sebeplerle mide mukozasına hasar verdiği, bu hasarın zamanla ülsere dönüştüğü, kronik gastritin en önemli sebebi olduğu ve mide kanserine sebebiyet verebileceği biliniyor. Ağrı kesici ve romatizmal ilaç kullanımı ülsere neden olabilir. Ülser tedavi edilmediği takdirde mide delinmesi ve mide kanaması riski ortaya çıkar. Hastanın kanama geçirmesi midenin ya da duedonumun delinmesi erken tedavi edilmediğinde hayati risk taşıyabilir. Peptik ülserler, kanama yada delinme gibi durumlara neden olarak ölüm riskini arttırlar. Peptik ülserin oluşmasında midenin ürettiği asit, ülserin meydana gelmesinde en önemli sebeptir. Normal olarak mide ve onikiparmak bağırsağı mide asidine karşı dirençlidir. Fakat Helicobacter Pylorinin varlığı, aspirin ve antiromatizmal bazı ilaçlar, mide ve onikiparmak bağırsağının iç yüzeyinin bütünlüğünün ve direncinin, mide asidine karşı bozulmasına, böylece ülserlerin oluşmasına neden olurlar. " Mide kanamalarının üçte birinin ağrı kesicilerden dolayı meydana geldiği belirtilmektedir. İspanyadaki Zaragoza Üniversite Hastanesi`nce yapılan 8010 mide-bağırsak kanaması vakası üzerindeki incelemede, bunların yüzde 5.7`sinin ölümle sonuçlandığı, kanama ve bu nedenden olan ölümlerin yüzde 36.3`ünün, NSAİD`ler olarak adlandırılan ağrı kesicilerle aspirinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Ülser Belirtileri Nelerdir? Ülserin en sık rastlanan belirtileri mide ağrısı, şişkinlik, hazımsızlık, bulantı, kusma,açlığa tahammülsüzlük, sık acıkma,açken meydana gelen ya da gece uykudan uyandıran ağrı ve bu ağrının yemekle, süt içmekle ve antasidler ilaçlarla geçmesi, hafiflemesi mide ülseri belirtileri arasındadır. Bazı ülserli kişilerde herhangi bir belirti görülmeyebilir. Sigaranın ülser üzerinde olumsuz etkisi vardır. Sigara içimi mide boşalmasını geciktirir, mukus salgısını etkiler. Sigara kullanımı mide ve duodenumda mukozanın beslenmesini bozar ve de diğer koruyucu faktörleri zayıflatarak ülsere sebep olur. Stres tek başına ülserin nedeni olmamakla beraber ülserin iyileşmesini zorlaştırır ya da meydana gelmesini kolaylaştırıcı etki gösterir. Ülser Tedavisi Ülser İlaçları: Ülserin nedeni mikropsa bunu ortadan kaldırmak için hastaya mide asidini baskılayıcı ilaç ve de antibiyotik verilir. Bir-iki hafta ilaç kullanımından sonra yeniden hastaya bir test yapılarak mikrobun yok olup olmadığı kontrol edilir. Tedavide mide asidini baskılacıyı PPI denilen ilaç grubunun yanında iki tane de uygun antibiyotik kombinasyonu kullanılır. Hasta bu tedaviye cevap vermezse ilaçlar değiştirilir. Bu tedavinin süresi bir-iki hafta arasında değişir. Bu iki hafta bittikten sonra asit baskılayıcı ilaçların kullanımı iki hafta daha devam eder. Tedavi bittikten iki ay sonra da helicobacter pylori testi yapılarak mikrobun yok olup olmadığına bakılır. Romatizmal ilaçlara bağlı ülserse yalnızca asit baskılayıcı ilaçlarla tedavi edilir. Ciddi kanama, mide yada onikiparmakbağırsağı delinmesi, mide çıkışındaki tıkanma ve tedaviye dirençli ülserlerde ameliyat gündeme gelebilir. Ülserde en kesin teşhis yolu endoskopidir. Ülsere sebep olan helicobacter pylori ise mideden endoskopi sırasında alınan dokunun tahliliyle belirlenir. Ülser tedavisinde amaç hastanın yakınmalarını ortadan kaldırmak ve iyileşen ülserin nüksetmesini önlemektir. Eğer tedavi edilip sebebi tamamıyla ortadan kaldırılmazsa ülser belirli aralıklarla tekrar çıkar. Ülser tedavi edilmediği takdirde kanar, delinir, tıkanma yapar, komşu dokulara (örneğin pankreasa) sıçrar ve ciddi ağrılar oluşur. Peptik ülser, kansere dönüşmez. Bilhassa onikiparmakbağırsağı ülseri yüzde 99 selim bir hastalıktır. Midede ise ülserin bazı türleri habis olabilir. Endoskopik yöntemlerin ve ilaçların gelişmesiyle ülser tedavisinde ender olarak ameliyat yapılmakta; ameliyat genel olarak delinme ve kontrol edilemeyen hastalarda son seçenek olarak kullanılmaktadır. Mide proplemleri olan kişilerin iç hastalıkları uzmanı ve gastroentrologlara başvurmaları gerekir. kategori Sağlık Tags: mide ülser, mide ülseri tedavi, ülser diyeti, ülser hastalığı Permalink ## Arı Sütü Yararları URL: https://trendhayat.com/saglik/ari-sutu-yararlari-946 Tarih: 2026-05-09 Arı sütü yararları nelerdir? Arı sütü balarılarının yeryüzünde varoluşlarından beri vardır. Varlığı ve değeri yüzyıllarca bilinmedi. Hollandalı bilgin Schwammerdam (1630-1680) kovanın sırrını çözdüğü 'Doğa Biblosu' adlı eserinde kraliçe arı larvalarını besleyen maddenin nişasta eriğine benzediğini, tadının hafif asitli olduğunu yazmıştır. Fransız bilgini Reaumur 'Böceklerin Tarihçesine Yardım için Anımsatmalar' adlı betiğinin arılarla ilgili kısmında 'çok hafif şekerli, buruk lezzetli, hafif asid bir sıvı olarak yazmıştır. 1912 yılında Alman Dr. Langer çok özellikli bu ürünü, genç balarılarının yaşamlarının ilk altıncı ve ondördüncü günleri arasında, başlarındaki pharygıenne bezelerinde oluşturup salgıladıklarını bulmuştur. Sonraki yıllarda kraliçe arıların diğer balarılarında bulunmayan üstünlüklerinin arısütüyle beslenmelerinden ileri geldiği açıklanınca daha derin araştırmalar yapılmıştır. Amerika, Çin ve Rusya' da bu konuyla ilgili bir çok araştırma yapılmıştır. Arısütü, genç balarılarının, kraliçe arıyı beslemek için, yutakaltı bezlerinden salgıladıkları binbirçiçeğin bal özü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan bir üründür. Pelte kıvamında ve krem rengindedir. Kendine özgü bir kokusu, limoni bir tadı vardır. Tüm balarıları ile kraliçe arının yumurta dönemindeki yapıları aynıdır. Arısütü, beslenme dozuna göre, büyümelerini,üreyebilmelerini ve ömürlerini belirler. Örneğin balarıları 3 gün arısütüyle beslenirler ve 2 ila 6 ay arasında yaşarlar. Kraliçe arı ise yaşamı boyunca arısütü ile beslenir ve 5-6 yıl yaşarlar. İlk beş günlük beslenme sonucunda 2000 misli büyür. Doğada hiçbir canlıda rastlanmayan bir güçle, hergün kendi ağırlığının 2,5 katı olan 2500-3000 yumurta yapar ve arı ailesinin hayatiyetini devam ettirir. Arısütünün kimyasal yapısıyla ilgili birçok araştırma yapılmıştır. Bu çalışmaların sonuçlarına göre, arısütünün bileşiminde protein, yağ, özümlenebilir şeker ,fosfor, sülfür sodyum, potasyum, kalsiyum, demir,bakır, magnezyum, masuriyum, B1, B2, B6, biotin ve polen bulunduğu saptanmıştır. Bunun dışında arısütünün bileşiminin %2,84'ü bilinmemektedir. Arısütünü mucizevi bir besin yapan anahtar madde, işte bu, gücü onaylanmış, ancak ne olduğu bilinmeyen maddedir. Bu konudaki bilim araştırmalar halen sürdürülmektedir. Arı sütü son derece kompleks ve henüz tanımlanamayan bazı bileşikler içerdiği için sentetik olarak üretilemeyen bir maddedir. Doğal hormonlar, mineraller, B vitaminleri, folik asit, yağ asitleri, vücutta eksikliği Parkinson, Alzheimer ve benzeri diğer sinir sistemi hastalıklarına sebep olan acetylcholine maddesi, amino asitler, proteinler, yağlar ve karbonhidratlar bakımından zengindir. Arı Sütü Faydaları Hücreleri yenileyici özelliğinden dolayı sağlık, gençlik ve uzun ömür kaynağıdır. Vücuda zindelik kazandırır, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Arı sütü antibakteriyel, antivirütik, besleyici ve yaşlanmayı önleyici etkiye sahiptir. Vücuttaki doku yenilenmesinde ve büyümesinde önemli bir rolü olan aspartik asit içerir. Solunum, iskelet, sinir, üretim, endokrin, kalp damarları, savunma ve hücre sistemleri için faydalıdır. Arı sütü hormon dengesini harekete geçirici etkiye sahiptir. Hormonları ve metabolik fonksiyonları düzenler ve normalleştirir. İnsanın yaşı ilerledikçe bozulan hücre yenilenmesine yardım eder. Deri problemlerini tedavi etmenin yanısıra derinin rengini de korur. Kronik yorgunluk, ciddi hastalıklar, ameliyat ya da travma gibi durumlardan sonra vücudun güç kazanmasını sağlar. Enerji artırıcı etkisi vardır. Serum kolesterolü ve yağ sayımlarını düşürür, damar sertliğini engellemeye yardımcı olur. Ayrıca karaciğeri koruma, doku ve kas oluşturma, kemik büyüme ve sağlığını destekleme, hafızayı güçlendirme, kiloyu düzenleme ve yara tedavilerinin desteklenmesinde de faydalı olduğu yapılan araştırmalar sonucunda anlaşılmıştır. Almanya'da değişik alanlarda çalışmalar yapan doktorlar arı sütünü kötü beslenmiş ve prematüre bebekleri iyileştirmede kullanmışlardır. Arı sütü ile beslenen bebeklerin kilo ve sağlık durumlarında iyileşme görülmüştür. Bundan başka arı sütü verilen sinirsel ve ruhsal hastaların da normal kilolarına, daha dayanıklı bir sinir sistemine ve daha güçlü bir fiziksel ve zihinsel yapıya kavuştukları gözlenmiştir. Arı sütü yaşlanma etkisini geciktirmek için, menopoz, beslenme yetersizliğinin düzeltilmesi, eklem iltihabı, damar hastalıkları, peptik ülserler, karaciğer rahatsızlıkları gibi rahatsızlıklarda ve genel olarak daha sağlıklı olmak için doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir.Cinsel gücü artırmada,yıpranmış kişilerin beze ve hormon faaliyetini artırmada etkilidir. Bağırsak metobolizmasını düzenler, gastrit ,kolit ve karaciğer iltihabı gibi hastalıklarda faydalıdır.Bakteriostatik etkiye sahiptir. Özellikle 10 hıdroxy-2 dekonik asit bakteriostatik etkiye sahiptir. Kan üretimini kolaylaştırarak anemiyi giderir. Kalbin myocardium tabakasını güçlendirir. Çocukların bedeni ve zihinsel olarak daha çabuk gelişiminde ve iştahsızlığı gidermede rol oynar. Hastalık sonu döneminde rejim gıdası olarak kullanılır. Cilt sağlığına olumlu katkıda bulunur, yaşlanma etkilerini azaltır, erken kırışıklığı önler. kategori Sağlık Permalink ## Çocuk Odası Modelleri ve Dekorasyon Fikirleri URL: https://trendhayat.com/cocuk-odasi-modelleri-ve-dekorasyon-fikirleri/ Tarih: 2026-05-09 İlham Veren Çocuk Odası Tasarım Modelleri ve Fikirleri Çocuklarımız için her zaman her şey için hep iyisini düşünürüz, doğdukları andan itibaren, hatta onlar doğmadan başlar bu hazırlık telaşı, önce en güzel bebek odası olsun isteriz, daha sonrada bebeklikten çocukluğa geçtiği süreçte onların odalarını da onların beklentileri, ihtiyaçları, rahat etmeleri için yenileriz. Bizde size bu yazımızda bu konuda neler yapabilirsiniz diye çocuk odası modelleri takımları için dekorasyon fikirleri sunmak istedik. Bir birinden farklı modern ve değişik çocuk odası takımları modelleri hazırladık sizin için, haydi hep beraber bunlara bir göz atalım. cocuk-odasi-dekorasyon-aksesuar Yerde odanın genel renklerine hakim dairesel hatlarda yumuşak bir halı, bir masa, koltuk, sandalye ve oyuncak dekorasyon ürünleri kullanılarak çok şık dekore edilmiş. cocuk-odasi-kiz, İki çocuğunuz var ve klasik ranza istemiyorsunuz, işte bu tam size göre, yerine göre imal edilmiş, merdiven kısmı oyunca depolama alanı olarak düşünülmüş, yuvarlak masa ve sandalyesi çok hoş beyaz-cocuk-odasi Genel olarak beyaz bir oda görüyoruz küçük bir yatak ve yatağa ait cibinlik, duvar süsleri, duvar askısı, yerdeki dairesel halı sade ve güzel bir çocuk odası modeli cocuk-odasi-aksesuar-el-yapimi küçük prenseslerimiz için örnek olacak güzel bir örnek, cocuk-odasi-aksesuarlari-2 Burada çocuğumuz için odasının bir köşesinde hem raf hemde oyun köşesi olarak düşünebileceğiniz güzel bir fikir örneği cocuk-odasi-modelleri-3 Bu çocuk odası modelimizde duvarlar koyu gece görseli olarak düşünülmüş, mobilyalar ise tamamen beyaz farklı bir fikir. cocuk-odasi-modelleri-2 Çocuk odaları için çalışma köşesi fikri. cocuk-odasi-modelleri Çocuk odası alnınız dar ise düşünülebilecek güzel bir fikir cocuk-odasi-oyuncak Yerde dünya haritalı bir halı duvara yapılan dekorasyonlar cocuk-odasi-ranza-modelleri Yine küçük alanları iki çocuk için daha iyi kullanabilmek adına güzel fikir cocuk-odasi-takimlari cocuk-odasi-takimlari-erkek Çok farklı bir çocuk odası, oyuncakların konduğu bir değirmen cocuk-odasi-yatak Hem yatak hem hamak hemde salıncak, ama dikkat edelim çocuğumuz düşmeyecek şekilde koruyucuları düşünmek lazım cocuk-yatak erkek-cocuk-odasi cocuk-odasi-aksesuarlari-el-yapimi cocuk-odasi-aksesuarlari fakli-erkek-cocuk-odasi Yine çok farklı bir çocuk odası teması, yatağa balon havası verilmiş çok iyi. farkli-cocuk-odalari farkli-cocuk-odasi-takimlari farkli-ranza-modelleri kiz-cocuk-odalari kiz-cocuk-odasi-modelleri kiz-cocuk-odasi-takimlari-2 kiz-cocuk-odasi-takimleri siyah-beyaz-cocuk-odasi siyah-beyaz-cocuk-odasi-2 siyah-beyaz-cocuk-odasi-3 Son resimlerimiz de daha çok siyah ve beyaz sade renk tercih etmek isteyenlere fikirler göstermek istedik, Sizde bu yapılmış çocuk odaları fikirlerinden yararlanarak çocuklarınızın odalarını onların çok beğendiği mekanlar haline dönüştürebilirsiniz. Arama ## Sigara Bırakma Merkezleri URL: https://trendhayat.com/saglik/sigara-birakma-merkezleri-460/ Tarih: 2026-05-08 BiorezonansAnkara - Sigarayı Bırakmak BİOREZONANS NASIL UYGULANIR? Sigaraya karşı etki, kişinin kullandığı sigaranın frekansının ayrılarak ters olarak vücuda geri verilmesi ile sağlanır. Nikotinin ve sigara içindeki 4000 kadar zehirli maddenin frekansı filtrelerden geçirilir ve tam ters çevrilerek elektrodlar yardımı ile vücuda geri verilir. Nikotinin ve bu zehirli maddelerin vücuttaki elektromanyetik karşılığı ortadan kaldırılır. Kişi işlem sırasında genellikle bir şey hissetmez. Ama işlem sonunda sigaraya karşı yıllar boyunca oluşmuş olan tolerans ortadan kalkmış ve bir yandan da nikotine karşı bir duyarsızlaşma olmuştur. Bu kendini sigara dumanına karşı tepki verme ve sigara isteğinde azalma ile gösterir. Biorezonans elektromanyetik frekansların kullanıldığı zararsız bir yöntemdir. Kişinin özelliklerine göre program seçimi güçlü bir etki sağlanması açısından önemlidir. Hastalıklara göre uygulanacak terapinin seçiminde doktorun değerlendirmesi hayati önem taşır. Biorezonans doktor kontrolünde uygulanmalıdır. Sigara Bırakma Merkezleri için iletişim; BiorezonansAnkara www.biorezonansankara.com Telefon: 0(312) 222 88 78 Fax: 0(312) 222 31 11 E-mail: destek@biorezonansankara.com Adres: Kazakistan cad. (4. cadde) 132/2 Emek / ANKARA Tags: biorezonans sigara, sigara bağımlılık kategori Sağlık Permalink ## Kemik Erimesi Belirtileri URL: https://trendhayat.com/saglik/kemik-erimesi-belirtileri-495 Tarih: 2026-05-08 Kadınlarda erkeklerden dört kat daha fazla görülen kemik erimesi hastalığı (Osteoporoz), 65 yas üzerinde, kadın ve erkeklerde ise eşit oranda görülür. Dünyada 150 milyondan fazla insanın, osteoporozun tehdidi altında olduğunu, dünya nüfusu artıp yaşlandıkça, hastalık ve ölüm oranının da aynı hızda arttığını söylersek, sanırız bu hastalığın ciddiyetini daha iyi anlatmış oluruz. Geleceğe yönelik tahminler de pek iyimser değil. Gelecek 50 yılda, erkek ve kadınlarda kalça kırılma vakalarının iki katına çıkacağı tahmin ediliyor. Kemik Erimesi Nedir? Kısaca tanımlamak gerekirse, hastayı, artan kırık riskine maruz bırakacak düzeyde kemik gücünde azalma ile ortaya çıkan bir iskelet bozukluğu diyebiliriz. Bu hastalık ortaya çıktığında, kemikler hassaslaşır ve kırılma riski artar. Osteoporozun başlangıcında bel ağrısı, sırt ağrısı, boyda kısalma, sırtta kamburlaşma görülebilir ancak en korkulan sonucu kırıklardır. Osteoporik kırıklar olarak tanımlanan bu kırıklar, en sık olarak el bileği, omurga ve kalçada görülür. Zaten Osteoporoz, en çok, süngersi bir yapısı olan ve bütün vücudun yükünü taşıyan omurgaları etkiler. Özellikle de ileri yaşlarda, omurgadaki kırıklara bağlı olarak boy kısalması olabileceği gibi, hafif düşmelere bağlı ya da kendiliğinden, diğer kemiklerde de hayatı tehdit eden kırıklar oluşabilir. Kemik Erimesinin Belirtileri Nelerdir? Osteoporoz sessiz bir hastalıktır. Hastalar genellikle sırt, bel ağrıları gibi şikayetlerle doktora başvururlar. Hatta ilk kırık oluşuncaya kadar herhangi bir bulgu vermeyebilir. Oysa ilk omurga kırığından sonra yeni bir kırık görülme olasılığı 5 kat artar. İşte bu yüzden ilk kırık oluşmadan doktora başvurmak hayati bir önem taşıyor. Osteoporoz tanısında öncelikle hastanın risk faktörleri, diğer hastalıkları, ailede Osteoporozlu bulunup bulunmaması, kullandığı ilaçlar ve bunun gibi Osteoporoz riskini artıran faktörlerin bulunup bulunmadığına bakılır. Hastanın fizik muayenesi de tanı konulmasında büyük bir önem taşır. Kemik ölçümleri, kan ve idrar tahlili de tanının kesinleşmesine kolaylaştırır. Kemik Erimesinin Sebepleri - Risk Faktörleri 1-Kadın olmak 2- Menopozda olmak 3- 45 yaşın altında doğal ya da cerrahi menopoz 4- 50 yaşın üzerinde olmak 5- Ailede Osteoporozlu kişinin olması 6- Kısa boylu - ince yapılı olmak 7- Beyaz tenli - açık renk gözlü olmak 9- Düşük kalsiyumlu beslenme 10- D vitamini eksikliği 11- Yetersiz fiziksel aktivite ve egzersiz 12- Sigara içiyor, fazla miktarda kafeinli kahve veya alkol tüketiyor olmak. Osteoporozdan Korunmak Mümkün Osteoporoz gerçekten çok ciddi bir hastalık ama bilinçli bir yaklaşımla korunmak da mümkün. Yapmanız gereken en önemli şey, doktorların önerilerine uymak! Öncelikle beslenme düzeninizi gözden geçirmenizde önemli. Sigaradan uzak durup egzersiz yapmak da Osteoporoz'dan korunmak için en doğru yoldur. kategori Sağlık Tags: kemik erimesinin nedenleri, osteoporoz egzersiz Permalink ## Şapkalı Mantarlar URL: https://trendhayat.com/beslenme/sapkali-mantarlar-757 Tarih: 2026-05-08 Şapkalı mantarların genel olarak köksüz bir sapı, şemsiye ya da huni şeklinde de de bir tepesi bulunur. Bu kısımın altında üremelerini sağlayan özel yapılar yer alır. Bu yapılar üzerindeki özel üreme hücreleri özellikle rüzgârla çevreye dağıtılır. Toprakta, dökülmüş yaprakların arasında, ağaçlarda, su kenarlarında, ağaç kütüklerinin üzerinde yağmuru beklerler ve sıcaklık da uygun olursa yağmurdan sonra gün yüzüne çıkarlar. Mantarların büyümeleri diğer canlılarla karşılaştırıldığında çok hızlıdır. Mantarlar gelişimlerinin önemli bir kısmını toprak altında geçirirler ve ömürleri kısadır. Mantarların gelişebilmesi için çok özel şartların olması gerekir. İnorganik maddelere, organik atıklara, uygun nem ve sıcaklığa gereksinim duyarlar. Bu yüzden birçok şapkalı mantar türünün gelişmesi ancak yılın belli zamanlarında mümkün olur. Bazı değerli mantar türlerinin kültür şeklinde yetiştirilmesi bu sebeple oldukça zordur. Şapkalı mantarların bir bölümü yenilebilir mantar olsada bazı türleri zehirlidir. Zehirsiz mantarlar ve zehirli mantarlar aynı yerde bulunabilirler ve de bunların ayrımını bir uzman yapabilir. Zehirsiz mantarın içine bir tane zehirli mantarın karışması bile zehirlenmeye neden olabilir. Mantarlar hakkında insanlar arasında bazı yanlış düşünceler de zehirlenmeye neden olabilir. Mantarın yoğurtla yenmesi ya da zehirli mantarlar tuzlu ve sirkeli suyla yıkanırsa zehir gider şeklindeki düşünceler yanlıştır. Yenilebilir mantarlar, dengeli beslenme bakımından gerekli, kolay sindirilebilen proteinler, vitaminler ve mineraller açısından zengindir. Karbonhidrat ve yağ açısından düşük olduğu için kalp-damar hastaları için uygun bir besindir.Yenen mantarlarda yağ ve şeker azdır. Mantarın yüzde 90'ı sudur. Mantarda bulunan protein oranı, mantarın çeşidine bağlı olarak değişir. Ortalama 100 g mantarda 3-8 gr protein bulunur. Mantarlardan alınan proteinler vücutta depolanmaz, günlük harcanır. Mantarlardaki proteinler beslenmede gerekli olan birçok aminoasiti içerir. Hayvansal gıdalardan alınan proteinlerin fazlası ise vücutta depolanarak damar çeperinde birikme yapar ve bu da kalp-damar hastalıklarının nedenlerinden biri olarak bilinir. Şapkalı mantarlar, B1 , B2 B3 B5 B7 folik asit ve C vitamini fosfor potasyum demir kalsiyum bakımından zengindir. Doğada yetişen mantarların yenebilen ve zehirli türleri olmakla beraber yenebilen mantarlarla zehirli mantarları birbirinden ayıracak kesin özellikler yoktur. Etinin rengi, kokusu ve tadı ile bir mantarın zehirli olup olmadığı anlaşılmaz. Yenebilen mantarların tadıyla zehirli mantarların tadı birbirinden farklı değildir. Uzmanlar kırsal ve ormanlık alanlarda yetişen mantarların yenilmemesi gerektiğini aksi takdirde ölümle sonuçlanabilecek sonuçların doğabileceğini belirtiyorlar. Zehirlendikten sonra kurtulanların da ömür boyu sağlık proplemleri yaşayabilecekleri bir başka uyarı. kategori Beslenme Permalink Comment ## Epilasyon Antalya URL: https://trendhayat.com/guzellik/epilasyon-antalya-323/ Tarih: 2026-05-07 DERMALİGHT Lazer Epilasyon Güzellik Merkezi Lazer Epilasyon, erkek ve kadın farkı gözetilmeksizin vücudun bütün bölgelerine uygulanabilir. Sadece göz çukuruna ve beyaz kıllara uygulanamaz. Uygulandığında sonuç alınamaz. Lazer epilasyon en çok bacaklara, kollara, koltukaltlarına, yüz bölgesine ve genital bölgeye uygulanmaktadır. Erkeklerde ise sırt, ense, favoriler ve boyun, en çok epilasyon yapılan bölgelerdir. Bu bölgelerin dışında herhangi bir bölgede kıl varsa Lazer epilasyon uygulanabilir. Lazer epilasyon uygulayabilmek için kişinin bronz bir tende olmaması gerekir. Çünkü koyu tenlerde, güneşlenme sonucu bronzlaşan tenlerde uygulanan Lazer epilasyonda ciltte lekeleme ve yanık ihtimali yüksek olduğu için cilt rengi açılana kadar epilasyon yapılamamaktadır. Epilasyon Antalya için iletişim; DERMALİGHT Lazer Epilasyon Güzellik Merkezi www.dermalight.biz Adres : Yeşilbahce mh. Metin Kasapoğlu cd.67/5 Dedeman Oteli civarı ANTALYA Telefon : +90 (242) 316 94 84 Faks : +90 (242) 316 75 88 E-Posta : dermalight07@gmail.com ## 7 Nisan 201923 Nisan 2019 URL: https://trendhayat.com/adacayi-nedir-nasil-demlenir-adacayinin-faydalari-zararlari/ Tarih: 2026-05-07 Adaçayı Nedir?, Nasıl Kullanılır? Faydalarını Nelerdir? Zararları Nelerdir? Nasıl Demlenir ? bu konu hakkında öğrenmek istediklerinizi yazımızda bulabilirsiniz. Geçmişten günümüze kullanımı yaygın olan adaçayının oldukça çok sayıda hastalığın tedavisinde önemli rol oynamaktadır. İnsan bünyesine sağladığı katkılarından ötürü uzmanlar tarafından fazlaca önerilen adaçayı, toz ya da kurutulmuş yaprak olarak karşımıza çıkmaktadır. Adaçayı Nedir? Latince ismi ‘Salvia officinalis’ olan Adaçayına tarihte en fazla Antik Yunan ve Antik Mısır’ da rastlanmaktadır. Ballıbabagiller familyasından olan, Akdeniz kıyılarında yetişmekte, 30-75 santimetre kadar boyutunda ve yapraklarını dökmeyen çalımsı, otsu bir bitkidir. K vitamini deposu olarak bilinen adaçayında, eterik yağ çeşitlerinden: Tuyon Borneol Sineol Pinen Ayrıca rozmarinik asit, tanen, saponin, reçine, irsol asid, flavon, asparagin, glikozid, radifenol ve uvaolpa içerir. İçerisinde bulunan Rozmarinik asit, antioksidan olmakla birlikte, irin kurutucu ve anti mikrobiyaldir. Bu asit kanser ve damar tıkanıklığı riskini azaltır, bununla birlikte gıdaların bozulmadan saklanılması içinde kullanılmaktadır. Adaçayı Nasıl Kullanılmalıdır? Adaçayı hem kurutulmuş hem de taze olarak tüketilmektedir. Çay olarak kullanılması durumunda unutulmaması gereken şeylerden birisi hem suyu hem de bitkiyi beraber kaynatmamak olacaktır. Önce suyu kaynatarak, kaynattığımız suya birkaç tane adaçayı yaprağı koyun ve 5-10 dakika bekletin. Süzdükten sonra şeker yerine limon ya da bal ile tüketilmesi daha faydalıdır. Yemeklere koku ve tat vermek amacıyla da kullanılan bu çay özellikle et ve kızartma yemeklerinde lezzet vermesinden dolayı tercih sebebidir. Et terbiyesi, fırın yemekleri ya da çorbalara tat vermesi amacıyla da kullanılabilir. Gargara olarak da kullanılabilen bu çay kış hastalıklarına karşı korunmada önemli bir etkendir. Bunların haricinde sirkelerde, banyo sularında ve karışım olarak da kullanılabilir. Adaçayı Faydaları Nelerdir? Tarihte çok eski bir geçmişe sahip olan Adaçayı’nın, insan sağlığı açısından birçok faydası bulunmaktadır. Bunlar: Adaçayı ihtiva ettiği maddeler yardımıyla diyabeti kontrol eder. Kepek, yağlı saç ve kafa derisi enfeksiyonlarında saç sağlığına katkı sağlamaktadır. Gargara olarak kullanılması sonucunda ağız yaralarını ve diş eti iltihaplarını giderir. Kış hastalıklarından korunmada önemli bir etkendir, boğaz ağrılarına iyi gelir. Hafızayı kuvvetlendirir, sakinleştirici etkisi vardır. Yüksek K vitamini içeriğinden dolayı kemikleri korur ve kuvvetlendirir. Yaşlanmayı önler, terlemeyi azaltır. Kan şekerinin düşürür, safra kesesini çalıştırır. İshali giderir ve bağışıklık sistemine düzenler. İştahsızlığı ve kusmayı giderir. Adet düzensizliklerine iyi gelir, adet ağrılarını azaltır. Adaçayının Zararları Adaçayının bazı durumlarda veya fazla kullanılması sonucu birtakım yan etkileri bulunmaktadır. Adaçayı kullanılması önerilmeyen kişiler: Yüksek tansiyon hastaları kullanmamalıdır. Fazla tüketilmesi durumunda zarar verebilmektedir. Yeni doğum yapmış ya da hamile anneler kullanmamalıdır. Epileptik hastaların kullanması önerilmez. Kronik hastalıklarda uzman doktor tavsiyesi olmadan kullanılması uygun değildir. Adaçayı Nasıl Demlenir? Çay olarak kullanılması durumunda dikkat edilmesi gereken şeylerden birisi hem suyu hem de bitkiyi beraber kaynatmamak olacaktır. Önce suyu kaynatın, kaynattığımız suya birkaç tane adaçayı yaprağı koyun ve 5-10 dakika bekletin. Süzdükten sonra şeker yerine limon ya da bal ile tüketilmesi daha faydalıdır. ## Sarımsak Tansiyonu Düşürür mü? URL: https://trendhayat.com/saglik/sarimsak-tansiyonu-2195/ Tarih: 2026-05-06 Sarımsak Tansiyonu Düşürür mü? Zambak familyasına dahil olan, allium cinsinden soğanlı bir bitki olan sarımsağın (allium sativum) yapısında kükürt bileşikleri, protein, lif ve serbest amino asitler bulunur. Ayrıca yüksek oranda saponin, potasyum, fosfor, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminleri yer alır. Sarımsak Tansiyonu Düşürür mü? Tansiyon düşürücü etki mekanizmasının araştırıldığı 2 çalışmaya göre sarımsağın tansiyon düşürücü özelliği; kısmen ACE aktivitesine ve kısmen de düz kaslar üzerinde doğrudan gevşetici etkisine bağlıdır. Güney Avustralya’nın (Adelaide) Oxford ve Flinders Üniversiteleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda, yüksek tansiyonu olan 383 katılımcı 11 klinikte sarımsak ilaçları ya da sarımsakla tedavi edilmiş ve 3 ay süren tedavi sonunda belirgin düzelmeler saptanmıştır. Londra Tıp Üniversitesinde yapılan araştırmalarda kandaki azotoksit (NO) oranının düşmesinin kişide yüksek tansiyon, angina pektoris, erkeklerde iktidarsızlık ve hamile kadınlarda erken doğuma neden olduğu tespit edilmiştir. Sarımsağın ise kandaki azotoksit oranını yükselttiği belirlenmiştir. Filed Under: Sağlık ## Kolay Hamile Kalma Yolları URL: https://trendhayat.com/kolay-hamile-kalma-yollari/ Tarih: 2026-05-06 Çağımızın sorunlarından biri haline gelen hamile kalamamaktır. Herhangi bir sağlık problemi olmayan çiftlerin %15 hamile kalabiliyor. Aslında hamile kalabilmek için yaşadığımız yaşam şartları, ortam, alışkanlıklarımız ve beslenme bunları etkiliyor. Bazı ufak detaylarla kolay bir şekilde gebe kalabilirsiniz. Bunun için ilk yapmanız gerek çiftlerin karşılıklı çocuk sahibi olmak için hem fikir olmaları gerek. Kolay hamile kalma yolları şunlardır. Düzenli Cinsel İlişkide Bulunun Dikkat edilmesi gereken hususlardan biride cinsel ilişkinin yeterli kadar olup olmadığıdır. Beş günden fazla cinsel birliktelik olmadığı zaman erkek sperm sayısı olumsuz etkileniyor. Spermin yaşa ömrü 3-4 gündür. Bu nedenle haftada 3 kez birlikte olmak uygundur. En kaliteli ve sağlıklı sperm üretimi için gün aşırı birlikte olmak tavsiye edilir. Bu şekilde daha kolay hamile kalabilirsiniz. Sigara, Alkol ve Benzeri Bağımlılık Sigaranın sayısız zarar bilinmekte ama hala çok fazla tüketilmektedir. Bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış erkeklerde sperm sayısını %17 düşürmekte ve sperm hareketini olumsuz etkilemektedir. Kadınlarda hamile kalmayı engelliyor, hamile kalsanız da bu seferde düşüğe neden oluyor. Gebe kalmak için tedaviye başlasanız, diğer içmeyenlere göre daha fazla dozda ilaç kullanmanız gerekebilir. Bunun dışında alkolde sperm yapısını olumsuz etkilemektedir. Beslenme Geniş bir konu olan beslenme yaşantımızın her döneminde önemlidir. E ve C vitamini tüketmek hamile kalması kolaylaştırıyor. Kolaylaştırma sebeplerini inceleyelim; E Vitamini hücrelerin yenilenmesini sağlıyor bu sayede sperm üzerinde olumlu etki sağlıyor ve yumurtanın döllenmesini şansı daha fazla oluyor. C Vitamini sperm kalitesini artırmakta ve gebe kalma olasılığını arttırmaktadır. Selenyum sperm ve testosteron sayısınında artış sağlamaktadır. A ve D vitamini cinsel isteği artırdığından, iktidarsızlık sorunlarına iyi geliyor. Kilo Kontrolü Diyet yapmayın, diyetle birlikte hormon seviyesine düşmekte gebelik planınızı da olumsuz etkilemektedir. Tabi ki de bu söylediğimiz hamilelik için aşırı kilosu olmayanlar için geçerlidir. Aşırı kilo gebe kalmayı iki kat uzatmakta, çok zayıflık ise dört kat uzatmaktadır. Tüp bebek tedavisinde aşırı kilo gebe kalmayı azaltmakta ve düşük riski içermektedir. Aşırı kilo ve aşırı zayıflık hormonlar üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Ağrı Kesicilere Dikkat Bazı ağrı kesiciler kadınların hormonları üzerinde olumsuz etkisi mevcuttur. Bu konuda doktorunuzdan bilgi alın. Doğru Zamanda Birlikte Olun Yumurtalık takibi ve sonrasında doğru zamanda birliktelik gebe kalmayı çok önemli oranda arttırıyor. Bu nedenle yumurtalık takip edin veya uzman doktordan yardım alın. ## Güzel ve Eşsiz Kahve Kupaları Fincanları Bardakları URL: https://trendhayat.com/guzel-ve-essiz-kahve-kupalari-fincanlari-bardaklari/ Tarih: 2026-05-06 Normal bir kahve içen biriyseniz, çok fazla kahve kupasına bardağına sahip olmazsınız. Standart kirli bir kahve kupası fincanı sizin günlük kahvenizi almanızı engellemez. Ancak her güne taze bir şekilde başlamak güzeldir. Farklı Kahve Kupaları Fincanları Bu yazımızda yer alan kahve kupaları, kahve bardaklar, kahve fincanları sadece pratik değil, her bir kahve kupası bardağı tasarımında kendine özgü bir daveti var. Bazıları biraz tuhaf ve eğlenceli, bazıları sade ve güzel. Sizde birkaç tane daha farklı kahve kupası sahibi olmak istiyorsanız, paylaştığımız bu havalı, sevimli ve şık tasarım kupaları değerlendirebilirsiniz. Evinizde farklı bir kahve kupası, ofisinizde çalıştığınız ortamda farklı bir kahve fincanı. Yalnız iş arkadaşlarınıza dikkat etmeniz gerekecek her an Kahve kupalarınıza el koymak isteyeceklerdir. Dekoratif Kahve Bardakları Ahşaptan yapılmış kahve ve bitki çayları içebileceğiniz değişik bir kupa bardak. Yere değmeden duran bu altlıklı kupa masa izi yapmasını engelleyecektir. Kahvaltılarda kullanılabilecek kapaklı çık tasarım bir kahve kupası kahvenizin yada çayınızın yanında bisküviyi sevenlerden misiniz, o zaman bu kahve fincanı tam size göre Bu donut tarzı kahve kupası çok farklı görünüyor. Çayım kahvem soğmasın istiyorsanız termoslu kapaklı kahve kupası Bu osmanlı kahve fincanı daha özel anlar için çok iyi bir seçim olabilir. bitki çayları yeşil çaylar için güzel bir tasarıma sahip bitki çayı bardağı Sevgilinizle yada eşinizle baş başa iken bu kahve kupalarını düşünebilirsiniz. Balık şeklinde balık kahve kupası fincanı Cam kahve fincanı yada çay bardağı ama çok farklı Bu Çay bardağı da çok güzel Fotoğraf makinesi görünümlü kahve kupası bardağı Hayvanları çok seviyor onlarla daha fazla vakit geçiren biriyseniz. bu kedi figürlü kahve kupası fincanını değerlendirebilirsiniz. İçindeki kahvenin yada çayın sıcaklığı ile renk değiştiren bu kahve fincanı uykunuzun açılmasında size yardımcı olacak 🙂 Dışı poligon tasarımlı bu kupa, işi tasarım ile uğraşan kişileri daha klas göstermeye yetecektir. Poligon kahve kupası Golf kahve kupası fincanı, golf tutkunlarının vazgeçemeyeceği bir kupa olmaya aday. Hayvan severler için farklı bir kahve kupası daha. Bu sefer Fil kahve Kupası bardağı Kafa şeklindeki kahve kupası fincanı İçindeki kahve yada çayın şeklini kalp şekline gösteren kalp kupa Gizli figürlü kahve kupası fincanı Lens mercek kahve bardağı dönen kahve fincanı Emoji Kahve kupası, gülen yüz bardağı, emoji fincan. ——— trendhayat.com Sizde burada paylaşılan yazılarımızdan, dekorasyonlar dan ilham alarak kendi evinize uygulayabilirsiniz. Daha fazla dekorasyon önerisi için TrendHAYAT/Dekorasyon linkine tıklayınız…. ## Dondurmalı İrmik Helvası Tarifi URL: https://trendhayat.com/dondurmali-irmik-helvasi-tarifi/ Tarih: 2026-05-06 Canınız tatlı çektiğinde hazırlanması kolay yemeklerin ardından hele de akşam balık yenmişse irmikli helva güzel gider. Diğer tatlılara nazaran daha hafif olup kavrulurken mis gibi kokusu insanı cezbeder buyrun aşağıda malzeme listesi ve tarife geçelim; Malzeme Listesi 1 su bardağı irmik 1 su bardağı şeker 1 su bardağı süt 1 su bardağı su 2 yemek kaşığı tereyağ Sunumu için Dolmalık fıstık, fındık, ceviz, tarçın gibi herhangi biriyle süsleyebilirsiniz. Hazırlanışı: Yapışmaz tencereye 2 yemek kaşığı tereyağını eritin ve 1 su bardağı irmiği ekleyin. Ayrı bir tencereye 1 su bardağı şeker, 1 su bardağı süt ve 1 su bardağı su kaynatılır. İrmiğin kokusu çıkınca, istediğiniz renge ve kıvama gelene kadar kısık ateşte yavaş yavaş kavurun. Kavrulan irmiğe kaynattığımız süt ve şeker karışımını yavaş yavaş ekleyin fokurdayabilir, sıçrayabilir dikkatlice karıştırın . Kısık ateşte 7-8 dk pişrin ve tencerenin ağzı kapalı şekilde dinlenmeye bırakın. Dinlenen irmik helvasını kaseye koyun yanlara doğru kaşıkla bastırarak çukur oluşturun çukura dondurma yerleştirin ve üstüne tekrar irmik helvası kapatın üzerini zevkinize göre süsleyin. nefis-dondurmali-irmik-helvasi-tatlisi ## ← Bronşit Belirtileri Nedir? Bronşit Nasıl Geçer, Tedavisi URL: https://trendhayat.com/bronsit-belirtileri-nedir-bronsit-nasil-gecer-tedavisi/ Tarih: 2026-05-06 Bronşit Nedir? Belirtileri nelerdir, nasıl geçer, neden olur, bronşit tedavisi nasıl yapılır hakkında detaylı bilgileri bulabilirsiniz. Bronşit Nedir? Bronşit, sözlük anlamı olarak açıklandığında akciğerde bulunmakta olan küçük hava keseciklerinde oluşmuş olan enfeksiyona verilen addır. Bu hastalık kendini akut ve kronik olarak gösterir. Akut bronşit kendini mevsimsel olarak veya kızamık grip gibi bağışıklık sistemi hastalıklarıyla beraber gösterir. Kronik bronşit ise oldukça ciddi bir durumdur tedavisi mutlaka yapılmalıdır. Hastalığın birinde çıkma olasılığı yaş unsuruyla beraber mevsimsel olarak da değişkenlik gösterebilir. Akut bronşit olarak adlandırılan bu tür genelde kış aylarının en çetin zamanlarında ve mevsim dönerken ilkbahar aylarında yoğun olarak ortaya çıkabilir. Bronşitin Belirtileri Nedir? Bronşitin en belirgin özelliği öksürüktür. Bununla beraber nefes alış verişte gelen hırıltı ve zorlanma hissi, genellikle şeffaf renge sahip balgam (sarı-yeşil veya kanlı da olabilir), halsizlik ve ateş gibi bazı belirtiler de görülebilir. Belirtiler kısa süreliyse akut bronşitten şüphelenilebilir. Fakat bu belirtilerin yanı sıra bu belirtiler geçse bile 3 ay veya daha uzun süre devam eden öksürük kronik bronşitin habercisidir. Doktora mutlaka gidilmeli ve gerekli tedavi olunmalıdır. Bronşit Nasıl Geçer? Bronşit çoğu zaman herhangi bir komplikasyona sebep olmadan geçer fakat yine de önlem amaçlı yapılacak bazı yöntemler vardır. Balgam için tuzlu su gargarasının oldukça etkili olduğu bilinmektedir. Kuru ve nemsiz alanlarda çok fazla kalınmamalıdır. Nem sorunu doğal nemlendiriciler yardımıyla çözülmelidir. Ve gün içerisinde en az 2 litre su içilmelidir. Sigara ve türevi şeylerin kullanımına hastalık süresinde olabildiğince ara verilmelidir. Aynı zamanda bu ürünlerin kullanıldığı alanlarda da çok fazla bulunulmaması tedavi sürecine oldukça fayda sağlayan bir unsur olacaktır. Bronşit Neden Olur? Soluk borusunda oluşan iltihap.Bağışıklık sisteminin bir şekilde zayıflamış olması.Solunum yolunda oluşmuş olan farklı hastalıklar.Sigara kullanımı veya fazla sigara dumanına maruz kalmak.Kirli ve yoğun dumanlı havaya maruz kalmak (fabrikalar).(Bebekler için) Anne sütünün yetersiz kalması gibi bazı sebepler bronşite neden olabilmektedir. Bronşitin Tedavisi Bronşitin sebep olduğu en büyük problem olan öksürük problemi için doktorunuz öksürük ilaçlarından yardım alabilir. Aynı zamanda hastalığın oluşmasına sebebiyet veren enfeksiyonun kuruyabilmesi için antibiyotikler ve solunum yolu enfeksiyonu için kullanılan ilaçları da kullanılabilir (doktor gözetiminde). Son olarak da nefes alış verişte oluşan sorunlar için gerekli görüldüğü taktirde solunum spreylerinden veya cihazlarından yararlanılabilir. Evde doğal tedavi içinde çeşitli bitki çaylarından da boğaz ağrısı için yararlanılabilir. Aynı zamanda çökmüş olan bağışıklık sistemini güçlendirmek adına da olabildiğince vitamin depolanmalıdır. Bunlar yapıldığı taktirde hastalık çabucak geçecektir. Çocuklarda Öksürük Nasıl Geçer ## Şapkalı Mantarlar — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/sapkali-mantarlar-757/ Tarih: 2026-05-06 Şapkalı mantarların genel olarak köksüz bir sapı, şemsiye ya da huni şeklinde de de bir tepesi bulunur. Bu kısımın altında üremelerini sağlayan özel yapılar yer alır. Bu yapılar üzerindeki özel üreme hücreleri özellikle rüzgârla çevreye dağıtılır. Toprakta, dökülmüş yaprakların arasında, ağaçlarda, su kenarlarında, ağaç kütüklerinin üzerinde yağmuru beklerler ve sıcaklık da uygun olursa yağmurdan sonra gün yüzüne çıkarlar. Mantarların büyümeleri diğer canlılarla karşılaştırıldığında çok hızlıdır. Mantarlar gelişimlerinin önemli bir kısmını toprak altında geçirirler ve ömürleri kısadır. Mantarların gelişebilmesi için çok özel şartların olması gerekir. İnorganik maddelere, organik atıklara, uygun nem ve sıcaklığa gereksinim duyarlar. Bu yüzden birçok şapkalı mantar türünün gelişmesi ancak yılın belli zamanlarında mümkün olur. Bazı değerli mantar türlerinin kültür şeklinde yetiştirilmesi bu sebeple oldukça zordur. Şapkalı mantarların bir bölümü yenilebilir mantar olsada bazı türleri zehirlidir. Zehirsiz mantarlar ve zehirli mantarlar aynı yerde bulunabilirler ve de bunların ayrımını bir uzman yapabilir. Zehirsiz mantarın içine bir tane zehirli mantarın karışması bile zehirlenmeye neden olabilir. Mantarlar hakkında insanlar arasında bazı yanlış düşünceler de zehirlenmeye neden olabilir. Mantarın yoğurtla yenmesi ya da zehirli mantarlar tuzlu ve sirkeli suyla yıkanırsa zehir gider şeklindeki düşünceler yanlıştır. Yenilebilir mantarlar, dengeli beslenme bakımından gerekli, kolay sindirilebilen proteinler, vitaminler ve mineraller açısından zengindir. Karbonhidrat ve yağ açısından düşük olduğu için kalp-damar hastaları için uygun bir besindir.Yenen mantarlarda yağ ve şeker azdır. Mantarın yüzde 90′ı sudur. Mantarda bulunan protein oranı, mantarın çeşidine bağlı olarak değişir. Ortalama 100 g mantarda 3-8 gr protein bulunur. Mantarlardan alınan proteinler vücutta depolanmaz, günlük harcanır. Mantarlardaki proteinler beslenmede gerekli olan birçok aminoasiti içerir. Hayvansal gıdalardan alınan proteinlerin fazlası ise vücutta depolanarak damar çeperinde birikme yapar ve bu da kalp-damar hastalıklarının nedenlerinden biri olarak bilinir. Şapkalı mantarlar, B1 , B2 B3 B5 B7 folik asit ve C vitamini fosfor potasyum demir kalsiyum bakımından zengindir. Doğada yetişen mantarların yenebilen ve zehirli türleri olmakla beraber yenebilen mantarlarla zehirli mantarları birbirinden ayıracak kesin özellikler yoktur. Etinin rengi, kokusu ve tadı ile bir mantarın zehirli olup olmadığı anlaşılmaz. Yenebilen mantarların tadıyla zehirli mantarların tadı birbirinden farklı değildir. Uzmanlar kırsal ve ormanlık alanlarda yetişen mantarların yenilmemesi gerektiğini aksi takdirde ölümle sonuçlanabilecek sonuçların doğabileceğini belirtiyorlar. Zehirlendikten sonra kurtulanların da ömür boyu sağlık proplemleri yaşayabilecekleri bir başka uyarı. ## Boza Yapımı URL: https://trendhayat.com/beslenme/boza-yapimi-911 Tarih: 2026-05-06 Evde boza yapımı. Kış aylarının geleneksel içeçeği olan boza vitamin bakımından zengin bir besindir. Boza Tarifi 3 bardak bulgur 2 kahve fincanı pirinç 3 bardak toz şeker 1 bardak eski boza Boza Yapılışı Bulgur akşamdan bol suyla ıslatılır. Ertesi gün bulgur ve pirinç iyice ezilinceye kadar pişirilir. Mikserle çırpılır ve ince süzgeçten geçirilir. Bu karışım hafif ateşe konulur. İçine şeker katılır ve eriyinceye kadar karıştırılır. Sonra ateşten alınır. Bir yerde ılınmaya bırakılır. Arada bir karıştırılır. Ilındıktan sonra içine eski boza katılır. İyice karıştırılır. Bu karışımın ağzı kapatılarak, 20-25 derecelik bir yerde, ara sıra karıştırılarak 2-3 gün bekletilir. İçinde göz göz hale gelmiş kabarcıklar görülürse olmuş demektir. Serin bir yere alınır. Soğuk servis yapılır. İsteğe bağlı olarak üzerine sarı leblebi ve tarçın ilave edilir. kategori Beslenme Permalink ## Nisan Yağmuru Faydaları Nelerdir? Ne Zaman Toplanır? URL: https://trendhayat.com/nisan-yagmuru-faydalari-nelerdir-ne-zaman-toplanir/ Tarih: 2026-05-05 Nisan Yağmuru Faydaları Nelerdir? Nisan Yağmuru Ne Zaman Toplanır? Nisan Yağmuru Duası, Nisan Yağmuru Çocuğu Olmayanlar İçin Etkili Midir? Nisan Yağmuru Şifalı Mıdır? bu gibi soruların cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Nisan ayının içinde olmamız nedeniyle insanlar bu ayı “Yağmur Ayı” olarak isimlendirilir. Nisan yağmurları bolluk ve bereketin göstergesidir. Nisan ayında yağan yağmurun içeriğinde bir çok fayda saklıdır. Bu yağmurların en önemli özelliği ise demir maddesi içermesi ve insanlara üzerinde zindelik ve enerji vermesidir. Yüzyıllar önce bile nisan yağmurları insanlar için önem arz etmekteydi. Örneğin Türkler Müslüman olmadan önce Gök Tanrı dinine inanır. Yağan yağmurların Tanrının gözyaşı olduğu düşünülürdü. Özellikle Nisan Yağmurlarına önem verirlerdi. Bu dönemde düğün yapar, sefere çıkar ve yuğ denen törenler yapmaya özen gösterirlerdi. Ecdadımız Selçuklu ve Osmanlılarda ise Nisan Yağmurları şifa kaynağı olarak kabul ederlerdi. Bu nedenle nisan yağmurlarını biriktirir. Gelen misafirlerine ikram ederlerdi. Hastalara şifa için içirilir. Süte katıldığında ise mayalanma gerçekleşirdi. Nisan yağmurları. mevleviler tarafından dergahta toplanır ve üzerine dualar okunur. Bu su dergahın zemzemi olarak dağıtılırdı. Nisan yağmurları nisan tası denen kaplarda toplanırdı. Eski zamanlarda tarımla uğraşan kişiler nisan tasına tohumluk buğday ve arpalarını koyarlarmış. Ekim zaman bu tohumları alıp, diğer tohumlarda karıştırıp ekilirmiş. Nisan Yağmuru Faydalarının Bilimsel Açıklaması Yapılan araştırmalara göre, İlkbaharın gelmesiyle doğa canlanmaya ve hareketlenmeye başlar ve beraberinde bitki ve çiçeklerin tozları, çiçeklerin polenleri ve reçineler atmosfere karışır. Nisan yağmurlarıyla i havadaki bu maddelerle birleşir ve yeryüzüne iner. İnen yağmurlar bu şekilde insan sağlığına fayda sağlar. Bu nedenle mutlaka bu nimetten istifaden edin. Nisan Yağmur Faydaları Demir eksikliği olan kişiler bu yağmurdan faydalanmaları sonucunda demir oranında artış gösterir. Cilt sağlığına iyi gelir. Saçların sağlıklı bir şekilde uzamasına yardımcı olur Saçların yumuşamasına sağlar. Sütün mayalanma işlemini nisan yağmuru yapmanız önerilir. Bunun nedeni ise içerdiği laktik asitin mayalanma işleminde önemli olduğu içindir. Laksik asit ilkbahar havası ile yağmurun birleştirir. Tarımda verimli geçmesi için nisan yağmurları önemlidir. Çünkü bu dönemde meyve ağaçları çiçeklerin, sebzeler bu ayda yetişir. Bu yağmurlarda çıkın dolaşın. Vücudunuz demir alsın. Sayısız faydası olan bu yağmurdan yararlanmak istiyorsanız eğer, nisan yağmurlarını biriktirin. Peygamber Efendimizin Nisan Yağmurları Hakkında Rivayetleri Peygamberimiz (sav)’den rivayet olundu ki: ‘’Cebrail as Bana öyle bir ilaç öğretti ki, (o ilaç sayesinde,insanların) doktorların ilaçlarına hiç ihtiyacı kalmaz’’ Eshab-ı Kiram : (o ilaçtan) Bize de haber ver,Ya Rasulullah dediler, Rasulullah (sav): ‘’Nisan yağmurunu alınız (toplayınız) Ona; 70 defa Fatiha-i şerife, 70 defa İhlâs-ı şerif, 70 defa Felak suresini, 70 defa Nâs suresini, 70 defa Tesbih duasını (SübhanAllahi vel-hamdüLillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vâllahü ekber ve lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil-aliyyıl-azîm) okuyunuz Sonra, 7 gün devamlı olarak sabah akşam birer bardak içiniz Beni hak Peygamber olarak gönderen Cenâb-u Hakk’a yemin ederim ki, Cebrâil Bana dedi ki ; “Bu sudan içen kimsenin, cesedinden, damarından, sinirinden, etlerinden, o kimseye ağrı, acı veren rahatsızlığını Cenâb-u Hakk giderir ve o kimseye sıhhat ve afiyet verir’’ Yine başka bir Hadis-i Şerif’te : ‘’Beni hak Peygamber olarak gönderen Cenâb-u Hakk’a yemin ederim ki, çocuğu olmayan bir erkek, bu sudan hanımına içirirse, Cenab-ü Teala’nın izni ile hanımı hamile kalır Hanımının başı ağrıyan bir erkek bu sudan hanımına içirirse, bu su ona (sıhhati için) yeterlidir İçen kimsenin balgamını keser Rüzgar ona zarar vermez, çirkin haller kendisine isabet etmez Bel ağrısından, karın ağrısından, şikayeti kalmaz Alaca hastalığından korkmaz Göğüs ağrısı çekmez Kalbine gelen vesvese (evhâm), gönlünden çıkar gider Kendini çok beğenmek, hased, kibir, düşmanlık, gıybet ve koğuculuk (gibi manevi hastalıklar dahil), dünyada yaşayan her fani (geçici) olanlar için ü Teala’nın izni ile fayda vericidir’’ Hz. .Enes (r.a) rivayetlerine göre, “Rasulullah (SAV) ile birlikteyken yağmur yağmıştı. Hemen başını açtı ve “Yağmur rabbimin yeni yarattığı ve indirdiği rahmettir” dedi. (Müslim 2/615, Ebu Davut 5/3309) Nisan Yağmuru Ne Zaman Toplanır? Nisan ayının on dördünde başlar ve on dört mayısta biter. Yılanların zehri, balıkların incisi bu ayda oluşur. Suların içinde en saf su nisan yağmurlarının suyudur. Nisan yağmuru ile mayalanma işlemi gerçekleşen yoğurt mutlaka tutar. ## Selenyum Nedir? Faydaları ve Zararları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/selenyum-nedir-faydalari-ve-zararlari-nelerdir/?-selenyum-faydalari-ve-zararlari-nelerdir Tarih: 2026-05-04 selenyum, selenyum eksikliginin sonuclari, selenyum ne kadar tuketilmeli Selenyumla ilgili öğrenmek istediğiniz bütün bilgileri Selenyum Nedir? Selenyum Faydaları ve Zararları Nelerdir? yazımızda bulabilirsiniz.. Selenyum Nedir? Selenyum atom numarısı 34, kütle numarası 78,96 olan, periyodik cetvelin 4. periyodunda 6a grubunda bulunan element 6a 3’ü elementidir. Ünlü İsveçli kimyager Jons Berzelius tarafından 1817 yılında keşfedilmiştir. Selenyumun Faydaları Vücudumuzda çok az miktarda bulunan ancak vücuda faydalarından dolayı mutlaka eser miktarda da olsa alınması gereken minerallerden birisidir. Selenyum vücut fonksiyonlarını düzenlemede ve antioksidan mekanizmada; çeşitli vitamin, mineral ve fitokimyasallar ile beraber aktif görev alır. Vücutta böbrek, karaciğer, testis, dalak ve pankreasta bulunur. Selenyumun vücut için faydaları azımsanamayacak kadar çoktur. Selenyumun antioksidan kimliği onu adeta vücut için olmazsa olmaz kılar. Bir antioksidan olarak ilk işi bağışıklık sistemini güçlendirmektir. Vücutta serbest radikallerin etkisini gidererek vücudun içinde öngörülemeyen bir zararın oluşmasını engeller; vücudu olası tüm tehditlere karşı korur. Selenyumun düşük miktarlarda alımı dahi vücuttaki işlevinin yerine getirilmesinde yeterli olur. Selenyumun özellikle kansere karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. E vitaminiyle birlikte etkisi daha çok artan selenyum, rektum (bağırsak), rahim ağzı, yumurtalık, prostat ve karaciğer kanserinden korunmada yardımcı olur. Ayrıca selenyum pek çok metabolik olayda doğrudan veya yardımcı olarak görev alır. Selenyum kanın pıhtılaşma riskini azaltıp kalp ve damar hastalıklarından korunmayı sağlar. Kötü kolesterolü(LDL) düşürüp iyi kolesterolü(HDL) artırır. İyotla birlikte alındığında tiroit bezinin işlevini yerine getirmesine yardımcı olur. DNA onarımında görev alır. Gözde katarakt oluşumunu önler. Vücudu diyabetin yan etkilerinden korur. Erkeklerde sperm sayısını ve canlılığını arttırarak kısırlığı önler. Selenyumun Eksikliğinin Zararları Vücut için faydaları saymakla bitmeyen selenyumun eksikliğinde bağışıklık siteminde kısmi zayıflamalar görülür. Bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla vücut dışarıdan tehditlere açık hale gelir. Yorgunluk, uyuşukluk ve bayılma görülebilir. Kişinin kansere yakalanma riski artar, Keşan hastalığı, guatr ve diğer tiroit hastalıkları, kas zayıflığı görülebilir. Günlük Ne kadar Selenyum Tüketmeliyiz Günlük olarak tüketilmesi gereken selenyum miktarı erkeklerde 70 mcg, kadınlarda ise bu oran 55 mcg’dir. Selenyumun Fazla Tüketilmesinin Zararları Son derece yüksek düzeyde (günde 3000-4000 mcg civarında) tüketildiği zaman vücutta toksisite durumlarına neden olabilir. Yorgunluk, ağız kokusu, depresyon, mide bulantısı, sinirlilik hali ve saç, tırnak kayıpları gözlenebilir. Selenyum İçeren Besinler Selenyum bakımından zengin gıdalar; kuşkonmaz, yumurta akı, kuzu, mantar, ıspanak, ton balığı, buğday kepeği, deniztarağı, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar ile soğan ve sarımsaktır. ## Fito krem Nedir? Ne İçin Kullanılır Fiyatı Nedir? URL: https://trendhayat.com/fito-krem-nedir-ne-icin-kullanilir-fiyati-nedir/ Tarih: 2026-05-04 Fito Krem Nedir? Fito Krem Ne İçin Kullanılır? Fito Krem Fiyatı Nedir? Fito Kremin Sivilce Üzerindeki Etkisi, Fito Krem Prospektüs, Fito Krem Nasıl Kullanılır? bu krem hakkında aradığınız bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Fito Krem Nedir? Ciltte oluşan yanık, yara, çizik gibi yaralanmalarda kullanılan, antiseptik özelliğiyle mikroorganizmaların yayılmasını engelleyen derin olmayan yaraların kapanmasını sağlayan bitkisel içerikli bir kremdir. Cilde oluşan derin olamayan yüzeysel yaralanmalarda uzmanların ilk tercih ettikleri kremler arasında yer almaktadır. Fito Krem Etken Maddesi Beyaz yumuşak yapıya sahip olan bu krem 40 gram tüplerde eczanelerde satılmaktadır. Etken maddesi Triticum Vulgare ve Etilenglikol Monofenil içerir. Triticum Vulgare İsmini latinceden alan bu etken madde asılda herkesin bildiği buğdaydır. Cildimiz için mükemmel bir onarıma sahip olan buğdayın bu özelliği özel yöntemlerle alınarak kremin içinde etken madde olarak kullanılır. Etilenglikol Monofenil Bu etken maddesi ise kokusuz renksiz yapıya sahip olan bir alkol çeşididir. Alkol ile bu kreme antiseptik özellik sahip olur. Yani mikrop ve bakterileri ölmesine neden olur. Diğer yan etken maddelerle beyaz ve yumuşak kıvam elde edilir. Fito Krem Ne İşe Yarar ? Yanık, yara, çizik gibi cilde oluşan hasarlı hücrelerin onarılması ve yenilenmesi sağlayan antiseptik özelliğiyle mikroorganizmaların yayılmasını engelleyen derin olmayan yaraların kapanmasını sağlamak için kullanılır. Bitkisel olduğu için her yaşta bireyin rahatlıkla sürebileceği ve kullanım alanlarının geniş olduğu bir kremdir. Bunları şöyle sıralarsak: Kilo alım veriminde oluşan çatlaklarda Fistüller Sünnet sonucunda iyileşmeyi hızlandırmada Yatak yaralarında Egzama ve sedef gibi hastalıkların oluşturduğu sorunların giderilmesinde Kullanılır. Yanıklarda Soğuk nedeniyle oluşan çatlaklarda Emziren annelerde oluşan meme çatlaklarında Cildin kendini yenilemesinde kullanılır. Fito Kremin Faydaları Her yaşta kişinin rahatlıkla kullanması nedeni ile bir çok kişiye etki sağlamaktadır. Ciltte oluşan yanık ve yaraları hızlı bir şekilde iyileştirir. Doğum çatlaklarına geçmesinde yardımcı olur. Hücrelerin yenilenmesine sağlar. Cildi nemlendirir. Egzama ve sedef hastalıklarına iyi gelir. Ameliyat ve sünnet sonrası yaraların iyileşmesini sağlar. Emziren annelerinde oluşabilen meme çatlaklarına iyi gelir. İltihaplı sivilcelerinde iyi gelir. Bebeklerde oluşan pişiklere iyi gelir. Yaşın verdiği kırışıklık ve sarkmalara karşı iyi gelir. Lazer epilasyon sonrası oluşabilecek acıyı ve tahrişe azalır. Ciltteki su çiçeği ve sivilce izlerine yok olmasına sebep olur. Fito Krem Yüze Sürülür Mü? Bu kremin etken maddesine karşı alerjik bir durumunuz yok ise vücudun her bölgesine sürülebilir. Fito Kremin Sivilce Üzerindeki Etkisi Bu krem sivilce üzerinde olumlu etki sağlamaktadır. Olumlu etki sağlamak için düzenli ve doğru dozda kullanmaları gereklidir. Fito Krem Nasıl Kullanılır? Kremi Kullanmadan önce mutlaka prospektüsünü mutlaka okuyun. Süreceğiniz alanı temizleyin ve kurulayın. İnce bir tabaka şeklinde sürün. Göz ve ağız çevresine sürmeyin. Fito Krem Fiyatı 2019 yılı 40 gram fito krem fiyatı 17,50 TL’dir Diğer Faydalı Kremler KREM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN FİTO KREM PROSPEKTÜSÜ KULLANMA TALİMATI FİTO krem Haricen kullanılır. • Etkin madde: 6 g Triticum Vulgare sulu ekstresi ve 0.4 g etilenglikol monofenil eter. • Yardımcı maddeler: Setil alkol, lavanta ve koriander esansları. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. • Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz. • Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız. • Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz. • Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz. • Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen düşük dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız. Bu Kullanma Talimatında FİTO nedir ve ne için kullanılır? FİTO kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler FİTO nasıl kullanılır? Olası yan etkiler nelerdir? FİTO ’nun saklanması Başlıkları yer almaktadır. 1. FİTO nedir ve ne için kullanılır ? FİTO, 40 gramlık tüpte sunulan beyaz, yumuşak bir kremdir. Etkin madde olarak 6 g Triticum Vulgare sulu ekstresi ve 0.4 g etilenglikol monofenil eter içerir. FİTO, cilt hücrelerinin yenilenmesini gerektiren deri dokusu rahatsızlıklarının bölgesel tedavisinde kullanılır. Ciltte şekil bozukluğu yaratan değişimlerde ve yaralarda; (varikoz ülserleri, radyodermatit, fistüller, uzun süre yatakta yatmaya bağlı oluşan cilt yaralarında, çatlaklarında, sünnet, epizyotomi gibi ameliyat sonrası dönemde yara iyileşmesinde) Ekzama ve sedef benzeri belirtilerde; (Eritrodermik olgular, dermatoz, alerjik kaşıntılar) Her derecedeki yanık; kapanmayan yaralar; mesleki nedenlerin yol açtığı cilt rahatsızlıkları, soğuk nedeniyle oluşan çatlaklar Cilt dokusunun yenilenmesi işleminin değişik nedenlere bağlı olarak yavaşladığı ya da değiştiği olgularda (yaşlılık, çeşitli kozmetiklerin oluşturduğu lezyonlar, karın çatlakları ve meme başı çatlakları) kullanılır. 2. FİTO’yu kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler FİTO’yu aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ Eğer etkin maddeye yada yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığınız varsa. FİTO’yu aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ Topikal kullanım için öngörülen tüm ürünlerin kullanımı, özellikle uzun süreli uygulamalarda, bazı hassasiyeti arttırıcı etkide bulunabilir. Böyle durumlarda tedavi kesilir ve gerekiyorsa uygun bir tedavi uygulanır. Duyarsız mikropların gelişmesi durumunda da aynı işlemler yapılmalıdır. “Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.” FİTO’nun yiyecek ve içecek ile kullanılması: Deri üzerine sürülerek uygulandığından, yiyecek ve içecek ile etkileşmesi beklenmemektedir. Hamilelik: İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Hamile iseniz bu ilacı kullanabilirsiniz. Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Emzirme İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Eğer emziriyorsanız bu ilacı kullanabilirsiniz. Araç ve makine kullanımı Araç ve makine kullanımı üzerine etkisi bildirilmemiştir. FİTO’nun içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler İçeriğinde bulunan setil alkol nedeniyle lokal deri reaksiyonlarına (kontak dermatit gibi) sebebiyet verebilir. Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı Herhangi bir etkileşim bildirilmemiştir. Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandıysanız lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz. 3. FİTO nasıl kullanılır ? • Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar : – Günde en az iki kez olguların önem derecesine, yayılımlarına ve durumlarına göre, hafifçe masaj yaparak uygulanır. – FİTO bir spatül ve başka uygun bir alet kullanılarak yara bölgesine sürülür. – Gazlı bez ile kapatıldıktan sonra bu bezin krem ile sıvanması önerilir. Bu sayede uygulamanın yumuşaklığı korunmuş olacaktır. – Daha sonra yeniden ilaç uygulanırken, yaralı bölgenin, aksi özellikle belirtilmediği durumlarda, bir önlem olarak temiz ve mikropsuz su ile yıkanması gereklidir. Krem tamamen suda çözünme özelliğindedir. – Hekim önerdiği takdirde, antiseptik ve antibiyotik içeren diğer ürünlerle birlikte kullanılabilir. Uygulama yolu ve metodu: – Cilt üzerine sürülerek uygulanır. • Değişik yaş grupları : Çocuklarda kullanım : Çocuklarda kullanımına ilişkin kısıtlama yoktur. Yaşlılarda kullanım : Yaşlılarda kullanımına ilişkin kısıtlama yoktur. • Özel kullanım durumları : Böbrek/Karaciğer yetmezliği Böbrek ve karaciğer yetmezliğinde kullanımına ilişkin bilgi yoktur. Eğer FİTO’nun etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz. Kullanmanız gerekenden daha fazla FİTO kullandıysanız FİTO’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz. FİTO’yu kullanmayı unutursanız Unutulan dozları dengelemek için çift doz kullanmayınız. FİTO ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler Tedavi sonlandırıldığında herhangi bir sorun görülmesi beklenmez. 4. Olası yan etkiler nelerdir ? Tüm ilaçlar gibi, FİTO’nun içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Aşağıdakilerden biri olursa, FİTO’yu kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz : Eller, ayaklar, bilekler, yüz, dudakların şişmesi ya da özellikle ağız veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmelerinde. Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin FİTO’ya karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir. Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür. FİTO ile ilgili olarak başka bir yan etki bildirilmemiştir. Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz. 5. FİTO’nun saklanması FİTO’yu çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 25 0C’nin altında, oda sıcaklığında saklayınız. Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız. Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra FİTO’yu kullanmayınız. Ruhsat Sahibi: Farmaceutici Damor (ITALYA) lisansıyla Tripharma İlaç San. ve Tic. A.Ş. Maslak / İstanbul Tel : 0212 366 84 00 Faks : 0212 276 20 20 Üretim yeri: Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş. Tunç Cad. Hoşdere Mevkii, No : 3 Hadımköy / İstanbul Tel: (0212) 622 66 00 Faks: (0212) 623 19 52 Bu kullanma talimatı 22.12.2010 tarihinde onaylanmıştır. ## Kaş Oteller Club Çapa URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/kas-oteller-1303/ Tarih: 2026-05-04 Kaş'ın içine 3,5 km uzaklıkta olan Club Çapa'dan ilçenin merkezine gitmek için yürümeyi seçebileceğiniz gibi servis ve bisiklet imkanlardan da yararlanabiliyorsunuz. Ama, özellikle gün içinde otelden ayrılmak isteyeceğinizi pek sanmıyoruz. Çünkü, tüm gününüzü, Akdeniz'in turkuaz mavisinin cazibesine kapılıp, denize girerek geçirmek isteyebilirsiniz. Tabii deniz yerine havuzu tercih ederseniz, Club Çapa'nın tatlı ve deniz suyuyla doldurulmuş iki ayrı havuzu da ferahlamanıza yardımcı oluyor. Minimalist yaklaşım ön planda tutularak dekore edilen otelin tüm odaları, deniz manzaralı. Üst kattaki odalar geniş balkonlara sahipken, havuz katındaki ve zemin kattaki odalar, bahçeye ve denize açılan kapılarıyla farklı bir alternatif oluşturuyor. Yani, bir adımınızla havuza ulaşmak istiyorsanız, havuz katındaki odaları, denize kuşbakışı bakmak istiyorsanız, üst kattaki odaları tercih edebilirsiniz. Tabii Club Çapa da sadece güneşlenip, yüzerek zaman geçireceksiniz diye, bir şey yok. Otelin sunduğu çeşitli alternatiflerle tatilinizi hareketli kılmak da sizin elinizde. Örneğin Kaş'ın derin sularını keşfetmek isterseniz, Club Çapa'nın anlaşmalı olduğu dalış okullarından faydalanabiliyorsunuz ya da günün ilk ya da son ışıklarında otelin küçük teknesiyle çıkılan balık turlarına katılabilir, çok sayıda balık türünün barındığı mavi sulara olta atabilirsiniz. Yine, Kaş'ta görülmesi gereken yerlerden biri olan Kekova'yı, Club Çapa'nın özel teknesiyle keşfedebilirsiniz. Club Çapa'nın konuklarına sunduğu en önemli hizmetlerden biri de ulaşım. Eğer yolculuğunuzu havayoluyla yapmayı tercih ederseniz, otelin klimalı araçları sizi Kaş'a en yakın havaalanlarının bulunduğu Antalya ve Dalaman'dan alıyor. Uzun sözün kısası, Club Çapa'da konukların rahatı için her şey düşünülmüş. Size düşen tek şey, bir telefonla rezervasyon yaptırmak. Kaş Otel; Tel: (0242) 8363190 kategori Aktiviteler Permalink ## 3. Mustafa kimdir? Sultan III. Mustafa Han’ın Hayati Dönemi URL: https://trendhayat.com/3-mustafa-kimdir-sultan-iii-mustafa-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-05-04 Sultan 3. Mustafa kimdir? III. Mustafa Han’ın Hayati Dönemi (1757-1774) Üçüncü Mustafa Biyografi Doğum Tarihi : 28.01.1717 Ölüm Tarihi : 21.01.1774 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : 3.Ahmet Annesi : Mihrişah Sultan Eşi : Avn’ül-Hayat Baş Kadın, Mihrişah Valide Sultan, Rifat Kadın, Ayşe Adilşah Kadın, Fehmi Kadın, Binnaz Kadın, Çocukları : 3.Selim , Mehmed, Şah Sultan, Fatma Sultan, Berkhan Sultan, Hibetullah III. Mustafa Han’ın Kısa Hayatı Sultan üçüncü Mustafa han 26. Osmanlı Padişahıdır. 1717 yılında İstanbul’da 3.Ahmet ve Mihrişah Sultan’ın çocukları olarak doğan, 3.Mustafa Han 1757 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Babayiğit duruşu yapılı bir fiziğe sahipti, iyi eğitim görmüş, Osmanlı tarihini ve İslam tarihini araştırmıştır. Sultan çok dindar, idareli, elibol bir kişiliğe sahipti. O dönem İstanbul’u vuran depremde sıkıntı içine giren halka kendi hazinesinden yardım etmiştir. Karalarını çok adil bir şekilde verir, büyüklenme, kibir asla yapmazdı. Sultan 3. Mustafa devlet içinde reform yapmak yenilenmek istiyordu. Askeri eğitim sistemi oluşturdu, silahlara süngü eklendi, yeni daha büyük daha güçlü toplar döktürdü ve daha bir çok yeni düzeltme ile ordunun işleyişini yeniledi. 3. Mustafa 17 yıllık sultanlığı süresince bir çok yenilik getirmek istemişse de her işe imkanlar yetişmemiş, hatta süveyş kanalını açtırmak istiyor ama başına atayacağı uygun devlet adamları bulamıyordu.. Sultan 3.Mustafa Han, Rus savaşı zamanında kederinden hastalandı ve 1774 yılında vefat etti. İstanbul Laleli Camisi Türbesine defnedildi.. laleli-cami-turbesi- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Eriğin Faydaları URL: https://trendhayat.com/beslenme/erigin-faydalari-440/ Tarih: 2026-05-03 Erik faydaları: Yapılan araştırma sonuçlarına göre kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlaması için mor-kırmızı eriğin kabuğunun yenmesi gerektiği belirtilmektedir. Erik, antioksidan olan klorojenik asit ve neoklorojenik asit adlı iki fenolü içeriyor. Eriğin, karaciğer, böbrek, kalp ve romatizma hastalıkları ile sindirim sistemi sorunları için yararlı olduğu belirtiliyor. Bağırsak faaliyetini artırıcı özelliktedir. İştah açıcı, kansızlığı giderici etkileri vardır. Kurutulmuş eriğin besin değerinin taze eriğe göre daha yüksek olduğu belirtilmekte ve pişirilmeden yenilmesi önerilmektedir. Ülkemizdeki bilinen erik çeşitleri can eriği, papaz eriği, tatlı üryani ve mürdüm eriğidir. Canlı yeşil renkli, sert, sulu ve lekesiz görünümlü eriklerin seçilmesi tavsiye edilmektedir. kategori Beslenme Permalink ## 3+1 Daire Planları Üç Odalı Ev Örnekleri URL: https://trendhayat.com/3-1-daire-planlari-uc-odali-ev-ornekleri/ Tarih: 2026-05-03 3+1 Üç odalı bir ev, çok çeşitli dekorasyonlar için mükemmel ölçüde olabilir. Üç yatak odası, çocuklar için ayrı bir oda sunabilir.. Küçük aileler ve çiftler için ofislere ve misafir odaları olarak kullanılmasına olanak tanır. Buradaki 3+1 kat planları görselleştirmeler, üç yatak odasının şık mobilyalar ve benzersiz yerleşimlerle iyi bir şekilde kullanılabileceğinin pek çok farklı yolunu göstermektedir. 3+1 Kat Planları 3+1 Daire planları 3+1 kat planları ev örnekleri yazımızda sizler için hazırladığımız bu görselleri inceleyerek 3+1 daireler hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Belki kendi evinizin projesinde kullanmak isteyebilirsiniz. 3D Kat Planı Çizimi Evinizin projesini çizdirdiniz ama 3 boyutlu 3D Kat Planı halini görmek istiyorsunuz yada evinizin iç mekanlarının son halini yada binanınızın dış görselini dış cephe tasarımına ihtiyacınız var. Bu konuda size yardımcı olacak bir tasarımcıyı önermek istiyorum muratnar.com adresinden ulaşabilirsiniz. Üç Oda bir Salon Daire Örnekleri 3+1 Üç odalı bir ev, çok çeşitli dekorasyonlar için mükemmel ölçüde olabilir. Üç yatak odası, çocuklar için ayrı bir oda sunabilir. Küçük aileler ve çiftler için ofislere ve misafir odaları olarak kullanılmasına olanak tanır. Buradaki 3+1 kat planları görselleştirmeler, üç yatak odasının şık mobilyalar ve benzersiz yerleşimlerle iyi bir şekilde kullanılabileceğinin pek çok farklı yolunu göstermektedir. 3+1 Kat Planları 3+1 Daire planları 3+1 kat planları ev örnekleri yazımızda sizler için hazırladığımız bu görselleri inceleyerek 3+1 daireler hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Belki kendi evinizin projesinde kullanmak isteyebilirsiniz. 3D Kat Planı Çizimi Evinizin projesini çizdirdiniz ama 3 boyutlu 3D Kat Planı halini görmek istiyorsunuz yada evinizin iç mekanlarının son halini yada binanınızın dış görselini dış cephe tasarımına ihtiyacınız var. Bu konuda size yardımcı olacak bir tasarımcıyı önermek istiyorum muratnar.com adresinden ulaşabilirsiniz. trendhayat.com Sizde burada paylaşılan yazılarımızdan, dekorasyonlar dan ilham alarak kendi evinize uygulayabilirsiniz. Daha fazla dekorasyon önerisi için TrendHAYAT/Dekorasyon linkine tıklayınız. ## Nasıl Hamile Kalabilirim? URL: https://trendhayat.com/saglik/nasil-hamile-kalabilirim-1197 Tarih: 2026-05-02 Nasıl Hamile Kalabilirim? Nasıl Hamile Kalabilirim, Hamile Kalmanın Yolları. Tıp hamile kalmak için 35 yaşını geçirmemenizi tavsiye etse de, her kadın anne olabilmesi için de elinden geleni yapıyor. Siz de anne olmak istiyorsanız, doğurganlığınızı artırmak için öncelikle doğal yöntemlerle vücudunuzu hamileliğe hazırlayabilirsiniz. İşte izlemeniz gereken yol! Öncelikle doğum kontrol haplarını bir kenara bırakın veya spirallerinizden hamile kalmayı planladığınız zamandan en 6 ay öncesinden kurtulun. Çünkü doğum kontrol hapları vücudunuzun ihtiyacı olan vitamin ve minerallerin etkisini azaltır. Bu da hamile kalmanızı geciktirir ya da düşük yapmanıza neden olur. Lif ağırlıklı beslenmeye özen gösterin. Böyle bir beslenme vücudunuzun kusursuz çalışmasını sağlayarak, sizi zararlı olan toksik maddelerden kurtarır ve hormonlarınızın daha etkin çalışmasını sağlar. Bunun için daha çok tahıl özellikle kahverengi pirinç, kepekli ekmek, yulaf, baklagil, taze sebze ve meyve ile beslenin. Hamile kalmanıza engel olacağını düşündüğünüz bir probleminiz varsa, bunu zaman kaybetmeden jinekologunuzla konuşun. Örneğin, düzensiz ve şiddetli kanamalar, vajinanızda acı ya da seks sırasında ağrı ve iltihaplı akıntılar, yumurtalıklarınız veya rahminizle ilgili bir problemin göstergesi olabilir. Hormonlarınızın dengede olup olmadığını kontrol etmek için bir kan testi yaptırın. Ayrıca, bu test hamile kalabilmeniz için gerekli olan vitamin ve minerallerin ne düzeyde olduğunu da gösterir. Sigaradan uzak durun. Yapılan araştırmalar sigara kullanan pek çok kadının daha geç hamile kaldığını gösteriyor. Sigara içen kadınların düşük kilolu veya prematüre bebekler doğurdukları da araştırmaların bir başka sonucu. Egzersiz yapın. Hamile kalmadan en az dört ay önce başlayacağınız basit egzersizler, sizi dinç tutar ve doğumdan sonra vücudunuzda meydana gelebilecek deformasyonları da minimuma indirir. Kilonuzu kontrol edin. Fazla kiloluysanız yumurtlamanızla ilgili sorunlar yaşayabilirsiniz. Kilonuzun bir problem yaratıp, yaratmayacağını doktorunuza danışın. Hamile kalmadan önce bir Smear Test'i yaptırın. Yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerinin erken teşhisinde en önemli test olan Smear Testi'yle hamile kalmanıza engel olacak bir sorununuzun olup olmadığını öğrenin. Ayrıca, tansiyonunuzu da kontrol ettirin. Uyuşturucudan kesinlikle uzak durun. Her tür uyuşturucu madde hem sizin doğurganlığınızı hem de eşinizin sperm sayısını ve kalitesini olumsuz etkiler. Cinsel ilişkiyle geçen hastalıklardan mümkün olduğunca korunun. Hatta bir HIV testi yaptırın. Hamile kalamıyorsanız, belki sorun partnerizle ilgilidir. Düşük sperm sayısı ya da spermlerin dölleme yapamayacak kadar zayıf olması, bu konuda yaşanan en büyük problemlerdir. Regl döneminizi iyi takip edin. Adet döneminizin bitimini takiben 11. ve 16. günler arasında seks yapmanız hamile kalmanızı kolaylaştırır. Alkol kullanmayı bırakın. Araştırmalar haftada beş dubleden fazla alkol alan kadınların daha geçhamile kaldığını gösteriyor. Bunun dışında sperm sayısının artışında ve kalitesinde önemli rolü olan demirin emilmesini de zorlaştırır. Dengeli beslenmeye çalışın. Her gün taze meyve ve sebzeyi, baklagilleri sofranızdan eksik etmeyin. Kahvaltıda folik asit ihtiyacını karşılayacak fındık veya ceviz yemeyi bir alışkanlık haline getirin. Kimyasal ve zehirli atıklar, hava kirliliği, plastikler, kurşun ve alüminyum gibi bazı metaller, mikrodalga fırınlar, cep telefonları ve bilgisayar ekranları vücudunuzun dengesini bozar. Hamilelik sırasında bebeğinizin zarar görmemesi için folik asit takviyesi yapın. Günde B12 vitamiyle birlikte alınan 400mcg folik asit maksimum koruma sağlıyor. E Vitamini, hamile kalmanızı kolaylaştırır. Yumurtalarınızın kaliteli olmasını sağlar ve sizi düşüklerden korur A Vitamini hamilelikte ve doğum aşamasında çok önemlidir. Havuç, domates, brokoli, ıspanak, lahana beta-karotin A vitamini açısından oldukça zengin besinlerdir. (Ancak yüksek doz A vitamini zararlıdır) Eğer yumurtlama döneminizle ilgili bir probleminiz varsa, kullandığınız ilaçla birlikte alınan C Vitamini, daha kaliteli yumurtalar üretmenizi sağlar. Sakat bebek doğurma riskini azaltmak için eşinizle beraber günde 5 mg manganez almayı ihmal etmeyin. Demir eksikliği de hamile kalma sürecini olumsuz etkiliyor. Demir eksikliğiniz varsa, yediğiniz besinlere de dikkat edin. Biyolojik olarak 35 yaşından sonra, kadınların yumurtlamaları genç yaşlarına göre çok daha verimsizdir. Eğer yaşınız 35'in üzerindeyse doğru bir beslenme, vitamin, mineral takviyesi ve olumlu yaşam koşullarıyla yumurtalarınızın kalitesini artırabilirsiniz. Haftada en az üç kere balık yemeyi alışkanlık haline getirin. Bol bol süt içip, yoğurt yiyin. Bazı uzmanlar özellikle çok acı veriyorsa, tampon kullanılmaması konusunda hem fikirler. Çok gerekmediği sürece hamile kalmayı düşündüğünüz zaman diliminde tamponu tercih etmeyin. Kan şekerinizi ve enerjinizi belli bir seviyede tutmak için bol miktarda rafine edilmemiş ve karbonhidrat içeren besinler tüketin. Az ama sık yiyin fakat yemeklerden sonra en az üç saatin geçmesini bekleyin. Kafein içeren içeceklerden kesinlikle uzak durmaya çalışın. Bir fincan kahve bile sizin hamilelik planlarınızı suya düşürebilir. Haftada bir gün sadece tavuk ve kırmızı yiyin. İkisi birlikte ihtiyacınız olan hormonların üretilmesinde gerekli olan yağları içerir. Diyetinize mutlaka çok ihtiyacınız olan yağ asitlerini de eklemeyi unutmayın. Sıvı yağ gibi özellikle asit oranı düşük yağlardan kullanın, hatta fındık ve ya ceviz yağını tercih edin. Faydalı yağlar olarak bilinen ve bebeğinizin gelişimi için çok önemli olan Omega 3 ve Omega 6 yağları takviyesi yapın. Günde 300 mg alacağınız balık yağı, Omega 3 ihtiyacınızı karşılar. kategori Sağlık Tags: gebe kalmak istiyorum, kolay hamile kalmak Permalink Comment ## İçli Köfte Tarifi Nasıl Yapılır URL: https://trendhayat.com/icli-kofte/ Tarih: 2026-05-02 Mükemmel Bir Lezzet İçli Köfte, Hadi Yapalım İçli Köfte Hamuru Tadını anlatmaya kelimelerin yetmediği yediden yetmişe herkesin severek tükettiği mükemmel bir lezzettir. Özel günlerde, özel misafirlere vazgeçilmez bir alternatiftir. Kimi zaman bugün içli köfte yapıyoruz gelin diyen büyüklerimiz, aileleri bir araya getirdiği bir lezzettir. Birlik ve beraberlikten her şey daha lezzetli olmaz mı ki zaten? Artık büyüklerimizden bayrağı alma zamanı geldi. İçli köfte tarihi tam olarak bilinmese de arap kültüründen bize geçmiştir. İçli köfte, kibbeh, kibbe olarak isimlendirilmiştir. Bu isim ise onun kubbe şeklinde olmasından gelmektedir. İçli köfte yörelere göre yapımı adana usulü içli köftesi, antakya usulü içli köfte ve iskendurun usulü içli köfte olarak çeşitlilikleri olsa da hepsi birbirinden lezzetlidir. Yapmaya çok cesaret edemediğimiz veya hiç yapmayanlar için gelsin içli köfte tarifimiz. Yazımızda içli köfte pişerken açılmadan patlamadan nasıl yapabileceğimize ait püf noktalar var mutlaka okuyun. Buyrun artık içli köfte yapımına geçelim. İçli Köfte Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesine Dış Katmanı İçin; 1,5 su bardağı ince bulgur 1 çay bardağı irmik 1 tatlı kaşığı biber salçası 1 su bardağından bir parmak az un 1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber 1 su bardağı soğuk su 1 çay kaşığı tuz İçli Köftenin iç harcı için; 2 yemek kaşığı sıvı yağ 3 adet orta boy soğan 300 gram kıyma Yarım tatlı kaşığı salça 1 çay bardağı dökülmüş ceviz içi Yarım demet maydanoz Pul biber Karabiber Kimyon Tuz Baharatları isteğiniz ölçüde ayarlayın. İçli Köfteyi Kızartmak İçin; Sıvı yağ İçli Köfte Yapımı ilk önce iç malzemeyi hazırlamakla başlayalım. Soğanları küçük küçük doğrayalım. Tavaya sıvı yağ koyalım, sıvı yağın üzerine soğanları ekleyelim ve pembeleşinceye kadar kavuralım. Kavurduğumuz soğanların üzerine kıymayı ekleyelim kıyma suyunu salıp ve çekene kadar kavuralım. Biraz su ekleyebiliriz harcımız kuru olmasın. Daha sonra salça ekleyin ve 2-3 dakika daha kavurun. Baharatlarını damak tadınıza göre ayarlayın. (Tabi ki de bol pul biberli, kimyon, karabiberli güzel oluyor.) Tuz ceviz ve ince kıyılmış maydanozları ekleyin ve güzel karıştırın. Artık iç harcımız hazır soğumaya bırakabiliriz. Gelelim içli köftemizin dış katmanını yapmaya ince bulguru 1 bardak soğuk suyla ıslayalım. Suyu çeken bulgurumuza salça, baharat ve tuzu ekleyeyim yavaş yavaş yoğuralım. Un ekleyelim ve yoğurmaya devam edelim. Hamurunuz ele aldığınızda yuvarlanıp dağılmayacak kıvama gelen kadar yoğurun. Not: Hamur elinize yapışabilir bu nedenle elinizi ıslatın. Hamurdan mandalina büyüklüğünden parça alın. Baş parmağınızla hamuru içini ince ince açın bu arada parmağınızı sık sık ıslatın. İçini açtığımız hamuru bir tatlı kaşığı iç harcından koyalım ve yukarıya doğru limon şeklini vermeye çalışalım. Bu şekilde yapmak iste zor geliyorsa eğer, tezgahın üstüne streç film serin hamurdan bir parça alın ve streç film üzerine koyun, hamuru streç filmle üstünü kapatın ve merdane yardımıyla açın, açtığınız hamuru eşit bir şekilde olması için, hamuru büyük bardağın ağzıyla kesin. Kesinmiş hamurun ortasına iç harcını koyun ve kapatın. Bu şekilde hazırlamış olduğumuz içli köftelerimizi kızgın yağda kızartalım yada isteğe göre hafif olmasını istiyorsanız haşlayın tercih size kalmış. Deneyeceklere şimdide afiyet olsun. İçli Köfte Yapılışının Püf Noktaları İçli köfte dışı için harcını yaparken elde yuvarlanıp yuvarlanmadığına çok dikkat edilmeli. Hamurun ince olmasına özen gösterilmelidir. İçli köfteyi kızarma esnasında bol ve kızgın yağda kızartalım. Mümkün olduğu üzere karıştırmayalım. İçli köfteni karışması denemek dağılma oranını arttırmak demektir. Hamurun dağılmaması için bir adet yumurta koymak hamurun birbirine daha iyi yapışmasını sağlayacaktır. İçli köfte haşlanacaksa tencerede karıştırılmadan haşlanmalıdır. Yoksa içli köftemiz dağılabilir. ## Cilt Bitkisel Bakım URL: https://trendhayat.com/guzellik/cilt-bakimi/cilt-bitkisel-bakim-72/ Tarih: 2026-05-02 Yeşil çayın deriyi güneşten gelen UV ışınlarından koruduğu ve kırışık çizgilerini geciktirdiği belirtilmektedir. Yeşil çay ve soyadaki fenol ve genistein maddelerinin yaşlanmayı geciktirici etkilerinin olduğu görülmüştür. Greyfurt , kivi, portakal, mandalina gibi C vitamini içeren meyveler cildin daha diri kalmasına yardım ederler. Ceviz, fıstık, fındık, kuru üzüm, havuç balık gibi besinler cilt kuruluğunu önlemeye yardımcıdır. Cilt bakımı elma: Cilt lekelerine yönelik yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesiyle yapılan buhar banyosu yararlı olabilir. Susam yağı E vitamini bakımından zengindir. Cildi besler. Tatlı Badem Yağı nemlendirici niteliğe sahiptir. Tüm cilt tipleri için uygundur. Buğday Yağı E vitamini D vitamini A vitamini içerir. Yıpranmş ciltler için besleyicidir. Yüzde yüz konsantre olan bitkisel yağlar, cilde direkt olarak uygulanmaz, yardımcı yağlarla birlikte kullanılır. Cilde direkt olarak uygulamak için yardımcı yağlarla yumuşatılmaları gerekir. Yapılan araştırmalara göre domateste bulunan likopen kalkan görevi görerek güneşten koruyor. Çiğ sebze ve meyve tüketimi cildi koruyucu ve cilt sağlığı bakımından önemlidir. Tags: bitkisel cilt bakım, cilt bakımında bitkisel, cilt beslenme, pratik cilt bakımı kategori Cilt Bakımı Permalink ## Ankara Yaz Okulu URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/ankara-yaz-okulu-976 Tarih: 2026-05-02 Ankarada Yaz Okulları. TEDAŞ-TEAŞ Spor Kulüpleri Yaz Okulu; Yaz okulu haftanın beş günü devam ediyor. Yüzme, tenis, basketbol, futbol, voleybol, eğitsel oyunlar, satranç, masa tenisi, badminton gibi etkinliklerin yanı sıra resim ve dans çalışmaları da yapılıyor. Her salı çocuklar çeşitli yerlere geziye götürülüyor. Ankara Atlı Spor Kulübü Yaz Okulu Ankara Atlı Spor Kulübü, tenis ve binicilik branşlarında yaz okulu düzenliyor. 4-13 yaş grubunun katılabildiği binicilik dersleri için iletişim Tel: (0312) 215 67 58. Tenis yaz okuluna ise 6-18 yaş arasındaki çocuklar alınıyor Tel: (0312) 213 12 95 ODTÜ Yaz Kampı 1998 yılından beri düzenlenen ve bu yıl yedincisi yapılacak olan ODTÜ Yaz Kampı da gençler için değişik bir tatil imkanı sunuyor. Orta öğrenimin hazırlık, lise 1, 2 ve 3. sınıflarında okuyan öğrencilerin katılabildiği kamp, onar günlük devreler halinde düzenleniyor. Katılımcılar uygulamalı kamp çerçevesinde ODTÜ yurtlarında kalıyorlar ve ODTÜ'nün her türlü yemek ve sağlık imkanından faydalanabiliyorlar. Tel: (0533) 651 07 62 kategori Aktiviteler Permalink ## Hilal Termal URL: https://trendhayat.com/saglik/hilal-termal-719 Tarih: 2026-05-01 Kaplıca Termal Oteller - Gazlıgöl Hilal Termal Dünyanın çeşitli yerlerinde binlerce sıcak su kaynağı olmakla birlikte her sıcak suyun şifa yönünün bulunmadığı belirtiliyor. Şifalı özelliğinin olabilmesi için su sıcaklığının 20° C - 41 ° C arasında olması, bir litresinde en az 1 g. mineral ve eşit değerler üzerinde karbondioksit, hidrojen sülfürün ve radon gazlarından en az biri barındırması, pH’ının optimal aralıkta olması gibi pek çok özelliğe bir arada sahip olması gerekiyor. GAZLIGÖL termal suyunun sahip olduğu özelliklerle bir çok rahatsızlığa iyi geldiği belirtiliyor. Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyelerince yapılan araştırmalara göre kas ve iskelet sistemi ağrıları, romatizma,kemik erimesi,bel ve omurilik kusurları, diz eklem bozuklukları, kalça kemiği gibi sorunlarda yöredeki şifalı suların faydalı olmaktadır. Gazlıgöl şifalı sularının yararlı olduğu bazı hastalıklar; Romatoid Artrit Bel ve boyun fıtığı Bağırsak hastalıkları,böbrek ve idrar yolları hastalıkları, kronik sistit, kronik böbrek taşları, fonksiyonel yetmezlik Eklemlerdeki hareket kısıtlıkları Selulit Siyatik Solunum sistemi hastalıkları Kronik Uritker Allerjik Dermatit Fibromiyalji Nevrit Akne Egzama Ruhi yorgunluklar Hilal Termal için iletişim; info@hilaltermal.com.tr 2. Dumlupınar Cad. Karaköse İşhanı Kat: 3 Daire:23 - AFYONKARAHİSAR Tel: 0 (272) 213 20 00 Fax: 0 (272) 213 22 20 kategori Sağlık Permalink Comment ## Egzama Nedir? — Saglik URL: https://trendhayat.com/saglik/egzama-nedir-1289/ Tarih: 2026-05-01 Egzama Nedir? Egzama Nedir ve Egzama Belirtileri nelerdir? Çocukluk döneminde ortaya çıkıp ergenlik ve sonrasında devam eden atopik egzama, çeşitli tedavi yöntemlerine rağmen sık tekrarlayan bir hastalık. Tedavide kullanılan birçok ilaç kortizon içeriyor ve deriye zarar veriyor. Bu noktada hastaların imdadına, yeni geliştirilen ve kortizon içermeyen preparatlar yetişiyor. Bağışıklık sisteminin dengesiz çalışması birçok hastalığa sebep oluyor. Ciltte kaşıntı, kızarıklık, kuruluk ve pullanmalara sebep olan Atopik Egzama da bu hastalıklar arasında yer alıyor. Atopik Egzama tedavisi uzun ve zahmetli bir yoldan geçiyor. Üstelik tedavide bugüne kadar kullanılan ilaçların kortizon içeriyor olması da hastaları olumsuz etkilemektedir. Atopik Egzama Nasıl Bir Hastalık? Atopik egzama, bebeklik ve çocukluk döneminde oluşan, ancak yetişkinlerde de görülebilen, yinelemelerle karakterize, kronik, kaşıntılı bir deri hastalığıdır. Hastaların yüzde 90′ından fazlasında, ergenlik dönemi sonrasında da devam eder. Sıklıkla kişisel ve ailesel atopik egzama, alerjik nezle ya da astım hastalığı öyküsü ile birlikte bulunur. Egzama Belirtileri Nelerdir? Atopik egzamanın klinik görünümü ve belirtilerin dağılımı hastanın yaşına ve hastalığın şiddetine göre değişiklik gösterir. Akut belirtiler kızarıklık ve kaşıntı şeklindedir. Akut atopik egzama sıklıkla bebeklerde görülür ve yüzü, saçlı deriyi ve kol ve bacakların dış yüzeylerini etkiler. Büyük çocuklar ve yetişkinlerde, deride kalınlaşma ve deri çizgilerinde belirginleşme ile karakterize olur. Belirtiler boyun, göz kapakları, dirsek önü ve diz arka¬sı gibi bölgelerde yoğunlaşır. Hastalığın her döneminde deri kuruluğu mevcuttur. Atopik egzamalı hastalarda virüs, bakteri ve mantar hastalıkları daha sık gelişir. Kaşıntı olmaksızın atopik egzama tanısı konamaz. Kaşıntı gün boyu aralıklı seyrederken, genellikle akşamları ve geceleri daha şiddetlenir. Bu durum hastaların uyku düzenlerinin bozulmasına neden olabilir. Egzama Bulaşıcımıdır? Egzama bulaşıcı bir hastalık değildir. Egzama Nedenleri Atopik egzamanın ortaya çıkma sebepleri nelerdir? Atopik egzamanın oluşmasında genetik, immünolojik ve çevresel etkenler rol oynamaktadır. Hastaların yüzde 80′inde ev tozu alerjenleri, polenler, küf mantarları gibi hava yolu ile alınan alerjenlere ve gıdasal alerjenlere karşı antikorlar bulunur. Bakterilerin de atopik egzamanın gelişimine katkıda bulundukları düşünülmektedir. Egzama İlaçları – Egzamanın Tedavisi Atopik egzamanın tedavisinde farklı güçte değişik yerel kortikosteroid preparatları yaklaşık yarım yüzyıldan beri kullanılmaktadır. Bu grup ilaçların deride incelme, deri enfeksiyonları, deri çatlamaları, kılcal damar genişlemeleri, deri içi kanamaları gibi yan etkileri vardır ve geniş yüzeylere sürüldüklerinde deriden emilip kana geçerek sistemik yan etkiler oluşturabilirler. O nedenle kortikosteroid kremlerinin geniş deri yüzeylerinde, göz çevresinde ve boyun, yüz, koltuk altı ve kasıklar gibi hassas bölgelerde doktor kontrolünde kullanılması gerekir. Deride enfeksiyon varsa yerel kortikosteroidler uygulanmamalı, kullanım için hekimin direktiflerine dikkatle uyulmalı ve önerilenden daha uzun süre kullanılmamalıdırlar. Atopik egzama tedavisinde tıbbın her alanında olduğu gibi yenilikler ve yeni tedavi olanakları ortaya çıkmaktadır. Örneğin steroid (kortizon) içermeyen bu nedenle de daha önce bahsettiğimiz yan etkileri bulunmayan yeni ilaçlar geliştirilmiştir. Bu preparatların deriden emilimi çok az olduğundan özellikle bebeklerde ve erişkinlerde hassas bölgeler ve geniş alanlarda bile güvenli bir şekilde kullanılmaktadır. Hastalığın ilerlemesini önlemek için nelere dikkat etmeli? İlerlemeyi engellemek için deriyi nemli tutmakta fayda var. Bu nedenle duştan hemen sonra, krem ya da merhem şeklindeki nemlendiriciler uygulanmalıdır. Banyoda ılık su tercih edilmeli, sabun kullanımı sınırlanmalı ya da daha iyisi sabun içermeyen temizleyiciler kullanılmalıdır. Kurulama hafifçe bastırılarak yapılmalı, havlu ile kuvvetli ovarak kurulama işleminden kaçınılmalıdır. Hastalığın alevlenmesine yol açan, sabun ve deterjanlar, kimyasal çözücüler, beyazlatıcılar, boyalar, yün ve sentetik kumaşlar, alkol içeren deri bakım ürünleri, kozmetikler ve parfümler gibi irritanlarla temastan kaçınılmalıdır. Soğuk havalarda deriyi koruyacak şekilde giyinilmeli, yazın ince ve pamuklu giysiler tercih edilmelidir. Yataklarda, halk arasında ev tozu böcekleri olarak bilinen akarları geçirmeyen kılıflar kullanılmalı, koltuk kanepe gibi özel kılıfla kaplanmayan yerlerde uyumaktan kaçınılmalı, çarşaflar her hafta 65 derecede yıkanmalıdır. 6-12 ayda bir halı, koltuk ve kanepeler için akarları öldüren temizlik ürünleri kullanılmalıdır. Evde hayvan, çiçek, bitki bulundurulmamalı, kuştüyü yastık, yorgan ve yünlü giysiler kullanılmamalıdır. Filed Under: Sağlık ## A Vitamini Eksikliği Belirtileri URL: https://trendhayat.com/saglik/a-vitamini-eksikligi-belirtileri-1992/ Tarih: 2026-05-01 Vücudun enfeksiyonlara karşı direncini arttıran ve hücre yenilenmesini sağlayan A vitamini eksikliğinde görme sorunları, saçta ve tırnaklarda kırılmalar, ciltte kuruma, halsizlik ve enfeksiyonlara karşı dirençsizlik ortaya çıkabilir. A Vitamini Eksikliği Belirtileri ; A Vitamini Eksikliğinde Neler Olur? A vitamini eksikliği çok fazla görülmemekle birlikte, eksikliğinde derinin pullanması, akne gibi cilt proplemleri, büyüme eksikliği, kornea ile ilgili sorunlar meydana gelebilir. Çocuklarda dişlerin biçimsiz ve sağlıksız gelişmesi, gelişmenin yavaşlamasına yol açar. Ayrıca A vitamini eksikliğinde bağışıklık sistemi ve vücut direnci azaldığı için, vücut enfeksiyona daha açık hale gelir ve hastalıklara karşı dayanıklılık azalır. Gözlerin karanlıkta normal olarak görmesine ve alacakaranlığa alışmasına yardım eden bu vitamin, eksik alındığında gözün üç bölümünü birden etkiler. Retinadaki rod hücreleri A vitamini eksikliğine karşı hassastır. A vitamini yetersizliği gözün bölümlerinde kuruluğa sebep olarak görmeyi olumsuz olarak etkiler. Filed Under: Sağlık ## C Vitamini İçeren Besinler Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/c-vitamini-iceren-besinler-2057/ Tarih: 2026-05-01 C Vitamini İçeren Besinler Nelerdir? İlk kez 1928′de Dr. Szent Gyorgi tarafından ayrıştırılan C vitamini suda eriyen bir vitamindir. Isı, ışık ve alkali ortamda hızla oksitlenerek etkinliğini kaybeder. Dış ortama karşı direnci düşük olduğundan yiyeceklerin saklanması yıkanması, işlenmesi ve pişirilmesi sırasında önemli oranda kayba uğrar. C Vitamini İçeren Besinler; C vitamini, vücut tarafından üretilmediği için besinler yoluyla alınması gerekir. Portakal, greyfurt,imon, kuşburnu, frenk üzümü, böğürtlen, karnabahar, şalgam, ıspanak, havuç, brokoli, maydanoz, lahana, kivi, çilek, kavun, domates, C vitamini içeren yiyecekler arasındadır. Filed Under: Beslenme ## Sarımsak Nasıl Tüketilmeli ve Sarımsak Tozu Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/beslenme/sarimsak-nasil-tuketilmeli-2199/ Tarih: 2026-04-30 Sarımsak Nasıl Tüketilmeli ve Sarımsak Tozu Nasıl Yapılır? Otsu kültür bitkilerinden olan sarımsağın bilimsel adı Allium sativum L.Sarımsağın bileşimindeki alliin, allicin, thiosulfinatlar, gama-glutamylcysteine peptitleri gibi kükürt bileşikleri, insan metabolizması için önemlidir. Tedavide beyaz sarmısak kullanılır. Yalnız alliin veya allicinden zengin kültür türleri etkilidir. •Çiğ Sarımsak Sarımsağın etkisi çiğnenerek yenmesi halinde en üst seviyede olur. Sarımsak pişirildiğinde allicin bozulduğu için antibiyotik etkisi kaybolur. Yapılan araştırmalar sarımsağın içerisindeki en önemli bileşiğin “allisin” olduğunu göstermiştir. Ancak allisin taze sarımsak içerisinde doğrudan bulunmaz. Normal şartlarda alliin ve allinaz enzimi ayrı ayrı hücrelerde olduğundan sarımsak uzun süre bozulmadan özeliğini korur. •Taze Sarımsak Taze sarımsakta”alliin” denilen kükürtlü uçucu bir bileşik vardır ve bu bileşiğin herhangi bir belirgin etkisi bulunmamaktadır. Sarımsak ezildiğinde ise yine sarımsak içerisinde bulunan allinaz enzimi sayesinde parçalanarak esas etkili şekli olan “allisine” dönüşür. Diğer bir ifadeyle alliin, sarımsağın bileşiminde doğal olarak bulunurken allicin ise sarımsağın mekanik olarak ezilmesi sonucunda oluşan bir maddedir. Ancak her iki madde de gerek ısıya ve gerekse aside dayanıksızdır. Sarımsak çiğnenmeden yutulduğunda, midede allinaz enzimi mide asidi ile tahrip oldundan etkili şekli olan allisin oluşumu meydana gelmez. Bu durumda etkili olabilmesi için sarımsağın ağızda yavaşça çiğnenerek allisine dönüşümü sağlanması ve mideye gitmeden emilimini gerçekleştirilmesi gerekir. •Sarımsak Tozu Sarımsak dişlerinin kıyılıp 65′C’yi aşmayan ısıda kurutulduktan veya kuru-dondurulduktan sonra toz haline getirilmesiyle elde edilir. Sarımsak tozu eğer suyu düşük sıcaklıkta dikkatli bir şekilde uçurulup toz haline getirildiyse yeterli allisin içeriğine sahip olabilir, Ancak allisin miktarının tespit edilmiş olması gerekir. •Sarımsak Yağı Dilimlenmiş sarımsak parçalarının zeytinyağı içerisinde bekletilmasiyle hazırlanır. Ancak enzimatik dönüşüm sağlanamadığından etkisi zayıftır. •Sarımsak Tabletleri Kıyılıp 65′C’yi aşmayan ısıda kurutulduktan ya da kuru-dondurulduktan sonra toz haline getirilmiş sarımsak tozu (günde 0.5-1 g) içeren standardize hazır preparatlar kullanılır. Sarımsağın etkisi bazı etkenlere bağlı olarak kendini gösterdiği için bağırsakta çözünen tabletlerin kullanılması en doğru tercihtir. Bu sayede ağız veya midede vereceği rahatsızlık en aza indirgenmiş olur ve de bağırsakta çözündüğü için bozulmadan mideden geçmesi sağlanır. Ayrıca bu şekilde tedavi etkinliğinin gözlenebilmesi için gerekli olan standart doz kullanımı da mümkün olabilecektir. Klinik çalışma verilerine göre, günlük olarak %0.3-1.3 allisin taşıyan sarımsak tabletlerinin 600-900 mg dozları etkili olmktadır. Araştırmacılar istenen etkinin sağlanabilmesi için uzun süreli kullanılması gerektiğini belirtiyorlar. En az 2 yıl boyunca standart sarımsak ektresi kullanan 202 kişi üzerinde yürütülen bir epidemiyolojik çalışmada yaşa bağlı olarak oluşan damar sertliğinin belirgin bir şekilde düzeldiği tespit edilmiştir. Filed Under: Beslenme ## Lifli Besinler Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/lifli-besinler-nelerdir-1066 Tarih: 2026-04-29 Lifli Besinler Nelerdir? Lifli Gıdalar Listesi ve Lifli Besinler Nelerdir? Yeterli miktarda lifli besin tüketimi kalp hastalıklarına yönelik koruyucu etki sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre günlük olarak 12-33 gram lif alımını kan basıncını düşürmekte kandaki kolesterol düzeyini iyileştirmekte ve de kardiyovasküler hastalıklarla ilişkilendirilen iltihabı azatlmaktadır. Çözünebilir lifler, büyük miktarda su çekerek, çok özel maddeler içeren kalın bir jel oluşturur. Geniş hacmiyle mideyi fazlasıyla doldurup tokluk hissi verirler. Böylece, kişi kalori almadan açlık hissini azaltmış olur. Bu durum, glusid ve yağların emilmesini yavaşlatır. Böylece, eriyen liflerden oluşan zengin besinlerin yenilmesinden sonra, kan şekeri, aynı miktar karbonhidratla alınan besinlere oranla daha az yükselir. Dolaysıyla ensülin salgılanması azalır ve daha az kilo alınır. Kısaca, eğer kilo vermeye ihtiyaç varsa, günde yeterli miktarda eriyen lif tüketmemiz gerekiyor. Aynı şekilde bu olay, kan şekerini düşürüp, şeker hastasının da dengesini düzeltmeye katkıda bulunur. Lifler, kandaki kolesterol oranını düşürerek kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu bir etken oluşturur. Çözünemeyen lifler, suyu sünger gibi içlerine çekip şişerler ve midenin boşalmasını çabuklaştırıp, aynı zamanda, feçesi, daha nemli ve hacimli hale getirerek boşaltımı kolaylaştırırlar. En önemli görevleri etkin bir şekilde kabızlığı önlemektir (bol sıvı ile). Aynı zamanda, kandaki kolesterol oranını düşürüp, özellikle safra kesesinde taş oluşumunu önlemektir. Kalınbağırsak ve rektum kanserini önleyici bir etkiye sahiptir. Çözünebilir lif içeren gıdalar; elma, arpa, yulaf, fasulye ve diğer kuru baklagiller, meyve ve sebzeler vardır. Çözünemeyen lif içeren yiyecekler; Buğday ekmeği, kahverengi pirinç gibi tohumlu, taneli yiyeceklerin tümü. kategori Beslenme Permalink Comment ## Nar Çekirdeği Yağı Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/nar-cekirdegi-yagi-faydalari-2036/ Tarih: 2026-04-28 Nar Çekirdeği Yağı Faydaları Nelerdir? Nar Çekirdeği Yağı Ne İşe Yarar? Nar çekirdeği yağı yüksek oranda E vitamini içeririr. Yapısında, punisik asidin yanı sıra %0,6 oranında antioksidan etkinlikteki polifenoller bulunur. Nar çekirdeği yağı konjuge yağ asitlerini içeren nadir bitkilerden biridir. Nar çekirdeğindeki linoleik asit ve polifenollerin kalp damar rajatsızlıklarındaki koruyucu etkisi deneysel çalışmalarla belirlenmiştir. Nar Çekirdeği Yağı Faydaları ; Nar çekirdeği yağında, nar çekirdeğine özel konjuge linolenik asit türevi olan punisik asit güçlü antioksidan etkilere sahiptir. Punisik asitin bağışıklık sistemini uyararak vücut direncini artırdığı belirtilmektedir. Bir çalışmada 2 hafta süresince günlük 120 mg. nar çekirdeği ekstraktı alımı yüksek tansiyon hastalarının sistolik kan basınçlarında % 5lik azalma sağlamıştır. (The American Journel of Clinic Nutrition 2000). E vitamini ve polifenol yönünden zengin olması sebebiyle nar çekirdeği yağı doğrudan cilt bakımı için de kullanılmaktadır. Nar çekirdeği yağı cildi serbest radikallere karşı koruyarak cilt dokusunun daha pırıltılı ve elastik görünmesine katkıda bulunur. Cildin ihtiyaçlarını karşılaması yanında, cildi yenileyici etkisi de vardır. Bu özelliğinden ötürü çok kullanılan Nar çekirdeği yağı cildi serbest radikallere karşı koruyarak cilt dokusunun daha pırıltılı ve elastik görünmesine katkıda bulunmaktadır. Filed Under: Sağlık ## Rize’de Gezilip Görülecek Yerler 1 URL: https://trendhayat.com/rizede-gezilip-gorulecek-yerler-1/ Tarih: 2026-04-28 Rize Yaylaları, Rize Şelaleleri, Rize Konaklama, Rize’nin Doğal Güzellikleri, Rize Manzara, Rafting, Rize Gezi Rehberi, Rize’de Gezilecek Görülecek Yer gibi merak ettiğiniz konuları Rize’de Gezip Görülecek Yerler yazımızda bulabilirsiniz.. Rize’de Gezilecek Yerler Doğu Karadeniz Bölgesinin önemli ili olan Rize’de yeşilin her tonu görmeniz mümkün. ormanları, şelaler, kaleler, dereleri ve yaylalarıyla doğal güzellikleriyle zirve yapan bu ilimiz her yıl artarak yerli ve yabancı turist çekmektedir. Rize birçok aktivitelere ev sahipliği yapma özelliği taşıdığı için her geçen gün ziyaretçi akınına uğramaktadır. Rize kaplıcalarıyla sağlık turizmine, fırtına gibi önemli bir dere sahip olmasıyla rafting sporuna, yüksek dağlarıyla dağcılara, kaleleriyle tarihe, yayla ve şelaleriyle yani doğal güzellikleriyle insanı cezbeder. O kadar gezilip, görülmesi gereken yer var ki tam anlamıyla bir yazıda anlatmak mümkün değil. Rize’yi gezicekseniz 1-2 gün yetmez, bu ilimizin tadını çıkarmak için en az 2-3 gününüzü ayırmanız gerekir. Rize’de Gezip Görülecek Yerler size sıralamaya çalışalım. Rize’de Gezilecek Yerler Listesi Zilkale Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde 15 kilometre güneyinde Fırtına Deresinin batı yamacının üzerinde kurulmuş görülmeye değer manzaralı muhteşem kalelerden biridir. Muhteşem manzarası ve tarihi özellikleriyle ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Zilkale ilgili detaylı bilgi için Rize-Zilkale yazımızı okuyabilirsiniz. Rize Kalesi Şehir merkezinde olan Rize kalesi soluklanıp manzaraya karşı çay ve kahve içebileceğiniz bir yer. Ayder Yaylası Rize’nin çamlıhemşin ilçesinde yer alan ayder yaylası en popüler turistlik alanlardan biridir. Rize ilçesinden 69 km uzaklığından, Çamlıhemşin ilçesinden ise, 19 kilometre güneydoğusunda, deniz seviyesinden 1350 metre yüksekliğinde yer alan kayin ve ladin ormanlarıyla kaplı olan bu yayla muhteşem manzarasıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağıdır. Bu güzel yaylayı gezmek isterseniz Rize Ayder Yaylası yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Ovit Yaylası Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı olan Ovit Yaylası güzellikleriyle dikkat çekmektedir. Ekşioğullarının düzenlediği şenlik ve konsere sayesinde ilgi dahada artmaktadır. Anzer Yaylası Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı olan Anzer yaylası, dünyanın ünlü bala sahiptir olup, diğer bir ismi ise ballıköy olarak alınmaktadır. Anzer Yaylası doğal güzellikleriyle Ayder gibi yaylalara rakip olma yolundadır. Elevit Yaylası Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde olan Elevit Yaylası daha çok gurbetci halk tarafında ziyaret edilmek olup, horonlarıyla ünlü bu yayla ağustos aylarında şenlikler düzenlenmektedir. 1884 rakımında olan bu yayla yabanı keçi başta olmak üzere diğer yabani hayvanlarda mevcuttur. Genelsel evlerinde konaklama imkanı vardır. Pokut Yaylası ve Sal Yaylası Doğal güzelliğiyle her geçen gün ziyaretçi sayısı artan bu yayla da konaklama imkanınız var. Bu güzel yaylanın devamı gibi sanılan Sal Yaylasına 15 dakikalık yürüme mesafesi kadar yakındır. Yazımızın devamını alttaki linkten tıklayarak okuyabilirsiniz. Rize’de Gezilip Görülecek Yerler – II ## İzmir Gezi Rehberi URL: https://trendhayat.com/izmir-gezi-rehberi/ Tarih: 2026-04-28 Türkiye’nin batıya açılan penceresi olan izmir gezilmesi gereken yerlerini İzmir Gezi Rehberi yazımızda bulabilirsiniz. İzmir’in Kısa Tarihi Türkiye’nin üç büyük şehri arasında olan İzmir’in bugünkü nüfusu yaklaşık 4,5 milyondur. Ege Denizi’ne kıyısı olan ve İzmir Körfezi’nin üzerine kurulan şehir, Atina’dan sonra Ege Denizi’nin ikinci en büyük ve kalabalık şehridir. İzmir ( Smyrna-Samornia ) M.Ö 3000 yıllarında Lelegler tarafından bugünkü Bayraklı yakınında bulunan Tepekule mevkiinde kurulmuştur. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan İzmir 9 Eylül 1922’de Yunan işgalinden kurtarılmış ve Cumhuriyetin ilanından sonra da il statüsüne kavuşturulmuştur. Kurulduğu ilk günden bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yapması, İzmir’in tarihi dokusunu da oluşturur. Diğer büyük şehirlere nazaran bu doku İzmir’de hala kendisini korumaktadır. Dünyaca ünlü fuarı ve liman şehri olması nedeniyle de turistik ve modern bir şehirdir. İzmir’e yolunuz düşerse izmir gezi size bir çok şey katacaktır. İzmir’de Gezilecek Yerler Tarihi Kemeraltı Çarşısı Kemeraltı Çarşısı dünyanın en eski Pazar yerlerinden birisidir. 17. yüzyıl’da bugünkü genişliğine kavuşan ve İzmir’in kalbinin attığı yer olan Kemeraltı Helenistik dönemden beri kentin alışveriş merkezidir. Kemeraltı, şehrin tarihi, kültürel ve mimari öğeleri, hanları, hamamları, camileri ve eski İzmir evleriyle şehrin dokusunu yaşatan ve koruyan bir çarşıdır. Kızlarağası Hanı Anıtsal bir özelliğe sahip olan Kızlarağası Hanı, mimari özelliği bakımından tek örnektir. Osmanlı hanları arasında en özgün han sayılır. Yakup Bey tarafından, 1598 yılında yaptırılan ve günümüzde İzmir’in en büyük camisi olan Hisar Camisi’nin batı yanının birkaç metre yakınına inşa edilmiştir. Bu kesim hanın doğu tarafını oluşturmaktadır. Batı cephesi, Halim Ağa çarşısının karşısında, eski Keresteciler, bugünkü 871. sokak üzerindedir. Vaktiyle deniz kenarında inşa edilen han zamanla denizin dolması sebebiyle sahilden 200 metre kadar uzak kalmıştır. Kemeraltı’nın içerisinde bulunan Kızlarağası Hanı, 600 metrekarelik bir avlusu, 5 sütunlu ve 6 kemerli alanıyla İzmir’in en eski ve en tarihi hanıdır. Saat Kulesi Konak Meydanı’nda yer alan ve İzmir’in sembolü olan Saat Kulesi, Osmanlı Padişahı Sultan 2.Abdülhamit’in tahta çıkışının 25.yılını kutlamak amacıyla 1901 yılında; İzmir Valisi Kıbrıslı Kamil Paşa, Bahriye Mirlivası Said Paşa ve Belediye Reisi Eşref Paşa’dan oluşan komisyon tarafından yaptırılmıştır. Bu yapı 25 metre yüksekliğinde, dört katlı ve sekizgen planlıdır. Platformu beyaz mermerden ve diğer yapıları ise; kesme taştan yapılmıştır. Kolonları Kuzey Afrika temasını taşır. Kulenin saati Alman İmparatoru 2. Wilhelm tarafından hediye edilmiştir. Saat Kulesi’nin dışı baklava dilimi kabartmaları yapılmış ve 4 tane 75 cm. çapında saat eklenmiştir. Kemeraltı’nda bulunan Tarihi Abacıoğlu Hanı’nda saat kulesinin bakımını yapan ustayı da görebilirsiniz. ## Endoskopi nedir nasıl yapılır? Endoskopi öncesi ve sonrası URL: https://trendhayat.com/endoskopi-nedir-nasil-yapilir-endoskopi-oncesi-ve-sonrasi/ Tarih: 2026-04-28 Endoskopi nedir nasıl yapılır? Endoskopi öncesi ve sonrası, ne kadar sürer, neden yapılır, yan etkileri zararları hakkında detaylı bilgiler. Endoskopi sindirim sistemiyle alakalı problemleri tespit etmek için kullanılan cerrahi bir uygulamadır. Herkes hayatında bir veya birden çok kez çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşabilir. Bu gibi durumlarda işte bu tarz saptama ve tedavi uygulamalarına ihtiyaç duyulabilir. Söz konusu cerrahi işlemler olunca biraz tedirgin olmak oldukça doğal bir durumdur. Bu nedenle bu konuyu açıklığa kavuşturmak ve yeterli bilgiyi sağlamak gerekir. Endoskopi Nedir? Sindirim sistemini kontrol amaçlı gastroloji hekimi tarafından yapılan bu işlemde; bağırsak, mide ve yemek borusu gibi yerler rahatlıkla kontrol edilebilir. Bu işlem sırasında kesinlikle herhangi bir kesik açılmaz haliyle dikiş durumu da olmaz. Fazla istirahat etmeye sebebiyet verebilecek bir işlem değildir. İnce bir tüpün ucundaki ufak bir kamera yardımıyla endoskopi işlemi uygulanır. Bu işlem bazen biyopsi için de kullanılabilir. Endoskopi Nasıl Yapılır? İşlemden önce işlemin uygulanacağı hasta sol tarafına döndürülür. Operasyon sırasında öğürme ve benzeri rahatsızlıkları en alt limite indirmek için hastaya yatıştırıcılar verilebilir. Ağızın kapanmamasını sağlayan bir aparat yerleştirilir ve boğaz kısmının kısmi olarak uyuşması için anestezi spreyi uygulanır. Endoskopi işleminin çeşitleri ve yapılış amaçları vardır. İşleminin yapılması da buna göre değişir. Endoskopi Çeşitleri Kolonoskopi İşleminin yapılacağı alet makat bölgesine yerleştirilir. Bu işlem sindirim sisteminin alt tarafını incelemek için yapılan bu yönteme kolonoskopi denir. Gastroskopi İşleminin yapılacağı alet ağız bölgesine yerleştirilir. Buradan mideye inilir. Bu sayede mide ve yemek borusu gibi sindirim sistemi organları incelenebilir. Enteroskopi Bu işlem sadece ince bağırsak içindir. İşlem yaklaşık 15 ve 30 dakika arasında sürebilir. Endoskopi Öncesi Sonrası Öncesinden söz edilecek olursa; işlem için midenin kesinlikle boş olması gerektiğinden işlemin yapılmasına 8 saat gibi bir süre kala yemek yemek ve bir şeyler içmek kesinlikle yasaktır. Herhangi bir ilaç kullanılıyorsa bu ilaç hakkında endoskopi işlemini yapacak hekime haber verilmelidir. Sebebi ise ilaçların herhangi bir kan sulandırıcı etkisi varsa operasyondan sonra bu ilaçlar nedeniyle kanama olacağındandır. İşlem sonrası ise işlemin uygulandığı hasta hastanede yaklaşık 1 2 saat gibi bir süre istirahate alınır. Ardından evlerine gidebilirler. Yanlarında hastaya yardım etmek için bir kişi bulunmalıdır. Sebebi ise işlem öncesi verilen sakinleştiricinin yarattığı halsizlik hissidir. İşlem sonrası şişkinlik, gaz, kramp ve boğazda acı hissi normaldir. Bu tarz durumda korkulmamalıdır. Endoskopi Yan Etkileri Zararları Bu işlemin de diğer her cerrahi işlem gibi belli başlı bazı önemli yan etkileri düşük ihtimal olmakla beraber vardır. Kanama Enfeksiyon kapma riski Üst sindirim sistemi yırtılmaları Uygulanan sedasyon işleminin beraberinde gelebilecek bazı yan etkiler Göğüste oluşan ağrı Ateş Endoskopi yapılan yerde ağrı Nefes almakta zorluklar Yutkunurken yaşanan zorluklar Şiddetli ve artan karın ağrısı Kusma Bu şikayetlerin biri veya birden fazlası yaşandığında mutlaka doktorunuza görünmelisiniz. ## Alfa Hidroksi Asit Nedir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/guzellik/alfa-hidroksi-asit-nedir-2082/ Tarih: 2026-04-26 Alfa Hidroksi Asit Nedir ve Ne İşe Yarar? Alfa Hidroksi Asit Nedir ve Nelerde Bulunur? Meyve asitleri olarak da bilinen Alfa Hidroksi Asit (AHA’lar) içeren kremlerin cilde etkileri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu ürünler peeling etkisi yapar, cildi nemlendirir, gençleştirir ve lekeleri açar. En fazla kullanılanlar glikolik asit ve laktik asittir. %2 oranında nemlendirici özelliği olan glikolik asittir, % 8 ila %12 oranında kollajen sentezini artırır, % 70 oranında ise peeling yapar. Alfa Hidroksi Asit Nelerde Bulunur? Glikolik asit (şeker kamışında), tartarik asit (üzümde), malik asit (elmada), sitrik asit (turunçgillerde) ve laktik asit (yoğurtta) bulunur. Bunlar arasında en küçük moleküllü olanı glikolik asittir. Cildin glikolik asidi absorbe etmesi kolaydır ve cilt ürünlerinde de en fazla bu asit kullanılır. Alfa Hidroksi Asit Faydaları AHA’lar hyarulonik asit salgılanmasını artırır. Su tutucu özelliği olan hyaluronik asit cilde nem kazandırır. Alfa Hidroksi Asitler cilt üzerindeki ölü hücre tabakasını yumuşatır ve soyulabilir duruma getirirler. Bu şekilde alttan yeni taze cilt yapımı hızlandırılmış olur. AHA’lar ayrıca kan dolaşımını artırır ve yeni hücre gelişimini uyarırlar. AHA’ların olumsuz etkileri hafif tahriş ile güneş hassasiyetidir. Bu yüzden her sabah güneş koruma losyonu kullanımı ve düşük AHA yoğunluğu olan bir ürünle başlanması önerilmektedir. Filed Under: Güzellik ## ← Bebeklerde Uyku Düzeni ve Döngüsü URL: https://trendhayat.com/bebeklerde-uyku-duzeni-ve-dongusu/ Tarih: 2026-04-26 Bebeklerimiz dünyaya geldiği andan itibaren uykuya ihtiyaç duyarlar. Büyüklerimiz derler ya “uyuyarak büyüyecek” bebeklerimizin beyinsel ve fiziksel gelişimi için uyku çok önemlidir. Bu nedenle uyku hakkında Bebeklerde Uyku Düzeni ve Uyku Döngüsü yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Uyku Döngüsü Nedir? Bebeklerde ve Yetişkinlerde Uyku Döngüsü Nasıl Olur ve Arasındaki Farklar Nelerdir? Uyku ömrümüzün neredeyse yarısını kapsar çünkü insan oğlu uyumaya ihtiyaç duyar. İnsan en iyi uyuyarak vücudunu dinlendirir. Uyku iki çeşit döngüden oluşur. 1. Non REM: Yavaş uyku diyebiliriz ve non REM hızlı olmayan göz hareketleri anlamında olup derin uykudur. Gün içinde yorulan bedenimizi onarma sağlar. 2. REM Uyku Döngüsü: Uyku hafif uykudur. Bu uyku döngüsü beyin akvitelerine uyanıklığa yakın olduğu döngüdür. Uykudan uyanır gibi oluruz tekrar uykuya dalarız. Vücut geçici felç durumundadır. Yetişkin insan bu iki uyku döngüsü arasında gider gelir. Bebeklerde Uyku Döngüsü Nasıl Olur ? Yetişkinlere göre bebeklerin uyku döngüsü farklıdır. Bebeklerin derin uykusu 45 dakika, yani yetişkinlerden çok daha kısa, REM kısmı ise yetişkinlerden çok daha uzundur. Uykularının büyük bölümünü hafif uykuyla geçirir miniklerimiz. Hafif uyku deyip geçmeyelim bu uyku bebeklerimizin hayatta kalmaları için çok önemlidir. Çünkü hafif uykuda ara ara uyanarak ağlayarak bizimle iletişime geçerler. Sizden isteklerini belli ederler. bezini değiştiririz, karnını doyururuz. Bebekleriniz uyurken başında bekleyin hemen uykunun REM kısmına geçtiklerini görürsünüz. Benim çocuğum uyku sevmiyor der bazı anneler akşam 24:00’de yatıyor sabah 6 dedi mi kalkıyor. Bu sözün hem doğru hem de yanlış yanları var. Çocuğunuz erken kalkıyorsa bu uykuyu sevmediğini göstermez. 1,5 yaşındaki bir çocuk günde 12-14 saat uyuyabilir. Ama 8 -7 saat uyuması normal değildir tabi ki bu durumu çocuğunuz böyle istiyor diye ona bırakmamalıyız. Bu sorunun çok basit bir nedeni vardır. Çocuğunuz uykuya dalmayı yada uykuda kalmayı bilmemektedir. Nasıl çocuğa bir gün tuvalet eğitimini öğreteceğimiz gibi uyku alışkanlığı da edindirmeliyiz. Bebeklerde ve Çocuklarda Uyku Düzeni Nasıl Sağlanır. Bebeklerin Uykuya Rahat Dalması İçin Kurallar Bebeklere ve çocuklara uyumayı öğretmek mümkün olmaktan ziyade öğretmek gereklidir. Düzenli uyku çocuğumuzun beyinsel ve fiziksel gelişimi için çok önemlidir. Çocukların uyanmasının en önemli nedeni REM(hafif) uykusunu atlatamamalarıdır. Hiç kimse bu bilgiyle doğmadı. Zamanla bu hafifçe uyandığımız bu kısımları atlatıp geri uykumuza dönmeyi öğreniyoruz. Eğer bir bebeğe veya çocuğa bu konuda yardım edersen daha çabuk öğrenirler. Bebeğiniz uyurken meme emmeye, sallamaya birlikte uyumaya alışmışsa kendi kendine uyumayı öğrenmesi zaman alabilir. İlk aylar bebeğinizi sallayarak uyutabilirsiniz. 4 aydan sonra sallanmadan uykuya geçmesine yardımcı olun. Çocuklarınızı mümkün olduğu sürece aynı saate uyutmaya özen gösterin. Uykuya geçmesine yardımcı olmak için ılık bir banyo yaptırın. Mümkünse çocuğunuzu dışarı çıkartın temiz hava alsın biraz oynasın enerjisini boşaltsın eve gelince uyku saati yaklaştıysa hafif yemek yedirin bakın nasıl rahat uyuyor Bebeğinizin uyuyacağı oda ne tam aydınlık ne tam karanlık olsun. Çocuğunuz, saç kurutma makinesinin sesi, süpürge sesine evde oluşan seslere doğmadan önce anne karnında alışkın olduğu için yadırgamaz ama yinede hassas uykuya sahip bebeklerde daha sesiz ortamlarda uyumasını sağlanmalı. Bebekle aynı odada uyumak bebeğe her anne sesini duydukça güven duygusu verir. ÇOCUKTA UYKU EĞİTİMİ KONUMUZUN EN TEMEL NOKTASI HER ANNENİN kendi çocuğunu iyi tanıması çünkü çocuklar farklılık gösterir . ## II. Bayezid Kimdir? Sultan 2. Bayezid’in Hayati Donemi URL: https://trendhayat.com/2-bayezid-kimdir-sultan-2-bayezidin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-04-26 II. Bayezid Kimdir? Sultan 2. Bayezid’in Hayati Donemi (1481-1512) Sultan İkinci Bayezid Doğum Tarihi : 03.12.1447 Ölüm Tarihi : 26.05.1512 Meslek : Padişah Doğum Yeri : Dimetoka/Yunanistan Ölüm Yeri : Edirne Babası : Fatih Sultan Mehmet Annesi : Gülbahar Hatun Eşi : Nigar Hatun, Şirin Hatun, Gülruh Hatun, Bülbül Hatun, Hüsnüşah Hatun, Ferahşad Hatun, Gülbahar Hatun Çocukları : Mahmut, Ahmed, Sahinsah, Yavuz Sultan Selim, Mehmed, Korkud, Abdullah, Alimsah, Aynisah, Gevher, Mülük Sultan, Hatice Sultan, Selçuk Hatun, Hüma Hatun II. Bayezid ‘in Kısa Hayatı II. Bayezid 8. Osmanlı Padişahıdır. 1447 yılında Dimetoka’da Fatih Sultan Mehmed ve Gülbahar Hatun ‘un çocukları olarak doğan, 2. Bayezid 1481 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. II. Bayezid Uzun boylu Yapılı bir vücuda sahip, yuvarlak yüzlü, cesaretli ve gözü pekti, yumuşak huylu, hoşgörülü, iyi bir ilim eğitimi almış veli bir sultandı, Arapça ve Farsça biliyor, Matematik ve Felsefe eğitimi almıştı.. Sultanlığı döneminde, Abdina (Kırbova) zaferi ve Endülüs müslümanlarına yaptığı yardımlar önemli hadiselerdir. Sultan II. Bayzezid İstanbulda bir çok yapıt ve kütüphaneler yaptırmıştır. Bunun yanında Bayezid Cami onun döneminde ibadete açılmış ve 1509 yılında İstanbulda meydana gelen büyük depremden sonra İstanbul’un tekrar inşaası yapılmaya başlandı.. Sultan II. Bayezid 1512 yılında padişahlıktan zorunlu olarak ayrıldı. 26 Mayıs 1512 de vefat etmiştir. İstanbul’da Bayezid Cami önündeki Türbesine defnedilmiştir.. sultan-2-bayezid-turbesi- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Otizm Nedir? Belirtileri? Nedenleri Nelerdir URL: https://trendhayat.com/otizm-nedir-belirtileri-nedenleri-nelerdir/ Tarih: 2026-04-25 Otizm Nedir? Otizm Belirtileri Nelerdir? Otizm Nedenleri Nelerdir? Otizm Tedavisi otizmle gibi bilgiler yazımızda bulabilirsiniz Otizm Nedir? Beyinin farklı bölgelerini bir arada çalıştıramadığı, üç yaşından önce başlayan ve yüksek oranda ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime çevre ile ilişkilere ciddi manada zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara sebep olan bir rahatsızlıktır. Bu belirtiler otizmi, otizmle benzer özellikler gösteren Asperger sendromu gibi daha hafif seyreden otistik spektrum bozukluğundan ayırır. Otizm, yaşamın özellikle ilk 3-4 yılı içinde ortaya çıkan ve hayat boyu devam eden bir özürlülük kısıtlılık durumudur. Bununla birlikte, çocuk 3 yaşa geldiğinde ya da daha ileri yaşta iken de Otizm özellikleri gösterebilmektedir. Otistiklerde, iletişim ve sosyal etkileşim ciddi derecede bozukluk gösterir, gelişmede bir uyumsuzluk ortaya çıkar. Otizm, kesinlikle ama kesinlikle bir hastalık olarak değil, gelişimsel bir sendrom yada gelişimsel bozukluk olarak tanımlanır. Otizm Belirtileri Öncelikle göz temasında yaşanan sorunlar, dikkatin gelişmemesi karşılıklı göz teması kurulamaması, göz göze sağlıklı bir iletişim kurulmaması, Bebeğin ihtiyaçlarını ifade etmek için değişik çoğu zaman manasız ağlamalar kullanmaması.Nesnelerle ilgilenmemesi onları yokmuş gibi sayması,Paylaşmak istememeKucağa alınınca sakinleşmemesi, kucağa alınmaya karşı direnmesi şeklinde otizmde erken belirtiler saptanabilir.Aynı yaşta olan çocuklarla iletişim kuramaması, onların oyunlarına ilgisiz kalmasıSöylenenler duymuyor gibi davranmasıYaşıtlarına göre konuşması geride kalmasıRutin değişikliklere tepki vermesiGözleri bir noktaya takılmasıEmpati EksikliğiAcı ve üzüntü duygularının anlamada güçlükOyuncaklarıyla oynamamasıParmakla bir şeyi gösterememesi Otizmin kesin tanısı için kullanılan nesnel evrensel ve objektif bir yöntem, biyolojik yada klinik bir tetkik olanağı yoktur. Daha çok gözleme dayanarak ve çevreden aileden alınan bilgilere göre tanı konmaktadır. Otizmin Nedeni? Otizm nedeni tam olarak bilinmese de genetik kökenli olduğu düşünülür. Ama hangi genin buna neden olduğu halen daha bilinmemektedir. Otizmin Görünme Oranı Dünya genelinde otizmin kızlara göre erkek çocuklarda görülme oranı 3-5 kat daha fazladır. Gene dünya genelinde her on bin kişi içinde dört beş kişi tipik otistiktir, yaklaşık 15-30 kişi de otistik davranışlar sergilediği görülmektedir. Otistik Çocukların Özellikleri Göz kontağı kesinlikle kurmazlar kurmaktan da kaçınırlar. Gözlerinize baksalar bile bu çok ama çok kısa sürelidir veya karşısındakinden uzaklara bakıyormuş gibidirler. Huzursuz görünmeleri tipik belirtidir. Sözel veya sözel olmayan bazı ifadelere tepkisiz kalabilirler. Bazı otistikler ses, ışık veya dokunuşa aşırı hassas ve tepki verirler. Bazıları ise sıcak, soğuk veya herhangi bir acıya karşı tepki vermezler. Çevrelerinde ki değişikliklere huzursuz dengesiz tepkiler gösterirler.Kimi çocuklar ev veya yaşam alanlarındaki düzenlerinin bozulmasına karşı aşırı sinirli olabilirler. Onlardan habersiz eşyalarının oyuncaklarının yada elbiselerinin yerleri değiştirilmişse öfke patlamaları yaşayabilirler. Rutin sabit düzenden hoşlanırlar. Kendi zihinlerinde ki haritalarda değişiklik yapmazlar yapılsın da istemezler. Otizm Tedavisi Otizm tedavisinden en önemli etken erken teşhis olup, aileler bu konuda dikkatli olmalı çocuğunun gelişimini yolunda gidip gitmediğini çocuğunun her süreçte neler yapması gerektiğini takip etmelidir. Erken teşhis bu problemi minimize etmek mümkün. Otizmin yoğunluğu çocuktan çocuğa değişiklik göstermektedir. Bu nedenle otizmin derecesi çok iyi belirlenmeli ona göre özel eğitimle daha iyi bir ivme kazanılmalıdır. Bu terapiler genelde konuşma ve fiziksel yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılmaktadır. En önemlisi konuşma terapisi olup, iletişim kurmasını geliştirmek çok büyük öneme sahiptir. Sosyal destek, hem ebeveynler, hemde otizmli çocuklar için çok önemlidir. Bu nedenle çevremiz bilinçlendirilmelidir. 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü Dünyada 2 Nisan günü otizmde farkındalık oluşturmak sorunlara çözüm bulmak amacıyla, 2008 ‘de BM ‘tarafından “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak belirlendi. Her yıl, Otizmin sorunlarını çözmek için “Otizm Farkındalık Ayı” olarak belirlenen Nisan ayı süresince bu konuların araştırmalarının yapılması, tedavinin yaygınlaştırılması ve insanların bu konu hakkında bilgilendirilmesi planlanıyor. ## Kırmızı Pancar Ne İşe Yarar ve Kırmızı Pancar Suyunun Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/kirmizi-pancar-ne-ise-yarar-2228/ Tarih: 2026-04-24 Kırmızı Pancar Ne İşe Yarar ve Kırmızı Pancar Suyunun Faydaları Nelerdir? Anavatanı Akdeniz olan kırmızı pancar sahip olduğu vitamin ve mineraller sayesinde önemli bir besindir. Meyve ve sebzelerdeki kırmızı renk, bitkinin antioksidan etki taşıdığını gösterir. Kırmızı pancara rengini veren pigmentler kansere karşı savaşta etkili bir sebze olmasını sağlamaktadır. Kırmızı Pancar Ne İşe Yarar? A, B, C, vitaminleri yanında demir, fosfor, potasyum, magnezyum, brom, manganez, kalsiyum ve çinko gibi mineralleri içerir. Beta karoten ve folat yönünden zengin yapısıyla bağışıklık sistemini güçlendirip kan yapımına destek olur. Ayrıca içeriğindeki rubidyumun sindirim üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Kırmızı pancar suyu demir eksikliği ve kansızlığa karşı etkilidir. Kırmızı pancar suyu, havuç suyu ile yarı yarıya karıştırılarak içildiğinde alyuvarların sayısını kısa zamanda yükseltir. Pancarın içerdiği nitrat nedeniyle, tansiyonu düşürmede ilaçlar kadar etkili olduğu belirtiliyor. İngiltere’deki Bart’s ve Royal Londra Hastanesi’ndeki hekimlerin 10 yıl süren ve nitratın insan vücudu üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmalarının ardından, vücuda girdiğinde nitrik aside dönüştüğü tespit edilmiştir. Nitrik asit kan basıncını düşük düzeylerde tutmak için damarlar tarafından üretilen bir maddedir. Ayrıca kandaki enfeksiyon ile mücadele etmek amacıyla antikorlar tarafından yüksek oranda üretilmektedir. Yeni yayımlanan bir meta analiz çalışmasında son 6 yılda kırmızı pancar suyunun kan basıncı üzerindeki etkisini inceleyen 16 klinik çalışmanın bulguları değerlendirilmiştir. Toplam 254 katılımcıyı kapsayan deneylerde kırmızı pancar suyunun 2 saatle 15 gün arasında uygulanmasıyla büyük tansiyonda çok daha belirgin olmak üzere, yüksek tansiyonu düşürdüğü tespit edilmiştir. Kırmızı Pancar Nasıl Yenir? Kırımızı pancarın taze sıkılmış suyunun yanında, taze, çiğ ve rendelenmiş olarak da tüketilebilir. Kırmızı pancar suyunun, yüksek oranda ve seyreltilmeden içilmesi önerilmiyor. Havuç, elma suyu ya da başka meyve veya sebze suları ile yarı yarıya seyreltilerek içildiğinde daha yararlı olur. Kırmızı pancarın 15 dakikadan daha fazla bir süreyle pişirilmemesi gerektir. Kırmızı pancardaki antioksidanlar olan betanin ve vulgaxanthin uzun süre kaynatıldığı zaman büyük oranda azalır ve antioksidan etkileri önemli oranda kaybolur. Filed Under: Beslenme ## Çakşır Kökü URL: https://trendhayat.com/beslenme/caksir-koku-801 Tarih: 2026-04-24 Çakşır Faydaları Afrodizyak etkileri olduğuna inanılan çakşırın cinsel gücü artırdığı belirtiliyor. Aynı zamanda sperm sayısını artırmak içinde kullanılmaktadır. Sinirleri güçlendirir. Dolaşım sistemi bozuklukları için yararlı olabilir. Çakşır bitkisinin dişisi ve erkeği vardır. Bayanlar dişisini, baylar ise çakşırın erkeğini kullanması gerektiği belirtiliyor. Dişi (çiçek durumu meydana getirmemiş, rozet yapraklı) ve erkek (çiçek durumu meydana getirmiş) olmak üzere iki çeşit olarak biliniyor. Çakşır Otu Nasıl Kullanılır ? 1 bardak kaynar suya 1 tatlı kaşığı çakşır kökü konulur ve demlendikten sonra içilir. Çakşır kökü kurutulduktan sonra toz haline getirilir ve balla karıştırılarak da yenebilir. Günde 1 defadan fazla yenmemelidir. Çakşır kökünün tozu, saf ve temiz olmalı ayrı bir karışım içinde bulunmamalıdır ve de tavsiye edilen miktardan daha fazlası alınmamalıdır. Çakşır Suyu: Çakşırın köklerinden su buharı distilasyonu ile damıtılarak elde edilen çakşır suyu hazır olarak şişelenmiş biçimde satılmaktadır. kategori Beslenme Permalink Comment ## Ocak Daha Kolay Nasıl Temizlenir URL: https://trendhayat.com/ocak-daha-kolay-nasil-temizlenir/ Tarih: 2026-04-23 Ocağınız Kirlendiyse Hemen Müdahale Mutfaklarımızda çok kirlenen alan ocağımızın üstü her yemek yaptığınızda ocak maalesef hem kirli olur. Yemekten hemen sonra temizlemezsek kirler kurur ve inatçı kirlere dönüşür. Bazen yemeğin pişmesini bile beklemeden ocağımızı temizlemeliyiz. Taşan yemek, taşan süt temizlemesi kabus gibidir. Hiç zaman kaybetmeden temizlememiz gerekir. Ocak temizliğinde ocağınızın şekline göre temizlik yapmalıyız. Cam ve seramik ocağın temizleme esnasında çizilmemesi için daha dikkatli olunmalı. Temizlik esnasında ocağın üstündeki her şeyi alın ocağın başlarını da deterjanlı sıcak suda bekletin. Ocak Temizliğinde Püf Noktalar Temizliğe başlamadan önce ocağınızın üstünden her şeyi alın. Ocak bölümleri sıcak sulu karışmada bekletin. Kimyasal ürünler kullanırken mutlaka eldiven kullanın. Ocağınızı aşındırıcı, yıpratıcı ürünleri kullanmayın. Ocağınız temizlik yaparken çizilmemesi için kullandığınız beze dikkat edin. Kaliteli bez tercih edin. Lekelerin üstüne karbonat dökün üzerine de limon sıkın bu yöntem lekeleri çıkaracaktır. Ocak Temizliği Nasıl Olmalı Cam Seramik Ocak Cam ocaklarda daha dikkatli olmalı lekelere hemen müdahale edilmeli çünkü kuruyan lekeler, temizlerken inatçı lekelere dönüşüyor. İnancı lekelerde çıkması zor olur bu nedenle ocağımızın yüzeyini çizebilirsiniz. Ocağınızı kirli ise ilk önce ocağınızdaki kirli yüzeyi kabasını alın. Daha sonra karbonat dökün. Sıcak suyla büyük bir havluyu ıslatın ve suyunu sıkın. Kirli ocağın üstünü havluyu kapatın ve bu şekilde bekletin. Beklettiğiniz ocağın kiri büyük çoğunlukla kiri çıkmış olacaktır. Çıkmayan kirler için karbonat dökün ve ovalayın. Sıcak suya sirke koyup güzelce durulayın. İsterseniz kimyasal içerikli yağ çözücü, kremler temizleyici ve bulaşık deterjanı ile yapabilirsiniz. İndüksiyonlu Ocak Temizliği İndüksiyonlu ocağın temizliğine başlamadan önce mutlaka ocağınızın sıcak olmamasına dikkat edin. Kimyasal içerikli krem temizleyicileri veya bulaşık deterjanı ile temizleyebilirsiniz. Eğer ocakta oluşan lekeler bu şekilde çıkmıyorsa yağ çözücü kullanabilirsiniz. Mutfağınızda doğal çözüm istiyorsanız hele ki ocağınız ise karbonatla ovalayın ve sirkeli sıcak suyla kurulayın. Elektrikli Ocak Temizliği Elektrikli ocak temizliğinde dikkat etmeniz gerek en önemli şey temizlik yaparken su kaçmaması gerek. Diğer yöntemler gibi ocağınızı temizleyebilirsiniz… . ## Kakaolu Muzlu Rulo Pasta URL: https://trendhayat.com/kakaolu-muzlu-rulo-pasta/ Tarih: 2026-04-23 Bol Köpüklü Kahvenin Yanına Bir Dilim Pasta Aklınıza rulo pasta yapmak geldiyse, genelde herkesin tercih ettiği muzlu rulo pastayı tavsiye ederim. Hem sunumu şık, hemde sizi yormadan pratik bir şekilde yapabileceğiniz bir pasta çeşididir. Misafirlerinize ikram edebileceğiniz, beş çaylarınızı gözdesi, dost ve arkadaşlarınızla bir kahve arasında yapacağınız sohbete eşlik edebilecek, hatta tatlı krizlerine iyi gelebilecek lezzettir Hadi zaman birlikte Kakaolu Muzlu Rulo Pasta‘ ya geçelim.. Kakaolu Muzlu Rulo Pastası İçin Gerekli Malzeme Listesi Keki İçin; 4 adet yumurta 1 su bardağından bir parmak az şeker 1 su bardağından bir parmak az un 1 paket vanilya 1 paket kabartma tozu 2 yemek kaşığı kakao 3 yemek kaşığı ılık su Muhallebisi İçin; 3 su bardağı süt 1,5 çay bardağı şeker 1 çay bardağı un 1 adet vanilya 1 adet yumurtanın sarısı 2 yemek nişasta 4 adet muz Çikolatalı garaj için 100 ml krema 100 gram bitter çikolata Kakaolu Muzlu Rulo Pastanın Tarifi; Derince bir kabın içine 4 adet yumurtayı kırın ve üzerine 1 su bardağından bir parmak az şekeri ekleyin. Şeker ve yumurtayı güzelce köpürene kadar karıştırın. 3 yemek kaşığı ılık suyu ekleyin ve tekrar karıştırın. Daha sonra 1 su bardağından bir parmak az un, 2 yemek kaşığı kakao, 1 adet vanilya, 1 adet kabartma tozu ekleyin ve karıştırın. Fırında pişireceğiniz tepsiye alın, yağlı kağıt serin hazırladığınız karışımı dökün, karışımın tepsiye eşit bir şekilde dağıldığına emin olun mutlaka buna dikkat edin. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 10-15 dakika kontrolü pişirin. Bazı fırınlar hızlı pişirebilir 10 dakikadan sonra kontrol edin. Kekiniz pişerken muhallebisine yapmaya geçelim. Tencereye 3 su bardağı süt, 1,5 çay bardağı şeker, 1 çay bardağı un, 2 yemek nişasta, 1 adet yumurtanın sarısı koyup, ocağın altını yakalım. Sürekli kaynayana kadar karıştıralım. Sürekli karıştırmanız muhallebiniz için önemli yoksa topaklanma olur. Kaynar kaynamaz alın muhallebiniz çok yoğun olmasın. Son olarak da 1 adet vanilya koyun iyice karıştırın. Pişen kekin fırından aldıktan sonra ilk sıcağı çıktıktan sonra yani 2-3 dakika sonra kekinizi rulo yapın. Soğumadan kekinizi rulo yapmalısınız yoksa kırılır. Kekin üstüne ılıyan muhallebiyi serin. Eşit oranlı olarak muhallebiyi yaydığınızdan emin olun. Muhallebinin üzerine 4 adet muzu 2′ şer sıra halinde koyun ve dikkatli bir şekilde yağlı kağıt yardımıyla rulo yapın. Rulo yaptıktan sonra en az bir saat buzdolabında bekletin. Buzdolabında pastanız beklerken garajı hazırlayalım, 100 ml kremayı ısıtalım ve ocaktan alalım. Daha sonra 100 gram bitter çikolatayı içine atalım ve sürekli karıştıralım. Bu şekilde bitter çikolatayı eritmiş ve krema çikolata birbirine karışmış olacaktır. Hazırladığımız ganajı da buzdolabında biraz bekletirsek daha iyi kıvam almış alacaktır. Buzdolabında beklettiğimiz rulo pastamızı çıkartalım. Üzerine hazırladığımız ganajı dökelim ve son noktayı koyalım. Afiyet olsun ## D Vitaminin Görevi Nedir? URL: https://trendhayat.com/saglik/d-vitaminin-gorevi-2043/ Tarih: 2026-04-22 D Vitaminin Görevi Nedir? D Vitamini barsaklardan kalsiyum ve fosfor emilimi için ve çocuklarda normal kemik gelişimi için gerekli bir vitamindir. Bu vitaminin %80’i ciltte meydana gelir. D vitamini, kolestrol kökenli bir maddenin UV ışınlarına maruziyeti ile oluşur. Bu kolestrol güneşe ışınlarına maruz kalıp D vitamini öncüsüne dönüştükten sonra önce karaciğerde sonra böbrekte olmak üzere 2 yerde değişime uğrar ve sonunda aktif D vitamini oluşur. D vitamini eksikliği erişkinlerde Osteomalazi ve çocuklarda Raşitizm denilen hastalığa yol açar. D vitamini eksikliğine kapalı ortamlarda çalışan kişilerde, kronik karaciğer hastalarında, çölyak hastaları gibi bağırsak emilim bozukluğu olanlarda ve bazı ilaçları sürekli kullananlarda daha fazla rastlanmaktadır. D Vitaminin Vücuttaki Görevleri D vitamini A, E ve K vitamini ile birlikte yağda çözünen vitamin grubundandır. Diğer vitaminlerden farklı olarak vücutta sentezlenir ve dolayısıyla hormon olarak adlandırılmaktadır. D vitamininin en iyi bilinen görevi kemik ve kas metabolizması üzerindedir. Güçlü kemiklerin gelişmesi için böbreklerden ve bağırsaklardan fosfor ve kalsiyum emilimini düzenler. Kemik erimesine neden olan, paratiroid hormonun salgılanmasını önler. Yeni araştırmalar D vitamininin kemik metabolizması üzerindeki bilinen yararlarından başka daha birçok görevi olduğunu da göstermiştir. Kalp hastalıkları, otoimmun hastalıklar, inflamatuar barsak hastalığı, multipl skleroz, romatoid artrit, diyabet, bazı kanser türlerinin meydana gelişinde D vitamini eksikliğinin rol oynadığı tesbit edilmiştir. Filed Under: Sağlık ## Bitkisel Prostat Tedavisi Nedir? URL: https://trendhayat.com/saglik/bitkisel-prostat-tedavisi-1409 Tarih: 2026-04-21 Bitkisel Prostat Tedavisi Nedir? Bitkisel Prostat Tedavisi, Prostata İyi Gelen Bitkiler, Prostat Tedavisinde Kullanılan Bitkiler. Journal of the American Medical Association'un (JAMA) Saw Palmetto (Serenoa repens) üzerine yapılan araştırmaları taradığı bir makale yayınlamıştır. Saw Palmetto benign prostat hiperplazisinin (BPH) yol açtığı istenmeyen üriner semptomları gidermek için kullanılan bir bitkidir. BPH'nin idrara çıkma güçlüğü, özellikle geceleri sık idrara çıkma isteği gibi semptomları 40 - 59 yaş arası Amerikan erkeklerinin %50'sini etkilemektedir. BPH'ın tedavisi için yıllık 2 milyar $ harcanmaktadır. JAMA'daki yayında daha önce yapılmış olan 18 kontrollü klinik çalışma gözden geçirilmiş. Araştırmacılar Saw Palmetto'nun plasebodan daha etkili ve standart BPH ilacı finasterit kadar etkili olduğu sonucuna varmışlardır. İlave olarak Saw Palmetto'nu yan etki riskinin daha düşük olduğu ve standart ilaç tedavisinden önemli derecede daha ucuza mal olduğu da açıklanmıştı. Saw Palmetto, şu anda Almanya ve Avusturya'da BPH'a karşı hekimlerin ilk tercihi durumunda olduğunu da ilave olarak belirtelim. kategori Sağlık Permalink ## Adet Öncesi Gerginlik Sendromu ve Tedavisi URL: https://trendhayat.com/saglik/adet-oncesi-gerginlik-1403/ Tarih: 2026-04-21 Adet Öncesi Gerginlik Sendromu ve Tedavisi Adet Öncesi Gerginlik İçin Doğal Çözüm. Vitex agnus-castus (hayıt) karmaşık semptomları ile üretken kadınların %40'ını etkisi altına alan "premenstrual syndrome" (PMS) adet öncesi sendromunun tedavisinde kullanılmıştır. Alman araştırıcıların deney sonuçlarına göre , çalışmaya katılanların % 93'ünde, hayıt ekstresi tedavisinden sonra, 3 aylık adet dönemi boyunca adet öncesi semptomların azaldığı veya ortadan kaybolduğu belirtilmektedir. Adet Öncesi Belirtiler Nelerdir? Araştırmacılara göre, PMS yaklaşık 150 farklı semptomla ilgilidir ve çoğu dört klasik "semptom belirti- kompleksi"ne; depresyon(bunalım), anksiyete(sıkılma ), şiddetli arzu ve hiperhidrasyonz (vücudun su toplaması ) (DACH)'a dahil olmaktadır. Çalışma hayıt preparatının toleransını (Tahammül edilebilirlik) ve etkisini incelemek için düzenlenmiştir. Her kapsül 1.6-3.0 mg Vitex meyvasının kuru ekstresini 6.7-12.5:1 oranında taşımakta ve bu 20 mg kuru meyvaya tekabül etmektedir. 1634 katılımcıya günde 2 defa 1 kapsül olmak üzere tedavi uygulamıştır. Anketler tedavi öncesinde ve 3 aylık adet dönemi sonrasında yapılan ikili görüşmeler şeklinde yapılmış ve değişiklikler kaydedilmiştir. Anketler özellikle hayıtın psikolojik ve fiziksel semptomlar üzerindeki etkisini 4 klasik DACH kompleks ve herbirini ayrı ayrı değerlendirmek üzere düzenlenmiştir. İyileşmeler Global Impression Scale adı verilen standart cetvele göre (1-7, çok fazla iyiden çok fazla kötüye kadar) belirlenmiştir. Deney sonucunda, tüm DAHC'de istatistiki olarak belirgin bir azalma görülmüştür. Hastaların % 42 si PMS den artık hiç etkilenmediklerini bildiriken, %51 inde bu semptomlarda azalma, %6 sında değişme olmamış ve % 1 inde artış olduğu kaydedilmiştir. Araştırmanın ilginç bir yönü de, hayıtın daha önce hamile kalmada güçlük çeken kadınların üretkenliği üzerinde de bir pozitif etkisi olabildiğidir. Bu deneyin verileri , hayıt tedavisi ile fertilitenin iyileştirilmesi de tesadüfen desteklemiştir. Hayıt tedavisinden önce hiçbir kadın hamile değilken, hayıt tedavisi sırasında gebe kalan 23 kadından 19 u daha önce hamile kalmayı başaramayan 126 kadından meydana gelen gruba ait olduğu tespit edilmiştir.. kategori Sağlık Permalink Comment ## Isırganın Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/isirganin-faydalari-1156 Tarih: 2026-04-21 Isırganın Faydaları Nelerdir? Isırganın Faydaları ve Isırgan Çayı. Isırgangiller familyasındandır. Isırgan otunun genellikle yaygın olan iki türü tedavi amaçlı kullanılır. Büyük ısırganotu (urtica dioica), küçük ısırganotu (urtica urens). Çok yıllık otsu bir bitkidir. Tüylerinin içinde formik asit vardır. Kullanılan kısımları yaprak,tohum ve kökleridir. Isırganotu eski zamanlarda kıymeti bilinen ve oldukça kullanılan şifalı bir bitkidir. 1471-1528 seneleri arasında yaşayan ünlü ressam Albrecht Dürer'in en meşhur tablolarının birinde, bir melek elinde bir ısırgan bitkisi ile en büyüğünün tahtına dogru uçarken resmedilmiştir. Yaprakta: Flavon, C vitamini, demir, mineral tuzlar, bitki asitleri, beta sitosterin, amine(histamin) Tohumda: müsilaj, proteinler, sabit yağ, carotinoid, clorophyll. Kökte: tanen, sterolen, steryllucosid, lignan bulunur. Isırgan Otunun Yararları Yapraklarının başlıca özellikleri olarak, idrar artırıcı, ödem çözücü, kan temizleyici, kan yaptırıcı, iltihab giderici, demir eksikliğini giderici ve organizmayı uyarıcıdır. Romatizma ve gut, böbrek ve idrar yolları iltihabı, böbrek ve safrakesesi taşı, prostat büyümesi, mide ve bağırsak ülseri, kansızlık ve alyuvar eksikliği, demir eksikliği, tüm alerjik rahatsızlıklar, egzama, fistüller. Kökler öncelikle prostat büyümesine karşı tıbbi tedaviyi destekleyici olarak kullanılır. Ayrıca saç dökülmesini durdurur, saçlara yoğunluk ve parlaklık kazandırır, kepeklenmeyi sona erdirir.Tohumlarının organizmayı uyarıcı,güçlendirici ve savunma gücünü artırıcı özellikleri vardır Isırgan Otunun Zararları Varmıdır? Ağır kalp ve böbrek hastalığından kaynaklanan ödemlere karşı kullanılmadan önce doktora danışılmalıdır Isırgan Otu Çayı Nasıl Yapılır - Isırgan Yaprağı Çayı 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 5 dakika demlenir, süzülür, tatlandırılmadan sıcak olarak içilir. Çay (kök) 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, 1 bardak suda 5 dakika kadar hafif ısıda kaynatılır, 5 dakika demlenir, süzülür, tatlandırılmadan sıcak olarak içilir. Çay (tohum) 1 tatlı kaşığı hafifçe ezilmiş tohum, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür, tatlandırılmadan sıcak olarak içilir. kategori Beslenme Permalink ## Sırt Ağrısı Nedir? Sırt Ağrısı Hakkında Bilinen Yanlışlar URL: https://trendhayat.com/sirt-agrisi-nedir-sirt-agrisi-hakkinda-bilinen-yanlislar/ Tarih: 2026-04-20 Sırt ağrısı toplumumuzda çok sık görüldüğü için hakkında dolaşan mitler de oldukça fazla. Yaygın olarak gözlenen “biraz uzansam geçer” inanışı aslında sırt ağrısının ardındaki birçok ciddi rahatsızlığı da görmezden gelmek anlamına geliyor. Vücudun genel sağlığını etkileyecek bir şey olmadığını düşünmek ve sırt ağrısını ciddiye almamak, ilerleyen zamanlarda çok daha ciddi problemlere neden olabilmektedir. Sırt Ağrısı ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar Genellikle, ağır kaldırma, yaralanma veya herhangi bir kaza sonucunda sırt ve bel ağrıları görülebilir. Ancak zamanla ortaya çıkan ağrıların çoğu zaman belli bir nedeni yoktur. 50 yaşın altındakilerde çok sık görülmese de sırt ağrılarının sebebi arasında kanser, omurilik yaralanmaları ve enfeksiyon gibi hayati sorunlar da olabiliyor. Bu tür ağrılar için önlem almamak ve gerekli tedaviye başlamamak zamanla kişinin depresyon ve ve anksiyete gibi problemlerle karşılaşmasına da yol açabilir. Cerrahi Müdahale Her sırt ağrısının mutlaka cerrahi müdahale gerektirdiği düşüncesi kısmen yanlış sayılır. Çünkü günümüzde sırt ağrısı vakalarının sadece %2’sinde cerrahi operasyona ihtiyaç duyuluyor. Sırt Ağrısını Uzanarak Geçirme Sırt ağrısını uzanarak geçirme eylemi ise tamamıyla yanlıştır. Bu popüler inanışın aksine, yatarak dinlenmek sırt ağrısına karşı etkili bir çözüm sunmuyor. Uzmanlar bu ağrıları yaşayan hastaların yatma veya dinlenme sürelerini kısaltmalarını istiyor. Çünkü yatakta geçirilen zaman ne kadar uzarsa sırt kasları da o kadar zayıflıyor ve ardından ayağa kalkıldığında üzerine binen yükü taşımakta zorlanıyor ve bunun sonucunda sırt ağrıları daha fazla artıyor. Yani evet, dinlenmek önemlidir, ancak bu tamamen hareketi sınırlamanız gerektiği anlamına gelmiyor. Hareket etmek, iyileşmeniz için istirahat kadar önemlidir (hatta biraz daha önemli). Ayrıca birkaç günü aşan yatak istirahatlerinin hastayı depresyon gibi ruhsal problemlere sürüklediğini de belirtelim. Sırt kaslarınızı çalıştırmak için düzenli spor yapmanız kronik ağrıları azaltmada mutlaka yardımcı olacaktır. Sırt Ağrısı Otururken Dik Durulmalı ‘Otururken dik durulmalı’ düşüncesi de fazla abartılmamalı, hafif bir açı yapacak şekilde rahatlığı bozmadan dik durulmalıdır. Aksi takdirde fazla gerilme yine sırtta ağrı oluşmasına neden olabilir. Erkekler Daha Fazla Sırt Ağrısı Çeker Bir başka yaygın inanış da erkeklerin kadınlara oranla daha fazla sırt ağrısı çektiğidir. Bu da çok doğru bir tespit sayılmaz. Cinsiyete bağlı olan tek farklılık, orta yaşlarda disk kaymalarından kaynaklanan sekonder ağrılarda mevcuttur. Hatta, genellikle sırt ağrıları kadınlar arasında daha yaygındır da diyebiliriz. Yanı sıra, yapılan bazı araştırmalar, Kafkas ırkına mensup olan kişilerin diğer ırklara göre daha fazla sırt ağrısı çektiğini göstermiştir. Sırt Ağrısını Hafife Almayın Sonuç olarak sırt ağrısı, kesinlikle hafife alınmaması gereken bir rahatsızlıktır. Sırt ağrısının birkaç hafta içinde genellikle düzelebileceği doğru olsa da, bunu çok uzun süre görmezden gelmek gibi bir hata yapmayın ve teşhis için mutlaka bir uzmanla görüşüp, uzmanın uygun gördüğü tedaviye vakit kaybetmeden başlayın. ## Gıdık Giderici Estetik Operasyon — Guzellik URL: https://trendhayat.com/guzellik/gidik-giderici-1696/ Tarih: 2026-04-19 Gıdık Eritme Yöntemleri ve Gıdık Giderici Operasyon. Tıpta son yıllardaki en önemli gelişmelerden biri endoskopik cerrahi. COSMED Estetik ve plastik cerrahi merkezi doktorlarından Doç. Dr. Nayım Çerkeş, teknolojideki ilerlemeler ile birlikte küçük optik kameraların geliştirilmesinin endoskopik cerrahi dediğimiz cerrahi tekniğini doğurduğunu anlatıyor. Tekniğin en büyük özelliği hastaya 15-20 cm’yi bulabilen büyük kesiler yapmak yerine 2-3 cm’lik kesilerden girilerek ameliyatlar gerçekleştirilmesi. “Bu küçük kesilerden sokulan 34 milimetre çapındaki optik kameralar cerrahi müdahalenin yapılacağı bölgeye sokulmakta ve o bölgenin bir televizyon ekranında görünmesini sağlamaktadır. Diğer bir keşiden sokulan küçük cerrahi aletler ile de operasyon gerçekleştirilmektedir. Böylece hem hastada daha az iz bırakılmakta hem de hastanın çok daha çabuk iyileşmesi mümkün olmaktadır” diye anlatıyor Çerkeş. Doç. Dr. Kazım Çerkeş yüz ve boyunda endoskopi kullanıldığında, klasik yüz germe ameliyatlarında olduğu gibi kulak önünden kulak arkasına dönen uzun kesiler yapmak yerine kulak üzeri, saçlı deri, kulak memesi arkası ve çene altında yapılan küçük kesiler ile ameliyatın gerçekleştirildiğini anlatıyor. Çerkeş, endoskopik yöntemle yüz ve boyun germe ameliyatlarının tekniğini ise söyle özetliyor; “Önce kulak üzerindeki saçlı deri içine küçük bir keşi yapılıyor. Buradan sokulan optik kamera ve cerrahi aletler yardımıyla yüzün üst bölgesinin derisi serhestlestırıliyor. Aynı şekilde kulak arkasından yapılan bir küçük keşi ile de boyun bölgesinin derisi kaldırılıyor. Çene altından yapılan küçük bir kesı ise boynun orta kısımlarının serbestleşmesini sağlanıyor. Boyun ve yüz derisi, altındaki dokulardan tamamen ayrıldıktan sonra gıdık bölgesi ve çene yan taraflarındaki yağ toplantıları optik kamera ile görülerek çıkartılır. Ayrıca bizim SMAS adını verdiğimiz, cilt altındaki yüz mimik kaslarının devamı olan zarsı dokular gene bu küçük kesilerden yapılan dikişlerle yukarıya asılıyor. Böylece yüzün cilt altındaki zarsı yapılarına yeni bir şekil verilir, yıllar içinde yer çekimi etkisiyle sarkmış ve gevşemiş dokuların gerilmesi sağlanır ve yüze daha genç bir görünüm kazandırır. Peki ama endoskopik yöntemle gıdık aldırmak için uygun bir yaş var mı? Çerkeş, bunu”Özellikle- 40-50 yaş arası, çok fazla deri kırışıklıkları oluşmamış ancak yüzde birtakım bölgelerde sarkmalar ve yağ toplantıları olan kişilere uygundur” diye açıklıyor. Ancak gıdıdaki yağ alındıktan sonra boyun derisinde fazla sarkıklıkları olan kişilerde, sarkmış fazla derinin atılması için klasik yüz germe ameliyatları uygulamak gerekiyor. Çerkeş’in tavsiye ettiği endoskopik cerrahi metodu ile, ameliyatlar artık günü birlik yapılıyor ve ameliyattan birkaç saat sonra hasta evine gidebiliyor. Operasyon ortalama iki saat sürüyor ve ameliyat sonrası oluşabilen morluk ve şişlikler üç hafta içerisinde büyük ölçüde kayboluyor. Birde iyileşme safhası var elbette. Doç. Dr. Nazım Çerkeş, boyun ve yüz germe ameliyatı yaptıran kişilerde oluşabilecek komplikasyonlara karşı sigara içmemelerini öneriyor. Filed Under: Güzellik ## Göz Tansiyonu Glokom Nedir? Göz Tansiyonu Kaç Olmalı? → URL: https://trendhayat.com/goz-tansiyonu-glokom-nedir-goz-tansiyonu-kac-olmali/ Tarih: 2026-04-19 Göz Tansiyonu glokom Nedir? Belirtileri ve Tedavisi, göz tansiyonu kaç olmalı? Neden olur, ne yapmalı, testi, nasıl anlaşılır, nedenleri… Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir? Göz içi basıncın belirli aralıklarla yükselmesi sonucunda görme sinirinde zarar oluşmaktadır. Sinirde oluşan bu zarar göz tansiyonu olarak adlandırılmaktadır. Görme alanında zaman içerisinde daralma oluşmasına neden olmaktadır. Göz tansiyonu ve karasu hastalığı adı ile bilinen hastalığın asıl ismi ise glokomdur. Belirli aralıklarla kontrol edilmesi gereken önemli rahatsızlıklardandır. Tanısının geç konulması tedavinin son derece zor seviyelerde seyretmesine sebep olabilir. Göz Tansiyonu Kaç Olmalı? Gün içerisinde değişkenlik gösteren göz içi basınç ölçümleri değerleri 6 – 21 mmHg arasında yer almaktadır. göz tansiyonu kaç olmalı sorusunu sorarsak bu değerlerden Basınç farkı 5 mmHg den fazla olmasından dolayı glokom olma ihtimali oldukça yüksektir. Fakat insandan insana değişiklik gösteren göz içi basınç dayanıklılığı görünme ihtimalinde değişkenliğe sebep olabilmektedir. Değerlerin normal seviyelerde gösterildiği durumlarda dahi hasarın oluşması söz konusu olabilmektedir. Farklı dayanıklılık yapısına göre değişkenlik oluşması da göz basıncında ki değerlere aykırı sonuçlar verebileceğini gösterir. Göz Tansiyonunun Glokom Belirtileri Genetik olma ihtimali olan glokom ailede görünme ihtimali oldukça yüksektir. Genellikle genler ile ilgili bağlantı şeklinde görülebilmesi de daha fazla kontrol edilmesi gerektiğini gösterir. Göz tansiyonu belirtileri ile alakalı görülenleri şu şekilde sıralayabiliriz: Bilgisayar ya da televizyon karşısında karanlık olduğu zamanlarda göz ağrısıSabah uyandığında şiddetli baş ağrısıKızarıklık ve göz kanamasıKusma ve mide bulantısıIşığın göz kamaştırması ve ışığa bakamama durumuAnide oluşan görme kaybıGöz kanamasıAkşamları ışığa bakıldığı zaman halka oluşumuGörmede belirli aralıklarla bulanıklık oluşması Göz Tansiyonu Neden Olur? Göz dokularında beslenmeye bağlı olarak süreklilik göstererek sıvı yapılır. Yapılan bu sıvı göz içinde süreklilik hale getirerek göz terk etmektedir. Göz içi sıvısının dışarı boşaltma görevi üstlenen kanallarda tıkanıklık oluşması ve bu kanallardan dışarı atılması gereken sıvının atılmaması göz tansiyonu oluşmasına neden olur. Göz içi basıncında yükselme oluşması da görme sinirlerinde tahribata yol açarak sinirlerin ölmesine sebep olmaktadır. Görme ile ilgili sinirlerde ölmelerin gerçekleşmesi kalıcı görme kaybının oluşmasına sebep olan faktörlerdendir. Glokom Tedavisi Gözün tahribine ve seviyesine bağlı olarak farklı tedavi uygulamaları mevcuttur. İlk olarak ilaç tedavisi ile başlayan göz tansiyonu tedavisi lazer ve cerrahi tedavi olarak sürdürülmektedir. İlaç ile başlayan tedavi sürecinde oluşan zararın durumuna göre önce lazer sonra da cerrahi tedavi uygulaması ile sonuç elde edilebilecektir. Uygulanacak tedavi yöntemi tamamen hastanın durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Öncelikli olarak teşhis durumu değerlendirilerek süreç işlemektedir. Hastaya teşhis konulması ile birlikte başlanan ilaç tedavisinin düzenli olup olmadığı ve hastanın yaşı tedavinin hangi şekilde ilerleyeceği konusunda net bilgiyi verecektir. ## Kalsiyum Faydaları Nedir? URL: https://trendhayat.com/saglik/kalsiyum-faydalari-2164/ Tarih: 2026-04-17 Kalsiyum Faydaları Nedir? Kalsiyum Vücutta Nerede Bulunur? Kalsiyum minerali vücudda kemiklerde ve dişlerde, fosfor ile beraber kalsiyumfosfat şeklinde bulunur (% 99,9). Bu bileşim, yetişkinlik dönemine kadar kemiklerde ve dişlerde gevşek yapı olarak bulunur. Bu nedenle kemikler daha esnektir ve kırılma durumunda çok daha kolay kaynar. Zaman içerisinde kalsiyumfosfat kristalleri kemiğin kristalleşmemiş bölümüne de yerleşir ve kemikler daha sertleşir. Esnekliğini kaybettiği için de çok daha kolay kırılır ve kaynamada zorluk çeker. İnsan vücudundaki kalsiyumun % 0,1 kadarı da kanda, kaslarda ve yumuşak dokularda yeralır. Bu yüzden kalsiyum, kemik yapısının oluşumundan başka, kas kasılmalarını, sinir sisteminden gelen sinyallerin kaslara iletilmesini ve hücre zarlarının oluşumunu kolaylaştırıcı rol oynar. Kalsiyum Faydaları; Kalsiyum kemik metabolizması ve kaslar için çok gereklidir. Kemik erimesini engeller. Kemikleri ve dişleri korur, kemik kaybı ve kırılması riskini azaltır. Kasların kasılması, beyin sinir sisteminde iletişimi sağlayan sıvılar, kanın pıhtılaşması hepsi kalsiyumla ilişkilidir. Sinir sisteminin düzenli çalışması için gereklidir. Kas kasılmalarının düzenlenmesine, sinir uyarılarının taşınmasına, hücre zarlarında iyon değişimine, hormonların, sindirim enzimlerinin ve nörotransmitterlerin salgılanmasına yardımcı olur. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü bilim adamlarının 293 bin 907 erkek ve 198 bin 903 kadın denek üzerindeki çalışmaları süt ürünleri ve diğer besinlerden yüksek oranda kalsiyum alan kişilerin kolorectal kansere yakalanma oranlarının en düşük düzeyde olduğunu göstermiştir. Söz konusu çalışmaya katılan kadınlarda en fazla kalsiyum alan ilk %5′lik grubun en az kalsiyum alan ilk %5′lik gruba göre kolorectal kansere yakalanma olasılığımım y%28 daha az olduğu saptandı Erkek deneklerde ise bu oran ise % 21 olarak tespit edildi.’ ‘Journal Archives of Internal Medicine” dergisinde yayınlanan makalede, besin ya da destek olarak alınan kalsiyumun colorectal kanser riskini azalttığı belirtilirken, süt ve yoğurt gibi süt ürünleri ile yeşil yapraklı sebzelerin yüksek oranda kalsiyum içerdiği vurgulandı. Filed Under: Sağlık ## Kuru Cilt Nedir? Bakımı Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/kuru-cilt-nedir-bakimi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-04-17 Kuru bir cilde sahipseniz eğer, Cilt Kurulu Nedir? Kuru Cildin Özellikleri Nelerdir? Kuru Cilde Nasıl Bir Bakım Uygulanmalı yazımıza göz atmanızı tavsiye ederiz. Cilt Kuruluğu Nasıl Oluşur? İnsanoğlunun derisinin en üst kısmı yağ ve su içeren bir katmandan oluşur. Herhangi bir nedenden dolayı yağ ve su oranında azalması sonucunda cilt kuruluğunu oluştur. Cildimizin üst tabakasında yer alan yağ ve su katmanı cildimizi koruyan bir bariyer görevini sağlar. Yağ ve su ciltte azalmasıyla çatlak oluşumuna davetiye çıkarır ve bu çatlaklardan içeriye mikrop, bakteriler ve enfeksiyon derinin altına kadar sızabilir. Bu sızıntı cilt problemine neden olur. Cilt Kuruluğu Nedenleri Fazla Güneş Sert Esen Rüzgar Sigara Stres Metabolizma bozukluğu Aşırı sıcaklıkta suyla yıkamak Hormon Bozukluğu Cildin Nem Dengesizliği Sert Sabun Yanlış Kozmetik Ürünler Bu tip ciltler çok hassas olurlar ve çok çabuk yıpranırlar bu nedenden daha özen ve bakım isterler. Özellikle de banyodan sonra cilt pul pul olur. Cildimiz 18 yaşından itibaren nem, 35 yaşından sonrada yağını kaybeder. Cildinize nem ve yağ takviyesi yapmazsanız cildiniz erken yaşlanmaya başlar. Kuru Cildin Özellikleri Kuru cildin üst derisi ince ve gözenekleri sıkıdır. Sıkış gözenekler hafif pullanma görünür. Kızarmaya meyillidir. Parlamayan mat bir cilt tipidir. Özellikle kış aylarında susuzluk nedeniyle sızlamalar oluşur. Kuru Cilt Kimlerde Görünür? 35 yaş üzeri kişiler kişilerde sıklıkla görünür. Yanlış Kozmetik Ürünler Kullananlarda Kimyasal Ürünlerle Uğraşanlarda Ağır işlerde ve İnşaat İşçilerinde Soğuk ve sıcak hava şartlarına maruz kalan kişilerde Kuru Ciltlere Bakımı Nasıl Yapılmalı? İlk yapmanız gereken cildinizin temizliğine dikkat etmeniz. Kuru ciltlerde çatlaklar oluşur. Bu çatlaklardan mikrop ve bakteriler daha kolay barınır. Bu nedenle cildimizi temiz tutmalıyız. Aşırı sıcak suyla yıkamayın. Cildinizi güneşten koruyacak önemleri alın. Bol bol su tüketin. Cildinizi susuz bırakmayın. Makyajınız uzun süre cildinizde kalmasına izin vermeyin. Makyajınızı süt formatlı ürünlerle temizleyin. Kuru cildi kişiler makyaj için kesinlikle pudralı ürünler tercih etmemelidir. Pudralı ürünler cildi kurudur. Cilt zaten kuru birde bu ürünleri kullanmak cildin daha kötü olmasına yol açar. Yatmadan önce cildinizi nemlendirin, cildimiz gece onarıma geçer bu şekilde cildinizin onarımına katkı sağlamış olursunuz. Alakalı Yazılarımız ## Semizotu Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/semizotu-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-04-16 Bahar aylarının gelmesiyle pazar ve manav reyonlarında yerini alan semizotu insan Sağlığına Faydaları Nelerdir? Semizotunun Özellikleri Nelerdir? A. B6, B2, B1, C ve E vitamini yönünden zengin, Beta Karotein, Nikotonik Asit, Magnezyum, Bakır, Potasyum, Kalsiyum gibi birçok mineralleri barındıran semizotu insan sağlığı için bulunmak nimetlerden biridir. Çin’ de bitkisel tıp alanında çok kullanılmaktadır. Batı ülkelerinde çok tercih edilmemektedir. Ekşimsi ve tuzlu bir tadı olan semizotunun bazı bölgelerde pipirim olarak da isimlendirilmektedir. Genel olarak yoğurtlu salata olarak yapımı tercih edilen semiz otunun yemeği de yapılmaktadır. Semiz otunun içerdiği özellikler sayesinde, kalorisi düşük olması ve tok tutması nedeniyle diyetisyenlerin de sıklıkla önerdiği bir sebzedir. 100 gram semizotu 32 kaloriye denk gelmektedir. Semizotu Omega-3 içeriği sayesinde et yemeği yemeyenler için alternatif çeşit olabilir. Bağışıklık sisteminden tutunda bedenimizin iskelet sistemine kadar fayda sağlayan semizotunun diğer faydaları nelerdir? onlara bir göz atalım. Semizotu Faydaları Nelerdir? Kolesterol Semizotu içerdiği özellikler sayesinde kan basıncını dengede tutar ve kötü kolesterolün düşmesine etki sağlar. Kalp damar hastalıkları oluşumunu engeller. Kabızlık Semizotu içerdiği lif oranı ile kabız oluşumunu engeller ve bağırsakların çalışmasını sağlayarak bağırsak sorunlarının ortadan kalmasını sağlar. Bağışıklık Sistemi İçerdiği zengin vitamin ve mineraller sayesinde insan sağlığına olumlu etki sağlayan semizotu bağışıklık sistemimizin de kuvvetlenmesini sağlıyor. Bağışıklığın güçlenmesi sonucunda da kanser ve diğer hastalıklarından kurtulmaya yardımcı oluyor. Kalp Damar Sağlığı Omega-3 Asit, A Linolenik Asit, DHA, EPA, Aspartik Asit, Glutanik Asit gibi doymamış yağları içermesi sayesinde Kalp ve Damar Sağlığını korur. Göz Semizotunun içerdiği A vitamini sayesinde göz sağlığına katkı sağlar. Cilt Cilt sağlığı için önemli bir yere sahip olan A vitamini semizotunda olması nedeniyle cildinize olumlu etki yapar. Bakteri ve Mikroplardan Korur Mikrop, bakteri ve mantarların üremesini engelleye yardım olur. Böbrek Sağlığına Katkı Sağlar Semizotunun içerdiği toksin atıcı ve idrar söktürücü etkisiyle böreklerde oluşan kum ve taşın atılmasına yardımcı oluyor. Diyet Diyet listelerinde yer alan semizotu içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde diyet yaparken oluşan halsizlik, stres gibi sorunları ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Uzun süre sizi tok ve dinde tutar. Kas ve Kemik Üzerinde Etkisi Zengin içeri sayesinde yoğurtla beraber tüketildiğinde kas ve kemik iskeletine sağlığına katkı sağlar. Halsizlik İçerdiği zengin vitamin ve mineraller sayesinde halsizlik,stres ve yorgunluğa iyi gelir. Kiraz Faydaları Nelerdir? Kiraz Özellikleri ve Çeşitleri ## Magnezyum Eksikliği URL: https://trendhayat.com/saglik/magnezyum-eksikligi-1085 Tarih: 2026-04-16 Magnezyum eksikliği ve magnezyum içeren yiyecekler nelerdir? Önemli kısmı kemik ve dişlerin yapısındadır. Organizma içinde tam 300 değişik biyokimyasal reaksiyonun bileşiminde bulunur. Vücuda alınan magnezyumun 1/3'ü vücutta değerlenir. Geri kalan kısmı işlenmeden atılır. Vücuttaki magnezyum içeriğinin %65'inden fazlası kemiklerde bulunur. Kalsiyum ve fosforla birlikte kemik yapısı ve gücünü oluşturur. Magnezyum, metabolizmada kalsiyum ile sıkı sıkıya ilişkilidir. Magnezyum Faydaları: Gıdaların enerjiye dönüşmesini sağlar. Kemikleri ve dişleri güçlendirir. Kalsiyum ve fosfor emilimini sağlar. Sinir iletişimini güçlendirir. Kasların kasılmasını kolaylaştırır. Enerji veren kimyasal reaksiyonların oluşumunu sağlar. Adet öncesi gerginliği, özellikle de mide krampları ve şeker yeme arzusunu gidermek için sıklıkla kadınlar tarafından kullanılır. Eksik kullanım Mide ve bağırsak krampları, bulantı, kusma, ishal, kalp ritminde bozukluk, Angina pectoris, damar sertliği, baş dönmesi, migren, beyin kan dolaşımı yeterdizliği, erken doğum ya da düşük rizikosu, solunum ve sindirim sistemi rahatsızlıkları, kanser, stres gibi hastalıklara yol açar. Günlük Magnezyum İhtiyacı : Günlük ihtiyaç 350 mg. Magnezyum İçeren Besinler: Soya fasulyesi, süt ve ürünleri,balık, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, yağlı tohumlar, incir, hurma, kuru kayısı, kuru meyveler, işlem görmemiş hububat. kategori Sağlık Tags: kalsiyum magnezyum, magnezyum içeren gıdalar Permalink Comment ## Göze İyi Gelen Besinler ve Vitaminler URL: https://trendhayat.com/saglik/goze-iyi-gelen-besinler-2055/ Tarih: 2026-04-15 Göze İyi Gelen Besinler ve Vitaminler Gözlerin karanlıkta normal olarak görmesine ve alacakaranlığa alışmasına yardım eden A vitamininin yeterli oranda tüketimi başta gece körlüğü, olmak üzere makula dejenerasyonu ve katarakt oluşumunu geciktirebilir. Balıkyağı ve karaciğer, süt, yumurta sarısı, havuç, domates, buğday, baklagiller, fıstık ve ceviz A vitamini içeren besinler arasındadır. Göz sağlığı için önemli olan B2 vitamini, göz yorgunluğunu azaltıcı etkiye sahiptir. Bu vitaminin yetersiz alımında gözlerde yanma, kaşıntı, ışığa karşı hassasiyet ve kornea hastalıkları gibi göz sorunları oluşabilir. Karaciğer, yağsız süt, peynir, yoğurt, ıspanak, brokoli gibi yeşil yapraklı sebzelerle balık, baklagiller ve tahıllarda yüksek oranda bulunan B2’nin yeterli alınması gözlerde katarakt oluşumunun önlenmesine yardım eder. Kalp, damar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenlemenin yanı sıra E vitamini kronik göz rahatsızlıkların korunmada da yarar sağlayabiliyor. Zeytinyağı, ayçiçekyağı, tereyağı, badem, ceviz, kırmızı et, ıspanak, brokoli, gibi yeşil yapraklı sebzeler ile mango ve kivi de bulunan E vitamini, retina dejenerasyonunu önlemede etkili olabiliyor. Huffington Post’ta yayınlanan habere göre, yapılan araştırmalarda lutein, likopen ve Omega-3 yağasitleri gibi besinlerin fazla tüketilmesi makuler dejenarasyon oluşma riskini % 25′e kadar azaltabilmektedir. Lutein ve zeaxanthin hücreleri koruyan ve hücrelerin bakımını yapan antioksidanlardır. Yapraklı ve koyu yeşil renkli sebzelerde yüksek oranda bulunur. Bu madddeler zararlı mavi dalgaları filtreler. Ispanak ve kabak, göz sağlığı için önemlidir. İçerdikleri lutein, ışığın olumsuz etkisini önler, zeaksantin ve mesozeaksantin göz dibindeki makula bölgesinde bulunan bir pigmenti oluştururlar. Makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı) ve katarakt, bu iki besini bol tüketenlerde daha az görülmektedir. Araştırmalar, beyin ve göz sinirlerinin gelişiminde önemli olan Omega 3 yağ asitlerinin, göz kuruluğunu azalttığını göstermektedir. Balık, ceviz ve keten tohumu önemli miktarda Omega 3 içerir. Buğday ruşeymi buğdayın en değerli bölümüdür. Buğdayın özünde bulunan E vitamini makuler dejenerasyonu ve katarakt olasılığını azaltabilir. Zeytinyağı, ay çiçeği tohumları, badem gibi besinlerde de yüksek miktarda E vitamini bulunur. ## 22 Haziran 201922 Haziran 2019 URL: https://trendhayat.com/arap-kizi-kremi-nedir-ne-ise-yarar-fiyati-nedir/ Tarih: 2026-04-15 Arap Kızı Kremi Nedir? Ne İşe Yarar? Faydaları Nelerdir? Arap Kızı Kremi Nasıl Kullanılır? İçeriğinde Neler Bulunur? Yan Etkileri Nelerdir? Fiyatı Nedir? bu gibi soruların cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Bu Kremin kullanıcı sayısı gittikçe artmakta ve kullanan kişilerde bu kremi önermektedir. Doğal bir ürün olması nedeni ile daha çok tercih edilen bu krem cilt lekelerinde ve sivilce oluşmasını engeller. Doğal ve zararsız bir ürün olması nedeniyle her yaşa kişiye ve her cilt tipine hitap etmektedir. Arap Kızı Kremi Nedir? Arap Kızı Kremi herhangi bir nedenden dolayı oluşan cilt lekelerine ve sivilcelere oluşumunu engellemek için kullanılan bir kremdir. Bu krem cilde uygulandıktan sonra kılcal damarları harekete geçirerek, ciltte kan dolaşımını hızlandırarak cildin yenilenmesini sağlayan ve içerinde bulunan doğal içerik sayesinde cilde zarar vermeden cildi onarır, besler, yeniler. Bu sayede cilt daha sağlıklı, canlı ve güzel görünüme kavuşur. Arap Kızı Krem Pembe ve Arap Kızı Krem Mavisi bulunmaktadır. Bu kremlerden pembesi daha çok tercih edilmektedir. Bu krem Osmanlı döneminde de sıklıkla sultanların ve cariyelerin kullandığı bir krem olup Arap bölgesinde bu kreme “hevadiye krem” olarak adlandırılır. Arap Kızı Kreminin Faydaları Nelerdir? Ne İşe Yarar? Bu Krem cilt lekelerini ve sivilceleri oluşumu engeller. Cildin rengini açar. Güneş ışınlarının cilde verdiği zararlar sonucunda oluşan lekeleri gidermeye yardımcı olur. Cilt herhangi bir nedenden dolayı kaybettiği iyi görümünü kazanmasını sağlar. Cilt daha sağlıklı, pürüzsüz ve parlak bir hal alır. Cildin yağ dengesini sağlar. Siyah noktaları önler. Düzenli kullanıldığında kremin içeriği sayesinde cilde oluşan yara ve izlerin geçmesini sağlar. Stres, cilt sorunları, hava kirliliği gibi nedenlerden dolayı oluşan ciltte matlaşma, koyulaşma, sararmayı giderir ve cildin rengini açar. Cildi nemlendirir ve yumuşatır. Güneş ışınları nedeniyle oluşacak çilleri önlemeye ve gidermeye yardımcı olur. Cilde tazelik, parlaklık ve sağlıklı görünüm sağlar. Koltuk altı, dirsek ve genital bölge kararmasını engeller. Cildi arındırır ve temizlemeye yardımcı olur. Cilt yüzeyinde meydana sararmaya giderir ve cildin rengini açar. Arap Kızı Kremi Nasıl Kullanılır? Kullanımı basit ve kolay olan bu krem günde bir kez uygulamanız yeterli. Gece yatmadan önce uygulamanız daha iyi emilmesini ve daha iyi sonuç almanızı sağlar. Kremi uygulamadan önce cildinizi temiz olmasına dikkat edin. Sabah uyandığınızda yüzünüzü ılık suyla yıkamanız yeterlidir. Düzenli kullanıldığında size fayda sağlayacaktır. Uzman doktorun önerisi sonucunda günde 2 kez kullanabilirsiniz. Arap Kızı Kremin İçeriğinde Neler Bulunur? Üretici firma içeri konusunda bilgi aktarmasa da içeriğinde E ve B vitamini, gliserin ve ampuller içerdiği tahmin edilmektedir. Arap Kızı Kremin Yan Etkileri Nelerdir? Bu kremin içeriğinde bulunan bitkisel yağlara karşı herhangi bir alerjiniz yoksa eğer herhangi bir zararı olmayacaktır. Nadir olarak alerjik sorunlar görünse de gerektiği gibi düzenli kullanıldığında bir sorunla karşılaşmazsınız. Arap Kızı Kremi Fiyatı Nedir? Bu kremin fiyatı değişiklik göstersene 20 TL altındaki ürünleri almayın. Bu kremi alırken dikkatli olun orjinal olanı temin etmeye çalışın. Bunun için eczane ve bildiğiniz güvendiğiniz aktarlardan alın. Madecassol Merhem Nedir? Ne Kremi? Madecasol Fiyatı ## 11 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/bipolar-bozukluk-nedir-bipolar-belirtisi-hastaligin-tedavisi/ Tarih: 2026-04-14 Bipolar Bozukluk Nedir? Bipolar ne demek Belirtisi Hastalığın Tedavisi, Nedenleri, testi, depresyon, iki uçlu duygu durum. Bipolar Bozukluk Bipolar bozukluk ya da diğer adı ile iki uçlu duygudurum bozukluğu beyni etkileyen ve günlük aktivitelerin tamamlama yeteneğinde bozulmalara yol açan hastalık olarak ifade edilir. Bu hastalığı olan kişilerin duygu geçişleri kesin şekilde olup bazı hallerde duygular karma şekilde de görülebilir. Bipolar Nedir? Manik depresyon bozukluk ya da manik depresif olarak da ifade edilen bipolar durum ruh halindeki aşırı değişmelerdir. Tedavi edilmediğinde günlük yaşamda kariyere ve ilişkilere ciddi boyutlarda zarar veren bu hastalık ileri seviyelerde intihara bile yol açabilir. Bu hastalık genellikle toplumda her yüz kişiden yüzde birinde ya da ikisinde görülür. Özellikle 15 ile 35 yaş arasında rastlanan bipolar bozukluk hem kadınlarda hem de erkeklerde eşit olarak ortaya çıkar. Bipolar Bozukluk Belirtileri Bipolar bozukluğun belirtileri hastalığın durumuna göre manik dönem ve depresif dönem olmak üzere iki farklı şekilde ortaya çıkar. Manik dönem daha hafif belirtilerin görüldüğü evre iken depresif dönemde daha ciddi belirtilere rastlanır. Manik dönem belirtileri Bu belirtinin içerisinde aşırı coşkulu hissetmek ve yükselmiş duygudurum, aktivite seviyesinde yükselme ve çok enerjik bir hal, heyecanlılık ve sabırsızlık, normal zamandan daha aktif olmak, çok hızlı konuşmak, düşünceler hızlıca değişiyormuş gibi hissetmek, aynı anda birden çok şeyi yapabilecek hissine kapılmak gibi belirtiler görülür. Riskli davranışlar sergilemek ve huzursuz, hassas, tedirgin olmak da belirtiler arasında yer alır. Depresif dönem belirtileri Bu belirti özellikleri; çok az enerjisi olmak, umutsuz, boş ve mutsuz hissetmek, hiçbir şeyden keyif almayacağını düşünmek, endişeye kapılmak ve çok sık unutmak, yavaşlamış ya da yorgun hissetmek, sürekli ölüm ile ilgili düşünmek, uyku sorunları yaşamak, aktivite seviyesinde düşme olarak ifade edilir. Bipolar Bozukluk Nedenleri Bipolar bozukluk nedenleri ile ilgili çok sayıda araştırma olmasına karşın henüz net bir açıklama mevcut değildir ancak tetikleyiciler hakkında bilgi verilir. Buna göre genetik faktörler bu hastalık üzerinde doğrudan etkilidir. Hastalığa genetik yatkınlığı olan insanların stresli hayat yaşamaları bu hastalığın ortaya çıkmasını tetikler. Ayrıca ailesinde bu hastalık olan diğer kişilerde bu hastalığın görülme ihtimali daha fazladır. Sigara kullanımı, ilaçların yan etkileri, kötü beslenme alışkanlığı, yetersiz bedensel aktivite, iş ve mali sorunlar hastalık için risk faktörleri olarak sayılabilir. Bipolar Bozukluk Tedavisi Hastalığın sıklığı, şiddeti ve yoğunluğu kişiden kişiye farklılık gösterdiğinden dolayı bipolar bozukluk tedavisi için ilk aşamada bipolar testi yapılır ve psikolojik tanı koyulur. Elde edilen sonuçlara göre tedavi programı belirlenir. Bu aşamada akut alevlenme ve koruma tedavisi isimleriyle iki farklı tedavi türü uygulanır. Bunlara ek olarak hekim tarafından duygudurum dengeleyici ilaçlar da verilir. Ayrıca hastalara psikososyal terapiler de uygulanır. ## Amerikan Mutfak Modelleri 2019 Model Amerikan Mutfaklar URL: https://trendhayat.com/amerikan-mutfak-modelleri-2019-model-amerikan-mutfaklar/ Tarih: 2026-04-14 Artık tüm dünyada açık mutfak olarak iyice yayılmaya başlayan bizde de Amerikan Mutfak olarak bilinen bu tarz özellikle dünyanın bir çok ülkesinde büyük evler daireler fark etmeksizin uygulanmakta, eski evlerini tadilat ederek bu mutfak tarzını evlerine yansıtarak daha geniş ferah alanlar elde edilebiliyor. Ülkemizde ise bu anlayış biraz faklı olarak amerikan mutfaklar genelde daha küçük dairelerde özellikle 1+1 ve 1+0 gibi yaşam alanlarına sahip konut yapılarında karşımıza çıkıyor, tabi küçük alanlarda kullanıldığı zaman istenilen görselliği ferahlığı pek sağlanamasa da yerden tasarruf adına çok kullanışlı olmaktadır. Tüm dünyada insanlar mevcut evlerindeki ayrı mutfakları salonla birleştirerek yeni yaşam alanlarına dönüştürürken bizde hala ayrı mutfak talebi daha çok gelmektedir. Zamanla bizde de bu tarzı beğenenlerin sayısının giderek artacağını düşünerek bu konu hakkında detaylı bilgiler sunmak istedik. Amerikan Mutfak Nedir Amerikan Mutfak Salon ve mutfağın tek yaşam alanı içerisinde bulunması anlamına gelmektedir. iki küçük alan yerine tek büyük açık geniş bir yaşam alanı sunar. Amerikan Mutfak Modelleri Mutfak Dolabı ModelleriMutfak Masa ModelleriAmerikan Bar ModelleriMutfak TasarımlarıMutfak Dekorasyon ÖnerileriAmerikan Salon Mutfak Dekorasyonları Mutfak Dolabı Modelleri Amerikan dolabı modelleri, mutfak tasarımları, mutfak dolapları, mutfak dekorasyonları ve fikirleri, en güzel mutfak modelleri, mutfak masa sandalye modelleri, ada mutfak modelleri, mutfak aydınlatma önerileri, mutfak tezgah modelleri mutfak kiler modelleri, ankastre mutfak örnekleri Mutfak Masa Modelleri Mutfak tasarımları, mutfak dekorasyonları ve fikirleri, mutfak masa sandalye modelleri, mutfak aydınlatma önerileri, mutfak tezgah modelleri mutfak kiler modelleri, Amerikan Bar Modelleri Amerikan dolabı modelleri, mutfak dolapları, en güzel mutfak modelleri, , ada mutfak modelleri, mutfak aydınlatma önerileri, mutfak tezgah modelleri, ankastre mutfak örnekleri Mutfak Tasarımları Mutfak dekorasyonları ve fikirleri, en güzel mutfak modelleri, mutfak masa sandalye modelleri, ada mutfak modelleri, mutfak aydınlatma önerileri, Mutfak Dekorasyon Önerileri Amerikan dolabı modelleri, mutfak tasarımları, mutfak dolapları, mutfak dekorasyonları ve fikirleri, en güzel mutfak modelleri, Amerikan Salon Mutfak Dekorasyonları Mutfak masa sandalye modelleri, ada mutfak modelleri, mutfak aydınlatma önerileri, mutfak tezgah modelleri mutfak kiler modelleri, ankastre mutfak örnekleri Amerikan Mutfak Fiyatları mutfak fiyatları olarak çok fazla arama ve soru sorulmakta, lakin bununla ilgili net fiyat söylemek oldukça zor isteklerinize ye yapılacak alanın hacmine şekline göre çok farklı fiyatlar çıkmaktadır. Sizin için internet üzerinden yaptığımız güncel model ve fiyatlara alttaki linkten ulaşabilirsiniz. Amerilan Mutfak Fiyatları ## Sübhaneke Duası Okunuşu ve Sübhaneke Anlamı Dinle URL: https://trendhayat.com/subhaneke-duasi-okunusu-ve-subhaneke-anlami-dinle/ Tarih: 2026-04-13 Namaz Kılarken tekbirden hemen sonra okuduğumuz sübhaneke duası hakkında her türlü bilgi bu yazımızda. SÜBHANEKE Sübhânekellâhümme ve bi hamdikve tebârakesmükve teâlâ ceddük(vecelle senâük)*ve lâ ilâhe ğayrük. ( * ) Sadece cenaze namazlarında okunur SÜBHANEKE DUASI ANLAMI Allah’ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın.Seni daima böyle tenzih eder ve överim.Senin adın mübarektir.(Varlığın her şeyden üstündür.)Senden başka ilah yoktur. SÜBHANEKE DUASI DİNLE Sübhaneke Duasını dinlemek için alttaki videoya tıklayın SÜBHANEKE DUASI ARAPÇA سُبْحَانَكَ اَللّٰهُمَّ وَبِحَمْدِكَ وَتَبَارَكَ اسْمُكَ وَتَعَالٰى جَدُّكَ (وَجَلَّ ثَنَآئُكَ) وَلاَ اِلٰهَ غَيْرُكَ SÜBHANEKE DUASI HAKKINDA Rivayetlere göre bu duanın sözleri Hz. Adem Aleyhisselam’a Allah (c.c.) tarafından öğretildiği bildirilmektedir. Hz. Adem (a.s.) kendisine yasaklanan yememesi emredilen cennet meyvesinden yedi ve Allah-ü Teala tarafından dünyaya gönderilmiştir. Dünya yaşamının Ahiret yaşamından çok zor olduğunu fark eden ve bu durum karşısında çok sıkıntı yaşayan hz. Adem Aleyhisselam Allah (c.c.) ’tan bağışlanma ve özür belirtmek için bu duayı etmiştir. Allah-ü Teâlâ da ona yardım ederek dünyada yalnız bırakmamıştır. Namaz Süreleri Namaz Duaları ## Sigara Tedavisi URL: https://trendhayat.com/saglik/sigara-tedavisi-468/ Tarih: 2026-04-13 Sigarayı Bırakma Yöntemleri-IQS Programı IQS Programının altında yatan amaç, beynin kendini 'nikotinsizlik' durumuna adapte etmesi sırasında yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırarak, bağımlının sigaranın fizyolojik ve psikolojik bağımlılığından çok kolay bir şekilde kurtulmasını sağlamaktır. IQS® programının diğer sigara bırakma yöntemlerinden farkı nedir? Diğer sigara bırakma yöntemleri ya sadece nikotine fiziksel bağımlılığın ortadan kaldırılmasına yöneliktir (örneğin akupunktur, luksopunktur, hipnoz, nikotin bantları, nikotin sakızları, anti-depresan ilaç), ya da sadece nikotine psikolojik bağımlılığın ortadan kaldırılmasına yöneliktir (örneğin Allen Carr metodu, Bibson yöntemi). IQS® programı ise nikotine hem fiziksel, hem de psikolojik bağımlılığın ortadan kaldırılmasına yöneliktir. IQS Türkiye www.iqsturkey.com Bağdat Caddesi No:47 Bağdat İş Merkezi D:6 Kızıltoprak - Kadıköy - İstanbul Tel: 0216 337 08 20 E-posta: info@iqsturkey.com kategori Sağlık Permalink ## Güneş Yanığı Belirtileri Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/gunes-yanigi-belirtileri-1446 Tarih: 2026-04-13 Güneş Yanığı Belirtileri Nelerdir? Güneş Yanığı Nedir? Güneş Yanığı Belirtileri ve Güneş Yanığı Etkileri. Güneş yanığı, güneş ışığına aşırı bir şekilde maruz kalma neticesinde deride kızarıklık ve şişlikle oluşan rahatsızlıktır. Aşırı güneş ışığına maruz kalma sonucu oluşan güneş yanığı solaryum ışığına maruz kalma nedeniyle de meydana gelebilir. Beyaz tenli kimselerde gün ortasında 15 dakikalık bir güneşe maruz kalmak, güneş yanığına yol açabilirken esmer tenliler güneş ışığını saatlerce tolere edebilirler. Güneş Yanığı Belirtileri Genellikle güneş yanığının belirtileri 2-6 saatlik bir sürede kendini gösterir. Şişlik, kızarıklık, tahriş, deride sıcaklık hissi, ağrı, ciddi durumlarda su toplamaları, halsizlik ve ateş oluşabilir. 4-7 gün sonraysa deri soyulur. Şiddetli olgularda 2. derece yanık, su kaybı, ikincil enfeksiyon ve hayati risk bile olabilir. Güneş Koruyucu Kremler Deriye ulaşan güneş ışınlarının bir bölümü yansır bir kısmı da cilt tarafından emilir ve depolanır. Depolanan güneş ışınları akut ve kronik hasarlar meydana getirir. Akut zararlar, güneş yanıkları ve güneş allerjileridir. Güneş allerjileri güneşe ışınına maruz kaldıktan birkaç saat ile birkaç gün içinde meydana gelen kızarıklık, ödem, ağrı, içi su toplayan kabarcıklar ve soyulma ile kendini belli eder. Kronik etkiler, cillte lekeler, çillenme, deride kalınlaşma erken yaşlanma, ince damarların meydana gelmesi ve deri kanserleri olarak belirtilebilir. Açık tenlilerde akut etkiler ve kronik etkiler daha çok olur. Güneş koruyucular UV ışınlarını absorbe etme, yansıtma ve dağıtma yoluyla deriye ulaşmasını engeller. Güneş koruyucu ürünlerin etkinliğini güneş koruma faktörü (SPF) numaraları belirler. Özellikle Beyaz tenli, mavi gözlü, çilli kimseler güneş ışınlarının hasarına daha açıktırlar. Sürekli şekilde güneşten koruyucu faktörü (SPF) 30 ve üzeri olan koruyucu ürünler tercih edilmelidir. Güneş kremi dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli ve 4 saatte bir yenilenmelidir. Terleyince veya suya girince yeniden sürülmelidir. Kullanılan koruyucunun hem UVB hem de UVA’ya yönelik olması gerekir. Yine kullanılan ürün kokusuz ve renksiz olmalı ve de tahriş edici özelliği olmamalıdır. Güneş Koruyucu Ürünler Etki Biçimlerine Göre 3 Çeşittir. 1- Kimyasal koruyucular: UV ışınlarını absorbe ederek deriye girişini engelleyici etki gösterirler. 2- Fiziksel koruyucular: UV ışınlarını yansıtma ve dağıtma yoluyla etki gösterirler. 3- Kombine koruyucular: Kimyasal ve fiziksel koruyucuların kombine edildiği ürünlerdir. kategori Sağlık Permalink Comment ## Giysilerinizi Yıpratan Yıkama Hataları URL: https://trendhayat.com/giysilerinizi-yipratan-yikama-hatalari Tarih: 2026-04-13 Giysilerinizi Zarar Vermeden Yıkayın Aldığımız giysileri mutlaka yıkamadan giymemeliyiz. Giysilerimiz dikim esnasında bir bir çok aşamadan ve ellerden geçerken yerlere düşmek, mağazalarda kim bilir kaç kişinin denediğini belli değil bu nedenle aldığınız kıyafetleri mutlaka yıkayın. Tabi ki yıkama işlemini doğru yapmanız gerek daha giymeden giysiniz mahvolmuş olabilir. Bu nedenle aldığınız giysileri ılık suda elinde yıkamanız da fayda var. Bu sayede giysinizin boyasının akıp akmadığını kontrol etmiş olursunuz. Bazen aldığınız giysiyi ilk makineye yıkanıyor. Sonuç tümün giysilerinize boya bulaşmış ve mahvolmuş olarak çıkıyor. Bu kabusu yaşamamak için ilk seferinde elde yıkamanız da fayda var. Sevdiğiniz giysilerinizi uzun zaman kullanmak istiyorsanız Giysilerinizi Yıpratan Yıkama Hataları okumalısınız. Giysileri Zarar Veren Yıkama Hataları Neler Giysilerinizin iyi ve zarar görmeden yıkanmasını istiyorsanız ilk önce kıyafetleri yıkadığınız makinenizi gözden geçirin. Çamaşır makinenizi yıkama işleminden sonra mutlaka havalandırın. Deterjan koyduğunuz bölüme sık sık temizleyin. Giysilerinizi yüksek derecede yıkamanız giysinizin yıpranmasına ve renklerin solmasına neden olur. Ağır lekeler de ise, temizleyici ile ıslatıp bekletilmeli onda sonra leke çıkartılmalıdır. Leke çıkarmak için farklı yolları deneye bilirsiniz. Ter lekelerinden kurtulmak için limon suyu, çim lekesi için sirke ve sıvı deterjanlı karışım ve şarap lekesi için su ve kabartma tozu ile karışım iyi bir çözüm olacaktır. Kullanacağınız fazla deterjan hem cebinize hemde giysilerinize zarar verecektir. Giysilerinizi mutlaka kulanım talimat okuyun ve ona göre yıkayın. Hassas kıyafetleriniz için özel deterjan kullanın. Nadir giysilerinizi elde yıkayın, yıkama imkanınız yoksa çamaşır makinenizin elde yıkama bölümüne veya hassas bölümde yıkayın ve toz deterjan kullanmayın. Hassas ayarda düşük dereceden yıkandığından toz deterjan erimemekte giysiniz de deterjan kalıntıları kalmaktadır. Çamaşır makinenizi çok doldurmayın. Çok doldurmanız hem iyi lekelerin çıkmamasına hemde doluluk oranı nedeniyle giysilerde sürtünme oluşur. Sürtünme etkisiyle de giysileriniz de tüylenmeler meydana gelir. Tüylenme ile ilgili bir probleminiz varsa Tüylenen giysiler için neler yapılır yazımızı da göz atmanızı tavsiye ederiz. Kıyafetlerinizi yıkama işleminden önce giysilerini renklerine, kumaş türüne göre, yünlü yapısına göre ayrılmalıdır. Düğmeli kıyafetlerinizi yıkama işleminde önce mutlak açın. Çünkü düğmeleri yıkama esnasında kopabilir. Yıkama kadar kurutmaya giysileriniz için önemlidir. Yüksek devirli kurutmada giysileriniz yıpranır ve daha erken zamanda renklerini kaybederler. ## Ramazan Bayrami Ne Zaman URL: https://trendhayat.com/2022-ramazan-bayrami-ne-zaman/ Tarih: 2026-04-13 2022 RAMAZAN BAŞLANGIÇ 2022 Ramazan ayı ne zaman başlıyor? 2022 ramazan bayramı, 2022 kurban bayramı, regaip kandili ne zaman? Miraç kandili ne zaman? Berat kandili ne zaman? Kadir gecesi ne zaman? 2022 yılı dini günler ve bayramlar hangi günlere geliyor. 2022 ORUÇ NE ZAMAN BAŞLAYACAK İslam alemi için onbir ayın sultanı olan ramazan ayı hangi günlere denk geliyor, ramazan başlangıç günü ne zaman? 2022 yılı dini günler takvimi ile Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Regaip Kandili, Miraç Kandili, Mevlid Kandili, Berat Kandili ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi ne zaman sorularının cevaplarını yazımızın devamında ve tüm dini gün ve tatillerin listesine trendhayat.com sitemizden ulaşabilirsiniz. 2022 Ramazan Ayı – 01 Ramazan 1443 Ramazan Ayının 1. Günü 2 Nisan 2022 Cumartesi Günü Ramazan Ayının Son Günü 1 Mayıs 2022 Pazar Günü ÜÇ AYLAR NE ZAMAN BAŞLAYACAK 2022 Yılı dini takvimine göre bu yıl üç aylar 2 ŞUBAT 2022 ‘da başlayacak. Hicri takvim 01 Recep 1443 günü miladi takvime 2 Şubat 2022 Çarşamba gününe denk geliyor. Recep, Şaban ve Ramazan aylarını kapsayan üç aylar, sırasıyla Regaip kandili, Miraç Kandili, Berat Kandili ve Kadir Gecesiyle tam bir manevi şölen yaşatacak. 2022 Ramazan Bayramı GÜN SÜRESİ Tarih Gün Adı Arefe Günü 1/2 Gün 1 Mayıs 2022 Pazar Ramazan Bayramı 1. Gün 1 Gün 2 Mayıs 2022 Pazartesi Ramazan Bayramı 2. Gün 1 Gün 3 Mayıs 2022 Salı Ramazan Bayramı 3. Gün 1 Gün 4 Mayıs 2022 Çarşamba 2022 Kurban Bayramı GÜN SÜRESİ Tarih Gün Adı Arefe Günü 1/2 Gün 9 Temmuz 2022 Cumartesi Kurban Bayramı 1. Gün 1 Gün 10 Temmuz 2022 Pazar Kurban Bayramı 2. Gün 1 Gün 11 Temmuz 2022 Pazartesi Kurban Bayramı 3. Gün 1 Gün 12 Temmuz 2022 Salı Kurban Bayramı 4. Gün 1 Gün 13 Temmuz 2022 Çarşamba Regaip Kandili Ne Zaman 2022 2022 Yılı Regaip kandili Bu yıl 03 Şubat 2022 Perşembe gününe denk geliyor. Regaip Kandili Recep ayının ilk cuma gecesidir. Regaip kelime olarak herhangi bir şeyi istemek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. Bu gece bol bol dua edip tövbe istiğfar etmek, af dilemek çok önemlidir. Miraç Kandili Ne Zaman 2022 2022 Yılı Miraç kandili Bu yıl 27 Şubat 2022 Pazar, gününe denk geliyor. Recep ayının 26 gününü 27 ‘sine bağlayan gece miraç gecesidir. Miraç Kandili; Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) göğe doğru yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesidir. Berat Kandili Ne Zaman 2022 2022 Yılı Miraç kandili Bu yıl 17 Mart 2022 Perşembe gününe denk geliyor. Berat Kandili Şaban ayının 15. gecesi ihya edilir (14. günü 15. güne bağlayan gece). Berat gecesi o yıl içinde olacak bütün işlerin hükme bağlandığı gecedir. Bu gece ibadet ve dua ile gündüzünü oruçlu geçirmek faziletlidir. Kadir Gecesi Ne Zaman 2022 2022 Yılı Kadir Gecesi, Bu yıl 27 Nisan 2022 Çarşamba gününe denk geliyor. Kadir gecesi Ramazan ayının 27. gecesi yani 26. günü 27. güne bağlayan gece ihya edilir. Bu gece islam alemi için bin aydan daha hayırlıdır. ## Selenyum Nedir ve Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/selenyum-nedir-1122/ Tarih: 2026-04-12 Selenyum Nedir ve Faydaları Nelerdir? Selenyum Nedir ve Selenyum Nelerde Bulunur? Selenyum adı, ay tanrıçası ‘Selene’den gelir. Karaciğer dokusunun dejenerasyonunu önlemek için selenyuma ihtiyaç duyulduğu keşfedilene kadar, bu eser mineral önce bir zehir olarak kabul ediliyordu. Protein sentezinde etkili olduğu sanılmaktadır. ”Glutathion peroksidaz” enzimini etkin hale getirir. E vitamini ile daha etkili olur. Vücuttaki selenyum miktarı 1 mg’den azdır. Erkeklerde bulunan selenyumun yarısı üreme sisteminde bulunur. Vücutta; erkeklerde testiste, her iki cinste dalak, böbrek ve pankreasta bulunur. Selenyumun Faydaları Selenyum minerali kanda bulunan ve hücreleri okside edici maddelere karşı koruyucudur. Normal karaciğer fonksiyonunu korur. Bazı kanser türlerinin oluşumunu etkiler. Fazla yağ tüketiminden kaynaklanan kansere karşı direnç verir. Hücrelerin ve dokuların elastikiyetini korumasını sağlar. Anti-oksidandır. E vitamini ile alındığında serbest radikallerin oluşumunu engeller. Demirden hemoglobin elde edilmesine yardım eder. Arsenik, kadminyum, civa ve kurşun gibi ağır metallerin zararlı etkilerinin baskılanmasını sağlar. Selenyum, E vitamini ile beraber kalp ve karaciğer fonksiyonlarının sağlıklı olarak devamı ve vücutta antikor yapımı için çalışır. Özellikle glutatyon peroksidaz enziminin yapısında görev alır. Dokuların oksidasyon sebebiyle zarar görmesini engeller. Selenyum pankreasın çalışması ve doku elastikiyeti için de gereklidir. Selenyumun vücutta birleştiği selenoproteinlerin antioksidan etkileri hücreleri serbest radikallerin verdiği hasarlardan korumaya yardım eder. Serbest radikaller kanser ve kalp-damar hastalığı gibi kronik hastalıklardan yaşlanma etkilerinin artmasına, düşük bağışıklıktan tiroid hastalıklarına kadar birçok olumsuz duruma sebep olan yan ürünlerdir. Selenyum tiroit bezinin düzgün şekilde çalışması için gerekli bir mineraldir. Tiroidin en aktif şekilde hormon üretebilmesi için selenyum sadece gerekli olmakla kalmaz, üretilen hormon miktarını düzenlemeye de yardımcı olur. Miami Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan çalışmaya göre, günlük alınan selenyum hapları, hastanın kanındaki HIV virüsünü bloke edebilir. 92 AIDS hastasına selenyum hapı, 83 hastaya ise plasebo veren araştırmacılar, 9 ay boyunca selenyum hapı kullanan hastalarda HIV virüsünün azaldığını tespit ettiler. Uzmanlar, antioksidan etkisi olan selenyum haplarının, oksijenle virüsün bağışıklık sistemi hücrelerine verdiği zararı onardığını düşünüyor. Romatoid artrit hastalarının kanlarında selenyum düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Vücudun bağışıklık sisteminin kendi sağlıklı hücrelerine zarar verdiği bir hastalık olan romatoid artritte, selenyum, yangı belirtilerinin giderilmesine yardımcı olabilir. Selenyum, E vitamini ile birlikte çalışarak hücre ve dokuları kansere karşı korur. Bunu 2 şekilde gerçekleştirir; ilk olarak, bazı enzimlerin yapısına girip hücre genetiğinde bozukluk yapıp kansere neden olan toksik oksijen kalıntılarını yakalar ve etkisiz hale getirir. İkincisi, bağışıklık sistemimizde bulunup da kanser hücrelerini yok etme özelliği olan ‘doğal öldürücü’ adı verilen akyuvar türü hücreleri güçlendirir. Amerikan Tıp Birliği’nin yaptığı bir araştırmada, deri kanseri olan 1000 kişi, 2 ayrı gruba ayrıldı. Bir gruba düzenli olarak 7 yıl boyunca günde 200 mikrogram selenyum verildi. Araştırma sonunda selenyum verilen kişilerde kanserin yayılmasının %41 oranında azaldığı, ölüm oranının ise diğer gruba göre %52 daha az olduğu tespit edilmiştir. Chicago Illinois Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan ve “Cancer Prevention Research” adlı dergide yayınlanan araştırma sonucuna göre selenyum prostat kanser hücre serilerinde öldürücü etki yaparken normal hücrelere ise zarar vermemiştir. Tiroit iltihabı, savunma hücrelerinin vücudun kendi hücrelerine karşı duyarlı hale gelmesiyle ortaya çıkar ve hücrelerin zarar görmesi sonucunda oluşur. Ülkemizde EÜ Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Kumanlıoğlu ve Uzman Dr. Ömer Türker tarafından geliştirilen selenyum tedavisinin, hastalar üzerinde olumlu etki sağladığı belirtilmiştir. Prof. Dr. Kumanlıoğlu, çalışmanın 100 hasta üzerinde gerçekleştirildiğini, hastaların tedavilerinde %50 oranında başarı sağladığını ve yalnızca bir hastada yan etkinin görüldüğünü ifade etmiştir. Padua ve Vanderbilt Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan ve “Science” adlı dergide yayınlanan araştırmaya göre selenyum sperm hücrelerinin gelişimi sırasında önemli rol oynamaktadır. Araştırma verilerine göre selenyum bir proteini harekete geçirerek sperm hücrelerinin oksitlenmesini önlemekte ve bu sayede daha canlı ve aktif kalan spermlerin dölleme yeteneği artmaktadır. Selenyum Günlük Doz Erkekler; 11 -14 yaş arası: 40 mikrogram 15 -18 yaş arası: 50 mikrogram 19 -51 yaş ve üstü: 70 mikrogram Kadınlar; 11 – 14 yaş arası: 45 mikrogram 15 – 18 yaş arası: 50 mikrogram 19 – 51 yaş ve üstü: 55 mikrogram Selenyum Eksikliği Belirtileri • Diş çürükleri, dişeti iltihaplanması, saç dökülmezi ve tırnak kırılması, çabuk yorulma. • Vejetaryenler, yaşlılar, sigara içenler, hamile ve emziren kadınlar selenyum eksikliği riski altındadırlar. • Selenyum eksikliğinin; kanser, kalp hastalığı, gelişme bozukluğu, enfeksiyonlar, karaciğer bozukluğu ve kısırlıkla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Selenyum Fazlalığı Selenyumun fazla alınması eklem sorunlarına, tırnaklarda kırılma, ağızda metalik tat, nefesin sarımsak gibi kokması, sindirim sistemi bozuklukları, karaciğer-böbrek bozuklukları, saç dökülmesi, cilt döküntüleri ve cildin sarımsı bir renk almasına neden olabilir. Selenyum İçeren Besinler Nelerdir? Et, mantar, tahıl ürünleri, yumurta sarısı, süt ürünleri, rüşeym, tereyağı, somon ve ton balığı, ıstakoz, istiridye, karides, kırmızı biber, sarımsak, soğan, arpa, ayçiçeği, ceviz, kuru üzüm selenyum içeren yiyecekler arasındadır. Besinlerdeki selenyum miktarı, o gıdaların hazırlandığı bitkilerin ve hayvanların yetiştikleri toprağın selenyum miktarına bağlıdır. Toprakları bu mineral bakımından fakir bölgelerde selenyumdan zengin bölgelere göre meme, akciğer ve kalınbağırsak kanserlerinin sık görülmesi söz konusudur. Çin ve Rusya’nın bazı bölgelerinde topraktaki selenyumun çok düşük oluşu nedeniyle o bölgelerde yaşayanlarda selenyum eksikliği sıktır. Filed Under: Sağlık ## Hamilelik Beslenme Listesi URL: https://trendhayat.com/saglik/hamilelik-beslenme-1135/ Tarih: 2026-04-12 Hamilelik Beslenme Listesi. Gebelik ve Beslenme. Hamilelik dönemi boyunca anne ve bebeğin her ikisinin de sağlığı için iyi beslenme çok önemlidir. Sağlıklı Hamilelik ve Gebelikte Yapılması Gerekenler: Hamilelik süresi boyunca işlemden geçirilmiş yiyecekler ve şekerden uzak durmak gerekir. Bu yiyecekler vücudu beslemek bir yana, ona ekstra yük getirirler. Aynı şekilde yağlardan da uzak kalınması faydalıdır. Kızartma ve fazla pişmiş yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Vitamin alımı için bol miktarda taze sebze ve meyve diyete eklenmedir. Hamilelikte Vitamin B vitamini kompleksi, E ve C vitaminleri, demir, çinko, manganez, krom ve kalsiyum hamilelikte özellikle önemlidir. Hamilelik esnasındaki folik asit eksikliği bir çok doğum kusurlarına sebeb olur. Bu kusurların en kötüsü enansefali (beyinin oluşmama hali), en çok rastlananı ise spinabifida'dır. Hamileliğin erken safhasında, her gün 400 mcg şeklindeki folik asit takviyesi, sinir sistemi ile ilgili bu kusur olasılığını %48-80 arasında düşürür. WHO (Dünya Sağlık Organizasyonu) kadınlara, özellikle hamileliğin ilk 3 ayında mutlaka her gün 400 mcg folik asit kullanmalarını tavsiye etmektedir. Folik asit eksikliğinde gebelerde çocuk gelişimi durur. Bebek ve çocuk büyümesi yavaşlar. Hatta sinir sistemi bozukluklarına neden olur. Besinleri B vitamini değerlerini düşürmeden yemek şarttır. Örneğin fazla pişirmeden ya da suyunu atmadan yemek gerekir. Annenin karnındaki bebeğin gelişmesi için kalsiyum almak gerekir. En çok süt ve süt ürünlerinde bulunur. Gebelikte A vitamini ve demir gereksinimi de çok artar. İnsan beyni hücrelerinin %70'i anne karnında gelişir ve Omega-3 yağ asitleri beyinde yoğunlaşmıştır. Araştırmalar, doğum ağırlığı düşük bebeklerde temel yağ asidi eksikliği olduğunu ve bunun bebeklerin IQ'larını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Omega-3'ün kullanımı için en gerekli dönem hamileleğin son 3 ayından başlayarak doğumdan sonraki 3 aya kadardır. Omega-3 alımı anne sütünün de zenginleşmesini sağlar. Son araştırmalar, Omega-3'ün anne sütünde olduğu ama hazır sütlerde bulunmadığını göstermiştir. kategori Sağlık Permalink ## Reishi Mantarı Nedir? Reishi Mantarı Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/reishi-mantari-nedir-reishi-mantari-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-04-12 Reishi Mantar Nedir? Reishi Mantarı Faydaları Nelerdir? bu konular hakkında öğrenmek istediğiniz bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Ölümsüzlük mantarı diye tabir edilen reishi, Çin’de yaklaşık olarak 2000 yıldır farklı tedavilerde kullanılmaktadır. İlk kullanım şeklinden bugünkü kullanım şekline kadar ki süreçte farklı uygulamalar ile tüketilmektedir. Teknolojinin gücünden faydalanılarak etkinliği konusunda yapılan araştırmalar reishi mantarı ile ilgili mucizeleri beraberinde getirmektedir. Dünya genelinde en fazla Çin, Japonya ve Kore gibi uzak doğu ülkelerinde görülmektedir. Farklı özellikleri bünyesinde bulunduran kırmızı reishi mantarı kapsül, çay ve kahve haline bürünerek tüketilmektedir. Ayrıca diş macunu ve sabun olarak da kullanılabiliyor olması etkinliğini artıran en önemli özelliklerdendir. Günlük kullanımda kolay yer edinebilir olması da kullanım kolaylığını artırmaktadır. Sert ağaçlar üzerinde yetişen genellikle tropikal iklimlerde çok daha fazla görülmektedir. Üretimi artırabilme adına kurulan tesislerde de organik mantar elde edilmektedir. Görünüm açısından bakıldığı zaman ise tozlu ve nemli bir renktedir. Hem ıslak hem de kuru ile parlayan ve ışıltılı bir yüzeye sahip görüntüsü ile de dikkat çekmektedir. Meşe, elm ve akçaağacı gibi sert ağaçlarda yetişmektedir. Reishi Mantarı Faydaları Uygulama tekniklerine bağlı olarak reishi mantarı faydaları değişkenlik gösterebilmektedir. Çok çeşitliliğin gözlenebilmesi de oldukça iyi sonuçları beraberinde getirmektedir. Faydaları şu şekilde sıralamak mümkündür. Reishi Mantarı Bağışıklık Sistemini Güçlendirir Güçlü bağışıklık sistemine sahip olsanız dahi kırmızı reishi mantarını tüketmeniz durumunda bağışıklığınız daha da güçlenecektir. İçerisinde bulundurduğu polisakkaritler sayesinde kemik içerisinde yer alan DNA, RNA ve B hücreleri üretimini hızlı şekilde artırır. Bu tür hücre artışı sayesinde kronik hastalıklardan kurtulmanıza katkı sağlamaktadır. Karaciğerdeki Toksinleri Vücuttan Atar ve Karaciğeri Güçlendirir Karaciğerin yenilenmesinde önemli etkiye sahip olması içerdiği etken maddeler ile doğru orantılıdır. Toksinlerin vücuttan atılarak yenilenmeye etki etmesi ile birlikte serbest radikal aktiviteler azaltılarak hücre yenilenmesi başlamış olur. Yararlı ya asitleri bulundurması sayesinde de safranın hızlı ve etkili şekilde iyileşmesine etki ederek kimyasallardan arındırmayı sağlar. Kronik hepatit rahatsızlıklardan kurtulmanıza da etki eder. Reishi Mantarı Enerji Seviyesi Yükseltir, Stresi Azaltır Enerjinizin artmasını sağlarken stresten uzak şekilde yaşamanıza etki eden mantar metabolizma hızının normale dönmesi sayesinde sakinliği oluşturur. Tüketim oranına özen göstermeniz etkilerini fazla şekilde almanıza bağlı olarak uyuyamama gibi problemlere yol açabilir. Kalp ve Damar Sağlığını Geliştirerek Solumun Sitemini Destekler İçerdiği maddeler sayesinde kan basıncında düşüşü sağlayarak kalp sağlığının korunmasında faydası vardır. Yapılan araştırmalar ve uygulamalarla ispatlanmıştır. Kanda bulunun kolesterol seviyesinin düşmesine katkı sağlar. Düzenli kullanım sayesinde kalp ve damar sağlığını olumsuz yönde etkileyen hastalıklara karşı korunmanızı sağlamaktadır. Ayrıca solunum sisteminde düzenlemeye katkı sağlayan reishi mantarı solunum yolu ile ilgili şikayetlerin azaldığı gözlemlenmiştir. Uygulama ve tüketim tekniklerine bağlı olarak görülen faydaların dışında diş macunu ve sabun kullanımı ile de etkiyi görmek mümkündür. Diğer reishi mantarı faydaları da şu şekilde sıralamak mümkündür: Erkenden yaşlanmayı yavaşlatmaktadır. Cilt problemlerin oluşmasını önlerken oluşan problemleri de ortadan kaldırır. Kelleşmeyi ve erken yaşta saç kayıplarının önüne geçer. Saçların uzamasına katkı sağlarken beyazlamasının da önüne geçer. Fazla kilolardan kontrollü şekilde kurtulmanıza yardımcı olur. Kanser ve Tümör gibi ölümcül hastalıklara karşı önleyici özelliği bünyesinde bulundurur. ## Pasta Kek Tarifi URL: https://trendhayat.com/tarifler/pasta-kek-tarifi-624/ Tarih: 2026-04-11 SAINT VALENTINE’S KEK Kek için malzemeler: 175 gr. margarin 175 gr. toz şeker 3 adet yumurta 175 gr. un 1-2 bardak su Kırmızı gıda boyası Krema için malzemeler: 500 gr. krema 200 gr. bitter çikolata Hazırlanışı: Yumurtaları mikserde 8-10 dakika çırpın. Önce şekeri, yağı daha sonra un ve suyu ekleyin. Son olarak birkaç damla kırmızı gıda boyası ilave edip 180 derecede 45 dakika pişirin. Kreması için 500 gr. kremayı mikserde 10 dakika çırpın, daha önceden sıcak su dolu bir kabıniçine koyduğunuz diğer kaptaki çikolatayı eritip mikserdeki kremanın içine bir tahta kaşıkyardımıyla karıştırın. Kek soğuduktan sonra ortadan ikiye bölüp çikolata kremayı arasına veüzerine sürün. Bir bıçak vasıtası ile dağıtarak şekil verin. KALPLİ SANDVİÇ 75 gr. margarin 50 gr. pudra şekeri 1 adet yumurta sarısı 150 gr. un 30 gr. kakao Kalp kurabiye kalıbı Çilekli dondurma Hazırlanışı: Yağ, pudra şekeri, un, kakao ve yumurta sarısını karıştırıp hamur halinegetirdikten sonra kalp kalıpla kesin. 180 derecede 20 dakika pişirin. Soğuyan kurabiyelerinarasına çilekli dondurma sürüp servis yapın. TUZLU KALPLER 350 gr. un, 5 gr. tuz 175 gr. yağ 115 gr. kaşar peyniri 1 adet yumurta 1 adet yumurta sarısı Susam Kalp kurabiye kalıbı Hazırlanışı: Susam ve bir adet yumurta sarısı hariç bütün malzemeyi beraber karıştırın, hamuru merdane ile açıp, kalpkalıpla kesin. Tepsiye dizdikten sonra üzerine yumurta sarısı sürüp susam serpin. 200 derecede 20 dakika pişirin. Pasta Kurabiye Tarifi – KALP KURABİYELER 75 gr. margarin 50 gr. pudra şekeri 1 adet limon (kabuğu rendelenecek) 1 adet yumurta sarısı 175 gr. un Kırmızı, kahverengi gıda boyası Kalp kurabiye kalıbı Hazırlanışı: Yağ ile pudra şekerini mikserde çırpın, içine limon rendesi, yumurta ve unuilave edin. Hazırladığınız bu kulak memesi kıvamındaki hamuru üç parçaya bölüp, gıda boyası ile renklendirin. Merdane ile hamuru açıp, kalıplar yardımıyla kalp şeklinde kesin. Önceden 180 dereceye ayarladığınız fırında 20 dakika pişirin. Filed Under: Tarifler ## 6 Mayıs 20194 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/protein-iceren-besinler-yuksek-proteinli-yiyecekler-listesi/ Tarih: 2026-04-11 Sağlıklı bir vücut için protein alımına özen gösterilmesi gerekir. Vücudun ihtiyaç duyduğu oranda protein değerlerine ulaşmak adına protein yönünden zengin olan gıda tüketimi önemli rol oynamaktadır. Protein içeren besinler sizin sağlıklı ve dinç olmanıza önemli etkide bulunur. Protein İçeren Besinler Tüketimi ile ilgili sınırlama getirmekte son derece elzem konulardandır. Vücuda aşırı dozda gitmesi kolesterol sağlığının bozulmasına neden olabilir. Kolesterol sağlığın bozulması da kalp rahatsızlıklarına neden olur. Hem beslenme düzeninizi hem de protein oranını çok iyi belirlemeli ve sınırlamalar yapmalısınız. Böylece istediğiniz düzeyde sağlıklı bir birey olarak hayatınızı sürdürebilirsiniz. Protein içeren besinler sıralamasını şu şekilde yapabiliriz: Yumurta Yaklaşık olarak 6 gr protein içeren yumurta kas sağlığı için de çok önemli bir besin kaynağı olarak bilinir. Ayrıca amino asitlerin seviyesini belirlemede etkin rol oynar. Peynir 1 dilim peynir yaklaşık olarak 4 gr olup, amino asitler için çok değerli olan kazein proteini içermektedir. Süt 1 fincan sütün içerisinde yaklaşık olarak 8 gr protein bulunmaktadır. Sindirim sistemi ve kemik sağlığı için çok önemli yapıya sahiptir. Protein değerinin kaliteli olanı ise organik olan sütte yer alır. Tavuk 170 gram kemiksiz ve derisi tavuk etinde yaklaşık olarak 48 gr protein bulunmaktadır. Kas sağlığına önemli etkisi bulunmasının yanı sıra kilo vermek isteyenler için oldukça etkili sonuçlar vermektedir. Yoğurt Bir porsiyon yoğurt yaklaşık olarak 23 gr protein içermektedir. Bu miktar hazırlanış şekline göre değişiklik gösterebilir. Kemik sağlığının korunmasında ve bağırsakların temizlenmesinde ki payı büyüktür. Sardalye 80 gram sardalyenin içerisinde yaklaşık olarak 20 gr protein yer almaktadır. Demir, fosfor, çinko, omega-3 ve potasyum açısından da oldukça zengindir. Biftek 80 gram bifteğin içerisinde yaklaşık olarak 22 gr protein bulunmaktadır. Protein değeri oldukça yüksek olmasından dolayı da tercihler sıralamasında üst seviyelerdedir. Hindi 80 gram hindi etinde 22 gr protein bulunmakta olup tavuk değerleri ile yakın seviyelerdedir. Hamsi; 80 gram hamsi de yaklaşık olarak 21 gram protein bulunmaktadır. Toksinlerin vücuttan atılmasında önemli role sahip olmaları da önemli bir faktördür. Somon; 80 gramlık somonda yaklaşık olarak 22 gr protein bulunmaktadır. Cilt sağlığına da iyi gelen somon omega-3 açısından da çok zengindir. Ayrıca zihin sağlığına da ciddi katkıları bulunmaktadır. Protein içeren besinler; Diğerleri Bunların dışında sucuk, mercimek, yer fıstığı, erişte, bezelye ve buğday gibi besinlerde de bol miktarda protein bulunmaktadır. Gün içerisinde tüketim oranınıza göre protein ihtiyacı karşılamasını doğru uygulamalarla yapabilirsiniz. ## Gıdık Giderici Estetik Operasyon URL: https://trendhayat.com/guzellik/gidik-giderici-1696 Tarih: 2026-04-11 Gıdık Eritme Yöntemleri ve Gıdık Giderici Operasyon. Tıpta son yıllardaki en önemli gelişmelerden biri endoskopik cerrahi. COSMED Estetik ve plastik cerrahi merkezi doktorlarından Doç. Dr. Nayım Çerkeş, teknolojideki ilerlemeler ile birlikte küçük optik kameraların geliştirilmesinin endoskopik cerrahi dediğimiz cerrahi tekniğini doğurduğunu anlatıyor. Tekniğin en büyük özelliği hastaya 15-20 cm'yi bulabilen büyük kesiler yapmak yerine 2-3 cm'lik kesilerden girilerek ameliyatlar gerçekleştirilmesi. "Bu küçük kesilerden sokulan 34 milimetre çapındaki optik kameralar cerrahi müdahalenin yapılacağı bölgeye sokulmakta ve o bölgenin bir televizyon ekranında görünmesini sağlamaktadır. Diğer bir keşiden sokulan küçük cerrahi aletler ile de operasyon gerçekleştirilmektedir. Böylece hem hastada daha az iz bırakılmakta hem de hastanın çok daha çabuk iyileşmesi mümkün olmaktadır" diye anlatıyor Çerkeş. Doç. Dr. Kazım Çerkeş yüz ve boyunda endoskopi kullanıldığında, klasik yüz germe ameliyatlarında olduğu gibi kulak önünden kulak arkasına dönen uzun kesiler yapmak yerine kulak üzeri, saçlı deri, kulak memesi arkası ve çene altında yapılan küçük kesiler ile ameliyatın gerçekleştirildiğini anlatıyor. Çerkeş, endoskopik yöntemle yüz ve boyun germe ameliyatlarının tekniğini ise söyle özetliyor; "Önce kulak üzerindeki saçlı deri içine küçük bir keşi yapılıyor. Buradan sokulan optik kamera ve cerrahi aletler yardımıyla yüzün üst bölgesinin derisi serhestlestırıliyor. Aynı şekilde kulak arkasından yapılan bir küçük keşi ile de boyun bölgesinin derisi kaldırılıyor. Çene altından yapılan küçük bir kesı ise boynun orta kısımlarının serbestleşmesini sağlanıyor. Boyun ve yüz derisi, altındaki dokulardan tamamen ayrıldıktan sonra gıdık bölgesi ve çene yan taraflarındaki yağ toplantıları optik kamera ile görülerek çıkartılır. Ayrıca bizim SMAS adını verdiğimiz, cilt altındaki yüz mimik kaslarının devamı olan zarsı dokular gene bu küçük kesilerden yapılan dikişlerle yukarıya asılıyor. Böylece yüzün cilt altındaki zarsı yapılarına yeni bir şekil verilir, yıllar içinde yer çekimi etkisiyle sarkmış ve gevşemiş dokuların gerilmesi sağlanır ve yüze daha genç bir görünüm kazandırır. Peki ama endoskopik yöntemle gıdık aldırmak için uygun bir yaş var mı? Çerkeş, bunu"Özellikle- 40-50 yaş arası, çok fazla deri kırışıklıkları oluşmamış ancak yüzde birtakım bölgelerde sarkmalar ve yağ toplantıları olan kişilere uygundur" diye açıklıyor. Ancak gıdıdaki yağ alındıktan sonra boyun derisinde fazla sarkıklıkları olan kişilerde, sarkmış fazla derinin atılması için klasik yüz germe ameliyatları uygulamak gerekiyor. Çerkeş'in tavsiye ettiği endoskopik cerrahi metodu ile, ameliyatlar artık günü birlik yapılıyor ve ameliyattan birkaç saat sonra hasta evine gidebiliyor. Operasyon ortalama iki saat sürüyor ve ameliyat sonrası oluşabilen morluk ve şişlikler üç hafta içerisinde büyük ölçüde kayboluyor. Birde iyileşme safhası var elbette. Doç. Dr. Nazım Çerkeş, boyun ve yüz germe ameliyatı yaptıran kişilerde oluşabilecek komplikasyonlara karşı sigara içmemelerini öneriyor. kategori Güzellik Permalink Comment ## Çocuklarda Dil Gelişimi ve Önemi URL: https://trendhayat.com/cocuklarda-dil-gelisimi-ve-onemi/ Tarih: 2026-04-11 Dil Gelişimi Nedir? Seslerin daha sonra kelimelerin öğrenilmesi ve dilin kurallara uygun bir şekilde kullanılmasını içeren süreçtir. Dil gelişimi, doğumla başlayarak hayat boyu devam eder. İnsan yapı gereği isteklerinin ifade edebilmek için konuşmak, düşüncelerini ve duygularını dile getirmek ister. Dil Gelişiminin Öğrenme Üzerindeki Etkisi Dil ile öğrenme arasında çok önemli bir ilişki vardır. Çünkü dil, insanlar arasında iletişim kurmayı yarayarak öğrenmeyi kolaylaştırır. Örneğin, çocuklara bir şey öğretirken aynı zamanda onların dil gelişimine katkı sağlamış olursunuz. Çocukların dil gelişimi iyi olursa öğretilenleri daha çabuk anlayacağı için öğrenmeleri kolay olur. Çocukların, çevrelerindeki kişilerin konuşmalarını dinleyerek ve onları taklit ederek konuşmayı öğrendikleri söylenir. Fakat çocukların dil gelişimlerinin ilk dönemleri evrenseldir. Bir çocuk dil fark etmeksizin hangi dilde konuşan bir toplulukta doğarsa doğsun benzer şekilde sesler çıkarır. Fakat çocukların bu evrensellik dönemleri 12-32 aylık dönemde sona erer. Yani çocuğun dil gelişimi bu süre sonunda içine doğmuş olduğu toplumun diline göre değişmeye başlar. Dil Gelişimi Yaş Faktörü Çocuklar hangi toplum içine doğarsa doğsunlar, ana dillerini 2 ile 5 yaş arasında öğrenir. Tabi çocukların dillerini öğrenmeleri için çevrelerinden gerekli ses uyaranları almaları gerekir. Çevresinde konuşulmayan veya işitme engeli olan çocuklar konuşmayı öğrenemezler. Dilin öğrenilme sürecinde çocuğun doğuştan gelen bilimsel kapasitesi de etkilidir. Bu kapasite çevrenin etkisiyle gelişir. Çocukların dil öğrenme kapasitesi ile zeka kapasitesi doğru orantılıdır. Çocukların 2 yaşa kadar çıkardıkları seslerle zekalarının ilişkisi yokken, 2 yaşından sonraki çıkardıkları seslerle zekalarının ilişkisi olduğu yönünde uzmanların görüşleri vardır. Konuşma dönemine erken giren çocukların zekâ seviyesi genellikle normal ya da normalin üzerindedir. Çocuğun konuşmayı öğrenmesi, çocuğun algısal, bilimsel, zihinsel ve kavramsal gelişimiyle yakından ilgilidir. Çocukların dil öğrenmesini; zihinsel engeller, duygusal eksiklikler (ailedeki güven ortamı), duyusal engeller (görme kaybı, işitme kaybı vb.), fiziksel engeller (yarık damak vb.), aile içi yaşanan problemler, uyaran eksikliği (ailenin çocukla konuşmaması ya da oyun oynamaması gibi), sık sık hastalanmalar ve benzeri durumlar etkiler. Çocuklarda dil gelişimi iki grupta incelenir. Konuşma Öncesi Dönem ve Konuşma Dönemi ## 19 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/2-suleyman-kimdir-sultan-ii-suleyman-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-04-10 Sultan 2. Süleyman kimdir? II. Süleyman Han’ın Hayati Dönemi (1687-1691) İkinci Süleyman Biyografi Doğum Tarihi : 15.04.1642 Ölüm Tarihi : 22.06.1691 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : 1. Ibrahim Annesi : Hatice Turhan Sultan Eşi : Hatice Haseki Çocukları : olmamıştır. Sultan 2. Süleymanın Kısa Hayatı Sultan ikinci Süleyman han 20. Osmanlı Padişahıdır. 1542 yılında İstanbul’da Sultan İbrahim ve Saliha Dilaşub Sultan’ın çocukları olarak doğan, 2. Süleyman Han 1687 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Sultan 2.Süleyman orta boylu yumuşak huylu uysal bir sultandı. Diğer sultanlar gibi o da alimlerden iyi bir eğitim aldı. Ömrünün çoğunu bir odada geçiren sultan, cesaretli , vatanperver, çok acıması olan, kibar bir kişiliğe sahipti. Sultanlığı döneminde Eğriboz zaferi dönemin önemli hadisesidir. Sultan olduğu zaman asayişin bozan müstebitlerle mücadele etti ve nizamı bir nebze sağladı. Sultan 2. Süleyman Han, kısa süre görev yaptıktan sonra 1691 yılında Edirne’de vefat etmiştir. İstanbul Süleymaniye Cami yanındaki atası kanuninin türbesine defnedilmiştir. Kanuni-sultan-suleyman-turbesi-suleymaniye- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Üzerlik Tohumu Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/uzerlik-tohumu-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-04-09 Üzerlik Tohumu Nedir? Faydaları Nelerdir? bu tohum hakkında bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Üzerlik Tohumu Nedir? Asya, Afrika ve Amerika gibi bölgelerde yetişen ve nazar otu olarak bilinen üzerlik bitkisinin tohumu aynı zamanda çay olarak da tüketilir. Çiçekleri beyaz olan üzerlik tohumu içerisinde çeşitli kırmızı boya maddeleri ve glikozitler bulunur. Üzerlik bitkisinin tohumundan üretilen yağlar çeşitli tıbbı tedaviler için de ilaç olarak kullanılabilir. Ayrıca, üzerlik tohumunun birçok önemli faydası vardır. Üzerlik Tohumunun Faydaları Nelerdir? Stres ve Depresyona Karşı Etkilidir Bu tohum afrodizyak etkiye sahiptir. Ayrıca, stres ve depresyona karşı oldukça etkilidir. Üzerlik Tohumu Faydaları Biride Üst Solunum Yollarını Açar Üzerlik tohumunun ateşte yakılarak dumanının koklanması, tıkalı sinüs ve üst solunum yollarının açılmasına yardımcı olur. Üzerlik Tohumu; Boğaz Ağrısı ve İltihaplanmaya İyi Gelir Üzerlik tohumunun çayı, mevsim geçişlerine bağlı görülen grip ve soğuk algınlığı sonrası ortaya çıkan boğaz ağrısı ile iltihaplanmaya karşı çok etkilidir. Vücuttaki İltihabın Atılmasını Sağlar Soğuk algınlığı veya benzer hastalıklar nedeniyle boğazda oluşan iltihabın atılmasına yardımcı olur. Diğer yandan, akciğer ve göğüste öksürüğe nedeniyle meydana gelen hasarın derecesini azaltır. Bağırsak Rahatsızlıklarına Karşı Etkilidir Yanlış besin tüketimine bağlı olarak oluşan bağırsak kurtlarının dökülmesinde oldukça etkilidir. Ayrıca, üzerlik tohumunun sindirim yollarının temizlenmesini sağladığı için olası bağırsak hastalıklarını da engeller. Üzerlik Tohumu Faydaları Biride Beyin ve Hafıza İçin Çok Yararlıdır Bu tohum beyin dostu bir bitkidir. İçeriğinde özel maddeler sayesinde beynin rahat ve sağlıklı çalışmasını ve hafızanın güçlenmesini sağlar. Bu bitki, aynı zamanda Alzheimer gibi çok önemli unutkanlık problemlerinin tedavisi için de çok etkilidir. Uyku Problemlerini Azaltmaya Yardımcı Olur Bu tohum uyku problemlerine karşı çok yararlı bir bitkidir. Gece uykusundan 1 saat kadar önce çayı yapılarak içildiği takdirde rahat uyumayı sağlar. Hormonların Düzenli Çalışmasını Sağlar Bu mucizevi bitki, hormonların dengeli çalışmasını sağlayarak yaşlanmayı geciktirici etki yapar. Buna ilaveten, vücut için çok faydalı olan serotonin hormonu miktarını artırarak, kişilerin daha sakin ve huzurlu kalmasını sağlar. Kadınlarda adet öncesinde kullanılması çok faydalıdır. Göz İltihaplanmalarını Tedavi Edicidir Vücut iltihaplarına karşı oldukça etkili olan üzerlik tohumu, göz iltihaplanmalarına karşı da rezene tohumuyla beraber kaynatılarak kullanılabilir. Kaynatıldıktan sonra, pamukla göz üzerine pansuman yapılarak iltihabın atılması sağlanır. Ağız Kokusunu Engeller Ağız kokusunu önlemek için, bu tohumu ağızda tutulup yumuşadıktan sonra çıkartılır. Bu bitkinin içerisindeki çözücü maddeler tükürük içerisine karışır. Böylece rahatsız edici ağız kokusu önlenmiş olur. Chia Tohumu Faydaları Nelerdir ## Çilekli Kup Tarifi URL: https://trendhayat.com/tarifler/cilekli-kup-1180/ Tarih: 2026-04-09 Çilekli Pasta Tarifi, Çilekli Kup.Yumurta sarılarını, şeker, beyaz şarap, fındık ve bir çay kaşığı limon suyunu bir kapta karıştırarak, yarısına gelecek şekilde su dolu başka bir kabın içine koyun ve ateşte pişirmeye başlayın. Karışım koyulaştığı zaman ateşten alın ve ılık suda bekletin. Çilekleri, Grand Marnier sosunu ve kalan limon suyunu pişirdiğiniz karışıma ekledikten sonra, mikserle çırpın. Servis kaplarına alıp, soğumasını bekleyin. Soğuduktan sonra üzerlerine birer kaşık dondurma ve cevizlerle süsleyip, servis edebilirsiniz. ÇİLEKLİ FINDIK SOSLU KUP (4 kişilik) – MALZEMELER 3 yumurta sarısı 2 yemek kaşığı toz şeker 2 yemek kaşığı ezilmiş fındık 1/4 limon suyu 1 yemek kaşığı beyaz şarap 1 yemek kaşığı Grand Marnier sos (şarküteri ve gourme shoplarda bulabilirsiniz) 400 gr. çilek 500 gr. vanilyalı dondurma 50 gr. ceviz Filed Under: Tarifler ## Türk Bayrağı; En Güzel Türk Bayrağı Resimleri URL: https://trendhayat.com/turk-bayragi-en-guzel-turk-bayragi-resimleri/ Tarih: 2026-04-08 Türk Bayrağı; Türk bayrağı anlamı, Bayrağımız milletimiz için çok önemlidir. Al renginin asaleti ve şehitlerimizin kanı, beyaz hilalin kudreti ve bağımsızlığımızın işaretidir. Sizler için en güzel Türk Bayrağı Resimleri ‘ni bir araya getirdik. 2019 Türk Bayrağı, Türk Bayrağı resimleri, Türk Bayrağı resmi indir, Türk Bayrağı png hd, Türk Bayrağı emoji, Bayrak çizimi, Türk Bayrağı gif, Türk Bayrağı vektörel, bayrağının anlamı, Türk bayrağı boyama, Türk Bayrağı wallpaper, Türk Bayrağı görselleri bayrak resmi indir. Türk Bayrağı Resimleri En güzel Türk Bayrağı Resimleri Sizin için derledik. turk-bayragi-vektorel turk-bayragi-resimleri-1 turkiye-wallpaper 4K UltraHD Turk Bayraklari gokturk-turk-logos-turk-bayrak turk-bayragi-resmi turk-bayragi-asker-resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri en güzel türk bayrağı resimleri TÜRK DEVLETLERİ BAYRAKLARI bayrak resmi indir Türk Bayrağı Tarihçesi Al kırmız renkli zemin üzerine beyaz ak hilal ve yıldızdan oluşan türk bayrağımız bu şekliyle ilk olarak 1844 yılında Abdülmecit döneminde Tanzimat sürecinde kullanılmaya başlanmış, Cumhuriyet döneminde 29 Mayıs 1936’da Türkiye Cumhuriyeti ‘nin ulusal bayrağı olarak kanun çıkarılmıştır. 22 Eylül 1983’te Türk Bayrağı Kanunu ile bayrak ebatları belirlenmiş ve türk bayrağı son halini almıştır. BAYRAK – Arif Nihat Asya Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, Işık ışık, dalga dalga bayrağım! Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım. Seni selâmlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder… Gölgende bana da, bana da yer ver. Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar: Yurda ay yıldızının ışığı yeter. Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün Kızıllığında ısındık; Dağlardan çöllere düştüğümüz gün Gölgene sığındık. Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı; Barışın güvercini, savaşın kartalı Yüksek yerlerde açan çiçeğim. Senin altında doğdum. Senin altında öleceğim. Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim: Yer yüzünde yer beğen! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim! ## C Vitamini Eksikliği Nelere Yol Açar? URL: https://trendhayat.com/saglik/c-vitamini-eksikligi-nelere-yol-acar-2059/ Tarih: 2026-04-08 C Vitamini Eksikliği Nelere Yol Açar? C Vitaminin Görevleri ve Bulunduğu Besinler; C vitamini (askorbik asit) bağışıklık sistemini güçlendirir. Antikor oluşumunu hızlandırır. Soğuk algınlığı, nezle ve gribe karşı vücudun direncini artırır. Kollojen sentezi için gereklidir. Dokuların gelişmesini ve kendini yenilemesini sağlar. Kemik, diş ve damar sağlığını korur. Yara ve yanıklarda iyileştirmeyi hızlandırması C vitamini etkileri arasındadır. Çeşitli vitamin ve minerallerin vücutta kullanılmasına yardım eder. Kan hücresinin yapımını artırır. Yara, yanık, anemi, ateşli hastalıklar, zehirlenme, nezle, grip gibi hastalıklar, ameliyat ve sigara kullanımı C vitaminine olan gereksinimi artırır. C vitamini Olan Besinler Frenk üzümü, kuşburnu, kivi, çilek, portakal, greyfurt, limon, lmaydanoz, lahana, kavun, domates, pancar yaprağı, yeşil biber, karnabahar, havuç, brokoli, şalgam, ıspanak C vitamini olan besinler arasındadır. C Vitamini Eksikliği Nelere Yol Açar? C vitamini eksikliği bağışıklık sisteminde zayıflama, enfeksiyonlara karşı diren azalması, yorgunluk, uyuşukluk hissi, kansızlık, diş etlerinde şişlik-kanama, ciltte nedensiz morluklara kadar ilerleyen deri altı kanamaları, saç kalitesinde bozulma, eklem-kas ağrıları ve nefes darlığı neden olabilir. C vitamini seviyesini kanda ve idrarda ölçmek mümkündür. Sabah verilen bir idrar örneği sonrası C vitamini düzeyi hakkında bilgi edinilebilir. Filed Under: Sağlık ## Pusula Nedir? Pusulanın İcadı Kim Ne zaman Buldu URL: https://trendhayat.com/pusula-nedir-pusulanin-icadi-kim-ne-zaman-buldu/ Tarih: 2026-04-08 Ne Nedir? Pusula Nedir? Pusulanın İcadı Kim tarafından Ne zaman Buldu, nasıl kullanılır, Günümüzde her akıllı cep telefonu içinde bulunan pusula artık herkes tarafından bilinen kullanılan bir yön bulma aletidir. Günümüzde herkesin cebinde bir pusula olsa da genel olarak askeri alanlarda, gemilerde denizciler tarafından, doğa tutkunları sporcular tarafından daha sıklıkla kullanıldığını söylemek gerekir. Dünyamızın her iki uç kısmı alt ve üst, güney ve kuzey kutuplarında manyetik bir çekim alanı vardır, bu çekim merkezleri bir mıknatıs gibi pusulanın yön bulmasını sağlar, Pusula Tarihçesi İlk pusulanın 1. YY ‘da Çinliler tarafından icat edilmiş olmasına rağmen genel olarak define mücevher bulmak için kullanılıyordu, 11. YY ‘dan sonra ise yön bulmak için kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle denizcilikte inanılmaz fayda sağlamış bir alettir. Çalışma prensibi çok basit bir tekniğe dayanan pusula, içinde kuzey ve güney kutuplarını gösteren yön ibreleri olan, tamamen dünyanın çekim ekseni mantığı ile çalışan basit ama çok faydaları bir alettir. Dilimize italyanca bussola kelimesinden dönüşerek girmiştir. Günümüzde üretilen pusulalarda genellikle kırmızı renkte olan ibre kuzey yönünü gösterir, pusulanın etrafında yakınlarında bulunabilecek başka bir metal veya mıknatıs pusulanın yanlış göstermesine sebep olacaktır. Ne Zaman Ve Kim Tarafından Bulunmuştur? Antik Yunan ‘da, M.Ö. 6. YY mıknatısın farkındaydılar. Ama tam olarak ne işe yarayabileceğinin nasıl kullanılabileceğini bilmiyorlardı. Pusulanın yani mıknatısın yön bulma özelliği ilk kez Çinliler tarafından bulunmuştur, mıknatısı suyun üzerinde batmayan bir parça üzerine koyduklarında kuzey yıldızını gösterdiklerini fark ettiler ve Pusula icat edilmiş oldu. Pusulanın Avrupalılar tarafından fark edilmesi kullanılmaya başlaması 12. Y.Y. bulmuştur ve bu tarihten sonra pusulanın gelişimi artmıştır. ## Emzirme Minderinin Faydaları URL: https://trendhayat.com/emzirme-minderinin-faydalari/ Tarih: 2026-04-08 Emzirme Minderi Gerekli Mi? Bebeğiniz için her zaman en iyisini isteyen ebeveynler hem anne hemde bebeği için özel olan emzirmenin en iyi şekilde yapmak ister. Emzirme Minderi ile Bebeğini doyurma hissi anneye doyumsuz bir haz verir. Emzirmenin sayısız faydası vardır. Bilinçli bir anne herhangi bir sorunu yoksa mutlaka bebeğini emzirmelidir. Anne ve bebeği için mükemmel bir nimet olan anne sütü sağlık ve iletişim açısından çok önemlidir. Bu nedenle en iyi şekilde emzirmek gerek. Emzirirken hem kendiniz hemde bebeğinizin için daha keyifli daha getirmek mümkün bunu için, emzirme minderi kullanabilirsiniz. Bebeğiniz yeni doğduğunda her 2 saatte bir emzirmek gerek büyüdüğünde ise, daha çok beslenme ihtiyacı ve kilo artışı olur.Bu nedenle anne bebeğine pozisyon vermekte zorlanır. Bu durumlarda annenin emzirme minderi kullanması tavsiye edilir. Emzirme Minderi Nedir. Emzirme minderi, bebeğinizi emzirirken, üzerine yatırdığınız, baş ve kalça kısmını destekleyen bir nevi yastık yerine geçen içi elyaf dolu yastık türüdür. İçi elyaf dolu bu minder bebeğinizin yüksekte tutmanıza ve eğilmeden rahatça bebeğinizi beslemenizi sağlar. Emzirme yastığı olarak ta adlandırılır. Emzirme Minder Çeşitleri C Şeklinde Emzirme Minderi Sıklıkla tercih edilen emzirme minder türüdür. Cırt Cırtlı Olan Emzirme Minderi Bu modelde bebeğinizi minderin üstüne yatırıyorsunuz popo kısmında olan cırt yardımıyla mindere sabitliyorsunuz. Bu şekilde bebeğiniz kaymaz ve sabit pozisyonda durarak daha rahat ve kolay besleye bilirsiniz. Sırt Destekli Emzirme Minderi Bel ve sırt ağrıların engellemek için yapılan bir modeldir. Bu modelde emzirme minderinin bir ucuna bebeğinizi yatırıyorsunuz, diğer uç kısmını sırtınıza yerleştirerek kullanıyorsunuz. Oyuntulu Modelli Emzirme Minderi Bu model dikdörtgen şeklinde bebeğinizi yerleştirebileceğiniz oyuntu da olan modeldir. Emzirme Minderi Neden Kullanılmalı ve Faydaları Nelerdir İyi bir iletişim aracı olan emzirmeyi daha kaliteli ve keyifli hale emzirme minderiyle getirebilirsiniz. Anne ve bebeğin sağlığı içinde öneme sahip olan emzirme yastığının faydalarını şöyle sıralayabiliriz. Yeni doğan döneminde bebekler sıklıkla anne sütü alması gerektiğinde, anne bebeğini sürekli tutmak zorunda bir anne yanlış pozisyonda emziriyorsa, bel ve sırt ağrıları kaçınılmaz olur. Bu nedenle emzirme yastığı önerilir Uzmanlar annelerin bebeklerini 2 yaşına kadar emzirmelerini önermektedir. Bebeğiniz büyüdükçe, ağırlığı ve beslenme ihtiyacı artacak bu nedenle annede bel ve sırt ağrıları oluşacaktır. Bu nedenle emzirme yastığı tavsiye edilir. Emzirme esnasında bebeğinizi yükselteceğinden bebeğiniz memeyi daha rahat kavrayacak ve aşağı eğilmenize gerek kalmayacaktır. Bebeğinizde oluşabilecek gaz sorunlarına karşı doğru pozisyonda emzirilmeli, doğru pozisyonda emzirilmeyen bebekler, hava kabarcıkları yutabilir , buna bebeğinizin gaz oluşumuna neden olur. Emzirme minderi doğru pozisyon almanıza yardımcı olur. Doğru pozisyonda emzirmek bebeğinizin kusmasını engeller. Bebeğiniz 6 aylık olduktan sonra oturması için bebek oturma yastığı olarak da kullanabilirsiniz. Emzirme yastığı yumuşak dokulu olması daha rahat uykuya dalmasını sağlar. ## Elmalı Kurabiye Tarifi Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/elmali-kurabiye-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-04-08 Elmalı Kurabiye Tarifi, Nasıl Yapılır? Gerekli Malzeme Listesi, Kurabiye Hamuru Nasıl Yapılır? Kaç Kalori, Kaç Derece Pişer? Buzdolabında Saklanır Mı? Elmalı Kurabiye Püf Noktaları? bu kurabiye hakkında aradığınız bütün bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Tatlı kurabiye çeşitlerinde benim favorim elmalı kurabiyedir. Müthiş lezzeti ile çaylarını yanında, kahvenin yanında size ve sevdiklerinizle eşlik edebilecek en güzel tatlı kurabiyelerden biridir. Pişerken dağılan o mis gibi koku ile bir an önce yeme isteği uyandıracak, elma, ceviz, tarçın üçlüsü iç harcın olmazsa olmazlarındandır. Yapımı kolay ve pratik olan lezzeti buzdolabına atabilir ve canınız çektiğinde veya misafirleriniz geldiğinde çıkartıp, ısıtıp servis edebilirsiniz. hala denemediyseniz bu kurabiyeyi mutlaka deneyin. Elmalı Kurabiye Malzemeleri Elmalı Kurabiyenin Hamuru 1 adet yumurta 1 kahve fincanı pudra şeker 250 gram margarin 1 yemek kaşığı yoğurt 1 paket kabartma tozu 1 adet limon kabuğu rendesi 3 su bardağı un İç Harcı İçin; 3 adet kırmızı elma 1 adet küçük boy çay bardağı şeker 2 çay kaşığı tarçın Çekilmiş ceviz Üzeri İçin; Pudra şekeri Elmalı Kurabiye Yapımı Elmalı Kurabiyenin Hamuru Nasıl Yapılır? İlk olarak hamurumuzu yapmakla başlayalım. Derinde bir kapa 1 adet yumurta, 1 kahve fincanı pudra şeker, oda sıcaklığına gelmiş 250 gram margarin,1 yemek kaşığı yoğurt, 1 paket kabartma tozu, 1 adet limon kabuğunu rendeleyip karıştıralım. Bu karışıma ortalama 3 su bardağı unu yavaş yavaş kontrolü ekleyelim. Hamurumuz ele yapışmayacak şekilde yumuşak hamur kıvamına gelene kadar yoğuralım. 3 adet kırmızı elma soyun ve rendeleyin. Bir tavaya ve tencereye rendelediğiniz elmaları koyup üzerine küçük çay bardağı kadar şeker ve çekilmiş cevizi ekleyin. Elmaları suyunu çekene kadar pişirin. Suyu çekilince ocaktan alın. harcın içine 2 çay kaşığı tarçın ekleyip karıştıralım ve soğumaya bırakalım. Kurabiye hamurumuzu 3 ayrı parçaya ayrılalım. Tezgahımızın üstünü unlayalım. Böldüğümüz hamuru merdane yardımıyla açalım ve açtığımız hamuru üçgen şekilde sekiz parçaya bölelim. Sekiz parçaya böldüğümüz hamurun geniş kısmına elmalı harcı koyalım. Rulo şeklinde saralım ve pişireceğiniz tepsiye dizelim. İsteğe göre farklı şekiller vererek de yapabilirsiniz. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirelim. Elma Kurabiyesinin sıcaklığı geçtikten sonra pudra şekeri serpin. Kurabiyeniz servise hazır deneyeceklere afiyet olsun. Elmalı Kurabiyenin Püf Noktaları? Kurabiyemizi yaparken bütün malzemelerin oda sıcaklığında olması gerekir. Kurabiyemiz için kullanacağımız un, kabartma tozu ve vanilyayı eleyerek karışıma ekleyin. Pişme işleminde fırını kendi fırınıza göre ayarlayın. Elmalı Kurabiye Kaç Kalori? Ortalama bir kurabiye 613 kaloriye denk gelmektedir. Elmalı Kurabiyeyi Kaç Derece Pişer? Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirilir. Ama tabi ki kişinin fırınından fırınına değişiklik gösterdiği için kontrolü pişirin. Elmalı Kurabiye Ne Kadar Zamanda Pişer? Ortalama 180 derecelik fırında 20- 25 dakika da üzeri hafif pembeleşene kadar kontrollü pişirin. Elmalı Kurabiye Buzdolabında Saklanır Mı? Elmalı kurabiye olarak yapılıp buzdolabınıza atabilirsiniz. Bir misafiriniz geldiğinde çıkartıp, fırında ısıtıp tüketebilirsiniz. ## Mükemmel Nevresim Takımı Modelleri URL: https://trendhayat.com/mukemmel-nevresim-takimi-modelleri/ Tarih: 2026-04-07 Yatak Odalarınız İçin İlham Veren Nevresim Takımları Yatak odaları evimizde kendi iç ruhumuzu yansıtan yerleridir, Yatak odası deyince aklı ilk nevresim takımı gelir, yatağınıza serdiğiniz an yatağınızın odanızın havası hemen değişir, aslında yatak odası dekorasyonun ilk temeli nevresim takımı modelleri. Her gün farklı bir model nevresim takımı modelleri ile her gün farklı bir imaj bile oluşturabilirsiniz. Bizde size biraz ilham vermesi için 2018 model nevresim takımlarını sizin için derledik, hep beraber heyecanla bir bakalım. 2018 Model Nevresim Takımları 01-Nevresim-takimi-2018 gri nevresim takimi 02-Nevresim-takimi-2018 pembe nevresim takimi 03-Nevresim-takimi-2018 – 04-Nevresim-takimi-2018 turkuaz nevresim takimi 05-Nevresim-takimi-2018 gri kahve tonlar nevresim takıları 06-Nevresim-takimi-2018 lacivert beyaz nevresim takımı 07-Nevresim-takimi-2018 beyaz fuşya nevresim takımları 08-Nevresim-takimi-2018 yeşil yatak örtüsü 09-Nevresim-takimi-2018 rengarenk nevresim takımları 10-Nevresim-takimi-2018 renkli nevresim takımları 11-Nevresim-takimi-2018 tac turuncu mavi nevresim takımı 12-Nevresim-takimi-2018 patchwork nevresim takımı 13-Nevresim-takimi-2018 beyaz nevresim takımı 14-Nevresim-takimi-2018 beyaz ve siyah desenli nevresim takımı 15-Nevresim-takimlari-2018 yeşil nevresim takımları 16-Nevresim-takimlari-2018 17-Nevresim-takimlari-2018 turuncu beyaz nevresim takımı 18-Nevresim-takimlari-2018 tac mavi turkuaz geçişli nevresim takımı 19-Nevresim-takimlari-2018 beyaz dokulu nevresim takımı 20-Nevresim-takimlari-2018 beyaz sarı-varak renk desenli nevresim takımı 21-Nevresim-takimlari-2018 yeşil nevresim takımı 22-Nevresim-takimlari-2018 gri pembe nevresim takımı 23-Nevresim-takimlari-2018 karışık renkli desenli nevresim takımı 24- nevresim takımları desenli nevresim takımı 25-Nevresim-takimlari-2018 ekose eçizgili yeşil lacivert nevresim takımı 25-Nevresim-takimlari-2018 lacivert nevresim takımı 27-cemil-ipekci-nevresim-takimi Cemil İpekçi Nevresim Takımı 28-cemil-ipekci-nevresim-takimi Cemil İpekçi Nevresim Takımı 29-cemil-ipekci-nevresim-takimi Cemil İpekçi Nevresim Takımı 30-cemil-ipekci-nevresim-takimi Cemil İpekçi Nevresim Takımı ## 13 Mayıs 201910 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/migren-nedir-belirtileri-ve-ne-iyi-gelir/ Tarih: 2026-04-07 Migren Nedir? Migrenin Belirtileri Nelerdir? Tetikleyen Faktörler Nelerdir? Tedavisi Nelerdir? Migrene Ne İyi Gelir? bu konular hakkında bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. MİGREN NEDİR Migren, hastalarda uzun yıllar boyunca devam eden, birkaç saatlik ağrıların olabileceği gibi haftalara ve aylara da yayılabilen baş bölgesinde oluşan ağrı atakları şeklinde nitelendirilebilir. Migren hastalarının toplumdaki diğer insanlara göre yaşam kalitesi son derece düşüktür. Ağrılar o kadar şiddetlidir ki kişi sosyal yaşamına odaklanamaz ve sürekli uyumak isterler. Bu Rahatsızlık genel olarak genetik bir rahatsızlıktır. Ailenizde migren rahatsızlığı olan biri varsa migren olma olasılığınız yüksektir. MİGREN BELİRTİLERİ NELERDİR Migrenin belirtileri hastadan hastaya farklılık gösterebilmektedir. Prodrom dönem adını verdiğimiz dönemde migren atakları kendini hissettirmeye başlar ve bu dönemde ışıklara, kokulara kişinin çevresinde gelişen her hangi bir duruma karşı duyarlılık artmaya başlar. Aşırı durgunluk, halsizlik, sürekli uyuma isteği, konsantrasyon eksikliği ve dikkatsizlik psiko nörolojik belirtiler verebilir. Prodrom döneminden sonra aura dönemi başlar ve migren atakları 5 ile 20 dakika arasında başlar bir saatlik süre zarfı içerisinde son bulur. Mide bulantısı ve kusma, iştahsızlık migren belirtilerindendir. MİGRENİ TETİKLEYEN ÖNEMLİ FAKTÖRLER Düzensiz beslenme, uyku bozukluğu, stres gibi durumlar migreni tetikleyen önemli faktörlerden birkaçıdır. Bunların dışında çikolata, çay ve kahve, yağlı besinler, deniz ürünlerinin fazla tüketilmesi, süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi ataklarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Sigara ve alkol alışkanlığınız varsa eğer bu durumda ataklarını çok sık şekilde yaşayabilirsiniz. Başta da belirttiğimiz gibi migren belirtileri kişiden kişiye göre değişebileceği gibi yukarıdaki unsurlarda her hastanın migrenini tetikleyecek gibi bir durum yoktur. Bu tamamen sizin metabolizmanızla alakalı bir durumdur. MİGRENE NE İYİ GELİR Migrenin en önemli ilaçlarından birisi istirahattir. Düzenli beslenme ve uyku düzeni migren ataklarını engelleyen en önemli unsurlardan birisidir. Günde en az 2 litre su tüketmeniz gerekmektedir. Bulunduğumuz ortamı sık sık havalandırılmalı. Düzenli şekilde spor yapmakta migrene iyi gelmektedir. MİGREN TEDAVİSİ Öncelikle uzman tarafından migrenin altında yatan asıl tetikleyici durum belirlenir. Bu durum belirlendikten sonra yaşamınızda birkaç olumsuz durumun değişmesi gerekmektedir. Çeşitli egzersizler ve meditasyon programları ile ilaç dışı tedavi uygulanmaktadır. Bunların dışında ilaç tedavisi de hastanın öyküsü dinlendikten sonra atakları baskılayıcı ilaçlar ile bastırılmaya çalışılır. Bu ilaç tedavisi düzenli olarak uygulandığı zaman hastalar yıllarca ataksız bir yaşam sürebilmektedir. ## Vitiligo Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/vitiligo-nedir-belirtileri-ve-tedavisi-nelerdir/ Tarih: 2026-04-05 Oluşum etkenlerine bağlı olarak ortaya çıkan vitiligonun halk arasında ala hastalığı olarak adlandırılmaktadır. Ciltte beyaz leke oluşumu ve bölgesel beyazlamaya neden olan deri hastalığı vitiligo her yaşta ortaya çıkabilir. İnsandan insana değişkenlik gösterebileceği gibi vücudun farklı yerlerinde kendini gösterebilir. Görünümü değiştirmesinden dolayı hastalığa yakalanan kişinin psikolojisinde de bozukluğa neden olmaktadır. Herkesin merak ettiği ve oluşumun sebeplerini araştırdığı Vitiligo Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir? gibi sorular sıklıkla sorulmaktadır. Vitiligo Nedir? Cilde renk verme görevini üstlenen pigmentlerin belirli oranda olması gerekmektedir. Bu pigmentlerin üretimi ile ilgili sorumlu olan hücrelere melanosit denilmektedir. Bu hücrenin hasar görmesi sonucunda pigment üretiminde aksaklık meydana gelerek üretim seviyesi düşmektedir. Böyle bir düşüşün sonunda vücutta ufak tefek beyaz lekeler oluşmaya başlamaktadır. Ciltte meydana gelen bu değişimlere vitilogo denilmektedir. Kişiden kişiye değişiklik göstermesinde dolayı da uygulanan tedavi yöntemleri de değişiklik göstermektedir. Segmental ve non-segmental olarak ayrılan vitiligo da çocuklarda sıklıkla karşılaşılan segmentaldir. Her yaşta görünebilen ise non segmental olarak adlandırılmakta olup erken teşhis sayesinde tedavisi daha etkin sonuç vermektedir. Vitiligonun Belirtileri Nelerdir? Hastaların güneş ışığına maruz kalması ile birlikte belirtilerinin ortaya çıkması genellikle çocuklar 2-3 yaşında başlamaktadır. En çok güneşe maruz kalan el, ayak, yüz, dudak ve kol gibi yerlerde ilk vitiligo belirtileri gözlenen bölgelerdir. Genellikle küçük bir beyaz nokta olabileceği gibi büyük lekeler şeklinde de görülebilir. Vitiligo hastalığı, genlerden gelen etkenlere ve faktörlere bağlı şekilde oluşurken ateşli hastalık, stres ve güneş yanıkları gibi etkenlerle pigment oluşumunda önemli rol oynayan dokularda zarar oluşumu ile kendini göstermektedir. Açık tenli kişilerde tanısı kolay konulamazken koyu tene sahip kişilerde çok daha kolay tanı konulabilmektedir. Hastalığa yakalanan kişilerin en çok zorlandıkları konu ise görünüme etki etmesinden dolayı dış etkenleri düşünmeleridir. Psikolojik rahatsızlığa dönüşmemesi adına da destek almak daha iyi olacaktır. Bulaşıcı olmaması sizi rahatlatacak en önemli faktörlerden bir tanesidir. Vitiligo Tedavisi Nelerdir? Tedavinin temelinde deride kaybolan rengi tekrardan eski haline dönüştürülmesi amaçlanmaktadır. Vitiligo tedavisi süreçlerinde ışık tedavisi ile melanositleri uyarmada kullanılır. Etkinliği hastanın tepkimesine bağlı olarak değişkenlik gösterirken psikolojik etkenlerde süreçte çok önemli yere sahiptir. Hastanın kendini iyi hissetmesi ve tedaviye olumlu tepkime vermesi sonucu daha iyi götürmektedir. Vitiligo tedavi yöntemleri arasında en çok bilinen ve uygulanan yöntem ışık tedavisi ile lazer uygulamalarıdır. Sonuca fazlası ile etki etmekte olan bu uygulamaların yanı sıra hastalığın seviyesine bağlı olarak kullanılan vitiligo kremleri etkilidir. Renk kaybına sebep olan pigment kaybını durdurma özelliğine sahiptir. Hastalık devresine göre yapılan tahkikler ve uygulamalar ile durum incelemesine göre hareket edilmektedir. İyileşme eğilimi gösteren hastalarda izlenecek yolun ve tekniklerin hangi yönde olduğu da ortaya çıkmaktadır. ## Masaj Çeşitleri Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/masaj-cesitleri-1293 Tarih: 2026-04-05 Masaj Çeşitleri Nelerdir? Masaj Nedir, Masaj Çeşitleri ve Masajın Faydaları. Günlük hayatın stresi, yorgunluğu ve yüklediği negatif enerji bedenimizin kaldırabileceğinden ağır bir yükün altında ezilmesine neden oluyor. Bu yükün getirdiği fiziksel ve ruhsal çöküntü önlem alınmazsa bedene geri dönüşümü olmayan zararlar veriyor. Yakın bir zamana kadar lüks kabul edilen masaj, aslında yüzyıllardır şifa amaçlı kullanılıyor. Tüm bedene yapılan masaj sırasında vücudumuzda bulunan enerji merkezlerinin uyarılmasıyla, bağışıklık sistemi harekete geçiyor ve beden kendini yenilemek üzere çalışmaya başlıyor. Bu sayede içten yansıyan huzur ve güzellik, dış güzelliğe gerçek bir anlam kazanıyor. Masaj sırasında kullanılan aromatik yağlar ve tütsü kokuları fiziksel rahatlığın yanı sıra negatif enerjiyi de yok ediyor. îlk başlarda sadece yoğurma işlemiyle başlayan masaj teknikleri, günümüze gelene kadar çok çeşitlendi. İşte bunlardan bazıları: Masaj Teknikleri ve Masaj Nasıl Yapılır? Thai Masajı Thai, Tayland'ın geleneksel masajı olarak biliniyor. Diğer masajlardan farkı, sert bir yer yatağı üzerinde yapılması. İki saat süren bu masaj, eşofman ya da ipek yerel Tayland giysisi ile esnetme hareketleriyle yapılıyor. Masaj; iskelet, eklem ve kas yapısındaki gerginliği azaltarak acı ve ağrıları dindiriyor. Bu sayede vücudun esnekliği artıyor ve iç organların düzenli çalışması sağlanıyor. Shiatsu Masajı "Parmakla bastırmak" anlamına gelen Shiatsu, yaşam enerjisinin dağılımındaki dengesizliği gidermeyi amaçlayan bir masaj çeşidi. Shiatsu masajı, parmakla vücudun refleks noktalarına baskı yapmayı temel alarak uygulanıyor. Bu sayede stresten arınmış daha zinde ve rahatlamış bir vücuda sahip olabilirsiniz. Refleksioloji Masajı Ayaklarda, bedenin tüm bölgelerine karşılık gelen refleks noktalarına el ve parmaklarla uygulanan bir masaj tekniği. Ayak tabanındaki belirli noktaların uyarılması sonucu vücudun belli bölgelerindeki gerilimler ve sorunları gideriyor. îç organlarındaki rahatsızlıkların tedavisinde kullanıldığı gibi rahat bir hamilelik dönemi için de önerilen bir yöntem. Tui Na Masajı Tui Na tekniği 2000 yıl öncesine dayanıyor. Çin orijinli bir çeşit vücut terapisi olarak da tanımlanabilir. Çinli uzmanların kullandıkları bu masaj tekniği boyun, omuz, sırt, kafa ve kol bölgelerine uygulanarak; bu bölgelerdeki rahatsızlıkların tedavisinde etkili oluyor. Tui Na, üst beden ve baş bölgesinde bloke olmuş enerjinin açığa çıkmasını sağlıyor. Aromaterapi Masajı Aromaterapi; fiziksel, duygusal, ruhsal sağlık ve güzellik için hoş kokulu bitkisel özlü yağlar kullanılarak uygulanan bir masaj türü. Masaj esnasında kullanılan kimi öz yağlar rahatlatırken, kimileri de toksinlerin atılmasına yardımcı olarak cildi canlandırıyor. Reiki Masajı Reiki Hint kökenli bir meditasyon türü. Vücuda el değmeden insan vücudunda varsayılan 7 çakranın açılması ve temizlenmesi için yapılan bu masajda, doğadan alınan enerji kişiye aktarılıyor. Masaj esnasında kapalı kanallardaki negatif enerji doğadan alınan pozitif enerji ile yükleniyor. Reiki masajında mum ve tütsü konsantrasyonu arttırıyor. İsveç Masajı 1776 yılında İsveçli Per Henrik Ling tarafından geliştirilip, tedavi amaçlı uygulanan İsveç masajı tüm dünyada tıbbi, sportif ve dinlendirici amaçla kullanılıyor. Bitkisel yağlarla yapılan masaj, vücudun rahatlamasını ve kasların yumuşamasını sağlıyor. Spor Masajı Spordan sonra uygulandığında kan dolaşımını düzenleyerek kaslar üzerinde oluşabilecek problemleri engelleyen bu masaj tekniği, kasların yenilenmesine yardımcı oluyor. Cilt Onarım Masajı Aromatik yağlar kullanılarak yapılan cilt onarım masajı; cildin beslenmesini, sinir sisteminin yatıştırılmasını, kasların gevşetilerek negatif enerjinin dışarı atılmasını sağlıyor. Bali Masajı Özel bitki ve meyve yağlarıyla uygulanan Bali masajı, kan dolaşımını arttırarak ve kas gerginliğini azaltarak vücutta müthiş bir rahatlama sağlıyor. Tüm vücuda güçlü harektelerle uygulanan masaj özellikle el ve ayak bölgesinde yoğunlaşıyor. Manuel Terapi Masajı Daha çok tedavi edici özelliğe sahip olan bu masaj, fıtık tedavisinden duruş ve omurga bozukluklarına kadar bir çok rahatsızlıkta uygulanıyor. Vücudun bazı noktalarına baskı ve deriye yapılan çekme büzme haraketleri uygulanarak gerçekleştiriliyor. Klasik Masaj Susam yağı ile tüm vücuda uygulanan bir masaj tekniği. Vücudun dinlenmesi ve dinamizm kazanması için uygulanıyor. Lokal Masaj Bölgesel olarak uygulanan bu masaj, yalnızca sırt ve boyun, bacaklar ya da yüz gibi bölgesel dar alanlara aromatik yağlarla uygulanıyor. Bu bölgelerdeki problemlerde tedavi özelliği de gösteriyor. Medi Masaj Bilimsel bir masaj türü olan Medi masaj, 90 dakika süren özel bir masaj. Aromatik yağlarla, vücudun her bölgesine ayrıntılı olarak uygulanıyor. Zayıflama Masajı Bu masajda özellikle; ısırgan otu yağı, kekik yağı, keten yağı ve susam yağı karışımı kullanılıyor. Bu sayede kan dolaşımı hızlandırılıyor ve vücutta biriken toksinler atılıyor. Vücut hem inceliyor, hem de toparlanıyor. Selülit Masajı Bu masaj yönteminde lenf drenaj sistemiyle çalışılıyor. Kan dolaşımının hızlandırılmasıyla birlikte aromatik yağlar selülitlerin yoğun olduğu bölgelerde uygulanıyor. Relax ve Biyoenerji Masajı Adele ağrıları ve strese karşı etkili olan Relax ve biyoenerji masajı, tüm vücuda uygulanıyor. Aromatik yağlar rahatlama hissi yaratırken masaj sırasında uygulanan teknikler bedene ve ruha zindelik kazandırıyor. Sultanın Altı El Masajı Üç masörle uygulanan masaj tekniği vücudun özel noktalarına basınç uygulama esasına dayanıyor. Bu masaj sayesinde saç uçlarından ayak parmağına kadar bakım sağlanıyor. The Ritz Carlton Masajı Canlandırıcı aromaya sahip sıcak yağların kullanıldığı bu masaj özel Akdeniz kokularıyla destekleniyor. Aromalar, terapi özelliklerinin yanı sıra yenilenmiş hissi yaratıyor. Geleneksel Türk Masajı Otantik masaj tekniklerinin kullanıldığı bu yöntemde vücudun tüm zayıf doku ve pasif kasları harekete geçiriliyor. Masajda kullanılan yağlar bedenin dinçleşmesine yardımcı oluyor. ScenTao Terapisi ScenTao masaj yağı ve ısıtılmış taşlarla uygulanan bir mistik terapi. Shiatsu da özel teknikler kullanılarak yapılan vücut masajı, tüm vücutta enerji akışını dengeliyor ve müthiş bir rahatlama hissi yaratıyor. Pasifik Detox Masajı Birçok masaj tekniğinin karışımı ile uygulanan bu Pasifik Detox masajında bioenerji yöntemi de kullanılıyor. Bio enerji vücuttaki negatif enerjiyi atarken, uygulanan özel masaj tekniği zindelik hissi yaratıyor. kategori Sağlık Tags: selülit masajı nasıl yapılır Permalink Comment ## Kabızlık Nedir? Ne İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/kabizlik-nedir-ne-iyi-gelir/ Tarih: 2026-04-05 Kabızlık Nedir? Kabızlık, bağırsak bozukluğundan kaynaklanan bir hastalıktır. Bu rahatsızlık dışkının dışarı çıkma esnasında zorlanma ve ağrı ile kendini gösterir. Haftada 3 veya daha az dışkılama durumudur. Kabızlığı Tetikleyen Şeyler Nelerdir? Bağırsak bozukluğu hastalıklarından en yaygını olan bu rahatsızlık, yeme bozukluğu ve bazı beslenme alışkanlıkları tetikler. Uzun süre ve sık sık yaşanan kabızlık, üzerinde durulması gerekilen çok ciddi hastalıkları da beraberinde getirir. Kabızlıkta Ciddi Hastalıkların Belirtisi Nelerdir? Özellikle bu hastalık belirtilerinde kanama, karın ağrısı, kilo kaybı durumları sorunların işaretidir. Kolonoskopi ve laboratuar testleri ile sebep bulunmalıdır. Kabızlık Yapan Yiyecekler? Fast food yiyecekleri Muz Pirinç Lapası Makarna Kırmızı Et İşlenmiş Tahıllar Çikolata Çocuklarda Kabızlığa Ne İyi Gelir? İnek sütü yerine keçi sütünü tercih etmeli Asitli içecekler çocuklara verilmemeli Hareketsiz çocuklar için aktivite hazırlanmalı Bağırsak düzenini sağlamak için ev yoğurdu tercih edilmeli Ekmek olarak tam buğday ekmeği tercih edilmeli Pilav olarak bulgur pilavı tercih edilmeli Hamilelikte Kabızlığa Ne İyi Gelir? Özelikle pişmemiş sebze ve meyve tüketmek Sık ve az yemek yeme metodunu uygulamalıyız Tahıllı besinler kuru baklagiller tüketmek sağlıklı ve protein kaynağıdır. Bol yürüyüş yapmak Hamilelikte bu sorun için doğal çözüm bulabilirsiniz. İlk akla gelen kırmızı eriktir. Kompostu yaparak tüketilebilir. Kabızlık Neden Olur? Dışkılama kısmındaki kaslarda yaşanan rahatsızlıklar Hormonel dengesizlikler. Hareketsiz yaşam Öğün atlama Katı gıdalarda yüksek oranda bulunan yağ ve karbonhidratlar. Gelen tuvaleti sürekli erteleme kabızlık yapar. Çok fazla inek sütü ve inek sütünden yapılan ürünleri tüketmek. Kabızlık Belirtileri Nelerdir? Tuvalet geldiği halde yapılamaması Tuvalet esnasına makatta zorlanma ve ağrı Sık sık kasılma yaşanmasına rağmen çok az miktarda yapılması Kabızlık nasıl geçer? Kafein içeren içecekleri azaltarak Ağzımıza aldığımız lokmaları iyice çiğneyerek yutmak Gelen tuvaleti geciktirmeden yapmak Beslenmede lif oranı yüksek besinlerle beslenmek Süt ürünlerinin oranını azaltmak Kabızlığa İyi Gelen Besinler Nelerdir? Kahvaltıdan yarın saat önce kuru kayısı, incir, erik, mürdüm eriği ve üzerine bir bardak ılık su içmek. Su tüketmek Keten tohumunu yoğurta katarak tüketmek Beyaz et tüketmek Baklagiller tüketmek Sabah aç karnına zeytinyağı içmek Kabızlığa İyi Gelen Doğal Yöntemler Pırasa ve zeytinyağı kürü Üç adet pırasayı kesiniz 4 su bardağı su ile kaynatın. Sonra yarım çay bardağı zeytin yağını koyup 5 dakika daha pişirip yiyebilirsiniz. Portakal kürü On beş tane portakal yaprağını iyice kaynatın. Süzüldükten sonra bir gün boyunca dinlenmesi için buzdolabına koyunuz. Her sabah yemek yemeden bir bardak içiniz. Kabızlık şikayetiniz bitene kadar bu karışımı tüketebilirsiniz. ## Adet Kanamasının Az Olma Nedenleri URL: https://trendhayat.com/adet-kanamasinin-az-olma-nedenleri/ Tarih: 2026-04-05 Adet Kanaması Neden Az Miktarda Gelir Ergenliğe girmesiyle kız çocuklarında başlayan ve menopoza kadar devam eden adet kanaması ortalama 28 günde bir olunur. 21-35 gün periyotlarda adet kanaması görülebilir. Bu döngü kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Regl kanaması 21 az ve 35 günde fazla gibi periyotlarda olunuyorsa veya regl olduktan sonra kanama 2 günde az 7 günden fazla ise ters giden bir şeyler demektir. Kadınlar her adet başlangıcını ve adet bitişi takvimlerine not etmelidir. Adet boyunca gelen kanama miktarının da takip edilmeli. adet kanamanız 2 gün ve daha az gün sürüyorsa veya kullandığınız ped az kirleniyor, değişme ihtiyacı duymuyorsanız adet kanama miktarı azdır. örneğin adet döneminde günde 2-3 ped değiştirmeniz normalken, gün içinde pediniz kirlenmiyorsa adet kanamanız az demektir. Buna tıpta hipomenore alarak geçmektedir. Adet kanama miktarında azlık hormon bozukluğu, rahimde veya başka nedenlerden dolayı oluşan sorunları işaret edebilir.Adet miktarınızın azlığı için mutlaka Kadın Doğum doktorundan muayene olunmalıdır. Adet kanama Miktarının Azlığı (Hipomenore) Nedenleri Hipomenore yani Adet Kanamasının Az Olma Nedenleri Hormon Bozukluğu: Tiroid bezi ve hipofiz bezi hormon üretimin etken rol oynar. Tiroid bezi ve hipofiz bezinde oluşabilecek bozukluklar sonucunda adet kanama miktarında azalma oluşur. İlaç Kullanımı: Kullandığınız ilaç adet dönemimizi olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle adet kanamalarında azalma görünebilir. Rahim İçi Yapışıklık : Kürtaj sonrası rahim içinde parça kalması veya kürtaj sonrası enfeksiyon, geçirilen sezeryan sonrası hastalıklar rahim içi yapışıklığa neden olabilir. Buda rahim tıkanmasına ve adet kanamasının azalmasına neden olur. Böbrek ve Karaciğer Sorunları : Böbrek ve karaciğer hormonlar üzerinde etkisi bulunmaktadır. Böbrek ve karaciğerde oluşabilecek sorunlar hormonları az ve çok salgılanmasını neden olabilir ve adet kanamasında azalama görülebilir. Menopoz: Menopoz nedeniyle kadınlık hormonlarında azalma görünür. Bu azalma adet kanamasında azalma ve adet düzensizliğine yol açar. Vücut Yağının Düşüklüğü : vücut yağının düşüklüğü bayanlarda adet olmamasına ve adet kanamasını azlığına sebep olur. Psikolojik Nedenler : Stres maalesef vücudumuzu çok olumsuz etkiler bunlardan biride adet düzensizliği, adet miktarının azlığı yada hiç adet olamaya neden olabilir. Dış Etkenler : Hava değişikliği, ortam değişikliği ve rakım değişikliği adet kanamasının azalmasını yol açar. Aşırı Spor Yapmak : Düzenli ve uzun süreli spor yapmak kilo kayıplarına kilo kayıpları da vücut yağının düşmesine neden olur ve adet düzensizliği, adet kanma miktarında azalma olur. Kalıtsal Nedenler : Anne veya anneannenizde bu gibi soorunlar varsa size geçme olasılığı vardır. Bazı Kadın Hastalıkları : Miyop, polip, polikistik over gibi rahatsızlıklar adet kanamasının azalmasına yol açabilir. Kilo Değişikliği : Aşırı kilo alımı veya aşırı kilo verimi adet kanamalarını azalmasına neden olur. Doğum Kontrol İlaçları : Doğum kontrol ilaçları hormonları değiştirdiğinde adet azalmasına yol açabilir. ## 3. Murat kimdir? Sultan III. Murad Han’ın Hayati Dönemi URL: https://trendhayat.com/3-murat-kimdir-sultan-iii-murad-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-04-05 Sultan 3. Murad kimdir? III. Murat Han’ın Hayati Dönemi (1574-1595) Üçüncü Murat Biyografi Doğum Tarihi : 04.07.1546 Ölüm Tarihi : 15.01.1595 Meslek : Padişah Doğum Yeri : Manisa Ölüm Yeri : İstanbul Babası : II. Selim Annesi : Afife Nur Banu Valide Sultan Eşi : Safiye sultan, Valide Sultan, Şah-ı Huban Haseki, Ruhsar Haseki, Nazper-ver Haseki Çocukları : III. Mehmed, Selim, Bayezid, Mustafa, Osman, Cihangir, Abdullah, Abdurrahman, Hasan, Ahmed, Yakup, Hüseyin, Alemsah, Korkut, İshak, Ömer, Alaeddin, Davut, Ayşe, Fatma, Fahriye ve Mihrimah Sultan, III. Murad Han’ın Kısa Hayatı Sultan üçüncü Murat han 12. Osmanlı Padişahıdır. 1546 yılında Manisa’da II.Selim ve Hafife Nur Banu Valide Sultan’ın çocukları olarak doğan, 3.Murad Han 1574 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Üçüncü Murat Han orta boylu, yüz hatları yuvarlak ve sakalları kumraldı. Yardımsever ve çok eliaçık, merhametli bir padişahtı. Sultanlığı döneminde, Lehistan, Venedik, Avusturya, İran ve İngiltere ile ikili ilişkiler kurulmuş ve Fas’ın fethi önemli hadiselerdir. Devlet topraklarını 15.162.000 km² olarak babasından devralan üçüncü Murat Han kendi döneminde bu toprakları 19.902.000 km² ye çıkartarak Osmanlı Devletinin en geniş sınırlarına ulaştırmıştır. Sayısız Camiler, Medreseler, Külliyeler inşaa ettirmiş ve bunların bir çoğunu dünyanın en iyi büyük sanaatkarı olan Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.. Sultan III. Murat geçirdiği felç sonucu Topkapı Sarayında 1595 yılında vefat etti. İstanbul Ayasofya Cami içindeki Türbesine defnedilmiştir.. 3-murat-turbe-ayasofya- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Sulu Köfte Tarifi, Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/sulu-kofte-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-04-04 Genelde bayanları bugün ne pişirsem derdi olur. O zaman bugün için karar vermediyseniz akşam yemeği menünüz de sulu köfte tarifi yer verin. Sevdikleriniz, özellikle çocuklarınızda severek tükettiği bu yemeğin yapılması zahmetsiz ve kolay bir şekilde yapabileceğiniz sağlıklı ana yemek çeşididir. Akşam yemeklerinizi güzelleştirecek bu yemeğimizin tarifine geçelim; Patatesli Sulu Köfte Tarifi, Nasıl Yapılır? Sulu Köfte Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi 200 gram kıyma 1 adet orta boy soğan 3 adet orta boy patates 1 adet yumurta 2 yemek kaşığı kısırlık bulgur 1-2 diş ezilmiş sarımsak Sıvı yağ 1 yemek kaşığı biber salçası 1 yemek kaşığı domates salçası Tuz, karabiber, kırmızı biber, kimyon Un Üzerini için ; Maydanoz veya dereotu Sulu Köfte Tarifi, Yapılışı Yemeğimizi ilk köftesini yaparak başlayalım. Orta derinlikte bir kap alalım içine 200 gram kıymayı koyalım, 1 adet yumurta, 2 yemek kaşığı kısırlık bulgur, karabiber, kırmızı biber, kimyon ve tuzda ekleyerek köftemizi güzel yoğuralım. İyice yoğurduğumuz köfteleri un serperek, ufak boyutlarda yuvarlayarak şekil verin. Şekil verdiğimiz köfteleri biraz unlu bir kapa alalım ve una bulayalım. Daha sonra bir tencereye alalım ocağın altını açalım. Tencereye sıvı yağ koyalım ve 1 adet orta boy soğan doğrayalım ve 1-2 diş ezilmiş sarımsak ekleyelim. Soğanlar pembeleşinceye kadar kavuralım. Pembeleşen soğanların üzerinde salçamızı ekleyelim ve 3-4 tur karıştıralım (salçayı ve baharatları kendi istediğiniz ölçüde ayarlayabilirsiniz. Bazı insanlar salçalı ve baharatlı sever, bazı insanlar ise, salçalı baharatlı yemekler rahatsızlık verir.Bu nedenle kendi isteğinize göre ayarlayın.) 3 adet orta boy patatesi küp küp doğrayalım ve tencerenin içine ilave edelim. 1-2 dakika kadar daha kavuralım. Patatesin üzeri 2 parmak su çekecek şekilde sıcak su ekleyelim. Yemeğimiz kaynamaya başlayınca tuz ve baharatını ekleyelim. Patatesler pişmeye yakın hazırladığımız küçük köfteleri içine atalım.Suyunu kontrol edelim, suyu eksikse ilave edelim ve pişmesi için kısık ayara alalım. Yemeğimizi ara ara kontrol ederek su miktarını ayarlayın. Yemeğimiz piştikten sonra üzerini ister maydanoz veya dere otu ile süsleyerek servis edin. Sulu Köftenin Dağılmaması İçin Köftenin dağılmaması için en önemli nokta iyice yoğrulmasından geçer. Köftenin içine un koymanız ve köfte harcını dinlendirmeniz dağılmasını engelleyecektir. Sulu Köftenin Yanına Ne Gider? Sulu köftenin yanına piliç pilavı güzel çok yakışır. İsterseniz bulgur pilavı da tercih edebilirsiniz. Sulu Köfte Kaç Kaloridir? Bir tabak sulu köfte yaklaşık 270 kaloriye denk gelmektedir. ## Lutein ve Zeoksantin Faydaları Nedir ve Hangi Gıdalarda Bulunur? URL: https://trendhayat.com/saglik/lutein-ve-zeoksantin-faydalari-2066/ Tarih: 2026-04-04 Lutein ve Zeoksantin Faydaları Nedir ve Hangi Gıdalarda Bulunur? Sarı nokta hastalığı olarak da bilinen yaşa bağlı maküla dejenerasyonu, 70 Yaş üstü nüfusun, yaklaşık 1/3’ünü etkileyen ve görmeyi birkaç metreden parmak sayma seviyesine kadar düşüren bir sorundur. Sarı nokta hastalığı diyetle alınan vitamin ve minerallerin yetersizliği, UV ışıklarının toksik etkisi, genetik, immünolojik yatkınlık, hipertansiyon ve sigara kullanımı gibi birçok faktörün etkisiyle oluşur. Lutein ve Zeoksantin Hangi Besinlerde Bulunur? Lutein ve zeoksantin için en önemli kaynak yeşil yapraklı sebzeler, özellikle ıspanaktır. Ayrıca sarı ve turuncu sebze-meyvelerde bulunur. Ispanak, brokoli gibi yeşil sebze ve bazı meyvelerin yanı sıra, mısır ve yumurtada da lutein içerir. Lutein ve Zeoksantin Faydaları Bitkilerde bulunan turuncu- sarı renkli pigmentler olan karotenoitlerden lutein ve kimyasal izomeri zeaksantinin, yaşa bağlı göz hastalıkları gelişimindeki koruyucu etkisine ilişkin araştırma bulguları son zamanlarda artmaya başlamıştır. Lutein ve zeoksantin meyve ve sebzelerde çoğu kez birarada yer alır. Ayrıca vücud da luteini zeoksantine çevirebilir. Bu iki bileşik de beta karoten ile aynı kimyasal gruptan olup, farklı olarak vücutta A vitaminine dönüşmez. Göz bakımından önemi ise, bu bileşiklerin göz dokusunda bulunan karotenoitler olması ve antioksidan özellikleri. Besinlerle alınan lutein, gözdeki keskin görme merkezi olan sarı noktada yoğunlaşır ve orada antioksidan ve ışık süzücü etkileri ile retina tabakasının hücrelerini korur. Fakat yaşın ilerlemesiyle gözdeki lutein miktarı azalır. Makuler pigment olarak da bilinen lutein makulanın yani sarı noktanın bir ışık süzme ve antioksidan koruma sistemini oluşturur. Lutein’in retinada yoğun miktarda bulunması araştırmacıların dikkatini çekmiş ve yaptıkları çalışmalarda diyetlerinde lutein içeren besinleri yeterli kadar tüketen kişilerdeki görme bozukluklarının, tüketmeyenlere oranla daha az olduğu saptanmıştır. Filed Under: Sağlık ## 7 Farklı Yatak Odası Dekorasyonu URL: https://trendhayat.com/7-farkli-yatak-odasi-dekorasyonu/ Tarih: 2026-04-04 yatak odasi dekorasyonu Yatak odalarımız özel ve samimi bir alan olduğu için, yatak odaları etkileyici dekor için sınırsız bir potansiyel sunmaktadır. Sonuçta, misafirlere ev turu verirken atlamayı her zaman seçebilirsiniz! Yatak Odası Dekorasyon Bu yazı, her biri farklı bir estetiğe hitap eden cesur desenler ve sıra dışı malzemelerle büyük şanslar tanıyan 7 farklı tasarıma dekorasyona sahip yatak odasını inceliyoruz. Bu odalar, büyük boy başlıklar ve çarpıcı ışıklandırma uygulamaları, maceracı dokular ve farklı süslemeler gibi vurgulu duvar seçeneklerinin keşfedilmesini teşvik ediyor ve bu tekniklerden birkaçının evlerinizde kullanmanız mümkün.. Muhteşem bir yatak odası , beton dokulu keskin geometrik bir desende, üstte ve altta büyük boy başlık panelleri ile anında görsel etki oluşturuyor. Benzersiz sarkıt ışıkları , konsol başucu masalarının üstünde durmaktadır ve parlak desenli halı renkleri enerji vermekte. Pencereden baktığımızda karlı dalları dışarıda görmek, özellikle yatak odasının ne kadar sıcak ve davetkar olduğunu vurguluyor. Yatak Odası Dekorasyon Fikirleri Sade, ancak lüks bir dokunuşla parlayan bu yatak odası başlık duvarında üç farklı malzeme sanatsal olarak kullanılmış. Doğal ahşap sıcak bir odak noktası sunuyor. Yatak başının ortasındaki parlak cam panel güzel hisler uyandıracak bir görünüm sunuyor. İşlevsel beyaz dolap en üst kademeyi kaplıyor. Odanın boyutu sadece mükemmel. Büyük bir halı, yatağın etrafındaki büyük bir alanı düşük olmasına rağmen, yatağın kendisi yumuşak ve rahat görünüyor Siyah saten boya, çıtalı gardırobun dokusunu ortaya çıkartmış. Üst iki resim farklı açılardan çekilmiş aynı odaya ait. Genel görünüm sağlam, şık ve zevkli bir kişiliğe sahiptir. Burada vurgulanan duvar, konsept olarak biraz daha basit ve klasik dekor tarzını tercih edenler için daha uygundur. Tuğla dokulu duvar beyaza boyanmış ancak çok fazla karakteristik dokuya sahiptir. Soldaki resim, bir tür yarı yatak başlığı olarak hizmet ediyor.Tuğla duvarın tam karşısında ahşap panel duvar. Bu, parlayan gömme ışıkların şeritleriyle sıralanmış ahşap panellerden oluşuyor.İkonik Yuvarlak Ayna tasarımını her daim popülerliğini koruyor. Bu kalıplanmış koltuk ayna ile güzel bir eşleştirme olmuş.Dolaptaki şeffaf kapıların ilginç olduğunu düşünüyor musunuz? Bulanık camlar, bu alanın yatak odasının dağınık görünmemesini sağlıyor. Sadece yatağın arkasındaki pürüzsüz görünümlü panellere dokunmak istemez misiniz? Bu dokulu duvar türü pahalı malzemeler gerektirmeden yapılabilecek ürünler, bu duvar gibi bir büyük boyutlu basit bir boşluğa istenildiği kadar yapılabilir. YATAK ODASI DEKORASYON ÖNERİLERİ Bu sanatsal beyaz renkli oda, yatağın arkasındaki duvardaki etkileyici tabloya fon olarak ince beyaz boyalı ahşap paneller kullanılmış. Çarpıcı, dokulu bir halı. Tekli kahverengi sandalye, görsel ağırlık dağılımını dengeliyor. Sarkıt lambalar, yatağın her iki tarafını sarmış ve belirgin bir şekilde eğlenceli bir çekicilik katıyor. Bu beyaz yatak odası, muhteşem bir desende düzenlenmiş büyük boy ahşap eşkenar dörtgen mozaiğinden oluşan büyük, vurgulu bir duvara sahiptir. Burada kullanılan ahşap çok ince ve belirgin bir taneciklere sahiptir ve panellerin lüksünü yükseltir. Yumuşak dikdörtgenler den oluşan başlık ayrı bir stil katmış. Bu çekici yatak odasında ifade dili geometridir. Ortalanmış başlık özellikle ilgi çekiyor, çeşitli renklere boyalı tahtalar eşleştirilirek bir araya geliyor. Daha da çekici olan başlığın çapraz çizgilerini devam ettiren kübik yatak çerçevesidir. trendhayat.com Sizde burada paylaşılan yazılarımızdan, dekorasyonlar dan ilham alarak kendi evinize uygulayabilirsiniz. Daha fazla dekorasyon önerisi için TrendHAYAT/Dekorasyon linkine tıklayınız. ## Rooibos Çayı Neye İyi Gelir ve Neye Yarar? URL: https://trendhayat.com/saglik/rooibos-cayi-neye-iyi-gelir-2220/ Tarih: 2026-04-02 Rooibos Çayı Neye İyi Gelir ve Neye Yarar? Kırmızı çay olarak da bilinen Rooibos (Aspalathus linearis) sadece Güney Afrika’nın batısında bulunan Cedarberg Dağlarında yetişir. Roobios çayının diğer çaylardan en önemli farkı kafein içermemesi nedeniyle herkes tarafından rahatlıkla içilebilir olmasıdır. Hem sıcak hem soğuk içilebilen rooibos çayı, günümüzde Güney Afrika’nın milli içeceği konumundadır. Rooibos Çayı Neye İyi Gelir? Rooibos çayı antioksidan ve flavonoidler yönünden zengindir ve diğer çaylardan daha fazla miktarda içerir. Rooibos çayının içerdiği ana flavonoidler olan aspalathin ve nothofagin, diğer flavonoidlerden çok daha güçlü bir antioksidatif etkiye sahiptir. Antioksidanlar vücudun serbest radikallere karşı mücadelesine yardımcı olur.Düzenli olarak tüketilen rooibos çayı serbest radikallerin beyin hücrelerine ve sinir sistemi dokusuna zarar vermelerini önleyerek Alzheimer gibi hastalıklara karşı koruma sağlayabilir. Rooibos bitkisi, aspalatin adlı bir madde içerir.South African Rooibos Council’dan, Prof. Lizette Joubert ve Prof. Wentzel Gelderblom’a göre, büyük olasılıkla aspalatin, bitkinin antikanser ve antienflamatuar etkilerinden sorumludur. Filed Under: Sağlık ## II. Selim URL: https://trendhayat.com/ii-selim-kimdir-sultan-2-selim-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-04-02 II. Selim kimdir? Sultan 2. Selim Han’ın Hayatı Donemi (1566-1574) Sultan ikinci Selim Han Doğum Tarihi : 28.05.1524 Ölüm Tarihi : 15.12.1574 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : Kanuni Sultan Süleyman Annesi : Hürrem Sultan Eşi : Afife Nur Banu Valide Sultan Çocukları : 3. Murat, Abdullah, Osman, Mustafa, Süleyman, Mehmet, Cihangir, Fatma Sultan, Sah Sultan, Gevherhan Sultan, Esma Sultan Sultan 2. Selim Han’ın Kısa Hayatı II. Selim 11. Osmanlı Padişahıdır. 1524 yılında İstanbul’da Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan ‘ın çocukları olarak doğan, Sultan 2. Selim 1566 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Sultan 2. Selim orta boylu, sarışın mavi gözlü ince yapılıydı. Sultan ikinci Selim kendinden önceki padişahlara kıyasla daha etkisiz bir Sultan olarak bilinir.. Sultanlığı döneminde, o dönemin tecrübeli Sokullu Mehmet Paşa gibi devlet adamları sayesinde devletin himayesini devam ettirmiştir. Padişahlığı süresince hiç savaşa kendisi katılmamış ve döneminde İnebahtı deniz savaşında Osmanlı Devletinin bahtını kaderini değiştiren yenilgi alınmıştır. Devlet topraklarını 14.892.000 km² olarak babasından devralan Sultan İkinci Selim Han kendi döneminde bu toprakları 15.162.000 km² ye çıkartmıştır.. Sultan 2. Selim Han 8 yıllık hükümdarlığın sonunda 1574 yılında İstanbul’da vefat etti. İstanbul Ayasofya’daki Türbesine defnedilmiştir.. sultan-2-selim-turbesi- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## B Vitamini Nelerde Var — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/b-vitamini-nelerde-var-1039/ Tarih: 2026-04-02 B vitamini nelerde var, B vitamini hangi besinlerde bulunur? B1 vitamini içeren besinler: Buğday, pirinç, kuru fasulye, fındık, fıstık, kuru üzüm, ekmek, yumurta sarısı, süt, balık yumurtası, havuç, kuşkonmaz, lahana kereviz, hindistancevizi, limon, greyfurt, maydonoz, nar, turp, bira mayası, yulaf, soya fasulyesi, mısır, gibi yiyeceklerde B1 vitamini bulunur. B2 vitamini içeren besinler ? Kuru maya, yeşil sebze, kavun, süt, yumurta, soya fasulyesi ve unu, buğdaylı besinler, balık, tavuk eti, yoğurt, fındık, yerfıstığı, havuç, elma, lahana, ıspanak, greyfurt, arpa, yulaf, mısır, hurma, domates, erik, B2 vitamini içerir. B3 vitamini içeren yiyecekler ? Balık, tavuk eti, süt, peynir, lahana, pirinç, patates, hurma, havuç, buğday kepeği, bira mayası, domates,f ındık, ceviz, erik, mercimek. B5 vitamini içeren gıdalar: Kuru maya, fıstık, karnabahar, kuru fasulye, bezelye, marul, lahana, üzüm, muz, çilek, yumurta, peynir, tavuk eti, mantar. B6 vitamini içeren besinler ?: Kuru maya, bezelye, domates, buğday tohumu, fıstık, , avokado, kuru sebze, ayçiçek tohumu, mercimek, soya, fasulye, karnabahar, muz, tavuk, balık, yumurta, süt, peynir. B8 vitamini içeren yiyecekler: Domates, karnabahar, yeşil otlar, mantar, lahana, bira mayası, yumurta sarısı ve ceviz biotin içeren besinlerdir. B9 vitamini içeren gıdalar ? Kuru maya, kuru fasulye, soya, karnabahar, karalahana, , yoğurt, ceviz, mercimek, patates, portakal,, ıspanak, tereotu, yeşil sebze, kuru sebze, peynir, süt, yumurta, buğday tohumu folik asit(B9) içeren besinlerdir. B12 vitamini içeren besinler ? Deniz ürünleri, yumurta sarısı, yağsız süt ve ürünleri, et, tavuk, balıkda B12 vitamini bulunur. ## Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Besinler URL: https://trendhayat.com/bagisiklik-sistemini-guclendiren-besinler/ Tarih: 2026-04-02 Bağışık Sistemi Nedir? Bağışıklık sistemi, insan vücudunda korunma mekanizması olarak da adlandırılmaktadır. İnsan bedenine çeşitli nedenlerden dolayı dışarıdan gelen yabancı mikroorganizmaları algılar ve bunlara karşı savaş açar. Daha sonra tekrar karşılaştığı bu mikroorganizmalara daha hızlı, etkisi ve kısa sürede mücadele eder, buna da bağışıklık kazanma denir. Yediğiniz, içtiğiniz hatta soluduğunuz havada gözle görülmeyecek kadar mikroorganizmalar vardır. Bunlar zararlı ve faydalı olarak ikiye ayrılılar. Zararlı mikroorganizmalara mikrop denir. Vücutta oluşan zararlı kimyasal maddeler toksin yada zehirlenme denilmektedir. Bağışıklık sistemi bu toksinlere karşı antikor üretir ve bu toksinlerin etkisiz hale getirerek vücuttan atılmasını sağlar. bagisiklik-sistemi Bağışıklık Sistemini Zayıflatan Nedenler Gerekli temizlik kurallarına uyulmaması Beslenme bozuklukları Güneş ışığından az yararlanılması Hava kirliliği Hareketsiz yaşam sürdürmek Uykusuzluk ve düzensiz uyku Gereğinden fazla kiloya sahip olmak Alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıklar Kimyasal İlaçlar gibi bir sürü nedenler bağışık sisteminizi çökertmektedir. Bağışlık Sistemini Güçlendiren Besinler Bağışlık sistemine güneş ışınlarının dik gelmediği zaman dilimlerinde güneşlenmek, yarım saat tempolu yürümek, akşam yemeklerini az tüketmek, alkol ve sigaradan uzak durmak ve en önemlisi de stresten uzak durmak. bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Mevsim geçişlerinde, özellikle de kış mevsimine geçerken bağışıklık sistemini zayıflamaktadır. Bu nedenle hastalıklara yakalanmamak için gerekli vitamin, protein ve mineralleri alınmalıdır. Kış mevsimin olan lahana, brokoli, yeşil biber,havuç, marul,soğan, sarımsak soframızda bol bol yer verin. Magnezyum, folik asit, C vitamini, potasyum yönünde zengin özelliğe sahip olan ıspanak hücrelerin yenilenmesine de yardımcı olmaktadır. Bu nedenle bağışıklık sistemine faydası vardır. Yoğurt, süt ve ayran gibi ürünlerin yorgunluğu azalttığı ve beden direncinin arttırması nedeniyle bağışıklık sistemine yarar sağlamaktadır. Likopen yönünden zengin, A ve E vitaminleri içeren karpuzunda enfeksiyonları azaltma etkisi vardır. Probiyotik yönünden zengin olan yoğurt, bağışıklık sistemine çok büyük öneme sahiptir. Beta-karoten değeri yüksek, C vitamini deposu kırmızı biber bağışıklığı kuvvetlendirmektedir. Doğal antibiyotik olan soğan ve sarımsak bağışık sistemine fayda sağlamaktadır. Sindirime ve kan şekerini düzeyine iyi gelen tarçın bağışlık sitemine iyi gelmektedir. Portakal, mandalina,greyfurt gibi tunçgiller C vitami deposu olup bağışıklık sistemine katkı sağlar. ## Muzun Faydaları ve Zararları URL: https://trendhayat.com/muzun-faydalari-ve-zararlari/ Tarih: 2026-03-31 Muzun Bilinmeyen Faydaları Kim Sevmez Muzu Kim sevmez ki muzu, gün içinde bize enerji veren, potasyum, magnezyum, C, A B6 ve E vitaminlerinden zengin olan muz, 100 gram muzun 100 kalori, 25 gram hidrokarbon, 28.2 gram yağ, 1 gram protein ve 3 gram lif içermektedir. Muzun besleyici değeri yüksektir. Dünya en çok tüketilen meyvelerin arasındadır. Hem pişirilerek, hem olduğu gibi, serinlemek için içecek ve dondurmalarda kullanılır. Muz sadece yemek için tüketilen bir meyve olarak aklınıza gelmesin, artık muzun kabuğunun bile faydaları vardır. Muzun kabuğu cilt bakımı ve temizlik içinde kullanılmaktadır. Muz Kabuğunun Şaşırtıcı Faydaları yazımızı da inceleyebilirsiniz. Muzun Sağlığımız Üzerinde Faydaları Sindirime Sistemine Faydaları Muzun tatlı bir tadı olduğunu düşünsek de aslında eksi tadı sayesinde sindirim suyunu uyardığı için sindirime katkısı vardır. Kalp Hastalıklarına Faydası Yapılan araştırmalara göre muzun içerdiği zengin lif sayesinde Koroner Kalp Hastalığı ve Kardiyovasküler Hastalığına yakalanma riskini azalttığı gözlenmiştir. Tansiyon Muzun tuz içeri düşüktür. Bu nedenle kan basıncını azalmaya ve damarlarındaki gerginliğin giderilmesini sağlayıp, vücuttaki kan akışını düzenlenir.. Kansızlık Muzun içerdiği yüksek demir sebebiyle anemiye iyi gelmektedir.. Astım Yapılan araştırmalara göre, muz astım bulgularına ve öksürüğe iyi gelmektedir. Diğer Faydaları Hamilelik döneminde kusma ve baş dönmesine iyi gelir. Hamiler için önemli bir folik asit kaynağıdır. Adet kramplarını azaltır. Mide ülserine iyi gelir. Tütün ihtiyacını azaltır. Enerji sağladığı için, yorgunluğu alır. Kas kramplarını azaltır. Muz Ne Zaman Tüketilmeli Sabah ve öğleden sonra tüketilmeli. Yüksek enerji içerdiğinde akşam saatlerinde tüketilmemelidir. Muzun Zararları Kabızlık Muzu çok tüketildiğinde kabızlığa neden olmaktadır. Kilo Artışı Yüksek kalori sahip olan muz çok tüketildiğinde kilo alımına yol açmaktadır. Alerji Eğer muz yedikten sonra ciltte kızarıklık ve döküntü oluyorsa bilin ki muza alerjiniz var. Uzman bir doktordan yardım alın.. Aramalar ## Limon Nedir? Limonun Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/limon-nedir-limonun-faydalari-nelerdir/ Tarih: 2026-03-31 Limon Nedir? Limonun Faydaları Nelerdir? Hangi Hastalıklara İyi Gelir? Limon sayısız faydalarını mevcut olan ve farklı kullanım alanları olan müthiş bir meyvedir. Limonun Faydaları ve önemi okuyunca evinizden hiç eksik etmeyeceksiniz. Limon Nedir? Limon, Turunçgillerden olan sıcak ve ılıman iklimi seven, yaz kış yaprağını dökmeyen, küçük ağaç türünün güzel kokulu meyvesidir. C vitamini yönünden zengin,potasyum, magnezyum, folik asit ve lif içerir. kuvvetli antioksidan olan limon anti kanserojen olarak tanımlanır. Bağışıklık sistemimizi güçlendiren,zayıflamaya yardımcı olan, yorgunluğumuzu alan bir çok hastalıklar iyi gelen limon mucizevi bir meyvedir. Yaşamımızın her alanında kullanılan limon kendine has kokusu ile insanları cezbeder. Çorbamıza, çayımıza, salatalarımızda sık sık kullanırız. Helede kabuğu ile tatlılarımıza ayrı bir tat verir. Limonun kullanım alanları temizlikten tutun, doğal oda kokusundan, mutfakta pişen yemeklere, bir çok güzellik ve kişisel bakım gibi geniş kullanım yelpazesine sahiptir. Limonun İçeriği ve Besin Değeri Bir orta boy limonun içeriği; Karbonhidrat(g) 8.3 Yağ(g) 0.36 Protein (g) 0.44 Sodyum (mg) 3 Potasyum (mg) 157 Kalsiyum (mg) 34 Vitamin C (mg) 44.1 Vitamin A (iu) 3 Demir 0.11 Limonun Faydaları Nelerdir? Sindirim sorunun yaşayan insanlarda limon suyu, hazımsızlık ve kabızlık problemlerini yok eder. Diş problemlerini giderir. Ağızda oluşan bakteriler limon suyu ile yok eder. Kansere karşı korur, beyin sağlığına faydalıdır. Grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklarda fayda sağlar. Bağışlık sistemini güçlendirir. Boğaz enfeksiyona ve Solunum bozukluklarına iyi gelir. Yüksek ateşi ve yüksek tansiyona iyi gelir. Karaciğeri temizler Zayıflamaya katkı sağlar. İdrar söktürücü özelliği vardır. Kolera, sıtma gibi hastalıklarda limon suyu tedavi edici içeriğine sahiptir. Çünkü limon suyu kanı temizleme özelliğine vardır. Ayak ağrılarını gidermeye yardımcı olur. Romatizmal Hastalıklara fayda sağlar. Potasyum yönünden zengin olan limon kalp hastalıklarına bir çok yarar sağlar. Mide bulanması, baş dönmesi ve tansiyonu dengeler İnsan vücuduna zihinsel veya bedensel sakinleştirmeye yardımcı olur. Stres ve depresyon gibi ruhsal durumlarda etkisini azaltma sağlar. Diz ve dirseklerde oluşan kararmaların yardımcı olır. Saç bakımında kullanılır. Güzellik bakımında, tırnakların güçlenmesinde A Vitamini içeri sayesinde göz sağlığına iyi gelir. Sinek ve böcek ısırıklarına iyi gelir .Isırılan yerinin acısı alır. Kaşıntıyı geçirir. Cildi canlandırır ve kırışıkları gerginleştirir Limon suyu kemik erimesine iyi gelir. Limon Hangi Hastalıklara İyi Gelir? Limon zengin içeriği özellikle de Anti-Bakteriyel ve Antioksidan sayesinde bir çok hastalıklara fayda sağlar. Grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklara Anti- Bakteriyel özelliği sayesinde iyi gelir Limon zengin içeriği ve potasyum sayesinde kalp ve damar rahatsızlıklarına iyi gelir. Safra kesesi ağrısına iyi gelir. Tansiyonu ve Ateşi Düşürür. Gıda zehirlenmesine karşı panzehir etkisi sağlar. Kabızlık ve hazımsızlık gibi sindirim rahatsızlıklarına iyi gelir. Romatizmal Hastalıklara fayda sağlar. Boğaz enfeksiyonun iyi gelir. Toksit atıcı özelliği ile kilo problemi ve karaciğer temizlenmesine yarar sağlar. Limon Zararları Nelerdir? Hamile anne adayları ve emziren annelerin kullanası uygun görülmez. İshali ve bağırsak sendromu olan kişilerin kullanmaları uygun değildir. Kabızlık ve hazımsız yaşayan kişilerin kullanması önerilir. Açık tenli kişilerin ciltlerine uyguladıkları limon veya limon içerikli ürünleri sürüp güneşe çıkmamalıdır. Homeopatik preparat ve ayurveda gibi ilaçlar kullanıyorsanız eğer mutlaka uzman bir doktora danışarak kullanın. Yüksek kan basıncı olan kişiler dikkatli kullanmalıdırlar. ## Kolay Zayıflama Yöntemleri ve Hızlı Kilo Verme URL: https://trendhayat.com/kolay-zayiflama-yontemleri-ve-hizli-kilo-verme/ Tarih: 2026-03-31 Zayıflamak Mı İstiyorsunuz ? Her şey sizde biter, Zayıflamak istiyorsanız, ilk önce kendi bedeninizle yüzleşmeniz gerek, ilk sormanız gereken soru ise ben bu kiloyla sağlıklımıyım? ve sonrasında uzayıp giden diğer sorulara cevap verin. Artık karar vermişseniz, kararlılıkla, en ufak zorluklara yenilmeden, emin adımlarla, sabırla bu süreci geçirmelisiniz. En önemlisi de bunu yaşam biçimi haline getirip, sağlıklı ve kalıcı kilo vermek. Bol Bol Su İçin Metabolizmayı hızlandırır Yemeklerden önce içilen su doygunluk hissi verir ve az yemenizi sağlar. Birde açlık hissetiğiniz de ilk önce su için belkide susuzdur. Böylece gereksiz kalori almaktan kaçınmış olursunuz. Bedeninizde bulunan ödemi azaltır. Zindelik sağlayan su sayesinde daha çok hareket eder ve enerji kaybedersiniz. Ne kadar içerseniz için suyu kalorisi Sıfır (o) Kahvaltı Yapın Kahvaltı en önemli öğün olup kahvaltı yapmanın insülin direncinin kırıldığını, kolesterolun düşündüğünü ve fiziksel aktiviteleri olumlu etkilediği araştırmalar sonucunda saptanmıştır. Kahvaltılarınızda yumurtayı unutmayın, gün içinde size tokluk hissi vereceğinden daha az yersiniz. Kahve İçin Kahve içmek yağ yakma hızını % 30 artırmakta olup kahveniz şekersiz, kremasız olmalıdır. Yeşil Çay İçin Metabolizmayı hızlandır ve kilo alımını yavaştır. Düzenli tüketildiğinde bel çevresinde aylık 2–3 cm incelme sağlar. Yediklerini Not Edin Her yediğiniz şeyi not edin çünkü farketmeden neleri fazla kaçırdığınızı dikkat eder veya da bilerek fazla kaçırdığın yerlerde de pişmanlık duyarsınız. Kalori Hesabı Yapın Yediğiniz her şeyin kalorisine bakın bu sizin daha az kalori almanızı sağlar. Tabağınızı Küçültün Her zamanki yediğiniz tabaklardan daha küçüğüne geçin bu sizin hem gözünü hitap edecek, hemde porsiyonlarınızı azaltarak kalori alımının önüne geçmiş olacaksınız. Yemeklerinize Acı Ekleyin Herhangi bir mide, bağırsak ve basur gibi rahatsızlıklarınız yoksa mutlaka yemeklerinize acıyı ekleyin, çünkü metabolizma hızlandırır ve uzun sürede acıkmanızı etkili olur. Abur Cuburdan Uzak Durun Gün içinde açlık hissi olursa yüksek kalorili abur cudur yerine daha sağlıklı az kuru yemiş ve meyve alıştırın. Fiziksel Aktivitelerinizi Artırın Gün içinde asansör binmek yerine merdiven kullanın, kısa mesafelerde araç kullanmak yerine yürüyün, yapacağınız alış verişte sipariş vermek yerine siz gidin alın bunun gibi günlük yaşantınızı fiziksel hareketlerle zenginleştirin. Yemeklerinizi Yavaş Yiyin ve İyi Çiğneyin Yiyeceklerinizi hızlı tüketmek beyne tokluk sinyallerinin geç gitmesine ve fazla yemenize sebep olur. Bu nedenle yavaş yavaş yiyin ve sindirim r kolay olması için iyi çiğneyin. Uyku Az ve kalitesiz uyku kilo artışına davetiye çıkarmaktır. Daha fazla yemenize ve yeterli uykuyu almadığınızdan dolayı enerji düşüklüğüne neden olmaktadır. Aç Kalmayın Uzun süreli aç kalmak kan şekerinizin düşmesine ve daha fazla yemek tükenmeye neden olmaktadır. Akşam Yemeklerinizi Erken ve Az Yiyin Geç saatlerde yemek tüketmek uykusuzluk ve sindirim sorunlarına sebep olmaktadır. ## Yıpranmış Saçlar için Saç Bakımı Nasıl Olmalıdır? URL: https://trendhayat.com/yipranmis-saclar-icin-sac-bakimi-nasil-olmalidir/ Tarih: 2026-03-30 Her kadın hayatının bir döneminde yanmış ve yıpranmış saçlar ve kırılması sorunlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Özellikle saçın yanması sonucunda oluşan görüntü oldukça rahatsız edici olabilir. Saç belirli sebeplerden dolayı yanabilir bunların en başında geleni ise saçın boya öncesi açılmasından kaynaklıdır. Yıpranmış saçlar zamanla uçlarından kırılarak kopmaya, ıslandığı zaman hamurlaşmaya ve esnekleşmeye başlar. Bu belirtiler saçınıza yaptığınız işlem sonrasın da saçın yıprandığını ve nem kaybettiğini gösterir. Eğer saç belirli bölgelerinden büyük bir şekilde kopuyorsa bu saçınızın sı-on evrede yandığı anlamına gelir. Herhangi bir işlem sonrası saçta bu belirtiler görünmeye başladıysa ilk yapılacak şey saçın kaybettiği nemi geri kazandırmaktır. Yıpranmış Saçlar İçin Ne Yapılmalıdır? Saçınızın yıprandığını anladıktan sonra saça ısı uygulama işlemini kesinlikle bırakmalısınız. Yıpranmış saça ısı uygulamak saçın var olan durumunun daha kötüye gitmesine sebep olacaktır. Saçınıza şekil vermek için şekil verici köpükler veya spreyler kullanmak daha doğru olacaktır. Isı uygulamak zorundaysanız ise öncesinde mutlaka saçınızı ısıdan koruyucu bir sprey kullanmak gerekir. Eğer saçınız kopma seviyesinde yandıysa saçınızda ki yanıklardan kurturmalı ve saçınızı kestirmelisiniz. Saç uçlardan nefes aldığı için yıpranmış veya yanmış olan saçın onarımı çok daha zor olacaktır bu yüzden mutlaka saçı gerekli seviyede kestirmek gerekmektedir. Yıpranan saç nemini kaybeder bu yüzden nemi geri kazandırmak için saç yağları, maskeleri ve serumları kullanabilirsiniz. Duş alırken 2 kez saçınızı şampuanlamak saçın çok daha fazla kurumasına sebep olacaktır bu yüzden bir kez saçınızı şampuanlamak yeterlidir. Kuruyan saç daha fazla elektriklenmeye meyiyli hale geldiği için saç kremi kullanmak gerekir. Saç kremi kullanılmadığı zaman saç sertleşerek gün içerisinde rahatsız edici bir görüntüye sebep olabilir. Saç yağları saçın onarımında büyük etkiye sahiptir. Yağlar saç köklerini besleyerek nem oranını arttırır. Hindistan cevizi yağı, badem yağı, hint yağı, argan yağı, keratin, çam terabenti saçın onarılmasın da etkili olan yağlardır. Katkı maddesi bulunmayan doğal içerikli yağları tercih etmek bu dönemde çok daha etkili olacaktır. Her gün saçlarınızı yıkamak saçın nem kaybını arttırır. Saç kendi ürettiği yağ ile saça bakım yapar. Bu yüzden evde olduğunuz sürece saçlarınızı sık sık yıkamaktan kaçınmalısınız. Saça en iyi tedaviyi yine kendi ürettiği yağ yapacaktır. ## Beta Mikrobu Nasıl Tedavi Edilir? URL: https://trendhayat.com/saglik/beta-mikrobu-nasil-tedavi-edilir-2017/ Tarih: 2026-03-30 Beta Mikrobu Nasıl Tedavi Edilir? A grubu beta hemolitik streptokok okul öncesi çocukluk dönemi ile ergenliğe kadar olan dönemde görülebilen bakteri kaynaklı bir enfeksiyondur. Beta Mikrobu Nasıl Bulaşır? A Grubu beta hemolitik Streptokok bakteriler hastanın öksürmesi ve hapşırmasıyla boğaz salgılarının küçük damlacıklar şeklinde havaya geçmesi ve uzun süre ortamda asılı kalabilen bu damlacıkların solunum yoluyla diğer insanlar tarafından alınmasylaı bulaşır. Bu nedenle yakın çevrede beta mikrobu olduğu bilinen bir hasta varsa, aynı ortamda yakın mesafede bulunmaktan kaçınılmalıdır. Belirtileri Nelerdir? Beta mikrobu halsizlik, üşüme, boğazda şişme ve ağrı, kulak ağrısı, mide bulantısı, eklem ağrısı, yüksek ateş gibi belirtilere yol açar. Beta Mikrobu Nasıl Tedavi Edilir? Tedavide penisilin ve penisiline benzer yapıdaki antibiyotik ilaçlar kullanılır. Bu tedavinin uygulamasının, 7-12 gün arasında sürmesi beklenir. Fakat tedavi hastanın durumuna, yaşına, kilosuna, enfeksiyonun şiddetine göre hekim tarafından planlanır. Bu yüzden doktor kontrolü dışında antibiyotiğe başlamak doğru değildir. Beta Mikrobu Tedavi Edilmezse Ne Olur? Çocuklarda etkileri daha zarar verici özellikte olduğu için, erken teşhisi ve tedavisi önemlidir. Tedavi edilmemesi halinde kalbi etkileyebilir, böbrek iltihabı gibi hastalıklar da görülebilir. Filed Under: Sağlık ## Antioksidan Nelerde Var ve Antioksidan İçeren Meyve Sebzeler URL: https://trendhayat.com/saglik/antioksidan-nelerde-var-2131/ Tarih: 2026-03-30 Antioksidan Nelerde Var ve Antioksidan İçeren Meyve Sebzeler Antioksidanların Etkileri ve Antioksidan En Çok Nelerde Bulunur? Vücudun, yüksek düzeyde zarar verici özelliği olan serbest radikaller’den korunması için antioksidan içeren meyve ve sebzelerin tüketilmesi öneriliyor. Vücut oksijen kullanırken meydana gelen atık maddelerin serbest radikaller olarak bilinir. Serbest radikaller yüksek düzeyde tahrip edici özelliğe sahiptirler. Vücud sürekli olarak serbest radikal erozyonuna uğrayan dokuları yenileyebilmek için antioksidanlara gereksinim duyar. Bu maddelerin bir kısmı vücut tarafından üretilir, bir kısmınında da meyve ve sebzelerle dışarıdan alınması gerekir. Antioksidan Nelerde Var? A, E, C vitamini, çinko ve selenyum en bilinen antioksidanlardır. Meyvelerden yaban mersini, çilek, kuşburnunda, kivi, böğürtlen ve mürdüm eriğinde yüksek oranda antioksidan bulunur. Sebzelerde ise soğan ve sarımsak, brokoli, domates, lahana, karnabahar, Brüksel lahanası, kereviz ve semiz otu önemli antioksidan kaynaklarıdır. Daha koyu ve canlı, daha parlak renkli sebze ve meyveler daha çok antioksidan madde içerirler. Badem, ceviz, fındık, kabak ve ay çekirdeği de antioksidan etkili besinlerdir. Adaçayı, biberiye, kekik gibi bitki çayları ve zerdeçal, zencefil gibi baharatlar da antioksidan kaynağı besinlerdir. Filed Under: Sağlık ## Kış Bahçesi Dekorasyonu Modelleri URL: https://trendhayat.com/kis-bahcesi-dekorasyonu-modelleri/ Tarih: 2026-03-30 Kış Bahçesi Dekorasyonu Kış bahçeleri günümüzde gün geçtikçe daha da popüler hale geliyor daha çok talep oluyor. içerisinde şöminesi olan kış bahçe dekorasyonları yada barbekü olan bir kış bahçesi modeli, son zamanlarda döküm şömine sobaları da sıklıkla kış bahçelerinde görmekteyiz. Tamamı cam pencerelerle kaplı kış bahçesi örneklerinin yanında, açılır kapanır camlı kış bahçeleri, ahşap, metal veya taş duvardan yapılmış bir çok kış bahçesi modeli görmek mümkün. İçerisinde küçük bir mutfak olan bir kış bahçesi yanın da yemek masası da olmazsa olmazlardan. Rahat köşe koltuklarla dekore edilmiş bir kış bahçesi her daim daha konforlu olacaktır. Kış Bahçesi Modelleri Büyük ferah daha çok sade ahşap tavan kış bahçesi Döküm Şömine sobalı modern kış bahçesi Antrasit renklerde ahşap kış bahçesi modeli taş ve ahşaptan yapılmış güzel bir kış bahçesi örneği beyaz yeşilliklerle süslenmiş wintage tarzı kış bahçesi dekorasyonu Metal çelik karkas sistemle yapılmış yeşilin tonlarında kış bahçesi muhteşem bir şömineli kış bahçesi çok büyük ebatlarda lüks avangard kış bahçesi küçük bir kış bahçesi örneği yine şık bir kış bahçesi örneği açık kullanılan büyük ebatlarda taş dekorasyonlu kış bahçesi veranda kış bahçe dekorasyonu mutfaklı şömine ve televizyon hkeyfi için çok iyi şömine odaklı bir kış bahçesi örneği. havuz kenarında barbekü ve şömineli güzel bir kış bahçesi modeli şömine yanında yatmakta ayrı bir keyif verir. güzel dekore edilmiş bir kış bahçesi fikri lüks bir kış bahçesi örneği pencereleri duvarları çatısı ile çok farklı gösteriyor kendini yeşilikler için çok basit ama çok güzel bir kış bahçesi sade bir kış bahçesi örneği dağ evi kış bahçesi trendhayat.comSizde burada paylaşılan yazılarımızdan, dekorasyonlar dan ilham alarak kendi evinize uygulayabilirsiniz. Daha fazla dekorasyon önerisi için TrendHAYAT/Dekorasyon linkine tıklayınız. ## II. Murad Kimdir? Sultan 2. Murat’ın Hayati Donemi URL: https://trendhayat.com/ii-murad-kimdir-sultan-2-muratin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-03-30 II. Murad Kimdir? Sultan 2. Murat’ın Hayati Donemi (1421-1451) Sultan İkinci Murat Han Doğum Tarihi : 30.03.1404 Ölüm Tarihi : 03.02.1451 Meslek : Padişah Doğum Yeri : Amasya Ölüm Yeri : Edirne Babası : Çelebi Mehmet Annesi : Emine Hatun Eşi : Hatice Halime Hatun, Yeni Hatun, Hüma Hatun, Mara Hatun Çocukları : Fatih Sultan Mehmet, Ahmed, Alaeddin, Orhan, Hasan, Şehzade Hatun ve Fatma Hatun II. Murat ‘in Kısa Hayatı ıı. Murat 6. Osmanlı Padişahıdır. 1404 yılında Amasya’da Çelebi Mehmed ve Emine Hatun ‘un çocukları olarak doğan, 2. Murad 1421 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. II. Murat Uzun boylu temiz yüzlü, karşısındaki ile güzel konuşan sakin bir yaşamı seven lakin yeri geldiğinde çok cesur ve pes etmeyen bir karaktere sahipti, tüm halkının saygı ve sevgisini kazanmış bir sultandı.. Sultanlığı döneminde Anadolu beylikleri ile mücadele, Segedin Antlaşması, Varna Savaşı, II. Kosava Savaşı önemli hadiselerdir. Bir çok camiler, medreseler, köprüler ve saraylar yaptıran 2. Murat aynı zamanda Bursa Muradiye Cami, Edirne Muradiye Cami ve Ergene Nehri üzerine “Uzun Köprü” ‘yü yaptırdı.. Sultan II. Murad Segedin Antlaşmasından sonra yerine 12 yaşındaki şahzede Mehmed ‘i geçirmiştir. Bu durum osmanlı devletinde halk içinde tepkilere ve bu durumu fırsat olarak gören Haçlı ordularının toplanmasına sebep olması sonucu Sultan II. Mehmet Babasını tekrar ordunun başına geçirmeye karar verdi. 2. Murad bu karara yanaşmadı ve kalan ömrünü ibadetle meşgul olarak geçirmek istediğini bildirdi. Bu olay üzerine oğlu 2. Mehmet, babasına şu meşhur cevabı vermiştir.. “- Devletlü babam! Devletin kötü zamanında eğer padişah iseniz, görevinizin başına geçin, eğer padişah ben isem, sizi ordunun başına geçmenizi emrediyorum.” Osmanlı topraklarını 880 bin km² kadar büyüten II. Murad Han 1451 yılında inme geçirmesi sonucu üç gün hasta yattıktan sonra 48 yaşında Edirne’de vefat etmiştir. Bursa’da Yeşil Türbeye defnedilmiştir. 2. Murat’ın türbesi Bursa Osmangazi ilçesinde bulunmaktadır. Sultan II. Murad Türbesi- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Fırından Tasarruf Etme Yolları URL: https://trendhayat.com/firindan-tasarruf-etme-yollari/ Tarih: 2026-03-29 Pratik Bilgilerle Fırınınızı Daha Az Kullanın Fırında pişen yemeklerin, keklerin, tatlıların, kurabiyeleri ve poğaçaların evimize verdiği mis gibi koku yanında damaklarımıza verdiği lezzet bir başkadır. Kim ve söylerse söylesin fırında sütlaç, fırında tavuk, fırında köfte patates yemeği, fırında pizza ve bunun gibi bir sürü yemek çeşitleri fırında daha nefis lezzette sahip olmaktadır. Bunun aynında fırında pişen yemeklerin bu kadar lezzetli olmasının tabi ki de daha fazla bir maliyeti sebep olmaktadır. Bu nedenle Fırından Tasarruf Etme Yollarını mutlaka okumalısınız. Bu sayede bütçenize bir nebze fayda sağlayabilirsiniz. Artık devir tasarruf devri Fırından Tasarruf Etme Yöntemleri Fırınınızın kapağını çalışırken açmak kapatmak 10 C sıcaklığı düşürmesine neden olur. Buda sizin daha fazla enerji tüketmesine sağlar. Bu nedenle sürekli açık kapatmayın. Açık kapatmanız kek gibi kabaracak yiyeceklerinizin sönmesine neden olacaktır. Fırınınızı kapatın soğuma süresini, pişirme süresine ekleyin böylece soğuma süresini pişme süresine eklediğinizde daha az enerji harcamış olacaksınız. Fırında metal pişme ürünleri yerine cam pişme ürünleri tercih edin. Cam ürünler, metal ürünlere göre 25 derece daha fazla ısı tutmaktadır. Bu sayede yemekleriniz daha hızlı bir şekilde pişecek ve daha az enerji harcayacaksınız. Daha hız pişmesiyle zamanınız size kalacak hemde maliyeti düşürmüş olacaksınız. Fırında mis gibi çıtır çıtır ekmek pişirmek istiyorsanız. Fırınınızın alt kısmına su koyun. Su buharlaşacağından ekmeğin daha iyi ve kabuklu ve çıtır çıtır pişmesini sağlayacaktır. Fırında ekmek yapıyorsanız bunu aklınızın bir köşesine yazın. Fırının boyutlarına uygun mermer kestirin tabi ki büyük olması küçük bir parça olması yeterli. Mermer erken ısınır ve ısıyı geç kaybeder bu nedenle mermer kullanmanızı tavsiye ederiz. Helede pizza yaparken mermer kullanın ki dışarıda yediğiniz pizzalara taş çıkartacak. ## Omega 3 Nelerde Bulunur — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/omega-3-nelerde-bulunur-577/ Tarih: 2026-03-29 Kalp ve damar sağlığına olan olumlu etkileriyle bilinen omega 3 yağ asidi sağlığımız açısından gerekli bir besindir. Omega 3 vücutta üretilemediğinden dolayı dışardan alınması gerekir. Omega 3 Faydaları Nelerdir? Kalp ve damar hastalıklarına yakalanma olasılığını azaltır. Total kolesterolü ve trigliserid oranını azaltır. Kanın akışkanlığına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendiricidir. Çocukların zihinsel gelişimi ve öğrenme kapasitesini olumlu yönde etkiler. Anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişimi için gereklidir. Bebeğin beyin, sinir sistemi ve görme yetenekleri sağlıklı yönde gelişir. Gebelikte Omega-3 açısından zengin diyetlerin erken doğumları önleyici, doğumda bebek ağırlığının artmasını sağlayıcı etkilerini gösteren çalışmalar vardır. Emzirme döneminde Omega-3 yağ asitleri açısından anne sütünün zengin oluşu bebeğin zeka gelişimi bakımından yararlı etkiler sağlar. Hamilelikte 0mega 3 kullanımı merkezi sinir sistemi ve bedensel gelişimi için yararlıdır. Ancak Omega-3 yağ asitlerinin yüksek miktarlarda kullanılmasının ceninde ve bebeklerde gelişme bozukluklarına yol açabileceği, beyin ve sinirlerde bazı anormalliklere sebebiyet vereceğine dair bazı uyarılar da olduğu için hamilelik döneminde ne kadar omega 3 kullanılacağına doktorun karar vermesi lazımdır. İnsülinin işlevini artırıcı ve özellikle tip 2 diyabeti geciktirici etkiye sahip olduğu yapılan araştırmalarda gözlenmiştir. Bir göz hastalığı olan yaşa bağlı makula dejeneresansı hastalığının gelişimini önlemeye yardımcı olduğu belirtiliyor. Hipertansiyonun önlenmesinde etkinliği bulunur. Depresyona yakalanma riskini azaltır. Ruhsal bozuklukların tedavisi için yararlıdır. Yapılan bir araştırmaya göre Omega-3 yağındaki DHA beyin sıvısındaki serotonin seviyesine katkıda bulunuyor. Alzheimer hastalığına yakalanma riskini düşürür. Beyin sinir hücreleri kısmen azalan ya da zarar görenlerin omega 3le beyin fonksiyonlarının yeniden canlandırılabileceğine dair bazı tespitler yapılmıştır. Yapılan araştırmalarda kanlarında Omega-3 yağ asitleri yetersiz bulunan çocukların, öğrenim, davranış ve sağlık sorunları bulunduğu gözlemlenmiştir. Cilt altı bağ dokusunun temel taşları olan kollajen ve elastini koruyucu etkisi omega 3 ün yararları arasındadır. Omega 3 Kaynakları Balık yağı, ketentohumu, semizotu, ceviz, fındık, badem, yeşil yapraklı sebzeler omega 3 içeren besinler dir. Tatlısu balıklarından Alabalıkgiller familyasına ait balıklarda, deniz balıklarından ise Uskumrugiller familyasında bol miktarda yer alır. Sardunya, ringa balığı ,uskumru ve somon omega 3 bulunan balıklara örnek olarak gösterilebilir. Omega 3 zararları var mıdır? Omega 3 ün kan sulandırıcı etkisi olduğundan dolayı kan sulandırıcı ilaç kullananların dikkatli olması gerekir. Filed Under: Beslenme ## Ankara Yaz Okulları URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/ankara-yaz-okullari-981 Tarih: 2026-03-29 Ankarada Yaz Okulu. Spormed Yaz Okulu: Spormed'in yaz okulu hafta içi her gün 09.00-17.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Çocuklar yaz okulunda, yüzme, basketbol, tenis, beach volley gibi çeşitli sporların yanı sıra çeşitli el sanatları kurslarına da katılıyorlar. Yaz okulunun ilk dönemi 16 Haziran'da başlayıp 9 Temmuz'da bitecek. Takip eden dönemler 12 Temmuz- 30 Temmuz, 2 Ağustos-20 Ağustos, 23 Ağustos- 10 Eylül arasında. 5-14 yaş arasının katılabileceği yaz okulunun telefonu: (0312) 484 74 84 kategori Aktiviteler Tags: ankarada yaz okulları, yazokulu ankara Permalink ## 2019 ramazan bayramı URL: https://trendhayat.com/2019-ramazan-bayrami-ve-ramazan-ne-zaman Tarih: 2026-03-27 2019 RAMAZAN BAŞLANGIÇ 2019 Ramazan ayı ne zaman başlıyor? 2019 ramazan bayramı, 2019 kurban bayramı, regaip kandili ne zaman? Miraç kandili ne zaman? Berat kandili ne zaman? Kadir gecesi ne zaman? 2019 yılı dini günler ve bayramlar hangi günlere geliyor. 2019 ORUÇ NE ZAMAN BAŞLAYACAK İslam alemi için onbir ayın sultanı olan ramazan ayı hangi günlere denk geliyor, ramazan başlangıç günü ne zaman? 2019 yılı dini günler takvimi ile Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Regaip Kandili, Miraç Kandili, Mevlid Kandili, Berat Kandili ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi ne zaman sorularının cevaplarını yazımızın devamında ve tüm dini gün ve tatillerin listesine trendhayat.com sitemizden ulaşabilirsiniz. 2019 Ramazan Ayı – 01 Ramazan 1440 Ramazan Ayının 1. Günü 06 Mayıs 2019 Pazartesi Günü Ramazan Ayının Son Günü 03 Haziran 2019 Pazartesi Günü ÜÇ AYLAR NE ZAMAN BAŞLAYACAK 2019 Yılı dini takvimine göre bu yıl üç aylar 08 MART 2019 ‘da başlayacak. Hicri takvim 01 Recep 1440 günü miladi takvime 08 Mart 2019 Cuma gününe denk geliyor. Recep, Şaban ve Ramazan aylarını kapsayan üç aylar, sırasıyla Regaip kandili, Miraç Kandili, Berat Kandili ve Kadir Gecesiyle tam bir manevi şölen yaşatacak. 2019 Ramazan Bayramı GÜN SÜRESİ Tarih Gün Adı Arefe Günü 1/2 Gün 03 Haziran 2019 Pazartesi Ramazan Bayramı 1. Gün 1 Gün 04 Haziran 2019 Salı Ramazan Bayramı 2. Gün 1 Gün 05 Haziran 2019 Çarşamba Ramazan Bayramı 3. Gün 1 Gün 06 Haziran 2019 Perşembe 2019 Kurban Bayramı GÜN SÜRESİ Tarih Gün Adı Arefe Günü 1/2 Gün 10 Ağustos 2019 Cumartesi Kurban Bayramı 1. Gün 1 Gün 11 Ağustos 2019 Pazar Kurban Bayramı 2. Gün 1 Gün 12 Ağustos 2019 Pazartesi Kurban Bayramı 3. Gün 1 Gün 13 Ağustos 2019 Salı Kurban Bayramı 4. Gün 1 Gün 14 Ağustos 2019 Çarşamba Regaip Kandili Ne Zaman 2019 2019 Yılı Regaip kandili Bu yıl 7 Mart 2019 Perşembe gününe denk geliyor. Regaip kelime olarak herhangi bir şeyi istemek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. Bu gece bol bol dua edip tövbe istiğfar etmek, af dilemek çok önemlidir. Miraç Kandili Ne Zaman 2019 2019 Yılı Miraç kandili Bu yıl 2 Nisan 2019 Salı gününe denk geliyor. Miraç Kandili; Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) göğe doğru yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesidir. Berat Kandili Ne Zaman 2019 2019 Yılı Miraç kandili Bu yıl 19 Nisan 2019 Cuma gününe denk geliyor. Berat gecesi, o yıl içinde olacak bütün işlerin hükme bağlandığı gecedir. Bu gece ibadet ve dua ile gündüzünü oruçlu geçirmek faziletlidir. Kadir Gecesi Ne Zaman 2019 2019 Yılı Kadir Gecesi, Bu yıl 31 Mayıs 2019 Cuma gününe denk geliyor. ## Epilasyon Bursa URL: https://trendhayat.com/guzellik/epilasyon-bursa-352 Tarih: 2026-03-26 Lazer ve Epilasyon: Milisaniyelik atışlarla cilde uygulanan lazer ışığı, seçici olarak kıl kökünde yoğunlaşıp 1 saniye süreyle büyük bir ısı oluşturur. Çevre dokuya hiçbir zarar vermeden sadece kökün kendisini, besleyici damarlarını ve yeniden çıkmak üzere bekleyen, üreme özelliğine sahip çekirdek hücrelerini tahrip eder. Böylece, birbirini izleyen birkaç seans sonunda uygulama bölgesi tüylerden arındırılmış olur. Epilasyon Bursa için iletişim; Estetik International - Merkez Estetik Plastik Cerrahi Dal Merkezi www.estetikinternational.com Adres: Dikkaldırım Cad. No: 25 Çekirge BURSA Tel: 0224 233 27 25 – 26 0224 233 80 80 0224 233 10 06 Fax: 0224 234 33 21 E-mail estetik@estetikinternational.com Estetik International - Bulvar Estetik Güzellik ve Lazer Merkezi Adres: FSM Bulvarı Esentepe Mahallesi Bahar Sitesi D Blok No:96/1 3-5 Bursa Tel: 0224 240 02 80 0224 240 02 81 Fax: 0224 240 02 80 kategori Güzellik Tags: bursa lazer epilasyon merkezleri Permalink ## Yaz Okulları İzmir URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/yaz-okullari-izmir-966 Tarih: 2026-03-26 İzmir Yaz Okulları. TİNY TOTS: 1-3 yaş arası çocuklar için annelerle oyun grupları, 3-4 yaş arası çocuklara yetenek grubu, saatlik oyun, günlük atölyeler, 6 yaş üzeri çocuklara senfoni sanatçısı Murat Akkın ve eşi Şeniz Akkın eşliğinde müzikli drama programları hazırladı. Yaz atölyeleri ise 6 yaş üzeri çocuklar için yüzme, seramik, el becerisi, drama atölyesi gibi renkli aktiviteler sunuyor. Yaz okulları izmir iletişim; Tel (232) 464 37 52 veya www.thetinytots.com İZMİR UZAY KAMPI: Gençleri bilim, matematik ve teknoloji alanında kariyer yapmaları için motive etmeye odaklanan bir mekan. Hem çocuklar hem de yetişkinler, uzayla ilgili interaktif simülasyonların kullanıldığı dinamik ve eğlenceli bir ortamda; iletişim, takım çalışması ve liderlik alanlarında eğitim alıyor. Uzay Kampı Türkiye programlarında, katılımcılara uzayda yaşama ve çalışma hissini veren simülatörler kullanılıyor ki bu, çocukların çok ilgisini çekiyor. Uzay Kampı Türkiye’de 2 günlük, 5 günlük, 6 günlük ve 10 günlük programlar var. 9 yaşından itibaren çocuklarınızı bu yaz kampına gönderebilirsiniz. Tel: (232) 252 35 00 kategori Aktiviteler Tags: izmirde yaz okulları, izmirde yaz okulu Permalink Comment ## Dondurma Pasta URL: https://trendhayat.com/tarifler/dondurma-pasta-388/ Tarih: 2026-03-25 Pasta Yapılışı-DONDURMALI BROWNIE (6 kişilik) Malzemeler: 3 adet yumurta Bir buçuk su bardağı toz şeker Bir buçuk su bardağı süt 1 su bardağı süt 1 su bardağı ceviz 3 su bardağı un 100 gram margarin 1 paket kabartma tozu 90 gram bitter çikolata 1 çorba kaşığı kakao Üzerine: 6 top dondurma Yapılışı: Yumurta ve tozşekeri bir kapta iyice çırpın. Üzerine süt, kıyılmış ceviz ve margarini, kakaoyu, kabartma tozunu ve unu ekleyip karıştırın. Malzemeyi, yağlanmış fırın tepsisine döküp üzerini düzeltin. 190 derece fırında 40 dakika pişirin.Fırından çıkan keki soğutup,üzerine benmari usulü erittiğiniz çikolatayı döküp, donunca kare şeklinde kesin. Dondurma toplarıyla servis yapın. Filed Under: Tarifler ## Antioksidanlar Hangi Besinlerde Bulunur? URL: https://trendhayat.com/saglik/antioksidanlar-hangi-besinlerde-bulunur-2135/ Tarih: 2026-03-25 Antioksidanlar Hangi Besinlerde Bulunur? Hücrelerde ortaya çıkan oksidasyon, oksidatif strese; oksidatif stres ise hücre yapılarında kalıcı hasarlara neden olur. Antioksidan içeren besinler hücre hasarının onarılmasında rol oynar. Antioksidanlar Hangi Besinlerde Bulunur ve Yararları Nelerdir? Yaban mersini, ahududu, çilek gibi meyveler önemli bir antioksidan kapasitesine sahiptirler. Kanser ve kalp hastalıklarının önlenmesine yardımcı olan proantisiyanidin ve antioksidanlar yaban mersini, ahududu ve böğürtlende yğksek oranda yer alır. Kırmızı üzümdeki resveratrol ve quarcetin, serbest radikalleri etkisizleştirerek damarların sertleşme ve tıkanmasını önleyen en güçlü antioksidanlardan biridir. Domatestes bulunan likopen adlı antioksidan kanserle mücadelede en güçlü maddelerden biridir. Yeni araştırmalar likopenin hastalıklarla mücadelede beta karoten ve vitamin E’den daha güçlü etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Havuç ve turuncu renkli meyve sebzeler; betakaroten yönünden zengindir. Betakaroten, özellikle kanser hücreleriyle savaşta etkin rol oynar ve artrit oluşumunu %70′lere varan oranda engeller. Sarımsak ve soğan sülfürlü bileşikler içerir. Bu maddeler; çiğneme, ezme yoluyla ortaya çıkarak pekçok kanser çeşidine ve enfeksiyona karşı koruma sağlar, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltır. Brokoli, içerdiği mineral ve vitaminlerin yanı sıra, phytonutrient olarak bilinen ve hastalıklarla mücadelede vücuda önemli destek sağlayan kimyasallara sahiptir. Ayrıca kanser riskini azalttığı kanıtlanan sülforafan maddesi de brokolide bulunur. Catechin ve polyphenol maddelerini konsantre halde içeren yeşil çay kanser ve kalp hastalıklarını önleyici etkiye sahiptir. Kırmızı erik, içindeki serbest radikalleri absorbe edebilme oranı en fazla besindir. Bu etki onu dejeneratif hastalıklar ve kanser gibi serbest radikal hasarına bağlı hastalıklarla mücadelede önemli bir yere taşır. Filed Under: Sağlık ## 2 Mayıs 20192 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/ramazan-bayrami-mesajlari-en-guzel-2019-bayram-kisa-mesaji/ Tarih: 2026-03-25 2019 yılı Ramazan bayramı için en güzel bayram mesajları hiç bir yerde bulamayacağınız bu ramazan bayramı mesajları ile sevdiklerinizi akrabalarınızı, arkadaşlarınızı, yakınlarınıza, dostlarınıza, çocuklarınıza, babalarınıza, annelerinize, torunlarınıza, amcalarınıza, tüm eş dost akraba herkese gönderebileceğiniz telefon mesajlarını sizler için hazırladık; Bayramınız Kutlu Olsun! Ramazan Bayramı Mesajları ● 30 gün boyunca ağırlamaya çalıştığımız 11 ayın sultanı Ramazanı memnun edebilmiş olarak uğurladığımızı umduğumuz bu bayram günümüz mübarek olsun. ● Bir ay boyunca ektik, bugün hasat günü. Ekinlerimiz gür, hasatımız bereketli, Ramazan bayramımız kutlu olsun. ● Ömrümüz Ramazan sofraları kadar bereketli ve samimi geçsin. Nice Ramazanlara hep birlikte kavuşmak dileğiyle bayramınızı kutlarım. ● Hiçbir açlık yoktur ki içinde tokluk; hiçbir susuzluk yoktur ki içinde serinlik barındırsın.. Allah rızası için niyet ettik, fakirlerin haliyle hallendik. Kalplerimize açlıkta tokluğu, susuzlukta serinliği inşirah gibi duyuran; yokluk çekenlerin halini bildirip gönüllerimizi yumuşatan Rabbimize şükürler olsun. Ramazan bayramımız hayırlı, huzurlu ve mübarek olsun. ● Gecesi ayrı gündüzü ayrı güzel; manevi havası on bir aya bedel Ramazan ayına sağlık ve huzurla yeniden kavuşabilmek duasıyla bayramınızı kutlarım. ● Sahurda ezan okunmadan önce su içme telaşı; iftarda orucu hurma ile açmanın tadı, davulcunun hoş sedası, sıra geldi bayrama; bol olsun sefası! Hayırlı bayramlar dilerim! ● Kapı kapı gezip şeker isteyen çocukların masum kalplerinin güzelliğinde, hurma tadında şeker gibi bir bayram dilerim. Daha nice Ramazanlar yaşamak dileğiyle!.. ● Güle güle yâ şehr-i Ramazan! Giderken manevi atmosferini, iftar sofralarının samimiyetini, istisnasız her haneyi kuşatan Kur’ân ikliminin feyzini bırakmayı unutma. Ramazanın tüm güzelliklerini birlikte yaşamayı sevdiğim siz dostlarımın bayramını kutlar, nicelerine erişmenizi Allah’tan niyaz ederim. ● Bin aydan daha hayırlı Kadir gecesini içinde bulunduran Ramazan ayını geride bıraktığımız bugün, nazarımda nice insandan daha sevgili siz dostlarımın bayramını en kalbî hislerimle kutlar; nice Ramazanlara sağlık sıhhatle kavuşmanızı dilerim. ● Rahmet ayı Ramazanı uğurladığımız bu bayram gününde, Rahman ve Rahim olan Rabbimizin tuttuğunuz oruçları; ettiğiniz ibadetleri kabul etmesini ve cümlemizi eşsiz merhametine nail etmesini diler; bayramınızı kutlarım. Bayramınızın güzel geçmesi dileği ile trendhayat ekibi Not: ** Sözler ve görseller mesajlaşma tebrik için kullanılabilir.** Başka Sitede Kullanılması Yasaktır. ## Down Sendromu Nedir URL: https://trendhayat.com/down-sendromu-nedir/ Tarih: 2026-03-24 Down Sendromu Nedir? Nedenleri Nelerdir? Belirtileri Nelerdir? Çeşitleri Nelerdir? sorularınıza cevap bulmak için yazımızı okuyabilirsin. Down Sendromu Nedir? Bu sendrom genetik olarak ortaya çıkan ve kromozom sayı farklılığı sonucunda görülebilen bir anomalidir. Down sendrom nedir sorusunu daha açık bir biçimde yanıtlamak gerekirse, normalde insanlarda 46 kromozom bulunmaktadır ama down sendromunda bu sayı 47 olmaktadır. İnsanlarda 23 kromozom anneden ve 23 kromozom babadan gelmektedir. Ancak down sendromu görülen bireylerde fazladan bir tane daha 21. Kromozom bulunmaktadır. Sonuçta toplamda 46 olması gereken kromozom sayısı 47 adet olmaktadır. Down Sendromu Çeşitleri Trisomy 21 Down sendromlu bireylerde fazladan bir adet 21, kromozom bulunan çeşittir. Down sendromu görülen bireylerin yüzde 90 ile yüzde 95’lik kısımları Trisomy 21 adı verilen bu sınıfa girer. Kromozomlar bölünme ile ayrıldıkları zaman bölünmenin yanlış gerçekleşmesi sonucunda bu tip oluşmaktadır. Translokasyon Down sendrom çeşitlerinden ikincisi Translokasyon olarak isimlendirilir. Bu çeşit down sendromlu bireylerin yaklaşık yüzde 3 ile yüzde 5 arasında değişen bir kısmında görülmektedir. Bu çeşitte bireyde 46 kromozom vardır ama 21. Kromozomun bir parçası başka bir kromozoma yapıştığı için toplamda yine 47 kromozom varlığı söz konusudur. Mozaik Mozaik olarak adlandırılan bu 3. Çeşitte bazı hücreler normal olan 46 kromozom yapısında iken bazı hücrelerin 47 kromozoma sahip olması nedeni ile down sendromunu oluşur. Down sendrom nedir sorusu cevaplandıktan sonra bu sendromun neden görüldüğü ve ne gibi özelliklere yol açtığına bakılmalıdır. Down Sendromu Nedenleri Bu sendrom kromozom çiftinin tümünde veya bir kısmında meydana gelmektedir. Down sendromunun görülme nedeni döllenme öncesi ya da döllenme gerçekleştiği sırada hücre bölünmesi sırasında oluşan kopya kromozomdur. Buradan çıkan sonuç down sendromunun tedavi edilebilir bir sağlık sorunu olmadığı, genetik olarak oluşan bir farklılık olduğudur. Gebeliğin oluştuğu andan 11 -14. Gebelik haftalarında annenin kanı alınarak birtakım hormonal seviyeler incelenir. Bu işlem haricinde bir de ultrason ile fetus incelenir sonuçta yüzde 90’a varan düzeyde down sendrom varlığı tespit edilebilmektedir. Down Sendromu Belirtileri Bu sendrom görülen bireyler boy ve kilo olarak diğer bireylere göre daha yavaş gerçekleşen bir büyüme gösterirler Yeni bilgileri öğrenmede güçlük yaşarlar Problemleri çözebilme ve sonuca karar verebilme de diğer çocuklara oranla daha fazla zorlanırlar konusunda edinilen bilgiler bireylerin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyelere ulaşmasını sağlayabilir ## Fosfor Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/saglik/fosfor-neye-iyi-gelir-2176/ Tarih: 2026-03-22 Fosfor Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar? Fosfor kemik ve dişlerin oluşumunda önemlidir. Beyin için de önemli olmasıyla bilinir. Hücrelerin neredeyse tüm kimyasal reaksiyonlarında rol oynar. Doku tamirinde, büyüme için gerekli olan proteinin sentezinde, karbonhidrat ve yağların vücudumuz tarafından kullanılmasında rolü vardır. Bu mineral enerjinin depolanması ve kullanılmasında gerekli olan ATP nin yapı taşıdır. Kas kasılmasına, böbreklerin işlevlerine, kalp atımının düzeninin sürdürülmesine ve sinir iletilerine yardım eder. Anti-asit gibi mide hastalıklarına karşı ilaç kullanalar, böbrek sorunları olanlar, hipertiroidi hastaları, fazla alkol tüketen kişilerde fosfor eksikliği ortaya çıkabilir. Fosfor eksikliği, kendisini ciddi böbrek yetersizliği ve bağırsak rahatsızlığıyla belli eder. Filed Under: Sağlık ## Emla Krem Nedir? Ne İşe Yarar? Emla Krem Fiyatı URL: https://trendhayat.com/emla-krem-nedir-ne-ise-yarar-emla-krem-fiyati/ Tarih: 2026-03-22 Emla Krem Nedir? Emla Kremin Etken Maddesi Nelerdir? Ne İşe Yarar? Emla Kremin Faydaları Nelerdir? Emla Krem Fiyatı 2020, Krem Nasıl Kullanılmalı ve Kullanırken Dikkat edilmesi Gerekenler Nelerdir?bu krem hakkında öğrenmek istediklerinizi yazımızda bulabilirsiniz. Emla Krem Nedir? Emla Kremin Etken Maddesi Nelerdir? Emla Krem, lidokain ve prilokain etken maddesinden ve Arlaton 289, sodyum hidroksit, saf su, Karboksiprolimetilen yardımcı etken maddesinden oluşan bir kremdir. Cilt üzerine uygulanan bu krem, uygulanan alanda lokal anestezi etkisi sağlayarak o bölgede geçici hissizlik oluşturur. Bu krem cilt üzerine, genital bölge, mukoza ve bacak ülser gibi alanlarda kullanılabilir. Kremi ilk defa kullanacaksanız eğer, alerjik sorunla karşılaşmamak için ufak bir bölgeye sürün ve 1 saat bekleyin. Eğer herhangi bir alerjik problemle karşılaşmıyorsanız kullanabilirsiniz. Emla Krem Ne İşe Yarar ve Faydaları Nelerdir? Bu krem uygulandığı bölgede hissizlik oluşturma sebebi ile genel olarak bayanlar istenmeyen tüylerden kurtulmak için başvurdukları ağda veya epilasyon öncesi kullanılır. Krem lokal anestezi etkisi oluşturduğundan iğne uygulamaları, çok küçük çaplı uygulamalarda kullanıla bilmektedir. Acı veren dövme işlemleri gibi uygulamalarda uyuşukluk hissine sebep olarak acıyı hissetmenizi azaltır. Emla Krem Nasıl Kullanılmalıdır? Kremi kullanmadan önce uzman doktora danışarak kullanmanızda yarar vardır. Kremi ilk defa kullanacaksanız ufak bir alana sürerek 1 saat bekleyin herhangi bir alerji oluşup oluşmadığına deneyin. Kremi uygulayacağınız cilt temiz olmasına dikkat edin. Temizleme işleminden sonra, uygulamaya başlamadan 45 dakika önce sürün. Emla Kremi Kullanırken Dikkat Etmeniz Gerekenler Kremin etken maddesine karşı alerjiniz varsa kullanmayın. Uzman doktora danışarak kullanın. Kremi kullandıktan sonra herhangi beklenmedik bir etki oluşursa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurun. Kremi kesinlikle göz temas ettirmeyin. Yanlışla temas ederse bol ılık suyla yıkayın. Yeni doğan ve bebeklere kullanmayın. Hassas cilt türlerinde tahrişe neden olabilir. Hamile veya emziren anne iseniz uzman doktora danışmadan kullanmayın. Bacak ülseri dışında bu kremi kesinlikle kesik, yara veya döküntülü bölgeye uygulamayın. Bu krem araç kullanmanızı veya çalışmanızı engellemez. Kremin prospektüsünü okuyun. Çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklayın. Emla Krem Fiyatı 2020 27 Mart 2020 itibariyle bu krem 186,01 TL satılmaktadır. Madecassol Merhem Nedir? Ne Kremi? Madecasol Fiyatı Anestol Pomad Nedir? Faydaları Nelerdir? ## Çocuklar İle Doğru İletişim Kurmak URL: https://trendhayat.com/cocuklar-ile-dogru-iletisim-kurmak/ Tarih: 2026-03-22 İletişimde çocuklar söz konusu olduğunda önem kazanan bir konu olmasına rağmen sağlıklı bir iletişimin kurulması için etkili iletişim gereklidir. Çocuklar ile iletişim kurma konusunda çocukların sözel olmayan davranışları çok doğru biçimde yorumlayabilmesi ayrıntısı unutulmamalıdır. Çocuklar beden dilinizi çok erken yaşta algılayabilirler ve konuşmalarınızda tutarlılığı ve samimiyeti de hissetmekte oldukça başarılıdırlar. Onların bakış açısından bakıldığında onların anlamayacağını düşündüğünüz yalan veya farklı fikirlerinizi asla söylememelisiniz. Çünkü onlara karşı yalancı ve güvenilmez duruma düştüğünüzde size karşı olan güvenleri de kaybolacaktır. İletişimde Anne ve Babanın Rolü Çocukla ilişkilerde öncelikle anne rolünün etkisi çok daha fazladır. Her şey ile ilgilenen ve arabulucu rolünde olan anne bir kabullenmişlik gözükürken bu durumun çok sağlıklı olduğunu söylemek ise mümkün değildir. Çocuklar ile iletişim kurma ve çocuk yetiştirme konusunda her iki ebeveynde sorumludur. Etkin bir biçimde bu rollerini uygulamayı ihmal etmemeleri gereken anne ve babalar ayrı ayrı şekilde çocukla iletişim kurma konusunda sorumludur. Çocuklar ile iletişim dil ve tavır açısından çok hassas bir konudur. Çocuklara daima talimat vermek, hedef göstermek, suçlama yapmak ve yargılamak çok yanlış sonuçlar doğurarak etkin iletişimi zorlaştıracaktır. Çocuklar ile iletişim esnasında onları susturmaya çalışmak, onları küçümsemek ve dinlememek gibi tavırlar yerine onlara karşı iyi bir dinleyici olmak en önemli adımdır. Konuşmaya çalışan çocuğun sözünü kesmek onları sindirmeye çalışmak özgüven problemi yaratan en yanlış davranışlardan olacaktır. Çocukların doğaları gereği çok fazla soru sormalarına anlayış gösterin ve geçiştirmeden yanıtlamayı seçmek en doğru karardır. Ayrıca onun da bir birey olduğunu unutmadan onun fikirlerine de önem verdiğinizi hissettirmeniz ve onun adına kararlar almamanız da iletişim kanallarının açık olmasına verdiğiniz önemi gösterecektir. Kendini ifade etmesini sağladığınız anda çocukların daha sosyal, girişken, özgüven sahibi ve bilinçli bireyler olarak yetiştiğini anlayacaksınız ve bu konuda aksi durumlara neden olmadan çocuğunuzu etkin iletişimde de yetiştirmiş olacaksınız. ## Tropik Meyveler URL: https://trendhayat.com/beslenme/tropik-meyveler-662/ Tarih: 2026-03-22 Mango: Asya, Afrika Orta ve Güney Amerika da üretilmektedir. Böbreklerin ve kanın temizlenmesine yardım eder. Sindirim kolaylaştırıcı özelliği mangonun faydaları arasındadır. Vücudun alkali kaynaklarını korumasına yardım eder. Ananas: Kosta Rica, Fildişi Sahili, Honduras, Tayland, Malezya gibi ülkelerde yetişen ananas içerdiği bromelain enzimi ile sindirimi kolaylaştırır. Etten alınan proteinleri vücutta kullanılabilir duruma getirir. Antiseptik ve iltihap kurutucu özelliği vardır. Kas ağrılarını gidermede etkilidir. Yapılan bir araştırmaya göre bromelain enziminde kansere karşı savaşan moleküller bulunmaktadır. Şişkinliğin ve ödemin giderilmesinde yararlıdır. Selülitin meydana gelişini önler. Papaya: Latin Amerika, Güney Afrika Hawaii de üretilen papaya günlük olarak alınması gereken Protein, vitamin ve minerallerin önemli bir kısmını karşılayacak besin değerine sahiptir. Kavun ağacı olarak da bilinir. Papayada bulunan papain enzimi besinlerdeki proteinin sindirilmesine yardım eder. Düzenli kullanımının kabızlığa karşı faydalı olacağı belirtilmektedir. Avokado: Kolesterolün yükselmesini önleyici etkisiyle kalp damar sağlığını korur. İçeriğindeki glutathion maddesi hücre koruyucusudur. Avokado yaprağı ve meyveleri esansiyel yağ asitleri ve potasyum içerir. Tansiyonu düşürücü etkiye sahiptir. Avokado meyveler arasında en zengin proteine sahip olan meyvedir. Cildi besleyici ve kırışıklıkları önleyici özelliğiyle de bilinir. Kivi: Yüksek C vitaminine sahiptir. Nefes açıcı özelliğiyle astım ve öksürükte kivi suyu faydalıdır. Kan pıhtılaşması riskini düşürür. Kan basıncını ayarlar. Uygulanacak kivi maskesi de cilt sağlığı için faydalıdır. Karambola: Tayland, Malezya, Endonezya, Brezilya gibi ülkelerde üretilir. Yüksek C vitamini içerir. Hindistan Cevizi: Hindistan cevizi palmiyesinin meyvesi olan bu besin bütün amino asitleri içeren yüksek kalitede protein içeriğine sahiptir. Filed Under: Beslenme ## Çakşır Otu URL: https://trendhayat.com/beslenme/caksir-otu-799 Tarih: 2026-03-22 Ülkemizde 17 tür Ferula bulunur ve Bunlardan F. commurıis türüne Çakşır otu denilir. Bilimsel olarak kanıtlanmış kesin bir tespit olmasa da uygulamada görülen yararları bu bitkinin afrodizyak niteliklere sahip olabileceğini gösteriyor. Çakşır Otunun Faydaları Sperm sayısını artırır. Dolaşım sistemi bozukluklarında kullanılır. Sinirleri güçlendirir. Çakşır bitkisinin erkeği ve dişisi vardır. Bayanlar çakşırın dişisini, baylar ise erkeğini kullanmalıdır. Çakşır suyu çakşırın köklerinden su buharı distilasyonu ile damıtılarak elde edilir. 1 tatlı kaşığı toz çakşır otu kökü bir fincan suyla demlenerek tüketilir. Kurutulan çakşır kökü toz haline getirilir ve balla karıştırılarak macun yapılarak yenir. Bir defadan fazla yenmemelidir. Çakşır kökü tozu, saf olarak kullanılmalı, başka karışımlarla alınmamalıdır. Önerilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Ferula communis bitkisinin(Çakşır) bölgelere göre farklılık gösteren pek çok kimyasal çesidinin bulunduğunu bunlar içerisinde zehirli olanlar bulunduğu gibi zehirli olmayan çeşitlerininde olduğu belirtilmektedir. Ferula communisin zehirli olmayan çeşitlerinin bitkisel östrojen içerdiği ve etkili maddesinin ferutinin olduğu belirtilmiştir. Yapılan araştırmalar Ferula communis bitkisinin çeşitleri arasında sadece prenylated coumarins’i içerenlerin zehirleyici niteliğe sahip olduğunu göstermektedir. kategori Beslenme Permalink Comment ## Doğum Sonrası Kilo Verme URL: https://trendhayat.com/dogum-sonrasi-kilo-verme/ Tarih: 2026-03-21 Kadın İsterse Olur Bayanlar fiziksel görünümüne güzel olmasını isterler. Bu nedenle bile bazı bayanlar hamile kalmak istemezler. Annelik duygusunu tatmak isteyen bayanlar bile hamile kaldığında nasıl kiloları vereceğim diye endişe içindedir. Doğum sonrası kilo verme; Kadın isterse her şeyi yapabilir yeter ki kararlı ve azimli olsun. Anne olmak o kadar kutsal bir duygu ki bu konular yanında zerre kadar önemi yok. Cennet annelerin ayağının altındadır. Annelik kolay olmayacak kadar zor ve zahmetli ve bir süreç olup bir o kadar da müthiş bir şeydir. Tabi ki de herkes anne olamaz. Bu yazımızda Doğum Sonrası Kilo Verme ile ilgili aradığınız şeyleri bulabilirsiniz. Gebelikte Kaç Kilo Alınmalı Normalde gebelikte ortalama en az 9 en fazla 14 kilo alımı önerilir. Ama bu ortalama anne adaylarından anne adayına farklılık gösterir. Çok zayıf ve çok kilolu anne adaylarının kilo alım önerisi değişim göstermektedir. Çok zayıf anne adayı 12-18 kilo, Çok fazla kilosu olan anne adayının ise 7-9 kilo alımı önerilir. Gebelikte fazla kilo alımı sezeryan olasılığını arttırmaktadır. Doğum Sonrası Hemen Kilo Vermeye Başlanmak Doğru Mu? Doğum sonrası 4-6 kilo birden gider. Düzenli ve doğru beslenme şekli ile ayda 1-2 kilo verebilirsiniz. Ama doğumdan sonra helede lohusalık döneminde az kalori almak vücut direncinizi olumsuz etkileyebilir. Doğumdan sonra vücut kendini toparlaması için müsaade edilmeli.Doğum sonrası hemen kilo vermeye çalışmak doğru bir tercih olmayabilir. Anne sütü bu durumdan olumsuz etkiler. Bu nedenle zamanın gelince kilo vermeye başlanmalıdır. Tabi ki zamanı var diye kilonuzu artmasına sebep olmayın. Yağlı, hamur işi, abur cubur gibi ürünleri tüketmeyin. Doğumdan Sonra Ne Zaman Kilo Vermeye Başlanmalı Genel olarak doğumdan sonra anneler ilk dört ay içinde kendini ve bebeğini toplar. Doğumdan sonra ilk 3-4 ay anne sütü alan bebekler normal gelişim hızlı bir şekilde sağlar. 4 aydan sonra bebek gelişi azalmaya başlar ve 6 aydan sonra ek gıdaya geçebiliriz. Bu nedenle anne 4 aydan sonra kilo vermeye başlayabilirsiniz. Tabi ki 4 ay boyunca kendinizi çokta serbest bırakmamalı. Yediklerinize içtikten dikkat edin kilonuzun üstüne kilo almamaya özen gösterin. Hamur işi, tatlı gıdalardan uzak durun. Emziren anne rahmi daha hız toparlanır ve daha erken kilolarında kurtulur. Doğumdan sonra anne ve bebeğin sağlığı için beslenmesine dikkat etmesi gerektiğinden kilo verme sürecini uzan vadeye yayması gerek. Birden kalorisi çok düşük miktar içeren diyetler yapmamalıdır. Bunun yerine örneğin günde 2000 kalori vermesi gerekiyorsa bunun 1500 kalorisi gıdalarına dikkat ederek diğer kalan kısmını da spor yaparak vermelidir. Bol bol su için. Metabolizmanızı hızlandıran yiyecek ve içecekler tüketin. Porsiyonlarınızı küçültün. Lifli besinler tüketin. Tükettiğiniz kalori miktarını yazın. Kilo vermek için mutlaka uzmandan yardım alın. Bu sayede sağlıklı bir şekilde kilo verin. ## Diyet Egzersiz — Saglik URL: https://trendhayat.com/saglik/diyet-egzersiz-410/ Tarih: 2026-03-20 Modern yaşam bugün insanın hareket yeteneğini kısıtlıyor, fizik gücünü düşürüyor ve sağlık üzerinde de olumsuz etkiler meydana getiriyor. Bu etkilerden kurtulmanın tek yolu ise şüphesiz egzersiz. Ama kesinlikle pasif egzersiz değil. Pasif jimnastik zayıflatır mı? Bugün milyonlarca insan kilo kaybetmeye çalışmaktadır. Arzu edilmeyen kiloların kaybı İçin birçok yöntem uygulanmaktadır. Fakat çok kimse kilo kaybı ile ilgili yanlış bilgileri uygulamaya çalışır. İşte bu yanlış yöntemlerden biri de pasif jimnastik adı altında yapılan aldatmacalardır ve ne yazık ki oldukça yaygınlaşmış durumdadır. Çoğu güzellik salonunda denetimsiz olarak zayıflama programları adı altında bu makineler ile insanlar zayıflatılmaya çalışılmaktadırlar. Pasif egzersizler, kalori harcaması ve fizyolojik parametreleri geliştirme açısından hiçbir zaman dinamik egzersizlerin yerini alamazlar. Yaş ile birlikte kilo problemlerimiz çoğaldığında; kan dolaşımımız yavaşlıyor, kalbin verimliliği azalıyor ve kanın dolaşımını sağlayan damarlarda kireçlenme başlıyor. Tüm bu olumsuz etkenler düzenli ve bilinçli bir şekilde aktif egzersiz yapmakla önlenebilir. Şimdi bu pasif jimnastik aletlerini kısaca tanımaya çalışalım. • Zayıflama makineleri adı altında yapılan lokal egzersizler, aslında fizik tedavi amacı ile hazırlanmış olan aletlerdir. Kasları, travma sonucu oldukça zayıflamış olan kişilerde, rehabilitasyon amacı ile yararlanılır. Daha sonraları ise kademeli bir şekilde aktif hareketlere geçiş yapılır. Şişmanların, fazla olan yağları, her ne kadar kasların çalışmasında frenleyici bir etki yapsa bile yine de bu makinelerle çalışılmamalıdır. Kişi şayet bacağını kaldırıp indirebiliyorsa ya da karınkaslarını çalıştırabiliyorsa aynı hareketi dinamik yaptığında çok daha fazla kalori yakabilecektir. • Diğer yanlış bir uygulama ise elektrik akımı verilerek yapılan kas kasılmalarıdır. Bunlar da yine fizik tedavi ajanlarıdır. Zayıflama amacı İle kullanılmazlar. Bu makineler ilk çıktığı yıl üniversitede konu ile ilgili yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalarda, hiçbir veride anlamlı azalmalar görülmemiştir. Bu nedenle, bu yöntemin kullanılması da boşa kürek çekmekten başka bir şey değildir. • Pasif jimnastik adı altında uygulanan derin ısıtıcı aletlerinin kullanımı ile vücuttaki yağ oranı azalmaz, sadece yağsız vücut oranında su kaybı sağlanır. Şişmanlarda, vücutlarındaki yağ oranı arttıkça su oranı düşer. Buna ilaveten aletlerin kullanımı ile birlikte azalan su oranıyla kalp normalden daha fazla çalışmaya başlar, soluk almada güçlük olur, yorulma süresi kısalır. Kilo kaybında su yerine yağ oranı azalmalı. Ne kadar çok sıvı alırsak o derece yağların yanmasını sağlarız. Kilo kaybından kaynaklanan deri sarkmaları da dinamik egzersizlerle beraber bol su içilerek önlenir. Yeterince su, daha fazla kas yapmamızı sağlar. • Vibrasyon aletleri: Kaslarda titreşim yapan zayıflama aletleri ile sarf edilen kalori azlığı bu aletlerin cazibesini azaltır. Zira vibrasvonaleti ile 45 dakikada harcanan kalori değeri 12 basamaklı merdiven çıkma ile eşdeğerdir. 453 gr. yağ kaybı için 95 saat çalışılması gerekir. • Masaj ile zayıflama: Masajın amacına ve yerine göre değişen yöntemleri vardır. Bunları, spor masajı, lenf drenaj masajı ve genel masaj olmak üzere sınıflandırabiliriz. Fakat zayıflama masajı diye bir yöntem yoktur. Masaj yapılan değil de masaj yapan zayıflar. • Zayıflama ürünleri adı altındaki kozmetik kremlerin de tüm deri tabakalarını aşıp yağ hücrelerine girerek oksidasyonu sağlayıcı özellikleri yoktur. Bu ürünler, yağmurlu havada şemsiye ile gezmeye benzer. Nasıl yağmur suları bizi ıslatmıyorsa bunların da yağ hücrelerine tek başlarına ulaşma şansları yoktur. • Zayıflama kemerleri, şortları, formülleri ve bilezikleri gibi daha çoğaltabileceğimiz birçok yanlış yöntemin bilimsellikle hiç ilişkisi yoktur. Şişmanlığın giderilmesinde diyetle birlikte uygulanan bilinçli egzersizlerin yararlarını kabullenmek zorundayız. İki metodun beraber uygulamasında kilo ve vücut yağ kaybı oranlarında azalmalar görülmektedir. Dinamik yapılan egzersizler psikolojik yararlar sağlar. Kilo vermenin sırrı, davranışınızı düzenlemenizdir. Davranışlarınızıkilo vermek ve tekrar almamak üzere değiştiriniz. Davranış düzenleme teknikleri, programınıza destek olarak, hedefinize yaklaşmanızı ve uzun sürede vermiş olduğunuz kiloları tekrardan almamanızı sağlar. Tabii ki sadece pasif jimnastik aletlerini tercih etmemişseniz… Dr. Haluk Saçaklı Filed Under: Sağlık ## Pizza Tarifi Evde Pizza Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/pizza-tarifi-evde-pizza-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-03-20 Pizza Tarifi, Evde Pizza Nasıl Yapılır? Pizza Hamuru Nasıl Yapılır? gbi sorularınız varsa cevabı bizde. Dışarıda bayıla bayıla yediğimiz pizzayı aslında evinizde daha da sağlıklı ve damak tadınıza göre istediğiniz malzemelerle (karışık pizza, sebzeli pizza) daha lezzetli bir pizza haline getirebilirsiniz. Eminim denedikten sonra pizzayı artık evinizde yapacaksınız. Çocuklarınız içinde alternatif olarak evde severek yiyebileceğiniz bir lezzet olacaktır. Bunun dışınca evde sevdiklerinize pizza partisi verebilirsiniz. Bu güzel lezzet için yapımına koyulalım. Hadi mutfağa… Pizza Hamuru Nasıl Yapılır? Pizza Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi (Karışık Pizza) 4,4 veya 5 su bardağı un 2 yemek kaşığı İnstant kuru maya 2 su bardağı ılık su 4 yemek kaşığı zeytinyağı yarım yemek kaşığı tuz 1 yemek kaşığı şeker Pizza Tarifinin Sosu İçin; 4 adet rendelenmiş domates 2 yemek kaşığı domates salçası Yarım çay bardağı su 2 yemek kaşığı sıvı yağ 2 çay kaşığı kekik 2 çay kaşığı pul biber 2 diş sarımsak Pizzanın Üzeri İçin; Sucuk, salam, mantar. zeytin ve istediğiniz başka malzemelerde kullanabilirsiniz. Rendelenmiş mozerella peynir Evde Pizza Yapımı; Derince bir kaba, 4,4 veya 5 su bardağı un,2 yemek kaşığı İnstant kuru maya,2 su bardağı ılık su, 4 yemek kaşığı zeytinyağı, yarım yemek kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı şeker ekleyerek yoğuralım. Çok fazla yoğurma işlemi yapmanıza gerek yok. Hamurunuz yumuşak bir kıvamda olsun. 6- 7 dakika yoğurma işlemi yapmanız yeterlidir. Yoğurma işleminden sonra hamur kabın ağzını streç film veya temiz bir bezle kapatın. Mayalanmış bu hamurdan 2 büyük boy pizza veya 3 adet orta boy pizza yapılabilir. Tepsinizin ölçüsüne göre ayarlama yapın. Hamuru ikiye veya 3’e bölün tercih sizin. Böldüğünüz hamuru tepsinizin büyüklüğünde açın. Pişireceğiniz tepsinin içine yağlı kağıt veya tepsiye yapışmaması için mısır unu serpin. Daha sonra açtığınız hamuru tepsinize yerleştirin. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında pizza hamurunu 10 dakika pişirelim. Hamurun kabarmaması için çatal yardımıyla hamura her tarafına batıralım. Pizza Hamuru pişerken pizza sosunu ayarlayalım. 4 adet domates rendeleyelim, yarım çay bardağı su koyalım daha sonra 2 yemek kaşığı domates salçası, 2 yemek kaşığı sıvı yağ, 2 çay kaşığı kekik, 2 çay kaşığı pul biber, 2 diş sarımsağı iyice ezin ve sosu güzelce karıştırın. Hazırladığımız sosu, yarı pişmiş hamurun üzerine sürelim. Sürme işleminden sonra ise Rendelenmiş olduğumuz mozerella peynir daha sonra ise diğer malzemeleri hamurun üzerine dizelim. Dizme işleminden sonra önceden ısıtılmış 200 derece fırında 20 dakika pişirelim. (Pişirme süresini fırınınıza göre ayarlayın.) Pizzayı en az 5 dakika dinlendirin sonra dilimleyin. Pizza Yapmanın Püf Noktaları Pizza hamurunu olabildiğince ince yapmaya açmaya çalışın. Pizza hamurunu pişirirken kabarmaması için çatal yardımıyla hamuru her tarafını batırın. Resimli Evde Pizza Tarifi Derince bir kaba hamur için tüm malzemeleri koyun.Çok fazla yoğurma işlemi yapmanıza gerek yok. Hamurunuz yumuşak bir kıvamda olsun. 6- 7 dakika yoğurma işlemi yapmanız yeterlidir. Yoğurma işleminden sonra hamur kabın ağzını streç film veya temiz bir bezle kapatın. Böldüğünüz hamuru tepsinizin büyüklüğünde açın. Pişireceğiniz tepsinin içine yağlı kağıt veya tepsiye yapışmaması için mısır unu serpin. Daha sonra açtığınız hamuru tepsinize yerleştirin. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında pizza hamurunu 10 dakika pişirelim. Hamurun kabarmaması için çatal yardımıyla hamura her tarafına batıralım. Pizza Hamuru pişerken pizza sosunu ayarlayalım. 4 adet domates rendeleyelim, yarım çay bardağı su koyalım daha sonra 2 yemek kaşığı domates salçası, 2 yemek kaşığı sıvı yağ, 2 çay kaşığı kekik, 2 çay kaşığı pul biber, 2 diş sarımsağı iyice ezin ve sosu güzelce karıştırın. Hazırladığımız sosu, yarı pişmiş hamurun üzerine sürelim. Sürme işleminden sonra ise Rendelenmiş olduğumuz mozerella peynir daha sonra ise diğer malzemeleri hamurun üzerine dizelim. Dizme işleminden sonra önceden ısıtılmış 200 derece fırında 20 dakika pişirelim. (Pişirme süresini fırınınıza göre ayarlayın.) Pizzayı en az 5 dakika dinlendirin sonra dilimleyin. ## Kolesterol Belirtileri Nedir? Kolesterol Nasıl Düşürülür? URL: https://trendhayat.com/kolesterol-belirtileri-nedir-kolesterol-nasil-dusurulur/ Tarih: 2026-03-19 Kolesterol belirtileri nedir? Kolesterol nasıl düşürülür, belirtileri nasıl düşürülür, ne iyi gelir, tedavisi, ilaçları, diyeti, bitkilsel çözümler hakkında detaylı bilgileri bulabilirsiniz. Son zamanlarda doktorlar ve halk arasında oldukça fazla söz edilmeye başlanan, kalp ve damar hastalıklarının başlıca sebepleri arasında gösterilen yüksek kolesterol, vücut tarafından üretilmesinin yanı sıra hayvansal gıdalar yoluyla da dışarıdan alınabilir. Kanda kolesterolün yükselmesi ile bir takım kalp ve damar hastalıkları ortaya çıkabilir. Bu hastalıklara yakalanmak istemeyen kişiler, düzenli check-up yaptırıp kolesterolün seviyesini kontrol altında tutmalı, yüksek kolesterolü olan kişiler ise sağlıklı beslenmeye özen göstermelidirler. Kolesterol Nedir? Hayvan hücrelerinin hücre zarlarında bulunan, damarlarımızdaki kan yoluyla vücudumuzun gerekli kısımlarına taşıdığımız, hormonal sistemimize etki eden yağ asidi bazlı bir maddeye kolesterol denir. Karaciğer, böbrek üstü bezleri, üreme organları ve ince bağırsak gibi kimyasal parçalama yapabilen çoğu organımızda bu maddeyi sentezleyebiliriz. Bununla birlikte hayvansal gıdaları tüketerek de vücudumuza aldığımız bu madde, hücre zarlarımızın sağlamlığı ile doğrudan ilişkilidir. Başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere karaciğerde üretilen ya da dışarıdan alınan yüksek miktardaki kolesterol, bir süre sonra safra taşı oluşturabilir. Damarlarda olması gerekenden fazla miktarda dolaştığında ise kan damarlarına yapışarak damar tıkanıklığına sebep olacaktır. Kolesterol Çeşitleri Nelerdir? Kolesterolün kanda taşınmasını sağlayan yapılar lipoproteinler ‘dir. Bu yapılar protein ve lipitler ‘den oluşur. Vücudunuzdaki lipoprotein oranına göre, iyi kolesterol (HDL) ve kötü kolesterol (LDL) olarak adlandırılır. Düşük seviyeli kötü kolesterolün (LDL) kalp ve damar hastalıklarına sebebiyet verdiği. Yüksek yoğunluklu iyi kolesterolün (HDL) ise dokularımızdaki kolestrolün toplanması ve dışarı atılmasını sağlamaktadır. LDL oranının yükselmesi ile hiperlipidemi (yüksek kolestrol) hastalığına yakalanabilirsiniz. Bu durum tedavi edilmediği taktirde damarlarınızdaki kan akışı tıkanmaya başlayacaktır. Kolesterolün Belirtileri Nelerdir? Gözlerde sarı benekler, göğüs kafesinde ağrı, halsiz ve yorgun hissetme, vertigo, kanda pıhtılaşma sorunu, nefes alışverişinde zorlanma, epitel dokunun alt tabakasında yağ birikimine bağlı olarak leke belirmesi ve solgun cilt bu hastalıkta başlıca ortaya çıkan belirtiler arasındadır. Yüksek Kolesterol Nasıl Düşürülür? Kolesterol sentezi yapan statin bazlı ilaçlar, doktorlar tarafından uygun görüldüğü taktirde tedavide kullanılır. Yapılan testlerde trigileserid ve kandaki kolesterolün miktarlarına bakılarak, ilaç tedavisi dışında diyet uygulanır. Yetişkin bireylerde 300 mg altında olması beklenen kolesterolün, hayati riskler içerdiği taktirde 250 mg altına ilaç ve diyet tedavileri ile indirilir. Kolesterol Diyeti Yalnızca hayvansal gıdalardan alınan kolesterolü vücudumuzun fazla üretmek gibi bir durumu yoktur. Diyetteki amaç alınan hayvansal gıdalardaki kolesterolün miktarına bakılarak bu besinleri kontrol altında tutmak, kandaki miktarını azaltmaktır. Diyetisyen ya da hekiminiz tarafından hayvansal gıdalar yapacağınız diyette gerekli şekilde uygulanarak bu diyet hazırlanır. Kolesterolün Tanı ve Tedavisi Kolestrol belirtilerinden bir ya da bir kaçını taşıyorsanız doktora gitmenizde fayda var. Hekiminiz sizden kan tahlili isteyecektir. Tahlilinizi inceledikten sonra uygun gördüğü taktirde ilaçla ya da ilaçsız tedavi uygulayacaktır. İlaçları ve Bitkisel Çözümler Kolesterol ilaçları, kanınızda dolaşan kolestrol maddesine doğrudan etki ederek bir nevi parçalama işlemi uygular. Bunlar Ator, Lipitor, Tarden, Kolestor gibi statin grubundaki ilaçlardır. Ev reçetesi olarak size önerebileceğimiz uygulamalar arasında, Yeşil mercimek kürü, Maydanoz ve limon kürü. Bu uygulamada yağ kullanmayınız. Maydanoz Limon Kürü Fayda ve Zararları ## 11 Temmuz 201911 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/cocuklarda-korku-nedenleri-ve-onlemleri/ Tarih: 2026-03-19 cocuklarda korku nasil onlenir, cocuklarda korkunun nedenleri Hayata bir çocuk hazırlamak ve onun karakterinin doğru şekillenmesini sağlamak yetişkinler için büyük sorumluluktur. Anne ve babalar çocuklarını yetiştirirken kendileri de çeşitli aşamalardan geçerler. Her an büyüyen ve değişen çocuklarının duygu değişimlerini anlayabilmek onlar için oldukça önemlidir. Tıpkı büyüklerde olduğu gibi korku da bu duygulardan biridir. Korku bir çocuk için ne kadar önemli ise yetişkinler içinde korkan çocuğa yönelik yaklaşımı bir o kadar önemlidir. Bu nedenle ilk olarak çocuklarda korku nedenleri anlaşılmalıdır. Daha sonra bu yönde çeşitli önlemler alınmalıdır. Çocuklarda korkunun nedenleri ve alınabilecek önlemlere hep birlikte göz atalım. Çocuklarda Korkunun Nedenleri? Güven Duygusunun Olmaması Çocuğa güven duygusunun kazandırılmamış olması korkunun nedenlerinden biridir. Güven duygusundan yoksun çocuklar yaptıkları her davranışta endişe ve korku duyarlar. Güven duygusu kazandırmada anne babanın tutumu da çok önemlidir. Çocuk anne ve babası tarafından sevildiğini ve güvende olduğunu her an hissetmek ister. Sevgi Ve Şefkat Eksikliği Çocuğun sevgi ve şefkatten yoksun büyümesi çocuklarda korkuya neden olan etkenlerden biridir. Özellikle ailede yeterince sevgi hissetmeyen çocuk zamanla kendi dünyasında korku duymaya başlar. Her çocuk her koşulda sevildiğini hissetmek ister. Çocuğun Tehdit Edilmesi Çocuklarda korku uyandıran en önemli etmenlerden biride anne babanın çocuğu tehditlerle yönlendirmek istemesidir. Anne ve baba örneğin’’ Yemeğini yemezsen seni doktora götürürüm.’’ gibi cümleler kurarak çocuğun korkuya kapılmasına sebep olurlar. Aşırı Baskı Ve Otorite Aynı şekilde anne ve babaların aşırı baskıcı ve otoriter tutumları çocukta korkuya sebep olur. Çocuklarını daha disiplinli yetiştirmek isteyen anne ve baba farkında olmadan çocuklarını korkuyla tanıştırmış olurlar. Aile İçi Şiddet: Çocuklarda korkunun en önemli nedenlerinden biridir aile içi şiddet. Çocuğun kendini en güvende hissetmesi gereken yerde şiddetin olması, korkunun en geçerli sebebidir. Çocuğun Korkularına Karşı Alınabilecek Önlemler Nelerdir? İlk olarak çocukta korkuya neden olan etmenler ortadan kaldırılmalıdır. Yetişkinler çocuklara örnek teşkil etmesinden dolayı, anne ve babanın korkularını çocuklara yansıtmaması gerekir Çocukların korkularıyla alay edilmemeli, çocuk korktuğu şeyle karşı karşıya getirilmemelidir. Çocuğun korku filmi izlemesine izin verilmemelidir. Çocuğu korkutarak eğitmeye ya da bazı davranış kalıplarını korkutarak oluşturmaya çalışılmamalıdır. Aşırı baskı ve otoriter davranışlarda bulunulmamalıdır. Çocuğa güven duygusu aşılanmalı, sevgi ve şefkat karşılıksız olarak verilmelidir. ## Teramisin Krem Nedir? Nasıl Kullanılır? URL: https://trendhayat.com/teramisin-krem-nedir-nasil-kullanilir/ Tarih: 2026-03-18 Teramisin Nasıl Bir Kremdir? Teramisin Krem Nasıl Kullanılır? Teramisin Merhemin Faydaları Nelerdir? gibi teramisin hakkında aradığınız tüm bilgiler yazımızda bulabilirsiniz Teramisin (terramycin) Nasıl Kremdir? Teramisin krem, uçuk, yara, yanık, akne(sivilce), cilde oluşan kızarıklık, şişlik ve bakterilerden dolayı oluşan cilt enfeksiyonlara karşı etki eden bir antibiyotiktir. Ciltteki enfeksiyonları için en iyi çözüm yollarından biridir. Yazılışı terramycin olan bu krem genelde kesim hem teramisin olarak yazmakta ve okumaktadır. Yani farklı bir krem olarak anlaşılmamalıdır. Eczanelerde reçete ile satılan bu merhem fiyat konusunda uygun olması nedeniyle ilk tercih edilenler arasında her almaktadır. Teramisin (terramycin) Merheminin Etken Maddesi Nedir? Oksitetrasiklin Hidroklorür ve Polimiksin B sülfat’tır. Bir kremin etkili olması içeriğinde bulunan etken maddesine bağlıdır. Teramisin de bunu bize çok iyi bir şekilde sunuyor. Deri merhemi olarak adlandırılır. Yumuşak sarı homojen şekilde olan bu merhem antibiyotik kategorisine girer. Teramisin (terramycin) Kremin Faydaları Deri merhemi olarak adlandırılan teramisin merhemin mükemmel faydalarını; Cilt üstünde oluşan iltihaplı yüzeyin üzerine sürülür kısa sürede kurutur ve iltihabı geçirir. İltihaplı Sivilce (akne) kullanılır ama sadece iltihaplı yerin üzerine sürülmelidir. Teramisin deriyi onarma etkisiyle yara ve yanık tedavisinde kullanılır. Cilde oluşan çizikleri kısa sürede iyileştirir ve iz kalmamasını sağlar. Böcek ve arı sokmaları durumunda oluşan yaralarda kullanılabilir. Herhangi bir nedenle cilde olan kızarıkları giderir ve eski ten rengine dönmesini sağlar. Cilde oluşan su kabarcıklarını iyileştirir ve iz kalmasını engeller. Cilde herhangi bir bölgede çıkan uçuklarda kullanılır. Cildinizde oluşan çıbanların iyileşmesinde fayda sağlar. Enfeksiyon kapan yaranın iyileşmesinde kullanılır. Sivilce ve irin gibi cilt sorunlarının iyileşme sürecini hızlandırır. Teramisin (Terramycin) Nasıl Kullanılmalı? Uygulanacak bölge önceden temizlenmelidir. Cildi temizleme işleminden sonra ince bir katman olacak sorunlu bölgeye şekilde sürün. Kremin iyi bir şekilde emilmesi için çok hafif ovun. Kesinlikle masaj yapmayın. Cilde sadece sorunlu bölgeye sürün, taşma yapmayın, geniş alana yapmadan sürün. Yanık, yara veya iltihaplı bölgeye merhem sürüldükten sonra gazlı bezle sarılması daha uygundur. Doktorunuzun size uygun gördüğü periyotlarda kullanın. Cilt sorununuz ortadan kalkana kadar belirtilen periyotlarda kullanın.Herhangi bir yan etkisini hissettiğiniz takdirde uzman doktora başvurun. Teramisin (terramycin) Yan Etkileri Kremin içinde bulunan etken maddeye karşı yan etki yapma nedeni olabilir. Bu merhemin sürdükten sonra aşağıdaki durumlar oluyorsa eğer sürmeyi hemen bırakın ve doktora başvurun. Cilde sürdüğünüz bölgede aşırı hassasiyet Aşırı karın ağrısı Nefes alma sorunu Dil dudak ve boğaz bölgesinde şişlik Deride kızarıklık ve döküntü olması Nadir rastlanan merhem sürülen bölgede tahriş Aşırı derecede kaşıntı hissi Gözle görülen şişlikler Aşırı baş ağrısı KULLANMA TALİMATI TERRAMYCIN® deri merhemi Deriye lokal olarak uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram merhemde 30 mg oksitetrasiklin’e eşdeğer oksitetrasiklin hidroklorür ve 10.000 ünite polimiksin B’ye eşdeğer polimiksin B sülfat bulunur. Yardımcı maddeler: Sıvı petrolatum, beyaz petrolatum Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz. Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız. Bu Kullanma Talimatında: TERRAMYCIN® nedir ve ne için kullanılır? TERRAMYCIN®’i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler TERRAMYCIN® nasıl kullanılır? Olası yan etkiler nelerdir? TERRAMYCIN®’in saklanması Başlıkları yer almaktadır. TERRAMYCIN® deri merhemi nedir ve ne için kullanılır? TERRAMYCIN® 2 g’lık tüplerde kullanıma sunulmuştur. Özel bir vazelin sıvağı içinde süspansiyon halinde kristal oksitetrasiklin hidroklorür ve polimiksin B sülfat içerir. TERRAMYCIN® yumuşak, sarı homojen merhemdir. TERRAMYCIN® lokal (topikal) olarak kullanılan ve antibiyotikler olarak bilinen bir ilaç grubuna aittir. TERRAMYCIN® duyarlı mikroorganizmaların oluşturduğu iltihaplı deri (piyoderma), iltihaplı deri kabarcıklarından oluşan bir tür deri hastalığı (püstüler dermatit) gibi lokal cilt enfeksiyonlarının (iltihap oluşturan mikrobik hastalık) ve enfekte olmuş küçük yara ve yanıkların koruma ve lokal tedavisinde kullanılır. 2. TERRAMYCIN®’i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler TERRAMYCIN®’i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ Eğer; TERRAMYCIN® içeriğindeki bileşenlere karşı aşırı hassasiyet (nadir olarak bildirilen kişisel aşırı duyarlılığa bağlı, temasla ortaya çıkan deri hastalığı (kontakt dermatit) dahil alerjik reaksiyonlar) gösterdiyseniz. TERRAMYCIN®’i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ Eğer; Tedavi sırasında duyarlı olmayan bakteri ya da mantarlara bağlı yeni enfeksiyonların ortaya çıkarsa dikkatli kullanınız, bu durumu önlemek için doktorunuz sizi sürekli gözlemleyecek, gerekli tetkikleri yapacaktır. Bu ilacın tüm vücudu etkileyen (sistemik) uygulanması sonucu iskelet gelişiminde gerilik, dişlerde kalıcı renk değişimi ve diş minesinin yetersiz gelişimi oluştuysa dikkatli kullanınız. Diş gelişimi boyunca (hamileliğin son yarısındaysanız veya hastanın yaşı 8’den küçükse) bu dikkate alınmalıdır. Her ne kadar topikal tetrasiklin uygulamasında kullanılan dozların düşük olması nedeniyle, bu etkilerin ortaya çıkması mümkün değilse de, böyle bir ihtimalin olduğu da düşünülmelidir. Cilt enfeksiyonunun ağır olması ya da tüm vücudu etkileyen (sistemik) enfeksiyona dönüşme eğilimi göstermesi durumunda TERRAMYCIN® deri merhemi tedavisi tüm vücudu etkileyen (sistemik) tedavi ile desteklenecektir. Haricen kullanılır ve yalnız deriye tatbik edilmeye mahsustur. Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız. Hamilelik İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Hamile kadınlarda TERRAMYCIN® kullanımı üzerine kontrollü çalışmalar yoktur. Hamile kadınlarda bir antibiyotik grubu olan tetrasiklinlerin sistemik kullanımı, ceninde iskelet gelişimi ve kemik büyümesinin gecikmesi ile sonuçlanmıştır. Buna rağmen lokal tetrasiklinler, gebelik boyunca sadece muhtemel yararları, olası risklerden daha fazla olduğu zaman kullanılmalıdır. Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Emzirme İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Lokal uygulanan tetrasiklinlerin anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Tetrasiklinler, lokal uygulamalar dışında tüm vücudu etkileyecek şekilde uygulandığında (sistemik) anne sütüne geçmektedir. Anne sütü alan bebeklerde, ciddi zararlı reaksiyonların olma ihtimali nedeniyle, ilacın anne için olan önemi göz önüne alınarak annenin süt vermeyi bırakması veya ilacı kesmesi yönünden doktor karar verecektir. Araç ve makine kullanımı Lokal oksitetrasiklin ilaçlarının araç ve makine kullanımı üzerinde etkili olması beklenmemektedir. Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı TERRAMYCIN®’in diğer ilaçlarla bilinen bir etkileşimi yoktur. Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz. 3. TERRAMYCIN® nasıl kullanılır? Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar: Doktorunuz tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde cildinizi özenli bir şekilde temizledikten sonra steril bir gazlı bez üzerine konulan merhemi hasta bölgeye günde en az 2-3 kez uygulayınız. Merhemi hasta yüzey ile sürekli temas halinde bırakınız. Tedavinizin süresi enfeksiyonun şiddeti ve türüne bağlı olup, birkaç günle birkaç hafta arasında değişebilir. Tedavinizin erken kesilmesi durumunda hastalık yapıcı organizmanın yeniden üremesi söz konusu olacağından, tam iyileşme sağlanana kadar tedaviye devam ediniz. Uygulama yolu ve metodu: TERRAMYCIN®’i sadece lokal olarak uygulayınız. Haricen kullanım içindir. Eğer TERRAMYCIN’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz. Kullanmanız gerekenden daha fazla TERRAMYCIN® kullandıysanız: TERRAMYCIN®’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullandıysanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz. TERRAMYCIN®’i kullanmayı unutursanız: Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız. TERRAMYCIN® ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler Tedavinin erken kesilmesi durumunda hastalık yapıcı organizmanın yeniden üremesi söz konusu olacağından tam iyileşme sağlanana kadar tedaviye devam ediniz. 4. Olası yan etkiler nelerdir? Tüm ilaçlar gibi, TERRAMYCIN®’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Lokal oksitetrasiklin düşük toksisiteli bir antibiyotiktir. Kişisel aşırı duyarlılığa bağlı temasla ortaya çıkan deri hastalığı (kontakt dermatit) dahil alerjik reaksiyonlar nadir olarak bildirilmiştir. Bu tür reaksiyonlar görülecek olursa oksitetrasiklin tedavisi kesilmelidir. Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sırlanmıştır. Çok yaygın : 10 hastanın en az 1 inde görülebilir. Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir. Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir. Seyrek : 1.000 hastanın birinden az görülebilir. Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir. Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor. Bilinmiyor: Aşırı duyarlılık Temasla ortaya çıkan deri hastalığı (kontakt dermatit) Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz. 5. TERRAMYCIN®’in saklanması TERRAMYCIN®’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 30°C’nin altındaki oda sıcaklığında ambalajında saklayınız. Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız. Ambalajın üzerinde belirtilen son kullanma tarihinden sonra TERRAMYCIN®’i kullanmayınız. Ruhsat Sahibi ve Üretim yeri: Pfizer İlaçları Ltd. Şti. Muallim Naci Cad. No:55 34347 Ortaköy-İSTANBUL Bu kullanma talimatı 13.06.2012 tarihinde onaylanmıştır. Kaynak: https://www.pfizer.com.tr ## Şehriye Salatası, Arpa Şehriyeli Salata Tarifleri URL: https://trendhayat.com/sehriye-salatasi-arpa-sehriyeli-salata-tarifleri/ Tarih: 2026-03-18 Renkli Arpa Şehriye Salatası Arpa şehriye denildiğinde genellikle pilav yaparken kullanılan bir malzeme akla gelir. Ancak arpa şehriye; tek başına pilavı yapılan bir besin olduğu gibi salata olarak da tüketilen bir yiyecektir. Kimi zaman ana öğün kimi zaman da ara öğün olarak bu lezzet tufanı, yaz mevsiminde taze otlar kullanılarak renkli bir salata yapılarak hem göze hem de mideye hitap edebildiği gibi kış ayları için de bakliyat çeşitleriyle oldukça doyurucu bir yiyecek olarak tüketilebilir. Tüm bu detaylardan sonra, dilerseniz şimdi de lezzetli mi lezzetli bir arpa şehriye salatası tarifi ile sofralarınızı renklendirelim. Kaç Kişilik: 4 kişi Hazırlama Süresi: 10 dakika Pişirme Süresi: 8 dakika Şehriye Salatası Tarifi Malzemeleri 1 su bardağı arpa şehriye1 tane kırmızı soğan(küçük boy)6 tane domates(cherry)2 tane salatalık(orta boy)Yarım su bardağı siyah zeytin(dilimlenmiş)1 tane közlenmiş kırmızı biber4 tane salatalık turşusu1 tane limon(sıkılmış limon suyu için)4 çorba kaşığı zeytinyağıÇeyrek çay kaşığı sarımsak tozu1 çay kaşığı kekikYarım çay kaşığı tuzPüf noktası Bol miktarda kaynar suda haşlamaya dikkat ederek, ara ara arpa şehriye tanelerinin birbirlerine yapışmamaları için karıştırılmalıdır. Arpa Şehriye Salatası Tarifi Yapılışı Derin bir tencereye su koyduktan sonra, kaynaması için ocağa konur. Kaynayan suyun içine ilave edilen arpa şehriyeler 6-8 dakika kadar haşlanır. Haşlandıktan sonra ocak kapatılır.Ardından kırmızı soğanın kabukları soyularak, küçük parçalar halinde doğranır. Sonrasında da cherry domatesler dört parçaya bölünür. Kabukları alacalı şekilde soyulan salatalar da küp doğranır.Salatalık turşularının uç kısımları temizlendikten sonra, közlenmiş kırmızı biberle birlikte küp küp doğranır.Tencerede arpa şehriye salatası için haşlanmış olan şehriyelerin suyu süzülerek geniş bir salata kasesine dökülür.Salata kasesinin içerisine doğranan tüm malzemeler ilave edilir. Doğranmış siyah zeytinler de kaseye dökülür.Sıra salata sosu hazırlığı var. Küçük bir kaseye sıkılmış limon suyu, zeytinyağı, kekik, tuz ve sarımsak tozu konur ve tüm malzemeler güzelce karıştırılır.Son olarak salata kasesindeki salata üzerine sosu dökülerek sofradaki yerini alır. İsterseniz renkli arpa şehriye salatası tarifi lezzetini daha da zenginleştirecek haşlanmış mısır, ceviz gibi besinleri salatanıza ekleyebilirsiniz.Afiyet olsun. Trendhayat – Mutfak ## Kuşburnu Faydaları, Kuşburnunun Çayı ve Marmelatı Yapımı URL: https://trendhayat.com/kusburnu-faydalari-kusburnunun-cayi-ve-marmelati-yapimi/ Tarih: 2026-03-18 Kuşburnu Faydaları, Kuşburnu Çayı ve Marmelatı Yapımı gibi aradığınız bilgiler yazımızda bulabilirsiniz. Sağlık için bulunmaz bir nimet olan, içeriği sayesinde bağışıklık sistemine, cildimize, özellikle grip gibi solunum yolları gibi rahatsızlıklara mükemmel bir çözüm yoludur. Kuşburnunun Faydaları C vitamini açısından oldukça zengin olan nu meyve bağışıklık sistemini güçlendirir. Kan dolaşımını hızlandırır, kanı temizler ve kandaki şeker oranını dengeler. Cilde canlılık ve parlaklık verir. Beden yorgunluğunu giderir. Şekersiz kullanımında şeker hastaları için oldukça faydalı olmaktadır. Sindirim sistemini düzenleyerek kabızlığın giderilmesinde etkilidir. Etkili idrar söktürücüdür ve ishalin kesilmesinde etkili olmaktadır. Özellikle bağışıklık sisteminin zayıf düştüğü kış mevsiminde, kuşburnunun çayı grip ve nezleye karşı kalkan vazifesi görmektedir. Solunum yolu hastalıkları için de oldukça etkili olmaktadır. Kuşburnunun antioksidan ve c vitamini deposu olması nedeniyle kanserden koruyucu etkisi mevcuttur. Demir eksikliğine gidermede yardımcı olur. Mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Öksürük iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kuşburnu Çayı Kuşburnunun mide rahatsızlıklarına, idrar yollarına, sindirim sistemine, solunum yollarına kireçlemeye gibi birçok rahatsızlıklara iyi gelmektedir. Çayında demir, magnezyum, fosfor, sodyum, çinko, özellikle C vitamini, A, B, E, K vitamini yönünden zengindir. Kuşburnu Çayı Nasıl Yapılır? 2 yemek kaşığı kurutulmuş kuşburnu 4 kahve fincanı su 4-5 adet nane tabi ki isteğe bağlı olarak ekleyebilirsiniz. Çay demliği içine kurşunu, su ekleyin ve kaynatın. Kaynama işleminden sonra ocağın altını kapatın. İsteğe bağlı nane koyup kaynatın. 5 dakika demlenmeye bırakın. Kuşburnu Marmelatı Yapımı biraz zahmetli olsa da mutlaka denemeye değer. Hem sağlık, hem şifa kaynağı olan kuşburnunun marmalatını hem siz hem sevdikleriniz hem de çocuklarınız tarafından severek tüketilecektir. Özellikle bağışıklı sisteminin güçlenmesine yardımcı olan kuşburnu, hastalıktan kurtulmaya yardımcı olduğu gibi hastalığa yakalanmaya da engel olmaktadır. Her mevsim severek tüketeceğiniz kuşburnu marmelatı, sofralarınızın vazgeçilmezi olacaktır. Marmelatı İçin Malzemeler 1 kg kuşburnu 1 buçuk su bardağı şeker Yeterli miktarda su Kuşburnu Marmelatı Yapılışı Öncelikle kuşburnunun çer-çöpleri ve sapları tamamen temizlenir. Bol suda güzelce kuşburnular yıkanır. Yıkanan kuşburnuları düdüklü tencereye alınarak üzerini iki parmak geçecek kadar su eklenir ve 35 dakika kadar pişirilir. Daha sonra normal tencereye alınır. Tencerede kaynamakta iken tahta kaşık ile kuşburnuları ezerek karıştırılır. Çünkü kuşburnunun iyice yumuşamalıdır. Dibine tutmaması için ara ara kontrol edilerek karıştırılmalıdır. İyice yumuşayınca rondo veya blendırdan geçirilir. Daha sonra altına tencere alarak makarna süzgecinden geçirilir. Süzgeçte kalan kuşburnunun püresine su ekleyerek tahta kaşıkla karıştırılır ve suyunun tencereye akması sağlanır. Süzgeçte kalan çekirdekleri çöpe atılır. Bu şekilde bütün kuşburnuları süzgeçten geçirilir ve sudan yardım alarak işlem tekrar edilir. İkinci aşamada ise un eleme süzgecinden geçirilmesi gerekir. Aynı şekilde bütün kuşburnuları un eleme süzgecinden geçirilir ve gerekli yerde sudan yardım alınarak işlem devam ettirilir. Bu şekilde pürüzsüz bir şekilde elde edilen kuşburnuyu tencereye alınıp ocağa koyulur. Kaynamaya başlayınca ara ara karıştırılır. Kıvamı koyulaşana kadar kaynatılır. Son aşamada şekeri eklenir ve marmelat kıvamını alana kadar kaynatılır. ## 5 Mayıs 20194 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/kasarli-mantar-tarifi-guvecte-kasarli-mantar-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-03-18 Güveçte Kaşarlı Mantar Mantar ile kaşar peynirinin muhteşem uyumunu bilmeyen yoktur. Hem kolay hem de leziz bir tat arayışı içerisinde iseniz bu tarif tam aradığınız tarif diyebiliriz. Dilerseniz lafı uzatmadan hemen güveçte kaşarlı mantar tarifine geçelim. MALZEMELER 12 Adet orta boy Kültür mantarıGöz kararı rendelenmiş kaşar Peyniri Sosu İçin 1 Tatlı kaşığı domates salçası1 Yemek kaşığı zeytinyağı2 Yemek kaşığı tereyağıToz acı biberTaze kekik1 Çay kaşığı kar biber ve tuz Kaşarlı Mantar Hazırlanışı Oldukça pratik olan kaşarlı mantar tarifi için öncelikle mantarlarımızı temizliyoruz. Temizlediğimiz mantarları tavada sıvı yağ ile birlikte birkaç dakika hafif kızartıyoruz. Mantarlar küçükse bütün bir şekilde, eğer büyük olduğunu düşünüyorsanız iki parçaya bölerek kızartabilirsiniz. Mantarlarımız kızarırken diğer ocakta da sosumuzu hazırlıyoruz. Sos için, tereyağı ve zeytinyağını tavada eritiyoruz. Daha sonra salçamızı tuzu ve diğer baharatları da ilave ediyoruz. Sosumuzun kıvam alması için yeterli gördüğümüz miktarda su ilave ediyoruz. Hazırladığımız sosu bir köşeye alıyoruz. Diğer tarafta hafif kızarttığımız mantarları güveç kaplarına eşit şekilde paylaştırıyoruz. Güveçteki mantarların üzerine rendelediğimiz kaşar peynirini ilave ediyoruz. Kaşarlı mantar tarifimiz için son olarak hazırladığımız sosu eşit şekilde güveç kaplarına paylaştırıyoruz. Daha sonra önceden ısıtılmış 180 derece fırında 8- 10 dakika pişiriyoruz. Kaşar mantar tarifimiz sunuma hazırdır. Afiyet olsun… Trendhayat Mutfak ekibine sizde tariflerinizi kendiniz yazarak fotoğrafları ile bize mail olarak gönderin paylaşalım… trendhayat.com@gmail.com Aramalar; nefis yemek tarifleri, fırında kaşar mantar, güveç mantarlı kaşar, kaşar mantar nefis yemek, yemeği nasıl yapılır, tavada, kalori, nasıl olur, borcamda, evde yapımı, en güzel yemek tarifleri için trendhayat.com u takip edebilir sizler için hazırladığımız, yemek tarifleri, hamur işleri, kurabiye tarifleri, kek, pasta tarifleri, nefis içecek tarifleri nasıl yapılır, makarna pilav tarifleri, farklı yöresel tatlar, kebap çeşitleri, et yemekleri tarifleri bulabilirsiniz. ## Künefe Yapımı URL: https://trendhayat.com/tarifler/kunefe-yapimi-846/ Tarih: 2026-03-17 Künefe Tarifleri – Kolay Künefe. Malzemeler :1 kg. kadayıf. 250 gr. dil peyniri. 150 gr. tereyağı. 500 ml. su. 500 gr. şeker. Toz fıstık. Kadayıfı eritilmiş tereyağı ile karıştırıp tel tel ayırın. Kahve fincanı ya da su bardağına bir miktar kadayıf koyup bastırın. Dilimlenmiş peynirden birkaç dilim koyup üzerini tekrar kadayıfla doldurarak bastırın ve tepsiye ters çevirin. 155-160 derecede kızarıncaya kadar pişirin. Su ve şekeri kaynatarak hazırladığınız şurubu üzerine dökün. Biraz dinlendirildikten sonra toz fıstığı ilave ederek servise hazır hale getirin. Filed Under: Tarifler ## 6 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/sedef-hastaligi-nedir-sedef-hastaligi-tedavisi-ve-belirtileri/ Tarih: 2026-03-17 Sedef hastalığı nedenleri nedir? Çeşitleri nelerdir? plak tipi, gutat, inverse, püstüler, eritrodermik, belirtileri nelerdir, bulaşıcımı, hastalığın tedavisi nasıl yapılır. Sedef Hastalığı (Psoriasis) Kırmızı veya pembe renkli taban üzerinde hafif şekilde kabarıklığı olan beyaz, parlak veya kuru tabakaların oluşmasına sedef hastalığı denmektedir. Diğer adı Psoriasis olan önemli bir deri hastalığıdır. Dünya üzerinde insanların yüzde 2.5’inde görülmekte olan bu hastalık her yaşta görülebilmektedir. Bu hastalık ortalıkta belirli bir sebep yokken birden ortaya çıkabilir ve kaybolabilir. Sedef hastalığı insandan insana göre değişmekle birlikte bazı insanlarda bir kaç ay ortaya çıkıp yok olabileceği gibi kimi insanlarda ömür boyu çeşitli zaman aralıkları ile tekrarlayabilir. Normal sağlıklı bir insan vücudunda deri oluşumu bir ayda oluşurken bu hastalığa yakalanan kişide bu süre en düşük 3 gündür. Sedef Hastalığı Nedenleri Dünya Tıp tarihinde kesin olarak neyin neden olduğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak yapılan araştırmalarda bu hastalığın en büyük faktörü genetik kalıntılardır. Sedef hastalığı kalıntısı olan kişilerde tetikleyici faktörler şu şekilde sıralanabilir. Alkol ve sigara alışkanlığı, yoğun stresli yaşam, D vitamini eksikliği, Boğazda veya deride oluşan enfeksiyonlar, yanlış ilaç kullanımı gibi durumlar. Sedef Hastalığının Çeşitleri Yaygın olarak belirtilen ve hastalarda görülen 5 çeşidi bulunmaktadır. Bunlar; PLAK TİPİ En yaygın görülen tipi ilk sıraya koymak istedik. Genel olarak dirsek, kafa tası ve bel bölgesinde görülmektedir. Beyaz sedefli pul şeklinde kabarık ve iltihaplı kırmızı lezyonlar şeklinde görülme özelliği vardır. GUTAT Gutat tipi sedef hastalığının genel olarak çocuk yaşlarda ve ergenliğe geçiş dönemlerinde görülmektedir. Göğüs, bacak ve kol bölgelerinde görülmektedir. Kızamık şeklinde küçük kırmızı noktalar şeklinde görülür. INVERSE Kasık, göğüs altı ve koltuk altı bölgelerinde görülmektedir. Kırmızı ve parlak renkte olarak görülmektedir. PÜSTÜLER Yetişkin bireylerde görülen bu çeşit içleri iltihaplı olmayan sıvı ile kaplı beyaz baloncuk şeklinde ortaya çıkmaktadır. Genel olarak el ve ayak bölgelerinde görülen bu hastalık bazı durumlarda vücudun tamamını kaplamaktadır. ERİTRODERMİK Vücudun genelini kaplayan iltihaplı bir türdür. Yaygın ve kaşıntılı deri kızarıklığı ile birlikte kendisini göstermektedir. Belirtileri Nelerdir? Kabarık, kırmızı iltihaplı yada iltihapsız cilt lekeleri Gözle görülür bir cilt kuruluğu Leke çevresinde oluşan ağrı Tırnaklarınızdaki kalın çukurlar Bu maddeler ile beraber seyreden eklem ağrıları ve şişlikler Sedef Hastalığı Bulaşıcımı? Toplumda bilinenin aksine kesinlikle sedef hastalığı bulaşıcı değildir. Ortak eşya kullanımı ve temaslar ile bulaşmamaktadır. Sedef Hastalığı Tedavisi Sedef hastalığı hekiminizin uygun gördüğü tedaviler ile kontrol altına alınarak geçebilir. Hastalar şunu unutmamalıdır ki hiçbir tedavi tamamen kalıcı değildir ve bu hastalığın tekrar edeceğini bilmelidirler. Ağızda ilaç alım yöntemi ile tedaviler kısa sürede sonuç verecektir. Erkek hastaların tedaviye başlamadan önce ise çocuk sahibi olmamaları önerilir. ## Spa İstanbul URL: https://trendhayat.com/saglik/spa-istanbul-738 Tarih: 2026-03-17 CAUDALIE VINOTHERAPIE SPA LES OTTOMANS : Feng Şui felsefesiyle inşa edilen İstanbul’daki Les Ottomans otelinin spa merkezi Caudalie de yalnızca üzüm çekirdeklerinden yapılan Caudalie ürünleri kullanılmakta. Asya Yağsız Masajı, Tai Masajı, Derin Doku Masajı, İsveç Masajı gibi masaj uygulamaları bulunuyor. Caudalie’de uygulanan kırmızı şaraplı fıçı banyosu da cildi temizleyici ve rahatlatıcı nitelikte. Spa Hotel İstanbul-Tel: 0212-359 15 00 . Mayadrom Sports Center Bel, boyun ve sırt tutulmalarını giderme, dolaşım sistemini kuvvetlendirme ödem ve şişlikleri indirme, stres ve uykusuzluğu engelleme amaçlı masajlar yapılan Mayadrom Sports Center'de volkanik taş masajı en gözde masajlar arasında yer alıyor. Sıcak taş masajı, su içinde ısıtılarak bakıma hazır hale getirilen siyah renkteki pürüzsüz, yassı ve oldukça sert yapıda olan taşların sırt, boyun, bel, avuç içi, ayak parmak araları, karın gibi vücudun belirli noktalarına yerleştirilmesiyle uygulanıyor. (0212) 352 32 00 FOUR SEASONS SPA Türkiye, Amerika, Filipin ve İsveç kökenli 20 kişilik ekibin olduğu otelde üç Türk Hamamı, özel hamam, 9 bakım odası, 1 VIP süit, jakuzi, sauna, buhar odaları, kapalı havuz ve fitness salonu yer alıyor. Uzakdoğu masajları, tek kullanımlık mayo servisi, cilt bakımı, vücut bakımı uygulamaları yapılıyor. 0212 381 41 60 Laveda SPA Çeşitli masaj terapilerinin yapıldığı ve The Ritz Carlton İstanbulda yer alan Laveda SPA da Shiatsu ve Refleksoloji gibi Uzakdoğu terapileri, geleneksel hamam terapileri ve doğal ürünlerle uygulanan vücut bakımları gözde uygulamalardan. Laveda SPA'daki masaj terapileri önceden oluşturulmuş paketler halinde alınabiliyor veya terapistler, sizin isteklerinize göre size özel masaj paketleri hazırlıyor. Bitkisel özlü yağlar içeren Aromatherapy Associates ürün ve bakımları da yine Laveda'da sunuluyor. (0212) 334 43 53 The International Dermal Institute, Spa Theraphy System Stres azaltmak ve vücudu rahatlatmak için Doğu felsefesiyle Batı teknikleri bir arada kullanılıyor. Face Mapping tekniğiyle cilt analizi yapılıyor ve çıkan sonuca göre de özel bir bakım uygulanıyor. Bakım ve terapilerde bitkisel yağlardan, deniz suyu, deniz tuzu ve çamurdan yararlanılıyor. +902122407777 THE SOFA İstanbul Nişantaşı bulunan The Sofa Otel, diyetisyen Taylan Kümeli tarafından yönetilen sağlık ve güzellik merkeziyle beğeni topluyor. Taylife SPA, fitness, havuz, sauna ve buhar hamamı bölümlerinden oluşuyor.Kişiye özel çalışma programlarının olduğu merkezde cilt ve vücut bakımı, masaj uygulamaları yapılıyor. Vücut bakımında uygulanan hidroterapi kapsamında afüzyon masajı, jet duş ve balneoterapi bulunuyor.Enerji verici ve inceltici olmak üzere 2'ye ayrılan balneoterapi’de angloplast vücut bakımı, yosun, deniz çamuru ve göğüs sıkıştırma gibi bakım uygulamaları bulunuyor.Cilt bakımı besleyici, nemlendirici, yatıştırıcı ve arındırıcı olmak üzere 4 temel bakımdan ve sıkılaştırıcı, anti-aging, toparlayıcı, canlandırıcı gibi özel bakımlardan oluşuyor.Kişiye özel çalışma programlarının oluşturulduğu merkezde rahatlatıcı ve tedavi amaçlı masajlar yapılıyor.82 odalı otelin bütün odaları en yeni teknolojik imkanlara sahip. 0 212 368 18 18 Cityzen Metrocity Alışveriş Merkezi'nde bulunan Cityzen'de,Zen holistik vücut masajı, Zen Hint baş masajı, yönetici masajı, Zen vücut masajı (gerginliğe karşı),, aroma terapisi, Thai masajı, Shiatsu masajı, Hu Na Hawai masajı,spor masajı, Refleksoloji, aroma sıcak taş terapisi gibi uygulamalar bulunuyor.Masajdan bitiminde vücut cilası, margarita vücut temizliği uygulamalarını tercih edebiliyorsunuz.(0212) 344 09 59 kategori Sağlık Permalink ## 1 Comment URL: https://trendhayat.com/saglik/akinti-sebepleri-1207/ Tarih: 2026-03-17 Akıntı Sebepleri Nelerdir? Akıntı Sebepleri, Kadın Hastalıkları Akıntı. Doğurganlık dönemindeki kadınların yüzde 30-35′inde görülen vajinal akıntılar, özellikle yaz aylarında daha sık karşımıza çıkıyor. Kadınlarda Akıntı Vajinal akıntılar bir enfeksiyondan mı kaynaklanıyor? Doğurganlık dönemi kadınlarımızın % 30-35′inde görülen vajinal akıntılar zamanında ve uygun biçimde tedavi görmezse kronikleşiyor. Tabii tüm vajinal akıntılar bir enfeksiyon anlamına gelmiyor. Hormonal etkilere bağlı olarak artan vajinal salgılar da zaman zaman enfeksiyon olarak yorumlanabiliyor. En sık hangi tip akıntıyla karşılaşılıyor? En sık karşılaşılan vajinal akıntı nedeni Candida Albicans denilen mantar akıntılarıdır. Koyu kıvamlı, beyaz peynir kırıntıları görünümünde olup zaman zaman kaşıntı ve kızarıklığa da neden olabilir. Tanısı ve tedavisi oldukça kolay olmakla beraber sıklıklarla tekrarlanma eğiliminde olduğundan hastayı huzursuz edebilir. Akıntı Neden Olur – Akıntının Nedenleri Nedir? Triehomonas Vaginalis denen bir parazit yine sık görülen yeşil-sarı renkli, kötü kokulu vajinal akıntılar da olabilir. Vajinal akıntının nedeni olan mikroorganizmaların en sık yerleşim yeri dış dudaklara ait bezler (Bortholim), Rahim Ağzı (Serviks) ve Vaginadır. Akıntılar kronikleşebilir mi? Rahmin kendine ait iltihaplarda çoğu kez vajinal akıntı olmaz. Zaten düzenli adet gören ve uygun tedavi verilen olgularda rahmin iltihapları kolay kolay kronikleşip sorun yaratmaz. İltihaplar Akıntının Nedeni Olabilir mi? Kadın üreme kanalları (Tuba) ve yumurtalıklara (Över) ait iltihaplar genellikle vajinal akıntıya yol açmayıp karın ve kalça içinde bulundukları yerlerde abseye kadar varabilen iltihaplara neden olurlar. Akıntı Tedavisi Nasıldır? Buluğ çağı öncesi ve menopoz sonrası vajinal akıntılar daha ziyade östrojen eksikliğine bağlı olarak vücudun biyolojik savunma mekanizmasının bozulması sonucu gelişir. Tedavi yalnızca görülen mikroorganizmalara yönelik olmayıp lokal veya sistemik östrojen verilmesini de gerektirir. Ayrıca küçük kız çocuklarındaki vajinal akıntılara neden aranırken yabancı cisim olasılığı unutulmamalıdır. Vaginal Akıntı İçin Neler yapılmalı? Yaz mevsimi ile birlikte deniz ve havuz sezonu da açılmış oldu. Bu nedenle tatil öncesi mutlaka jinekolojik muayene olup, olası vajinal akıntılar değerlendirilmelidir. Mutlaka dikkat etmeniz gereken 10 kural • Vücut ısısını ve nemini artırarak, özellikle mantar akıntısına yol açan sentetik iç çamaşırı, pantolon ve tayt giymemek. • Çok değişik kişilerce kullanılan tuvalet ve lavaboları kullanmaktan kaçınmak. • Genel kullanıma açık havuzlara girmemek. • Sık sık vajinal duşlar uygulamak. • Uzun süreli antibiyotik kullanmamak. • Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanmamak. • Olası diyabet öyküsünü araştırıp kontrole almak. • Cinsel ilişkide prezervatif kullanmak. • İnatçı vajinal akıntılarda eşinizle birlikte tedavi olmak. • Adet döneminde havuz ve denize girerken vajinal tampon kullanılıyorsa sık sık değiştirmek Prof. Dr. Ümit Ozekici Kadın Hasî. ve Doğum Uzm. JFK Hospiîal istanbul Filed Under: Sağlık ## Bungalov Küçük Ahşap Evler URL: https://trendhayat.com/bungalov-kucuk-ahsap-evler/ Tarih: 2026-03-17 Son zamanlarda son derece popüler olan doğa turizminin en önemli konaklama mekanı haline gelen bungalov ahşap evler yani küçük ahşap evler. Bu küçük ekolojik evlerin bu kadar popüler olmasının en etkili faktörler doğanın zor şartlarında daha kolay taşınıp monte edilmesi uygulanabilirliği ve maliyetlerinin düşük olmasının yanı sıra insanın ahşap doğa yaşamını çok sevmesi ile direk bağlantılı diyebiliriz. Bungalov Nedir? Büyük maliyetli evler yerine basit hobi evi gibi bağ, bahçe, dağ, yayla, orman içinde hemen yapılabileceği gibi hazır yerine getirilip monte edilebilir olabilmesi çok elverişli kılıyor, bir insanın bile basit bir şekilde yapabileceği modelleri olan bu bungalov küçük ahşap evler çok farklı tiplerde yapılabilmekte. bungalov nedir Bungalovlar küçük ahşap evler doğa ile iç içe bir yaşam sürmek isteyenler veya tatil yapmak isteyenler yada hafta sonlarını huzurlu bir şekilde doğada dinlenerek geçirmek isteyenler için muhteşem keyif verici evlerdir. Ahşap Üçgen Evler Özellikle mimari yapısı ile dikkat çeken bu ahşap bungalov evler her zaman olmasa da genellikle üçgen bir mimari yapıda karşımıza çıkmaktalar. Birçok farklı modeli bulunsa da üçgen formlar yapılar görsel olarak da insanların hoşuna gitmektedir. Genelde 1-2 odalı olarak tasarlanan bu yapılar bir yatak odası ve küçük bir duş banyosu için bir bölüm olur. Daha büyükleri de yapılıyor olsada genelde küçük olanları daha çok tutulur. Küçük Ahşap Ev Bungalov Örnekleri Fikirleri modern bungalov örneği Modern Üçgen Evler KÜÇÜK AHŞAP EVLER VİDEOSU üçgen hobi evi bahçe evi dinlenme evi bungalov dağ evleri üçgen evler kütük bungalov modern camlı bungalov ev küçük ahşap evler üçgen evler konteyner bungalov bahçeli küçük ahşap ev büyük bungalov evler farklı bungalov ev renkli ahşap ev küçük ahşap evler üçgen camlı bungalov ev küçük ahşap ev modelleri 2 katlı küçük ahşap modern ev modelleri orman ev modelleri küçük kulübe ev hobi evi mini ev bağ evi modern ahşap küçük ev farklı ekolojik bungalov ev bungalov evler, küçük ahşap evler, hobi evleri, bağ evleri, bahçe evleri, kafa dinleme evleri, doğa evleri, orman evleri, ## 19 Mayıs 201916 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/papatya-cayinin-faydalari-nelerdir-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-03-16 Papatya Bitkisinin Özellikleri Nelerdir? Papatya Çayının Faydaları Nelerdir? Papatya Çayı Nasıl Yapılır? papatya hakkında öğrenmek istediklerinizi yazımızda bulabilirsiniz. Papatya Bitkisinin Özellikleri Ana vatanı güzel ülkemiz olan papatya ortası sarı, kenarları beyaz taç şeklinde yapraklardan oluşan ve faydaları saymakla bitmeyen şifalı bir bitkidir. Papatyanın kurutulmuş yapraklarının sıcak suda beklemesi ile hazırlanan karışıma da papatya çayı denir. Papatya çayı ülkemizde sağlık açısından çok fazla tercih edilen gıda takviyesi niteliğindedir. Peki papatya çayının sağlık açısından ne gibi faydaları var gelin beraber inceleyelim. Papatya Çayının Faydaları Nelerdir? Neye İyi Gelir? Uykusuzluk Problemi Uykusuzluk problemi yaşayan kişiler için son derece önemli bir takviyedir. İçeriğinde bulunan apigenin adını verdiğimiz antioksidan ile sinirlerinize adeta masaj etkisi yaparak uyku sorununu ortadan kaldırmaktadır. Uyku sorununu ortadan kaldırmakla birlikte kaliteli uyku ile de güne daha dinç ve enerjik uyanmanıza sebep olacaktır. Papatya Çayının Faydaları Arasında Sindirim Sistemi Olumlu Etkisi Vardır? Bildiğiniz üzere sindirim sistemi vücut için çok önemlidir. İshal problemi yaşayan kişiler için deneyler ile kanıtlanmış bir faydası bulunmaktadır. Mide asidi konusunda şikayetleri olan kişiler için de mide asidini azaltarak vücuda zararlı bakterilerin oluşumunu da engellemektedir. Ayrıca papatya çayı geleneksel tıpta gaz sancısı ve mide bulantısına karşı tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Kanser Düşmanı Papatya çayı içeriğinde bulunan yüksek miktardaki antioksidan sayesinde belirli kanser hastalıklarına karşı oldukça önemli bir güç olarak kullanılmaktadır. İçerisinde bulunan apigenin adındaki antioksidan ile meme kanseri, prostat kanseri ve rahim kanserine karşı etkisinin büyük olduğu gözlemlenmiştir. Papatya Çayının Faydaları Arasından Biride Kan Şekerini Düzenler Şeker hastalığı veya gizli şeker hastalığınız varsa günde en azından uyumadan önce bir bardak papatya çayı tüketmeniz kanınızın şeker oranını ayarlayacaktır. Kan şekerini düzenleyici etkisi olan papatya çayı ayrıca, pankreas tarafından salgılanan insülin oranını normal seviyelere getirmektedir. Tansiyona Karşı Etkili Flavonoid grubunda yer alan antioksidanları da içeriğinde barındıran papatya çayı kalp hastalıklarının en büyük habercisi olan tansiyonu düşürdüğü ve kolesterol seviyesini de kontrol altına aldığı bilimsel veriler ile açıklanmıştır. Papatya Çayı Nasıl Yapılır? Öncelikle papatya çayının faydasını görebilmek adına bitkinin toplanış ve kurutuluş şekillerine göre değişiklik gösterebilmektedir. Bazı kurutma uygulamaları içerisindeki besin kalitesini yok edebilmektedir. Papatya çayı için gerekli olan malzemeler 3 tatlı kaşığı kadar kurutulmuş papatya ve 1 su bardağı sıcak su. İçi sıcak su dolu bir su bardağına 3 tatlı kaşığı kurutulmuş papatya dökülür. Biraz karıştırdıktan sonra 3-4 dakika kadar demlemeye bırakın. Süzgeç yardımı ile çiçeklerini süzerek tüketmeye başlayabilirsiniz. Dilerseniz limon ekleyerek farklı bir tat oluşturabilirsiniz. Sağlık açısından önemli olan papatya çayının hazırlanışı bu kadar kolay. Afiyet olsun. ## Fosfor Fazlalığı Nelere Yol Açar? URL: https://trendhayat.com/saglik/fosfor-fazlaligi-2180/ Tarih: 2026-03-15 Fosfor Fazlalığı Nelere Yol Açar? İnsan vücudunda kalsiyumdan sonra en çok bulunan mineral olan fosfor kemik ve diş dokusunun temel maddesidir. Hücrelerin büyümesini sağlar ve proteinlerin sentezlenmesine etki eder. Hücrelerin gelişme, bakım ve onarım işlemleri için protein sentezine adapte olur. Enerji üretilmesi için yağ ve karbonhidratların yakılmasına yardım eder. Enerjinin depolanması ve kullanılmasında gerekli olan ATP nin yapı taşıdır. Kas kasılmasına, böbreklerin faaliyetlerine, kalp atımının düzeninin sürdürülmesine ve sinir iletilerine de yardımcı olur. Fosfor fazlalığı vücuttaki kalsiyum dengesini bozar osteoporoz veya kemik kırıklarının artmasına yol açabilir. Tiroid bezlerinin daha az çalışmasına sebep olabilir. Böbreklerin sağlıksız şekilde çalışmasına ve böbrek yetmezliğine yol açabilir. Sindirim sorunlarına, uzun vadede damar rahatsızlıklarına neden olabilir. Aşırı fosfor yüklenmesi (kan transfüzyonu, yüksek fosforlu maddelerin tüketmi), D vitamin fazlalığı, böbrekte tübüler geri emilimin artması, hipoparatiroidizm, böbrek yetmezliği, diabetik ketoasidoz, addison hastalığı, orak hücreli anemi, büyüme hormonu fazlalığı fosfor seviyesinin yükselmesine neden olan bazı faktörlerdir. Filed Under: Sağlık ## Kivinin Faydaları ve Zararları URL: https://trendhayat.com/kivinin-faydalari-ve-zararlari/ Tarih: 2026-03-15 Kivinin İçeriği Tropikal bir meyve olan kivi, A, E, C ve K vitaminlerini, magnezyum, potasyum, kalsiyum, çok fazla mineraller ve element içeren muhteşem bir meyvedir. Kivinin faydaları saymakla bitmez. Eski zamandan beri dünyada yetişen kivi 10-15 sendir ülkemizde yetişmektedir.. Araştırmalara göre kivinin Faydaları 6-7 yaşlar arasında çocuklarda solunum yolları hastalıklarına iyi gelmektedir. %27 gece öksürüğünde, %41 hapşırık, %32 nefes darlığına, %25 kronik öksürüğe, %28 burun akıntısına azaltmaktadır. Sağlığımızda Kivinin Faydaları Kivinin, sağlığımıza birçok faydası vardır. Bağışlık sistemimizi güçlendirir, kansere yakalanma riskini azalmaktadır. Kivinin faydaları Antioksidan özelliğiyle kalp damar hastalığına olumlu etkisi vardır. Kivinin içerdiği vitaminler, doğal antibiyotik ve antioksidan özelliğiyle bağışıklık sistemimizi korur. Kan pıhtılaşmasını engelleyerek kalp sağlığımıza fayda sağlar. Kan pıhtılaşmasına engel olan ilaçların yan etkileri olabilir. Kivi doğal yollarla kan pıhtılaşmasını engeller. Yaş ilerlemesi nedeniyle oluşan görme kaybının kivi tüketenlerde %36 daha az görüldü tespit edilmiştir. Kivinin faydaları Sindirim sistemine çok iyi gelen kivi sorunlu bağırsakları hareketleri çalıştırır. Bu nedenle zayıflamaya olumlu etkisi oluşur. Kivi üst solunum yollarına çok büyük olumlu etkisi vardır. Kronik astım hastalarının astım ataklarını azaltır. Sigara ve diğer kötü alışkanlıkların akciğer verdiği zararları azaltmaya yardımcı olur. Besin değeri yüksek olan kivi hamilelik döneminde önerilmektedir. Hamilelerde ve doğum sonrası kabızlıklarda iyi gelir. Kivinin faydaları Kivi cilt sağlığımız için içerdiği vitaminler ve antioksidan özelliğiyle cilt problemlerine iyi gelmektedir. Mantar ve enfeksiyon problemlerine olumlu etki sağlamaktadır. Kivi DNA mutasyonlarını engeller. Kolan kanserini yüksek lif içeriğiyle engeller. Kivi mükemmel bir cilt dostudur. İçerdiği zengin C vitamini sayesinde vücuttaki kolajen üretimini artırır. Kolajen üretimi cildin elastik yapısının bozulmamasını yardımcı olur. Bu sayede cildeki yaşlılık belirtilerini aza indirgemeye çalışır. Kivinin içerdiği zengin amino asiti sayesinde güneşin verdiği zararlı ışınlardan korur. Anti-inflamatuar etkisi olan kivi, iltihap önleyicidir. Bu nedenle kivi maskesi cildinizdeki aknelere çok iyi gelecektir. Kivinin yeterli ve düzenli tüketildiği takdirde vücuttaki toksinleri temizler bu sayede cildinize parlaklık ve canlılık verir. Kivi saç bakımına mükemmel etki sağlamaktadır. Kivinin içerdiği A ve E vitaminleri saç dökülmesini engellemektedir. Kivinin içerdiği fosfor, magnezyum, çinko gibi mineraller kan dolaşımını sağlayarak, saçların uzamasına neden olur. Kivinin içerdiği bakır sayesinde saçların beyazlamasını engeller. Gerektiği ve düzenli kullanıldığından dolayı kan damarları kuvvetlenir. Bu nedenle saçlı deride oluşan hastalıkları engeller. Kivinin Zararları Her şeyin fazla tüketilmesi zararlı olduğu gibi kivinin zararları da; salerjik reaksiyonlara, şişkinliğe, kabızlık veya ishale, ciltte kaşıntı ve döküntüye neden olmaktadır. ## Karatay Diyeti Nedir? Nasıl Yapılır URL: https://trendhayat.com/karatay-diyeti-nedir-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-03-15 Herkesin merak ettiği nedir bu dediği Karatay Diyeti hakkında her şey bu yazıda sonuna kadar sabırla okumanızı tavsiye ediyoruz.. Günümüzde herkesin ortak sorunu fazla kilolardır ve hepimiz hayatımızda bir kere bile olsa mutlaka zayıflamak uğruna diyet yapmışızdır. Karatay Diyeti Bilinçsiz yapılan diyetler kısa vadede kilo vermemizi sağlayabilir fakat beslenme şeklimizi ömür boyu sürecek şekilde değiştirmediğiniz takdirde kısa vadede vermiş olduğunuz kiloları fazlasıyla geri alırsınız. KARATAY DİYETİ SAĞLIKLI BESLENME Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay beslenme konusunda yeni bir dönem açarak insanların bilinçlenmesine vesile olmuştur. Yazmış olduğu kitaplarda diyet yapmadan sağlıklı beslenerek ideal kilolara sahip olmanın mümkün olduğunu anlatan Canan Karatay sağlıklı ve doğal gıdalarla beslenerek birçok hastalıktan da kurtulmanın mümkün olduğunu ifade etmektedir. Kilo sorunlarıyla mücadele etmek için yıllarca çeşitli diyetleri deneyip başarısız olan birçok kişi Canan hocanın ” sağlıklı beslenin” tavsiyelerine uyarak hem kilolarından kurtulmuş hem de birçok hastalıklarına elveda demişlerdir. İnsanlar tarafından bu kadar kabul gören Karatay diyeti nedir? Karatay diyeti nasıl yapılır? Canan Karatay’ın önerdiği sağlıklı beslenme ile ilgi tüm soruların cevabını bu yazıda bulabilirsiniz. KARATAY DİYETİ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER Canan hocanın hitap ettiği insanlar; kilo problemi olanlar, sağlık sorunları yaşayanlar, yaşamlarını sağlıklı sürdürmek isteyenlerdir. Karatay Diyeti adı diyet olmasına rağmen bir diyet programı değildir. Karatay diyeti kitaplarının daha çok insanın dikkatini çekmesi için adı Karatay Diyeti olmuştur. Bu konuyu Canan hoca katıldığı bir televizyon programında şöyle açıklamıştır. ” Kitabın ismi “SAĞLIKLI BESLENMEK” olsaydı insanların ilgisi bu kadar fazla olmazdı. Diyet kelimesi çok fazla ilgi gören bir konu olduğu için Karatay Diyeti isminin daha uygun olacağını düşündük” diye açıklamıştır. Karatay Diyeti sağlıklı beslenme şeklidir ve bunu yaşam tarzı haline getirmek gerekiyor. Kilo vermek ve sağlıklı yaşamak isteyenler günde en fazla üç öğün yemek yemeli yani sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve akşam yemeği dışında ara öğün beslenmesi yapmamak gerekiyor. Her öğün arasında en az dört saat hiçbir şey yenilmemeli çünkü zayıflama hormonu adı verilen Leptin hormonu devreye giriyor ve vücudun yağ yakmasını sağlıyor. Şöyle özetlemek gerekirse çok sık aralıklarla bir şeyler yemek insülin direnci oluşmasından başka hiçbir işe yaramaz. İnsülin direnci olan kişilerin kilo vermesi imkansız olmasa da çok zor olur. Leptin hormonunu devreye sokarak fazla yağlarınızı yakmak istiyorsanız her öğün arası en az dört saat şekersiz çay, kahve ve su dışında hiçbir şey tüketmemelisiniz. Sakız çiğnemek bile leptin hormonunun çalışmasını engeller. KARATAY DİYETİ SAĞLIKLI YAŞAM KİLO VERME Sağlıklı yaşamanın ve kilo vermenin en önemli altın kuralı akşam saat sekizden sonra yemek yemekten geçiyor. Toplum olarak akşam yemeklerinden sonra meyve, çerez, çayın yanında bir şeyler yemek gibi alışkanlıklarımız bulunmaktadır. Bu alışkanlıklar kilo vermeye engeldir. Canan hoca ” en tatlı zehir şekerdir” diye boşuna söylemiyor. Her türlü şekerden uzak durmalıyız. Özellikle çocuklarımızı hazır meyve sularından uzak tutmalıyız. Çünkü hazır meyve suları meyveden değil meyve aromalı şekerli sudan yapılmaktadır. Canan Karatay denince herkesin aklına ekmek gelir. Beyaz ekmeğin sağlığımız üzerinde oluşturduğu tehlikeleri sadece Canan Karatay değil bütün doktorlar söylemektedirler. Sağlıklı yaşamak için paketlenmiş ve raf ömrü uzun olan gıdalar, salam sosis gibi işlenmiş gıdalar, gazlı içeceklerden uzak durmalıyız. Sebze, et, balık, yumurta, tavuk, kelle paça, evde yapılmış yoğurt, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler, evde yapılan turşular, tereyağı, zeytin yağ, kuru fasulye, nohut gibi bakliyatları bol bol tüketmekte fayda var. KARATAY DİYETİ NASIL YAPILMALI Karatay diyetinin çok basit bir mantığı vardır, karbonhidrat, şeker ve her türlü paketli üründen uzak durarak günde sadece üç ana öğün yemek yiyerek ve her gün en az yarım saat yürüyüş yaparak ömür boyu hem ideal kiloda olup hem de sağlıklı yaşanılır. ## Beyaz URL: https://trendhayat.com/beyaz-renk Tarih: 2026-03-15 Ne Nedir? Beyaz renk yada Ak Renk, insanların görebildiği dalga boylarındaki bütün renkleri içine alan akromatik bir renktir beyaz. Işık, dalga boyuna göre insan gözünde değişik renklerde algılanır. Ana ışık renkleri mavi, yeşil ve kırmızıdır, gözün gördüğü bütün renkler bu 3 renk ışığın bir birleri ile karışım oranıyla oluşur yada yapılır. Beyaz renk ise bu 3 renk ışığın birlikte tamamıyla birleşmesinden oluşur, siyah renk ise hiç olmaması tam zıttı ile oluşur. Eskiden beyaz renginde ışığın doğal renklerinden olduğu sanılırdı, ünlü bilim adamı Newton bunun aksine beyaz rengin diğer renklerin varlığı ile oluştuğunu ispat etmiştir. Renklerin Oluşumu Sarı Renk = Kırmızı + YeşilMagenta Renk = Kırmızı + YeşilCyan Renk = Yeşil + MaviBeyaz = Mavi + Kırmızı + Yeşil BEYAZ Beyaz Renk Kodları Koordinatları RGB255,255,255CMYK0,0,0,0HSV0°, 0%, 100%HEX#FFFFFF Beyaz Rengin Anlamı Temizliği saflığı berraklığı duruluğu simgeleyen beyaz renk istikrarlı bir yapısal kişilik barındırır. Çok asil yumuşak hassas bir renk olan beyaz aynı zamanda masumiyet sembolüdür. Herşeyden Arındıran Dinlendiren Beyaz Her bir şeye yeni başlamanın rengidir Beyaz. Hayata beyaz bir sayma açmaktır, savaşta barışın rengidir beyaz bayrak açmak. Girdiği ortamı ferahlatan parlaklığı ile insanlara enerjisini verir. El değmemiş, ilk günkü gibi tap taze kalmış bakirliktir beyaz renk, bu yüzden önemli sayılan bürün kavramları beyaz renk temsil eder tek başına. Beyaz Rengin Simgeleri Nedir Beyaz renk, temizliği, saflığı, masumiyeti, iyiliği, barışı, uzlaşmayı, doğruyu, sevinci, rahatı, kutsallığı, inancı temsil eder. Beyaz Rengin Psikolojisi Hayatınızda yeni bir şeyler denemek katmak istiyorsanız, hayatınıza beyaz renk katarak başlayabilirsiniz bu size verimlilik hissi katacaktır. Beyazın arkasına saklanılmaz çünkü beyazın yapısında her şeyi açığa çıkarmak vardır. Gelinlerin beyaz gelinlik giymeleri, hacılar beyaz ihram giymeleri, doktorların beyaz önlük giymeleri temiz kişiliğin saflığın psikolojik yansımasıdır. Beyaz rengi kullanan kişilerin bir çek insanla daha rahat iletişim diyalog kurup anlaşabilecek oldukları tespit edilmiş. Beyaz renk çocukların gelişimde de önemli rol oynamaktadır. Olumsuzluklardan daha kısa sürede çıkmada, hedeflerine daha hızlı ilerlemede yardımcı olur. Beyaz bir ev ortamında yetişen çocuklarda daha kararlı ve temizlik alışkanlıklarını daha hızlı kazandıkları saptanmıştır. Beyaz Renk Dekorasyonu Beyaz rengi duyunca sadece beyazdan ibaret bir sıkıcı dekorasyon rengi düşünmeyin. Beyazında her renk gibi birden fazla tonu bulunur, en önemlisi ise gri ile yapılan dekorasyon gayet şık bir hava katacaktır. Beyaz duvarlara gri ahşap yer zemini ile birleştirilebilir, duvarlarda açık sarı ahşap tonlarda raf ve yoğun olmayan dolap kitaplık gibi ürünlerde gayet başarılı sonuçlar verecektir. Beyaz tüllere gri tonlarda fon veya perdeler, yine grinin tonlarında mobilyalara, içinde açık koyu giri tonlar içeren beyaz bir halı eşlik edebilir. Beyaz bir avize yine çok şık duran ferah bir dekorasyon yapmış olacaksınız bundan emin olabilirsiniz. Renklerle İlgili Diğer Yazılarımız ## Organik Ürünler Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/organik-urunler-1258 Tarih: 2026-03-15 Organik Ürünler Nelerdir? Organik Ürünler ve Organik Gıda. Bir zamanlar sadece hippilerin ve sağlık fanatiklerinin peşinde koştuğu organik besinler günümüzde Amerika ve Avrupa'da hemen hemen tüm süper-marketlerde rafları dolduran ürünler haline geldi. Piyasa verilerine göre önümüzdeki 5 yıl içinde organik tarım ürünleri yıllık %18'lik bir büyüme gösterecek. Son 5 yıl içerisindeki %140'lık büyüme de göz önüne alındığında bu oldukça etkileyici. Peki bu büyümenin sebebi nedir? Uzmanlar birkaç sebep sıralıyor. Bunlardan en önde geleni emeklilik çağına gelmiş kişiler ve ekolojik bilinci gelişmiş olan yirmi yaşlarındaki yeni neslin sağlıklarını daha çok kontrol etmeye ve korumaya meyilli olmaları olarak ortaya çıkmaktadır. ORGANİK BESİN NEDİR? Aslında organik besini tanımlayabilecek en iyi yol ne olmadığını açıklamaktır. Organic Trade Association'a göre organik tarım yapan çiftçiler ürünlerine pestisit, insektisit, hormon ve suni gübre koymuyorlar. Ayrıca bu ürünler çeşitli sentetik koruyucu ve katkı maddeleri taşımıyor. Aslında organik tarım fikri 1940'lara kadar uzanmaktadır ancak uygulama yetmişli yılların ikinci yarısında hayata geçmiştir. Organik tarımın temelindeki fikir çevre korumasıdır. Zehirli insektisit ve pestisitler kullanamayarak , su kaynakları ve toprak temiz tutulmaya çalışılıyor. Ayrıca sentetik katkılar ve hormonlar da işin içine karışmayınca biyo-çeşitlilik ve toprağın verimliliği uzun vadede artıyor. Organik tarım firmalarının yöneticilerine göre insanlar sağlıklı besin elde etme fikrini beğendiler ve bunu aramaya başlamışlardır. Uzmanlar ise gittikçe daha çok sayıdaki insanın kendi sağlıkları üzerindeki etkenleri daha etkili bir şekilde kontrol altına almak istediklerini belirtiyorlar. VVİllard Bishop Consulting'in başkanı John Hauptman "Bunu özellikle emeklilerde ve ilginçtir, yeni nesil gençlerde görüyoruz" demektedir. "Bu insanlar diğerlerinin onlara ne yapmaları gerektiğini söylemesini beklemiyor , kendi araştırmalarını yapıyor ve beslenme konusunda gittikçe daha çok bilgi sahibi oluyorlar. Yeni nesil 'kimse bana bakmasın, ben kendime bakmasını bilirim" demektedir. Dünya Tarım Forumu'nun bu seneki yıllık kongresinde bu arayış açık bir şekilde belirtilmiştir. Yapılan sunuşlarda varılan sonuçlar şöyleydi: "İnsanlar artık önlerine ne konursa yemekten yana değiller. Hatta ne yediklerine çok dikkat eder duruma geldiler. Amaçları basit: Sağlıklı olmak istiyorlar" Organik tarım yeni nesil arasında çok taraftar bulmuş durumda. Hatta organik tarım ürünleri satan zincir mağazaların bir kısmı üniversite kampüslerinin yanında açılıyor. Uzmanların bir diğer dikkat çektiği nokta da besin güvenliğidir. Özellikle deli dana ve şap hastalığı gibi sorunlardan sonra insanlar vejetaryen beslenme eğilimi duymaya başladılar ve hormonlu sebze - meyvalar yerine organik olanını tercih ediyorlar. Şüphesiz ki bu durum genetik olarak modifıye edilmiş besinleri üreten "high-tec" firmaları oldukça rahatsız etmektedir. Bu firmalar, yüksek ücretler ödenen uzmanları aracılığı ile "organik besinlerin sağlık üzerine pozitif etkilerine dair herhangi bir bilimsel kanıt olmadığını" belirten yayınlar yapmaktadırlar. Bilim adamları ise orta noktada durmayı tercih ediyorlar. Washington Üniversitesi'n-den Prof. Roger Beachy'e göre organik tarım ile genetik biyoteknoloji arasındaki bu çekişme çok anlamsız çünkü iki taraf da aynı amaç için çalışıyorlar: Güvenli ve sağlıklı besin + çevrenin korunması. Dolayısıyla organik tarım taraftarlarının genetik olarak değiştirilmiş besinlere karşı duyduğu güvensizlik ve hoşnutsuzluk "bilimsel" olmaktan çok "mistik" bir hayat görüşünün yansıması şeklinde de görüşler bulunmaktadır. Ancak bunun yanında organik besinleri savunan bilim adamları da az değil. Her ne olursa olsun organik tarım lokomotifi istim üstünde ve tam hız ilerliyor. Gittikçe daha çok sayıda insan organik sertifikalı ürün arıyor. Şu andaki en önemli sorun olan fiyat farkı ise (organik ta¬rım ürünleri normal ürünlere göre daha pahalı) kısa sürede çözülmesi gereken önemli bir sorun olarak kabul ediliyor. Organik tarım üreticilerine göre bu, organik ürünlere daha çok talep olmasıyla zamanla çözülecek olan bir sorun. kategori Beslenme Tags: organik meyve, organik sebze Permalink Comment ## Trilye Otel URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/trilye-otel-637/ Tarih: 2026-03-15 Balık lokantaları, bir Akdeniz sahil kasabasını andıran daracık sokakları, altın sarısı zeytinyağında yüzen zeytinleriyle… Bursa'nın Mudanya'ya bağlı şirin ilçesi Tirilye yılın her mevsiminde konuklarına güzel bir tatil vadediyor. Trilye birinci dereceden sit alanı ve antik bir yerleşim merkezi. Trilye'ye girer girmez ilk dikkatinizi çekecek şey kırmızı kiremitlerle kaplı mimari doku. Bu doku kente yekpare bir çatıdan oluşuyormuş görünümü veriyor. Trilye'nin bir başka özelliği ise daracık sokakları. Kendinizi tipik bir Akdeniz kentinde, bir İtalyan kıyı kasabasında hissediyorsunuz. Sokaklarda tarih yüklü, birbirinden güzel binalarla başbaşasınız. İlginç, süslü yalı ve köşklerle dolu sokakları aşıp, meydanlara gelinee kendinizi İstanbul boğazının yalılarında yahut adalarında da sanabilirsiniz. Buranın bbir özelliği de kuşkusuz deniz ürünleri. Sahil lokantalarında muhteşem balıklar sizi bekliyor ama zeytini de unutmayın. Meşhur Tirilye zeytini lokantaların en seyredeğer ve lezzetli ikramı. Siparişinizi beklerken altın sarısı, has zeytinyağında kekiklerle beraber yüzen zeytinler geliyor sofraya. Damağınızda unutulmaz bir yer bırakacak diyelim, gerisi size kalsun. Trilye Otelleri Montania Hotel: Mudanya'nın tarihi Gar binasının restorasyonu ile kazanılan Otel Montana konfor ve tarih arayanlar için. 1849 yılında inşa edilen tren istasyonu, 1951'de kullanıma kapanmış. Üç yıl süren restorasyon çalışmaları sonucu, binanın özgün kimliği korunarak, hizmete açılmış. Alakart restoranı, havuzu, cafe, bar salonları ile dördü süit, 42 odası var. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği açık büfe, canlı müzik, kapalı yüzme havuzu, sauna, aletli jimnastik, ek ücretli aro-materapi masajı var. Trilye'ye 20 dakika uzaklıkta.(0224) 544 60 00 Otel Trilye: Denizden 150 metre yukarıda. Banyo, televizyon, bazı odalar buzdolabı ve minibarlı.Tel: (0224) 563 22 20 kategori Aktiviteler Tags: www gezi com Permalink ## Koyu Renk Mutfak Dolabı URL: https://trendhayat.com/koyu-renk-mutfak-dolabi/ Tarih: 2026-03-14 Siyah Antrasit ve Koyu Ahşap Tonlarda Asalet sahibi Mutfak Her zaman koyu renkler siyah antrasit tonları asaleti zarifliği zenginliği vurgulamıştır. Bu küçük minimal tarzda LEICHT KITCHEN tarafından tasarımcı Vyacheslav Dobryakov ‘un tasarladığı mükemmel bir antrasit mutfak, bu asaleti zarifliği küçük olmasına rağmen fazlası ile sağlıyor. Bu minimal örnek küçük evlerde de muhteşem bir mutfak yapılabileceğinin göstergesi. Aslında her şeyin birbiri ile uyum içinde olması işin şeklini değiştiren ana unsur. 02-ahsap-ceviz-mutfakSimetrik bir yapıda sağ ve sol bölümleri boy dolap olarak düşünülmüş, bu dolaplarda ahşap mutfak dolapları kullanılmış. Kullanılan malzemeler mutfağın havasını ciddi aynı zamanda konforlu bir hale getirmiş, dolapların üst bölümlerinde kullanılan antrasit renk dokunma hazzını arttır. Kulpsuz yekpare düşünülmüş ceviz kaplamadan yapılmış boy ve alt dolaplar mutfağın bütün depolama alnını karşılaması için düşünülmüş ve antrasit renk ile uyum içinde bir bütünlük sağlanmış, hemen yanına aynı tonlarda yapılmış bir yemek masası olarak düşünülmüş gibi duran bölüm yemek yemenin yanında, mutfakta ek bir çalışma tezgahı ve depolama alanı olarak tasarlanmış. 01-koyu-mutfakKonsepti bozmayan çok modern görünüşlü sandalyelerle donatılan masa daha da ön plana çıkarken tavandan sarkıtılan yine antrasit renklerdeki masa boyundaki aydınlatma elemanı masa ile bir bütünlük sağlamış, aydınlatmadan bahsetmişken atlamadan dolapların hemen önünde tavana monte edilmiş spotlarında antrasit rengi olduğunu söylemeden geçmeyelim. Tezgahta kullanılan taş yine dolap renkleri ile aynı tonu paylaşmakta ve dik yüzeyde de aynı taş kullanılmış, üst dolapların altında elektrikli ocağın üst kısmına gelen aspiratör diğer taraflarda led aydınlatmalar kullanılmış . 03-ceviz-antresit-mutfakModern stilde tasarlanan bu koyu tonlardaki mutfakta antresi renk “karbon gri” ve ahşap ceviz renkleri kullanılmış. 04-antresit-mutfak05-mutfak-dekorasyon06-mutfak-modelleri07-mutfak-masa ## Kanuni Sultan Süleyman kimdir? Kanuni’nin Hayati Dönemi URL: https://trendhayat.com/kanuni-sultan-suleyman-kimdir-kanuninin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-03-14 Kanuni Sultan Süleyman kimdir? Kanuni’nin Hayati Dönemi (1520-1566) Kanuni Sultan Süleyman Doğum Tarihi : 27.04.1495 Ölüm Tarihi : 07.09.1566 Meslek : Padişah Doğum Yeri : Trabzon Ölüm Yeri : Macaristan Babası : Yavuz Sultan Selim Annesi : Hafsa Hatun Eşi : Hürrem Sultan, Fülane Hatun, Mahidevran Sultan, Gülfem Sultan Çocukları : Şehzade Mustafa, II. Selim, Bayezid, Mehmed, Abdullah, Cihangir, Mihrimah Sultan, Raziye Sultan Kanuni Sultan Süleyman Han’ın Kısa Hayatı Kanuni Sultan Süleyman 10. Osmanlı Padişahıdır. 1495 yılında Trabzon’da Yavuz Sultan Selim ve Hafsa Hatun ‘un çocukları olarak doğan, Kanuni Sultan Süleyman 1520 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Kanuni Sultan Süleyman Uzun boylu, alnı geniş, yüz hatları yuvarlak ve sakalları seyrekti. Alacağı kararlarda, başlayacağı işlerde acele etmez, enine boyuna düşünür ve sonunda aldığı karardan geri adım atmazdı. Çok azim ve kendine güvenen bir yapısı olan Kanuni Sultan Süleyman ciddi bir kişiliğe sahipti, görev vereceği kişilere, yetenek ve becerilerin derecesine göre verirdi. Sultanlığı döneminde, Belgrad’ın Fethi, Rodos’un Fethi, Cezayir’in Katılışı, Trablusgarg’ın alınışı, Cerbe Savaşı, Mohaç Savaşı, Zigatvar Kuşatması, Preveze Zaferi önemli hadiselerdir. Kanuni Sultan Süleyman babasından devraldığı dünyanın en güçlü devletini zeka ve erdem ile sivrilerek düşmanı olan Avrupa devletleri “Muhteşem Süleyman” olarak anmaya başladılar. Devlet topraklarını 6.557.000 km² olarak babasından devralan Kanuni Sultan Süleyman kendi döneminde bu toprakları 14.893.000 km² ye ulaştırmayı başarmış. Döneminde kanunları yazdırıp, resmileştirip ve uygulamasından dolayı kendisine “Kanuni” denmiştir. Sayısız Camiler, Medreseler, Külliyeler inşaa ettirmiş ve bunların bir çoğunu dünyanın en iyi büyük sanaatkarı olan Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.. Kanuni Sultan Süleyman Macaristan Sigetvar Kuşatmasını yönetirken 1566 yılında vefat etti. İstanbul Fatih’deki Süleymaniye Cami içindeki Türbesine defnedilmiştir.. Kanuni-sultan-suleyman-turbesi-suleymaniye- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## 27 Temmuz 201927 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/kakaolu-kek-nasil-yapilir-tarifi/ Tarih: 2026-03-14 Kakaolu Kek Tarifi, Kakaolu Kek Nasıl Yapılır? Kakaolu Kek İçin Gerekli Malzeme Listesi Nelerdir? Kakaolu Kek Püf Noktaları Nelerdir? bu kekle ilgili aradığınız bütün bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Şöyle güzel demlenmiş çayın veya bol köpüklü kahvenin yanında yanında sevdiklerinizle kakaolu kek çokta güzel gider. Yapımı kolay, az malzeme ile hızlı bir şekilde hazırlayabileceğiniz, tam ölçülü bu kekin tarifini mutlaka deneyin ve bir yerlere not edin. Şimdi bu klasik nefis keki yapma sırası sizde. Kakaolu Kek Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi 3 adet yumurta 1,5 su bardağı şeker 1 su bardağı süt 1 su bardak sıvı yağ 1 su bardağı yoğurt 1 paket küçük boy kakao 2 adet kabartma tozu 1 adet vanilya 2,5 su bardağı un Üzerin için Çikolata sosu Kakaolu Kek Yapılışı Derince bir kap alın, kapın içine 3 adet yumurtayı kıralım ve çırpalım. Daha sonra 1,5 su bardağı şekeri ekleyelim 3-4 dakika köpürene kadar çırpalım. Karışıma bir su bardağı yoğurt ve bir su bardak sıvı yağı da ekleyelim karıştıralım. 2 adet kabartma tozu, 1 adet vanilya, 1 adet küçük boy kakaoyu ve unu eleyerek karışıma ekleyelim. Unu eklerken azar azar kontrollü ekleyelim. Kekin kıvamını yakalayınca unu eklemeyi bırakın. Kekinizi pişireceğiniz kalıbı güzel yağlayın ve karışımı kalıba dökün. 170 önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 40 dakika pişirin. 25-30 dakika fırının kapağını açmayın ki kekiniz kabarması sönmesin. Kürdan yardımıyla pişip pişmediğini kontrol edin. Servise hazır kekinizin üstüne çikolata sos dökebilir.İsteğe bağlı fındık, ceviz paraçaları veya antep fıstığı ile süsleyebilirsiniz. Süslemiş olduğunuz keki dilimleyerek servis edebilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun. Kakaolu Kekin Püf Noktaları Kekte kullanacağınız tümün malzemelerin oda ısısında olması özen gösterin. Kekinizin mükemmel kıvamda olması için yumurta ve şekeri kabarana kadar güzelce çırpın. Kabartma tozu, vanilya, ve un gibi malzemeleri eleyerek karışıma ekleyin. İlk yarım saat fırının kapağını açmayın. Kekinizin kabarmasını engellemeyin. Piştikten sonra hemen çıkarmayın fırının içinde bekletin Bu sayede kekiniz kabartması sönmez. Ani ısı değişiklikleri kekinizin sönmesine neden olur. Bu nedenle fırının içinde ılımasını sağlayın. Kekinizin kalıptan kırılmadan güzelce çıkmasını istiyorsanız kalıbı güzelce yağlayın. Güzel bir kek yapmak için Kek Nasıl kabarır ve Kekin Püf Noktaları yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. ## Chia Tohumu Faydaları Nelerdir URL: https://trendhayat.com/chia-tohumu-faydalari/ Tarih: 2026-03-14 Chia tohumu sağlıklı bir beslenme için son zamanlarda tavsiye edilen önemli besinlerden biridir. Ayrıca, besleyici omega-3 yağları, antioksidanlar ve lifler içerir. Chia tohumlarının hazırlanması ve sindirilmesi oldukça kolaydır. Chia Tohumu Nedir? Chia tohumu, nane ailesinin bir üyesi olan çöl bitkileri grubu Salvia Hispanica’dan gelir. Chia kelimesi, aynı zamanda Eski Maya dilinde “güç” anlamına gelir. Kökeni, eski Azteklere kadar dayanan bu besleyici tohumun ana vatanının Orta Amerika olduğuna inanılıyor. Chia tohumu, Aztekler ve Mayalar tarafından kullanılan önemli bir besin kaynağıydı. Mükemmel bir lif kaynağı olan chia tohumunda omega-3 yağ asidi, kalsiyum, magnezyum ve çinko içeren protein ve mineraller yer alıyor. Chia Tohumunun Faydaları Chia tohumu, doğal ve sağlıklı yiyecekler arasında yer alıyor. Vücudumuz ve beynimiz için önemli faydaları bulunan bu gıda, kilo verme açısından da çok etkilidir. İşte, pek çok mucizevi özelliği bulunan chia tohumunun faydaları: Kalorisi Az ve Besleyicidir Genellikle organik olarak yetiştirilen chia tohumunun son zamanların süper gıdası olarak kabul ediliyor. Bu minik chia tohumları güçlü bir besin kaynağıdır. 28 gramlık chia tohumunda ortalama 100 kalori vardır Chia Tohumu Antioksidan Miktarı Fazladır Chia tohumları, önemli bir antioksidan kaynağıdır. Bu antioksidanlar, yaşlanma ve kanser hastalığı oranını artıran serbest radikallerin üretimine karşı savaşır. Bol Miktarda Lif Bulunur Chia tohumunun içerisinde vücudumuz tarafından sindirilmeyen faydalı lif oranı çok yüksektir. İçerisinde yüzde 40 oranında lif bulunan chia tohumu, dünyadaki en iyi lif kaynaklarından biridir. Chia Tohumu Protein Kalitesi Yüksektir Chia tohumunun, yüzde 14 oranında protein içerir. Aynı zamanda iyi bir esansiyel amino asit dengesine sahiptir. Zayıflamaya yardımcı olan en iyi besin olarak kabul edilir. Çünkü, chia tohumlarında bulunan protein, iştahı ve gıda tüketimini azaltır. Omega-3 Yağ Asitleri Bakımından Zengindir Chia tohumları, omega-3 yağ asitleri bakımından çok zengindir. Düzenli tüketildiğinde başta beyin olmak üzere, birçok organ için oldukça faydalıdır. Chia Tohumu Kalp Hastalığı Riskini Azaltır Lif, protein ve omega-3’ler bakımından zengin olduğu göz önüne alındığında, kalp hastalığı riskini büyük ölçüde azaltır. Ayrıca kalp hastalığı için güçlü riskleri bulunan hipertansiyonlu kişilerde kan basıncını önemli ölçüde azaltır. Kemik Sağlığı İçin Çok Faydalıdır Chia tohumunun içeriğinde kemik sağlığı için faydalı bazı besin maddelerine sahiptir. Süt ürünlerinden daha fazla kalsiyum içerir. Kan Şekerini Düşürmeye Yardımcı Olur Yüksek açlık kan şekeri seviyeleri, tedavi edilmeyen tip 2 diyabetin tipik bir semptomudur. Bu tohum, yemeklerden sonra bu yüksek kan şekeri seviyelerini dengeleyen insülin duyarlılığını ve kan şekerini kontrol altına almaya yardımcı olur. Kronik Enflamasyonu Azaltabilir Enflamasyon, vücudun enfeksiyon veya yaralanmaya karşı verdiği normal bir tepkidir. Ancak, enflasyon bazı durumlarda zararlı olabilir. Hergün 37 gram chia tohumu yemenin diyabetli kişilerde inflamatuar belirteç hs-CRP’yi yüzde 40 oranında azalttığı görülmüştür. Tüketilmesi Oldukça Kolaydır Hemen hemen tüm yiyeceklere dahil etmek mümkündür. Öğütülmesi çok kolaydır. Çiğ olarak yenebilir, meyve suyuna karıştırılabilir veya fırınlanmış ürünlere eklenebilir. Bu tohumları, ayrıca mısır gevreği, yoğurt, sebze veya pirinç yemekleri üzerine serpebilirsiniz. Aynı zamanda su ile karıştırılabilir ve jel haline getirilebilirler. Yemek tariflerine chia tohumları eklemek, besin değerlerini önemli ölçüde artırır. ## Antioksidan Neden Kullanılır? URL: https://trendhayat.com/saglik/antioksidan-neden-kullanilir-2125/ Tarih: 2026-03-13 Antioksidan Neden Kullanılır? Antioksidanlar vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi, besinlerle de alınan bir grup kimyasal maddedir. Solunan havadaki oksijen, vücut içinde serbest radikaller olarak bilinen ve toksik etki gösteren bazı maddelerin oluşmasına yol açar. Demirin paslanması oksijenin zararlı etkisine örnektir. Antioksidanlar, serbest radikallere karşı etki göstererek bunların hasar vermesini engeller. Antioksidan Neden Kullanılır? Antioksidanlar, serbest radikallerle hasara uğramış hücreleri koruyan maddelerdir. Serbest radikaller yüksek oranda tahrip edici etkiye sahiptirler. Vücut devamlı olarak serbest radikallerin erozyonuna uğrayan dokuları yenileyebilmek için antioksidanlara gereksinim duyar. Besinlerdeki katkı maddeleri, ilaç artıkları, havadaki kimyasal maddeler, egzoz ve baca dumanları ile karşılaşılan birçok kanserojen madde vücuttaki antioksidan ihtiyacını artırır. Filed Under: Sağlık ## Limon Suyunun Farklı Kullanım Alanları URL: https://trendhayat.com/limon-suyunun-farkli-kullanim-alanlari/ Tarih: 2026-03-13 Limon Suyunun Farklı Kullanım Alanları Nelerdir? bu yazımızda evimizin mutfağında kullandığımız limonun sağlığımıza sağladığı sayısız faydalarının yanı sıra, Limon suyunun farklı kullanım alanlarında da bize sunduğu yararları okuyunca şaşıracaksınız. Limon, Turunçgillerden olan sıcak ve ılıman iklimi seven, yaz kış yaprağını dökmeyen, küçük ağaç türünün güzel kokulu meyvesidir.İşte bu mucizevi meyvenin farklı kullanım alanları; Limonla Kötü Kokuları Yok Edin Oda kokusu Eviniz, iş yeriniz yani bulunduğunuz ortamı limonla doğal bir şekilde misler gibi kokmasını sağlayabilirsiniz. Basit yöntemle bu kokunun yapılışı şöyledir. Portakal ve limonun içlerini içice temizleyin. Temizlediğiniz portakal ve limon kabuklarına deniz tuzu, nane ve karanfil koyun eviniz misler gibi koksun. Çöp Kokusu Evinizde vaya iş yerinizde çöp kokuyorsa eğer, çöp kutusunun içine bir kaç dilim limon dilin ve içine atın bu şekilde limon dilimleri koku kokuyu emecek ve kötü kokunun dışarı yayılmasını engelleyecektir. Ağız Kokusu Limonlu su ile ağzınızı çalkalamanız nefesinizin güzel kokmasına ve ağzınızda oluşan bakterilerin yok olmasına neden olacaktır. Elinizde Oluşan Kötü Kokular İçin Limon suyunun sağladığı faydalardan biride elinize sinen balık kokusu veya sarımsak gibi kokulardan kurtulmak için limon ve limon suyu ile iyice ovalayın ve sabunla yıkayın bu şekilde elinize sinen kötü kokulardan kurtul. Kedi Kumu Kokusu Evinizde kedi besliyorsanız kedi kumundan gelen koku dayanılmaz oluyor bunun için kedi kumunun yakın yere limon dilimleyin koyun. Bu şekilde kötü kokuyu emecektir. Temizlik Mobilya Parlatma Mobilyalarınızı yeniymiş gibi parlamasını istiyorsanız. Sıkılmış limon suyu, limon yağı, zeytinyağı karıştırın. Bu şekilde doğal mobilya cilası elde etmiş olursunuz. Cam Temizliği Limonun suyu normal su ile karıştırarak elde ettiğiniz suyla camlarınızı silerseniz daha kolay ve daha temiz olacaktır. Mermer Temizliği Pas tutmuş mermerler için yapmanız gereken kabartma tozu dökün ardında birazda limon suyu ekleyin. Biraz bekleyin ardından da ıslak bir bezle silin. Yağlı Malzemelerin Temizliğinde Yağlı tencere, tava ve tabaklarda temizleme esnasında daha kolay çıkması için limonu sıkın bekletin veya deterjanın içine sıkın bu şekilde daha rahat temizlik yapacaksınız. Çamaşır Beyazların Daha Beyaz Olsun Beyaz giysilerinizin rengi grileşti mi o zaman limonlu sıcak suda beyazlarınızı bekletin. Daha sonra durulayın ve makinenize alın yıkansın. Bu şekilde beyazlarınız aynı rengine kavuşacaktır. Ter Lekesinden Kurtulun Gömleklerinizde oluşacak ter lekeleri için limon suyu dökün ve biraz bekleyin. Daha sonra ovalayın ve durulayın. Güzellik Siyah Noktalar Siyah noktalarınızdan kurtulmak için, temiz ve kuru cilde pamuk yardımıyla limon suyu sürün 10 dakika bekletin. Günde 2 kez tekrarlayabilirsiniz. Bu işlem siyah noktalarınızdan kurtulmanıza yardımcı olacaktır. Tırnak Bakımı Limon suyunu ve zeytinyağını karıştırın tırnaklarınızı bu karışımın içinde bekletin. Bu sayede tırnaklarınız güçlenecek ve beyazlaşacaktır. Saç Güneşe çıkmadan önce saçınıza limon suyu sürerseniz saçınızın rengi açılacaktır ## Mate Çay URL: https://trendhayat.com/beslenme/mate-cay-806/ Tarih: 2026-03-13 Mate Nedir, Faydaları Nelerdir ve Mate Çayı Nasıl Kullanılır?? Asırlar boyunca Güney Amerika yerlileri tarafından kullanılan mate günümüzde de doğal bir enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Paraguay yağmur ormanlarında doğal biçimde yetişen mate çay son zamanlarda yağ yakıcı çay olarak ün kazanmıştır. Mate “Ilex Paraguayensis” adlı bitkinin yeşil yapraklarıdır. İlk kullanıcıları Güney Amerika yerlileri olup, sonraları Cizvit rahipleri tarafından üretilmiş ve uyarıcı etkisi sebebiyle günlük bir içecek olarak kullanılmıştır.Paraguay’da yetişen Ilex paraguayensis’den elde edildiği için Paraguay Çayı olarak da bilinir. Mate Ne İşe Yarar? Mate Yaprağının Faydaları Mate çayı antioksidanlarla birlikte birçok vitamin ve minerali de içerir. Araştırmalar, mate’nin 196 değişik etken madde içerdiğini göstermektedir. Caffeoylquinic asite bağlı olarak antioksidan etki gösterir ve dokuları zararlı dış etkenlere karşı korur. Bu bitkinin etken maddesi olan “matein“, kafein benzeri etkilere sahip olmasına rağmen, vücut üzerindeki canlandırıcı etkisi çok daha farklıdır. Kafeinin vermiş olduğu canlandırıcı etkiye sahip olmakla birlikte onun olumsuz etkilerine neden olmaz. Kafein gibi çarpıntı ve tansiyon yükselmesi gibi yan etkilere sahip değildir. Matein adlı madde, enerjiye gereksinimi olan bünyeyi, kafeinin neden olduğu sinirlilik halini yaratmadan uyararak canlandırmakta, daha uzun süreli ve kalıcı olan bu etki sayesinde de zihinsel ve bedensel aktiviteyi artırmaktadır. Yağ yakımını artırıcı ve metabolizmayı hızlandırıcı etkisi vardır. Uyarıcı ve enerji verici etkisinin dışında vücutta yağ emilimini engellemesi ve yağların hızlı yakılmasını sağlayıcı özelliklere sahiptir. Bitkinin içeriğindeki triterpen saponinler, vücuttaki yağ parçalayıcı enzimlerin aktivitesini önleyerek yağların emilimini azaltıcı etki gösterir. Bitkide bulunan theobromin adlı madde kalp adalesinin çalışmasını hızlandırarak vücuttan su atılımını kolaylaştırır. Mate Çayı Nasıl Demlenir? 2g (1 tatlı kaşığı) drog üzerine kaynar su döküldükten sonra, 5 dakika demlenir ve süzülerek içilir. Günde 3 kez 1 çay fincanı içilebilir. Çayı hazırlarken porselen demlik kullanılması tavsiye ediliyor. Mate çayı Güney Amerikada içi oyulmuş derin bir su kabağı ile demlenir ve bombilla adlı bir kamışla içilir. ## Kefir Yapımı URL: https://trendhayat.com/tarifler/kefir-yapimi-931 Tarih: 2026-03-11 Kefir nasıl yapılır? Yapımındaki püf noktası kullanılan kefir mayası. Ana maddesi süt, en sık olarak da inek sütünden yapılır. Kefir mayası taneler halinde olur, karnabahara benzer. Bunu süt kurumlarından temin edebilirsiniz. Sütü beş dakika kaynatıp bir kaba alın, 25 dereceye kadar soğutun, üzerinde biriken kaymağı alın. 1 litreye 15-20 gram kadar kefir tanesi eklemeniz yeterli. Homojen hale gelene kadar karıştırın. Porselen veya cam kap kullanın, kabın kapağını kapatın, yoğurt sarar gibi üzerini sarın. Kabın içindeki süt yaklaşık 20 saat sonra pıhtılaşacaktır. Pıhtı oluşunca kefiri buzdolabına alın ve soğuyuncaya kadar bekletin, sonra süzgeçle taneleri süzün. Bu taneleri buzdolabında saklarsanız, yeniden kefir yapımı için kullanabilirsiniz. kategori Tarifler Permalink ## Sivilce Nasıl Geçer? Sivilce Neden Olur? URL: https://trendhayat.com/sivilce-nasil-gecer-sivilce-neden-olur/ Tarih: 2026-03-10 Sivilce Nasıl Geçer? Sivilce Neden Olur? Neler Yapılması Gerekir? sivilcelerden kurtulmak istiyorsanız yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. 1- Sivilce Neden Olur2- Sivilce Nasıl Geçer Bir çok insan sivilce (akne) sorununu kısa süreli veya uzun süreli olarak süreci yaşar. Helede ergenlik döneminde bu sorun daha çoğalır, kendini keşfeden, dış görünümüne önemseyen gençler sivilcelerle başı derttedir. Bu Sivilceler Nasıl Geçer? sorusunun peşine düşer. Tabi sivilce sorunu sadece ergenlik döneminde değil, yetişkinlik döneminde de hala sivilce sorunu ile uğraşıyor olabilirsiniz. Hatta kimi zaman geçti zannedilir ama maalesef tekrar nükseder. Bu sorundan kurtulmak en önemli etken sivilcenin altta yatan nedenini bulmaktır. Kişi başkalarına şu yöntem iyi gelmiş, bu krem sivilcesini geçirmiş. Kulaktan dolma bilgiler denemeyin. O kişi için iyi olan yöntem sizin için iyi gelmeyebilir hatta sivilcelerinizi arttırabilir. Bu konuda uzman bir cildiye doktorundan yardım alınmalı altta yatan nedene göre tedavi uygulanmalıdır. Tedavi süresi uzun olsa da akıcı sonuç elde etmek önemlidir. Bu tedavi sürecinde etkileyen diğer faktör ise kişinin cilt tipidir. Tedavi kişinin cilt tipine göre şekil alır. Sivilce Neden Olur? Sivilce iyi gelen bütün yöntemleri deneseniz de nedeni bulmadıktan sonra sivilceler tekrarlayacaktır.Bunun için nedenini ortadan kaldırdıktan sonra hızlı, etkili ve kalıcı sonuçlar elde elde edebilirsiniz. Sivilce oluşumuna neden olacak genel nedenleri böyle sıralayabiliriz. Cilt temizliğine gerekli önemin verilmemesi Yağlı bir cilde sahip olup vücudun aşırı yağ üretmesi Hormonsal değişiklikler (Vücutta değişen hormonlar yağ bezlerinin daha fazla çalışmasını sağlar. Bakteri ve mikrop Cildimizin alt tabakasında biriken ölü ve kir hücrelerin gözenekleri tıkaması Mevsimsel geçişler (yaza geçiş döneminde sıcaklık ve nem artar buna oranla vücudumuzdaki yağ üretmede artar. Bu sorun kış aylarına geçerken de yaşanır. Kış aylarında cildimiz kurur. Cilde kendini koruma altına almak için yağ üretir. Kıl köklerin yağ ile tıkanması Kullanılan ilaçları yan etkisi Kalitesiz cilt ürünleri kullanmak (fondöten, krem, allık far gibi kalitesiz makyaj ve kozmetik ürünler cildi olumsuz etkilemektedir.) Stresli yaşam sürmek (Stres nedeniyle hormonlarda değişikliğe neden olur. Buda yağ üretimini arttırır.) Düzensiz, aşırı ve yağlı gıdalarla beslenmek Genetik faktör Sivilce Nasıl Geçer? Sivilce Nasıl Geçer? sorusu genelde merak edilir. Bu nedenle aşağıda nasıl geçeceğine dair bilgileri sizin için derledik. Sivilce Nedeni Tespit Edilmeli Sivilce oluşumuna neden olan sorun bulunmalı ve tedavide buna uygun düzenli bir şekilde sivilceli bölgeye uygulanmalıdır. Yüzünüz Devamlı Temiz Olsun Günde 2 kez yüz yıkanmalı. Yıkanan yüz sivilce uygun sabunla yapılmalıdır. Mutlaka cilt temizliğine önem verilmeli, kirli bir cilt gözeneklerin tıkanmasına bakteri ve mikrop oluşumuna davetiye çıkarır. Hücrelerin tıkanması sebebiyle de cilt nefes alamaz. Kıyafetlerinize Dikkat Giyeceğiniz kıyafetlere dikkat edin. Cildinizin nefes alacağı pamuklu dar olmayan ürünler tercih edin. Temizlik Ürününüze Dikkat Edin Cildinizi temizlediğiniz temizleyiciyi dikkatli seçmeniz gerekir. Normal sabunlar cildinizi tahriş edebilir ve sivilcelerinizi daha kötüleşmesine neden olabilir. Alkol ve Sigaradan Uzak Durun Alkol ve sigara tüketmeyin. Bu gibi kötü alışkanlıklar cildiniz üzerinde bir çok tahribata neden olur. Düzenli İlaç ve Krem kullanın Uzman doktor kontrolünde ilaç ve krem kullanın. Kullandığınız ilaç ve kremleri etkisi olması için düzenli ve zamanında kullanın. Yediklerinize Dikkat Edin Düzensiz, sağlıksız ve yağlı gıdalı ürünlerden uzak durulmalıdır. “Yediklerimiz ilacımız, ilacımız yediklerimiz olsun” Her konudan yediklerimize dikkat etmeliyiz. Sivilce yapacak yağlı yemeklerden, kızartmalarda, sivilce oluşumunu tetikleyen kuruyemişlerden uzak duralım. Uzman Doktorlardan Yardım Alın Hormonlarınızla ilgi bir sorununuz varsa eğer, mutlaka uzman doktordan yardım alınmalı ve gerekli tedavi düzenli bir şekilde uygulanmalıdır. Güneşe Dikkat Edilmeli; Sivilce Nasıl Geçer Yaz aylarında fazla güneşe maruz kalınmamalı. Havanın sıcaklığı ile yağlanma oranı artmaktadır Cilt Nemlendiricileri Kullanın Cildiniz için nemlendiriciler kullanılmalı . Kullanacağınız nemlendirici cilt tipine uygun olmalı ve cildi yağlanmadan nemlendirmelidir. Yastığınızı Temiz Tutun; Sivilce Nasıl Geçer Sık sık gece yattığınız yastığı değiştirin. Yastıklarınız gece yüzünüzdeki yağı nemi yastığınız alır. Bu yağ ve nem oranı her gece giderek artar. Bu Nedenle sıklıkla değiştirin. Kozmatik Ürünlerine Dikkat Kalitesiz cilt ürünleri kullanmak (fondöten, krem, allık far gibi kalitesiz makyaj ve kozmetik ürünler cildi olumsuz etkilemektedir.) Bu nedenle cildinize kullanacağı ürünleri dikkatli edilmeli ve cilt tipinize uygun ürünler seçilmelidir. Stresten Uzak Durun; Sivilce Nasıl Geçer Stresten uzak durmaya çalışın. Yapılan araştırmalara göre stres sivilceleri artmasına ve yayılmasına neden olur. Stres androjen hormonun yükselmesine bunun sonucu olarak da saç köklerine ve yağ bezelerinin daha fazla çalışmasına neden olur. Her konudan olumsuz etkileyen stres hem fiziksel, hem ruhsal hemde cilde bir çok olumsuz etkisi vardır. Saç Bakımına Dikkat Edin Özellikle alın bölgenizde sivilceleriniz oluşuyor ise saçlarınızın temizliğine dikkat edin. Yağlı saç köklerinden alnınıza gelen aşırı sebumlar, alnınıza oradan da tümün yüzünüze dağılır. Bu dağılma sonucunda da sivilcenin meydana gelmesini tetikler. Sivilceleri Sıkmayın Sivilcelerinizi sıkmayın, patlatmayın yapmayın Sıkma sonucunda mikrop yayılır ve daha büyük bir hal alır. Su Tüketin; Sivilce Nasıl Geçer Bol bol su tüketin. Su bütün canlılar için hayati önem sahiptir. Cildiniz bu sayesinde kurumaz, tahriş olmaz, sivilce oluşunun engelleme yardımcı olur ve cildin yenilenmesini sağlar. Terli Kıyafetlerinizi Değiştirin Spor esnasında terleme oluşur. Bu terli kıyafetleri mümkün olduğunca hemen çıkarılmalı. Ve mümkünse duş alınmalıdır. Yeşil Çay İçin; Sivilce Nasıl Geçer Yeşil çaya içmeye özen gösterin. Yeşil çay cildin sebum üretimini azalmakta, Prorionibakterium aknelerini azaltmakta,iltihaplanmayı azalma özelliğine sahiptir. ## Mozaikli Pasta Tarifi, Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/mozaikli-pasta-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-03-10 Mozaikli Pasta Tarifi, Mozaikli Pasta Yapımı? Mozaikli Pasta Yapımının Püf Noktaları, Mozaikli Pastanın Çeşitleri ve Mozaikli Pastanın Kalorisi bu gibi sorularınızın cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Çocukluğumun pastası ne kadarda severek tüketirdik, önceden bu kadar pasta çeşitliliği maalesef yoktu. Petibör bisküviden yapılan hazırlanması kolay, masrafı az, zaman almadan misafirlerinize, sevdiklerinize ikram edebileceğiniz ve tatlı krizlerinizi yatıştıracak, damaklarınızı şenlendirecek, sunumu ile göz dolduracak bu tarifi bu güne kadar denemediyseniz mutlaka deneyin. Hadi o zaman yıllar geçsene tadı damaklarımıza yer etmiş o güzel pastanın tarifine geçelim. Mozaikli Pastanın Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi 300 gram petibör bisküvi 3 yemek kaşığı tereyağ veya margarin 3 yemek kaşığı kakao 1 su bardağı süt 5 yemek kaşığı şeker 1 su bardağı kırılmış ceviz veya fındık Süslemek için isteğe göre Hindistan cevizi Fıstık Mozaikli Pasta Yapımı Pastanın yapımına 300 gram petibör bisküvileri kırarak başlayayım. Bisküvilerimizi kırarken çok ufak parçalar haline gelmemesi için dikkat edelim. 3 yemek kaşığı tereyağını veya margarini eritelim. Genişçe bir kaba 1 su bardağı süt, 5 yemek kaşığı şekeri, 3 yemek kaşığı kakao, erimiş yağı, isteğe bağlı 1 su bardağı kırılmış ceviz veya fındık ekleyerek çırpın. Daha sonra hazırladığınız karışıma 300 gram parçalanmış petibör bisküviyi ekleyin ve iyice harmanlayın. Hazırladığımız karışımı aktaracağımız kabı streç filim ile kaplayın, karışımı şekil verin ve üzerini de streç filim ile kapatıp buzlukta 2-3 saat dinlenmesi için bekletin. Dinlenen pastamızı dilimleyerek servis edebilirsiniz. Afiyet olsun. Mozaikli Pasta Yapımının Püf Noktaları Petibor bisküvilerimizin taze olmasına dikkat edin Petibör bisküviyi kırarken çok küçük parçalarda kırmayın. Pasta için hazırladığınız sosu, petibör bisküvilerle karıştırırken alttan yukarı şeklinde karıştırırsanız daha iyi ve kolay karışmasını sağlamış olursunuz. Hazırladığımız pastayı mutlak buzlukta 2-3 saat dinlendirelim. Kolayca kesilebilecek kıvama gelene kadar mutlaka dinlendirelim. Mozaikli Pasta Kaç Kalori Bu pasta bisküviden oluştuğu için bisküvide şeker içerdiği ve ayrı olarak da şeker konulduğu için, bir orta boy pasta dilimi 331 kcal denk gelmekte olup, bu pastadan ince ve küçük dilim yaparak kalorisini düşürebilirsiniz. Mozaikli Pasta Şekilleri Mozaikli pastaya ister streç film ile ister kalıba streç film sererek şekil verebiliriz. Karışımı streç film serecek yuvarlak şekil verebilir. Değişik kalıplara streç film sererek üçgen veya dikdörtgen şekilleri verebilirsiniz. Kümbet Pasta ## Bebeklerde Diş Çıkarma Diş Çıkarma Dönemi URL: https://trendhayat.com/bebeklerde-dis-cikarma-dis-cikarma-donemi Tarih: 2026-03-10 BEBEKLERDE DİŞ ÇIKARTMA DÖNEMİ Bebeklerde diş çıkarma dönemi hem anne için hem de bebek için biraz zahmetli de olsa çocuğumuz ilk diş çıkardığında seviniriz. Diş çıkartma partisi yaparız eşimizle dostumuzla bu anımızı paylaşarak kutlarız. Bebeğinizin diş çıkarma sürecinde bilmeniz gereken bilgileri Bebeklerde Diş Çıkarma Diş Çıkarma Dönemi yazımızda bulabilirsiniz. Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri İlk Diş Çıkarma Belirtileri Nelerdir? Birinci damak kaşıntısı ve akabinde her şeyi ağzına götürmek istemesi ile başlar diş maceramız. Damakta kızarıklık, şişlik, ağızdan salya akması, eline geçen ne varsa onu ağzına sokarak damağını kaşımaya çalışma çabası, çocuğun huzursuz bir hal alması diş çıkartma belirtileridir. Bazı çocuklar daha ağır atlatır bu dönemi uykusuzluk, beslenme bozukluklarına bağlı kabızlık, hafif ateş çıkması, halsizlik gibi belirtilerle gösterir kendini. Bebekler Ne Zaman Diş Çıkartır? Bebeğimiz ilk dünyaya geldiğinde süt ile beslendiği için dişe ihtiyacı yoktur. Ne zaman ek gıdalara geçmeye başlarsak o zaman diş ihtiyacı ortaya çıkar. Anne karnında oluşmaya başlayan dişler bebeğimiz dünyaya geldikten 5 ay sonra çıkmaya başlar.Literatürlerde diş çıkartma zamanı 5 ve 10. aylar olarak gösterilse de diş çıkartma zamanı bebekten bebeğe farklılıklar gösterir. Bebeklerde Diş Çıkartma Sırası İlk Hangi Dişleri Çıkmaya Başlar? İlk olarak alt çenede iki diş çıkmaya başlar. Daha sonra üst damaktan öndeki iki kesici diş çıkmaya başlar ama bazen de üst damakta ilk kesici diş çıkmaya bilir. Daha sonra üst yan dişler çıkmaya başlar bunu köpek dişleri takip eder. Yaklaşık olarak 12 ve 15. aylar arasında birinci azı dişleri çıkmaya başlar 25-30.aylar arasında ise 2. azı dişleri çıkar. Bebeğimiz Diş Çıkartırken Neler Yapılmalı? Bebeğimiz bizim en değerli kıymet verdiğimiz varlıklarımızdır. Bu dönemi onun rahat geçirmesi için elimizden geleni yapmalıyız. Diş çıkartma belirtilerini azaltmak için öncelikle doğal ürünler kullanmalıyız. Doğal meyve ve sebze yemeye çalışması onun diş kaşıntısını rahatlatacaktır. Beslenmede, çocuğunuzun tat duygusunun gelişmesine mikroplara karşı direnç kazanmasına da yardımcı olmuş olur. Bebeklerde Diş Çıkarırken Ateş Bu dönemde bebeğimizin ateşi 38 dereceyi geçmez. Su gibi de ishal olmaz. Eğer bebeğin ateşi 38 dereceyi geçerse başka bir rahatsızlığın belirtisidir. Böyle bir duruma bebeğinizi doktora götürmelisiniz. Bebeklerde Dişler Ne Zaman Tamamlanır? Her bebekte farklı zamanlarda olacağı gibi genel itibariyle bebeğiniz 2.5 ve 3 yaşına kadar süt dişlerinin tamamlanmasıyla bu önemde bitmiş olur. ## Sarımsak Bitkisi Hangi Hastalıklara İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/saglik/sarimsak-bitkisi-2184/ Tarih: 2026-03-09 Sarımsak Bitkisi Hangi Hastalıklara İyi Gelir? Çeşitli çalışmalar sarımsağın tansiyon düşürücü, kan sulandırıcı, pıhtıyı önleyici, kalp krizini önleyici, kan şekerini düşürücü,, bağışıklık sistemini destekleyici, kanserlerden koruyucu, mikroorganizmaları öldürücü etkilerinin olduğunu göstermektedir. 1980′lerin sonlarında, sarmısağın yararları üzerine çok sayıda araştırma yayınlanması nedeniyle, bilim adamları,’First World Congress on the Health Significance of Garlic and Garlic Constituents’ (Sarmısak ve Sarmısak Bileşenlerinin Sağlığa İlişkin Önemi) adlı ilk dünya kongresini organize ettiler. Kongrenin sonunda araştırmacılar sarmısağın, kalp-damar hastalıkları ve kanser risklerini düşürerek yarar sağlayabileceğini belirtmişlerdir. Sarımsak Ne İşe Yarar? Sarımsaktaki bileşikler çeşitli mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal etkiye sahiptir. Uçucu yağlardan olan alliin ve onun enzimatik reaksiyonu sonucunda oluşan allicin mikroorganizmaları öldürücü özelliğe sahiptir. Diğer bir uçucu yağ olan ajoen de, mantar öldürücü veya çoğalmalarını engelleyici etkinliktedir. Sarımsakta bulunan allicin, diallildisulfid ve dialliltrisulfid gibi bileşikler, antioksidan enzimler olan glutatyon-peroksidazı ve glutathio-disulfidreduktaz enzimlerinin aktivasyonunu sağlamak yoluyla kandaki serbest radikaller, zararsız hâle getirilir. Glutatyon, serbest radikallerin olumsuz etkilerinden korunmada önemli rol oynar. maddedir. Yapısı protein bileşimidir ve glisin, glutamin ve cystein adlı üç aminoasitten üretilir. Glisin ve glutamin et, tavuk ve balıkta; cystein ise sarmısak ve soğanda bulunur. Sarımsağın içeriğindeki maddeler, kan pıhtılarının damar çeperine yapışmasında ve kanın pıhtılaşmasında rol alan fibrin oluşumunu engellemektedir.Tansiyon düşürücü etki mekanizmasının araştırıldığı 2 çalışmaya göre sarımsağın tansiyon düşürücü özelliği; kısmen ACE aktivitesine ve kısmen de düz kaslar üzerinde doğrudan gevşetici etkisine bağlıdır. Araştırmalar ayrıca sarımsağın kandaki trigliserid miktarının düşürülmesinde etkili olduğunu göstermektedir. Bir çalışmada standart allicin içeren sarımsak tabletleri 16 hafta süre boyunca kullanılşmış ve çalışma sonunda deneklerin trigliserid seviyelerinde % 11 ila 24 arasında azalma olduğu saptanmıştır. ABD’de yapılan iki araştırma, düzenli olarak sarımsak ve soğanın kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağladığını göstermiştir. Kırmızı et, alkol ve şekerli içeceklerin kanser riskini artırdığını belirten Dünya Kanser Araştırma Merkezine göre , soğan ve sarımsak ise bağırsak kanseri riskini azaltmada önemli rol oynamaktadır.Merkezin başkanı Prof. Martin Wiseman, soğan ve sarımsağın kanser yapıcı maddeleri etkisiz hale getirerek tümör oluşumunu başlangıç safhasında engellediğini, ayrıca bu besinlerde atardamarda kalınlaşmaya sebep olan kronik iltihaplanmayı engelleyen quarcetin adlı maddenin de olduğunu ifade etmiştir. Filed Under: Sağlık ## 25 Nisan 201925 Nisan 2019 URL: https://trendhayat.com/camasir-odasi-modelleri-dekorasyon-fikirleri/ Tarih: 2026-03-09 camasir odasi, dekorasyon Büyük şehirlerde toplu konutlarda yaşayan insanların evlerinde artık mutlaka çamaşır odası standart hale gelmeye başladı, evlerin bu odası olmayanların var ise küçük bir odayı çamaşır odasına çevirdikleri yada çamaşır dolabı gibi bir alanda çamaşır ve kurutma makinelerini evin dekorasyonunu bozmadan çözme gayretinde. Çamaşır Odası Aslın bu çamaşır odaları biraz göz ardı edilen alanlar olarak gözümüze çarpsa da evlerimizin en çok derli toplu durmasını sağlayacak bir alandır. Burada sizler için çamaşır odasını sıradan bir yer olmaktan çıkarmış hem işlevselliğini hemde görsel dekorasyonu açısından göze hitap eden yerler haline getiren güzel tasarım örnekleri sıraladık. Çamaşır odanız ne kadar geniş olursa olsun yinede içerisinde işlevselliğini arttıracak dokunuşlar yapmak bu işin püf noktasını oluşturuyor. İşlevsellik Sadece çamaşırların konulacağı bir alanmış gibi düşünmenin ötesinde, evinizdeki deterjan kutularınızı, havlu ve nevresim takımlarınızı, elektrikli süpürgenizi, temizlik ekipmanlarınızı veya evinizde çok sık kullanmadığınız alet edevatlarınızı bu oda da saklayacak şekilde düşünerek tasarlamak önemli. Depolama Çamaşırlarınızın düzeni düşünmekte çok önemli, kirli çamaşırlarınız için çamaşır sepeti ve bu sepeti bir dolap içinde düşünerek hem görsellik hem işlevsellik olarak düşünmek önemli, temiz çamaşırlarınız için ise raflar askılıklar, sürekli orada duracak havlu nevresim takımı gibi çamaşırlarınız için kapalı içi raflı bir dolabın olmazı onların daha temiz kalmasını sağlayacaktır. Çamaşır Odası Aksesuarları Çamaşır odanızda kullanabileceğiniz çamaşır sepetinden mandala kadar bir çok ürün aksesuarı ikea da bulabilirsiniz. Çamaşır Odası Dekorasyonu Bütün işlevsellik ve depolama ihtiyaçlarınıza uygun bir şekilde dekorasyon tasarımı düşünerek çamaşır odamızı yapmalıyız. Hep beraber yapılmış güzel örnekleri inceleyelim. Çok güzel renklere sahip güzel dekore edilmiş bir oda tamamen sade ve siyah renkten oluşan şık bir dekorasyon bol bol rafla kaplanmış bir model vizon tonlarda modern çizgilerde şık bir çamaşır alanı yine farklı ve çok güzel bir örnek daha yer imkanı fazla olmayanların düşünebileceği bir örnek olarak karşımıza öıkıyor. kayan kapı sayesinde alan daraltmadan kullanışlılık sunuyor. çamaşı ve kurutma makinesi için güzel bir köşe düşünülmüş ütü masalı bir model çok şık küçük alanda güzel işler yapılmış örnek olabilecek bir çamaşır odası küçük bir daire olunca her noktayı iyi değerlendirmek gerekiyor. yine her türlü ihtiyaç düşünülerek tasarlanmış bir model ev aletleriniz ve temizlik eşyalarınız için bir yer mutlaka bırakın. illaki bir oda olması gerekmiyor, müsait bir köşe girinti çıkıntı herhanbi bir şey olabilir. gömme bir şekilde gizlenerek çok iyi düşünülmüş. alakalı yazılar Ev Aletlerinin Ömrünü Uzatan Püf Noktalar ## A Vitamini Cilde Faydaları ve A Vitamini Kremleri Nelerdir URL: https://trendhayat.com/a-vitamini-cilde-faydalari-ve-a-vitamini-kremleri-nelerdir/ Tarih: 2026-03-09 A Vitamininin Cilde Faydaları nelerdir, cildi nasıl korur gençleştirir a vitamini kremleri hangileridir yazımızda bulabilirsiniz. A Vitamininin Cilde Faydaları Bağışıklık sistemini yüksek oranda destekleyen A vitamini yağda çözülebilme özelliğine sahip olan antioksidanlardan bir tanesidir. Birçok hastalığın önüne geçebilmesi ve yaşam kalitesini artırması da herkesin alması gereken vitaminlerdendir. Renkli sebze ve meyvelerde bulunmasının yanı sıra süt ve karaciğer gibi hayvansal içerikli gıdalarda bulunmaktadır. A vitaminin özellikle cilde inanılmaz faydaları vardır. Yaşlanmayı Geciktirir Düzenli olarak tüketilmesi insan sağlığında büyük önem taşımaktadır. Cilde Parlaklık Verir A vitaminin krem formatında kullanılması cilde parlaklık sağlamaktadır. Cildi Sıkılaştırır Anti aging etkisi göz önünde bulundurularak cildi sıkılaştırıcı alanından faydalanılır. Bunun yanında yaşlanma karşıtı olarak da kullanılmaktadır. Ciltteki Gözenekleri Azaltır Antioksidan maddeler içerisinde bulundurması nedeni ile ciltteki gözenekleri sıkılaştırıcı etkisi bulunmaktadır. Sarkmaları Engeller Cildin kendi yapısını dengede tutarak kolojen üretilmesine yardımcı olmaktadır. Bu durumda ciltte meydana gelen sarkmaların önüne geçilmesine olanak sağlamaktadır. Yanaklarda ve göz altı torbalarında meydana gelen sarkmaların önüne A vitamini ile geçilmektedir. Cilt Kanserini Önler Cilt kanserini önleyici yapısı sayesinde herkesin vücuduna belirli oranda günlük ihtiyaçları doğrultusunda A vitamini alması gerekmektedir. Zararlı Güneş Işınlarından Korur Güneş ışınlarının zararlı ışınlarının vücuda girmesini engellemektedir. Kuru Ciltleri Nemli ve Yağlı Ciltleri Yağlardan Arındırır Cildi nemlendirmesi ile kuru ciltleri nemli olarak tutar, yağlı ciltleri de yağından arındırarak dengeli ölçüde bulundurmaktadır. Sivilce ve Akneleri Engeller Sivilce ve akne oluşumunu engelleyerek, cildin her zaman ideal görünümünde olmasına yardımcı olmaktadır. Deride bulunan ölü hücrelerin temizlenmesini ve sağlıklı olmayan hücrelerin de onarılmasını sağlamaktadır. Bu nedenle cilt güzelliği için A vitamini kullanmak oldukça önem taşımaktadır. Cilt Kararmalarını Engeller Ciltlerde bulunan kararma ya da renk değişimlerinin önüne geçmekte ve cildin pigment değerini ideal oranda tutmaktadır. Cilt Lekelerini Önler Yaşlanmaya bağlı, güneşe bağlı, rahatsızlık ve çeşitli hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan cilt lekelerinin önlenmesine ve eski haline kavuşulmasına önem hazırlamaktadır. A vitamini Kremleri A vitamini içeren kremler piyasada retinol kremleri ya da retinol içeren kremler olarak satışa sunulmaktadır. Bunlar birtakım hastalıkların sonucunda hekim gözetiminde yazılmış olanlar ya da kişinin ciltlerinde bir problem oluşmasını önlemek amacı ile kendi iradesi ile almış olduğu A vitamini kremler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Birçok ünlü marka yaşlanma karşıtı krem olarak A vitamini içeren kremleri bünyesinde bulundurmaktadır. Bu da gençleştiren ve cildi onaran bir bünyeye sahip olunmasını sağlamaktadır. Acnelyse gibi sivilce ve akne yok edici olarak, tretionin gibi yanık ve iz giderici olarak karşımıza çıkan merhem türleri bulunmaktadır. Bu kremler de A vitamini içermektedir. Bunun yanında Nivea, Neutrogena gibi ünlü markaların da A vitamini kremleri bulunmaktadır. ## Sigara Vücuttan Nasıl Temizlenir? Nikotini Atan Besinler URL: https://trendhayat.com/sigara-vucuttan-nasil-temizlenir/ Tarih: 2026-03-08 Sigara Vücuttan Nasıl Temizlenir? Nikotini atan besinler? Eğer sigara içiyorsanız veya sigarayı yeni bıraktıysanız sigaranın zararlarını vücudunuzdan bir an önce atmak istiyorsanız bu yazıyı mutlaka okuyun. Sigaranın Nikotinin Vücuda Zararları İnsan sağlığına sayısız zararı olan, sürekli kamu spotları ve sigara paketlerinin üzerinde ne kadar duyarılar bulunulsa da maalesef tüketen kişiler hem kendine hemde çevresinde ki kişilere oldukça zarar vermektedir. Sigara bedenimize her bölgesine inanılmaz yıkımlar sağlar. Bunun başında sigaranın içinde bulunan Nikotin, Karbonmonoksit ve Katran gibi bir sürü maddelerin en başta akciğer kanseri, astım, bronşit gibi solunum yolları hastalıklarına neden olur. Akciğerleri savunma sistemini bozan sigara enfeksiyonlara yakalanma riskini çok artırır. Beyin hücre öldürür, hafıza zayıflığına neden olarak zamanla Alzheimer hastalığına yol açar. Aslında sigaranın zararları hakkında birçok yazılması gereken çok şey var ama bugünkü konumuz sigaranın vücutta temizlemeye yardımcı olan besinler, Tabi ki de bizim önerimiz sigarayı kesinlikle içmeyin. Bir birinde faydalı bu gıdalara bu nedende dolayı ihtiyaç duymayın. Hadi buyrun Sigara Vücuttan Nasıl Temizlenir? sorusuna cevap verelim. Nikotini Atan Besinler Portakal C vitamini deposu olan portakal sigara isteğini artıran depresyon ve kaygının azaltır. Bu şekilde sigara içme isteğini engellemiş veya azaltmış olursunuz. Isırgan Otu; nikotini atan besinler Sayısız faydası olan ısırganın yararlarından biride demir ve dezenfektan özelliği ile vücutta biriken nikotini atabilirsiniz. Ispanak; nikotini atan besinler Folik asit ve B9 vitamini vücuttan nikotini temizlemeye yardımcıdır. Bu da Ispanakta da mevcuttur. Zencefil; nikotini atan besinler Toksinleri atmaya yardımcı olan zencefili nikotilin etkisini azaltması için çiğ tüketmek gerekir. Kivi; nikotini atan besinler Kivi içerdiği vitaminler sayesinde nikotinin atılmasına yardımcı olur. Havuç Suyu; nikotini atan besinler 1 tane içtiğiniz sigara vücutta 3 gün etkisi kaldığını unutmayın. İnsan cildine çok etkisi olan sigaranın etkisini azalmak için cildinizi yenilemek için havuç suyu iyi gelecektir. Su; bol bol için nikotini temizlesin Tümün canlılar için hayati öneme sahip suyunun eksikliği hücrelerin yenilenmesi ve nikotinin atılmasını zorlaştırır. Bu neden bol bol su içilmesi gereklidir. Brokoli; sigaranın karaciğere zararını azaltsın C ve B5 vitamini içeren brokoli, karaciğerin etkileyen olumsuzlukları düzelmeye yarar. Bu şekilde sigaranın karaciğere zararını azaltmaya yardımcı olur. Sebzeler Salatalık, fasulye, kereviz gibi sebzeler nikotinin etkisini azaltmaya yardımcı olur. Bu nedenle sık sık sebze tüketin. Sık Sık Nefes Alın Yazımızda besinlerden bahsetsek de nefes alınının etkisine değinmeden olmazdı. Hücrelerin daha iyi çalışması için oksijene ihtiyaç vardır. Bu nedenle sık sık nefes alın hücreleriniz daha iyi çalışsın. ## rabbena duaları URL: https://trendhayat.com/rabbena-dualari-okunusu-ve-rabbena-duasi-anlami-dinle Tarih: 2026-03-08 Namaz kılarken son oturuşlarda okuduğumuz Rabbena duası olarak bilinen Rabbena Atina ve Rabbenağfirli duaları çok güzel kıymetli dualar olduğu için çok okumakta büyük faydalar vardır. RABBENA ATİNA Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’lâhirati haseneten. Ve kınâ ‘azâbe’n-nâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn. RABBENA ATİNA TÜRKÇE ANLAMI Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru. Ey Rabb’im, merhamet edenlerin merhamet edicisi, bize rahmetinle muamele eyle. RABBENAĞFİRLİ Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mu’minine yevme yekûmu’l hisâb. RABBENAĞFİRLİ TÜRKÇE ANLAMI Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde bağışla. RABBENA DULARI DİNLE Rabbena Duasını dinlemek için alttaki videoya tıklayın RABBENA ATİNA ARAPÇA رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْٰاخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ RABBENAĞFİRLİ ARAPÇA رَبَّنَا اغْفِرْلِى وَلِوَالِدَىَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ RABBENA ATİNA TEFSİRİ Rabbena Atina Bakara suresi 201. ayetinde geçmektedir. Ve minhum men yekûlu rabbenâ âtinâ fîd dunyâ haseneten ve fîl âhirati haseneten ve kınâ azâben nâr(nâri). Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır. Bakara Suresi 200-202 Ayet Tefsiri Müfessirlerin kaydettiği rivayetlere göre İslâm’dan önceki Araplar, haccı tamamladıktan sonra (bazı rivayetlerde Mina’da halkalar halinde oturup) atalarının büyüklüğü konusunda nutuklar çeker, onlarla övünme yarışına girerlerdi. Müslümanlar, dolaylı bir biçimde bu yanlış uygulamayı reddetmeye, bunun yerine müşriklerin atalarını anmalarından daha güçlü bir biçimde Allah’a hamd ve şükredip O’nu anmaya çağrılmaktadır (Taberî, II, 295-297). İbn Abbas ve Atâ gibi âlimlere isnat edilen başka bir yoruma göre âyetin anlamı genel olup, “Küçük çocuklar babalarını nasıl sevgiyle anar, onlardan yardım, ilgi ve destek beklerse siz de Allah’ı o şekilde, hatta daha güçlü ve canlı olarak zikredin, O’na sığınıp yardımını dileyin” anlamına gelmektedir (Taberî, II, 297; İbn Atıyye, I, 276). “Ama insanlardan öyleleri vardır ki, Allah’ı anıp dua ederken, ‘Ey rabbimiz! Bize bu dünyada ver’ derler” meâlindeki ifadede, bu şekilde dua edenlerin, iyi-kötü ayırımı yapmadan sadece “Bize dünyada ver” dedikleri bildirilmiş, fakat ne istedikleri belirtilmemiştir. Çünkü sırf dünyayı isteyen kimse dünyanın kulu kölesi olmuş demektir; bu sebeple de o kişi için dünyaya ait her şey iyi demektir. Böyleleri yalnız dünyayı istedikleri için âhiretle ilgili amelleri ihmal ederler, bu yüzden de “Böyle bir kimsenin âhiretten hiç nasibi yoktur.” Fakat 201-202. âyetlere göre Allah’tan doğru dilekte bulunanlar ve dolayısıyla O’nun rızâsına liyakat kazananlar, hem bu dünyanın iyiliklerini hem de öteki dünyanın iyiliklerini isterler; inanan insan için en çok korkulan şeylerden biri olan cehennem azabından korkarlar. Dünyada yaptıkları iyiliklerin karşılığını âhirette görecek olanlar bunlardır. Zemahşerî 201. âyetin metnindeki hasene kelimesini, “iyi kulların Allah’tan diledikleri sağlık, geçim rahatlığı, iyi işlerde başarı gibi dünyevî yararlar ile âhiret sevabı” şeklinde özetlemiştir (I, 125). Bunlara erdemli eş, hayırlı evlât, güzel amel, ilim, ibadet gibi başka anlamlar da eklenmiştir (Reşîd Rızâ, I, 237). Buna göre insanın dünyası ve âhireti için yararlı olan her şey hasenedir (hasene ve seyyie terimlerinin anlamları hakkında genişbilgi için bk. En‘âm 6/160). Enes b. Mâlik, Hz. Peygamber’in dua ederken en çok bu âyetin “Rabbenâ âtinâ…” bölümünü okuduğunu (Buhârî, “Daavât”, 55) ve okunmasını tavsiye ettiğini (Müslim, “Zikir”, 23) belirtir. Müslim’in el-Câmi‘u’s-sahîh’inin “Zikir ve Dua” bölümünde, bu âyeti okuyarak dua etmenin fazileti hakkında özel bir bab açılmıştır (9. bab). Fâtiha sûresinin yanında bu âyet de bütün müslümanların namazda ve namaz dışında, her vesileyle okudukları dualar içinde veya sonunda tekrar etmeyi âdet haline getirdikleri, bütün duaların ihmal edilemez bölümüdür. Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 318-319 ## Termal Spa URL: https://trendhayat.com/saglik/termal-spa-722/ Tarih: 2026-03-07 Termal Spa Oteller - SPA Hotel Thermemaris : Spa & Thermal otel ThermeMaris' in Termal kaynakları ve donanımlı tıbbi ekipmanları bakımından Medi-Mineral Springs Spa kategorisinde yer aldığı belirtiliyor. Merkezde Doğal ThermeMaris Çamuruyla uygulanan Termo kapsül çamur ve yosunla uygulanan Termo battaniye, Aroma Küveti, Hydromasaj Küveti, Kromoterapi küveti, Özel kür masajları, Parafin, Cilt bakım ünitesi, Afuzyon, Jet duşu, Starvac, Presör, Stoun(Taş ) masajı, Solaryum, Fito bar v.s bulunmaktadır Merkezdeki Kaynaklar : Tesiste 4 ayrı kaynaktan farklı ısıda ve farklı mineral yoğunluklu termal sular çıkmaktadır.3 adet banyo kürlerinde kullanılan termal ( 25-30 C) Multimineralli (17,845,24 Mg/Lt) sular,1 adet Sodyum Klorurlu-sulfatlı-bikarbonatlı-magnezyumlu içme küründe kullanılan kaynak suyu ve 2 adet mağara. Dalaman Şehir Merkezine 10 Km., Dalaman Havaalanına 3 km. olan tesiste 1 kapalı yüzme havuzu, 2 adet büyük jakuzi , sauna , hamam , masaj ünitesi sabah 09:00 – 20:00 arası hizmet vermektedir. Cilt bakım ve güzellik merkezinde aroma küveti, Thalederm çamur ve yosun kapsülü yağmur ve jet duş , starvac vakum ve presso terapi ünitesi , yosun ve çamur , parafin sarmalama battaniyesi , bilgisayarlı cilt analizi ve cilt bakım ünitesi, oksijen terapisi , solaryum , peeling , parafin banyosu ve Türkiyede sadece kangal da bulunan ve sedef hastalığının tedavisinde kullanılan Dr.balıklar bulunmaktadır. Otel Spa SPA Hotel Thermemaris Incebel mevkii 48770 Dalaman - Muğla info@thermemaris.com kategori Sağlık Permalink ## Masaj Çeşitleri Nelerdir? — Saglik URL: https://trendhayat.com/saglik/masaj-cesitleri-1293/ Tarih: 2026-03-07 Masaj Çeşitleri Nelerdir? Masaj Nedir, Masaj Çeşitleri ve Masajın Faydaları. Günlük hayatın stresi, yorgunluğu ve yüklediği negatif enerji bedenimizin kaldırabileceğinden ağır bir yükün altında ezilmesine neden oluyor. Bu yükün getirdiği fiziksel ve ruhsal çöküntü önlem alınmazsa bedene geri dönüşümü olmayan zararlar veriyor. Yakın bir zamana kadar lüks kabul edilen masaj, aslında yüzyıllardır şifa amaçlı kullanılıyor. Tüm bedene yapılan masaj sırasında vücudumuzda bulunan enerji merkezlerinin uyarılmasıyla, bağışıklık sistemi harekete geçiyor ve beden kendini yenilemek üzere çalışmaya başlıyor. Bu sayede içten yansıyan huzur ve güzellik, dış güzelliğe gerçek bir anlam kazanıyor. Masaj sırasında kullanılan aromatik yağlar ve tütsü kokuları fiziksel rahatlığın yanı sıra negatif enerjiyi de yok ediyor. îlk başlarda sadece yoğurma işlemiyle başlayan masaj teknikleri, günümüze gelene kadar çok çeşitlendi. İşte bunlardan bazıları: Masaj Teknikleri ve Masaj Nasıl Yapılır? Thai Masajı Thai, Tayland’ın geleneksel masajı olarak biliniyor. Diğer masajlardan farkı, sert bir yer yatağı üzerinde yapılması. İki saat süren bu masaj, eşofman ya da ipek yerel Tayland giysisi ile esnetme hareketleriyle yapılıyor. Masaj; iskelet, eklem ve kas yapısındaki gerginliği azaltarak acı ve ağrıları dindiriyor. Bu sayede vücudun esnekliği artıyor ve iç organların düzenli çalışması sağlanıyor. Shiatsu Masajı “Parmakla bastırmak” anlamına gelen Shiatsu, yaşam enerjisinin dağılımındaki dengesizliği gidermeyi amaçlayan bir masaj çeşidi. Shiatsu masajı, parmakla vücudun refleks noktalarına baskı yapmayı temel alarak uygulanıyor. Bu sayede stresten arınmış daha zinde ve rahatlamış bir vücuda sahip olabilirsiniz. Refleksioloji Masajı Ayaklarda, bedenin tüm bölgelerine karşılık gelen refleks noktalarına el ve parmaklarla uygulanan bir masaj tekniği. Ayak tabanındaki belirli noktaların uyarılması sonucu vücudun belli bölgelerindeki gerilimler ve sorunları gideriyor. îç organlarındaki rahatsızlıkların tedavisinde kullanıldığı gibi rahat bir hamilelik dönemi için de önerilen bir yöntem. Tui Na Masajı Tui Na tekniği 2000 yıl öncesine dayanıyor. Çin orijinli bir çeşit vücut terapisi olarak da tanımlanabilir. Çinli uzmanların kullandıkları bu masaj tekniği boyun, omuz, sırt, kafa ve kol bölgelerine uygulanarak; bu bölgelerdeki rahatsızlıkların tedavisinde etkili oluyor. Tui Na, üst beden ve baş bölgesinde bloke olmuş enerjinin açığa çıkmasını sağlıyor. Aromaterapi Masajı Aromaterapi; fiziksel, duygusal, ruhsal sağlık ve güzellik için hoş kokulu bitkisel özlü yağlar kullanılarak uygulanan bir masaj türü. Masaj esnasında kullanılan kimi öz yağlar rahatlatırken, kimileri de toksinlerin atılmasına yardımcı olarak cildi canlandırıyor. Reiki Masajı Reiki Hint kökenli bir meditasyon türü. Vücuda el değmeden insan vücudunda varsayılan 7 çakranın açılması ve temizlenmesi için yapılan bu masajda, doğadan alınan enerji kişiye aktarılıyor. Masaj esnasında kapalı kanallardaki negatif enerji doğadan alınan pozitif enerji ile yükleniyor. Reiki masajında mum ve tütsü konsantrasyonu arttırıyor. İsveç Masajı 1776 yılında İsveçli Per Henrik Ling tarafından geliştirilip, tedavi amaçlı uygulanan İsveç masajı tüm dünyada tıbbi, sportif ve dinlendirici amaçla kullanılıyor. Bitkisel yağlarla yapılan masaj, vücudun rahatlamasını ve kasların yumuşamasını sağlıyor. Spor Masajı Spordan sonra uygulandığında kan dolaşımını düzenleyerek kaslar üzerinde oluşabilecek problemleri engelleyen bu masaj tekniği, kasların yenilenmesine yardımcı oluyor. Cilt Onarım Masajı Aromatik yağlar kullanılarak yapılan cilt onarım masajı; cildin beslenmesini, sinir sisteminin yatıştırılmasını, kasların gevşetilerek negatif enerjinin dışarı atılmasını sağlıyor. Bali Masajı Özel bitki ve meyve yağlarıyla uygulanan Bali masajı, kan dolaşımını arttırarak ve kas gerginliğini azaltarak vücutta müthiş bir rahatlama sağlıyor. Tüm vücuda güçlü harektelerle uygulanan masaj özellikle el ve ayak bölgesinde yoğunlaşıyor. Manuel Terapi Masajı Daha çok tedavi edici özelliğe sahip olan bu masaj, fıtık tedavisinden duruş ve omurga bozukluklarına kadar bir çok rahatsızlıkta uygulanıyor. Vücudun bazı noktalarına baskı ve deriye yapılan çekme büzme haraketleri uygulanarak gerçekleştiriliyor. Klasik Masaj Susam yağı ile tüm vücuda uygulanan bir masaj tekniği. Vücudun dinlenmesi ve dinamizm kazanması için uygulanıyor. Lokal Masaj Bölgesel olarak uygulanan bu masaj, yalnızca sırt ve boyun, bacaklar ya da yüz gibi bölgesel dar alanlara aromatik yağlarla uygulanıyor. Bu bölgelerdeki problemlerde tedavi özelliği de gösteriyor. Medi Masaj Bilimsel bir masaj türü olan Medi masaj, 90 dakika süren özel bir masaj. Aromatik yağlarla, vücudun her bölgesine ayrıntılı olarak uygulanıyor. Zayıflama Masajı Bu masajda özellikle; ısırgan otu yağı, kekik yağı, keten yağı ve susam yağı karışımı kullanılıyor. Bu sayede kan dolaşımı hızlandırılıyor ve vücutta biriken toksinler atılıyor. Vücut hem inceliyor, hem de toparlanıyor. Selülit Masajı Bu masaj yönteminde lenf drenaj sistemiyle çalışılıyor. Kan dolaşımının hızlandırılmasıyla birlikte aromatik yağlar selülitlerin yoğun olduğu bölgelerde uygulanıyor. Relax ve Biyoenerji Masajı Adele ağrıları ve strese karşı etkili olan Relax ve biyoenerji masajı, tüm vücuda uygulanıyor. Aromatik yağlar rahatlama hissi yaratırken masaj sırasında uygulanan teknikler bedene ve ruha zindelik kazandırıyor. Sultanın Altı El Masajı Üç masörle uygulanan masaj tekniği vücudun özel noktalarına basınç uygulama esasına dayanıyor. Bu masaj sayesinde saç uçlarından ayak parmağına kadar bakım sağlanıyor. The Ritz Carlton Masajı Canlandırıcı aromaya sahip sıcak yağların kullanıldığı bu masaj özel Akdeniz kokularıyla destekleniyor. Aromalar, terapi özelliklerinin yanı sıra yenilenmiş hissi yaratıyor. Geleneksel Türk Masajı Otantik masaj tekniklerinin kullanıldığı bu yöntemde vücudun tüm zayıf doku ve pasif kasları harekete geçiriliyor. Masajda kullanılan yağlar bedenin dinçleşmesine yardımcı oluyor. ScenTao Terapisi ScenTao masaj yağı ve ısıtılmış taşlarla uygulanan bir mistik terapi. Shiatsu da özel teknikler kullanılarak yapılan vücut masajı, tüm vücutta enerji akışını dengeliyor ve müthiş bir rahatlama hissi yaratıyor. Pasifik Detox Masajı Birçok masaj tekniğinin karışımı ile uygulanan bu Pasifik Detox masajında bioenerji yöntemi de kullanılıyor. Bio enerji vücuttaki negatif enerjiyi atarken, uygulanan özel masaj tekniği zindelik hissi yaratıyor. Filed Under: Sağlık ## Vajinal Estetik Nedir? URL: https://trendhayat.com/guzellik/vajinal-estetik-1343 Tarih: 2026-03-06 Vajinal Estetik Nedir? Vajinal Estetik, Estetik Ameliyatlar. Yakın döneme kadar vajina," "vulva" gibi tıbbi isimleriyle bile telaffuz edilemeyen kadının cinsel organı, kadınların kendilerini "keşfetme" ve "mutlu olma" noktasında en önemli kriter haline geldi. Pek çok kadın, ilerleyen yaşla ve yapılan doğum sayısıyla orantılı olarak vajina bölgesinde oluşan genişlemeden dolayı duydukları rahatsızlık yüzünden doktora başvurmaktan hatta estetik operasyon yaptırmaktan da çekinmiyor. Kadınların mutsuz olmalarına sebep olan, hatta evlilik hayatlarını etkileyen "vajinadeformasyonları" artık bir estetik operasyonla giderilebiliyor. Yaklaşık bir saat süren ameliyatın sonrasında kadın cinsel organı deyim yerindeyse" gençleştiriyor ve güzelleştiriliyor!" Son yirmi yıldır ABD, İngiltere ve gün sayısı artarak yapılan vajina estetiği ameliyatları Türkiye'de de aynı tekniklerle yapılıyor. Bakırköy Acıbadem Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniği'nden Prof. Dr. Atilla Arıncı, son beş yılda ülkemizde bu tür ameliyatların sayısının arttığını söyleyerek şu açıklamaları yapıyor. "40 yaşın üstünde ve normal doğum yapan kadınlarda vajen kaslarında zamanla ciddi bir genişleme oluyor. Biz buna genital ve pelviyen dokulardaki deformasyon diyoruz. Bu gibi problemler başta cinsel ilişkide haz alamama olmak üzere, idrar tutamama ve ileride daha büyük sorunlara yol açabilecek organ düşmelerine neden olabiliyor. Bazen de sağlık sorunlarının dışında, genetik yapıya ilişkin olarak dış genital bölgede iç ve dış dudaklar olarak tabir edilen labium bölgelerinin büyük olmasının verdiği rahatsızlık da sebep olabiliyor kadınların bu tip ameliyatları yaptırmalarına." İç ve dış genital organ plastiği olarak iki tipte uygulanan ameliyatlarda hastanın şikayeti dikkate alınarak uygun olan operasyon gerçekleştiriliyor. "Vajina estetiği olarak anılan vajinal rekonstrüksiyon, basit anlamda vajinanın toplanması olarak nitelendirilebilir. Cerrahi olarak, vajinanın iç kısmından girilip alttaki kas ve yumuşak dokular gerilerek hepsi daha sonra eriyen ipliklerle dikiliyor" diyor Dr.Arıncı. "Peki bunun sonrasında eğer hamile kalınırsa ne olur" sorusunu ise şöyle yanıtlıyor deneyimli cerrah. "Sadece operasyonun sonrasında iki üç hafta kadar cinsel ilişkiye girmemelerini tavsiye ediyoruz hastalarımıza. Aradan bir süre geçtikten sonra hamile kalmanın hiçbir sakıncası bulunmuyor. Ayrıca bu operasyonu vajinal deformitenin yeniden oluşması durumunda tekrarlama imkanı da var." Diğer taraftan 20'li yaşlardan itibaren kadınların estetik ve seksüel sebeplerden dolayı da cinsel organlarının görüntüsünden memnun olmadığı için kendilerine başvurduğunu söyleyen Arıncı, anlatmaya şöyle devam ediyor: "Dış genital organ operasyonunda ise estetik kaygılarla görünüme yönelik müdahaleler yapılıyor. Görünen bir organ olmamasına rağmen, kadınlar sadece kendilerini daha iyi hissetmek için de bu operasyonları vaptırabilivor. Kişi rahatsızlık duvduğu bu durumdan kurtulunca kendisine olan güveni artıyor. Bu operasyonlarda küçük dudaklar küçültülüyor, sarkan büyük dudaklar toplanıyor, fazla çıkık olan pubis bölgesi küçültülüyor ve genital bölgedeki fazla yağlar liposuction öntemi ile alınıyor." Günümüzde cinselliğin doğal bir olgu haline gelmesi nedeniyle genital organ estetiğine talebin arttığından bahseden Prof. Dr. Arıncı böyle bir sorunun kadının aklında olması durumunda, çevresinden ya da basından aldıkları duyumlarla harekete geçtiklerinden bahsediyor. Kadınların bu operasyonları geçirmek istemelerinin psikolojik boyutunu ise şöyle anlatıyor: Yıllar süren evliliklerde kadınlar eşlerinin kendilerine daha az ilgi göstermesi ve başka arayışlara yönelmesi sonucunda strese giriyorlar. Çoğu eşleriyle somut bir sorunları olmasa da geliyor. Ama bazısı da iç genital bölgenin genişlemesinden dolayı cinsel hayatlarında yeterince başarılı olamadığı için eşlerinin kendilerine yeterli ilgiyi göstermediği şikayetiyle başvuruyor. Bazen de karşı taraf bunları düşünmese bile kadın bunları kendi aklında kurgulayabiliyor" diyor. Operasyon sonrasında hastanın yaşadıklarını ise şöyle anlatıyor Dr. Arıncı: "Kısa süren ve iyi sonuç alınan bir operasyon genelde bir saate yakın sürüyor. İç genital organ operasyonu lokal veya genel anestezi ile yapılabiliyor, dış genital organ operasyonunda ise lokal anestezi tercih ediliyor. Hastanın operasyondan sonra hastanede yatması gerekmiyor, hatta ertesi gün işine gidebiliyor." Deneyimli cerrahlarca uygulandığında elde edilen başarı oranının yüksek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Atilla Arıncı,bu tip operasyonların çok pahalı olmadığının da altını çiziyor. Ancak bu ameliyatların ülkemizde özel sağlık sigortası kapsamında olmadığını da ekliyor. kategori Güzellik Permalink ## Kup Tarifleri URL: https://trendhayat.com/tarifler/kup-tarifleri-552/ Tarih: 2026-03-05 Dondurmalı Tarifler – CHOCOLATELOVER (1 kişilik) 3 top çikolatalı dondurma Çikolatalı sos Çikolata parçaları Çikolatalı dondurmaları kup bardağına yerleştirin. Üzerine hazır çikolata sos ya da benmari usülü erittiğiniz 4 parça çikolatayı gezdirin. Ufalanmış bitter çikolata parçalarıyla süsleyerek, servis yapın. Dondurmalı Tatlılar – KARIŞIK MEYVELİ KUP (1 kişilik) 3 top vanilyalı dondurma Dilediğiniz kadar krem şanti Yarım portakal Yarım kivi 2-3 adet çilek 4-5 adet vişne Üç top vanilyalı dondurmayı buzlukta soğutulmuş kup bardağı içine koyun. Krem şantiyi krema sıkacağına doldurun. Dondurmaların üzerine dilediğiniz kadar sıkın. Portakal, kivi, çilek ve vişneyle süslenerek, servis yapın. LABNE PEYNİRLİ KAYISILI KUP (6 kişilik) 6o gram acıbadem kurabiyesi 8 adet büyük boy kayısı 3 çorba kaşığı toz şeker 1 çorba kasığı portakal likörü 350 gram labne peyniri Bir buçuk su bardağı kırılmış antepfıstığı 1 küçük kutu krema Yarım su bardağından bir parmak fazla pudra şekeri Acıbadem kurabiyelerini elinizle ufalayın. Kayısıları ikiye ayırıp, sonra dilim dilim kesin. Dibi tutmayan büyük bir tencereye 3 çorba kaşığı toz şekeri serpin. Üzerine bir miktar portakal suyu dökün. Kısık ateşe alın. Şeker karamelleşmeye başladığında 8 çorba kaşığı portakal likörü ile birlikte kayısıları ilave edin. Ateşi yükseltin ve 2-3 dakika pişirin. Pişirirken de dikkatlice, her tarafı karamellenecek şekilde çevirin. Soğumaya bırakın. Soğuyan kayısıları karamel sosuyla birlikte kuplara pay edin. Bir kaç dilimi süslemek için ayırın. Bir spatula ile 350 gram labne peyniri krema gibi yumuşak bir kıvam alana kadar karıştırın. Kırılmış antep fıstıkların birsu bardağı kadarını labne peynirine katın. Soğuk bir kapta kremayı yavaş yavaş pudra şekeri ekleyerek, çırpın. Krema katılaşmaya başladığında çırpmayı bırakın. Labne peynirini kaşık kaşık çırptığınız kremaya ilave ederek, karıştırmaya devam edin. Karıştırma işleminiaşağıdan yukan doğru yapın. Elde ettiğiniz kremanın yarısını, kayısıların üzerine dökün. Ufalanmış acıbadem kurabiyelerini koyup, kalan kremayı da paylaştırın. Kup’u kalan fıstıklarla ve karamelli kayısılarla süsleyin. Buzdolabında yarım saat beklettikten sonra, servis yapın. Not: Krema ve pudra şekerini birlikte çırptığınızda krem şantiye benzeyen bir krema elde edersiniz. Fazla uğraşmak İstemiyorsanız, tarifte toz veya köpük krem şanti de kullanabilirsiniz. Dondurmalı Tatlı – CAFE DREAMS (l kişilik] 3 top vanilyalı dondurma Ilık karamel ya da çikolata sos Krem şanti, krokan Çikolata şekerlemeleri Vanilyalı dondurmaları kup bardağına yerleştirin. İstediğiniz kadar krem şanti sıkın.Üzerine Ilık karamel sostan gezdirin. Dilerseniz, çikolatalı sos da olabilir. Dondurmanızı krokan parçaları ve çikolata şekerlemeleriyle süsleyip, servis edin. Sos için: Karamel sos hazır satılıyor ama dilerseniz, evde de yapabilirsiniz. Bunun için 3 çorba kaşığı tozşekeri bir tavada açık kahverengi bir sıvı olana dek karıştırıp, eritin. Sonra yarım su bardağı su dökün, sosunuz hazır! FANTASTİK (1 kişilik) 1 top frambuazlı dondurma 2 top portakallı dondurma Frambuaz sos Portakal şekerlemesi Frambuazlı ve portakallı dondurmaları kup bardağına yerleştirin. Üzerine dilediğiniz miktarda frambuaz sostan gezdirin. Portakal şekerlemesi ile süsleyerek, servis yapın. Sos için; Hazır sos kullanmak istemiyorsanız; 250 gram frambuazı, 3 çorba kaşığı toz şeker ile blendırda karıştırıp, süzdükten sonra dondurmanızını üzerine dökebilirsiniz. KAHVELİ MUS (6 kişilik) 100 gram bitter çikolata 1 küçük kutu krema (200 gram) 1 çorba kasığı pudra şekeri 150 gram pandispanya Bir çay bardağı kahve likörü 3 adet beze Kahve taneleri veya damla çikolata 2 çorba kaşığı dövülmüş fındık Çikolata kaplı antepfıstığı MUS için : 8 gram yaprak jelatin 2-3 kaşık soğuk su 1 su bardağı sıcak süt 2 çorba kaşığı nescafe 4 çorba kaşığı kakao Yarım su bardağından 1 çorba kaşığı fazla toz şeker 2 adet yumurta 150 gram labne peyniri 3 çorba kaşığı sıcak bal Önce musu hazırlayın, jelatini soğuk suda yumuşatın. Sıcak sütte kakaoyu, tozşekeri ve neskafeyi eritin. Yumurta sanlarını çırpıp, ilave edin. Muşu 8 dakika kısık ateşte koyulaşana dek pişirin. Ateşten alın, jelatini katın. Soğuyunca peyniri ilave edin. Ayrı bir kasede yumurta aklarını çırpın. Çırparken, sıcak balı ila-ve edin. 6 dakika kısık ateşte, benmari usulü yumuşak bir karışım elde edinceye kadar çırpın. Ilınıncaya kadar 3-4 dakika daha çırpmaya devam edin. Başka bir kapta rendelenmiş çikolatayı 100 mi. taze kremada eritin. Kalan kremayı 1 çorba kaşığı pudra şekeriyle çırpın. Çırpılmış kremanın yarısını, 6 adet kup bardağına pay edin. Kahve liköründe ıslatılmış pandispanyayı bir kat halinde ekleyin. Çikolatalı kremayı da kuplara pay edin. Bir kat mus ekleyin. Bezeleri kırarak, kuplara paylaştırın. Kalan mus ve kremayı bölüştürün. Fındık ve çikolata ile kaplanmış antepfıstığıyla süsleyin. Yarım saat buzdolabında bekletip, servis yapın. Filed Under: Tarifler ## Zeytin Yağının Faydaları ve Çeşitleri URL: https://trendhayat.com/beslenme/zeytin-yaginin-faydalari-1129/ Tarih: 2026-03-05 Zeytin Yağının Faydaları ve Çeşitleri Zeytin Yağının Faydaları Nelerdir? Zeytin ağaçları baharın sonuna doğru çiçeklenir. Meyveler hamken yeşildir, olgunlaştıkça koyulaşır. Yeni toplandığında acı olduğundan yenilmez. Tuzlu suda bekletilerek acılığı giderilir. Derin ve killi, kireçli toprakları sever. Dikildikten 4-8 yıl sonra meyve vermeye başlar. En yüksek verime 15-20 yıl sonra ulaşır. Zeytin de fıstık gibi bir yıl bol, bir yıl az ürün verir. 8000 yıl önce Mezopotamya'da sofralara konulan zeytinin yağ olarak üretilmesi ilk kez Fenikeliler tarafından olmuştur. Zeytinyağı Çeşitleri: Zeytinyağı ülkemizde yağhanelerde içinde taş bulunan havuzlarda ezilerek elde edilir. İlk başta havuzun dibindeki meyillerden dibe doğru akar. Buna sızma zeytinyağı denir. Asit oranı %1'i geçmez. Kalite açısından ikinci sırada %1.5 asitli naturel yağ gelir. %5 asitli lampante zeytinyağların arasında en kötüsüdür. Rafine edilip içine %15 oranında sızma yağ katılınca 'riviera' elde edilir. Sızma Zeytinyağı: Beslenme uzmanları tarafından yapılan çalışmalar, ekstra sızma zeytinyağlarının, sağlık için faydalı olan antioksidanlardan daha fazla içerdiğini gösteriyor. Bunun sebebi, ekstra sızma yağların daha az rafine edilmiş olması. Tüm zeytinyağı türlerinde mono-doymamış yağ bulunuyor ve bu yağ çeşidi, kandaki kolesterol seviyesini yükseltmiyor. Ayrıca bu yağ türünün kanser gelişimini artıran bir etkisi de yok. Ekstra sızma zeytinyağı, zeytinlerin ilk prese edilmesi işlemiyle elde edildiğinden bariz bir zeytin tadı ve aromasına sahip. Light, saf ve klasik zeytinyağlarının tadı ise daha yumuşak. Tüm zeytinyağı türlerinin bir yemek kaşığında 120 kalori bulunduğundan, kilo kontrolüne özen gösterenlerin dikkatli tüketmesi gerekiyor. Zeytinyağı alınırken cam şişeler tercih edilmelidir. Şişe ters çevrilip dibe bakıldığında tortu görülüyorsa, bu kalitesiz demektir. Ayrıca bir yudum alınıp ağızda dolaştırıldığında boğazı yakmıyorsa, kalitesinin iyi olduğu açığa çıkar. Zeytinyağının içine kekik, dövülmüş sarımsak, fesleğen katılarak tadı artırılabilir. Zeytinyağı kesinlikle güneş almayan bir yerde saklanmalıdır. Zeytinyağı tek doymamış (monoansature) yağ asidi bulundurduğunda, farklı molekül yapısıyla farklı bir özellik taşımaktadır. Zeytinyağının kalp-damar koruyucu etkisi yalnızca HDL ile sınırlı değildir. Girit ve Korfu adalarında yapılan araştırmalar başka mekanizmalaın da etkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu ada halkı yalnız zeytinyağı kullanmakta ve hemen hemen hiç kalp-damar hastalığına yakalanmamaktadır. Zeytinyağı Faydaları - Zeytinyağının Yararları Nelerdir? Kolesterolden diş çürüğüne, cilt bakımından ülser, kanser ve diyabete kadar birçok rahatsızlığın doğal ilacı olarak nitelendirilen zeytinyağı, hücreleri yenileyip, doku ve organların yaşlanmasını geciktirir. İçerdiği yağ asitleri doymamış olduğundan kötü kolestrolü (LDL) düşürür, iyi kolestrolü (HDL) düşürmez. Safra kesesi ve kanalları da zeytinyağının olumlu etki yarattığı organlardandır. Sindirim sistemi organlarının bir denge içinde çalışmasını sağlayan hormon benzeri bir madde olan kolesistokinin salgılanmasında, alınan gıdaların cinsi etkili rol oynar. Zeytinyağı yenildikten sonra salgılanan kolesistokinin safra kesesi kasılmasını uyarmanın dışında, safra kanalının bağırsakta ağzı olan oddi büzücü kasının daha uzun süre açık kalmasını sağlar. Bu da safra kesesi tembelliği, safra taşı oluşumu ve sindirim güçlüğü gibi sağlık sorunlarını ortadan kaldırır. Şeker hastalığına bağlı olarak, kandaki kolesterol miktarı yükselir. Zeytinyağı ise, kolesterolü kontrol altında tutarak, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı olur. Şeker hastalığının bir başka yan etkisi ise, sindirim sırasında daha fazla oksidan maddenin açığa çıkmasına yol açmasıdır. Zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde oksidanların olumsuz etkilerini büyük ölçüde azaltır. Safra çalışmasını sağlayan kolesistokinin bağırsak hareketlerini düzenlemede de etkin rol oynar. Özellikle aç karnına içilen zeytinyağının bağırsak tembelliğine bağlı kabızlığı ortadan kaldırmasında bu mekanizma geçerli olmaktadır. Pankreas hücrelerini koruyan maddeler içerdiği için diyabetik hastalara önerilir. Mide iç zarını koruyucu ve ülser önleyici olduğu da belirtilmektedir. İçerdiği linoleik asit sayesinde böbrek ve karaciğerde yağ depolanmasını önler. Kireçlenme olan ve romatizmal ağrılar çekilen bölgelere zeytinyağı sürülüp güneş banyosu yapılması da çok sağaltıcı bir etki yaratmaktadır. Karabiberle karıştırılıp içildiğinde ise öksürüğe iyi gelmektedir. Zeytinyağının yaşlanma sürecini yavaşlattığı da ortaya konulmuş durumdadır. Serbest radikaller yaşlılığı hızlandırır. Bir antioksidan olan (E vitamini nedeniyle) zeytinyağı serbest radikallerle savaşır. Yüksek ısıya en dayanaklı yağdır. Bu nedenle kızartmalarda tercih edilmelidir. Zeytinyağının içinde bulunan Oleiprine adlı madde sayesinde hücreler yenilerek kansere karşı hücreleri koruyor. Zeyinyağının içinde bol E vitamini, kalsiyum, fosfor ve demir bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Dünya'da en fazla zeytinyağı tüketen ülke olan Yunanistan'ın Girit Adası'nda yapılan bir araştırmada, bu ülkede kalp ve damar hastalıklarına çok az rastlanmasının zeytinyağının olumlu etkilerinden kaynaklandığı sonucuna varıldı. kategori Beslenme Tags: zeytin yağı üretimi, zeytinyağı yapımı Permalink ## Kadın Sağlığı Rehberi URL: https://trendhayat.com/saglik/kadin-sagligi-1220 Tarih: 2026-03-04 Kadın Sağlığı ve Sağlık Bilgileri. Sağlığım en önemli hazinem" diyen kadınlar, artık oturup kaderin kendilerine getirdiklerini beklemek yerine harekete geçiyor ve sağlıklarınaönem veriyorlar. Siz de bu kadınlardan biriyseniz, bu yazıyla birlikte hangi hastalık için hangi testleri yaptırmanız gerektiğini öğrenecek ve artıkhayatınıza güvenle devam edebileceksiniz. l.HPV NEDEN YAPTIRMALISINIZ? Papilloma virüsü (HPV), rahim ağzı kanseri olaylarının yüzde 95'ini kapsar. Bu gibi hastalıklarda yapılan smear testi, bu virüsün varlığını kesin olarak belirleyemiyor. HANGİ TEST GEREKLİ? Papilloma virüsü testi, virüsün varlığını, rahim ağzındaki değişim oluşmadan önce belirler. Bu virüsün her türü tehlikeli değil. Ama kötü huylu bir virüse sahipseniz, doktorunuz bu virüsü bir ekranla gözlemleyebilir. TEDAVİSİ VE SONUÇLARI Papilloma virüsü testi genellikle smear testi ile birlikte yapılır. Bu virüsün rahim ağzında değişikliğe yol açtığı belirlenirse, jinekologunuz tedavi şeklini belirlemek için, kolposkop ile rahim ağzınızı kontrol eder. 2. CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR NEDEN YAPTIRMALISINIZ? Her dört kadından biri, cinsel yolla bulaşan bir hastalık geçirir. Araştırmalar, üremeyi etkileyen ve çoğu zaman fark edilemeyen chlamydia virüsü taşıyan kadınlarıri oranının, son 5 yılda %76 arttığını gösteriyor. Ayrıca, bel soğukluğu ve frenginin de gün geçtikçe arttığı bilinen bir başka gerçek. Eğer bir kere bile korunmadan cinsel ilişkide bulunursanız, HIV testi yaptırmanızda fayda var. HANGİ TEST GEREKLİ? Cinsel yolla bulaşan hastalıklar için yapılan tüm kontrolleri yaptırmanız gerekiyor. TEDAVİSİ VE SONUÇLARI Hemen hemen cinsel yolla bulaşan her hastalık, antibiyotik kullanımıyla hızla tedavi edilebiliyor. Eğer HIV testi yaptırdıysanız, muhtemel sonuçları konuşmak için size bir ön görüşme teklif edilecektir. 3. KEMİK YOĞUNLUĞU NEDEN YAPTIRMALSINIZ? Menopoz sırasında kadınların çoğu kemik erimesi yaşar. Görüntüleme kontrolleri yaptırarak risk altında olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. HANGİ TEST GEREKLİ? Risk altında olup olmadığınızı anlamak için kemik minerali yoğunluğu testi yaptırmanız gerekiyor. En yaygın olanları, kemik boyunca çeşitli dalga boylarında radyasyon yollayıp, kemikten geçen enerji oranını ölçen testlerdir. Öte yandan araştırmacılar son yıllarda, yüksek frekanslı ses dalgaları ile kemik yoğunluğunu ölçen yeni bir test de öneriyor. TEDAVİSİ VE SONUÇLARI Bu hastalığın tedavisi, yüksek kalsiyum alımı ve ağırlık egzersizlerı^apmaktan oluşur. 4. CİLT KANSERİ NEDEN YAPTIRMALISINIZ? Cilt kanseri, son 20 yılda artan türleri ile en yaygın kanser türüdür. En ciddi cilt kanseri çeşidi olan melanoma'nın, vücutta çok çabuk yayıldığını bilmenizde de fayda var. HANGİ TEST GEREKLİ? Sınırları düzgün olmayan, birden fazla renkte olan veya son zamanlarda şeklini değiş¬tiren benleri bir an önce doktorunuza göstermenizde fayda var. Kontrol; sırtı, ayak tabanını, başın üst kısmını, koltuk altını, popoyu ve cinsel organı kapsamalıdır. TEDAVİSİ VE SONUÇLARI Şüpheli ben hemen yok edilebilir. Eğer vücudunuzda şüphelendiğiniz bir durum olursa, hemen bir dermatologa başvurun. 5. TİROİD NEDEN YAPTIRMALISINIZ? Troid bezi; oksijeni, hormonları, vücut sıcaklığını, metabolizmanızın düzenliliğini, sinir sistemini kontrol eder ve üremede rol oynar. Aktif olmayan bir tiroid bezi, belirtilerini yorgunluk, depresyon, uyuşukluk, kilo almak, soğuk eller ve ayaklar olarak gösterebilir. HANGİ TEST GEREKLİ? Tiroid bezi hormonu (TSH) testi yaptırmanız gerekir. Ender görülen durumlardan biri de, hipofiz bezinin enfeksiyonundan kaynaklanan durumlarda, tiroid bezi hormonu seviyesinin düşmesidir. TEDAVİSİ VE SONUÇLARI Bilinen tıbbi yaklaşım, thyroxine hormonunun yapay versiyonunun kullanımına dayanır. Çoğu kez bunu, hayat boyu kullanmak gerekebilir. Son zamanlarda, tiroidden üretilen iki hormon olan thyroxine ve triiodothyroni-ne'in birleşiminden oluşan alternatif tedavi araştırmaları da yapılıyor. 6. ANEMİ NEDEN YAPTIRMALISINIZ? Genç ve orta yaşlı kadınların %14'ünde demir eksikliğinden kaynaklanan anemi vardır. Yetersiz beslenme ve ağır adet dönemleri bunun başlıca sebepleridir. HANGİ TEST GEREKLİ? Yaptırılması gereken iki test var. Birincisi, kandaki hemoglobini ölçen tam bir kan sayımını içerir. TEDAVİSİ VE SONUÇLARI Tedavisi; kırmızı et, fındık ve lifli yeşil sebzeler gibi yiyeceklerin tüketilmesiyle demirin yükselmesini sağlayan diyet analizlerini içerir. Eğer kandaki demir çok düşükse, ferrous sulphate dozları tedavide kullanılabilir. Kırmızı et, demir eksikliğinin önüne geçmek için önerilen besinlerin başında geliyor. 7. DİYABET NEDEN YAPTIRMALISINIZ? Diyabet hastalığı tedavi edilmezse, körlüğe, böbrek ve kalp hastalıklarına, ve felce yol açabilir. Belirtileri aşırı susama, sık sık tuvalete çıkma, kilo kaybı, bulanık görme, yorgunluk, ellerde ve ayaklarda uyuşma, sık sık cilt, diş eti, idrar torbası enfeksiyonları ve vajinal enfeksiyonlardır. HANGİ TEST GEREKLİ? İdrar analizi testi yaptırmanız gerekir. Bu test idrarınızda şeker olup olmadığını saptar. Böylece doktorunuz, durumunuzun ciddi olup olmadığını anlamak için, perhizden sonra kan alımını kapsayan bir zayıflatıcı plazma şekeri testi yapabilir. TEDAVİSİ VE SONUÇLARI Diyabet; düşük yağ, şeker ve tuzla çok fazla meyve, sebze ve karbonhidrat içeren sağlıklı bir diyetle tedavi edilebilir. Bunun yanı sıra, diyabete neden olan insülün eksikliğini giderici pek çok yeni ilaç bulmanız mümkün. 8. GÖĞÜS KANSERİ NEDEN YAPTIRMALISINIZ? Göğüs kanseri, erken fark edildiği sürece tedavisi mümkündür. Göğsünüzün şeklindeki değişikliklere, kalınlaşmalara, koltuk altınızdaki çıkıntılı bölgelere, meme başınızdaki yaralara karşı her zaman dikkatli olmalısınız. HANGİ TEST GEREKLİ? 40 yaş altındaki kadınlarda, herhangi bir düzensizlik olup olmadığını kontrol etmek için ultrason uygulanabilir. 50 ile 64 yaş arasındaki bütün kadınlara düzenli olarak yaptırılacak görüntülü kontrol öneriliyor. TEDAVİSİ VE SONUÇLARI Eğer bir anormallikle karşılaşırsanız, tedaviye başlamadan önce bir mamogram çektirmek, problemin daha net ortaya çıkmasını sağlayacaktır. 9. KOLESTEROL NEDEN YAPTIRMALISINIZ? Yüksek düzeyde kolesterol, koroner kalp hastalığı riskini yükselttiği için, 20 yaşından sonra her beş yılda bir kolesterol ölçümü yaptırmanızda fayda var. Unutmayın ki kolesterol seviyesi kolayca düşürülebilir. HANGİ TEST GEREKLİ? Hastalık risklerini belirleyecek olan (HDL) ve zararlı (LDL) kolesterol seviyelerinizin ölçülmesi en doğrusu. TEDAVİSİ VE SONUÇLARI Eğer ilk testinizin sonuçları normalden düşük çıkarsa, emin olmak için ikinci bir test yaptırmakta fayda var. Eğer sonuçlarınız yüksekse, özellikle yüksek tansiyonunuz varsa, sigara kullanıyorsanız ve ailenizde koroner kalp rahatsızlığı geçirenler varsa, kalp rahatsızlığı riskiniz yüksek demektir. Doktorunuzdan, diyet ve egzersiz gibi faktörler üzerinde size tavsiyeler alabilirsiniz. 10. TANSİYON NEDEN YAPTIRMALISINIZ? Hipertansiyon her beş kadından birini etkiler ve felç, kalp ve böbrek iflası ile kalp krizi riski altına sokar. Sigara içiyorsanız, alkol kullanıyorsanız ve yıllardır sporla alakanız olmadıysa tansiyon sorununun üstesinden gelmekte zorlanabilirsiniz. HANGİ TEST GEREKLİ? Tansiyon kolunuza bağlanan ve kalın atardamardaki kan akışını durdurmak için şişirilen tansiyon aleti ile ölçülür. Hava serbest bırakıldığında, kan atardamara doğru pompalanır. Böylece doktor kan akışını dinleyebilir. İki öl¬çüm yapılır. Ölçümler ne kadar yüksekse, kalp o kadar çok zorlanıyor demektir. TEDAVİSİ VE SONUÇLARI 12/8 arasındaki sonuç en iyisidir. Büyük numara kalp atarken olan basıncı gösterirken, küçük numara kalp atışları arasındaki dinlenme anındaki basıncı gösterir. Bununla beraber sonuçlar yaş ve diğer faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Yüksek tansiyon, alınan tuzun ve alkolün azaltılmasıyla, beslenmenin düzenlenmesiyle, egzersiz yaparak ve kilo vererek tedavi edilebilir. kategori Sağlık Permalink ## Çilek Nasıl Saklanmalı? URL: https://trendhayat.com/beslenme/cilek-nasil-saklanmali-2112/ Tarih: 2026-03-03 Çilek Nasıl Saklanmalı? A, B, C vitaminleri, folik asit, kalsiyum, demir ve fosfor gibi mineralleri yüksek oranda içeren çilek antioksidan bakımından oldukça güçlüdür. Çilek Nasıl Saklanmalı? Çilek alırken; canlı kırmızı renkli ve lekesiz olanları tercih edin ve aldıktan hemen sonra tüketin. Narin bir meyve olan çileğin saklanma süresi en fazla 2 gündür. 1-2 gün buzdolabında saklayacaksanız, saplarını koparmadan ve yıkamadan geniş bir kase içinde saklayın. Yemeden hemen önce yıkayın ve saplarını da yıkadıktan sonra ayıklayın. Diğer mevsimlere saklanmak isteniyorsa, çilekleri önce geniş bir tepsi içinde birbirine değmeyecek biçimde dondurmalı, sonra da poşetleyerek derin dondurucuya koymalısınız. Filed Under: Beslenme ## Antrasit Ahşap Mutfak Dolabı Modeli URL: https://trendhayat.com/antrasit-ahsap-mutfak-dolabi-modeli/ Tarih: 2026-03-03 Koyu ve Açık Ahşap Tonlarda Mükemmel Mutfak Dolabı ve Mutfak Dekorasyonu Son yıllarda mutfak dolabı tasarımları çok farklı boyutlara geldi. Füme, Gri ve Antrasit gibi koyu renklerle ahşap sıcaklığı birleştirilerek çok güzel bir uyum sağlıyor. Size göstereceğimiz bu Mutfak tasarımını dekorasyonunu Ukraynadan Alexander Milovanov ve Lada Kamyshanska tarafından tasarlanmış çok hoş modern güzel bir mutfak örneği. Koyu renklerin zenginlik bir asaleti vurgulayarak tasarlanmış antrasit ahşap mutfak dolabı dekorasyon fikirlerinde aslında herşeyin bir biri ile uyum içinde ahenkle olması gerekiyor ve burada bunları fazlası ile sağlamış. antrasit-ahsap-mutfak Antrasit Ahşap Mutfak Simetri bir yapı sağlanmaya çalışılarak yani alt ve üst dolapların yanı sıra sol ve sağ tarafını dönüşte boy dolaplarla dönerek ve burada antrasit renk tercih edilmiş mutfak dolabının ana rengini de belirlenerek göze hoş gelmesi sağlanmış. Tezgah, ve tezgah dolap arası ve üst dolaplarında açık ahşaplar kullanılarak simetri düzeni bozulmamış. Dolap kapakları düz mat bir yapıya sahipken cam veya şeffaf içeriyi gösteren herhangi bir kapak modeli kullanılmamış. Kapakların tamamı kulpsuz düşünülerek tasarlanmış. Yine renklerin uyumu için normal fırın ve mikrodalga fırın dolap renklerinde düşünülerek tasarıma ahenk katmış. Tabiki yine siyah renkteki elektrikli ankastre ocağı da atlamamak gerekir. antrasit-ahsap-mutfak-2 Bu açıdan mutfağımıza baktığmızda yine koyu metalik renklerde bir buzdolabını görüyoruz. Mutfak dolabının karşı duvarı da yine mutfak dolabı ile aynı tondaki ahşapla kısmi kaplanarak tamamlayıcı olması sağlanmış, Beyaz sandalye ve masaların ayaklarında kullanılan antrasit renkleri de unutmadan söyleyelim. antrasit-ahsap-mutfak-3 Ters açıdan baktığımızda balkona açılan pencereyi görüyoruz. Tavanda alçıpan ile yapılan gizli led ışıklarla güzelleştirilmiş. Mutfak masasının üstüne konulan çok şık bir aydınlata elemanı göz direk çarpan bir unsur. Yer parkelerinin de mutfak dolabında kullanılan tonlara yakın olduğunu da söylemeliyiz. antrasit-ahsap-mutfak-5 antrasit-ahsap-mutfak-6 Sonuç olarak çok hoş bir mutfak ortaya çıkmış, kimsenin hayır diyemeyeceği kadar güzellik ve şıklıkta olan bu mutfak bir çok kişinin hayalini süsleyebilecek kadar iyi. Sizde beğendiyseniz bu tarz bir mutfağı evinize uygulayabilirsiniz. Aramalar ## Sindirim Sisteminin Hastalıkları URL: https://trendhayat.com/saglik/sindirim-sisteminin-hastaliklari-934 Tarih: 2026-03-02 Sindirim sisteminin hastalıkları ve sindirim sistemi sağlığı. Sindirim bozuklukları özellikle kötü beslenme alışkanlıkları ve stres olmak üzere yaşam tarzıyla ilgili bir hastalık kategorisidir. Diyetsel Uygulama : Sindirim sisteminin sağlığı ve işlevi için her zaman uygulanmalıdır. Başlangıç olarak, kafein (özellikle kahve), tütün ve diğer uyarıcı maddelerden uzak durulmalıdır. Alkol de, yemek borusu ve mideyi tahriş edebilir. Birçok hasta ameliyattan sonra iştahsızlığa uğrarlar; bu da yetersiz beslenmeye yol açar. Anoreksi, bu hastaların birçoğu için koku ve tat alma duyularının yokluğuyla bağlantılıdır. Bu durum bazen çinkoyla (30 mg), A vitaminiyle (10.000 IU ; bunun ez az yarısının karoten karışımı olması gerekir) ve B vitamini kompleksiyle tedavi edilebilir. Ameliyattan sonra iyileşmeye çalışan hastalara, bu başlangıçta gaz yapıp şişirse bile, çok lifli bir beslenme (günde 30 gr.) tavsiye edilmektedir. Sindirim Sağlığı İçin Bitkisel Ürünler Hem papatya hem de nane çayları basit mide ekşimesi ve bulantı olguları için işe yarar. Ancak yemek borusunun mideyle birleştiği yerdeki sfinkter kasını gevşettiği için nane, yemek borusu reflü'sünü daha da kötüleştirebilir. Herhangi bir formda alınan zencefil bulantı için iyidir. Frenk kimyonu hazımsızlıkta kullanılabilir. Kudret narı gastrit ve ülserde yararlıdır. Enterik kaplı tabletlerdeki meyan kökü yağı, tahriş olabilen bağırsak sendromu, divertikülit ve bağırsaklarla ilgili diğer hastalıklar için yararlıdır Ananastan elde edilen doğal bir sindirim enzimi olan Bromelain hazım sorunu olanların kullanabileceği sağlıklı bir üründür. Cat's Claw kolit ve gastrit gibi sindirim sistemi bozukluklarında faydalıdır. Chlorella gastrit ve ülser rahatsızlıklarında direnç verir. Spirulina daha iyi bir sindirim sistemi, emilim ve sağlıklı bir besin olarak kullanılabilir. Melekotu kökü etkili bir acı madde drogu olduğu için sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklara karşı kullanılabilir. Sindirim sistemini uyarır ve bağırsaklarda dezenfektan etki yaparak, mayalanmayı ve gaz oluşumunu önler Pelinotu yetersiz asit salgılı midelerdeki mukoza iltihabına ve kronik mide mukozası iltihabına karşı olumlu katkı sağlar. Eğir kökü sindirim sistemini güçlendirici ve mide asitlerini yatıştırıcı etkisi vardır. Papaya enzyme adındaki doğal ürün hazmı artırır ve mideye yardımcı olur. İshal ve kabızlığın birbiri ardınca sık görülmesi kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. İshalin sebebleri arasında ; yiyeceklerin bozuk olması, yiyecek çeşitlerinin değişikliği, üşütme, bağırsak hastalıkları, kolera, dizanteri, tifo, karaciğer hastalıkları sayılabilir. Sebeb ne olursa olsun tedavinin ilk şartı sıkı bir perhizdir. Tarçın , kuşburnu ve böğürtlen yaprağı ishal rahatsızlığında kullanılabilir. İshal ve bağırsak enflamasyonu için iyi bir doğal ilaç da keçiboynuzu tozudur. Keçiboynuzuna lezzet katmak için bal ekleyerek bir çay kaşığı alınır. Adaçayı kramp çözücü etkisiyle ishalde rahatlatıcı etkiye sahiptir. Kabızlığa yol açan nedenler ; yeterince sulu şeylerin yenilmemesi, sinir bozukluğu, bağırsak tıkanıklığı, hazım sistemi bozuklukları, hormon dengesizliği, basur sayılabilir. Öncelikle kabızlığa yol açan nedeni bulmak gerekir. Bu yapılmadan kullanılan müshil ilaçları zarar verebilir. Kabızlık için Ayurvedik preparasyon Triphala oldukça faydalıdır. Keten tohumu da kronik kabızlığa karşı kullanılır. Kabızlık ve buna bağlı rahatsızlıklarda kullanılacak bir diğer bitki sinamekidir. (Kısa süreli kullanım) Bu ürünler çay veya tablet olarak olarak doğal ürün dükkanlarından temin edilebilir. Alternatif Tedaviler : Natüropati, homeopati, geleneksel Çin tıbbı ve Ayurveda sindirimle ilgili rahatsızlıklarda olumlu sonuçlar vermektedir. Solunum egzersizi, mide-bağırsak sistemi üzerinde yararlı etkilere sahiptir. Ancak düzenli uygulanması gerekir. kategori Sağlık Tags: insanda sindirim sistemi, sindirim hastalıkları, sindirim sistem, sindirim sistemi rahatsızlıkları, sindirim sistemi ve sağlığı Permalink ## Hurmanın Faydaları Hurma Neye İyi Gelir URL: https://trendhayat.com/hurmanin-faydalari-hurma-neye-iyi-gelir/ Tarih: 2026-03-02 Hurmanın Faydaları Nelerdir? Hurma Hangi Hastalıklara İyi Gelir? Kaç Kaloridir? Müthiş faydaları olan hurma meyvesini hakkında aradığınız tümün bilgiler yazımızda bulabilirsiniz. Hurmanın Faydaları Nelerdir? Aslında bir çoğumuz hurmanın faydalı bir meyve olduğunu biliriz. Ama tam anlamıyla hurmanın faydalarının maalesef bilincinde değiliz. Genelde ramazan aylarında soframızdan eksik etmediğimiz bu meyveyi aslında her zaman tüketmeliyiz. Yılın her mevsiminde olan hurmanın saklanması da kolay ve bozulmayan bir besindir. Hurmanın içerdiği zengin vitamin ve mineraller sayesinde bulunmaz bir nimettir. Kuran-ı Kerimde de nadir bahsedilen meyvelerde biridir. İşte bu mucizevi meyvenin faydaları ve hangi hastalıklara fayda sağlamaktadır. Hurma Antioksidan Deposudur Yüksek besin değerine sahip olan bu meyve mükemmel bir antioksidan deposudur. Bozulmaya meyilli meyvelerin aksine soğukta muhafaza edildiğinde antioksidan özelliği artmaktadır. Hafızayı Güçlendirir İçerdiği Beta-karoten hafıza kaybını engeller bu nedenle hafıza üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Kanser Hurmanın Beta-karoten içeriği sayesinde hücrelere saldıran moleküller kontrol altında tutar ve kanseri önlemeye yardımcı olur. Birde bu meyve yüksek lif oranına sahiptir. Araştırmalara göre yüksek lif kaynakları besinler başta kolon, rahim ve göğüs kanserlerine yakalanma olasılığını azaltmaktadır. Kolesterol ve Damar Sertliğine Hurmanın içerdiği özellikler sayesinde damarları yumuşatır ve kolesterol ve damar sertliğine yok eder. Arap ülkelerinde çok tüketilen bu meyve sayesinde kalp damar hastalığı ve kansere görünme oranı azdır. Kısırlık Hurmanın içerdiği fosfor sayesinde kısırlık içinde önemli bir besindir. İdeal Besin Bir insanın sağlıklı ve dinç kalabilmesi için gerekli 10′ dan fazla elementi içerdiğinde dolayı çok önemli bir besin kaynağıdır. Yapılan araştırmalara göre hurma ve suyla insanoğlu uzun yıllar yaşayabilir. Hamilelikte Hurma Tüketimi Hamileliğin son dönemlerinde düzenli tüketmek rahim genişlemesine yardımcı olur ve doğum daha rahat geçer. Özellikle normal doğum isteyen anne adayları mutlaka düzenli bu meyveyi tüketsin. Yapılan araştırmalara göre düzenli hurma tüketen kadınlar daha kısa sürede ve kolay doğum yapmışlardır. Lohusalık Hurma Tüketimi Hurmanın antiseptik özelliği ile yaraların iyileşmesini kolaylaştırır, süt arttırımını sağlar. Hurmanın içindeki potasyum bebeğin gelişimi için önemlidir. Bu nedenle lohusa annenin hurma tüketimi önemlidir. Çocuklarda Büyüme Gelişimi Mükemmel bir besin olan hurmanın çocuk gelişimi içinde çok önemlidir. Çocuk gelişim için ilk akla gelen muzdan bile 2,5 kat daha fazla etkiye sahiptir. Sofranızdan hurmayı eksik etmeyin. Hurma Kalorisi Ortalama 1 adet hurma 20-25 kaloridir. ## Şeftalili Tart Tarifi URL: https://trendhayat.com/tarifler/seftalili-tart-1227/ Tarih: 2026-03-01 Tart Tarifleri. ÇİKOLATALI VE ŞEFTALİLİ TART (5 kişilik) Yapılışı: Tereyağ, şeker ve yumurtayı karıştırın. Üzerine tuz, un ve limon kabuğu eklediğiniz bu hamuru 2 saat buzdolabında dinlendirin. Buzdolabından çıkardıktan sonra 3 mm kalınlığında yuvarlaklar halinde kesin ve tartölet kaplarına yerleştirin. Daha sonra 180 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 20 dakika pişirin. Bu arada ayrı bir kapta, 200 gr. şeker ile 200 mi. suyu kaynatın. 3 adet şeftaliyi bu şurubun içinde 10 dakika bekletin ve sonra soğumaya bırakın. Daha sonra şeftalileri soyun ve yarım olarak kesin. Fırından çıkardığınız her bir tartöletin üzerine yarım şeftali koyun. Çikolatalı kaplama için tereyağı ve çikolatayı ayrı ayrı eritin ve daha sonra birbiriyle iyice karıştırın. Bu karışıma yumurta, yumurta beyazı ve şeker ekleyin. Daha önceden hazırladığınız şeftalili tartöletleri bu hamurla kaplayın ve 200 derece ısıtılmış fırında 15 dakika pişirin. Malzemeler: 130 gr. tereyağ 75 gr. şeker 1 adet yumurta 25 gr. un 1 adet limonun kabuğu Bir tutam tuz 3 adet şeftali 200 gr. şeker 200 mi. su 200 mi su Çikolatalı Kaplama için malzemeler: 120 gr. tereyağ 180 gr. siyah çikolata 40 gr. şeker 3 adet yumurtanın beyazı 1 adet yumurta 5 gr. nescafe ILIK ŞEFTALİLİ TART (5 kişilik) Malzemeler 300 gr. milföy hamuru 100 gr. pasta kreması 200 gr. fırınlanmış badem ezmesi 8 adet şeftali Yapılışı: Milföy hamurunu 2 mm kalınlığında açıp, 15 cm’lik daireler şeklinde kesin ve pasta kreması ile üzerlerini kaplayın. Badem ezmesini 2 mm kalınlığında olacak şekilde, milföy hamurlarının büyüklüğünde kesin. Kremanın üzerine yerleştirin. Şeftalileri soyun ve tartların üzerine dilimlenmiş şeftalileri koyun. 200 derece ısıtılmış fırında 25 dakika pişirin ve tarçınlı dondurma ile servis yapın. Filed Under: Tarifler ## İstanbul İmsaki̇ye İftar Ve Sahur Saatleri̇ URL: https://trendhayat.com/istanbul-2019-imsakiye-iftar-ve-sahur-saatleri/ Tarih: 2026-03-01 İstanbul 2019 Ramazan İmsakiyesi İftar ve Sahur Saatleri 2019 istanbul imsakiye, 2019 Ramazan ayı ne zaman başlıyor? 2019 ramazan bayramı, 2019 kurban bayramı, regaip kandili ne zaman? Miraç kandili ne zaman? Berat kandili ne zaman? Kadir gecesi ne zaman? 2019 yılı dini günler ve bayramlar hangi günlere geliyor. 2019 ORUÇ NE ZAMAN BAŞLAYACAK İslam alemi için onbir ayın sultanı olan ramazan ayı hangi günlere denk geliyor, istanbul imsakiye, ramazan başlangıç günü ne zaman? 2019 yılı dini günler takvimi ile Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Regaip Kandili, Miraç Kandili, Mevlid Kandili, Berat Kandili ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi ne zaman sorularının cevaplarını yazımızın devamında ve tüm dini gün ve tatillerin listesine trendhayat.com sitemizden ulaşabilirsiniz. 2019 Ramazan Ayı – 01 Ramazan 1440 Ramazan Ayının 1. Günü 06 Mayıs 2019 Pazartesi Günü Ramazan Ayının Son Günü 03 Haziran 2019 Pazartesi Günü İMSAKİYE İSTANBUL 2019 istanbul imsakiye 6 Mayıs 2019 Pazartesi istanbul imsakiye imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 04:06 05:50 13:08 16:58 20:14 21:48 7 Mayıs 2019 Salı imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 04:05 05:48 13:08 16:59 20:15 21:508 Mayıs 2019 Çarşamba imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 04:03 05:47 13:08 16:59 20:16 21:519 Mayıs 2019 Perşembe istanbul imsakiye imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 04:01 05:46 13:08 16:59 20:17 21:5310 Mayıs 2019 Cuma imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 04:00 05:45 13:08 17:00 20:18 21:5411 Mayıs 2019 Cumartesi imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:58 05:44 13:08 17:00 20:19 21:56 12 Mayıs 2019 Pazar istanbul imsakiye imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:56 05:43 13:08 17:00 20:20 21:57 13 Mayıs 2019 Pazartesi imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:55 05:42 13:08 17:00 20:21 21:59 14 Mayıs 2019 Salı imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:53 05:41 13:08 17:01 20:22 22:00 15 Mayıs 2019 Çarşamba istanbul imsakiye imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:52 05:40 13:08 17:01 20:23 22:02 16 Mayıs 2019 Perşembe imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:50 05:39 13:08 17:01 20:24 22:03 17 Mayıs 2019 Cuma imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:49 05:38 13:08 17:02 20:25 22:05 18 Mayıs 2019 Cumartesi imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:47 05:37 13:08 17:02 20:26 22:06 19 Mayıs 2019 Pazar imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:46 05:36 13:08 17:02 20:27 22:08 20 Mayıs 2019 Pazartesi imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:44 05:35 13:08 17:02 20:28 22:09 21 Mayıs 2019 Salı imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:43 05:34 13:08 17:03 20:29 22:11 22 Mayıs 2019 Çarşamba imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:42 05:34 13:08 17:03 20:30 22:12 23 Mayıs 2019 Perşembe imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:40 05:33 13:08 17:03 20:31 22:13 24 Mayıs 2019 Cuma imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:39 05:32 13:08 17:03 20:32 22:15 25 Mayıs 2019 Cumartesi imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:38 05:31 13:08 17:04 20:33 22:16 26 Mayıs 2019 Pazar imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:36 05:31 13:08 17:04 20:33 22:18 27 Mayıs 2019 Pazartesi imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:35 05:30 13:08 17:04 20:34 22:19 28 Mayıs 2019 Salı imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:34 05:30 13:08 17:05 20:35 22:20 29 Mayıs 2019 Çarşamba imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:33 05:29 13:09 17:05 20:36 22:21 30 Mayıs 2019 Perşembe imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:32 05:28 13:09 17:05 20:37 22:23 24 Mayıs 2019 Cuma​ imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:31 05:28 13:09 17:05 20:38 22:24 1 Haziran 2019 Cumartesi imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:30 05:27 13:09 17:06 20:38 22:25 2 Haziran 2019 Pazar imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:29 05:27 13:09 17:06 20:39 22:26 3 Haziran 2019 Pazartesi imsak – güneş – öğle – ikindi – akşam – yatsı 03:28 05:27 13:09 17:06 20:40 22:27 Alakalı Yazıları 2019 RAMAZAN BAYRAMI ve RAMAZAN NE ZAMAN 2019 RAMAZAN BAYRAMI ve RAMAZAN NE ZAMAN ## Yenidoğan Bebeklerde Cilt Bakımı Nasıl Olmalı? URL: https://trendhayat.com/yenidogan-bebeklerde-cilt-bakimi-nasil-olmali/ Tarih: 2026-02-28 Yeni doğmuş olan bebeklerinizin cildi henüz dış dünyaya alışmaması nedeniyle çok ince olmasında dolayı kolayca zedelenmektedir. Ayrıca bebekler üzerinde cilt bütünlüğünün bozulması enfeksiyon riski ortaya çıkabilir. Bu nedenle Yenidoğan bebeklerde cilt bakımı önemli ve özen göstermelisiniz. Yenidoğan Bebeklerde Cilt Bakımında Bilmesi Gerekenler Doğumdan sonra birkaç gün içinde bebeklerinizin cildi kuru hale gelmektedir. Eklem yerlerindeki deri kıvrımları bölümleri ise olabilir ya da çatlayabilir. Bu yüzden bebeklerde cilt bakımında alerjik etkisi bulunmayan ya da PH dengeli losyonlarla ciltlerini günde birkaç kez nemlendirmeniz gerekir. Bebek yağını direkt olarak bebeğinizin cildine sürmeniz bu bölgede alerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir. Bu yüzden sadece bebeğinizi banyo yaptırıyorken, bebek yağını sulandırarak kullanmanız gerekir. Bebeklerinizin doğumdan hemen sonra dış dünyaya uyum sağlaması için toksik eritem adı verilen döküntüler ortaya çıkabilir. Bu döküntü sorunları sivilce tarzında ya da ucu kırmızı renkli olabilir. Bu döküntü problemleri bebeklerinizin yüzünde ve vücutlarının çeşitli bölgelerinde görebilirsiniz. Bu zamanda görülen döküntüler normaldir. Sorun çok fazla büyümedikçe herhangi bir müdahaleye gerek kalmamaktadır. Alan üzerinde döküntüler çoğalması durumunda çocuk doktorunuza danışmanız gerekir. İlk Aylara Dikkat Bebeklerde cilt bakımı ilk aylarda özen gösterilmeli Bebeğiniz ilk ayları içerisinde anne sütü ile beslenmesinden dolayı sıvı dışkı yapması ve sık sık çiş yapması normal görülmektedir. Pişik problemini önlemek için, bebeklerinizin alt bezini her emzirme zamanından önce ve sonrasında kontrol etmeniz gerekir. Bebeklerinizin altının uzun süre ıslak ve kirli kalması pişik sorunlarına sebep olabilmektedir. Eğer bebeklerinizin poposunda veya kasığında kızarıklık olması durumunda, mutlaka koruyucu pişik ürünlerin kullanmanız gerekir. Kızarıklık sorunları çoğalması durumunda mutlaka doktorunuza danışıp tedaviye başlamanız gerekir. Bebeklerinizin kıyafetlerini seçerken ilk olarak içleri pamuklu ve alerjik özellik göstermeyen kumaşları tercih etmeniz gerekir. Bununla beraber bebeğinizi ortam sıcaklığına uygun giydirmeniz önemlidir. Bebeğinizi aşırı derecede kat kat giydirmeniz, bebeğinizde isilik problemlerine neden olmaktadır. bebek giyinik ortam ısısı 22-24 derece olmalıdır. Rahimin de sıvı içinde olan bebekler doğumdan sonra kuru havaya uyum sağlaması 2- 3 hafta kadar sürer. Bu nedenle cilde kuruluk, kabuklanma, soyulmalar görülmesi normal kabul edilir ama bu soyulmalar yaygın alanda ise ve gerileme gösterme göstermiyorsa doktora başvurulmalıdır. Göbek kordonunun ıslatılması ve nemli kalması,göbeğin düşmesini geciktirecek ve göbekte enfeksiyona neden olacaktır. ## Spa Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/spa-nedir-728/ Tarih: 2026-02-27 Suyun sıcak, soğuk ve farklı şekillerde uygulanmasıyla edinilen rahatlama ve dinlenmenin sağlandığı bütünleyici terapidir. Latince Salus Per Aquam sözcüklerinin baş harflerinden oluşan ve Sudan Gelen Sağlık - Sudan Gelen İyilik anlamını taşıyan SPA Romalılardan günümüze dek uygulanan su terapilerine verilen addır. Her türlü su ve çamur uygulaması spa kapsamına girmekle birlikte masaj, aroma terapi, yosun tedavisi, deniz suyu tedavisi gibi uygulamaları da kapsayan bir tür sağlık kürleri dizisi de spa kapsamına girer. Spa masajı strese karşı kişiyi ruhen, bedenen ve zihnen rahatlatır. Strese bağlı kas ağrıları, sırt, boyun, bel tutulmaları, yorgunluk, gece krampları gibi sorunlara karşı yardımcı olur. Genel olarak spa 'da vücut ve cilt bakımları, masajlar ve su ile ilişkili tüm terapileri içeren uygulama konseptleri yer alır. Mineral havuzları, çeşitli sauna ve hamamları, hidroterapi ve holistik bakımları bir spa merkezinin en önemli uygulamaları arasındadır. Spa merkezleri tatil yörelerindeki otel ve resort otellerde turistler tarafından talep edilirken kentlerde yaygınlaşan Day Spa Merkezleri de günlük spa kullanımları için ilgi görmektedir. Şifalı sıcak su banyoları, yosun veya çamurla "Body wrap", sıcak-soğuk taş terapisi, yoga, meditasyon ve çeşitli masajlar spa merkezlerinde ruhen ve bedenen dinlenme ihtiyacı içinde olanlar için birebirdir. Spa merkezi tercih edilirken hijyen ve bakım standartları bakımından güvenilir ve uygun olmasına dikkat edilmelidir. kategori Sağlık Permalink ## Küf ve Rutubet Kokusu Nasıl Gider URL: https://trendhayat.com/kuf-ve-rutubet-kokusu-nasil-gider Tarih: 2026-02-27 Küf ve Rutubet Kokusundan Nasıl Kurtulunur Evinizde, iş yerinizde özellikle kış ayların gelmesiyle ısı yalıtımı iyi yapılmamış yapılarda, genelde kuzey cephelerde, bodrum katlarında küf ve rutubet kokuları daha sık hissedilmektedir. Oluşan bu durum belki bir dekorasyon ile kapatılabilse de koku dayanılmaz bir durum alıyor. Bu durum tabi ki sağlığımızı özellikle de solunum problemlerine yol açar. Bu nedenle ilk önce küf ve rutubeti neden olan sebepleri ortadan kaldırılmalıdır. Yaşadığınız binanın ısı yalıtımı nasıl yapıldığına, bina tesisatında bir problem var olup olmadığına?Örneğin küf ve rutubet yağmurlu havalarda mı ? takip edin belki binanızın sıvasında çatlak var olabilir buda sizin evinizi olumsuz etkiliyor olabilir. Peki Küf ve Rutubet Kokusu Nasıl Gider ? Küf ve Rutubetten Kurtulma Yollarını ve eşyalarınıza ve giysilerinize sinmiş bu kokunun nasıl kurtulabilirsiniz. Gelin birlikte inceleyelim. Küf ve Rutubet Kokusu Nasıl Geçer? Küf ve Rutubetten Kurtulma Yollarını Ortamı Sık Sık Havalandırın Kokunun gitmesi için, en önemlisi de sağlığınız için yaz kış demeden evinizi sürekli belli aralıklarda havalandırın. Bu şekilde temiz hava girişini sağlayın. Ortamda Çiçek ve Akvaryum Bulundurmayın. Küf ve rutubet olan ortamda çiçek beslemeyin. Çiçek, bitki ve akvaryum nemi arttıracağından küf ve rutubet arttırır. Evin İçinde Çamaşır Kurutmayın. Evin içinde çamaşır kurutmak nemi arttıracağından küf ve rutubet kokusu da artacaktır. Karbonat ve Tuz Karbonat ve tuz evinizin belirli köşelere koyun. Karbonat ve tuz havadaki nemi ve kötü kokuları çeker mutlaka deneyin. Peteklerin Önünde Eşya Olmasın Peteklerin üstünde ve önünde eşyalarınız konumlandırmayın. Petekler bu sayede havadaki nemi daha iyi ve hızlı çeker. Kedi Kumu Evinizin görünmeyen yerlerine kedi kumu koyabilirsiniz. Kedi kumu nemi mükemmel çeker. Bu nedenle işinize çok yarayacaktır. Aspiratör Mutfağınızda aspiratör varsa mutlaka kullanın. Aspiratör yemek kokusunu, hemde yemek yaparken oluşan buhar ve nemi çeker. Sirke Küf ve rutubet olan bölgeleri sirkeli suyla silin. Sirkenin antiseptik özelliğiyle iyi bir temizleyici olacak ve kötü kokular azalacaktır. Çamaşır suyu Küf olan yerleri çamaşır suyu ile silin bu silme işlemi kötü görüntüyü ve kötü kokuyu alacaktır. Bu işlemi yaparken eldiven kullanmayı sakın unutmayın ve kesinlikle ortamı uzun süreli havalandırın. Giysilerinize Sinen Kötü Kokular İçin Karbonat Giysileriniz küf ve rutubet nedeniyle kötü kokuyorsa, bir leğenin içine su koyun ve suya karbonat atın bu karışım giysilerinizdeki o kötü kokuları alacaktır. Nem Çekme Cihazları Nem çeken cihazı temin ederseniz bu cihazlar ortamdaki nemi çekeceğinden koku azalacaktır. … ## Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme Tarih: 2026-02-27 Beslenme yazıları June 14, 2010 Afrodizyak Yiyecekler Hangileridir? Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 May 7, 2010 Zerdeçal Nasıl Kullanılır ve Yararları Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 May 6, 2010 Zencefilin Yararları Nelerdir? Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 April 26, 2010 Bitkisel Çaylar Nasıl Kullanılır? Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 April 25, 2010 Bitki Çayları Nasıl Hazırlanır? Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 April 24, 2010 Zeytinyağı Faydaları Nelerdir? Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 April 20, 2010 Yoğurdun Faydaları Nelerdir? Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 April 19, 2010 Organik Ürünler Nelerdir? Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 February 21, 2010 Sarımsağın Yararları Nelerdir? Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 February 20, 2010 Rezene Bitkisi Yararları Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 February 19, 2010 Biberiye Bitkisi Hakkında Bilgi Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 February 16, 2010 Isırganın Faydaları Nelerdir? Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 Kekik Çayının Faydaları Nelerdir? Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 Ihlamur Nasıl Demlenir Ve Ihlamur Faydaları Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 Adaçayının Faydaları Nelerdir?Adaçayının Faydaları ve Zararları Nelerdir? January 8, 2010 Zeytin Yağının Faydaları ve ÇeşitleriZeytin Yağı Faydaları. Zeytin Yağının Faydaları Nelerdir? Zeytin ağaçları baharın sonuna doğru çiçeklenir. Meyveler hamken yeşildir, olgunlaştıkça koyulaşır. Yeni toplandığında acı olduğundan yenilmez. Tuzlu suda bekletilerek acılığı giderilir. November 14, 2009 Lifli Besinler NelerdirLifli gıdalar nelerdir? Lifli gıdalar listesi ve lifli besinler nelerdir? Yeterli miktarda lifli besin tüketimi kalp hastalıklarına yönelik koruyucu etki sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre günlük olarak 12-33 gram lif alımını kan basıncını düşürmekte kandaki kolesterol düzeyini iyileştirmekte ve de kardiyovasküler hastalıklarla ilişkilendirilen iltihabı azatlmaktadır. November 8, 2009 B Vitamini Nelerde Var Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 November 6, 2009 Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 August 23, 2009 Boza Yapımı Warning: preg_split() [function.preg-split]: Compilation failed: lookbehind assertion is not fixed length at offset 14 in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 51 Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/tahsinoz/public_html/trendhayat.com/wp-content/plugins/sem-fancy-excerpt/sem-fancy-excerpt.php on line 53 sonraki » ## 2019 YILI DİNİ BAYRAM ve RESMİ TATİL GÜNLERİ URL: https://trendhayat.com/2019-yili-dini-bayram-ve-resmi-tatil-gunleri/ Tarih: 2026-02-27 Çalışanlar ve öğrencileri ilgilendiren 2019 yılı resmi tatil takvim günleri belirlendi Bu sene bayram ve resmi tatiller hangi güne geliyor hafta içimi hafta sonumu olacak Ramazan Bayramı ve kurban bayramı kaç gün tatil olacak. İşte bayram ve resmi tatil günleri. 2019 Ramazan Bayramı TATİL GÜNÜ SÜRESİ TARİH GÜN ADI Yılbaşı 1 Gün 01 Ocak 2019 Salı Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 1 Gün 23 Nisan 2019 Salı İşçi Bayramı – Emek ve Dayanışma Günü 1 Gün 01 Mayıs 2019 Çarşamba Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı 1 Gün 19 Mayıs 2019 Pazar Ramazan Bayramı Arifesi 1/2 Gün 03 Haziran 2019 Pazartesi Ramazan Bayramı 1. Günü 1. Gün 04 Haziran 2019 Salı Ramazan Bayramı 2. Günü 2. Gün 05 Haziran 2019 Çarşamba Ramazan Bayramı 3. Günü 3. Gün 06 Haziran 2019 Perşembe 15 Temmuz Demokrasi Bayramı 1 Gün 15 Temmuz 2019 Pazartesi Kurban Bayramı Arifesi 1/2 Gün 10 Ağustos 2019 Cumartesi Kurban Bayramı 1. Günü 1. Gün 11 Ağustos 2019 Pazar Kurban Bayramı 2. Günü 2. Gün 12 Ağustos 2019 Pazartesi Kurban Bayramı 3. Günü 3. Gün 13 Ağustos 2019 Salı Kurban Bayramı 4. Günü 4. Gün 14 Ağustos 2019 Çarşamba 30 Ağustos Zafer Bayramı 1 Gün 30 Ağustos 2019 Cuma 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 1,5 Gün 28 Ekim 2019 (Yarım Gün) 29 Ekim 2019 Pazartesi Salı 2019 RESMİ TATİLLER 1 Ocak Yılbaşı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 04 Haziran Ramazan Bayramı Arifesi 05 Haziran Ramazan Bayramı 1.gün 06 Haziran Ramazan Bayramı 2.gün 07 Haziran Ramazan Bayramı 3.gün 15 Temmuz Demokrasi Bayramı 10 Ağustos Kurban Bayramı Arifesi 11 Ağustos Kurban Bayramı 1.gün 12 Ağustos Kurban Bayramı 2.gün 13 Ağustos Kurban Bayramı 3.gün 14 Ağustos Kurban Bayramı 4.gün 30 Ağustos Zafer Bayramı 28 Ekim Cumhuriyet Bayramı Arifesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 2019 YILI DINI BAYRAMLAR RESMI TATILLER TAKVIMI YENİ YIL TATİLİ 1 Ocak 2019 Salı günü 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI TATİLİ 23 Nisan 2019 Salı 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI – EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ TATİLİ 1 Mayıs 2019 Çarşamba RAMAZAN BAYRAMI TATİLİ 05 Haziran 2019 Çarşamba günü başlıyor 15 TEMMUZ DEMOKRASİ BAYRAMI TATİLİ 15 Temmuz 2019 Pazartesi günü KURBAN BAYRAMI TATİLİ 11 Ağustos 2019 pazar günü başlıyor 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI TATİLİ 30 Ağustos 2019 Cuma 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI TATİLİ 29 Ekim 2019 Salı Aramalar 2019 resmi tatiller, bayram tatilleri, resmi tatiller, tatil günleri, kurban bayramı tatil günleri, ramazan bayramı tatil günleri, ## Pum Pum Çorbası Tarifi Nefis Pumpum Çorbası Nasıl Yapılır URL: https://trendhayat.com/pum-pum-corbasi-tarifi-nefis-pumpum-corbasi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-02-26 Leziz Pum Pum Çorbası Tarifi, pumpum çorbası nasıl yapılır malzeme listesi hazırlanışı bartın yöresine ait nefis çorba tarifi Pumpum Çorbası Mısır unu kullanılarak kolayca yapılan bilen yerel bir çorba olan pumpum çorbası Bartın mutfağına ait bir yemektir. Malzemeler Mısır Unu (1 su bardağı) Su veya Et Suyu (5 su bardağı) Kavurma (2 dilim miktarınca) Üzerine Sos için; Tereyağı (2 tatlı kaşığı) Kırmızı Pul Biber (1 tatlı kaşığı) Nefis Pum Pum Çorbası Yapılışı İlk olarak çorbayı yapacağımız tencerenin içerisine 5 su bardağı ılık su veya et suyunu, mısır unu ile birlikte ekleyip karıştırıyoruz. Kaynayana kadar karıştırma işlemini yaptıktan sonra, 2 dilim kavurmayı ayrı bir tava içinde 2-3 dakika kavuruyoruz. Çorba yavaş yavaş koyulaşmaya başladıktan sonra, tavada kavrulan kavurmayı çorbanın üzerine ekliyoruz. Tencereye tuz ekleyip 5 dakika kadar daha pişiriyoruz. Bir tava içinde çorbanın sosunu hazırlamak için tereyağı ile pul biberi kızdırıyoruz. Son olarak tavada hazırladığımız sosu çorbanın üzerinde gezdiriyoruz. Hazırlanan çorbayı afiyetle sıcak olarak tüketebilirsiniz. Not: isterseniz kaşar rendeleyip çorbanın üzerine ekleyerek çorbayı servis edebilirsiniz. Trendhayat Mutfak ekibine sizde tariflerinizi kendiniz yazarak fotoğrafları ile bize mail olarak gönderin paylaşalım… trendhayat.com@gmail.com Aramalar; nefis yemek tarifleri, pum pum çorbası, çorbalar, bartın yöresi, pumpum çorbası, etli çorba, sütlü tatlı tasrifi, sütlü tatlı nasıl yapılır, hafif tatlılar, yemeği tatlısı nasıl yapılır, tavada, kalori, nasıl olur, borcamda, evde yapımı, en güzel yemek tarifleri için trendhayat.com u takip edebilir sizler için hazırladığımız, yemek tarifleri, hamur işleri, kurabiye tarifleri, kek, pasta tarifleri, nefis içecek tarifleri nasıl yapılır, makarna pilav tarifleri, farklı yöresel tatlar, kebap çeşitleri, et yemekleri tarifleri bulabilirsiniz. nefis leziz çorba tarifleri, kavurmalı, kaşarlı çorbalar, soslu çorba nasıl yapılır, hatay, antakya, ege, karadeniz, anadolu, trakya yöresi nefis lezzetler, mısır unu çorbası, sucuklu çorba, farklı yemek tarifleri, fırın yemekleri, ## Fosfor Besin Kaynakları URL: https://trendhayat.com/beslenme/fosfor-besin-kaynaklari-2182/ Tarih: 2026-02-26 Kalsiyumdan sonra vücudda en fazla bulunan fosfor mineralinin; %80’i kemik ve dişlerde %20’si hücrelerde ve hücre dışı sıvılarda bulunur. Kemik ve diş yapısının temelini oluşturan fosfor, kalbin düzenli çalışması, böbrek fonksiyonları, kaslar, sinirler ve beyin fonksiyonlarının sağlıklı çalışabilmesi için gerekli bir mineraldir. Günlük fosfor ihtiyacı 800 mg ile 1,400 mg arasında değişir. Fosfor Besin Kaynakları; Fosfor, genellikle protein bakımından zengin olan besinlerde bulunur: Et, yumurta, süt ve süt ürünleri, balık ve kabuklu deniz ürünleri, somon ve midye, ayçiçeği, soya fasülyesi, pirinç, mercimek fosfor içeren beisnler arsındadır. Filed Under: Beslenme ## Siyah Renk URL: https://trendhayat.com/siyah-renk/ Tarih: 2026-02-25 Ne Nedir? Siyah renk yada kara Renk, bu renk gelen bütün ışık renklerini yansıtmayıp tutan bir renktir. insanların görebildikleri ışıklar renkleri oluşturur siyah bütün bu renk ışıklarını emdiği için herhangi bir renk görünmez bulunan mekanda hiç ışığın olmaması yada yansımaması sonucu siyah veya kara renk görünür. Beyaz rengin tam tersi de diyebiliriz. Renk oluşumları cisimlerin renk pigmentlerinin gelen ışığın yansıtmaları ile oluşur. Siyah renk bütün ışıkları emmesinden dolayı etrafa hiç ışık yansıtmaz hiç bir şey göremezsiniz. Renklerin Oluşumu Sarı Renk = Kırmızı + YeşilMagenta Renk = Kırmızı + YeşilCyan Renk = Yeşil + MaviSiyah = 0 + 0 + 0 Siyah Siyah Renk Kodları Koordinatları RGB0,0,0CMYK0,0,0,100HSV-°, -%, 0%HEX#000000 Siyah Rengin Anlamı Siyah güç ve kuvvetin rengi, ölümün sembolü, görkem ve ihtirası simgeler. Siyah renk boşluğun karanlığın rengi olmasından ötürü büyün kainatı evreni temsil eder. Değişik etkin kültürlerde alimliği simgeleyen bir renk olan siyah (kara), itaat ve otoritenin sahibi kişilerde ve bu rengi kullananların diğerlerine göre iş hayatlarında daha iyi oldukları saptanmıştır. Asalet ve Zenginlik Siyahta Bir Araya Gelir Siyah zenginliğin rengidir desek hiç abartmış olmayız herhalde. Daha cool daha asil bir duruş sergiler bulundukları konumda durumda. Etrafımıza dünyamıza çevremize baktığımızda popüler kültürde kendine yer edinmiş ünlü yada zengin, iş adamları, tanınmış kişiler üst düzey yöneticiler her zaman siyahı benimsemişlerdir. Siyah asalet, soğukkanlılığı ve öz güveni kararlılığınızı ortaya çıkarır ve karşınızdakini asaletin etkisi altına alırsınız. Siyah Rengin Psikolojisi Siyah rengin psikolojisinde; bütün ışıkların emilmesi saklanması absorbe edilmesi gibi insanın dış etkenler arasında bir set çeker. Hisler ve duygular korunurken ferahlık sağlanır, zayıflığı ve korkuyu gizler. Siyah otoritenin sembolüdür ama aynı zamanda korku uyandırır, kapatıcı ve baskılayıcı özelliği ile disiplini elinde tutan iktidar gücü verir. Her zaman güç ve kuvveti gösterse de bazende sizin yalnızlığınız dır siyah renk. Siyah Rengin Sağlık Üzerinde Etkileri Renkler üzerine yapılan araştırmalarda, vücudun kaygı ve tehlike durumunda kendini hazırlaması ve kaygı bozukluğu oluşması durumu olarak bilinen anksiyete durumları ileri olanların genelde siyah rengi tercih ettikleri saptanmıştır. Siyah Renk Dekorasyonu Ev dekorasyonunda çok fazla tercih edilen bir renk olmayan siyah renk, istenildiği zaman fevkalade sonuçlar çıkarabilir. Beyaz duvarlarla kaplı bir evde metal ve siyah kumaşlı mobilyaların inanılmaz bir uyumu olacağını söyleyebiliriz. Siyah bir koltuk, siyah bir halı ve siyah tv ünitesi, geri alan herşey beyaz veya gri tonlarda düşünmesi bile çok güzel Beyaz yer karoları seramikleri siyah mutfak dolabı siyah bir yemek ması düşünün çok asil bir mutfaktan bahsediyoruz. evinize gelenler şaşkınlıkla bakacaklar tabi buna önce cesaret etmeniz gerekiyor. Mutfak Dekorasyonu konusunda daha önce yazdığımız yazılarımıza bir göz atabilirsiniz. Alakalı Diğer Yazılarımız ## E Vitamini Eksikliği URL: https://trendhayat.com/saglik/e-vitamini-eksikligi-999/ Tarih: 2026-02-25 E vitamini nedir, E vitamini nelerde bulunur ve E vitamini eksikliği. Yağda çözünen E vitamini aslen hayvanlar için bir üreme faktörü olarak keşfedilmiştir. Tokoferol kelimesi, Yunanca doğum anlamına gelen 'tokos' ve doğurmak kelimelerinden gelir ve üreme vitamini olarak da bilinir. E vitamini aslında dört madde içerir : Alfa, beta, delta ve gamma tokoferol. Bütün tokoferollerin, doğal ve sentetik formları vardır. Doğal formu D-alfa tokoferolde olduğu gibi 'D' formudur. Sentetik formu DL-alfa tokoferolde olduğu gibi 'DL'dir . 'D' formu, E vitamininin daha emilebilir olan formudur. E vitamini ince bağırsakta lenf yoluyla emilir. Emilmesinde ve taşınmasında yağ ve safra yardımcıdır. Bunların eksikliğinde E vitamini emilimi bozulur. E vitamini karaciğer, kalp, dalak, pankreas, akciğer, yağ dokusunda depolanır. Özellikle hipofiz, böbrek üstü bezi, testislerde ve hemen hemen tüm hücrelerde bulunur. E Vitamini Faydaları - E Vitamini Ne İşe Yarar ? Gençlik ve tazelik vitaminidir. Hücreleri koruyan güçlü bir antioxidandır. Hücrelerin daha uzun yaşamasını ve yenilenmesini sağlar. Kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Cinsel istek uyandıran hücrelerin gelişmesi için kullanılır. Anti-oksidan kapasitesi ile E vitamini, kasların oksijen gereksinimini azaltarak egzersiz kapasitesini artırmak için çalışır. E vitamininin önemli bir nörolojik rolü vardır ve sinirlerle kasların dejenerasyonunu önler. E vitamini, adet öncesi gerginlik, ameliyat sonrası yara iyileşmesi ve yetersiz dolaşım, genişlemiş damarlar sözkonusu olduğunda beslenme tedavisi olarak kullanılabilir. E Vitamini Eksikliği Adaleler çabuk yorulur, kalp ve damar hastalıkları riski artar. Cildin yaşlanması hızlanır, yaralar geç iyileşir. Kronik E vitamini eksikliğinin kanser ve kalp hastalığına katkıda bulunan bir faktör olduğu düşünülmektedir. Günlük E Vitamini Kullanımı Günlük E vitamini gereksinimi 100-400 IU arasındadır. E Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur-E Vitamini Nelerde Var? Her türlü bitkisel yağlar, ıspanak, kırmızı biber, hindistan cevizi, domates, fındık, badem, tereyağı, yumurta, tohumlu besinler, soya fasülyesi yağı, arı sütü, ceviz E vitamini içeren besinler arasındadır. E Vitamini Fazlalığı K vitamininin pıhtı fonksiyonunu yapmasına engel olur. Yüksek miktarda E vitamini alımı, yağda çözünen diğer vitaminlere olan gereksinimi artırabilir. Uyarı: Kan inceltici ilaç alanlar ve K vitamini eksikliği olanlar E vitamini almamalıdır. kategori Sağlık Tags: e vitamini kapsülü, e vitaminleri Permalink ## DHEA Nedir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/saglik/dhea-nedir-2011/ Tarih: 2026-02-25 DHEA Nedir ve Ne İşe Yarar? DHEA Nedir? DHEA hormonu adrenalin bezlerinde ve vücudun diğer kısımlarında üretilir. Ayrıca yabani tatlı patates ve soya içinde bulunan kimyasallar ile laboratuarda yapılabilir. Bu hormon böbrek üstü bezinde üretilmekte, üretimi 20′li yaşlara doğru yükselip 20-30 yaş diliminde zirve yapmaktadır. 30′lu yaşlardan sonra yavaş yavaş azalır, 50′li yaşlardan sonra ise iyice düşer. DHEA Faydaları DHEA hormonun bağışıklık sistemiyle doğrudan bağlantısı vardır. DHEA azlığında bağışıklık sistemi zayıflamakta, grip ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıklığı artmaktadır. Sağlıklı bir insanda bu hormonun beyindeki konsantrasyonu, kandakine oranla 10 kat fazla etkilediği ortaya çıkmıştır. Çeşitli araştırma bulguları DHEA’nın sinir sistemi, immün sistem, stres bozuklukları, kanser ve kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu etkisinin olduğunu göstermiştir. San Diego’daki California üniversitesi araştırmacıları 6 ay boyunca kadın ve erkek deneklere her gün 50 ml DHEA vererek, deneklerin fiziksel ve psikolojik olarak iyileştiklerini ve kas güçlerinin arttığını açıkladılar. Filed Under: Sağlık ## pilav tarifi URL: https://trendhayat.com/pilav-tarifi Tarih: 2026-02-25 Tane Tane Dökülen Pilav Yapımı Yemek kültürümüzde büyük yeri sahip olan pilav, tüm sulu yemeklerde, helede kuru fasulye, pilav üstü nohutla, pilav üstü döner, pilav üstü tavuk veya köfteyle, pirinç pilavı mükemmel bir tercih oluyor. Bu kadar yemekle uyumlu pilavı önemli olan tane tane dökülen güzel bir pilav yapabilmek. Pirincin çeşitti, koyduğunuz suyu, pişirme şekli önemlidir. Güzel bir pilav yapımı için pilav tarifi ne geçelim. Pirinç Pilavı Yapımı İçin Malzeme Listesi 2 su bardağı baldo pirinç 2 yemek kaşığı tereyağ 1 yemek kaşığı sıvı yağ 3 yemek kaşığı arpa şehriye 3 su bardağı sıcak su veya su yerine isteğe göre 3 su bardağı tavuk suyu İsteğiniz miktarda tuz 1 adet kesme şeker Pirinç Pilavının Yapılışı İlk önce pirinci güzelce yıkayın. 20 dakika ılık tuzlu suda bekletin. Ve sonra pirincinizi süzdürün. Tencereye 2 yemek kaşığı tereyağı ve 1 yemek kaşığı sıvı yağı alın ve eritin. Eriyen tereyağının üstüne, arpa şehriyesi koyun rengi değişene kadar kavurun, süzmüş olduğunuz pirinç ekleyin ve 5 dakika pirinci kavurun. Kavurduğumuz pirincin içine, 3 su bardak sıcak su,3 su bardağı tavuk suyu veya 3 su bardağı et suyu hangisiyle yapmak isterseniz onla yapın, 1 adet kesme şeker ve tuzunu ekleyin. Suyunu ekledikten sonra pilav tenceresinin ağzını kapatalım. Yüksek ateşte su kaynayana kadar böyle pişirelim. Pilav suyu kaynadıktan sonra en düşük ayarlı ateşte suyunu çekene kadar pişirelim. Suyu çeken pilavın altını kapatalım. Ocaktan alınan pilava havlu reçete koyup ağzını kapatalım ve 15 dakika dinlenmeye bırakalım. Dinlendirmiş olduğunuz pilav servise hazır. Şimdide yapacak kişilere afiyet olsun. Pilav Yapmanın Püf Noktaları İlk önce yapmanız gereken pirinç seçimi dikkat etmeniz. Tane tane dökülen pilav yapmak için ilk tercihimiz baldo pirinç olmalı yoksa pilavlık pirinç ile yapılmalı. Pirincin türüne göre su miktarı değişebilir. Pirinçleri beyaz suyu çıkana kadar yıkayın. Bu sayede pirinci nişastasından arınmış olur. Arpa şehriyeyi yakmamaya dikkat edin. Pilavı kavurma süresine ve suyu dikkat etmeliyiz. Pilavın dinlendirmek önemli mutlaka pilavınızı demlendirin. Pilavı dinlendirmeden karıştırmayın. Dinlenen pilavı servis öncesi karıştırabilirsiniz. ## Biberiye Bitkisi Hakkında Bilgi URL: https://trendhayat.com/beslenme/biberiye-bitkisi-1164 Tarih: 2026-02-25 Biberiye Bitkisi Faydaları Nelerdir? Ballıbabagiller familyasındandır. Kullanılan kısmı yapraklar, çiçekler ve yapraklarından elde edilen yağdır. Anavatanı akdeniz bölgesidir. Eski Mısır firavunları, ruhlar ülkesine yöneldiklerinde yollarını güzel kokularla doldurmak amacıyla mezarlarına bir küçük biberiye dalı koydururlardı. Bileşiminde uçucu yağ, tanen, acı maddeler, bitki asitleri, kafur bulunur. Biberiye Çayı Faydaları Sinir sistemini dengeler ve kan dolaşımını güçlendirir. Kan deveranını hızlandırdığından özellikle alçak kan basıncına karşı kullanılmalıdır. Kansızlığa iyi gelir. Hastalıktan yeni kalkmış olanlara, çok çalışmaktan dolayı bitkinlik hissedenlere yardımcı olur. Romatizma ve gut hastalıklarında rahatlık sağlar. Astım ve bronşitte faydalıdır. Karaciğerin çalışmasını destekler. Safra kesesi salgılarını uyarır. Mide, bağırsak spazmında faydalıdır. Hazmı kolaylaştırır, krampları giderir. Ağrılı ve düzensiz reğllerin düzene sokulmasında etkilidir. Migren, baş dönmesinde ve kalp çarpıntılarında kullanılabilir. Cild yorgunluğunu giderir, cildi kuvvetlendirir. Yağlı saçların yağını alır. Biberiyenin Zararları Varmıdır? Önerilen dozlar aşılmadıkça bilinen bir yan etkisi yoktur.kan basıncını hafifçe yükseltebilir.Hamilelerin kullanmaması doğru olur. Biberiye Nasıl Kullanılır? Biberiye Çayı Nasıl Demlenir? 1-2 çay kaşığı ince kıyılmış bitki,1 bardak kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür ve günde 2-3 bardak tatlandırılmadan içilir. Banyo 50 gr. Ince kıyılmış bitki 1-2 litre suda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 15-20 dakika demlenir, süzülerek banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Şarap Alkol oranı yüksek 1 litre şaraba 10 tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki eklenir. Zaman zaman çalkalanarak, 6 gün bekletilir ve süzülür. Yemeklerden sonra günde 1-2 likör bardağı içilir. Daha fazlası içilmemelidir (hazırlanan şarap serin bir yerde saklanmalıdır) Tentür Geniş ağızlı,1 litrelik bir şişe yarıya kadar, ince kıyılmış bitkiyle doldurulur ve üztüne 70 derecelik etil alkol eklenir. Zaman zaman çalkalanarak 10-14 gün bekletilir, tülbentten geçirilerek süzülür. Friksiyon ve kompreslerde kullanılır. kategori Beslenme Permalink ## Lohusalık Döneminde Dikkat Etmeniz Gerekenler URL: https://trendhayat.com/lohusalik-doneminde-dikkat-etmeniz-gerekenler/ Tarih: 2026-02-24 Lohusalık Dönemi Hayatınızda yeni bir sayfa açıyorsunuz, hayaller kurduğunuz, ince ayrıntısına kadar düşünüp, yaptığınız alışverişler, bir sürü zahmetli süreci aştınız artık bir annesiniz, heyecanla beklediğiniz bebeğinize kavuştunuz. Artık önünüzde aşmanız gereken lohusalık dönemi, aslında bebeğinize ve anneliğe adapte olma sürecidir. Lohusalık döneminde dikkat etmeniz gerekenleri bilirsek bu dönemi daha kolay ve sorunsuz bir şekilde atlatabilirsiniz. Lohusalık Döneminde Kolaylaştıran Öneriler İlk başta bu dönemde sağlığınıza ve kendinize özen gösterin ki bebeğinize daha faydalı olun. Kanamanızı Takip Edin Şiddetli kanamalarda, rahim içinde plasenta dokusunun kalması veya oluşan enfeksiyon sonucunda şiddetli kanamaları olur. Bu nedenle kanamalarınızı mutlaka takip edin. Gerektiğinde hemen uzmana başvurun. Dikişlerinize Dikkat Edin Dikişlerinize mutlaka özen gösterin. kendinizi çok yormayın ve ağır kaldırmayın. Taburcu olurken oturma banyosu, anestezi içerikli krem veya yumuşak yastık önerilerini uygulayın. Bu yaşadığınız hassasiyet 1-2 hafta sürebilir. Muayenelerinizi Atlamayın Doğumdan 10 gün sonra ve doğumdan 6 hafta sonra olan muayenelerinizi ihmal etmeyin. Bu muayeneler sizin genetik bölgenizde dikiş veya oluşan herhangi bilmediğiniz bir sorun çözülmesi için önemlidir. 6 haftadan sonra rahimin eski halini alıp almadığı, cinsel yaşama hazır olup olmadığınız, korunma teknikleri hakkına bilgi için bu muayeneler büyük önem taşımaktadır. Bunun dışında ters giden bir şeyler varsa bu muayeneleri beklemeden hemen uzman doktora başvurun. Tuvalet ile İlgili Sorunlar Bu dönemde idrar ve büyük abdest sorunları yaşayabilirsiniz. Bu durum sizin gözünüzü korkutmasın. İdrar kontrolünde, idrara başlarken, idrar yaparken ağrı ve sancı çekebilirsiniz. Anal bölgede ağrı ve şişlik görülebilir. Bunların genelde sebebi doğum esnasında bebeğin başının mesaneye uyguladığı baskıdır. Lohusalık Döneminde Beslenme Bu dönemde beslenme çok önemli anne kendini toplaması ve bebeğin beslenmesi için bol bol su içilmeli, protein, taze sebze ve meyveler tüketilmelidir. Bunların yanında rezene, kimyon ve lif oranı yüksek yiyecekler, bol su içimi, iyi çiğnemek kabızlık ve gaz sorunlarına iyi gelecektir. Annenin gazlı yiyeceklerde uzak durması anne ve bebeğin için önemlidir. Lohusalık Döneminde Üzüntü ve Depresyon Bu dönemde annenin yorgunluğu, uykusuzluğu, alışma zorluğu, sütün yetmeme endişesi, bebeğinin bakımını tam yapamaması, ağlama nöbetleri gibi görünen sorunlarda karşılaşabilirsiniz. Bu gibi durumlarda anneyle ilgilenilmeli, anne dinlendirilmelidir. Anne moral ve motivasyon destekle bu dönemi atlatması sağlayın. Sütün Yetmeme Endişesi Anne genelde bu dönemde sütün yetmeyecek endişesine girer. Annenin ilk zamanla tecrübesizliği ve bebeğin tam olarak emmeye alışmaması,yanlış emzirme tekniği gibi durumlarda anne sütü az gelebilir. Anne bol bol su içmeli, doğru beslenmeli, sık sık emzirmeli ve üzüntü ve streste uzak durarak sütünün azalmasını engellemeli. Misafir Kabul Etmek Sevdikleriniz bu mutluluğunuza ortak olup, sizi ziyaret etmek ister veya hiç aklınıza gelmeyecek kişiler bile bebeğinizi görmek isteyebilir bu nedenle doğumdan 7- 10 gün kadar misafir kabul etmemek doğru tercih olabilir. Hem kendinizi toparlamanız ve bebeğinize adapte olmanız için bu süreç size iyi gelecektir. Uyku İlk zamanlar uzmanlar bebeğinizi 2-3 saatte bir emzirmesini uygun görmektedir. Bebeğinizin sık sık emzirmek ve gaz sorunu zaten sizin düzenli uyku uyumanıza izin vermeyecektir. Çocuğunuz uyuduğunda mutlaka sizde uyuyun. Ve aile büyüklerinizden yardım alın bu size iyi gelecektir. Diyet ve Egzersiz Doğumdan sonra eski halinize dönmek istemeniz normal ama diyet ve egzersiz için acele etmeyin. Vücudunuz kendini toplamasına ve iyileşmesine izin verin. Egzersizler için vücudunuz uygun olmayabilir dikişlerinize zarar verebilirsiniz. Bu nedenle diyet ve egzersizleri zamana bırakın. Doğru zamanda yapacağınız diyet ve egzersiz sizin için daha faydalı olacaktır. Rahat Giyinin Eskisi gibi olmak isteyebilirsiniz ama hala lohusalık dönemindesiniz vücudunuz eskisi gibi değil, dar ve kısa kıyafetler giyerek bedeninize işkence etmeyin. Şık ve sade bol kıyafetler tercih edin, en çok bebeğinize odaklanın, başka şeyleri kafanıza takmayın, bebeğinizle anın tadını çıkartın. ## Saç Mezoterapi URL: https://trendhayat.com/guzellik/mezoterapi/sac-mezoterapi-64 Tarih: 2026-02-24 Yaygın bir şikayet olan saç dökülmelerine karşı etkili uygulamalardan biri olan mezoterapi saçlı deriye küçük iğneler ile mezoterapi ilaçlarının verilmesi işlemidir. Özel karışımlı ilaç kombinasyonu, küçük dozlarda özel bir teknikle saçlı deri içine ve saç köklerine enjekte edilir. Saç mezoterapisinde çok ince uçlu mezoterapi iğnesiyle vitamin, kan dolaşım düzenleyeciler, elastin, kollogen tetikleyiciler, keratın yapı elemanlarından oluşan bir kokteyl enjekte edilmektedir. Mevsimsel, strese bağlı, metabolik sebepli saç dökülmesi ve hamilelik sonrasında ani saç dökülmeleri durumlarında faydalı olduğu belirtilmektedir. Saç mezoterapisiyle kadın ve erkeklerde saç dökülmesinin önlenmesi ve saçların daha güçlü olması sağlanır. Saça dışardan verilen kozmetiklerin etkinliği sınırlı olmakla birlikte mezoterapide doğrudan saç köküne iğneyle uygulama yapılır. Saç Mezoterapi Nasıl Yapılır? Haftada bir kez olacak şekilde yaklaşık olarak 6-8 seans uygulanır. Seans 10-15 dakika sürer. Diğer yöntemlere nazaran daha hızlı sonuç verdiği belirtilmektedir. Saç mezoterapisi yaptıran kişi 2 veya 3 seans sonrasında saç dökülmesinde azalma ve saçlardaki canlılığı farkededebilir. Yan etki olasılığının önemsiz kabul edilebilecek kadar az olduğu belirtilmektedir. Mezoterapi uygulaması yalnızca dr tarafından yapılmaktadır. kategori Mezoterapi Tags: mezoterapi ilaçları, saç mezoterapisi yapan Permalink ## Gıda Zehirlenmesi Belirtileri Tedavisi ve İlk Yardımı URL: https://trendhayat.com/gida-zehirlenmesi-belirtileri-tedavisi-ve-ilk-yardimi/ Tarih: 2026-02-24 Gıda Zehirlenmesi Toksinler veya mikroorganizmalar nedeniyle bozulmuş gıdaların tüketilmesi ile ortaya çıkan sağlık sorununa gıda zehirlenmesi denir. Hafif zehirlenmelerde hasta birkaç gün içerisinde kendiliğinden düzelebileceği gibi ağır zehirlenmelerde mutlaka bir uzman yardımı alınarak hastanede tedavi altına alınması gerekir. Gıda Zehirlenmesinin Belirtileri Gıda zehirlenmesi belirtileri ağır veya hafif olsa bile hemen hemen ilk olarak aynı belirtileri gösterir. besin zehirlenmesinin ilk belirtileri olarak kusma ile sonuçlanan mide bulantıları, ishal, karın ağrısı ve karına giren kramplardır. İlk belirtiler bakteri ve toksinlerin vücuda girmesinden yaklaşık bir saat içerisinde kendini gösterir. Ağır zehirlenmelerde kusma ile birlikte başta şiddetli ağrı ve kanlı ishal görülüyorsa mutlaka en yakın bir hastaneye giderek tedavi olmanız gerekmektedir. Besin Zehirlenmesi Ne İyi Gelir Potasyum bakımından oldukça zengin olan muz, zehirlenme sonrası meydana gelen mide bulantısı ve ishale iyi gelecektir. Antibakteriyel özelliği olan yoğurt, bal ve sarımsak tüketimi de vücut metabolizmasını normale çevirmekte faydalı olacaktır. Besin Zehirlenmesinde İlk Yardım Nasıl Yapılmalı Öncelikle ishal ve kusma ile birlikte vücutta kaybedilen sıvının tekrar geri kazanılması açısından hastaya su ve maden suyu içirilmelidir. Çünkü hastaya bu belirtiler ile birlikte şiddetli terlemelerde eşlik edecektir. Sizin su seviyesini kontrol altında tutmanız oldukça önemlidir. Kalsiyum, potasyum, sodyum ve demir açısından zengin olan muz, elma gibi meyvelerin posasını yedirmelisiniz. Tabi bu saydığımız önlemler doktora başvurmadan önce evde hastayı kendine getirecek birkaç müdahale örneğidir. Hasta biraz kendine gelmeye başladıktan sonra en yakın bir hastaneye başvurarak tedaviye başlamanız gerekmektedir. Yediğim birşey dokundu gibi bir tabir kullanmamalısınız. Çünkü gıda zehirlenmesi önemli ve ciddi bir sağlık sorunudur. Gıda Zehirlenmesi Tedavisi Gıda zehirlenmesi için başvurduğunuz uzman hekim öncelikle kan tahlili yaparak hastalığın neden olduğu asıl etmeni öğrenir ve tedaviye karar verir. besin zehirlenmesi her insanda farklılık göstererek en fazla 3 gün içinde vücudu terk eder. Hastaya serum tedavisi yapılarak bakterilerin yok edilmesi için antibiyotikler ile vücuda destek tedavisi uygulanır. Tedaviniz bittikten sonra bir süre yağlı yiyecekler, şeker oranı yüksek besinler, asitli içecekler tüketilmemelidir. ## Anne Sütünün Faydaları Emzirmenin Önemi URL: https://trendhayat.com/anne-sutunun-faydalari-emzirmenin-onemi/ Tarih: 2026-02-24 Anne Sütünün Mucizesi Anne sütünün faydaları; Ülkemizde 2017 yılında canlı doğan bebek sayısı 1 milyon 291 bin 55 olup annelerimiz büyük bir bölümü emzirmeye başlamış olsa da bazı nedenlerden emzirmeyi bırakmaktadır. Sağlık Bakanlığının bu konuda teşvik çalışmaları olup emzirmenin faydalarına dair eğitim verilse de emzirme oranı maalesef azdır. Her daim temiz, mikropsuz, katkısız ve her zaman hazır zahmetsiz, herhangi bir harcama yapmadan bu mucizevi nimeti kullanmamak hiç akıl karı değil tabi ki sağlık problemi ve süt olmayan anneler bunun dışında, Emzirmenin Faydaları Bebeğinizin ilk 6 ayda ihtiyacı olan bütün besin değerleri barındırmaktadır. Doğumdan sonra gelen ilk sarı süt çok önemli hastalıklara karşı korur ve bebeğinizin ilk aşısıdır. Anne sütünün hazmı kolay olduğunda dolayı kabızlık, ishal ve benzeri sindirim sorunları az görünür. Anne sütünün 1 damlasında 1 milyon beyaz küre var bu nedenle enfeksiyonlardan bebeğinizi korur. Anne sütünün sarılık, obezite,böbrek ve alerjik hastalıkları önlemektedir. Yapılan araştırmalara göre anne sütü ile beslenmeyen çocukların ölüm oranları 4-6 daha fazladır. Anne sütünün zeka gelişimine de büyük katkısı vardır. Emzirmek anne ve bebeği arasındaki en iyi iletişim aracı olup sevgi bağını güçlendirir. Annenin emzirmesi sadece bebeğine değil , annenin kendine de birçok faydası vardır. Doğumdan sonra kanamanın azalması , Meme kanseri, yumurtalık kanseri, anemi ve kemik erime riskini azalması, doğum sonrası kiloların verilmesi,rahmin toparlanması ve annenin emzirirken salgılanan mutluluk hormonu annenin de sağlığına fayda sağlamaktadır. Annenin sütü artırmak için en önemlisi bol bol su tüketmek, rezene ve dereotunun da katkısız vardır. Alakalı Diğer Yazılar: Anne Sütünü Arttıran Besinler Aramalar Anne sütü, anne sütü faydası, anne sütü saklama, anne sütü iç, anne sütünün önemi, anne sütü nasıl oluşur, anne sütü nasıl gelir, anne sütü neden kesilir ## Greyfurt Suyu Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/beslenme/greyfurt-suyu-ne-ise-yarar-2080/ Tarih: 2026-02-23 Greyfurt Suyu Neye Yarar ve Neye İyi Gelir? Turunçgiller familyasından olan greyfurt zengin bir lif kaynağıdır. Greyfurt suyu içindeki lifli taneleriyle beraber tüketildiğinde yüksek oranda diyet lifi sağlar. Bu meyve özellikle çözünür lif olarak bilinen pektin bakımından zengindir. Kırmızımsı ve pembe rengteki greyfurtlar önemli oranda A vitamini içeririr. Özellikle kırmızı rengi fazla olan greyfurtlar likopen adlı antioksidanı da önemli oranda içerirler. Greyfurt Suyu Ne İşe Yarar? Metabolizmayı hızlandırıcı etkisi nedeniyle kilo vermeye yardımcı olan greyfurt, insülin direncini kırar, öğünlerden önce yenilecek yarım greyfurt iştah kontrolüne yardımcı olur. Scripps Klinik’den Dr. Ken Fujioka’nın 100 kadın ve erkek üzerinde yürüttüğü 12 haftalık bir çalışma, günde 3 kez olmak üzere her öğünde yarım greyfurt tüketenlerin, normal yeme alışkanlıklarını değiştirmeksizin çalışma sonunda ortalama 3 ila 4 kilo arasında kilo kaybettiklerini göstermiştir. 1 adet greyfurt ortalama 80 mg C vitamini içerir. Greyfurt içeriğindeki C vitamini nedeniyle diş eti kanamalarını azaltır. Enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini destekler. Son yıllarda yapılan araştırmalar greyfurtun lycopene ve liminoids içerdiğini ve bu maddelerin bazı kanser türlerine karşı koruyucu etkide olduğunu göstermiştir. Bunların başında prostat kanseri gelir. Ayrıca içerdiği naringin ve naringenin gibi flavonoitlerin de ağız kanserini oluşumunu belirgin olarak azalttığı tespit edilmiştir. Greyfurt Suyu ve İlaç Kullanımı Greyfurt, karaciğerdeki sitokrom p450 adlı enzimi baskılar. Bu enzim baskılandığında ilaçlar metabolize edilmediği için vücutta birikerek zehirlenmeye yol açar. Uzmanlar özellikle kolesterol ilaçları, alerji, HIV tedavisi için kullanılan ilaçlar, bazı antidepresan ilaçlar ve antihipertansifleri kullananların dikkatli olmaları gerektiği yönünüde uyarıyorlar. Bu yüzden greyfurt ile ilaç kullanırken hekim tavsiyesi dışına çıkılmamalı ve ilacın prospektüsü dikkatli bir şekilde okunmalıdır. ## Selülit Bitkisel Çözüm URL: https://trendhayat.com/guzellik/selulit/selulit-bitkisel-cozum-33 Tarih: 2026-02-22 Selülit için ne yapmalı? Bazı yiyecekler selülitin oluşmasını engelleyebilir. Selülite bitkisel çözümler arasında yer aldığı belirtilen biberiye ve ananas gibi yiyecekler bu konuda yardımcı olabilir. Taze ananastaki bromelin enzimi yalnızca protein sindirimine yardımcı olmaz aynı zamanda da, şişkinliğin ve ödemin atılmasına da katkıda bulunarak selülitin meydana gelmesini önlemeye yardımcı olur. Kan dolaşımını hızlandırıcı özelliğiyle biberiye de selülitin oluşmasına karşı engelleyicidir. 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış biberiye 1 bardak kaynar suyla 10 dakika demlenerek günde 2-3 bardak içilebilir. Vücuttaki fazla suyun atılması için maydanoz, beyaz ve kırmızı turp, kereviz, çilek tüketilmeli. Kayısı, muz, kivi, böğürtlen gibi potasyum bakımından zengin olan meyveler yenilmeli. Çilek, bacakları selülitten korumada etkilidir. A, C, E vitaminleri bakımından zengin bir beslenme proğramı uygulanmalı tuz, şeker, sigara ve alkolden uzak durulmalı. Posadan zengin yiyecekler yenerek bağırsakların düzenli çalışması ve toksik maddelerin vücuttan atılması sağlanmalı. Selülit İçin Yağlar : Bitkisel yağ özleri, cilt tarafından kolayca emilir ve deriye nüfuz ederler. Selülit için hazırlanmış olan karışımlar, kan dolaşımını hızlandırır, yağların parçalanmasına yardım ederler. Parçalanan yağlar, idrarla vücuttan atılır. Selülit Kremleri : Yeşil çay ve nar özütleri, kafein, alfa lipoik asit, peptidler, evening primrose oil, magnezyum, çinko içeren kremlerin tercih edilmesi tavsiye edilmektedir. kategori Selülit Permalink ## Lazer Epilasyon Antalya URL: https://trendhayat.com/guzellik/lazer-epilasyon-antalya-375 Tarih: 2026-02-20 Lazerli Epilasyon Merkezleri: Lazer Epilasyon (IPL)IPL sisteminde ışık enerjisi, kıl kökünde ısı enerjisine dönüşür ve kökün tahrip edilmesi hedeflenir. Tüyler koyu renkli ve kalın ise, Ten rengi açık renk ise, Anajen evrede ve cilt yüzeyine yakın ise, Kılda kalıcı hasar yaratacak yeterli enerji kıl gövdesine uygulandı ise en iyi sonucu almak mümkündür. Kişisel vücut yapısı, hormon seviyeleri, kıl yapısı ve cilt tipi farklı olduğundan kesin seans sayısı, tedavi tamamlandıktan sonra kalacak kılların yoğunluğu yada elde edilen sonucun ne kadar süreceğini belirlemek mümkün değildir. Sonuçlar herkes için kişiseldir ve beklentiler buna göre planlanmalıdır. Lazer Epilasyon Antalya için iletişim; Pandora Estetik - Güzellik ve Saç Ekim Merkezi www.pandoraestetik.com Adres Arapsuyu Mahallesi Atatürk Bulvarı No:65/3 Antalya - TÜRKİYE Telefon 0242 - 2292829 Faks 0242 - 2292930 E-Posta info@pandoraestetik.com kategori Güzellik Tags: antalya lazer epilasyon merkezleri, lazerle epilasyon antalya Permalink ## Ağız ve Diş Bakımını İçin Neler Yapılmalı URL: https://trendhayat.com/agiz-ve-dis-bakimini-icin-neler-yapilmali/ Tarih: 2026-02-20 Ağız ve Diş Bakımını Önemi Diş sağlığımız yediden yetmişe her yaştan kişinin dikkat etmesi, titizlik ve özen gösterilmesi gereken bir konudur. Diş sağlığımız gerekli bakım yapılmadığında, yanlış beslenme, sigara ve tütün kullanılması diş sağlığımızı etkileyerek hayat kalitesini düşürmektedir. Sağlıksız dişler sadece ağız sağlığımızı değil bütün organlarımızı olumsuz etkilemektedir. Diş ve diş etlerinde oluşan sağlık sorunları sonucunda enfeksiyonlar oluşmakta olup, bu enfeksiyonlar böbrek, kalp ve damarlarımıza zarar sağlamaktadır. Diş ve ağız bakımını küçük yaşta çocuklarımızı alışkanlık haline getirmeliyiz. Günde en az 2 (iki) defa dişlerimizi fırçalamalıyız. Eğer günde en az 2 (iki) defa fırçalanmazsa ağzımızda oluşan besin atıkları dişlerinizin üstüne yerleşir. 12 saat sonra dişlerimize yerleşen atıklar plak haline dönüşür. 24 saat sonra bu plaklar temizlenmeyecek düzeye gelir maalesef, oluşan plaklar mikroorganizmalara besi halinizi gelip, çoğalmasını sağlar ve çoğalan mikroorganizmalar ise diş minesine zarar verir. Zarar gören diş mineleri geri dönüşü olmayan diş sorunları oluşturur. Diş kayıplarının oluşmaması için Ağız ve Diş Bakımı İçin Neler Yapılmalı bunları bilmek çok önemlidir. Sağlıklı Ağız ve Diş Bakımı İçin Neler Yapılmalı Dişlerimizi en az 2 defa mutlaka fırçalamayı alışkanlık haline getirmeniz gerekir. Yatmadan önce ve sabah kahvaltıdan sonra mutlaka fırçalanmalıdır. Her yemekten sonra fırçalama imkanınız olmazsa ağzımızı su ile çalkalanmalıdır. Fındık, ceviz gibi besinler kesinlikle dişinizle kırmaya çalışmayın. Diş bakımında kullanacağınız fırçanızın yapısı ve temizlik ürünlerine mutlaka dikkat etmemiz gerekir. Fırçayla dilinizin üstünü de temizlemelisiniz. Diş ipi kullanın. Dişin fırçalanma şekli, süresi ve fırçanın yapısı çok önemli olup buna dikkat etmek gerek. Fırçanızın yapısı ne sert ve yumuşak olmalıdır. Yumuşak fırça dişlerinizin iyi şekilde temizlemez, sert fırça ise dişlerinize zarar verir. Yılda en az bir kere diş hekimine muayene olmalısınız. Diş sağlığımız için yediklerimiz ve içtiklerimiz hafif alınmayacak kadar çok önemlidir. Tatlı yiyecekler dişler için o kadar o kadar tatlı sonuçlar ortaya çıkarmıyor. Şekerli yiyecekler yedikten bir saat sonra asit oluşturur bu nedenle çürük oluşumunu davetiye çıkarır. Kola ve benzeri asitli yiyecek kesinlikle tüketilmemeli dişlerimize çok fazla zarar görmesini sağlar. Kalsiyum içerikli yiyecekler daha fazla tercih edilmelidir. Sigara ve alkol kullanımı ağız ve diş bakımı çok olumsuz etkilemektedir. Dişlerinizin renklerinin değişmesine, ağız kokusu, diş eti hastalarına ve kansere yakalanma riski artmaktadır. Sağlıklı dişlerinizle olsun bol bol gülümseyin. ## Küf Nasıl Temizlenir URL: https://trendhayat.com/kuf-nasil-temizlenir/ Tarih: 2026-02-19 Küften Kurtulun Evinizde küf var ne yapacağınızı nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız bu yazımız size kesinlikle fayda sağlayacaktır. İşe ilk önce Küf Neden Oluşur? Küf Oluşmaması için Neler Yapılmalı, Küf Nasıl Temizlenmeli gibi soruların yanıtını bulmalısınız. Ofisinizde, yazlığınız da en kötüsü de sürekli ailenizle yaşadığınız evinizde küf olması, kötü görüntüye her ne kadar dekorlarla saklamaya çalışsak da, maalesef küf nedeniyle oluşan kötü kokuyu saklayamıyoruz. En kötüsüne de sağlıksız bir ortam oluşur ve solunum yolları hastalıkları gibi sağlık problemleri yaşayabilirsiniz. Hele evde çocuğunuz varsa bunun için hemen önlem almalısınız. Gelin birlikte Küf Nasıl Temizlenir yazımıza geçelim. Neden Küf Oluşur? Binanızın tesisat sızıntısı problemi yada yalıtım eksikliği olabilir. Yalıtım eksikliği en büyük sorunlarından biridir. Ortam oluşan sıcak hava dışarıdan gelen soğuk hava ile çarpışınca terleme yapar bunun sonucunda bulunduğumuz ortamda küflenme oluşur. En çok bu sorun kuzey yönlü cephelerde yaşar. Birde alt katlar zeminden soğuk alır ve üst katlarda ise çatıdan soğuk alır. Bu katlarda ortam ısısı soğuk havayla çarpışınca küflenme oluşur. Ara katlarda genelde bu problem oluşmaz. İyi bir yalıtım bu sorunu çözer. Küflenme ne zaman olduğuna dikkat edin örneğin yağmurlu havalarda küflenme oluşuyorsa binanızın sıvasında çatlak olması muhtemel bir bunu sorundur. Bunun için gerekli önlemleri alın. Küf Nasıl Temizlenir? Küfleri temizlerken kendinizi korumaya alın. Elinizde mutlaka eldiven, ağzınızda maske ve gözünüzde gözlük olsun. Kuru bir bezle küflenmiş yerleri güzelce silin. Küflü alanı duvar zımparası ile kazıyın. Daha sonra bu bölgeyi çamaşır suyu veya leke çıkarıcı temizlik maddesini bez dökün veya bir şişe yardımıyla püskürtüp 10-15 dakika bekletin. 10-15 dakika beklettikten sonra kuru ve temiz bez yardımıyla kurulayın. Çamaşır suyu küflenmenin tekrarlamasını önleme çalışır. İsterseniz bu uygulamayı doğal yollarla çözmek isterseniz imdadınıza sirke yetişir. Genelde benimde her şeyde kullandığım sirke içerdiği antiseptik özelliğiyle bize çözüm sağlayacaktır. Özellikle küflenme mutfağınızda oluşmuş ise mutlaka sirke kullanın. Küften Nasıl Kurtulunur? Küf olan ortamı mutlaka düzenli bir şekilde kış aylarında bile en az 2 kez 10-15 dakika havalandırılmalı. Küfün nedeni bulunmalı ne önlem alınmalı. Küf bölge sık sık temizlenmeli. Ev, ofis gibi ortamda yetiştirdiğiniz çiçek ve bitki türleri nem oluşturacağından cama yakın yerlerde dekor edilmeli. Penceresiz bir ortam varsa hava geçişi sağlayacak sistem sağlanmalı. Küfü önleyecek nem alıcı cihazlar kullanılmalı. Birde evinizi ısı ve nem geçirmeyen kaliteli boya ile boyanmalı. ## Koah Nedir? Belirtileri Nedenleri ve Koah Tedavisi URL: https://trendhayat.com/koah-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-koah-tedavisi/ Tarih: 2026-02-19 Koah Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nedenleri, Koah Vücutta Ne Gibi Etkilere Yol Açar Koah Tedavisi ve Kullanılan İlaçlar Koah Nedir? Kronik Obstrüktif Akciğer hastalığının kısaltması olan KOAH son derece önemli bir sağlık sorunudur. Toplumda kronik bronşit olarak da bilinmektedir. 2 yıllık bir süreç boyunca birbirlerini izleyen öksürük ve balgam çıkarma sorunu ile kendini göstermektedir. Akciğerlere giden hava yollarının daralması ile birlikte nefes alıp vermede kısıtlılık olarak nitelendirilir. Dünya sağlık örgütü ve uzmanlara göre dünyada en fazla ölüme neden olan hastalıklardan biri olarak gösterilir. Koah Belirtileri Nelerdir? Uzmanlar KOAH belirtilerinde birkaç küçük detaya dikkat etmeniz gerektiğini belirtirler. Her insanda farklı belirtiler göstereceğini unutmamak gerekmektedir. İnsandan insana farklılık gösteren hastalığın belirtileri arasında en önemli sorunlardan biri nefes darlığıdır. Bu nefes darlığına öksürük ve balgam çıkarmada eşlik edebilmektedir. Hırıltılı solunum, kesik kesik solunum ve morarma belirtileri de varsa eğer mutlaka bir uzmana görünmenizde fayda vardır. Koah Nedenleri Öncelikli olarak KOAH hastalığından korunma gibi bir durumun olmadığını söylemek gerekir. KOAH hastalığının bir numaralı dostu sigaradır. KOAH olmak istemiyorsanız eğer öncelikli olarak sigara alışkanlığınız varsa buna bir son vermeniz gerekmektedir. KOAH hastalığının bir diğer nedeni de mesleki hastalıklardır. Meslekten kaynaklanan gazlar ve mikro parçacıkların solunması ile birlikte KOAH meydana gelebilmektedir. Hava kirliliği günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Bu hava kirliliği KOAH hastalığına neden olabilmektedir. Koah Vücutta Ne Gibi Etkilere Yol Açar KOAH hastası iseniz eğer öncelikle akciğer hava yollarınız daralır ve akciğerinize yeterince oksijen gidemez hale gelir. Bunun sonucunda hava yolu duvarlarında bir sertleşme ve kalınlaşma meydana gelir. Kaslarınız kasılır ve tıkanıklıklar meydana gelerek nefes almanız oldukça güç hale gelir. Hava tıkanıklığı nedeni ile insanlar göğüslerinde sürekli bir sıkışıklık hali hissederler. Koah Tedavisi KOAH tedavisi olan ancak tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık değildir. Tedavi hastalık içerisinde oluşan semptomları hafifletebilir ve hastalığın daha ileriye gitmesini engelleyebilir. Tedavinin en önemli aşaması sigara alışkanlığının bırakılmasıdır. Tedavide ki ilk önemli yol budur. Yaşadığınız ortamda ki kötü hava koşullarının iyileştirilmesi ile birlikte sorun düzeltilmeye çalışılır. Mesleki kimyasal ve tozlardan uzak durulması gerekmektedir. Koah Tedavisinde Kullanılan İlaçlar KOAH hastalığında birçok faydalı ilaçlar kullanılmaktadır. Bu konuda hekiminiz size en uygun ilacı seçerek tedavinize başlayacaktır. Her zaman kullanılması gereken ilaçların yanı sıra gerektiğinde kullanılacak ilaçlar da bulunmaktadır. Solunum yolu enfeksiyonlarının öncelik olarak önüne geçilmesi açısından Antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Antibiyotikler KOAH belirtilerinin şiddetlenmemesi açısından önemli bir yer tutmaktadır. Bunun yanında oksijen tedavisi ile kanda düşen oksijen seviyesi normal hale getirilir. KOAH tedavisinde nefes açıcı ilaçlar önemli bir yer tutmaktadır. Nefes yolu ve ağız yolu ile kullanılabilen ilaçlar mevcuttur. Az öncede belirttiğimiz gibi oksijen tedavisi nefes yolu ile uygulanırken diğer nefes açıcı ilaçlar ağızdan alınarak KOAH tedavi edilmek istenir. Bu ilaçlar solunum yolunda yaşanan sorunları ortadan kaldırmaya yönelik ilaçlardır ve kişinin rahat nefes almasına yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda solunum yollarında ortaya çıkan mikrobik iltihapların da büyümesini engelleyerek ortadan kaldırılmasını sağlar. Bu ilaçların kısa sürede etkisini görebilmek için doğru, zamanında ve düzenli kullanılması gerekmektedir. ## Kelebekler Vadisi Fethiye Nerede Kamp ve Gezi Rehberi URL: https://trendhayat.com/kelebekler-vadisi-fethiye-nerede-kamp-ve-gezi-rehberi/ Tarih: 2026-02-19 Fethiye’nin Gölgesinde Kelebekler Vadisi Ege’nin ünlü olmayan bir köşesi var mı bilinmez. Koyları, plajları, köyleri, sahili ile tatilcilerin ilgisini hayli çekmektedir. Tatil hakkını bu bölgede kullanmak isteyenler için Kelebekler Vadisi hakkında nacizane bilgiler paylaşmak istedik. İsmi nedeni ile rengarenk kelebekler ve masmavi bir denizi çağrıştırmaktadır. Peki, gerçekten de böyle bir yer mi? Onca yolu gitmeye değer mi? Bir yılın yorgunluğunu atmak için tek fırsatınız yaz tatili ise bunu pişmanlıkla sonuçlandırmak istemezsiniz. Bu yüzden gideceğiniz yerin her şeyini bilmekte fayda var. Bu yazımızda sizlere yardımcı olmayı amaçlamaktayız. Umarız karar vermenizde bir nebze de olsa katkımız olur. Vadiyi detaylı şekilde öğrenmeye hazırsanız buyurun yazımızı okumaya. Nerede Bu Kelebekler Vadisi Vadi Muğla ilinin, Fethiye ilçesine bağlı Faralya mahallesinde bulunmaktadır. Bu mahallenin yeni ismi Yurtalan’ dır. Faralya isminin kökeni çok eskiye dayanmaktadır. Yerleşim yeri olarak muazzam bir konuma sahiptir. Vadi, bu mahallenin 350 metre kadar aşağısında yer almaktadır. Kelebekler Vadisi yakınlarında Ölüdeniz ve Kabak Koyu gibi yerler bulunuyor. Vadiye Ulaşım Nasıl Sağlanıyor? Vadi, güzel olduğu kadar zorlu bir konuma da sahiptir. Ancak bu güzelliğe ulaşmanın birden fazla yolu var. Dilerseniz denizden dilerseniz de karadan ulaşmanız mümkündür. Deniz ulaşımı; Deniz yolu ile gitmeyi düşünenler için Ölüdeniz üzerinden kalkan tekneler bulunmaktadır. Sabah belirli saatlerde uygun bir ücretle vadiye yolculuk edebilirsiniz. Planınız doğrultusunda akşama kadar orada zaman geçirebilirsiniz. Hemen dönmek istemiyorum. Biraz tadını çıkaracağım derseniz, tekneden inmeden görevli ile konuşup dönüş için yerinizi ayırtabilirsiniz. Kara ulaşımı; Fethiye otogarından Faralya minibüslerine binerek yola devam edebilirsiniz. Her saat başı minibüs bulabilirsiniz. Ancak burada şunu belirtmekte fayda var. Faralya’dan Kelebekler Vadisi’ne gitmek için zorlu bir yamaç yolu var. Yükseklik korkunuz varsa yahut adrenalin istemem diyorsanız biraz daha düşünmenizde fayda var. Kelebekler Vadisi’nde Konaklama Vadiye gittiniz ve hemen dönmek istemediniz. Nerede kalabilirim? Diye düşündünüz. İlk olarak kamp kurmanızı öneririz. Yanınızda çadırınız, gerekli malzemeleriniz yoksa bile oradan kiralayabileceğiniz yerler mevcuttur. Özel bir alanda kamp sakinleri için ayrılan yerler bulunmaktadır. Günlük cüzi bir ücret karşılığı dilediğiniz kadar alabilirsiniz. İkinci seçenek ise Faralya’ya çıkıp konaklamak. Faralya mahallesi, kendine has dokusu ve insanları ile çok sıcak bir ortam sunmaktadır. Kiralık odalar, müstakil kiralık evler, bungalovlar, taş evler seçenekleriniz bulunmaktadır. Ayrıca Faralya’da yoga severler için harika olanaklar mevcut. Toplu ya da bireysel yoga dersleri alabilir, aktivitelere katılabilirsiniz. Eşsiz manzarası ve havası yoga tutkunları için bulunmaz bir fırsattır. Yeme İçme Olanakları Vadide, işletmeler, lokantalar vs. beklemeyiniz. Zira, kısmi de olsa sit alanı olduğu için yapılara izin verilmemektedir. Ancak Faralya için seçenekler sunulabilir. Yerli halk, evlerinde yaptıkları yemekleri turistlere ikram ediyor. Elbette ücret karşılığında diye eklemeliyiz. Kendi yemeğimi kendim yaparım diyorsanız, bu da mümkün. Bahçelerde yetiştirilen doğal sebzeleri satın alabilirsiniz. Konakladığınız evde bunları pişirebilirsiniz. Dışarıya kurulmuş olan masalarda enfes manzara eşliğinde yemeğinizin tadını çıkarabilirsiniz. Kelebeklerin Arasında İsmini duyunca kelebeklerin arasında kaybolduğunuzu hayal edebilirsiniz. Ancak gerçekte pek de öyle değil. Seksenden fazla kelebek türünün yaşadığı bilinen vadide kelebekler ortalıkta fazla görünmüyor. Denizin ve insanların olduğu yerlerde olmak kelebeklere cazip gelmiyor. Daha çok vadinin iç kısımlarında saklanmayı tercih ediyorlar. Vadinin iç kısımlarına doğru ilerledikçe ‘sessiz olunuz’ yazılarını sıkça görebilirsiniz. Bu da onları görebilmeniz için bir uyarı niteliği taşımaktadır. Denizi Hakkında Birkaç Not Ege’nin denizi olur da güzel olmaz mı, diyenlerdenseniz haklısınız. Kelebekler Vadisi de bu konuda nasibini alan yerlerdendir. Masmavi rengi ile kendine hayran bırakan bir güzelliğe sahip denilebilir. Çok derin olmaması artı kazandırmaktadır. Suda epey ilerleyebiliyorsunuz. Kıyısında kumlar olduğunu düşünüyorsanız yanıldığınızı söyleyebiliriz. Yalınayak suda gezmeye pek elverişli değil. Bir de Faralya’da yapılan arıcılıktan dolayı arıların ölmüş olanlarına rastlamak mümkün. Denizin yüzeyinde zaman zaman ölü arılar olabiliyor. Ancak denizin dalgaları kısa sürede onları alıp götürüyor. Yüzmek için öğlenden önceyi tercih etmenizi öneririz. Saat on ikiden sonra yanaşan teknelerden dolayı keyfiniz kaçabilir. Hatırlatmakta fayda var. Güneşiniz bol, tatiliniz uzun olsun dileklerimizle… ## Böbrek Taşına İyi Gelen Besinler URL: https://trendhayat.com/beslenme/bobrek-tasina-iyi-gelen-besinler-2212/ Tarih: 2026-02-19 Böbrek Taşına İyi Gelen Besinler Böbrek kanalları içerisinde meydana gelen mineral içerikli sert kitleler böbrek taşı olarak bilinir. En fazla görülen böbrek taşı türü kalsiyum oksalat taşlarıdır. Böbrek taşlarının en tipik belirtisi ağrıdır fakat bazen böbrek fonksiyonunu bozuncaya ya da kalıcı hasarlar oluşturuncaya dek belirti oluşturmadan sessizce büyüyebilir. Büyük bir çözelti olarak bilinen idrar yaklaşık 50 maddenin çözülerek vücuttan atılmasını sağlar. Yeteri kadar su içildiğinde idrarın (çözeltinin) miktarı artar ve daha fazla oranda madde çözülür. Böylelikle böbreklerde kristalleşme azalır, mevcut olan küçük kristaller de atılır. Az su içildiğinde ise çözelti miktarı azalır ve taş oluşumuna sebep olan kalsiyum, oksalat ve benzeri maddeler kristalleşmeye başlar ve bunlar zaman içinde taşa dönüşür. Kalsiyum oksalat taşı böbreğin sitrat salgılayamaması sebebiyle oluşur. Sitrat da doğal olarak en iyi limon tüketilerek sağlanabilir. Limonata ve greyfurt suyunun sitrat oranını artırarak koruyucu bir rol oynadığı gösterilmiştir. Taş oluşumunu etkileyen oksalattan zengin yağlı tohumlardan fındık, badem, yer fıstığı gibi besinlerin azaltılması, kakao ve kakaolu içecekler ile kolanın az tüketimi önemlidir. Yaz mevsiminde terlemeye bağlı olarak sıvı gereksinimi artacağı için günlük su tüketiminin en az 2-2, 5 litre olması ve alınan tuz miktarının kısıtlanması böbrek taşlarından korunmada dikkat edilmesi gereken önemli faktörler arasındadır. Filed Under: Beslenme ## Ananasın Faydaları URL: https://trendhayat.com/beslenme/ananasin-faydalari-366 Tarih: 2026-02-17 Anavatanı Orta ve Güney Amerika olan ananasın ismi Orta Amerika yerlileri tarafından, parfüm manasına gelen "nanaödan" gelmektedir. Tropik bölgelerde yetişen ananas meyvesi antiseptik ve iltihap kurutucu etkinliğe sahiptir. Ananasta bulunan bromelin enziminin kas ağrılarını giderici özelliği olduğu belirtilmektedir. Atletizm sporcularının kaslarında meydana gelen ağrı ve iltihaplanmalarda ananasın yararlı olduğu yapılan araştırmalarla görülmüştür. Ananasın sindirimi kolaylaştırıcı etkisi bulunur. Bromelin enzimi etten alınan proteinlerin vücutta kullanılabilir hale gelmesini sağlar. Avustralyalı bilim adamları tarafından yapılan araştırma bromelain enziminin kansere yönelik etkili olduğunu göstermiştir. Enzimin içindeki `CCZ` ve `CCS` isimli moleküllerin kansere karşı savaştığı belirtilmiştir. Bromelin enzimi protein ayrıştırıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı bir enzimdir. Şişkinliğin ve ödemin atılmasında etkili olması ananas yararları arasındadır. Ananas selülit oluşumunu önleyici etki gösterir. Mide yanmasına karşı etkisi bir diğer ananas faydası olarak belirtilebilir. A, B, C ve E vitaminleri ve kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor ve potasyum mineralleri içerir. Bromelin enzimi İlk defa 1957'de tanımlanmış ve birçok araştırmaya konu olmuştur. Ananas kalorisi: 100 gram ananas yaklaşık 50 kaloridir. Ananas nasıl yenir? Ananasın üst yapraklı bölümünü bıçakla kestikten sonra boylamasına 4 parçaya ayırıp kavun keser gibi kabuğundan meyvesini ayırarak dilimleyin. Meyve olarak yenmesinin yanısıra meyve suyu ve salata ve yoğurtla karıştırılarak da yenilmektedir. Bromelain enzimi hap biçiminde de eczanelerde satılmaktadır. kategori Beslenme Tags: ananas soyma, www ananas Permalink ## Semizotunun Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/semizotunun-faydalari-2014/ Tarih: 2026-02-16 Semizotunun Faydaları Nelerdir? Semizotu, omega-3 yağ asidi, diyet lifi, vitaminler, ve mineraller bakımından oldukça zengin yeşil yapraklı bir sebzedir. Semizotunda bulunan, görme fonksiyonunda etkili A vitamini önemli bir antioksidan ve sağlıklı mukus zarının için de gereklidir. Semizotunun Faydaları Semizotunda bulunan Omega-3, kardiovasküler hastalık riskini azaltır. Omega-3 yağ yüksek oranda aldındığında kanda bulunan yağ olarak tanınan tirigliserit seviyesini azaltıcı etki gösterir. Araştırmalara göre Omega-3, ayrıca çocuklarda beyin gelişimi ve dikkat ve konsantrasyonda etkili olmaktadır. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, balık ve semizotu gibi omega 3 bakımından zengin besinleri tüketmek Alzheimer hastalığı ve bunama riskini azaltabilir. Araştırma omega 3 yönünden zengin besinlerin, kandaki Alzhmeimer hastalığı ve hafıza sorunlarıyla ilişkili beta amiloid adlı protein seviyelerinin azalmasıyla ilişkili olduğunu göstermiştir. Araştırmacılar günlük ortalama 1 gr omega 3 tüketiminin kandaki beta amiloid mşktarında %20 ila %30 oranında azalmaya neden olduğunu tespit etti. Ulusal Yaşlanma Enstitüsü’nün desteğiyle yaşı 65′in üstündeki, bunama sorunu bulunmayan 1219 kişi üzerinde gerçekleitirilen araştırma Neuorology adlı tıp dergisinin internet sayısında yayınlandı. Semizotu Nasıl Seçilir? Semizotunu alırken özellikle yapraklarının koyu yeşil ve diriliğini kaybetmemiş olmasına dikkat edilmeli, toprağa yakın olarak yetiştiği için çok iyi yıkanmalı ve bıçak kullanmadan parçalanmalıdır. Semizotu Nasıl Tüketilmeli? Semizotunu pişirmeden çiğ veya salata olarak tüketmek en sağlıklısıdır. Fazla suda, uzun süre pişerse besin değerinde kayıplar oluşur. Filed Under: Sağlık ## Kıbrıs Tatlısı Tarifi, Kıbrıs Tatlısı Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/kibris-tatlisi-tarifi-kibris-tatlisi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-02-15 Kıbrıs Tatlısı Tarifi, Kıbrıs Tatlısı Nasıl Yapılır?Kıbrıs Tatlısının Püf Noktaları Nelerdir? Kıbrıs Tatlısı Kaç Kaloridir? bu tatlı hakkında aradığınız bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Kıbrıs tatlısını denemediyseniz eğer farklı bir tatlı tarifi arıyorsanız Kıbrıs tatlısını denemenizi tavsiye ederiz. Misafirlerinize sevdiklerinize çay ve kahvenin yanında size iyi bir şekilde eşlik edecek ve damağınızı şenlendirecek olan bu tatlının tarifine geçelim. Kıbrıs Tatlısı Tarifi İçin Malzemeler Keki İçin 3 yumurta Yarım su bardağı şeker Yarım su bardağı sıvı yağ 1 paket kabartma tozu 1 su bardağı galeta unu 1 su bardağı hindistan cevizi 1 su bardağı kırılmış ayıklanmış ceviz Kreması için 1 litre süt Yarım su bardağı şeker 1 su bardağı nişasta 1 paket vanilya 1 paket sade krem şanti Şerbeti İçin 2 su bardağı su 1,5 su bardağı şeker Kıbrıs Tatlısı Tarifi ve Yapılışı Şerbet isteyen tatlıların ortak özelliği, tatlının ilk hazırlanan unsurudur. Şerbet için, tencereye 2 su bardağı suyu koyalım, üzerine 1,5 su bardağı şeker koyup, kaynatalım. Şerbetimiz kaynadıktan sonra altını kısalım. 10 dakika daha kısık ateşte kaynatalım. Soğumaya bırakalım. Keki için, orta genişlikte bir kap alalım, 3 yumurtayı kırın üzerine yarım su bardağı şeker ekleyin ve güzelce 3-4 dakika boyunca çırpın. Daha sonra yarım su bardağı sıvı yağ, 1 paket kabartma tozu, 1 su bardağı galeta unu, 1 su bardağı hindistan cevizi ve 1 su bardağı kırılmış ayıklanmış ceviz karışıma ekleyin iyice karıştırın. Hazırladığımız keki yağlanmış tepsiye veya büyük boy borcama eşit bir şekilde yayın. Önceden ısıtılmış fırında 160 derecede, 30 dakika pişirin. Keki kürdan yardımıyla pişip pişmediğini kontrol edin. Fırından çıkan kekin üzerine soğuk şerbeti eşit miktarda gezdirelim ve soğuması için bekletelim. Kreması için ise, bir tencereye 1 litre süt, yarım su bardağı şeker,1 su bardağı nişasta ekleyin ve kaynatın. Kaynamaya başlayınca 1 paket vanilya ekleyin çırpın.Topaklanmaması için sürekli karıştıralım. Kreması için son olarak da toz 1 paket sade krem şanti karışıma ekleyelim ve blendırla 5 dakika boyunca çırpalım. Soğuma bıraktığımız şerbetli kekin üzerine hazırlanan kremayı eşit ölçülerde dökelim ve üzerine hindistan cevizi bolca serpiştirelim ve buzdolabında en az 3-4 saat bekletelim. Zamanınız varsa eğer akşamdan yapıp, buzdolabında bekletirseniz daha iyi olacaktır. Afiyet olsun. Kıbrıs Tatlısının Püf Noktaları Nelerdir? Bu tatlı için ilk olarak yapıma şerbetten başlanmalı şerbetimiz soğuk kekimiz sıcak olmalıdır. Tatlımızı yapacağımız malzemeler oda sıcaklığında olması dikkat edin. Oda sıcaklığında olması daha iyi özdeşmesi sağlayacaktır. Tatlının muhallebisini hazırlarken topaklanmaması için sürekli karıştırılmalıdır. Tatlıyı 1 gece önce buzdolabında dinlendirmeniz lezzeti daha iyi olacaktır. Kıbrıs Tatlısı Kaç Kaloridir? Orta boy ölçülerde bir dilim Kıbrıs tatlısı 200 kcal’dir. Haşhaşlı Revani Tatlısı ## Adaçayının Faydaları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/adacayinin-faydalari-1145 Tarih: 2026-02-15 Adaçayının Faydaları Nelerdir? Adaçayının Faydaları ve Adaçayı Zararları. Ballıbabagiller familyasındandır. Mor renkli çiçekleri, hafif tüylü parıltılı yaprakları ve güzel bir kokusu vardır. Adı latincede tedavi anlamına gelen salvare sözcüğünden gelir. 16.yy'da salerne okulu hekimleri şöyle diyorlardı: "bahçesinde adaçayı yetişen adam neden ölsün?" Anadoluda 80 kadar değişik türü bulunur, ama içerdikleri yağ oranının düşüklüğü nedeniyle pek etkili değillerdir. Kullanılan kısmı yaprak, sap ve çiçeklerdir. Bileşiminde tanen, uçucu yağlar, acı maddeler bulunur. Adaçayının Yararları Başlıca özelliği uyarıcı oluşudur. Hastalık sonrası görülen genel güçsüzlük hallerinde kullanılabilir. Güçlü bir tonik (dinçlik verici) etkiye sahiptir. Aşırı terlemeyi önler. Ateş düşürücüdür. Mide ve bağırsakları rahatlatır. İshalde yardımcıdır. Dişeti, ağıziçi, bademcik iltihablarında iyi sonuçlar verir. Dıştan kullanımlarda güçlü bir antiseptiktir. Saç dökülmesini yavaşlatır ve saçlı deriyi temizler. Ağrılı ve güç reğllerde, menapoz rahatsızlıklarında, sürmenaj geçirenlere ve sinirsel gerginlik içinde bulunanlara yardımcı olma özelliği adaçayı yararları arasındadır. Adaçayının Zararları Varmıdır? Bazı bünyelerde kan basıncını yükseltici etkiye sahip olduğu için dikkatli kullanılması gerekir. Aşırı ve uzun süre kullanılmamalı. Emziren kadınlar içmemeli, anne sütünü azaltabilir. Adaçayı Nasıl Yapılır ve Adaçayı Kullanımı Çay 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, 1 bardak kaynar suyla haşlanır.5 dakika demlenir ve süzülür. Günde 3 bardaktan fazla içilmemelidir. Gargara Boğaz ve ağıziçi iltihablanmasında günde bir kaç kez adaçayı ile gargara yapılır. Pansuman Hasta olan yerlere çaya batırılmış bez ile günde bir defa pansuman yapılır. Hastalık mikrobik ise her pansumanda yeniden temiz bir bez almak gerekir. Likör Bir avuç adaçayı yarım litre alkollü bir içkiye konularak bir hafta bekletilir.Günde 1 kahve kaşığı içilir. Ayrıca ağrılı yerlere friksiyon yapılarak da kullanılabilir. Banyo 100 gr adaçayı 1 litre suda kaynatılır ve banyo suyuna katılır. kategori Beslenme Permalink Comment ## Yıllanmış Sarımsak Ekstraktı Nasıl Hazırlanır? URL: https://trendhayat.com/beslenme/yillanmis-sarimsak-ekstrakti-2188/ Tarih: 2026-02-14 Yıllanmış sarımsak ekstraktının (AGE) karaciğeri koruyucu, bağışıklık sistemini güçlendirici, kanseri önleyici etkiye sahip olduğu belirtiliyor. Sarımsak çiğ yendiğinde kokusunun yanı sıra olumsuz etkileri olabilmektedir. Sarımsak özel olarak hazırlanan bir yöntemle en az 6 ay bekletildiğinde, istenmeyen bileşikler yok olmakta, ingilizce adıyla Aged Garlic Extract (AGE) denilen kokusuz sarımsak ekstraktı meydana gelmektedir. Sarımsağın birçok yan etkisi, fazla miktardaki yağda erir organosülfur içeriğinden kaynaklanır. Çiğ olarak yenilen sarımsaktaki ‘Allicin’ adlı madde, karaciğer, mide, bağırsak sistemini tahriş edip, erkeklerde sperm hareketlerini yavaşlatabilmektedir. Ancak dövülmüş sarımsak suda en az 6 ay kadar bekletildiğinde önemli bileşiği ”S-Alilsistein (SAC)” açığa çıkmaktadır. Bu madde karaciğeri koruyucu, bağışıklığı güçlendirici ve kanseri önleyici etkiye sahiptir. Yağda eriyen sarımsak içeriği (Allicin) lipit azaltıcı özelliğinin yanı sıra karaciğer hücrelerine karşı toksik etki yapabilmekte ve laktat dehidrogenaz enzimini artırabilmektedir. Oysa suda erir sarımsak içeriği (S-Alilsistein) sitotoksik olmadan tüm olumlu etkileri sağlamaktadır. Yıllanmış Sarımsak Ekstraktı Nasıl Hazırlanır? 1 kilo sarımsak soyulup, iyice ezilir. Bir kavanozun içine konan ezilmiş sarımsakların içine 1 litre su, 5 tane de limon sıkılarak karıştırılır, bu karışımın içine 1 litre de sirke eklenir. Bunlar karıştırıldıktan sonra kavanozun kapağı iyice sıkılıp, karanlık ve serin bir yerde 6 ile 10 ay arasında bekletilir. Daha sonra günde bir tatlı kaşığı tüketilir. ## Sapanca Spa URL: https://trendhayat.com/saglik/sapanca-spa-750/ Tarih: 2026-02-13 RICHMOND NUA WELLNESS - Sapanca Hotel Spa : Odaların hepsi göl manzaralı olan Richmond Nua Wellness-SPA Sapanca Gölü’nün kıyısında yer alan 126 odalı butik bir oteldir. VIP Mystique Süiti, buhar banyolu ve Fin hamamlı süit gibi konaklama alternatifleri bulunuyor. Masaj odalarında 40 farklı masaj tekniğinin uygulandığı merkezde sıcak taş uygulaması, şifalı su, çamur ve yosun banyoları, kuru, buharlı ve aromalı saunalar, süt, tuz ve bal maskeleri de var. Uzmanların kişiye göre özel terapi programları belirledikleri Nua Wellness-SPA Merkezi, fitness, farklı konseptlerdeki havuzlar, buhar banyoları ve doğal duşlar, sauna ve buz odaları gibi 5 temel kısımdan oluşuyor. Tatlı ve tuzlu su olmak üzere iki jakuzisi bulunan SPA merkezinin aromaterapi, kromaterapi gibi terapilerin uygulandığı 60 ve 100 derecelik dört saunası bulunuyor. Sauna ve banyo bölümünde Osmanlı Buhar Banyosu, sıcak ve tuzlu su buharında bitki kokulu buhar banyosu yapılabilecek Sole Steam Bath, yüzyıllık ağaçlardan oluşan Loft Sauna, taşla terapi yapılan Laconium ayrıca arkadaş gruplarının beraber kullanabileceği Vip Relax Unit adında özel bir bölümü bulunuyor. richmond nua wellness spa sapanca iletişim; 0 264 582 21 00 kategori Sağlık Tags: nua spa sapanca, richmond spa sapanca, richmond wellness spa Permalink ## Hamilelikte Mide Yanması URL: https://trendhayat.com/hamilelikte-mide-yanmasi/ Tarih: 2026-02-13 gebelikte mide yanmasi nasil gecer, gebelikte mide yanmasi neden olur, hamilelikte mide yanmasi Gebelikte Mide Yanması Genelde hamilelikte mide yanması sık sık rastlanan sorunlardan biridir. Anne adayları Hamilelikte Mide Yanması Neden Olur? Mide Yanması Nasıl Geçer? Mide Yanmasının İçin Neler Yapılmalı? gibi soruları merak ederler. Şunu söylemek gerek ki sık rastlanan bu sorun gebelerin ortak problemidir. Özellikle anne adayları son aylarında bu problem gittikçe artar. Bu durum hamileri büyük oranda rahatsız edecek hal alır. Artık gebe ne yesem mide yanıyor demeye başlar. Bu yazımızda mide yanması neden olur ve mide yanması için neler yapılabilir anlatmaya çalışacağız. Ama ne kadar önerilerde bulunsak ta bazen mide yanması ancak tam anlamıyla doğumdan sonra geçer. O zaman buyrun Hamilelikte Mide Yanması yazımıza geçelim. Mide Yanması Neden Olur? Hamilelikte mide yanması kadınlık hormonlarının değişmesi ve rahim büyümesi sonucunda mideye baskı yapar. Bunun sonunda gebelerde bu sorun ortaya çıkar. Rahim büyüdükçe yani anne adayı son aylarında, bebeği daha fazla kilo aldığından mideye baskıda artar ve gebede mide yanması daha çok hisseder. Birde bu dönemde mide ve yemek borusunun kesiştiği nokta gevşemeye başlar. Gebenin ağzına acı su gelmeye başlar. Hamilede Mide Yanma Şikayeti Ne Zaman Başlar? Hamile 20 haftasına geldiği zaman rahim gittikçe büyümeye başlar. Mide yanmaları da doğru orantılı olarak baş göstermeye başlar. Anne adayları dün geçtikçe ağırlaşması nedeniyle daha kolay yorulacak ve dinlenme ihyacı hissederler. Dinlenmek isteyen anne adayları sırt üstü yatmayı severler. Sırt üstü yatmak mide yanmasını ise mide yanmasını arttırır. Bu nedenle anne adayları gece uykusu zehir olur. Bu nedenle oturur vaziyette durmakta yarar var. Birde yatarken çift yastık kullanın. Hamileyken Mide Yanmaması İçin Tüketilmemesi Gereken Yiyecekler Kızartmalı yiyecekler Acı yiyecekler Baharatlı yiyecekler Domates Portakal Greyfurt Ketçap, Maydanoz Dondurma Çikolata gibi ürünleri maalesef canınız istesene mide yanmasını neden olur. Mide yanmasını azmasını istiyorsanız. Bu yiyeceklerden uzak durun. Hamilelikte Mide Yanması Nasıl Geçer? Hamilelikte Mide Yanması Geçmesi İçin Neler Yapılmalı? Hamilelikte gereğinde fazla kilo aşımı mideye daha fazla baskı yapar. Bu nedenle mide yanması daha şiddetlenir. Aşırı kilo alımından kaçının. Hızlı yemek tüketmekten kesinlikle kaçının ve yiyecekleri kolay sindirmek için mutlaka iyi çiğneyin. Baharatlı, kızarmış ve yağlı yemeklerden uzak durun. Sebzeli yemekler tüketin. Ama sebzeli yemekleriniz iyi pişmelidir. Asitli içeceklerde uzak durmalıyız. Kahve ve çay az tüketmeliyiz. Yemeklerinizi kesinlikle saat 20.00 kadar bitirmiş olun. Dar kıyafetler giymeyin. ## Maydanoz Limon Kürü Fayda ve Zararları URL: https://trendhayat.com/maydanoz-limon-kuru-fayda-ve-zararlari/ Tarih: 2026-02-12 Maydanoz Limon Kürü Nasıl Yapılır Faydaları Nelerdir Maydanoz limon kürü, faydaları ve zararları, mucizesi, maydanoz kürü tarifi, maydanoz kürü zayıflamaya etkisi, bütün arananlar bu yazı altında bulabilirsiniz. 1. Maydanoz Limon Kürü Mucizesi ← Tıkla 2. Maydanoz Limon Kürü Nasıl Yapılır ← Tıkla 3. Maydanoz Limon Kürü Zayıflamaya Etkisi ← Tıkla 4. Maydanoz Limon Kürünün Faydaları ← Tıkla 5. Maydanoz Limon Kürü Zararları ← Tıkla Konu ile ilgili başka bir yazımızı burandan okuyabilirsiniz. Kürün faydaları ← Tıkla Maydanoz Limon Kürü Mucizesi Büyük bir çoğunluğunun karşılaştığı, kilo problemi, ciltte oluşan sivilceler,vücuttan atamadığımız toksinler, yumurtalık kisti, bağırsak sorunları, karaciğerde oluşan yağlanma, yüksek tansiyon gibi problemleri aşmak için bire birdir bu kürü, aynı zamanda maydanoz anti-enflamatuar özelliğine sahip doğal bir ağrı kesici, bağışıklık sistemine yardımcı olan maydanoz, limon gibi doğal antibiyotik etkisi olan C vitamini deposuyla birleşince ortada muhteşem sağlıklı bir karışım çıkmaktadır. Maydanoz limon karşımı ile evde kolayca hazırlanır, maliyeti çok düşük bir şekilde bedeninizdeki fazla kilolarınızdan, ciltteki sivilcelerden, kış aylarında meydana gelen soğuk algınlıklarına korunabiliriz. Maydanoz limon Kürü Nasıl Yapılır Maydanoz Limon kürü Malzemeleri 15-16 dal taze maydanoz 1 tane sıkılmış limon 1 su bardağı su Maydanoz Limon Kürü Yapılışı 15- 16 tane saplarıyla taze hormonsuz maydanoz, 1 adet suyu sıkılmış limon ve 1 su bardağı suyu robot veya mikserle çektirin. Sabah aç karnına 15 gün boyunca düzenli tüketilmeli 5 gün ara verip 15 gün daha kullanarak 1 aya tamamlayın. Bu kür vücudunuzdaki ödemleri atmanızı sağlayacak, bağırsak sisteminin daha iyi çalışmasına ve 3-5 cm en fazla ise 10 cm bel incelmesine sağlayacaktır. Maydanoz Limon Kürünü Zayıflamaya Etkisi Limonu yağ yakma özelliğini çoğumuz biliriz. Vücuttaki biriken yağların yakılmasında önemi çok olan limonun kendi gibi ödem atma özelliğine sahip olan maydanozla birleşince ortaya metabolizmayı hızlandıran, vücuttaki toksinleri atmayı sağlayan ve kilo vermeye yardımcı olur. Bu karışım düzenli, bol su tüketilerek ve sporla yapıldığında 1 haftada 3 kilo vermeniz mümkün. Maydanoz Limon Suyunun Bilinmeyen Faydaları Sağlıksız ve düzensiz beslenmenin sonucunda karaciğer yağlanması oluşmaktadır. Bu sorunun ortadan kalması için en doğal yöntem bu kür olup bu sayede karaciğer yağlanmasından kurtulabilirsiniz. Sigara nedeniyle etkilenen akciğerler, bu kür ile temizlenir. Bu sayede daha rahat nefes alabilirsiniz. Zayıflamaya önemli etkisi olan maydanoz limon kürünü birçok diyetisyen tarafından tavsiye etmektedir. Metabolizmayı hızlandıran, vücuttaki ödemleri atmaya yardımcı olan maydanoz limon kürünü zayıflamak istiyorsanız mutlaka deneyin. Yüksek tansiyona sahipseniz, tansiyonu düşürme etkisi olan bukürü deneyin. Maydanoz limon kürü, idrar yolları ve diğer iltihabı rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Maydanoz limon kürü, düzenli kullanıldığında kolesterol en iyi seviyeye getirir. Bu nedenle kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azalır. Baş ağrısı, eklem ve kemik ağrıları, gibi problemlerine doğal ağrı kesici olarak maydanoz kürünü kullanabiliriz. Bu kürü ciltteki aknelere ve lekelere iyi gelmektedir. İlk zamanlar kullandığınızda iltihapları dışarı atacağından sivilceler de artma olabilir, daha sonra kurutacaktır. Bu nedenle maliyetsiz bir şekilde bu sorunlardan kurtulabilirsiniz. Bu karışım cildinize gözle görülen parlaklık ve canlılık verecektir. Bu kürün içerdiği A, C ve K vitaminleri bağışlık sistemini kuvvetlendirecek, bu sayede hastalıklara yakalanma riski azalacaktır. Maydanoz Limon Kürünün Zararları Tansiyon düşüklüğü sebep olan maydanoz limon suyu, tansiyon düşük seyreden insanların kullanması önerilmemektedir. Baygınlığa sebep olabilir. Hamilelik döneminde önerilmemektedir. Emziren annelerde de maydanoz limon suyu önerilmemektedir. Kullandığınız ilaçlarla etkileşmemesi için doktorunuza danışın. Alakalı Diğer Yazılarımız.. Maydanoz Kürü http://trendhayat.com/?s=maydanoz ## Kızamık Belirtileri Nedir? Kızamık Nasıl Olur URL: https://trendhayat.com/kizamik-belirtileri-nedir-kizamik-nasil-olur/ Tarih: 2026-02-12 Kızamık belirtileri nedir? kızamık nasıl olur hastalığın tedavi yolları nelerdir, aşısı, virüsü bulaşıcımıdır? kaşıntı yaparmı. Kızamık Nedir? Morbilli virüsü nedeniyle hastalık meydana gelir. Hastalık bulaşıcı ‘dır. Özellikle çocukların ağız, burun, boğaz bölgesine solunum yoluyla yerleşerek hastalığa neden olur. Yetişkinler çocukluklarında hastalığı geçirmişse, bağışıklık kazanırlar; sonrasında bir daha bu hastalığa yakalanmazlar. Yaşlılarda, üç yaşın altındaki çocuklarda, hamilelerde çok tehlikelidir; bu kişilerin kızamığa yakalanması durumunda ekseriyetle ölüme sebebiyet vermektedir. İmmün yetmezliği olan kişilerde hastalık meydana gelirse riskli bir durumdur, çoğunlukla ölümle sonuçlanır. Hastalık Nasıl Olur? Daha önceden hastalığa yakalanmamış dolayısıyla bağışık hale gelmemiş bir insan, veya aşı olmamış kişi kızamık mikrobuyla karşılaşırsa kesin hasta olur. Hastalık ekseriyetle solunum yoluyla bulaşır. Hasta kişinin burun, ağız akıntısıyla direkt temas veya bu salgıların bulaştığı nesnelerden endirekt olarak da bulaşabilir. Hastalık bulaşan bir kişide virüsün kuluçka süresi 10-12 gündür. Hastalığı bulunan kişi, deride meydana gelen döküntünün 4-5 gün öncesi ve sonrası döneminde hastalığı çevresindekilere bulaştırır. Kızamık Belirtileri Nelerdir? Hastalık ilk başta hafif titreme ile kendini göstermektedir. Zamanla hasta kişide burun akıntısı, artan öksürükler, gözde kızarıklıklar, halsizlik durumları meydana gelmektedir. Bütün bu durumlara yüksek ateş de eşlik eder. Bu durumlar, çok sayıda hastalığın belirtisi olduğundan, hastalığın kesin tanısı laboratuarda alınan kan örneklerinden bulgulanır. Enfeksiyonu olan bir kişinin kanında Ig G antikorlarına bakılır. Antikor titresi negatifken pozitife dönüyorsa, en az 4 kat artış meydana geliyorsa veya Ig M antikorlarının pozitif ise kişi kızamık hastalığına yakalanmıştır denir. Hastalığa yakalanan çocuğun gözlerindeki kızarıklıklar nedeniyle, gözler duyarlı hale gelmiştir; bu nedenle ışığa bakamaz. Kızamık olan birindeki en farklı olan belirti, ağız içinde yanak mukozasında olan çevresi koyu kırmızı lekelerdir. İlk başta başlayan hafif nezle durumu, artan öksürükle ve göz iltihabıyla (konjoktivit) seyreder. 3-4 gün sonrasında, hastadaki 39-40 °C olan ateş, düşmeye başlayacaktır; alın bölgesi ve saçlı deri kısmında kırmızı-pembe görüntüler oluşur. Sonrasında bu kırmızımsı lekeler 5-7 gün arasında tüm vücuda yayılır. Hastalığın seyri esnasında vücudun direnci kırılır. Vücudun direncinin kırılmasıyla, mikroorganizmalar vücuda yerleşebilir; orta kulak iltihabı, bronşit, menenjit, zatürre gibi hastalıklar meydana gelebilir. Kızamık Hastalığı Nasıl Bulaşır? Çocukluk çağda kızamık aşısı vurulmamış, hastalık da geçirmemiş birisi kızamık mikrobu ile karşılaşırsa, neredeyse 0 hastalanır ve bu bir hasta ile karşılaşıldığında o hastalığı geçirme riskinin ve bulaştırıcılığın en yüksek olduğu hastalıklardan biridir. Virüs, kızamık hastalığı bulunan birinin yaşadığı ortamdaki havanın solunmasıyla ya da enfekte kişilerin burun ve boğaz salgılarının doğrudan ya da dolaylı olarak (bulaşmış nesneler aracılığıyla vb) temasıyla bulaşır. Kızamık Aşısı Sağlık Bakanlığı’mız yeni doğan çocuklar için bir aşı takvimi hazırlamıştır. Kızamık- Kızamıkçık- Kabakulak aşısının ilki doğumdan itibaren 12. ayda (1 yaşını dolduran bebeğe) yapılır. Aşının tekrarı ilköğretim 1. Sınıfta tek bir doz olarak yapılır. Çünkü aşının antikorlar 4-6 yaş aralığında düşmekte ve koruyucu özelliğini yitirmektedir. Aynı enjektör içerisinde kızamık kabakulak ve kızamıkçık aşısı yer almaktadır. Kas içine uygulanır. Tedavisi Hastalığın spesifik tedavisi bulunmamaktadır. Hastalık A vitamininin eksik olduğu bölgelerde ortaya çıktığı için, özellikle 6 aydan büyük çocuklara oral yoldan A vitamini takviyesi yapılır. Hastalıkla karşılaşmış bağışıklığı olmayan bir kişiye, temastan sonraki 72 saat sonra canlı virüsle aşı uygulaması yapılırsa koruyucudur. ## Hindistan Cevizli Kurabiye Tarifi, Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/hindistan-cevizli-kurabiye-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-02-12 Hindistan Cevizli Kurabiye Tarifi, Hindistan Cevizli Kurabiye Nasıl Yapılır? Hindistan Cevizli Kurabiye İçin Gerekli Malzemeler Nelerdir? Püf Noktaları Nelerdir? Kaç Kalori? bu kurabiye ile ilgili aradığınız her şeyin yazımızda bulabilirsiniz. Lezzeti ile sizin ve sevdiklerinizin damaklarını şenlendirecek bu kurabiyenin yapımı kolay çay ve kahvenin yanında güzel bir şekilde eşlik edecek bu kurabiyeyi denemediyseniz mutlaka deneyin ve bir yere not edin. Hadi o zaman Kurabiye yapma zamanı 🙂 Tam ölçülü bu kurabiye tarifi için mutfak bizi bekler. Hindistan Cevizli Kurabiye Tarifi İçin Gerekli Malzemeler 250 gram tereyağı 1 su bardağı pudra şekeri 1 adet vanilya 1 adet kabartma tozu 1 su bardağı hindistan cevizi 2 adet yumurta ( 1 yumurtanın akı üzerin için ayrılacak) 3,5- 4 su bardağı un Hindistan Cevizli Kurabiye Nasıl Yapılır? Yapacağımız kurabiye malzemelerin oda sıcaklığına gelmiş olmasına dikkat edin. Orta derinlikle bir kap alalım. 250 gram tereyağı, 1 su bardağı pudra şekeri, 1 adet vanilya, 1 adet kabartma tozu, 4 yemek kaşığı hindistan cevizini ( diğer kalan hindistan cevizini üstü için kullanacağız ayrı bir kaba alın), 2 adet yumurtayı (birinin akını üzerine sürmek için ayrı bir alın.) kabın içine koyup hafif bir yoğurun. Daha sonra kontrollü bir şekilde 3,5-4 su bardağı unu yavaş yavaş ekleyin ve yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuralım. Hazırladığınız hamurunu küçük bezelere ayırıp, elimizde yuvarlayarak yuvarlak şekil verelim. İlk önce şekil verdiğimiz kurabiyeyi ayrı bir kapa ayırdığımız yumurta akına, daha sonra kalan hindistan cevizinin batırıp, pişireceğiniz yağlı kağıtlı tepsiye dizelim. Bütün hamurlara bu uygulamayı yapın. Önceden ısıttığınız fırında 170 fırında yaklaşık 25 dakika kadar kurabiyelerimizin hafif pembeleşene kadar pişirin. Pişen kurabiyelerimizi soğumaya bırakalım. Soğuma işleminden sonra servis edebilirsiniz. Herkese afiyet olsun. Hindistan Cevizli Kurabiyenin Püf Noktaları Kurabiyeyi yapacağınız malzemelerin oda sıcaklığında olmasına dikkat edin Kurabiye için kullanacağız un, kabartma tozu, vanilya eleyerek karışıma ekleyin. Birde hamurunuz yumuşak kıvamda ele yapışmayan bir hamur olması gerekir. Kurabiyelerinizi önceden ısıtılmış fırında pişirin. Eğer önceden ısıtılmış fırında pişmez ise kurabiyeleriniz yayılabilir. Kurabiye Kaç Kalori 1 adet kurabiye yaklaşık 52 kaloriye denk gelmektedir. ## Sigara Bırakma Yolları URL: https://trendhayat.com/saglik/sigara-birakma-yollari-426/ Tarih: 2026-02-10 Sigara Bırakma Yöntemi - Auriculotheraphy ile sigara nasıl bırakılabilir? Sigarayı bırakmaya karar vermiş insanda auriculotheraphy tedavisi, sigarayı bırakmada en büyük yardımcıdır. İnsan beyninde serotonin , endorfin ve dopamin adlı verilen maddeler vardır. Bu maddeler rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz acıyınca dopamin, serotonin ve endorfin düzeyi yükselir. Ancak sigara içenlerde nikotinin alınmasıyla dopamin-serotonin - endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte, açıklaması budur. Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin de nikotinle uyarılan dopaminerjik nöronlar nikotinle uyarılmadığından dopamin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar. Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Auriculotheraphy ile tedavi, kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır; çünkü, auriculotheraphy tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan dopamin-serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve bundan sonra da beyin eski otonomisini kazanır. Auriculotheraphy Çin akupunturuna benzeyen bir uygulama şeklidir, insan kulağı üzerinde, tüm organların, insan organizmasına ait bütün sistemlerin ve işlevlerin yansıtıldığı ilkesini temel almaktadır; hastalık veya bağımlılık durumunda, bu noktalar, iğnelerin batırılması, elektrik veya mekanik stimülasyon ya da laser ile uyarılarak, psikofizik bir denge sağlanmakta ve organizma daha fazla endorfin üretmek üzere indüklenmektedir. RESET SİGARASIZ YAŞAM MERKEZİ MERKEZ Katip Çelebi Sokak 2/12 Çankaya-ANKARA Tel: 0312 466 66 16 Fax: 0312 466 00 64 info@resetsigarasizyasam.com kategori Sağlık Permalink ## Bademin Faydaları URL: https://trendhayat.com/beslenme/bademin-faydalari-329/ Tarih: 2026-02-10 Applied and Environmental Micrebiology`nin araştırmasına göre badem; sinirleri güçlendirici ve göğüs hastalıkları için yararlı. Amerikada yapılan araştırmalar bademin, stresi azaltıcı nitelikte olduğunu göstermiştir. Kalp, damar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenleyici etkisi vardır. Sindirimi kolaylaştırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Bedensel ve zihinsel yorgunluğunu giderici etkisi vardır. B, E vitaminleri ve çinko minerali bakımından zengindir. Protein ve lif içerir. Kan pıhtılaşmasını ve damar sertliğini önleyici etkisi badem yararları arasındadır. Omega-3 bakımından zengin olan badem, kandaki kötü kolesterol oranının düşmesine yardımcıdır. Damar tıkanıklıklarını önlemeye yardım ederek dolaşım sisteminin düzenli biçiminde çalışmasını sağlar. Amerikan Kalp Kuruluşu`nun yayın organı Circulation dergisinde yayınlanan yazıya göre yağ veya tuzla işlenmeyen badem tüketimi kalbi korur. Beyin sağlığının korunması bakımından yararlı olduğu belirtiliyor. Kaliforniya Üniversitesince yapılan araştırmaya göre badem de Alzheimerın tedavisinde kullanılan ilaçların içerdiği maddelere benzeyen maddeler yeralıyor. Filed Under: Beslenme ## 1+1 Daire Dekorasyonu Fikirleri ve Kat Planı URL: https://trendhayat.com/1-1-daire-dekorasyonu-fikirleri-ve-kat-plani/ Tarih: 2026-02-10 Proje, modern ilerici bir yaşam tarzını geleneksel ve kolay bir yaşam biçimiyle birleştiren bir iç mekanı yansıtıyor. Sizin için bu yazımızda bahsedeceğimiz 1+1 Daire Dekorasyonu Ukrayna ‘da turizm için tasarlanmış bir daire olacak. Küçük mekanlarda yaşamak bir çok yönden kısıtlayıcı olabiliyor. Kimi mecburiyetten, kimide küçük alanları sevdiği için tercih edilen stüdyo daireler de küçük alanlarda yaşamanız tarzınızdan ödün vermeniz anlamına gelmiyor. 50 m2 lik 1+1 daire dekorasyonu bu stüdyo daire planı normal standart boyutlarında yemek masası mutfağı yaşam alanı ile adeta şıklıkta dekorasyonda bir çok büyük daire sahibini kıskandıracak güzellikte. 1+1 KAT DAİRE PLANI 1+1 SALON DEKORASYONU Klasik chesterfield koltuk kultuk üzerine modern bir lambader ‘le nasıl irleştiğini görüyoruz. 1+1 daire dekorasyonu için güzel bir salon Gece led ışıklandırma efektlerinin nasıl yapıldığını ve daireyi nasıl gösterdiğini anlatmamıza gerek yok sanırım. Salonun diğer açıdan görüyoruz duvara asılı tv ünitesi ve televizyon küçük alanda iyi çözüm olmuş. Salonun diğer bir köşesinden yatak odasına doğru bakıyoruz, yatak odasının dışarıya bakan bir penceresi olmadığı için salona bakan kısmı duvar yerine tamamen cam bölme ve cam kapı düşünülmüş. Mutfak ve yemek alanından baktığımızda daireyi daha iyi görebiliyoruz masa üstü aydınlatması duvardaki farklı saat iki berjer koltuk sade ve şık bir görüntü sunuyor. Mutfak dolaplarına baktığımızda beyaz lake kulpsuz kapaklı mobilyaları ve tezgah ve tezgah arkası siyah parlak malzemeler seçilerek güzel bir kontrast oluşturulmuş. Gece görüntüsü ışık efektlerini görüyorsunuz. Yatak odasına geldiğimizde duvarlardaki modern klasik çizgiler, sade antrasit elbise dolapları gri duvar boyası gece uyumak için çok güzel bir yatak odası kombinasyonu sunuyor. Yatak odasına bu açıdan baktığımızda cam duvardan salonu görüyoruz. bu cam bölüm istenildiğinde perde çekilerek iki ortam bir birinden ayrılması sağlanıyor. Son olarak evin giriş bölümü antreye bakıyoruz. Geniş bir koridor gömme vestiyer portmanto dolabı, renklerin kontrast uyumu herşey çok güzel düşünülmüş. 1+1 küçük stüdyo bir daireniz var ise sizde burada yapılan dekorasyonlar dan ilham alarak kendi dairenize uygulayabilirsiniz. Daha fazla dekorasyon önerisi için TrendHAYAT/Dekorasyon linkine tıklayınız. ## Balık Yağı Omega 3 Faydaları → URL: https://trendhayat.com/balik-yagi-omega-3-faydalari/ Tarih: 2026-02-09 Balık Yağı Omega 3 Faydaları? Omega 3 İçin Balık Yağına Sebze Türünden Alternatifler Nelerdir? Omega-3 Yağ Asitleri Bileşenleri Nelerdir? Balık Yağının Faydaları Nelerdir? Alzheimer Hastalığına Balık Yağının Faydası Nelerdir? Balık Yağı Kilo Aldırır Mı? Balık Yağını Aç Mı? Tok Mu Tüketmeliyiz? Balık Yağının Zararları Nelerdir? Balık Yağı Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz? Balık yağı tüketmenin birçok yararı vardır. Cildimizi güzelleştirmek ve vücudumuzun sağlığına hele de çocukların beyin gelişimi için uzmanlar tarafından tüketilmesi tavsiye edilir. Bu önemli yağın içeriğinde bulunan omega 3 nedeniyle hafızayı güçlendirir. Omega 3 Yağ Asitleri Bileşenleri Nelerdir? İnsan vücudu için iki tane çok önemli omega-3 yağ asidi bulunmaktadır. 1. Dokosaheksaenoik asit (DHA) Bu yağ asidi, retinanın, spermin, gözün bir kısmının ve beyin korteksinin önemli bir parçasıdır. DHA insan vücudunda nerelerde bulunur? Beyinde Gözlerde Kalpte Birde anne sütünde bulunur. 2. Eikosapentaenoik asit (EPA) Balıklar beslendikleri alglerden EPA alırlar. İyi bilinen bu yağ asidi olan EPA, iltihaplanma ve vücudun kan pıhtılaşması ile ilgili kimyasalları sentezlenmesine faydalı olur. Balık Yağının Faydaları Nelerdir? Bu yağı sporcular için önemli bir besindir. Kas yapımında kullanılır. Böbreklerin sağlıklı ve daha uzun süre çalışmasına yardımcı olur. Salataların içerisinde kullanıldığında sinir kaslarının gevşemesine yardımcı olur. Cildin gençleşmesinde ve saç tellerinin güçlenmesinde çok faydalıdır. Büyüme çağındaki çocuklarda kasların güçlenmesine ve boy uzamasına faydalı olur. Hücrelerin yenilenmesini sağlar. Vücuttaki toksik maddelerin atılımını hızlandırır. Bu sayede kanser oluşma riskini azaltır. Bu yağ molekülleri damarları genişletir. Bu sebeple de yüksek tansiyonu dengelemiş olur. Ayrıca damar tıkanıklığı kalp krizi riskini azaltmış olur. Bu yağ vücut direncinin artmasını sağlar. Hastalıkların önlenmesinde vücut direncinin önemi büyüktür. Bu yağ kış mevsimin de üşümeyi engeller. Balık Yağının Alzheimer Hastalığına Faydası Uzun senelerdir, düzenli balık yağı kullanmanın Alzheimer hastalığını önlemeye yardımcı olacağı düşünülmüştür. Ancak, 2010 senesinde yapılan büyük bir araştırmada, bu yağın Alzheimer önleme konusunda çok fazla etkisinin olmadığı da belirtilmiştir. Omega 3 İçin Balık Yağına Sebze Türünden Alternatifler Nelerdir? Taze mis gibi fesleğen Ispanak türü yapraklı koyu yeşil sebzeler Keten Kenevir tohumu Perilla yağı Spirulina Ceviz Chia tohumu Turp tohumu, ham filizlenmiş olarak Tarhun kurutulmuş Balık Yağı Kilo Aldırır Mı? Toplumumuz da kilo aldırdığına inanılan bu yağın bildiğimizin tam tersine kilo aldırmaz hatta sağlıklı şekilde zayıflamanıza yardımcı olur. Bu yağ tokluk hissi verdiği için kilo yapmaz. Balık Yağını Aç Mı? Tok Mu? tüketmeliyiz? Uzmanlar tarafından aç olarak değil yiyecekler ile beraber alınması gerektiğini söylüyor. Balık yağı sabah mı akşam mı alınmalı konusunda önemli değildir. Günün herhangi bir saatinde almanız yeterlidir. Balık Yağının Zararları nelerdir? Balık yağlarını almak bazı insanlar için risk oluşturabilir. Balık karaciğeri, yağları fazla miktarda D ve A vitamini bulundurur. Bunların çoğu zehirli olabilir. Deniz ürünleri alerjisi olanlar, balık yağı takviyeleri alırlarsa risk altında olabilirler. Yüksek düzeyde yağlı balık tüketmek, okyanustaki kirli atıklardan zehirlenme olasılığını da arttırır. Balık yağı zehirlenmesi nadirde olsa karşılaşılan sorunlardan biridir. Bu yağ takviyeleri kan pıhtılaşmasını etkileyebilir ve kan pıhtılaşma koşullarını hedefleyen ilaçlara etki edebilir. Ara ara yan etkilere, hazımsızlık, normalde geğirme, ishal gibi gastrointestinal sorunları tetikleyebilirler. Balık Yağı Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz? Balık yağı türü takviye gıdaları almayı düşünen herkes öncelikle bir uzman doktor tarafından önerilmelidir. Balık yağlarını sağlıklı olduğunu araştırarak bildiğiniz bir yerden ve eğer mümkün ise Omega 3’ ü doğal bir kaynaktan almanız sizin faydanızadır. ## Huzurlu Yaşamak İçin 10 Altın Kural URL: https://trendhayat.com/huzurlu-yasamak-icin-10-altin-kural/ Tarih: 2026-02-08 huzur, maneviyat, yasam Hayatımızın her anı koşturmaca, hastalıklarla uğraşma, stresle, işlerle mücadele etme ile geçiyor, biraz kendi yaşam şeklimize dikkat ederek Manevi bir huzurlu yaşamak yolunu kendinize şiar edebilirsiniz. Huzurlu Yaşamak için; Sizlere Altın değerinde Öneriler Çalışma isteği getiren, Hastalıklardan kurtaran, Depresyondan çıkaran, Güzellik getiren bu Huzurlu Yaşama kurallarına bir bakalım 1. KURALIMIZ: Huzurlu Yaşamak için; Tanyeri ağarırken GÜN doğarken ve batarken uyanık olmak (OZON TERAPİSİ) mümkünse süt içmek, var ise keçi sütü inatçı bir çalışma isteği verir günün ilk ve son saatleri uyumak depresyon, bereketsizlik sıhhat fakirliği ve anlayış fakirliği sebebidir. Yani arkadaşlarım saat on yatağa kon saat üç yataktan uç 2. KURALIMIZ: Huzurlu Yaşamak için; Öğlen yarım saatçik bile olsa uyumak uzanmak mükemmel dinamiklik verir ömre ömür güzelliğe güzellik katar. KURAN-I KERİMDE geçer bu uyku İspanyollar tüm işleri kapatır bu uykuyu uyur. Japonlar da bu uykuya çok önem verir. 3. KURALIMIZ: Huzurlu Yaşamak için; Melatonin hormonu (erken saatte uyumak gecenin ilk vakitlerini uyuyarak geçirmek). 4. KURALIMIZ: Huzurlu Yaşamak için; Sabah kahvaltıdan önce bir kaşık hakiki bal ve 21 tane çörek otunu ağza çiğneyerek yutmak. 5. KURALIMIZ: Saçlarımıza yıl da bir kına yakmalıyız. Başımızın derisinden böbreklerimize kadar iyi bir temizleyicidir. Saçlardaki sivilceleri iyileştir. Saça canlılık ve güzellik verir, saçı besler. Kına taşı kimyasaldır uzak durmanızı tavsiye ederim. 6. KURALIMIZ: Buruna suyu yakacak şekilde derin çekmek (İSTİNŞAK). Abdesti soğuk suyla almak. Özenle ağzımızı çalkalamak (MAZMAZA) Abdest aldıktan sonra AYAKTA üç yudum su içmek ZEMZEM hükmünde 7. KURALIMIZ: Rüku ve secdede uzunca dua etmek. 8. KURALIMIZ: Gün içinde; ARA ÖĞÜN OLARAK SÜPER DESTEKLEYİCİ BAZI ALTERNATİFLER Ara öğünlerimizi acıkmaya başladıktan 1 – 2 saat önce yapalım. İbn-i sina, en zararlı şeyin yemek üzerine yemek, yemek olduğunu söylemiştir. Peygamber efendimiz (s.a.v.) ‘de acıkmadan yemez tam doymadan kalkardı ve tıka basa doldurulan en kötü zararlı şeyin karın olduğunu söylemiştir. Her gün bir menü asla iki menü aynı zamanda yememeliyiz. Ara öğünde on tane badem yiyelim süper hafızamızı güçlendirir. Bir yada üç tane /bir porsiyon aynı meyveden mevsiminde mis gibi kokan taze çürüksüz yiyelim.Hafta da bir karışık mevsiminde meyvelerden meyve salatası yiyebiliriz her gün olmaz 21 tane kuru üzüm cilt güzelliği, zeka, kan ve can verir. Üç adet kuru incir, içinde ceviz oh ohhh süper IQ BİR TUTAM HUZUR istiyorsan ( Melisa çayı) Karabaş otu çayı (beyin süpürgesi) 9. KURALIMIZ: Sabah uyanır uyanmaz kuru ağzımıza MİSVAK sürmek. Her namaz vakti ağzımızı susuz misvaklamak yalnız taze ve temiz misvak kulanmalıyız. Misvağı haftada bir kesmeliyiz ve temizlemeliyiz. 70 derde GERÇEK BİR DEMVADIR. Peyganber efendimiz sallallahu aleyhi vesellem ‘in önem ile tavsiye ettiği muhteşem mucizevi bir bitkidir. 10.KURALIMIZ: Düzenli HACAMAT olmak. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vesellem başından hacamat yaptıranın felç geçirmeyeceğini müjdelemiştir. Ne güzel bir nimet dimi.! Keşke kıymetini bilsek☹. Antideprasan kulananlar, migren rahatsızlığı olanlar, hassas kırılgan kansız sıcaklarda burnu kanayanların caresidir HACAMAT. Zayıf ve sinirli olanlar, cilt lekeleri belirginleşenler, göz altları moraranlar mutlaka hacamat olurlarsa faydasını görürler. Devamı gelecek HOŞCAKALIN☺ Trend Hayat Yazarı ## 10 Mart 201925 Nisan 2019 URL: https://trendhayat.com/bebeklerde-ishal-ve-nedenleri/ Tarih: 2026-02-08 Bebeklerde ishal en sık görülen rahatsızlıklarda biridir. Ancak bebeğinizin ishal olup olmadığını anlayabilmenin en iyi yolu onun vücudunu tanımaktır. Çünkü özellikle yeni doğan bebekler anne sütünün içeriği sebebi ile de sulu dışkıya rastlanabilmektedir. İshale Neden Olan Faktörler İshale neden olan ihtimaller oldukça fazladır. Bebeklerde ishal bakteriyel ya da viral bir enfeksiyon nedeni ile olabilmektedir. Ayrıca antibiyotik alımı, bağırsak paraziti veya yediği şeylerden de ishal olma ihtimali yüksektir. Viral Enfeksiyon; Pek çok virüs, adenoviris, rota virüs, astrovirüs, grip virüsü ve calicivürüs ishale neden olabilmektedir. Kusma, mide bulantısı, titreme,ateş ve karın ağrısı görülebilmektedir. Bakteriyel Enfeksiyon; Bakteri shigella, salmonella, campylobacter, staphylococcus,koli basili gibi bakteriler ishale nende olabilir. Şayet bebeğinizde bakteri enfeksiyonu bulunuyorsa ciddi bir ishal durumu beraberinde gelebilir. Kanlı dışkı yapımı, kramplar ve ateş ishale eşlik edebilmektedir. Bazı bakteriyel enfeksiyonlar kendiliğinden geçebilirken koli basili başta olmak üzere bazıları ise daha ciddi olabilmektedir. Şayet bebeğinizde bakteriyel enfeksiyon belirtileri bulunuyorsa mutlaka bir uzman doktora götürmeniz gerekmektedir. Doktor muayenenin ardından muhtemelen gaita tahlili isteyerek bakteri enfeksiyonu olup olmadığına bakacaktır. Kulak Enfeksiyonu; Bazı ishallerde kulak enfeksiyonu da ishalin sorumlusu olabilmektedir. Şayet böyle bir durum bulunuyorsa bebeğiniz kulaklarını çekiştirir ve keyifsizdir. Ayrıca iştahsızlık ve kusma da görülebilir ve bebeğiniz üşütmüş de olabilir. Parazitler; Giardia bağırsak parazit enfeksiyonu bağırsakta yaşayan bir mikroskobik parazittir. Gaz, yağlı dışkı, ishal ve mide rahatsızlığı belirtileri arasındadır. Bu tarz enfeksiyonlar çok kolay bulaşabilir ve tedavi sürecinde ilaç kullanılması gerekir. Yani bebeğinizi mutlaka bir doktora göstermeniz gerekir. Antibiyotikler; Şayet bebeğiniz antibiyotik kullanırken ya da ardından ishal olduysa bunun nedeni bağırsakta bulunan kötü bakterilerin yanında yararlı bakterileri de öldüren bir ilaca bağlı olabilir. Hekiminiz ile görüşerek çözüm yollarını öğrenebilirsiniz ancak hekiminiz söylemediği sürece asla reçetede belirtilen ilaçları vermekten vazgeçmemelisiniz. Aşırı Meyve Suyu; Aşırı meyve suyu veya çok fazla şekerli içecek tüketimi bebeklerin midesinin ve bağırsaklarının bozulmasına sebep olabilir. Bebeğinizin meyve suyu tüketimini azaltarak sorunun 10 gün gibi bir sürede tamamen giderilmesini sağlayabilirsiniz. Gıda Alerjisi; Bebeğiniz nefes alıp verirken sorun yaşıyorsa, dudaklarında ya da yüzünde şişme varsa hiç vakit kaybetmeden doktora götürün. Gıda alerjisi saatler içinde ya da anında ağır veya hafif reaksiyonlar gösterebilmektedir. Belirtiler gaz, ishal, kanlı dışkı ve karın ağrısı olarak görülebilir. Daha ciddi olan vakalarda ise döküntü, alerji, şişme, solunum zorluğu ve kızarıklık da meydana gelebilir. En genel gıda alerjeni süt proteinidir. Bebeğiniz anne sütü ile beslense dahi annenin tüketmiş olduğu gıda ve süt ürünleri bunu tetikleyebilir. Diğer gıda alerjenlerinden bazıları ise fıstık, yumurta, taze fındık, un, midye ve balıktır. Şayet bebeğinizin gıda alerjisi olduğu ile ilgili kuşku duyuyorsanız mutlaka doktora başvurun. Gıda intoleransı; Gıda intoleransı vücudun gösterdiği ve bağışıklık sistemini doğrudan etkileyen anormal bir reaksiyon olması sebebi ile gıda alerjisinden ayrılır. İntoleransa örnek vermek gerekirse laktoz intoleransını söylemek mümkündür. Zehirlenme; Bebeğiniz ishalse ve aynı zamanda kusuyorsa yiyeceğin dışında bir şey yutmuş olabilir. Kimyasal, bitki ve ilaç gibi. Bu durumda da hemen hastaneye gitmeniz gerekmektedir. Halsizlik, vücutta kasılmalar ve nefes almakta zorluk gibi belirtiler görülüyorsa ya da bilinci kapandıysa mutlaka ambulans çağırın. Bebeklerde İshal Tedavisi Düzgün olarak bakıldığında ciddi bir durum ile karşılaşma riski az olsa da susuz kalması halinde ishal bebeğinizi çok kötü etkileyebilir. Bu nedenle bol bol sıvı tüketmesine dikkat etmek gerekir. Şayet kusma ya da mide bulantısı yoksa devam sütü veya anne sütü vermeye de devam etmelisiniz. Kusması halinde ise hekiminizden pediatrik elektrolit solüsyon talebinde bulunabilirsiniz. Solüsyonların vücutta kalması devam sütü ve anne sütünden daha basittir. Beslenme tablosu ve tedavi süreci için mutlaka doktorunuzdan öneri almaya dikkat edin. ## Milk Thistle Nedir ve Nasıl Kullanılır? URL: https://trendhayat.com/saglik/milk-thistle-nedir-1916/ Tarih: 2026-02-07 Milk Thistle Nedir ve Nasıl Kullanılır? Devedikeni olarak da bilinen Milk Thistle 30-100 cm boylarında, gövdesi köşeli, seyrek tüylü, 1-2 yıllık otsu bir bitkidir. Yapraklar soluk yeşil, beyaz damarlı, kenarları derin dişli ve dikenlidir, koparıldığında beyaz bir süt çıkar. Nisan-mayıs aylarında çiçekler baş şeklinde bir arada, mor (nadiren beyaz) renklidir. Meyva 7 mm kadar uzunlukta, esmer renkli, uç kısmında 15 mm kadar uzunlukta düşücü ve beyaz bir tüy demeti (pappus) bulunur. Pappusu koparılmış meyvası toplanır. Milk Thistle Faydaları •Safra kesesi ve safra yollarının fonksiyonel hastalıkları •Karaciğer hastalıkları •Amanita phalloides mantarı zehirlenmesi Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarına yönelik uzun bir geçmişe sahiptir. Milk thistle’nin etken maddesi olan silymarin’in antioksidan ve anti-inflamatuar özellikleri vardır; karaciğer hücrelerini yeniler ve kendisini onarmasına yardımcı olur. Milk thistle, RNA üretimini artırarak hücrelerin yenilenmesini sağlamaktadır. Çeşitli bilimsel çalışmalar bitkideki maddelerin (özellikle silymarin) karaciğer hasarına neden olabilecek asetaminofen gibi bazı ilaçlar da dahil olmak üzere, toksinlere karşı karaciğeri koruyucu etkisinin olduğunu göstermektedir. Toksinlerin yol açtığı karaciğer hücre hasarına nötralize eder ve gelecek hasarı önlemek için karaciğer hücrelerinin dış zarının güçlendirir. Milk Thistle viral hepatit tedavisinde de kullanılmaktadır. Interferon ve ribavirin tedavisine yanıt vermeyen 16 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada, milk thistle hastaların yedisinde virüs yükünün azalmasını sağlamıştır. 2005 yılında Gastroenteroloji American Journal‘da yayınlanan” çalışmaya göre silymarin hepatit B veya C olan ya da alkolik karaciğer hastalığı olan hastalarda belirgin bir etkiye neden olmuştur. Çoğu Avrupa’da yapılan 300′den fazla çalışma, karaciğer hastalıklarına karşı silymarinin etkinliğini desteklemektedir. Maryland Medical Center Üniversitesi uzmanlarına göre, milk thistle, düzenli olarak asetaminofen kullanan birisi için karaciğer hasarını önleyebilir. National Cancer Institute ve National Institute of Nursing Research de kanser korumasında ve HIV komplikasyonlarının tedavisinde milk thistle’nin rolünü araştırmaktadır. Milk Thistle Nasıl Kullanılır? %70-80′ silymarin içeren standardize ürünler kullanılır. Yetişkinler için önerilen doz 280 mg ile 420 günde mg’dır. Bir önleyici tedavi olarak kullanıldığında, tipik bir doz 210 ila 280 mg. Fosfatidilkolin milk thistle’nin vücutta daha iyi emilmesini sağlar. Fosfatidilkolin içeren ürünlerde önerilen günlük doz günde iki kez 100 ile 200 mg dır. Filed Under: Sağlık ## Güneş Yanığı Nedir? Nasıl Geçer? Neler İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/gunes-yanigi-nedir-nasil-gecer-neler-iyi-gelir/ Tarih: 2026-02-07 Yaz aylarının gelmesiyle insanlar yılın yorgunluğunu ve soğuk havalardan sonra sıcak havanın tadını çıkarmak için deniz, kum ve güneş olan yerleri tercih ederler. Özellikle güneş faktörü için gerekli koruma yöntemleri alınmazsa güneş yanığı ve çok ciddi cilt sorunlarına yol açar. Güneş ışınlarının zararlı ışınlarını maruz kalmak güneş yanığına davetiye çıkarır. Bu nedenle mutlaka güneş yanığının oluşmaması için gerekli önemler alınmalıdır. Güneş insan sağlığı ve psikolojisi için önemli yere sahiptir. Güneşin sağladığı ışık ve ısı insan psikolojisini olumlu etkilerken kapalı havalar insan psikolojisini olumsuz etkilemektedir. İnsan sağlığı için D vitamini önemli yer sahip olup, Güneş ise mükemmel bir D vitamini kaynağıdır. Güneş Yanığı Nedir? Cildin güneş ışınlarına kısa zaman dilimde yoğun olarak maruz kalması neticesinde meydana gelen cilt problemidir. Eğer güneşin ultraviyole ışınlarına daha uzun zaman diliminde maruz kalınması sonucunda ciltte kızarıklıklar meydana gelir. Daha da uzun süreli güneşe maruz kalınırsa ciltte su dolu baloncuklar oluşur. Birinci derece yanıkta kızarıklık şişme ağrı 2-4 saat sonra baş gösterir. İkinci derece yanıkta ise cilt artık içi su dolu baloncuk oluşmuştur. Üçüncü derece yanıkta ise ciltte kabuk bağlama görünür. Güneş Yanığının Nedenleri Güneş yanığının ultraviyole ışınlarının maruz kalınması sonucunda oluşur. Ultraviyole ışınları 3 farklı çeşit ışından oluşmaktadır. UVA, UVB, UVC ışınları olarak adlandırılmakta olup, bu üç farklı ışının farklı etkileri mevcuttur. UVA Işınları UVA ışınlar derinin alt katmanlarına kadar etki eder. Derini elastik yapısı bozabilir ve uzun süre maruz kalınması cildin daha erken yaşlanmasına neden olur. UVA ışınları UVB ışınlarından daha az etkilidir. UVB Işınları UVB ışınları derinin üst kısımlarını etkiler bu nedenle fazla maruz kalındığında derinin dış yüzeyinde kızarıklık,ağrı ve şişme oluşur. UVC Işınları Atmosfer tarafından filtre UVC Işınları ise diğer UVA ve UVB göre daha etkisizdir. Güneş Yanığı Etkileyen Diğer Faktörler Kişinin cilt yapısı Kişinin cilt rengi Kişinin yaşı Güneş ışığının şiddeti Güneşte kalma süresi Yüksek rakımlı yerler Deniz kenarı gibi etkenler güneş yanığını etkiler Güneş Yanığının Belirtileri Nelerdir? Güneş yanığının belirtileri kişiden kişiye değişmektedir. Kişinin cilt rengi önemli bir faktördür. Açık renkli kişiler, koyu renkli kişiye oranla daha fazla güneşten etkilenmekte ve belirtilerini daha fazla hissetmektedir. Belirtileri bunlardır; Kızarıklık Ciltte şişme ve ağrı Ciltte gerginlik 1-2 gün sonra oluşan pullanma ve soyulma Su dolu kabarcık Şiddetli güneş yanığı belirtileri Ciltte Şişme ve ödem oluşması Ciltte sertleşme 38 derece ve üzeri yüksek ateş Halsizlik Susuzluk Mide bulantısı Baş ağrısı Gözlerde ışığa hassasiyet Nefes alama Hızlı nabız Üşüme ve titreme Güneş Yanığı Nasıl Geçer? Soğuk su ile banyo yapılabilir Soğuk su ile ıslatılmış temiz bir bezle yanık olan bölgelere hafifçe günde 3-4 kere uygulanabilir. Bol su tüketilmeli Güneş yanığı olan deride sertleşmeler ve gerilmeler meydana gelebilir bu nedenle cildi nemlendirmek çok önemlidir. Ciltte oluşan su dolu kabarcık patlar ise ölü deri temizlenmeli ve temizleme işleminden sonra antibiyotik kremler kullanılmalıdır. Güneş yanığı gibi problemlerde mutlaka uzman doktordan yardım alınmalı. Uygun görülen dozda ilaç ve krem kullanılmalıdır. Deriye uygulanan kremler kalın bir şekilde sürülmemeli derinin hava kalması sağlanmalıdır. Derinin hava alması daha çabuk iyileşmesini sağlar. Yanık olan bölgeye diş macunu ve yoğurt ürünler sürülmemeli. Bu gibi ürünler bakterilerin üremesine yol açabilir. Bu nedenle yanık bölgeye sürmekten sakınılmalıdır. ## Gaz Sıkışmasına Ne İyi Gelir? Gaz Sıkışması Nasıl Geçer? URL: https://trendhayat.com/gaz-sikismasina-ne-iyi-gelir-gaz-sikismasi-nasil-gecer/ Tarih: 2026-02-06 Gaz Sıkışması Neden Olur? Gaz Sıkışması Belirtileri Nelerdir? Gaz Sıkışması Ne İyi Gelir? Gaz Sıkışması Nasıl Geçer? bu konu hakkında aradığınız bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Bireylerin sosyal yaşamını etkileyen, yaşam kalitesini düşüren karın bölgesinde şişlik, kramp, ağrı ve nefes alımının zorlayan bir problemidir. Gaz sıkışması bir çok nedeni olabileceği gibi genel nedeni yemek yerken havada bulunan bakterileri ağız yoluyla mide ve bağırsaklara yerleşmesi sonucunda meydana gelir. Bu meydana gelen bu durum sindirim sistemi için normal bir hal olarak kabul edilir ama havanın dışarı atılamaması ve havanın giderek birikmesi ve artması sonucunda bu sorun giderek ağrılardan, şiddetli kramplara dönüşür. Kişi nefes alınında bile zorlanma başlar bu gibi durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Gaz Sıkışmasının Belirtileri Karın ağrısı, kasılma gaz çıkarılmadığı takdirde giderek artan şiddetli kramplar Nefes alımında zorlanma Mide bulantısı Terleme Tuvalete çıkamama ve zorlanma gaz sıkışmasının belirtileridir. Gaz Sıkışması Neden Olur? Tükettiğimiz bazı besinler sindirim sistemimizde hazımsızlık yapar bunun sonucunda da sindirim sistemimiz olumsuz etkilenerek gerektiği gibi çalışamaz ve gaz sorunu ortaya çıkar. Kişilerin hızlı yemek yemesi sonucunda daha fazla hava alım verme ihtiyacı doğar ve bedenimizde gereğinden fazla hava birikir. Biriken havadan gaz oluşumunu tetikler. Yağlı, hamur işi ve karbonatlı yiyecekler sindirim sistemimizi yavaşlamasına neden olarak gaz sıkışma sorununun ortaya çıkmasına yol açar. Bayanların regl dönemleri gaz sorununu tetiklemektedir. Tuvalete çıkamama sorunu içeride gazın sıkışmasına yol açar. Gaza neden olan bazı besinler bulunmaktadır. Bunlar kuru fasulye, brokoli, soğan, mercimek, lahana, kuru üzüm, elma gibi gıdalar gaz oluşumuna neden olur. Mide fıtığı, Mide rahatsızlıkları (ülser-gastrit gibi), Çölyak Hastalığı, Safra Kesesi, Kabızlık, Bağırsak Hastalıkları gibi sağlık sorunları gaz oluşumuna neden olabilir. Yoğun yaşanan streste gaz oluşumuna yol açar. Gaz Sıkışması Nasıl Geçer Uzman bir doktordan yardım alınmalı. Gazlı yiyeceklerden uzak durulmalı. Gaz yapan gıdalarda uzak durulmalı (kuru fasulye, brokoli, soğan, mercimek, lahana, kuru üzüm, elma) gibi Gaza neden olacak Mide fıtığı, Mide rahatsızlıkları (ülser-gastrit gibi), Çölyak Hastalığı, Safra kesesi, Bağırsak Hastalıkları gibi sağlık sorunları tedavi edilmelidir. Stresten uzak durun. Gaz Sıkışması Ne İyi Gelir? Tuvalete çıkamıyor gaz sıkışması oluşuyorsa eğer, dışkılama kolaylaştıracak kayısı, zeytinyağı gibi besinler tüketerek gaz giderebilirsiniz. Papatya çayı da dışkılamayı kolaylaştırır ve yatıştırma özelliği ile de stresten dolayı oluşan gaz sorunu giderir. Zencefil içerdiği özellik sayesinde gaza neden hazımsızlığa iyi gelir. Gaz sıkışma sorunundan muzdarip olan kişilerin yemeklerden önce bir bardak zencefil çayı tüketmeleri önerilir. Kimyon şişkinliği ve gazı gidermeye yardımcı olur. Hele de yeni doğum yapmış annelerde gaz oluşumunu engellediği gibi süt arttırımına da destek verir. Yavaş yavaş ılık su için ve ağrılı bölgeye masaj yapın. Dar giyinmeyin. Zencefil Nedir? Zencefilin Faydaları Nelerdir ## Evde İşlerinizi Kolaylaştıran Tuz Kullanımı URL: https://trendhayat.com/evde-islerinizi-kolaylastiran-tuz-kullanimi/ Tarih: 2026-02-06 Tuzun Hayatımızdaki Önemi Tuz sadece yemeklerde lezzet vermek için, kullanmanın dışından pratik bilgilerle ev işlerinde kolaylık sağlayabilirsiniz. 14 bin alanda kullanılan tuz çok önemli bir maddedir. Endüstri için müthiş öneme sahip olan tuz, kimyasal endüstri ürünlerinde % 50 oluşumunda ana bileşken olarak tuz kullanılır. Kağıt,cam, kauçuk ve tekstil gibi sanayisinde, su yumuşatma sisteminde ve en önemlisi de gıda alanında kullanılmaktadır. Bu yazımızda size sadece Evde İşlerinizi Kolaylaştıran Tuz Kullanımı anlatmaya çalışacağız. Artık sizde bu yazıyı okuduktan sonra, hayatınızı kolaylaştıracak bu pratik uygulayacaksınız. Evde İşlerini Pratikleştiren Tuz Kullanma Yöntemleri Karıncalardan Kurtulma Evinizde karınca varsa, karıncaların evinize girdiği ve dolaştığı bölgeye tuz serpin, bu sayede karıncaların uzaklaşmasını sağlayacaksınız. Çok karınca varsa tuza ekstra pul biber ve kara biberde ekleyebilirsiniz. Ateş Söndürmede Evde ocağınızda ufak çaplı bir yangın çıktı hemen tuz serpin, ateşin sönmesini sağlayacaktır. Süt Lekelerini Çıkarmada Ocağınızda taşmış süt lekelerinden kurtulmak istiyorsanız. Süt taşınca ilk yapmanız gereken tuz serpiştirmeniz. Yada tencerenizde kalan süt lekelerinde su ve tuz karışımını 10 dakika bekleterek daha kolay çıkarmasını sağlayabilirsiniz. Çaydanlık Temizliğinde Çaydanlığınızda kireç oluşumundan kurtulmak için, tuz dökün ve sünger yardımıyla ovalayın kireç oluşumundan kurtulduğunuzu göreceksiniz. Peynirinizi Bozulmasını Engelleyin Peynirlerinizi tuzlu suyla silip güzel bir ağzı kapaklı bir kapa koyup, buzdolabına yerleştirirseniz, bozulma ve küflenme yapmayacaktır. Yumurta Haşlamasında Kullanımı Yumurtanızı haşlamadan önce, haşlayacağınız suya biraz tuz atmanız, yumurta piştikten sonra kolay soyulmasını sağlayacaktır. Elinizin Uzanmadığı Vazo Temizliğinde Elinizin Uzanmadığı vazoları temizlenmiyorsa, tuzlu suyun yoğun olduğu karışımla aşağı yukarı çalkalayarak ve bu işlemi tekrar tekrar yaparak vazonuzu temizleyebilirsiniz. Arı Sokmasına Karşı Arının sizi soktuğunda ilk yapmanız gereken, ısırdığı bölgeye tuz dökmeniz. Bu sayede kızarıklığını alacak ve ağrıyı engelleyecektir. Ayakkabıda Oluşan Kokulara Karşı Sürekli giydiğimiz veya spor yaparken kullandığımız ayakkabılarımızda istenmeyen kokular oluşmaktadır. Bu kokulardan kurtulmak için ayakkabınıza tuz dökün ve bir gün bekletin. Bu şekilde kokulardan kurtulabilirsiniz. Ağzınızda Oluşan Kötü Kokusu Alır Tuz ve sıcak su ile yapılacak gargara ağzınızda ve nefesinizde oluşan kötü kokuyu da alır. Bu neden yemeyi çok sevdiğiniz ama yersem kokarım dediğiniz yiyeceklerden sonra bu yöntemi deneyin. Tuzlu Su Gargarasının Faydaları yazımızda detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Ayaklarınızı Karbonatlı- Tuz Karışımla Yıkayın Ayaklarınız yorulduğunda, şiştiğinde ve oluşan kötü kokularda mutlaka bu karışımı deneyin. Bu karışım hem pratik hem ekonomiktir. Ayak Bakımı Evde Nasıl Yapılır yazımızda detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Malzemeler 3-4 litre soğuk su 1 tatlı kaşığı karbonat 1 tatlı kaşığı tuz Uygulanışı 3-4 lt soğuk su, 1 tatlı kaşığı karbonatı ve 1 tatlı kaşığı tuzu iyice karıştırın. Bu karışımda ayağınızı istediğiniz kadar bekletin. Bu karışım size çok iyi gelecek. ## 3 Nisan 201913 Nisan 2019 URL: https://trendhayat.com/huvallahullezi-suresi-okunusu-huvallahullezi-turkce-anlami/ Tarih: 2026-02-05 Hüvallahüllezi Haşr Suresinin son 3 ayetidir. Hergün sabah ve akşam namazlarıdan sonra okuduğumuz Hüvallahüllezi; sabah ve akşam 3 defa “eûzü billahis-semîil alîm-i mineşşeytânirracîm” diye başlayıp Haşr suresinin son 3 ayeti olan Hüvallahüllezi olarak bilinin Ayeti okursa; Allah (c.c.) o kişiye yetmiş bin meleği salavat ve istiğfar etmek üzere tayin eder. O gün vefat ederse şehitlik sevabı gibi sevap verilir. HÜVALLAHÜLLEZİ Eûzü billahis-semîil alîm-i mineşşeytânirracîm” (3 Kez)Bismillahirrahmanirrahim  22- Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hû. ‘Âlimü’l-ğaybi veş-şehâdeh. Hüver-rahmânür-rahîm.23- Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû. El-melikül-kuddûsüs-selâmül-mü’minül-müheyminül-‘azîzül-cebbârul-mütekebbir. Sübhânellâhi ‘ammâ yüşrikûn.24- Hüvallâhül-hâlikul-bâriül-müsavviru lehül-esmâülhüsnâ. Yüsebbihu lehü mâ fis-semâvâti vel-ard. Ve hüvel-‘azîzül-hakîm. HÜVALLAHÜLLEZİ TÜRKÇE ANLAMI ALLAH’ın rahmetinden kovulmuş şeytanın şerrinden, işiten ve bilen ALLAH’a sığınırım. (3 Kez)Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 22- O öyle Allah ki ondan başka ilah yok gizli olanı da bilir, aşikar olanı da. O, çok esirgeyendir, çok merhametlidir.23- O öyle Allah ki ondan başka tapılacak yok, öyle melik ki mukaddestir. selamete erdirendir, güven verendir, görüp gözetendir, onurludur, dilediğini ister istemez yaptırandır, her konuda büyüklüğünü gösterendir. Allah (c.c.) onların ortak koştuklarından münezzehtir.24- O öyle Allah ki Halık, Barî, Müsavvir O, en güzel isimler (Esma-i hüsnâ) onun, bütün göklerdeki ve yerdeki ona tesbih eder, O öyle Aziz öyle hakîmdir. HÜVALLAHÜLLEZİ SÜRESİ DİNLE Dinlemek için alttaki videoya tıklayın.. HÜVALLAHÜLLEZİ ARAPÇA هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُهُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَهُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّـحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ La yestevi – Huvallahullezi HÜVALLAHÜLLEZİ TEFSİRİ Cenâb-ı Hak, “Allah” ismini en başa koyarak kendisinin bazı isim ve sıfatlarını özellikle anmakta, ardından en güzel isimlerin kendisine ait olduğunu hatırlatmaktadır. Kulluk bilincine erişmiş olanların taşıması gereken Allah korkusuna değinen 21. âyetin açıklaması mahiyetindeki bu âyetlerde bile önce Allah Teâlâ’nın birliğine, sonra ilminin sınırsızlığına, hemen bunların ardından da rahmet ve şefkatinin enginliğine yer verilmesi, ulu Rabbimizi diğer isim ve sıfatlarını da unutmadan, ama her şeyden önce sevgi, şefkat ve bağışlayıcılık nitelikleriyle düşünmemiz ve bizim de bütün yaratılmışlara karşı bu tavrı öncelememiz gerektiğini gösterme açısından dikkat çekicidir. “En güzel isimler” diye çevirdiğimiz 24. âyetteki esmâ-i hüsnâ terimi, “Allah Teâlâ’nın en güzel niteliklerine ve en mükemmel anlamlara delâlet eden isimleri” demektir (bilgi için bk. A‘râf 7/180; “Allah” hakkında bk. Bakara 2/255; “rahmân” ve “rahîm” hakkında bk. Fâtiha 1/3). Genellikle birden fazla mâna ile açıklanan esmâ-i hüsnâdan 23-24. âyetlerde geçenler için verilen başlıca anlamlar şöyledir: a) Melik: Egemenliğin mutlak sahibi, görünen ve görünmeyen âlemlerin asıl ve yegâne mâliki, b) Kuddûs: Her türlü eksiklikten uzak, mutlak kemal sahibi, yaratılmışların tasavvur ve tasvirine sığmaz, kutsî, c) Selâm: Esenlik kaynağı, esenlik veren, selâmete çıkaran, d) Mü’min: Güven sağlayan, kendisine güvenilen, vaadine itimat edilen, gönlünü imana açanlara iman veren, kendisine güvenenleri korkudan emin kılan, e) Müheymin: Görüp gözeten, yöneten ve denetleyen, evrenin mutlak hâkim ve yöneticisi, f) Azîz: Üstün, yenilmeyen, mutlak güç sahibi, yegâne galip, izzet ve şanın asıl sahibi ve kaynağı, g) Cebbâr: İradesine sınır olmayan, murat ettiğini her durumda icra edebilen, hükmüne ve etkisine karşı direnilemeyen, yaratılmışların halini iyileştiren, yaraları saran, dertlere derman olan, erişilemez, yüceler yücesi, güç ve azamet sahibi, h) Mütekebbir: Büyüklüğü apaçık olan, azametini ortaya koyan, büyüklük ancak kendisine yaraşan, büyüklükte eşi olmayan, ı) Hâlik: Takdir ettiği gibi yaratan, i) Bâri’: Örneği olmadan yaratan, yaratmanın bütün evrelerindeki inceliklerin asıl kaynağı, j) Musavvir: Biçim ve özellik veren, yarattıklarının maddî mânevî, duyularla algılanan algılanamayan bütün şekil ve hususiyetlerini belirleyen, k) Hakîm: Bütün işleri ve buyrukları yerli yerince olan, hüküm ve hikmet sahibi. Sûre –ilk âyetinde olduğu gibi– göklerde ve yerde bulunanların hepsinin Allah’ı tesbih ettiği, O’nun azîz ve hakîm olduğu belirtilerek sona ermektedir. Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 303-304 ## Vitaminler Hangi Besinlerde Bulunur? — Saglik URL: https://trendhayat.com/saglik/vitaminler-hangi-besinlerde-bulunur-1461/ Tarih: 2026-02-04 Vitamin İçeren Besinler, Vitaminler Hangi Besinlerde Bulunur? A vitamini: Sığır karaciğeri, yumurta sarısı, havuç, brokoli, kayısı, kavun, ıspanak, lahana, balık yağı. B1 vitamini: Ispanak, bezelye, kuruyemiş, karaciğer, soya. B2 vitamini: Yumurta sarısı, peynir, süt, kepekli tahıllar, badem, soya fasulyesi, ıspanak, mantar, badem ve kümes hayvanları. B3 vitamini: Et, balık, tavuk, süt ve yumurta, yer fıstığı, dana karaciğeri, ayçiçeği tohumu. B5 vitamini: Tam tahıl ve yumurta bulunur. B6 vitamini: Zenginleştirilmiş tahıllar, baklagiller, balık, et, tavuk ve bazı meyve ve sebzelerde bulunur. B7 vitamini: Ekmek, yumurta sarısı, karnabahar, balık, baklagiller, karaciğer, et, tavuk, pekmez, süt ürünleri, yulaf ezmesi, kabuklu yemişler, istiridye, buğday tohumu, soya, muz. B9 vitamini: Brokoli, ıspanak, mantar, fasulye ve bezelye, kuşkonmaz, karaciğer, zenginleştirilmiş tahıl ve tahıl ürünleri. B12 vitamini: Karaciğer, balık, kabuklu deniz ürünleri, peynir, yumurta. C vitamini : Yeşil biber, turunçgiller, çilek, kavun, brokoli, domates, şalgam, tatlı ve beyaz patates, mango, papaya, karpuz, lahana, brüksel lahanası, karnabahar, kırmızı biber, yaban mersini, ananas, kızılcık, ahududu . D vitamini : Peynir, tereyağı, margarin, güçlendirilmiş süt, balık. E vitamini : Ayçiçek yağı, buğday tohumu yağı, zeytinyağı, fıstık, fındık, soya. K vitamini: Lahana, karnabahar, ıspanak, tahıllar, soya fasulyesi. ## Mezoterapi URL: https://trendhayat.com/guzellik/mezoterapi/ Tarih: 2026-02-04 Mezoterapi Ankaraİlk defa 1952 yılında Dr. Michel Pistor tarafından uygulanan mezoterapi kelime olarak orta deri tedavisi anlamına gelmektedir. Mezoterapi uygulamasında mezoterapi içeriği mikroenjeksiyonlarla tedavi edilecek bölge içerisine verilir. Her seans yaklaşık 15 dakika sürecek şekilde, özel mezoterapi iğnesi ve özel ilaç karışımları ile uygulanarak yapılır. Mezoterapi MerkezleriMODİMED SAĞLIK VE GÜZELLİK MERKEZİ Yüz güzelliği ve cilt sağlığı genellikle pürüzsüz, parlak ve diri bir cilt ile açıklanmaktadır. İnsanların tamamen doğal olan ve hücreleri yenilemek için ihtiyaçları olan vitamin, mineral, protein, amino asit, enzimler, ko-enzimler ve anti oksidanlar cilt içerisine enjekte edilmektedir. Mezoterapi Cildin biyolojik fonksiyonlarını destekler Yaşlanma sürecini geciktirir Mart 6, 2009 Saç MezoterapiSaç mezoterapisi nedir? Mevsimsel, strese bağlı, metabolik sebepli saç dökülmesi ve hamilelik sonrasında ani saç dökülmeleri durumlarında faydalı olduğu belirtilmektedir. ## İstanbul Kahvaltı — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/istanbul-kahvalti-455/ Tarih: 2026-02-04 Kahvaltı Keyfi: Güneşin gülümsemeye başladığı şu günlerde, şöyle boylu boyunca minderlere uzanıp kahvaltı yapmak istiyorsanız, İstanbul’un en güzel 12 kahvaltı mekanı aşağıda. İstanbulda Kahvaltı Mekanları Arka Bahçe/Rumeli Hisarı Gizemli ve mistik bir atmosfer Ağaçlar arasında keyifle yayılabileceğiniz, hamaklarda baharın tadını çıkarabileceğiniz samimi bir mekân Arka Bahçe. Ev yapımı reçel ve marmelâtlar, börekler, ekmekler, zeytin, peynir, jambon çeşitleri, zeytinyağlılar gibi en az 25 çeşit yiyecekten oluşan açık büfe brunch’ı ile Arka Bahçe, sizi muhteşem bir güne davet ediyor. Bu lezzetlerden faydalanmak için pazar günleri 10.00-15.00 saatleri arasında orada bulunmalısınız. Eğer bu güzel sofradan kalkamayıp, daha uzun kalmayı dadüşünürseniz, mistik atmosferi ve çalan etnik müzikler de ilginizi çekecektir. Tel: (0212) 265 38 48 Çınaraltı Çay Bahçesi/Çengelköy Rahat, huzurlu ve keyifli Deniz kenarında yer alan Çengelköy Çınaraltı Çay Bahçesi, sakin bir ortamın ve Boğaz manzarasının keyfini çıkarmak isteyenler için ideal bir seçim olacak. Mekânda uygun fiyatlı tost, yumurta çeşitleri, menemen gibi yiyecekleri tadabildiğiniz gibi, dışarıdan da yiyecek getirebiliyorsunuz. Eğer yiyeceğinizi dışarıdan getirecekseniz, ünlü Çengelköy Börekçisi’nden pide, börek veya poğaça almanızı da tavsiye ediyoruz. Böylece hem huzurlu çay bahçesi ambiyansı içinde kahvaltınızın keyfini çıkaracak hem de tüm haftanın yorgunluğunu üzerinizden atabileceksiniz. Tel: (0216) 422 10 36 Kahvaltı Mekanları Anadolu – Beyaz Fırın/Bağdat Caddesi Hem çeşitli hem keyifli Merkez şubesi Kadıköy çarşısında olan Beyaz Fırın’ın Çiftehavuzlar, Erenköy ve Suadiye’de de şubeleri var. Ve hepsinde de açık havada keyifle yemek yeme imkânına sahipsiniz. Beyaz Fırınların gene) özelliği çok bol çeşit içinden ne isterseniz onu seçebilmeniz ve seçtiğinizi ödemeniz. Üstelik her an fırından yeni ve taze şeyler çıkıyor. Özellikle peynirli, dereotlu, domatesli, sucuklu, tavuklu ve kaşarlı simit; jambonlu kaşarlı pide; patatesli ve çikolatalı sarma, soğuk sandviç çeşitleri, kaşarlı kruvasanlar, tuzlu muffinler favorileri oluşturuyor. Kısacası Beyaz Fırın keyfinize keyif katacak bir yer. Tel: (0216) 302 24 28-360 90 90-464 20 00 Boğazda Kahvaltı Mekanları – Aşşk Cafe/Kuruçeşme Âşkın ve lezzetin tadı “Muhteşem Boğaz manzarası eşliğinde bir kahvaltının tadına doyum olmaz” diyenlerden misiniz? Aşşk Cafe tam size göre. Zengin çeşidi değil, sağlıklı bir mönüyü tercih eden kafede tüm yiyecekler zeytinyağı ile yapılıyor. Özellikle Rus ekmeği içinde kaşar peyniri ve domates ile pişirilen Aşşk Tost’u ve çömlekte yumurtayı mutlaka deneyin. Tel: (0212) 265 47 34 Cafeteria Hüseyin Bey/Anadolu Hisarı Doğa ve lezzet Göksu Deresi kıyısındaki bu derme çatma mekânın avlusuna adım attığınızda başka bir dünya ile karşılaşıyorsunuz. Yemyeşil bir bahçe, ufak bir gölet… İşte size keyifli bir pazar geçirmeniz için harika bir fırsat. Cafeteria Hüseyin Bey. Dere kenarındaki iskeleye kurulmuş masalar güneşin nimetlerinden faydalanmak isteyenlere, iç kısımda sarmaşıkların altındaki masalar ise gölge sevenlere hitap ediyor. Mekan genel olarak salaş ve huzurlu bir atmosfere sahip. Cafeteria Hüseyin Bey’de kahvaltı tabağı ve tostun yanı sıra balık çeşitleri de bulabilirsiniz. Tel: (0216) 462 13 98 Açık Büfe Kahvaltı Mekanları – Happy Moon’s Cafe/Fenerbahçe Zengin açık büfe Happy Moon’s Cafe, zengin açık büfesi ile hafta sonu kahvaltılarını şölene dönüştürüyor. İki katı ve bahçesiyle pazar günleri 10.00 ile 14.00 saatleri arasında, peynirden börek çeşitlerine, zeytinyağlılardan salatalara, meyve çaylarından taze meyve sularına kadar pek çok çeşide sahip. “Pazar sabahlarının keyfi, kahvaltıyı uzatmadan çıkmaz” diyorsanız, Happy Moon’s size istediğiniz kadar uzatabileceğiniz bir brunch sunuyor. Tel: (0216) 550 05 00 İstanbul Brunch Mekanları – Limonlu Bahçe/Beyoğlu Akşam sefaları ve brünch Limonlu Bahçe’de şehir yanı başınızda ama gürültüsü çok uzaklarda. Hamakta uzanmanın, puf puf minderlerde sohbetin ve limonatanın dayanılmaz keyfi sizi adeta çağırıyor. Zamanın ve gündelik hayatın yok olduğu bir atmosfere sahip olan bahçe, pazarları açık büfe brunch’lara ev sahipliği yapıyor. Saat 10.30′dan 15.30′a kadar yaklaşık 25 çeşit lezzete tanık olabileceğiniz brunch için önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Tel: (0212) 252 10 94 Bebek Cafe/Bebek Çiçekler içinde kahvaltı Arkanızda Bebek Parkı, Önünüzde enfes Boğaz manzarası… Rengârenk minderler, begonyalar, hafif müzik ile rahat, sakin ve huzurlu ortamı İle Bebek Cafe, popülaritesini yıllardır hiç kaybetmedi ve bu yüzden de listemizde yerini alıyor. Domatesli, mantarlı peynirli, patatesli, jambonlu omleti, simit, poğaça ve peynir tabağı ile Bebek Cafe, ev sıcaklığını yaşatıyor. Bebek Parkı içinde, iskelenin hemen yanında bulunan mekânda yapacağınız kahvaltının ardından bir boğaz yürüyüşü de size iyi gelecek. Tel: (0212) 257 66 51 Orman/Maslak Yeşil sizi çağırıyor Şehrin merkezinde, ulaşılması kolay, çoluk çocuk hem eğleneceğiniz, hem dinleneceğiniz, hem de afiyetle doyabileceğiniz bir yer arıyorsanız Orman tam aradığınız yer. Mekânda dört dörtlük bir köy kahvaltısı mevcut. Otlu omlet, ev yapımı reçel, bal-kaymak, taze portakal suyu bu mönünün içindekilerden birkaçı. Minderler, banklar ve yemyeşil bir zemin içinde en çok çocuklarınız eğlenecek. Üstelik günün geri kalanını orada geçirmeniz için de bir sebebiniz var: barbeküdeki eşsiz lezzetler… Tel: (0212) 299 11 81 Leyla Cafe/Cihangir Kahvaltı keyfi Geniş bir mönüye sahip olan Leyla’da birkaç çeşit kahvaltı seçeneği var. Bunlardan birini seçiyor ve kahvaltı konseptinizî belirlemiş oluyorsunuz. Bizim favorimiz “İstanbul”. Bu seçenek, fırından yeni çıkmış simit, sıcak poğaçalar, zeytinli ekmekler ve harika reçellerden oluşuyor. Kahvaltınızı yaparken dizilerin ünlü yakışıklıları ile yan yana masalarda oturma olasılığınız da oldukça yüksek. Çünkü Leyla leziz mönüsü kadar sanat ve sosyete dünyasından gelen müdavimleriyle de oldukça ünlü. Sabahları kahvaltı yapabilecek nezih ve konforlu bir mekân arıyorsanız, Leyla tam size göre.Tel: (0212) 244 53 50 Büfe Kahvaltı Mekanları – Sarı Köşk/Emirgan Hem göze hem mideye Size zamanı unutturabilecek mekânlardan biri de Emirgan Korusu’nda bulunan Sarı Köşk. Özenle restore edilmiş olan Sarı Köşk, harikabahçesi ve havuzu ile hafta içi A’La Carte mönü, hafta sonu zengin kahvaltı ve açık büfe seçeneği sunuyor. Görsel şölenin ve lezzetin bir arada yaşandığı huzur dolu bu mekânda haftanın tüm yorgunluğunu atacaksınız. Tel: (0212) 229 50 38 Sade Kahve/Rumeli Hisarı Her saat bir başka keyif Boğaz manzarasının keyfine doyum olmayan en güzel köşelerinden olan Rumeli Hisarı’nda, Türk kahvesinin hala usulüne uygun olarak külde pişirildiği, sunuluş biçimi ve çeşidiyle tam bir ev kahvaltısının servis edildiği bir mekân Sade Kahve… İnanmayacaksınız ama çayı pişirirken kömür ateşi kullanıyorlar. Çayının bu kadar lezzetli olmasının tek ve en önemli nedeni bu olsa gerek. Boğaz manzarası eşliğinde rahat bir ortamda keyifli vakit geçirebileceğiniz mekânda, masaların altında ayaklarınız soğuktan üşümesin diye büyük kazanların içine yanan kömürler koyuyorlar, böylece soğuk havalarda bile dışarıda otururken soğuğu fazla hissetmiyorsunuz. Bizce çok orijinal ve değişik bir fikir. Tel: (0212) 358 23 24 Anadolu Yakası Kahvaltı Mekanları – Yazın tadı Moda Terasta çıkar Muhteşem manzarası, leziz yemekleri, davet organizasyonları ve meşhur pazar brunchları ile Moda Teras’ta yazın keyfini doyasıya çıkarabilirsiniz. Bir mekân düşünün, eşsiz deniz manzarası ile sizi büyülesin, zengin mutfağıyla adeta bir lezzet şöleni yaşatsın, fiyatları makul ve ulaşımı kolay olsun. Böyle bir mekânın sadece hayallerinizde yaşadığını düşünüyorsanız, size yanıtımız Moda Teras olacak. Kalamış Koyu’na tepeden bakan Adalar manzaralı Moda Teras, misafirperver, sıcak, samimi ve romantik atmosferiyle rüya gibi bir gün geçirmenizi .sağlıyor. Başlangıçlardan pizzalara, ana yemeklerden tatlılara kadar zengin mönüsüyle de damağınıza hitap ediyor. İstanbul’da manzaralı, ağaçlıklı, ferah yazlık restoranlar giderek kaybolurken, Moda’nın en güzel noktasındaki Moda Teras özellikle önümüzdeki boğucu günlerde rahat soluk alınabilecek bir vaha niteliğinde. İki bölümden oluşan mekânın yenilenen dekorasyon, kadife perdeleri, uzun kanepeleri, büyük desenli duvar kâğıtları, taşlı aplikleri ile Moda’nın 1900′lerdekimeşhur köşklerine gönderme yapıyor. Mekânın bahçesinde ise Moda iskelesine tepeden bakan masalar size denizin üzerindeymişsiniz izlenimi veriyor. 500 kişilik oturma kapasitesine sahip mekânda organizasyonlar da düzenleniyor. İstenildiğinde iki ayrı veya tek büyük birsalona dönüşebilme özelliğiyle arttk aynı anda farklı organizasyonlara cevap verebilen Moda Teras’ta, restoran bölümü, canlı performansların gerçekleşeceği sahnesi ve dj kabini ile bar bölümü; düğünler için özel gelin odası gibi yenilikler de var. Mekân haftanın her günü açık. Hafta içi 10.30-01.00 saatleri arasında, hafta sonları ise 10.30-02.00 saatleri arasında gidilebilir. Özellikle yaz aylarında minderlerin üzerine yayılmak, mehtap eşliğinde içkinizi yudumlamak ve müziğin ritmine kendinizi kaptırmak İstiyorsanız, Moda Teras’ı unutmayın. Adres; Mektep Sokak No: 7-9 Moda/Kadıköy Tel: (0216) 338 70 40-449 18 86 Filed Under: Beslenme ## Ihlamur Nasıl Demlenir Ve Ihlamur Faydaları — Beslenme URL: https://trendhayat.com/beslenme/ihlamur-nasil-demlenir-1148/ Tarih: 2026-02-04 Ihlamur Nasıl Demlenir Ve Ihlamur Faydaları Ihlamurun Faydalarıı Nelerdir ve Ihlamur Nasıl Demlenir? Ihlamurgiller familyasındandır. Latince ismi Tilia platyhllosdur. Anadoluda çeşitli ıhlamur ağacı türleri vardır. Bunlardan tedavi amaçlı kullanılan ikisi özellikle kuzey anadolu dağlarında yetişir. Bunlar küçük yapraklı ıhlamur ve büyük yapraklı ıhlamur türleridir. Ülkemizde ıhlamur bütün olarak ve açıkta satılmaktadır. Bu uygulama bütünüyle yanlıştır. Ihlamur kurutulduktan sonra ince kıyılıp, hava almayan kaplarda saklanmalıdır. Aksi halde kokusunu ve etkinliğini yitirir. Bileşiminde uçucu yağ, flavon, müsilaj, tanen, farnesol, organik asitler, şeker vardır. Haziran-ağustos ayları arasında çiçek açar. Çiçekler 5 parçalı, sarımsı beyaz, özel ve kuvvetli kokulu ve hafif baharlı, tatlımsı ve müsinli lezzetlidir.Küçük yapraklı ıhlamur (Tilia cordata Miller) Türkiye’de çok nadirdir, buna karşılık gümüşi ıhlamur, büyük yapraklı ıhlamur ve Kafkas ıhlamuru Kuzey Anadolu dağlarında bol olarak yetişmektedir; •Gümüşi ıhlamur (Tilia argantea): Yapraklarının alt yüzü gümüşi beyaz, yıldız tüylüdür. Halen İstanbul aktarlarında yalnız bu türün çiçekleri satılmaktadır. Kodeks ıhlamur çiçeği yerine daha yaygın olarak bulunan gümüşî ıhlamur çiçeğinin satılmasına sık rastlanmaktadır. Bunun hem koku ve tadı farklıdır, hem de ilaç olarak kalitesi düşüktür. •Büyük yapraklı ıhlamur (Tilia platyphyllos): Yaprakların alt yüzü mavimsi-yeşil, basit tüylüdür. •Kafkas ıhlamuru (Tilia rubra DC.): Yapraklar her iki yüzde de yeşil ve hemen hemen tüysüzdür. Ihlamurun Yararları Organizmanın savunma gücünü artırarak, ateşli soğuk algınlıkların kısa sürede geçmesine yardım eder. Terletici özelliğiyle organizmayı toksinlerden temizlemede başarılıdır. Kanı durultur, ana damarların sertleşmesini önler. Kalbi besleyen damarları genişleterek kalp krizini önler. Tansiyonu düşürür. Uykusuzluk, sinirlilik ve migrende faydalıdır. Böbrekleri ve mesaneyi temizler. Saç dökülmesini önleyici etkisi ıhlamur faydaları arasındadır. Ihlamur 2 şekilde satılmaktadır; •Çiçek ıhlamur: yalnız çiçek durumlarından ibarettir. İçinde ancak %1 çiçek yaprağı (brakte) bulunabilir. Birinci kalite olarak kabul edilir (Tiliae flos sine bractea). •Yapraklı ıhlamur: çiçek durumları, çiçek yaprağı ile birlikte toplanmıştır. İkinci kalite olarak kabul edilir (Tiliae flos cum bractea). Ihlamur Çayı Nasıl Yapılır? Ihlamur Nasıl Kaynatılır? 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlenir, süzülür ve sıcak olarak içilir. Her seferinde taze olarak demlenmelidir. Ihlamurun Zararları Varmıdır? Bilinen bir yan etkisi yoktur ancak her bitkisel çay gibi ıhlamurunda devamlı ve aşırı oranda içilmesi tavsiye edilmez. Filed Under: Beslenme ## Yaz Okulu İzmir URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/yaz-okulu-izmir-983/ Tarih: 2026-02-03 İzmir yaz okulu. Işıkkent Eğitim Kampüsü; Işıkkent Eğitim Kampüsü, yaz tatili için cazip aktiviteler sunuyor. Çocukların eğlenirken öğreneceği geniş kapsamlı bir program sunuluyor.Üçer haftalık programların ilki 21 Haziran-9 Temmuz, ikincisi 12 Temmuz- 30 Temmuz arasında gerçekleşecek. 4-6 ve 7-12 yaş gruplarına düzenlenen okul için; Tel: (0232) 462 71 00 The English Academy English Academy yaz kampı bu yıl da Gümüldür'de beş yıldızlı Denizatı Tatil Köyü'nde gerçekleşiyor. 26 Haziran-10 Temmuz arasındaki kampta eğitim ve eğlence bir arada sunuluyor. 9- 16 yaş grubunun katılacağı yaz kampında spor faaliyetlerinin yanında sanatsal etkinlikler de sunuluyor. İzmir yaz okulu Tel: (0232) 445 71 71 Özel Fatih Koleji Özel Fatih Koleji, açtığı yaz okullarıyla sağlıklı gençler yetiştiriyor. Temmuz ayından itibaren 4 hafta süren yaz okulunda İngilizce, yüzme, temel jimnastik, su topu oyunları ve dans gibi eğlenceli aktiviteler bulunuyor. 7-12 yaş arasındaki çocukların katılacağı yaz kampı Tel: (0232) 285 53 00 Geleceğin Yıldızları Alaçatı Sörf Kampı Çeşme Alaçatı'daki sörf kampına 10-17 yaş arasındaki çocuklar kabul ediliyor. Okulda sörfün yanı sıra yüzme, basketbol, tenis, futbol, masa tenisi, plaj voleybolu, hokey ve su topu etkinleri de yer alıyor. İki dönem halinde düzenlenen okulda öğrenciler beş yıldızlı Majesty Süzer Otel'de konaklıyor. Öğrenciler geziler, yarışmalar, animasyonlar, kumru ve çöp şiş partileriyle de eğlenceli bir tatil geçiriyorlar. Tel: (0216) 345 81 00 kategori Aktiviteler Tags: çocuk yaz okulları, yaz okullar Permalink ## Aşure Tarifi ve Yapılışı URL: https://trendhayat.com/tarifler/asure-tarifi-1242/ Tarih: 2026-02-02 Aşure Tarifi ve Aşure Yapımı. Buğdayı, nohut ve fasulyeleri birkaç su yıkayıp suyunu süzelim. Aşurelik buğdayı kaynar su ile akşamdan ıslatalım. Ayrı kaplarda nohut ve kurufasulyeyi de soğuk su ile akşamdan ıslatalım. Ertesi gün nohut ve fasulyelerin ıslatma sularını süzüp basınçlı bir tencerede, üzerlerini 2 parmak aşacak kadar soğuk su ilave ederek ayrı ayrı haşlayalım. Buğdayları basınçlı bir tencerede, üzerini 4 parmak aşacak kadar sıcak su ile iyice yumuşayana dek haşlayalım. Haşlanan buğday, nohut ve fasulyeleri bir tencereye alalım. Üzerlerine yeterince sıcak su ilave edelim. (Bakliyatlara piştikten sonra soğuk su ilave ederseniz çok zor pişer.) İçine şekeri, tavla zarı iriliğinde doğranmış portakal kabuğunu, havucu, kayısı ve kuru üzümü ilave ederek ağır ateşte aşure, özleşip kıvamlanana dek arada bir karıştırarak kaynatalım. (Bu arada suyu veya şekeri az gelirse azar azar sıcak su ve şeker ilave edelim.) Aşureyi ateşten almadan 5 dk. önce 1-2 çorba kaşığı nişastayı, 1/2 su bardağı su ile ezerek ilave edelim. Elmayı ve portakalı soyup küçük küpler halinde doğrayarak küçük doğranmışincirleri ilave edelim. Aşureyi sürekli karıştırarak bir taşım daha kaynatıp ateşten alıp, içine fıstıkları ilave ederek kâselere boşaltalım. Üzerine fındık, tarçın, nar taneleri serpip arzuya göre gülsuyu gezdirerek soğuk veya sıcak servis yapalım. Aşure Malzemeleri (8-10 kişilik) 1,5 SU BARDAĞI AŞURELİK BUĞDAY (AKŞAMDAN ISLATILMIŞ) 1/2 SU BARDAĞI NOHUT (AKŞAMDAN ISLATILMIŞ) 1/2 SU BARDAĞI KURUFASULYE (AKŞAMDAN ISLATILMIŞ) 1/2 SU BARDAĞI KURU ÜZÜM 7-8 KURU İNCİR 1 ORTA BOY HAVUÇ 10-15 KURU KAYISI 1 SU BARDAĞI İRİ DÖVÜLMÜŞ FINDIK 2 SU BARDAĞI ŞEKER 1-2 ÇORBA KAŞIĞI NİŞASTA 1 PORTAKAL KABUĞU RENDESİ 1 SU BARDAĞI YERFISTIĞI 1 TATLI KAŞIĞI TARÇIN GÜLSUYU VE NAR TANELERİ (ARZUYA GÖRE) 2 ORTA BOY ELMA (ARZUYA GÖRE) 1 ORTA BOY PORTAKAL 1 PORTAKAL KABUĞU Filed Under: Tarifler ## Protez Tırnak Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/guzellik/protez-tirnak-1252 Tarih: 2026-02-02 Protez Tırnak Nasıl Yapılır? Protez Tırnak ve Tırnak Süsleme. Tırnakların bugünkü adıyla manikür yapılıp, ojeyle renklendirilmesi aslında çok eskilerden gelen bir gelenek. Hatta tarihte hem kadınların, hem erkeklerin tırnaklarına süsleme yaptığı bile biliniyor. Bunu ilk uygulayanlar ise Çinliler. Eski Mısır'da da eller ve tırnaklar kına ile boyanıp, renklendirilirken kraliçeler tırnaklarını hep kırmızıya boyarlarmış. Günümüzde ise tırnakları istenilen renk ojeyle boyamak mümkün. Hatta bu aralar iddialı renkler çok daha moda. Yeşiller, kavuniçiler, morlar… Birçok kadının vazgeçilmez tutkusu, erkeklerin ise seksi buldukları uzun tırnaklara günümüzde pek rastlanmıyor. Koruması mı zor, uzatması mı bilemiyoruz ama kırılmasını önlemek gerçekten zor. Darbelerden, soğuktan yıpranan ve sigaranın etkisiyle sararan tırnaklar, ilgi istiyor. İşte bu yüzden son günlerde kadınların sıkça tercih ettiği bir yöntem var. Doğal görünümlü ve kırılmayan protez tırnaklar. Protez tırnaklar, tivilas ve ipek gibi karışımlardan oluşan bir ürünle tırnağınızın üzerine uygulanıyor. İki saat süren bu işlem yapıldıktan sonra ayda bir kez bakım yaptırmak gerekiyor. Bakımın amacı, kendi tırnağınızın uzamasıyla boşalan yerin doldurulması. Özellikle tırnak yiyen kadınlar için mükemmel bir çözüm olan protez tırnaklar, doğal tırnaklardan 10 kat sağlam, yani kırılma olasılığı yok denebilir. Protez tırnakları istediğiniz renk ve desenlerde süslemek de mümkün. "Dekor" adı verilen bu süslemede tırnaklar tuval gibi kullanılıyor ve üzerine istediğiniz şekil yapılabiliyor. Yaldız dökülüyor, pullar işleniyor, ojeler tıpkı boyalar gibi karıştırılıyor, hatta uzun olan yapay tırnakların ucuna delik delinerek halka (piercing) bile takılıyor. 20 yıldan fazla bir süredir tırnak ve vücut süslemeleri üzerine çalışan Mahmut Köse, bu konuda Türkiye'deki en başarılı uzmanlardan biri. Kadınların sadece yüz güzelliğine önem verdiklerini ve el, tırnak bakımını önemsen¬mediğini söyleyen Köse, tırnakların ihmal edilmemesi görüşünde. Kaliforniya'da geliştirilen "Pouder-Liquid-Sistem" (protez tırnak) üzerine çalışmalar yapan Köse, "Protez tırnaklarda farklı sistemlerde uygulanıyor. Örneğin, Acrly sistemi şablonlarla sadece hiç uzamayan ve sağlıksız tırnaklara uygulanan bir metod. Ama en yaygın ve sağlıklı olanı, jel sürülüp ultraviolet ışınlarıyla yapıştırılan protez tırnaklar. Bu tırnaklar son derece esnek, sert darbelere karşı dayanıklı ve oje sürmeseniz bile doğal tırnak görüntüsüne sahip. Kısaca kendi doğal tırnağınızı hiç aratmıyor" diyor. Mahmut Köse'nin tırnak kozmetiğindeki başarısının bir diğer sırrı ise tüm malzemelerini Amerika'dan özel olarak getirtmesi. Köse, tırnak süslemeleri ve protez tırnağın nasıl takı¬lacağına dair uygulamalı kurslar da veriyor. Sağlıklı tırnaklar ve eller için… * Tırnaklarınızı sudan uzak tutun. Tırnaklar su emdiklerinde daha yumuşar ve zayıflarlar. Ev işlerinde mutlaka eldiven kullanın. * Soğuk hava, dış etkenler ellerimizi zamanla kuruturve çatlatır. Bunlarda zamanla ellerimizin kırışmasınave yıpranmasına neden olur. * Ellerinize ve tırnak diplerine günrika besleyici sürün. Özellikle de banyodan sonra. * Uygun nemlendiricileri kullanmak, tırnak ana hücrelerini güçlendirmek için en sağlıklı metodlardan kategori Güzellik Permalink ## Hamilelikten Korunma Yolları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/hamilelikten-korunma-1361/ Tarih: 2026-02-01 Hamilelikten Korunma Yolları Nelerdir? Hamilelikten Korunma ve Gebelikten Korunma için öneriler. KORUNDUĞUM HALDE GEBE KALDIM." Bu, kadın doğum uzmanlarının sıkça karşılaştığı bir cümledir. ABD'de yapılan bir araştırma, istenmeyen gebeliğe maruz kalanların yüzde 53'ünü, doğum kontrol yöntemlerinden herhangi birini kullanmakta olan kadınların oluşturduğunu gösteriyor. Peki, o zaman doğum kontrol yöntemleri bir işe yaramamakta mıdır? Tabii ki hayır. Buradaki yanlışlık doğum kontrol yöntemlerinde değil, onların yanlış uygulanıyor olmasından kaynaklanıyor. Doğum kontrol hapları ya da diğer korunma yöntemleri ancak doğru olarak kullanıldığında etkili olur. Ve günümüzde hala pek çok kadın, korunduğunu zannettiği halde yöntemi yanlış uyguladığı için aslında korunmamaktadır. İstenmeyen bir gebeliği önleminin yolu "doğum kontrolü" esnasında basit birkaç şeye dikkat etmekten geçiyor. Pratik tavsiyeler: • Doğum kontrol hapıyla korunuyorsanız, hapları hergün aynı saatte almaya dikkat edin. • Doktorunuzun tavsiye ettiği size en uygun doğum kontrolü yönteminin uygulanmasında "süreklilik ve tutarlık" gözetin. Küçük bir unutkanlığın, istenmeyen gebeliğe yol açabileceğini göz ardı etmeyin. • Kullandığınız doğum kontrol yönteminin talimatlarını birebir uygulayın. • Doğum kontrol hapı kullanıyorsanız ve iki ya da daha fazla gün hapınızı almayı unuttuysanız, prezervatif gibi farklı bir yöntemi devreye sokun. • Antibiyotik ilaç kullanıyorsanız, bu ilacın doğum kontrol hapınızın etkisini azaltıp, azaltmadığını öğrenin. • 28 günde bir adet gören kadınlar için gebelik açısından en riskli günler kanamanın başlangıcından itibaren 12-15'inci günlerdir. Özellikle bu günlerde prezervatif, diyafram, spermatisid fitil gibi yöntemleri kullanmak etkili olacaktır. • Spiral kullanıyorsanız ve ipini hissetmiyorsanız, başka bir korunma yöntemi uygulayın ve doktorunuza başvurun. • Korunmasız cinsel ilişkiye girdiyseniz, doktorunuzu arayın. • Doktorunuzun önerebileceği acil gebelik önleyici hapları kullanmanız için cinsel ilişki sonrasında sadece 72 saatiniz var. Ve şunları da unutmayın: • Yalnızca bir kez girilen korunmasız cinsel ilişki de istenmeyen gebeliğe yol açabilir. • Doğum kontrol yöntemleriyle ilgili aklınıza takılan bir soru olduğunda doktorunuzu aramaya çekinmeyin. • Kullandığınız doğum kontrol yönteminin sonucunda anormal kanama, ağrı ya da ateş gibi yan etkilerle karşılaşırsanız yine mutlaka doktorunuzu haberdar edin. jin. Op. Dr. Cevher ONAY kategori Sağlık Permalink ## Hametan Krem Nedir? Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/hametan-krem-nedir-ne-ise-yarar/ Tarih: 2026-02-01 Hametan Krem Nedir? Hametan Kullanım Alanları Nelerdir? Hametan Krem Faydaları Nelerdir? Hametan Krem Yan Etkileri Hametan Kremin Fiyatı? Hametan Muadili gibi soruların cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Kullanım alanı çok geniş her yaş grubuna hitap bu krem elinizin altında bulunması gereken kremlerden biridir. Hametan hem pomad hemde krem içerikli olarak eczanelerde satılmaktadır. Hametan krem ve hametan pomad arasında fark sadece Hametan pomad daha fazla yağlı içeriklidir. Hametan pomad mavi tüpte bulunmakta, sarı tüpte ise krem bulunmaktadır. Dikkat etmeniz gereken sivilce probleminiz varsa yağlı olması nedeniyle pomad içerikli değilde, krem içerikli olanı kullanmanızda fayda var. Hametan Krem Nedir? Etken maddesi Hamamelis virginiana olan 30 gram ve 50 gramlık tüplerin içinde bulunan etki ettiği sivilceler de mevcut olan sivilceyi yok etmesi ve oluşacak sivilceyi engelleme, yanık, yara izi ve pişiklerde kullanılan bir kremdir. Hametan Kullanım Alanları Nelerdir? Geniş bir kullanım alanına sahip olan bu kremi uzman doktor tarafından tavsiye edilerek kullanılır. Her yaş grubuna kullanabileceği, 7’de 70’e herkese hitap eden bu krem bebeklerde, emziren annelerde ve yaşlı kişilerde tedavi amaçlı kullanılır. Pişiklerde, cilt yanıklarda,yaralarda ve yara izlerinde, meme çatlaklarında, sivilce(akne) gibi sorunlarda kullanılır. Hametan Krem Faydaları Nelerdir? Bebeklerde oluşan pişiklere iyi gelir. Pişiklerde etkili çözüm sunar. Anneler bu gibi durumlarda sıklıkla bu kremi tercih ederler. Bebeklerde, emziren anneler ve yaşlı kişilerde kullanabilirler. Çeşitli nedenlerden dolayı oluşan cilt lekelerinde Sivilce oluşunun engeller ve sivilce izlerinde gitmesine yardımcı olur. 1 ve 2 derecelik yanıklarda Emziren annelerde oluşan meme çatlaklarında kullanılır.Ama dikkat edilmesi gereken bebeğinizi emzirdikten sonra kremi sürün ve bebeğiniz emzireceğiniz zaman ise o bölgeyi güzelce yıkayın, yıkadıktan sonra kurulayın bu işlemlerden sonra bebeğinizi emzirin. Cilde oluşan sürtünme ve zedelenme sonucunda kullanılır. Ameliyat yaralarında veya herhangi bir nedenle oluşan yaralarda kullanılır. Cilt renk tonunu sabitlemeyi sağlar. Güneş yanıklarında kullanılır. Cildin yenilenmesini sağlar. Cildin nemlendirici olarak kullanılabilir. Hametan Krem Nasıl Kullanılmalıdır? En önemli noktalardan biride bu kremi nasıl kullanılması gerektiğidir. Bu kremden yarar sağlayabilmek için yerli dozda ve gerektiği gibi sürmek gerekir. Kremi sürmeden önce o bölgeyi temizleyin. Kremden nohut büyüklüğünden alın ve masaj yaparak yedirin. Hametan Krem Yan Etkileri Nelerdir? Etken maddesine karşı herhangi bir alerjiniz yoksa eğer herhangi bir yan etkisi olmamaktadır. Nadir olarak karın ağrısı, hafif şişkinlikler ve kurdeşen gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Hametan Kremin Fiyatı? 2019 yılı Mart ayında fiyatı 10.09 TL’dir. Hametan Kremin Muadili Hametan Pomad 30 gramlık veya 50 gramlık Wılkinson Pomad %12,5 100 gr Hametan Krem İle Cilt Bakımı Aşağıda vereceğimiz tarif cilt sorunlarınıza iyi gelecek cildinizi pürüzsüzleştirecektir. Malzemeler 1 çay kaşığı hametan krem 1 çay kaşığı bepanthol krem 1 çay kaşığı madecassol krem Bu üçlü kremi bir kapta güzelce karıştırın. 7 gün düzenli olarak kullanın. göz ve dudak çevresi hariç yüzünüze ve boynunuza sürebilirsiniz. Eğer yağlı bir cilde sahipseniz bu size yarar yerine zarar verecektir. KULLANMA TALİMATI HAMETAN krem Haricen kullanılır. Etkin madde: 100 g Krem’de; 5.35 g Hamamelis virginiana distilatı. Yardımcı maddeler: Setil alkol ve sorbik asit. Bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. Bu ilaç sizin reçetesiz olarak temin edip bir doktor yardımı almadan eczacınızın tavsiyesi ile hafif bir hastalığı tedavi etmeniz içindir. Buna karşın, yine de HAMETAN’dan en iyi sonuçları alabilmeniz için dikkatli kullanmanız gerekmektedir. Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz. Bu talimatta yazılanlara aynen İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız. Bu Kullanma Talimatında: 1. HAMETAN nedir ve ne için kullanılır? HAMETAN’ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler HAMETAN nasıl kullanılır? Olası yan etkiler nelerdir? HAMETAN’ın saklanması Başlıkları yer almaktadır. HAMETAN nedir ve ne için kullanılır ? HAMETAN, 30 gramlık alüminyum tüplerde sunulan bir kremdir. HAMETAN, 100 gramında etkin madde olarak 0.64 mg Hamamelis ketonları olarak standardize edilmiş, 5.35 g Hamamelis virginiana özütü içerir. HAMETAN’ın bileşimindeki Hamamelis virginiana sulu özütü; astrenjan (doku büzücü), lokal hemostatik (kanamayı durdurucu) ve antiinflamatuvar (iltihap giderici) etkilere sahiptir. Astrenjan etkisi ile; deriye ait yaralanmaları takiben, söz konusu bölgede deri proteinlerinin çökmesini sağlayarak doku büzücü ve kalınlaştırıcı etki gösterir. Lokal hemostatik etkisi ile; deriye ait yaralanmaları takiben, söz konusu bölgede kanama süresini kısaltır, pıhtılaşma sürecini hızlandırır. Antiinflamatuvar etkisi ile; derideki iltihaba ait belirti ve bulguları giderir. HAMETAN; Bebeklerin ve küçük çocukların pişiklerinde ve 2. derece yanıklarda / güneş yanıklarında Çizik ve kesik gibi yüzeysel deri lezyonlarında Emziren annelerde meme başı çatlaklarının bakımı ve korunmasında Kurumuş, çatlamış, yarılmış derinin bakımı ve korunmasında [yaşlı kimselerin derisi dahil ] kullanılır. 2. HAMETAN’ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler HAMETAN’ı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ Eğer HAMETAN’ın bileşenlerine karşı alerjiniz var ise ilacı kullanmayınız. HAMETAN’ı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ HAMETAN, gözlere temas ettirilmemelidir. Gözler ile temas durumunda, gözlerin bol su ile yıkanması önerilir. HAMETAN kullanımına rağmen, mevcut yakınmaların sürmesi veya artması durumunda bir doktora danışılmalıdır. “Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.” HAMETAN’ın yiyecek ve içecek ile kullanılması HAMETAN, cilde sürüldüğünden besinlerden bağımsız olarak kullanılabilir. Hamilelik İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Hamamelis virginiana için, gebeliklerde maruz kalmaya ilişkin klinik veri mevcut değildir. Hayvanlar üzerinde yapılmış çalışma da mevcut değildir. HAMETAN, gebelikte kullanılacaksa tedbirli olunmalıdır. Tedavi sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Emzirme İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Hamamelis virginiana’nın insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Hamamelis virginiana’nın süt ile atılımı hayvanlar üzerinde de araştırılmamıştır. Emzirme döneminde HAMETAN kullanımı konusunda doktorunuza danışınız. Araç ve makine kullanımı HAMETAN’ın araç ve makine kullanımı üzerine bir etkisi yoktur. HAMETAN’ın içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler İçeriğinde bulunan setil alkol ve sorbik asit nedeniyle, lokal deri reaksiyonlarına (örneğin, kontak dermatite) sebebiyet verebilir. Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı Herhangi bir ilaç ile etkileşimi bildirilmemiştir. Eğer reçeteli yada reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz. 3. HAMETAN nasıl kullanılır? Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar: HAMETAN; günde birkaç kez lezyonlu bölgeye sürülür. HAMETAN kullanımı ile ilgili herhangi bir süre kısıtlaması yoktur. Uygulama yolu ve metodu: HAMETAN, ince bir tabaka halinde ciltteki lezyonlu bölgeye sürülür. Gerekli ise, deriye sürülmeyi takiben lezyonlu bölge gazlı bez ile kapatılabilir. HAMETAN, emziren annelerde meme başlarının bakımında, her emzirmeden sonra meme başlarına uygulanır. Değişik yaş grupları: Çocuklarda kullanımı: Doğumdan itibaren kullanılabilir. Yaşlılarda kullanımı: Bildirilmemiştir. Özel kullanım durumları: Böbrek yetmezliği: Bildirilmemiştir. Karaciğer yetmezliği: Bildirilmemiştir. Eğer HAMETAN’ın etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz. Kullanmanız gerekenden daha fazla HAMETAN kullandıysanız: HAMETAN’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz. HAMETAN’ı kullanmayı unutursanız Unutulan dozları dengelemek için çift doz kullanmayınız. HAMETAN ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler HAMETAN tedavisi sonlandırıldığında, herhangi bir olumsuz etki oluşması beklenmez. 4. Olası yan etkiler nelerdir? Tüm ilaçlar gibi HAMETAN’ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Aşağıdakilerden biri olursa, HAMETAN’ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz: Deri döküntüleri Yüz, dudaklar, dil yada gırtlakta şişme. Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin HAMETAN’a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir. Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür. HAMETAN ile ilgili olarak başka bir yan etki bildirilmemiştir. Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etkiyle karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz. 5. HAMETAN’ın saklanması HAMETAN’ı çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 250C’nin altındaki oda sıcaklıklarında saklayınız. Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız. Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra HAMETAN’ı kullanmayınız. Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz HAMETAN’ı kullanmayınız. Ruhsat Sahibi: Dr. Willmar Schwabe GmbH / Almanya lisansıyla Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş. Eski Büyükdere Cad. Ayazağa Yolu No:5 34398 Maslak / İstanbul Üretici: Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş. Tunç Cad. Hoşdere Mevkii Özgür Nakliyat Yanı No:3 Hadımköy / İstanbul ## Takı Yapımı Kursu — Aktiviteler URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/taki-yapimi-1334/ Tarih: 2026-02-01 Takı Dünyası, Takı Yapımı ve Takı Yapılışı. El emeği ve göz nuruyla işlenen antik bir bilezik, modern bir alyans, gümüş işlemeli broş ya da yakut bir küpe… Kadının teninde anlam bulan bu takılar aslında yakın zamana kadar, sadece erkeklerin tekelinde sanata dönüşüyordu. Neredeyse kadınların “varolmalarıyla” eş zamanlı olan “takı sanatı” eğitiminin son dönemde yaygınlaşması, tasarım ve uygulamasını da hobi haline dönüştürdü. Artık kadınlar zerafetlerini tamamlayan kolye, yüzük, küpe, bilezik gibi takıların yapımını çeşitli kurslarda öğrenerek, kendileri için dizayn edebiliyorlar. Yaz aylarının yaklaştığı şu dönemde uzun süreli akademik bir program ya da daha kısa süreli bir eğitimin verildiği kurslardan birine katılabilirsiniz. Böylece hem kendi takınızı yapmanın zevkini yaşar hem de uzun yıllar sürdürebileceğiniz farklı bir hobi edinebilirsiniz. Maksat yaratıcılık Genelde bir yıldan uzun bir süreyi kapsayan akademik programlarda altın, gümüş, bakır, pirinç gibi madenlerin işlenmesi öğretiliyor. Zümrüt, safir, sitrin, yakut, yarı değerli boncuk gibi taşların montür yapılarak adapte edilmesini de kapsıyor bu programlar. İlk aşamada kuyumculuğun temel el aletlerini tanıma ve elle bütünleşecek kadar iyi kullanımı sağlanıyor. Biraz geometri ve ölçümleme ile birlikte sonraki bütün çalışmalar bu aletlerle yürütülüyor. Derslerde temel bilgi olarak takı ve değerli objelerin kültürü, ergonomisi, tarihi, değişik medeniyetlerdeki yansıması anlatılıyor. İkinci aşamada ise tasarıma dair bilgiler yoğunluk kazanıyor. Katılımcıların yaratıcılığı özgür bırakılarak bu yeteneklerinin model yapımına yansıması sağlanıyor. Ayrıca altın, gümüş ve değerli taşlarla ilgili bilgiler anlatılarak; abanoz, çakıltaşı, midye kabuğu, bakır, cam gibi yardımcı materyallerle nasıl ilaveler yapılacağı da gösteriliyor. Programın içeriğine göre, öğrenciler kendi yetenekleri doğrultusunda yapmayı istedikleri takının modelini çiziyorlar. Daha sonra atölyede kendilerinin mumdan hazırladığı modeller, Kapalıçarşı’ya döküme yollanıyor. Tekrar atölyeye gelince de kendileri tarafından tesviye ve cilası yapılıyor. Atölyelerde ayrıca kaynak da öğretiliyor. Evde Takı Atölyesi Evde hazırlanacak bir atölye için küçük sağlam bir masa ve alet çantası yeterli oluyor. Malzemeler ise kuyumculuk firmalarının ihtiyaçlarını temin eden firmalardan alınabiliyor. Takı tasarımında yaratıcılığın çok önemli olduğunu söyleyen akademisyenler, tekniğin bir yere kadar öğretilebileceğini, sonrasında yapmak istenen takıların bireyin yaratıcılığına bağlı olduğunu belirtiyorlar. Diğer bir kurs alternatifi ise hobi edinmek isteyen herkesin katılabileceği akademik olmayan daha kısa süreli programlardan oluşuyor. Burada öğrencilere, satın alınan boncuk, kristal taş, deniz kabuğu gibi materyallerle takının nasıl dizayn edileceği öğretiliyor. Katılımcılar, hazır malzemenin tasarımına dair temel bilgileri alarak her dersin sonunda bir takı ortaya çıkarabiliyorlar. İstasyon Sanat Merkezi Her iki alternatif tasarımın eğitimi veriliyor. Bakırköy şubesinde altın ve gümüşün işlenmesinin öğretildiği sertifikalı akademik bir program da uygulanıyor. Hafta içi ve hafta sonu ders alternatifi bulunuyor. Etiler, Tel: (0212) 352 13 05 – Bakırköy, Tel: (0212) 570 95 00 – Kadıköy, Tel: (0216) 330 1111 Nelli Sanat Evi Katılımcının en az bir yıl süreyle tasarımın ağırlıkta olduğu teknik eğitimi alması öneriliyor. Salı, perşembe ve cumartesi günleri arasından bir gün saat 12.00 ile saat 18.00 arasında ders yapılıyor. Nişantaşı. Tel: (0212) 227 73 75 Bir Kültür Sanat Evi Katılımcılar, 14 aylık teorik derslerle ve pratik atölye çalışmalarının sonunda altın ve gümüşü işlemeyi öğreniyorlar. Cuma ve pazar hariç her gün kurs var. Ders saatleri 11.00-17.00. Yalnız çarşamba günü akşam saat 19.00-22.00 arasında eğitim var. Katılımcının haftada bir günü seçmesi gerekiyor. Nişantaşı. Tel: (0212) 291 28 71 Küre betişim Merkezi Transparan, opak, kristal, fosforlu boncuk gibi materyallerin tasarımına ilişkin eğitim veriliyor. Dersler cumartesi günleri, 14.00-17.00 saatleri arasında yapılıyor. Kadıköy. Tel: (0216) 41858 66-67 Akademi İstanbul Takı Tasarım Bölümü’nde, 2 yıl süreyle bilgisayar destekli j takı tasarımı öğretiliyor. Ayrıca 4 ay süreli, hobi kursları da bulunuyor. Akademik eğitimin özelliği profesyonel bir takı tasarımcısının yetiştiriliyor olması. Beyoğlu. Tel: (0212)251 7484 Hobiland Hafta içi perşembe günleri 11.00-14.00 ileC 14.00-17.00 ve 18.30- 21.00 saatleri arasında ders yapılıyor. Caddebostan. Tel: 0216-355 33 68 Yıldız Teknik Üniversitesi Mezunlar Derneği Yıldız’daki üniversite binasında hazır malzemelerin monte edilmesi öğretiliyor. Dersler perşembe günleri 10.00 ile 12.00 saatleri arasında uygulamalı olarak yapılıyor. Beşiktaş.Tel.(0212)23600 69 Caferağa Medresesi Tarihi medresede, hem kuyumculuk hem de hazır malzemenin tasarımı eğitimi veriliyor. Hafta içi çarşamba hafta sonu cumartesi veya pazar günlerinden biri seçiliyor. Kuyumculukta ise daha uzun bir dönem gerekiyor. Sultanahmet.Tel.(0212)5133601-02 Koşuyolu Hobi Merkezi Haftada bir gün, üç saat boyunca eğitim var. Talep olduğunda gümüş ve altın tasarımı üzerine eğitim de veriliyor. Kadıköy.Tel.(0216)326 7815 Filed Under: Aktiviteler ## Mantar Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/mantar-nedir-402 Tarih: 2026-01-31 Yaz ayının en büyük handikaplarından olan mantar ve ıslaklığa bağlı rahatsızlıkların tatil keyfinizi kaçırmasını istemiyorsanız Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Ayfer Aydın Bankaoğlu'nun uyarılarına kulak verin. Mantar hastalık - Havuz ve deniz mevsiminin açılmasıyla birlikte ne gibi rahatsızlarla karşılaşacağız? Yüzme havuzları ve deniz, ortak kullanım alanları olduğu için kirlenme riski oldukça yüksek yerlerden. Bu sebeple bakteriyel, viral ve mantar enfeksiyonları bu dönemde sıklıkla gündemde olan rahatsızlıkların başında yer alıyor. Ayak parmağı mantarları da parmak aralarında sıyrıklara neden olarak bakteri ve virüs girişini kolaylaştırıyor. Ayrıca deniz ve havuz suyu cildin kurumasına neden oluyor. Özellikle alerjik yapılı kişilerde irritasyon oluşturabiliyor. Hepatit ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar da ortak kullanım alanı olan havuzlarda bulaşıyor. Mantar belirtileri - Yaz aylarında pek çok kişinin mustarip olduğu mantar kendini nasıl gösteriyor, hastalar daha çok nelerden şikâyet ediyorlar? En çok bulaşan mantar, ayak parmağı arası mantarı ve halk arasında "Samyeli" olarak bilinen "Pytriazis Versicolor"dur. Samyeli vücutta sütlü kahverengi, ince kabuklu, yuvarlak, küçük lekeler yapıyor. Genellikle sırtta, omuzda ve göğüs arası bölgesinde beyaz lekeler şeklinde görülüyor. Genital bölge ve ayak parmağı arasındaki mantarlar da sıyrıklara ve yarıklara yol açıyor. Bunlar bakteriyel ve viral enfeksiyonlar için bir giriş kapısı da oluşturduklarından tatiller bazen hastanede sonuçlanabiliyor. Vücudun hangi bölümünde oluşan mantar daha uzun süreli ve derin bir tedaviyi gerektiriyor? Özellikle tırnak mantarının, diğer mantar türlerine göre tedavisinin uzun ve sancılı olduğunu söyleyebiliriz. Genital bölgede oluşan mantarın ıslaklıkla, havuz ya da denizle bir ilintisi var mıdır? Evet, genital mantarların en önemli nedeni ıslaklıktır, Ortak kullanılan alanlarda bu hastalıklar çok daha kolay bulaşır. Ayrıca genital bölge mantarı kilolu olanlarda daha sık görülür. Kıvrım bölgelerinde mantar ve bakterilerin oluşması daha kolaydır. Özellikle yaz mevsiminde terle nemlenen bu alanlarda mantar sıklıkla yerleşiyor. Yazın özellikle mantardan korunmak için neler önerirsiniz? Mümkün olduğunca bu aylarda havuz yerine denizin tercih edilmesi gerektiğini belirtelim. Eğer muhakkak havuza girilecekse temizliğine güvendiğiniz yerleri seçmeli ve çıktıktan sonra su ve sabunla yıkanılmalısınız. Şezlongta ise mutlaka havlu kullanılmalı. Daha sonra bu havluyu kullandığımızda yine aynı tarafını kullanmaya, yani şezlongla temas eden bölüme oturmamaya dikkat edilmeli. Çıplakayakla havuz kenarında ya da iskelelerde yürümemek, başka kişilerin terliklerini giymemek, havuz kenarındaki taşlara oturmamak yine doğru bir yaklaşım olur. İkinci bir mayo, bikini taşımak ve havuzdan çıktıktan sonra diğerini giymek gerekir. Pamuklu çorap ve pamuklu iç çamaşırları tercih etmek de alınacak önlemlerden biri. Mantarın dışındaki diğer muhtemel dernıatolojik rahatsızlıklardan korunmak için neler yapmalıyız? Sık yıkanmak cildin yağ bariyerini ortadan kaldırdığı İçin özellikle alerjik bünyeli insanlar klorlu sudan çıktıktan sonra ciltlerini kupkuru hissederler. Bu kişilerin iyice yıkanıp durulandıktan sonra nemlendirici kullanmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz. Kullanılan güneş kremlerinin de nemlendirici etkisi vardır. Ancak yağlı cilde sahip, akne ve sivilce problemi olan kişiler yağsız güneş kremi kullanmalılar. Deri kuruluğunun tetiklediği hastalıkları klorlu havuz suyu arttırır. Cildi yağlı olan insanlara da su bazlı nemlendiriciler öneriyoruz. Tırnak mantarının yaz faylarında arttığı bilinen bir gerçek, bu rahatsızlıkla ilgili neler söyleyebilirsiniz? Mantar ıslaklığı, nemi ve havasızlığı sever. Tırnak mantarı, ıslaklık ve nemle doğru orantılı olarak yaz aylarında artıyor. Çünkü insanlar havuzdan çıktıktan sonra kurulanmayı ihmal ediyorlar. Özellikle ayak parmaklarının arası nemli kalıyor. Aynı şeyi banyo yaparken ayak temizliğimize özen göstermeyerek ve banyo yaptıktan sonra ayakları kurularken de yapıyoruz. Ayaklar hep ihmal edilir. Bu yüzden mantar üremesi daha kolay oluyor. Tırnak mantarını önlemek için temizliğe ve havasız kalan bölgelerin kuru olmasına özen göstermek gerekiyor. Mantar bulaşıcı mıdır? Mantar bulaşıcıdır. Dolayısıyla ortak kullanım alanlarında uzmanların uyarılarına dikkat etmek gereklidir. Mantar tedavi - Tedavi aşamasında neler yapılıyor? Tedavi için mantar enfeksiyonunun boyutuna göre hapların yanı sıra şampuanlar, özellikle ayak parmakları için krem ve sprey formatında ürünler kullanıyoruz. kategori Sağlık Tags: cilt mantar, mantar ilaç, mantar nedenleri, mantar ve tedavisi Permalink ## 8 Ekim 20182 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/fatih-sultan-mehmet-kimdir-2-mehmed-donemi/ Tarih: 2026-01-31 Fatih Sultan Mehmet Kimdir? 2. Mehmed Donemi (1451-1481) Fatih Sultan Mehmet Han Doğum Tarihi : 30.03.1432 Ölüm Tarihi : 03.05.1481 Meslek : Padişah Doğum Yeri : Edirne Ölüm Yeri : Gebze Babası : II. Murat Han Annesi : Hüma Hatun Eşi : Gülbahar Hatun, Mükrime Hatun, Çiçek Hatun, Çocukları : II. Bayezid, Cem Sultan, Şehzade Mustafa, Korkut, Gevharhan Sultan, II. Mehmed’in Kısa Hayatı ıı. Mehmet 7. Osmanlı Padişahıdır. 1432 yılında Edirne’de 2.Murat ve Hüma Hatun ‘un çocukları olarak doğan, 2. Mehmed ilk önce 12 yaşında tahta çıkmış ve haçlı ordularının toparlanması üzerine babasına tahtı geri vermiştir. 1451 yılında babasının vefatından sonra tekrar Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Fatih Sultan Mehmet Uzun boylu güçlü fizikli bir bedene sahipti, itidal sahibi, çok cesaretli mükemmel bir komutan ve liderdi. Çok iyi eğitim almış, 7 yabancı dil öğrenmiş, Türkçe’nin yanında Yunanca, Arapça, Latince, Farsça, İbraniceyi ana dili gibi konuşurdu. Rumca ve Sırpçayı da bildiği rivayet ediliyor. Devrin en iyi alimleri hocaları tarafından eğitilmiştir.Akşemseddin en çok sevip saydığı değer verdiği alimlerdendir. Okumayı çok seven, bilime değer veren, din ırk ayırmadan bütün bilim adamlarını korur onlara destek olurdu. Yabancı ülkelerden bilim adamları ressamlar fatih döneminde istanbul’a geldiler. Aldığı karardan kesinlikle geri dönmeyen bir yapısı vardı, devlet idaresinde çok keskin bir yönetimi vardı, Katıldığı savaşlarda askerlerini cesaretlendirmek için en başta yer alırdı. En büyük hayali İstanbul feth etmek ve Resullah (S.A.V.) hadisine mazhar olmaktı. 30 yıllık hükümdarlığı süresince olağanüstü çabasıyla iki imparatorluk, dört krallık dönemine son vermiş Çağ açıp Çağ kapatmış (Orta Çağ kapanmış Yeni Çağ başlamıştır) bir cihan padişahıdır. Yine onun döneminde Osmanlı da ilk altın madeni parası basılmıştır. İstanbul’ un Fethi, Mora’nın fethi, Otluk beli savaşı, Kırımın fethi Fatih Sultan Mehmet döneminde gerçekleşen önemli hadiselerdir. Babası 2.Murat ‘dan 880bin km² olarak aldığı toprakları 2.214 bin km² ‘ye çıkarttan Sultan 2. Mehmet Han Nikris (Gut) Hastalığına yakalandığından dolayı 51 yaşında 03.05.1481 yılında vefat etmiştir. Bazı rivayetlerde Roma’yı da feth edeceği korkusuyla zehirlendiği de yazmakta. Türbesi İstanbul Fatih Caminin yanındadır. fatih-sultan-mehmet-turbesi 2-II-mehmet-turbesi Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Güçlü Hafıza İçin Ne Yemeli? URL: https://trendhayat.com/beslenme/guclu-hafiza-icin-ne-yemeli-2149/ Tarih: 2026-01-31 Hafıza İçin Ne İyi Gelir? Araştırmalar bazı besinlerin beyin sağlığı ve hafıza zayıflığa karşı yardımcı olabileceğini göstermektedir. Güçlü Hafıza İçin Ne Yemeli? Kızılcık beyin sağlığı için önemli bir meyvedir. Hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar, sinir koruyucu özelliğini göstermiştir ve yaşla birlikte artan koordinasyon ve hafıza kayıplarına karşı da yararlı bulunmuştur. Beyin hücrelerini, serbest radikallerin hasarından korur. Bu yüzden zihinsel ve motor fonksiyonlarını koruyucu etki gösterir. Yabanmersini de sahip olduğu antioksidanlarla serbest radikallere karşı savaşır. Çeşitli çalışmalar, yaban mersininden zengin beslenmenin, hafıza ve motor becerileri düzelttiğini ve yaşlanmayla ilgili olan denge ve koordinasyondaki kötüleşmeyi durduğunu ortaya koymuştur. 2012′de Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma haftada en az bir kase yabanmersini ve çilek yiyen kadınların hafızaları, nadir tüketenlere göre 2,5 yıl daha iyi olduğunu göstermiştir. Harvard Üniversitesi tarafından, 13.000 kadın üzerinde gerçekleştirilen ve 25 yıl takip edilen bir çalışmaya göre özellikle koyu yeşil yapraklı sebzelerin yüksek oranda tüketimi, yaşa bağlı hafıza kayıplarını azaltmaktadır. Sebzelerin içinde en fazla karalahananın bu etkiyi gösterdiği belirtilmiştir. Pazı, kıvırcık ve lahana gibi sebzeler homosisteini parçalar. Bunların yüksek oranda olması, Alzheimer hastalığındaki zihinsel yavaşlama ile ilişkilidir. Pancar da, hafıza kaybının önlenmesinde önemli bir besindir. Yapılan araştırmalar, yaşlı yetişkinlere günlük 1 bardak pancar suyu tüketiminin beyindeki kan akışını artırarak demans (unutkanlık) koruduğunu göstermiştir. Omega 3 yağ asitleri beyinde, nöronlar arası sinyal iletimini ve diğer hücrelerle iletişimi gerçekleştirir. Araştırmalar, yeterli miktarda Omega 3 tüketiminin hafızayı desteklediği göstemiştir. Sardalya,uskumru, ringa gibi balıklar, omega-3 bakımından zengindir. Gingko biloba bitkisi, Doğu tıbbında hafıza için kullanılan ottur. Kan damarlarını genişleterek ve arz edilen oksijeni artırarak beyine giden kan akışının artmasına yardımcı olur. Biberiye çayı hafızayı güçlendirir, akıl berraklığını sağlar ve beyin yorgunluğunu azaltır. Araştırmalar, biberiyenin uzun dönemli hafızayı %15 geliştirdiğini ortaya koymuştur. Son dönem çalışmalar yeşil ve siyah çayın Alzheimer hastalarında, akıl fonksiyonlarının ve hafızanın yok olduğu bir hastalıkla mücadele etmeye yardımcı olduğunu göstermiştir. İki çay türünün de Alzheimer hastalarında tükenmek üzere olan ve hafıza için ana kimyasallardan biri olan acetylcholine’nin yok olmasını engellici etkiye sahip olduğu belirtilmiştir. B vitamini hafıza için önemlidir. B vitamini eksikliği, acetylcholine’in beyindeki işlevlerini yerine getirmesini engeller. ## Spor Salonu Fiyatları İstanbul — Aktiviteler URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/spor-salonu-fiyatlari-1817/ Tarih: 2026-01-31 Spor Salonları İstanbul.Spor Salonu Fiyatları. MOTUS WELLNESS CLUB: Motus Mfellness Club, Uzakdoğu sporlarının, meditasyon yöntemlerin in, en gelişmiş yüz ve vücut bakımlarının uygulandığı 4 ayrı kattan oluşan bir butik spor merkezi. Kulüp, dünyanın farklı ülkelerinde, elit spor ve sağlık merkezlerinde kullanılan sistem olan “Technogyma Wellness System”i kullanıyor. Tecnogym, body control pilates, pilates matworks, power yoga, shooting, 5000 yıllık Çin egzersiz sistemi tai chİ kulübün spor programını oluşturuyor. Pilates uygulamalarını yabancı eğitmenler veriyor. Hafta içi 07.00′den 23.00′e, hafta sonu ise 09.00′dan 21.00e kadar açık. Üyelikler 750 dolar ile 1.400 dolar arasında değişiyor. Tel: 212 291 52 82 HILLSIDE CITY CLUB 1991 yılından bu yana en popüler spor ve rekreasyon merkezlerinden biri HILLSIDE City Club. Trendleri takip etmede bu merkein üzerine yok. Fitness, aerobik, tenis, kickbox, yoga, telli bölgeler için özel gym uygulamaları, latin dansları, squash’ın da içinde olduğu birçok spor programı bulunuyor. Step, eyele reebok, concept , ashtanga yoga, yogafit, yogabutt, core pillates ve corc board gibi dünyada yeni akımlar yaratan derslerin Türkiye’deki ilk uygulayıcısı olarak tanınıyor. Tanınmış DJ’lerin cardio salonunda yaptığı müziğin yanı sıra kulaklıktan televizyon veya müzik yayınını dinleyerek de spor yapmak mümkün. Hafta içi 08.30 -23.00, hafta sonu 08.30 – 21.30 saatleri arasında açık olan Hillside’ın. Farklı üyelikleri 750 dolardan başlayarak artan fiyatlarda değiniyor. Tel: 212 287 85 85 COLISEUM Acarkent’te yer alan merkez 48 bin metrekarelik alanıyla Türkiye’nin en büyüğü. Yoga, tai-chi. thai-bo, the burn, aerobic, spining, step-aero, yoga-fit, H.A.T & ball, fun time, kid’s gym, spining circuit, aquagym,step, ST Ab ve Latino Salsa dersleriyle dolu dolu bir programı var. Türkiye’de ilk ve tek olarak sadece burada verilen “burn” isimli ders ile tüm kas grupları çalıştırılarak tek derste 600-800 kalori yakılabiliyor. COLISEUM Yaşam Merkezi; biri yarı olimpik üç kapalı havuzu, iki açık havuzu, iki katlı Fitness Center’ı, basketbol-futbol-voleybol sahaları, tribünlü açık tenis kortu, bocce-okçuluk sahaları, dalış okulu ile tam donanımlı bir kompleks. Tel: 216 485 00 36 PLANET HEALTH CLUB Boğazın eşsiz manzarası eşliğinde spor yapma şansını elde edeceğiniz Planet Health Club’a dört ayrı fitness programı uygulanıyor. Salon bisikletleri üzerinde yapılan egzersiz spinning, tüm vücudu çalıştıran aerobik-body sculpting, karın, üst vücut, bel, kalça ve üst bacağa yönelik aerobik fat burning workout ve kickboxing. Merkezde bunların dışında fitness, oksijen odası, ve fizik tedavi hizmetleri de veriliyor. Fitness’ın 1 yıllık üyeliği 2150 dolar, 6 aylık 1450 dolar, 3 aylık ise 1110 dolar. İstenildiğinde spinning’den seans olarak yararlanılabiliyor. Bunun da 8 seansı 130 dolar+KDV 12 seansı 150dolar+KDV 0212 257 26 85 VAKKOGYM Vakkorama Gym; cardio, aerobic ve weight training olmak üzere üç ana stüdyodan oluşuyor. Kulübün ilkesi “rahat ve hijyenik bir ortamda spor yapılması.” Fat Analiser cihazında üyelerin yağ, kilo ve fitness ölçümleri yapıldıktan sonra yaşına, cinsiyetine, performansına ve sağlık durumuna göre özel çalışma programlan veriliyor. Aerobic, tae-bo, power body, step, aero step, thai chi gong, spinning, aerolower body, aikido, step upper body kulübün hizmetleri arasında. Aerobic hareketleri ile yapılan cardio, bir egzersiz türü olan aero-lower body vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. Vakkorama Gym, hafta içi 11.00′den 21.00′e, cumartesi ve pazar günleri 11.00′den 14.30′a kadar açık. Tel: 212 251 15 71 KLASSİS RESORT ACTIUM SPOR MERKEZİ İstanbul’un yanıbaşında ama şehrin gürültüsünden uzak bir yerlerde spor yapmayı tercih ediyorsanız en uygun mekanlardan biri Klassis Resort Hotel içinde yer alan Actium Spor Merkezi. Günübirlik ya da 2-3 günlük tatillerde tercih edebileceğiniz Actium ‘da, aerobik, kondisyon, stretching dersleri, otelin geniş bahçesinde ]ogging, su kayağı, rüzgar sörfü, buz pateni, squash, gece ve gündüz tenis oynama gibi birçok spor aktivitesini yapmak mümkün. Havuz, hafta içi 10, hafta sonu 15 dolar. Tenis gece 13, gündüz 9 dolar. Tenis ve yüzmenin 12 dersi ise 168 dolar. Tel: 212 727 40 50 SPORTS INTERNATIONAL 1998 yılında açılan merkez, Ataköy Marina’nın içerisinde 14 bin metrekarelik bir alanda yer alıyor. Sports International’ın yarı olimpik, özel ısıtma sistemli kapalı bir havuzu bulunuyor. Basketbol, aerobik, squash, step, tae box master class, tenis diğer alternatifler arasında. Merkezin ayrıca çocuk bölümü de bulunuyor. Üyelerin motivasyonu için sık sık fitness olimpiyatları, tenis turnuvaları ve spor festivalleri yapılıyor. Kulüp, hafta içi 06.00-24.00, hafta sonu 08.00-24.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Tesis, fiyatları hakkında İstendiğinde telefonda bilgi verebiliyor.Ataköy tel: 212 559 33 33 Levent tel: 212 280 89 49 OPTİMUM GYM Plaza Hotel içinde yer alan Optimum Gym salonu, Cybex kondüsyon aletleriyle donatılmış, spor akademisi mezunu profesyonel hocalar nezaretinde hizmet veriyor üye olanlara Öncelikle yağ ölçümü yapılarak sağlıklı kilo vermeleri sağlanıyor. Kişiye özel fıtness programları, 8 dk. ağırlık çalışması ile kontrollü kilo verme sağlanıyor. İş merkezlerine çok yakın olması nedeniyle genelde çalışanlar tarafından tercih edilen Optimum Gym’de konfor, hijyen ve spor hocalarının ilgisi ile rahat spor yapmak mümkün. Havuz, jakuzi ve fıtness üyelikleri aylıktan 1 yıllığa kadar farklı seçeneklerde 150 dolar ile 1750 dolar arasında değişiyor. Tel: 212 274 13 13 MARMARA GYM Taksim Meydanı’na tepeden bakan toplam 1000 metrekarelik alandaki Fitness Center’ı ve diğer aktiviteleri ile tam donanımlı modern bir salon Marmara Gym. Merkez, aerobik kapsamında butts’n guts,body sculpting, yoga, rahatlamaya yönelik jakuzi,buhar odası ve sauna imkanları ile farklı alternatifler sunuyor. Post pregnançy egzersiz programı özellikle bebek bekleyen kadınların hem form tutacağı hem de sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirecekleri bir ders. İsterseniz spor sonrasında Marmara Gym’in özel masaj kürlerinden de yararlanabilirsiniz. Fitness üyeliğinin 1 yıllığı 1380 dolar, fıtness, sauna, Türkhamamı, jakuzzi. buhar odasının dahil olduğu kombine yıllık üyelik ise 1530 dolar. Tel: 212 251 46 96 Not: Fiyatlar ilgili merkezlerce güncellenebilir. Filed Under: Aktiviteler ## 26 Temmuz 201926 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/1-mustafa-kimdir-sultan-i-mustafa-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-01-30 Sultan 1. Mustafa kimdir? I. Mustafa Han’ın Hayati Dönemi (1617-1618 / 1622-1623) Birinci Mustafa Biyografi Doğum Tarihi : 1592 Ölüm Tarihi : 20.01.1639 Meslek : Padişah Doğum Yeri : Manisa Ölüm Yeri : İstanbul Babası : III.Mehmet Annesi : Handan Sultan Eşi : bilinmiyor Çocukları : olmamıştır. I. Mustafa Han’ın Kısa Hayatı Sultan birinci Ahmet han 15. Osmanlı Padişahıdır. 1592 yılında Manisa’da III. Mehmet ve Handan Sultan’ın çocukları olarak doğan, 1.Mustafa Han 1617 ‘de Osmanlı Devleti yönetimine geçti, bir sene kadar padişahlık yaptıktan sonra yerine Genç Osman geçmiş 4 yıl görev yaptıktan sonra tekrar 1. Mustafa tahta çıkmış olsa da akli dengesinin çok iyi olmayışından çok uzun kalmayarak yine tahtan indirilmiştir. Temiz yüzlü, sakalları seyrek, asabi bir kişiliğe sahipti. Sultan 1.Mustafa abisi 1.Ahmet ‘in dönemi boyunca sarayda bir odada gözetip altında geçirdi, kardeş katlini önlemek için artık şehzadeler sarayda özel bir odada hapis tutuluyorlar ve sıralarının gelmesini beklerlerdi. 2 kez tahta çıkan 1. Mustafa çok dindar sürekli sadaka verir Kur’an okurdu, ikinci kez tahta çıkması istendiğinde de Kur’an okuduğunu dini ile meşgul olmak ve sultanlık istemediğini söylemiştir. ikinci kez çıktığı tahtan akli dengesi olmadığı için fetva ile indirilmiştir.. Sultan 1.Mustafa sinir hastalığına bağlı sebeplerden 1639 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. İstanbul Ayasofya Cami içindeki Türbesine defnedilmiştir.. sultan-1-mustafa-turbesi- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Kabak Çekirdeği Yağı Neye İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/saglik/kabak-cekirdegi-yagi-neye-iyi-gelir-2028/ Tarih: 2026-01-29 Kabak Çekirdeği Yağı Neye İyi Gelir? Kabak çekirdeği yağının sahip olduğu özel bileşenler nedeniyle prostat ve idrar kesesi sorunlarının hafifletilmesine yardımcı olduğu birçok araştırmayla gösterilmiştir. Kabak Çekirdeği Yağı Neye İyi Gelir? Kabak çekirdeği yağı, Omega 6 ve Omega 9 yağ asitleri bakımından zengindir. Ayrıca yüksek miktarda steroller ve E vitamini bulunmaktadır. Kabak çekirdeği yağının sahip olduğu bu özel steroller ve magnezyum ve çinko sayesinde prostat ve idrar kesesi proplemlerinin azaltılmasında yardımcı olduğu pek çok araştırma ile gösterilmiştir. Özellikle iyi huylu prostat büyümesine karşı en fazla kullanılan takviyelerden birisidir. Kabak çekirdeğinin içerdiği yağ, testosteronun dönüşmesini engelleyen ‘cucurbitacin’ adlı bir bileşik içerir. İyi huylu prostat büyümesine neden olan faktörlerden biri de testesteron ve dihidrotestesteronun prostat hücrelerini aşırı uyarmasıdır. Kabak çekirdeğindeki yağ bileşenleri, testosteron ve dihidrotestesteron tarafından oluşturulan prostat hücre çoğalımının tetiklenmesini engelleyici özellik gösterir. Filed Under: Sağlık ## Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar URL: https://trendhayat.com/beslenme/genetigi-degistirilmis-organizmalar-1034/ Tarih: 2026-01-29 Genetiği değiştirilmiş organizmalar ve GDO nedir? Genetiği değiştirilmiş organizma ya da kısaca GDO bir canlının gen diziliminin değiştirilmesi veya ona, kendi doğasında olmayan başka bir karakter kazandırılmasıyla elde edilen canlı organizmalara verilen addır. Gen aktarımı, bir çeşit kesme, yapıştırma ve çoğaltma işlemidir. Aktarılan gen, önce bulunduğu canlının DNA'sından kesilerek çıkarılır sonra vektör adı verilen taşıyıcı virüsle bu gen, DNA molekülüne yapıştırılır. İnsan sağlığı açısından bağışıklık sisteminde bozukluk oluşması, antibiyotiklere karşı direnç meydana gelmesi toksik ya da alerjik etki ve kısırlık gibi riskler taşıdığı belirtilmektedir. Kendi türünden veya kendi türü dışındaki bir canlıdan gen aktarılarak bazı özellikleri değiştirilen bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara verilen ad olan GDO lar sadece insan sağlığı açısından değil ekosistem bakımından da riskler içermektedir. Normal ve organik tarımı da etkilemektedir. Rüzgar ve arılar yoluyla organik ürünlere de bulaşmaktadır. Yerel bitki türleri, GDO’lu türlerle baş edemediği için yok oluyor. Zengin biyoçeşitliliğin yerini GDO’lu homojen ürünler alıyor. GDO'lu tarım alanlardaki haşerelerle beslenenen kuşların türü tükeniyor. GDO'lu ekinler, tozlaşma yoluyla aynı türden akrabalarının da genlerini değiştirebiliyor. Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar GDO’u bitkilerin yüzde 99’unu mısır, soya, kolza ve pamuk oluşturuyor. Bunların dışında domates, patates, buğday pirinç, balkabağı, ayçiçeği, yer fıstığı, bazı balık türleri GDO’lu olarak üretiliyor. Ahududu, muz, kiraz, çilek, biber, ananas, karpuz ve kavunda ise çalışmalar devam etmektedir. Soya ve mısırdan üretilen yağ, un, nişasta, glikoz şrubu, sakkaroz, fruktoz içeren besinler günlük tüketim maddeleri arasında yer alıyor. Örneğin; Bisküvi, kraker, kaplamalı çerezler, bitkisel yağlar,pudingler, bebek mamaları, şekerlemeler, çikolata ve gofretler, hazır çorbalar, mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk ve benzeri hayvansal gıdalar ile pamuk GDO’lu olma riski taşıyan besinlerin başında yeralıyor. Yalnızca mısırdan üretilen ve çeşitli gıdalarda bileşen ya da katkı maddesi olarak kullanılan yan ürün sayısı 700’ü, soyadan üretilen türevlerinin sayısı ise 900’ü buluyor. Yani bu yan ürünleri içeriğinde kullanan her bir işlenmiş ürünün GDO’lu olma riski taşıyor. kategori Beslenme Tags: genetiği değiştirilmiş besinler, genetiği değiştirilmiş bitkiler, genetiği değiştirilmiş ürünler Permalink ## Reiki Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/reiki-nedir-893 Tarih: 2026-01-28 Reiki enerjisi ve reiki nedir ? Reiki, herkesin inisiyasyon ile açıldığında yoğun olarak aktarabileceği ve doğal şifa sağlayan, evrenin kutsal yaşam enerjisidir. Anlamı Kanji Japoncasından oluşan iki kelimeden oluşur. "Rei: heryerde varolan- Ki: ruhsal yaşam enerjisi" demektir. Japonya'da 1920'li yıllarda Mikao Usui tarafından başlatılmış olan Reiki, bugün tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından uygulanmakta, tamamen güvenli bir tamamlayıcı tıp yöntemi olarak kabul edilmekte hatta A.B.D'de hastanelerde mevcut tedaviye yardım amacıyla kullanılmaktadır. Reiki, tüm enerji sistemimizi bir bütün halinde temizler; ruhsal, zihinsel, duygusal ve fiziksel bedenlerinizdeki tıkanıklıkları açarak şifa bulmanızı sağlar. "Hz.İsa'nın nasıl şifa verdiğini görmek istiyoruz!" Japonya'da Kyoto Üniversite'sindeki öğrencilerin bu isteği, Dr. Mikao Usui'yi ellerin yardımıyla yapılan bu çok eski tedavi yöntemini araştırmaya yönlendirmiştir. Eski Hristiyan yazıtlarını ve Budist sutraları incelemiş ve derinden etkilendiği sembollere rastlamıştır. Sonunda kutsal bir dağda oruç tutarak 21 gün geçirdikten sonra, şifa sembolleri ve bunların nasıl kullanılacakları görüntüsüyle ona iletilmiştir. Böylece Reiki-Usui şifacılık sistemi ortaya çıkmıştır. Dr.Usui yaşamının geri kalanını Reiki öğreterek ve uygulayarak geçirmiştir. Kendi şifacınız olun! Evreni dolduran bitmez tükenmez enerjiden herkes faydalanabilir. Reiki, ellerle yapılan bu eski Japon sanatı sizi buna hazırlar. Şifa enerjisi size akar ve hem kendinizi hem de başkalarını yeniden dengeye sokmanızı sağlar. Reiki veren kişi, evrensel yaşam enerjisini ileten bir kanaldır yalnızca. Bedenimiz, zihnimiz ve ruhumuz arasındaki asal uyum onun sayesinde yeniden oluşur, içimizdeki blokajları çözülür, güç merkezleri dengelenir ve tinsel gelişimimiz sağlanır. Ayak refleks bölgelerinin masajı, aküpressür, lenf drenaj, nefes terapisi gibi tıbbi tedavilerin yanısıra, psikoterapileri de Reiki ile destekleyebiliriz. Reiki gücü her tür materyalden, örneğin elbiselerden, alçılı sargılardan veya bandajdan geçer. Tüm fiziksel rahatsızlıklarda çağdaş tıbbi tedaviyi destekleyici olarak kullanılabilir. Stres Bağımlılıklardan kurtulmada İlaçların yan etkilerinin ortadan kaldırılmasında Yorgunluk, uykusuzluk, iştah bozukluklarında Duygusal vezihinsel sorunların tedavisine yardımcı olmada Daha yüksel farkındalık, ruhsal arınma ve kişisel gelişim yolunda Dengeli, sağlıklı, enerjik ve huzurlu bir yaşama kavuşmada reiki en doğal ve en güçlü yardımcınızdır. Reiki'yi öğrenebilmek kişinin entellektüel kapasitesine bağlı değildir. Hocadan öğrenciye inisiyasyon denilen bir yöntemle kolaylıkla aktarılır. Uzun süren uygulamalar ya da değişik ruh halleri gerektirmez. Kişinin yeteneklerine dayanmayan şifanın saf halidir. Bu yüzden herkes tarafından kolaylıkla öğrenilebilir. Bir kere öğrendikten sonra ömür boyu kullanılabilir. Hem kendinize hem başkalarına kullanılabilir olması avantajlarından biridir. Alternatif tıp bilgileri içinde anılmasına rağmen alternatif bir tıp yöntemi değildir. Tıbbi müdahalelerin yerine geçmez. Yardımcı bir yöntemdir. Tedavilerdeki yan tesirleri azaltarak sonuçların olumlu gelişmesine katkıda bulunur. Ağrı ve stresi azaltarak pozitif bir forma girmenizi sağlar. Hiçbir zaman zarar vermez. Uygulanan kişinin ihtiyaçlarına göre yarar sağlar. REİKİ EĞİTİMİ Reiki eğitimi öncelikle bu eğitimden geçmiş olan hocalar tarafından verilir. Eğitimler 3 aşamadır. 1.AŞAMA sında kendinize ve bir başkasına uygulamayı öğrenirsiniz. Reiki'nin detaylı tarihçesi, uygulamanın nasıl yapılacağı, standart el pozisyonları gibi bilgiler bu aşamada verilir. 2.AŞAMA sında daha derin mental çalışmalar yapabilir ve enerjiyi uzağa aktarabilirsiniz. Burada Reiki'nin sembolleri vardır. Bu sembollerle nasıl çalışılacağı öğretilir. 1. aşamadan 3 ay sonra verilir. 3.AŞAMA hocalık aşamasıdır. Bu aşama uzun süren bir eğitimdir. Reiki hocası olabilmek için gereken koşullara uyulması gerekir. Ortalama 1-2 yıl süren bir çalışma gerektirir. Bütün aşamalar 2 tam günde tamamlanır. Ögrenilmesi son derece kolay olmakla beraber, Reiki'yi kullanma yetenegi geleneksel metodlarla elde edilemeyip, ancak bir Reiki Ustadi'nin ogrencisine bu yetenegi transferi seklinde olmaktadir. Bu enerjinin kullanilmasi bireysel zekaya ya da ruhsal tekamul seviyesine baglı olmadigindan, her yastan ve gecmisten binlerce insana transfer edilmistir. Tedavi sırasinda sanki icinizden gecen ve sizi saran olaganustu bir isinin sicakligini hissedersiniz. Reiki kisinin sadece fiziksel bedenini iyilestirmekle kalmaz, ayni zamanda duygularina, zihnine ve ruhuna da etki ederek, rahatlama, baris, guvenlik ve iyi-hissetme gibi bircok olumlu duygunun da hissedilmesine yardimci olur. Bu olaganustu sonuclarin bircogu kayitlara da gecmistir. Reiki, herkesin kullanabilecegi, basit, dogal ve guvenli bir ruhsal iyilesme ve kisisel gelişim metodudur. kategori Sağlık Tags: reiki teknikleri, reiki yaşam Permalink ## Safranbolu Gezilecek Yerler URL: https://trendhayat.com/safranbolu-gezilecek-yerler/ Tarih: 2026-01-28 Safranbolu tarihi ve doğal güzellikleriyle UNESCO dünya mirası listesinde yer olan bu güzel yeri gezmediyseniz mutlaka rotanıza ekleyin. Safranbolu ile ilgili merak ettiğiniz tüm bilgiler Safranbolu Gezilecek Yerler yazımızda bulabilirsiniz.. Safranbolu Tarihi Tarihini M.Ö 3000 yıllarına kadar bilinmektedir. Kızılırmak ve Filyos ırmağı arasında kalan bu bölge Hititliler, Firigler, dolaylı olarak da Lidyalılar, Persler, Romalılar, Selçuklular, Çabanoğulları, Çavdaroğulları ve Osmanlı Devleti bu bölgede hüküm sürmüşlerdir. 1326 yılında Candaroğlu Süleyman Paşa Safranboluyu egemenliği altına almış, şuanda bile hala görebileceğimiz hamamlar, medreseler, cami gibi eserler bırakmıştır. 1937 yılında Karabük’ e ilk ağır demir sanayisi kurulmasıyla bu bölge hızlı gelişme sağlamıştır. 1950 yıllarında şehirleşmeden fazla etkilenmemesi nedeniyle tarihi yapısını bozulmamıştır. Karabük 1995 yılında Türkiye’nin 78. ili olmuştur. Safranbolu da Karabük’e bağlanmıştır. Burayı dolaşırken geçmişe yolculuk yapacaksınız. Tarihi geleneksel evler, konaklarla, hamamlar ve camiler gezerken bu yapıları buram buram tarih kokusunu içinize çekin. Safranbolu Gezilecek Yerler Büyük bir tepenin ortasına kurulmuş, bir çok ahşap evlerle sahip olmasıyla ünlü, eski çarşı adıyla büyük bir çarşısı olan, çok şirin ve arnavut kaldırımlı sokaklarıyla gezilmesi gereken yerlerden biridir. Kent Tarih Müzesi 1904-1906 yıllarında Safranbolu tepesinde inşa edilen Hükümet Konağı Osmanlı Döneminde yapılmıştır. 1976 yılına kadar kaymakamlık olarak kullanılmıştır. Ancak çıkan yangın sonucu kullanılmaz duruma gelmiştir. 2006 yılında Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmiştir. Restore işleminden sonra Kent Tarih Müzesi olarak kullanılmaya başlamıştır. Buranın tarihi ve kültürel zenginliklerini sergilemek için kullanılıyor. Tokatlı Kanyonu Tokatlı Kanyonu dünyaca sayılı kanyonlarında biridir. Bu kanyon 9 kilometre yürüyüş parkuru bulunmakta olup kanyonun bir ucu Tokatlı Köyünde diğer bir ucu ise Gümüş Esi Çarşı’ya kadar uzamaktadır. Bu parkurda manzaranın keyfini çıkararak yürüyüş yapın. Yürüyüş parkurunda piknik alanları mevcut ve isterseniz çadır bile kurabilirsiniz. Kanyonun girişinde restoran ve marketler bulunmaktadır. Kalyonun iki yakasında birleştiren su kemeri manzaraya güzelliğine güzellik katmaktadır. Safranbolu Evleri UNESCO Dünya mirası listesinde yer alan Safranbolu evleri Türk kültürünü yansıtmaktadır. Birçok kültüre ev sahipliği yapmış olan bu yer tarihi yönden çok zengindir. Kristal Teras İncekaya yer olan 11 metre genişliğinde 75 ton taşıyabilen bu teras doyumsuz manzaranın seyri için mutlaka uğramanız gereken noktalardan biridir. Tokatlı kanyonunu yukarıda izleyebileceğiniz en güzel noktadır. 80 metre yüksekliğinde olan bu terastan aşağı baktığınızda ürkütücü ve heyecan vericidir. İncekaya Su Kemeri Sadrazam İzzet Mehmet Paşa Safranbolu’ya su getirmek için İncekaya Su Kemeri yapılmıştır. 116 metre uzunluğunda 6 kemerden oluşan muhteşem bir yapıdır. Kristal teras dan tokatlı kanyonuna indiğinizde hemen solda kalıyor. Kemerin altından tokatlı deresi akıyor. Bulak Mencilis Mağarası Safranbolu merkezden 8 kilometre olan bulak köyündedir. Bu mağaraya ulaşmak için 150 merdiven çıkmanız gerekir. (Çıkması o kadar zor olmasa da çocuklu olunca biraz zorlanıyor insan) Mağaraya ulaştıktan sonra sizi sarkıt, dikit, sütunlar karşılamaktadır. Cinci Hanı ve Hamamı 1645 yılında Kazasker Hüseyin Efendi tarafında yapılan bu yapıt Kervansaray olarak kullanılmıştır. Restore edilerek 2 katlı 63 odalı otel olarak kullanılmakta şuan ayrıca kafe ve etkin merkezi olarak da hizmet vermektedir. Hıdır Tepesi Gezilesi gereken yerlerden biride Hıdır Tepesidir. Buradan manzara çok güzel bol bol resim çekin. Bir yandan da çay ve kahvenizi yudumlamayı unutmayın. Safranbolu Nasıl Gidilir? Gezilecek yerlerden biri olan Safranbolu İstanbul’dan 380 kilometre, Ankara’dan ise 220 kilometredir. İstanbul- Ankara karayolu üzerinde Gerede kavşağından ayrılarak Karabük 82 kilometre buradan da 8 kilometredir. Safranbolu’da Ne Yenir? Safranbolu’da Ne içilir? Yemek yönünden de oldukça zengindir. Pidelerde Bükre, Kuyu Kebabı, Bütün et, Perohi, Göbü, Cimli ve Cimsiz Simit, Safranlı Zerde, Safranbolu Baklavası, Bağlar Gazozu, Kiren Şerbeti gibi müthiş lezzetleri vardı ## Lohusa Döneminde Olan Annelere Öneriler URL: https://trendhayat.com/lohusa-doneminde-olan-annelere-oneriler Tarih: 2026-01-28 Yeni annesiniz bebeğiniz ve kendiniz için neler yapmalı bunları bilmemiz gerekir.Doğumdan sonra hem fiziksel, hem psikolojik olarak büyük değişimler yaşarsınız. Evinize yeni bir birey katılmış o da size muhtaç yani herkesin size ihtiyacı var. Bu nedenle Lohusa Döneminde Olan Annelere Öneriler yazımıza göz atın. Lohusa Anneye Pratik Bilgiler İlk yapmanız gerek stresten uzak durun.Stres anne sütünü olumsuz etkiler. Bu geçirdiğiniz zamanın ve bebeğinizin ilk anlarının tadını çıkardın çünkü bu zamanlar geri gelmeyecektir. Eski vücut formunuza girmeniz zaman alacak bu nedenle lütfen acele etmeyin ve moralinizi bozmayın. Eski formunuza geri dönmeniz 6- 12 ay sürebilir. Eğer bebeğinizi emziriyorsanız eski bedeninize dönmenize yani kilo vermenize yardımcı olur. Lohusa dönemine diyet uygulamayın. Yeni doğum yaptığınızdan vücut kendiniz toparlama aşamasında bu nedenle diyet uygulamayın. Bırakın ilk önce vücuduz kendini toparlasın. Tabi bu dönemde salmayın yağlı, hamur işleri ve şekerli gıdalardan uzak durabilirsiniz. En önemlisi de gazlı yiyecek ve içeceklerden uzak durun. Anne sütünüz yetersiz ise,süt arttırıcı yiyecekler ve içecekler tüketin. Bunla ilgili Anne Sütünü Arttıran Besinler yazımızı okumanızda fayda var. Bu dönemde uykusuz kaldığınızdan dolayı bebeğiniz uyurken sizde dinlenin. Dinlenmiş olmanız hem bedeninize iyi gelecek bebeğinize daha iyi ilgileneceksiniz. Hemde psikolojinize fayda sağlayacaktır. Bu dönemde kanamanızı mutlaka takip edin. Kanamanızda fazla ise mutlaka uzman doktora başvurun. Doğum esnasında ve lohusa döneminde kanama olduğundan dolayı kansızlık yaşayabilirsiniz. Bu nedenle kan yapıcı besinler tüketin. Bebeğiniz ve kendi kontrolleri aksatmadan gidin. Doğum sonrası atılan Dikişlerinize mutlaka özen gösterin. kendinizi çok yormayın ve ağır kaldırmayın ki dikişlerinize zarar görmesin. Taburcu olurken oturma banyosu, anestezi içerikli krem veya yumuşak yastık önerilerini uygulayın. Bu yaşadığınız hassasiyet 1-2 hafta sürebilir. Bu dönemde depresyon çok önemli bir konudur. Annenin yorgunluğu, uykusuzluğu, bebeğe alışma süreci, sütün yetmeme endişesi, bebeğinin bakımını tam yapamaması, ağlama nöbetleri gibi görünen sorunlarda karşılaşabilirsiniz. Bu gibi durumlarda anneyle ilgilenilmeli, anne dinlendirilmelidir. Annenin moral ve motivasyon destekleyerek bu dönemi en iyi şekilde atlatması sağlanmalıdır. ## Feverfew Faydaları Nedir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/saglik/feverfew-faydalari-2158/ Tarih: 2026-01-27 Feverfew Faydaları Nedir ve Ne İşe Yarar? 20-60 cm boylarında, kuvvetli kokulu, çok yıllık otsu bitki. Yapraklar parçalı, parçalar seyrek tüylü; mayıstan eylüle kadar çiçek açan, kapitulumlar dalların ucunda 5-30 çiçekli kümeler halinde toplanmış, kapitulumlar 13-22 mm çapında, kenardaki çiçekler dil biçiminde ve beyaz, ortadakiler tüp şeklinde ve sarıdır. Marmara bölgesi (Trakya dahil), İç Ege, Kuzey ve Doğu Anadolu ve Doğu Akdeniz bölgelerinde, 0-2450 m yükseklikteki ormanlarda, nehir ve göl kııyıları, kıyı kumulları, kayalık taşlı kurak yamaçlarda yetişir. Feverfew Faydaları Feverfew bitkisi, migren nöbetlerini önlemede kullanılmaktadır. Bitkinin temel bileşeni partenolid, kan damarlarının kasılması ve iltihaplanmasına neden olan serotonin, histamin ve diğer enflamatuar maddelerin salınımını baskılamasıyla bilinir. Migren ağrılarını hafifleten madde olan partenolid, ayrıca tüm vücutta ağrı ve enflamasyonu da hafifletir. 1980’lerde İngiltere’de gerçekleştirilen çalışmalar, kuru yaprak kapsülleri olarak alınan feverfew’in, uzun dönem migren ağrısı çeken kişilerde, nöbet sıklığını azalttığını göstermiştir. Feverfew üzerinde yürütülen araştırmalar, migren ağrılarını önlediğini, nöbet sayısını %70’e varan oranlarda düşürdüğünü, ağrıyı azalttığını ve ağrı sırasında meydana gelen bulantıyı kontrol etmede etkili olduğunu göstermiştir.Fakat migren ağrısı başladıktan sonra, feverfew’in ağrı üzerinde etkili olduğu söylenemez. Bazı deneyler feverfew’in enflamasyonu düşürdüğünü gösterdiğinden, romatoid artrit için olası bir tedavi olarak önerilmiştir. Dr. T. Tomita önderliğindeki Japon çalışma, bitkinin aktif bileşeni partenolidin, hayvanlarda, eklem harabiyeti şiddetini ve enflamasyonu iyileştirdiğini göstermiştir. Araştırmacılar, feverfew’in, enflamasyonda etkin olan NfkappaB proteininin aktivasyonunu engellediğini saptamışlardır. Partenolid, NfkappaB’ya karşı test edildiğinde, enflamatuar proteinin aktivitesini engelleme becerisi göstermiş, artritik eklem harabiyeti şiddetini azaltmıştır. Söz konusu çalışmanın sonuçları, Nisan 2009’da Japanese Journal of Clinical Immunology’de bildirilmiştir. Filed Under: Sağlık ## Hemoroid (Basur) Nedir? Basur Nasıl Geçer? URL: https://trendhayat.com/hemoroid-basur-nedir-basur-nasil-gecer/ Tarih: 2026-01-27 Hemoroid nedir? Hastalığı Belirtileri Nelerdir? Hemoroid (BASUR) dilimize nereden gelmiştir? Kaça Ayrılır? Hemoroidin Oluşum Evreleri Nasıl olur? Basur Nasıl Anlaşılır? Hangi Doktora Gidilir? Basur şikayetine ne iyi gelir? Basura İyi Gelen Bitkiler nelerdir? İnsanın yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren toplumda çok sık rastlanan bir sağlık problemidir. Bu sağlık sorununun, dünya nüfusunun %30’undan fazlasında görüldüğü verilerine ulaşılmıştır. Ülkemizde yaygın olarak “basur” ve mayasıl ‘’ismi ile bilinir. Hemoroid (basur) İçin Hangi Doktora Gidilir? Basur ilgili şikayetler de bir genel cerrahi uzmanına başvurmak gerekir. Hemoroit (BASUR) dilimize nereden gelmiştir? Yunancada dilinde “kan akması” anlamına gelen “haima” ve “rhoos” kelimelerinin birleşiminden dilimize geçmiştir. Aslında bir hastalığın değil, bir toplardamar kümesinin adıdır. Ülkemizde yaygın olarak “basur” ismiyle bilinir. Hemoroid (basur) nedir? Hemoroid bir toplardamar kümesinin adıdır. Kalın bağırsağın makata yakın son kısmı olan anüsün çevresinde yer alan, kanla dolarak şişen ve böylece dışkının tutulmasına yardımcı olduğu düşünülen toplardamar yumaklarından oluşmuş mukoza dokularına, hemoroid adı verilir. Hemoroid Belirtileri? Bir hastalık olarak kabul edilen durum ise, bu damarlardaki kanın birikmesi, deri dokusunun dışarıdan hissedilecek şekilde şişmesi (BASUR MEMESİ), zaman zaman anüsün dışına taşması ve bunun sebep olduğu makatta kanama, kaşıntı ve ağrı gibi şikayetler İle kendini gösterir. Hemoroid kaça ayrılır ? Hastalığa dönüşen hemoroidler anal kanal içinde kümelendikleri yere göre, internal (iç basur), eksternal (dış basur) ve hepsinin bir arada olduğu kombin olan hemoroidler olmak üzere üç grupta incelenir. HEMOROİDİN OLUŞUM EVRELERİ evre hemoroidler: Çok küçük boyutlu ve sadece anal kanal içinde bulunan hemoroidlerdir. Bu hemoroidler ancak anoskop adı verilen muayene aletiyle görülebilir. evre hemoroidler: Dışkılama sırasında anal kanaldan dışarı taşar. Sonrasında kanaldaki yerine kendiliğinden geri çekilir. evre hemoroidler: Dışkılama sırasında anal kanaldan dışarı çıkar. Dışkılama bittikten sonra anal kanaldaki yerine geri dönmesi için elle müdahale etmek gerekir. evre hemoroidler: Dışkılama ya da herhangi başka bir zorlamaya gerek duymayacak şekilde, sürekli dışarı sarkmış vaziyettedir. Basur Nasıl Anlaşılır? Dışkılama sırasında acı ve yanma hissi Zor dışkılama ya da dışkı kaçırma Makatta elle hissedilebilen şişlik Dışkılama sonrası açık kırmızı renkli kanama Makatta ağrı Makatta içeriden gelen basınç hissi Makatta kaşıntı Hemoroid Basur Nasıl Geçer Tuvalete gitmeyi geciktirmeyin. Yemek öğünlerinizde lifli gıdalar yer alsın. Makat bölgenizin temizliğine dikkat edin. Ilık su ile yapacağınız oturma banyosu iyi gelir. Soğuk kompres yapın. Doktorunuzun yazdığı ilaçları düzenli olarak kullanın. Fazla kilonuz var ise verin. Daha az oturun, daha çok hareket edin. Hemoroid Olmamak İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz? Büyük tuvaletinizi bekletmeyin. Bol sıvı ve lifli gıdalar tüketin. Anal bölgenin temizliğine dikkat edin. En önemlisi bol hareket Basura İyi Gelen Bitkiler Kullanılabilecek en güvenilir bitkisel ürün, zeytinyağıdır. Basura iyi gelen bitkisel ürünlerden en değerlisi ise hiç şüphesiz tahıllardır. Yulaf, çavdar, buğday, pirinç, bulgur gibi tahıllar, özellikle rafine edilmemiş halleriyle mutlaka günlük beslenmede yer alırsa iyi olur. Tüm hastalıklarda olduğu gibi basur tedavisinde de sebze ve meyve tüketimi çok ÇOK önemlidir. DİKKAT: Tedavilere cevap vermeyen, 3. evre hemoroid vakalarında cerrahi tedavi yöntemleri gündeme gelir. 4. evre hastalar için ise ilk tedavi seçeneği “Hemoroidektomi” olarak adlandırılan basur ameliyatı olur. Eğer hastalığınız son evrelerinde ise bitkisel ürünler kullanmadan önce mutlaka doktora gitmenizi tavsiye ederim. trendhayat.com/basur-nasil-gecer-basura-iyi-gelen-yiyecekler ## 3.Ahmet URL: https://trendhayat.com/2-ahmet-kimdir-sultan-ii-ahmed-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-01-26 Sultan 2. Ahmed kimdir? II. Ahmet Han’ın Hayati Dönemi (1691-1695) İkinci Ahmet Biyografi Doğum Tarihi : 25.02.1643 Ölüm Tarihi : 06.02.1695 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : Edirne Babası : 1.İbrahim Annesi : Hatice Sultan Eşi : Rabia Haseki Sultan Çocukları : İbrahim, Selim, Atike Sultan, Hatice Sultan, Asiye Sultan II. Ahmet Han’ın Kısa Hayatı Sultan ikinci Ahmet han 21. Osmanlı Padişahıdır. 1643 yılında İstanbul’da 1.İbrahim ve Hatice Sultan’ın çocukları olarak doğan, 2.Ahmed Han 1691 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Devlet idaresini bizzat kendi takip eder bütün toplantılara iştirak ederdi. Hat sanatları konusunda çok yetenekli olan sultan aynı zamanda şiirleri çok severdi. Sultanlığı dönemini çok kısa süren Sultan 2. Ahmet devlet içinde karışıklıkların çok olduğu bir zamana denk gelmiş olup padişahlığı boyunca Edirne’de bulunmuştur. Teşkilat idaresinde bir çok yeni düzenlemeler yapılmıştır. Toprakların kullanım hakkı babadan oğula kalmasına yine onun dönemimde alınan kararlardır. Sultan 2.Ahmet Han, yakalandığı hastalıktan 1695 yılında Edirne’de vefat etmiştir. İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Türbesine defnedilmiştir. Kanuni-sultan-suleyman-turbesi-suleymaniye- Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Kaşıntıya Ne İyi Gelir? Neden Olur? Kaşıntı Kremi URL: https://trendhayat.com/kasintiya-ne-iyi-gelir-neden-olur-kasinti-kremi/ Tarih: 2026-01-25 Kaşıntı Nedir? Kaşıntıya Ne İyi Gelir? Neden Olur? Hanhi Kremler ilaçlar etkilidir, Sebepleri nelerdir, ne geçirir tedavi yöntemleri. KAŞINTI NEDİR? Tıp dilinde adı ” Pruritus ” olan kaşıntı deri hücrelerinin yada deriye bağlı sinir hücrelerinin tahribi ile ortaya çıkan durumdur. Vücut genelinde ya da bölgesel olarak hissedilebilmektedir. İnatçı kaşıntılar insan yaşamını olumsuz etkileyebildiği gibi psikolojik problemlere de yol açabilmektedir. Toplum genelinde bilinen kızarıklık veya kabartıların oluşması gibi genel bir belirtisi olsa da bunların dışında birçok belirti verebilmektedir. Kısa süreli kaşıntılar uzmanlar tarafından ciddi bir hastalık belirtisi olarak tanımlanmazlar ancak bu süre uzadığında insan hayatı olumsuz etkilenmeye ve takıntı haline gelmeye başladığı zaman kaşıntının altında yatan neden aranır ve tedaviye başlanır. Peki kaşıntıya ne gibi durumlar neden olur gelin birlikte inceleyelim. KAŞINTI NEDEN OLUR Uzmanlar kaşıntının nedenlerini iki ana grupta toplamışlardır. Bunlardan ilki primer deri hastalıklarına bağlı kaşıntılar diğeri ise sistemik yani dış etkenlere bağlı kaşıntılar. Yapılan araştırmalara göre kaşıntıların sebebinin yüzde 75’i deri hastalıklarına bağlı olarak yüzde 25’i ise dış etkenlerden olduğu saptanmıştır. Önemli bir hastalık belirtisi olabileceği gibi kimi zaman önem arz etmemektedir. Lenf kanseri ve Lösemi gibi hastalıkların belirtisi olabileceği gibi demir eksikliği habercisi de olabilmektedir. KAŞINTI SEBEPLERİ Bilinen başlıca sebepleri arasında bağışıklık sistemindeki farklı tepkiler, Tiroid bezi ve Karaciğer rahatsızlıkları, Böbrek yetmezliği, Uyuz, Kurdeşen, Demir eksikliği gibi sorunlar kaşıntıya sebep olabilmektedir. Bunların yanında kuru cilt ve güneş ışınlarına bağlı kaşıntılar, kullandığınız herhangi bir ilaca vücudunuzun verdiği ters reaksiyon ile birlikte dışarıdan cildinizin temas ettiği alerjik durumlarda da kaşıntı meydana gelebilmektedir. Bazı psikolojik durumlarda panik atak, hipokandriyazis ( Hastalık Hastalığı ) obsesif bozukluklar önemli kaşıntı sebeplerindendir. KAŞINTIYA NE İYİ GELİR Kaşıntıya ne iyi gelir; Öncelikli olarak kan testleri yapılarak kaşıntıya neden olan ve altta yatan sebep belirlenir ve tedavi o aşamada ilerler. Eğer çok ciddi bir kaşıntınız yoksa kısa süreli kaşıntıları sık sık yaşıyorsanız karbonatın bu duruma iyi geldiği bilinmektedir. Bunun yanında limon suyunu bir pamuk yardımı ile kaşınan bölgenize sürerseniz bu durumda kaşıntınızın azaldığını hissedebilirsiniz. Yulaf ezmesi ve kekiğin deri hücrelerini yenileyici özelliğinin olması tüketen kişilerde cilt hastalıkları ve kaşıntıların azalmasına ve tamamen yok olmasına yardımcı olacaktır ve kaşıntıya ne iyi gelir sorunuza fayda sağlayacaktır. TRAVAZOL KREM KAŞINTIYA NE İYİ GELİR Vücudumuzda meydana gelen birçok rahatsızlıkta örneğin; Mantar, Egzama, Kaşıntı gibi günlük yaşamı zora sokan hastalıklarda uzmanlar tarafından vazgeçilmez olan Travazol krem hastalara önerilmektedir. En çok kullanıldığı durum kaşıntı ve pişikler olarak bilinmektedir. Etki alanı ve süresi çok güçlü olduğu için tercih edilmektedir. Derinizle ilgili her türlü sorunda rahatça kullanabileceğiniz krem hekimizin reçeteye işlemesi ile birlikte eczanelerden alabilirsiniz. Öncelikli olarak bilmeniz gereken doktorunuzun sizin tedavinize uygun görmesi gerekmektedir. Doktor kontrolünde kullanılması önerilir. Bilinçsiz olarak kullandığınız zaman diğer ilaçlarda olduğu gibi olumsuz sonuçlar meydana gelebilmektedir. Ayrıca yine insanları en olumsuz etkileyen kaşıntılardan biride makat kaşıntılarıdır. Makat kaşıntıları içinde önerilebilecek en uygun ilaç Pruzon kaşıntı kremidir. Pruzon kremini reçetesiz olarak eczanelerden temin edebilirsiniz. ## Sebze İsimleri URL: https://trendhayat.com/beslenme/sebze-isimleri-825 Tarih: 2026-01-25 Sebze Faydaları Nelerdir? BROKOLİ Faydaları : İyi huylu prostat büyümesinde yararlıdır. İçinde bulunan sulforafan kansere karşı koruyucu etki gösterir. Erkeklerde prostat, kadınlarda ise idrar yolları enfeksiyonlarına karşı koruyucu gücü vardır. Hardal yağlarına sahip olduğundan dolayı mikrop öldürücü özelliktedir. İdrar güçlüğü çekenler, sık sık idrara çıkanlar brokoli ile doğal şifa bulurlar. Antioksidandır. Cilt gerginliğini artırır. BİBER Faydaları : Kökeni Meksika ve Güney Amerika'dır. Biber Capsaicin denilen ağız yakan madde sayesinde etkili olur. Bu madde sinir uçlarını uyuşturup ağrıları dindirir, anestezik etki yapar. İçinde demir, kalsiyum, fosfor, A, P, K ve C vitaminleri, protein ve şeker vardır. Kırmızı biber yeşil bibere göre 14 kat daha fazla beta-karoten içerir ve yeşil bibere göre daha fazla antioksidan etkisi vardır. Vücuttaki yağları erittiği uzmanlar tarafından onaylanmıştır. Bir çok kanser türüyle savaşır. Akciğer için mükemmel bir ilaçtır. Balgam söktürür. Solunum sistemi rahatsızlıklarında son derece olumlu bir etkiye sahiptir. Damar içindeki pıhtılaşmayı ve damar tıkanıklığını önler. Kolestrolü düşürür. Kalp krizi riskini önler. Soğuk algınlığı ve gribe iyi gelir. Ağrı kesicidir ve dinçleştirici etkisi vardır. Spermlere güç verir. Prostat bezini sağlıklı kılar. Afrodizyak etkisi vardır. DOMATES Faydaları : Prostat kanserine karşı zengin bir likopen kaynağıdır. Kalp krizi olasılığını azaltır. Damar sertliğini önler. Böbrekleri çalıştararak bol idrara söktürür. Biriken üre asidi ve ürat tuzlarını eriterek dışarı atar. Likopen aynı zamanda kan basıncını düşürücü özelliktedir. EBEGÜMECİ Faydaları : Mide-bağırsak rahatsızlıklarında yumuşaklık verir. Mide bulantısını ve kusmaları keser. Ağrıları dindirir. Kabızlığı giderir. Göğsü rahatlatır, öksürüğü söktürür. Burun tıkanıklığını açar. ENGİNAR Faydaları : Karaciğer için önemlidir. Karaciğer yetmezliği çekenler için yararlıdır. Kalp kaslarını kuvvetlendirir. Kandaki çeşitli tuzları, diğer etkili maddeleri, kolestrolü ve üreyi düşürür. Kanı temizler. Şeker hastaları için yararlıdır. Safra kesesini harekete geçirir. Sindirimi kolaylaştırır, idrar yollarını açar. HAVUÇ Faydaları : İçindeki Betakarotenden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirir. Taze havuç suyu, Alzheimerdan korunmak için yardımcıdır. Sindirim sistemini düzeltir. Göze iyi gelir, görme gücünü yükseltir. Bağırsakları kansere karşı korur. Prostat bezinin sağlıklı olmasını sağlayan maddeler içerir. Sindirim sistemini düzeltir. Havucun rendelenmesi içindeki vitaminlerin kaybına sebep olur. MARUL Faydaları: Şekerin düşmesine yardımcıdır. Mide ve bağırsağı çalıştırır. İdrar söktürücü etkisi vardır. Böbrekleri çalıştırır. Gut hastalığına karşı etkilidir. Kanı temizler. Tansiyonu düşürür. Karaciğer ve dalak ödemlerini önler. Sarılığa iyi gelir. Göğsü yumuşatır. SOĞAN Faydaları: Kan basıncını düşürerek tansiyonu düzenler. Kandaki kötü kolestrolü düşürüp iyi kolestrolü yükseltir. Kanın pıhtılaşmasını önler. Kana akışkanlık kazandırır. Damar sertliğine karşı en iyi doğal ilaçtır. Kan şekerini dengeler. Prostat bezinin normal çalışmasını sağlar. Tüm hormonlarda denge sağlar. Bağırsak parazitlerini ve bakterileri öldürür. İştah açıcıdır. Karaciğeri dezenfekte eder. Doğal bir antibiyotiktir. Kanseri önler. kategori Beslenme Permalink Comment ## Osmanlı Devleti Padişahları Listesi URL: https://trendhayat.com/osmanli-devleti-padisahlari-listesi/ Tarih: 2026-01-24 Osmanlı Padişahları Sıralı Listesi Padişahların görev yaptıkları tarihleri ile sıralı listesi, her padişahın ismine tıklayarak onun hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. 1- Osman Gazi (1299 – 1326) 2- Orhan Gazi (1326 – 1359) 3- I. Murad (1359 – 1389) 4- I. Bayezid – Yıldırım Bayezid (1389 – 1402) 5- I. Mehmed (1413 – 1421) 6- II. Murad (1421 – 1451) 7- Fatih Sultan Mehmed (1451 – 1481) 8- II. Bayezid (1481 – 1512) 9- Yavuz Sultan Selim (1512 – 1520) 10- Kanunî Sultan Süleyman (1520 – 1566) 11- II. Selim (1566 – 1574) 12- III. Murad (1574 – 1595) 13- III. Mehmed (1595 – 1603) 14- I. Ahmed (1603 – 1617) 15- I. Mustafa (1617 – 1618 / 1622 – 1623) 16- Genç Osman (1618 – 1622) 17- IV. Murad (1623 – 1640) 18- I.İbrahim (1640 – 1648) 19- IV. Mehmed (1648 – 1687) 20- II. Süleyman (1687 – 1691) 21- II. Ahmed (1691 – 1695) 22- II. Mustafa (1695 – 1703) 23- III. Ahmed (1703 – 1730) 24- I. Mahmud (1730 – 1754) 25- III. Osman (1754 – 1757) 26- III. Mustafa (1757 – 1774) 27- I. Abdülhamid (1774 – 1789) 28- III. Selim (1789 – 1807) 29- IV. Mustafa (1807 – 1808) 30- II. Mahmud (1808 – 1839) 31- Abdülmecid (1839 – 1861) 32- Abdülaziz (1861 – 1876) 33- V. Murad (30.05.1876 – 31.08.1876) 34- II. Abdülhamid (1876 – 1909) 35- Mehmed Reşad (1909 – 1918) 36- Mehmed Vahdeddin (1918 – 1922) ## Lazer Epilasyon Bakırköy URL: https://trendhayat.com/guzellik/lazer-epilasyon-bakirkoy-450 Tarih: 2026-01-24 Lazerli Epilasyon Merkezleri-LAZERLİNE Vücuttaki istenmeyen kılların Lazer Epilasyon (lazerle epilasyon, lazerli epilasyon) yöntemi ile yok edilmesi dünyada yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bayanların yanı sıra erkeklerinde büyük ilgi gösterdiği Lazer Epilasyon ( Lazerli Epilasyon, lazerle epilasyon) yöntemi, Avrupa ve Amerika'da da milyonlarca kişide uygulanmaktadır. Lazer epilasyon (lazerli epilasyon, lazerle epilasyon) vücudumuzda istemediğimiz kılların yok edilebilme yöntemidir. Lazer Epilasyon (Lazerli epilasyon, lazerle epilasyon) başlamanın tam zamanı Lazer Epilasyon (Lazerli epilasyon, lazerle epilasyon) ile istenmeyen tüylerinizden kurtulabilirsiniz. Lazer Epilasyon Bakırköy için iletişim; LAZERLİNE BAKIRKÖY 0212 571 09 07- 08 www.lazerline.com.tr İstanbul Cad. Zeytinlik Mah. Halkçı Sk. Marmara Apt.No:1 Kat:3 (Carusel karşısı) info@lazerline.com.tr kategori Güzellik Permalink ## Pnömokok Aşısı Ne Zaman Yapılır? URL: https://trendhayat.com/saglik/pnomokok-asisi-1346/ Tarih: 2026-01-23 Pnömokok Aşısı Ne Zaman Yapılır? Pnömokok Aşısı ve Pnömokok Aşı Takvimi. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, pnömokok mikrobu, bu mikrobun neden olduğu hastalıklar ve korunma yolları hakkındaki sorularımızı cevapladı. Pnömokok nedir? Pnömokok, doğumdan itibaren üst solunum yollarına yerleşebilen ve sağlıklı bireylerin burun, geniz ve boğazında yaygın olarak bulunan bir mikrop türüdür. Kendisine uygun koşulları bulduğunda çoğalarak çeşitli önemli hastalıklara neden olur. Pnömokok nasıl bulaşır? Burun ve boğazlarında pnömokok bulunan çocuklar bu mikrobu diğer çocuklara da bulaştırabilir. Bulaşma genellikle, öksürme, hapşırma, yıkanmamış ellerle dokunma veya öpüşme gibi doğrudan temas yoluyla olur. Bu mikrop özellikle çocukların toplu halde bulunduğu kreş ve anaokulu gibi yerlerde çok hızla yayılabilir. Küçük çocuklar bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediği için, pnömokoklara karşı daha savunmasızdır. Pnömokok mikrobu hangi hastalıklara neden olur? Pnömokok, bebeklik ve çocukluk çağında en sık rastlanan ve ölüme sebep olabilen hastalık etkenlerinden biridir. Pnömokok enfeksiyonları birçok ülkede zatürre, menenjit, kan iltihabı, sinüzit ve orta kulak iltihabının başlıca nedenidir. Pnömokok hastalıkları en sık 2 yaşından küçük çocuklarda görülür. Pnömokok hastalıkları sık karşılaşılan hastalıklar mıdır? En sık görülen pnömokok hastalığı orta kulak iltihabı, en tehlikeli olanları menenjit ve kan iltihabı, en çok öldüreni ise zatürredir. Pnömokoklar aynı zamanda bu hastalıklara en sık neden olan mikroplardır. Orta kulak iltihaplarının %30-55'inde, bakteri kaynaklı menenjitlerin %30-50'sinde, toplum kaynaklı zatürrelerin %65'inde etken pnömokoktur. Pnömokok hastalıkları tehlikeli midir? Nasıl sonuçlara yol açar? Pnömokok mikrobu zatürre, menenjit ve kan iltihabı gibi ölümle ya da kalıcı sakatlıklarla sonuçlanabilen hastalıklara yol açar. Bu hastalıklar dünyada her yıl 1 milyona yakın bebek ve çocuğun ölümüne neden oluyor. Başka bir deyişle, her 30 saniyede bir çocuk bu mikrop yüzünden hayatını kaybediyor. Türkiye'de ise zatürre, 1 ay - 5 yaş arası çocuk ölümlerinde %27'lik oran ile ilk sırada yer alıyor ve yılda 7 bine yakın çocuk zatürre sebebiyle hayatını kaybediyor. Ağır seyreden ve ölümle sonuçlanabilen zatürrelerin başta gelen sebebinin pnömokok olduğu biliniyor. Pnömokok kalıcı sakatlıklara da neden olabiliyor. Örneğin, pnömokok menenjiti geçiren çocuklarda işitme kaybı, zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, havale geçirme ve görme bozukluğu meydana gelebiliyor. Pnömokok hastalıklarının tedavisi var mı? Pnömokok hastalıkları, uzun yıllar boyunca penisilin ile başarıyla tedavi edilmişti, ne var ki 1967'den itibaren antibiyotik direnci göstermeye, yani antibiyotiklerden etkilenmemeye başladılar. Dirençli pnömokoklar zamanla giderek arttı ve penisiline dirençli pnömokok hastalıkları tüm dünyada sorun olmaya başladı. Ülkemizde de 1992 yılından bu yana antibiyotiklere dirençli pnömokoklar artıyor. Bebek ve çocukları pnömokok hastalıklarından korumak mümkün mü? Bebekler ilk 6 ayda anne sütü ile beslenmeli, daha ileri yaşlarda da yeterli ve dengeli beslenmelerine dikkat edilmeli; çocuklara ellerini düzenli olarak su ve sabun ile yıkamaları öğretilmeli. Çocuklar solunumu olumsuz etkileyebilen ve hastalanma olasılığını artıran tozlu, sigara dumanlı ortamlardan uzak tutulmalı; aileler, çocuklarını hasta olduğu bilinen kişilerle kapalı ortamlarda bir arada bulundurmamalı. Kreş ve okullarda hasta olan çocuklar doktor tarafından muayene edilmeli ve doktorun önerileri uygulanmalı. Bebek ve çocukları pnömokok hastalıklarından korumak için en etkin yöntem nedir? Pnömokok özellikle 2 yaşın altındaki bebeklerde toplumun geneline göre 10 kat daha fazla hastalığa sebep oluyor. Bebek ve çocukları pnömokok hastalıklarından korumanın en etkin yolu, Dünya Sağlık Örgütü'nün de önerdiği üzere, aşılamadır. Antibiyotik direncinin giderek artması ve tedavinin zorlaşması da aşılamanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Pnömokok Aşısı Ne Zaman Yapılmalı? 2 yaşın altındaki bu en riskli grupta da kullanılabilen konjuge pnömokok aşısı yaşamın 2. ayından itibaren uygulanabiliyor ve uzun süreli koruma sağlıyor. Bu aşı Türkiye'de menenjit ve kan iltihabı hastalıklarına sebep olan pnömokokların çoğuna karşı etkili. 2 yaşından küçük çocuklarda hastalık yapan pnömokokların %88.9'una, 2-10 yaş grubunda hastalık yapan pnömokokların da %74.2'sine karşı koruma sağlıyor. Pnömokok hastalıkları, korunma yolları ve aşılama ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek isteyen annelerimizin doktorlarına danışmalarını öneriyorum. kategori Sağlık Permalink ## Böbrek Taşına Neden Olan Faktörler URL: https://trendhayat.com/saglik/bobrek-tasina-neden-olan-faktorler-2209/ Tarih: 2026-01-23 Dünya genelinde bir kişinin ömrü boyunca böbrek taşı oluşturma olasılığı % 12’dir. Ülkemizde bu oranın daha fazla olduğu ve özellikle Güneydoğu Anadolu’da %30’lara çıktığı görülüyor. Böbrek ve idrar yolları taşlarının %35 ini kalsiyum oksalat taşları, %30-35 karışık kalsiyum oksalat ve fosfat, %15-20 magnezyum amonyum fosfat, %5-10 ürik asit taşları oluşturur. Böbrek taşlarının, idrarın taş oluşturan tuzlar ile aşırı doygun hale gelmesi ve yine bu idrarın içinde taş oluşumunu önleyen maddelerin yeterli oranda bulunmaması sonucunda meydana geldiği düşünülüyor. Ağrı, idrarda kan, idrar yolu iltihapları, ateş, bulantı ve kusma gibi şikayetlerle kendini gösterir. Böbrek Taşına Neden Olan Faktörler; •Genetik Faktörler: Böbrek taşı olan her dört kişiden birinde aile hikayesi bulunuyor. Bilimsel çalışmalarda taş hastalığının meydana gelişinde genlerin etkili olduğu gösteriliyor. •Coğrafya Faktörü: Dağlık, çöl veya tropikal alanlarda yaşayan insanlarda böbrek taşı görülme sıklığı fazladır. Ülkemizde de böbrek taşı sorunu Güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve Doğu Karadeniz’de diğer bölgelere oranla daha çok görülüyor. •Cinsiyet Faktörü: Taş sorunu erkeklerde kadınlara göre üç kat daha fazla görülüyor. Çocukluk döneminde ise kız ve erkek çocuklarda taş görülme oranları arasında fark bulunmuyor. Bunun nedeni ise ergenlik döneminden sonra salgılanmaya başlanan testosteron hormonunun dolaylı olarak böbrek taşı oluşumuna neden oluyor olmasıdır. •Yaş Faktörü: Üriner sistem taş hastalığı genellikle 20–49 yaş arasında meydana gelir. Genellikle birden fazla taşı olan ve tekrarlayan taş sorunu sebebiyle takip edilen hastaların taş ile ilgili yakınmalarının 20’li yaşlarda başlamış olduğu görülüyor. Araştırmalar, 50 yaş üzerinde ilk kez taş oluşturma oranının çok az olduğunu gösteriyor. •Beslenme Faktörü: Protein içerikli besinlerin ve tuzlu besinlerin yenmesi tahıllı yiyeceklerden ise uzak durulması taş oluşumunu artırır. Aşırı oranda çiğ yeşil sebzelerin tüketimi kalsiyum oksalat taşlarına, aşırı protein ve hayvansal yağ tüketimi ise ürik asit taşlarına yol açabilir. •Sıvı Alımı: Araştırmalara göre sıvı alımı ve artan idrar, taş oluşma sıklığını düşürüyor. Ayrıca limon suyu içeriğindeki sitrik asit sebebiyle taş oluşma riskini büyük oranda azaltıyor. •İlaçlar: Hipertansiyon için kullanılan bazı ilaçlarla, kalsiyum ve sodyum içeren bazı ilaçların taş oluşumunu artırdığı düşünülüyor. İdrar söktürücü ilaçlar ise bazı durumlarda taş oluşma riskini yükseltebilirken bazı durumlarda da azaltabiliyor. ## 4 Temmuz 20194 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/hamilelik-belirtileri-nelerdir-acaba-hamilemiyim/ Tarih: 2026-01-23 Erken Gebelik Belirtileri Acaba hamilemiyim bu kelime tarifsiz duyguları barındırıyor bence yeni evli olan ilk aylarda hamile kalırmıyım? Ne kadar zamandır anne olmak için uğraşan belli tedavi ve zahmetli süreçten geçen, yada ikinci üçüncü çocuktan sonra kaygılanan kadınlar aklında koca bir soru ” Acaba Hamilemiyim” ilk önce herşey de bir hayır vardır diyelim mevlam neylerse güzel eyler. Bu süreçte hormonlar değiştiğinden erken belirtiler gösterir aşağıdaki belirtilerden birkaçı sizde varsa hamilesinizdir. Hamilelik Belirtileri Nelerdir Bu belirtilerden en önemlisi adet gecikmesi olup şunu da göz önünde bulunduralım kadınların hormonları stresli zamanlarda, yer ve mekan değişikliğinde ve geçirdiği bir hastalıktan dolayı gecikebilir bunu da unutmamak gerek. İdrar sık çıkmak ve idrar renginin koyulaşması Karında şişlik ve kabızlık Baş dönmesi ve mide bulantısı Kokulara aşırı hassasiyet Göğüslerde şişkinlik hassasiyet ve göğüs uçlarında koyulaşma Hafif kanama (halk arasında rahime yerleşme kanaması olarak geçer bu kanama lekelenmelerden imaret açık ve orta koyulukta olup kırmızı değildir.) Uyku isteği ve yorgunluk Vücut ısısın artması Ruh halinde değişiklik (hormonlar değiştiğinden dolayı bazen kendinizi tanıyamazsınız sinirli, alıngan ve ağlama isteği ) Not: Eczaneden alınıp yapılan idrar testi doğru sonuç vermeyebilir. Kesin ve net bilgi için doktora başvurun ve kanda gebelik yaptırın. ## Sinüzit İlaçları URL: https://trendhayat.com/saglik/sinuzit-ilaclari-1048 Tarih: 2026-01-22 Sinüzit tedavisinde ilk olarak antibiyotik tedavisi uygulanıyor. Doğru süre ve dozda ilaç tedavisine rağmen sorun sürüyorsa devreye ameliyat giriyor. Sünizite kıkırdak eğriliği, polip gibi nedenler sebep oluyorsa yine ameliyat gündeme gelir. Tedavide üç çeşit ilaç kullanılıyor. Antibiyotikler, burun akıntısı ve burun içi şişliğini azaltan ilaçlar (dekonjestanlar) ve üst solunum yollarını temizleyen ve buradaki koyu salgıları azaltan ilaçlar. Antibiyotikler: Genel olarak 10 -14 gün sürer. Dekonjestanlar (Burun akıntısı ve burun içi şişliğini azaltan ilaçlar): En fazla 5 gün kullanılır. Üst solunum yollarını temizleyen ve buradaki koyu salgıları azaltan ilaçlar: Solunum yollarını temizleyen ilaçlar da 10 gün kullanılır. kategori Sağlık Permalink Comment ## Gastrit Belirtileri URL: https://trendhayat.com/saglik/gastrit-belirtileri-1091 Tarih: 2026-01-22 Gastrit hastalığı ve gastrit belirtileri nelerdir? Kısaca mide iltihabı anlamına gelen gastrit üst sindirim sisteminin en fazla görülen hastalığıdır. Gastrit, midenin en iç tabakasında besinlerle temas eden kısmının, yani midenin iç zarının iltihabi bir reaksiyonudur. Gastritte kesin teşhis için biyopsi yapılması gerekir. Mideden alınan doku parçalarının patologca incelenmesi ve bu bölgede iltihap bulması gerekir. Gastrit belirtilerinde midede yanma, şişkinlik, rahatsızlık hissi, akut gastritlerde ani başlayan ağrı, bulantı ve kusma görülebilir. İlaç ve alkole bağlı kanamalı gastritlerde kusmukta ve dışkıda kan görülebilir. Alkol ve ilaçlara bağlı olarak mide derisinde küçük yaralar meydana gelir. Bu yaralar fazla sayıda olabilir ve sızma şeklinde kanayabilir. Kanaması olanların kusmuğunda bazen kırmızı renkte, bazen de kahve telvesi şeklinde kan görülür. Ve dışkıda siyahlaşlama olması da midede kanama belirtisidir. Akut gastrit kısa sürede gelişir. Genellikle alkol, safranın geri kaçması, romatizma yada ağrı kesici ilaçlar, geniş vücut yanığı ve travma sonrası veya helikobakter pilori denilen bakteriye bağlı meydana gelebilir. Sürekli kullanılan aspirin, diklofenak, naproksen, ibuprofen gibi ilaçlar, ağrı kesici ve romatizma ilaçları akut gastritin en çok görülen sebeplerindendir. Kronik gastrit uzun sürelidir. Bu durum akut gastrit yapan sebeplerin uzun süreyle varlığı ya da otoimmun olarak adlandırılan, vücudun kendi mide hücrelerine karşı yanıt oluşturması sonucunda oluşabilir. Kronik gastritte helikobakter pilori bakterisinin etkisi vardır. İnsandan insana bulaşan helikobakter pilori vücuda girdiğinde özellikle mideye yerleşir. Gastrit 3 e Ayrılır. İlaçlar, kimyasal maddeler, alkol gibi nedenlere bağlı olarak meydana gelen gastrit; Aspirin ve benzer antiromatizmal ilaçlar mide ve onikiparmak bağırsağında tahriş ve yaralara yol açabilir. Sürekli alınan aspirin, diklofenak, naproksen, indomethacin, ibuprofen gibi ilaçlar akut hemorajikerozif gastritin en sık sebebidir. Ağrı kesici ilaçlar mideyi iki biçimde etkiler. Ya doğrudan temasla takılıp kaldığı yerde yara meydana getirir veya prostaglandin denen ve midenin derisinin korunmasını sağlayan maddenin üretilmesini azaltır ve bu da midede yara oluşmasına sebep olur. Mide için en riskli ilaçlar aspirin ve romatizma ilaçlarıdır. İlaca bağlı oluşan gastritte mide ağrısı, bulantı, kusma, kanama görülebilir. Mikrobik sebeplerle oluşan gastrit ; Helicobacter pylori mikrobu vücuda girdiğinde özellikle mideye yerleşir ve kronik gastrite yol açabilir. Helikobakter pilori mikrobuyla oluşan gastrit en fazla görülen gastrit tipidir. Helikobakter pilori mide derisi üzerine yerleşerek bir enfeksiyon meydana getirir. Mide derisinde şişme, kızarıklık ve hücrelerde harabiyete sebep olur. Helikobakter pilori insandan insana, yiyecekler ve suyla bulaşabilir. Araştırmalara göre Türkiyede nüfusunun yüzde 70-80 nde helikobakter pilori olduğu belirtiliyor. Otoimmun gastrit ; Nadiren görülür. Vücudun kendi dokusuna karşı geliştirdiği antikorlarla oluşur. Bağışıklık sistemi kendi dokularına karşı antikor üretir ve dokularını tahrip eder. Gastrit belirtileri Mide bölgesinde zaman zaman ağrılar, yanma hissi, aç kalındığı zaman ekşime, kazınma hissi, gaz, şişkinlik, bulantı gibi sorunlar görülür. Gastrit şiddetli olursa midenin yüzeyinde tahriş yaptığı için o bölgedeki damarlara ulaşır ve kanamaya sebep olur. Çok ciddi bir kanama görülür. Karın üst kısımda yerleşmiş aç veya tokken olan ağrı, şişkinlik, gaz, çabuk doyma ve bulantı gibi belirtilerin hepsi bir arada görülebileceği gibi tek bir şikayette görülebilir. Uzun süre açlık gastritlerde genellikle şikâyetleri artırabilir. Bazen aç karnına yakınmalar daha fazlayken bazılarında ise yemek sonrası özellikle şişkinlik, gerginlik, gaz ve geğirti gibi şikayetler görülebilir. Sigara ve alkol gastriti artırır. Sigara, mide derisinin koruyucu mekanizmalarını bozar. Alkol hem direkt temas hem de sistemik yolla mide derisinin hasarlanma olasılığını artırır. Gastrit teşhisi gastroskopi denen endoskopik inceleme yöntemi ve mideden alınan doku örneğinin incelenmesiyle konulur. Endoskopi içi boşluklu organların bir aletle incelenmesidir. Bu alet hem görüntülemeyi hem de biyopsi gibi bazı işlemlerin yapılmasına olanak verir. kategori Sağlık Tags: gastrit ülser, mide gastrit Permalink ## 21 Mayıs 201921 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/rezene-cayi-faydalari-nelerdir-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-01-22 Rezenenin Özellikleri Nelerdir?Rezene Çayı Faydaları Nelerdir?Rezene Çayı Nasıl Yapılır? bu konular hakkında bilgilere yazımızdan ulaşabilirsiniz. Rezenenin Özellikleri Nelerdir? Ülkemizde Güneydoğu Anadolu bölgesinde yoğunlukla yetişen ve her derde deva bitkidir. Bu bitki kısa çalılık boylarındadır. Rezene bitkisinin yaprakları toplanarak çay şeklinde tüketilir. Rezene Çayı Faydaları Nelerdir? Kansızlığa İyi Gelir. Çağımızın hastalığı olan kansızlık her üç gençten birinde görülmektedir. Rezene çayı kan akışını hızlandırarak alyuvar oluşumuna da destek olur. Rezene Çayı Faydaları Mide Rahatlatıcı Etkisi Vardır. Kabızlığı yok eder ve mide ile bağırsakların rahat olarak çalışmasına yardımcı olur. Rezene Çayı Faydaları: Vitamin Deposudur. A ve C vitaminleri içermesi nedeni ile hem gribal enfeksiyonların giderilmesinde kullanılır; hem de sağlıklı ciltler elde etmek için dozunda tüketilir. Rezene çayının günde üç fincandan fazla tüketilmemesi uzmanlar tarafından önerilmektedir. Tiroid Bezinin Düzgün Çalışmasına Yardımcı Olur. Tiroid bezi ne yazık ki ülkemizin bulunduğu coğrafi konum itibariyle her iki kişiden birinde düzgün çalışmamaktadır. Bu da çeşitli ses kısıklığı, ses teli rahatsızlıkları ve guatr, tiroid tarzı rahatsızlıklara yol açar. Rezene çayı ses tellerine ve tiroide iyi gelmektedir. Hararet Alıcı Özelliği Bulunmaktadır Özellikle yaşı ilerleyip de menopoz tehlikesi ile karşı karşıya gelen bayanlarda sıcak basmasını önler. Rezene Çayı Faydaları: Sinüzite ve Migrene İyi Gelir Burun kanallarının açılmasına yardımcı olur. Sinüslerin boşalmasını sağlar. Bu sayede de baş ağrısı yapabilecek iltihabın akmasını kolaylaştırır. Boşalan sinüsler migren ağrılarını ortadan kaldırır. Rezene Çayı Faydaları: Göze Faydası Bulunmaktadır. Her anlamda gözlere iyi gelmektedir. Göz parlaklığı sağlar. Göz bozukluklarına en az havuç kadar fayda sağlar. Göz kurumalarını ve göz batmalarını düzenli tüketildiği takdirde ortadan kaldırmaktadır. Romatizmal Rahatsızlıklara İyi Gelir. Bilindiği gibi romatizmal rahatsızlıklar artık yaşa bağlı olarak ilerlememektedir. Erken yaşta görülme sıklığı oldukça fazladır. Bu nedenle kemik gelişimine katkı sağlayan rezene çayının sonbahar ve kış aylarında günde bir fincan tüketilmesi oldukça faydalı olacaktır. Rezene Çayı Faydaları: Yaralanmaları İyileştirir Rezene çayı içerisinde çinko bulundurmaktadır. Bu sayede de yaralanmaların önüne hızlı bir şekilde geçmektedir. Yara izlerini içeriden etki ederek kapatıcı özelliği vardır. Afrodizyak Özelliği Bulunmaktadır Rezene çayı cinsel duyguları harekete geçirir. Bunu da içerisinde bulunan afrodizyak gücü ile yapmaktadır. Düzenli olarak tüketilmesi, düzenli bir cinsel hayatının olması anlamına gelmektedir. Anne Sütü Artırır Sütü az olan anneleri denemesi gereken çaylardan biride rezene çayı anne sütü arttırmaktadır. Rezene Çayı Nasıl Yapılır? Rezene çayı ister demleme yöntemi ile isterseniz de kaynatma yöntemi ile yapılmaktadır. Bunun için malzemeler; 1 yemek kaşığı rezene tohumu 2 su bardağı su Hazırlanışı Demleme yöntemi için rezene ve sıcak su demleme apartlarında 10 dakika bekletilir. Kaynatma yöntemi için rezene ve içme suyu bir cezvede 5 dakika kaynatılır. İkisinde de isteğe bağlı olarak şeker ya da bal takviyesi yapıp tüketebilirsiniz. ## Kullanım ve Gizlilik URL: https://trendhayat.com/kullanim-ve-gizlilik/ Tarih: 2026-01-22 Bu internet sitesi bir trendhayat.com hizmeti olarak hazırlanmıştır. Özel olarak belirtilmediği takdirde, bu web sitesinde yer alan bilgiler trendhayat.com’ un önceden yazılı izni alınmaksızın hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, yeniden yayınlanamaz, sunulamaz, gönderilemez ve aktarılamaz. Bu web sitesinde yayınlanan bilgiler önceden haber verilmeksizin değiştirilebilir. Ayrıca, trendhayat.com önceden herhangi bir zaman bildirmeksizin bu web sitesinde açıklanan ürünlerde ve/veya programlarda geliştirme ve/veya değişiklik yapabilir. Ürünlerden veya hizmetlerden bahsedilmesi sadece bilgilendirme amaçlıdır ve tasdik veya tavsiye niteliği yoktur. Bu internet sitesinde kullanıcılardan temin edilen kişisel bilgiler (e-mail adresi, doğum tarihi vs.) sadece trendhayat.com’ un ziyaretcilerine daha kaliteli bir hizmet sağlayabilmesi amacıyla oluşturulmuş olup, diğer kişi ve firmalarca, piyasa araştırması, fiyat araştırması vs. amaçlarla kullanılamaz. Sitemizde reklamları yayınlanan Google, cookie denilen DoubleClick DART çerezlerini kullanır. Google, DoubleClick DART çerezleri kullanıcılarımıza, sitemize ve internet’teki diğer sitelere yaptıkları ziyaretlere dayalı reklamlar sunar. Ayrıca ziyaretçi takibi için kullandığımız Google Analytics ve Quantcast siteleri de çerezlerden faydalanmaktadır. Google Reklam ve İçerik Ağı Gizlilik Politikası sayfasını ziyaret ederek DART çerezinin kullanılmasını engelleyebilirsiniz Bunlara ek olarak, trendhayat.com üçüncü şahıslar tarafından yönetilen web sitelerine hyperlink veya bu siteler hakkında bilgi verebilir. Bu gibi linkler sadece size bilgi vermek amaçlıdır. Link verilen web sitelerinin içeriği bizim kontrolümüzde değildir ve eğer siz böyle bir web sitesine erişmek isterseniz, bunun sorumluluğu tamamen size aittir. Bizim üçüncü bir şahsın web sitesine link vermemiz gerçeği, bizim böyle bir siteyi açıkça onayladığımız, yetkilendirdiğimiz veya sponsor olduğumuz veya bizim bu üçüncü şahısla ticari işbirliği yaptığımız anlamına gelmez. Hiçbir koşul altında trendhayat.com önceden bu gibi zararların doğma olasılığı belirtilmiş olsa bile, işbu web sitesi içinde sunulan veya aracılığıyla ulaşılan bilgilerin kullanımından veya onlara güvenilmesinden kaynaklanan, her türlü doğrudan, özel, tesadüfi, cezai müeyyide gerektiren, dolaylı olarak veya bu fiilin sonuçlarından kaynaklanan zararlar, kar veya gelir kayıpları veya değiştirilen malların maliyeti nedeniyle herhangi bir kişiye karşı sorumlu tutulamaz. Bu siteyi kullanarak trendhayat.com sitesinin Kullanım şartlarını kabul ettiğinizi beyan etmektesiniz. Kendi isteğimize bağlı olarak, her zaman bu şartlarda değişiklik, ilave veya çıkartma yapma hakkını saklı tutmaktayız. Bu hüküm ve şartlarda yapılan değişikliklerin ardından bu web sitesini kullanmaya devam etmeniz, bu değişiklikleri kabul ettiğiniz anlamına gelmektedir. ## Kivi Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/beslenme/kivi-neye-iyi-gelir-2076/ Tarih: 2026-01-22 Kivi Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar? Ana vatanı Çin olan kivi, ticari olarak 1940′lı yıllarda ilk defa Yeni Zelanda’da üretildi. Günümüzde kivinin en fazla üretildiği ülke Yeni Zelanda’dır. Ülkemizde kivi ilk defa 1988′de Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü ile Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü’nde denemeye alınmış ve deneme sonucunda kivi yetiştiriciliğine, iklim ve toprak yapısı yönünden Marmara ve Karadeniz Bölgelerinin uygun olduğu saptanmıştır. Kivi Neye İyi Gelir? Kivi Faydaları Nelerdir? A, C, E vitaminleri ile Magnezyum, potasyum ve fosfor, yönünden zengin kivi, vücudun gereksinimi olan besin maddelerini karşılama bakımından önemli bir meyvedir. Antioksidan etkili meyvelerden biri olan kivi. hücreleri serbest radikaller olarak bilinen zararlı maddelerden korur. İçerdiği flavanoid ve karotenoid adlı maddelerle ile DNA’yı korur. Araştırmalar kivinin sahip olduğu antimutajenik bileşiklerin kanser oluşumunu önlediği, kanı sulandırarak kalp ve damar hastalıklarına iyi geldiğini göstermiştir. C vitamini serbest radikalleri nötralize eden önemli bir antioksidandır. Kivi, turunçgillerden 6 kat daha fazla C vitamini içerir. 100 gram kivi de ortalama 100-400 miligram C vitamini bulunur. Rowett Araştırma Enstitüsünde gönüllü katılımcılarla yapılan bir çalışmada, üç haftalık kivi tüketimi sonucunda yapılan tahlillerde, kan plazmasında C vitamini içeriğinin arttığı, lenfositlerde DNA zararının belirgin bir şekilde azaldığı görülmüştür. Yüksek potasyum içeriğiyle kivi doğal bir kan basıncı düşürücüdür. Kivi lif bakımından zengindir. 100 gram kivi 3.4 gr lif içerir. Kivideki lif besinlerin sağlıklı bir hızda sindirim sisteminde ilerlemesini sağlayarak, kan şekeri emiliminin düzenlenmesini sağlar. Şeker alımındaki aşırı artış kan şekerinde istenmeyen artışlara, şeker alımındaki azalma kan şekerinde hızlı düşüşlere yol açabilir. Kanı sulandırıcı etkisiyle kivi, doğal bir aspirin olarak bilinir. Kivideki serotonin maddesinin stresi azalttığı, inositolinin ise depresyona iyi geldiği ve diyabet hastalarının şeker oranını düzenlemede de olumlu yönde etkili olduğu tespit edilmiştir.’ İtalya’da 18 bin çocuk üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmada C vitamini oranı yüksek meyve tüketenlerin % 44′ünde solunumla ilgili sorunla karşılaşma riskinin azaldığı tespit edilmiştir. ABD’li araştırmacılar tarafından yapılan bir çalışmada, vitamin deposu kivinin uykusuzluk sorununu gidermeye yardımcı olduğu saptanmıştır. Yapılan araştırmada, katılımcılara dört hafta süresince yatmadan önce 2 kivi yemeleri söylendi. Uykusuzluk şikayeti katılımcıların bu süre boyunca 6-7 saat uyuduğu görüldü. Antioksidan düzeyi yüksek olan kivinin uykusuzluğa yararlı olduğunun anlaşıldığını belirten uzmanlar, ayrıca folat adlı vitaminin de uykuya dalmayı kolaylaştırdığını belirtti. Filed Under: Beslenme ## Toksinler Nerede Birikir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/toksinler-nerede-birikir-2121/ Tarih: 2026-01-21 Toksinler Nerede Birikir? Toksin zararlı etkileri olan ve sağlığı olumsuz etkileyen maddelerin genel adıdır. Toksinler, vücudun fizyolojik metabolizmalarının çalışması neticesinde oluşabildikleri gibi; dışarıdan solunan havadan, yenilen besinlerden ve fiziksel temaslar sonucunda da alınabilirler. Toksinler fazlalaştığında vücuttan uzaklaştırılamazsa, hücrelerde, hücre aralarında, dokularda, damarlarda, bağırsaklarda, eklemlerde depolanır. Toksinler Nerede Birikir? Vücut fazka toksini dışarı atamaz ve bu toksinler vücutta depolanırsa çeşitli proplemler çıkmaya başlar. Bu depolanma özellikle; kalça, göbek, ense, lenf bezleri, romatizma yumruları, eklemler, bağırsaklar, çürük diş dipleri, bağ dokuda görülür. Toksinlerin en fazla biriktiği yer hücreler arası alandır. Toksinler lenf bezlerinde birikirse sürekli hastalık hali, sık enfeksiyon geçirmeye, lenf damarlarında birikirse; fibromiyalji, yaygın kas ağrıları ve sürekli yorgunluk hissine, kan damarlarında birikirse damar sertliği ve kalp damar tıkanıklıklarına, bağ dokuda birikirse kronik hastalıklar, romatizma, eklem rahatsızlıklarına neden olabilir. Filed Under: Beslenme ## 24 Ağustos 201924 Ağustos 2019 URL: https://trendhayat.com/adet-duzensizligi-nedir-nedenleri-nelerdir/ Tarih: 2026-01-20 Adet Düzensizliği Nedir? Adet Düzensizliği Nedenleri Nelerdir? bu konu ile ilgili aradıklarınızı yazımızda bulabilirsiniz. Bayanların adet döngüsü yaşantısını etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Düzenli ve sorunsuz çalışan hormonlar hey ayın belli zaman diliminde kişinin adet olmasını sağlar. İlk yıllar adetin düzensiz olması ve adetin sonlarına gelinen menopoz gibi durumlarda adetin düzensiz olması normal kabul edilirken, bunun dışındaki dönemlerde adet sürecin bozulması durumunda mutlaka uzman doktordan yardım alınmalıdır. Düzenli adet kadının hamile kalmasını sağlayan etkendir. Kişi adet görmeden önce üreme potansiyeline sahip olmazken, adet görmeye başladıktan sonra üreme özelliğini alır. Bu duruma tıp dilinde fertil olarak geçmektedir. Birde adet döngüsünün durduğu döneme de amenore olarak isimlendirilir. Bu duran döneme menopoz, emzirme ve hamilelik dönemlerini örnek verebiliriz. Her kadının kendine has bir adet kanama miktarı, adetin başlangıç ve bitiş süreci ve adet ağrısı oluşur. Bu oluşum kişiden kişiye değişmektedir. Genel ortalama adet döngüsü 24-35 gün arasında olurken, 5-7 gün arasında sürmektedir. Günde 3-4 ped değiştirmekte normal kabul edilir. 21 günde kısa zaman diliminde olan adet görmelere sık adet görme, 35 günde uzun zaman diliminden görülen adet ise, seyrek adet görme olarak adlandırılır. Adet Nasıl Olunur? Rahim içi dokusunun kanama ile dökülmesiyle adet gerçekleşir. Adet 3 adet aşamadan geçer. Birinci aşama yumurtanın belli bir olgunlaşmaya erişmesi. İkinci aşama ise olgun yumurtanın yumurtalıktan atılması. Üçüncü aşama gebe kalındığı takdirde embriyonun yerleşene kadar geçen süredeki hazırlık içinin hazırlanmasıdır. Adet Düzensizliği Nedenleri Nelerdir? Bayanlarda oluşan adet düzensizliği genç yaşlarda hormon sorunları bağlı olurken, orta ve ileri ki yaşlarda oluşan adet düzensizliği organa bağlı polip, kanser, hiperplaziv gibi sorunlar neticesinde oluşabilir. Kadınlar adet olabilmek için bir çok organın iş birliği içinde olması gerekir.. Herhangi birinde bir eksiklik adet düzenin bozulmasına yol açabilir. Hipofiz bezi tiroid bezi, böbrek üstü bezi yumurtalık, rahim ve genital bölge birlikte uyumlu çalışması sonucunda adet görülme meydana gelir. Bayanlarda oluşan adet düzensizliğinin altta yatan bir çok neden olabilir. Adet oluşumunu etkileyen organların işlevlerinin yerine getirememesi, kadın bedeninde oluşabilecek hastalık, ağır spor yapması, kilo değişimi, ruhsal değişim gibi birçok etken adet düzensizliği oluşturabilir. Bunları sırayla incelemeye çalışalım; Hormonsal Nedenler Progesteron ve östrojen hormonların etkisi ile oluşan adet (regl) bu hormonlarda oluşacak bir problem adet düzenini etkiler. Tiroid ve prolaktin hormonunda oluşacak bozuklar da adet düzeninizde olumsuz etki meydana getirecektir. Adet Düzensizliği Etkilerinden Biride Psikolojik Nedenler İnsan bedenine hem fiziksel hemde ruhsal etki bırakan stres sağlık sorunlarına davetiye çıkarmaktadır. Bayanların adet düzenlerini etkileyen en önemli faktörlerden biride strestir. Adet Düzensizliği Etkilerinden Biride Hastalıklar Yumurtalık ve rahimde oluşabilen kist çeşitleri, hipofiz bezlerinde oluşabilecek sorunlar, tiroid sorunları, rahim kalınlığı, rahim veya rahim ağzında oluşan polipler,miyom, diyabet, kanama, pıhtılaşma, kronik ve kanser hastalıkları gibi sağlık sorunları kişinin adet düzenini olumsuz etkiler. İlaç Kullanım Adet düzenin olumsuz etkileyen depresyon, hormon, kan inceltici ve kanser tedavisi gibi hastalıklar için kullanılan ilaçlar adet düzensizliği oluşturabilmektedir. Diğer Faktörler Bayanlarda iklim ve yer değişimi adet düzensizliğine yol açabilir Kilo değişimi ( ani kilo alımı ve verilmesi) adet düzensizliğinin nedenleri arasındadır. Aşırı spor ve egzersiz yapımı Adet Kanamasının Az Olma Nedenleri (hipomenore) ## Şizofreni Nedir? Belirtileri ve Tedavisi URL: https://trendhayat.com/sizofreni-nedir-belirtileri-ve-tedavisi/ Tarih: 2026-01-18 Şizofren Nedir? Şizofren Belirtileri Nelerdir? Şizofren Neden Olur? Şizofreni Nasıl Anlaşılır? Şizofreni Hastalarında Ne Tür Hareketler Görülür? Tedavisi Nelerdir? bu yazımızda şizofren ile ilgili bütün bilgileri bulabilirsiniz. Şizofreni Nedir? Çağımızın hastalıklarından biri de şizofreni. Belirtileri ergenlik döneminde görülmeye başlar. Genelde 15-35 yaş aralığında ortaya çıkar. Belirtilerin doğru yorumlanması ve erken teşhisle tedaviye başlanması, hastalığı büyük ölçüde kontrol altında tutar. Derinlemesine ve ilaç destekli tedavi ile hastalar günlük hayatlarını sürdürebilir. Zorlu geçen alevlenme dönemlerinde ise hastanede yatarak tedavi gereklidir. İntihara meyil ve hayati tehlike nedeniyle hasta istemese bile hastaneye yatırılmalıdır. Hastane tedavisinin zaman alması, uzun süreli işte çalışmalarına engel olabilir. Ancak doğru tedavi ile hastalığın yönetilmesi ve sosyal yaşama aktif katılım mümkündür. Şizofren Neden Olur? Şizofreninin nedeni tam olarak bilinmiyor. Birinci derece akrabaların şizofreni hastası olmasının, çocuklarda görülme sıklığını arttırdığı düşünülmektedir. Ancak anne, babası şizofren olanların çoğu bu hastalığı taşımaz. Genetik faktörler, çocukluk dönemi travmaları, ergenlikte uyuşturucu madde kullanımı, aile içi şiddet, yoğun stres ve doğum depresyonu gibi nedenler hastalığı tetikleyebilir. Şizofreni Belirtileri Şizofreni belirtileri arasında en yaygın görüleni, görüntülü ve sesli sanrılardır. Hasta, gerçekte olmayan hayali kişiler görür ve sesler duyar. Hayali kişilerle konuşur. Bu hayali kişi veya kişiler hastadan bir şeyler yapmasını ister veya davranışlarını yorumlar. Kimsenin duyamadığı hayali kokular hisseder, tatlar alır. İçine kapanma, aileden ve arkadaşlardan uzaklaşma, çok sinirli ve saldırgan davranışlar, kronik uykusuzluk, okul başarısının düşmesi, anlaşılmaz ve dengesiz davranışlar gençlerde dikkatle gözlenmesi gereken belirtilerdir. Ancak ergenlik dönemi davranışları ile karıştırılmamalıdır. Bu davranışları gösteren ergenlerin dikkatle izlenmesi gerekir. Belirtiler, psikiyatrist tarafından yorumlanmalıdır. Yapılan gözlemler, hasta ve ailesiyle yapılan konuşmalar sonucunda teşhis konulur. Şizofren Hastalarında Ne Tür Hareketler Görülür? Şizofreni hastalarında hezeyanlar (sanrılar) sıklıkla görülür. Hezeyan, aksi ispatlansa bile hastanın kafasında değiştiremediği düşüncelerdir. Birinin ona zarar vereceği; bugün dışarı çıkarsa başına bir iş geleceği; otobüsteki yolcuların onun hakkında konuştuğu; okul kantininde yediği yemekten zehirleneceği; komşunun ev köpeğinin kuduz olduğu gibi düşünceler hezeyana örnek verilebilir. Düşünce bozukluğuna bağlı olarak, anlamsız düşünceler sıralar. Cümleyi ortada kesip, aniden alakasız bir konuyla ilgili konuşmaya başlar. Anlaşılması zor, birbirini tekrarlayan cümleler kurar. Kendini ifade etmekte zorlanır; sosyal ortamlarda anlaşılma güçlüğü yaşar. Aşırı hareketlilik, bazen kaçma, kendine zarar verme, uygunsuz ve dengesiz hareketler de görülür. Duygusal ifadesizlik, karar vermede ve sorumluluk almada zorlanmalar, mesleki işlev kaybı, kısa ve basit cümleler kurma, tekdüze ses tonu, motivasyon kaybı, hatırlamada sıkıntılar, zevk alamama, kişisel bakımın aksatılması da gözlenir. Şizofreni Tedavisi Şizofrenide kesin bir tedavi bulunamamıştır. Hastalara ilaç tedavisi uygulanır. Böylece hezeyanların, saldırganlık davranışlarının engellenmesi sağlanır. Şizofreni tedavisinde amaç, belirtilerin tekrarlanmasını önlemektir. Bu nedenle dozajın zaman içinde azaltıldığı, uzun döneme yayılan ilaç tedavisi uygulanır. Ayrıca psikososyal tedaviler önerilir. Bireysel terapi ile hastaların erken uyarı sinyallerini öğrenmeleri sağlanır. Böylece hastalığı yönetmelerine yardımcı olunur. Aile terapileri, aile bireylerinin hastayı anlamasına, durumunu kabullenmesine ve yardımcı olmasına imkan verir. Grup destek terapileri ile hastanın sosyalleşmesi sağlanır. Hastaya yeni tanıştığı kişilerle nasıl iletişim kuracağı anlatılır. Stresi azaltma ve sorunlarla başa çıkma yöntemleri öğretilir. Böylece şizofren hastalarının sosyalleşmesi ve topluma kazandırılması sağlanır. ## Saç Uzatma Yöntemleri Saçlarınızı Nasıl Uzatabilirsiniz URL: https://trendhayat.com/sac-uzatma-yontemleri-saclarinizi-nasil-uzatabilirsiniz/ Tarih: 2026-01-18 guzellik, kisisel bakim, sac uzutma Saç Uzatma Yöntemleri Saçlarınızı Nasıl Uzatabilirsiniz, neler yapabilirsiniz, hint yağı, vitaminler, keratin, saç maskesi, tarama, kırıklar soğuk suyla saçları yıkamak. 1. Hint Yağının mucizevi şekilde saç uzatma etkisini görebilirsiniz. Hint yağı aktarlarda ve kozmetiklerde satılan önemli bir yağdır. Saçı besler ve saçı aşırı güçlendirir. Bu sayede besin değeri artan saç güçlenerek kökten uca beslenir. Hızlı şekilde uzama gösterir. 2. Vitaminler bir numaralı hayat kurtarıcınız olabilir. Saçı besleyen vitamin ve minerallerden yararlanabilirsiniz. Vitaminler kırılarak kopan saçların onarılmasında etkindir. Eğer saçınızda çok fazla kırık varsa muhtemelen uzamıyordur. Bu nedenle sağlıklı bir şekilde saç uzatmak için öncelikli olarak vitamin desteği almanız gerekebilir. Bu tarz vitaminleri kozmetik ve eczanelerde bulabilirsiniz. Unutmayın, onarılan saç her zaman sağlıklıdır ve sağlıklı saç da hızlı uzar. 3. Keratin her zaman saçlar için faydalı bir maddedir. Keratin aslında saçın içerisinde bulunan ana maddeye denilmektedir. Sık sık saçları düzleştirmek, fön çektirmek ve saç boyamak, saçın yapısı içerisindeki keratinleri yok eder. Keratin yok olunca saçta kopma ve kırılmalar başlar. Bu nedenle saça kaybettiği keratini vermek için keratin yüklemesi yapılması gerekmektedir. Böylece saç da sağlığına kavuşacak ve hızlı uzama gösterecektir. 4. Saç maskelerinden ve saç bakım ürünlerinden yararlanın. Saç bakım ürünlerinin tamamı, saçları beslemeye ve uzamasına yöneliktir. Bu nedenle saç bakım ürünlerinin kullanılması, her duştan sonra maske, krem vb. formatların kullanılması saça istenilen özenin verilmesine yol açacaktır. Bu sayede de saçlar hızlı şekilde uzama gösterecektir. 5. Saç tarama şeklinizi değiştirin saç uzatma yöntemleri Saçları dipten başlayarak en uca kadar taramanız gerekmektedir. eğer bu şekilde taramıyor ve tarağı yarıda bırakıp, uçlara uzanamıyorsanız tarama şekliniz yanlıştır. Bu davranıştan vazgeçmeniz gerekmektedir. Saçların düzenli olarak günde iki ve üç kere doğru şekilde taranması saç diplerine masaj yaptığı için, kıl kökünü uyaracak ve sağlıklı şekilde saç uzamasının önünü açacaktır. 6. Saç kırıklarından ve ölü saçlardan kurtulmak gereklidir. Ölü saçlar her zaman kişinin başında yüktür. Kırıklı ve kopmuş saçlar, yanmış saçlar hem tiftik tiftik durarak dış görünüşü etkileyecek hem de saçın uzamasına mani olacaktır. Bu nedenle bu ölü saç hücrelerinden kurtulmak demek, saçların sağlıklı haline kavuşması ve hızlı şekilde uzaması anlamına gelecektir. 7. Soğuk duş almak her zaman etkili saç uzatma yöntemidir. Soğuk duş almak, saç diplerinin soğuk ile temas ederek uyarılması anlamına gelmektedir. bu sayede saçlarınız da iki günde bir soğuk su ile temas ettiği zaman, hızlı şekilde uzayacaktır. Saç kökünün uyarılmaya ve harekete geçirilmeye ihtiyacı vardır. Bunu harekete geçirme eylemini soğuk su yapabilir. ## Yüz Şeklinize Uygun Saç Modeli URL: https://trendhayat.com/yuz-seklinize-uygun-sac-modeli/ Tarih: 2026-01-17 Hangi Saç Modeli Bana Yakışır? Yüz Şeklinize Uygun Saç Modeli Nedir? Saçımı Nasıl Kestirmeliyim? gibi sorularınız varsa yazımızı mutlaka okuyun Bayanlar değişiklik yapmak istedikleri zaman ilk olarak saçından başlıyor. Ancak seçtiği modelin yüz hatlarına uygun olup olmadığını araştırmadan hareket ediyor. Durum böyle olunca da birine yakışan saç modeli diğer birine yakışmamakta ve hayal kırıklığı yaşanmaktadır. Hayal kırıklığının yaşanmaması için derinlemesine inceleme yaparak yüz şeklinize uygun saç modelini seçmeniz için modelleri derledik. İşte yüz şeklinize uygun saç modeli Yuvarlak Yüz Şekline Sahip Olanlar İçin Saç Modelleri Geniş yüz ve dolgun yanaklara sahipseniz yuvarlak bir yüz şeklinizin olduğunu bilmelisiniz. Yuvarlak yüz şekline sahip olan bayanlar öncelikle uzun saç modellerinde uzak durmalı daha çok kat kesim saç modelini tercih ederek geniş yanaklarını kapatabilirler. Kısa saç modelinden yana olanlar ise ön kısmı arkaya oranla uzun olacak şekilde olan modelleri tercih etmeliler. Dalgalı modellerle yüz şekillerini daha oranlı ve kusursuz gösterebilirler. Kalp Şeklini Andıran Yüz Şekilleri İçin Saç Modelleri Kalp yüz şekli daha çok sivri çene ve çıkık elmacık kemiğinin olmasıyla meydana gelir. Bu yüz şekline sahipseniz ilk olarak dümdüz saç modellerinden uzak durmanız gerektiğini bilmelisiniz. Düz modeller yüz şeklinizin güzel hatlarını kapatacağından dolayı istediğiniz şekilde ilgi odağı olamazsınız. Daha çok yüzünüzü ortaya çıkaran hareketli kesimler tercih etmelisiniz. Perçem seçimi yaparken kısa modelleri seçmelisiniz. Kıvırcık saç modeli kalp yüz şekli için oldukça güzel bir seçim olacaktır. Oval Yüz Şekline Sahip Olanlar İçin Uygun Saç Modelleri Oval yüz şekline sahip olan bayanların oldukça şanslı olduğunu söylemek gerekir. Çünkü oval yüz şekli hemen hemen her kesim saç modeli için uygun yüz şeklidir. Saçlarınızı uzatıp kakül bırakabilirsiniz ya da kısacık keserek yüz hattınızı ortaya çıkarabilirsiniz. Seçim sizin. Oval yüz şekli en çok beğenilen yüz şekli olarak biliniyor. Kare Yüz Şekline Sahip Kişilerin Tercih Etmesi Önerilen Saç Modelleri Kare yüz şekline sahip biriyseniz yüz hattınızı ortaya çıkaran modelleri tercih etmelisiniz. Kakül, perçem tarzı yüzünüzü örten saç modellerinden uzak durmalısınız. Yüzünüzü çepeçevre saran omuz hizasında kesilen saç modelleri kare yüz şekli için oldukça uygun görülmekte. YÜZ ŞEKİLLERİ ## Çilek Neye İyi Gelir? URL: https://trendhayat.com/beslenme/cilek-neye-iyi-gelir-2110/ Tarih: 2026-01-17 Çilek Neye İyi Gelir? Amerikan Felç Birliği’nce yaptırılan bir araştırma, çileğin felce sebep olacak faktörleri ortadan kaldıran en iyi meyvelerden biri olduğunu göstermiştir. Günlük 1 porsiyon çilek tüketen kişilerin daha düşük felç olma riski taşıdığını söyleyen uzmanlar, çilekte yüksek oranda bulunan C vitamini ve potasyum bileşimin tansiyonu dengelediğini de belirtmiştir. İtalya’dakİ Università Politecnica delle Marche üniversitesiyle, İspanya’daki, Salamanca, Granada ve Seville üniversiteleri tarafından yapılan araştırma, çileğin düşük dansiteli lipoprotein (LDL) ve trigiliserit seviyesini önemli oranda düşürdüğünü göstermiştir. Araştırmacılar, meyvedeki olumlu etkileri sağlayan bileşiğin hangisi olduğuna dair henüz net bir bilgi bulunmamakla birlikte, bu maddenin antosiyanin olabileceğini belirtmişlerdir. İngiltere’deki Warwick Üniversitesi biliminsanları çileğin, kalp rahatsızlıkları ve diyabet üzerindeki etkisini konu alan bir araştırma yaptı. Araştırmacılar çileğin vücuttaki antioksidan oranını yükselten, kalp-damar rahatsızlıklarıyla ilişkili kötü kolesterolü ve kandaki yağ oranını düşürdüğü bilinen Nrf2 adlı proteini artırdığını tespit etmişlerdir. Konuya ilişkin makale Science Daily adlı derginin internet sitesinde yayınlanmıştır. ## Sırt Ağrısına Ne İyi Gelir? — Saglik URL: https://trendhayat.com/saglik/sirt-agrisina-ne-iyi-gelir-1457/ Tarih: 2026-01-16 Sırt Ağrısına Ne İyi Gelir? Geleneksel kullanımına dair uzun tarihsel bilgi olmasına rağmen, Söğüt kabuğunun ağrı kesici olarak kullanımı ve tavsiye edilen kullanım dozları hakkında araştırmaya dayalı bilgi çok azdır. Doz konusunu açıklığa kavuşturmak için, bir Alman araştırmacı grubu, iki farklı dozda söğüt kabuğu ekstresinin sırt ağrısı için etkinlik ve güvenilirlik derecesini karşılaştırmak üzere 4 haftalık klinik denemeler düzenlemişlerdir. Sonuçlar her iki yüksek ve düşük dozdaki söğüt kabuğu ekstresinin belirgin olarak plasebodan (boş ilaç = içine etkili madde konmadan ve hastaya haber verilmeden deneyde kullanılan ilaç ) daha fazla ağrı kesici etkilili olduğunu fakat yüksek dozda olanın düşük dozdan ve plasebodan daha etkili olduğunu göstermiştir. Sırt Ağrısına İyi Gelen Bitkiler – Söğüt Kabuğu Plasebo-kontrollü çalışma 210 kronik alt sırt ağrısı çeken ve ağrıları daha da kötüleşen hasta üzerinde yapılmıştır. Katılımcılara rastgele düşük dozda (120 mg/gün) veya yüksek dozda (240 mg/gün) söğüt kabuğu ekstresi veya plasebo almaları söylendi. Hastaların ihtiyaçları olduğunda deney tedavisini arttırmalarına (400 mg günlük doza kadar tramadol(ağrı kesici bir ilaç ), bir reçetelik ağrı kesici alınabilecek şekilde) izin verildi. Hastaların %91 i denemeyi tamamlamış. Başlıca netice; ” tramadol kullanmadan son tedavi haftasının en az beş günü ağrı çekmeyen hastaların oranı ” olarak tanımlanan ağrı kesilmesiydi. Sekonder ölçümler çalışmada ve iyileşen semptomlar sırasında tramadol kullanma ihtiyacı duyan hastaların oranlarıydı. Sonuçlara göre, yüksek dozda söğüt kabuğu alan gruptaki katılımcılar % 39, düşük doz alan grup % 21, plasebo alan grup ise sadece % 6 oranında son tedavi haftasında ağrısı yoktu. Yüksek dozda söğüt kabuğu ekstresi alanlarda ağrı kesici etki ilk haftada görülmüş, çalışma boyunca en fazla tramadol ihtiyacı plasebo grubunda duyulmuştur. Bir hastada yan etki olarak şişkin gözler ve kaşıntı şeklinde alerjik reaksiyon görülmüştür. Çalışmada kullanılan söğüt kabuğu preparatı 0.153 mg Şalisin taşıyan bir kuru ekstredir. Araştırmacılara göre bu deneyin sonuçları önceki kayıtları destekler nitelikte olup “standart olarak 240 mg Şalisin taşıyan ” söğüt kabuğu ekstresi etkili bir ağrı kesicidir. ## Çocuklarda Öksürük Nasıl Geçer URL: https://trendhayat.com/cocuklarda-oksuruk-nasil-gecer/ Tarih: 2026-01-16 Ebeveynler olarak çocuğumuz hasta ise biz iki kat daha fazla hasta oluyoruz. Çocuğunuz herhangi öksürüyorsa, çocuğu ben nasıl üşüttüm? nerede üşüttüm? daha sıkı mı giydirseydim? Dışarı çıkarmasaydım? gibi sorularla ebeveynler kendi kendini sorgulamaktan alamaz. Çocuğunuz gece öksürükten uyuyamazken, sizin gözünüze bi gram uyku girmez. Bu kış aylarında kendimize ve çocuğumuza daha fazla dikkat etmeliyiz. Kimse çocuğunuz hasta olmasını istemez tabi ki de ama hastalıklardan korkmamak gerek çünkü hastalıklar çocuğumuzun bağışıklık sistemini güçlendirir. Yazımızda Çocuklarda Öksürük Nasıl Geçer hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Öksürük Nedir? Öksürük, bronşcuklardaki havanın, solunum organlarımız aracılığıyla aniden ve sesli bir şekilde dışarı çıkmasıyla oluşur. Öksürük solunum enfeksiyonlarını ve balgamın sökülmesi yardımcı olur. Solunum yollarının savunma mekanizması olan olan öksürük doğal bir reflekstir. Öksürüğün farklı nedenleri ve buna bağlı olarak ta farklı öksürük çeşitleri vardır. öksürük nasıl geçer? Öksürük Çeşitleri Kuru Öksürük: Balgam ve mukus salgı içermeyen öksürük çeşididir. Balgamlı Öksürük: Öksürükte ıslaklık oluşuyorsa, balgam ve mukus salgısı içeriyordur. Balgamlı ve mukus salgılı öksürük enfeksiyonun işareti olabilir veya soğuk algınlık sebebiyle de oluşabilir. Bebeklerinde bu tür öksürüklerde ateş oluşmakta olup, bebeğinizin ateşini sık sık kontrol edin. Krup Öksürük: Kuşpalazı olarak ta adlandırılan bu öksürük, viral veya bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle oluşan öksürük çeşididir. Çocuklarda 6 aylık ve 5 yaş arasında görülmektedir. Boğmaca Öksürüğü : Boğmaca hastalığına neden olan bu öksürük çeşidi bebeğinizi ciddi şekilde etkileyebilir, bu öksürük çeşidi bebeğiniz nefes almakta zorlanır ve boğulacak gibi olur. En tehlikeli öksürük çeşididir. Hırıltılı Öksürük :Hırıltılı bir şeklinde olan bu öksürük astım ve bronşit hastalıkları nedeniyle oluşmaktadır. Psikojenik Öksürük : Fiziksel olarak herhangi bir nedeni olamayan bu öksürük çeşidi uyku halinde olmaz iken, uyanıkken olan bir öksürüktür. Öksürük Nasıl Geçer Bebeğiniz öksürüyorsa, ilk yapmanız gerek uzmandan yardım olmanız ve öksürün nedeni bulmak ve bazı tedbirleri alarak öksürükten kurtulabilirsiniz. Bebeğinizin bulunduğu ortamın havası temiz olmasına dikkat edin bu nedenle sık sık odayı havalandırın. Bebeğinizin bulunduğu ortamda kapı ve pencerenin sık sık açılması veua açık bırakılması bebeğinizin üşümesine neden olup, öksürmesine neden olabilir. Bebeğinizin olduğu ortamda sigara içmeyin ve misafirlerinize de içmesine izin vermeyin. Bebeğin bulunduğu ortamda içilmese de elbiseye, saça, ellere siner ve bu şeklide bebeğinize ulaşır. Kimyasal içeren kokular kullanmayın. Örneğin oda, araba kokular ve kişisel parfümler bebeğinizin öksürüğünü arttırabilir. Bebeğinizin odasının nemli olmasına dikkat edin. Bebeğinize sıvı tüketmesini sağlayın. Bebeğiniz ilk altı anne sütü ile besleniyorsa, bebeğinizi sık sık emzirin. Eğer 6 aydan büyükse bol bol su tüketmesini sağlayın. Sıvı tüketimi bebeğinizin boğazının yumuşamasına neden olacağından öksürüğüne iyi gelecektir. Bebeğinizi yatırırken başının altına destek koyun, yan ve yüzükoyun pozisyonda yatırın bu şekilde bebeğiniz sümüğü boğazına akmasına ve boğazın tahriş olmasına engel olur. Bebeğiniz bu pozisyonda daha rahat uykuya dalar ve daha iyi uyur. Bebeğinizin fazla ağlamasına izin vermeyin çünkü bebeğiniz ağlayarak boğazını daha fazla tahriş olmasına neden olabilirsiniz. Bebeğinizin 6 aydan büyükse, ılık çorbalar verin. Öksürük İçin Doğal Yöntemler Doğal yöntemleri kullanmadan önce bebeğinizin yaş gurubuna uygun olup olmadığını araştırın. Elma Çayı : 1 elmayı soyun ve 3-4 elma çekirdeğini de koyun isterseniz bir tane ıhlamur,1 tane karanfil ve tarçın kabuğu atarak zenginleştirin ve biraz suyla birlikte kaynatın. Ilık bir şekilde bebeğinize içebilir. Bebeğiniz bir yaşından büyükse balla tatlandırabilirsiniz. Tereyağı ve pekmez : 2 yemek kaşığı tereyağ, 1 yemek kaşığı pekmez ve azcıcık su (1 tatlı kaşığı kadar) damlatılarak kaynatın. Kaynaşınca alın ılık bir şekilde çocuğunuza içirin. Bu karışım 6 ay sonrası için uygundur. Mutlaka deneyin. Pekmez ve karabiber : 2 tatlı kaşığı dut pekmezine biraz karabiber ekleyin ve karıştırın bu şekilde günde bir kez verin. 1 yaşından büyük çocukla için uygundur. Ihlamur ve ayva yaprağı: ıhlamur ve ayva yaprağını kaynatın ılık bir şekilde çocuğunuza içsin. Yukarıda yazılar öneri niteliğindedir. Bebeğinizin tanı ve tedavisi için mutlaka uzmandan yardım alın. ## Magnezyum URL: https://trendhayat.com/saglik/magnezyum-eksikligi-1085/ Tarih: 2026-01-15 Magnezyum Eksikliği Belirtileri ve Magnezyum İçeren Besinler Nelerdir? Magnezyum, hücre içerisinde potasyumdan sonra en yoğun olarak bulunan katyondur. Hücre zarı, hücre içi ve hücre çekirdeğindeki birçok biyolojik fonksiyonlarda etkilidir ve kas ile sinirlerdeki elektrikuyarılarının iletilmesini sağlar. Enfarktüs geçiren insanlarda magnezyum düşüklüğü tespit edilmiştir. Damar sertliğine neden olan damarlardaki yağ ve kalsiyum birikmesi de magnezyum eksikliğinden oluşur. Erişkin bir insanın vücudunda 20-28 gram magnezyum bulunur. Bunun %60’ı kemiklerde, geri kalanı ise kas, yumuşak doku ve vücut sıvılarında yer alır. Magnezyumun Faydaları Magnezyum vücutta enerji üretimi, protein yapımı, hücre çoğalması, sinir iletisi, kaslar için gerekli bir mineral olup, karbonhidratların, proteinlerin ve yağların enerjiye dönüştürülmesine yardımcı olan birçok enzimi aktive etme yeteneğine sahiptir. Magnezyum vücudda 300’den fazla biyokimyasal reaksiyonda görev alır. Magnezyum olmadan vücutta enerji dönüşümü olmaz. Magnezyumun kalp ve damar hastalıkları riskini azaltmada da önemli etkisi vardır. Kalp atış hızını dengede tutar, damarlardaki pıhtılaşmayı önler ve damarları açar. Magnezyum aynı zamanda kalsiyum, potasyum, D vitamini ve çinko gibi bazı önemli besin öğelerinin kandaki seviyelerini düzenlemeye de yardımcı olur. İsveç’te yapılan araştırmalarda, içme suyunda magnezyum miktarı daha yüksek olan bölgelerde yaşayan kişilerin kalp krizinden ölüm oranı, diğer bölgelerdeki ölüm oranlarından daha düşük çıkmıştır. Stockholm’deki Karolinska Tıp Kurumu’nda yapılan 13 yıllık araştırma, magnezyumun özellikle sigara kullanıcılarının felce yakalanma riskini azalttığını göstermiştir. Sigara tiryakisi 26 bin erkek üzerindeki gerçekleştirilen araştırmaya göre günde 589 miligram magnezyum alımı damar tıkanması felci riskini % 15 düşürmektedir. İngiltere’deki Hertfordshire Üniversitesi uzmanlarınca yapılan araştırmada magnezyumun tansiyonu düşürdüğü saptanmıştır. Çalışmada 1173 kişiye 3 ila 24 haftalık sürelerle magnezyum verilmiş ve magnezyum oranı ne kadar artırılırsa tansiyonun da o kadar düştüğü tespit edilmiştir. Magnezyum Eksikliğinin Nedenleri Stres, gebelik, emzirme, hastalıklardan sonraki iyileşme dönemleri, ağır egzersizler, aşırı alkol ve sigara içenlerde magnezyum ihtiyacı artar. Alkol magnezyumun böbrekten atılımını arttırır. Alkolik kişilerde magnezyum eksikliğine bağlı kalp hastalıkları daha sık görülür. Sindirim sistemindeki emilim sorunları, ameliyatlar, böbrek ve karaciğer hastalığı, pankreas iltihabı, şeker, hormonal bozukluklar, ve kanser de magnezyum eksikliğine yol açar. Magnezyum Eksikliği Belirtileri Mide ve bağırsak krampları, bulantı, kusma, ishal, kalp ritminde bozukluk, Angina pectoris, damar sertliği, baş dönmesi, migren, beyin kan dolaşımı yetersizliği, solunum ve sindirim sistemi rahatsızlıkları, stres gibi sorunlara yol açar. Magnezyum eksikliği kanın pıhtılaşmasını da artırır. Hamilelikte magnezyum eksikliği rahim kasılmalarını arttırarak erken doğum riskini arttırır. Yeni doğanda ise magnezyum eksikliği bebeğin ısı kaybetmesine ve ani bebek ölümü sendromuna yol açabilir. Dünya Sağlık Örgütü WHO’ya göre yetişkinlerde 300 mg olan günlük magnezyum ihtiyacının doğal yollardan karşılanamaması, ölüme dek uzanan sağlık risklerini beraberinde getirmektedir. Günlük Magnezyum İhtiyacı Erişkin erkeklerde 350 mg, erişkin kadınlarda 380 mg. günlük doz öneriliyor. Magnezyum İçeren Besinler Tam tahıllar, ceviz, fındık, badem, yer fıstığı, kabak çekirdeği, hurma, muz, avokado, kuru incir ve kayısı, kakao, roka, ıspanak, marul, maydanoz, kuru baklagiller, yağlı tohumlar ve işlem görmemiş hububatlar. 100 gram badem 270 miligram, bir ince dilim tam buğday ekmeği de 30 miligram magnezyum içerir. ## Büyük Villa Dekorasyonu URL: https://trendhayat.com/buyuk-villa-dekorasyonu/ Tarih: 2026-01-15 Büyük dediğimize Bakmayın Saray Yavrusu Michigan Bloomfield Hills ‘deki kaplumbağa gölü yakınlarındaki bu muhteşem villanın iç dekorasyonuna bir göz atalım bize ne gibi ilham fikirleri verecek hep beraber inceleyelim. Villa Dış Cephe Dekorasyonu Öncelikle villanın dış görüntüsü ve bahçesinin inanılmaz etkileyici olduğunu söylemeden geçmeyelim. Küçük bir klasik şato gibi durmuyor mu? Villa Antre Giriş Merdiven Dekorasyonu Villanın kapıdan içeriye girdiğimiz de bizi karşılayan güzel bir antre, merdiven ve galeri boşluğu Photo by Arteva Homes – Browse entryway photos Galeri boşluğuna asılan devasa aydınlatma avizesi sizi ilk girişte etkilemekle beraber villaya inanılmaz bir hava katmış. Villa Salon Dekorasyonu Salon oturma odasına geldiğimizde daha sade mobilyalar ve dekorasyon karşımıza çıkıyor, tabi ki şöminede ortamın sıcaklık hissini artırıyor. Büyük bir yemek masası ve masanın üstünde parlak yüzeyli bir tavan kaplaması ve oradan sarkan aydınlatma harika. Villa Mutfak Dekorasyonu Mutfağımız salonla aynı mekanın devamında yer alıyor yemek masası ikisini ayırıyor, Ada mutfak şeklinde tasarlanan beyaz mermer ve yine beyaz ahşap malzemeden yapılmış dolaplar çok şık ve asil durmakta. Photo by Arteva Homes – Search kitchen design ideas Photo by Arteva Homes – More dining room ideas Burasıda evin günlük oturma odası olarak düşünüş sade renklerin yanında kullanılan çok güzel tonuyla kırmızı köşe koltuk muhteşem. Bu bölümde villada manzaraya hakim bir köşe oturma yemek yeme dinlenme noktası olarak tasarlanmış, günün bütün vaktini burada geçirebilirsiniz. Burası yatak odası, yatak başının büyük bir dolaptan olmuşması ortamı ikiye bölmüş Evin genç çocukları için tasarlanmış renkli bir oda. Banyoda çift lavabo kullanılmış, genel olarak villaya kullanılan beyaz renkli dolaplar ve beyaz mermer desenli seramikler uyum içinde. Evin küçük afacanları için hazırlanmış oyun köşesi Son olarak çocuk odamız. Arama kelimleri ## 2021 YILI DİNİ BAYRAM ve RESMİ TATİL GÜNLERİ URL: https://trendhayat.com/2021-yili-dini-bayram-ve-resmi-tatil-gunleri/ Tarih: 2026-01-15 Çalışanlar ve öğrencileri ilgilendiren 2021 yılı resmi tatil takvim günleri belirlendiBu sene bayram ve resmi tatiller hangi güne geliyor hafta içimi hafta sonumu olacakRamazan Bayramı ve kurban bayramı kaç gün tatil olacak.İşte resmi tatil günleri ve 2021 ramazan bayramı hangi gün yazımızda 2021 YILI DİNİ BAYRAM ve RESMİ TATİL GÜNLERİ TATİL GÜNÜTARİHGÜN ADIYıl Başı01 Ocak 2021CumaUlusal Egemenlikve Çocuk Bayramı 23 Nisan 2021 Cumaİşçi Bayramı Emekve Dayanışma Günü 01 Mayıs 2021 CumartesiAtatürk’ü AnmaGençlik ve Spor Bayramı 19 Mayıs 2021 ÇarşambaRamazan BayramıArifesi 12 Mayıs 2021 ÇarşambaRamazan Bayramı1. Günü 13 Mayıs 2021 PerşembeRamazan Bayramı2. Günü 14 Mayıs 2021 CumaRamazan Bayramı3. Günü 15 Mayıs 2021 Cumartesi15 Temmuz Demokrasi Bayramı 15 Temmuz 2021PerşembeKurban BayramıArifesi 19 Temmuz 2021PazartesiKurban Bayramı1. Günü 20 Temmuz 2021SalıKurban Bayramı2. Günü 21 Temmuz 2021ÇarşambaKurban Bayramı3. Günü 22 Temmuz 2021PerşembeKurban Bayramı4. Günü 23 Temmuz 2021 Cuma30 AğustosZafer Bayramı 30 Ağustos 2021 Pazartesi29 EkimCumhuriyetBayramı 28 Ekim 2021(Yarım Gün)29 Ekim 2021 PerşembeCuma 2021 RESMİ TATİLLER LİSTESİ 1 Ocak Yılbaşı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 12 Mayıs Ramazan Bayramı Arifesi 13 Mayıs Ramazan Bayramı 1.gün 14 Mayıs Ramazan Bayramı 2.gün 15 Mayıs Ramazan Bayramı 3.gün 15 Temmuz Demokrasi Bayramı 19 Temmuz Kurban Bayramı Arifesi 20 Temmuz Kurban Bayramı 1.gün 21 Temmuz Kurban Bayramı 2.gün 22 Temmuz Kurban Bayramı 3.gün 23 Temmuz Kurban Bayramı 4.gün 30 Ağustos Zafer Bayramı 28 Ekim Cumhuriyet Bayramı Arifesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 2021 YILI DINI BAYRAMLAR RESMI TATILLER TAKVIMIYENİ YIL TATİLİ 1 Ocak 2021 cuma günü 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI TATİLİ 23 Nisan 2021 cuma günü 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI – EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ TATİLİ 1 Mayıs 2021 cumartesi 2021 RAMAZAN BAYRAMI TATİLİ 13 Mayıs 2021 Perşembe günü başlıyor 15 TEMMUZ DEMOKRASİ BAYRAMI TATİLİ 15 Temmuz 2021 perşembe günü 2021 KURBAN BAYRAMI TATİLİ 20 Temmuz 2021 salı günü başlıyor 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI TATİLİ 30 Ağustos 2021 pazartesi günü 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI TATİLİ 29 Ekim 2021 cuma günü Aramalar: 2021 resmi tatiller, bayram tatilleri, resmi tatiller, tatil günleri, kurban bayramı tatil günleri, ramazan bayramı tatil günleri, ## Potasyum Nedir ve Özelikleri Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/potasyum-nedir-1116 Tarih: 2026-01-14 Potasyum Nedir ve Özelikleri Nelerdir? Potasyum Nedir ve Potasyumun Özellikleri : Yüksek tansiyonluların, kalp ve damar hastaları ile şişmanların tuzudur. Hücre içi sıvısında çoktur. Vücut içinde sodyum ile dengede olmalıdır. Kanser tedavisinde sodyum-potasyum dengesinin ve hücrelerin yeterli oksijen almasının önemi büyüktür. Bu denge sayesinde hücre içi ve hücre dışı sıvıları arasında bir gelişme basıncı meydana gelir. Böylece kan yoluyla taşınan oksijen ve besin maddeleri hücreye kolayca ulaşır. Sodyum-potasyum dengesi bozulursa hücrenin soluk alması zorlaşır. Sağlıklı bir karaciğerde tuz oranının iki misli potasyum olmalıdır. Potasyumun Faydaları Nelerdir? Vücudun sıvı düzeyi ile asit-baz dengesini ve milyarlarca hücrenin kontrolünde rolü olan bir elektrolit mineraldir. Vücudun büyümesi ve onarımı için temel elementlerden birisidir. Kasların kasılması ve sinirlerin uyarılmasında temel rol oynar. Hücre enzimlerinin uygun çalışması için gereklidir. Kalbin normal atış ritmini korur. Vücudun su dengesini sodyumla birlikte sağlar. Potasyum Eksikliği Yorgunluk, kabızlık, bacak krampları ve kalp ritim bozuklukları, aritmi, tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi, bulantı, kusma, zihni bulanıklık, solunum ve dolaşım bozuklukları görülür. Dilde ve deride kuruma olur. Bazı antibiyotikler (özellikle penisilin) uzun süre kullanımı potasyumu azaltabilir ve destek alımını gerekli kılar. Atletler de ter yoluyla önemli miktarda potasyum kaybedebilir. Potasyum Fazlalığı Potasyum yüksekliğinde kalpte toksik etki meydana gelir ve solunum bozukluğu görülür. Günlük Potasyum İhtiyacı 1.8-5.5 gr. Yüksek tansiyon, felç, şişmanlık ve şeker hastalığı gibi risklerden kurtulmak için günde 4000mg. potasyum almak gerekir. Potasyum İçeren Yiyecekler ? Muz, portakal, maydanoz, kuru baklagiller, badem, turunçgiller, karpuz, hurma, kayısı, ıspanak, patates, fındık, havuç, kavun, yeşil fasulye, soya fasulyesi, balık potasyum içeren gıdalar arasındadır. kategori Sağlık Permalink Comment ## NLP Nedir URL: https://trendhayat.com/saglik/nlp-nedir-927 Tarih: 2026-01-14 NLP nedir ? NLP'nin (Neuro-Linguistic Programming) serüveni 1972 yilinda California Üniversitesi'nde Dilbilim üzerine çalisan John Grinder ile matematik ve psikoloji ögrencisi Richard Bandler'in tanismasiyla baslar. Bandler ve Grinder teoriyle hiç ilgilenmemisler ve sadece kendilerine gelen kisilerde gerçekten sonuç alan 3 büyük terapisti modellemislerdir. Bu kisler Gestalt Terapisi'nin kurucusu Peris, Tibbi Hipnoz'un kurucusu Milton Erickson ve ünlü aile terapisti Virginia Satir'dir. Bandler ve Grinder bu üç kisinin ortak davranislari ve benzer dil motifleri oldugunu bulmuslar ve bu davranislari yaptiklarinda ayni sonuçlara ulasmislardir. Dilbilimci Chomsky'nin gelistirdigi Transformational Grammer denilen dili Ingiliz Antropolog Gregory Bateson'in Cybernetics ve 'Sistem Düsüncesi' diye adlandirilan modeli içinde yogurmuslar ve ortaya Meta-Model diye adlandirdiklari yeni bir terapi dili çikarmislardir. Milton Erickson'in kullandigi hipnotik dilin de tersi olan bu dil kisisel degisim için gerekli ipuçlarini tasimaktadir. Bandler ve Grinder mükemmel isler yapan kisilerin modellerini olustururken kendilerine sunu sormuslardir ; "Bir konuda yeterli beceriye sahip birisiyle o isi mükemmel yapan kisinin farki nedir? " Bu soruya cevap ararken, insanin algi filtrelerini, bilgiyi isleme biçimlerini arastirmaya, dil, algi ve davranis iliskilerini bulmaya çalışmislardir. Her davranis biçiminin birtakim sinirsel kaliplarin sonucu oldugunu kesfederek insan davranislarini 'stratejiler' adi altinda matematiksel modellere dökmüs ve her alanda basarili insanlarin nörolojik modellerini olusturmaya koyulmuslardir. Bu alanda NLP, yol gösterici prensipler, davranislar, bilgiler, araçlar ve teknikler bütünüdür. NLP ayni zamanda herhangi bir konuda mükemmelige ulasmak için araçlar sunar. Bunu modelleme yoluyla basarır. NLP temelde algilarimizin genisletilmesini, dilin kullanımını, davranislarin modellemesini, içimizdeki kaynaklari (geçmis basari ve tecrübeleri) kullanmayi, ruh halimizi degistirebilmeyi, insanlarla kolay uyum saglamayi ve sözcüklerle sinirli olmayan iletisimi gelistirebilmemizi amaçlamaktadir. NLP yasama az rastlanan bir ögrenme firsati olarak bakar. Insanlari etkileyen iletisim biçimlerini ve neyin ögrenmeye deger oldugu konularinda ustalasmayi amaçlar. Her davranisin bir yapisi oldugu önermesiyle yola çikar. Bu yapi ögrenilebilir, degistirilebilir ve modellenebilir. Hangi davranislarin faydali ve etkili oldugunu anlamaksa algisal yeteneklerimize baglidir. Kisinin algilarini ve bilgilerini bir zamanlar imkansiz görünen sonuçlara ulasmak için organize edebilmeyi saglar. Neuro- Linguistic Programming (NLP) mükemmelligin bilimi ve sanatidir. Neuro ; Yasamdaki tecrübelerimizin sinir sistemimiz sayesinde bes duyumuzla algilanmasi ve islenmesidir. Linguistic ; Sinirsel temsillerin kodlandigi, siralandigi ve anlama kavustugu dil ve sözsüz iletisim sistemleridir. Programming ; Belirlenmis hedeflere ulasmak için iletisimimizi ve sinir sistemimizi organize etmektir. NLP Eğitimi Sağlıkta NLP -Psikosomatik hastaliklar -Bagisiklik sisteminin güçlendirilmesi -Alerjiler -Agrilar -Moral destek gerektiren tüm rahatsizliklar Terapide NLP -Depresyon -Kisilik bozukluklari -Sosyal fobiler -Panikler -Cinsel fonksiyonel bozukluklar -Madde bagimliligi -Tüm diger psikolojik bozukluklar Kisisel Gelisimde NLP -Ruh halini kontrol etmeyi ögrenmek -Kendini tanimak -Özgüven kazanmak ve self-motivasyon -Her türlü davranis degisimi -Aliskanliklarin degisimi (sigara, yeme aliskanliklari vb..) -Mevcut olmayan aliskanliklarin kazanilmasi -Hayattan zevk alma ve mutluluk -Kisisel basari -Insanlarla iletisim problemleri Aile Içi Iletisimde NLP -Esler arasinda iletisim bozukluklari -Ebeveyn-çocuk iliskileri -Çocuklarin yetisme proplemleri -Evlilik öncesi iletisim sorunlari -Ergen proplemleri Egitimde NLP -Hizlandirilmis ögrenme -Ders çalisma motivasyonunun kazanilmasi -Ögrenmenin ögrenilmesi -Hafiza teknikleri -Yaratici ögrenme -Sinavlara stressiz hazirlanma -Ögrenme zorluklarinin yenilenmesi -Ögretmenlerin yetistirilmesi Is Dünyasinda NLP -Liderlerin egitimi -Yöneticilerin egitimi -Teknisyenlerin egitimi -Takimlarin egitimi -Bir bütün olarak ögrenen organizasyonlarin kurulmasi -Basarili yöneticilerin/saticilarin vb. modellenerek davranislarinin astlarina/diger meslekdaslarina aktarilmasi -Bilinçalti satis,ikna ve prezentasyon teknikleri -Motivasyon, karar verme ve iletisim becerilerinin gelistirilmesi kategori Sağlık Permalink ## 8 Mayıs 20198 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/cilt-kanseri-nedir-cilt-kanserinin-belirtileri-ve-tedavisi/ Tarih: 2026-01-14 Cilt Kanseri Nedir? Cilt Kanseri Belirtileri nelerdir Tedavisi nasıl yapılır, nasıl korunabiliriz, türleri çeşitleri nelerdir. Cilt Kanseri Nedir? Kanser hastalıkları oluşumları ile farklı uygulamaları beraberinde getirmektedir. Cilt hücrelerinde ki anormal büyüme ile oluşan cilt kanseri güneşe maruz kalınan ciltlerde daha fazla oluşabilmektedir. Fakat sadece güneş ışığına bağlı olarak oluşması söz konusu değildir. Bazı cilt bölgelerine güneş maruz kalmasa da cilt kanserinin oluşumu görülebilmektedir. Melanom, Karsinom, ve skuamöz hücreli karsinom adı altında 3 tür cilt kanseri bulunmaktadır. Farklı özelliklere sahip olan bu türlerin görünümleri ve tedavi uygulamaları farklılık gösterebilmektedir. Cilt kanserinin riskini azaltmak için UV- kızıl ötesi ışınlara maruz kalmaktan kaçınılmalı ya da mecburi durumlarda oranı azaltmak çok önemlidir. Ciltte oluşan şüpheli değişiklikleri fark ettiğinizde doktora başvurmak erken teşhise etki edecektir. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi cilt kanserinde de erken teşhis tedavi başarı şansını artırmaktadır. Cilt Kanserinin Belirtileri Cilt bulunan bir ben üzerinde ya da normal deri hücrelerinde meydana gelebilen bu kanser ortaya leke olarak çıkabilir. Oluşan leke ya da lezyon da görülen işaret belirtilerin başlangıcı olabilir. Cilt kanseri belirtileri ile ilgili akla gelebilecek şüpheli haller şunlardır. Dokuda girintili çıkıntılı görünüm, pürüzlü ve düzensiz yapının oluşumuLezyon da çok renkli tonların bulunmasıBelirli zamanlarda lezyon da renk ya da şekil değişikliğinin görülmesiSimetrik şekilde olması gereken lezyon da farklılıklar görülmesiLezyon çapında ki büyüklüğün 5 mm’den fazla olması Siyah ve koyu kahverengi olarak görünen lezyonların leke ve kabartı şeklinde ortaya çıkarak büyüme göstermesi belirtileri net şekilde gösteren faktörlerdendir. Zaman içerisinde koyu renge sahip olan lezyon mavi ya da pembe renklere bürünebilir. Çok nadir olarak görünse de renksiz lezyonlar da görülebilmektedir. Cilt üzerinde oluşan lezyon fark edildiğin andan itibaren hem renk hem de şekil olarak değişiklik gösterip göstermediği takip edilmelidir. Dikkatli şekilde hareket etmek öncelikle erken tanıya sonrasında ise tedavinin daha kolay tamamlanabilmesi etki etmektedir. Cildinizde oluşan tüm farklılıkları ince detaylar halinde irdeleyin. Cilt Kanseri Tedavisi Hastalığın teşhisi ile birlikte hangi devrede olduğuna bakılarak tedavi yöntemleri tercih edilmektedir. Genellikle cilt kanseri tedavisi cerrahi olarak tercih edilenidir. Fakat kemoterapi, radyoterapi ve immunoterapi gibi uygulamalarda tercih edilebilmektedir. Uygulamalar tamamen kanserin hangi seviyede olduğuna bağlı olarak gerçekleştirilmektedir. Cerrahi olarak yapılan müdahale ile kanserin çıkartılması için lezyonun etrafında ki sağlıklı doku ile birlikte alınarak yapılmaktadır. Bu yöntem bölgenin kanserli hücrelerden kurtulmasında etkili çözüm olarak görülmektedir. Lenf bezlerine yayılım göstermediği zaman tümörlü olan hücrelerin cerrahi müdahale ile alınır. Dokunun tamamen alınması ile birlikte lenf bezlerinin biyopsisi alınarak yayılma olup olmadığından emin olunur. Eğer lenf bezlerine yayılım gösteren türe sahip cilt kanseri varsa ileri seviyelerde demektir. Böyle bir durum karşısında kısa sürede cerrahi müdahale ile lenf bezleri ve cilt lezyonları birlikte çıkartılması gerekmektedir. Tamamen çıkartılması ile takip edilen sürece bağlı olarak hastalıktan kurtulmak mümkün olacaktır. Alakalı diğer yazılar için tıklayın. Cilt Lekeleri İçin Neler Yapilmali ## Puding Yapımı URL: https://trendhayat.com/tarifler/puding-yapimi-1187/ Tarih: 2026-01-13 Puding Yapımı – Puding Tarifleri – KREMALI PUDİNG (8 kişilik) 250 gr. hazır kremanın 100 gr. kadarını ayırın. Kalan 150gr. kremayı ise içine 150 gr. esmer şeker katarak, şeker eriyene kadar hafif ateşte iyice karıştırın. 2,5 kaşık jelatini alıp sıcak su dolu bir kapta, (benmari usulü) eritin. Eridikten sonra hazırladığınız krema-şeker karışımını dökün. Elde ettiğiniz bu karışımı 600gr. sütün içine boşaltıp, karıştırarak pişirin. Ateşten almadan hemen önce 1 çay kaşığı vanilya ekleyin. Biraz soğuduktan sonra ayırdığınız kremayı da ilave edip, karıştırdıktan sonra dibini hafifçe yağladığınız yuvarlak kaplara boşaltın. Pudingi buzdolabında iyice soğuttuktan sonra, etrafını çilek ve böğürtlenlerle süsleyip, servis edebilirsiniz. Filed Under: Tarifler ## Ağız Sağlığı Hakkında Bilgi URL: https://trendhayat.com/saglik/agiz-sagligi-1389/ Tarih: 2026-01-13 Ağız Sağlığı İçin Neler Yapılmalı ve Diş Estetiği Nasıl Yapılır? Diş bakımı denildiğinde, ilk ve belki de tek akla gelen diş fırçamaktır. Oysa sağlıklı ve estetiği mükemmel dişlere sahip olmanın yollarından biridir. Yüz estetiğinde önemli bir yeri, ağız ve diş estetiği teşkil eder. Diş sağlığına yeterli özen gösterilmediğinde, diş sağlığı ile birlikte estetik de zamanla kaybolacaktır.Bir toplumun kültür seviyesi, diş sağlığına gösterdiği ilgi ile doğru orantılıdır. Bizim toplumumuzda diş sağlığına gösterilen ilgi, büyük bir kesimde çok özensiz bir diş fırçalama, belki de bir kaç günde bir ve de ağrı duyulduğu an doktora gitmekten oluşuyor. Bu da sonradan geriye dönüşü olmayan sonuçlar doğuruyor. Tabii ki diş sağlığı ve estetiğinde ilk önemli nokta, bilinçli diş fırçalamadır. İyi bir fırçalama işlemi yapıldıktan sonra (sabah kahvaltı sonrası ve özellikle gece yatmadan önce) dişlerde bakteri plakları, tartarlar çok geç oluşacağından onlardan kaynaklanacak hastalıklar oluşmayacak ve böylelikle ağız sağlığı daima iyi korunmuş olacaktır. Ağız Sağlığının Bozulma Nedeni Genetik nedenler: İnsan bünyesindeki diğer hastalıklar, hormon dengesinin bozulduğu dönemlerlerden (hamilelik, menopoz) dolayı oluşan diş hastalıkları veya diğer hastalıkların ağız belirtileri için tabii ki bir diş doktorunun yardımına ihtiyaç vardır. En az senede bir kez, hiç bir neden olmasa bile diş doktoruna görülmelidir. Tıbbın her dalında her gün hızla ilerlemeler olmaktadır. Doğuştan varolan estetik veya anatomik problemler bile tıptaki pek çok yöntemlerle giderilmektedir. Ağız estetiği nedir? -Her konuda olduğu gibi estetik anlayışı kişilere göre değişir. Ortak bir nokta vardır ki, bakımlı, temiz ve sağlıklı dişler ağız diş estetiğinin ana öğesidir. Bizim gibi ülkelerde, ağız ve diş sağlığı konusunda eskiye oranla halkımız daha fazla bilinçlenmeye başladı. Hemen hemen herkesin bir diş fırçası oldu. Ağız sağlığında o küçücük fırçanın önemi o kadar büyük ki, yeter ki doğru kullanılsın. Fırçalamayı süpürme işlemine benzetebilirsiniz. Ağızdaki besin artıklarını dişin minesinden doğru bir şekilde uzaklaştırıyorsak, tartar dediğimiz ve de dişin kaybına yol açacak kadar önemli olan diş taşlarını dişlerden uzaklaştırmış oluruz. Tartarların dişe zararı o kadar fazladır ki, diş ve diş etindeki pek çok hastalığın nedenidir. En az üç dakika, özellikle yatmadan iyi bir diş fırçalaması yapılırsa geri kalan problemleri zaten doktorunuz halledecektir. -Peki bu konuda bir yenilik var mı? -Diş estetiğinde en önemli yenilik, dişte madde kaybına uğratmadan yapılan estetik restorasyonlardır. Mevcut dişlerin estetiğini mükemmelleştirmek için şimdi dişin ana yapısına ve minesine hiç bir şekilde zarar vermeden ve çok kısa sürede (20-25 dakikada) estetik restorasyonlar yapılıyor. Eskiden ise estetiği sağlamak için işleri kesip uzun süreli bir tedavi ile protezler takardık. Diş eksikliği yoksa artık bunlara paydos! Sonra dişlerin rengi pek çok nedenden değişmişse yine buna benzer işlemler yapardık. Halbuki şimdi "bleaching" ile dişlerin rengini açabiliyoruz. Bu olayın sağlıklı diş ve diş etine sahip olan kişilerde kesinlikle hiç bir zararı olmadığı da bütün dünyada kabul edilmiştir. 10 yıldır bu konuda kişilerle proplem yaşamadım. Yeter ki doğru teşhis, doğru tedavi yapılsın.Benim muayenehanemde tüm uzman hekim arkadaşlarımla hemfikir olduğumuz konu mümkün olduğunca dişin ana yapısı bozulmadan ve madde kaybı olmadan estetiği ve diş sağlığını mükemmel bir çizgiye getirebilmek. Şimdilerde diş estetiğinde "Bleaching" kelimesini duyuyoruz… Bleaching"i doktor hastasına uygun görmüş ise ofiste ve evde olmak üzere 2 yolla yapabiliyoruz. Evdekinde hasta 7 ile 14 gün kadar geceleri plastik menşeyli bir apareji (kalıp) içine koyduğu bleaching jeli ile birklikte kullanıyor. Dişlerin rengi açıldıktan sonra eğer ihtiyacı varsa estetik restorasyonlar yapılıyor. Eğer dişlerin arasında aralıklar varsa, dişlerin boyu kısa ise, diş dizisindeki bozukluklar varsa bunlarıda hiçbir şekilde dişin minesine zarar vermeden kesmeden, (aşındırmadan)sadece estetik dolgu restrasyon madde ile başarılı bir şekilde tamamlayıp ağız diştiğini gerçekleşterebiliyoruz. -Ağız kokusununun sebepleri nelerdir ve nasıl önlenir? Bu mutlaka bir doktor yardımı ile önlenebilir. Eğer bu koku tüm diş bakımında sonra hala devam ederse o vakit sindirim sisteminde bir hastalık aranmalı veya diyabet gibi diğer hastalıklar düşünülmeli… Sağlıklı bir ağıza diş etleri dişe yapışık, rengi açık pembe. Diş, diş eti arasında tartırlar uzaklaştırılmış, diş çürüklerinin kaviteleri (çukurları) dolgu resterasyonları ile kapatılmış. Dişlerin aralarındaki gerekli kontak noktaları sağlanmış, diş etleri kanamamalı kanadığı an problem var demektir. En az senede 1 kez doktorunu ziyaret etmeli. Dr. Nilgün Büke kategori Sağlık Permalink ## Pizza Sosu Tarifi Nefis Pizza Domates Sosu Nasıl Yapılır URL: https://trendhayat.com/pizza-sosu-tarifi-nefis-pizza-domates-sosu-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-01-13 Pizza sosu nasıl yapılır, malzemeleri nelerdir, nefis yemek tarifleri pizza domates sosu yapımını yazımızda bulabilirsiniz. Pizza Sosu Evlerde pratik yemek tarifleri arasında yer alan pizza için pizza sosu en temel malzemelerdendir. Her ne kadar hazır domates püresi ya da ketçapla pizza yapılmaya çalışılsa da, bu malzemeler elbette pizza sosunun yerini tutmaz. Bu sosun ana malzemesi domatestir, bu yüzden de sadece pizza yaparken değil makarna ve domates sosu kullanabileceğiniz farklı yemeklerde de bu sos kullanılabilir. Kişi sayısı: 1 kavanoz (Büyük boy) Hazırlama süresi: 20 dakika Pişirme süresi: 30 dakika Pizza Sosu Tarifi Malzemeleri Yarım kilo domates1 tane orta boy kuru soğan3 diş sarımsak2 çorba kaşığı zeytinyağı1 çay bardağı su (Ilık olmalı)7 tane taze fesleğen yaprağı1 tutam taze kekik3 tane defne yaprağı1 dal kereviz sapı1 çorba kaşığı toz şeker (Tepeleme dolu olacak)1 çay kaşığı tuzYarım çay bardağı karabiber Pizza Sosu Tarifi Yapılışı Soğanın kabukları soyulup yıkandıktan sonra minik küpler halinde doğranır. Ardından yanan ocağın üzerine bir tencere koyup, içerisine yağ dökülerek ısınması beklenir.Isınan yağın üzerine doğranan soğan parçaları ilave edilir. Ardından sarımsakların kabukları soyularak, incecik doğrandıktan sonra yumuşamış olan soğan parçalarına ilave edilir ve sotelenir.Soğan ve sarımsaklar sotelenmeye devam ederken, domateslerin kabukları soyulduktan sonra, küçük küpler halinde doğranır.Soğanlar iyice yumuşadıktan sonra, minik küpler halinde doğranmış olan domatesler tenceredeki malzemelerin üzerine eklenir.Domateslerin de tencereye koyulmasından sonra, diğer malzemelerde tencereye dökülerek tenceredeki malzemeler kaynama noktasına gelinceye kadar yüksek ateşte pişirilir.Tenceredeki malzemeler kaynamaya başladıktan sonra, ocağın altı kısılarak tenceredeki tüm malzemeler 20 dakika daha pişirilir.20 dakika sonra ocak kapatılır ve tenceredeki defne yaprakları alınır. Diğer malzemeler ise blenderla güzelce püre haline getirilir. Sosun mümkün olduğunca pürüzsüz olmasına dikkat edilir.İsteğe göre pizza sosu içerisine 2 ya da 3 tane chili biberi de eklenebilir. Böylelikle acı bir domates sosu elde edilebilir.Tüm işlemler tamamlandıktan sonra isterseniz hemen, isterseniz de soğumasını bekledikten sonra buzdolabı poşedine porsiyonlar halinde koyup saklayarak daha sonra kullanabilirsiniz. Afiyet olsun. Trendhayat Mutfak ekibine sizde tariflerinizi kendiniz yazarak fotoğrafları ile bize mail olarak gönderin paylaşalım… trendhayat.com@gmail.com Aramalar; nefis yemek tarifleri, fırında kaşar mantar, güveç mantarlı kaşar, kaşar mantar nefis yemek, yemeği nasıl yapılır, tavada, kalori, nasıl olur, borcamda, evde yapımı, en güzel yemek tarifleri için trendhayat.com u takip edebilir sizler için hazırladığımız, yemek tarifleri, hamur işleri, kurabiye tarifleri, kek, pasta tarifleri, nefis içecek tarifleri nasıl yapılır, makarna pilav tarifleri, farklı yöresel tatlar, kebap çeşitleri, et yemekleri tarifleri bulabilirsiniz. ## Samsun Bafra’da Gezilecek Yerler URL: https://trendhayat.com/samsun-bafrada-gezilecek-yerler/ Tarih: 2026-01-12 Samsun Bafra Tarihi Karadeniz bölgesi yer alan Samsun ilinin Bafra ilçesidir. Samsun merkezden 51 kilometre uzaklığında olan Bafra ilçesi Karadeniz bölgesinin en büyük ilçesini olma özelliğine sahiptir. Denize uzaklığı 20 kilometredir. Bafra ilçesi kızılırmağın oluşturduğu birikinti ovasıdır. Türkiye’nin en uzun akarsuyu olan kızılırmak, Sivas Kızıl Dağ’dan doğar ve derin bir vadiyi aşarak bafra ovasına ulaşıp, denize dökülür. Kızılırmak uzunluğu 1151 kilometredir.. Bafra Merkez alanı Bafra çok eski medeniyetlere ev sahipliği etmiş bir bölgedir. İkiztepe de yapılan kazı çalışmasında Katalotik Çağa ait izler bulunmuştur. Hititler ve helenistik döneme ait kalıntılar bu bölgede sürekli yaşadıklarını gösterir. Roma egemenliğinde olan bafra daha sonra 13 yy başlarında Anadolu Selçukluların eline geçmiştir. Moğol istilası sonucunda Anadolu Selçuklu Devleti yıkılmıştır. 1243 yılında Bafra Beyliği kuruldu. 1460 yılından itibaren Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır.. Gelin şimdide biraz Samsun Bafra’da Gezilecek Yerler ‘e göz atalım. Samsun Bafra’da Gezilecek Yerler Bafra Kuş Cenneti Türkiye’nin en büyük kuş cennetlerden biri olup, doğal güzelliği bozulmamıştır. 420 kuş türü bulunmak ta olup 316′ sı Bafra kuş cennetinde barınmakta ve konaklamaktadır. Her sene binlerce kuş türünün üremesi bu bölge kızılırmak deltasının üzerinde olmaktadır. Bafra Kızılırmak Çetinkaya Köprüsü (Gelin Köprüsü) Cumhuriyet dönemi eserlerinden olan çetinkaya köprüsü 1937 yılında kızılırmak deltasının üzerine kurulmuş olup, 250 metre ve 7 kemerden oluşan bir köprüdür. Bu köprüye gelin köprüsü de denilmektedir. Yeni Gelinleri bu köprüden geçirmek halk arasında adet haline gelmiştir. Bir bafra gelini olarak tatile gittiğimizde bu köprüden geçmiştim. Bafra adetlerini yerine getirdik yani 🙂 Asarkale ve Kaya Mezarları (Kral Kaya Mezarlıkları) Bafra ilçesinin yaklaşık 30 kilometre güneybatısında yer alan asarkale ve kaya mezarlıkları kızılırmak deltasına ve Altınkaya Barajına yakın konumdur. Helenistik çağa ait olan asarkale savunma amacıyla yapılmıştır. Bu bölgede 3 adet kaya mezarlıkları bulunmaktadır. Mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Balık Üretim Tesisleri Bu balıklı göller Türkiye’nin en lezzetli sazan balıklarının olduğu göllerdir. Kızılırmak deltasınını üzerinde 33 adet balıklı göl mevcuttur. Tatlı Göl, Uzun Göl, Limon Göl, Ulu Göl,Sülüklü Göl, Bataklı Göl gibi göller başlıcalarıdır. Büyük Cami (Cami-i Kebir) İlçenin en eski tarihini yansıtan cami Evliya Çelebinin seyahatnamesinde yer alan iki camiden biridir. Alibey Çeşmesi 1751 yılında yapılan bu çeşme ilçenin eski çeşmesi olup, cumhuriyet meydanında bulunmaktadır. Bafra Batık Minare Bafra ilçesinde bulunan Derbent Barajının kurulması sonucunda Boğaz kaya mahallesindeki 200 civarında yapı su altında kalmış. su üstünde kalan tek yapı camini minaresi olmuştur. Yamaç Paraşütü Kapıkaya Artık Kapıkaya da yamaç paraşütüne başlanmıştır. Altın Kaya Barajı Türkiye’nin 4. büyük Hidroelektrik Santralidir. altınkaya baraj gölünün etrafında gezerken rengarenk bu güzel tırtıl kadrajımıza girdi. Bafra Pidesi Buraya yolunuz düşerse mutlaka ama mutlaka tatmanız gereken lezzetlerden biridir. Bafra pidesini yedikten sonra, bütün yediğiniz pideleri unutacaksınız. Bu pide ise daha önce ki yediğimiz ne diyeceksiniz. Bafra’ da yaşayan halk misafirleri geldiklerinde yada pazar günleri kendileri iç malzemelerini hazırlar en yakın fırına verirlermiş. Bende ilk bafraya gittiğinde bize bafra pidesi yapmışlardı. Tadı mükemmeldi. Bu mükemmel lezzeti evde de yapabilirsiniz bunun için Bafra Pidesi Tarifi göz atmanızı öneririz. ## 14 Temmuz 201914 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/ayak-mantari-nedir-belirtileri-nasil-gecer/ Tarih: 2026-01-12 Ayak Mantarı Nedir? Belirtileri? Nasıl Geçer? Ayak Mantarını Belirtileri Nelerdir? Ayak Mantarını Sebebi Nelerdir? Mantar Nasıl Bulaşır? Ayak Mantarı Nasıl Tedavi Edilir? gibi sorularınızın cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Ayak Mantarı Nedir? Mantar, bir çeşit küfün neden olduğu deri hastalığıdır. Birçok kişi bu sorunun mutlaka 1-2 kez yaşar, bazen bu sorunu yaşadığını bile bilmez hafif atlatırlar. Ama bazı insanlar var ki bu mantardan daha fazla etkilenir. Bu sorunu ayak bakımı ve temizliği ile etkilerini azaltabiliriz. Ayak Mantarının Belirtileri Nelerdir? Ayaklarda oluşan kaşıntı, ayak parmak aralarında yarılma ve sulanma, döküntü ve soyulma Ayak tabanında kepeklenme, döküntü ve kızarıklık oluşması Ayak tırnaklarının rengi değişmesi, tırnaklarda kalınlaşma, Ayak parmak aralarında iltihabi görünüm. Ayak Mantarını Sebebi Nelerdir? Karanlık, nemli ve sıcak ortamda mantarın oluşumuna neden olur. Uzun süre ayakkabı içerinde duran ayaklarda, sıcak olması, terlemesi ile maalesef mantarın üremesine davetiye çıkarır. Dar ve kapalı ayakkabı kullanımı Ayakların kurulanmaması ve nemli kalması Ayak yaralarına gerekli müdahaleyi yapılmaması mantar oluşumunu tetikler. Sürekli aynı ayakkabıyı kullanmak Başka kişileri çoraplarını, terliklerini ve ayakkabılarını kullanmak Ayak Mantarı Nasıl Bulaşır? Başka kişilerin çorap, terlik ve ayakkabılarının kullanılması veya toplu kullanımları alanlarında özellikle hamam, yüzme havuzlarında, spor salonlarında çıplak ayakla dolaşarak mantar bulaşabilir. Halk arasında çok çabuk bulaştığı düşünülse de aynı evde yaşayan kişilerde bile görülmeye bilir. Ayak Mantarı Tedavi Edilmezse Nelere Yol Açar? Bu mantar eğer tedavi edilmezse deri bozukluğu oluşur ve diğer mikoplarda bu yaralı ve çatlak alanlardan girerek yılancık denen hastalığa neden olur. Ayak Mantarı Nasıl Tedavi Edilir? Ayaklarınızda bu rahatsızlık varsa bir cildiye uzmanından mutlaka yardım alın. Doktorunuzun verdiği krem ve spreyi veya ilaçları düzenli kullanın Pamuklu çoraplar kullanın ve günlük olarak çoraplarınızı değiştirin. Ayaklarınızı her gün güzel bir şekilde yıkayın ve temiz bir havlu ile parmak aralarınıza kadar kurulayın. Ayaklarınızı mutlaka kuru tutun. Bağışık sisteminizi güçlendirin. Bağışık sisteminizi zayıfladığında ayaklarınız mantar oluşumu ortaya çıkabilir. Ayaklarımız çoğu zaman ayakkabı içinde ise, ayakkabınızı değiştirerek kullanın. Ayakkabı seçerken ayaklarınıza uygun ve kaliteli malzeme ile yapılmış ayakkabı seçin. Yazın açık ayakkabı tercih edin. Tırnak parlatıcı kullanmayın. tırnak parlatıcılar tırnakların incelmesine neden olduğundan tırnaklar güçsüzleşir ve mantarlar daha kolay oluşur. Ayaklarımızı sirkeli su ile yıkayın. sirkenin sayısız faydalarında birine mantar oluşumunu giderir ve çoğalmasını engeller. ## Yaz Okulu Ankara URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/yaz-okulu-ankara-978 Tarih: 2026-01-12 Özel Yüce Koleji Yaz Okulları Ankara'nın köklü eğitim kurumlarından Özel Yüce Koleji'ndeki 4-14 yaş arası çocukların katıldığı yaz okulunun başlangıç tarihi 21 Haziran. Birer aylık periyotlarla toplam üç dönem süren yaz okulunda çocuklar basketbol, voleybol, okula ait havuzda yüzme dersleri, film gösterimleri, doğa ve kültür gezileri gibi etkinliklere katılabilecekler. Tel: (0312) 490 02 02 kategori Aktiviteler Permalink ## Bozcaada Pansiyon URL: https://trendhayat.com/aktiviteler/bozcaada-pansiyon-627/ Tarih: 2026-01-12 Bozcaada Tatil Rehberi Ünlü yazar Eduardo Galeano "üzüm şaraptan yapılmıştır" diye yazar. Ege'nin bu güzel adası da şaraptan yapılmış bir yer. Poyrazlı tepeleri, muhteşem mezeleri ve şaraplarıyla… Temiz denizi, çeşidi bol balık lokantaları, daracık sokakları, katmerli eski Rum evleri, köklü tarihi, birbirinden güzel plajları, üzüm bağlan, çamlıkları, deniz ürünleri, temiz havası ve tabii ki şarabı ile hem sakin hem de şenlikli bir tatil için en ideal kaçış alanlarından biri. Adanın en yüksek noktası 192 metrelik Göztepe Mevkii'nden net havalarda, Iimni, Semendirek, Midilli ve Gökçeada rahatlıkla seyredilebiliyor. İstanbul'dan biraz uzak ama ada gerçekten de bu uzaklığa değer nitelikler taşıyor. Bozcaada denilince akla ilk gelen elbette üzümler ve lezzetli şaraplar. Bağcılık Bozcaada'nın en önemli özelliklerinden. Kadim tarihindeki paraların üzerinde bile üzüm salkımı varmış. Antik çağdaki adı Thenedos olan Ada'-nın yaz kış tatlı belası Poyraz. Kışın Lodosta bazen bir haftalığına anakara bağlantısı kesiliyor, işte o zaman ada tam bir ada oluyor. Temiz denizlerin göstergesi kalamar ve ahtapot, Bozcaada çevresine çoğalmak, üremek üzere geldiği için hep bol. Ada yine dip balıklan açısından da zengin. Karagöz, orfoz, mercan, sinarit, levrek, melanur, lüfer ve akın zamanı çine-kop en çok tutulanlar. Bir başka deniz ürünü ise fuska. Yumurta sarısı rengindeki fuskalar, taşlık bölgelerde bulunuyor ve guatr hastaları için iyot tedavisinde de kullanıyor. Başka spesiyal ise kulfada köftesi."Beyaz, kıyılara yapışık yaşayan ve çatalla çıkartılabilen bir bitki olan kulfada, ekmek kullanılmadan köfte malzemesi eklenerek, yoğruluyor. Karnabahar tadına benzeyen ve genellikle Rumlar'ın kullandığı bu meze, rakı ile tüketiliyor. Güneşin batışıyla ünlü adanın limanındaki görkemli kalesi gece aydınlatılmış haliyle ışıl ışıl. Bir şarap açıp, manzarayla tek kelimeyle "uçabilirsiniz." Bozcaada Pansiyonlar Aksoy Pansiyon: Tuvalet, banyo ve televizyonlu odalar, kaloriferli, sıcak sulu, kahvaltı dahil, ücretsiz çay ve kahve var. . Tel: (0286) 6978587 Kale Pansiyon: Adayı kuşbakışı gören küçük aile pansiyonlarından biri olan Kale'nin tüm odalarında banyo, televizyon ve mini bar mevcut. Terası çok güzel olduğu için sadece pansiyonerler değil başka yerde kalanlar da bu pansiyona kahvaltıya geliyorlar. (0286) 697 8617 Gümüş Otel: Hükümet konağı olarak inşa edilen daha sonra bir Fransız'a ev sahipliği yapan bina şimdi otel oldu. 65 yataklı otelde tam ya da yarım pansiyon seçeneği var. Deniz ve kale manzaralı. Tel: (0286) 697 82 52 NEREDE YENİR? Lodos: 150 yıllık tarihi bir binada hizmet veren Lodos'ta hoş müzikler eşliğinde zeytinyağlılar, kalamar dolma ve şarapta ahtapot gibi yemekleri denemelisiniz. Tel: (0286) 697 05 45 Polente: Arabalı vapurdan inip, adanın içine doğru ilerlerken sizi ilk karşılayan kafe Polente olur Adını "denizin batı ucundan" alan bu kafe yaz kış gelen konukları ağırlar. Duvarları ressam Berrin Bayoğlu tarafından renklendirilen kafenin terasında ve caddeye yayılan masalarda ada şarapları, ev likörleri ve kahveler yudumlarken sohbetler yükselir. Kafenin sahibi Hüseyin Bey'i herkes "Polente Hüseyin" olarak bilir, gelen tüm konuklarıyla tek tek ilgilenmekten büyük keyif alır. Bu nedenle kendisinden ada hakkında bilgi alabilir, konaklama ya da emlak konularını danışabilirsiniz. Tel: (0286) 697 86 05 Derepano: Bozcaada'da yapılan domates reçelinden zeytinyağına, peynir ve zeytin çeşidininden meyvelere kadar hem görsel hem de fiyataçısından son derece başarı"bir kahvaltı sunuyor.Gözleme ya da mantı için de buraya uğrayabilirsiniz. Tel: (0286) 697 01 04 Vahit'in Yeri: Turistik plaj Ayaz ma'da yer alan mekan yaz kış hizmeteriyor, Patlıcan ve ahtapot salatasından deniz börülcesine, ızgaralardan balık çeşitlerine kadar geniş bir menüye sahip. Tel: (0286) 697 01 30 Şehir Restoran: Özellikle günbatımında muhteşem bir manzarası var. Bozcaada Kalesi'ni seyrederken bir yandan da leziz ada mezeleri eşliğinde rakınızı yudumlayabilirsiniz. Tel: (0286) 697 80 17 kategori Aktiviteler Tags: bozcaada oteller, bozcaada pansiyonları, bozcaada rehberi, bozcaada tatil, bozcaada turları Permalink ## Vitaminler Hangi Besinlerde Bulunur? URL: https://trendhayat.com/saglik/vitaminler-hangi-besinlerde-bulunur-1461 Tarih: 2026-01-11 Vitaminler Hangi Besinlerde Bulunur? Vitamin İçeren Besinler, Vitaminler Hangi Besinlerde Bulunur? A vitamini: Sığır karaciğeri, yumurta sarısı, havuç, brokoli, kayısı, kavun, ıspanak, lahana, balık yağı. B1 vitamini: Ispanak, bezelye, kuruyemiş, karaciğer, soya. B2 vitamini: Yumurta sarısı, peynir, süt, kepekli tahıllar, badem, soya fasulyesi, ıspanak, mantar, badem ve kümes hayvanları. B3 vitamini: Et, balık, tavuk, süt ve yumurta, yer fıstığı, dana karaciğeri, ayçiçeği tohumu. B5 vitamini: Tam tahıl ve yumurta bulunur. B6 vitamini: Zenginleştirilmiş tahıllar, baklagiller, balık, et, tavuk ve bazı meyve ve sebzelerde bulunur. B7 vitamini: Ekmek, yumurta sarısı, karnabahar, balık, baklagiller, karaciğer, et, tavuk, pekmez, süt ürünleri, yulaf ezmesi, kabuklu yemişler, istiridye, buğday tohumu, soya, muz. B9 vitamini: Brokoli, ıspanak, mantar, fasulye ve bezelye, kuşkonmaz, karaciğer, zenginleştirilmiş tahıl ve tahıl ürünleri. B12 vitamini: Karaciğer, balık, kabuklu deniz ürünleri, peynir, yumurta. C vitamini : Yeşil biber, turunçgiller, çilek, kavun, brokoli, domates, şalgam, tatlı ve beyaz patates, mango, papaya, karpuz, lahana, brüksel lahanası, karnabahar, kırmızı biber, yaban mersini, ananas, kızılcık, ahududu . D vitamini : Peynir, tereyağı, margarin, güçlendirilmiş süt, balık. E vitamini : Ayçiçek yağı, buğday tohumu yağı, zeytinyağı, fıstık, fındık, soya. K vitamini: Lahana, karnabahar, ıspanak, tahıllar, soya fasulyesi. kategori Sağlık Permalink Comment ## Meyve Çeşitleri URL: https://trendhayat.com/beslenme/meyve-cesitleri-657 Tarih: 2026-01-11 Meyve Yararları Nelerdir? Sağlıklı kalabilmek için uzmanlar tarafından her mevsim ve de her gün mutlaka tüketilmesi gerektiği bildirilen meyvelerin sağlığımıza olan etkileri. ÜZÜM Sadece suyu değil, kabuğu ve çekirdeği de çok yararlıdır. Beyin ve karaciğerin dostudur. Kan yapar ve kanı temizler. Kansere karşı koruyucudur. Saç dökülmesi ve yorgunluğa iyi gelir. Kan basıncını düşürür ve kanı sulandırır. KAYISI Kansızlığa çok iyi gelir. Sinir zayıflığı olanlarda, beyinsel faaliyetlerde bulunanlarda ve uykusuzluk çekenler için faydalıdır. Kalbi ve prostatı korur. NAR Prostat ve cilt kanserine karşı koruyucu özelliklere sahip olduğu belirtiliyor. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kalp kaslarını güçlendirir. İshal olanlara iyi gelir. Bağırsaklardaki asalakları düşürür. KAVUN Kansızlığa, yorgunluğa, böbrek ve safra kesesi taşlarına, hemoroide, romatizma ve gut hastalığına karşı birebirdir. Damar tıkanmalarına engel olur. Bağırsakları yumuşak tutar. Meniyi yoğunlaştırır. Yanıklar için mükemmel bir merhemdir. KESTANE Varis, hemoroid gibi toplar damar rahatsızlıklarına iyi gelir. Sinirleri güçlendirir. Kansızlığı giderir. Mideyi kuvvetlendirir. KİRAZ Damar sertliğini önler. Gut ve romatizmaya iyi gelir. Ağrı kesicidir. Böbreklerdeki küçük taş ve kumları eritir. Vücutta biriken üre asitlerini ve ürat tuzlarını dışarı atar. Kanın temizlenmesine yardım eder. Kiraz sapları idrar söktürücüdür. KİVİ C vitamini bakımından zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kan basıncını dengeler. Göğüs kanserini önler. Sindirimi kolaylaştırıcı özelliği vardır. Kolesterol seviyesini kontrol eder. Soğuk algınlığına iyi gelir. Vücudun toksinlerden temizlenmesine yardım eder. MANDALİNA Kanı temizler ve damar sertliğine iyi gelir. LİMON Vücut direncini artırır. Grip, soğuk alğınlığı, nezle, halsizlik gibi rahatsızlıklara karşı koruyucudur. Bedeni mikroplardan arındırır. Yemek borusu ve mide kanserini önler. Tansiyonu düşürür, kalbi güçlendirir, damar sertliğini önler. Gut hastalığına karşı faydalıdır. Karaciğer rahatsızlığında yararlıdır. KARPUZ Kalbi ve prostatı korur. Toksinlerin atılmasını sağlar. Böbrekleri ve mesaneyi temizler. Kum ve taşları eritir. MUZ Hücre yenileyicidir. Damarları açar. Mide asidine karşı mideyi korur. Kemiklerin güçlenmesini sağlar. ŞEFTALİ Hormonları çalıştırır. Böbrek taşlarını eritir. Kanı temizler ve gut hastalığına karşı faydalıdır. Bağırsakları yumuşak tutar. PORTAKAL Grip ve nezleye karşı direnci artırır. Kanı temizler. Antikansorejendir. Prostat bezinin çalışmasını rahatlatır. Bağırsakları yumuşak tutar. Karaciğer hastalıklarına ve sarılığa karşı doğal bir ilaçtır. kategori Beslenme Permalink Comment ## Kadınlar Günü Nedir? Nasıl Ortaya Çıkmıştır? URL: https://trendhayat.com/kadinlar-gunu-nedir-nasil-ortaya-cikmistir/ Tarih: 2026-01-10 Kadınlar Günü Nedir? Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında neden kutlanmadı? Türkiye’de ne zamandan itibaren kutlanıyor? Nasıl Ortaya Çıktı? Bu değerli günde sözlerime Robin Williams’ın bir cümlesiyle başlamak istedim “Dünyayı kadınlar yönetiyor olsaydı hiç savaş yaşanmazdı ancak 28 günde bir derin müzakereler yaşanırdı.”sözü ile kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesinin toplumumuza ne kadar yaralı olacağının önemini anlatmak istemiştir. Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. Kadınlar Günü Nedir? İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmış bir gündür. Kadınlar Günü Nasıl Ortaya Çıktı? 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı. Kadınlar Günü Türkiye’de ne zamandan itibaren kutlanıyor. Türkiye’de ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınların Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. Kadınlar Günü Önerisi Ne Zaman Kabul Edildi? 26-27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oy birliğiyle kabul edildi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı Yıllarında Neden Kutlanmadı? Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında sosyalizmin yayılmasından çekinen bazı ülkelerde anılması yasaklandı. 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşen çeşitli gösterilerde anılmaya başlanmasıyla Batı Bloku ülkelerinde daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti. Varmısınız …!bugün kadınlara bir çiçek alalım onu da yapamaz isek eğer bir güzel sözle gönül alalım! Değerli sanatcımız Neşet Ertaş’ı buradan rahmetle anıyorum ‘Kadınlar insandır, biz insanoğlu’sözü ile kadınların hayatımızdaki önemini bir kez daha vurgulamıştır.Dünya Kadınlar Günü”nüz kutlu olsun. Kadınlar olmasaydı dünyadaki hiçbir şeyin önemi kalmazdı. En kıymetli varlık olan kadınların günü kutlu olsun. ## Katarakta İyi Gelen Bitkiler ve Vitaminler URL: https://trendhayat.com/saglik/katarakta-iyi-gelen-bitkiler-2070/ Tarih: 2026-01-09 Katarakta İyi Gelen Bitkiler ve Vitaminler Gözün doğal merceğinin bulanıklaşması ve görüşün kötüleşmesi olan kataraktın kesin nedeni net olarak bilinmemekle birlikte uzmanlar serbest radikallerden kaynaklanan oksidasyonun göz merceğindeki protein ve enzimlere zarar verdiğini tahmin etmektedirler. Katarakta İyi Gelen Bitkiler ve Vitaminler Antioksidanlar hücreleri serbest radikallere karşı koruyucu etkilere sahiptir. Serbest radikaller sağlıklı hücrelere hasar veren düzensiz moleküllerdir. Antioksidan özellikte C vitamininin katarakt riskini azalttığına, gelişimini yavaşlattığına ve katarakt ameliyatına olan gereksinimi azalttığına dair bazı bulgular mevcuttur. greyfurt, portakal, kuşburnu, frenk üzümü, böğürtlen, yeşil biber, domates, çilek C vitamini içeren besinlerr arasındadır. E vitamini de katarakt olasılığını azaltabilecek diğer bir antioksidandır. Buğday ruşeymi yağı, badem, ay çekirdeği, yer fıstığı ve fındık E vitamini kaynaklarıdır. Bitkilerde bulunan sarı pigmentler olan lutein ve zeaksantin kataraktı önleyebilir ve ameliyat gereksinimini azaltabilir. Araştırmalar, lutein ve zeaksantin yönünden zengin yiyeceklerle beslenen insanların yaşa bağlı katarakt gelişme olasılığının, diğer insanlara göre %19 ila 22 arasında değişen oranlarda daha az olduğunu göstermiştir. Brokoli, ıspanak, karalahana, kıvırcık lahana lutein ve zeaksantin yönünden zengin besinlerdir. Filed Under: Sağlık ## Diş Ağrısı Nasıl Geçer? URL: https://trendhayat.com/saglik/dis-agrisi-nasil-gecer-1352 Tarih: 2026-01-09 Diş Ağrısı Nasıl Geçer? Diş Ağrısı Nasıl Geçer ve Diş Ağrısını Ne Geçirir? Diş çürükleri, diş eti iltihapları, dişlerdeki kemik kaybı, hatalı yapılan protezler, diş gıcırdatma diş ağrısına yol açan sebeplerdir. Diş Ağrısının Nedenleri Diş fırçalarken meydana gelen ağrılar; soğuk suyla diş fırçalanırken sorunlu dişler 30-60 saniye kadar sızlar. Diş fırçalarken sızı, diş etlerinde yanma ve sonrasında diş eti kanaması oluyorsa, bu diş etindeki sorunun belirtisidir ve diş taşı temizliğine ihtiyaç vardır. Diş gıcırdatmadan dolayı dişin boyun bölgesinde çatlaklar veya aşınmalar oluşmuşsa, diş fırçasının kılları buraya geldiğinde sızı görülebilir. Dişlerde soğuk hasssiyetinin olma nedenleri; Yeni oluşan çürük, dişin boyun bölgesinde çatlak veya aşınmaların meydana gelmesi, dolgulu dişlerde açılma, aşınma yada kırılmanın olması. Dişlerde sıcak hasssiyeti dişin sinirlerinde bir iltihaplanmanın başladığı anlamına gelir. Derine gitmiş bir çürük de olabilir. Çiğnerken ağrı meydana geliyorsa, dişlerin arasındaki fizyolojik boşluktan dolayı oraya giren yemek artıkları veya çürük boşluğunun içine giren yemek artıklarının diş etine baskı yaptığı düşünülebilir. Çene ağrısına yol açan nedenler; 20’li yaş dişleri, diş gıcırdatma ve kemik kaybı çene ağrısına sebebiyet verir. 20’li yaş dişleri çıkarken, alt çene kemiğinden kulağa vuran ağrı oluşabilir. Üst 20’li yaş dişleri çıkıyorsa, göz ve şakak bölgesinde ağrı meydana gelebilir. Çene kemiğinde kayıp varsa, diş desteğini kaybetmişse, çenenin içinden gelen bir ağrı gibi hissedilebilir. Hareketli protez kullanan kişilerde, çene kemiği çok aşınmışsa, protez, diş sinirlerinin çıktığı noktalara baskı yapar ve bu baskıdan doğan ağrılar oluşur. Diş, soğuktan dolayı sızlıyorsa ya da diş etlerinde kanama görülüyorsa, derhal diş doktoruna gitmek gerekir. Diş Ağrısına Ne İyi Gelir? Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan yiyecek artıkları, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenir ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuzun eklenmesiyle elde edilen suyla ağız çalkalanır. Karanfil tomurcuğu ağrı kesici özelliktedir. Bir tane karanfil tohumu ağıza alınarak ağrılı çürük dişin yakınına getirilir ve bir müddet orada tutulur. Diş üzerinde çürük sebebiyle oyuk meydana gelmişse bu yere çok az miktarda karanfil yağı emdirilmiş pamuk konulabilir. Ancak karanfil yağının fazla kullanımından kaçınılmalıdır. Zira yumuşak dokuları tahrip edici etkidedir. kategori Sağlık Permalink Comment ## 4. Murat Kimdir? IV. Murad Han’ın Hayatı Donemi URL: https://trendhayat.com/4-murat-kimdir-iv-murad-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-01-09 Sultan 4. Murad Kimdi? IV. Murat Han’ın Hayatı Donemi (1623-1640) Dördüncü Murat Biyografi Doğum Tarihi : 27.07.1612 Ölüm Tarihi : 08.02.1640 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : I. Ahmet Annesi : Mahpeyker Kösem Sultan Eşi : Ayşe Haseki Sultan Çocukları : Süleyman, Ahmet, Alaaddin, Safiye Sultan, Geherhan Sultan, İsmihan, Rukiye, Bedia Sultan, Hafsa Sultan IV. Murat Han’ın Kısa Hayatı Sultan dördüncü Murat han 17. Osmanlı Padişahıdır. 1604 yılında İstanbul ‘da 1. Ahmet ve Mahpeyker Kösem Sultan’ın çocukları olarak doğan, 4. Murat Han 1623 ‘de 11 yaşında Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Uzun boylu, vücudu yapılı ihtişamlı bir sultandı. Çok akıllı, cesaretli, güçlü ve atılgan bir yapıya sahipti, Osmanlının en kudretli olan padişahlarından bir tanesidir. Sultanlığı döneminin ilk yıllarında yaşının da küçük olması itibari ile devleti annesi ve vezirler yönetiyordu. Ülkede nizam, asayiş, rahatlık, düzen kalmamıştı, gençlik çağlarında birazda güç kullanarak devlet yönetimini tamamen kontrol altına almış ve ülke içinde tekrar düzeni sağlamıştır, Ülke meseleleri ile bizzat kendisi ilgileniyor, sorunları kendisi çözmeye çalıyordu. Bağdat seferi, Lehistan seferi, İran seferi dönemin önemli hadiseleridir. Ayrıca tütün ürünlerini yasaklatması ve Hazerfen Ahmet Çelebi’nin Galata Kulesinden Üsküdar’a uçması da dönemin hafızalara kazınan olaylarıdır. Sultan 4. Murat Nikris (GUT) Hastalığına yakalanarak 1640 yılında vefat etmiştir. İstanbul Sultanahmet Cami yakınındaki Türbesine (I.Ahmet Türbesi) defnedilmiştir. sultan-4-murat-turbesi Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## 3. Osman kimdir? Sultan III. Osman Han’ın Hayati Dönemi URL: https://trendhayat.com/3-osman-kimdir-sultan-iii-osman-hanin-hayati-donemi/ Tarih: 2026-01-09 Sultan 3. Osman kimdir? III. Osman Han’ın Hayati Dönemi (1754-1757) Üçüncü Osman Biyografi Doğum Tarihi : 02.01.1699 Ölüm Tarihi : 30.10.1757 Meslek : Padişah Doğum Yeri : İstanbul Ölüm Yeri : İstanbul Babası : 2.Mustafa Annesi : Şehsuvar Valide Sultan Eşi : Leyla Kadın, Zevki Kadın, Ferhunde Emine Çocukları : yok III. Osman Han’ın Kısa Hayatı Sultan üçüncü Osman han 25. Osmanlı Padişahıdır. 1673 yılında İstanbul’da 2. Mustafa ve Şehsuvar Valide Sultan’ın çocukları olarak doğan, 3.Osman Han 1754 de Osmanlı Devleti yönetimine geçti. Kendinden önceki sultanlar gibi tahta çıkana kadar sarayda 56 yaşına kadar esir hayatı yaşadığından dolayı genel olarak asabi kişiliğe sahip olsa da sevecen ve acıma duygusu yüksek ve riya, yalan, rüşvet, adam kayırma işlerinden hiç hoşlanmazdı, Sultan sarayda gezerken kadınlarla karşılaşmak istemezdi, ayakkabı topuklarını demir ökçeden yaptırmış ve çıkan sesten padişahın geldiğini anlayan kadınlarla karşılaşmıyordu. Sultanlığı 3 yıldan az sürse de bu zaman diliminde 7 kez vezir değiştirmiş, onun dönemi süresince devlet içi ve dışı huzurlu ve sulh içinde geçmiştir. Sultan ara sıra tebdili kıyafet giyerek halkın arasına girerdi. inşaasına kendi döneminden önce başlanan ve onun zamanında tamamlanan Nuruosmaniye Cami dönemin meşhur eserlerindendir.. Sultan 3.Osman Han, vücudunda bir çıban çıkması sonucu 1757 yılında vefat etmiştir. İstanbul Yeni Cami Sultan Mahmud’un yanına defnedilmiştir.. yeni-cami-turbe-turhan-sultan Osmanlı Padişahları Listesi Yazımız için tıklayın ## Yaban Mersini Faydaları Nedir? URL: https://trendhayat.com/saglik/yaban-mersini-faydalari-2064/ Tarih: 2026-01-08 Yaban Mersini Faydaları Nedir? Yaban Mersini Neye İyi Gelir? Ülkemizde ligarba, mavi yemiş, ayı üzümü ve morsivit gibi isimlerle bilinen yaban mersini, ılıman iklim kuşağında yetişen bir bitki türü oldup botanik olarak meyvesi gerçek üzümler grubunda yer alır. A, C vitamini, potasyum, fosfor ve kalsiyum yönünden zengindir. Yaban mersinine mavi rengini veren antosiyanin adlı önemli bir antioksidandır. Nasıl Kullanılır? Yaban mersini, mevsiminde taze meyve olarak tüketilir. Ayrıca meyve suyu, meyve şurubu, reçel veya marmelatı da yapılabilir Yaban Mersini Faydaları Yapılan araştırmalara göre, yaban mersi zengin antioksidan içeriğiyle beyin sağlığını korumada etkili olabilir. Boston, Lousiana ve Baltimore’daki çeşitli laboratuvarlarda fareler üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarda, düzenli olarak yabanmersini ile beslenen kobayların daha az beyin hücresi ölümü yaşadıkları tespit edilmiştir. ABD’de yaplan bir araştırma, yaban mersini ve kırmızı üzümün bağışıklık sistemini desteklediğini göstermiştir. Besinlerdeki 450 kimyasal üzerinde yapılan araştırmada, yaban mersinindeki pterostilbene ve üzümdeki resveratrol maddelerinin bağışıklık sistemini güçlendirdiği sonucuna ulaşılmıştır. 10 meyvenin alkol özütleriyle yapılan bir deneyde insan lösemi ve kolon kanseri hücre kültürleri üzerinde en fazla etkiyi yaban mersini meyve özütünün gösterdiği saptanmıştır. Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda ise bu meyvenin farklı mekanizmalar üzerinden etki ederek kolon kanseri gelişimi üzerinde önleyici rol oynayabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer bir deneyde ise kolon kanseri tedavisinde kullanılan bir ilaç olan 5-fluorourasil alımından sonra on gün süreyle deney hayvanlarına yaban mersini özütü verilmesi sonucund kan değerlerinde önemli artışlar görülmüştür. Yeni Zelanda’daki Gıda Araştırma Enstitüsündeki bilim adamları, yaban mersininindeki antioksidanların, fiziksel egzersiz sonrası oluşan kas hasarına karşı koruyucu olabileceğini gözlemlemiştir.”Molecular Nutrition & Food Research”de rapor edilen araştırmanın sonuçları, yaban mersinininin egzersize bağlı olarak kas dokusunda ortaya çıkan oksidatif stresle mücadelede kullanılabileceğine işaret etmiştir. Filed Under: Sağlık ## Kivi Maskesi Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/guzellik/kivi-maskesi-neye-iyi-gelir-2097/ Tarih: 2026-01-08 Kivi Maskesi Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar? Kivi Maskesinin Cilde Faydaları; Cilt dostu kivi meyvesi sahip olduğu vitaminler sayesinde cilt üzerindeki ölü deriyi temizler ve cildi canlandırır. C vitamini yönünden en zengin meyvelerden biri kividir. 100 gramında ortalama 100-400 miligram C vitamini bulunur. C Vitamini ise kolajen için en önemli besinlerinden biridir. Kivi Maskesi Neye İyi Gelir? Kivi maskesi normal ciltleri daha da berraklaştırır ve renginin açılmasına yardım eder. Önerilen sıklık ve süre, haftada 2 defa, 10 dakikadır. Kivinin özellikle kabuk kısmındaki C vitamini ince ve kuru ciltlerin yenilenmesine yardımcı olur. Cildin tahriş olmaması için maskenin 5 dakikadan fazla tutulmamasına dikkat edin. C vitamini sayesinde kivi maskesi yağlı ve ince ciltlerde kolajen sentezini artırır ve cilt gerilir. Haftada 2 defa 5′er dakikalık uygulanan maskeler yeterli olacaktır. Olgunlaşmamış meyveden yapılan kivi maskeleri kalın ve yağlı ciltler için idealdir. Cilddeki gözenekleri sıkıştırır ve yağlanmayı dengeler. Haftada 2 kez 15 dakikalık maske uygulayabilir. Eğer sivilce sorunu varsa, killi maskeyi tercih edebilirsiniz. Filed Under: Güzellik ## Diş Eti Hastalıkları Nelerdir? URL: https://trendhayat.com/saglik/dis-eti-hastaliklari-1357 Tarih: 2026-01-07 Diş Eti Hastalıkları Nelerdir? Diş Eti Hastalıkları ve Diş Hastalıkları. Diş eti, ağız sağlığının en mühim bölümünü oluşturuyor. Ağız sağlığının sadece dişlerden ibaret olmadığının altını çizen Diş Doktoru Necib Şen, diş etinin bakımı, diş eti rahatsızlıkları ve tedavi yöntemleriyle ilgili önemli bilgiler veriyor. Sağlıklı bir diş etinin görüntüsü tam olarak nasıl olmalıdır? Sağlıklı bir diş etinin rengi mercan pembesi olarak tanımlanır, yüzey de portakal kabuğu gibi pütürlüdür. Ancak her zaman bu geçerli olmayabilir. Fiziksel özelliklere göre farklılık gösteren diş eti rengi, kişilerin deri pigmentasyonu ile benzerlik gösterir. Ve yine pütürlü görüntü yaş ilerledikçe düzleşir. Sağlıklı diş eti, sert ve sıkı kıvamlıdır, diş etinin altındaki kemiğe sıkıca tutunmuştur, diş ile olan sının düzgün bir çizgi halinde görünür ve dişi manşet gibi sarar. Diş eti hastalıkları ve sebeplerini açıklayabilir misiniz? Diş eti hastalıklarını altı ana grupta toplayabiliriz. Bunları Gingivitis, deri ve oral mukoza hastalıklan, diş eti büyümesi, diş eti çekilmesi, periodontitis ve periodontal abse-kist olarak adlandırabiliriz. Gingivitis diş eti iltihabıdır ve sıklıkla görülür. Deri ve oral mukoza hastalıklan, hem ağız içerisinde hem deride iltihap oluştururlar. Diş eti büyümesi de sık rastlanılan bir hastalıktır. Çeşitli nedenlere göre tipleri vardır. Bunlardan en sık görülen türü, diş eti iltihabına bağlı diş eti büyümesidir. Diş eti çekilmesi, çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Sert olarak diş fırçalama, dişlere yanlış yapılan dolgu, protezler, tırnak yeme, kalem ısırma gibi kötü alışkanlıklar sonucu oluşabilir. Periodontitis; Gingivitisin ilerleyerek daha derin dokulara çene kemiğine doğru ilerlemesi ile oluşur. Her Gingivitis, Periodontitis'e dönüşmez. Çene kemiğinde iltihaba bağlı yıkım oluşur, eriyen kemiğin üzerindeki diş eti geriye daha çok çekilir. Hastalığın ilerleme hızı kişiye göre farklılık gösterir. Periodontal abse ve kist ise diş eti hastalıkları ile beraber seyrettikleri gibi, dış uyarana bağlı olarak tek başlarına da görülebilirler. Diş eti rahatsızlıklarının belirtilerini tek tek sıralar mısınız? Diş etinde kızarıklık, kanama ve şişlik en büyük belirtisidir. Bunların yanı sıra diş eti üzerinde ortaya çıkan bir yara, diş etinin büyümesi, diş etinin çekilmesi gözle fark edebileceğimiz belirtilerdir. Kötü ağız kokusu, dişlerde hassasiyet, diş etlerinde ağrı, salya miktarında artış yine diş eti hastalıklarının tipik belirtileridir. Tedaviyle ilgili neler söyleyebilirsiniz? Diş eti hastalığı hastaya önceden yapılmış olan kötü müdahalelerden kaynaklanıyorsa, diş hekimi bir an önce bunlan çıkarmalıdır, Hastalık tek seanslık bir diş taşı temizliği ile kontrol altına alınabileceği gibi, bir kaç seans süren diş eti operasyonu ile de devam edebilir. Hastalığın durumuna göre vaka ilaç tedavisi ile desteklenir. Tedavi sonrası hastanın ağız hijyeni motivasyonu çok iyi olmalıdır. Genellikle sekiz hafta süren bir iyileşme süresi öngörülmektedir. Sağlıklı bir diş etine sahip olabilmek için dikkat edilecek noktaları tek tek açıklar mısınız? Yumuşak, dairesel ve süpürme hareketleriyle dişlerin tüm yüzeylerini uzun süreli bir fırçalamanın gerekliliğini hatırlatalım. Günde en az bir kere diş ipi kullanılmalı. Diş ipi, dişlerin ara yüzlerinde oluşabilecek çürükleri önlemek ve dişler arasındaki diş etinin sağlığı için, diş fırçalama kadar önemli bir konudur. Ağız duşu ve ağız gargaralarının kullanımı da rutin bakım arasına alınmalı. Sigaranın da diş eti dokularına hasar verdiği yapılan çalışmalarla ortaya çıkmıştır. Vücuttaki belirli hastalıkların diş eti rahatsızlıklarını tetiklediği doğru mudur? Diyabetlilerde, Down Sendromlu hastalarda Periodontitis oluşması daha kolay ve hızlıdır. Tüberküloz, bazı deri hastalıkları, Kanser, AİDS gibi bünyeyi zayıf düşüren rahatsızlıklara sahip olanların da diş etinin ve çene kemiğinin yıkıma yatkın olduğu düşünülmektedir. Bunların yanında diş gıcırdatma gibi psikosomatik rahatsızlıklarda da risk artıyor. Diş eti ameliyatlarına hangi safhada gerek duyuluyor? Hemen hemen tüm hastalıklarda, başlangıç tedavisi dediğimiz, ağız hijyenini kontrol altına almak için yapılan, diş taşlarını ve iltihaplı dokulan uzaklaştırdığımız bir tedavi gerçekleştiriliyoruz. İlerlemiş vakalarda, vakanın tipine göre ameliyatı tedavi programına alabiliyoruz. Periodontitisli bireylerde vakanın durumuna göre çene kemiği yıkımı yaygın olarak dikey yönde 5 mm. ve üzerinde ise diş eti ameliyatına başvuruyoruz. En yaygın olan ameliyat türü budur diyebilirim. Ama daha spesifik durumlarda uygulanan ameliyatlar da mevcuttur. Diş eti rahatsızlığı olanların uzak durması gereken müdahaleler nelerdir? Mesela diş beyazlatmada kullanılan beyazlatma jeli, diş eti hastalığı olan bireylerde açığa çıkmış olan kök yüzeyinden hızla emilir ve dişin içerisindeki canlı kısmına ulaşarak geri dönüşümü olmayan hasarlar verebilir. Dişlere yapılacak olan tüm müdahalelerin diş eti hastalığının tedavisinden sonra yapılması gerekiyor. Böyle olması hem bu tip zararları ortadan kaldırır, hem de estetik olarak daha başarılı sonuçların ortaya çıkmasını sağlar. Hamilelerde diş eti rahatsızlıklarının daha sık görülmesinin sebepleri nelerdir? Hamilelik gingivitisi dediğimiz rahatsızlık hamilelerde yaklaşık yüzde 30-60 arasında değişen sıklıkla görülür. Diş etinde oluşan tepki, hamilelik sona erdiğinde şiddetini kaybetmekte hatta kaybolmaktadır. Bu durum, hamileliğin 2'inci ayında artan progesteron ve östrojen hormonunun seviyesindeki artışlarla uyumludur ve 8'inci ayda hormon düzeyinin düşüşünü takip eder. Hamilelik başlangıcında mevcut bir Gingivitis varsa, hormon düzeyindeki değişikler Gingivitisi alevlendirir. Hamilelerin bu konuyla ilgili almaları gereken önlemler ve tedavi yöntemleriyle ilişkili neler söylemek istersiniz? Hamilelerin bu konuda çok bilinçli hareket etmesi gerekiyor. Hamileliğin ilk üç ayında olduğu gibi, son üç ayında diş hekimi kontrolünde olmaları problemi ortadan kaldırmak için yeterli olacaktır. Eğer ihtiyaç varsa diş eti tedavisi görmelidirler. Hamilelerin ağız hijyeni ile ilgili sürekli motive olmalan ve bu konuya özel ilgi göstermeleri gerekiyor. Diş eti hastalıklarının sonuçlan olan rahatsızlık, fetusa zarar vereceğinden bu konuya da hassasiyet göstermeleri tavsiye olunur. kategori Sağlık Tags: diş temizliği Permalink Comment ## Retro Dekorasyon Nasil Yapilir URL: https://trendhayat.com/retro-dekorasyon-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-01-07 Retro Nedir? Genellikle dekorasyon alanında duyduğumuz retro bir çok alanda kullanılan bir kelimedir. Retro “geçmiş, geçmişe ait olan, Geçmişi içinde barındıran, geçmişe yönelik olan” anlamlarına gelmektedir. Genel olarak 1960-1970 yılları arasında tarz olmuş stilleri dekorasyonları ifade eder. Akılları karıştırmamak için vintage dekorasyon ile retro dekorasyon arasında şöyle bir fark vardır, vintage bütün geçmişi kapsar, retro belirli bir dönemi 1960-1970 li yıllarda moda olmuş bir akımdır. Retro Dekorasyon Nedir? Geçmişte kullanılmış dekorasyonun ve mobilyaların aynısını yada günümüze uyarlanmış yeni modelleri ile yapılan dekorasyondur. Son zamanlarda çok popüler olmasından ve çok tercih edilmesinen dolayı bir çok yeni retro mobilya ve dekorasyon ürünü bulmak çok kolaydır. Genellikle sade ve renkli bir dekorasyon tarzı olan retro ev dekorasyonu evlerin bir çok alanlarına girmiş salon, mutfak, yatak odası, antre, balkon ve banyolarda bu retro dekorasyon tarzlarını görmemiz mümkün. Retro Dekorasyon Fikirleri Bir dekorasyonu yaparken o dekorasyonun kendine has olan unsurlarını kullanmak gerekir, retro tarzının da kendine has bir renk desen doku kumaşları vardır, bunları bir bütünlük içinde bir birine aykırı olmadan kullanmak gerekir. Retro mobilyaları alırken evinizin odanızın yapısına büyüklüğüne mimari şekline göre tercih etmeyi unutmayın, duvarlarınızda boya renkleri olarak canlı kontrastlar oluşturmanız gerekmektedir, özellikle sarı renkler retro dekorasyonda çok hakim renklerdir. Retro Dekorasyon Aksesuarları Mobilyalarınızı tamamlayıcı dekorasyon ürünleri ile desteklemeyi unutmayın retro dekorasyonda aksesuarlar çok önemlidir, özellikle tablo, vazo, parlak kenarlı aynalar, retro saatler size bu konuda çok yardımcı olacaktır. Modern Retro Dekorasyonu Biz bu retro dekorasyon fikirlerimiz de size daha çok tercih edilen modern retro dekorasyon örnekleri hakkında fikirler örnekler sunacağız, haydi hep beraber retro modern dekorasyon örneklerini inceleyelim. Çok canlı modern retro mobilyalar ile yapılan dekorasyon turkuaz rengi kullanılmış bir retro koltuk, ve retro dekorasyon ürünleri Daha soft renkler isteyenler için retro dekorasyonu Daha çok tablo ile retro tablo dekorasyonu retro tv ünitesi Koyu renk duvar ve retro sehpa ve retro konsol retro halı, retro modern berjer Retro kilim, Retro Carpet Retro Kitaplık güzel bir Modern retro dekorasyon örneği Retro ayna ve retro duvar Retro mobilyalar Retro tablo Retro masa Retro sarı renk Yukarıda örneklerini paylaştığımız modern retro ev dekorasyonların dan esinlenerek sizde kendi evlerinizde retro dekorasyon modasını yapabilirsiniz. Retro Ev Dekorasyonu ## Bayburt Gezilecek Yerler URL: https://trendhayat.com/bayburt-gezilecek-yerler/ Tarih: 2026-01-07 bayburt Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan Bayburt, il merkezi haricinde Aydıntepe ve Demirözü diye iki tane ilçesi bulunmaktadır. Önemli tarihi ve doğal güzelliğe sahip olan olan bu ilimiz, Bayburt’a Çoruh nehri sayesinde su sporlarıyla uğraşan sporcuların her yıl uğrak noktası olmuştur. Tarihi ipek yolunun üzerinde olan bu şehrimiz Çoruh nehri verdiği doğal güzellikler ve Baksi Müzesi, Aydıntepe Yeraltı Şehri gibi bir çok tarihi güzellikler mevcuttur. Rotanızı Bayburt çevirmişseniz Bayburt gezilecek yerler yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Bayburt’da Gezilip Görülecek Yerler Baksı Müzesi Şehir merkezinden 45 kilometre uzaklığında olan bu müze 2010 yılında açılmıştır. İçinde konuk evleri, atölye, kütüphane ve sergi salonları bulunmaktadır. 2014 yılında Avrupa Konseyi Müze Ödülüne uygun görülmüştür. Müze 40 dönümlük araziye kurulmuş olup,çağdaş ve geleneksel sanatı bir araya getirmektedir. Çoruh Nehrine bakan vadide kurulması müzeye ayrı bir güzellik katmıştır. Müzenin kuruluşunda Bayburtlu akademisyen Prof.Dr. Hüsamettin KOÇAN etkili olmuştur. Bayburt Kalesi Bayburt Kalesi, Karadeniz’i Basra Körfezine bağlayan ticari yol üzerinde olması nedeniyle eskiden büyük öneme sahipti. Zigana ve Kop Dağlarını aşılarak ulaşılan bu kale şehir merkezine çok yakın olup Dede Korkut Hikayelerinde de yer alır. Tarih boyu sık sık işgal edilen bu kale Selçuklular döneminde tekrar inşa ve onarım yapılmış ve kalenin tarihinden bahseden 20 tane Arapça kitabe bulunmaktadır. Aydıntepe Yeraltı Şehri Aydıntepe ilçesinde yer olan bu yer 1988 yılında inşaat kazısı sırasında tesadüfen bulunmuştur. Kültür ve Tabiat Varlıkları kurumu tarafında koruma altına alınmıştır. Yer yüzeyinde 2 ile 5 metre derinliğinde kayanın oyulmasıyla yapılmıştır. Ne amaçla yapıldığı gizemini korumaktadır. Aydıntepe Yeraltı Şehri kolidor boyunca odalara, su sarkıtları, havalandırma bacaları, duvarlara açılmış oyuklar vardır. Turizme açık olan bu yere mutlaka gezin. Helva Köyü Buz Mağarası Bayburt şehir merkezine 33 kilometre uzaklığında olan bu mağara sarkıt ve dikitler bulunmaktadır. Bu mağara yöre halkı tarafından soğuk hava deposu olarak kullanılmıştır. Sıcak yaz aylarında bile bu mağara dondurucu şekilde soğuktur. Dede Korkut Türbesi 9. yüzyıllarda kesme taşlarının üst üste konulmasıyla yapılmıştır. Türbenin üzerinde eski Türkçe ile 718 yazmaktadır. 1994 yılında restore edilmiştir. Bayburt şehir merkezinde 39 kilometre uzaklığında Masat köyünde bulunmakta bu türbe her yıl temmuz ayında Bayburt Dede Korkut Uluslararası Kültür Şöleni düzenlenmektedir. Bu türbe halk arasında Ali Baba Türbesi diyede adlandırılmaktadır. Bayburt Ulu Cami 1282-1298 yıllarında Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Mesut zamanın yapıldığı kabul edilen bu yapı birçok restore görmüştür. Bayburt Saat Kulesi Kulenin yapımı 1923′ te olup uzunluğu 21 metredir. Şehir merkezinde bulunan bu kale yüksek tepelerden görünebilir. Kop Şehitliği 1916 yılında Çoruh Havzasında Ruslarla askerlerine direne askerlerimizin ve şehitlerimiz anısına 1963 yılında yapılmıştır. Bayburt’ta ilgi çeken yerlerden biridir. Sarıkayalar Şelalesi Rotanız Bayburt’sa doğal güzelliklerden biri olan Sarıkayalar Şelalesini uğrayın. ## Beta Karoten Faydaları ve Beta Karoten İçeren Besinler URL: https://trendhayat.com/saglik/beta-karoten-faydalari-2007/ Tarih: 2026-01-06 Beta Karoten Faydaları ve Beta Karoten İçeren Besinler Beta Karoten Nedir? Karotenoid olarak sınıflandırılan beta karoten, bitki dünyasındaki renklerin birçoğundan sorumlu olan pigment ve birçok sebze ve meyvedeki baskın bitki pigmenti. Sebze ve meyvelerde bolca bulunan bir karotenoid olan beta-karoten vücutta A vitaminine dönüşür. Beta Karoten Nelerde Bulunur? Havuç, kayısı, kavun, böğürtlen, şeftali, brokoli, marul ıspanak. Genel olaraj sarı, turuncu ve kırmızı renkli sebze ve meyveler, yeşil yapraklı sebzeler, karotenoidler yönünden zengindir. Beta Karoten Ne İşe Yarar? Beta Karoten Faydaları Beta-karoten, görüş sağlığının korunmasında rol oynar. Beta-karoten, karaciğerde A vitaminine dönüştürüldükten sonra, gece görüşü için gerekli bir pigment olan rodopsine çevrilmek üzere gözün retina tabakasına taşınır. Az ışıklı ortamlarda görme bu pigment vasıtasıyla mümkün olabilmektedir. Bu nedenle A vitamini eksikliğinde, gece görüş kabiliyetinde azalma meydana gelir. Güçlü antioksidan aktivitesi nedeniyle beta-karotenden bakımından zengin olan besinlerin tüketilmesi hücreleri serbest radikal hasarında karşı korur. Beta karotenin, bağışıklık sistemini güçlendirici etkilere sahiptir. Beta karotenin sağladığı, bağışıklık sisteminin olumlu değişiklikleri arasında, T ve B hücreleri sayısında, makrofaj aktivitede, interlökin üretiminde ve NK hücrelerinin tümörleri öldürme yeteneklerinde önemli bir artış var Yapılan araştırmalar, havuçta bulunan falcarinol ve falcarindiolün; göğüs ve kolon kanseri riskini azalttığını göstermiştir. Journal of Agricultural and Food Chemistry dergisinde bildirilen bir araştırmaya göre, önemli bir beta-karoten kaynağı olan havuçta bulunan falkarinol adlı madde, bu sebzenin düzenli olarak yenmesi durumunda kanser riskinin azalmasına yardımcı olmaktadır. Bu deneyde, kanser öncesi kolon yarası olan üç grup laboratuvar hayvanından birinci grup, standart bir diyetle; ikinci grup, falkarinol içeren dondurulmuş havuçla; üçüncü grup ise, sadece falkarinol özüyle beslenmiştir. 18. hafta sonunda, havuçla ya da falkarinol özüyle beslenen hayvanların kanserleşme olasılığı yüksek olan yaralarındaki büyümenin birinci gruptakilere göre çok daha az olduğu ve bu hayvanlarda daha az yaranın tümöre dönüştüğü tespit edilmiştir. Filed Under: Sağlık ## 9 Temmuz 20199 Temmuz 2019 URL: https://trendhayat.com/muhtesem-smoothie-cesitleri/ Tarih: 2026-01-06 Smoothie Nedir? Her yerde gözümüze takılan özellikle de diyet listelerinde yer alan “Raw Food” çiğ tüketme akımı olarakta adlandırılan. 1900 yıllarında tropikal bölgelerde başlayan smoothie kısa zamanda dünyaya yayılmıştır. Smoothie nedir? diye sorulacak olunursa meyve ve sebzelerden oluşan, takviye olarak da keten tohumu yağı, yulaf ezmesi, yoğurt, bal benzeri besinlerle zenginleştirilen soğuk içecektir. Tatlı ve besleyici olması nedeniyle de sık sık tercih edilir. Sebze ve meyvelerin vitamin değerlerinin kaybolmaması sağlar ve vitamin, mineral ve protein almamıza yardımcı olur. Smoothie en önemli özelliği ise katı ve sıvının arasında oluşan yoğun kıvamlı olmasıdır. Fazla sıvı olursa meyve suyuna döner bu nedenle kıvamını çok iyi ayarlamamız gerekir. İngilizcede smoothie kelimesi pürüzsüz kelimesinden türemiştir. Smoothie birçok faydası ve zararları vardır. Smoothie faydalarını ve Smoothie zararları yazılarımızı da inceleyebilirsiniz. Muhteşem smoothie çeşitleri kendinizde kolay bir şekilde hazırlayabilirsiniz. smoothie-tarafi Smoothie Nasıl Hazırlanır Smoothie en önemli özelliği herhangi bir ısıya maruz kalmadan, tatları değişmeden, vitamin ve mineralleri kaybolmadan sindirimi daha kolay şekilde tüketmektir. Size gereken besinler ise; Taze sebzeler veya meyveler Yoğunlaşması için yulaf ezmesi, keten tohumu, bal, yoğurt gibi besinler Sıvılaştırmak için süt veya meyve suları kullanabiliriz. Mükemmel Lezzetli ve Faydalı Smoothie Çeşitleri Damak tadınıza uygun lezzette ve bunun yanında faydalı smoothie yapmak hiç de zor değil. Kalbe Faydalı Lezzetli Smoothie Çeşitleri Kalp dostu avokado, ıspanak, chia tohumu, keten tohumu gibi besinleri içeren smoothie yapabilirsiniz. Keten Tohumlu Smoothie Malzeme Listesi 2 yemek kaşığı keten tohumu 2 soyulmuş mandalina 2 bardak ıspanak 1 adet muz yarım bardak su yarım bardak donmuş ananas parçaları Hazırlanışı; Yukarıdaki malzemeleri blenderın içerisine ekleyin yavaş- orta ayarda 10 saniye sonra orta-hızlı ayarda 30 saniye parçalayarak smoothie hazır. Chia Tohumlu Smoothie Malzeme Listesi 1 Çorba Kaşığı Chia tohumu 1 çorba kaşığı agave nektarı 1 bardak ananas 1,5 bardak karalahana 3/4 bardak donmuş mango 1 adet muz 1 bardak bız küpleri 200 ml su Hazırlanışı; Yukarıdaki malzemeleri blenderın içerisine ekleyin yavaş- orta ayarda 10 saniye sonra orta-hızlı ayarda 30 saniye parçalayarak smoothie hazır. Cilde İyi Gelen Smoothie Çeşitleri Muzlu ve Bademli Smoothie Malzeme Listesi 2 muz 40 gram badem 125 ml badem sütü 10 gram ketem tohumu Hazırlanışı; Tüm malzemeleri atın ve mikserle iki- üç dakika karıştırın hemen tüketin. Elmalı,kerevizli ve salatalıklı Smoohie 2 kırmızı elma (küp küp doğranmış) yarım salatalık (dilimlenmiş ) 2 kereviz sapı (dilimlenmiş ) 1 maydanoz 1 ıspanak 1 kıvırcık lahana yarım limon suyu Hazırlanışı; Tüm malzemeleri atın mikserle güzelce karıştırın ve tazeyken hemen tüketin. Yaban Mersini ve Çilekli Smoothie yarım bardak yaban mersini ( 55 gr ) 1/4 bardak çilek (55 gr) 1 portakal (soyulmuş çekirdeği çıkarılmış 1 muz 2 yemek kaşığı chia tohumu (20 gr) yarım bardak sade yoğurt (125 gr ) 1 yemek kaşığı agave nektarı Hazırlanışı; Tüm malzemeleri atın mikserle güzelce karıştırın ve tazeyken hemen tüketin. ## Menisküs Nedir? Tedavisi ve Belirtileri Nelerdir URL: https://trendhayat.com/meniskus-nedir-tedavisi-ve-belirtileri-nelerdir/ Tarih: 2026-01-06 Menisküs Nedir? Belirtileri, Menisküs Yırtığı Nasıl Oluşur? Tedavisi ve Korunma Yolları Nelerdir? yazımızda bunlarla ilgili bilgi bulabilirsiniz. Menisküs Nedir? Diz eklemi uyruk (femur), bacak (tibia) ve önde olan diz kapağı (patella) kemiği olmak üzere 3 kemikten oluşmaktadır. Dizin ani ve sert hareketler sonucunda zorlanması ve dizde meydana gelen kıkırdaklı dokunun yırtılması menisküs rahatsızlığı olarak isimlendirilir. Dizkapağının yanında kıkırdak bulunur. Bu bölge tıpta menisküs olarak isimlendirilir. Bu alan eklem yüzeyini kaplar, dize binen yükü dengeli bir şekilde iletir ve yükü hafifletir. Menisküs Yırtılması Nasıl Oluşur? Ağır yük altında yapılan ani hareketler menisküs yırtığına sebep olabilir. Gençlerde ve yaşlılar menisküs yırtılması oluşur ama farklı şekilde olur. Yaş ilerlemesi nedeniyle sağlamlık ve esnekliğini kaybeder bu nedenle çok çabuk yırtık oluşabilir. Yüksek olmayan bir yerden düşmek bile yırtılmasına neden olur. Gençlerde oluşan bu yırtık ise ciddi yaralanma ve kaza geçirmesi gerekir. Bunlara ek olarak ani kalkış, ağır kaldırma, dönme, düşme gibi hareketler de bu duruma sebebiyet verir. Daha çok sporcularda görülür. En çok voleybol, futbol, basketbol gibi ani ve sert hareketlerin yapıldığı spor dallarında rastlanır. Menisküs Belirtileri Dizde ağrı, şişlik, takılma, kitlenme, dizden gelen sesler gibi belirtiler ilk gözlemde fark edilir. Şişliğin oluşması zaman alabilir. Yırtık ani hareket ile oluşmuşsa ağrı ve şişlik bununla eş zamanlı olarak aniden ortaya çıkacaktır. Yırtılma daha uzun bir süreçte gerçekleşmişse zaman içerisinde ağrı artmaya başlayacaktır. Doktor muayenesi sırasında dizin durumunu saptamak için Mr çekimi gerçekleştirilir. Fiziki muayene sırasında ise diz dik konuma getirilmeye çalışılır. Dizin hareket kabiliyetleri gözlemlenir. Doktor gözlemleri ve Mr çekimi sonuçları ile teşhis konur ve tedavi aşamasına geçilir. Menisküs Tedavi Tedavi aşamasını ikiye ayırmak mümkündür. Ameliyatsız Tedavi Bu seçenekte buz uygulaması, ayağı yükten uzak tutma, dinlenme, bandaj gibi seçenekler uygulanır. Bunlara ek olarak hastadan diz çökmesini gerektirecek işlerden uzak durma, koltuk değneği kullanımı, ilaç kullanımı gibi isteklerde bulunulur. Tüm bu uygulamalar hastanın yaşam kalitesini koruyorsa ameliyata ihtiyaç duyulmaz. Ameliyatlı Tedavi ilk uygulanan yöntemler tedaviye yanıt vermezse ameliyata karar verilir. Ameliyat önce doktorun isteğiyle kan testi, MRG gibi uygulanması gereken bazı talimatlar verilir. Ameliyat hasarlı bölgeye küçük kesik atılarak yapılır. Uçlarında kameralar bulunan aletlerle kapalı ameliyat gerçekleştirilir. Hasarın boyutuna göre uygun yöntem seçilip uygulanır. Korunma Yolları Nelerdir? Bu rahatsızlığının temel noktası ani hareketlerdir. Günlük hayatta bazen farkında olmadan ani ve sert hareketler yapılmaktadır. Bu hareketler yapılacağı zaman kontrollü bir şekilde yapılmalıdır. Vücudu yormayan hafif ve düzenli egzersizler de menisküs sağlığını korumada etkilidir. ## Akdeniz Diyeti URL: https://trendhayat.com/beslenme/akdeniz-diyeti-813/ Tarih: 2026-01-06 2000'li yıllar başlarken bilim adamları zeytinyağı, taze sebze, balık ve kırmızı şaraptan oluşan diyetin faydalarını keşfettiler. Oysa bu diyet asırlardır Akdeniz insanının mutfağına hakimdi. Bu sebeple de güney insanı kuzey insanına göre daha az kalp krizi geçiriyordu. Sağlıklı Beslenme - Akdeniz Diyeti ZEYTİNYAĞI : Kandaki kolestrolü düşürmekte, doymamış yağ oranı bol olduğundan, kalp rahatsızlığı oluşturmamaktadır. Akdeniz mutfağında yağ tüketiminin %70'ni zeytinyağı oluşturuyor. SARIMSAK : İçerdiği iyot ve sülfürle kan dolaşımını düzenleyip kalp hastalıklarını önleyici etki gösterir. Tansiyon düşürücüdür. KIRMIZI ŞARAP : Günde bir iki bardak kırmızı şarap kolestrolü düşürüp pıhtılaşmayı önler. Bunun nedeni kırmızı üzümdeki antioksidan maddelerdir. BALIK : Somon, sardalye ve ton balığı yağları diğer beyaz etli balıklar gibi karaciğerde değil, kendi etlerinde toplarlar. Bu yağlar bağışıklık sistemini güçlendirerek kan pıhtılaşmasını önler. KIRMIZI BİBER : C vitamini deposu ve betakaroten açısından çok zengindir. Kansere karşı koruyucu özelliği bulunur. kategori Beslenme Permalink ## Yüksek Lisans Nedir? Nasıl Başvurulur URL: https://trendhayat.com/yuksek-lisans-nedir-nasil-basvurulur/?-nasil-basvurulur Tarih: 2026-01-05 Yüksek Lisans hakkında bütün bilgiler Yüksek Lisans Nedir? Nasıl Başvurulur? yazımızda bulabilirsiniz.. Yüksek Lisans Nedir? Bir kişinin lisans (üniversite) eğitiminin ardından çalışmalarını devam ettirmek için yaptığı akademik bir ilerlemedir. Kişi kendi bölümünde devam edebileceği gibi bölümüne yakın olan farklı dallarda da devam edebilir. Örneğin bir makine mühendisi, elektrik mühendisliği alanında yapabilir. Bu eğitimi yapmak isteyenlerin genelde iki amacı vardır: 1) Kariyerlerine akademik alanda devam etmek, 2) İş hayatında avantaj sağlamak. Yüksek Lisans Tarihleri Ne Zamandır? Türkiye’de akademik sistemde Güz ve Bahar dönemleri vardır. Güz dönemi Eylül ayında başlayıp Ocak ayında biten, Bahar dönemi ise Şubat ayında başlayıp Haziran ayında biten dönemdir. Dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihleri, hatta ayları okuldan okula değişkenlik gösterebilir. Lisans eğitiminden sonra bu eğitimine devam edecek olan öğrenciler, okullarının bitiş tarihine göre güz veya bahar döneminde bu eğitime başlamayı tercih edebilirler. Başvurunun ön şartı lisans mezun olmaktır. Yüksek Lisans Başvuru Şartları Nelerdir? Türkiye’de bu eğitimi yapmak için girilmesi gereken iki adet sınav vardır. Birincisi Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES), ikincisi dil sınavıdır. ALES Türkçe, Matematik, Mantık gibi soruların sorulduğu bir akademik yeterlilik sınavıdır. Dil sınavı ise yüksek lisansınızı yapacağınız kuruma yönelik alacağınız dil yeterlilik puanıdır. Dil sınavı için devlet üniversitelerinde girilen TOEFL sınav puanı, YÖKDİL veya YDS puanı kullanılabilir. ALES ve dil sınavından alacağınız taban puanlar, başvuracağınız okula göre değişmektedir. Aynı zamanda başvuracağınız okullar sizden motivasyon mektubu ve referans talep edebilirler. Yurt Dışında Yüksek Lisans Yurt dışında bu eğitim, Türkiye’den daha farklı koşullar gerektirir. Türkiye’de geçerli olan ALES, YDS ve YÖKDİL sınavları yurt dışında geçerli değildir. Amerika okullarına başvururken GMAT, GRE, TOEFL ve IELTS gibi sınavlara girmeniz beklenebilir. Avrupa okullarına başvururken ise herhangi bir yüksek lisans yeterlilik sınavı zorunlu olmazken, TOEFL veya IELTS gibi uluslararası geçerli bir dil yeterliliği istenmektedir. Okuyacağınız bölüm farklı bir dilde olduğu takdirde o dilde bir yeterlilik aranır. Türkiye ile benzer şekilde motivasyon mektubu ve referans istenebilir. ## Meyve Asitleri Nedir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/guzellik/meyve-asitleri-nedir-2087/ Tarih: 2026-01-05 Meyve Asitleri Nedir ve Ne İşe Yarar? Meyve Asitleri Nedir? Şeker kamışı, limon, ekşimiş süt, üzüm ve elmadan elde edilen meyve asitleri Alfa Hidroksi Asitleri (AHA) olarak da bilinir. Meyve Asitleri Ne İşe Yarar? Laktik asit (yoğurtta), malik asit (elmada), sitrik asit (turunçgillerde), glikolik asit (şeker kamışında) ve tartarik asit (üzümde) bulunur. Bunlar arasında en küçük moleküllü olanı glikolik asitti. Cildin glikolik asidi absorbe etmesi kolaydır ve cilt ürünlerinde de genellikle bu asit kullanılır. Meyve asitleri cildi hafifçe soyar, bu şekilde cilt ölü hücrelerini atar, yenilenir, cilt altındaki kan dolaşımı hızlanır, Meyve asitleri hyarulonik asit salgılanmasını artırır. Su tutucu özelliğe olan hyaluronik asit cilde nem kazandırır. Cilt yüzeyini oluşturan katmanlar arasındaki birleştirici maddeyi çözen meyve asitleri cildin kalınlığını azaltır. Meyve asitleri peeling etkisiyle cildin üst katmanlarını hafifçe soyarak cilddeki siyah noktaların uçlarını açarak içlerinin rahatça boşalmasına yardımcı olur. Meyve asitleri içeren kremler ve losyonlar ince çizgiler, düzensiz pigmentasyon ve yaşlılık lekelerinde yararlı olabilirler. Filed Under: Güzellik ## 26 Mayıs 2019 URL: https://trendhayat.com/cocuklarda-tuvalet-egitimi-ne-zaman-baslamali-ve-nasil-verilmelidir/ Tarih: 2026-01-05 ne zaman baslanmali, tuvalet cizelgesi, tuvalet egitimi Birçok ebeveyn çocuklarda tuvalet eğitimine ne zaman başlayacağından emin olamaz. Çocuğun gündüzleri tuvaletinden rahatsız olması, bezinin geceleri kuru kalması gibi belirtiler tuvalet eğitimine başlama konusunda size bazı ipuçları verebilir. Çocuklarda tuvalet eğitimi genelde 2 yaş civarında verilir. Tuvalet Eğitimi Ne Kadar Sürer? Tuvalet eğitimi öğretmek çocuğa bir gecede öğretilebilecek bir görev değildir. Genellikle 3-6 ay kadar sürer, ancak bazı çocuklar için daha fazla veya daha az zaman alabilir. Çok erken başlarsanız, işlem daha uzun sürecektir. Üstelik geceleri altını ıslatmamasını sağlamak aylar hatta yıllar sürebilir. Çocuklarda tuvalet eğitimi ilk etapta 2-3 hafta kadar uygulanır. Eğer başarılı olmazsa 1 ay kadar ara verdikten sonra tekrar başlanmalıdır. Ayrıca, çocuğun tuvalet eğitimi almaya hazır olması çok önemlidir. Bu eğitim ile birlikte anne sütünü bıraktırma gibi eğitimler aynı anda verilmemelidir. Çocuklarda Tuvalet Eğitimi Hakkında Bazı İpuçları Tuvalet eğitimi öncesinde tuvalete gitmeyi bir oyun şeklinde öğretmeye çalışın. Tuvaleti kullanma eylemini ifade etmek için “çiş”, “bok” ve “tuvalet” gibi kelimeler kullanın. Çocuğunuzdan, bebek bezinin ıslak veya kirli olduğunda size haber vermesini isteyin. Çocuğunuzun küçük veya büyük tuvaletini yapma dürtüsünü tanımayı öğrenebilmesi için bunları “Bokunu yapıyor musun? gibi sorular sorarak tanıtmaya çalışın. Çocuğunuza tuvaletteyken sizin tuvalette nasıl oturduğunuzu anlatabilirsiniz. Ayrıca nasıl yaptığınızı da açıklamalısınız. Eğer kendinden büyük kardeşi varsa örnek gösterebilirsiniz. Abla veya abin bizim gibi tuvalet sende başara bilirsin diyerek teşvik edebilirsiniz. Bir tuvalet rutini oluşturun. Örneğin, çocuğunuzun kuru bir bebek bezi ile uyandıktan sonra veya çok fazla sıvı içtikten yaklaşık 1 saat sonra tuvalet oturmasını sağlayın. Çocuğunuzu günde birkaç kez olmak üzere birkaç dakika boyunca tuvalete oturtun ve çocuğunuz isterse kalkmasına izin verin. Vücudun yemekten sonra bağırsak hareketi yapma eğiliminden yararlanmak için yemeklerden sonraki 15-30 dakika arasında tuvalete oturmasını sağlayın. Bu duruma gastro-kolik refleks adı verilir. Ayrıca, birçok çocuğun günün belli bir zamanında bağırsak hareketi yapma eğilimi vardır. Bu zamanı da gözeterek çocuğunuzun tuvalete oturmasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuz dışkısı hakkında pis, kötü iğrenç olarak bahsetmeyin. Çocuğunuzun iğrenmesine tuvaletini tutmasına ve korkmasına yol açabilir. Çocuğunuzun tuvalete her oturuşunda, çocuğunuza çeşitli çıkartma yapıştırma veya kitap okuma gibi küçük ödüller verin. Başarıları takip etmek için bir grafik tutun. Kendinize mutlaka tuvalet çizelge hazırlayın. Hiçbir şey olmasa bile, tuvaleti kullanma girişimlerinin hepsini övün. Ve kazaların olacağını unutmayın. çocukları cezalandırmamak, yatağını ıslattıkları zaman kızgınlık göstermemek çok önemlidir. Bebek bakıcıları, büyükanne ve büyükbaba ve büyükbabalar dahil tüm bakıcıların aynı tuvalet rutinini izlediklerinden emin olun. Böylece çocuğunuzun kafası karışmaz. Bu süreçte mutlaka sabırlı ve kararlı olun. Siz ne kadar kararlı ve sabırlı olursanız çocuğunuzun bu eğitimi daha kısa sürede öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Genel Sorunlar Tuvaleti ilk defa kullanan birçok çocuk, ürkme, tiksinme, stres gibi bazı psikolojik sorunlar yaşayabilirler. Tuvalet eğitimine başladıktan kısa bir süre sonra ara vermek çocukların bu rutine alışmasını daha da zorlaştıracaktır. Çocuğunuz yeterince tuvalet eğitimi almışsa ve sürekli problem yaşıyorsa, doktorunuza danışmalısınız. Enürezis Nedir? Çocuklarda Alt Islatma Sorunu Sebepleri ## Kalsiyum Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/saglik/kalsiyum-neye-iyi-gelir-2166/ Tarih: 2026-01-03 Kalsiyum Neye İyi Gelir ve Ne İşe Yarar? Kemikleri ve dişleri oluşturan, onları güçlü ve sağlıklı tutan önemli bir mineral olan kalsiyum süt, yoğurt, peynir ve badem, fındık, fıstık, balık pekmez, keçiboynuzu gibi besinlerde bulunur. Kalsiyum sadece sağlam kemikler için önemli olan bir mineral değildir. Kalbin çalışması, sinir iletilerinin yürütülebilmesi, kasların düzgün çalışabilmesi için de kalsiyuma gereksinim duyulur. Kalsiyum Neye İyi Gelir? Vücuttaki kalsiyum mineralinin % 99u kemiklerde ve dişlerde yeralır. Kalsiyumun, kas büyümesi ve kasların gerginliği, enerji üretimi, kanın pıhtılaşması, sinir iletimi ve kalbin düzenli çalışmasını etkileyen çok önemli işlevleri vardır. Kemiklerin kalsiyumu absorbe etmesi için D vitaminine gereksinimi vardır. Vücudda D vitamini oranı normal düzeyde ise vücudun kalsiyumu özümlemesi kolaylaşır. Vücutta kemik ve dişlerin yapısında bulunan kalsiyumun dışında kalan kalsiyum kaslarda, kanda ve hücrelerarası sıvıda yer alır. Kas hareketleri ve dolaşım faaliyetleri için de kalsiyuma gereksinim vardır. İnsan vücudu, kan dolaşımındaki kalsiyum oranını dengede tutabilmek için çalışır, çünkü kandaki kalsiyum ile homeostazi sağlanmaktadır. Bu mineral ayrıca kan damarlarının büzülüp açılmasında da görev alır. Eğer kandaki kalsiyum düzeyi düşerse, vücut gereksinimi olan kalsiyumu kanda dengeleyebilmek amacıyla kemiklerde depo edilen kalsiyumu kullanabilir. Bazı araştırmalar kalsiyumun bağırsak tümörlerini önleyebileceğini göstermektedir. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü araştırmacılarının 293 bin 907 erkek ve 198 bin 903 kadın denek üzerindeki çalışmaları süt ürünleri ve diğer gıdalardan yüksek miktarda kalsiyum alanların kolorectal kansere yakalanma oranlarının en düşük düzeyde olduğunu göstermiştir. Filed Under: Sağlık ## A Vitamini Ne İşe Yarar? URL: https://trendhayat.com/saglik/a-vitamini-ne-ise-yarar-1995/ Tarih: 2026-01-03 A Vitamini Ne İşe Yarar? Görme vitamini olarak da bilinen vitamin A; embriyonun gelişmesi ve büyüme için gerekli hücrelerin çoğalmasını sağlar. Bronş, ağız, yemek borusu, mide, bağırsak ve vajina iç derisini korur. Akne oluşumunu engelleme de rol oynar. A Vitamini Ne İşe Yarar? Solunum ve mide-bağırsak sistemindeki mukozal yüzeylerinin bütünlüğünü koruyan bu vitamin, antikor ve beyaz küre sayısını artırır. Görme fonksiyonu için önemlidir, büyüme, üreme, kemik ve diş gelişimde rol oynar, cildin, tırnakların ve saçların sağlıklı kalmasını sağlar. Antioksidan etkisi nedeniyle kansere karşı korur. A Vitamini Fazlasının Zararları Uzun süre yüksek miktarda alınırsa, iştahsızlık, saç dökülmesi, deri kuruması ve kemik ağrılarına yol açabilir. Filed Under: Sağlık ## Ev Taşırken Nelere Dikkat Edilmeli URL: https://trendhayat.com/ev-tasirken-nelere-dikkat-edilmeli Tarih: 2026-01-03 Ev taşınmak heyecanı verici, hem stres, hemde yorgunluğu bir arada barındıran karmaşık bir duygudur. Arkamızda bıraktığımız belkide yıllarınızı geçirdiğin ortamı bırakıp gitmek pek kolay olmayabilir. Çünkü insanların sevinçlerini üzüntülerini yaşatıkları ortamı bırakmak hiç kolay olmuyor. Tebdil-i Mekanda Ferahlık Vardır. Ama atalarımız tedbil-i mekanda ferahlık var derler. Yeni mekanlar yeni başlangıçları, bazen bir sayfayı kapatıp, yenisini açmak için güzel bir fırsattır.Tabi ki çok yorucu ve can sıkıcı durumlar oluyor. Evinize yerleşince her şeyi unutuyor insan ama yerleşmek biraz zaman alıyor. Ev Taşırken Nelere Dikkat Edilmeli ile ilgi yazımız size biraz fikir verebilir. Ev Taşırken Nelere Dikkat Etmeliyiz. Plan Yapın Taşınma günü belli olmuşsa bir iki hafta önceden plan yapmanız gerek, Taşınacak eşyaları veya taşınmayacak eşyaları karar vermek, nakliye firmasına karar vermek, bulunduğunuz evin aboneliklerinin kapatılması ve yeni taşınacağınız evin abonelik işlemlerin açılması gibi konuları belirlenmesi gerekir. Nakliye En önemli noktalardan biride nakliye işinizdir. İyi bir nakliye bu taşınma işinizi çok kolaylaştıracaktır. Yada taşınmak size kabusa döner. Kabusa dönmemesi için ucuz diye uzman olmayan nakliyecilerle anlaşmayın. Mutlaka güvenilir ve tavsiye edilen nakliyeci bulun. Nakliye sigortası mutlaka yapın. Herhangi bir kaza esnasında eşyalarınızın zarar görmesi veya yanlış yüklenmesi sonucunda zararınız ödemelidir. Temizlik Yeni eviniz önceden yaşanacak bir yer haline getirmeniz gerekir. Bu nedenle boya, badana ve temizlik işlerinizi önceden yapılmalı. Eşyalarınızı pis ve kirli ortama getirerek onları da kirletmeyin. Ayıklama Evinizde kullanmadığınız eşya veya giysi varsa ayıklayın, hem paketlemeye hemde taşıma uğraşmamış olursunuz. Yeni evinizde hiç kalabalık etmeyin. Kolilerin Üzerine Hangi Eşyayı Koyduğunuz Yazın. Eşyalarınızı toplarken mutlaka kolilerin üzerine salon eşyaları, yatak odası eşyaları, özellikle de kırılacak eşyalar diye not düşmeli bu sayede taşıyan kişiler daha özen gösterirler ve eşyalarınız zarar görmez. Mobilya ve Beyaz Eşyalar Bence işi uzman kişilere bırakılmalı . Uzman kişiler mobilyanızı söküp, takmalı ve beyaz eşyalarınızı taşımalı. Çünkü bu konularda uzman değilseniz mobilyanız ve beyaz eşyalarınıza zarar verirsiniz. Daha ucuz olsun derken eşyalarınız mahvolur… ## Kefir Yapımı — Tarifler URL: https://trendhayat.com/tarifler/kefir-yapimi-931/ Tarih: 2026-01-02 Kefir nasıl yapılır? Yapımındaki püf noktası kullanılan kefir mayası. Ana maddesi süt, en sık olarak da inek sütünden yapılır. Kefir mayası taneler halinde olur, karnabahara benzer. Bunu süt kurumlarından temin edebilirsiniz. Sütü beş dakika kaynatıp bir kaba alın, 25 dereceye kadar soğutun, üzerinde biriken kaymağı alın. 1 litreye 15-20 gram kadar kefir tanesi eklemeniz yeterli. Homojen hale gelene kadar karıştırın. Porselen veya cam kap kullanın, kabın kapağını kapatın, yoğurt sarar gibi üzerini sarın. Kabın içindeki süt yaklaşık 20 saat sonra pıhtılaşacaktır. Pıhtı oluşunca kefiri buzdolabına alın ve soğuyuncaya kadar bekletin, sonra süzgeçle taneleri süzün. Bu taneleri buzdolabında saklarsanız, yeniden kefir yapımı için kullanabilirsiniz. Filed Under: Tarifler ## Ozon Yağı Nedir? Ozon Yağının Faydaları? URL: https://trendhayat.com/ozon-yagi-nedir-ozon-yaginin-faydalari/ Tarih: 2026-01-02 Ozon Yağı Nedir? Ozon Yağı Nasıl Fark Edilmiştir? Ozon Yağının Faydaları Nelerdir? Ozon Yağının Cilde Etkisi Nelerdir? Ozon Yağının Fiyatı Ne Kadardır? Ozon yağı ile ilgili aradığınız bilgileri yazımızda bulabilirsiniz. Ozon Yağı Nedir? Ozon, 3 oksijen anlamına geldiği için Trioksijen olarak da adlandırılır. Ozon 3 oksijen atomundan oluşan molekülleri ile renksiz, atmosferin üst katmanında bulunan bir gazı çeşididir. Zeytinyağı ile karıştırılmış yağ olarak bilinir. Zeytinyağ ile buluşmasının nedeni ise, saf oksijen moleküllerinini zeytinyağına nakledilir. Ozonu zeytinyağı tutar ve jel kıvamına alır. Uzun yıllar soğuk ortamda ozon yağı saklanması mümkündür. Ozon Yağı Nasıl Fark Edilmiştir? Ünlü Fizikçi Nikola TESLA tarafından 1900 yılların başlarında keşfedilen o dönemde çokça yaygın olan Tüberküloz Hastalığının fayda sağlama sonucunda farklı alanlarda da kullanılmaya başlamıştır. Ozon yağı cilt üzerinde de muhteşem etkileri sonucunda giderek kullanım alanları artmıştır. Ozon Yağının Faydaları Nelerdir? Ozon Yağı Ne İşe Yarar? Cildin derinle temizleme yapması sayesinde tıkanan gözenekleri açar. Antioksidan özelliğiyle cilde oluşan sivilcelere gitmesine yardımcı olur. Sivilceleri kurutur. Diyabet hastalarında oluşan yaraların iyileşme sürecini hızlandırır. Hücreleri yeniler ve cildi canlandırır. Kırışmış ve sarkmış cildi toparlamasına yardımcı olur. Yaşlanma etkisini azaltır. Özellikle güneş yanık ve diğer nedenlerden oluşan yanıklara iyi gelir. Kuru cilt tipine önemli destek sağlayıp, nemlendirir. Ter kokusuna neden olan bakterilerin yok olmasını sağlar. Haşere sokması sonucunda oluşan ağrı ve kaşıntıyı gidermesine sağlar. Ağrıları hafifletme özelliği ile masaj yaparak sürülmesi kas ağrıları, yırtılmaları ve gerilemesine iyi gelir ve eklem romatizmasının etkisini azalmaktadır. Çürüklere sebep olan bakterileri öldürür. Hemoroid sorunlarında kullanılır. Yatak yaralar yaralarının iyileşmesini sağlar. Ağız içinde oluşan pamukcuk veya ağız kenarında çıkan af ve uçuklara iyileşmesini sağlar. Dudak çatlaklarına iyi gelmektedir. Tırnak mantarına olumlu etki sağlar. Kan dolaşımını hızlandırması neticesinde hücrelerinde canlanmasına neden olur. Saçta oluşan kepek problemine iyi gelir ve saçın uzamasına ve parlak görünmesini sağlar. Selülitlerin gidermeye yardımcı olur. Ozon Yağının Cilde Faydaları? Cildi derinlemesine temizler ve gözenekleri açar Cilde oluşan sivilcelere, uçuklara aflara iyi gelir Egzama,sedef, zona gibi rahatsızlıklara fayda sağlar. Selülitleri ve kırışıklıkların giderilmesini yardımcı sağlar. Ciltte oluşan herhangi bir nedenle oluşan kızarıklık ve şişkinliğine iyi gelir. Dudak çatlaklarına iyi gelir. Kuru cilt tipine için iyi bir nemlendiricidir. Ozon Yağının Fiyatı Ne Kadardır? Ozan yağının genel bir fiyat söylemek maalesef mümkün değil çünkü her üretici farklı fiyat vermektedir. Ozon Yağının Zararları ? Ozan Yağının Yan Etkileri Nelerdir? Ozon yağından fayda sağlamak istiyorsanız, ilk dikkat etmemiz gereken şey ise, doğru ürün ve bilinen yerden alınmalıdır. Doğru ürün alınmazsa yarar yerine zarar sağlamaktadır. Ozon yağının bilinen ciddi bir yan etkisi, zararı bulunmaktadır. Ama aşırıya kaçmadan dozunu iyi ayarlamak gerek. Eğer cildinizde aşırı ciddi ve kronik sorun varsa, uzman doktora başvurmadan kullanmayın. Ozon yağı ağız yolu ile içiliyorsa denilse de doktorunuza danışmadan kullanmayın. Ozan yağını cilt bakımında kullanacaksanız eğer, akşam saatlerinde yada yatmadan önce yapın. Ozon yağı ile bakım yapıldığında güneş maruz kalınmamalıdır. ## Isırgan Otu Çayı ve Isırgan Otu Faydaları URL: https://trendhayat.com/isirgan-otu-cayi-ve-isirgan-otu-faydalari/ Tarih: 2026-01-02 Dokunulması durumunda can yakan bir bitki olmasından dolayı birçok insan uzak durmaktadır. Fakat bu can yakıcı bitki ısırgan otu faydaları saymakla bitmiyor. Doğada herhangi bir etken maddeye bağlı olmadan yetişen ısırgan otu sağlık açısından çok yönlü faydaları bulunmaktadır. Vücut ile temasından kaçınılarak toplanması çok daha iyi olacaktır. Temas anında yakması ve kaşındırmasından dolayı dikkat edilmesi gerekmektedir. Tedavi amaçlı tüketimi yapılan bitkinin farklı metotlarla tüketimi bulunmaktadır. Isırgan Otu Çayının Yapılışı Kullanım miktarına göre belirlenen oranda yapılışı oldukça kısadır. Isırgan otu kurutulduktan sonra kaynayan suda 10 dakika kadar bekletilir. Sonrasında ise süzülerek tüketilebilir. Kaynatılması durumunda herhangi bir mineral ya da vitamin kaybı söz konusu olmamaktadır. Bekleme süresi değişse de isteğe bağlı sürelerde kolayca tüketim yapılabilir. Etkinliğini net bir şekilde görebilmek için düzenli tüketime özen göstermek gerekmektedir. Günlük olarak bir bardak tüketim sayesinde faydaları ortaya çıkmaktadır. Isırgan Otu Faydaları Böbrek Taşı Oluşumu Önler Mesanede ve böbrekte oluşabilecek taş ya da kum gibi etkenlere karşı son derece etkilidir. Taş oluşumunu önlemesinin yanı sıra idrar yolu enfeksiyonu oluşmasını da engellemektedir. Toksinleri Atar; Isırgan Otu Faydaları Vücutta bulunan zararlı toksinlerin çok kısa süre içerisinde vücuttan atılmasını sağlamaktadır. Sindirim Kolaylığı Sağlar Bağırsak florasını dengede tutarak sindirim kolaylığı sunmaktadır. Kemin Erimesine Karşı İyidir Yüksek oranda kalsiyum ve mineral içermesinden dolayı kemik dokularını onarmaktadır. Kemik dokularını onarmasından dolayı da kemik rahatsızlığı ve kemik erimesi gibi hastalıkların oluşma ihtimalini düşük seviyelere çeker. Kireçlenme Ve Romatizmaya İyi Gelir Kireçlenme ve romatizma rahatsızlığı olan kişilerin ısırgan otu kullanmaları tavsiye edilir. Sivilce ve Akneleri Önler Sivilce ve akne oluşmasını önlemektedir. Cildin deforme olmasını önlemektedir. Isırganın suyu tonik olarak kullanılmaktadır. Saç Dökülmesini Önler Saç dökülmesini önlemede oldukça etkilidir. Kafa derisinde oluşan hasarlı hücrelere karşı iyileştirici yönü bulunurken kepek oluşmasını da önlemektedir. Anne Sütünün Arttırır; Isırgan Otu Faydaları Anne sütünün kalitesini ve miktarını arttırdığı söylenmektedir. Bu noktada doktora danışılması çok daha doğru olacaktır. Gut Hastalığı; Isırgan Otu Faydaları Gut hastalığına karşı tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Kas Ağrılarına İyi Gelir Kronik kas ağrılarını ciddi oranda azaltmaktadır. Kas ağrılarının şiddetlendiği dönemlerde tüketilmesi ile sonucu kısa sürede görmekte mümkündür. Alerjik hastalıklara Bilimsel araştırmalar neticesinde ısırgan otu alerjik hastalıklar karşısında olumlu sonuçlar tespit edilmiştir. Alerjik hücreleri azaltması sayesinde rahatlama sağlamaktadır. Kan Hücrelerini Dengeler; Isırgan Otu Faydaları C vitamini ve demiri bünyesinde bulundurmasından dolayı kan hücrelerini dengeleme özelliğine sahiptir. Dolaşımı kolaylaştırmasının yanı sıra yaralanma durumunda etkili sonuçlar görülmüştür. Kalp Hastalıklarına Yakalanma Riskini Azaltır. Kalp hastalığına yakalanma riskini ortadan kaldırmaktadır. Bunun sebebi ise kan dolaşımında düzenleme sağlamasından dolayı damar tıkanıklığı oluşumunu engellemektedir. Bağışıklık Sistemini Güçlendirir Bağışıklık sistemini güçlendirmesinden dolayı birçok hastalığa karşı vücudun direncini ciddi anlamda artırmaktadır. Melisa Çayının Faydaları Zararları Melisa Çayı Ne İşe Yarar ## Aloe Vera Maskesi ve Jeli Nasıl Yapılır Aloe Vera Kremleri URL: https://trendhayat.com/aloe-vera-maskesi-ve-jeli-nasil-yapilir-aleo-vera-kremleri/ Tarih: 2026-01-02 Aloe Vera Bitkisi Aloe vera bitkisi, sivilce, akne oluşumunun önüne geçmektedir. Antioksidan olması nedeni ile vücudu yenileyici özelliği bulunmaktadır. Yaşlanma karşıtı ve kolaylıkla kırışıklıkları eski görünümüne getirme gibi uygulama alanları bulunmaktadır. Aloe vera bitkisinden, yapraklar ve içeriğindeki yapışkan doku kullanılarak hem maske hem de jel yapımı mümkündür. Bunun yanı sıra kozmetik ürünü olarak da eczanelerde aloe vera kremleri satılmaktadır. Aynı zamanda aloe vera özlü jel ve maske bulmak da mümkündür. Aloe vera Nedir? Bitkisi? Faydaları Aloe Vera Maskesi Aloe vera bitkisi her yaştan kişinin cildine uygulayabileceği güvenilir ve son derece etkili bir bitkidir. Bu bitkiler çeşitli kozmetik alanlarında, ilaç sanayisinde hatta yatak ve tekstil işlerinde de yararları sayesinde oldukça fazla kullanılmaktadır. En sık kullanılan yöntem ise aloe vera maskesidir. Bu maskeler aloe vera bitkilerinden elde edilmektedir. Direkt olarak cilde temas ettiği için oldukça yararlı ve anında çözüm getirmektedir. Aloe vera maskesi yüze uygulanmaktadır. Akne, sivilce ve siyah noktaları ortadan kaldırmaya yönelik bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Malzemeler Bir dal aloe veraYarım çay bardağı Hindistan cevizi yağı Aloe Vera Maskesi Hazırlanışı Aloe vera yaprağı ikiye ayrılarak içindeki sıvı bir kaseye akıtılır. Hindistan cevizi yağı ile birlikte homojen olana kadar karıştırılıp, ince bir tabaka halinde yüze sürülür. Bu Aloe vera maskesi kuru ciltleri nemlendirme, sivilceli ve akneli ciltleri de bu sorundan kurtarmaya yönelik yapılan bir maskedir. Bu maske düzenli olarak haftada üç kez uygulandığı takdirde cilt tipinde herhangi bir sorun ile karşılaşılmayacaktır. Aloe Vera Jeli Malzemeler Bunun için en önemli malzeme aloe vera bitkisidir. Aloe vera bitkisini çiçekçilerden temin edebilirsiniz.İsteğe göre jel oluşumunda salatalık ya da yoğurt da kullanılmaktadır. Aloe Vera Jeli Hazırlanışı Aloevera bitkisinin yaprakları kırılarak içerisindeki jel tabaka bir kaşık yardımı ile çıkarılır. Bu sayede bu jeli iyileştirici özelliği ile vücudun yanık, yara, kesik, sivilce vb. bozuklukları bulunan her yerine sürebilirsiniz. Aloe vera jeli uygulaması bakımından oldukça kolaydır. Bu jel ince bir tabaka halinde sürülmektedir. Kuruduğu zaman kabuklanmalar olacak ve kolayca soyulacaktır. İster su altında isterseniz de soyarak jeli vücudunuzdan temizleyebilirsiniz. Aloe Vera Kremleri Aloe vera kremleri cilt yanıkları için ve kırışıklıkların önlenmesinde anti ageng etkisi için sıklıkla kullanılmaktadır. krem fiyatları Loreal – Paris Aloe Vera Kremleri Bu kremler yaşlanma karşıtı ürünler olarak karşımıza çıkmaktadır. Aloe vera özlerinden yararlanılmasına rağmen içerisinde başka içerikler de barındırmaktadır. Bu nedenle hızlı şekilde etkisini göstermektedir. her yaş grubuna uygun şekilde üretilmektedir. Nivea Aloe Vera Kremleri Nıvea markasının aloe vera özlü kremleri vücudu nemlendirmeye ve onarmaya yöneliktir. Özellikle kış aylarında soğuktan çatlama gösteren cilt tipleri için yatıştırıcı özelliği bulunmaktadır. Nature Republic Bu marka aloe vera kremlerinde yüzde 95 oranına kadar aloe vera özü kullanmaktadır. Bu nedenle krem markaları içerisinde en doğal firma olarak bilinmektedir. Natürellikten vazgeçmek istemeyenlere özel vücudu hem onarıcı hem de koruyucu özellikleri bulunmaktadır. ## Aromaterapi Yağları URL: https://trendhayat.com/saglik/aromaterapi-yaglari-901 Tarih: 2026-01-01 Uçucu yağlar ve aromaterapi yağları. Koku (esans) kültürünün mevcut yazılı belgelere dayanılarak tarihçesi incelendiğinde, 5000 yıl kadar geriye gitmek gerekir. Tarihte uçucuyağların kullanımı bir sosyal statüyü temsil ederdi. Başta krallar,din adamları ve soylular ayrıcalıklı olarak uçucu yağları kullanan kesimlerdi. Romalıların yaşamında uçucu yağların önemli bir yeri vardı. En fazla kullanılan uçucuyağ ise gülyağıydı. Romalılar uçucu yağları Doğu ülkelerinden getirirlerdi. 10.yy'da İbn-i Sina gülsuyu ve gülyağını tedavi amaçlı kullanmıştır. Alman tarihinde ise yaklaşık 8.yy'da uçucu yağ taşıyan bitkilerin yetiştirilmesi konusunda özel bir kanun çıkarılmış, özellikle manastır bahçelerinde rezene, iris, fesleğen gibi aromatik bitkiler yaygın bir biçimde yetiştirilmiştir. Napolyon, Kuzey Afrika seferlerini düzenlerken, bulaşıcı hastalıklardan ordunun korunması için her askerin yanında fesleğen uçucuyağını bulundurmasını zorunlu kılmıştı. 19yy'da aromaterapinin ilk temelleri kimyacı Gattfosse tarafından atılmış, 1.Dünya savaşı yıllarında onun öğrencisi olan Dr.Valnet ilk modern aromaterapi kitabını yayınlamıştır. İsviçre Fitoterapi Hekimler Birliği aromaterapiyi modern tıbbın yanında tedaviyi destekleyici olarak tanımlamaktadır. UÇUCU YAĞLARIN ELDE EDİLİŞİ: 1) Subuharı distilasyonu : Uçucuyağın bolca bulunduğu organdan subuharı ile uçurulması ve bir soğutucu yardımıyla damıtılmasıdır. 2) Ekstraksiyon : Alkol veya hekzan gibi organik çözücülerle klasik yöntemle ya da süperkritik gazlarla uygulanır. 3) Presleme : Begamot-portakal kabuğu uçucuyağları bu yolla elde edilir. 4) Maserasyon : Özellikle kolay uçmayan yağlar bu yöntemle kazanılır. Örnek ; sarısabır yağı. 5) Anfloraj : Zor ve pahalı bir yöntemdir. Fazla uygulanmaz. UÇUCU YAĞLARIN ETKİ ŞEKİLLERİ: -Cilt ve mukoza yoluyla -Koku yoluyla ruhsal ve duygusal -Fiziksel etki UYGULANIŞ BİÇİMİ 1)MASAJ : En etkili yöntemdir. Kan dolaşımını artırır. Yağ özümlemesi kolaylaşır, oksijen sirkülasyonu artar. Fiziksel ve psikolojik faydaları vardır. Konsantre yağların yardımcı yağlarla karıştırılması gerekiyor. Tüm vücut için 25 ml taşıyıcı yağda 7-10 damla temel yağ karışımı yeterlidir. 2)KOMPRES : 1litre (sıcak veya soğuk) suya 3-5 damla temel aromatik yağ konulur. Bu suyla ıslatılan bezle gereken bölgeye 5dk.kadar kompres yapılır.Günde 4 defa yapılabilir. Grip, adale ve kramp ağrıları için sıcak suyla kompres, şiş, yanık, alerji ve kaşıntı için soğuk suyla kompres yapılır. 3)BUĞU : Kaynamaya yakın sıcaklıktaki 1 litre suya 2-3 damla aromatik yağ konulur. Baş havlu ile örtülür ve 1dk boyunca derin nefes alınır. Bronş, sinüs tıkanıklığı, öksürük, soğuk algınlığı ve grip tedavisinde uygulanır. 4)BANYO : Küvet doldurularak içine en fazla 8 damla seçilen yağdan eklenir.10 dk dinlenilip derin nefes alınır. 5)BUHARLAŞMA: Isıtılan bir suya 6 damla temel aromatik yağ eklenir. Havayı dezenfekte eder. Solunuma yardımcı olunur ve başağrısı için etkilidir. AROMATİK YAĞLARI KULLANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR Aromatik yağlar tahriş edici olduklarından dolayı seyreltilerek kullanılmalıdır. Temel yağlar mutlaka taşıyıcı yağlarla hafifletilmelidir. Tatlı badem yağı,fındık yağı, zeytin, susam çok iyi taşıyıcı yağ gruplarıdır. -Aromatik yağlar kesinlikle ağız yoluyla alınmamalıdır. (Dıştan ve de belirtilen kurallara bağlı olarak kullanılır) -Hamileler kullanmamalıdır. -Bilinçsizce uygulanması sağlık için ciddi riskler taşır. Bazı bitki türlerinin yağı zehirlidir. Bu yüzden konunun uzmanı olan kişilerce uygunlanması gerekir. -Aromatik yağlar ışıkta okside olur. Bu sebeble renkli şişelerde muhafaza edilmelidir. kategori Sağlık Permalink Comment ## Limonlu Çatlak Kurabiye Tarifi, Nasıl Yapılır? URL: https://trendhayat.com/limonlu-catlak-kurabiye-tarifi-nasil-yapilir/ Tarih: 2026-01-01 catlak kurabiye, kurabiye, limonlu Limonlu Çatlak Kurabiye Tarifi, Limonlu Çatlak Kurabiye Nasıl Yapılır? Limonlu Çatlak Kurabiye İçin Gerekli Malzemeler Nelerdir? limonlu kurabiye hakkında öğrenmek istediğiniz her şey yazımızda mevcuttur. Tadıyla Damağınızı Limonlu Çatlatacak Kurabiye Misafirlerinize sunumlarınızda göz dolduracak, beş çay saatlerinde yada kahveniz yanına çok yakışacak mutlaka denemenizi tavsiye edeceğim bir limonlu kurabiye tarifidir. Az malzeme miktarıyla, kocaman lezzette ulaşabilirsiniz. Fırından gelen bu mis gibi kokuya ve görüntüsüyle de sizi cezbedecek, tadıyla da damak çatlatacak bu kurabiyeyi çocuklarınızda çok severek tüketecektir. Bu limonlu çatlak kurabiye tarifini mutlaka bir yerlere not edin. Limonlu çatlak kurabiyenin farklı olarak kakaolu olarak deneyebilirsiniz. Kakaolu çatlak kurabiye tarifi için buraya tıklaya bilirsiniz. https://trendhayat.com/catlak-kurabiye-tarifi/ Limonlu Çatlak Kurabiye Tarifi İçin Gerekli Malzeme Listesi 2 adet yumurta Yarım su bardağı şeker Yarım su bardağı sıvı yağ 1 adet kabartma tozu 1 adet vanilya Bir tutam tuz 2 su bardağı un 1 adet limonun kabuğunun rendesi Yarım limon suyu 1 çay bardağı iri çekilmiş fındık veya ceviz tercih sizin (isterseniz biraz fındık ve ceviz koyarak 1 çay bardağı doldurabilirsiniz.) Üzeri İçin Pudra şekeri Limonlu Çatlak Kurabiye Yapılışı Derince bir kabın içine ilk önce 2 adet yumurtayı çırpın, yarım su bardağı şeker ekleyin ve 4-5 dakika çırpın. Yarım su bardağı sıvı yağı ekleyin. 1 adet limonun kabuğunun rendeleyin. Yarım limon suyu karışıma ekleyin. 1 adet vanilya, 1 adet kabartma tozu Azar azar unu ekleyin hamurunuz çok yumuşak hatta biraz cıvık bir hamur elde edeceksiniz. Son olarak da iri olarak çekilmiş fındık yada cevizi ekleyin ve karıştırın, hamuru toplayın ve en az 2 saat buzdolabınızda dinlendirin. Aceleniz varsa dondurucuda en az 1 saat dinlendirin. Bir kaseye pudra şekerini koyun. Kurabiyelerinizi pişireceğiniz tepsiyi hazırlayın ve yağlı kağıdı serin. Buzdolabından çıkardığınız hamuru ceviz büyüklüğünde kopararak, toplar yapın ve sonra bol pudra şekerine bulayın. Hazırladığınız tepsiye aralıklı olarak yerleştirin ki pişik kabardığında birbirlerine yapışmasın. Bu nedenle 2-3 cm aralıklı yerleştirin. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 15 dakika pişin. Afiyet olsun. Limon Çatlak Kurabiye Tarifinin Püf Noktaları 15 dakika pişirin. Buzdolabından en az 2 saat dinlendirin. Ceviz büyüklüğünde hazırladığınız topları bolca punda şekerine bulamayı unutmayın. Not: Bu ölçülere göre 20 adet kurabiye elde edebilirsiniz. Limonlu Çatlak kurabiyenin hazırlama süresi yaklaşık 20 dakika sürmekte olup, Pişirme süresi de 15 dakikadır.