Pozitif Konuşma ve Olumlu Düşünmenin Önemi

Pozitif Konuşma ve Olumlu Düşünmenin Önemi Nelerdir? Cümlelerin Hissettirdiğini Anlayarak Olumlu Cümle Kurmanın Önemi, Hayatınıza Olumlu Cümlelerle Yön Vermenin Önemi, Örneklerle Hayatımıza Yön Veren Sihirli Cümleleri İnceleyelim

Hayatınıza Yön Veren Sihirli Cümleler; Hayran Kalacaksınız

Kurduğunuz sihirli cümlelerle hayatınıza yön verebilirsiniz. Kullandığınız her cümleyle kelimeyle bir anlaşma imzalarsınız. Hem şahsınızla, hem de karşınızdaki ile ve hem de tüm evrenle! Bir insan ilerleyen hayatında ne yaşayacağını merak ediyorsa eğer. Bu gün ne konuştuğuna baksın. Konuşmaların da ilerleyen hayatı için ne gibi hedefleri var dikkat etsin.

Hayatınıza Olumlu Cümlelerle Yön Vermenin Önemi

Sadece olmasını istediğiniz şeyleri kelimeleriniz ile ve sözlerinizle ifade edin. “Hasta olmak istemiyorum” yerine, ” sağlığım yerinde çok şükür.”

“Yaşlanmak istemiyorum” demeyip, Her daim genç kalacağım ”söyleyerek ileri ki hayatınız için olumlu kelimeler kullanarak hayatınızdaki hedeflerinize bir adım atmış olun.

Çünkü insan beyini negatifi algılamaz. Söylenen her sözü gerçek olarak kabul eder.
Örneğin siz, “Unutma” dediğinizde onu “unut” olarak algılar. “Aklında tut” demek daha doğru olur.

Bir kişiye olay anında, “Panik yapma” dediğinizde daha fazla panik olur. Yerine “sakin ol” demek daha ETKİLİDİR.

Bu nedenle, ne istiyorsak onu söylemeliyiz!
Birisi sizin ile karşılaştığında “hasta gibi görünüyorsun” derse eğer siz buna inanır, beyin olarak onaylarsanız, anında anlaşmayı imzalamış olursunuz. Kendinizi hasta etmeye davetiye çıkarmış olursunuz. Bazı insanlar hastalıklarına çok sıkı sahip çıkar.

Benim şekerim var. Benim tansiyonum var. Benim mide rahatsızlığım var. Ben kalp hastasıyım. 

BENİM benim diyerek sahip çıkarsanız o hastalık da sizi hayatınızda bırakmaz gölge gibi hep takip eder. Çünkü siz onu sahiplenmişsinizdir. “BEN” diye başlayan her KELİMEYİ, CÜMLEYİ bilinçaltınız sahiplenir ve emir gibi kabul eder.

Olumlu Düşünmenin Önemi ve Olumlu Konuşmanın Hayatımızdaki Yeri

Farkındalığı olan kişi bedeninin kendine verdiği mesajdan ders çıkarır. Ve şu soruların cevabını kendin de arar;
“Bilmem gereken şey ne? Hayatımda nasıl bir değişiklik gerekiyor? Nerede hata yaptım acaba; hastalıkla ile vücudum beni uyarıyor?”
Büyüklerimizin çok söylediği bir söz vardır: Bir şeyi kırk kere söylersen olur. “duymuşsunuzdur. Hiç düşündünüz mü neden büyüklerimiz bu sözü söylemiş acaba? Çünkü dil hangi kelimeyi çok söylerse, bilinçaltı onu gerçek kabul eder ve beyin onu gerçekleştirmek için harekete geçer. Olumlu Düşünmenin Önemi ve Olumlu Konuşmak işte bu yüzden çok önemlidir hayatımızda. Ağzınızdan çıkan cümleleri kelimeleri değiştirelim ki hayatınız da değişsin.
Sözlerinizle birlikte, düşünceleriniz değişmeye başlar. Düşünceleriniz değiştikçe de ; davranışlarınız da değişir ve siz bam başka birisi olursunuz. Bir bakmışınız ki hayatınız söyledikleriniz, düşündükleriniz, davranışlarınız olmuş.

Cümlelerin Hissettirdiğini Anlayarak Olumlu Cümle Kurmanın Önemi

Şimdi arkadaşlar şu iki cümleye bakalım. İki cümlenin de ayrı ayrı size ne hissettirdiğini kafanızda bir düşünün.

 “Yarın yağmur yağacak olsa bile bugün hava çok güzel!”
 “Bugün hava çok güzel ama yarın yağmur yağacak.”

İki kelime ‘’AMA’’ ve ‘’OLSA BİLE’’ kelimeleri cümledeki ifade ediş anlamını ne kadar değiştiriyor değil mi? 1.cümlede olumsuz bir duygu durumu 2.cümlede ise her şeye rağmen mutlu olma durumu.

Hepimiz sadece düşüncelerimizden değil, duygularımızdan da sorumluyuz. Bizde bulunan nefretten kinden, intikam duygusundan, öfkeden, kötü hasletten, dünyadaki bütün zerreleri ürpertiyor, insan oğlu. Neden içimizden yükselen içine bütün insanları, hayvanları bütün nebatatı, bütün eşyayı alan bir dua, bir güzel dilek, iyinin güzelin temizin, asil ve yüce olan mutluluğunu yaymıyoruz. Neden olmasın ki kalbimizi beynimizi saygıyla sevgiyle edep ile incelikle ve güzel duygularla dolduralım.

Mübarek zatlardan Şems-i Şöyle der ki;

Eğer hala KIZIYORSAN Kendin ile olan kavgan bitmemiş.
Eğer hala KIRILIYORSAN Gönül evinin tuğlaları pekişmemiş.
Eğer hala KINIYORSAN Af makamına ulaşmamışsın; öfke ve kin seni  yakıyor.
Eğer hala ”BEN” demekten VAZGEÇMİYORSAN, dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun.
Eğer hala musibetlere ÜZÜLÜYORSAN,
gerçeği bilmiyorsun.
Eğer hala ŞİKAYET EDİYORSAN
hakikati göremiyorsun.’’